Ağız ve Diş Sağlığını Bozan Hastalıklar

içerik

Diş eti sağlığınızı bozan 7 etken

Ağız ve Diş Sağlığını Bozan Hastalıklar

Diş sorunu dediğimizde hepimizin aklına ilk olarak çürükler, dolgular ve iltihaplar gelir. Oysa ağzımızda dişlerimizi tehdit edebilecek başka sorunlar da yaşanabiliyor.

Mesela diş eti hastalıkları… Kimi zaman kendiliğinden kimi zamansa dişleri fırçalarken veya sert gıdalar yerken gelişen diş eti kanamaları, tat almada farklılık hissi ve ağız kokusu, diş etlerinde çekilmeler, büyümeler, dişlerde aralanma ve sallanmalar… Bu bulgularla kendini belli eden sorunun adı; diş eti hastalıkları!

Dünyada görülen en yaygın sağlık sorunlarından biri olan ve ülkemizde de diş çürükleri kadar sık görülen diş eti hastalıkları, dişleri destekleyen diş etleri, çene kemikleri ve periodontal liflerin dişlerin üzerini kaplayan mikrobiyal dental plakla iltihaplanması sonucu oluşan hastalıklara deniyor. Genellikle ağrıya yol açmadıkları için ihmal edilebiliyor.

Tedavide geç kalındığında da maalesef yetişkinlerde diş kaybının başlıca sorumlusu olan periodontitis hastalığına dönüşebiliyor. Daha da kötüsü iltihap ilerlerse kalp damar hastalıkları ve diyabet gibi ciddi hastalıkları da tetikleyebiliyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Uzmanı Yaprak Ustabaşı, diş eti hastalıklarına yol açan 7 nedeni anlattı…

 

Yapılan araştırmalara göre, sigara diş eti hastalığına yakalanma riskini 4 kat artırıyor. Sigara içen kişilerde lekeler nedeniyle diş yüzeyleri pürüzlü hale gelip plak birikimi artıyor.

Diş eti ceplerinde iltihaba neden olan bakteri sayılarındaki artış kemik kayıplarını da beraberinde getirerek ‘Periodontitis’e (diş etindeki iltihabın ilerleyip diğer dokuları da etkileyecek şekilde kemik erimesine yol açması) yol açabiliyor.

Sigara ayrıca bağışıklık sisteminde enfeksiyonlara neden olabiliyor, bakterilere karşı savaşan nötrofil hücrelerinin etkinliğini ve antikor üretimini azaltıyor, bu da diş eti hastalıklarına zemin hazırlıyor.

Bakteri plağı

Dişlerdeki gıda artıkları doğru şekilde temizlenmediğinde yüzeyler pürüzlü hale gelerek bakteri birikimine zemin hazırlıyor. Diş-diş eti birleşimine yerleşen bakteriler, zararlı maddeler üreterek diş eti hastalıklarına neden oluyor.

Bakteri plağı uzaklaştırılamadığı takdirde tükürükteki minerallerle sertleşiyor ve ‘diş taşı’ adı verilen kireçsi bir tabaka oluşuyor. Bu yüzeyin girintili çıkıntılı olması, yeni plağın tutunmasına ortam hazırlıyor.

Diş taşlarının kaldırılıp pürüzsüz bir yüzey elde edilmesi ancak diş taşı temizliğiyle mümkün olabiliyor.

Hormonal değişiklikler

Hamilelik sırasında östrojen ve progesteron hormonlarında artış oluyor. Bu hormonal değişiklikler nedeniyle diş etlerinde kanama, hassasiyet, şişlik ve kızarıklık meydana geliyor, hamilelikte görülen bu hastalık ‘gebelik gingivitisi’ olarak adlandırılıyor.

Kişi kimi zaman diş etlerine dokunamayacak, dişlerini fırçalayamayacak düzeyde hassasiyet hissediyor. Hamilelik sonrası yapılan diş taşı temizliği ardından diş etleri yeniden sağlıklı hale geliyor.

Hamilelikte diş eti hastalığının alevlenmesini önlemek için anne adaylarının, hamilelik öncesinde mutlaka bir diş hekimi kontrolünden geçmeleri, varsa diş ve diş eti problemlerinin giderilmesi gerekiyor.

Stres

Stres, diş sıkma ve diş gıcırdatma alışkanlıklarını tetikliyor. Dişlerin olması gerekenden daha fazla çiğneme gücüne maruz kalması, çene kemiklerinde erimelere ve beraberinde diş eti çekilmelerine yol açabiliyor.

Stres, bağışıklık sistemini çökerterek diş eti hastalıklarına zemin hazırlıyor. Bu durumda, stresle baş etme yöntemlerine başvurmak gerekiyor.

Diş eti çekilmesinin ne yazık ki telafisi mümkün olmuyor, düzenli kontrollerle hasarın ilerlemesi durdurulabiliyor.

İlaç kullanımı

Sistemik hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılan bazı ilaçlar diş eti büyümesine neden olabiliyor. İleri derecede diş eti büyümesine yol açtıkları takdirde ilaç değiştiriliyor. İlacın değiştirilmediği durumlarda ise diş eti büyümeleri tedavi edilse de tekrarlayabiliyor.

Yetersiz ve dengesiz beslenme

Yetersiz ve dengesiz beslenme, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açıyor. Bunun sonucunda da diş eti enfeksiyonuyla mücadelede vücudun gardı düşüyor. A, B, C ve K vitamini eksikliklerinde yoğun diş eti kanamaları oluşuyor. Bu durumda mutlaka vitamin takviyesi yapılması ve besin maddelerinin vücudun ihtiyacı oranında tüketilmesi gerekiyor.

Diyabet

Yapılan araştırmalar sonucunda, diyabet sorunu olanların diş eti sağlığı açısından daha yüksek riske sahip oldukları ortaya konulmuş.

Diyabet, tükürükteki azalmayla birlikte ağız kuruluğuna, yara iyileşmesinde yavaşlamaya ve damarlarda hasara neden olarak diş etlerini enfeksiyona açık hale getiriyor. Diyabetli hastalarda diş etlerinde şişlik ve kanamalar, çene kemiğinde erimeler, dişlerde sallantılar görülebiliyor.

Bu nedenle ağız içerisinde oluşan değişimlerin mutlaka doktora bildirilmesi gerekiyor. Hastalığın kontrol altında tutulması diş eti sağlığı açısından son derecede önem taşıyor.

Video: Diş eti hastalıklarının çeşitleri

İlginizi çekebilir

Görünmeyen diş telleriyle gülüşünüz eksik olmasın

Ağız kokusu neden olur?

Bu 6 alışkanlık dişlerinizi yıpratıyor

Diş sağlığı bağışıklık sistemini etkiliyor

Dişlere zarar veren 7 alışkanlık

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/dis-eti-sagliginizi-bozan-7-etken

Ağız ve Diş Sağlığının Korunması

Ağız ve Diş Sağlığını Bozan Hastalıklar
Ağız ve Diş Sağlığının Korunması

Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediğiiçin dişlere gereken önem verilmemektedir. Ağız sindirim kanalının girişidir.

Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağza alınan yiyecekler çiğnenip tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hâle getirilir. Dişlerin besinleri parçalama, öğütme görevlerinin yanı sıra konuşma ve görünümde önemli etkileri vardır.

Örneğin dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve ısırmada zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır. Ağız sağlığı için gerek süt dişlerin gerekse kalıcı dişlerin bakımına özen gösterilmelidir.

Düzenli aralıklarla diş hekimine gidilmelidir.

Dişlerin Görevleri

  • Besinleri koparmaya parçalanmaya ve besinlerin ufalanmasına yardım eder.
  • Kendini çevreleyen destek dokuları korur ve gelişmelerini sağlar.
  • Konuşmayı ve seslerin doğru bir şekilde çıkmasını sağlar.
  • Estetik olarak yüze bir bütünlük verir.

Dişe Neler Zarar Verir?

  • Çok soğuk ve çok sıcak besinler yiyip içmek
  • Kürdan gibi sert cisimlerle diş etlerine zarar vermek
  • Fındık, ceviz gibi sert kabuklu cisimleri dişlerle kırmak
  • Parmak emmek, tırnak yemek
  • Dudak ve yanak ısırmak
  • Uzun süre emzik, biberon kullanmak
  • Şekerli yiyecek ve gazlı içecekleri çok fazla tüketmek
  • Günlük ağız bakımını yapmamak

Diş Çürüğü Nasıl Oluşur?

Diş Çürüğü Nasıl Oluşur?

Dişlere Yapışmış Yiyecek Artıkları + Mikroplar + Süre = ÇÜRÜK

Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından hemde sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Hiçbir yapay diş doğal dişin yerini tutamaz.

Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olabilir. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.

Ağız ve diş sağlığını bozan rahatsızlıklara; ağız kuruluğu, ağız kokusu, ağızdaki yaralar (uçuklar ve aftlar) örnek verilebilir.

  Kemik İliği ve Kan Bağışının Önemi

Güçlü dişler için A, C, D vitaminli (havuç, yeşil salata,yumurta, karaciğer, meyve, balık), kalsiyumlu yiyecekler (süt,yoğurt, peynir, yeşil sebze) tüketilmelidir.

Şekerli ve yapışkan yiyeceklerden sonra ağız bol su ile çalkalanmalıdır. Florlu diş macunu, diş ipi kullanılmalı, dişler fırçalandıktan sonra ağız içi gargara ile temizlenmelidir.

Diş dostu sakızlar çiğnenmeli, 6 ayda bir diş hekimine kontrole gidilmelidir.

Doğru Diş Fırçalama Nasıl Olmalıdır?

Ülkemizde neyazık ki ağız ve diş sağlığına yeteri kadar önem verilmemektedir. Bu nedenle sadece ileri yaş gruplarında değil genç bireylerde de diş kayıpları günden güne artmaktadır. Ağız ve diş sağlığını uzun yıllar korumak için iyi bir fırçalama alışkanlığı edinilmelidir. Dişleri korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır.

Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırça başının fazla büyük olmaması tercih edilmelidir.

Uygun fırçaseçildikten sonra dişler günde en az iki kere düzenli olarak fırçalanmalıdır Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temelhareket aynıdır. Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilip küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanmalıdır.

Eğer dişlerinarası sıkı ise “diş ipi”, geniş ise “arayüz fırçası” kullanılmalıdır.

Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarının mercimek tanesi büyüklüğünde olması yeterlidir. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Çünkü aşırı kullanımları diş sağlığı açısından zararlıdır.

Diş İpi Nasıl Kullanılır?

Diş İpi Nasıl Kullanılır?

Yiyecek artıkları diş çürüklerine neden olabilir. Diş ipi,diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Diş ipi iki elin baş parmak ve işaret parmakları yardımıyla dişler arasına yerleştirilir. Dişler üzerinde aşağı ve yukarı kaydırılır.

  Mide Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Источник: https://www.dunyaatlasi.com/agiz-dis-sagliginin-korunmasi/

Diş eti hastalıkları ve kanamaları neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Ağız ve Diş Sağlığını Bozan Hastalıklar

Sağlıklı, doğal ve estetik bir diş eti portakal kabuğu görüntüsünde, açık pembe renkte olmalıdır. Dişleri kök başlangıçlarında saran ve konturlarını takip eden muntazam bir diş eti sınırına sahiptir. Sağlıklı diş etlerinde kırmızılık, şişkinlik ya da enfeksiyon yoktur. Fırçalama sırasında ya da diş ipi kullanırken diş etlerinde kanama olmaz.

Diş eti hastalıkları nelerdir?

Periodontal hastalıklar, diş eti ve dişleri destekleyen kemik dokuları da etkileyen iltihabi hastalıklardır. Periodontal hastalıklar, erken dönemde teşhis edildiklerinde tedaviye kolay ve başarılı bir şekilde cevap verir. Belli başlı diş eti hastalıkları şunlardır:

Gingivitisin esas nedeni bakteri plağıdır. Ağız bakımının yetersiz olması zaman içinde dişlerin üzerinde bakteri plağının oluşmasına neden olur. Bu hastalıkta dişler kızarır, fırçalama esnasında kolayca kanar ve şiş görünümdedir. Ağızda bakteri plağının oluşmaması için dişler düzenli olarak fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır.

Tedavi edilmezse, hastalık bir ileri aşama olan  Periodontitis’e ilerleyerek, diş eti ve dişleri destekleyen kemikte hasar oluşturur.

 Şeker hastalığı, sigara içme, yaşlanma, genetik yatkınlık, sistemik hastalıklar, stres, yetersiz beslenme, ergenlik, hormonal dalgalanmalar, gebelik, uyuşturucu madde kullanımı, HIV enfeksiyonu ve kullanılan bazı ilaçlar diş eti iltihabının oluşumuna katkıda bulunabilir.

Periodontitis

Tedavi edilmemiş olan gingivitisin ilerlemiş safhasıdır. Periodontitis dişin kök yüzeyini, diş kökünü saran kemiği ve bu iki doku arasındaki bağ dokusunu tahrip eden iltihabi bir hastalıktır.

Diş ile diş eti arasında periodontal cep kendini gösterir. Bu cepte bakteriler hızla üremeye başlar. Hastalığın ilerlemesiyle dişlerde sallanma, diş ve diş etleri üzerinde iltihabi akıntı görülebilir.

Alveol kemiğinde hücresel düzeyde yıkım olduğundan o bölgede hareketlilik nedeniyle dişler zamanla birbirinden uzaklaşır.

Bu hastalarda şiddetli ağız kokusu ve diş taşı birikimi vardır. Diş hekimine düzenli aralıklarla gitmek ciddi diş ve dişeti hastalıklarının erken dönemde teşhis edilebilmesini ve neden olduğu olumsuz durumlara zamanında çözüm bulunabilmesini sağlar.

Diş ağrısı neden olur, nasıl geçer? Diş ağrısına ne iyi gelir?

Bakteri plağı

Dişlerin düzgün temizlenmemesi dişler üzerinde krem rengi bir bakteri plağının oluşmasına neden olur. Diş çürükleri ve diş iltihaplarının temel nedeni; dişe sıkıca tutunan, yapışkan, saydam olan bu bakteri plağıdır. Ağız hijyeni yetersiz olduğunda, diş ve diş etlerini etkileyen bakteri plağı oluşur. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur.

Hamilelikte diş eti iltihaplanması nedenleri ve tedavisi

Sigara

Sigara ağızda çürük oluşumuna, dişeti hastalıklarına ve dişlerde sararmaya neden olması dışında, akciğer, yemek borusu, kalp hastalıkları ve ağız kanseri gibi birçok önemli rahatsızlığa da neden olur.

Genetik faktörler

Araştırmalara göre, diş eti hastalıklarında % 30 oranında genetik bir yatkınlık söz konusudur. Ağız bakımının doğru şekilde yapılmaması diş eti hastalığının gelişme olasılığını 6 kat daha arttırır.

Hormonal değişiklikler

Hamilelik döneminde östrojen ve progesteron hormonlarındaki artış nedeniyle hamilelik gingivitisi denilen diş etlerinde kanama, şişlik, kızarıklık ile belirti veren diş eti rahatsızlıkları görülebilir. Diş etleri bu dönemde daha hassas olduğu için ağız hijyenine daha fazla özen gösterilmelidir.

İnsan doğasının dengesini bozan stres sadece psikolojik olarak zarar vermekle kalmaz ayrıca vücutta fiziksel hastalıkların da oluşmasına zemin hazırlar. Yoğun stresin vücudumuza zarar verdiği bölgelerden biri de diş etleridir. Periodontal hastalıklar da dahil olmak üzere stres, vücudun enfeksiyonla mücadelesini zorlaştırmaktadır.

İlaç kullanımı

Anti-depresanlar, doğum kontrol hapları, kalp ilaçları dişeti hastalıklarına neden olabilir. O nedenle, bu ilaçlardan birini almak gerekirse, diş hekimine bilgi verilmelidir.

Diş sıkmak veya gıcırdatmak

Diş etlerindeki çekilmenin bir sebebi de diş sıkmaktır. Diş ve diş eti arasındaki kuvvetin azalmasına neden olarak periodontal doku yıkımına sebep olur. Mutlaka gece plağı takılarak bu alışkanlığın durdurulması gerekir.

Kötü ağız kokusunun nedenleri ve en etkili çözüm yöntemleri

Diyabet hastalığı, bilinen komplikasyonların yanı sıra diş kaybı ile sonuçlanan diş eti hastalıklarına da yol açabilir. Enfeksiyon açısından yüksek risk grubunda olan diyabet hastalarının ağız sağlığının yakından takip edilmesi, düzenli aralıklarla diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kötü beslenme

Yetersiz ve dengesiz beslenme vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve buna bağlı olarak, diş eti enfeksiyonu da dahil olmak üzere diğer enfeksiyonlarla mücadelesinin zorlaşmasına neden olur.

İlaç kullanımı diş eti hastalığına sebep olur mu?

Sistemik hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılan bazı ilaçlar, diş etlerinde büyümeye yol açabilir. Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar dişeti hastalığına neden olur.

Epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, dişlerin ön yüzeylerinde, özellikle ön bölgelerde ve restorasyonların çevresinde, dişler arasındaki diş etini ve diş eti kenarını içine alan, sıkı, soluk pembe, kanamayan bir görüntüde diş eti büyümesine yol açabilir. Dişeti büyümesi de estetik problemleri beraberinde getirir.

Organ doku nakli sonrasında kullanılan bazı ilaçların yan etkileri arasında diş etlerinde şişlik ve hassasiyet, diş eti iltahabı görülür. Kalp ve hipertansiyon hastalarında kullanılan ilaçlar da soluk pembe renkli bir büyümeye sebep olabilir.

Dişeti hastalığı genellikle sessizdir, yani semptomlar hastalığın ilerlemesine kadar görünmeyebilir. Milyonlarca kişi, tedavi edilmediği takdirde diş kayıplarına neden olabilecek bu ciddi enfeksiyona sahip olduklarını bilmez. Diş eti hastalığının uyarı işaretleri arasında aşağıdaki belirtiler bulunur:

  • Kırmızı, şişmiş veya hassas diş etleri
  • Fırçalarken, diş ipiyle temizlerken ya da sert yiyecekler yerken oluşan kanama
  • Dişlerden çekilen veya ayrılan diş etleri; dişlerin eskisinden daha uzun görünmesine neden olur.
  • Gevşek veya ayrık dişler
  • Diş ve diş eti arasında iltihap
  • Ağızda yara oluşumu
  • İnatçı ağız kokusu
  • Isırırken dişlerin konumu ile ilgili bir değişiklik
  • Kısmi protezlerin ağıza uyumunda farklılık

Diş eti hastalıklarının en önemli belirtileri; diş fırçalarken ya da kendiliğinden oluşan diş eti kanamaları, ağızda tat bozukluğu, iltihap kaynaklı kötü ağız kokusu, sallanan dişler, dişler ve diş etlerinde kaşınma hissi olarak öne çıkar. Bu şikayetlerle hekime giden hastanın muayenesinde; diş etlerinde kanama, ağızda kötü bir tat veya koku, kırmızı ve şiş diş etleri, soğuk sıcak hassasiyeti olup olmadığına bakılır.

Diş ile diş eti arasında meydana gelen ceplerin derinliği, periodontal sond vasıtasıyla ölçülerek, radyografik bulgularla değerlendirilir ve teşhis konur. Diş eti hastalığının tedavisi mümkündür. Hekim tarafından uygulanan dişeti tedavisi ile hem dişeti iltihabını, hem de buna bağlı gelişebilecek kalp hastalıkları riskini kontrol etmek mümkündür.

Diş eti neden kanar?

Diş etinde meydana gelen kanamalar diş eti rahatsızlığının habercisi olabilir. Bakteri plağı ve diş taşı (tartar) birikimleri sonucunda,  diş etlerinde ve dişleri çene içerisinde tutan kemikte iltihapsal bir alan oluşmakta ve diş eti kanaması ortaya çıkmaktadır.

Diş eti kanadığında ne yapılmalıdır?

Öncelikle kanama gelişen bölgeler için daha dikkatli fırçalama ve diş ipi kullanılması ile beraber ağız hijyeni en iyi seviyeye getirilmelidir ki vücudun kendini yenileme kapasitesi kendini gösterebilsin. Kanama oluşan bölgeler tüm ağız hijyeni uygulamalarına rağmen iyileşme göstermiyorsa en kısa zamanda diş hekimine başvurulmalıdır.

Diş eti kanaması neden olur? Nasıl önlenir? Doğal tedavisi

Diş eti kanaması diş kaybına neden olur mu?

Önlem alınmadığı takdirde diş kayıplarına ve hatta çene kemiğinde erimelere kadar gidebilir. Böyle bir durumda implant ya da protez yaptırmak da zorlaşır.

Diş eti kanamasını nasıl önleyebiliriz?

Dişlerin düzenli olarak fırçalanması, en az günde bir kere diş ipi kullanımı ve rutin olarak diş hekiminin ziyaret edilmesi diş eti kanamalarının önüne geçmeye yardımcı olur.

Dişetlerinin sağlıklı olması için doğru beslenmek de çok önemlidir.

Sağlıklı diş etleri için özellikle A ve C vitamini içeren ürünleri (ıspanak, ciğer, süt ürünleri, portakal, greyfurt, domates, patates) düzenli olarak tüketmek gerekir.

Mutlaka önceden önlem alınmalı, ağız hijyeni uygulamalarına azami derecede önem gösterilmelidir.

  • Dişler mutlaka günde 2 kere, sabah kahvaltısından sonra ve gece yatmadan önce fırçalanmalıdır.
  • Fırçalama süresi en az 2 dakika olmalıdır.
  • Fırçalama, içten dışa doğru, dişleri süpüren bir hareketle yapılmalıdır.
  • Fırçalama sonrası için ise diş arası bakımları tam olarak yapılmalıdır. Bunun için diş aralarında diş ipi veya diş arası fırçası gibi ağız hijyenine katkıda bulunacak yardımcı temizleyiciler kullanılmalıdır.

Diş eti kanaması olanlara tavsiyeler

Diş eti kanaması yaşayan bireylerin diş fırçalama ve diş arası bakım yapma alışkanlıklarına devam etmeleri gerekmektedir.

Ağız hijyeni iyi duruma getirildiğinde vücudun kendini yenileme kapasitesi ve hastalıklarla savaşması çok daha kolay olacaktır.

Diş eti kanaması nedeniyle diş fırçalama işlemini bırakmak, olayı kısır bir döngü içine sokacak ve var olan durumun daha da kötüleşmesine neden olacaktır. Diş eti kanaması yaşayan bireylerin en yakın zamanda diş hekimine gitmeleri de gerekmektedir.

Diş ve diş eti sağlığını artırmak için neler yapabiliriz?

Sağlıklı diş ve dişetleri için bakteri plağının; diş fırçalanması, diş ipi ve kimyasal ajanlar kullanılması yoluyla, düzenli olarak her gün dişlerden uzaklaştırılması gerekmektedir. Ayrıca, diş hekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması da son derece önemlidir.

Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber, tamamen önleyememektedir.

Bir diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; diş fırçası, diş ipi ile temizlenemeyen bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar.

Diş hekimi, kişiye özel ağız bakım planı yaparak diş etlerine zarar vermeden, diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmanın doğru yöntemini hastaya öğretebilir.

Daha sağlıklı dişler için bakım önerileri

  • Dişler fırçalanırken, diş ve diş etlerine paralel hizada içten dışa süpürme hareketleri uygulanmalıdır. Diş fırçalaması esnasında, dişlere veya diş etlerine çok hafif ya da çok kuvvetli baskı yapmaktan kaçınılmalıdır. Her 3-4 ayda bir diş fırçası yenilenmelidir.
  • Diş temizliğinde, diş fırçalarının niteliği ve dişlere olan uygunluğu büyük önem taşır. Diş fırçasının sapı rahat bir kullanıma imkan vermesi açısından esnek boyunlu olmalıdır. Diş fırçası, çok sert ya da aşırı yumuşak olmamalıdır.
  • Diş fırçalama işlemi, dil fırçalamayla devam etmelidir. Dilin arka sırtından başlanarak, öne doğru fırçalama işlemi yapılmalıdır. Dil fırçalama için özel olarak hazırlanmış ve genellikle diş fırçalarının üst, arka kısmında yer alan dil temizleyici başlıklar bu amaçla kullanılabilir.
  • Evde yapılan günlük bakım diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber, tamamen önleyememektedir. Hekimi tarafından yapılacak işlemle diş fırçası ve diş ipi ile temizlenemeyen bölgelerdeki sertleşmiş diş taşları ortamdan uzaklaştırılır.
  • Diş ipi mümkünse günlük yaşamda, diş temizliğinin önemli bir parçası olarak görülmelidir. Çünkü düzenli diş ipi kullanımı, diş fırçalarının ulaşmakta yetersiz kaldığı diş aralarına ulaşarak, gıda artıklarını temizlemektedir. Gıda artıklarının bu yolla düzenli olarak temizlenmesi, diş çürüklerinin oluşumunu önemli ölçüde engellemektedir.
  • Yılda iki kez diş hekimine gidip genel ağız muayenesi yaptırılmalıdır.
  • Sigara, ağızda çürük oluşumu, dişeti hastalıkları, dişlerde sararmaya neden olması dışında kalp ve damar hastalığı riskini arttırdığı için kullanılmamalıdır.

Kalp krizi mi yoksa diş ağrısı mı?

Ağızda oluşan çürüğe “diş çürüğü deyip” geçmek yanlıştır. Önemsenmeyen bir diş ağrısı aslında kalp krizi belirtisi olabilir. Çünkü kalp krizi ağrılarının bir kısmı dişe vurabilmektedir. Hasta aslında kalp krizi geçirirken hissettiği ağrının çürük dişten kaynaklandığını düşünerek hekime gitmek yerine ağrı kesici kullanır.

İlaçlarla ağrıyı geçirmeye çalışırken hasta hayatını kaybedebilir. Kalp rahatsızlığı olan kişilerin dişlerinde var olan mikroorganizmalar dental işlem sırasında vücuda damar yoluyla yayılabilir. Bu nedenle hastaların yapılacak işlem öncesinde diş hekimlerini sahip oldukları hastalık konusunda bilgilendirmesi gerekmektedir.

Bu şekilde dental işlem öncesinde hastaya gerekli tıbbi konsultasyonlar yapılarak koruyucu ilaç tedavisi uygulanabilir.

Kaynaklar ve referanslar1- Gum disease symptoms 2- Gum disease 3- Gum disease

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/dis-eti-hastaliklari-nedenleri-tedavisi/

Ağız ve diş eti hastalığı kadınlarda düşük riski sebebi

Ağız ve Diş Sağlığını Bozan Hastalıklar

Ağız ve Diş Sağlığı Haftası kapsamında ağız ve diş sağlığının önemine dair açıklama yapan Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Abdullah Uysal, diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının çeşitli hastalıklara yol açtığını belirtti.

Bu haftanın amacının ağız ve diş sağlığı ile ilgili problemlere dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak olduğunu dile getiren Dr. Uysal, “Ağız ve diş sağlığını bozan faktörler vücut sağlığını da etkilemektedir.

Diş çürükleri ile dişeti hastalıkları, kalp- damar hastalıkları, kronik solunum yolları hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları, yüksek tansiyon, kemik erimesi, şeker hastalığı ve kadınlarda erken doğum gibi hastalıkların risklerini arttırmaktadır. Herkese ağız ve diş sağlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini hatırlatmak isterim.

Genel sağlık problemleri yaşayan insanların da diş etlerine ve ağız ve diş sağlıklarına dikkat etmeleri çok önemli. Aksi halde ciddi sağlık sorunları ve riski ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

“AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI PROBLEMLERİ KADINLARDA DÜŞÜK RİSKİNİ 8 KAT ARTIRIYOR”

Toronto Üniversitesi'nde ağız ve diş sağlığı üzerine yapılan bir çalışmadan örnek veren Dr. Uysal şöyle konuştu:

“Yetişkin bireyler için, ağız ve diş sağlığı problemi olan hastalarda özellikle kadınlarda düşük görülme oranının 8 kat arttığı, koroner kalp problemlerinin 7 kat görülme ihtimalinin yükseldiği ve solunum problemlerinin de yine 4-5 kat daha fazla olduğu ortaya çıktı.

Çocuklar için ise ağız ve diş sağlığı problemleri büyüme ve gelişmeyi oldukça etkiliyor. Ağız ve diş sağlığı bozuk olan çocuklar ideal kilolarına ulaşamıyor. O yüzden ağız ve diş sağlığını sadece ağız içerisindeki problem olarak değil genel bir problem olarak düşünmekte daha çok fayda var.


“DİŞ ETİYLE İLGİLİ SORUNLAR DİYABETE YOL AÇABİLİR”

“Öncesinde diyabetin bir sonucu olarak diş etinde problem görüldüğü belirtilmekteyken artık tam tersi diş etiyle ilgili problemlerin diyabete yol açabileceği şeklinde yayınlar var” diyen Dr.

Uysal, “Hastaların kontrole gittiklerinde 'Hemoglobin A1c' değerlerine düşmemesine sebep ağız ve diş sağlığındaki, özellikle diş eti problemlerindeki uygulanmayan tedaviler ve var olan sorunların neden olduğu ifade edilmekte.

Bu konuda çok dikkat etmek lazım özellikle diyabet hastalarının diş etleriyle ilgili problemlerini bir an önce tedavi ettirip, çözüme ulaştırmaları gerekiyor.” diye konuştu.

Hamilelik döneminde belirli periyotlarda müdahalelerde bulunabildiklerini, fakat bazı dönemlerde anestezi yapamadıklarını aktaran Dr.

Uysal, özellikle böyle bir planlama yapmadan önce kadınlara mutlaka ağız ve diş sağlığı ile ilgili bütün problemlerini çözmeleri uyarısında bulundu.

Aksi takdirde araştırmaların kötü bir ağız hijyeninin düşük oranını 8 kat oranında tetiklediği sonucunun çıktığını ifade etti.

“DİŞLERİ DOĞRU FIRÇALAMAK VE DİŞ İPİ KULLANMAK ŞART”

Ağızda var olan bakterilerin kendilerine besleneceği plaklar bulduğu zaman diş çürümesinin başlayacağını belirten Dr. Uysal,O yüzden bizim ilk hedefimiz o plakları oradan uzaklaştırmak yani mekanik bir temizlik olmalı.

Dişlerimizi doğru fırçalamalıyız. Ülkemizde maalesef diş ipi kullanımı da hiç yaygın değil, kaldı ki diş fırçalamakta bütün bireylerin kazanmış olduğu bir alışkanlık değil. O yüzden en az günde iki kere dişlerimiz fırçalamalıyız.

Bunun yanında diş ipini ağız bakımına eklemiz şart” dedi.

“DİŞ ETİNİN KANAMAMASI İÇİN DİŞ TAŞLARININ OLUŞUMUNU ENGELLEMEK GEREKİR”

Diş etinin ödemli olduğunda kanadığının bunun sebebinin de diş taşları olduğunu bildiren Dr. Uysal, “Diş taşlarının oluşmasından dolayı bu taşlar diş etlerine baskı yapar bu da ödeme sebep olur.

Ödemli bir diş etine uyaran geldiğinde, yani dişimizi fırçalarken veya yemek yerken de kanama olur.

O yüzden diş taşının oluşumunu engellemek için doğru bir ağız bakımı, doğru fırçalama yöntemleri ve bütün bunlara rağmen rutin kontroller ve gerekirse arada diş taşlarının temizletilmesi lazım.” ifadelerini kullandı.

“AĞIZ İÇERİSİNDEKİ HEMEN HEMEN BÜTÜN PROBLEMLER AĞIZ KOKUSU YAPAR”

Hastalardan gelen en büyük şikayetin ağız kokusu olduğunu dile getiren Dr. Uysal, ağız içerisindeki hemen hemen bütün problemlerin ağız kokusuna sebep olacağını aktardı. Ağız kokusunu önlemek için doğru ve iyi bakım yapmak gerektiğini belirten Dr. Uysal, insanların mutlaka rutin olarak doktor kontrolüne gitmesi gerektiğini söyledi.

“ÇOCUĞUN SORUMLULUĞU ANNE VE BABASINDA”

Çocukların fırçalama yetisi kazanana kadar sorumluluklarının anne ve baba olduğunu ve diş fırçalamanın alışkanlık haline gelmesi için ebeveynlere çok iş düştüğünü belirten Dr.

Uysal, “Aileler farklı apareylerle yardım alabilirler; örneğin parmaklara geçirilen diş fırçaları var, çocuğun ağız hijyeni için anne ve babalar çocuklarına fırçalama alışkanlığı kazandırmalı.

diye konuştu.

“2 DAKİKA BOYUNCA DİŞİ FIRÇALAYIP, 3 AYDA BİR FIRÇANIZI DEĞİŞTİRİN”

Doğru ve yeterli bir sürede eğer dişler fırçalamamışsa aslında dişlerin hiç fırçalanmış sayılmadığını vurgulayan Dr. Uysal, muhakkak 2 dakika boyunca fırçanın ağzın içindeki bütün yüzeylere, doğru bir şekilde temas etmesi gerektiğini ve diş fırçasını sağlık açısından yaklaşık 3 ayda bir değiştirmenin önemli olduğunu belirtti.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/agiz-ve-dis-eti-hastaligi-kadinlarda-dusuk-riski-sebebi.html

Diş sağlığı neden bozulur? Bozan etkenler nelerdir?

Ağız ve Diş Sağlığını Bozan Hastalıklar

Diş Sağlığı’nı  sindirim sistemi ile ilgili sorunlar, dişlerin çürümesi, diş eti hastalıkları, bademcik iltihaplanması, solunum yolu enfeksiyonları ve diğer genel sağlık düzenini bozabilecek hastalıklar,  olumsuz etkileyebilmektedir.

Diş sağlığının devamlılığının korunabilmesi için, ağız sağlığını bozan faktörün tespit edilmesi oldukça önemlidir. Diş sağlığının muhafaza edilmesi için bu faktörün tedavisi sağlanmalıdır.

Şayet diş sağlığını bozan faktör, çürük dişler ise bu dişlerin tedavisi yapılmalıdır.

Bununla beraber ağız sağlığını bozan faktörler, bakımsız protezler ya da eskimiş protezler ise bu aşamada da uygun ağız ve diş ürünlerini kullanmak, eski protezlerin yerine yenilerini taktırmak gerekmektedir.

Diş sağlığında rol oynayan en büyük faktör, beslenme düzenidir. Beslenme düzeni içerisinde mutlaka süt ve süt ürünleri bulunmalıdır. Bununla beraber günlük taze sebze ve meyveler tüketilmelidir. Vücudun ihtiyaç duyduğu kalsiyum, mineraller, vitamin grupları ve protein alınmalıdır.

Tatlı besinlerden sonra dişler mutlaka fırçalanmalıdır. Şayet fırçalanamıyorsa, mutlaka temiz bir su ile ağız çalkalanmalıdır.

Havuç, elma, ayva gibi yiyecekleri ısırarak yemek diş sağlığı için gerekli, ancak ceviz, fındık gibi yiyecekleri dişle kırarak yemek zararlıdır. Diş aralarının kürdanla temizlenmesine de dikkat edilmelidir.

Bu gibi ufak ayrıntıların ihmal edildiği durumlarda diş sağlığında bozulmalar meydana gelecektir.

Diş çürükleri

Dişler, kalıcı ve süt dişler olarak 2 ayrı grupta incelenmektedir. Süt Dişleri 8 kesici, 4 kanin ve 8 molar toplam 20 dişten oluşmaktadır. Süt dişler, anne karnında iken oluşmaya başlar. Gebeliğin 15. Ve 17.

Haftalarından itibaren gelişen süt dişler, doğumdan yaklaşık 36 ay sonra tamamlanır. Dişlerin çıkması genellikle bebeğin 6-9 ayında başlar ve 2 yaşında sonlanır. 6 yaşın sonlarına doğru alt kesici dişlerden başlamak üzere süt dişleri düşer.

12 yaş dolaylarında süt dişlerinin düşmesi tamamlanır.

Dişlerin çıkma döneminde bebekte; uyku sorunları, iştahsızlık, ateş yükselmesi ve huzursuzluk gibi belirtiler görülebilir.

Kalıcı dişler ise: 8 kesici, 4 kanin, 8 ilk molarlar, 2 molar, toplam 22 diş ile tamamlanır. Kalıcı dişler, genellikle 6-7 yaşlarında sürmeye başlar. Kalıcı dişler yaklaşık olarak 14-15 yaşlarında tamamlanır. Bu aşamadan sonra 20 yaş dişleri 15-22 yaşları arasında çıkmaya başlar.

Süt dişlerde meydana gelen çürüklerin tedavi edilmemesi, yerine gelecek olan kalıcı dişlerin çürümeye eğilimli olmasına yol açabilir. Bu sebeple de diş sağlığı, küçük yaşlardan itibaren sağlanmalıdır.

Diş Çürümesine Etki Eden Faktörler

  • Bakteriler,
  • Bakterilerin gelişmesi için gerekli besin maddeleri,
  • Ağız ve bakım rutini,
  • Kullanılan diş bakım ürünlerinin uygunluğu,
  • Genetik yatkınlık,
  • Beslenme düzeni
  • Diş yüzeyinin durumu

Diş çürükleri birçok sebep kaynaklı olarak gelişebilir.

Beslenme, ırk ve sosyolojik etkenler dahi diş sağlığı için oldukça önemlidir. Diş çürüklerinin önlenmesi için öncelikli olarak Florür kullanımının önemi fark edilmelidir. İçme sularında ideal florür yoğunluğu milyonda 0,1-1 arasında olmalıdır.

Bu miktarın eksik olduğu durumlarda 3, 7,10,13 yaşlarındaki çocuklara diş doktorunun tavsiyesi ile florür takviyesi yapılabilir.

Şayet çürük dişler, erken dönemde teşhis ve tedavi edilmezse, diş kayıpları yaşanabilir. Çürük ilerlediği zaman sinirlen etkilenmeye başlar. Bu aşamada hasta, diş ağrıları duyar.

Diş çürükleri, kavite denilen boşlukların oluşmasına sebep olmaktadır. Kavite, içerisinde mikroorganizma toplulukları bulundurabilir.

Bu mikroorganizmalar, çeşitli durumlarda kana geçebilir ve daha ciddi sorunlar meydana gelebilir.

Bu sorunlar:

  • Kalp hastalıkları
  • Böbrek hastalıkları
  • Eklem romatizması
  • Sindirim sistemi rahatsızlıkları
  • Ağız kokuları
  • Göz hastalıkları
  • Alerjik hastalıklar

Çocukların büyüme süreçlerinde kalsiyum, fosfor ve flordan eksik kalması, beslenme düzeninin dengesiz olması diş çürüklerini arttırmaktadır. Beslenme düzeninin bu şekilde olması, yetişkinlikte diş çürüklerinin artmasına da yol açacaktır.

Diş eti hastalıkları nedir?

Sağlıklı diş etleri; açık pembe renkte ve parlak görünmektedir. Sağlıklı diş etleri; dişe ve kemiğe sıkıca sarılmıştır. Diş ve ağız bakımının yeterli yapılmadığı durumlarda, bakteri plağı ve diş taşı diş çürüklerine yol açabilir. Zaman içerisinde tükürükte bulunan kalsiyum ve fosfat, iyonların çökelmesine yol açar ve diş taşı oluşur.

Diş taşları temizlenmezse, diş eti hastalıkları meydana gelir. Diş eti hastalıklarının ilk aşaması, diş eti iltihabı olan gingivittir. Diş eti iltihabının ilk belirtisi de diş etindeki kanamalardır. Diş etlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile bu belirtiler iyice artar.

Çene kemiğinde hasar oluşumuna yol açan bu durum; dişlerin kaybedilmesine sebep olabilir.

Diş eti hastalığına yol açan faktörler:

  • Sigara,
  • İlaç kullanımı,
  • Hormonal değişiklikler,
  • Stres,
  • Dişleri gıcırdatmak,
  • Dengesiz beslenme,
  • Şeker hastalığı,
  • Sistematik hastalıklar diş eti hastalığına neden olabilir.

Diş ve diş eti hastalıkları ağız kokusuna yol açabilmektedir. Ağız kokusuna sebep olan faktörler ise:

  • Diş çürüğü
  • Diş eti hastalıkları
  • Kokulu yiyecekler ( soğan, sarımsak vb )
  • Sinüzit
  • Bademcik iltihabı
  • Şeker hastalığı
  • Kansızlık
  • Ateşli hastalıklar
  • Alkol
  • Sigara
  • Solunum sistemi hastalıkları
  • Sindirim sistemi hastalıkları

Dişlerde gelişim bozukluğu nedir?

Çeşitli durumlarda dişlerde yapısal bozukluklar meydana gelebilir. Bu yapısal bozukluklardan bazıları:

  • Dişler çok küçük ya da büyük olabilir
  • Birkaç diş birbirine yapışmış olabilir
  • Dişler aralıklı olabilir
  • Dişlerde şekil ve diziliş bozuklukları görülebilir
  • Dişler gömülü kalabilir.

Sağlıklı bir diş yapısında; ağız kapatıldığında üst dişlerin nispeten önde olması gerekmektedir. Arka dişler, üst dişlere göre daha arkada olmalıdır. Çene yapısının bu şekilde olmaması, ağızda kapanma kusurlarına yol açar. Yanlış kapanan ağızda diş çürükleri daha yaygın görülmektedir.

Düzensiz dişler, diş sağlığını nasıl bozar?

  • Alt ve üst çene arasındaki uyum bozulur,
  • Çiğneme fonksiyonları aksar,
  • Ağız ve diş bakımı yeterli yapılamaz,
  • Ağız kokusu oluşabilir,
  • Diziliş bozuklukları görülebilir.

Diziliş bozukluklarına yol açan en önemli faktör; süt dişlerinin erken dökülmesidir.

Bu sebeple de çıkan  kalıcı dişler birbiri üzerine gelebilir. Bunun dışında bebekte parmak emme, tırnak emme gibi alışkanlıklar söz konusu ise dişlerde çapraşıklık görülebilir.   Çocuklarda kullanılan tetrasiklin gurubu antibiyotikler diş menisinde ve renk değişikliği yapabilmektedir.

Bu nedenle hekime danışılmadan ilaç kullanılmamalıdır.

Dişlerin korunması ve diş bakımı

Diş sağlığı’nın korunmasında en önemli rol oynayan etken; düzenli olarak ağız ve bakımın yapılmasıdır.

Bununla beraber doğru diş fırçalama tekniğinin bilinmesi, kişinin kendine uygun ağız ve bakım ürünlerini kullanması, diş ve diş eti hastalıkları açısından risk oranını düşürecektir. Diş sağlığı’nın durumunu kontrol ettirmek adına, 6 ayda bir diş hekimine gitmek gerekmektedir.

Özellikle hamilelerin ve çocukların minareler ve vitaminler (A,C,D ) ve protein yönünden zengin besinler tüketmeye dikkat etmesi de diş sağlığının korunmasına yardımcı olacaktır.

Diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?

  • Dişler, düzenli olarak sabah ve akşam fırçalanmalıdır. Fırçalamanın ilk önemli adımı: doğru diş fırçası tercihidir. Her kişinin ağız ve diş yapısı farklı olduğu için uygun diş fırçasını bulmak adına mutlaka bir hekime danışmak gerekmektedir. Ancak genellikle önerilen diş fırçası; orta sertlikte, küçük başlı fırçalardır. Böylece ağız içerisinde daha fazla alana ulaşılabilir.
  • Uygun fırça seçildikten sonra dişler yemeklerden sonra günde en az iki kere düzenli olarak fırçalanmalıdır. Bu sayede dişlerin üzerinde bulunan bakteri plakları ve şekerli gıda artıkları yok edilir. Bu sayede çürüklere karşı ilk savaş başlatılmış olur. Dişler, diş macunu kullanılarak fırçalanmalıdır. Diş macununun florlu olanları tercih edilmelidir.
  • Diş fırçası, diş eti birleşim yeri ile 45 derecelik bir açı yapmalıdır. Diş eti hizasından itibaren fırçalama işlemi başlatılmalıdır.Diş yüzeylerden baştan fırçalama, yumuşak ve dairesel hareketlerle ön düşlerden arka dişlere yapılır.
  • Dişlerin iç ve çiğneme yüzeyleri de aynı şekilde fırçalanmalıdır.
  • Daha sonra fırça düz tutulup, ileri ve geri hareket ettirilerek dişlerin çiğneme yüzeyleri fırçalanır.
  • Dişler, 3 dakika boyunca fırçalanmalıdır. Sağlıklı diş etlerinin, fırçalama esnasında kanamayacağı bilinmelidir. Kanayan diş etleri, fırçalanmaya devam etmelidir. O bölgenin temizlenmemesi kanamayı zamanla arttıracaktır. Doğru bir ağız bakımı, kanamayı erken dönemde engelleyebilir.
  • Diş fırçaları üç ayda bir değiştirilmelidir.
  • Gerektiğinde etkin olarak fırçalanması için ara yüz fırçaları kullanılmalıdır.

Источник: https://aktident.com/blog/dis-sagligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.