Ağrı Kesiciler Sindirim Sistemini Tehdit Ediyor

Karın ağrısı, ishal ve kabızlık sindirim sisteminin alarmıdır!

Ağrı Kesiciler Sindirim Sistemini Tehdit Ediyor

Yemek sonrası karın ağrısı,  tuvalet alışkanlıklarındaki olumsuz değişimler ve ani kilo kayıpları… Sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklara işaret eden bu belirtilerin önemsenmesi ve doktora başvurulup uygun tedavi planlaması yapılması büyük önem taşıyor. Sindirim sistemine ait sorunlar sadece bunlarla sınırlı kalmıyor, hastanın yaşam kalitesini düşüren pek çok belirtiyle kendini gösterebiliyor. Uz. Dr. Sedat Özdemir, sindirim sistemi problemleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Sırt ve sağ omuz ağrınız safra kesesi kaynaklı olabilir

Ağrı; radyolojik filmler, elektrokardiografi gibi bir yöntem ile görsel olarak varlığı ortaya konulamayan, metre, kilogram gibi birimlerle ölçülemeyen sadece ağrıyı hisseden kişinin ifade edebileceği bir durumdur. Sindirim sistemi hastalıklarından kaynaklanan ağrıların çoğu batın içerisinde hissedilir.

Ancak safra kesesi hastalığından kaynaklı ağrılar sırt ve sağ omuzda da görülebilir. Yemek borusu kökenli ağrılar ise göğüs boşluğunda hissedilebilmekte, bazen kalp kökenli ağrı ile de karıştırılabilmektedir. Visseral olarak tanımlanan iç organlardan kaynaklanan ağrıların lokalizasyonu kolay yapılamamaktadır.

Ağrı yakınması ile hekime başvuran hastaya, sorununun kaynağını bulmak için “anemnez” adı verilen sorgulamada şu sorular sorulmaktadır.

Ağrının yeri ve yayılımı Ağrıyı vücudunun başka bir yerinde hissedilip hissetmediği Ne zamandan beri var olduğu Ağrının ani başlangıçlı mı, yoksa yavaş mı olduğu Ağrının ara sıra gelen kıvrandırıcı mı yoksa sürekli olduğu Kilo kaybı yaşayıp yaşamadığı
Bu belirtiler varsa sorun sindirim sistemi olabilir

Sindirim sisteminin görevi gıdaları sindirmek ve vücuda emilimini sağlamaktır. Vücudun enerji ve yapısal gereksinimleri emilerek alındıktan sonra geri kalanı dışkı ile dışarı atılmaktadır. Ağrı ile gelen hastada hekimi sindirim sistemine yönlendiren en önemli yakınmalar;

Ağrının yemekle ilişkisi Dışkıdaki renk değişikliği Gaz ve gaita çıkarmadaki güçlük Dışkılama değişiklikleri İshal-kabızlık, gaitadaki çap değişikliği Dışkılama sonrası tam boşalma hissinin olmaması gibi belirtilerdir.

Göz akınızdaki sararma safra yolu taşı belirtisi olabilir.

::  BASE 20-23 Aralık'da İstanbul'da!

Hastanın göz akında başlayan, daha sonra cildinde belirginleşen sarı renk değişikliği, idrar renginin çay rengi gibi koyu renkte olduğunun ifade edilmesi, ağrının safra kesesi -safra yolu taşı kaynaklı olabileceğini düşündürür. Gözle görülür bir karın gerginliği-şişkinlik, gaz ve gaita çıkaramama yakınması akla bağırsak düğümlenmesini getirmektedir.

Sindirim sistemi organları periton adı verilen koruyucu bir zarla çevrelenmiştir. Ağrı kaynağı periton denilen bu zarı da etkilediği zaman elle yapılan batın muayenesinde belirgin bir hassasiyet, bazen de tahta karın denilen sert, duvar gibi bir karın ile karşılaşılabilir.

Alkol ve ağır bir yemek sonrası başlayan yakınmalar ise pankreas iltihabını düşündürmektedir.

Tanı yöntemleri hastanın hassasiyetine göre değişebilir

Hasta öyküsü ve muayene sonrası şekillenen olası tanılar sonrası hekim bir takım kan, radyolojik tetkikler ve endoskopik araştırmalar ile kesin tanı ve tedaviye yönelmektedir.

Ağrı, gelen kan veya kahve telvesi şeklinde kusma veya zift gibi siyah renkte dışkıladığını ifade eden bir hastada üst sindirim sistemi kanaması şüphesi ön plana çıkmaktadır. En kısa sürede üst sindirim sistemi taramasına alınması gereklidir.

Yapılan bu endoskopik inceleme ile kanama yeri ve nedeni saptanıp, aynı zamanda kanama odağına kanama durdurucu bir takım ilaçlar enjekte edilerek müdahale edilebilmektedir.

Kanamanın nedenine göre argon-laser, heat probe ile yakma işlemi, bant ligasyonu ile bağlayıcı tedavi yapmak, hemo klips denilen mandala benzeyen materyal ile de kanama noktasına basınç yapıcı materyal bırakmak da olasıdır. Yani endoskopi hem tanı koyucu hem de tedavi edici bir yöntemdir.

Bazı durumlarda muayene ve yapılan tetkiklere rağmen ağrı nedenini bulmak zor olabilmektedir. Gözlem altında tutulan hastanın ağrılı bölgesindeki hassasiyet, yinelenen kan tetkikleri ve ileri radyolojik incelemeler ile apandisit tanısı konulabilmektedir. Sadece ağrı yakınması olan, başka hiç bir bulgu saptanamayan hasta birkaç gün içerisinde ciltte ortaya çıkan tipik deri lezyonları ile zona tanısını konulabilmektedir

Ağrı kesicili alımı sonrası muayene tanıyı güçleştirir

Çok şiddetli ağrısı olduğunu ifade eden bir hastada yapılan tetkikler sonucu küçük milimetrik boyutta bir ülser saptanabileceği gibi hafif yakınmalar ile gelen bir hastada bir kaç santimlik büyük bir ülser saptanabiliyor; ağrının şiddeti ile lezyon orantılı değildir. Karın ağrısı çeken hastalardan istenilen; vücudunda işlerin yolunda gitmediğini ifade eden, yangın alarmı gibi uyarı veren bir ağrıyı, ağrı kesici alarak susturmamalarıdır. Ağrı kesici alarak gelen hastaların muayene bulguları gerçeği yansıtmamakta, tanı ve tedavide gecikmelere yol açarak sorunun büyümesine yol açabilmektedir. Sorunu daha komp hale getirerek, hastanede yatılması gereken hastalıklarda yatış ve tedavi süresi uzamasına, tedavi maliyetinde artışa, hatta yaşamsal tehdide varan ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.

Источник: https://www.womensstyletr.com/sindirim-sistemi/

Ağrı kesicilerle ilgili bilmeniz gerekenler

Ağrı Kesiciler Sindirim Sistemini Tehdit Ediyor

Doktor kontrolünde alınmayan ağrı kesici ilaçlar, uzun süreli kullanımlarda mide ve oniki parmak bağırsağında ülsere, gastrit, kanama ve hatta midede delinmeye kadar varan tablolara neden olabiliyor.

Ağrı kesici haplar, mide ve bağırsak haricinde; ince ve kalın bağırsakta kanamalara, karaciğerde toksik etkilere ve böbreklerde hasara sebep olabiliyor.

Bu nedenle kullanımında oldukça dikkatli olunması gerekiyor.

Central Hospital'dan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. H. Mehmet Sökmen, kontrolsüzce kullanılan ağrı kesicilerin sebep olabileceği rahatsızlıkları anlattı…

Ağrımayan organ yok

Vücudun herhangi bir yerindeki problem kendini bazen ağrı olarak yansıtır. Ağrı oluşturmayan organ hemen hemen yok gibidir.

Bunlar; baş-boyun bölgesi, göğüs ve göğüs kafesi, kalp-damar sistemi, sindirim sistemi, üriner sistem, üreme sistemi ve kas iskelet sistemidir.

Ağrı hangi sistemden kaynaklanırsa kaynaklansın; bazen basit bir rahatsızlığın, bazen de kanser gibi ciddi bir hastalığın habercisi olabilir.

En çok tüketilen ilaçlar ağrı kesiciler

Ağrı çoğunlukla akut bir şekilde yani aniden ve kısa süreli olarak kendini belli edebilir. Bu tarz ağrılar kişide ilk defa olabileceği gibi kronik hale gelerek yıllarca çekilen bir probleme de dönüşebilir.

Bu sebeple de birçok hasta ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesici olarak adlandırılan aneljezik ilaçlara başvurur.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın olarak kullanılan ilaçlar arasında ilk sırada ağrı kesiciler yer almaktadır.

Hipokrat'tan beri kullanılır

Analjeziklerin, etken maddelerine göre 10'dan fazla grubu vardır. Bunların bir kısmı hafif ağrı kesiciler sınıfında olduğu gibi bazısı da morfin gibi çok güçlü ağrı kesicilerdir. Tarihsel geçmişine bakıldığında; Hipokrat döneminden beri ağrı kesiciler kullanılmaktadır.

Yaklaşık bir asırdır kullanılan aspirin ve daha geç keşfedilen steroid dışı ağrı kesiciler, bütün dünyada her yıl milyarlarca kutu satılmaktadır. Ancak herhangi bir ağrı olduğunda ilk akla gelen ve kullanılan bu tarz ilaçlar, bilinçsizce alındığı takdirde istenmeyen birçok yan etkiye sebep olabilir.

Dünyada bu konu üzerinde yapılan birçok bilimsel çalışma ile ağrı kesicilerin yol açtığı yan etkilere her gün bir yenisi daha eklenmektedir.

Sindirimi alt-üst ediyor

Ağrı kesicilerin sindirim sistemi üzerindeki olumsuz etkileri, kişiden kişiye göre farklılıklar gösterebilir. Bazı hastalarda ağrı kesici kullanımı sonrası çoğu zaman hafif, bazen de şiddetli hazımsızlık olabilir. Bazı vakalarda ise ciddi ülserlere, mide ve oniki parmak bağırsağı kanamalarına neden olarak kanama komplikasyonlarına da yol açabilir.

Hemen ilaca sarılmayın

Vücutta meydana gelen hafif bir ağrı için hemen ilaç kullanılmamalıdır.

Ağrının şiddeti çok değilse; sessiz ve karanlık bir ortamda uyumak, rahatlatıcı bitki çayları içmek, başa çok soğuk olmayan temiz bir havlu koymak ya da açık havada yürümek fayda sağlayabilir.

Eğer hastada ağrı dışında kusma ve görme bulanıklığı gibi belirtiler var ise bu durum beyin hastalıklarına işaret edebileceğinden vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmalıdır.

Aşırı ağrı kesici kullanımı diyalize neden oluyor

Ağrı kesiciler böbrekler üzerindeki yan etkilerini, mide ve bağırsak sisteminde olduğu gibi kanlanmayı artıran prostoglandinleri azaltarak yapar.

Kanlanması azalmış böbreklerde glomerüler filtrasyon hızı azalınca, böbreğin süzme fonksiyonu azalarak vücutta tuz tutulmasına ve tansiyon yükselmesine neden olabilir.

Bilhassa başka ilaçlarla birlikte alındığında böbreğin farklı bölgelerine zararlı etkileri artış gösterir. Bu durum da nefrit, nefrotik sendrom ve akut tubuler nekroz (böbrek lezyonu) gibi çok ciddi böbrek hastalıklarına yol açabilir.

Bu hastalıklar zamanla tam böbrek yetmezliğine neden olarak hastanın diyalize bağımlı hale gelmesine veya böbrek nakli ihtiyacına neden olabilir. Bazı durumlarda böbrek yetmezliğinin neden olduğu komplikasyonlara bağlı, komaya bağlı ölümler de görülebilir.

Toksik hepatite yol açabilir

Ağrı kesiciler özellikle crohn ve ülseratif kolit olarak adlandırılan inflamatuvar (kronik ve iltihabi) bağırsak hastalıklarında oldukça zararlıdır. Kontrolsüz kullanımları, bu hastalıkların alevlenmesine neden olabilir.

Genellikle bütün ilaçlar karaciğerde metabolize olduğundan, ilacın ya kendisi ya da metabolitleri; karaciğer hücresinde, safra yollarında veya karaciğerin damarları üzerinde istenmeyen yan etkiler oluşturabilir. Bu durum toksik hepatit olarak adlandırılır.

Toksik hepatit nedeniyle bazı hastalar kronik hepatit, karaciğer sirozu ya da karaciğer komasına girebilir. Bunun sonucunda da hastaya karaciğer nakli gerekebilir. Hatta bazı vakaların ölümle sonuçlandığı da görülmüştür.

Alerjik bir yapınız varsa dikkat

Bütün ilaç alerjilerinde olduğu gibi ağrı kesici ilaçlarda da kişiye göre özel etkiler oluşabilir. Bazı hastalarda aşırı duyarlılık olarak adlandırılan ve ilk kez kullanılan ilaca bağlı olarak aniden gelişen hafif veya çok şiddetli alerjik reaksiyonlar görülebilir.

Ayrıca doza bağlı olarak belli miktarda ilaç alımı sonrası alerjik cilt reaksiyonları veya karaciğer ve böbrek hasarı oluşabilir. Bazı hastalarda da gecikmiş etkiyle alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir.

Bu tepkiler kendini basit cilt döküntüleri ve kaşıntı olarak belli edebildiği gibi, kimi vakalarda ciltte şişkinlikler ve ciddi yaralar oluşarak cilt lezyonları gelişebilir. Bazı hastalarda anaflaktik şok (ciddi bir alerjik reaksiyon) denilen ciddi bir tablo da görülebilir.

Kalp yetmezliği ve ölümle sonuçlanabilir

Düşük doz aspirin haricinde olan ağrı kesiciler; enfarktüs ve kalp yetmezliği riskini artırabilir. Özellikle kalp hastalığı öyküsü olan hastalarda bu risk çok daha yüksektir. Bu nedenle ağrı kesicilerin gelişigüzel kullanılması, onarılması güç kalp hastalıklarına ve hatta ölüme sebep olabilir.

Ayrıca bazı ağrı kesiciler, tansiyon ilaçlarının etkilerini de azaltabilir. Analjezik ilaçlar hamilelik döneminde de risk yaratabilir. Çok nadir sebepler dışında gebelikte ağrı kesici kullanılmamalıdır. Gebeliğin son üç ayında prematüre doğuma neden olabileceğinden doktor kontrolü dışında tüketilmemelidir.

Ayrıca bebeğin beslenmesinde önemli görev yüklenmiş olan kan damarının kapanmasına neden olabilir.

Источник: https://www.xsaglik.net/agri-kesicilerle-ilgili-bilmeniz-gerekenler.html

Göğüs Ağrısı Neden Olur?

Ağrı Kesiciler Sindirim Sistemini Tehdit Ediyor
76 / 100SEO Score

Göğüs ağrısı sık karşılaşılan ve dikkate alınması gereken bir belirtidir. Çoğu insan ağrının nedeni hakkında yeterince bilgi sahibi değildir. Genelikle kalp ağrısı olarak isimlendirilen bu durum kalp dışı birçok hastalığa bağlı da gelişebilir.

Yaşamı tehdit edebilecek bazı hastalıkların belirtisi olabilen göğüs ağrısı, mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Özellikle ani başlayan şiddetli göğüs ağrınız varsa, vakit kaybetmeden 112 Acil Sağlık Hizmetlerinden yardım alınız.

Göğüs ağrısı göğüste baskı, yanma, batışma, yırtılma ve sızlama gibi farklı şekillerde hissedilebilir. Göğüs ağrısının şekli , süresi, yayılımı ağrının kaynağı hakkında bilgi verir. Ağrı bazen nefes almakla batıcı, bıçak saplar tarzda olurken bazende ezici ve baskı tarzında hissedilir.

Kalp ve Damar Kaynaklı Göğüs Ağrısı

Kalp krizi: Göğüs ağrısı dendiğinde ilk akla gelen ve en korkulan durum kalp krizidir. Kalp krizinde ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı beklenir. Ağrı sol kola, çeneye ve sırta yayılan ezici, sıkıştırıcı veya yanıcı tarzda olur. Soğuk terleme, bulantı, baygınlık, çarpıntı eşlik edebilir.

Kalp krizinde görülen göğüs ağrısı temel olarak bu şekilde tarif edilse de ağrının şekli ve yayılımı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Örneğin kimisinde sadece mide ağrısı, kol ağrısı yada böğür ağrısı ile kendini gösterir. Kalp krizi herkeste şiddetli ağrıya neden olmayabilir.

Göğüs ağrısı özellikle şeker hastalarında daha hafif, sadece göğüste bir rahatsızlık şeklinde hissedilebilir yada hiç hissedilmeyebilir.

Kalp Damarlarında Daralma: Kalp damarlarında tam tıkanma olmadan belli seviyelerde daralma olursa eforla göğüste yanma, ağrı ve rahatsızlık hissi olur. Bu ağrı dinlenmekle geçer.

Örneğin merdiven çıkarken göğüste ağrı olur ve dinlenmeyle geçer. Kalp damarındaki daralma ilerler ve tamamen tıkanıklık gelişirse, kişi kalp krizi geçirir.

Eforla oluşan ve dinlenmekle gerileyen göğüs ağrıları kalp damar hastalıklarının habercisi olabilir.

Ana Damar Yırtılması: Aort diseksiyonu adı verilen bu durum en az kalp krizi kadar tehli ve ölümcüldür. Kalpten çıkan ana damarın yırtılması sonucu genellikle oyucu, yırtılma tarzında çok şiddetli sırt veya göğüs ağrısı görülür. Acil ameliyat gerektiren bu durum genellikle tansiyon yüksekliği bulunanlarda gelişir.

Kalp Zarının İltihabı: Perikarditdenilen bu durumda nefes alırken, yutkunurken veya sırtüstü yatarken şiddetlenen keskin bir göğüs ağrısı olur. Ağrı öne eğilmekle veya oturmakla hafifler.

Kalp Kası İltihabı: Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında gelişen göğüste ağrı, ateş, bitkinlik, nefes darlığı şikayetleri ile kendini gösterir. Miyokardit denilen bu durumda kandaki kalp belirteçleri yüksektir.

Kalp Kapak Hastalıkları: Aort kapağındaki darlıklarda eforla göğüs ağrısı görülebilir. Bu ağrı tıpkı kalp damar hastalıklarında olduğu gibi dinlenme ile geçer. Mitral kapak prolapsusu denilen diğer bir kapak hastalığından da eforla ilişkisi olmayan göğüs ağrıları olabilir. Bu ağrılar genellikle 15-20 dk kadar devam eder. [/rescue_box]

Akciğer Kaynaklı Göğüs Ağrısı

 Pnömotoraks: Akciğerin sönmesi anlamına gelir. Düşme, çarpma, vurma sonrası yani travmaya bağlı gelişebilir. Ayrıca büyüme çağındaki gençlerde ve uzun süre sigara içenlerde kendiliğinden gelişebilir. Ani gelişen saplayıcı göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile kendini gösterir.

Kişiler bu ağrıyı “nefes almakla artan ve bıçak saplar tarzı göğüs ağrısı” şeklinde ifade ederler.

Pulmuner Emboli: Akciğer damarlarına pıhtı atması sonucu gelişen tabloya denir. Ani gelişen göğüs ağrısıyla birlikte nefes darlığı, çarpıntı, öksürükle kan gelmesi ve baygınlık gibi şikayetler görülebilir.

Bazen ani ölümlere neden olabilir.

Pulmuner Hipertansiyon: Akciğer atardamarlarında yüksek tansiyon olmasına  denir. Bunun sonucunda kalbin kanı akciğerlere pompalamasını zorlaşır ve kalbin yükü artar.

Akciğer Kanserleri: Uzun süre sigara içen orta-ileri yaştaki kişilerde göğüs ağrısına neden olabilir. Özellikle kanserin çevre dokuya ve akciğer zarına yayılması ağrı yapabilir.

Zatürre: Zatürrede öksürük, ateş, balgam, halsizlik, iştahsızlık gibi şikayetlere bazen de göğüs ağrısı eşlik eder.

Sindirim Sistemi Kaynaklı Ağrı

Reflü: Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması ile oluşan bu durum, mideden göğüse yayılan yanma ve ağrı şeklinde ifade edilebilir. Öne eğilme ve sırtüstü yatma ile artan şikayetler mide koruyucu tedavi ile rahatlar.

Yemek Borusu Zedelenmeleri ve Yırtılmaları: Şiddetli kusma veya endoskopi gibi girişimsel işlemler sonrası gelişebilir. Ani ve şiddetli bir göğüs ağrısına neden olur. Ayrıca mide reflüsü sonucu yemek borusuna kaçan asit burada zamanla zedelenmeye ve ağrıya neden olur.

Yemek Borusu Hareket Bozuklukları: Zamanla meydana gelen bu durumlarda bazen yutma ile bazen de kendiliğinden gelişen göğüs ağrıları oluşur. Tipik olarak bu ağrılara yutma güçlüğü eşlik eder. Yemek borusundan kaynaklı göğüs ağrılar genel olarak yutma ile başlar.

Mide Ülseri: Bazı durumlarda mideden göğüs sağına yayılan ağrılara neden olabilir. Bu ağrı yemeklerle artabilir veya azalabilir.

Gaz Ağrıları: Mide veya barsaklarda biriken gaz, diyaframa baskı yaparak yukarı iter ve çeşitli göğüs ağrılarına neden olabilir. Geğirme ile bu baskı azalır ve kişi rahatlar. Kalp kaynaklı ağrılarda da geğirme olabileceği unutulmamalıdır.

Pankreas ve Safra Kesesi Kaynaklı Ağrılar: Pankreas iltihabında kuşak tarzı karın ağrısı beklense de bazen bu ağrı göğüse yansıyabilir.

Ağrı çok şiddetli olduğu için kalp ağrısı ile karışabilir. Safra kesesi ve safra yolları kaynaklı ağrılar genellikle karın sağ üst bölgesine ve sırta doğru vurur.

Ancak bazılarında bu ağrı göğüs sağ yanına ve nadir olarak da sol yanına doğru vurabilir.

Diğer Göğüs Ağrısı Nedenleri

Zona: Göğüste kuşak tarzı şiddetli ağrı yapar. Ağrı ile birlikte o bölgede içi sıvı dolu kabarcıklar(vezikül) görülür. Zonaya bağlı bu kabarcıklar ağrıdan çok daha sonra(yaklaşık 1 hafta) oluşur. Bundan dolayı ilk dönemler ağrının dışında belirti olmayabilir.

Travma Sonrası: Göğüse alınan darbeler sonrası kaburgada gelişebilen kırıklar, çatlaklar, zedelenmeler göğüs ağrısına neden olabilir. Travma sonrası sadece doku zedelenmesine bağlı bile şiddetli ağrı görülebilir. Darbe alınan yere dokununca ve hareket edince ağrı şiddetlenir.

Kas iskelet ağrıları: Bazı romatizmal durumlar veya göğüs kaslarının aşırı kullanımı sonrası göğüste ağrı görülebilir. Kaburga eklemlerindeki iltihabi durumlarda hareketle şiddetlenen göğüs ağrılarına sık rastlanır.

Omuz Kaynaklı Göğüs Ağrısı: Omuzun kendisinden kaynaklı ağrılar göğüse doğru yayılabilir. Bu ağrılar genellikle omuz ekleminin hareketi ile şiddetlenir.

Sinir Sıkışmaları: Boyun veya sırt omurlarındaki fıtıklar omuza, kola ve göğüse yansıyan ağrılara neden olabilirler. Bu ağrılar sol kola ve göğüse yansıdığı zaman kalp ağrıları ile karışabilir. Bu tip ağrılar genellikle uzun sürer ve ağrı kesiciler ile azalır.

Meme Dokusu Kaynaklı Ağrılar: Özellikle kadınlarda, meme dokusundaki iltihabi durumlar göğüs ağrısı şeklinde hissedilebilir. Genellikle dokunmakla şiddetlenen bu ağrılara meme ucu akıntısı da eşlik edebilir.

Mondor Hastalığı: Meme toplardamarının iltihabı ve buraya pıhtı oturması ile seyreden az görülen bir hastalıktır. Kadınlarda daha sık görülen bu hastalıkta oldukça şiddetli bir göğüs ağrısı görülür. Ağrı kolun yukarı kaldırılması ile artar.

Psikojenik Göğüs Ağrısı: Yapılan tüm tetkik ve muayenelerde ağrı nedeni bulunamaz. Bu kişilerde anksiyete, depresif bozukluk, panik atak veya histeri bulunabilir. Doktor doktor gezdikleri halde ağrıları açıklanamaz. Göğüs ağrısının psikojenik olduğunu söyleyebilmek için, diğer nedenlerin dışlaması gerekir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/gogus-agrisi/

Arveles Ağrı Kesici Prospektüs, Yan Etkileri, Kullanımı, Fiyatı

Ağrı Kesiciler Sindirim Sistemini Tehdit Ediyor

Ağrı kesicilerden biri olan Arveles ilaç sektöründe adı sıkça duyulan bir ilaçtır. Genellikle Arveles baş ağrısı tedavilerinde tercih edilir.

Her bir tableti 25 gram olan Arveles’i kulaktan dolma bilgilerle değil de daha yakından ve tıbbi özellikleri ile tanımanız için bir yazı hazırladık.

Bu içeriğimiz sayesinde Arveles’in kullanım alanlarını ve yan etkilerini doktor görüşleri ile öğrenebilirsiniz. Bilinçli ilaç kullanımı için mutlaka her ilacı kullanırken doktorunuza danışmanız gerekebilir.

Size iyilik yapmak isteyen çevreniz, yanlış bir ilaç önerip sağlığınızı tehdit edebilir. Aman dikkat diyelim!

Arveles Ağrı Kesici Prospektüs

Arveles prospektüs özellikleri incelendiğinde şu özellikleri görebilirsiniz:

Arveles öncelikle kas ve iskelet ağrıları, dismenore, diş ağrıları, postoperatif ağrı gibi hafif ve orta şiddetteki ağrıların semptomatik tedavisinde kullanılır.

Formülü:

Her bir tablet: 25 mg deksketoprofen (INN)’e eşdeğer 36.9 mg deksketoprofen trometamol ve titanyum dioksit (E 171) içerir.

Farmakolojik özellikleri:

Farmakodinamik Özellikler: Deksketoprofen trometamol S-(+)-2-(3-benzoilfenil) propiyonik asidin trometamin tuzu, nonsteroid antiinflamatuvar ilaç grubuna dahil analjezik, antiinflamatuvar ve antipiretik bir ilaçtır.

Non-steroid antiinflamatuvar ilaçların etki mekanizması, siklooksijenaz yolagının inhibisyonu ile prostaglandin sentezinin azaltılmasıyla ilgilidir. Özellikle, prostaglandinler PGE1, PGE2, PGF2a, ve PGD2 ve aynı zamanda prostasiklin PGI2 ve tromboksanlar (TxA2 ve TxB2) olusturan, arasidonik asitin sıklık endoperoksitlere, PGG2 ve PGH2, transformasyonunun inhibisyonu ile gerçekleşir.

Ayrıca, prostaglandin sentezinin inhibisyonu, kinin gibi diğer inflamasyon mediyatörlerini de etkileyerek, direkt etkiye ilaveten indirekt bir etkiye de neden olur. Deksketoprofen prostaglandin sentezini merkezi ve periferik olarak inhibe etmektedir.

Çeşitli ağrı modellerinde yapılan klinik çalışmalar, deksketoprofen trometamolün etkin analjezik etkisi olduğunu göstermiştir. Analjezik aktivitenin başlaması bazı çalısmalarda uygulandıktan sonra 30 dakika içinde elde edilmiştir. Analjezik etki 4-6 saat sürmektedir.

Farmakokinetik Özellikler:

Deksketoprofen trometamolün insanlara oral uygulamasından 30 dakika sonra Cmax.’a ulaşır. Deksketoprofen trometamolün dağılım yarı ömrü ile eliminasyon yarı ömrü değerleri sırasıyla, 0.35 ve 1.65 saattir. Plazma proteinlerine yüksek baglanma (% 99) gösteren diğer ilaçlarda oldugu gibi dağılım hacminin ortalama değeri 0.25 l/kg’dan düşüktür.

Endikasyonları:

Kas ve iskelet ağrıları, dismenore, diş ağrısı, postoperatif ağrı gibi hafif ve orta şiddetteki ağrıların semptomatik tedavisinde kullanılır.

Kontrendikasyonları:

ARVELES® Tablet aşağıdaki durumlarda uygulanmamalıdır:

  • Deksketoprofene, diğer NSA’lara veya üründeki herhangi bir yardımcı maddeye karşı daha önce duyarlılığı olan hastalar,
  • Benzer etkili (örn. aspirin veya diger NSA’lar) bilesiklerin astım, bronkospazm, akut rinit krizlerine yol açtığı veya nazal polipler, ürtiker veya anjiyonörotik ödeme neden olduğu hastalar,
  • Aktif veya şüpheli gastrointestinal ülseri olan veya gastrointestinal ülser veya kronik dispepsi hikayesi olan hastalar,
  • Aktif kanamaları veya kanama bozukluğu olan hastalar,
  • Crohn hastalığı veya ülseratif koliti olan hastalar,
  • Şiddetli kalp yetersizliği olan hastalar,
  • Orta veya şiddetli böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar,
  • Şiddetli karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar,
  • Hemorajik diatezi veya diğer pıhtılaşma bozukluğu olan hastalar,
  • Gebelik ve laktasyon dönemlerinde.

www.yasamicinsaglik.com

Arveles Yan Etkileri Nelerdir?

Arveles kimi durumlarda yan etki gösterebilir. Yan etkilerini ise şöyle listeleyebiliriz:

  • Klinik araştırmalarda yan etkileri kusma ve bulantı olarak tespit edilmiştir.
  • En sık görülen yan etkileri mide bulantısı, karın ağrısı, ishal ve sindirim sorunlarıdır.
  • Nadir de olsa baş dönmesi, halsizlik, uyku düzensizliği, kalp çarpıntısı, kızarma, kabızlık, mide sorunları, ağız kuruluğu, yorgunluk ve ateş, keyifsizlik ve titreme de görülebilir.
  • Çok seyrek olarak; alerji, ciltte görülen yaralar, yüz ve boğazda şişme, hava yolunun daralması ile nefes almada zorlanma, düşük kan basıncı, hızlı kalp atışı, karaciğer hücre hasarı, kulaklarda çınlama, deride hassasiyet, kaşınma ve böbrek sorunları, vücut ağrısı, sık sık idrara çıkma ve ışığa karşı duyarlılık çok nadir görülebilir.
  • Ayrıca Arveles alkol ile beraber alındığında mide kanaması riski oluşturabilir. Sindirim sistemini de yavaşlatarak, yan etkilerini daha da şiddetlendirecektir.

Arveles’i kullandığı zaman zararını görecek kişiler bulunmaktadır. Bu durum yaşa ve çeşitli hastalıklara bağlıdır.

www.memleket.com.tr

Arveles Neye İyi Gelir? Hangi Durumlarda Kullanılır?

Kendinizi biraz yorgun ve ağrı içinde hissettiğinizde bir anda Arveles kullanmak istersiniz değil mi? İşte bu yanlış davranışa son vermek için şimdi size anlatacağımız bilgileri can kulağı ile dinlemelisiniz.

Her ne kadar toplumda her türlü ağrı için herhangi bir ağrı kesici kullanılsa da; uzmanlar kesinlikle doktor onayı olmadan ilaç kullanılmasını tavsiye etmiyor. Bilinçsiz ilaç kullanımından bir süre sonra ya karaciğer ya da böbrekler iflas edecek konuma geliyor.

  • Arveles erişkin kişilerde kas ve kemik ağrıları için kullanılmaktadır.
  • Arveles adet kanamasını keser mi diye soracak olursanız; kanamayı değil sadece ağrıyı kesecektir. Ağrılı regl dönemleri için doktorların tavsiye ettiği bir ağrı kesicidir.
  • Diş ağrılarının tedavisinde de Arveles’i tercih edebilirsiniz.
  • Arveles migren tedavisinde kullanır mı diye düşünebilirsiniz. İlaç prospektüsü incelendiğinde kullanım alanları için böyle bir ibare görülmez. Fakat kimi doktorlar hafif ağrıları dindirmesi amacıyla tavsiye ediyor. Bu konuda da doktor onayı şart olacaktır!

Arveles’i eczanelerden reçetesiz alabiliyorsunuz. Fakat bu durum sizin sağlığınızı tehdit etmekte. Ağrılı günler içindeyseniz; en iyisi aile hekiminizin onayı olarak kullanmalısınız. Bir reçete ile Arveles’i yaş ve rahatsızlığınıza göre kullanmanız daha sağlıklı olacaktır.

Arveles Fiyatı Ne Kadar?

Arveles 2018 Temmuz fiyat verilerine göre 10.09 TL’den satılmaktadır. Yeniden belirtmek isteriz ki Arveles satın alırken mutlaka reçete ile almalısınız. Arveles muadili olan ilaçlar da merak edilmektedir. Bu ilaçlardan bazıları:

  • Arfen
  • Destiyo
  • Dexday
  • Dexfull
  • Dexpro
  • Ketavel

Arveles prospektüs kaynak link: www.ilacprospektusu.com

Majezik Nedir? Ne İşe Yarar? Yan Etkileri, Adeti Keser Mi?

Источник: https://www.nefisyemektarifleri.com/blog/arveles-agri-kesici-prospektus-yan-etkileri-kullanimi-fiyati/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть