Ailenizdeki Kanser Öyküsünü Öğrenin!

Bir Yakınının Kanser Olduğunu Öğrenenlerin Ağzından 6 Gerçek

Ailenizdeki Kanser Öyküsünü Öğrenin!

Kanser maalesef gün geçtikçe yaygınlaşan bir hastalık. DNA yapısının bozulmasıyla hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyüyüp çoğalması sonucu vücudun çeşitli bölgelerinde meydana gelen kitleler, erken teşhis sayesinde artan başarı oranıyla tedavi edilebilmektedir.

Yıllar önce kansere yakalanan birine ‘öldü’ gözüyle bakılırken, bu hastalığın yaygınlaşmasıyla tedavi alternatifleri ve iyileşme sürecindeki umut arttı. Gelişen tıbbi teknoloji, bu konuda uzmanlaşan hekimler ve insanların bilinçlenmesine rağmen zorlu bir tedavi süreci olan kanser, sadece yakalanan kişiyi değil, yakınlarını da derinden etkiliyor.

Kanser olduğunu öğrenen birinin verdiği tepkileri az çok tahmin edebilirsiniz belki. Önce kabullenmeme, sonra daha fazla geç kalmadan savaşma istediği, yaşama sevinci ya da her şeyden vazgeçerek, pes etme.. Ancak bugünkü yazımızda bir yakının kanser olduğunu öğrenen kişilerin nasıl davrandıkları, ne hissettikleri ile ilgili yaşanmış gerçeklere değineceğiz.

9 yaşındaki kızına, 2 yıl gibi uzun bir süre teşhis konulamamasının ardından, lenf kanseri olduğunu öğrenen bir annenin anlattıklarına göre; öncelikle bu durumu nasıl açıklayacağını bilememiş, hatta gerçeği çocuğundan saklamayı ya da başka bir hastalığı olduğunu söylemeyi düşünmüş.

Çünkü ‘kanser’ demek bile yeterince korkutucuyken küçücük bir kıza ‘belki de aylarca hastanede kalacağız, bir kez daha ameliyat olman gerekiyor’ demek pek kolay olmasa gerek. Oysa insan kaç yaşında olursa olsun neye karşı savaşacağını bilmeyi hak ediyor öyle değil mi? ‘‘Keşke onun yerine ben hasta olsaydım.

’’ diyen bir kadın ancak anne olabilirdi.

2. Hamile Birine Umut Vermek İstedim

Peki, bu 9 yaşındaki kızın bir gün iyileşerek başka bir hastaya umut vermek istediğini söylesek size.. Evleneli sadece birkaç ay geçmesine rağmen hamile kaldıktan sonra rahim kanseri olduğunu öğrenen 28 yaşındaki bir kadının hikayesi bu. Çocuk bunu öğrendiğinde 13 yaşındaymış.

Kemoterapi boyunca kullandığı peruğunu bu genç kadına vermek istemiş. Hastane odasında onu ziyaret ettiğinde gördüklerini şöyle anlatıyor: ‘‘Bebeğini de saçlarını da kaybetmişti. Artık iyileşmek istemiyordu sanki. Bana baktı ama görmedi. ‘Bak benim gibi iyi olacaksın sen de. Hem ailesiz yüzlerce çocuk var, birine annelik edeceksin belki.

’ dedim. Cevap bile vermedi, yüzünde renk yoktu. Çok geçmeden onu kaybettiğimizi öğrendim.’’ diyor. Bu süreçte hayata tutunmanın, morali yüksek tutmanın ne denli önemli olduğunu hatırlatıyor bu hikaye bize. Tanısı farklı da olsa iyileşmesi belki daha kolay olan bu genç kadın yaşama sevincini kaybetmişti.

Bu yüzden sanıyoruz ki tedaviden daha etkili bir şey varsa o da kişinin iyileşmeyi istemesidir.

3. Susmak Hiç Bu Kadar Zor Olmamıştı

Çocuğu hastanede yatarak kemoterapi alan bir başka anne anlatıyor bu hikayeyi. ‘‘Hastalık bırakmadı oğlumun peşini. Tam iyileşti derken yeniden nüksetti. Biz de tekrar yatırdık hastaneye. O akşam yemek yemek istemedi. Zaten tuz perhizi yüzünden iştahı yoktu.

‘Uyumak istiyorum’ dedi ben de onu izliyordum. Biraz zaman geçtikten sonra doktor durumunu kontrol etmeye geldi. İlaçlar çok ağır gelmiş ve bilincini yitirmiş, meğer o uyku, uyku değilmiş. Doktor yoğun bakıma alınmasını söylediğinde sedye yetiştirecek zaman yoktu.

Doktorun biri oğlumu kucakladı ve odadan çıkardı. Ağlıyordum, o an çığlık çığlığa bağırmak istedim. Sonra odalarının kapısında bekleyen diğer anneleri gördüm. Feryadım onları korkuturdu. Hem diğer hastaları hem de yakınlarını korkutmamak için sustum. Sustum ama gözyaşlarım durmadı.

Susmak hiç bu kadar zor olmamıştı.’’ diyor.

4. Abla, Sen Ölecek Misin Yoksa?

26 yaşında başka bir genç kadın anlatıyor: ‘‘Tedavinin en zorlu günlerinden birinde ağzım yara olmuş şekilde konuşamadan yatıyordum. Ailem tüm hayatım boyunca en büyük destekçimdi hep. Ben uyumaya çalışırken 6 yaşındaki erkek kardeşim geldi. Elini yüzüme koydu.

‘Abla annem hep ağlıyor, ne oldu sana, ölecek misin yoksa?’ dedi. Orada konuşmaya çalıştıkça acıyan canıma aldırmadan bir söz verdim. ‘Hayır, ben biraz hastayım ama iyi olacağım merak etme. Hem seni okula ben götürecektim unuttun mu?’ dedim.

O anda anladım ki, kendim için değilse bile ailem için daha güçlü olmak zorundayım.’’ diyor.

5. Kızım Yalnız Değil

Hamile eşi gebeliğin son ayında kansere yakalanan bir baba anlatıyor: ‘‘Eşimin kanser olduğunu öğrendiğimizde bebeğimiz için çok geçti. Eşim kendi canını düşünmeden bebeğimizi dünyaya getirmek için ısrar etti. Ne kadar ikna etmeye çalıştıysak da olmadı. Maalesef eşimi doğumda kaybettim.

Kızımız da kanserle dünyaya gelmişti. Hangisine üzüleceğimi bilemeden tedavinin ortasında bulduk kendimizi. ‘Kızım yalnız değil, ben varım’ dedim kendi kendime. Uzun tedavi süreci kızım 5 yaşına gelene kadar bazen ilerleme, bazen gerileme kaydederek devam etti. Öyle, hayat dolu bir çocuk ki.. Şimdi ilkokul 4. sınıfa gidiyor.

Kızım benim yaşama sebebim.’’ diyor.

6. Hayat Dolu Bu Kadın Nasıl Kanser Olur?

En yakın arkadaşı 54 yaşında meme kanserine yakalanan bir başka kadın anlatıyor. ‘‘Bir öğleden sonra pazara gitmiştik birlikte yine. Öyle sıkı pazarlık yapardı ki tezgah sahibi ‘Abla, ne olur sen ne istersen al ben üstüne para vereyim, yeter ki git’ derdi. Yine böyle bir gündü epey gülüp, eğlendik.

Sonra birden durup: ‘Ben meme kanseriyim Ayşe’ dedi. Neye uğradığımı şaşırdım. ‘Hayat dolu bu kadın nasıl kanser olur?’ diye geçirdim içimden. Ne söyleyeceğimi bilemeden ‘ne, nasıl?’ diye kekelerken eve vardık. Kızı çalıştığı için torunuyla ilgileniyordu. Kendinden çok ‘ona şimdi kim bakacak’ diye üzüldü. Ameliyat olup, tedavilerini aldı.

Şimdi çok iyi ve yine neşe dolu.’’ diyor.

Bu sinsi hastalık gün geçtikçe artarken kimin başına geleceği bilinmiyor. Bu yüzden sizin de kanser bir yakınınız varsa daha iyi anlarsınız. Sadece kanser için değil başka hastalıklara karşı da önlem almak ve herhangi bir durumda erken teşhis imkanı adına her 6 ayda bir check-up yaptırmalısınız.

Источник: https://evdesifa.com/bir-yakininin-kanser-oldugunu-ogrenenlerin-agzindan-6-gercek/

Acıbadem Sağlık Grubu | Acıbadem

Ailenizdeki Kanser Öyküsünü Öğrenin!
Acıbadem Üniversitesi, 2007 yılında Acıbadem Sağlık ve Eğitim Vakfı tarafından kurulan sağlık alanında tematik bir üniversitedir.

Sağlık hizmetlerinde 25 yılı aşkın deneyim ve bilgi birikimiyle oluşan Acıbadem kültürünü yükseköğretime taşıyan üniversite; güçlü akademik kadrosu, gelişmiş teknolojik altyapısı ile alanında donanımlı ve sürekli gelişime açık sağlık profesyonelleri yetiştirmeyi hedefliyor.

Araştırma odaklı Acıbadem Üniversitesi’ndeki dünyadaki en kapsamlı kilinik simülasyon eğitim merkezlerinden biri olan CASE’te, öğrencilerin yanı sıra sağlık profesyonelleriyle de eğitimler gerçekleştiriyor.

Acıbadem'in Öncüsü Yenilendi

Hizmet alanını 2.5 katına çıkararak Acıbadem Sağlık Grubu'nun en büyük hastanesi olan Acıbadem Maslak 364 yatak kapasitesiyle hizmet veriyor. Tıbbın tüm alanlarında hizmet sunan Acıbadem Maslak Hastanesi’nde radyoterapi cihaz parkı ile kanser alanında da tanı ve tedavi hizmetleri yürütülüyor.

SAYILARLA ACIBADEM SAĞLIK GRUBU

  • YILLIK ORTALAMA HASTA SAYISI

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.

) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

  • Kimlik bilgileriniz: Adınız, soyadınız, T.C. Kimlik numaranız, pasaport numaranız veya geçici TC Kimlik numaranız, doğum yeri ve tarihiniz, medeni haliniz, cinsiyetiniz, sigorta veya hasta protokol numaranız ve sizi tanımlayabileceğimiz diğer kimlik verileriniz.
  • İletişim Bilgileriniz: Adresiniz, telefon numaranız, elektronik posta adresiniz ve sair iletişim verileriniz, müşteri temsilcileri ya da hasta hizmetleri tarafından çağrı merkezi standartları gereği tutulan sesli görüşme kayıtlarınız ile elektronik posta, mektup veya sair vasıtalar aracılığı ile tarafımızla iletişime geçtiğinizde elde edilen kişisel verileriniz.
  • Muhasebesel Bilgileriniz: Banka hesap numaranız, IBAN numaranız, kredi kartı bilginiz, faturalama bilgileriniz gibi finansal verileriniz.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı ve planlaması amacıyla özel sağlık sigortasına ilişkin verileriniz ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileriniz.
  • Hastane veya tıp merkezlerimizi ziyaret etmeniz halinde güvenlik ve denetim amaçlı tutulmakta olan kamera kayıtları görüntüleriniz.
  • Otoparkı kullanmanız halinde araç plaka veriniz.
  • Sağlık Bilgileriniz: Laboratuvar sonuçlarınız, test sonuçlarınız, muayene verileriniz, randevu bilgileriniz, check-up bilgileriniz, reçete bilgileriniz dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi sırasında veya bunların bir sonucu olarak elde edilen her türlü sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel verileriniz.
  • www.acibadem.com.tr sitesine veya www.acibadem.com.tr/AcibademOnline/TR/MainPage adresine gönderdiğiniz veya girdiğiniz sağlık verileriniz ve sair kişisel verileriniz.
  • Acıbadem’e veya Acıbadem Grup şirketlerinden herhangi birine iş başvurusunda bulunmanız halinde bu hususta temin edilen özgeçmiş dâhil sair kişisel verileriniz ile Acıbadem Grubu çalışanı ya da ilişkili çalışan olmanız halinde hizmet akdiniz ve işe yatkınlığınız ile ilgili her türlü kişisel verileriniz.

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

  • Kimliğinizi teyit etme,
  • Kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi.
  • İlgili mevzuat uyarınca Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Hastane ve Tıp Merkezlerimizin iç işleyişi ile günlük operasyonların planlanması ve yönetilmesi.
  • Hastane Yönetimi, Hasta Hakları, Hasta Deneyimi bölümleri tarafından hasta memnuniyetinin ölçülmesi, arttırılması ve araştırılması.
  • İlaç temini.
  • Randevu almanız halinde randevu hakkında sizi haberdar edebilme.
  • Risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerini geliştirme amacıyla analiz yapma.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından sağlık hizmetlerinizin finansmanı, tetkik, teşhis ve tedavi giderlerinizin karşılanması, müstehaklık sorgusu kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Araştırma yapılması.
  • Yasal ve düzenleyici gereksinimlerin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgileri paylaşma.
  • Kalite, Hasta Deneyimi, Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından hizmetlerimiz karşılığında faturalandırma yapılması ve anlaşmalı olan kurumlarla ilişkinizin teyit edilmesi.
  • Pazarlama, Medya ve İletişim, Çağrı Merkezi bölümleri tarafından kampanyalara katılım ve kampanya bilgisi verilmesi, Web ve mobil kanallarda özel içeriklerin, somut ve soyut faydaların tasarlanması ve iletilebilmesi.

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
  • 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu,
  • 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • Özel Hastaneler Yönetmeliği,
  • Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği,
  • Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleridir.

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3.

fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

  • Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
  • Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  • Kişisel sağlık verilerine erişim ve bu verileri isteme,
  • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesine ve/veya kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesine ilişkin işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkını haizsiniz.

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

  • (i) Fahrettin Kerim Gökay Cad. No: 49 Altunizade, Istanbul, Türkiye adresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazılarak gönderebilirsiniz,
  • (ii) Noter kanalıyla gönderebilir,
  • (iii) acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla ve/veya
  • (iv) Acıbadem’e hitaben yazdığınız “word veya pdf.” formatındaki bir dosyayı güvenli eimza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com ‘a e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak iletebilirsiniz.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.

Источник: https://www.acibadem.com.tr/memesagligi/meme-kanseri-hakkinda-bilmeniz-gereken-on-madde/

Meme Kanserinden Korunmak İçin Neler Yapmalı

Ailenizdeki Kanser Öyküsünü Öğrenin!

Kadınlarda çağın hastalığı olan meme kanserinden korunmak neredeyse imkansız. Fakat bunu engellemenin, sağlığımıza dikkat etmenin elbette bir yolu var. Öncelikle kendimize özen göstermeli ve vücudumuzu tanımalıyız. İşte yapmanız gereken birkaç şey.

Formda kalın

Aşırı kilolu veya obez olmak meme kanseri riskini artırıyor. Bunun nedeni ise kilolu kişilerde kandaki cinsiyet hormonları, insülin ve insülin büyüme faktörü 1 ile bel çevresi kalınlığının artması.

Tüm bu faktörler de meme kanseri açısından risk oluşturuyor. Menopoz sonrası kilo almak meme kanseri riskini daha da artırıyor.

Çünkü bu dönemde kadınlarda meme kanseri riskini artıran östrojen hormonunun ana kaynağını yağ oluşturuyor.

Meyve- sebze tüketin

Yağ içeriği yüksek olan besinler uzun süre tüketildiklerinde, meme kanseri için risk faktörü olan östrojen hormonunun düzeyi yükseliyor. Bunun sonucunda da kansere yakalanma riski artırıyor. Bu nedenle aldığınız total enerjinin sadece yüzde 20-25'i yağdan gelmeli. Risk faktörüne sahip değilseniz bu oran yüzde 30'lara çıkabiliyor.

Günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketmeniz de çok önemli. Bunun nedeni ise sebze ve meyvelerin içerdikleri antioksidanlar sayesinde meme kanseri gelişme riskini azaltabilmeleri. Haftada 5 kez kırmızı et yenilmesiyle meme kanseri riskinde artış olduğunu gösteren çalışmalar da mevcut.

Dolayısıyla meme kanserinden korunmak için kırmızı et tüketimini abartmayın.

Haftada 150 dakika egzersiz yapın

Yapılan araştırmalar her gün aktif spor yapmanın meme kanseri riskini azalttığını ortaya koyuyor.

Uzmanlar, meme sağlığı için haftada 150 dakika yürüyüş ve pilates gibi aerobik egzersiz veya 75 dakika ağır spor ve haftada 2 kez kardiyo çalışması öneriyor.

Fiziksel egzersiz ile kanser arasındaki ilişkinin, insülin direnci, salgılanan büyüme faktörleri ve bağışıklık sistemi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Sedanter yaşam kanser riski açısından bağımsız bir risk faktörü olarak kabul ediliyor.

Doğum kontrol hapı kullanmayın

Bazı çalışmalar; doğum kontrol haplarını 10 yıldan uzun süre kullanan kadınlarda, hiç kullanmayanlara göre meme kanseri riskinin az da olsa arttığı tespit edilmiş.

Kullanımı bırakınca 10 yıl sonra risk tekrar normale dönüyor. Bu nedenle doğum kontrol hapı kullanmadan önce, diğer risk faktörlerinizin değerlendirilmesi için doktorunuzla görüşmeniz çok önemli.

Günümüzde kullanılan düşük dozlu doğum kontrol hapları ise meme kanseri riskini artırmıyor.

Anne olmak için gecikmeyin

Doğum yapmak, özellikle de 30 yaşından önce ilk doğumu yapmış olmak, meme kanseri gelişme riskini azaltan önemli bir faktör. Üstelik bu risk her doğumla yüzde 7 oranında azalıyor.

Bebeğinizi bol bol emzirin

Meme kanseri sıklıkla 50 yaşından sonra görülse de, menopoz öncesi dönemde de, yani genç yaşlarda da gelişebiliyor. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda risk daha yüksek oluyor.

30 ülkede 150 bin kadını kapsayan 47 çalışmanın tümü değerlendirildiğinde; emzirmenin meme kanseri üzerindeki koruyucu etkisi gösterilmiş.

Yapılan çalışmalarda 12 ay emziren kadınlarda riskin yüzde 4 oranında azaldığı tespit edilmiş.

Hormondan kaçının

Bundan 10 yıl öncesine dek, menopoza bağlı ateş basması, terleme gibi yakınmaları ve osteoporozu önlemek için östrojen ile progesteron içeren hormon tedavileri yaygın olarak kullanılıyordu.

Ancak çalışmalar gösterdi ki kombine hormon tedavisinin (östrojen+progesteron) menopoz sonrası dönemde 3-5 yıldan uzun süre kullanımı meme kanseri riskini artırıyor. Bu yüzden hormon tedavisi tıbbi gereklilik durumları dışında önerilmiyor.

Östrojenin tek başına kullanımı ise riski artırmıyor.

Alkol ve sigara kullanmayın

Alkol kullanımı arttıkça meme kanseri gelişme riski de artıyor. Bunun nedeni ise alkolün, besinlerden aldığımız ve meme kanserini önlemede etkisi olan folat maddesinin kandaki miktarını azaltması.

Çalışmalar, her gün düzenli olarak 3 kadeh ve daha fazla alkol tüketen kadınlarda meme kanseri riskinin tüketmeyenlere oranla yüzde 40 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Alkol tüketiyorsanız, günde bir kadehle sınırlandırmanız çok önemli.

Çalışma sonuçları, sigara ile meme kanseri arasında da bir ilişki olduğunu gösteriyor. Bu risk menopoz öncesi dönemde daha belirginleşiyor.

Doktorunuzun önermediği vitaminleri kullanmayın

Vitamin D düzeyi düşük kişilerde bunun yerine konması hem meme hem kemik sağlığı açısından yarar sağlıyor. Ancak doktorunuz önermediği takdirde, eş dost tavsiyesi ile vitamin desteği almayın.

Aksi takdirde ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Herhangi bir vitamin desteği almadan önce doktorunuza mutlaka danışmayı ihmal etmeyin.

Hekiminiz muayene ve tetkikler sonucunda vitamin takviyesine ihtiyacınızın olup olmadığını belirleyecektir.

Ailenizdeki kanser öyküsünü öğrenin

Anne, baba ve kardeşlerin yanı sıra teyze, hala amca ve kuzenlerdeki meme, over (yumurtalık), rahim ve kalın bağırsak kanser öyküsünü öğrenmeniz, ailenizden gelen genetik risk faktörlerinin belirlenmesinde büyük önem taşıyor.

Erken yaşlarda kanser görülmesi veya belli bir kanser tipinin fazla görülmesi kalıtımsal risk faktörünü artırıyor. Bu durumun belirlenmesi de erken tanı konulmasında, hatta önlenmesinde büyük önem taşıyor. Meme kanseri riski yüksek kişilerde hastalığın gelişimini önlemek amacıyla ilaç kullanımına başlanıyor.

Dolayısıyla risk grubunda olup olmadığınızı öğrenmek için risk profilizin belirlenmesi gerekiyor.

Источник: http://www.tarafsizhaber.com/meme-kanserinden-korunmak-icin-neler-yapmali-34232

Meme kanseri riskini azaltmanın 10 yolu

Ailenizdeki Kanser Öyküsünü Öğrenin!

Türkiye'de her 8 kadından birinde, yaşamlarının bir döneminde meme kanseri gelişiyor. Aslında her kadının kabusu olan bu kanser türünden büyük oranda korunmak ise mümkün. Üstelik bol sebze ve meyve tüketmek, haftada 150 dakika egzersiz yapmak gibi oldukça basit formüllerle…

Meme kanserinin gelişmesinde; cinsiyet, ileri yaş, genetik geçiş, aile öyküsü, meme dokusunun yoğun olması ve farklı hastalıklar nedeniyle daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış olması gibi faktörler kişinin değiştiremeyeceği risk faktörlerini oluşturuyor. Ancak bir de değiştirilebilir risk faktörleri var ki, meme kanseri riskini büyük oranda azaltabiliyor.

Formda kalın

Aşırı kilolu veya obez olmak meme kanseri riskini artırıyor. Bunun nedeni ise kilolu kişilerde kandaki cinsiyet hormonları, insülin ve insülin büyüme faktörü 1 ile bel çevresi kalınlığının artması.

Tüm bu faktörler de meme kanseri açısından risk oluşturuyor. Menopoz sonrası kilo almak meme kanseri riskini daha da artırıyor.

Çünkü bu dönemde kadınlarda meme kanseri riskini artıran östrojen hormonunun ana kaynağını yağ oluşturuyor.

Meme kanseri riskini azaltmanın yolları!

Ailenizdeki Kanser Öyküsünü Öğrenin!

Meme kanseri bütün bayanlarda en sık sık görülen kanser türlerindendir. Öyle ki dünyada her sene 1 milyon 700 binden fazla kadına meme kanseri tanısı konuyor. Size vereceğimiz bu tavsiyelerle meme kanserinden korunabilirsiniz…

Anne olmayı geciktirmeyin

Doğum yapmak, bilhassa de 30 yaş öncesinde ilk doğumu yapmış olmak, meme kanseri riskini azaltan mühim bir faktör. Hatta bu risk her doğumla birlikte % 7 oranında azalıyor.

Bebeğinizi bol bol emzirin

Meme kanseri sıklıkla 50 li yaşların ardından görülse de, menopoz öncesi dönemde de, yani genç yaş grubundakilerde de gelişebiliyor. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan bayanlarda risk daha yüksek oluyor.

30 ülkede 150 bin kadını içeren 47 çalışmanın hepsi değerlendirildiğinde; emzirmenin meme kanseri üzerindeki koruyucu tesiri gösterilmiş.

Yapılmış olan çalışmalarda 12 ay emziren bayanlarda meme kanseri riskinin % 4 oranında azaldığı belirlemiş.

Formda kalın

Aşırı şişman ya da obez olmak meme kanseri riskini artırıyor. Bunun zira şişman kişilerde kandaki cinsiyet hormonları, insülin ve insülin büyüme etkeni 1 ile bel etrafı kalınlığının çoğalması .

Bütün bu etmenler de meme kanseri tarafından risk oluşturuyor. Menopoz sonrasında kilo almak meme kanseri riskini hepten artırıyor.

Zira bu dönemde bayanlarda meme kanseri riskini artıran östrojen hormonunun ana kaynağını yağ oluşturuyor.

En az 5 porsiyon sebze-meyve tüketin

Yağ içeriği yüksek olan besinler uzunca zaman tüketildiklerinde, meme kanseri risk faktörü olan östrojen hormonunun seviyeyi yükseliyor. Bunun sonucu olarak da kansere yakalanma riski artırıyor. Bu sebeple aldığınız total enerjinin yalnızca yüzde 20-25’i yağdan gelmeli. Risk faktörüne sahip değilseniz bu oran yüzde 30’lara çıkabiliyor.

Gün içerisinde 5-6 porsiyon sebze ve meyve tüketmeniz de çok mühimdir. Bunun sebebi ise sebze ve meyvelerin içerdikleri antioksidanlar sayesinde meme kanseri riskini azaltabilmeleri. Haftada 5 defa kırmızı et yenilmesiyle meme kanseri riskinde yükseliş meydana geldiğini gösteren çalışmalar da mevcut.

Buna bağlı olarak meme kanserinden korunmak için kırmızı et tüketimini abartmayın.

Haftada 150 dakika egzersiz yapın

Yapılmış olan araştırmalar da her gün aktif spor yapmanın meme kanseri riskini azalttığını ortaya koyuyor. Hekimler, meme sıhhati için haftada 150 dk. yürüyüş ve pilates benzeri aerobik egzersiz ya da 75 dk.

ağır spor ve haftada 2 defa kardiyo çalışması tavsiye ediliyor. Fiziksel egzersiz ile kanser arasındaki ilişkinin, insülin direnci, salgılanan büyüme etmenleri ve bağışıklık sistemi ile bağlantılı olduğu tahmin edilmektedir.

Sedanter hayat kanser riski tarafından bağımsız bir risk etkeni olarak kabul edilmektedir.

Uzun yıllar doğum kontrol hapı kullanmayın

Bazı çalışmalar; doğum kontrol haplarını 10 seneden uzunca süre kullanan bayanlarda, hiç kullanmayanlara yönelik meme kanseri riskinin az da olsa arttığı belirlemiştir.

Kullanımı bırakınca 10 yılın ardından risk tekrardan normale dönüyor. Bu sebeple doğum kontrol hapı kullanmadan önce, diğer risk faktörlerinizin değerlendirilmesi amaçlı doktorunuzla görüşmeniz çok mühimdir.

Son zamanlarda üretilen düşük dozlu doğum kontrol hapları ise meme kanseri riskini artırmıyor.

Menopoz döneminde hormondan kaçının

Bundan 10 sene öncesine kadar, menopoza ilişkili ateş basması, terleme benzeri yakınmaları ve osteoporozu engellemek için östrojen ile progesteron içerir hormon tedavileri yaygın olarak kullanılıyordu.

 Ancak çalışmalar gösterdi ki kombine hormon tedavisinin (östrojen+progesteron) menopoz sonrasında dönemde 3-5 yıldan uzunca süre kullanımı meme kanseri riskini artırmaktadır. Bu sebepten hormon tedavisi tıbbi gereklilik vaziyetleri dışında önerilmemektedir.

Östrojenin tek başına kullanımı ise meme kanseri riskini artırmamaktadır.

Alkol kullanımını sınırlayın, sigara içmeyin

Alkol tüketimi arttıkça meme kanseri gelişim riski de çoğalıyor. Bunun sebebi ise alkolün, besinlerden aldığımız ve meme kanserini önlemede tesiri olan folat maddesinin kandaki miktarını azaltmasıdır.

Çalışmalar, her gün düzenli olarak 3 kadeh ve daha çok alkol tüketen bayanlarda meme kanseri riskinin tüketmeyenlere nispeten % 40 daha çok meydana geldiğini ortaya koyuyor. Şayet alkol tüketiyorsanız, günde bir kadehle sınırlandırmanız çok mühimdir.

Çalışma neticeleri, sigara ile meme kanseri aralarında da bir ilişki meydana geldiğini göstermektedir. Bu risk menopoz öncesi dönemde daha da belirginleşiyor.

Gelişigüzel vitamin takviyesi almayın

Vitamin D seviyeyi düşük kişilerde bunun yerine konması hem meme hem kemik sağlığı tarafından fayda sağlıyor. Fakat hekiminiz önermediği halde, eş dost tavsiyesi ile vitamin takviyesi almayın.

Aksi halde kritik meselelerle karşılaşabilirsiniz. Herhangi bir vitamin desteği almadan öncesinde hekiminize kesinlikle danışmayı ihmal etmeyin.

Doktorunuz kontrol ve tetkikler sonucu olarak vitamin takviyesine ihtiyacınızın olup olmadığını belirleyecektir.

Ailenizdeki kanser öyküsünü öğrenin

Anne, baba ve kardeşlerin yanı sıra amca, dayı, teyze, hala ve kuzenlerdeki meme, over (yumurtalık), gırtlak, rahim ve kalın bağırsak kanser öyküsünü öğrenmeniz, ailenizden iştirak eden genetik risk faktörlerinin belirlenmesinde büyük ehemmiyet taşıyor.

Erken yaşlarda kanser görülmesi ya da belli bir kanser tipinin fazla görülmesi kalıtımsal risk etmenini artırıyor. Bu vaziyetin belirlenmesi de erken tanı konulmasında, üstelik önlenmesinde büyük ehemmiyet taşıyor. Meme kanseri riski yüksek kişilerde hastalığın gelişmesini engellemek amacıyla ilaç kullanımına başlanıyor.

Buna bağlı olarak risk grubunda olup olmadığınızı öğrenmek amacıyla risk profilinizin belirlenmesi gerekmektedir.

Düzenli mamografi tetkiki şart

Meme kanserinden korunmaya yönelik önlemleri almak çok mühim olsa da, risk devam etmektedir. Bu sebeple 40 yaşından itibaren düzenli olarak mamografi ve hekim kontrollerinizi yaptırmayı hiçbir zaman ihmal etmemeniz gerekmektedir.

Memenizde biçim değişikliği, kitle ya da meme başında pullanma ile kanlı akıntı gibi vaziyetler gözlerseniz, kesinlikle hekime başvurun. Unutmayın ki meme kanserinde erken tanı yardımıyla ölümler engellenebiliyor.

Sosyal Medyada Paylaş
Etiketler: Meme kanseri riskini azaltmanın yolları, meme kanserinde erken tanı
Eklenme Tarihi: 22 Ekim 2017

Источник: https://www.kanser.web.tr/meme-kanseri-riskini-azaltmanin-yollari/

Meme Kanseri Riskini Düşüren 10 Yöntem

Ailenizdeki Kanser Öyküsünü Öğrenin!

Meme kanserinden korunmak için beslenme alışkanlıklarımızda nelere dikkat edelim? Haftada kaç kez hangi spor türlerini yapmamızda fayda var? Kaçınmamız gereken alışkanlıklarımız neler? Doğum yapmak ve emzirmenin meme kanserini önlemedeki rolü nedir? İşte cevapları:

Ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü; meme kanseridir. Ancak 2000'li yıllardan itibaren görülme sıklığı artsa da, erken tanı ve gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde meme kanserine bağlı ölümler azalıyor.

Meme kanserinin gelişmesinde; cinsiyet, ileri yaş, genetik geçiş, Aile öyküsü, meme dokusunun yoğun olması ve farklı hastalıklar nedeniyle daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış olması gibi faktörler kişinin değiştiremeyeceği risk faktörlerini oluşturuyor.

Ancak bir de değiştirilebilir risk faktörleri var ki, meme kanseri riskini büyük oranda azaltabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi'nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, meme kanseri olma riskini düşüren 10 yöntemini anlattı.

Ülkemizde her 8 kadından birinde, yaşamlarının bir döneminde meme kanseri gelişiyor. Aslında her kadının kabusu olan bu kanser türünden büyük oranda korunmanız mümkün olabiliyor. Üstelik bol sebze ve meyve tüketmek, haftada 150 dakika egzersiz yapmak gibi oldukça basit formüllerle!

1. Anne olmayı geciktirmeyin

Doğum yapmak, özellikle de 30 yaşından önce ilk doğumu yapmış olmak, meme kanseri gelişme riskini azaltan önemli bir faktör. Üstelik bu risk her doğumla yüzde 7 oranında azalıyor.

2. Bebeğinizi bol bol emzirin

Meme kanseri sıklıkla 50 yaşından sonra görülse de, menopoz öncesi dönemde de, yani genç yaşlarda da gelişebiliyor. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda risk daha yüksek oluyor.

30 ülkede 150 bin kadını kapsayan 47 çalışmanın tümü değerlendirildiğinde; emzirmenin meme kanseri üzerindeki koruyucu etkisi gösterilmiş.

Yapılan çalışmalarda 12 Ay emziren kadınlarda riskin yüzde 4 oranında azaldığı tespit edilmiş.

3. Formda kalın

Aşırı kilolu veya obez olmak meme kanseri riskini artırıyor. Bunun nedeni ise kilolu kişilerde kandaki cinsiyet hormonları, insülin ve insülin büyüme faktörü 1 ile bel çevresi kalınlığının artması.

Tüm bu faktörler de meme kanseri açısından risk oluşturuyor. Menopoz sonrası kilo almak meme kanseri riskini daha da artırıyor.

Çünkü bu dönemde kadınlarda meme kanseri riskini artıran östrojen hormonunun ana kaynağını yağ oluşturuyor.

4. En az 5 porsiyon sebze-meyve tüketin

Yağ içeriği yüksek olan besinler uzun süre tüketildiklerinde, meme kanseri için risk faktörü olan östrojen hormonunun düzeyi yükseliyor. Bunun sonucunda da kansere yakalanma riski artırıyor. Bu nedenle aldığınız total enerjinin sadece yüzde 20-25'i yağdan gelmeli. Risk faktörüne sahip değilseniz bu oran yüzde 30'lara çıkabiliyor.

Günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketmeniz de çok önemli. Bunun nedeni ise sebze ve meyvelerin içerdikleri antioksidanlar sayesinde meme kanseri gelişme riskini azaltabilmeleri.

Haftada 5 kez kırmızı et yenilmesiyle meme kanseri riskinde artış olduğunu gösteren çalışmalar da mevcut. Dolayısıyla meme kanserinden korunmak için kırmızı et tüketimini abartmayın.

5.Haftada 150 dakika egzersiz yapın

Yapılan araştırmalar her Gün aktif spor yapmanın meme kanseri riskini azalttığını ortaya koyuyor.

Uzmanlar, meme sağlığı için haftada 150 dakika yürüyüş ve pilates gibi aerobik egzersiz veya 75 dakika ağır spor ve haftada 2 kez kardiyo çalışması öneriyor.

Fiziksel egzersiz ile kanser arasındaki ilişkinin, insülin direnci, salgılanan büyüme faktörleri ve bağışıklık sistemi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Sedanter yaşam kanser riski açısından bağımsız bir risk faktörü olarak kabul ediliyor.

6. Uzun yıllar doğum kontrol hapı kullanmayın

Bazı çalışmalar; doğum kontrol haplarını 10 yıldan uzun süre kullanan kadınlarda, hiç kullanmayanlara göre meme kanseri riskinin az da olsa arttığı tespit edilmiş. Kullanımı bırakınca 10 yıl sonra risk tekrar normale dönüyor.

Bu nedenle doğum kontrol hapı kullanmadan önce, diğer risk faktörlerinizin değerlendirilmesi için doktorunuzla görüşmeniz çok önemli. Günümüzde kullanılan düşük dozlu doğum kontrol hapları ise meme kanseri riskini artırmıyor.

7. Menopoz döneminde hormondan kaçının

Bundan 10 yıl öncesine dek, menopoza bağlı ateş basması, terleme gibi yakınmaları ve osteoporozu önlemek için östrojen ile progesteron içeren Hormon tedavileri yaygın olarak kullanılıyordu.

Ancak çalışmalar gösterdi ki kombine hormon tedavisinin (östrojen+progesteron) menopoz sonrası dönemde 3-5 yıldan uzun süre kullanımı meme kanseri riskini artırıyor. Bu yüzden hormon tedavisi tıbbi gereklilik durumları dışında önerilmiyor.

Östrojenin tek başına kullanımı ise riski artırmıyor.

8. Alkol kullanımını sınırlayın, sigara içmeyin

Alkol kullanımı arttıkça meme kanseri gelişme riski de artıyor. Bunun nedeni ise alkolün, besinlerden aldığımız ve meme kanserini önlemede etkisi olan folat maddesinin kandaki miktarını azaltması.

Çalışmalar, her gün düzenli olarak 3 kadeh ve daha fazla alkol tüketen kadınlarda meme kanseri riskinin tüketmeyenlere oranla yüzde 40 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Alkol tüketiyorsanız, günde bir kadehle sınırlandırmanız çok önemli.

Çalışma sonuçları, sigara ile meme kanseri arasında da bir ilişki olduğunu gösteriyor. Bu risk menopoz öncesi dönemde daha belirginleşiyor.

9. Gelişigüzel vitamin takviyesi almayın

Vitamin D düzeyi düşük kişilerde bunun yerine konması hem meme hem kemik sağlığı açısından yarar sağlıyor. Ancak doktorunuz önermediği takdirde, eş dost tavsiyesi ile vitamin desteği almayın.

Aksi takdirde ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Herhangi bir vitamin desteği almadan önce doktorunuza mutlaka danışmayı ihmal etmeyin.

Hekiminiz muayene ve tetkikler sonucunda vitamin takviyesine ihtiyacınızın olup olmadığını belirleyecektir.

10. Ailenizdeki kanser öyküsünü öğrenin

Anne, baba ve kardeşlerin yanı sıra teyze, hala amca ve kuzenlerdeki meme, over (yumurtalık), rahim ve kalın bağırsak kanser öyküsünü öğrenmeniz, ailenizden gelen genetik risk faktörlerinin belirlenmesinde büyük önem taşıyor. Erken yaşlarda kanser görülmesi veya belli bir kanser tipinin fazla görülmesi kalıtımsal risk faktörünü artırıyor. Bu durumun belirlenmesi de erken tanı konulmasında, hatta önlenmesinde büyük önem taşıyor.

Meme kanseri riski yüksek kişilerde hastalığın gelişimini önlemek amacıyla ilaç kullanımına başlanıyor. Dolayısıyla risk grubunda olup olmadığınızı öğrenmek için risk profilizin belirlenmesi gerekiyor.

Düzenli mamografi tetkiki şart!
Meme kanserinden korunmaya yönelik önlemleri almak çok önemli olsa da, risk devam ediyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, bu nedenle 40 yaşından itibaren düzenli mamografi ve doktor kontrollerinizi yaptırmayı asla ihmal etmemeniz gerektiğine dikkat çekiyor.

Memenizde şekil değişikliği, kitle veya meme başında pullanma ile kanlı akıntı gibi durumlar gözlerseniz, mutlaka doktora başvurun.

Unutmayın ki meme kanserinde erken tanı sayesinde ölümler engellenebiliyor.

Источник: https://www.diyadinnet.com/kadin-3104-meme-kanseri-riskini-dusuren-10-yontem

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.