“3 Ebeveynli Bebek Organ Nakli Gibi Düşünülmeli”

Yürüme Ağrısı (Kladikasyo) Tedavisi

“3 Ebeveynli Bebek Organ Nakli Gibi Düşünülmeli”

Prof. Dr. Cüneyt Köksoy
Genel Cerrahi ve  Periferik Damar Cerrahisi Uzmanı

http://www.cuneytkoksoy.com/

Bacak damarlarında tıkanıklık olduğunda belirli bir mesafe yürüdükten sonra bacaklarda ağrı oluşur ve bu ağrı hasta yürüdükçe giderek artıp bir süre sonra hastayı yürüyemez hale getirir. Hasta durup biraz dinlenince ağrı geçer.

Ağrı en sık baldırda olmakla beraber, kalçada, uyluk çevresinde ve ayakta da olabilir. Bu ağrıya yürümekle gelen ağrı anlamında kladikasyo intermitant ismi verilir. Kladikasyoda ağrının tipik özelliği yürüyünce başlaması ve istirahate geçince kaybolmasıdır.

Kladikasyo kramp tarzında bir ağrı olmakla beraber, her zaman ağrı şeklinde olmayabilir, hastalar bazen kramp, ağrılık hissi yada güçsüzlük şeklinde kladikasyo tanımlayabilirler.

Kladikasyo merdiven yada bayır çıkıldığında, koşulduğunda daha kısa sürede gelirken, yokuş aşağı inerken yada yavaş yürürken daha uzun mesafelerde gelebilir.

Kladikasyo şikayeti damar tıkanıklığının yerine göre değişebilir. Örneğin diz veya uyluk hizasındaki atardamarlar tıkalı olduğunda ağrı baldırda yada ayakta olur. Buna karşın kasıktan yukarıdaki damarlar tıkalı olduğunda ağrı uyluk çevresi ve baldırda hissedilir.

Aorta ve iliak atardamarlar tıkalı olduğunda ağrı kalçanın yanı sıra baldırda da hissedilir. Böylece hastalar daha kısa mesafelerde ağrının geldiğinden yakınırlar. Bir damar tıkanıklığı belirtisi olmasına karşın, kladikasyo genelde korkulacak sonuçlar oluşturmaz.

Hastaların ilk akıllarına gelen bacağın kesilme olasılığı %1-2 gibi düşük bir yüzde de görülür. Genelde yürüme mesafesi zamanla artar yada aynı kalır. Hastaların ancak %25 inde kladikasyo aylar, yıllar içinde daha da ilerler.

Kladikasyo için genelde girişim yada ameliyat gerekmemekle beraber girişim olasılığı yaklaşık %2-4 dür.

Kladikasyoda tedavi için ne yapılmalı?

Kladikasyo damar hastalığına bağlı bir şikayettir ve bir damar cerrahı tarafından hasta değerlendirilmelidir. Damar cerrahı damar hastalığı tanısını koyduktan sonra hastanın tedavisini planlar.

Tedavide öncelik damar hastalığı oluşumuna neden olan risklerin bertaraf edilmesidir. Bunun için sigaranın bırakılması, varsa yüksek kan basıncının tedavisi, kolesterol yüksekliğinin tedavisi, şeker hastalarında kan şekerinin düzenlenmesi ve kilo kaybı gereklidir.

Bunun yanı sıra hastanın bacaklarındaki yürümekle gelen ağrıya rağmen yürümesi teşvik edilir. Etkin bir yürüme programı ile hastanın ağrı olmadan yürüme mesafesi 2-4 kat kadar artabilir. Bazı farklılıklarına rağmen genel olarak ameliyat dışı tedavi yöntemlerinin özellikleri aşağıda sıralanmıştır.

  • Haftada 3 yada daha fazla yürüyün,
  • Giderek daha uzun mesafe ve süre yürüyün,
  • Sigarayı aktif yada pasif tam olarak bırakın
  • İdeal vücut ağrılığınızı koruyun.
  • Gerektiğinde doktorunuzun verdiği ilaçları kullanın

Yürüme programlarından fayda görebilmek için programa en az 3-6 ay devam edilmelidir. Yürüme programında bir günün tipik özellikleri şu şekildedir:

  • Başlangıçta hafif ağrı gelinceye kadar yürüyün (başladıktan 3-5 dk sonrası)
  • Ağrı orta yada şiddetli oluncaya kadar tempolu yürümeye devam edin (Eğer hayattaki en hafif ağrı 1, en şiddetlisi 5 ise, siz 3 şiddetinde ağrı hissedinceye kadar yürüyün)
  • Sonra durun ve ağrının geçmesini bekleyin (Genelde birkaç dakikada geçer)
  • Ağrı geçtikten sonra tekrar tempolu yürüyün,ağrı gelince durun, geçince tekrar yürüyün….
  • Bu programı başlangıçta günde 30 dk, ileriki günlerde ise 1 saat devam ettirin ve haftada en az 3 kez uygulayın.

Yürüme programı sporcu kondisyonu gibidir. Yürümeye devam ettikçe faydasını görürsünüz. Ağrısız yürüme mesafesi birkaç ay içinde 2-4 katına çıkar. Ancak yürümeyi bıraktığınızda tekrar başlangıca döner. Bu nedenle yürüme programı yıl boyu ve yaşam boyu devam ettirilmelidir.

Kladikasyoda ameliyat mı yoksa ameliyat dışı tedaviler mi daha iyidir?

Kladikasyoda çok gerekmedikçe ameliyat yapılmaz. Ameliyat hastaların %2-4 ünde gerekir. Ameliyat için temel gerekçe yürüme mesafesinin o kişinin ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar kısalmış olmasıdır. Bu tanım kişinin yaşı, mesleği, sosyal durumu ve yaşam beklentilerine göre değişir.

Kladikasyoda bacağın kesilmesine gidecek kadar damar tıkanıklığının ilerlemesi olasılığı %1-2 dir. Bununla beraber yürüme mesafesi her dört hastadan birinde giderek kısalır ve bazı hastalalarda istirahatte ayakta ağrı, yara, parmaklarda gangren gibi ileri belirtiler oluşmaya başlar ve bu durumda mutlak ameliyat gerekir.

Öte yandan, kladikasyo hastalarının 5 yıl içinde ölüm riski %25-30 dır. Bu ölümlerin çoğu damar hastalığının yani aterosklerozun kalp ve beyin gibi çok daha hayati organları tutmasına bağlı nedenlerle olur. Diğer bir ifade ile bacaktaki damar tıkanıklığı değil, aterosklerozun önemli organ tutulumları hastayı öldürür.

Bu nedenle kladikasyoda genel vücut sağlığının korunması, ateroskleroz gelişiminin engellenmesi ve mümkün olduğunca ameliyat dışı yöntemlerle yürüme ağrısı şikayetinin tedavisi daha büyük önem taşır.

Kladikasyoda ilaç tedavisi var mıdır?

Kladikasyoda genel olarak aterosklerozun ilerlemesinin engellenmesi için yani risk faktörleri için ve yürüme mesafesinin artırılması için ilaç tedavileri yapılmaktadır.

Aterosklerozun ilerlemesini engellemek için yapılan tedaviler yüksek kan basıncının, yüksek kolesterolün ve şeker hastalığının tedavisi ile sigaranın bırakılmasıdır. Pıhtı oluşumunu ve ani gelişecek kalp ve damar sorunlarını engellemek için aspirin ve klopidogrel tipi ilaçlar kullanılır.

Öte yandan yürüme mesafesini artırmak için etkinliği kanıtlanmış en önemli ilaç silostazol dur. Silostazol günde iki kez 3-6 ay uygulandığında ağrısız yürüme mesafesini iki kattan fazla artırabilir.

Источник: https://sagliktayenilikler.com/yurume-agrisi-kladikasyo-tedavisi/

3 ebeveyn tekniğini duydunuz mu?

“3 Ebeveynli Bebek Organ Nakli Gibi Düşünülmeli”

Ebevenylere, sağlıklı bebek sahibi olmak için genetik değişmeler sağlayan bu tartışmalı, olağandışı 3 ebeveyn tekniği, sadece İngiltere'de yasal olarak onaylandı. Ancak embriyoloji uzmanları, Ürdünlü ebeveynleri Meksika’daki ABD temelli bir ekip tarafından tedavi edilen bebeğin doğumunun, dünya çapında hızlandırılması gerektiğini söylüyorlar.

Bebeğin annesi, merkezi sinir sistemini etkileyen ve ölümcül bir hastalık olan “Leigh Sendromu” genini taşımaktadır. Hastalığın genleri mitokondrilerin DNA’sında bulunur. Bu DNA’lar hücrelerimize enerji sağlar ve annemizden bize geçen yalnızca 37 geni taşır. Her bir hücrenin çekirdeğinde bulunan DNA'ların büyük bir çoğunluğundan ayrı kalır.

Bu annenin mitokondrilerinin yaklaşık dörtte biri bu hastalığa yol açan mutasyona sahip. Anne sağlıklı olmasına rağmen, ilk iki çocuğunun ölümünden Leig Sendromu sorumlu olmuştu. Bu olay üzerine çift, New York’ta New Hope Fertility Center’ daki John Zhang ve ekibinin yardımını alma gereği gördü.

3 ebeveynli embriyo nasıl oluşturulur?

John Zhang uzun zamandır, “Üç ebeveyn” diye adlandırılan bir tekniği kullanarak mitokondrial hastalıklardan kaçmanın bir yolunu bulmaya çalışmaktadır. Teoride bunu yapmanın birkaç yolu var.

3 ebeveynli bebek yöntemi, İngiltere’de onaylandı ve “pronuclear transfer” olarak adlandırıldı. Hem annenin hem de donörün yumurtalarıyla babanın spermlerinin döllenmesini kapsadı.

3 ebeveynli bebek yönteminde, donörün döllenmiş yumurtalarındaki çekirdekler erken embriyo evresine bölünmeye başlamadan önce, çıkarılıp annenin döllenmiş yumurtalarına yerleştirildi.

Ancak Müslüman olan çift, iki embriyonun yok edilmesine karşıydı ve bu teknik bu çift için uygun değildi. Bu nedenle Zhang “spindle nuclear transfer” denilen farklı bir yaklaşımı ele aldı.

Annenin yumurtalarının birinden çekirdeği kaldırdı ve çekirdeği önceden kaldırılmış donör yumartalardan birine yerleştirdi.

Neticede annenin çekirdeksel DNA’sı, donörün mitokondrial DNA’sı ile oluşan yumurta babanın spermiyle döllendi.

Zhang’ın ekibi bu yaklaşımı, 5 farklı embriyo oluşturmak için kullandı ve sadece bir tanesi normal bir şekilde gelişti. Bu embriyo anneye yerleştirildi ve 9 ay sonra doğum gerçekleşmişti. Hollanda, Maastricht Üniversitesi’nde çalışan Bert Smeets “Bu çok heyecan verici bir haber” dedi.

Metot ABD’de onaylanmamış olsa da, Zhang “Burada kurallar yok” dediği Meksika’ya gitti. Doğru seçimi yapmış olduğunu konusunda son derece kararlı. “Hayat kurtarmak son derece etik bir harekettir.

İngiltere'nin ahlaki prosedürünü incelemiş olan Sian Harding, ekibin bu teknikle etik bir yaklaşım ele aldıklarını belirtti. Ekip embriyoyu yok etmekten kaçındı ve erkek embriyo kullandı. Sonucunda dünyaya gelen bebeğe hiçbir kalıtsal mitokondrial DNA geçmemişti. Harding “İngiltere'de bizim yapabileceğimiz kadar iyi veya daha da iyi bir şey yapıldı” dedi.

Kalan tek endişe emniyet.

Embriyoloji uzmanları 1990’lı yıllarda, bir donörden mitokondrial DNA’yı, partnerinin spermiyle beraber, bir kadının yumurtasına enjekte edip, üç insanın DNA’sından bir bebek yapmaya çalıştılar.

Fetüslerden ikisinde genetik bozukluk vardı ve süreç ABD Gıda ve İlaç Yönetimi tarafından durduruldu. Problem fetüsün iki kaynaktan da mitokondriye sahip olması yüzünden olmuş olabilir.

Zhang ve meslektaşları çocuğun mitokondrisini test ettiklerinde, yüzde birden daha az mutasyon taşıdığını gördüler. Neyse ki, bu oran herhangi bir problem oluşturmayacak kadar az. Genel olarak, herhangi bir sorun baş göstermeden, mitokondrinin yaklaşık yüzde 18’i etkilendiği düşünülüyor. King’s College London’dan Dusko Ilic “Bu gerçekten de çok iyi” diyor.

Smeets de aynı fikirde olduğunu belirtiyor, ancak bu ölçülerin düşük kaldığından emin olmak için çocuğun gözlemlenmesi konusunda, ekibin dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Hastalıklı mitokondrinin yenilenebilmesi ve giderek daha da artması ihtimali de var, daha fazla doğum için beklemeliyiz ve dikkatli yargılamalar yapmalıyız diye belirtiyor.

İki kadın, bir erkek ve bir de bebek…

Ürdünlü çift yaklaşık 20 yıldır bir aile kurmaya çalışıyordu. On yıl sonrasında evlendiler ve kadın hamile kaldı, ancak ilk dördü düşük ile sonuçlandı.

2005 yılında çift, bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Sonrasında bir üreme sorunu olduğunun farkına vardılar: Annenin mitokondrisinde genetik bir mutasyon… Kızları beyini, kasları ve sinir sistemini etkileyen Leigh sendromu ile doğmuştu.

Ne yazık ki 6 yaşında öldü. Çiftin ikinci çocukları aynı hastalığa sahipti ve 8 ay yaşayabildi. Tartışmaya açık olan “üç ebeveyn” tekniği kullanarak, doğurdukları erkek çocuğu 6 Nisan 2016’ da dünyaya geldi.

Şu anda hiçbir hastalık belirtisi yok.

ÜÇ EBEVEYNLİ BEBEK YÖNTEMİ İNGİLTERE'DE BAŞLIYOR

Op. Dr. Seval Taşdemir: “3 ebeveynli bebek organ nakli gibi düşünülmeli”

Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr.

Seval Taşdemir, bunu organ transplantasyonuna benzetirken konuyla ilgili olarak şu açıklamaları yaptı: “Üç ebeveynin genetik yapısını içeriyor gibi görünse de aslında öyle değil. Bizim genetik yapımız çekirdeğin içerisindeki kromozomlarla aktarılır.

Tabii ki mitokondrilerle de özellikle diyabet, annesin zekasının aktarıldığı gibi birtakım bilgiler gün yüzüne çıkıp aydınlanınca genetik hastalıkların da mitokondrilerle geçiş gösterdiğini biliyoruz. Ancak bu durumda yumurta vericisinin DNA katkısı çok küçüktür.

İnsanlar, DNA’larını hücrenin çekirdeğinde taşımaktadırlar. Bu teknik, mitokondrinin sadece DNA'sını donör yumurtasına aktaracak şekilde planlanmaktadır.

Bu çalışmalar sayesinde tıp ilerliyor

Benim şahsi fikrim, bu düzeyde bir genetik hastalığı olanlara, özel bir durumu olanlara yapılabilir. Yoksa bu, gerçek anlamda 3 ebeveynli bebek değildir. Burada olaya genetiğin, tüp bebeğin bir türü, tedavi şekli diye bakılmalıdır.

Ben bu şekilde düşünüyorum. Bu çalışmaların tıbbın ilerlemesine de faydası var. Çünkü her geçen gün hastalıkların genetikle geçtiği gün yüzüne çıkacak. En azından bu çalışmalar sayesinde tıp ilerliyor.

Bundan da gerek aileler gerekse insanlık fayda görecek.

Buna bir organ transplantasyonu gibi bakmak lazım

Buna, bir organ transplantasyonu gibi bakmak lazım. Nasıl karaciğer, böbrek alınıyorsa, hücrenin mitokondrisi de alınabiliyor. Bu mitokondri hastalıkların taşınmasında genellikle araçtır. Bazı birtakım hastalıkların geçişini sağlar. Ben bu şekilde düşünülmesinden yanayım. Ülkemiz tüp bebek alanındaki genetik çalışmalarda çok başarılı.

Eğer ülkemizde de özel durumlar için izin çıkarsa, biz de bu tedavileri başarıyla uygulayabiliriz. Çünkü bizde de gerek tüp bebek gerekse genetik dalında çok iyi yetişmiş uzmanlar bulunmaktadır. Bu tür özel durumlarda müsaade çıkmalı. Ben 3 ebeveynli bebek olarak düşünmüyorum. Asıl anne-babası çekirdek DNA’sındaki kromozomlarla aktarılır.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/anne-baba/cocuk/haber/1039015-3-ebeveyn-teknigi-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.