6 Maddede Mevsim Geçişlerinde Kalp Sağlığını Koruma Yolları

içerik

Mevsim geçişlerinde sağlığınıza dikkat edin

6 Maddede Mevsim Geçişlerinde Kalp Sağlığını Koruma Yolları

Havanın bir ısınıp bir soğuması, güneşe aldanılıp giyilen ince kıyafetler ve değişen beslenme ile uyku düzeni vücut direncini düşürüyor. Bu durum da soğuk algınlığı, grip ve nezle şikayetlerinin artmasına sebep oluyor. Memorial Şişli Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Op. Dr. Nurten Küçük, mevsim geçişlerinde sağlıklı kalmanın yolları hakkında bilgi verdi.

Isı değişimleri hasta ediyor

Bahar mevsiminde havaların ısı ve nem değişimi hem soğuk algınlığı hem alerjik hastalıkların daha çok görülmesine neden olmaktadır. Mevsim geçişlerinde sıcaklık değerleri sık sık değişmektedir.

36-37 derece arasında olan vücut sıcaklığı bu dönemde değişen hava şartlarıyla tam dengesini sağlayamaz ve bu durum bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olmaktadır. Vücudun savunma sistemindeki bu azalma kişiyi enfeksiyonlara ve hastalıklara açık hale getirmektedir.

İlkbaharın gelmesiyle alerji dönemine de girilmektedir. Bu dönemde özellikle alerjisi olan kişilerin daha çok dikkat etmeleri ve kendilerini korumaları gerekmektedir.

Belirtiler birbirine benziyor

Alerjide belirtiler genelde; burun kaşıntısı, gözlerde yaşarma ve kaşıntı, hapşırma şeklinde görülür. Grip ve nezleyle benzeşen tarafları bu belirtilerdir. Fakat grip ve nezle gibi bir enfeksiyona bağlı olarak gelişen durumlarda bu belirtilere ek olarak baş ağrısı, vücutta kırgınlık, halsizlik ve ateşte eklenmektedir.

Havaların ısınması ve güneşin çıkmasına aldanıp ince giyinmek yine hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Gün içindeki ısı değişimleri bir terleyip bir üşümek kişinin hasta olmasına neden olmaktadır. Bu ne çok sıcak, ne de çok soğuk havalar bakteri ve mikropların üremesine zemin hazırlamaktadır. Alerji partiküllerinin de havada dolaştığı bu mevsim her açıdan risk oluşturmaktadır.

Alerjilerde genelde hastalıkları tetiklemektedir.

Çocuklar ve 65 yaş üstü kişiler dikkatli olmalı

Grip belirtilerinde ateş daha fazla görülmektedir. Soğuk algınlığında ateş çok etkili değildir. Vücut kırgınlığı, hapşırmalar, burun kaşıntıları ve akıntıları iki hastalığında belirtisi ama yüksek ateşe gripte daha fazla rastlanmaktadır.

Soğuk algınlığına viral enfeksiyonlar neden olurken gribe bakteriyel enfeksiyonlar neden olmaktadır. İki hastalıkta mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlardır ama grip daha ağır geçirilmektedir. Soğuk algınlığı gribin daha hafif bir formu gibi düşünülebilir.

Mevsim geçişlerinden en çok çocuklar ve 65 yaş üstü kişiler etkilenmektedir. Bu yaş gruplarının etki altında kalmaları aslında bağışıklık sistemlerinin daha zayıf olmasından kaynaklanmaktadır.

Erişkinlerin ise bütün gün havalandırma sistemleri çok iyi olmayan kapalı ortamlarda çalışmaları ya da okullarda bir arada olmaları bağışıklık sistemlerini zayıflatabilmekte ayni zamanda mikropların çoğalması için ortam hazırlamaktabu da yine hastalıklardan etkilenmelerini sağlamaktadır.

Elleri sık yıkamak hastalığa yakalanma riskini düşürüyor

Grip ve nezle daha çok hava yoluyla bulaşan hastalıklar olduğu için kapalı alanlarda havalandırmanın düzenli yapılması, ortam ısısının ve neminin iyi dengelenmiş olması gerekmektedir.

Bunun haricinde öksürürken, hapşırırken ağzı kapatmak ve düzenli olarak el yıkamak korunma yöntemlerinin başında gelmektedir. Maske kullanmak ya da elle ağzı kapatmak hastalığın bulaşmaması için bir önlemdir ama tek başına yeterli değildir.

Bu hastalıkların bulaşma olasılığı el temasıyla daha yüksek olmaktadır. Bu yüzden elleri sık yıkamak hastalıkların bulaşma riskini düşürmektedir.

Bol su tüketin ve düzenli uyuyun

Bağışıklık sisteminin kuvvetlendirmek mevsim geçişlerinde hastalıklardan korunma sağlamaktadır. Su bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olduğu için bol su tüketmek gerekmektedir. Bol su içmek metabolizmanın sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır.

Burnun ve boğazın nem dengesi önemlidir ve bu denge bol su içilerek korunmalıdır. Düzenli ve kaliteli uyku vücut direncini güçlü tutmaktadır. Yine sağlıklı ve dengeli beslenme bağışıklığı artırmaktadır.

Karbonhidrat, protein ve sebzeyi dengeli tüketilerek vücut için gerekli bütün vitamin ve mineraller alınmalıdır. C vitamini içeren meyveler ve sebzeler ayrıca yumurta ve balık gibi zengin besin içerikleri olan proteinler yine bu dönemde tercih edilmelidir.

Ihlamur, yeşil çay, kuşburnu gibi vitamin ve mineral açısından zengin çaylar tüketilebilir.

Aşılar bu hastalıklara karşı koruma sağlıyor

D vitamini de hastalıklardan korunabilmek açısında yine önem arz etmektedir. D vitamini düşük kişilerin hastalıklara ve alerjilere yakalanma riski daha fazla ve iyileşme dönemleri daha uzun olmaktadır. Bu dönemde yine güneşten daha fazla yararlanmak faydalı olmaktadır.

Hastalıklardan korunma açısından yine sonbaharda yapılan grip ve zatürre aşıları önemlidir. Özellikle 65 yaşın üzerindekiler için bu aşılar, ilkbaharın gelmesiyle oluşacak soğuk algınlığı, grip ve nezle gibi hastalıklara karşı koruma sağlamaktadır.

Hastalığa yakalanılsa bile daha hafif atlatılabilmektedir.

Tedavi nedene ve kişiye göre farklılık gösteriyor

Uzman hekimler tarafından yakalanılan hastalığa göre bir tedavi yöntemi belirlenmektedir. İyileşme döneminde istirahat etmek ve bol su içmek çok önemlidir. Ağrı kesici, ateş düşürücü, vücudu rahatlatıcı birtakım ilaçlar önerilmektedir. Burnu ve ağız içini okyanus suyuyla temizlemek tedavi aşamasına yardımcı olmaktadır.

Orada biriken mikropların ve partiküllerin temizlemesi iyileşmeyi hızlandırmaktadır Kişinin ateşi yükseliyorsa ve burun akıntısı koyu renge dönmüşse bu bakteri kökenli bir enfeksiyon göstergesi olabilir ve buna göre antibiyotik tedavisine başlanabilmektedir. Eğer hastanın alerjisi de varsa tedavi ona göre uygulanmalıdır.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/mevsim-gecislerinde-sagliginiza-dikkat-edin.html

Mevsim Geçişlerinde Görülen Hastalıklar ve Korunma Yöntemleri

6 Maddede Mevsim Geçişlerinde Kalp Sağlığını Koruma Yolları

Haber güncelleme tarihi 07.02.2019 16:20

İnsanların en büyük sorunlarından bir tanesi de mevsim değişikliği sonucu geçirdiği hastalıklardır.

Mevsim geçişleri sırasında meydana gelen halsizlikler, mideağrısı, saç dökülmesi gibi belirtiler meydana gelmektedir.

Peki ya mevsim değişikliğinde dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir? Sonbahar aylarında meydana gelen mevsim geçişleri hastalıkları büyük bir sorun haline gelmektedir.

Mevsim geçişleri halsizlik, mevsim geçişleri alerjileri gibi pek çok sağlıksorunu hakkında ayrıntılı bilgiyi bu içeriğimizde bulabilir, bilgi sahibi olabilirsiniz.

Mevsim Değişiklikleri Vücudu Nasıl Etkiler?

