Ağrı Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi

Onkolojide girişimsel radyoloji uygulamaları: Radyofrekans ablasyon, Kriyoablasyon, Nanoknife, İntraarteryel kemoterapi, Ağrı tedavisi için sinir blokajı

Ağrı Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

27.02.2019

Önceleri sadece kanserin tanı ve evrelemesinde görüntüleme amacıyla kullanılan radyoloji uygulamaları, günümüzde giderek artan oranda tedavi alanında kullanılma başlanmıştır.

Girişimsel radyoloji başlığı altında toplanan bu uygulamalar radyolojinin ileri bir uzmanlık alanını oluşturmaktadır.

Bu yazımızda girişimsel radyolojinin kanser tedavisindeki önde gelen uygulamalarını sizlerle paylaşmak istedik.

Radyofrekans Ablasyon – RFA (tümörü yakarak yok etme)

Bu yöntemin onkolojik girişimlerde yaygın bir kullanım alanı bulunmaktadır. Karaciğer, akciğer, yumuşak doku ve kemik dokularında ortaya çıkan tümörlerin tedavisinde uygulanabilir. Tek bir iğne aracılığı ile “tümör yakma” işlemidir. Burada iğne kanserli doku alanına girdikten sonra şemsiye gibi açılarak tümörün, sağlıklı dokuya kadar olan tüm alanını yakarak yok edilmesini hedefler.

Kriyoablasyon (tümörü dondurarak yok etme)

Bu yöntemde bir ya da birden çok, ince metal sonda ile tümörün dondurularak yok edilmesi hedeflenir. Uygulama sırasında metal sonda ultrason eşliğinde tümörün içine yerleştirilir.

Tümöre ulaşan sonda yoluyla gönderilen çok soğuk gaz, kanser hücrelerini dondurarak öldürür. Lokal ya da genel anestezi ile uygulanır ve diğer ablasyon tekniklerine nazaran, daha büyük tümörlerin tedavisi için kullanılabilir.

Böbrek kanseri, prostat kanseri ve nöroendokrin tümörlerde sıkça uygulanmaktadır.

Elektropolasyon Yöntemi (Nanoknife)

Görüntüleme teknikleri sayesinde, bir takım iğneler tümörün içine yerleştirilerek hastaya genel anestezi altında yüksek voltajlı elektrik akımları verilmektedir. Bu sayede, kanserli hücrenin elektrik dengesi bozulmakta ve sağlıklı hücreler tahrip olmadan kanser hücreleri yaşamını kaybetmektedir.

Bu işlem sayesinde tümöre yakın olan organlar ve tümörün içinden geçen damar zarar görmediği gibi, kemik metastazlarında uygulandığında da tümörün yarattığı şiddetli ağrı ortadan kalkmakta, işlem kemikte bir hasara neden olmamaktadır.

Ameliyat olma şansı bulunmayan hastalarda uygulanan işlem, cerrahiye alternatif bir tedavi yöntemidir.

İntraarteryel Kemoterapi

Bu tedavi yöntemini akciğer kanseri, baş-boyun kanserleri, rahim ağzı kanseri, rektum kanseri ve yumuşak doku sarkomları ve kemik sarkomları gibi tümörlerde uygulamaktayız.

İntra-arteryel kemoterapileri, ameliyatla tamamen çıkarılamayacak derecede büyük olan, fakat küçülmesi durumunda ameliyat şansı olan ya da daha etkili radyoterapi verebilecek olduğumuz durumlarda kullanırız.

Burda amaç büyük boyutlu veya kritik organlara uzanmış tümörü, yüksek dozda kemoterapiye maruz bırakarak tedavinin etkinliğini artırmak ve tümörü küçülterek cerrahi veya radyoterapiyle elde edeceğimiz başarıyı artırmaktır.

Bu kimi zaman başlangıç tedaviye iyi yanıt vermeyen bölgesel tümörler olabildiği gibi, kimi zaman da sınırda ameliyat şansı olan veya küçüldüğünde ameliyat şansı artacak durumlarda kullanırız.

İntra-arteryel kemoterapiler ayrıca karaciğere metastaz yapmış kanserlerde, ameliyat şansı olmamakla birlikte, karaciğeri daha etkin kemoterapilerle buluşturmak amacıyla kullanırız. Kimi zaman kemoterapiyi bir takım yağ içeren maddelerle veya tıkayıcı partiküllerle kombine ederek, karaciğer içinde kemoterapi etkinliğini artırırız. Bu yöntemde tümörü besleyen damarlar anjiyo ile tespit edilir, girişimsel olarak damara girilerek tümör yoğun bir kemoterapi verilir. İşlemin hasta için en önemli avantajı; yan etkinin az, ilacın tümöre etkisinin fazla olmasıdır.

Radyoembolizasyon

Radyoembolizasyonun sıklıkla uygulandığı alan, karaciğer kanserleridir. Bu karaciğerin kendi kanserleri olabileceği gibi, karaciğerin içine yayılmış ameliyat edilemez safra yolları kanseri ve diğer kanserlerin karaciğere metastaz yapmış durumları olabilir.

Radyoembolizasyonda, milimetrenin onda biri kadar çok küçük tıkayıcı taneciklere radyoaktif madde yüklenerek, karaciğerin atardamarına ya da tümörü besleyen damara anjiyo yöntemi ile ulaşılarak direkt olarak enjekte edilmektedir.

Bu sayede, tümörle buluşan radyoaktif partiküller burada birikerek yüksek dozda karaciğer içinde ışınlama yaparlar ve tümörün gerilemesini bazen de yok olmasını sağlarla. Radyoterapi tümöre direk verilmekte ve sağlıklı dokular bundan çok az etkilenmektedir.

Ağrı tedavisi için sinir blokajı

Karın bölgesindeki kanserler bir süre sonra bulundukları bölgedeki sinirlere yayılarak şiddetli ağrılara neden olabilirler. Bu ağrılar önce ağrı kesici ilaçlarla tedavi edilse de bir süre sonra ilaçlar yeterli olmayabilir. Sinir blokajları, ağrı duyusunu ileten sinirleri tahrip ederek hastanın daha az ağrı duymasını sağlayabilir.

Sinir blokajlarının içinde en sık uygulananı çölyak ganglion blokajıdır. Çölyak ganglion pankreas başının arka-üst kısmında yer alan bir sinir ağıdır. Bu bölgedeki sinirlerin bloke edilmesi, özellikle pankreas ve mide kanserinde rastlanan şiddetli ağrıları ortadan kaldırabilir ya da azaltabilir.

Blokaj için, tomografi kılavuzluğunda karın ön ya da arka kısmından 1-2 ince iğne ile çölyak gangliona ulaşılır.

Lokal anestezik ile bir test yapıldıktan sonra alkol ya da fenol gibi maddeler enjekte edilir ve bu bölgedeki sinirler tahrip edilerek hastaların yaklaşık üçte ikisinde ağrının kaybolması sağlanır.

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: //www.drozdogan.com/onkolojide-girisimsel-radyoloji-uygulamalari-radyofrekans-ablasyon-kriyoablasyon-nanoknife-intraarteryel-kemoterapi-agri-tedavisi-icin-sinir-blokaji/

Kronik ağrılara yeni yöntem: Radyofrekans

Ağrı Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi

Bel ve boyun fıtığı hastaları, dayanılmaz ağrı şikayetleri ile hekimlerin kapısını çalıyor. Çünkü bu ağrılar çoğu zaman hastaların hayat kalitesini düşürüyor.

Hastalar ise ameliyat korkusuyla çoğunlukla tedaviye tereddütle yaklaşıyor. Central Hospital'dan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr.

Can Yapıcı, en çok karşılaşılan vücut ağrılarının sebeplerini ve radyofrekans yöntemini anlatıyor.

Günlük hayatında birçok kişi çeşitli ağrı şikayetleri ile karşı karşıya kalıyor. Bu ağrılar hastaları çoğu zaman günlük işlerini yapamaz hale getiriyor.

Böyle şikayetlerle başvuran hastalara öncelikle muayene süreçleri ve MR tetkikleri uygulanıyor. Tüm bu tetkikler sonucunda ameliyat gerekmiyorsa hastanın ağrıları radyofrekans tekniği ile sona erdirilebiliyor.

Radyofrekans tekniği, faset eklemler üzerinde ve omurilikte bulunan duyu sinirinin bloke edilmesi ile uygulanıyor.

Faset eklemlerde oluşan dejenerasyon ağrılara sebep oluyor

Bel ve boyunda yer alan disklerde fıtıklaşmanın oluşması, disklerde ve faset eklemlerde dejenerasyon yaşanması, omurilik darlığı ve tümörler, bel ve boyunda yaşanan ağrıların sebepleri arasında sayılıyor.

Omurganın hareketliliğini ve dayanıklılığını sağlayan alt ve üst omurgaları birbirine kenetleyen eklemler ise faset eklemler olarak adlandırılıyor. Zaman içerisinde bu eklemlerde dejenerasyonlar oluşuyor ve kişiler hareket sırasında ağrılar yaşıyor. Bunlar da faset eklem ağrıları olarak tanımlanıyor.

İşte bu gibi rahatsızlıkları yaşayan kişilerin birçoğu tıbbi ve fiziki tedavilerden bir sonuç alamadığında yaşam kalitesini oldukça düşüren kronik ağrılarla yaşamaya çalışıyor. Üstelik bu hastaların ciddi bir kısmını MR tetkikleri muayeneleri sonucunda ameliyata dahi gerek duyulmayan kişiler oluşturuyor.

Radyofrekans yöntemi ise tam da bu noktada devreye giriyor ve bu tip hastaların ağrılarına büyük oranda çözüm sağlayabiliyor.

Radyofrekans yöntemi ile ağrı duyusu bloke ediliyor

Radyofrekans, ağrı tedavilerinde kullanılan birçok yöntemden biridir. Bu yöntem, faset eklemler üzerinde bulunan ve omurilikte ağrı duyusu taşıyan sinirlerin bloke edilmesi sistemine dayanıyor. Yani ağrının ilgili bölgelerden kaldırılması sağlanıyor.

Yöntemin uygulama sürecine ise hastanın problem yaşanan faset eklemlerinin C kollu röntgen ile kaydedilmesiyle başlanıyor. Daha sonra uygulamanın yapılacağı noktalara lokal anestezi yapılıyor ve röntgen kontrolüyle kanüller (vücuda açılan veya var olan bir kanaldan içeri sokulan tüpler) konumlandırılıyor.

Kanüller içerisine ise bir bilgisayar ile ilişkilendirilen kateterler (bir vücut boşluğuna, damarına veya kanalına sokulabilen tüpler) yerleştiriliyor ve faset eklemlere radyofrekans ile yüksek ısı uygulanıyor. Bu ısı ile duyu sinirinin fonksiyonu etkisiz hale getiriliyor.

Son olarak, işlemin ardından aynı kanül içinden hastaya streoid ve ağrı kesici ilaçlar uygulanıyor.

Radyofrekans herhangi bir risk taşımıyor

Radyofrekans, genel anestezi gerektirmediği gibi yalnızca lokal anestezi ile yapılıyor. Halk arasında bilinen adıyla “sinir yakma tedavisi” iki şekilde uygulanır. Klasik (sürekli) uygulamada ilgili bölgeye sürekli akım verilir.

Son yıllarda geliştirilen kesikli (pulsed) radyofrekans tekniğiyle akım artık kesikli olarak veriliyor. Çok daha az yan etkiye neden olan kesikli radyofrekans uygulamasında, geleneksel uygulamadaki sinir, damar ve doku yanıkları hemen hemen hiç görülmüyor.

Nasıl uygulanıyor

Sürekli radyofrekans, hedeflenen bölgede 60 – 80 derecelik yüksek frekanslı alternatif bir akımla bir tür doku hasarı oluşturur. Kesikli radyofrekans tedavisi ise 42 derece gibi daha düşük ısı içeren aralıklı akım ile uygulanır.

Sürekli olanın aksine kesikli uygulamada sinir dokusunda ısı lezyonu gelişmez. Kesikli radyofrekansın etkisi uygulandığı bölgedeki sinirler üzerinde düzenleyici özelliğinden kaynaklanır. Bu da genellikle uzun süreli ya da kalıcı ağrı tedavisi sağlar.

Bu nedenle günümüzde ağrı tedavisinde büyük oranda kesikli radyofrekans kullanılıyor.

Hangi hastalıkların tedavisinde kullanılabiliyor

Kesikli (pulsed) radyofrekans;

– Bel ve boyun eklemlerinin kireçlenmesi, faset eklem ağrısı, – Bel ve boyun fıtıkları,

– Sakroiliak eklem patolojileri (Romatizmal sakroiliak eklem problemlerinde ya da romatizma dışı sakroiliak eklem ağrılarında),

– Kronik Koksiks (Kuyruk sokumu ağrısı),

– Omuz ağrısı, donuk omuz hastalığı (omuzda geçmek bilmeyen bir ağrı veya tutulma hissi),

– Diz ağrıları, şiddetli diz kireçlenmesi (Ameliyat için erken evrede olan diz kireçlenmeleri ya da ameliyat olamayacak hastalarda),

– Kalça eklem ağrıları (Ameliyat olamayacak hastalarda),

– Topuk dikeni olguları,

– Diğer küçük eklemlerdeki kronik ağrılı kireçlenmeler (Ameliyat olamayacak hastalarda) ve

– Kemik tümörlerinde (bir hastalığın başka bir yere sıçraması olan metastaz dahil) kullanılabiliyor.

Источник: //www.kadinvekadin.net/kronik-agrilara-yeni-yontem-radyofrekans.html

Variste Radyofrekans (RF) Yöntemi

Ağrı Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi

Genellikle bacaklarda bulunan toplardamarların yetmezliği durumunda açığa çıkan varis problemi; günümüzde farklı yöntemler ile tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemlerden son yıllarda en sık başvurulanlardan biri ise radyofrekans yöntemidir. 

Toplardamarların kapakçıklarının bozulması ya da damar yetmezlikleri sonucunda dolaşım sistemine dahil olması gereken kan geri kaçmaktadır.

Günlük yaşamda pek çok şikayete neden olan varis problemine neden olan damarın tahrip edilerek işlevsiz hale getirilmesi ya da çıkarılması gerekmektedir. Uzun yıllar cerrahi yöntemler ile çıkarılarak tedavi edilebilen variste; iyileşme süreci uzun sürmektedir.

Ameliyatsız yöntemlere oranda çok daha konforsuz bir yöntem olan varis ameliyatı; gerek hastalar gerekse de doktorlar açısından zor bir süreç gerektirmektedir. 

Radyofekans yöntemi ise varisli damarın yüksek ısı sayersinde yakılması (dağlanması) sağlanarak etkisiz ve işlevsiz hale getirilmesini amaçlamaktadır. 

Yüksek enerjili radyo dalgalarının kateter yardımı ile damar içerisine verilerek yakılması prensibine dayanan radyofrekans yönteminde; damar ısınmakta, büzüşmekte ve sonucunda kapanmaktadır. Kapanan damar ise işlevsiz hale gelmekte ve yıllar içerisinde küçülerek yok olmaktadır.

Variste Radyofrekans Nasıl Etkili Olur?

Reflü probleminin yaşandığı toplardamarda uygulanan tedavi yöntemleri ile varisli damarın işlevsiz hale getirilmesi ve kullanılmış kanın dolaşım sistemine dahil olması için başka bir toplardamara aktarılması gerçekleştirilmektedir. Geleneksel varis tedavisi ameliyat seçeneği olmakla birlikte son yıllarda oldukça konforlu bir süreç sağlayan ve başarılı sonuçlara ulaşılan radyofrekans yöntemine de başvurulmaktadır. 

Radyofrekans Tedavisi Hazırlığı

  • Tedaviden bir gün önce sakinleştirici ilaçlar alınabilmektedir.
  • İşlem öncesinde su tüketilebilmektedir. Ancak gıda alımı önerilmemektedir.
  • Uygulama sonrasında araç kullanılamamaktadır. Bu nedenle refaktçiye ihtiyaç duyulmaktadır.

     

  • Uygulama sonrasında kullanılacak varis çoraplarının yanında bulundurulması gerekmektedir. 
  • Bacaklarda kıl bulunuyorsa uygulama öncesine temizlenmesi gerekmektedir. 
  • Hastanın daha öncesi kullandığı ilaçlar doktorun bilgisi dahilinde olmalıdır.

     

Radyofrekans Nasıl Yapılır?

Radyofrekans uygulaması günübirlik bir tedavi yöntemidir. Lokal ya da genel anestezi altında uygulana tedavi sornasında hasta aynı gün eve gönderilebilmektedir. Radyofrekans tedavisinin uygulama aşamaları aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmektedir;

Yetmezlikli damarın tespit edilebilmesi için hasta ayakta iken renkli Doppler ultrasonografi yönteminden yararlanılarak yetmezlikli damar işaretlenmektedir. Tedavinin kusursuz bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için işaretleme işleminin tedaviyi uygulayacak doktor tarafından yapılması gerekmektedir. 

İşaretleme sonucunda kateterin yerleştirilmesi ve damar içerisinde iletilme noktaları nitelikli bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Radyofrekans yönteminin yanı sıra miniflebektomi yöntemi ile damar çıkarılması işlemi de yapılabilmektedir. 

Renkli Doppler ultrasonografi yöntemi ile gözle görülemeyen damar da işaretlenerek tedavi planlamasına dahil edilebilmektedir. Bu sayede varis probleminin nüks etme riski ortadan kaldırılabilmektedir. 

Radyofrekans yöntemi sırasında damar içerisine yerleştirilen kateter lokal anestezi altında diz hizasından girilerek gerçekleştirilmektedir. Uygulama alanı dışında kalan bölgelerin ısıdan zarar görmemesi adına kateter yerleştirme işlemi sonrasında tekrar anestezi uygulanmaktadır. 

Radyofrekans enerjisi ultrasonografi eşliğinde damar içerisine verilmektedir. Damarın ısı sayesinde yanması ve büzülerek küçülmesi sağlanmaktadır. Birkaç dakika süren bu işlem sonrasında hastanın bacağı nbandaj ile sarılmakta ya da varis çorabı giydirilmektedir. 

Radyofrekans Sonrası

Radyofrekans tedavisi sonrasında uygulama alanı özel bandaj ile sarılmakta ya da varis çorabı giydirilmektedir. Yoğun oranda ağrı hissedilmese bile yürüyüş sırasında çekilme hissi duyulabilmektedir.

Uygulama sonrasında hastanın yürümeye başlaması beklenmektedir. Güne en az 30 dakika yürünmesi iyileşme sürecinde önemli rol oynamaktadır.

Radyofrekans tedavisi sonrasında ertesi gün iş yaşamına dönülebilmektedir. 

Tedavi sornası kontrol sürecinde ultrason ile değerlendirme gerçekleştirilmektedir. Bu süreçte damarın kapatılıp kapatılamadığı incelenmektedir 

Radyofrekans Tedavisinden Sonra Ne Yapmalıyım?

  • Uygulama günü, ağrı ve sızıntı yaşanabilmektedir. Bu durum geçicidir. 
  • Uygulama sonrasında varis çoraplarının kullanımı aksatılmamalıdır. 
  • Günlük hayata mümkün olabildiğince erken dönülmelidir. 
  • En az 1 hafta boyunca ağır egzersizler yapılmamalıdır. 
  • Uygulama sonrasında günde en azyarım saat yürüyüş yapılmalıdır.

Radyofrekans Yönteminin Avantajları

  • Varis şikayetlerinin önüne geçilmesini sağlamaktadır. 
  • Hastaların büyük çoğunluğu 24 saat içerisinde günlük yaşamına dönebilmektedir.
  • Günübirlik bir uygulamadır.
  • Minimal oranda iz kalmaktadır.
  • Lazer yöntemine göre çok daha konforludur. 
  • Hastaların tavsiye ettiği bir tedavi yöntemidir. 

Radyofrekans Yönteminin Yan Etkileri

Radyofrekans yönteminin oldukça az yan etkisi bulunmaktadır. Bu yan etkiler ağrı, yanma, ödem ya da gerginlik hissidir ve birkaç hafta içerisinde kendiliğinden geçmektedir. Çok nadir yaşanan diğer yan etkiler ise aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır. 

  • Damar yırtılmaları
  • Damar içerisinde pıhtı oluşumu
  • Akciğere pıhtı atması
  • Flebit
  • Enfeksiyon
  • Cilt altında kan birikimi
  • Ciltte uyuşma hissi
  • Ciltte yanık oluşumu

Источник: //www.cuneytkoksoy.com/variste-radyofrekans-rf-yontemi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть