AIDS Nasıl Bulaşır?

içerik

Aids Nasıl Bulaşır

AIDS Nasıl Bulaşır?

Aids 'in bulaşması konusunda en çok merak edilen konular şunlardır;

  • aids öpüşmeyle bulaşır mı?
  • aids nasıl bulaşır?
  • aids nasıl bulaşmaz?
  • aids cinsel yolla nasıl bulaşır?
  • aids eşcinsel hastalığı mı?
  • aids tükürükle bulaşır mı?
  • aids dokunma ile bulaşır mı?
  • prezervatif / kondom aids den korur mu?

HIV virüsü, kan yoluyla, HIV / AIDS ’li kişiden alınan kan, kan ürünleri, doku veya organ nakliyle, korunmasız cinsel ilişki ile Hamileliğinde HIV taşıdığının farkında olmayan anneden, çocuğuna bulaşır. En fazla bulaşma yolu da anne sütüdür.

HIV pazitif bir partnerle korunmasız cinsel ilişki kuran kişinin farklı bir cinsel hastalığı varsa ( Bel soğukluğu, frengi, hepatit gibi ) doku hasarı nedeniyle aids bulaşma riski çok daha fazla olur.

HIV virüsü taşıyan kişinin yaşı, hastalığın evresi, ilişkinin şekli ile ( oral seks, anal seks, vajinal seks ) risk değişir. Kadınlarda adet zamanında aids bulaşma riski daha yüksektir.

Çok sayıda farklı partner ile korunmasız cinsel ilişki HIV virüsü bulaşma olasılığı arttırıyor.

Aids kimden kime daha kolay bulaşır

Korunmasız tek bir bir cinsel ilişkide aids bulaşma riski tam olarak bilinmemektedir ancak erkekten kadına geçiş olasılığı, kadından erkeğe geçiş olasılığından daha fazladır. Enfekte olan bir erkeğin spermlerinde bulunan lenfositlerin de enfekte olduğundan spermler HIV virüsünü taşıyabilmektedir.

Vajenin içine giren HIV virüsünün çoğalmayı başlatabilmesi için kan dolaşımına girmesi gerekmektedir. Vajenin çeperindeki ufak yarıkların virüsün kan dolaşımına girmesindeki esas yol olduğu tahmin edilmektedir.

Bu çalışmalar göstermektedir ki; kadınlar tek bir cinsel temas sonrası infekte olmaya erkeklerden daha yatkındırlar.

Vajinanın iç doku yüzeyi, peniz yüzeyinden daha fazla olması nedeniyle vajenin penise göre çok daha fazla enfeksiyona maruz kalmaktadır.

Afrikada yürütülen bazı araştırmalar, erkeklerde HIV infeksiyonu ile genital ülser varlığı arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmacılar, erkeklerdeki genital ülserlerin tıpkı vajen çeperlerindeki yarıklar gibi virüsün kan dolaşımına girmesini sağladıklarını ileri sürmektedirler. Ancak, HIV’in geçişi için mutlaka genital ülser bulunması gerekmemektedir.

HIV virüsünün bulaşmasını etkileyen diğer faktörler;

  • Heteroseksüel temas yolu
  • Menstrüasyonun olması
  • Başka mikroorganizmalarla kişinin infekte olması
  • Derinin durumu
  • Deri bütünlüğünü bozan kimyasal maddeler

İlk bulaşmanın ardından belli aralıklarla spermin incelendiği küçük bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmada hiv virüsü ile enfekte olmuş 3 kişi kullanılmıştır.

İlk klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra 4 hafta süresince, zidovudin kullanımından bağımsız olarak, birden fazla laboratuvar tekniği ile inceleme sonucu HIV saptanmıştır. Yeni infekte olmuş bir kişinin HIV ’i başka bir kişiye sperm yolu ile ne zaman bulaştırabileceği bilinmemekle birlikte, HIV infekte her erkek her an HIV ’i bulaştırabilir diye kabul edilmektedir.

Primer infeksiyon sırasında HIV ’in vücutta yaygın olarak bulunması ve infeksiyonu takip eden haftalar içinde menide HIV ’in varlığı, büyük olasılıkla kişilerin HIV infeksiyonunun başından itibaren infeksiyöz olduklarını göstermektedir.

Spermlerinde hiv virüsü bulunana erkeklerden hamile kalmak isteyen HIV negatif kadınlar için ciddi riskler bulunmaktadır.

İnfekte menideki virüsün inaktive edilmesi, kadının yapay olarak döllenmesi ve bu yolla hem annenin hem bebeğin infeksiyondan korunmasının mümkün olduğu çok az sayıda araştırma ile gösterilmiştir.

Hekimler, bu yolla ancak birkaç gebelik sağlayabilmişlerdir. Sonuç olarak bu bir araştırma yöntemidir ve uygulanabilirliği çok çok düşüktür.

Aids olan biriyle tek bir cinsel ilişki Aids’in bulaşmasına neden olur mu?

HIV ile enfekte olan bir partnerle girilen tek bir vajinal ilişkide HIV infeksiyonu kapma riski tam olarak bilinmemektedir. Avrupa’da yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonucuna göre bazı tahminler yapılabilmektedir.

Bu araştırma kapsamında 304 HIV negatif kişi ve partnerleri değerlendirildi. Bu kişilerin tek risk faktörleri HIV infekte partnerleri ile cinsel temasa girmeleriydi. Bu kişilerin 196 ’sı kadın ve 108 ’i erkekti.

Bu çiftler ortalama 20 ay boyunca izlendiler ve HIV infeksiyon varlığı açısından test edildiler.

Araştırma sürerken bu çiftlerden %40’ı cinsel temaslarına son verdikleri için araştırmadan çıkartıldılar. 256 çift çalışma süresince en az üç ay süre ile cinsel aktivitelerine devam ettiler. Araştırma boyunca çiftler toplam 15.000 kez cinsel ilişki kurdular ve incelendiler.

Çiftlerin %48’i düzenli olarak prezervatif kullanırken, diğerleri ya düzensiz kullandılar ya da hiç kullanmadılar. Düzenli olarak prezervatif kullanan çiftlerden hiç birinin eşine HIV infeksiyonu bulaşmadı. Düzensiz olarak prezervatif kullananlar incelendiğinde, HIV infeksiyonu bulaşma oranı yaklaşık olarak her 1.000 ilişkide 1 olarak saptandı.

Aidsli partner asemptomatik dönemde ise risk 1.000’de 0.7, AIDS basamağında ise bulaşma riski 4 kayına çıkarmaktadır.

Bu araştırmaya göre erkekten kadına bulaşma oranı ile kadından erkeğe bulaşma oranı arasındaki fark ölçülememiştir.

Ancak, diğer araştırmalar göstermektedir ki; her cinsel temasta erkeğin kadını infekte etme riski, kadının erkeği infekte etme riskine göre iki kat daha fazladır.

Bu araştırma sonucuna göre; genital ülserler AIDS bulaşma riskini arttırmaktadır, genital ülserler, genital ülseri olmayanlara göre HIV infeksiyon riskini 5 kat artırmaktadır. Genital ülserlilerin oluşturduğu bu grupta 24 ay sonunda toplam bulaşma oranı çok yüksek bir oran olan %40 olarak tespit edilmiştir.

Prezervatif kullanmadan yapılan anal ilişki, prezervatif kullanılarak yapılan anal ilişkilere oranla daha fazla risk taşımaktadır. Prezervatif kullanmadan anal temasa giren çiftlerin 24 ay sonunda bulaşma oranı yaklaşık %28 olarak bulunmuştur.

Bu araştırmaya göre; boşalmadan önce geri çekmenin aids bulaşma riskini önemli oranda azalttığını göstermiştir. Tüm cinsel ilişki türlerinde %50 oranında geri çekme metodunu uygulayan çiftlerde, bu metodu uygulamayan çiftlere göre riskleri 5 kat daha az olarak bulunmuştur.

Ayrıca, 39 çift vajinal cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmışlar ancak oral ilişkiye de girmişlerdir. Bu grupta hiç aids bulaşması olmamıştır. Bununla bu araştırmaya dayanarak, korunmasız yapılan oral ilişkinin HIV infeksiyon riski taşımadığı söylenemez. Çünkü araştırmaya dahil olan çift sayısı, böyle bir sonuca varmak için yeterli değildir.

Bu araştırmanın, uzun bir süre boyunca aynı partnerle cinsel ilişkide bulunan kişiler üzerinde yapıldığını hatırlatmamız gerekir.

Birden fazla değişik partnerle korunmasız cinsel ilişkiye giren kişilerin, değişik bulaşma riskleri altında oldukları çok açıktır.

Sonuç olarak, tek eşliliğin ve prezervatif kullanımının cinsel temas sırasında virüsün bulaşmasını önlediği çeşitli kanıtlarla desteklenmektedir.

Aids Hangi Yollardan Bulaşmaz;

HIV virüsü vücudun dışında yaşayamayacağından aslında bulaşması zordur.

  • Tükürükle aids bulaşmaz
  • Terleme ile aids bulaşmaz
  • Deriye dokunma ile aids bulaşmaz
  • Başkasının havlusu ile aids bulaşmaz
  • El sıkışma ile aids bulaşmaz
  • Kucaklama ile aids bulaşmaz
  • Yanaktan öpüşme ile aids bulaşmaz
  • Yiyecek içecekten aids bulaşmaz
  • Ortak tabak çanak kullanımı ile aids bulaşmaz
  • Havuz ve tuvalet kullanımı ile aids bulaşmaz
  • Aynı evi paylaşmakla aids bulaşmaz
  • Başkasının giysisini giyme ile aids bulaşmaz

Bu yazımız da ilginizi çekebilir !

HIV veya AIDS hastalığının herhangi bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak, uygulanan bazı tedavi yöntemleri hastalığın seyrini yavaşlatmaya yardımcı olabilmektedir. Bu yazımızda HIV / AIDS tedavisi hakkında en çok merak edilen soruların yanıtlarını bulacaksınız.

Devamını Oku

Источник: https://hivtesti.com/aids-nasil-bulasir.html

AIDS / HIV nedir, nasıl bulaşır? Belirtileri, testi ve tedavisi

AIDS Nasıl Bulaşır?

AIDS ise (Acquired Immuno Deficiency Sendrom) yani, Kazanılmış-Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olarak adlandırılan bir hastalık sistemidir. AIDS; HIV pozitif bir kişide, bağışıklık sistemi yetersizliği nedeniyle ciddi-fırsatçı enfeksiyonlar ve fırsatçı kanserlerden bir veya birkaçının geliştiği bir hastalık halidir.

AIDS, Sağlık Bakanlığı ‘na bildirilmesi zorunlu bir hastalıktır. Ama bildirim isimle yapılmaz. İsmin baş harfleri ve doğum tarihi kodlanarak yapılır.

Eğer riskli bir durum veya ilişki yaşadıysanız, herhangi bir belirtiye rastlamasanız dahi hemen bir AIDS testi yaptırın.

Alacağınız test sonucuna göre hayatınızda değişiklik yapabilir, ailenizi koruyabilir ve içinizdeki kuşkuyu yok edebilirsiniz.

 Test sonucunuz negatif çıktıysa, davranışlarınıza dikkat ederek hep temiz kalmaya özen gösterin. Korunmadan cinsel ilişkiye girmeyin. Kontrolsüz kan transferi yaptırmayın.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalı, nasıl beslenmeli?

HIV Pozitif Nedir?

Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif denir. Bu kişiler aynı zamanda kanında antikor bulunan seropozitif (Anti-HIV testi = ELISA testi pozitif) kişilerdir.

HIV virüsün nasıl bulaşır?

  • Korunmadan cinsel ilişki yoluyla bulaşabilir
  • Kan yoluyla bulaşabilir
  • Kan veya kan ürünlerinin transfüzyonu (nakli)
  • İğne batması ve açık yaradan HIV ile temas
  • İntravenöz (damar içi) ilaç kullanıcıları, uyuşturucu bağımlıları.
  • Perinatal geçiş (Anne karnında bebeğine)
  • Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe hamilelik döneminde
  • Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe doğum emzirme ile

Aids hangi yol bulaşmaz

HIV virüsü vücudun dışında yaşayamayacağından aslında bulaşması zordur.

  • Tükürükle,
  • Terleme ile,
  • Deriye dokunma ile,
  • Başkasının havlusu ile,
  • El sıkışma ile,
  • Kucaklama ile,
  • Yanaktan öpüşme ile,
  • Yiyecek içecekten,
  • Ortak tabak çanak kullanımı ile,
  • Havuz ve tuvalet kullanımı ile,
  • Aynı evi paylaşmakla
  • Başkasının giysisini giyme ile bulaşmaz.

HİV virüsü taşıyan partnerle cinsel ilişki kuran kişi başka cinsel hastalık taşıyorsa (Bel soğukluğu, frengi, hepatit vs.) doku hasarı nedeniyle bulaşma riski katlanarak artar. Ayrıca partnerin yaşı, hastalığın evresi, ilişkinin şekli ile riski arttırabilir. Kadınlarda menstrüal kanama zamanındaki ilişkide bulaşma riski yüksektir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve teşhis yöntemleri

HIV virüsü bulaştıktan sonra ne olur

HIV, vücuda girdikten sonra 2 ila 4 hafta kuluçka dönemi yaşar ardından enfeksiyon bulguları ortaya çıkar. Bu dönemde görülen belirtiler, gribe benzerdir ve genellikle 2 haftadan kısa sürer.

 Bu dönemde sıklıkla ateş, lenf bezlerinde büyüme, farenjit, deride döküntü, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı-kusma, nadiren de karaciğer-dalak büyümesi, ağızda pamukçuk ve nörolojik sorunlar görülmektedir. Bu ilk aşamadan sonra genellikle 8-10 yıl süren kronik semptomsuz bir dönem başlar.

Ardından hastalığın son dönemi olan aşikar AIDS dönemi ortaya başlar. Bu dönemde enfeksiyonlara ve kansere yakalanma riski çok artar. AIDS gelişen ve tedavi edilmeyen kişiler birkaç yıl içinde ölür.

HIV belirtileri

  • Ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi gribi andıran belirtiler
  • Ense, koltuk altı ve kasıklarda lenf nodüllerinin şişmesi
  • Sık sık hastalanma ve enfeksiyon geçirmeye başlamak
  • Zatürre, tüberküloz ve hepatit C gibi hastalıklara yakalanmak
  • Grip gibi hastalıkların tedavisinin uzun sürmesi yada geçmemesi
  • Sıkça ateş ve gece terlemeleri görülür
  • HIV bulaşmış kadınların üreme sisteminde sorunlar görülebilir
  • Kadınlarda adet döngüsü bozulabilir veya tamamen durabilir
  • Cinsel organlarda bakteri ve mantar enfeksiyonlarında artış olabilir
  • Diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski de artar

Aids Belirtileri

  • AIDS belirtileri genellikle virüs bulaşmasından 5-10 yıl sonra ortaya çıkar
  • Vücut direnci zayıflar, basit enfeksiyonları bile çok ağır geçirir
  • Lenf bezlerinde büyümeler olabilir
  • Ağız ve deride tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler çıkabilir
  • Nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri olur
  • Kilo kaybı ve sık tekrarlayan ishal olabilir
  • Dönem dönem öksürük görülebilir
  • Verem ve zatürre gibi hastalıklara yakalanma riski artar
  • Pamukçuk, diğer bakteri ve mantar hastalıkları görülebilir
  • Normal insanlarda nadir görülen enfeksiyonlar görülebilir
  • Kaposi sarkomu, beyin lenfoması gibi bazı özel tür kanser görülebilir
  • Hastalığın ileri evresinde gözde sitomegalovirüs (CMV) retiniti görülebilir,
  • Bir kişide bu belirtilerin birkaç tanesi birden varsa AIDS düşünülebilir

Hepatit C nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

HIV enfeksiyonlarının tanısında, laboratuvar teknikleri kullanılır. Bu virüse karşı oluşan spesifik ANTİ-HIV antikorlarının ELISA tekniği ile gösterilmesidir. Eliza diye bilinen testle kanda, hastalığa sebep olan virüse karşı gelişmiş olan antikor olup olmadığına bakılır.

Şüpheli temastan 3 ay sonra test yaptırılması daha doğru sonuçlar verir. Herşeye rağmen çeşitli nedenlere bağlı olarak “yalancı pozitif” sonuç alınması söz konusudur. İki kez yinelenen ve ELISA ile pozitif bulunan kan örneklerinde, “ilave testler” ile durumun kesinleştirilmesi gereklidir.

Başvurulan test “Western Blot” doğrulama tekniğidir.

HIV virüsüyle ilgili laboratuvar testleri

HIV virüsünü saptamaya yönelik laboratuvar testleri virüsün vücuda giriş zamanına göre değişiklik göstermektedir. Bu testler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;

1. HIV PCR (viral DNA/RNA) (9-11 günden sonra)2. p24 antijen testi (3 hafta-3 aylık dönem arasında)

3. ELISA (Anti-HIV) testi (3-6 aydan sonra)

HIV PCR Testi nedir? Ne zaman yapılmalıdır?

HIV PCR testi, virüs genetik materyalinin PCR tekniği ile çoğaltılarak ölçülecek ve tanımlanabilecek duruma getirilmesidir. Enfekte olmuş bir kişinin kanında virüs bulunmasına rağmen erken dönemde virüse karşı antikor oluşmamaktadır.

Bu nedenle PCR testi erken evrede HIV virüsünün kanda tespitinde kullanılmaktadır. Şüpheli temastan 9-11 gün sonra HIV PCR testi ile virüs varlığı saptanabilmektedir. PCR testinin virüsü saptama duyarlılığı 28.

günden itibaren ~%98-100 olarak belirtilmektedir.

HIV şüphesi taşıyan herkes tarafından yaptırılabilir. Özellikle şüpheli ilişkiden sonra ve yenidoğanlarda HIV araştırmasının PCR tekniği ile yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. PCR testi ayrıca HIV pozitif kişilerde virüs miktarının ölçülmesi ve AIDS hastalarının tedaviye verdikleri yanıtın takibinde de kullanılmaktadır.

P24 Antijen Testi nedir? Ne zaman yapılmalıdır?

P24, HIV virüsüne özgü viral bir proteindir. Bu proteinin vücutta saptanması virüs varlığını göstermektedir. Testin virüs bulaşmasından sonra geçen 21. günden 90. güne kadar yapılması uygun bulunmaktadır

ELISA Testi Nedir? Anti-HIV Ne zaman yapılmalıdır?

HIV virüsü ile enfekte kişilerin savunma sisteminde bu virüsle savaşmak için HIV’e karşı özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir. HIV antikorlarının ELISA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süre geçmesi gerekmektedir.

Bu nedenle test, bulaşma gerçekleştikten 3 ay sonra yapılmalıdır. Anti-HIV test sonucunun pozitif olması kanda HIV virüsüne karşı antikorların oluştuğunu gösterir.

Bu nedenle Anti-HIV testinin tam pozitif olduğunu söyleyebilmek için Westernblot testi adlı doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif bulunması gerekir.

Bel soğukluğu nedir? Belirtileri, tedavisi ve korunma yolları

Aids hastalığının tam tedavisi henüz yoktur ana kullanıma giren yeni ilaçlar hastaların normal insanlara yakın bir hayat standardında uzun yıllar hayatta kalmasını sağlamaktadır.

Son yıllarda aids tedavisinde büyük gelişmeler sağlanmıştır ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde yaşam süresi ve kalitesinde belirgin bir artış olmuştur.

Mevcut ilaçlarla yapılan tedavinin amacı HIV virüsünün çoğalmasını durdurmak, ortaya çıkabilecek belirti ve bulguları önlemek; hastanın başka hastalıklar kapmasını önlemek ve tüm bunların sonucu olarak hasta yaşam süresini uzatmaktır.

HIV’i baskılayan, antiretroviral tedavi ve bu tedavide kullanılan ilaçlar sosyal güvenlik sistemine kayıtlı bireyler için ücretsiz sağlanıyor. Ancak ilaç kullanımının kesintiye uğraması tedaviyi olumsuz etkiliyor. Böyle bir durumda ilaca direnç geliştirebiliyor ve tedavinin etkinliği tehye girebiliyor.

Tedaviye engel olan faktörlerin başında bilgisizlik ve önyargı geliyor.

Halen birçok insan HIV’in etkin ilaçlarla baskılandığını, kronik bir sağlık sorunu olduğunu, HIV ile yaşayanların sağlıklı ve kaliteli bir şekilde günlük yaşantılarına, eğitimlerine, çalışma ve aile yaşamlarına devam edebileceğini bilmiyor.

HIV Pozitif kişilerle evlenilebilir ve çocuk sahibi olabilir

HIV pozitifliğini, kronik bir hastalık gibi değerlendirmek mümkündür. Kişi, ilaç kullandığı sürece, normal hayatına devam edebilmektedir. HIV pozitif bireylerin, eş adayına gerekli bilgilendirme yapılarak, önleyici korunma yöntemleri kullanarak ve önleyici tedavi almak koşuluyla evlenmesi ve çocuk sahibi olması mümkündür, ancak riskleri vardır.

Aids erkekten kadına mı, kadından erkeğe mi daha kolay bulaşır?

Korunmasız yapılan tek bir cinsel temasda bulaşma riski tam bilinmese de yüksektir. Vajina içine giren HIV’in viral çoğalmayı başlatabilmesi için kan dolaşımına girmesi gerekir. Bilimsel çalışmalara göre; kadınlara HIV bulaşma riski daha yüksektir.

Aids olan biri ne zaman başkalarına hastalık bulaştırmaya başlar?

Primer infeksiyondan sonra belli aralıklarla meninin incelendiği araştırmalara göre, bulaştırma oranları arasında farklılık bulunsa da bir erkek ilk bulaşmadan hemen sonra HIV virüsünü başkalarına bulaştırabilir.

Aids’li erkekten hastalık kapmadan hamile kalınabilir mi?

Meninin içinde virüs bulunması infekte erkeklerden hamile kalmayı isteyen HIV negatif kadınlar için ciddi riskleri beraberinde getirmektedir.

İnfekte menideki virüsün inaktive edilmesi, kadının yapay olarak döllenmesi ve bu yolla hem annenin hem bebeğin infeksiyondan korunmasının mümkün olduğu bazı araştırma ile gösterilmiştir.

Hekimler, bu yolla ancak birkaç gebelik sağlayabilmişlerdir.

HIV infekte eşten ayrı, başka bir erkek tarafından verilen meni ile yapılan yapay döllenme işlemi de HIV infeksiyon riskini tamamen yok etmez.

İnfekte olduğu bilinmeyen vericilerden alınan menilerle yapılan yapay döllenme ile anneye HIV bulaştığı pek çok araştırmada gösterilmiştir. Son yıllarda, sperm vericilerinde HIV taraması yapay döllenme öncesi şart olmuştur.

HIV antikorları negatif olan vericilerin spermleri, 2-4 ay sonra yapılan ikinci antikor testine kadar dondurularak saklanmaktadır.

Aids olan biriyle tek bir cinsel ilişki bulaşma için yeterli mi?

HIV infekte bir partnerle girilen her bir vajinal ilişkide HIV infeksiyonu kapma riskinin tam olarak ölçülmesi imkansız olmakla birlikte, Avrupa’da yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonucuna göre tahminler yapılabilmektedir.

Bu araştırma kapsamında 304 HIV negatif kişi ve partnerleri değerlendirildi. Bu kişilerin tek risk faktörleri HIV infekte partnerleri ile cinsel temasa girmeleri idi. Bu kişilerin 196’ı kadın ve 108’i erkekti.

Bu çiftler ortalama 20 ay boyunca izlendiler ve HIV infeksiyon varlığı açısından test edildiler.

Frengi nedir? Sifiliz hastalığı nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

Araştırma boyunca çiftler toplam 15 bin kez cinsel temas üzerinden incelendi. Çiftlerin %48’i düzenli olarak kondom kullanırken, diğerleri ya düzensiz kullandılar ya da hiç kullanmadılar. Düzenli kondom kullanan çiftlerden hiçbirinin eşine HIV infeksiyonu bulaşmamıştır. Kondomu düzensiz kullananlar incelendiğinde, HIV infeksiyonu bulaşma oranı oldukça yüksek bulunmuştur.

Araştırma sonucuna göre HIV için başka bir risk faktörü de genital ülserlerdir. Genital ülserlerin varlığı, genital ülseri olmayanlara göre HIV infeksiyon riskini 5 kat artırmaktadır.

Araştırmada ayrıca boşalma öncesinde geri çekmenin, önemli bir koruyucu etkisi olduğu görülmüştür. Tüm ilişkilerinin en az %50’inde geri çekme metodunu uygulayan çiftlerde, bunu yapmayanlara riskin 5 kat daha az olduğu saptanmıştır.

 Sonuç olarak, kondom kullanımının cinsel temas sırasında virüsün bulaşmasını önlediği kanıtlanmıştır.

Aids’in aşısı var mı ?

Referanslar: 1- What is HIV / AIDS? 2- Guide for HIV and AIDS 3- Explaining HIV and AIDS

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/aids-hiv-nedir-aids-nasil-bulasir-belirtileri-nelerdir-testi-ve-tedavisi/

AIDS Nasıl Bulaşır ?

AIDS Nasıl Bulaşır?

AIDS en sık görülen bulaşma yolu cinsel ilişkidir, AIDS' e yol açan HIV virüsünün 2 tipi vardır.

HIV-1 dünyada en yaygın,
HIV-2 ise nadir görülen AIDS hastalığına yol açan virüsüdür.

AIDS, bulaştığı vücutta, vücudu hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemini zayıflatır ve hatta yok eder. Mikroplara karşı bağışıklığı yani direnci azalan vücutta, HIV'in yanında, çeşitli fırsatçı enfeksiyonlarda hastalıklara neden olurlar. Zatürree, cilt kanseri, bunama bunlardan bazılarıdır.

Hiv virüsü taşıyan partnerle cinsel ilişki kuran kişi başka cinsel hastalık taşıyorsa (Bel soğukluğu, frengi, hepatit herpes vs.) doku hasarı nedeniyle bulaşma riski katlanarak artar.

Ayrıca partnerin yaşı, hastalığın evresi, ilişkinin şekli ile risk değişir. Kadınlarda menstrüal kanama zamanındaki ilişkide risk yüksektir.

Ne kadar farklı kişi ile cinsel ilişki kurulursa HIV kapma olasılığı o denli artar.

HIV/AIDS Cinsel Yolla Nasıl Bulaşır ?

Korunmasız yapılan tek bir cinsel temasda bulaşma riski tam bilinmemekle birlikte, HIV'in erkekten kadına ve kadından erkeğe geçtiği kesin olarak bilinmektedir. Erkekten kadına geçiş mekanizması, kadından erkeğe geçiş mekanizmasına göre daha iyi bilinmektedir.

infekte erkeğin menisinin HIV içerdiği, bunun da büyük olasılıkla zaten meninin içinde bulunan lenfositlerin infekte hale gelmesi şeklinde olduğu yolundadır. Vajenin içine giren HIV'in viral çoğalmayı başlatabilmesi için kan dolaşımına girmesi gerekmektedir.

Vajenin çeperindeki ufak yarıkların virüsün kan dolaşımına girmesindeki esas yol olduğu tahmin edilmektedir. Bazı çalışmalar göstermektedir ki; kadınlar tek bir cinsel temas sonrası infekte olmaya erkeklerden daha yatkındırlar.

Bu fark, vajen mukozasındaki potansiyel virüs giriş yerlerinin, penis yüzeyindekine oranla çok daha fazla olması ve dolayısı ile vajenin penise göre daha büyük miktarda infeksiyöz materyale maruz kalması ile açıklanmaktadır.

Afrika'da yapılan bazı çalışmalar, erkeklerde HIV infeksiyonu ile genital ülser varlığı arasındaki bağlantıyı göstermektedir. Hekimler, erkeklerdeki genital ülserlerin varlığının tıpkı vajen çeperlerindeki yarıklar gibi virüsün kan dolaşımına girmesini sağladıklarını ileri sürmektedirler. Ancak, HIV'in geçişi için mutlaka genital ülser bulunması gerekmemektedir.

Şüphesiz yukarıda sayılan faktörlerin dışında bazı faktörler de, heteroseksüel temas yolu ile virüsün bulaşmasında rol oynamaktadır.

Menstrüasyonun olması, aynı zamanda başka mikroorganizmalarla kişinin infekte olması, derinin durumu, cinsel temas öncesi deri bütünlüğünü bozan kimyasal iritanlara maruz kalma gibi faktörler HIV'in geçişi için rol oynamaktadır.

Bu faktörlerin her birinin HIV infeksiyon riskini ne kadar artırdığını kanıtlamak ise oldukça güçtür.

Sperm İlk Olarak Ne Zaman HIV İçerir ?

Primer infeksiyondan sonra belli aralıklarla meninin incelendiği ufak bir araştırma yapılmıştır.

Araştırma kapsamındaki üç hastanın spermlerinde, infeksiyonun ilk klinik belirtileri ortaya çıktıktan sonra dört hafta süresince, zidovudin kullanımından bağımsız olarak, birden fazla laboratuvar tekniği ile inceleme sonucu HIV saptanmıştır.

Yeni infekte olmuş bir kişinin HIV'i başka bir kişiye sperm yolu ile ne zaman bulaştırabileceği bilinmemekle birlikte, HIV infekte her erkek her an HIV'i bulaştırabilir diye kabul edilmektedir.

Primer infeksiyon sırasında HIV'in vücutta yaygın olarak bulunması ve infeksiyonu takip eden haftalar içinde spermde HIV'in varlığı, büyük olasılıkla kişilerin HIV infeksiyonunun kaptıkları andan itibaren bulaştırıcı olduklarını göstermektedir.

Spermin içinde virüs bulunması infekte erkeklerden hamile kalmayı isteyen HIV negatif kadınlar için ciddi riskleri beraberinde getirmektedir.

İnfekte menideki virüsün inaktive edilmesi, kadının yapay olarak döllenmesi ve bu yolla hem annenin hem bebeğin infeksiyondan korunmasının mümkün olduğu çok az sayıda araştırma ile gösterilmiştir.

Hekimler, bu yolla ancak birkaç gebelik sağlayabilmişlerdir. Sonuç olarak bu bir araştırma yöntemidir ve uygulanabilirliği çok çok düşüktür.

HIV infekte eşten ayrı, başka bir erkek tarafından verilen sperm ile yapılan yapay döllenme işlemi de HIV infeksiyon riskini tamamen yok etmemektedir. infekte olduğu başlangıçta bilinmeyen vericilerden alınan menilerle yapılan yapay döllenme işlemlerinde anneye HIV bulaştığı pek çok araştırmada gösterilmiştir.

Son yıllarda, sperm vericilerinde HIV taraması yapay döllenme öncesi şart olmuştur. HIV antikorları negatif olan vericilerin spermleri, 2-4 ay sonra yapılan ikinci antikor testine kadar dondurularak saklanmaktadır.

Yapılan bu iki testin de negatif çıkması durumunda, spermlerin HIV içermediği kabul edilerek kullanılabilmektedir.

HIV Pozitif Bir Partnerle Girilen İlişkide HIV/AIDS Bulaşma Riski Nedir ?

HIV pozitif bir partnerle girilen her bir vajinal ilişkide HIV kapma riskinin tam olarak ölçülmesi imkansız olmakla birlikte, Avrupa'da yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonucuna göre tahminler yapılabilmektedir.

Bu araştırma kapsamında 304 HIV negatif kişi ve partnerleri değerlendirildi. Bu kişilerin tek risk faktörleri HIV pozitif partnerleri ile cinsel temasa girmeleri idi. Bu kişilerin 196'ı kadın ve 108'i erkekti.

Bu çiftler ortalama 20 ay boyunca izlendiler ve HIV varlığı açısından test edildiler.

İnfekte partnerlerin hastalıkları veya ölümleri nedeniyle araştırma kapsamına dahil olan çiftlerden %40'ı cinsel temaslarına son vermelerine rağmen, 256 çift çalışma süresince en az üç ay süre ile cinsel aktivitelerine devam ettiler. Araştırma boyunca çiftler toplam 15 000 kez cinsel temas üzerinden incelendiler.

Çiftlerin %48'i düzenli olarak kondom kullanırken, diğerleri ya düzensiz kullandılar ya da hiç kullanmadılar. Düzenli kondom kullanan çiftlerden hiçbirinin eşine HIV infeksiyonu bulaşmadı. Kondomu düzensiz olarak kullananlar incelendiğinde, HIV infeksiyonu bulaşma oranı yaklaşık olarak her 1000 ilişkide 1 olarak saptandı.

Bu risk oranı, eğer partner AIDS basamağında ise 4 katına çıkıyor, partner asemptomatik dönemde ise 1000'de 0.7'e iniyordu. Bu araştırmanın en büyük eksikliği erkekten kadına bulaşma oranı ile kadından erkeğe bulaşma oranı arasındaki farkı belirtmemesidir.

Ancak, diğer araştırmalar göstermektedir ki; her cinsel temasta erkeğin kadını infekte etme riski, kadının erkeği infekte etme riskine göre iki kat daha fazladır.

Bu araştırma sonucuna göre HIV infeksiyonu için bulunan başka bir risk faktörü de genital ülserlerdir. Genital ülserlerin varlığı, genital ülseri olmayanlara göre HIV infeksiyon riskini 5 kat artırmaktadır. Genital ülserlilerin oluşturduğu bu grupta, 24 ay sonunda toplam serokonversiyon oranı çok yüksek bir oran olan %40 olarak tespit edilmiştir.

Kondom kullanmadan yapılan anal ilişki, kondom kullanılarak yapılan anal ilişkilere oranla ek bir risk taşımaktadır; ancak korunmasız olarak anal ilişkiye giren çift sayısının çok az olması bizi yanlış risk tahminlerine götürebilmektedir. Kondom kullanmadan anal temasa giren çiftlerin 24 ay sonunda serokonversiyon oranı yaklaşık %28 olarak bulunmuştur.

Ayrıca, 39 çift vajinal temas sırasında kondom kullanmalarına rağmen, korunmasız oral ilişkiye de girdiklerini belirttiler. Bu grupta hiç serokonversiyon saptanmadı. Bununla beraber, korunmasız yapılan oral ilişkinin HIV infeksiyon riski taşımadığı söylenememektedir. Çünkü araştırma kapsamına dahil olan çift sayısı bir sonuca gitmek için yeterli değildir.

Bu araştırmanın sonuçları, uzun bir süre boyunca aynı partnerle cinsel temasta bulunan kişilere dayanmaktadır. Birden fazla değişik partnerle korunmasız cinsel temasa giren kişilerin değişik infeksiyon riski altında oldukları çok açıktır. Sonuç olarak, kondom kullanımının cinsel temas sırasında virüsün bulaşmasını önlediği çeşitli kanıtlarla desteklenmektedir.

AIDS Nasıl Bulaşmaz ?

HIV virüsü vücudun dışında yaşayamayacağından aslında bulaşması zordur.

HIV/AIDS Bulaşmaz.

HIV Virüsünün Dezenfeksiyonu Nasıl Yapılır?

HIV / AIDS tüm dünyada hızla yayılmaktadır.

Hastalığa ait özellikler ;

Merkezimizde tüm yöntemlerle AIDS testi yapılabilmektedir. Virüs kişiye bulaştığı ilk aşamada birçok hastalığa benzer belirtiler ortaya çıkmaktadır.

Devamını Oku

Источник: https://www.mavilab.com.tr/aids-nasil-bulasir.html

Detaylı HIV – AIDS Rehberi: Belirtileri Neler? Nasıl Bulaşır?

AIDS Nasıl Bulaşır?

AIDS hastalığı, HIV virüsü nedeniyle oluşan ve bağışıklık sisteminin çökmesine yol açan bir hastalıktır. AIDS, ”Aquired Immune Deficiency Syndrome” kelimelerinin kısaltmasıdır.

Dilimizde ise AIDS kısaltmasının açılımı ise ”Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu” olarak geçer. Bu anlamları ile bakıldığında AIDS aslında bir hastalıktan çok, HIV virüsü nedeniyle ortaya çıkan ve bağışıklık sistemini tamamen etkileyen bir sendromdur.

HIV enfeksiyonunun ileri evresinde AIDS ortaya çıkar. 

HIV, İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü olarak bilinen virüstür. HIV vücuda girdiği andan itibaren bağışıklık sistemi hücresi olan CD4’e tutunur. Ardından kendi genetik materyallerini hücreye bırakır.

Bu hücre yardımı ile kendisini kopyalar ve anı zamanda tutunduğu hücreyi de parçalar. Bu sayede de daha fazla miktarda HIV kana karışır. Virüs zaman geçtikçe bağışıklık sistemini oluşturan hücrelere saldırmaya başlar.

Akyuvarları hedefleyerek önce işlevlerini yitirmelerine, ardından da yok olmalarına neden olarak vücudu savunmaz bırakır. 

#1.Bulaşma

HIV enfekte olunan döneme bulaşma adı verilir. Kişi bu dönemde virüsü almıştır. Genel olarak bir belirti ortaya çıkmaz. Belirtiler bir sonraki evrede kendisini gösterir.

#2.Birincil HIV Enfeksiyonu ( Akut HIV Enfeksiyonu )

Bazı vakalarda HIV vücuda girdikten sonra 4 hafta içinde ilk belirtiler oluşabilir. Yüksek ateş, lenf bezlerinde şişlik, deride döküntüler, kaslarda ağrı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kişi bu dönem içinde virüs bulaştırma safhasına da geçer. Klinik bulgular kısa süre içerisinde ortadan kaybolabilir.

Pencere dönemi olarak da adlandırılan bu dönemde HIV antikor testleri genelde negatif çıkar. P24 testinde viral yük pozitif olabilir.

#3.Serokonversiyon Dönemi

Bu dönemde artık HIV enfeksiyonu laboratuvar testleri ile tespit edilebilir. Tanı testlerinin tamamı kullanılabilir. Ancak yalancı pozitif ya da negatif sonuçlarının sağlamasını yapmak için testlerin belirli bir aralıktan sonra tekrar edilmesi şarttır. 

#4.Bulgusuz Dönem (Asemptomatik Dönem)

Bu süreç en uzun süren dönemdir. 10 yıla kadar uzayabilir ve HIV virüsü taşıyan bireylerde hiçbir belirti ortaya çıkmayabilir. Ancak virüs CD4 hücrelerini kullanarak kendini çoğaltmaya devam eder. Hala bulaştırıcılık dönemi sürmektedir.

Enfeksiyon tespit edilen kişilerin tedavilerine hemen başlanır. Tedavi alan kişilerin kanlarındaki virüs seviyesi minimuma iner ve sağlıklı bir yaşam sürmeye devam ederler.

#4.Erken Bulgulu Dönem (Erken Semptomatik Dönem)

Bu dönemde HIV enfekte olan kişilerde virüsten kaynaklı belirtiler görülür. Ancak belirtiler HIV şüphesini akla getirmeyebilir.

Kilo kaybı, baş ağrısı, pamukçuk, uçuk, ishal gibi belirtiler ortaya çıkar. Genel olarak her biri başka bir rahatsızlık gibi görünen bu belirtilerin bir arada yaşanması da mümkündür.

Bu evrede yapılan kan tahlillerinde HIV virüsü tespiti yapılabilir.

#5.Edinilmiş Bağışıklık Yetmezlik Sendromu / Geç Bulgulu Dönem (AIDS)

Daha önceki dönemlerde tanı konulmamış veya tanı konulmuş olsa da tedavi bırakılmış ise bağışıklık sistemi yetersizliği dönemine girilir. Belirtiler ise belirgin bir hale gelir.

Bu dönem içerisinde HIV ile birlikte tetiklenen kanser türleri de ortaya çıkabilir. Tanının konulması ile birlikte tedaviye acil bir şekilde başlamak gerekir.

AIDS dönemi içinde de tanı alan kişilerin tedavileri gayet başarılı sonuçlar vermekte, bu tedavi ile birlikte bulgusuz döneme geri dönüş sağlanabilmektedir.

#5.İleri Evre

Tanı almış olmasına rağmen tedavi görmeyen veya tanı alamamış bireyler için bu evreden bahsedilebilir. İleri evre, HIV enfeksiyonunun son evresidir. Kaslarda erime bu dönemde ortaya çıkar. Enfeksiyonun son dönemi olan bu evreye kadar tanı almamış kişilerde ölümle sonuçlanan vakalar görülür.

HIV Testi

HIV virüsü tespiti, basit bir kan tahlili ile yapılır. Elisa testi olarak da bilinen bu test, kan değerlerindeki virüse karşı ortaya çıkan antikorların seviyesini ölçer.

HIV virüsünün vücuda girmesinin ardından 3-8 hafta arasında antikorlar belirgin bir seviyeye ulaşır. Nadiren bu yükselme altı ayı bulabilir. Şüpheli durumlarda test bu nedenle tekrar yapılabilir.

Bu test sadece HIV tanısı için kullanılmaz. Kanda yükselen antikor değerlerini tespit edip farklı hastalıklarla alakalı fikir yürütmek için kullanıldığı durumlar da vardır.

HIV virüsü ve AIDS ile doğrudan bağlantı kurulması gerçekte yanlış bir bilgidir. Eğer test HIV tespiti için kullanılacaksa sonuçlar HIV Pozitif veya HIV Negatif olarak değerlendirilir. Pozitif değer kişinin vücudunda bu antikorların olduğunu gösterir. Aşağıdaki durumlarda HIV testi yapılması önerilir:

  • Korunmasız şüpheli cinsel ilişki sonrası
  • Damar içi ortak şırınga kullanımı
  • HIV pozitif partnerin olması
  • HIV virüsünün yüksek olduğu ülkelere seyahat sonrası

AIDS Nasıl Bulaşır?

AIDS hastalığına yol açan HIV virüsü farklı yollar ile bulaşabilir. Virüs insandan insana vücut salgıları ile bulaşırken HIV virüsü kan, sperm, vagina salgısı ve anne sütünde bulunur.

#1. Cinsel ilişki

HIV virüsü ile enfekte olan kişilerin çoğunun virüsü cinsel ilişki yoluyla aldığı bilinir. Virüs erkeklerde spermde, kadınlarda da vajina salgısında bulunur.

Korunmasız cinsel ilişki virüsün bulaşmasının temel nedenidir. Tek bir ilişki bile HIV virüsü bulaşması için yeterlidir.

Özellikle çok eşli bir cinsel yaşam süren kişilerin HIV virüsü kapma ihtimalleri daha fazladır.

#2. Kan nakli

Kan ve organ nakillerinin yapılma aşamalarında uygulanması gereken protokollerden bir tanesi de HIV testidir. Bu nedenle her iki yolla da AIDS bulaşma ihtimali çok düşüktür.

Ancak bunların yanında kan ile AIDS bulaşma yolları arasında enfekte olmuş kişinin kullandığı aletleri kullanmak vardır. Şırınga, iğne, dövme yaparken kullanılan aletler gibi insan vücuduna temas eden aletlerin ortaklaşa kullanımı ile HIV taşınabilir. Özellikle uyuşturucu bağımlılarının aynı şırıngayı kullanmaları HIV bulaşması için elverişli ortamı hazırlar.

#3. Anneden bebeğe aktarım

HIV pozitif olan annelerin bebeklerinin de HIV pozitif olma riskleri vardır. Virüs bebeğe plasenta yoluyla ya da anne sütü ile bulaşabilir. Gebelik sırasında HIV tespiti yapılırsa kullanılacak ilaçlar ile bebeğin HIV pozitif olma ihtimali yüzde bire kadar iner.

HIV Hangi Durumlarda Bulaşmaz?

HIV virüsünün nasıl bulaştığı ile alakalı doğru kabul edilen birçok yanlış bilgi mevcuttur. Örneğin öpüşme ile aids bulaşır mı sorusu oldukça merak ediliyor. HIV virüsü öpüşme ile bulaşmaz. Bunun dışında HIV virüsünün bulaşmadığı durumlar ise şunlardır:

  • Tükürük, ter, idrar, dışkı, gözyaşı
  • Öksürük ve aksırık
  • El ele tutuşma, tokalaşma, sarılma, kucaklaşma
  • Aynı kaptan yenilen yemekten, aynı bardaktan içilen içecekten
  • Ortak kullanılan telefonlardan
  • Tuvaletten ve duştan
  • Sivrisinelerden ve hayvanlardan

AIDS Belirtileri Nelerdir?

HIV virüsü ile enfekte olan kişilerin AIDS aşamasına gelmeleri hemen olmaz. AIDS belirtileri ne zaman ortaya çıkar? Virüsün AIDS evresine geçmesi bir yıl da sürebilir, on yıl gibi uzun bir zamana da yayılabilir.

Belirtilerin ortaya çıkmasının ardından son aşamada AIDS testi yapılabilir. Peki AIDS testi nasıl yapılır? AIDS için özel bir test yoktur ve HIV virüsüne bakılarak test gerçekleştirilir.

#1. Yüksek ateş

AIDS hastalığının en önemli belirtisi düşmeyen, inatçı bir şekilde seyreden yüksek ateştir. Temelinde hiçbir hastalık olmamasına rağmen kişinin ateşi düşmez. Hastalarda yüksek ateş belirtisi yüzde doksanın üzerinde bir orandadır. Uzun ve tekrarlayan ateş durumunda kan tahlili ile HIV değerlerine bakılabilir.

#2. Cilt sorunları

AIDS’in ilk aşamalarında deri üzerinde döküntüler görülebilir. AIDS’in ciltteki belirtileri de en az yüksek ateş kadar sık görülür. Vücudun farklı bölümlerinde uçuk ya da AIDS yaraları oluşabilir. Deri dökülmelerinin ardından da tıpkı ateşte olduğu gibi ya da ateş ile birlikte gözlemlenirse, HIV testi yapılabilir.

#3. İshal, bulantı, kusma

AIDS hastalarında sindirim sistemi sorunları da görülmeye başlar. İshal, bulantı ve kusma semptomlarından her biri tek başına ortaya çıkabileceği gibi beraber de görülebilirler. Bu tür sorunların oluşması ile birlikte vücudun susuz kalmaması için özen göstermek gerekir.

#4. Kolay hastalanma

AIDS’e yol açan HIV virüsü doğrudan bağışıklık sistemine saldırır. Enfekte olan kişiler çok çabuk hastalanırlar ve hastalık evreleri virüs taşımayan bireylere göre daha uzun sürer. En küçük bir hastalığın bile iyileşme süresi beklenene göre daha fazla olur.

#5. Diğer Belirtiler

AIDS ile ilgili en çok merak edilen konulardan bir tanesi de kadınlarda AIDS belirtileri ile erkeklerde AIDS belirtileri arasında bir fark olup olmadığıdır. Belirtiler iki cinsiyet için de aynıdır. Yukarıda açıklanan belirtilere ek olarak diğer belirtiler ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Uzun süren öksürük nöbetleri
  • Ağızda pamukçuk
  • Kilo kaybı
  • Eklemlerde ve kaslarda ağrı
  • Halsizlik

AIDS’ten Korunma Yolları

HIV virüsü din, ırk, sosyoekonomik koşullar ve cinsel tercihlerden bağımsız olarak herkesi etkileyebilir.

Bu nedenle herhangi bir birey için AIDS bulaşma ihtimali yüzde kaçtır sorusuna cevaben net bir verinin ortaya konması mümkün değildir. Alınacak önlemler ile virüsün bulaşması engellenebilir.

Bütün korunma önlemleri alındıktan sonra AIDS kolayca bulaşabilir mi konusunun da önemi kalmaz.

#1. Cinsel Korunma

HIV virüsünün yoğun olarak cinsel yolla bulaştığı bilindiği için yapılan çalışmaların büyük bir kısmı cinsel bilinçlenmeyi kapsar. Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmak, tek eşliliğin sağlanması, çok eşli cinsel yaşamdan kaçınmak, birden fazla partneri olan kişiler ile cinsel ilişkiden kaçınmak korunma yolları arasında bulunur.

Güvenli bir cinsel yaşam kurarak HIV virüsünün bulaşma ihtimaline karşı büyük ölçüde önlem alınabilir. Cinsel ilişkinin güvenli olduğu düşünüldüğü durumlarda bile kondom kullanılması tavsiye edilir. 

#2. Kan Yoluyla Bulaşmanın Engellenmesi 

Öncelikle nakil yapılacak kanın mutlaka teste tabi tutulmuş olması gerekir. Bunun dışında enjektör, diş hekimliği aletleri, jiletler, makaslar, tıbbi araç ve gereçler ile dövme, piercing malzemelerinin her kullanım öncesi sterilize edilmesi şarttır. Mümkünse bu aletlerin tamamının tek kullanımlık olanlardan seçilmesi gerekir.

Tıp çalışanlarının yaralarını bant ile kapatmaları HIV bulaşma ihtimali olan araç ve gereçlerle temaslarını kesmeleri açısından önem taşır.

#3. Anneden Bebeğe Bulaşmanın Önüne Geçme

HIV pozitif olan anne adayının gebeliği süresince bebeğe HIV geçmesini önleyen ilaçları kullanması gerekir. Gebelik taramaları sırasında HIV testi de yapılır. Eğer HIV pozitif tespit edilirse özel bir tedaviye başlanır. Planlanan tedavi gebelik döneminde, doğum sırasında ve doğum sonrasında da sürdürülür. Doğum sezaryen ile yapılır. Ayrıca bebek için de tedavi uygulanır.

Anne sütü ile de HIV bulaşması söz konusu olacağı için annenin bebeğini emzirmeden mama ile beslemesi tavsiye edilir.

#4. HIV pozitif baba, HIV negatif anne

HIV pozitif bir baba ile HIV negatif bir annenin çocuk yapabilmesi için öncelikle babaya gerekli tedavi uygulanır.

Babadan alınan sperm önce laboratuvar ortamında HIV virüsünden arındırılır. Daha sonra anneden alınan yumurta ile döllenme sağlanır ve anne rahminde döllenen embriyo yerleştirilir.

Bu şekilde HIV pozitif erkeklerin de sağlıklı bir bebek sahibi olmaları sağlanır.

AIDS Öldürür mü?

HIV virüsünün tespit edilmesinin ardından gerekli tedavi uygulanmaya başlandığı takdirde kişinin sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkündür. Ancak tedavinin yarım bırakılmasının ardından veya hiç tedaviye başlanmaması ile birlikte yaşamsal teh başlar. Enfeksiyonun son evresine kadar tedavi almamış bireylerde ölüm söz konusu olabilir.

Günümüzde AIDS, ilk ortaya çıktığı anki kadar tehli bir sendrom olmaktan çıkmıştır. Yapılan çalışmalar ile hem virüsün yayılmasının önüne geçilmiş hem de hastaların yaşam kaliteleri artırılmış ve yaşam süreleri uzatılmıştır.

AIDS vakalarında ölümler bir başka hastalık nedeniyle ortaya çıkar. Vücudun düşen bağışıklık sistemi hastalık ile savaşamaz ve yenik düşer. Bu da ölüme yol açar. AIDS hastalarının ölüm ve yaşam süresini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır.

AIDS Tedavisi

HIV virüsünü vücuttan tam olarak atan bir tedavi biçimi henüz geliştirilmemiştir. Buna rağmen virüsün etkilerini hafifleten ve virüsü taşıyan kişinin sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan tedaviler uygulanmaktadır.

Amaç virüsü baskı altına alarak hastalık oluşumunu ve AIDS evresine geçişi engellemektir. Bütün bu çalışmalar sonrasında AIDS tedavisi mümkün mü? Erken dönemde teşhis edilen vakalarda tedavi başarılı sonuçlar vermektedir.

 

#1. İlaç tedavisi 

AIDS tedavisinde kullanılan ilk ilaç 1987 yılında onay almıştır. 1995 yılında ise bu ilaca yenileri eklenmiş ve tedavi yöntemleri güçlendirilmiştir. İlaç tedavisine karar verilirken hastanın genel durumuna bakılır. HIV ile birlikte ortaya çıkmış başka hastalıklar varsa değerlendirmeye bunlar da alınır. Hastanın takibi yapılarak tedavi süreci değerlendirilir.

İlaçların düzenli olarak kullanılması tedavinin başarısını etkileyen faktörlerden bir tanesidir. Tedaviye erken başlanması en önemli faktördür. İlaçlarını düzenli olarak kullanan kişilerin yaşam süreleri, sağlıklı bireylerin yaşam süreleri ile neredeyse aynı süreye yaklaşmıştır.

#2. Sağlıklı yaşam

AIDS tedavisinin bir parçası da dengeli beslenmek ve sağlıklı yaşamaktır. HIV pozitif olmayan bireyler için bile sağlıklı yaşam önemliyken, HIV pozitif kişiler için bu daha da önemli bir noktada durur.

Vücudun ihtiyaç duyduğu bütün besin grupları dengeli bir şekilde alınmalıdır. Bu konuda HIV pozitif kişiler doktorlarından ya da bir diyetisyenden yardım alabilir. Ayrıca HIV pozitif kişilerin besin hijyenine daha fazla dikkat etmeleri de önemlidir.

Faydalandığımız Kaynaklar:

Kaynak 1 

Kaynak 2

Kaynak 3 

Kaynak 4

Источник: https://evdesifa.com/aids/

Aids Nasıl Bulaşır Nasıl Bulaşmaz

AIDS Nasıl Bulaşır?

Aids Nasıl Bulaşır Nasıl Bulaşmaz Aids Hangi Yollarla Bulaşır – Bu makaledeki notlar: aids nasıl bulaşır aids nasıl bulaşır..

AIDS Nasıl Bulaşır?, Nasıl Bulaşmaz.
Önceki güncelimizde değindiğimiz AIDS hastalığının tüm dünyada artışı, kaygıların artmasına yol açıyor. Sağlığı korumada en önemli araç bilgidir.

Bu nedenle AIDS hastalığı nedeni olan virüsün (HIV), hangi yollarla bulaştığının bilinmesi çok önemlidir.

Bazı kişilerde de korkular aşırı dereceye vardığı ve sürekli olarak bazı söylentiler yayıldığı için bu yazımızda bulaşma yolları hakkında bilgi verdiğimiz kadar, nelerle bulaşmadığı hakkında da bilgi vermek istiyoruz.

AIDS’in bulaşma yolları

Hastalık etkeni virüsün (HIV) en önemli bulaşma yolu cinsel temastır. Bulaşma için, hasta olmasa bile kanında virüs bulunan (HIV pozitif) kişi ile bir kez bile cinsel ilişkiye girilmesi yeterli oluyor. İlk yıllarda hastalığın sadece homoseksüel ilişki ile bulaştığı sanılıyordu. Bu gün bulaşmanın %55-60’ının heteroseksüel (karşı cinsle) olan ilişkiyle bulaştığı biliniyor.

Virüs kanda yoğun bir şekilde bulunuyor. Bu nedenle kan ve kan ürünü nakilleri ile de bulaşma görülebilir. Bu amaçla, nakledilmesi düşünülen kanda tahliller yapılmaktadır, ne var ki, virüs bulaşmasından sonra, tahillerle görülebilinceye kadar geçecek 10-12 haftalık pencere döneminde yapılacak kan nakilleri ile bulaşma riski bulunmaktadır.

Virüs taşıyan (HIV pozitif) annelerden bebeklere, gebelik sürasince, doğum sısrasında ya da emzirme döneminde virüs bulaşma olasılığı %20-30 civarındadır.

Sağlık personeli de risk altında. Ameliyat ya da enjektör iğnesi batması, virüs içeren vücut sıvılarının bulaşması gibi yollarla hastalık alınması riski bulunmaktadır. Bu risk yüzde 0.2-0.5 civarındadır.

Damar içi yolla uyuşturucu madde kullananlarda, aynı enjektörün birden fazla kişi tarafından kullanılması da önemli bulaşma yollarında birini oluşturmuştur.

AIDS nelerle bulaşmaz?

HIV birçok vücut sıvısında bulunmasına rağmen sadece kan, meni ve vajina salgısı gibi sıvılar aracılığıyla bulaşabilmektedir.

Dokunmak, el sıkışmak, sarılmak, aynı yerde oturmak, aynı banyoyu, tuvaleti, havuzu kullanmakla bulaşmaz. Masum öpüşme denilen, travma ve kanama yaratmayacak şekilde öpüşmek le de bulaşmaz. Sivrisinek, arı ve böcek sokması da bulaşma açısından risk oluşturmaz. Ortak kullanılan giysiler, telefon ahizesi gibi eşyayla, gözyaşı ve terle de bulaşmayacağı bilinmektedir.

Korunmak mümkün

Görüldüğü gibi günlük sosyal yaşam bulaşma açısından risk oluşturmuyor. Bulaşma yolları bilindikten sonra bunlara karşı önlemler almak zor değil. Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmak, kan ürünleri kullanımı sırasında ilgililerin önlem alması bulaşmayı önlemek açısından büyük katkılarda bulunmaktadır.

Aıds, Oral Seksle Bulaşır Mı?

AIDS, oral seksle bulaşır mı?

——————————————————————————–

Olabilir. HIV virüsünün bazı vücut sıvıları ve kanla bulaştığı herkesçe biliniyor. Oral seks sırasında ağzınızın içindeki mikroskobik kesikler, dişetlerinizdeki küçücük bir yara virüsün vücudunuza girmesine neden olabilir.

Sadece HIV değil, herpes virüsü ve pek-çok cinsel hastalık, oral seks sırasında bulaşabilir.

En iyisi henüz ülkemizde satılmayan ağız kondomlarından edinmek için yurt dışından sipariş vermeniz! Eğer işin meraklısıysanız!

HIV Nedir Ve Nasıl Bulaşır?

HIV Nedir Ve Nasıl Bulaşır?
HIV kelimesinin açılımı Human Immunodeficiency Virüs’tür (İnsanların Bağışıklık Sisteminin Çökmesine Neden Olan Virüs). Bu ifade bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açabilen bir virüs anlamına gelmektedir.

Bağışıklık sisteminiz normalde sizi bakteri ve virüs gibi mikroplardan korur. HIV vücut sıvıları yoluyla bulaşır. HIV virüsü taşıyan birisiyle korunmadan ¤¤¤¤ yaparsanız veya aynı iğneyi paylaşırsanız HIV virüsü size de bulaşır.

Ya da HIV virüsü taşıyan bir anne HIV’i bebeğine bulaştırabilir.HIV Nedir?

HIV AIDS’e yol açan virüstür. HIV Human Immunodeficiency Virus (Bağışıklık Sisteminin Çökmesine Neden Olan Virüs) kelimelerinin kısaltmasıdır.

HIV virüsü taşıyan insanlar “HIV pozitif” veya “HIV enfeksiyonlu” olarak adlandırılır. HIV virüsü bağışıklık sisteminize zarar vererek sizi hasta eder. Bağışıklık sistemi vücudunuzu mikroplardan korur. Bağışıklık sisteminiz çalışmadığında mikroplar sizi daha kolay hasta edebilir.
Ancak hasta görünmeyebilir veya hissetmeyebilirsiniz. HIV virüsü taşıdığınızı bile bilmeyebilirsiniz.AIDS Nedir?

AIDS HIV virüsü bağışıklık sisteminizi zayıf hale getirdikten sonra ortaya çıkan hastalıktır. AIDS Acquired Immunodeficiency Syndrome (Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu) kelimelerinin kısaltmasıdır.

Источник: https://www.notusta.com/aids-nasil-bulasir-nasil-bulasmaz-15262/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.