70 Yaş Sonrası Kireçlenmeye Çözüm: Endoskopik Disk Cerrahisi

Kireçlenme Nedir? Kireçlenme Tedavisi ve Belirtileri

70 Yaş Sonrası Kireçlenmeye Çözüm: Endoskopik Disk Cerrahisi

Kireçlenme Tedavisi Nasıl Yapılır? Kireçlenme Nedir? Osteoartrit ya da diğer adıyla eklem kireçlenmesi eklem kıkırdağının ilerleyici harabiyeti ve kaybıyle kendini gösteren bir hastalıktır. Eklem kireçlenmesi yaşam boyu alevlenme ve yatışma evreleriyle süren bir hastalıktır.

Kireçlenme Neden Olur?

• Eklem kireçlenmesi yaşın ilerlemesiyle daha çok görülür. Yaşlanan vücudumuzda ömrünü tamamlayan hücreler genellikle yerini yenilerine bırakırlar.

Fakat eklem kıkırdağı yenilenme potansiyeli olmayan bir dokudur. Bunun sonucunda eklem mesafesi daralır, eklemi oluşturan kemikler birbirine yakınlaşır ve temas eder.

Eklemi oluşturan kemiklerin birbirine sürtünmesi ve teması ağrıya yol açar.

• Yaş dışında da bu hastalığa zemin hazırlayan faktörler vardır. Genetik yatkınlık, doğumsal veya sonradan gelişmiş eklem bozuklukları, fazla kilo, kas güçsüzlüğü, nörolojik sorunlar, bazı metabolik hastalıklar ve bazı meslekler buna örnek olarak gösterilebilir.

• Eklem kireçlenmesi bazı ailelerde daha çok görülmekte ve daha erken yaşlarda oluşmaktadır. Bu da genetik yatkınlığı gündeme getirmektedir. Kireçlenmenin el parmak eklemlerinde şişlere yol açan türünde kalıtımın etkisi çok belirgindir.

• Kalça çıkığı gibi eklemlerde doğuştan görülen ya da kaza gibi sonradan eklemde bozukluğa neden olan yapısal bozukluklar, eklemin işleyişini aksatır ve osteoartrite zemin hazırlar.

• Kilo fazlalığı da ekleme binen yükün artmasına sebep olur ve kireçlenme riskini artırır.

Kireçlenme Belirtileri

En çok ve en erken görülen şikayet ilgili eklemin yoğun kullanımından sonra meydana gelen ağrıdır. İlk başlarda ağrı hareket edildikçe artar dinlendikten sonra geçer.

Ancak hastalığın ilerlemesiyle dinlenme zamanında bile ağrı kendini göstermeye başlar, ağrının şiddeti artar ve de kişinin günlük hayatını etkilemeye başlar. Bazen eklemde hafif şişmeler oluşur.

Eklem sertliği, hareket güçlüğü, kitlenme gibi şikayetler de diğer belirtiler arasındadır.

Eklem kireçlenmesi en çok bel, diz, kalça, ayak bileği gibi yük altında çalışan eklemlerde görülmekle birlikte dirsek, omuz, el bileği, el eklemlerinde de meydana gelebilir.

Kireçlenme Tedavisi – Kireçlenme Nasıl Tedavi Edilir?

• Eklem kireçlenmesi sebebiyle oluşmuş  yapısal değişiklikleri geri döndüren ya da düzelten bir tedavi uygulaması yoktur. Fakat yapılacak tedavilerle hastanın şikayetleri azaltılabilir ve hastalığın ilerlemesi önlenebilir.

• Osteoartritin tedavisinde ilaçlar, egzersiz, fizik tedavi, ameliyat ve protez gibi uygulamalar kullanılır.

• Tedavi hastalığın evresi ve şiddetine göre belirlenir. Hastalığın erken dönemlerinde eklemlerin içini temizleme amaçlı artroskopik uygulamalar yapılabilir. Eklemlerde çarpılma, şekil bozukluğu gibi durumlar basit kemik ameliyatlarıyla düzeltilebilir.

• Ağrı için ağrı kesici ve kortizon dışı iltihap giderici romatizma ilaçları kullanılabilir.

• Kilo fazlalığı eklemlere daha çok yük bindireceği için doktor hastaya zayıflama diyeti önerebilir.

• Hastanın eklemlerini zorlayacak hareketlerden kaçınması gerekir. Doktorun önerdiği egzersizlerin dışına çıkmamalıdır. Eklem kireçlenmesi olan kişilere vücut ağırlıklarını taşıyan eklemleri yormayacak sportif faaliyetler önerilir.

• Eklem içine enjekte edilen hyaluronik asit bazı hastalarda rahatlama sağlayabilir. Hyaluronik asit, doğal şekilde eklem sıvısında bulunan ve eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğerinin üzerinden kaymasını sağlayan bir maddedir.  Hyaluronik asit preparatları eklem içine enjekte edilir.

