Akciğer Kanseri Riski Kimlerde Daha Yüksek

Akciğer kanseri belirtileri neler? Nasıl tedavi edilir?

Akciğer Kanseri Riski Kimlerde Daha Yüksek

Yapılan araştırmalar birçok faktörün akciğer kanserinin gelişimine katkıda bulunduğunu gösteriyor. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Necla Songür, akciğer kanseri ile doğrudan ilişkili olabilecek risk faktörleri ve akciğer kanserinden korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.

Günde birkaç sigara bile kansere yakalanma riskini artırır

Sigara içmek akciğer kanseri için bir numaralı risk faktörüdür. Pipo ve puro benzeri tütün ürünlerinin kullanılması ve ikinci el sigara dumanına maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırmaktadır.

Sigara içenler, sigara içmeyenlere göre 15 ila 30 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanmaktadır. Günde birkaç sigara içilmesi bile akciğer kanseri riskini artırır.

Her yaşta sigarayı bırakmak akciğer kanserinden korunmak için en önemli adımdır.

Doğal gazlar akciğerlerin düşmanı olabilir

Radon, kayalardan ve kirden gelen, evlerde ve binalarda sıkışıp kalmış doğal bir gazdır. Görülemez, tadılamaz veya kokmaz. Radon her yıl yaklaşık 20.000 akciğer kanseri vakasına neden olmaktadır.

Bu da onu akciğer kanserinin ikinci en önemli nedeni haline getirmektedir.

Asbest, arsenik, dizel egzoz, bazı silika ve krom solumak da akciğer kanseri riskini artırmakta ve bu riskin özellikle sigara içenlerde daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Bu kişiler düzenli kontrollerini ihmal etmemeli:

Yoğun sigara içenler Çeşitli kimyasal maddelere mesleki maruziyeti olanlar Son 15 yıl içerisinde sigarayı bırakmış olanlar 55 ila 80 yaş arasında olanlar

Aile öyküsü varsa dikkat!

Akciğer kanseri olduğu halde hala sigara içen kişilerde, başka bir akciğer kanseri gelişme riski söz konusudur. Ayrıca sigara kullananlarda Beta-Keroten takviyeleri akciğer kanseri riskini artırır.

Ailesinde akciğer kanseri olanlarda kanser gelişme riski daha çoktur. Göğüs bölgesine radyasyon uygulaması da akciğer kanserini artıran önemli bir diğer nedendir.

Ancak bazı akciğer kanserleri herhangi bir sebep olmaksızın da ortaya çıkabilir.

Akciğer kanserinden korunmak için bu önerilere dikkat edin:

1) Sigarayı bırakın ve sigara içilen ortamlardan uzak durun.

2) Mesleksel ve çevresel etkenleri ortadan kaldırın veya azaltın.

3) Az yağlı gıdaların, sebze ve meyvelerin bol tüketildiği bir beslenme programı uygulayın.

4) Sebze ve meyve ağırlıklı beslenin.

5) Alkol tüketimini sınırlandırın.

6) Özellikle açık havada düzenli egzersiz yapın.

Sigara içenlerde akciğer kanseri görülme riski 36 kat artıyor!

Bezmialem Dragos Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, kanserin neden olduğu ölümlerin yüzde 20’sinin akciğer kanserine bağlı olduğunu ve sigara içenlerde içmeyenlere göre akciğer kanseri görülme riskinin 25 ila 30 kat arttığını söyledi.

Dünya genelinde en sık tanı alan ve en sık ölüme neden olan akciğer kanseri, sıklıkla 55-65 yaş aralığında görülüyor. Önemli açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, istatistiki verilerle Türkiye’deki akciğer kanseri gerçeğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “Kansere bağlı ölümlerin toplamda yüzde 20’si akciğer kanserine bağlı.

Tüm dünyada erkeklerde en sık görülen ve en çok ölüme neden olan kanser türü olan akciğer kanserinin, kadınlarda beklenen insidans oranları daha düşük, ancak sigara tüketiminin artışı ile artma eğiliminde.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014 yılı verilerine göre erkeklerde kansere bağlı 58 bin 400 ölümün yüzde 32’si, kadınlarda ise 32 bin 500 ölümün yüzde 9’u akciğer kanserine bağlı olarak gerçekleşmiştir” dedi.

Akciğer kanserine neden olan en önemli risk faktörünün sigara ve tütün ürünleri kullanımının yanı sıra genetik yatkınlık olduğunu söyleyen Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “Sigara dumanı 7 binden fazla kimyasal, 50’den fazla karsinojen (kanser yapıcı) madde içerir.

Sigara içenlerde risk içmeyenlere göre 25 ila 30 kat, pasif sigara maruziyetinde ise 3 -4 kat daha fazladır. Sigara kullanım yoğunluğu ve süresinin artması, kanser oluşum riskini artırmaktadır.

Sigara bırakıldıktan sonra ise kanser riski zamanla azalmaktadır” diye konuştu.

Akciğer kanseri riskini azaltmak mümkün!

Akciğer kanseri gelişme riskini azaltmanın mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “Akciğer kanseri gelişme riskini azaltmak; sigaraya başlanmasını engellemek ve tütün alışkanlığının bırakılmasına yardımcı olacak tütün kontrol girişimleriyle mümkündür.

Akdeniz tipi yani sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, hava kirliğinin azaltılması da riskin azalmasına yardımcı olur. Genetik olarak kansere yatkınlık elbette değiştirebilecek bir risk faktörü değildir.

Ancak hem sigara içen hem de ailesel yatkınlığı olan bireylerde, belirtiler oluşmadan önce tarama yöntemleri ile erken tanı, akciğer kanserinin tedavi başarısını ciddi oranda artırır” dedi.

Akciğer kanserinin başlıca semptomlarının öksürük, balgam, göğüs ağrısı ve balgamda kan olması olduğunun altını çizen Doç. Dr. Fatmanur Okyaltırık, “55 yaşın üstünde olan, 20 yıldan fazla sigara içen veya ailesinde kanser öyküsü olan bireylerin, akciğer kanseri tarama gerekliliği açısından göğüs hastalıkları uzmanlarınca düzenli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir” açıklamasını yaptı.

Akciğer kanseri sinsi sinsi ilerler

İleri aşamalara gelene kadar da önemli şikâyetlere yol açmayabilir.

İnatçı öksürük ve halsizliğin yanı sıra ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü, iştahsızlık ve ani kilo kaybı da akciğer kanserinin belirtisi olabilir! Bahçeşehir Üniversite Hastanesi Medical Park Göztepe Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cengiz Şen, akciğer kanserinin en önemli sebebinin sigara olduğunu hatırlatarak erken teşhis için tomografinin önemine değindi.

Dünyada her yıl milyonlarca insan akciğer kanseri yüzünden ölüyor. Bu hastalığın yaygınlaşmasındaki en büyük faktör sigara, çevre kirliliği ve havadaki kanserojen maddeler. Akciğer kanseri gelişiminden yüzde 90 oranında sigara sorumludur.

Sigaraya başlama yaşı, sigara içme süresi, içilen sigara sayısı ile tütün ve sigara tipi (filtreli, filtresiz, puro, düşük tar ve nikotin içeriği vb.) akciğer kanseri gelişme riskini etkiler. Sigara dumanına maruz kalmanın da kanser riskini artırdığı gösterilmiştir.

Bahçeşehir Üniversite Hastanesi Medical Park Göztepe Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cengiz Şen, akciğer kanserine karşı uyarılarda bulundu.

Erken teşhiste yüzde 73 yaşam şansı

Hastalık ileri aşamaya gelinceye kadar önemli bir şikâyete yol açmayabilir; genellikle sinsi bir seyir gösterir. İleri evrelerde ise tedavi şansı oldukça düşüktür. Tanı konan hastalarda 5 yıllık sağkalım oranları yüzde 10-15 civarındadır. Bunun en önemli sebebi, vakaların yüzde 70’inin 3. ya da 4.

evrede (ileri evrelerde) teşhis edilebilmeleridir. Halbuki, 1. evrede tespit edilen hastaların 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 73’e kadar yükselmektedir. Yaş ilerledikçe hastalığın görülme ihtimali de artmaktadır. Tanı konan akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 80’i, 55-77 yaş grubu arasındadır.

İştah kaybı ve zayıflama varsa dikkat!

Sürekli nefes darlığı, hırıltılı solunum, geçmeyen ve giderek kötüleşen öksürük, kanlı balgam, iştah kaybı ve zayıflama, göğüs ağrısı, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi belirtiler verebilir. Öksürük akciğer kanseri hastalarının yüzde 50-75’inde görülmektedir. Bunun dışında eğer başka bir organa yayılım varsa, o organa ait bulgular da ortaya çıkabilir.

Şiddetli kemik ağrıları görülürse kemik metastazı; denge bozukluğu, sürekli baş ağrısı, epilepsi nöbeti varlığında beyin metastazı düşünülmelidir. Erken teşhis için akciğer grafisi kontrollerinin ve balgam incelemelerinin yeterince etkin olmadığı görülmüştür.

Yapılan çalışmalarda yoğun sigara öyküsü olan ve 55 yaş üzerindeki kişilere herhangi bir şikâyeti olmasa bile her yıl düşük doz akciğer tomografisi incelemesi yapılmasının, erken tanı oranını artırdığı ve ölüm oranlarını da yüzde 20 düşürdüğü gösterilmiştir.

Tedavinin yapıldığı merkez önemli

Akciğer kanseri tedavisinin göğüs cerrahisi, göğüs hastalıkları, onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve yeterli yardımcı sağlık personeli birimlerini barındıran merkezlerde yapılması önemlidir. Hastalık ne kadar erken evrede yakalanırsa tedavi şansı da o oranda yüksektir.

Tedavideki temel yaklaşım kanserli dokunun tamamen ameliyatla çıkarılmasıdır.

Tümörün 1 santimden küçük olduğu durumlarda, tümör dokusu cerrahi olarak çıkarıldığı takdirde tedavi şansı yüzde 90’a kadar çıkabilmektedir.

Ameliyat sonrası veya öncesi hastalığın yayılımına göre radyoterapi ve/veya kemoterapi yapılabilmektedir. Ameliyat şansı olmayan hastalarda ise radyoterapi ve kemoterapi uygulanabilir.

İmmünoterapi kimler için uygun?

Kemoterapi dışında son yıllarda kullanılmaya başlanan immunoterapi ve akıllı moleküller grubundaki bazı ilaçların da yaşam süresini uzattığı gösterilmiştir.

Ayrıca immunoterapinin yan etkilerinin daha az olduğu ve tedavide başarı şansını daha çok artırdığı da belirlenmiştir.

Ancak mutasyonu hedefleyen akıllı moleküllerin kullanımı için kanser dokusunda bazı genetik mutasyonların varlığını tespit etmek gerekmektedir.

Bunun dışında, son dönemde Küba’da kanser aşısı bulunmuş olsa da, yapılan çalışmalar sonucunda etkisi yeterince tatmin edici bulunmamıştır. Kısacası akciğer kanserinin önlenmesindeki en önemli unsur, sigara ile ciddi anlamda mücadele etmektir.

İmmünoterapi: Kanser tedavisinde bağışıklık sistemi

Источник: //indigodergisi.com/2018/11/akciger-kanseri-belirtileri-tedavi/

Akciğer Kanseri

Akciğer Kanseri Riski Kimlerde Daha Yüksek

Kanser; her hangi bir organ üzerinde yer alan hücrelerin kontrolsüz olarak büyümesi ve çoğalmasıdır.  Akciğerlerde oluşan bu hücreler iyi huylu veya kötü huylu olabilir.

Bu kontrolsüz büyüme ve çoğalma iyi huylu değilse ve akciğerlerde meydana geliyorsa akciğer kanserini oluşturur. Akciğer kanseri kanser türleri arasında oldukça yaygın olarak görülen bir kanser türüdür.

Kişilerde ölüm oranı en fazla olan kanser türü olarak bilinmektedir.

Kontrolsüz olarak çoğalan kanser hücreleri önce akciğer çevresindeki dokulara yayılır sonra diğer organlara yayılarak büyüme gösterir. Bu durum kişilerin çok hızlı bir şekilde yatağa düşmelerine ve tedaviye cevap vermemelerine neden olur.

Bulunduğu nokta da sabit kalan veya sınırlı büyüme gösteren tümörler ise bening olarak adlandırılan iyi huylu tümörlerdir. Bu tümörler büyüklüklerine göre  cerrahi operasyon ile alınabilir veya alınmadan tedavi yöntemi tercih edilebilir.

Türleri

Akciğer kanseri 2 farklı türde görülür. Bu türler küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli olmayan nöroendokrin akciğer kanseridir.

Küçük hücreli akciğer kanseri türünde tümör yulaf ezmesi boyutlarındadır. Çok yaygın görülen bir kanser türüdür ve genel olarak tedavi ile köreltilip kurutulan hücrelere sahiptir. İlk evrenin başlangıç aşaması olan küçük hücreli akciğer kanser türü erken teşhis edilmesi halinde tedavi edilebilir.

Küçük Hücreli Olmayan

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri türünde tümör boyutu çok büyük boyutlara ulaşabilmektedir. Oldukça yayılgan bir özellik gösterdiği için akciğer dokusuna ve diğer organlara yayılması çok hızlı gelişir. Tedaviye cevap vermeyen ve hastanın yaşam süresini çok kısa bir zaman aralığına sıkıştıran bir akciğer kanser türüdür.

Nedenleri

Akciğer kanseri bir çok faktörden dolayı oluşsa da genel olarak akciğerde biriken tütün mamüllerinin etken maddeleri nedeniyle oluşur. Günümüzde oluşan akciğer kanseri türlerinin % 92 si  tütün mamüllerine bağlı olarak gelişen akciğer kanseridir.  İnsanların akciğer kanseri olmasının ve büyük risk altında olmasına neden olan sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Sigara

Sigara içenler kadar sigara dumanından etkilenen pasif içiçilerde kanser riski altındadır.

Sigara içen kişilerde sigara içinde bulunan tütün ve etken maddesi karsinojen akciğerde birikerek akciğer bronşlarının dolmasına ve bronşların açılıp kapanarak işlevini yerine getirmesine engel olur.

Bu durum uzun süreli devam ettiğinde akciğer  hücreleri hem kendini yenileyemez hem de kanser oluşmasına neden olur. Aktif içiciler kadar risk altında olan bir diğer risk grubu da pasif içicilerdir.

Akciğer oluşmasına neden olan sigaranın kaç yıldır içildiği, hangi yoğunlukta ve günlük tüketiminin ne kadar olduğu,  sigara dumanının ciğere kadar çekilmesi ve ciğerde tutulma süresi akciğer kanseri riskini etkileyen faktörlerdir.

Pipo, puro, nargileler

Tütün mamülleri ile kullanılan keyif araçları olduğu için bu araçları kullanan kişilerde akciğer kanseri oluşumu daha fazladır. Tütün  içerisinde yer alan kansorajen maddeleri  duman ciğere çekilmese de ağızda birikmesi ve normal nefes alış verişi sırasında akciğer  alvoellerine giderek birikmesi sonucu  kanseri oluşturur.

Asbest fiberleri

Endüstriyel üretimde kullanılan asbest fiberleri partiküllere ayrılan ve  nefes alış verişi ile ciğerlere ulaşabilen  bir özelliğe sahiptir. Asbest fiberleri ciğerlere ulaştığında  alvoel içlerine yapışarak burada kalmakta ve bronşların kalıcı olarak tıkanmasına neden olmaktadır.

Bronşların kalıcı olarak tıkanması belirli süreler sonunda hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesine ve çoğalmasına neden olup akciğer kanserini oluşturur.

Gemi inşaat sektöründe, tekne bakım ve üretim sektöründe,  izalasyon malzemeleri üretiminde ve montajında çalışan işçilerde akciğer kanseri görülme olasılığı normal işçilere göre % 60 oranından daha fazladır.

İlginizi çekebilir  Sedef Hastalığı Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Günümüzde sanayi sitelerinin ve üretim tesislerinin şehir merkezlerine çok yakın olması nedeniyle üretim sırasında oluşan kimyasal gazların ve yanma sonrası  oluşan zehirli dumanın  solunması sonucunda da akciğer kanseri oluşur. Bakır üretim ve işleme tesislerinin bulunduğu bölgelerde akciğer kanseri görülmesi oldukça fazladır.

Radon gazı

Renksiz kokusuz ve tatsız bir gaz olan radon gazı radyoaktif özellikli bir gazdır. Doğal olarak doğa da bulunan ve kendiliğinden bölünen radon gazı toprakta ve bina inşaatında kullanılan malzemelerde bulunur. Bu malzemelerde kullanılan radon gazının havaya karışması sonucunda solunum ile akciğerler ulaşması sonucunda akciğer kanseri meydana gelir.

Bronşit ve göğüs hastalıkları

Sık sık bronşit ve göğüs iltihaplanması gibi hastalıklara yakalanan kişilerde akciğer dokusunun ve alvoellerinin zarar görmesine neden olması akciğer kanserine neden olur.  Tümörün akciğer hava kanalı giriş ağzında olmasının birinci temel sebebi sık sık hastanın  bronşit hastalığına yakalanmasıdır.

Belirtileri

Akciğer kanseri çok evreden oluştuğu için hastalar birinci evrede hastalık belirtilerini yaşadıkları halde farklı hastalıkların belirtisi olarak düşünür. Birinci evre belirtileri  görüldüğünde hemen bir kanser taraması yaptırmalı ve erken teşhisedilmelidir. Bu belirtiler:

  1. Yorgun, enerjisiz hissetmek ve kronik yorgunluk hali,
  2. Sebepsiz gelişen aşırı kilo kaybı,
  3. İştahsızlık oluşması kronik iştahsızlık haline dönüşmesi,
  4. Nefes darlığı, yürürken ve otururken nefes alıp vermede güçlük,
  5. Yüzün, ellerin ve kolların şişmesi ve ödem toplaması,
  6. Yüksek ateş görülmesi, kronik ateş yüksekliği,
  7. Ses kısıklığı yaşanması ve yutkunmada zorluk yaşanması hali,
  8. Nefes alırken veya hareket ederken göğüste oluşan ağrı durumu,
  9. Sürekli öksürük durumu ve öksürük anında göğüste meydana gelen şiddetli ağrılar,
  10. Lenf bezlerinde şişlikler oluşması, lenf içerisinde nodüllerün oluşması durumu,
  11. Karnın sağ bölgesinde meydana gelen ağrılar,
  12. Erkeklerde göğüs şişmesi durumu ve göğüslerin ağrı oluşturması,
  13. Ayak ve el uçlarında parmaklarda batmalar oluşması,
  14. Baş dönmesi zihin karışıklığı ve bilinç bulanıklığı oluşması,
  15. Göğüslerin ödem toplaması ve aşırı şişkinlik görülmesi,
  16. Ani hareket sırasında nefes alamama ve göğüs ağrısının giderek şiddetlenmesi.

Bu belirtiler genellikle ilk evrelerde görüleceği için belirti görülmesi sonrasında zaman kaybetmeden bir kanser tarama merkezine gidilmeli veya uzman bir doktora görünülmelidir.

Tanısı

Kesin tanı akciğerden alınan parçanın incelenmesiyle konulabilir.

Akciğer kanseri  tanısı; akciğer belirtilerinin görülmesinden sonra doktora gidilmesi ile yapılabilir. Doktora giderek hasta hikayesinin anlatılması sonrası önce fiziki muayene yapılır.

Akciğer grafisi ve kan testleri  yapıldıktan sonra  bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntülere ( MRG ), pozitron emisyon tomografisi ( PET ) ,akciğer taraması ve balgam sitolojisi testi yapılır.

Bu testler sonucunda kesin bir şekilde tanı konulabileceği gibi doktorun isteğine göre biyopsi yapılarak akciğer üzerinde yer alan tümörlü bölgeden doku örneği alınarak patolajiye gönderilir. Patolog tarafından yapılan mikroskobik inceleme sonucunda kişinin akciğer kanseri olup olmadığı kesin bir şekilde teşhis edilir.

 Akciğer kanseri periyodik kanser taramalarından teşhis edilmiyorsa genel olarak 5. Evreden sonra teşhis edilmekte ve bu evreden sonra  teşhis edilen hastalar arasında sağ kalım oranı % 15 civarıdır.

İlginizi çekebilir  Polikistik Over Hastalığı

Alınan doku örnekleri

  • İğne aspirasyonu: Göğüsten sokulan ince uçlu bir iğne ile göğüsten parça alınması,
  • Torasentez:  İğne yardımıyla akciğeri saran dokudan sıvı alınması,
  • Torakotomi: Kesin tanı konulabilmesi için göğüs ameliyatı yapılması ve parça örneği alınması,
  • Mediastinoskopi: Tümörün akciğerlerden lenf bezlerine yayılması sonrasında  göğüs merkezi çevresindeki lenf bezlerinin incelenmesi için parça örneği alınması yöntemleri uygulanır.

Evreleri

Akciğer kanseri teşhis edildikten sonra  evreleme işlemi yapılır. Bu işlem tedavi için çok önemli olup teşhis edilen evreye göre  tedavi yöntemi ve kapsamı belirlenir.

  Doktor tarafından hastalığın takibi,  tedavi planının yapılması  ve hastalığın seyrinin belirlenmesi için en fazla kullanılan kanser tayin yöntemi olan TNM uygulanır.

  TNM kodlamasında yer alan T ( 1 – 4 )  tümörün büyüklüğünü,  N ( 0 – 3 )  kanser tümörünün  yakınındaki lenf bezlerine yayılma derecesini,  M ( 0 – 1 ) ise  kanserin vücuttaki diğer organlara  yayılıp yayılmadığını  ifade etmektedir.

Küçük hücreli akciğer kanseri türünde evreleme çok daha basit bir şekilde I – IV şeklinde yapılmaktadır.  TNM yöntemi ile yapılan kanser evreleme işlemi sonrasında akciğer kanseri için 4 evre belirlenmiştir. Bu evreler;

Evre 1

Tümör küçük bir çapa sahiptir. Hastalık sadece çok küçük bir alanda gerçekleşir.

Evre 2

Hastalık en yakın lenf bezlerine  veya göğüs duvarına bulaşmış ve yayılma göstermektedir.

Evre 3

Hastalık her iki akciğere, akciğerler arasına ve kalp boşluğuna yayılmış durumdadır.

Evre 4

Hastalık akciğerlerden karaciğer, beyi, kemik, böbrek üstü bezlerine kadar tüm uzak organlara yayılmış durumdadır.

Tedavisi

Akciğer kanserinin tüm evrelerinde 3 farklı tedavi yöntemi uygulanır. Bu tedavi yöntemleri;

  1. Cerrahi operasyonlar ile kanser tümörünü alma işlemi,
  2. Radyasyon  ( ışın ) tedavisi ile yüksek dozda  X ışınları ve yüksek enerjili ışınlar  kullanılarak  kanser hücrelerinin çoğalmasının önlenmesi ve yok edilmesi,
  3. Kemoterapi yöntemi ile kanser ilaçları kullanılarak  kanser hücrelerinin öldürülmesi yöntemleridir.

Akciğer kanseri tedavisinde teşhisi yapılan evrelere göre bu tedavi yöntemlerinden sadece birisi veya  her üç yöntem de tercih edilebilir. Tedavi planlaması ve kanser tümörünün boyutuna, diğer organlara yayılması durumuna göre  kanser uzmanının  tercihine göre  tedavi yöntemleri uygulanır.

Görülme sıklığı

Akciğer kanseri her yıl dünya genelinde 1.3 milyon kişide görülen bir kanser türüdür.

Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) verileri  baz alındığında dünya üzerindeakciğer kanserierkeklerde en fazla ölüme neden olan hastalık, kadınlarda ise  ikinci kanser türü olarak belirlenmiştir. Akciğer kanseri her yıl dünya genelinde 1.3 milyon kişide görülen bir kanser türüdür.

Sigara ve tütün mamülleri kullanan bireylerde % 90 oranında akciğer kanseri görülürken tütün mamülleri içmeyen ve kullanmayan bireylerde ise %12 oranındadır. Ülkemizde belirli bölgelerde % 70 oranında görülen akciğer kanserine bağlı ölüm vakaları olduğu gibi % 2 düzeyinde kalan bölgeler de bulunmaktadır. Bu veriler Sağlık Bakanlığı kayıtlarından elde edilmiştir.

Источник: //www.sagliksever.com/akciger-kanseri

Akciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yöntemleri nelerdir?

Akciğer Kanseri Riski Kimlerde Daha Yüksek

Yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıyla başlar.

Bu kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak organlara (karaciğer, kemik, beyin, vb) yayılarak hasara yol açar. Kanser tüm kanser türleri arasında erkeklerde ölüme sebep olan birinci, kadınlarda ise ikinci kanser türüdür. Dünyada her yıl yaklaşık 1.

3 milyon kişi akciğer kanseri sebebiyle ölmektedir. Fakat yeni geliştirilen akciğer kanseri tedavi yöntemleri ile ortalama yaşam süresi ve kalitesi artmıştır.

Akciğer Kanseri Nedir?

Belirtileri nelerdir?

Belirtiler hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikayetlere yol açmayabilir. Kanserin belirti vermeden ilerlemesi, bu kanseri bu kadar tehli yapan en önemli faktördür. Kişinin kanser olduğunu düşündüren belirtiler arasında;

Sigara kullanan ve buna bağlı kronik bronşiti olan birinin, mevsimsel öksürük ve balgam şikayetlerinin süreklilik kazanması, giderek artan nefes darlığı, balgamda kan görülmesi, özellikle sırtta kürek kemiklerinin arasına veya omuzlara yayılan batıcı nitelikte göğüs ağrısı, nedensiz kilo kaybı, ses kısıklığı, hırıltılı solunum, çok yorgun hissetme kanser için şüphe uyandırması gereken şikayetlerdendir.

Akciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Bazı kişilerde öksürük, hırıltılı solunum, nefes almada zorluk, göğüs rahatsızlığı olmasına rağmen  erken aşamada  genellikle dikkate değer bir belirti ortaya çıkarmaz. Hastaya farklı nedenlerle göğüs filmi ya da CT taraması yapıldığında tesadüfen teşhis edilebilir.

Risk faktörleri nelerdir?

Akciğerde tümör görülmesini tetikleyen çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır. Sigara, puro ve pipo kullanımı, pasif içiciler (tütün dumanına maruz kalanlar), toksik gazlara maruz kalma, asbest, hava kirliliği ve akciğer hastalıkları (geçirilmiş tüberküloz) bu hastalığa yakalanma riskini arttıran faktörler arasında yer almaktadır.

Bir kere bu kanser türüne yakalanan kişinin bu hastalığının tekrarlama riski, hiç kanser olmamış kişiye oranla daha fazladır. Akciğerde tümör oluşumuna zemin hazırlayan bazı riskli meslekler de bulunmaktadır. Madenciler, tekstil, izolasyon, plastik- sanayi, petro-kimya, boya, maden ve kaynak ile tersanede çalışan kişiler bu grupta sıralanabilir.

Türleri nelerdir?

Kanser, farklı hücre türlerini temsil eden ve farklı tedavi gereksinimi duyan iki ana gruba ayrılır. Her iki grup için de ayrı tedavi yöntemleri vardır:

  • Küçük hücre dışı akciğer kanseri (KHDAK)
  • Küçük hücreli akciğer kanseri

Küçük hücreli kanser daha hızlı ilerleyen ve tanı konulduğunda çoğunlukla uzak metastazları olan kanser tipidir. Hastaların  %85’i küçük hücre dışı (KHDAK), % 15 i ise  küçük hücreli kanserdir.

Akciğer Kanseri

Tanı yöntemleri hangileridir?

Akciğerinizde bir kitle olup olmadığını anlamak  için doktorunuz bir veya birden fazla test isteyecektir, akciğer filmi ya da akciğer tomografisi gibi.

Eğer akciğerinizde  bir anormallik olduğunu tespit ederse, biyopsi öncesinde PET/BT ile bu kitleyi değerlendirecek ve kitlenin yapısının tespit edilmesi için  biyopsi isteyecektir.

Biyopsi için  akciğerdeki şüpheli bölgeden doku örneği çıkarılır ve hastalığı tanımlamak için mikroskop altında incelenir. Yakındaki lenf düğümlerinden de doku örneği alınabilir.

Biyopsi Yöntemleri;

  • Bronkoskopi: İnce ve ışıklı bir tüpün ağızdan sokularak hava yollarının incelenmesi esasına dayanır. Şüpheli ya da tümör bölgesine yakın bronş mukozasından küçük bir doku parçası alınır.
  • İğne Aspirasyonu: Göğüs duvarından tümör bölgesine doğru bir biyopsi iğnesi sokularak tümörden küçük bir doku parçası alınması işlemidir. Bu işlem radyolojik görüntüleme eşliğinde yapılır.
  • Torasentez: Bir biyopsi iğnesi kullanılarak akciğerleri çevreleyen sıvıdan örnek alınmasıdır.

Torakotomi: Doğrudan tümörden bir parça almak amacıyla göğüs kafesinin cerrahi müdahale ile açılmasıdır. Biyopsi sonucu hastanın akciğer kanseri olduğu belirlenirse testler uygulanarak kanserin ne kadar yayıldığı (evresi)  araştırılır.

Evreler nelerdir?

Kanserinin evrelemesi için farklı yöntemlerden faydalanılabilir;

  • BT – Bilgisayarlı Tomografi
  • MRG – Manyetik Rezonans Görüntüleme
  • PET /BT  – Pozitron Emisyon Tomografisi / Bilgisayarlı Tomografi
  • Kemik sintigrafisi
  • Mediastinoskopi / Mediastinotomi: her ikiside girişimsel işlemler olup kanserin göğüs kafesi içindeki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını gösterir.

Küçük hücreli akciğer kanseri  için evreleme sınırlı ve yaygın hastalık olarak yapılır.  KHDAK için ise dört evre vardır. Evre 1 ve 2’de lokal hastalıktan söz edilirken, Evre 3 ve 4’te lenfatik sisteme ve kan yoluyla uzak organlara yayılım vardır.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK): Tedavinin seçimi hastalığın yaygınlığı ile ilgilidir. Bu grup kanserlerde, cerrahi müdahale en yaygın tedavi şeklidir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığın süresini yavaşlatma ve bulguları kontrol etmede kullanılmaktadır.

Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK): Birçok vakada hastalık, tanı konduğunda vücudun diğer bölümlerine de yayılmış durumdadır. Bu nedenle  cerrahi tedavi, küçük hücreli akciğer kanserinde çok az uygulanır. Doktorlar vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için genellikle kemoterapi uygulamasını tercih ederler.

Kemoterapi içeren tedavi de, akciğerdeki kanserler veya vücudun diğer bölümlerindeki kanserler hedeflenerek uygulanabilir. Bazı hastalara beyine yönelik radyoterapi, orada kanser olmasa da uygulanabilir. Bu tedaviye koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu beyinde kanser (tümör) oluşmasını engellemek için verilir.

Tümörün büyüklüğüne, yayılımına ve patolojik tipine bağlı olarak aşağıdaki tedavilerden biri veya birden fazlası kullanılabilir:

  • Cerrahi tedavi (Akciğerdeki tümörün ameliyatla çıkarılması)
  • Kemoterapi(ilaç tedavisi); neoadjuvan (cerrahi öncesi) ve adjuvan (cerrahi sonrası)
  • Radyoterapi(ışın tedavisi)

Источник: //neolife.com.tr/akciger-kanseri/

Akciğer Kanseri Olan Kişilerde Zatürre (Pnömoni) Hastalığı

Akciğer Kanseri Riski Kimlerde Daha Yüksek

Zatürre (pnömoni) hastalığına yakalanmak bakımından; akciğer kanseri hastaları yüksek risk grubundadırlar. Her iki hastalık da benzer belirtiler gösterdiğinden teşhis edilmesi zordur.

Pnömoni (zatürre) yaygın bir akciğer enfeksiyonudur. Bakteri, virüs veya mantarlardan kaynaklanabilir.

Genel olarak ciddi belirtiler göstermez ve normal hayatınıza devam edebilmeniz için yalnızca birkaç hafta sürecek tedaviyi gerektirir ancak daha ağır ve hastanede birkaç hafta geçirmenizi gerektirecek türleri de vardır. Zatürre; gerekli tedavi ve önlemler uygulanmazsa ölümcül olabilir.

Akciğer kanseri ise akciğerlerdeki hücre ve dokuların kontrol edilemez bir şekilde çoğalması durumudur. Bu hücrelerin en önemli görevi vücuda oksijen alınmasını ve karbondioksitin vücuttan atılmasını sağlamaktır.

2014 yılında Türkiye’de yapılan araştırmaya göre; akciğer kanseri erkeklerde en sık görülen kanser tipidir. Kadınlarda ise ilk sırayı meme kanseri almaktadır

Akciğer Kanserinde Zatürre

Akciğer kanseri hastalarında pnömoni gelişme riski diğerlerine göre daha yüksektir. Bunun ana nedeni; zatürrenin akciğerde enfeksiyona neden olması ve kanser nedeniyle bozulma gösteren akciğerlerin bu enfeksiyonlara karşı daha hassas olmasıdır. Akciğer kanseri olan hastalarda pnömoni belirtileri, tedavi seçenekleri ve önleme yollarını anlatmaya başlayalım.

Zatürre belirtileri kişinin kanser olup olmadığına göre değişkenlik göstermez. Hatta pnömoninin türü de büyük çoğunlukla belirtilerin değişmesine neden olmaz. Bakteri, virüs veya mantar kaynaklı pnomonilerin hepsinde genellikle benzer belirtiler ortaya çıkar.

Akciğer kanserinde zatürreyi teşhis etmek çok zordur. Bunun sebebi akciğer kanseri ile zatürre belirtileri arasında büyük benzerlik olmasıdır.

Akciğer Kanseri ile Zatürrenin Ortak Belirtileri

  • Öksürük
  • Balgam
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Yorgunluk
  • İştah kaybı

Risk faktörleri

Herkes zatürreye yakalanabilir ancak bazı risk faktörleri pnömoni riskinizi arttırır. Şüphesiz ki bu faktörlerden en önemlisi akciğer kanseridir. Kanser olan kişilerde sıklıkla pnömoni gelişmesi daha kolaydır. Akciğer kanserine ek olarak; zatürre hastalığına yakalanma riskini arttıran faktörler şunlardır:

  • Kronik obstrüktif akciğer hastalıklarından (KOAH) şikayetçi olmak
  • Sigara içiyor olmak
  • Kalp, böbrek veya akciğeri ilgilendiren herhangi bir kronik rahatsızlık
  • Grip veya larenjit gibi solunum yollarını ilgilendiren hastalıklar
  • Yakın zamanda hastanede cerrahi müdahale geçirmiş olmak

Herhangi bir nedenle hastaneye yatıştan 48 saat sonra veya taburcu edildikten sonra 48 saat içerisinde gelişen pnömoniye; hastane ilişkili pnömoni denir.

Akciğer Kanseri ve Zatürre Olan Hastalarda Teşhis ve Tedavi

Zatürre başlı başına çok ciddi bir hastalık olduğundan teşhis ve tedavi çok önemlidir. Bir de kanser gibi bir hastalık yaşıyorsanız durumun ciddiyetini anlatmaya kelimeler yetersiz kalır.

Akciğer kanseri belirtilerine ek olarak sadece zatürre hastalığında karşılaşılan terleme, titreme ve yüksek ateş ile karşılaşırsanız doktorunuza danışınız. Normalde pnömoniyi teşhis etmek için kullanılan kan testleri ile göğüs tomografisi net doktora yardımcı olmayabilir.

Çünkü var olan enfeksiyonun akciğer kanseri yüzünden mi yoksa zatürre yüzünden mi olduğunu anlamak zordur. Doktorunuz zatürre teşhisini doğrulayabilmek için ekstra olarak şu testleri yapabilir:

  • Kandaki oksijen miktarını ölçmek için yapılan test
  • Akciğerlerin ne kadar sağlıklı çalıştığını görmek için nabız oksimetre testi
  • Enfeksiyon sebebini öğrenmek için balgam kültürü
  • Daha net görüntü için bilgisayarlı tomografi

Kanser Hastalarının Zatürreden Korunma Yolları

Gribe yakalanmak zatürre hastalığına yakalanma riskini arttıran bir durumdur. Düzenli olarak grip aşısı olmak; hem gribi hem de dolaylı olarak pnömoniyi önlemeye yardımcı olur.

Sigara içilmesi sırasında çekilen duman, solunum yollarından akciğere kadar gider. İçerisinde bulunan zararlı maddeler bronşlar (hava kanalları) ve akciğerler de dahil olmak üzere tüm solunum sistemine zarar vererek enfeksiyonlara karşı direnme ve iyileşme yeteneğini zayıflatır.

Zatürreye yakalanmamak için gribe yakalanmamak için yaptığınız önlemleri kullanabilirsiniz. Buna ellerinizi düzenli olarak yıkamak, hapşırırken ya da öksürürken peçete kullanmak ve hasta kişilerden uzak durmak da dahildir. Bağışıklık sisteminiz kanser nedeniyle zayıfladığından, mikroplara karşı korunmaya çalışmanız özellikle önemlidir.

Kanser teşhisi koyulması demek sağlığınıza daha önce yapmadığınız kadar dikkat etmeniz gerektiği anlamına gelir. Düzenli dinlenin, sağlıklı bir beslenme programı belirleyin ve doktorunuzun izin verdiği ölçüde fiziksel egzersiz yapın.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: //akciger.info/akciger-kanseri-zaturre.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть