Ağız Ve Dişlerde Görülen Hastalıklar

içerik

Ağız ve Diş Hastalıkları Beslenme Tedavisi

Ağız Ve Dişlerde Görülen Hastalıklar

Ağız ve diş hastalıkları gerek oluşumu gerekse tedavisinde beslenme ile yakında ilgilidir. Sindirim kanalının girişi ağızdır.  Besinler ağızda dişler ve tükürük salgısıyla mekanik olarak parçalanarak sindirime hazır hale gelir.

Ağızda bulunan amilaz enzimi sayesinde karbonhidratların bir kısmı sindirime uğrar. Ayrıca ağızda bulunan lingual lipaz yardımıyla yağların çok az bir kısmı sindirime uğrar. Ağızda oluşacak herhangi bir sorun besin alımını ve sindirim sistemini etkiler.

Ağız hastalıklarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

Diş çürüğü

Diş çürüğü, besinlerle alınan karbonhidratların bakteriler tarafından fermente edilmesi sonucu çıkan asitlerin dişin sert dokularında oluşturdukları hasardır.

Yemek yerken ağrı, diş kaybına bağlı olarak çiğneme güçlüğü gibi sorunlara neden olur. Tedavi olarak diş tedavisi, floroid, ağız temizliği uygulanır.

Ağız ve diş hastalıkları içinde oluşumunda beslenme ile en çok ilişki bulunan hastalıktır.

Beslenme tedavisi;

Basit karbonhidratlar(şeker, bal vs.)  bakterilerin faaliyetlerini arttıracağından basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Şeker ve şekerli besinler azaltılmalı. Ara öğünlerde karbonhidratlar azaltılmalıdır.

Diş eti sorunları

Diş eti sorunları ‘’periodontal hastalık’’ olarak da bilir. Şiddetli olması durumunda diş kaybına neden olabilir. Ağrı, diş kaybı, kanama gibi belirtiler verir. Ağız temizliği önerilir ve antibiyotik ile tedavi edilir Şeker ve şekerli besinler azaltılır. Sulu ve yumuşak besinler alınır.

Tükürük bezinde iltihap

 Tükürük bezlerinin viral veya bakteriyal enfeksiyonlarıdır. Ağrı, anormal tat alamama, ağız kuruluğu, ateş, şişlik gibi belirtiler verir. Antibiyotik ile tedavi edilir.Sulu, az posalı posalı besinlerle beslenilmeli, yeterince su içilmelidir.

Tükürük bezi taşları

Tükürük bezi içerisinde veya salgı kanalında oluşan kalsiyum birikintilerine denir. Tükürük bezi taşı oluşumuna sialolitiazis denir.

Tükürük salgısının azalmasına neden olan yetersiz sıvı alımı, beslenme bozuklukları, ve kullanılan bazı ilaçlar tükürük bezi taşı oluştma riskini arttırmaktadır. Ağrıya neden olur. Cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

Sulu az posalı besinler tüketilmelidir. Yeterli ve dengeli beslenilmelidir. Yeterince sıvı tüketilmelidir.

Ağızda yara ve ameliyat

Stres ağız yaralarını oluşumunda ilk sırada yer alır.

Bunu yanında yanlış beslenme, baharat ve cipsler, kuruyemişler, asitli içecekler, aşırı sıcak yeme gibi tahriş edici unsurlar da ağız yaralarına neden olabilmektedir.

Yemek yiyememe, çiğneme ve yutma problemlerine neden olabilir. İlaçla tedavi edilir.Ağız yaralarında beslenme programında sulu ve az posalı besinler tercih edilmelidir.

Ağız, farinks ve larinks kanseri

Ağzın içinde, dudakları üzerinde, bademcikler veya tükrük bezlerinin arkasında meydana gelen kanserdir. Erkeklerde daha sık görülmektedir. Sigara ve alkol kullanımı en önemli risk faktörleridir.

Ağzın içerisinde kanayan ve iyileşmeyen yaralar, yanakta şişkinlik, ağız içerisinde beyaz ya da kırmızı benekler, çiğneme ve yutma güçlüğü,  ağzın herhangi bir yerinde his kaybı ve uyuşukluk, ağrı, ses değişikliği gibi belirtiler verir.

 Tedavi olarak radyoterapi ve kemoterapi uygulanır. Cerrahi olarak tedavi edilir.

Nasıl Beslenilmelidir

 Pre-post operasyon döneminde enteral beslenme uygulanır. Daha sonra sulu, yumuşak, az posalı besinlere geçilir. Enerji ve protein bakımından yüksek posasız diyet önerilir.

Demir ve B12 vitamini yetersizliği sonucunda anemi görülür. Anemi sonucunda kırmızı enfekte dil ve enfekte boğaz görülebilir. Bu durum ağrıya sebep olur. Bundan dolayı ağrı yapabilecek sert besinlerden kaçınılmalıdır. Tedavi olarak demir ve B12 desteği verilir.

 Az posalı ve sulu besinler tercih edilmeli. Demir ve B12 yönünden zengin besinler tüketilmelidir.

Ağızda chron’s hastalığı

Chron hastalığı sindirim kanalının iltihaplanması ile karakterize kronik bir hastalıktır. Hastalık yüksek sosyoekonomik gruplarda ve kentte yaşayanlarda daha sık görülmektedir.

İştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, ateş, üşüme, titreme gibi belirtileri vardır. Tedavi olarak steroid verilir. Diğer Ağız ve diş hastalıklarında beslenme tedavisi kurallarına uyulmalıdır. Sulu yumuşak besinlerle beslenmekte yarar vardır.

Enerji ve proteinden yüksek beslenilmelidir. Posasız besinler tercih edilmelidir.

Ağız ve diş hatalıklarında beslenme önerileri

  • Günlük diş temizliği ve bakımına özen gösterilmeli.
  • Yeterli miktarda kalsiyum ve potasyum alınmalıdır.( Süt ve süt ürünler, yeşil yapraklı sebzeler)
  • Yemekler azar azar yiyilmeli, öğün sayısı attırılmalıdır.
  • Yumuşak, sulu veya tam sıvı diyet önerilir.
  • Özellikle öğün aralarında basit karbonhidratlardan kaçınılmalı.(Şekerlemeler, kola, gazoz, tatlı gibi)
  • Çok sıcak veya çok soğuk besinler tüketilmemeli.
  • Tuzlu, baharatlı, soslu besinler, hardal, ketçap kullanılmamalı.
  • Asitli içecekler ve meyve suları(limon, portakal, greyfurt, domates) tüketilmemeli.
  • Kuru besinler tüketilmemeli.
  • Alkollü içeceklerden uzak durulmalı.
  • Yemekten sonra ağız bakımı yapılmalı. (diş fırçalama, ağız çalkalama)
  • Sigara içilmemelidir.
  • Yeterli ve dengeli beslenilmelidir. Gerektiğinde enteral beslenmeye geçilir.
  • Ağız ve Diş Hastalıkları ve beslenme konusunda bilgi sahibi olunmalıdır.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Crohn Hastalığı Nedir, Belirtileri, Beslenme Tedavisi başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.beslenmerehberim.net/agiz-ve-dis-hastaliklarinda-beslenme-tedavisi/

Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları

Ağız Ve Dişlerde Görülen Hastalıklar

Hizmet Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü`nde, gelişmiş tanı ve tedavi hizmetleriyle Koruyucu Diş Hekimliği, Endodonti (kanal tedavisi), Periodontoloji (diş eti hastalıkları), Protez, İmplant ve Cerrahisi, Konservatif Diş Tedavisi, Ortodonti, Estetik Diş Hekimliği, Beyazlatma, Gülüş Tasarımı ve Ağız, Diş, Çene Cerrahisi alanlarında modern uygulamaları takip eden, deneyimli uzmanlar tarafından hizmet verilmektedir.

KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMALARI

Ağız ve diş sağlığı alanında koruyucu diş hekimliği, olası diş hastalıklarının önceden saptanabilmesini ve bunlarla ilgili önleyici tedbirlerin alınabilmesini mümkün kılmaktadır.Bebeklik döneminde 6.

aydan itibaren çıkan süt dişleri ile başlayıp, yaşam sonuna kadar sürdürmemiz gereken düzenli kontrol ve tedaviler ile sağlığımızın ve güzelliğimizin olmazsa olmazı dişlerimiz konusunda uygulanması gereken kontrol ve tedavi aşamaları son derece önemlidir.

Erken süt dişi kayıpları ileriki yaşlarda çene yapısı, kalıcı dişler, estetik ve konuşma bozuklukları gibi konularda yaşamımızı derinden etkileyecek sorunlara yol açabilir.

Koruyucu diş hekimliği alanında yapılan uygulamalar; doğru beslenme alışkanlığının kazandırılması, düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanma alışkanlığının kazandırılması, fluor preperatları uygulamaları, 6 aylık periyotik diş hekimi kontrolleri, diş çürüğü riskinin değerlendirilmesi, ağız ve dişlerin büyüme ve gelişiminin değerlendirilmesi, ağız ve diş sağlığı eğitiminin verilmesi, fissür örtücü uygulamaları, çocuklarda yer tutucu uygulamaları ve kalıcı dişlere uygulanabilen tüm tetkiklerdir.

ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ

Ağız, diş ve çene hastalıkları bölümünde, güzelliğin önemli göstergelerinden biri olan dişlerimiz için, ağız ve diş sağlığı yanı sıra; ağız ve diş estetiğinde de çeşitli çözümler sunulmaktadır.

GÜLÜŞ TASARIMI

Gülüşünüzden memnun değilseniz, günümüzde kullanılan son teknoloji ve teknikler sayesinde işlem ya da tedavi öncesi dişlerinizin ve yeni gülüşünüzün nasıl olacağı hakkında fikir sahibi olmanız mümkün olmaktadır.

“Planlama aşaması” denilen bu evrede, önce dişlerinizde var olan sorunlar tespit edilir.

  Çekilen fotoğraflar üzerinden yapılabilecek en uygun tedavi yöntemleri ve yeni gülüşün ne şekilde tasarlanacağı doktor ile hasta arasında değerlendirildikten sonra uygulama aşamasına geçilebilir.

BEYAZLATMA

Diş fırçalayarak veya diş taşlarının temizlenmesi gibi yüzeysel temizlik işlemleriyle giderilemeyen, dişlerin yapısından kaynaklanan, sonradan oluşan ve kötü görünüme yol açan renklenmeler, diş beyazlatma (bleaching) yöntemiyle ortadan kaldırılabilir. Dişlerinize zarar vermeden kalıcı temizlik sağlayan diş beyazlatma sistemi ile bembeyaz dişlere sahip olmak artık hayal değil. 

LAMİNATE VENERLER  (YAPRAK PORSELENLER)

Porselen laminate venerler çok ince porselen yapraklardır. Kötü renkleşmeleri maskelemek ya da diş şeklini değiştirmek için ön diş yüzeyine “bonding” denilen bir işlemle yapıştırılırlar ve tekrar renkleşmeye karşı dirençlidirler.

Kalınlıkları bir lensin kalınlığından daha fazla değildir ve diş yüzeyinden çok az aşındırma yapılarak uygulanır. Porselen laminate venerler diş rengi, boyutları ve şeklini değiştirmek için uygulanabilecek en etkili ve en konservatif yöntemdir. Tedavi süreci 3 aşamada tamamlanır.1.

İlk randevuda, sahip olmak istediğiniz gülüş dizaynı üzerinde çalışılır, bilgisayar destekli gülüş tasarımı ile birçok gülüş arasından size uygun olan seçilerek sahip olmak istediğiniz gülüşe karar verilir.2.

Bir sonraki ziyaretinizde, yapılacak olan dişleriniz şekillendirilmiş ve maketleri hazırlanmış olur ve bu aşamada ağzınızda bunlar denenerek uygun olup olmadığına karar verilir.

3. Son ziyaretinizde rengi ayarlanmış olan porselen venerler dişlerinize yapıştırılır.

Metal Desteksiz Full Porselen Kuronlar

Metal desteksiz kuronlar güçlendirilmiş porselenden yapılardır. En önemli özellikleri doğal dişler gibi ışığı geçirmeleri sebebiyle derinlik ve canlılıklarının fazla olmasıdır. Bu sebeple doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir.

Full porselenler mekanik ve kimyasal olarak dişe tutturulabildiklerinden metal desteklilere göre tutuculukları çok daha yüksektir. Alt yapılarında metal olmadığı için, kuron diş eti hizasında koyu renk çizgi oluşturmazlar. Özellikle ön dişlerde metal kuronlara oranla tercih sebebi olmaktadırlar.

Full porselenlerin bir diğer önemli özellikleri ise alerji risklerinin olmamasıdır.

Metal Desteksiz Köprüler

Metal desteksiz köprüler, güçlendirilmiş porselenin özel makinelerde sıkıştırılması ile elde edilir. Işık geçirgenliğinin çok iyi olmasından dolayı özellikle ön dişlerde tercih edilir.

Metal Desteksiz Zirkonyum Esaslı Köprüler

Bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir renk olan zirkonyum alaşım kullanılır. Sistemin en büyük avantajı, ulaştığı çok yüksek dayanıklılıkla, arka bölgedeki köprülerde tam estetik bir görünüm sağlamaktır.

Total Protezler

Total protezler, tüm dişlerini kaybeden kişilere yapılabilecek bir uygulamadır. Alt ve üst çenede kalan kemik dokusu üzerinden destek alarak vakum kuvveti ile ağızda kalabilen, akrilikten üretilen, halk arasında `damak protez` olarak da adlandırılan protezlerdir.

Parsiyel Protez

Parsiyel protez eksik dişler sebebiyle oluşmuş olan boşlukları doldurarak gülüşünüzü tamamlar. Parsiyel protez, bir çok diş eksikliği mevcut olduğu durumda çözüm olarak implant ya da sabit köprü protezleri yapılamıyorsa kullanılan takılıp çıkartılabilen bir uygulamadır.

İmplant

İmplantlar çeşitli nedenlerle eksilmiş olan dişleri tamamlamak için çene kemiğine yerleştirilen küçük titanyum parçalardır. Çene kemiğine basit bir cerrahi işlem ile 2 aşamada yerleştirilen bu parçalar titantumdan oluştuklarından, çene kemiği yerleştirilen implantı sarar ve yapılacak dişler için doğal diş kökü vazifesini görür.

İmplant uygulamaları tek diş eksikliklerinin yanı sıra; çok sayıda diş eksikliğinde ve tam dişsizlik durumlarında kullanılabilmektedir. Tek diş eksikliklerinin implant ile tedavi edilmesi, köprü ile restore edilmesine göre daha koruyucu bir tedavi şeklidir. Bu yöntemle, doğal dişlerimiz zarar görmeden diş eksikliklerimiz giderilebilir.

ORTODONTİ

Ortodonti diş-çene-yüz bölgesini ilgilendiren bozuklukların oluşmasını önlemek, dişlerdeki çarpıklıklar gibi mevcut bozuklukların ilerlemesini durdurmak ve tedavi etmek ile ilgilenen bilim dalıdır.

Dişlerdeki çapraşıklıkların düzeltilmesi estetik görünüm dışında; ısırma, çiğneme, konuşma gibi birçok önemli fonksiyon sağlaması açısından son derece önemlidir. Çocuklar yaklaşık olarak 7 yaşına geldiklerinde, bir ortodonti uzmanı tarafından değerlendirilmeleri gerekmektedir.

Hizmet Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü`nde, ortadontik uygulamalar, sabit ortodontik apareyler, hareketli ortodontik apareyler, çene ortopedisi, ortognatik cerrahi, invisalign uygulamaları modern yöntemlerle yapılmaktadır.

ENDODONTİ (Kanal Tedavisi)

“Endodontik tedavi” denilince akla ilk gelen uygulama, kanal tedavisidir. Günümüzde kanal tedavisi canlı dişlere tek seansta, canlılığını yitirmiş dişlere de genellikle 2 seansta uygulanmaktadır. Kanal tedavisi genellikle kompozit dolgu ve porselen dolgular ile kurtarılamayacak dişler için uygulanmalıdır.

AĞIZ, DİŞ ve ÇENE CERRAHİSİ

Alt ve üst çenenin karşılaşmadığı ve doğru biçimde kapanmadığı durumlarda uygulanan bir işlem olan otognatik cerrahi, 20 yaş dişleri başta olmak üzere gömük diş cerrahisi, motorlu araç kazaları, spor yaralanmaları ve iş kazaları gibi yüz travmalarında uygulanan cerrahi uygulamalardır. Bütün bu uygulamalar, ağız ve diş sağlığı bölümümüzde gerçekleştirilmektedir.

PERİODONTOLOJİ (DİŞ ETİ HASTALIKLARI)

Diş eti hastalıkları (Periodontal hastalıklar) diş eti ve dişleri destekleyen kemik, diş eti sement, periodontal membran gibi diğer dokuları etkileyen hastalıkları kapsamaktadır. Erişkinlerde diş kayıplarının % 70`inden periodontal hastalıklar sorumludur.

Periodontal hastalıklar, erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Periodontal hastalık genellikle diş eti kanamaları ile teşhis edilmekle birlikte hiç bir bulgu vermeden de ileri safhalara ulaşabilir.

Bu nedenle düzenli aralıklarla diş hekimine gitmek son derece önemlidir.

Источник: https://www.hizmethastanesi.com/tibbi-bolumler/agiz-dis-ve-cene-hastaliklari/

Diş Eti Hastalıkları ve Nedenleri

Ağız Ve Dişlerde Görülen Hastalıklar

Diş eti hastalıkları dişi çevreleyen ve destekleyen kemiğe kadar ilerleme gösterecek olan diş eti iltihaplarıdır. Dişlerin üzerinde meydana gelen yapışkan ve renksiz olan plak oluşumlarına bakteriler neden olur.

Dişlerin düzenli olarak fırçalanmaması ve diş ipi kullanımının olmaması halinde dişlerde plak birikimi kaçınılmaz olur. Bakteriler bu şekilde dişleri ve diş etini sardıkları gibi, diş eti dokusuyla dişleri destekleyen kemiğe de enfekte olurlar.

Bu süreç sonunda dişlerde sallanma ve düşme gibi etkiler görülür.

Diş eti hastalığının belirtileri nelerdir?

  • Diş eti hastalıklarının en önemli belirtisi diş eti kanamalarının olmasıdır. Sağlıklı olan diş eti kanamaz.
  • Diş etinde şişme ve kızarma meydana geliyorsa,
  • Diş etlerindeki çekilmeler ve açığa çıkan köklerde olan hassasiyet diş eti hastalıklarının belirtisidir.
  • Diş eti kenarlarında ya da dişlerin arasında, diş taşlarından dolayı oluşan siyah alanların bulunması halinde
  • Diş ve diş eti arasında iltihap varsa,
  • Dişlerde sallanma, uzama ve dişler arasında açılma varsa,
  • Ağızda kötü koku oluşması ve kötü bir tat olması halinde diş eti hastalıkları açısından diş doktoruna gitmek gerekir.

Diş eti hastalıklarının sebepleri nelerdir?

Genetik yatkınlık: Diş eti hastalıkları bulunan kişilerin %30 unun ailesinde bu sorunların yaşandığı belirlenmiştir. Özellikle ağız ve diş bakımına önem vermeyen kişilerin bu yatkınlıktan dolayı diğerlerinden 6 kat daha fazla diş eti hastalığına maruz kaldığı bilinmektedir. Bu durumda olanların mutlaka dişeti uzmanından destek almaları gerekir.

Sigara kullanımı: Birçok rahatsızlığın altındaki bir etken olan sigara, diş etlerini yumuşamasına sebep olarak dişeti hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlamaktadır. Doku hasarına sebep olan sigara alışkanlığı aynı zamanda tedavide yaraların iyileşmesini geciktirir.

Stres: Vücudun enfeksiyonlara karşı korunmasız kalmasına neden olan stres, diş eti hastalıklarının oluşmasında da etkili olur. Stres ağızda diş gıcırdatmaya ve diş sıkmaya sebep olduğundan dişler ve dişetleri arasındaki kuvvetin azalmasında etkili olur. Diş etlerinde oluşan çekilmenin en önemli sebebi  dişlerin sıkılmasıdır.

Kötü beslenme ve obezite: Vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için besinlere dikkat edilmesi gerekir. Bu göz ardı edildiğinde hastalıklara karşı  savunmasız kalınır. Enfeksiyonların oluşumunu hızlandıran kötü beslenme alışkanlıkları ve aşırı kilolar kontrol altına alınmadığında, diş eti hastalıklarının gelişimi engellenemez.

Vitamin eksiklikleri: Vücutta K, C, B12 vitaminleri, folik asit ve niyasin eksikliği diş etlerinde oluşan kanamaların dışında burun kanamasına, ishal, halsizlik gibi şikâyetlere de neden olur.

Sert yapılan diş fırçalama: Dişlerin sert hareketlerle fırçalanması sonucunda zedelenen dokular yüzünden diş etlerinde kanamalar meydana gelebilir.

Gebelik dönemindeki hormonlar: Hamilelik sürecinde kan akışının hızlı olduğu diş etlerinde şişme ve kanama sorunları oluşabilir. Bakteri oluşumunu hızlandırarak, diş eti kanamalarına neden olan hormonlar, özellikle gebeliğin ikinci trimesterinde daha etkili olur.

Yanlış ve kalitesiz yapılan diş protezleri: Diş etlerine baskı yapacak kron köprü, dolgu, protez gibi yapılar diş eti sorunlarının yaşanmasına neden olabilir.

Lösemi, iskorbüt, diyabet rahatsızlıkları: Bu rahatsızlıklar diş etlerinde kanama eğilimini arttırarak enfeksiyonlara neden olabilir. Bu hastalar tedavileri sırasında diş eti uzmanlarına rutin ziyaretlerini yapmalıdır.

İlaç kullanımı: Kan inceltici özellikteki ilaçlar, antidepresanlar, kalp ilaçları ve doğum  kontrol haplarını kullanan kişiler ağız sağlığına önem vermelidir. Bu ilaçlar diş etlerine zarar verebilir.

Diş eti hastalıklarının aşamaları nelerdir?

  • Gingivitis: Diş eti hastalıklarının en hafif şekli olarak kabul edilir. Bu aşamada hastaların çektiği rahatsızlık düşük seviyede olur. Ağız ve diş temizliğine önem verilmeyen kişilerde bu sorun sıkça yaşanabilir. Dişlerde birikmiş olan yiyecek artıkları bakteri oluşumunu hızlandırıp gingivitis oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Ağız sağlığına dikkat edilirse, bu aşamada düzelme kendiliğinden sağlanabilir.
  • Periodontitis: Gingivitis aşamasında olan diş etleri tedavi edilmediğinde dişlerde ilerleyip kemikleri etkilemeye başlar. Diş plağı da dişlerden diş etlerinin arkasına inerek, burada gelişme gösterir. Bakteriler diş etleriyle beraber, diş eti dokularını etkilemeye başlar. Bu aşamada diş etlerinde olan iltihaplanma periodontitis adını alır. Bu iltihaplanmanın agresif ve kronik türleri vardır. Tedavi edilmediği durumlarda diş kayıplarına yol açabilir.
  • İlerlemiş periodontitis: Diş eti hastalıklarının son aşaması olarak kabul edilen bu durumda dişleri destekleyen liflerle kemik hasar gördüğünden, dişlerde sallanma meydana gelir. Dişlerin görevini yapmasını engelleyen bu aşamada uygulanan tedavi sonucunda dişlerin kurtulamaması halinde dişlerin çekilmesi gerekir.

Diş eti hastalıkları nasıl teşhis edilir?

Hastaların diş doktoruna gitmeleri halinde, diş etlerinin genel görünümü incelendiğinde diş etlerinde kızarıklık, şişme, kanama gibi belirtiler varsa, periodontal sonda adındaki aletle diş ve diş eti arasında kalan diş eti cebinin boyu ölçülür. Yetişkinlerin rutin diş doktoru ziyaretlerinde mutlaka ağız içi muayenesi sırasında periodontal muayene yapılmalıdır. Ayrıca gerekli görülürse dişlerin çevresindeki kemik dokusunun değerlendirilmesi için röntgen filmleri çekilebilir.

Diş eti hastalıklarından korunmak için ne yapılabilir?

Ağız içinde periodontal hastalıkların önlenmesi için, öncelikle ağızda bulunan dişlerin ve diş etlerinin sağlıklı olması gerekir. Bunun için bakteri plağı diş yüzeylerinden uzaklaştırılması gerekir. Düzenli olarak yapılacak diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve kullanılan ürünlerle bakteri plağının yok edilmesi gerekir.

Ayrıca düzenli olarak diş doktoru ziyaretleri aksatılmamalıdır. Her türlü sağlık sorununda olduğu gibi, diş eti hastalıklarının erken teşhis edilmesi son derece önemlidir. Ağız içinde dişlerde oluşabilecek diş taşlarının belli aralıklarla temizletilmesi gerekir.

Diş doktorunuza danışarak, ağız sağlığınız için uygun olabilecek diş ipi, diş fırçası, ağız gargarası gibi ürünlerin en uygun olanını kullanmalısınız. Diş eti hastalıklarında erken teşhis yapıldığında tedavi de kolay olmaktadır.

Uygulanacak diş taşı temizliğiyle, kök yüzeyi düzleştirme işlemi sayesinde dişlerin çevresinde olan bakteri oluşumları ve diş taşları yok edilir, kök yüzeyleri düzleştirilir.

İlerlemiş diş eti hastalıklarında ise cerrahi müdahale durumunda kalınabilir. Yapılacak cerrahi işlem sayesinde diş taşları ve hastalıklı dokular diş etlerinden uzaklaştırılmakta, iyileşme sağlayabilmek için kök yüzeyleri düzleştirilerek dişetlerinin kolay temizlenmesini sağlamaktır.

Uygulanan tedavi sonrasında, hastalar düzenli olarak kontrole gitmelidir. Tedavinin etkilerini korumak için, dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş ipi kullanımının aksatılmaması ve diş doktoru kontrollerinin yapılması gerekir.

Periodontal tedavi tüm diş doktorları tarafından uygulanabilmektedir.

Periodontal tedavi sırasında hastaların bilmesi gerekenler

Diş eti hastalıkları diş eti iltihabıyla başlar. Bu iltihabın en önemli kaynağı diş plağıdır. Diş plakları ise diş taşlarını oluşturur. Diş taşı pürüzlü bir yapıya sahip olduğundan, plaklar için uygun bir alan oluşturur ve enfeksiyonun ilerlemesine neden olur. Bu yüzden diş taşlarının temizlenmesi ve etkin bir ağız temizliğinin uygulanması gerekir.

Hastalar uygulanan tedavi sonrasında oluşabilecek kanamalarda dikkatli olmalıdır. Kanamanın yeri ve sebebi belirlenmelidir. Diş eti kanaması olduğunda bile diş fırçalanmasına önem verilmelidir.

Diş taşı temizliği dişlere zarar vermez. Diş taşı temizliğinden sonra, hassasiyet oluşabilir. Fakat bu hassasiyete rağmen dişlerin temizliği ihmal edilmemelidir.

Hassasiyet 3-4 günde etkisini yitirecektir. Diş doktorları diş taşı temizliğinden sonra oluşabilecek plaklar açısından anti tartar diş macunlarının kullanımını önerebilir.

Bu diş macunları bu dönemde oluşacak hassasiyeti arttırabilir.

www.dentaluna.com internet sitesinde yer alan tüm açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirmeler kesinlikle tıbbi muayene ve tanı yerine geçmez

Источник: https://www.dentaluna.com/dis-eti-hastaliklari-ve-nedenleri/

Diş eti hastalıkları ve kanamaları neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Ağız Ve Dişlerde Görülen Hastalıklar

Sağlıklı, doğal ve estetik bir diş eti portakal kabuğu görüntüsünde, açık pembe renkte olmalıdır. Dişleri kök başlangıçlarında saran ve konturlarını takip eden muntazam bir diş eti sınırına sahiptir. Sağlıklı diş etlerinde kırmızılık, şişkinlik ya da enfeksiyon yoktur. Fırçalama sırasında ya da diş ipi kullanırken diş etlerinde kanama olmaz.

Diş eti hastalıkları nelerdir?

Periodontal hastalıklar, diş eti ve dişleri destekleyen kemik dokuları da etkileyen iltihabi hastalıklardır. Periodontal hastalıklar, erken dönemde teşhis edildiklerinde tedaviye kolay ve başarılı bir şekilde cevap verir. Belli başlı diş eti hastalıkları şunlardır:

Gingivitisin esas nedeni bakteri plağıdır. Ağız bakımının yetersiz olması zaman içinde dişlerin üzerinde bakteri plağının oluşmasına neden olur. Bu hastalıkta dişler kızarır, fırçalama esnasında kolayca kanar ve şiş görünümdedir. Ağızda bakteri plağının oluşmaması için dişler düzenli olarak fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır.

Tedavi edilmezse, hastalık bir ileri aşama olan  Periodontitis’e ilerleyerek, diş eti ve dişleri destekleyen kemikte hasar oluşturur.

 Şeker hastalığı, sigara içme, yaşlanma, genetik yatkınlık, sistemik hastalıklar, stres, yetersiz beslenme, ergenlik, hormonal dalgalanmalar, gebelik, uyuşturucu madde kullanımı, HIV enfeksiyonu ve kullanılan bazı ilaçlar diş eti iltihabının oluşumuna katkıda bulunabilir.

Periodontitis

Tedavi edilmemiş olan gingivitisin ilerlemiş safhasıdır. Periodontitis dişin kök yüzeyini, diş kökünü saran kemiği ve bu iki doku arasındaki bağ dokusunu tahrip eden iltihabi bir hastalıktır.

Diş ile diş eti arasında periodontal cep kendini gösterir. Bu cepte bakteriler hızla üremeye başlar. Hastalığın ilerlemesiyle dişlerde sallanma, diş ve diş etleri üzerinde iltihabi akıntı görülebilir.

Alveol kemiğinde hücresel düzeyde yıkım olduğundan o bölgede hareketlilik nedeniyle dişler zamanla birbirinden uzaklaşır.

Bu hastalarda şiddetli ağız kokusu ve diş taşı birikimi vardır. Diş hekimine düzenli aralıklarla gitmek ciddi diş ve dişeti hastalıklarının erken dönemde teşhis edilebilmesini ve neden olduğu olumsuz durumlara zamanında çözüm bulunabilmesini sağlar.

Diş ağrısı neden olur, nasıl geçer? Diş ağrısına ne iyi gelir?

Bakteri plağı

Dişlerin düzgün temizlenmemesi dişler üzerinde krem rengi bir bakteri plağının oluşmasına neden olur. Diş çürükleri ve diş iltihaplarının temel nedeni; dişe sıkıca tutunan, yapışkan, saydam olan bu bakteri plağıdır. Ağız hijyeni yetersiz olduğunda, diş ve diş etlerini etkileyen bakteri plağı oluşur. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur.

Hamilelikte diş eti iltihaplanması nedenleri ve tedavisi

Sigara

Sigara ağızda çürük oluşumuna, dişeti hastalıklarına ve dişlerde sararmaya neden olması dışında, akciğer, yemek borusu, kalp hastalıkları ve ağız kanseri gibi birçok önemli rahatsızlığa da neden olur.

Genetik faktörler

Araştırmalara göre, diş eti hastalıklarında % 30 oranında genetik bir yatkınlık söz konusudur. Ağız bakımının doğru şekilde yapılmaması diş eti hastalığının gelişme olasılığını 6 kat daha arttırır.

Hormonal değişiklikler

Hamilelik döneminde östrojen ve progesteron hormonlarındaki artış nedeniyle hamilelik gingivitisi denilen diş etlerinde kanama, şişlik, kızarıklık ile belirti veren diş eti rahatsızlıkları görülebilir. Diş etleri bu dönemde daha hassas olduğu için ağız hijyenine daha fazla özen gösterilmelidir.

İnsan doğasının dengesini bozan stres sadece psikolojik olarak zarar vermekle kalmaz ayrıca vücutta fiziksel hastalıkların da oluşmasına zemin hazırlar. Yoğun stresin vücudumuza zarar verdiği bölgelerden biri de diş etleridir. Periodontal hastalıklar da dahil olmak üzere stres, vücudun enfeksiyonla mücadelesini zorlaştırmaktadır.

İlaç kullanımı

Anti-depresanlar, doğum kontrol hapları, kalp ilaçları dişeti hastalıklarına neden olabilir. O nedenle, bu ilaçlardan birini almak gerekirse, diş hekimine bilgi verilmelidir.

Diş sıkmak veya gıcırdatmak

Diş etlerindeki çekilmenin bir sebebi de diş sıkmaktır. Diş ve diş eti arasındaki kuvvetin azalmasına neden olarak periodontal doku yıkımına sebep olur. Mutlaka gece plağı takılarak bu alışkanlığın durdurulması gerekir.

Kötü ağız kokusunun nedenleri ve en etkili çözüm yöntemleri

Diyabet hastalığı, bilinen komplikasyonların yanı sıra diş kaybı ile sonuçlanan diş eti hastalıklarına da yol açabilir. Enfeksiyon açısından yüksek risk grubunda olan diyabet hastalarının ağız sağlığının yakından takip edilmesi, düzenli aralıklarla diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kötü beslenme

Yetersiz ve dengesiz beslenme vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve buna bağlı olarak, diş eti enfeksiyonu da dahil olmak üzere diğer enfeksiyonlarla mücadelesinin zorlaşmasına neden olur.

İlaç kullanımı diş eti hastalığına sebep olur mu?

Sistemik hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılan bazı ilaçlar, diş etlerinde büyümeye yol açabilir. Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar dişeti hastalığına neden olur.

Epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, dişlerin ön yüzeylerinde, özellikle ön bölgelerde ve restorasyonların çevresinde, dişler arasındaki diş etini ve diş eti kenarını içine alan, sıkı, soluk pembe, kanamayan bir görüntüde diş eti büyümesine yol açabilir. Dişeti büyümesi de estetik problemleri beraberinde getirir.

Organ doku nakli sonrasında kullanılan bazı ilaçların yan etkileri arasında diş etlerinde şişlik ve hassasiyet, diş eti iltahabı görülür. Kalp ve hipertansiyon hastalarında kullanılan ilaçlar da soluk pembe renkli bir büyümeye sebep olabilir.

Dişeti hastalığı genellikle sessizdir, yani semptomlar hastalığın ilerlemesine kadar görünmeyebilir. Milyonlarca kişi, tedavi edilmediği takdirde diş kayıplarına neden olabilecek bu ciddi enfeksiyona sahip olduklarını bilmez. Diş eti hastalığının uyarı işaretleri arasında aşağıdaki belirtiler bulunur:

  • Kırmızı, şişmiş veya hassas diş etleri
  • Fırçalarken, diş ipiyle temizlerken ya da sert yiyecekler yerken oluşan kanama
  • Dişlerden çekilen veya ayrılan diş etleri; dişlerin eskisinden daha uzun görünmesine neden olur.
  • Gevşek veya ayrık dişler
  • Diş ve diş eti arasında iltihap
  • Ağızda yara oluşumu
  • İnatçı ağız kokusu
  • Isırırken dişlerin konumu ile ilgili bir değişiklik
  • Kısmi protezlerin ağıza uyumunda farklılık

Diş eti hastalıklarının en önemli belirtileri; diş fırçalarken ya da kendiliğinden oluşan diş eti kanamaları, ağızda tat bozukluğu, iltihap kaynaklı kötü ağız kokusu, sallanan dişler, dişler ve diş etlerinde kaşınma hissi olarak öne çıkar. Bu şikayetlerle hekime giden hastanın muayenesinde; diş etlerinde kanama, ağızda kötü bir tat veya koku, kırmızı ve şiş diş etleri, soğuk sıcak hassasiyeti olup olmadığına bakılır.

Diş ile diş eti arasında meydana gelen ceplerin derinliği, periodontal sond vasıtasıyla ölçülerek, radyografik bulgularla değerlendirilir ve teşhis konur. Diş eti hastalığının tedavisi mümkündür. Hekim tarafından uygulanan dişeti tedavisi ile hem dişeti iltihabını, hem de buna bağlı gelişebilecek kalp hastalıkları riskini kontrol etmek mümkündür.

Diş eti neden kanar?

Diş etinde meydana gelen kanamalar diş eti rahatsızlığının habercisi olabilir. Bakteri plağı ve diş taşı (tartar) birikimleri sonucunda,  diş etlerinde ve dişleri çene içerisinde tutan kemikte iltihapsal bir alan oluşmakta ve diş eti kanaması ortaya çıkmaktadır.

Diş eti kanadığında ne yapılmalıdır?

Öncelikle kanama gelişen bölgeler için daha dikkatli fırçalama ve diş ipi kullanılması ile beraber ağız hijyeni en iyi seviyeye getirilmelidir ki vücudun kendini yenileme kapasitesi kendini gösterebilsin. Kanama oluşan bölgeler tüm ağız hijyeni uygulamalarına rağmen iyileşme göstermiyorsa en kısa zamanda diş hekimine başvurulmalıdır.

Diş eti kanaması neden olur? Nasıl önlenir? Doğal tedavisi

Diş eti kanaması diş kaybına neden olur mu?

Önlem alınmadığı takdirde diş kayıplarına ve hatta çene kemiğinde erimelere kadar gidebilir. Böyle bir durumda implant ya da protez yaptırmak da zorlaşır.

Diş eti kanamasını nasıl önleyebiliriz?

Dişlerin düzenli olarak fırçalanması, en az günde bir kere diş ipi kullanımı ve rutin olarak diş hekiminin ziyaret edilmesi diş eti kanamalarının önüne geçmeye yardımcı olur.

Dişetlerinin sağlıklı olması için doğru beslenmek de çok önemlidir.

Sağlıklı diş etleri için özellikle A ve C vitamini içeren ürünleri (ıspanak, ciğer, süt ürünleri, portakal, greyfurt, domates, patates) düzenli olarak tüketmek gerekir.

Mutlaka önceden önlem alınmalı, ağız hijyeni uygulamalarına azami derecede önem gösterilmelidir.

  • Dişler mutlaka günde 2 kere, sabah kahvaltısından sonra ve gece yatmadan önce fırçalanmalıdır.
  • Fırçalama süresi en az 2 dakika olmalıdır.
  • Fırçalama, içten dışa doğru, dişleri süpüren bir hareketle yapılmalıdır.
  • Fırçalama sonrası için ise diş arası bakımları tam olarak yapılmalıdır. Bunun için diş aralarında diş ipi veya diş arası fırçası gibi ağız hijyenine katkıda bulunacak yardımcı temizleyiciler kullanılmalıdır.

Diş eti kanaması olanlara tavsiyeler

Diş eti kanaması yaşayan bireylerin diş fırçalama ve diş arası bakım yapma alışkanlıklarına devam etmeleri gerekmektedir.

Ağız hijyeni iyi duruma getirildiğinde vücudun kendini yenileme kapasitesi ve hastalıklarla savaşması çok daha kolay olacaktır.

Diş eti kanaması nedeniyle diş fırçalama işlemini bırakmak, olayı kısır bir döngü içine sokacak ve var olan durumun daha da kötüleşmesine neden olacaktır. Diş eti kanaması yaşayan bireylerin en yakın zamanda diş hekimine gitmeleri de gerekmektedir.

Diş ve diş eti sağlığını artırmak için neler yapabiliriz?

Sağlıklı diş ve dişetleri için bakteri plağının; diş fırçalanması, diş ipi ve kimyasal ajanlar kullanılması yoluyla, düzenli olarak her gün dişlerden uzaklaştırılması gerekmektedir. Ayrıca, diş hekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması da son derece önemlidir.

Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber, tamamen önleyememektedir.

Bir diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; diş fırçası, diş ipi ile temizlenemeyen bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar.

Diş hekimi, kişiye özel ağız bakım planı yaparak diş etlerine zarar vermeden, diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmanın doğru yöntemini hastaya öğretebilir.

Daha sağlıklı dişler için bakım önerileri

  • Dişler fırçalanırken, diş ve diş etlerine paralel hizada içten dışa süpürme hareketleri uygulanmalıdır. Diş fırçalaması esnasında, dişlere veya diş etlerine çok hafif ya da çok kuvvetli baskı yapmaktan kaçınılmalıdır. Her 3-4 ayda bir diş fırçası yenilenmelidir.
  • Diş temizliğinde, diş fırçalarının niteliği ve dişlere olan uygunluğu büyük önem taşır. Diş fırçasının sapı rahat bir kullanıma imkan vermesi açısından esnek boyunlu olmalıdır. Diş fırçası, çok sert ya da aşırı yumuşak olmamalıdır.
  • Diş fırçalama işlemi, dil fırçalamayla devam etmelidir. Dilin arka sırtından başlanarak, öne doğru fırçalama işlemi yapılmalıdır. Dil fırçalama için özel olarak hazırlanmış ve genellikle diş fırçalarının üst, arka kısmında yer alan dil temizleyici başlıklar bu amaçla kullanılabilir.
  • Evde yapılan günlük bakım diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber, tamamen önleyememektedir. Hekimi tarafından yapılacak işlemle diş fırçası ve diş ipi ile temizlenemeyen bölgelerdeki sertleşmiş diş taşları ortamdan uzaklaştırılır.
  • Diş ipi mümkünse günlük yaşamda, diş temizliğinin önemli bir parçası olarak görülmelidir. Çünkü düzenli diş ipi kullanımı, diş fırçalarının ulaşmakta yetersiz kaldığı diş aralarına ulaşarak, gıda artıklarını temizlemektedir. Gıda artıklarının bu yolla düzenli olarak temizlenmesi, diş çürüklerinin oluşumunu önemli ölçüde engellemektedir.
  • Yılda iki kez diş hekimine gidip genel ağız muayenesi yaptırılmalıdır.
  • Sigara, ağızda çürük oluşumu, dişeti hastalıkları, dişlerde sararmaya neden olması dışında kalp ve damar hastalığı riskini arttırdığı için kullanılmamalıdır.

Kalp krizi mi yoksa diş ağrısı mı?

Ağızda oluşan çürüğe “diş çürüğü deyip” geçmek yanlıştır. Önemsenmeyen bir diş ağrısı aslında kalp krizi belirtisi olabilir. Çünkü kalp krizi ağrılarının bir kısmı dişe vurabilmektedir. Hasta aslında kalp krizi geçirirken hissettiği ağrının çürük dişten kaynaklandığını düşünerek hekime gitmek yerine ağrı kesici kullanır.

İlaçlarla ağrıyı geçirmeye çalışırken hasta hayatını kaybedebilir. Kalp rahatsızlığı olan kişilerin dişlerinde var olan mikroorganizmalar dental işlem sırasında vücuda damar yoluyla yayılabilir. Bu nedenle hastaların yapılacak işlem öncesinde diş hekimlerini sahip oldukları hastalık konusunda bilgilendirmesi gerekmektedir.

Bu şekilde dental işlem öncesinde hastaya gerekli tıbbi konsultasyonlar yapılarak koruyucu ilaç tedavisi uygulanabilir.

Kaynaklar ve referanslar1- Gum disease symptoms 2- Gum disease 3- Gum disease

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/dis-eti-hastaliklari-nedenleri-tedavisi/

Diş Eti Hastalığı Nedenleri ve Tedavisi

Ağız Ve Dişlerde Görülen Hastalıklar

Haber güncelleme tarihi 19.12.2018 16:42

Diş eti hastalığı günümüzde pek çok kişide görülen bir hastalıktır. Diş sağlığı kişinin dikkat etmesi gereken en önemli konulardan bir tanesidir.

Son zamanlar da diş sağlığı konusunda pek çok sorunlar ile karşı karşıya gelen insanların akıllarındaki sorular ise şöyle.

Diş eti hastalığı nedir? Diş eti hastalığı belirtileri nelerdir? Diş eti hastalığı nedenleri nelerdir? Diş eti hastalığı nasıl önlenir? Diş eti hastalığı tedavisi nasıl olur? Gibi soruların yanıtını bu içeriğimizde bulabilir, bilgi sahibi olabilirsiniz.

Diş Eti Hastalığı Nedir?

Diş eti hastalığı diş etini ve dişleri destekleyen dokuları etkileyen ve zarar veren itihabi hastalıklarıdır. Bu hastalık erken dönemde teşhisedilmesi gerekmektedir. Hastalığın ilerlemesi ağız ve diş sağlığını teh altına almaktadır.

Daha farklı hastalıklara ve diş kayıplarına neden olmaktadır. Bu nedenle erken teşhis büyük önem taşımaktadır. Diş eti hastalığında erken teşhishastalığın önlenmesini sağlamaktadır.

Diş eti hastalığı yetişkinlerin % 70’inde görülmektedir.

Bu durum kişilerde diş kayıplarına neden olmaktadır. Kolay ve başarılı bir tedavi için kişiler belirtileri dikkate almalı ve diş hekimine başvurmalıdır. Bu hastalık doğal dişlere, diş etlerine zarar vermektedir.

Kişinin sağlıklı çiğneme durumunu etkilemektedir. Sağlıklı çiğneme yapısına sahip olmayan kişiler sindirim sorunları yaşamaktadırlar. Diş eti hastalığı diş etlerinin şişmesi, kanaması ve hacim olarak büyümesi ile başlamaktadır.

İlk olarak yaşanan durumlar diş eti iltihabı ve erken dönemdir.

Erken dönem ilk olarak kişiye rahatsızlık vermemektedir. Bu nedenle hastalar diş eti hastalığı yaşadığını anlayamazlar. Hastalığın erken fark edilmesi gerekir. Hastalık tedavi edilmez ise alveol kemiğine kadariner.

Alveol kemiğine kadar inmesi geri dönüşü olmayan hasarlara neden olmaktadır. Diş ve diş eti arasında periodontal cep oluşmaktadır. Periodontal cep varlığı infeksiyonun yerleşimini ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırmaktadır.

Hastalık ilerledikçe dişler sallanmaya başlamaktadır. Bu nedenle diş çekimine gerek duyulur. 

Diş Eti Hastalığı Belirtileri

  • Diş fırçalarken kanama olması
  • Diş etlerinde şişlik
  • Diş etlerinde kızarıklık
  • Diş etlerinde hassasiyet
  • Dişlerden kolaylıkla ayrılan diş etleri
  • Dişler ve diş etleri arasında iltihaplı akıntı
  • Sallanan ve birbirinden uzaklaşan dişler
  • Kötü ağız kokusu
  • Isırma esnasında alt ve üst dişlerde bozukluk

Diş Eti Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Diş eti hastalığının en belirgin faktörü bakteriyel diş plağıdır. Bakteriyel diş plağı, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Bu bakteriyel diş plağının ortadan kalkması için kişiler günlük ağız ve diş bakımına özen göstermelidir.

Ağız ve diş hijyeninin büyük önemi bulunmaktadır. Bu nedenle diş ipi, gargara ve diş fırçalama düzenli olarak yapılmalıdır. Bu uygulamalar sağlıklı bir ağız yapısını oluşturmaktadır. Plak dişlerden uzaklaştırılmalıdır.

Diş taşı ve diş tartarı oluşur ve dişler düzensiz yüzeyli bir hal alır. Aynı zamanda geçirgen bir yapıya sahip olur. Plakta bulunan bakterilerden salınan zararlı maddeler diş etinde irritasyona neden olmaktadır.

Bakteriler tarafından salınan bu zararlı maddeler, diş etini dişe sıkıca bağlayan liflerin yıkıma uğramasına neden olur.

Diş eti dişten uzaklaşır. Bu durumda ise periodontal meydana gelir. Bu nedenle bakteriler ve zararlı maddeler daha derin dokulara hızla ilerler. Hastalık bu durumda ilerlemeye başlar ve cepler daha da derinleşir.

Bakteri ve zararlı maddeler daha da derine, hatta kemiğe kadar inebilir. Bu yüzden dişi destekleyen alveol kemiği yıkıma uğrar.

Hastalık tedavi edilmez ise dişler sallanmaya başlar ve zamanla çekim gerekir.

Diş Eti Hastalığı Nasıl Önlenir?

Diş eti hastalığı önlenebilir bir rahatsızlıktır. Bu nedenle kişiler hastalığı önlemek için ilk olarak bir klinikte muayene olmalıdır. Muayene sonrasında ise kişiler doktor önerilerini dikkate almalıdır.

 Diş eti hastalığının önlemesinde en büyük faktör kişinin ağız ve diş sağlığına gösterdiği özendir. Bu nedenle kişiler dişlerinin ve diş etlerinin sağlıklı olması için ağız bakımına dikkat etmelidir.

Diş eti hastalığı yaşan kişiler günlük ağız bakımı düzenli şekilde yapmalıdır. 

Bunun yanı sıra diş ipi ve ağız gargarası kullanmalıdır. Diş eti hastalığı yaşayan hastalar için özel üretilmiş diş macunları, diş fırçaları ve gerekli ürünler kullanılmalıdır.

Bu ürünler sayesinde bakteriyel diş plağının uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Aynı zamanda düzenli olarak diş hekimine kontrole gidilmelidir. Bazı hastalarda ise günlük ağız bakımı yeterli olmamaktadır. Bu nedenle hastalar diş hekimine başvurmalıdır.

Diş hekimi tarafından diş plağı ve diş taşının uzaklaştırılması sağlanır.

Diş Eti Hastalığı Tedavisi

Diş eti hastalığında en önemli şey erken tedavidir. Dişler üzerinde plak ve diş taşının uzaklaştırılması sağlanmalıdır.

Bu durum düzgün bir kök yüzeyinin sağlanmasına neden olmaktadır. Bu uygulama diş etinde iltihap oluşmasına neden olan bakteri ve irritanların uzaklaşmasını sağlamaktadır.

Yapılan bu uygulama diş etinin dişe tekrar adaptasyonu için önemlidir.

Diş eti hastalığının erken dönemlerinde önemli olan diş taşı temizliği, plağın uzaklaştırılması ve düzgün bir yapıda kök yüzeyinin olması sağlanarak tedavi uygulanmaktadır. Bazı hastalarda ise cerrahi tedavi gerekmektedir.

Bu tedavide amaç, derin periodontal ceplerdeki diş taşlarını temizlemek, cebin büzülerek eliminasyonunu ve düzgün bir kök yüzeyini sağlamaktır. Daha kolay temizlenebilir bir diş eti formu oluşturmaktır.

 Diş eti hastalığında tedavi sonrası hastaların düzenli olarak doktor tarafından muayene edilmesi gerekir. Plak kontrolü ve yeni diş taşı birikimlerinin ortadan kaldırılması gerekir.

Diş eti hastalığı tedavisinde önemli olan tedavide sağlanan sağlığının sürdürülmesi gerekmektedir. Kişinin günlük ağız bakımı işlemlerini etkin bir şekilde uygulaması önem taşımaktadır.

Önerilen İçerik;

► Bir Dakikada Diş Ağrısından Kurtulmanın 8 Yolu

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/dis-eti-hastaligi-nedenleri-ve-tedavisi-15368h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.