Mevsim geçişlerinde hava sıcaklığının ani değişimleri kronik hastalığı olan kişilerin, yaşlıların ve çocuklarınsağlığınıolumsuz yönde etkilemektedir. Ani hava değişimleri vücut direncinin dengesinin bozulmasına neden olarak beraberinde de çeşitli hastalıkları getirmektedir.

Mevsim geçişleri ile birlikte dengesiz beslenme ve uykusuzluk hastalıkların meydana gelmesinde oldukça etkili bir rol oynamaktadır.

Özellikle sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte artan depresyon halleri hava değişimleri nedeniyle daha fazla artmaktadır.

Bu durum aynı zamanda meydana gelen ısı farklılıklarından dolayı stresi de tetiklemektedir.

Mevsim değişikliklerinden en çok etkilenen grup hamileler, yaşlılar ve çocuklardır.

Vücut dengesinin bozulması nedeniyle vücut direncinde düşüş yaşanır ve çeşitli bağışıklıksistemi hastalıklarında artış görülebilir.

Aynı zamanda kalp, tansiyon ve şeker hastalarında meydana gelen grip, daha hızlı ilerleme göstermektedir.

Uzmanlar kronik hastalığı bulunan kişilerin mevsim geçişlerinde oldukça dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarıyor. Aksi halde mevsim değişikliği nedeniyle artan gripvirüsükronik hastalarda daha hızlı ilerleme göstererek zatürreye ve hatta ölümlere neden olabilir.

Sonbahar aylarında havaların soğuması ile birlikte artan bağışıklık sistemi hastalıkları ilkbahar aylarında ise yerini polenler nedeniyle artan alerjik hastalıklara bırakmaktadır.

Alerjik bünyeye sahip çocuklarda astım, saman nezlesi ve cilt lezyonları gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle alerjik bünyeye sahip çocukların bu aylarda tozlu ve kirli havalardan kaçınmaları önerilmektedir.

Mevsim Geçişlerinde Hasta Olmamak İçin Öneriler

  • Bol su için.
  • Düzenli ve kaliteli uyuyun.
  • Günde en az 30 dakika açık havada yürüyün.
  • Düzenli egzersiz yapın.
  • Mevsim yeşillikleri ve mevsim meyvesi tüketin.
  • Kahvaltı yapmayı ihmal etmeyin.
  • Yumurtaya kahvaltılarınızda yer verin.
  • Et, tavuk veya balık yemeye özen gösterin.
  • Beslenmenizde besin çeşitliliğine önem verin.
  • Bağışıklık sistemi güçlendirici takviyeler alabilirsiniz.

Sonbahar Aylarında Gribe Dikkat!

Mevsim geçişlerinde meydana gelen hastalıklar dendiğinde şüphesiz ki akla ilk olarak grip gelmektedir. En sık görülen bağışıklık sistemi hastalıklarından olan grip, değişen hava koşulları nedeniyle vücut direnci düşer ve mikroplara karşı savunmasız kalınması durumunda meydana gelir.

Özellikle okul döneminde çocuklar arasında meydana gelen salgınlar grip riskini büyük oranda arttırmaktadır. 6 aylık bebeklerden itibaren her birey için önerilen grip aşısı, vücudun bağışıklık kazanmasına yardımcı olarak gribe karşı koruma sağlamaktadır.

Yetişkinlerin yanı sıra özellikle bebeklerin gribe karşı daha hassas oldukları bilinmektedir. Bu nedenle gripvirüsü bulunan kişilerin bebekler ile yakın temasta bulunmamaları ve hatta aynı ortamda bulunmamaları önerilmektedir. Aksi halde bronşit ve zatürrenin yanı sıra kalp yetmezliğine varan sonuçlar doğurabilir.

65 Yaş Üzerindeki Bireyler Risk Altında!

Bebeklerin yanı sıra 65 yaş üzerindeki bireylerin mevsim geçişlerinde oldukça dikkatli olmaları gerekmektedir. Çocuklarda olduğu gibi yaşlıların da vücut dirençleri normalin altındadır. Mevsim geçişleriyle birlikte vücudun ısı dengesi bozulur ve vücut direnci olumsuz yönde etkilenir.