• Kıkırdak koruyucu maddeler olan glukozamin, kondroidin sülfat, MSM, kollajen hidrozilat ağrıları azaltıcı ve eklem hareketini destekleyici etki gösterirler. Yaşlanmayla meydana gelen diz, kalça, el ve ayak bilek eklemlerinde kıkırdağı koruyucu ve onarıcı etkisi bir çok araştırmada gösterilmiştir. (Ancak bu tür ürünlerin kullanımı doktor onayı ile olmalıdır)

• Ağır bir cerrahi girişime gerek kalmadan endoskopik uygulamalarla yapılan  küçük cerrahi girişimlerle kıkırdaklarda meydana gelen harabiyet onarılabilir, eklemlerdeki harabiyetler ciddi ölçüde düzeltilebilir. Bu alanda ileri seviyede uzmanlaşmış ortopedistler bulunmaktadır.

• Tedavi edilemeyecek hale gelmiş eklemler yapay eklemlerle değiştirilebilir. Özellikle diz ve kalça eklemlerinde eklem protezi ameliyatları başarılı bir şekilde yapılmaktadır.

• Eklem kireçlemesi ilerlemişse bozulan eklem protezle değiştirilebilir. Protez sayesinde ağrı, hareket güçlüğü ve eklemlerde şekil bozuklukları düzeltilerek, hastanın baston  gibi araçlara gereksinimi kalmadan yürümesi sağlanır.(Protez, ameliyatla yerleştirilen ve bir organın işlevini üstlenen malzemedir)

• Protez ameliyatı en çok kalça ve diz eklemleri için uygulanmaktadır. Bunun haricinde omuz, el ve ayak eklemleri ve omurgaların arasındaki bozulmuş disklerin yerine  disk protezleri de yerleştirilebilmektedir.

• Ameliyattan 2 gün sonra hastanın ekleme yük vererek yürümesi mümkün olur. Fakat diz ve omuz protezi ameliyatından sonra eklem hareketlerinin normale dönmesi için rehabilitasyon gereklidir.

• Protez ameliyatı 10 ila 20 yıl rahatlama sağlar. Bu sürenin bitiminde protezin yenisiyle değiştirilmesi gerekir.

• Radyo frekans dalgaları ile ağrıya yol açan sinirlerin yakılması hastanın ağrılardan kurtulmasını sağlamaktadır. Lokal anesteziyle 30 dakika süren bu yöntemle bel ve boyun kireçlenmelerinde hasta ağrılarından kurtularak rahatlamaktadır.

Belli bölgeler uyuşturulduktan sonra özel iğnelerle sinirlerin olduğu bölgeye girilip ağrıya yol açan sinirlerin ucu ısıtarak zedelenir. Bunlar sadece kireçlenmiş eklemlerin ağrı duyusunu taşıyan sinirler olduğu için felç ya da fonksiyon kaybı gibi kalıcı bir sakatlığa neden olmamaktadır.

Bu tedavi yöntemi Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Algoloji Kliniğinde uygulanmaktadır.

• Kök Hücre; 1994 yılında İsveçli bir doktor tarafından kişilere özel kültürler oluşturulmuştur. Sağlam kıkırdaktan yarım santimetrelik bir parça alınmış, laboratuvarda izole edilen kıkırdak hücreleri, çoğaltılmaya başlanmış ve bu hücreler cerrahi girişimle kıkırdağın sorunlu olan yerine konulmuştur.`

• İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi bölümünde ülkemizde ilk defa kıkırdak tedavisinde kök hücre kullanılmıştır. İsveç’teki gibi kıkırdak hücresi olan kondrosit kültür oluşturulmuştur.`

• Osteortrit kök hücre tedavisi Almanyadaki XCell-Center merkezince de yapılmaktadır ve bu tedavinin maliyeti 8.000-9.500 eurodur.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/kireclenme-tedavisi

Endoskopik yüz cerrahisi

70 Yaş Sonrası Kireçlenmeye Çözüm: Endoskopik Disk Cerrahisi

Bu plastik cerrahinin en “hot topic” lerinden birisi. Endoskopi 90’ların ortasından beri plastik cerrahide kullanılıyor ve son yıllarda estetik cerrahide neredeyse devrim yaptı.

ENDOSKOPİK CERRAHİ NEDİR ?

Endoskopik cerrahi 4 mm kalınlığında bir kameranın ekrana yansıttığı büyütülmüş görüntüye bakarak yapılıyor. Kullanılan cerrahi aletlerde yine bir kaç mm kalınlığında ve neredeyse mikro cerrahi aletlerine benziyor. Cerrah çalıştığı sahayı sadece ekrandan görebiliyor.

Yapılan temelde sarkmış dokuları yukarı kaldırmak. Yanaklar, alın, kaşlar hep yaşlanmanın etkisiyle ve yer çekimi ile aşağıya sarkıyor. Endoskopik olarak bu yapılar, ciltte kesimler yapılmadan yukarı taşınıyor.

TÜRKİYE’DE KİMLER ENDOSKOPİK YÜZ CERRAHİSİ YAPIYOR ?

Dünyada da Türkiye’de de plastik cerrahların sadece bir kısmı bu ameliyatı yapıyor. Bir kere herkes bu ameliyata inanmıyor ve daha klasik teknikler ile daha iyi sonuçlar alabildiklerini söylüyorlar. Yapmak isteyenlerinde bir endoskopi eğitiminden geçmeleri gerekiyor.

Türkiye bu konuda dünyada en ileri ülkelerdendir. Net bir bilgim yok ama bu gün itibarı ile (benim de dâhil olduğum) en az 6–7 cerrah bu ameliyatı rutin olarak yapıyor ve iyi sonuçlar alıyorlar. Bunların bir kısmı, benimde yaptığım gibi bizzat Dr. Ramirez’in yanında bu tekniği öğrendi.

BU AMELİYAT KİMLER İÇİN UYGUN ?

Yaşlanma sebebiyle yanakları, alnı ve kaşları aşağı sarkmış her hasta bu ameliyattan fayda görebilir. Bunun yanında bazen yapısal olarak yanakları sarkık çok genç hastalara da bu ameliyat yapılıyor ve çok etkileyici sonuçlar alınıyor.

Ancak bu ameliyat derideki sarkıkları tedavi edemiyor. Bu durumda cilt fazlasının alınması gerekiyor ki bu da klasik yüz germe ameliyatı ile mümkün. Genellikle 50 yaşın üzerinde yüzde deri fazlalığı oluyor ve her iki ameliyatı beraber yapmak gerekiyor.

KOMPLİKASYONLAR VE ÇIKABİLECEK SORUNLAR

Bu ameliyat sonrasında ciddi bir kanama olma ihtimali neredeyse yok. Olabilecek küçük kan birikmeleri (hematom) de ciddi bir sorun yaratmayacaktır.
Yanak kaldırma amacıyla orta yüz ameliyatı yapılıyorsa enfeksiyon bu ameliyattan sonra görülebilecek önemli komplikasyonlardan.

Ameliyatın neredeyse yarısı ağız içinden yapıldığı için buradan mikrop kapma ihtimali her zaman var. Yinede bu ihtimalin yüzde 5’ten az olması beklenir. İltihap olduğu durumlarda antibiyotik tedavisi yanında nadiren cerrahi olarak iltihabın boşaltılması gerekebilir. Ancak bu tür enfeksiyonlar doğru tedavi edilirse hızla iyileşirler.

Asimetri: Bu ameliyatta dokuları asan dikişlerden birisinin görevini tam yapmaması asimetriye sebep olabilir. Bu durumda bu dikişin tekrar konulması gerekebilir.

His kaybı da bu ameliyattan sonra beklenen bir sorun. Üst dudakta ve alında olabilecek his kayıpları genellikle bir kaç hafta sonra geçecektir. Aylar süren kayıplar ile nadir olarak karşılaşılabilir.

Geçici saç dökülmesi de nadiren olabilir. Ancak saçlar ve his mutlaka geri gelecektir.

SIK SORULAN SORULAR:

Endoskopik ameliyat kansız ve izsiz midir ?

Hiç bir ameliyat kansız olamaz. Ancak çok daha az miktarda kanama olacaktır. Kesimler de saçlı deri ve ağız içerisinde saklanacağı için iz olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Bu ameliyatın etkisi kaç yıl sürer ?

Bunu söylemek imkânsızdır. Bu birazda sizin bu konuda yapacağınız yorum ile ilgili. Tabii ilerleyen yıllarda nasıl yaşadığınızda önemli bir faktördür.

Bu ameliyat insanı kaç yıl gençleştiriyor ?

Bu biraz da sizin taleplerinize bağlı. Bu ameliyat diğer bazı ameliyatlar ile birleştirilirse sizi 20 yıl bile gençleştirebilir. Bu kulağa hoş gelse de birçok insan bu kadar gençleşmek istemez. Bu tür ameliyatlardan sonra daha taze, daha dinç, daha enerjik ve daha mutlu gözükmeyi beklemek en gerçekçisidir.

İPUÇLARI:

• 50 yaşın üzerisindeyseniz bu ameliyat ile beraber klasik yüz germe ameliyatı olmanızı öneririm. Tek başına yapılacak bir endoskopik cerrahi sonrası yüzünüzdeki deri fazlası ve sarkıklığı devam edecektir.

• Bu ameliyatın etkisi çok uzun süre devam eder. Yanaklarınız sarkmaya kaldıkları yerden devam edecektir ama bir daha eski hallerine dönmelerinden korkmayın.

AMELİYAT TAN SONRASI SİZİ NELER BEKLER:

Bu ameliyattan sonra yüzünüzde ilk göreceğiniz değişiklik şişlik olacaktır. Bu açık bir ameliyat olmadığı için görünen dikişleriniz olmaz ancak derinde yapılan bir işlem olduğu için bir miktar şişliğe sebep olur.

Sadece alın ya da kaş ameliyatı olduysanız bir hafta sonra her şey neredeyse tamamen normale dönecektir. Ancak orta yüz ameliyatlarından sonra iyileşme daha uzun sürer. İşe dönüş genellikle birinci haftanın sonunda mümkündür.

AMELİYATIN KARNESİ:

Bu bölümü orta yüz ve alın ameliyatları sayfalarından ayrı ayrı okuyabilirsiniz.

Göz kapağı sorunları nasıl çözülür ?

Источник: https://www.teomandogan.com.tr/endoskopik-yuz-cerrahisi.html

Ürolojik Endoskopik Cerrahi

70 Yaş Sonrası Kireçlenmeye Çözüm: Endoskopik Disk Cerrahisi

Son yıllarda cerrahinin tüm alanları gibi ürolojik cerrahi tedavilerde de minimal invazif yöntemlerin kullanımı yaygın hâle gelmiştir. Minimal invazif yöntemlerde açık cerrahi kesiler yerine küçük kesiler ya da organların vücut dışına açılan kısımları kullanılarak kamera yardımı ile iç organların görüntülenmesi ve hastalıkların tedavisi amaçlanır.

Endoskopik ürolojik cerrahi ya da endoüroloji alanında böbrek, üreter, mesane ve prostat hastalıklarının açık cerrahi olmaksızın idrar kanalları vasıtasıyla girilerek tedavi edilmesi amaçlanır. Kullanılan enstrümanlar endoskopik cerrahi aletlerdir. Bu cihazların içinde kamera, aydınlatma sistemi ve işlemi yapacak aletlerinin geçirileceği kanallar vardır.

Endoskopik aletler vücutta mevcut olan doğal girişleri kullanarak doğal boşluklara girmeyi amaçlar. Örnek olarak ağız yoluyla mide endoskopisi yapılması, anüs yoluyla kolonoskopi yapılması gösterilebilir. Bazen ciltte yapılan küçük bir kesiden endoskopik aletlerin organ içerisine iletildiği yöntemlerde mevcuttur. Örnek: Perkütan NefroLitotomi (PNL).

Üroloji'de endoskopik cerrahiler; böbrek, üreter, mesane ve prostat için mevcuttur. Prostatın endoskopik tedavisi başlı başına ayrı bir konu olduğu için burada bahsedilmeyecektir.

Üretra darlığı tedavisi

Mesaneyi vücut dışına bağlayan üretra adını verdiğimiz tüp şeklindeki organda çeşitli sebeplerle daralmalar meydana gelebilir. Üretra darlığının en sık görülen sebebi ürolojik enstrümantasyondur.

Yanlış sonda takılması ve ürolojik ameliyatlar sonrasında üretral darlık oluşabilir. Ayrıca yüksekten düşme, trafik kazası gibi travmalar nedeniyle üretrada kopmalar ve daralma görülebilir.

Üretra daralmasında ilk tedavi seçeneği endoskopik olarak internal üretrotomi adı verilen prosedürün yapılmasıdır. Bu prosedür de endoskopik bir enstrüman olan üretrotom ile işlem gerçekleştirilir.

Üretro tom cihazının içerisinden optik sistem ve çalışma kanalından üretrotom bıçağı geçer. Üretrotom bıçağı vasıtası ile darlık kesilerek açılır. Darlığa holmiyum lazer uygulaması da yapılabilir.

İdrar yolları taşları için endoskopik cerrahi

İdrar yollarında taşın yer aldığı bölgeye göre endoskopik cerrahiler uygulanır. Endoskoplar özel geliştirilmiş teknolojik aletlerdir. Mesane içerisinde yer alan taşlar sistoskopi yöntemiyle tedavi edilir. Üreterdeki taşlara üreteroskopi yapılır. Böbrek içerisinde yer alan taşlara ise üreterorenoskopi ya da perkütan endoskopi yöntemi yapılır.

Mesane taşları için endoskopik tedavi

Mesanede çeşitli sebeplerle taşlar oluşabilir. Böbreklerden düşen taşların mesanede takılması ya da mesane içerisinde idrarın tam boşaltılamadığı durumlarda mesane taşlarına rastlanabilir.

Mesane taşlarının tedavisinde modern ürolojik yaklaşım sistolitotomi adı verilen endoskopik mesane taşı tedavisidir. Bu tedavide sistoskop ile mesaneye girilir. Mesane içerisinde taş görülür.

Sistoskopun çalışma kanalından pnomatik, ultrasonik ya da holmiyum lazer taş kırma cihazlarından biri ilerletilerek mesane içerisindeki taşlar parçalara ayrılır. Daha sonra bu parçalar yine endoskopik aletin çalışma kanalından ilerletilen özel enstrümanlarla mesane dışına alınır.

Mesane taşı tedavisi açık cerrahi günümüzde artık uygulanmamaktadır.

Üreter ve böbrek içerisindeki taşlar

Üreter ve böbrek taşlarının tedavisinde üreteroskop kullanılır. Üreteroskop ince uzun içerisinde ince bir teleskopik kamera taşıyan bir enstrümandır. Üreteroskopun içerisindeki boşluktan fiber optik kablolar ile ışık ve çalışma aletleri geçirilerek cerrahi işlem gerçekleştirilir.

2 tip üreteroskop mevcuttur.

  • Rijid üreteroskop (Rijid URS)
  • Flexible üreterorenoskop (Flexible URS)

Rijid URS, ince uzun esneme özelliği olan ancak bükülemeyen bir enstrümandır. Kullanımı kolaydır. İnce bir boruyu hareket ettirir gibi rahatlıkla yönetilir.

Üreterin alt kısmındaki patalojilerin tedavisinde kullanılması daha uygundur. Üreterin üst kısmında ve böbrek pelvisi içerisinde yer alan hastalıkların tedavisinde de zaman zaman kullanılabilir.

Üreteri yeterli genişlikte olmayan hastalarda yöntemin bazı komplikasyonlara sebep olma ihtimali vardır.

Flexible URS mide endoskopisinde kulllanılan endoskopların çok ince bir versiyonudur. Kalınlığı 3 milimin altındadır. Üreterin üst bölümlerinde böbrek içinde yer alan hastalıkların tedavisi için kullanılır.

Eğilip, bükülebilme özelliği sayesinde böbrek içerisinde en uç köşelere kadar uzanım gösterebilmekte ve buradaki hastalıkların tedavisinde kullanılabilmektedir.

Lazer fiberleri flexible URS içerisinden rahatlıkla geçip tedaviye yardım etmektedirler.

Mesane kanseri için endoskopik cerrahi

Mesane kanseri tedavisinin ilk basamağı mesanede tespit edilen tümörün endoskopik olarak rezeke edilmesidir. Bu yönteme TUR-mesane tm (Trans uretral esane tümörü rezeksiyonu) adı verilir.

İşlem esnasında ilk basamak sistoskopi yani mesanenin endoskopik incelemesidir. Mesanenin anatomisi ve tümörün lokalizasyonu tespit edilir. Daha sonra rezektoskop adı verilen endoskopik enstrümanla girilir. Bu cihazın içerisinden geçirilen özel aletler vasıtasıyla tümör rezeke edilir, yani küçük parçalar halinde kesilerek alınır.

Alınan parçalar patolojik incelemeye gönderilir. Tümörlerin %80’i yüzeyel, %20’si ise invaziv mesane tümörü olarak gelir. İnvazif mesane tümörü tespit edilirse Radikal Sistektomi operasyonu uygulanır. Yüzeyel mesane tümörlerinde takipte belli aralıklarla endoskopik yöntemlerle mesane kontrol edilir.

Mesane içerisinde tümör nüksü görüldüğünde bu tümör endoskopik yöntemlerle tedavi edilir.

Üst üriner sistem tümörlerinin endoskopik tedavisi

Üreter ve böbrek içerisini kaplayan mukoza dokusu mesane içerisindeki mukoza ile aynı karakterdedir.

Değişici epitelyum hücreli karsinom adı verilen kanser türü üreter ve böbrek toplayıcı sisteminde de gelişebilir.

Mesane kanseri ile aynı hücre tipinde olan bu kanser, üst üriner sistemde üreter ve böbrek toplayıcı sisteminin duvar yapısının ince olması nedeniyle hızla yayılabilir, diğer organlara metastaz yapabilir.

Üst üriner sistem tümörlerinin tanısında endoskopik cerrahiler önemli yer tutar. Rijid ya da flexible URS ile tümörün olduğu bölgeye ulaşılır ve tanı koymak amaçlı biyopsi parçaları alınır. Üst üriner sistem tümörlerinde tedavi böbrek ve üreterin cerrahi olarak çıkartılmasıdır.

Ancak bazı özel durumlarda endoskopik ürolojik yöntemlerle tedavi tercih edilebilir. Böyle bir durumda üreteroskopun içerisinden geçirilen lazer aleti tedavi amaçlı kullanılabilir.

Yine üreteroskopun içerisinden tümör temizlendikten sonra tümörün yeniden oluşmasını engelleyecek ilaçlar böbrek toplayıcısı sistemine verilebilir.

Üreteropelvik bileşke darlığında (UPJ darlığı) endoskopik cerrahiler

Üreteropelvik bileşke darlığının endoskopik tedavisinde endopiyelotomi adı verilen yöntem uygulanır. Bu yöntemin uygulanmasında iki yol vardır.

Retrograd endopiyelotomi: Üreterorenoskop vasıtasıyla mesaneye oradan üretere girilir ve üreteropelvik bileşkeye ulaşılır. Bu bileşkede darlığa sebep olan neden tespit edilir ve endoskopik olarak buradaki darlık giderilmeye çalışılır. Darlığın açılmasında özel kesici aletler kullanılır. En sıklıkla holmiyum lazerden faydalanılır.

Antegrad endopiyelotomi: Bu yöntemde ciltte yapılan küçük bir kesiden perkütan yolla böbreğe ulaşılır. Daha büyük kameralar ve daha geniş çaplı enstürmanlar kullanmak mümkün olduğundan işlem sırasında görüntü kalitesi daha iyi olmaktadır. Böbrek içerisinden üreteropelvik bileşke tespit edilir. Darlığı yapan sebep anlaşılarak endoskopik olarak ortadan kaldırılır.

Endopiyelotomi yöntemi açık cerrahiye alternatif olarak tanımlanmış ve minimal invaziv ürolojik bir yöntem olması sebebiyle bir süre çok popüler olmuştur. Ancak günümüzde laparoskopik üroloji alanındaki gelişmelerle üreteropelvik bileşke darlığı operasyonlarının daha çok laparoskopik yöntemler tercih edilmektedir.

Klinğimizde üreteropelvik bileşke darlığı tedavisi için en sık kullanılan yöntem, laparoskopik piyeloplasti yöntemidir. Endopiyelotomi ancak titizlikle seçilmiş vakalarda ya da nüks görülen vakalarda tercih edilmektedir.

Bu konuyla ilgili diğer makaleler;

  • Laparoskopik ürolojik cerrahi

Источник: http://www.urolojiistanbul.com/endoskopik-cerrahi.html

Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi) Nedenleri ve Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

70 Yaş Sonrası Kireçlenmeye Çözüm: Endoskopik Disk Cerrahisi

Belde 5 adet omur kemiği vardır; L 1’den L 5’e kadar. Bunların arasında kıkırdak denilen diskler vardır. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus denilen yumuşak bir doku ve dışında da anulus fibrozus adı verilen daha sert bir doku vardır.

İç kısmında bulunan yumuşak doku dışarı doğru fıtıklaşır ve çevreden geçen sinirleri sıkıştırmaya başlar ve bu duruma bel fıtığı denir.

Omurgada oluşan fıtıkların çoğu bel omurlarının tam bel bölgesi kısmında ve belin hemen altında bulunan son iki diskte oluşur.

Bel fıtığı (lomber disk hernisi) belirtileri

Bel fıtığı geliştikten sonra çevresindeki sinirlere bası oluşur. Bu sinirler bacaklara doğru yayılan sinirler olduğundan, ağrı da bacaklarda daha fazla hissedilir.

Hatta bazı hastalarda o kadar şiddetli ağrı olur ki, hasta bacağının kesilmesini bile isteyebilir. Ağrının yanı sıra bacakta uyuşma, bacakta kuvvet kaybı, adalelerde erime, bazı hastalarda idrar ve büyük abdestini tutamama, iktidarsızlık gibi şikayetler olur.

 Bu nedenle hastalığın bu kadar ilerlemesini beklemeden, uygun ve yeterli tedavi uygulanması gerekir.

Bel fıtığının çeşitli aşamaları vardır. İlk dönemlerde ağrı daha çok belde hissedilirken, ilerlediğinde ve bacağa giden sinirlere bası olmaya başladığında bacaklardaki ağrı bel ağrısını unutturacak kadar şiddetli olabilir.

Bel fıtığı (lomber disk hernisi) teşhisi

Bel fıtığı teşhisinde öncelikle hastanın hikayesi dinlenir ve sorasında iyi bir fizik muayene yapılır. Muayeneden sonra gerekli teşhis yöntemlerinin yapılması önemlidir. Manyetik rezonans görüntüleme (MTG) tekniği ile tanıyı koymak daha kolay olabilir. Nörolojik bir hasardan şüphelenilen vakalarda EMG/ENMG (elektronöromiyografi) testi istenir.

Bel fıtığı (lomber disk hernisi) tedavisi

Bel fıtığının çeşitli safhalarında değişik tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Öncelikle cerrahi dışı yöntemler tercih edilir. Bu yöntemler; ilaç tedavisi, istirahat ve fizik tedavi gibi yöntemlerdir.

Bu yöntemler ile iyileşmeyen hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir.

Cerrahi tedavide açık cerrahi tedavinin yanında kliniğe ve radyolojik bulgulara göre mikrodiskektomi tekniği ve mikro endoskopik teknikler uygulanır ve hastaların büyük çoğunluğu ameliyattan sonra rahatlayabilir.

Bel fıtığında (disk hernisinde) tedavi basamakları;

  • İlk olarak hastaya istirahat ve ilaç tedavisi verilir,
  • İkinci olarak fizik tedavi,
  • Üçüncü olarak ise cerrahi tedavi uygulanır.

Bel fıtığının erken dönemlerinde fizik tedavi oldukça faydalı olurken, geç kalınmış dönemlerinde fizik tedavi çok fayda sağlamadığı için cerrahi tedaviye gerek duyulur. Mikrodiskektomi tekniğinde ve mikro endoskopik teknik de yüz güldüren cerrahi yöntemlerdir.

Bel fıtığı (disk hernisi) ameliyat sonrası tekrar eder mi?

Bel fıtığı bazı hastalarda ameliyat sonrası aynı bölgeden tekrar edebileceği gibi, bazılarında ise diğer omurlardaki disklerden fıtık gelişebilir. Bu durumda dikkat edilmesi gereken nokta fıtığın ameliyat edilen bölgede olup olmadığıdır.

 Çünkü böyle durumlarda yapılan yanlışlar, daha büyük sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle ameliyatı yapacak cerrahın tecrübeli olması, yapılan tetkiklerin iyi incelenmesi ve durumun bir defada net bir şekilde değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Bel ağrısına neden olan ve bel fıtığı ağrılarıyla karışan diğer hastalıklar

Bel ağrısına ve bacak ağrısına neden olan başka rahatsızlıklarda vardır. Örneğin, doğuştan olan bazı rahatsızlıklar vardır ve bu rahatsızlıkların çekilen görüntüleme yöntemleriyle ayrımını yapmak mümkün olabilir.

Bunlar; basit bir spor yaralanmaları olabilir ve bu yaralanmalar veya incinmeler yumuşak dokularda ya da daha derinde oluşabilir.

Travmalar nedeniyle oluşan yüzeysel dokuların hasarlanması veya derin dokuların hasarlanması görülebilir ki, bu hasarlanma durumuna ciddi kırıklar eşlik edebilir ve yapılan cerrahi tedavide bel ağrısının nedenine göre değişiklik gösterir.

Bel ağrsına neden olan çeşitli enfeksiyon hastalıkları da vardır. Özellikle tüberküloz ve bruselloz gibi enfeksiyon rahatsızlıkları bel fıtığı ile karışabilir. Yine kemik erimesi (osteoporoz) bayanları orta yaşlardan sonra daha fazla etkileyen hastalık bel fıtığı ile karışabileceğinden incelemeler bu yönde yapılmalıdır.

Dejeneratif hastalıklar (kireçlenme gibi), özellikle yaş ilerledikçe kireçlenmeler arttığı için kanalda darlıklar oluşur. Kanalda darlık oluştukça hastanın yürümesi zorlaşır ve buda bel ağrısına neden olabilir.

Bazı romatizmal hastalıklar (örn. ankiozan spondilit, romatoid artrit, Akdeniz ateşi hastalığı gibi), bunlar da bel ağrısına neden olabilir.

Bel fıtığı ve korunma yöntemleri

Bel fıtığı ve korunma

Bel fıtığından korunmak için,

  • Ağır bir şey kaldırırken veya alırken eğilerek değil, dizleri kırarak almalısınız.
  • Herhangi bir şeyi alırken uzanarak değil, yaklaşarak almalısınız.
  • Ani olarak ağır yükleri kaldırmamalı ve kaldırırken çok dikkatli olmalısınız.
  • Ağır bir şeyi taşırken vücuda yakın tutmalısınız.
  • Yatarken önce oturur pozisyona gelip sonra yatmalı ve kalkarken de aynı şekilde kalkmalısınız.
  • Fazla kilo sorununuz varsa vermeye çalışmalısınız.
  • Otururken dik oturmalı ve belin arkasını küçük bir yastık ile desteklemelisiniz.
  • Uzun süren yolculuklarda, oturarak çalışma durumunda ara sıra gezinmelisiniz (saatte bir kısa yürüyüşler yapılması gibi).
  • Düzenli egzersizler yapmalı, sigara kullanımından kaçınmalı, topuklu ayakkabı giyilmemeli ve imkan varsa yüzme sporu yapılmalıdır.

Bazen bilinçsiz yapılan ağır sporlarda bel fıtığına neden olabileceğinden bilinçsiz spor yapmaktan kaçınmak gerekir. Ayrıca böyle bir sorun için uzman bir doktora gidilmeli, bele yanlış uygulamalar yapılmamalıdır. Örneğin, belin çizdirilmesi, belin yaktırılması ve bel çektirme gibi yanlışlar ciddi sorunlara yol açabilir.

Hamilelerde bel fıtığı tedavisi yapılır mı?

Hamilelerde teşhis konulması için röntgen filmi, bilgisayarlı tomografi çekilmez. Fakat mutlaka gerekirse manyetik rezonans görüntüleme (MRG) yöntemi kullanılır. Diğer hastalarda olduğu gibi, hamilelerde de cerrahi tedavi son çare olarak uygulanır.

Hamilelerde fizik tedavi olarak bele sıcak kompres uygulaması, hafif masajlar, karın adalelerine yönelik bir takım egzersizler ve istirahat verilir. Bütün bu tedavi seçeneklerine rağmen, çok gerekirse duruma göre tüm tedbirler alınarak cerrahi tedavi uygulanabilir.

Bel fıtığı (disk hernisi) ameliyatından sonra

Hastaneden taburcu olduktan sonra,

  • Eve oturarak gidilebilir.
  • Oturarak yemek yemek, ev içinde kısa yürüyüşler yapmak, ayağa kalkarken doktorun gösterdiği şekilde kalkmak gibi önemli önerilere uymak gerekir.
  • Verilen ilaçların dışında herhangi bir ilaç kullanılmaz.
  • Doktorunuz hemen egzersiz önerebilir.
  • Ameliyatın ilk haftasında kontrole gidilir.
  • Normal şekilde tuvalete gidilir.
  • Ayakkabı oturarak giyilmelidir.
  • Yüksekten bir şey alınacağı zaman dengeli seviyede bir tabure veya merdiven üstüne çıkıp alınmalıdır.
  • 10’uncu günden sonra dışarı çıkıp yürüyüşe başlanabilir (önce kısa, sonra uzun mesafede).
  • 10′ uncu günden sonra egzersiz sayısını arttırılır.
  • Fazla kilo alınmaması önemlidir, bu nedenle düzenli kilo kontrolü yapılmalıdır.

Bütün bu sayılanlar bel fıtığı ameliyatından sonra yapılması gerekenler ve yapılmasında sakınca olmayan yaşam şeklidir. Ayrıca ameliyattan 1 ay sonra doktorun tavsiyesine göre çalışma hayatına geri dönülebilir.

Fıtık hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/bel-ftg-lomber-disk-hernisi/

Sinüs Hastalıklarında Kullanılan Endoskopik Cerrahi İşlemleri Nasıl Yapılır?

70 Yaş Sonrası Kireçlenmeye Çözüm: Endoskopik Disk Cerrahisi

Anasayfa›Endoskopi›

Üst solunum yollarında meydana gelen kronik sinüzit için genelde endoskopik cerrahi işlemleri kullanılır. Gelişen teknoloji sayesinde bu uygulama oldukça basit ve hızlı şekilde yapılır.

Üst solunum yolunda meydana gelen enfeksiyonların sonucunda sık şekilde meydana gelen hastalarından bir tanesi de sinüzittir. Yüz kemiklerinin iç kısmına yerleşen ve yerleşmiş oldukları kemiklerinin adlarını alan, boyutları ise kişiden kişiye göre değişen ve gelişimleri ile farklı hava boşluklarına sinüs adı verilir.

Bu sinüsleri etkileyen iltihap durumlarına ise sinüzit adı verilmektedir. Sinüs ve burun boşluğu kısımlarına döşenmiş olan hücreler hava içinde bulunan yabancı mikroorganizmaları ve partikülleri salgıların yardımı ile parçalayarak ve hareketlendirerek sinüs kısmının ağızlarına ve bu bölgeden de burun boşluklarına doğru hareket ettirmektedir.

Burun boşluklarında bulunan akım kişinin geniz bölgesine doğru gider ve buradan terk eder. Salgı sürekli olarak üretilmektedir ve salgıdan kaynaklı temizlik işlemleri de sürekli olarak devam eder. Sinüs bölgesinde meydana gelecek olan sorunlar sinüzitlere sebep olur. Üst solunum yolunda meydana gelen enfeksiyonlar hemen hemen her yaşta gözlemlenir.

  Yapılan bir araştırma sonucunda her sene insanların bir ya da birkaç kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği ve bunların hemen hemen %10 kısmında sinüzit geliştiği ortaya çıkmıştır. Sinüzitin tedavi edilmesi ise durumuna göre endoskopik cerrahi işlemleri ile yapılabilmektedir.

Endoskopik sinüs cerrahisi ameliyatı işlemleri kronik sinüzitten başka aşağıda var olan durumlarda da uygulanır.

  • Hipofiz tümörlerinde
  • Sinüs ve burun bölgesinde var olan beyin omurilik sıvılarının kaçaklarında
  • Sinüs tümörlerinde
  • Burun tümörlerinde
  • Gözyaşı kanallarında var olan tıkanıklık durumlarında
  • Görme sinirlerinde bulunan sıkışlıklarda ve yaralanmalarda
  • Troid oftalmopatisi durumlarında da uygulanır.

Endoskopik Sinüs Cerrahisi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Endoskopik sinüs cerrahisi ameliyatı esnasında balon, navigasyon, microdebrider tarzında geliştirilen ileri teknoloji aletler kullanılmaktadır. Bu aletlerin kullanımı uzman ile hastanın konforlu bir ameliyatı başarmalarına olanak sağlar. Uygulama genel anestezi altında yapılır.

Endoskopik sinüs cerrahi ameliyatı süresi patolojik durumun yaygınlığına, estetik cerrahisine, burun içinde bulunan eğikliğin düzeltilmesini anatomi durumlarının düzeltilmesine, burun eti küçültmesine ve diğer müdahalelere göre değişkenlik göstermektedir.

Bir adet sinüse müdahale etmenin süresi ile üç adet sinüse müdahale etmenin süresi farklıdır. Bir adet sinüse müdahale 15 dakika içinde tamamlanırken. Tüm sinüslerde patolojinin temizlenmesi işlemi 2 saat sürebilir. Endoskopik sinüs ameliyatı sonrası burnun iç kısmına tampon koymaya gerek bulunmaz.

Ameliyat esnasında gelişen teknoloji ile desteklenen teknik açıdan özen içinde geliştirilen fonksiyonel aletler kullanılır. Bundan kaynaklı olarak da ameliyatın komplikasyonları oldukça azdır.

Ameliyatın bitmesinde sonra ameliyat bölgesine iyileşme ve kanama esnasında meydana gelebilecek doku yapışıklıkların ortadan kaldırmak amacı ile belli başlı materyaller ve özel tamponları yerleştirilir. Bunlar solunumu olumsuz şekilde etkilemez.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Endoskopik cerrahi işlemi yapılacak olan ameliyatlarda teknik açıdan üst düzey cihazların kullanımı yapıldığı için eski döneme göre hastalar daha rahat bir iyileşme süreci geçirir. Ameliyatın sonrası iyileşmeyi hızlandırmak için aşağıda bulunan detaylara dikkat etmek gerekir.

  • Özellikle ağrıların için uzman hekimin önerdiği tüm ilaçların düzenli bir şekilde kullanılması gerekir.
  • Ameliyatı sonrası 24 ya da 48 saat süresinde burun tıkanıkları yaşanabilir. Bundan kaynaklı hasta ağız kısmında nefes almak zorunda kalır. Hemen hemen 72 saat sonra düzenli nefes almaya başlanır.
  • Burun bölgesinde gerçekleşecek olan iyileşme ameliyatın türüne göre değişkenlik gösterir. İyileşme süreci 2 ila 6 haftalık süreyi bulabilir. Bu süreç içinde uzmanın önerdiği kontrollere ve pansumanlara düzenli bir şekilde gitmek gerekir. Aksatılmaması çok önemlidir.
  • Uzman hekimin önermesi durumunda burun içi temizlenmesi için sprey kullanılır.
  • Uzman hekim izin veresiye kadar burun içi sümkürülmemelidir.
  • Burun içine kesinlikle musluk suyu çekilmemelidir.
  • Ameliyattan 48 saat sonra ya da burnun içinde bulunan tamponların alınmasından sonra bölge hafif şekilde temizlenmelidir. Temizlenip temizlenmeyeceği uzman hekim hastaya belirtir.
RADYOLOJİ UZMANI
Uzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE
Mrtomografi.com'da yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. MRTomografi.com web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak gönderebilirsiniz.

(Oyunuz ilk olacak)

Yaptığınız oylama bu makalesini değerlendirmek ve sonuçlara göre yenilemek için kullanılacak. Loading…

Источник: https://mrtomografi.com/endoskopik-sinus-cerrahisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть