Ağız ve Diş Sağlığı ile İlgili Merak Edilenler

içerik

Ağız ve diş sağlığı tedavilerinde yenilikler

Ağız ve Diş Sağlığı ile İlgili Merak Edilenler

Talebesi Konfüçyüs’e hocam bilgelik nedir?..Bilgi sahibi olmak bana ne kazandır?.. diye sormuş. Çinli Filozof ; bak oğlum benim 1 senin de 1 yumurtan olsa !..Değiş/tokuş ettiğimizi düşünelim !… İkimizin de birer yumurtası olmaz mı?..

Ama ben sana bir bilgi versem,sende bana bir bilgi versen!.. ikimizin de ikişer bilgisi olur,Bu bilgilerin bir bardakta birike birike taşmaya başlaması da bilgeliktir.

Bu örnekbize bilginin değerini ve bilgi sahibi olan kişilerin bilgi dolu bardaklarından taşanları paylaşmaları gerektiğinin en güzel örneğidir..

Bizim eğitim yaptığımız yıllarda öğrencilere anlatılan diş sağlığı ile ilgili bilgiler bizlerin ezber hücrelerinde birbirine karışmış durumdaydı..

35yıla yakın yapmakta olduğum meslek hayatımda Dentini / Pulpayla karıştırmayan çok az hastaya rastladım.

Türk toplumunda dişi ağrımadan Diş hekimine giden hasta sayısı bir elin parmakları kadar azdır. Toplumun Ağız ve Diş sağlığını korumakla görevleri devlet hastanelerinde 20-30 hastanın büyük kısmı dişini çektirmek istemekte;

Bazıları diş tedavisini zamanında yaptıramadığı için gece başlayan ve sabaha kadar uyutmayan zonklamaları ortadan kaldırmak için rakı gargaraları,aspirin parçaları koyma gibi her türlü metoda müracaat ettiği halde çaresizliğe yenik düşüp; aldığı sayısız ağrı kesiciler yüzünden bitap düşüp uyuyabildiği 1-2 saatin sonunda sabahleyin dişini çektirmek için soluğu hastanede almaktadır.

Yorgun,uykusuz ve bitkin görünüşlü dişinin ağrısını kesmek için her türlü yolu ve metodu denemiş,

geliştirdiği özel yöntemlerin bile fayda etmeyeceği bir problemle tanışmış olan bu hasta: Oysa 2 milimetre – 3 milimetre derinliğe kadar ağrı yapmayan içine giren yemek parçacıklarını kürdanla çıkartarak beni “doktora götür” feryatları atan dişin ne demek istediğini bilmediği gibi;

Bilgisizliğinden,korkusundan,zamansızlıktan yada ekonomik sebeplerle tedaviyi öteleyen bu hasta dişini kurtarılabilecek bir düzeyden / kurtarılması zor bir duruma getirmiştir. Sonuç ortadadır hasta bu dişini kaybetmiştir. Oysa ki Diş hekimlerine devamlı kontrole gidebilen modern toplum bireylerinden olsaydık!.. çürümeye başlayan dişin dolgusu için uyuşturulmaya bile gerek kalmadan dolgu ile kurtarılabildiğini ilseydik bize bunu öğretebilselerdi…Tüm sorunlar gibi sorun küçücük iken çözüme kavuştursaydık sanırım toplumun bu kadar büyük bir bölümünün ağız ve diş sağlığı diğer ülkeleri kıskandıracak düzeyde olurdu. Günümüzde Diş Tedavi yöntemlerinde o kadar büyük ilerlemeler oldu ki yukarda anlattığım günümüz hastane manzaralarını anılarımızda canlandırıp üzüleceğimiz günler yakında!..

Diş Tedavi yöntemlerindeki son gelişmeler hastalarımıza büyük konfor getirmiş hastaların Diş Doktoru muayenehanelerinin korkulan bir yer olmadığını aksine DİŞ DOKTORLARININ da hastalarına daha güvenle ve ağrıya sebebiyet vermeden tedavi yapmalarına olanak vermiştir.

Bu denklemin çözümü için verilmiş olan yenilikler hamlesi başarılı olmuş kendini devamlı güncelleyen ve yenilikleri takip eden Diş Doktorları hastalarına arzu ettikleri konforlu tedavi yöntemlerini kullanmaya başlamakla beraber bu teknolojik gelişmeleri yaptıkları yeni yatırımlarla aldıkları teknolojik cihazlarla hastalarına yansıtmaya çalışmaktadırlar.

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINDA YENİLİKLER ve KULLANILMAKTA OLAN YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİNİ AÇARSAK:

  • iĞNE den korkan hastalar için :Lokal uyuşturmaları hastalara hissettirmeden kademeli yapacak olan hastaların korkulu rüyası olan İĞNEyaptırma kabusunu ortadan kaldıran “İnterligamenter Enjeksiyon anestezi cihazı”
  • Bilhassa Alt Ön Dişlerin arkasında biriken tartar taşlarını çalışırken tazyikli su vererek yumuşatan ve onları bulundukları yerden dişlere zarar vermeden ortadan kaldıran hatta dişler üzerindeki ince lekeleri bile yok eden hafif titreşimleri ile hem hastaya hem de Diş Doktoruna rahat çalışma ortamı veren “Kavitron”
  • Ağız kokularını:Küçük fırçalara emdirilmiş özel kokulu İthal Diş temizleme ve parlatma pastaları ile dişleri temizleyen “Elektronik MicroMotor”
  • Gözle görülmeyen Dişlerdeki gizli çürükleri tespit edip çürüklerin ağrısızca tedavi edilmeleri için erken teşhis yapan “Ağız içi Digital Oral kamera”
  • Dişetindeki kanamalara son verecek “Lazer cihazları” ve manuel olarak derinlerdeki tartarları yok edecek formda hazırlanmış “Periodontal küretler”
  • Çürüklerin doldurulmasında hastaların diş rengine bukalemun özellikleri ile renk uyumu bulunan Nano teknolojik kompozit dolguların uygulamasını yapan “Lazer ışınlı cihazlar”
  • Koyu renkli dişlerini 3 ton beyazlatarak insanların sosyal sınıfını arttıran güzel gülüşlere sahip olmasını sağlayan Beyazlatma maddeleri Amerika,Avrupa,hatta büyük şehirlerimizde inanılmaz rağbet gören bu sistem “Bleaching” ,” Whitening”,Türkçe karşılığı olarak “Diş Beyazlatma teknolojisi”ile karşımıza çıkacak hastaların hayal ettikleri beyaz dişlere kavuşmalarını sağlayacaktır.
  • Çene yapısını,dişlerin anatomik duruşlarını.gömük dişleri,apse,kist,granülom v.b gibi oluşumların teşhisini kolaylaştıran “Digital Panaromik Grafi” ve bunun küçük versiyonu olan “RVG (Radio Visio grafi)” tedaviler esnasında kullanılabilir teşhis cihazlarıdır.
  • Kanal tedavi çok çürük dişlerin sinirlerinin alınması ve dişin cansız bir şekilde oral kavitede yer almasını sağlayan bir tedavi yöntemidir..Bu nedenle sinirleri ağrısız ve derinden etkileyerek hastaya ağrı hissettirmeden kullanılan ilaçların etkilerinden sonra kök ucuna kadar tedavi edilebilirliğini sağlayan “APEX LOCATER” cihazları
  • Çalışma esnasında sert diş dokusunu ıslatan ve tavlayarak ısınmasını engelleyen dişin üzerine polverizasyon yöntemi ile su püskürtüp dişi dakikada 400.000 devir yapan bir hızla kesen kestiği yerin daha iyi görünmesi için ucuna konulan küçücük 2 led ile ışınlı hale getirilmiş “AERATÖR” cihazı
  • Dişlerin sadece ön yüzeylerinde az bir çalışma yaparak Lens gibi takılan ama yapıştırılması gereken “Yaprak kaplama”denilen“Lamina Porselen”ler.
  • Eksik dişlerin tamamlanması için insan eli değmeden alt yapısı Robot CNC tezgahlarından çıkan doğal diş yapısına çok yakın bir doku ile bitirilen “zirkonium köprüler”
  • Eksik dişlerin yerine diş koymak zorunda kalan hastalar gün geçtikçe çakma diş”ile ilgili soruların sayısını artırmaktadırlar. Titanyum metalinden yapılmış “İMPLANT “ vidaları ağrısızve işlevlikleri ileömür boyu garantili olması itibariyle büyük ilgi görmeye başlamıştır.
  • Malzemelerde de büyük bir değişim yaşanmakta kaliteli ve hastanın uzun yıllar kullanması için uzun ömürlü olarak tasarlanan malzemelerin gerek kimyasal formülleri gerek fiziksel özellikleri ileri teknolojiye uygun düzeye getirilmiş olup kolay kullanabilir ambalajlarda hekimlerin hizmetine sunulmuştur.

İstanbul Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

Bu makaleye oy verin :

Puan : 2 / Oy veren : 5 kişi

Источник: https://www.doktorsitesi.com/makale/agiz-ve-dis-sagligi-tedavilerinde-yenilikler

Günümüzde en çok tercih edilen implantlar

Ağız ve Diş Sağlığı ile İlgili Merak Edilenler

Erzurum Güncel-İmplant hakkında merak edilenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Diş Hekimi Arzu Yalnız Zogun, ‘’İmplant, dişin olmadığı durumlarda çekilmiş olan dişin yerine konan yapay titanyumdan köklerdir” dedi.

‘İmplantın yapılması için dişin çekilmiş olması lazım’ diyen Zogun sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz implant yaptıktan sonratıpkı hastanın kendi dişi varmış gibi üzerine istediğimiz formda ve estetikte diş yapabiliyoruz.

Eskiden hastalar dişleri yoksa ya köprü yapılırdı ya da damak şeklindeki protezleri kullanırlardı ama implantlarla bu tür protezlere gerek kalmadan direk olmayan dişin bulunduğu bölgeye implant yapılıp üzerine porselen diş sabitlenebilir.

Daha önce , diş çekimi yapıldıktan sonra öndeki ve arkadaki dişler kesilir ve onun yerine köprü yapılırdı ama şimdi eğer o bölgede kemik varsa implant yapılabilir, hastanın kendi dişlerine dokunulmaz.

’’ İmplantın normal dişlerin kökleri gibi yerleştiğini belirten Arzu Yalnız Zogun, ‘’Köklerin üzerine tek tek dişler konulabilir. Bu aslında hem ileriye yönelik dişin çekildiği bölgedeki kemiği korumak amaçlı yani yaşlılığa bu kemiği taşımak amaçlı önemli bir şeydir.

Çünkü implantın yapıldığı yerdeki kemik kullanıldığı mesajı aldığı için o bölgedeki kemik erimez. En büyük sorun ileri ki yaşlarda dişin çekildiği yerlerde kemiğin erimesidir. Kemik erimesi olmuş kişilerde de ilave cerrahi yöntemlerle kaybedilen kemik yenidenoluşturulup implant uygulamak da mümkün. Yani hastanın alt üst dişleri yıllar önce çekilmiş olsa bile implant yaparak hastaya tekrar gençliğindeki dişlere benzer dişler kazandırma şansımız var.

İmplantların bir çok çeşidi olduğunu belirten Zogun, ’’Eskidenplaka şeklinde daha geniş implantlar vardı ama şimdi vida şeklinde dişin kökünü taklit eden implantları kullanmayı tercih ediyoruz.

Dünya genelinde sıklıkla kullanılan ve geçerliliği olan impantlar vardır, genellikle tercihimiz onlardır çünkü eğer hastaya 20, 30 yıl sonrada bu implant üzerine çeşitli porselen veya protez planlayacaksak o implant firmasının hala daim olması gerekir o yüzden köklü firmaları tercih ediyoruz’’ şeklinde konuştu.

İmplant üstü protezler için gereken zaman

İmplant operasyonundan sonra bazen aynı seansta da dişin takılabileceğini belirten Diş Hekimi Arzu Yalnız Zogun, ‘’İmplantı uyguladığımız bölgedeki kemiğin kalitesiyle alakalı bir şeydir. Eğer kemik kalitesi iyiyse implantı uyguladığımız seansta diş takabiliyoruz ama klasik yöntemlere göre alt çenede 1 ay üst çenede 2 ay kadar beklemek gerekir’’ dedi.

İmplantın avantajları

İmplantın en büyük avantajının dişi olmayan hastalarda sabit protezler uygulanabildiğini belirten Zogun, ‘’Eskiden ninelerimizin dedelerimizin kullandığı damak şeklinde geceleri suya konulan protezlere mahkum değiller artık.

İnsanlar kaç yaşında olurlarsa olsunlar sabit proteze yani sabit dişlere sahip olma şansları var. Hem rahat çiğnemek, hemestetik hem de psikolojik açıdan böyle bir avantaj sağlanmış olur.

Genç yaşlarda diş kayıplarında implant uygulanmışsa o kemik yaşlılığa sağlam bir şekilde taşınabilir’’ diye konuştu.

90-100 yaşındaki hastalara da implant yapılabilir

İmplant in en büyük düşmanı Sigara dır. İmplantınuygulandığı dönemde ve iyileşme döneminde hastaların sigara içmemesini isteriz.

Sistematik olarak kontrol altına alınamayan bazı hastalıklara sahip kişiler dışında herkese implant uygulanabileceğinin altını çizen Diş Hekimi Arzu Yalnız Zogun, ‘’Kontrol altına alınamayan şeker hastalığında implant uygulamayı tercih etmiyoruz.

Böyle bir durumda hastanın hekiminin de gözetimi altında şekeri kontrol altına aldırması gerekir. Kontrol altına alındıktan sonra tekrar implant uygulanabilir. Çünkü şeker hastalarında iyileşme geciktiği için mutlaka onu belli düzeye getirdikten sonra uygulanabilir.

Genç yaşlarda da 18 yaşın altında yapmıyoruz. Çünkü büyüme gelişme devam ettiği için çene gelişimi devam ettiği müddetçe biz implantıuygulamıyoruz. Büyüme gelişme tamamlandıktan sonraimplantı uygulayabiliriz.

Üst yaş sınırı yoktur 90-100 yaşında da implant uyguladığımız hastalar var’’ şeklinde konuştu.