Mevsim geçişlerindeki hastalıklara karşı çeşitli önlemler alınmalıdır. Öncelikle sağlıklı beslenmeli ve uyku düzenini sağlamalısınız. Sağlıklı beslenmeyle birlikte uyku düzeninin sağlanması hastalıklara karşı direnci arttırır ve mikroplara karşı daha etkili bir savunma sağlar.

Kronik Hastalığı Olanlar Dikkat Etmeli

Kronik hastalıklar, mevsim değişikliği ile birlikte gelen hastalıkların daha hızlı ilerlemesini sağlayarak çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Vücudun ısı dengesinin bozulması kronik hastalığı olan kişileri olumsuz yönde etkilemektedir.

Tansiyon, kalp, tiroid hastaları ve böbrek hastaları ısı değişimlerine karşı oldukça hassastırlar. Kronik hastaların mevsim geçişlerinde beslenme ve uyku düzenlerini korumaları önerilmektedir. Aynı zamanda su tüketimine önem vererek ilaçlarını düzenli olarak tüketmemelilerdir.

Bahar Yorgunluğu Nasıl Önlenir?

  • Öncelikle hijyene oldukça dikkat edilmelidir. Vücut direncinin normalden düşük olduğu bu dönemlerde ellerinizi sık sık yıkamalı ve bulunduğunuz ortamın hijyenine özen göstermelisiniz.
  • Tozlu ve kirli havanın yanı sıra sigara dumanı bulunan ortamlardan kaçınmalısınız.
  • Grip virüsü bulunan kişilerden kaçınmalısınız. Aksi halde solunum yolu ile kolayça virüs kapabilirsiniz. 
  • Bulunduğunuz ortamdaki ısı dengesini korumaya çalışın. Özellikle 22 ve 25 derece aralığında bir ortam ısısı elde etmeye özen gösterin.
  • Klimalara karşı kendinizi koruyun. İçerisinde biriken toz ve kir daha kısa sürede mikrop kapmanıza neden olur. 
  • Şeker, böbrek ve akciğer hastaları düzenli olarak zatürre aşısı yaptırmalılardır. Ancak aşıyı yaptırmadan önce bir uzmana muayene olmalı ve onun onayı ile aşı yaptırmalıdır.
  • İlk 6 ay sonrasında bebeklerin düzenli olarak aşılarının yaptırılması önerilmektedir. Aynı zamanda ebeveynler çocuklarının aşı kontrollerini düzeni olarak takip etmemelilerdir. 
  • C vitamini ağırlıklı beslenmeyi ihmal etmeyiniz. C vitamini ile bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olabilirsiniz.

Önerilen İçerik: ► Bahar Yorgunluğu Nedir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/mevsim-gecislerinde-gorulen-hastaliklar-7720h.htm

Mevsim geçişleri kalbi vuruyor!

6 Maddede Mevsim Geçişlerinde Kalp Sağlığını Koruma Yolları

Mevsim değişiklikleri yaşadığımız şu günlerde kafaları karıştıran bazı sorular var; “havalar ne zaman ısınacak, soğuklar ısrarla etkisini hissettirmeye devam edecek mi?” Uzmanlar ise, baharı karşılamaya hazırlanırken soğuk seyreden havaların sağlığa, özellikle de kalbe birtakım olumsuz etkileri olduğunu söylüyor. Peki, bir serin, bir ılık seyrederken havalar kalp sağlığını nasıl etkiliyor? Central Hospital’dan Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Coşkun Turan, soğuk hava şartlarında kalp sağlığı için alınması gereken önlemleri açıkladı.

Soğuk havalar kalp sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bunun nedeni de kalp ve dolaşım sisteminin soğuk havalarda daha fazla çalışmaya gerek duymasıdır. Baharın beklendiği Nisan aylarında görülen yağmur ve rüzgar olayları da vücut sıcaklığının azalmasına neden olan diğer faktörlerden. Bilhassa bir ılık, bir soğuk seyreden bu aylarda tansiyon düzeninde bozulmalar yaşanabiliyor.

Yine kalın kıyafetlerini raflara kaldıran, daha ince giyinmeye başlayan kişilerde soğukla birlikte harekete geçen bazı mekanizmalar kan pıhtılaşmasına yol açabiliyor. Bilhassa krize yatkın kişilerde kalp krizi ve felç riskinde artış görülebiliyor.

Ayrıca değişen havayla birlikte yaygın şekilde görülen üst solunum yolu enfeksiyonları, kalp yetmezliği hastalarını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yaşlılar ve genç kalp hastaları risk grubunda

Kalp sağlığı ile ilgili bu durumlar yaşlılarda ve kalp hastalığı bulunan genç insanlarda özellikle önem kazanır. Bilhassa kalp krizi, felç geçirmiş veya bunlara yatkın olduğu bilinen birey ve yaşlıların havaların soğuk seyrettiği günlerde mutlaka bazı önlemler almaları gerekir.

Bu tarz hasta grubundaki kişilerin soğuk havada mümkün olduğunca dışarı çıkmaması gerekir. Eğer çıkılması gerekiyorsa da kalın tek bir kıyafet yerine birkaç ince kıyafet üst üste giyilmelidir. Evin sıcaklığının ise 22-23 dereceden aşağı olmayacak şekilde iyi ayarlandığından emin olunmalıdır.

Ayrıca sıcak gıda ve içeceklerle vücut sıcaklığının desteklenmesi gerekir.

Gripten korunmaya özen gösterilmeli

Hastaların önemli bir kalp veya akciğer rahatsızlığı varsa, baharı karşılamadan önce grip aşısı yaptırmaları fayda sağlayabilir. Özellikle grip bulaşmış kişilerle temastan kaçınılmalıdır.

Eğer gripli hastalarla aynı yerde bulunmak ya da çalışmak durumu söz konusu ise ağız-burun maskesi kullanılmalıdır.

Tabi bu durum hem hasta kişilerin, hem de yaşlı veya kalp hastası bireylerin uyması gereken bir kuraldır.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI NELERDİR?

Sağlıklı kişiler de dikkat etmeli

Kalp sağlığı için alınması gereken önlemler, aynı zamanda sağlıklı kişiler için de geçerlidir. Her mevsim düzenli egzersiz ve fiziksel hareketlere alışık olan kişilerin, bahara geçiş sürecinde de bu tarz yararlı faaliyetleri sürdürmeleri tavsiye edilir.

Düzenli olarak yapılan egzersizlerin kalp, akciğer, eklem sağlığı ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu unutulmamalıdır.

Ayrıca bu hareketler bağışıklığı artırarak mevsim değişikliği sebepli enfeksiyonlara ve alerjilere karşı vücudun direncini de yükseltir.

Soğuk havalarda yapılan egzersizde tempo önemli

Sağlıklı bireylerin egzersiz konusunda alışkın oldukları yüksek tempoya soğuk havaların hakim olduğu günlerde bir anda çıkmamaları gerekir. Çünkü soğuklarda yapılan egzersizlerde tempo vücut ısındıkça yavaşça artırılmalıdır. Tok karnına egzersiz asla yapılmamalıdır.

Yemekten sonra en az 2 saat geçmiş olmalıdır. Ayrıca midedeki tokluk-dolgunluk hissinin kaybolmuş olmasına da dikkat edilmelidir. Toplumumuzda genellikle mide doluyken yapılan egzersizlerin yenilen besinleri erittiği gibi yanlış bir düşünce hakimdir.

Oysaki bu durum hem kalbi hem de mideyi gereğinden fazla yorar.

Çabuk üşüyen kişilerde kalp rahatsızlıkları riski yükseliyor

Egzersiz sırasında özellikle el ve ayakların, baş, boyun ve göğüs bölgesinin üşümesi, ağızdan soğuk havanın solunması gibi risk faktörleri taşıyan bireylerin daha dikkatli olmaları şarttır.

Çünkü çok çabuk üşüyen ve soğuk alan kişilerin kalp damarlarında büzülme ve pıhtılaşma olabilir. Bu durum da kalp krizi riskini tetikleyebilir.

Bu sebeple soğuk alan bölgelerin soğuktan korunması önem taşır.

  KALP ÇARPINTISI NEDENLERİ NELERDİR?

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1049448-mevsim-degisikliginde-kalp-sagligini-korumanin-yollari

Mevsim geçişlerinde sağlığı korumak için nasıl beslenmeli?

6 Maddede Mevsim Geçişlerinde Kalp Sağlığını Koruma Yolları

Sık sık değişen hava koşulları nedeniyle mevsim geçişlerinde sağlığı korumak için dengeli ve düzenli beslenmenin önemine dikkat çeken uzmanlar, beslenmede çeşitliliğin korunması gerektiğinin de altını çiziyor.

Hekim bulma ve randevu alma konusunu internet kullanıcıları için çok kolay bir hale getiren DoktorTakvimi.com sitesinin yaptığı ankete göre, internet kullanıcılarının daha sağlıklı yaşam için yapmayı planladıkları ilk şey sağlıklı beslenme.

Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen ankette “Mevsim geçişlerinde daha sağlıklı olmak için neler yaparsınız?” sorusuna katılımcıların yüzde 39’u, “Bağışıklık sistemini güçlendirici yiyecekler yerim ” cevabını verdi. Ankete verilen cevaplarda sırasıyla öne çıkan başlıklar; Spor yaparım (yüzde 25), Kalın kıyafetler giyerim (yüzde 13), Kapalı ve kalabalık alanlardan uzak dururum (yüzde 11) ve Detoks diyeti (yüzde 3) oldu.

Dengeli beslenme, düzenli beslenme 

Beslenme Uzmanı Diyetisyen Tuğçe Sert, sosyal medya kullanıcılarının cevaplarından yola çıkarak İlkbahar’da daha sağlıklı olmak adına beslenme önerilerini paylaştı. Doğru beslenmenin, sağlıklı ve dinamik bir bedene sahip olmanın önemli bir adımı olduğunu belirten Sert, dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.

Sağlıklı beslenmenin, her besin grubundan dengeli bir şekilde tüketmek ve günde 5 – 6 öğün yemek olduğunu vurgulayan Sert, en önemli öğünün ise kahvaltı olduğunun altını çizdi.

Kahvaltının metabolizmanızın hızlanmasına ve gün içindeki kalori alımınızın azalmasına yardımcı olduğunu belirten Sert, güne mutlaka iyi bir kahvaltı ile başlanmasını önerdi.

 Diyetisyen Tuğçe Sert, gün içerisindeki yeme düzeni hakkında ise şunları söyledi:

“Ara öğün alışkanlığınız yoksa bundan sonra ara öğün yapmayı alışkanlık haline getirin. Çünkü ara öğün yapmak, kan şekerinizin dengelenmesini ve tok kalmanızı sağlar. Öğle yemeğinizi atlamayın.

Öğle öğününü tüketmek, akşam yemeğindeki porsiyonunuzun azalmasını sağlar. Günde 6 öğün beslenin ve öğünleriniz arasında 3 saati geçirmeyin.

Bu şekilde beslendiğinizde, daha kolay kilo verdiğinizi ve hiç aç kalmadığınızı hissedeceksinizdir.”

Beslenmede çeşitlilik gözetilmeli!

Sert’in dengeli beslenmeye yönelik önerileri de şöyle:

“Karbonhidratlar, yağlar ve proteinler dengeli bir şekilde her gün tüketilmelidir.

Karbonhidrat kaynağı olarak tam buğday ekmek, bulgur, yulaf tarzı tam tahıl ağırlıklı besinler, yağ grubundan sıvı yağları, ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar, protein kaynağı olarak ise yarım yağlı süt, yoğurt, yumurta, balık, tavuk veya yağsız etler tercih edilebilir.

Bunlar dışında günde 5-6 porsiyon meyve, sebze tüketilmeli. Ancak bahar aylarına doğru daha çok artan sebze, meyve çeşitliliği porsiyon kontrolünüzün kaçmasına neden olabilir. Bu nedenle porsiyonlar konusunda dikkatli olunmalı.

Haftada 1, en fazla 2 kez kırmızı et tüketmek yeterli olacaktır. Omega- 3 açısından çok zengin bir protein kaynağı olan balık tüketimi önemli.

Düzenli balık tüketimi kilo vermeyi kolaylaştırırken, kalp- damar hastalıklarına karşı da koruyucu etki gösteriyor. Özellikle somon, levrek, uskumru, tonbalığı, çupra gibi yağlı balıkları haftada 2 gün tercih etmek gerekiyor.

Elbette pişirme tekniği de önemli. Balığın da, etin de, kızartma şeklinde değil, fırında veya ızgarada pişirilmesi önem taşıyor.

Düzenli spor yapmayı hedefleyin!

Sağlıklı bir bedene sahip olmanın yollarından en önemlisi de, dengeli beslenmenin yanında şüphesiz ki düzenli spor yapmaktır. Spor, hem daha fit bir bedene sahip olmanızı hem daha iyi hissetmenizi sağlar. Ancak spor yaparken de bilinçli olmak gerekli.

Saatlerce spor salonunda kalıp, vücudu çok fazla yormak yerine, daha hafif ve düzenli egzersiz yapmak yaşam kalitesi için daha faydalı. Ayrıca çok yoğun egzersiz yapmak, bırakıldığında verilen kiloların tekrar geri dönmesine neden olabiliyor. Bu yüzden haftada 150 – 200 dakika arası spor yapmak, sağlıklı bir vücut için yeterli kabul ediliyor.

Özellikle bahar aylarında açık havada yürüyüş yapmak metabolizmanızın daha iyi hızlanmasını sağlayacaktır.

Detoks yaparak vücudunuzu toksinlerden arındırın!

Hava kirliliği, sigara dumanı, radyasyon, yağlı besinler tüketmek gibi durumlar vücuttaki serbest radikallerin artmasına neden olur. Bu durum bağışıklığın düşmesine, yorgunluğa, kilo alımına ve bazı hastalıklara da neden olabilir.

Detoks diyetlerinin amacı ise vücudu bu serbest radikallerin etkisinden kurtarmak ve toksinlerden temizlemektir.

Özellikle mevsim geçişlerinde, tatil dönüşlerinde veya çok fazla yemek yediğinizi düşündüğünüz bir haftanın ardından maksimum 5 gün uygulayabileceğiniz detoks kürleri, metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olur.”

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

Источник: https://www.gidahatti.com/mevsim-gecislerinde-sagligi-korumak-icin-nasil-beslenmeli-45450/

6 maddede mevsim geçişlerinde kalp sağlığını koruma yolları

6 Maddede Mevsim Geçişlerinde Kalp Sağlığını Koruma Yolları
6 maddede mevsim geçişlerinde kalp sağlığını koruma yolları

Kalbimiz soğuk havalarda daha fazla oksijenden almak istiyor. Kalbi besleyen kan oksijenden ne kadar zengin olursa kalp damarlarında darlık bile olsa krize sebebiyet vermeyip, kalbi idare edebiliyor.

Kış aylarında havadaki oksijen miktarı azaldığı için, vücut kalbe daha az oksijen içeren kan pompalıyor. Bu nedenle kış aylarında kalp, ihtiyacı olan kanı alamıyor. Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak, kışın kalp sağlığını korumanın yolları hakkında bilgiler verdi…

Influenza virüsünden korunun, el temasından kaçının

İnfluenzanın (grip) en sık görüldüğü dönem kış aylarıdır. İnfluenza; nezle, grip ve ateşe sebep olur. Vücut ateşlenince kalp daha hızlı artmaya başlar. Bu durum ise, kalbin oksijen ihtiyacını artırır. Nezle aynı zamanda vücudun sıvı kaybetmesine de sebep olur.

Sıvı kaybı kan basıncının düşürerek, kalbe giden oksijen miktarını azaltır. Özellikle grip olduğunuzda bol bol sıvı alarak ve taze meyve-sebze tüketerek vitamin ihtiyacını karşılamak gerekiyor.

Kalabalık ortamlarda ellerinizi sık yıkamaya dikkat edin. Çünkü grip, nezle gibi hastalıklar el teması ile çok hızlı yayılıyor. Ateş, öksürük, kırgınlık gibi hastalık belirtileri ile karşı karşıya kalındığında, mutlaka bir doktora başvurmakta fayda var. Özellikle kalp hastalığı veya kalp hastalığı riski olanlar grip ve nezleye dikkat etmelidir.

İlaçsız kalınan zamanda kalp krizi riski artar

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak;

“Sürekli kullanılan kalp, tansiyon veya kan sulandırıcı gibi ilaçların tek dozu bile atlandığı zaman, bir anda kalp krizine sebep olabiliyor. Biz artık hastalara ilaçlarını daha rahat temin edebilmeleri için 3-4 aylık raporlar veriyoruz.”

“İlaçlar zamanında temin edilmeli, son dakikaya bırakılıp ihmal edilmemeli. ‘Bütün ilaçlar bittikten sonra ilaç almaya giderim’ diye düşünerek son güne bırakmamakta fayda var. Çünkü ilaçsız kalınan zamanda kalp krizi riski artıyor” diyor.

Ev buluşmalarında sofranız hafif olsun

Kış aylarında beslenme alışkanlıklarımız da değişiyor. İnsanlar daha yağlı ve şekerli gıdalar tüketmeye başlıyor. Alkol kullanımı da yaz aylarına göre artış gösterebiliyor. Bu nedenle kış ayları, genel alışkanlıkların değişmesi yönünden oldukça riskli.

Kış aylarında ev buluşmaları artıyor, kalabalık gruplar bir araya geliyor, yemekler yeniyor. Böyle zamanlarda sofrada daha hafif yemeklerin tercih edilmesinden fayda var.

Hareketli yaşama kışın da devam edin

Kalp sağlığını koruma yolları

“Kış aylarında hareket alanı daralıyor” diyen Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak;

“Açık havada yapılan yürüyüş bizim en sevdiğimiz, kalp dostu bir kardiyo egzersizi iken, kış aylarında çok fazla açık havada yürüyüş yapmak mümkün olmayabiliyor.”

“Kapalı alanlarda, yürüyüş bandında yürümektense açık havada yürümek daha faydalıdır. Havalar soğuyunca insanlar açık havada spor yapmakta güçlük çekiyor.”

“Bu nedenle kendimize kapalı alanlarda da hareket alanı oluşturmamız gerekiyor. Spor salonuna giderek veya evde spor yaparak, hareketli yaşama kış aylarında da devam edilmelidir” diyerek uyarıyor.

Ani hareketlerden kaçının

Kış aylarında daha fazla ağır egzersizler yapılıyor. Bu durum kalp için bir risk teşkil ediyor. Sert rüzgara karşı yürümek, karda kalan arabayı itmek gibi olaylar kişide kalp krizine sebep olabiliyor.

Özellikle kişinin kalp damarlarında bir tıkanıklık varsa, kalp adalesine yeterli kan gidemiyor. Bir de bunun üzerine ağır egzersizlerle kalbi çok fazla çalıştırınca krize davetiye çıkıyor.

Özellikle göğüs ağrısı, ailesinde genetik kalp hastalığı, kilo problemi olanlar, kolesterol, tansiyon ve şeker hastalığı bulunanlar ve sigara kullananlar; kışın soğuk havalarda ağır egzersizlerden ve ani hareketlerden kaçınmalıdırlar.

Tek kat değil, kat kat giyinin

“Soğuk havayla temas kalp krizi sebebi olabiliyor” diyen Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Barış Çaynak:

“Sıcak ortamdan bir anda soğuk havaya çıkmak kalp spazmlarına yol açabiliyor. Sıcak bir ortamdan soğuk ortama geçerken göğüs kısmını sıcak tutacak şekilde giyinmeden bir anda soğukla temasa geçmemek lazım.”

“Aşırı sıcak bir ortamdan soğuk bir ortama çıkıldığında vücut ciddi bir ısı değişimine maruz kalıyor. Biz kalp hastalarının saunaya girmelerini önermiyoruz. Saunaya gitseler bile saunadan çıkıp bir anda soğuk havuza girmelerini istemiyoruz.”

“Vücut uzun süre sıcakta kaldığında tüm damarlarla birlikte kalp damarları da genişliyor. Kişi sıcaktan bir anda soğuğa çıktığında ani bir spazmla kalbe giden kan miktarında ciddi bir azalma oluyor.”

“Bu nedenle kış aylarında sıcak-soğuk farkından kaçınmak gerekiyor. Kazak gibi tek kat kalın kıyafet giyinmektense, kat kat kıyafet giyinmek vücudu korumak açısından daha faydalı olacaktır” dedi.

Mevsim geçişlerinde hasta olmamak için öneriler

Источник: https://indigodergisi.com/2018/10/mevsim-kalp-sagligini-koruma/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.