Sinüs Lifting yöntemi

Diş Hekimi Zogun, hastanın kemik yapısı uygun olduğu zaman uygulamanın çok kolay olduğuna değinerek, “2-3 dakikalık işlemdir implant uygulamak.

Eğer hastanın ağzında hiç diş yoksa 10 tane implant uygulanacaksa en fazla 1 saatin içerisinde uygulanabilir ama eğer implantıuygulayabileceğimiz kemik yoksa üst çenede bu kemiği oluşturabileceğimiz yerler vardır. Genellikle sinüs boşlukları dediğimiz boşluklardan faydalanarak yeni kemik oluştururuz.

Sinüs boşluğunu ‘ Sinüs Lifting ‘ yöntemi ile kaldırırız, bunu çene kemiğinin içerisinden, sinüs boşluğunu yukarı iterek, o bölgeye sentetik kemikler uygulayarak yeni kemik yani hastanın kendi kemiğinin oluşumunu sağlarız’’ dedi.

İmplantın tedavi süresi

Tek bir implantın iki üç dakikada olabileceğinin altını çizen Arzu Yalnız Zogun, ‘’Tüm ağız operasyonu ise ortalama 2 saatte tamamlanır, bekleme süresi eğer hastanın kemiği tedaviye uygun bir kemikse önceden planlanmışsa ve hastanın çok vakti yoksa, ön çalışmalarla hastaya implant yapmadan önce takacağımız protezi bile hazırlayıp nerelere implantyapacağımızı planlayıp simülasyon yöntemiyle tomografiler ve ileri görüntüleme yöntemleriyle bir implantı uygulayıp arkasından dişlerini takabiliriz. Bazı hastalarda buna çokimkan olmayabilir ve bu tür durumlarda alt çenede 1 ay bekleriz üst çenede ise 2 ay bekleriz’’ diye konuştu.

Hiç Dişi olmayan hastalar aynı seansta implant’a ve yeni dişlerine sahip olabilir.

www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez

Источник: https://www.dentaluna.com/implant-hakkinda-merak-edilenler/

Ağız ve Diş Sağlığı Hakkında Merak Edilenler

Ağız ve Diş Sağlığı ile İlgili Merak Edilenler

Diş sağlığı ve diş eti hastalıkları günümüzde en önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir.

Ağız, sindirim kanalının ilk basamağı olduğu için de ağız ve diş sağlığı kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Ağız ve diş sağlığının bozulması; çiğnenen besinlerin sindirmeye destek olmamasına, konuşma bozukluklarına, tat alma duygusunun zayıflamasına ve yutma işlevinde bozulmalara dahi yol açabilmektedir.

Ağız ve diş sağlığında en önemli sorunlar; diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları, ilerlemesi durumunda çene kemiğinin erimesine kadar ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Diş çürümesi nedir?

Diş çürüklerinin oluşmasında en önemli üç etken; ağız ve diş bakımına önem vermemek, duyarlı diş yüzeyine sahip olmak ve beslenme düzenini ağız ve diş sağlığını destekleyecek şekilde düzenlememektedir.

Dişlerin temizlenmemesi; diş üzerinde, diş aralarında ve dilde besin artıklarının kalmasına yol açar. Besin artıkları ise zamanla bozularak dişlerin çürümesine yol açar.

 Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak adı verilmektedir. Besinlerin içerisinde bulunan şeker, asit barındırmaktadır.

Asit ise, dişlere zarar vererek diş minesinin erimesine yol açabilmektedir. Erime sebebiyle de bakteri ve mikroplar yumuşak dokuya ulaşabilmektedir.

Asitler, diş minesinde deliklerin açılmasına yol açar. Bu delikler ise zamanla daha da büyür. Diş minesi eridiği zaman, çürük daha hızlı şekilde ilerler. İlerlemesi ile ağrı meydana gelir. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşur. Bu durum ise diş apsesi olarak adlandırılır.

Diş ağrısı, çürüğün ilerlediği durumlarda oluşmaktadır. Ağrımayan dişler, bu sebeple tamamen sağlıklıdır düşüncesi yanlıştır. Düzenli olarak, 6 ayda bir diş hekimine başvurmak, sorunların erken tedavisi için oldukça önemlidir.

Ağız ve diş sağlığı nasıl korunur?

Diş ve diş eti hastalıklarının erken teşhis ve tedavisi, ağız ve diş sağlığının korunması için en önemli adımdır. Bu sebeple de ilk olarak, yılda en az 2 defa bir uzmana görünmek alışkanlık haline getirilmelidir.

Diş çürümelerinin önlenmesi için içilen suların da florunun kontrol edilmesi gerekmektedir. Bunun dışında düzenli olarak ağız ve diş bakımının yapılması, beslenme düzeninin gözden geçirilmesi, ağız ve diş sorunlarının ihmal edilmemesi gerekmektedir.

Dişler, sert cisimlerle karıştırılmamalıdır. Fındık, ceviz gibi kabuklu besinler dişlerle kırılmamalıdır. Kişi, kendine uygun diş ve ağız bakım ürünleri kullanmalıdır.

Diş fırçası nasıl seçilmelidir?

Ağız ve diş sağlığının korunmasında, düzenli bakım oldukça önemlidir. Ancak düzenli temizlik, ağız ve diş sağlığını korumak için yeterli olmayacaktır. İlk olarak, kişi kendine uygun diş fırçasını bulmalıdır.

Her ağız ve diş yapısı farklıdır. Bu sebeple de bir diş hekimine başvurarak ideal fırça araştırılmalıdır. Genellikle önerilen diş fırçası ise; orta sertlikle, küçük başlı fırçalardır.

  Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır.

Dişler nasıl fırçalanır?

  • Dişlerin doğru fırçalanması, doğru temizlik için oldukça önemlidir. Ağız ve diş bakımı bir bütün olduğu için hiçbir aşama atlanmamalıdır.Fırça, diş eti çizgisine eğimli olmalıdır. Dairesel hareketlerle, dişlerin her yüzeyi fırçalanmalıdır. Dişler bir boy kaydırılarak fırçalama tamamlanmalıdır.
  • Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız  boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.
  • Ardından dişlerin iç yüzeyleri fırçalanmalıdır. Ardından çiğneme yüzeylerine geçilmelidir.
  • Fırçalama, en az 2 dakika sürmelidir.
  • Diş fırçası en fazla 3 ay kullanılmalı ve ardından yenisi ile değiştirilmelidir.

Diş ipi kullanımı:

Diş fırçalamak, diş aralarındaki her yerin temizlenmesinde yeterli değildir. Diş ipi, diş aralarında kalan besinlerin temizlenmesi için oldukça önemlidir.

Diş fırçalama işleminden sonra, günde iki defa diş ipi ile diş araları temizlenmelidir. Diş ipinin yanı sıra Arayüz Fırçalarının kullanımı da diş aralarının temizlenmesinde oldukça etkili bir çözüm sunar.

Diş yapısına uygun olan bir Arayüz Fırçası ile günde iki defa diş araları temizlenmelidir.

Ağız bakım suyu:

Diş ipi kullanımı da tamamlandıktan sonra, ağız bakım suyu ile ağız içi çalkalanmalıdır. Böylece rutin temizlik tamamlanmış olacaktır. Ağız ve diş bakımının bir bütün olduğu unutulmamalı ve ihmal edilmemelidir.

Источник: https://aktident.com.tr/blog/agiz-dis-sagligi-hakkinda-merak-edilenler/

Gömülü Dişler ve Merak Edilenler

Ağız ve Diş Sağlığı ile İlgili Merak Edilenler

Gömülü kalan yirmi yaş dişlerimiz ile ilgili merak edilenler ve yapılması gerekenleri bu yazımızda inceleyebilirsiniz

Diş diziliminin en sonunda yer alan, alt ve üst çenede ikinci azı dişlerin sürmesinden daha sonra sürmeye çalışan azı dişlerimiz mevcuttur. Bu dişler genellikle 16- 20 yaş aralığında ve çenenin her iki yanında zorlayıcı şekilde sürmeye çalışırlar.

Ancak çoğunlukla çene kemiği içinde kendilerine düzgün sürebilecekleri bir alan bulamadıkları için gömülü kalırlar. Çenedeki tüm dişlerin gömülü kalma ihtimali vardır ancak en sık gömülü kalan dişler alt üçüncü azı dişlerimiz yani alt yirmi yaş dişlerimizdir.

Genellikle yirmili yaşlarda başımızı ağrıtan dişler oldukları için yirmi yaş dişi olarak adlandırılmışlardır.

Yirmi yaş dişleri neden gömülü kalırlar?

Yirmi yaş dişlerinin gömülü kalmaları ile ilgili ortaya atılmış birçok teori mevcuttur.

Genetik olarak anneden gelen küçük çene yapısı ile babadan gelen büyük diş yapısı sonucundaki uyumsuzluklar, beslenme alışkanlıkları, süt dişlerinin erken kayıpları, çenede enfeksiyon, kist gibi patolojik oluşumların varlığı gibi birçok etkenin 20 yaş dişlerinin gömük kalmasına neden olduğu düşünülmüştür.Yine rafine ve yumuşak besinlerle beslenme sonucunda çene gelişiminin giderek daha sınırlı olması, yirmi yaş dişlerinin gömülü kalmasına dair bir neden olarak düşünülmüştür.

Yirmi yaş dişleri ne tür zararlar verirler?

Gömülü dişler, sıklıkla da yirmi yaş dişleri,çene kemiği içinden ağız içine doğru sürme için yeterli yer bulamadığında çene kemiğinde ve çevreleyen dokularda çeşitli rahatsızlıklara neden olurlar. Bunlardan en sık rastlananı ilgili bölgedeki diş ve çene ağrılarıdır.

Yirmi yaş dişlerinin hemen önündeki ikinci büyük azı dişlerinde çürük olmamasına rağmen basıya bağlı ağrılar gözlenebilir. Gömülü yirmi yaş dişlerinin çekilmemesi durumunda bu basının devam etmesi nedeniyle ikinci büyük azı dişlerinde çürük, diş köklerinde erime ve apse oluşumu söz konusu olabilir.

İhmal edilen durumlarda çene kemiği içinde kistler oluşarak daimi dişlerin kaybına ve çene kemiğinde kemik erimesine neden olabilirler.

Gömülü yirmi yaş dişleri çene ağrısı yapabilir mi?

Gömülü yirmi yaş dişi ağız içine sürmeye çalışırken çevresindeki kemik, kas dokusu ve bağ dokusunda zorlayıcı etkiler yapar. Bunun sonucunda enflamasyon (yangı) adını verdiğimiz tablo görülür.

Bu durumda çene kemiğinde ve çene eklemine komşu olan kaslarda ağrı ve hareketlerde kısıtlılık görülebilir.

Gömülü yirmi yaş dişi enfeksiyonlarında kulak önüne yansıyan şiddetli ağrılar ve ağız açmada kısıtlanma da meydana gelebilmektedir.

Gömülü yirmi yaş dişlerinin tedavisi nasıldır?

Gömülü yirmi yaş dişlerinin tedavisi öncesinde detaylı klinik ve radyolojik muayene önemlidir. Çene kemiği içinde sürebilmesi için yeterli yer mevcut olan, sürme doğrultusu normal olan genç yaşlardaki bireylerde bu dişlerin takibi ve ağrı oluşması durumunda ağrı kontrolü için medikal tedavi yeterli olabilmektedir.

Bununla birlikte çene kemiği içinde sürmesi için yeterli yer olmayan,normalin dışında sürme doğrultusuna sahip, çevreleyen diş ve kemik dokusunda zararlı etkiler gösteren gömülü yirmi yaş dişlerinin ivedilikle uzaklaştırılması gerekmektedir.

Gömülü yirmi yaş dişleri ne zaman çekilmelidir?

Gömülü yirmi yaş dişleri çenede ağrı, ağız açmada kısıtlılık, yanak içinde yaralanma ve koku oluşturduğu zaman çekilmek üzere değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte radyolojik incelemede çene kemiğine ve çevre dişlere zarar verdiği tespit edilen gömülü dişlerin de çekimi önerilmektedir.

Genç yaşlarda yara iyileşmesi daha hızlı olduğundan çekimi planlanan bir gömülü yirmi yaş dişinin bekletilmeden uzaklaştırılmasında fayda vardır.

Gömülü yirmi yaş dişleri nasıl çekilir, gömülü yirmi yaş dişi çekimi zor mudur?

Gömülü yirmi yaş dişlerinin uzaklaştırılması çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilmektedir.

Lokal anestezi altında sadece ilgili bölgenin uyuşturulması ile operasyon gerçekleştirilebileceği gibi diş hekimi korkusu olan, bulantı veya ağız açmada güçlüğü olan bireylerde sedasyon altında diş çekimi işleminin gerçekleştirilebilmesi de mümkündür.

Uzaklaştırılması planlanan gömülü yirmi yaş dişleri için sterilizasyona dikkat edilerek sağlam ve sağlıklı dokulara zarar vermeden minimal invaziv cerrahi seçenekleri mevcuttur. Bu sayede hem işlem kolay ve hızlı bir şekilde tamamlanabilecek hem de işlem sonrası derlenme süreci hızlı olacaktır.

Gömülü yirmi yaş dişi çekimi riskli midir?

Gömülü yirmi yaş dişlerinin çekimi öncesinde ayrıntılı muayene önemlidir. Gömülü yirmi yaş dişlerinin kökleri bulundukları yer itibariyle önemli damar ve sinir yapıları ile komşuluk içindedir.

Yetersiz değerlendirilerek ya da uygun olmayan ekipmanlar ile çekilen gömülü yirmi yaş dişleri sonucunda dudakta geçici veya kalıcı hasar oluşabilir ve dudakta hissizlik meydana gelebilir.

Bu nedenle gömülü yirmi yaş dişi operasyonu öncesinde klinik ve radyolojik incelemelerin yapılması, gerekli ise ileri görüntüleme tekniklerinin seçimi ve uygulanacak olan cerrahi tekniğin bu değerlendirmeye göre yapılması gerekmektedir.

Gömülü yirmi yaş dişi çekiminden sonra bakım süreci nasıldır, gömülü yirmi yaş dişi çekimi sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Gömülü yirmi yaş dişi çekimi lokal anestezi veya sedasyon teknikleri eşliğinde konforlu bir şekilde gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte iyileşmenin hızlı ve konforlu olabilmesi için seçilen cerrahi teknik ve ekipmanlar kadar evde bakım ve uygulamalar da önemlidir.

Doktorunuzun önereceği şekilde aralıklı soğuk kompres uygulaması, ağrı kesici ve gerekli ise antibiyotik kullanımına devam edilmesi uygun olacaktır. Cerrahi işlem sonrasındaki ilk 24 saat boyunca dinlenmek uygun bir seçenek olacaktır.

Çekim bölgesinin temizlenmesi ile ilgili olarak doktorunuzun belirteceği yöntemlerden bir tanesi ile ilgili alanın temizlenmesi iyileşmeyi hızlandıracaktır.

Gömülü yirmi yaş dişi çekiminden sonra beslenme nasıl olmalıdır?

Gömülü yirmi yaş dişi çekimi sonrasında ilk 24 saat boyunca olabildiğince yumuşak, ılık ve tanesiz beslenme uygun olacaktır. İşlemden sonraki gün normal beslenme mümkün olmakla birlikte operasyon alanına dikkat edilmesi uygun olacaktır. Fazla çiğneme gerektiren besinlerden ve asitli içeceklerden uzak durmak faydalı olacaktır.

Assoc. Prof. Dr. Ezher DAYISOYLU

TOBB ETU Hastanesi

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi

Источник: https://www.hastane.etu.edu.tr/bulletin/3282-gomulu-disler-ve-merak-edilenler

Ağız ve diş sağlığında en çok dikkat edilmesi gerekenler

Ağız ve Diş Sağlığı ile İlgili Merak Edilenler

Gelişen teknolojiye karşın diş çürüğü ve dişeti hastalıklarının ciddi bir sağlık sorunu olarak mevcudiyetini koruduğunu belirten Med Amerikan Tıp Merkezi Diş Hekimi Dt. Mümin Güneş, “Problem plağın dişler etrafında birikmesiyle başlar.

Ağızda kalan yiyecek artıklarıyla üreyene bakterilerin zamanla diş çürüğüne veya dişeti hastalığına neden olur. Mükemmel ağız sağlığı ancak etkin plak temizliği ile mümkün.

Düzenli fırçalamanın yanı sıra diş aralarının temizliği için diş ipi, ara yüz fırçası ve ağız duşu gibi yardımcı araçlar düzenli kullanılmalı.” diyor.

Problem, plağın (ana yapısını besin artıkları ve bakterilerin oluşturduğu jelimsi beyaz yapı) dişler etrafında birikmesi ile başlar. Bakteriler yiyecek artıklarını kullanarak ürer, hakim bakteri çeşidine göre diş çürüğü ve/veya dişeti hastalığı gelişir.

Bu süreçte sabit olan besin ve bakteri varlığıdır. Maalesef, beslenmenin olmaması veya bakterilerin tümden yok edilmesi söz konusu değildir. Bu nedenle diş ve dişeti hastalıkları ile mücadelede odaklandığımız ana nokta plaktır.

Mükemmel ağız sağlığı ancak etkin plak temizliği ile mümkün olabilir.

Günde iki kez dişleri fırçalamaya rağmen diş çürüğü oluşabilir

Diş fırçalama sayısı kadar etkinliği de önemlidir ve çoğunlukla diş fırçalamak, tek başına, modern beslenme alışkanlıkları göz önünde bulundurulduğunda, plak kontrolünü sağlamada yetersizdir. Fırçanın kılları dişlerin arasına ulaşamaz.

Ulaşım için zorlandığında veya bastırıldığında dişetlerinde tahriş, çekilme ve dişlerde aşınma görülür. Bu istenmeyen durumlar yaşam konforunu düşürür.

Diş aralarının temizliği için diş ipi, ara yüz fırçası ve ağız duşu gibi yardımcı araçlar düzenli kullanılmalıdır.

Ayrıca, dişetinin diş üzerine katlandığı cep adı verilen bir iki milimetre derinliğinde doğal oluşumlar vardır. Gündelik bakım araçları ile bu cepler içerisindeki plağın temizlenmesi fiziki yapısı nedeniyle mümkün değildir. Bu alanda oluşan plağın yılda en az bir kez profesyonel olarak temizlenmesi gerekir.

Bu işlemin sıklığı altta yatan diğer sağlık problemlerine göre artabilir. Önemli olan kişiye uygun, plağın kontrol edilebildiği bir program takip etmektir. Diş taşı temizliğine dair yaygın olan bir diğer endişe de dişlere zarar vereceği yönündedir. Bu, maalesef yanlış yerleşmiş bir düşüncedir.

Aksine sağlıklı diş ve dişetleri ancak düzenli tartar ve plak temizliği ile mümkündür.

Aynı miktardaki plak her bireyde aynı sonucu doğurmaz

Plağa verilen tepkide bireysel farklılıklar söz konusudur. Diş yapısı, tükürük miktarı, içeriği ve kıvamı, kullanılan ilaçlar, genel sağlıklı problemleri gibi birçok unsur bu cevabı etkiler. Bu farklılıkları gözeterek, plak kontrolünde mutlaka kişiye özel bir program oluşturmalıdır.

Bu da ancak, profesyonel temizlik ile ağız bakım eğitimi ve düzenli kontrollerle sağlanabilir. Bakım alışkanlığı ve idame oluşturulmadan sadece anlık çözüm çabası problemleri erteler. Bu nedenle ağız diş sağlığı açısından düzenli kontrol ve süreklilik çok önemlidir.

Diş sert ve yumuşak dokuların bütünlüğünü korumak uygulanabilecek en etkili ve uzun vadeli tedavidir.

Koruma uygulamaları süt dişlerinin sürdüğü ilk günden itibaren başlar

Dişler henüz sağlıklıyken başlayan kontrollerle problemler önlenir, bir diğer yandan da olumlu davranış pekiştirmesiyle diş hekimi korkusu ve kaygısının önüne geçilir. Sağlıklı süt dişleri, bir nevi, ömür boyu ağızda kalacak sağlıklı daimi dişlerin garantisidir.

Diş beyazlatma uygulamaları

Diş sağlığını elde ettik ama yine de gülüşümüzden memnun değiliz, yapı bütünlüğünü bozmadan neler yapabiliriz, zira birçok alışkanlık dişlerin kötü görünmesine neden olabiliyor. Güncel yaklaşımlarda en çok üzerinde durduğumuz konuların başında dişlerin sağlığını tehye atmadan şekil ve dizilimlerini düzeltmek geliyor.

Diş hekimliği teknik ve materyallerindeki gelişmeler sayesinde bu tarz uygulamalar artık çok daha basit. Bu yöntemlerin başında da diş beyazlatma işlemi geliyor. Kimyasal jellerle bir iki saat gibi kısa sürede dişlerin yapısını bozmadan renk değiştirilebiliyor.

Ayrıca lazer teknolojileri sayesinde yan etkilerini asgaride tutmak mümkün.

Porselen laminalar

Daha kalıcı renk ve şekil değişikliği için tercih edilen başka minimal bir yaklaşım da porselen laminalardır. Porselen laminalar çok ince kaplamalar olup dişlerinize hiç aşındırmadan veya çok az bir düzeltmeyle uygulanabilir. Dijital fotoğrafçılık, planlama, üç boyutlu tarayıcılar ve porselen işleme üniteleri sayesinde kişinin yüz oranlarıyla uyumlu ideal bir gülüş elde edilebiliyor.

Ortodontik tedavi

Bunlara ilave olarak çapraşık dişlerin düzeltilmesinde hala en etkili koruyucu yaklaşım ortodontik tedavidir.

Geleneksel ortodontik tedavi yöntemlerinden farklı olarak teller dişlerin iç kısmına takılıp (lingual ortodonti) hiçbir estetik kaygı oluşturmaksızın dişler düzeltilebilir.

Düşük düzeyli çapraşıklıkları da takıp çıkartılabilen şeffaf plaklar ile düzeltmek mümkün. Bu plaklar çok ince olup neredeyse görünmezdir. Gün içerisinde rahatlıkla takılabilirler ve sosyal hayatta bir engel oluşturmazlar.

İmplant tedavisi

Koruyucu ve onarıcı müdahalelerdeki müthiş ilerlemeye karşın maalesef diş kayıpları görülebiliyor. Bu durumların telafisinde implant tedavisi birçok avantajı ile öne çıkıyor.

Bunlardan en önemlisi boşluğa komşu dişlerin kesilmesine gerek yok, bu açıdan korumacı bir tedavi olarak değerlendirilebilir.

Farklı implant tasarım ve yapı seçenekleri ile zor koşullar altında dahi işlev ve estetik geri kazandırılabilmektedir. 

Dişlerin sürdüğü ilk andan kaybedilmesine kadar birçok koruyucu ve onarıcı tedavi olanağına sahibiz. Ancak, her zaman en iyi tedavi, dişler ve çevre dokularının korunmasıdır. Genel kanının aksine diş ve dişeti hastalıkları tamamen önlenebilir. Bu da etkili plak kontrolü, düzenli diş hekimi ziyareti ve kişiye özel hazırlanmış ağız bakım planlarının takibiyle mümkün.

Diş gıcırdatma nedir? Nasıl tedavi edilir?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/09/agiz-dis-sagliginda-dikkat-edilmesi-gerekenler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.