Akciğer Kanserinde Tedavisinde Robotik Cerrahi

Prostat Kanseri Cerrahi Tedavisinde Robotik Cerrahi mi Klasik Cerrahi mi?

Akciğer Kanserinde Tedavisinde Robotik Cerrahi

Prostat kanseri, erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen kanser türü ve toplumda her 6 erkekten birinde (1/6) karşımıza çıkıyor. Prostat kanseri tanısı koyduğumuz hastalarımızda hastalık 3 şekilde karşımıza çıkıyor:

  1. Sadece prostatın içinde olduğu evrede  yakalanmış (tanı konmuş) prostatın çok yakınındaki organ ve dokulara (prostat etrafındaki kapsüle = prostatın kabuğuna veya meni keselerine) sıçramaya vakit bulamamış. Bu evrede yakaladığımız hastalar Cerrahi tedaviden çok büyük yarar görüyorlar ve hastalıktan tamamen kurtulma oranı: %90 civarında. Bu evre ürolojide t2 evresi olarak isimlendiriliyor. T2 evresini de prostat dışına taşmamış olmasına rağmen prostat içinde ne kadar ilerlediğine bakarak t2a, t2b ve t2c olarak ayırıyoruz.

Aşağıdaki şemada görüldüğü gibi:

  • T2a prostatın bir yarısında küçük bir başlangıç ve hastalığın en erken yakalanmış hali
  • T2b prostatın bir yarısını tamamen tutmuş daha ileri hali
  • T2c prostatın her iki yarımını tutmuş ve prostat etrafındaki kapsüle (prostatın kabuğuna) değmiş ama onu delmemiş hali

Şekil 1. Prostat kanserinde t2 evrelerini gösteren görsel

  1. Prostatın kabuğunu delmiş prostat dışına çıkmış ama meni keselerine girmemiş, bu evreyi t3a olarak adlandırıyoruz.

Prostat dışına çıkmış ve meni keselerine yayılmış (girmiş) bu evreyi t3b olarak adlandırıyoruz.

T3 evresi genel ismi ile lokal ileri prostat kanseri olarak anılıyor, yani prostat kabuğunu delip  dışına taşmış, meni keselerine girmiş ya da girmemiş ama uzak organlara yayılmamış evre.

Bu evrede Radikal Prostatektomiye ek olarak geniş Lenf dokusu da çıkarmak gerekiyor.

Şekil 2. Prostat kanserinde t3 evrelerini gösteren görsel

  1. Metastatik dediğimiz kemiklere ya da karın içindeki lenf bezlerine ya da başka organlara yayılmış hali. Bu evre t4 olarak biliniyor.

Cerrahi tedavi hangi evrede yapılmalı?

Hastalığı t2 evresinde yakalarsak (zaten en çok istenilen bu evrede yakalamak, PSA dediğimiz basit kan testinin 50 yaşından sonra senede bir bakılması, ürolojik kanserle uğraşan bir üroloji uzmanının prostat muayenesi bu amaçla yaygınlaştırılmak isteniyor) ya da t3 evresinde yakalarsak cerrahi tedavi ilk seçenek ve çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz.

T2 evresinde iken tanı koyduğumuz ve ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastaların ameliyattan kazanması gereken 3 fayda var:

  1. Geride kanser hücresi, dokusu bırakmadan prostat ve meni keselerini çıkarabilmek: Bu tamamen cerrahın tecrübesi ile ilgili olup t2a ya da t2b ya da t2c hangi evrede olursa olsun tecrübeli cerrah geride tümörlü doku bırakmadan bu ameliyatı yapabilmelidir. Bizim bu evrede karşımıza çıkıp ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastalarımızda geride tümör dokusu kalma oranımız: “%0” (yüzde sıfır) dır.
  2. Hastanın idrarını tutabilmesi: Bu da tamamen cerrahın tecrübesi ile ilgili olup, bizim ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastalarımızda idrar tutamama oranı: “%1” civarındadır.
  3. Ameliyat sırasında ereksiyonu sağlayan sinirlere zarar vermemek ve ereksiyonun (sertleşmenin) ameliyat sonrası devam etmesini sağlayabilmek.

Cerrahi tedavi robot yardımlı mı/klasik cerrahi mi olmalı?

Bu bölümü sizlere yazarken dünyada tıpta çok ilerlemiş ülkelerde (ABD/Avrupa Ülkeleri) yapılmış çok sayıda iki tekniğin karşılaştırmalı bilimsel çalışmalarının sonuçlarını ve Avrupa Üroloji Birliği (EAU), Kanada Üroloji Birliği (CAU) gibi dünya ürolojisine biz üroloji uzmanlarının tedavide uyması gereken kılavuzları (guidelines) ile yön veren merkezlerin aldığı kararları (hangi cerrahi tekniğin (robotik mi/klasik mi) aktararak kendinizin ya da yakınlarınızın hastalanması durumunda ameliyat çeşidi kararını vermenizde yardımcı olmaya çalıştım.

Prostat kanseri cerrahi tedavisinde t2 ve t3 evresinde yapılan ameliyatın ismi “Radikal  Prostatektomi” olup prostat ve meni keselerini bir bütün halinde çıkarıp penis içi idrar yolu ile idrar kesesini yeniden birleştirmek işlemidir. Son derece hassas ve öğrenme eğrisi cerrahlar için uzun süren bir ameliyattır.

Klasik cerrahi (açık cerrahi):

  • İlk defa 1982 de tanımlanmıştır. Göbek altından uzunlamasına 10-12 cm lik kesi ile karın kaslarını kesmeden kasları aralayarak ve karın içine girmeden, yani ince ve kalın barsaklar, mide, dalak pankreas gibi organların bulunduğu karın boşluğunu açmadan leğen kemikleri arasından prostata ulaşılarak yapılır.
  • Bu işle uğraşan cerrah, dokuları 3.5 kat büyüten özel yapım gözlükler kullanır ve organ ve dokulara dokunabilme şansına sahiptir. Prostat dokusundaki sertliğe dokunabilmek çok önemlidir çünkü kanser sertlik demektir sertlik ile anlaşılır.
  • Ameliyatı yapan cerrah ameliyat masasında bizzat ameliyatın içindedir.
  • Bütün dünyada açık cerrahinin kanserden arındırma, idrar tutabilme ve ereksiyonun devamı gibi sonuçları mükemmeldir.
  • Uzun bir süredir yapılan oturmuş bir teknik olduğu için uzun süreli (15-20 yıl) sonuçları elimizdedir.

Robotik cerrahi nedir?

  • 2001 yılında yapılmaya başlanmıştır
  • Laparoskopik cerrahidir, yani karın duvarına açılan her birisi yaklaşık 2-2.5 cm lik 6 adet delikten kamera ve diğer cihazları sokarak bunları cerrahın uzaktan kumanda ile yönetmesi ile yapılır
  • Karın içi organlar (mide, ince ve kalın barsaklar, pankreas, dalak gibi) karın içine sokulan aletler zarar vermesin diye karın içi karbondioksit gazı ile şişirilerek cerrahi işlem gerçekleşir yani robotik cerrahi karın içine girilerek yapılır. Açık cerrahi gibi karın içine girmeden yapılmaz
  • Karın içindeki kamera görüntüyü 10 kat büyütmektedir ve 3 boyutlu görünür ancak ameliyatı yapan cerrah ameliyat masasında değil, uzaktadır, ameliyat masasının dışında bir konsoldadır dolayısıyla organ ve dokulara dokunabilme sertlik hissedebilme şansı yoktur
  • Robotik cerrahinin bütün dünyada uzun dönemdeki kanserden arındırma, idrar tutabilme, ereksiyonun devamı gibi sonuçları henüz yeni bir teknik olmasından dolayı daha netleşmemiştir, çalışmalar devam etmektedir

Robotik cerrahi konsolu

Ameliyat sahasından kareler

Klasik Radikal Prostatektomi (açık) ile Robot Yardımlı Laparoskopik Radikal Prostatektomi sonuçlarının karşılaştırılması

Bu bölümü yazarken her iki ameliyat çeşidinin dünyada yapılan en ciddi bilimsel karşılaştırmaların sonuçlarını ve o çalışmaları okumak isteyenler için internetten ulaşım adreslerini (linklerini) buraya koydum:

  1. Ameliyat sonrası erken dönem ve geç dönemde ağrı: Ameliyat sonrası erken dönemde yani hastanın hastanede yattığı 3-4 gün içinde ve ilk 30 gün içinde açık cerrahide daha az karın ağrısı olduğu saptanmış, bunun sebebi olarak robotik cerrahi de karın içine girildiği için uzun dönemde ince barsaklarda yapışıklıklar oluşması sorumlu tutulmuş. Açık cerrahide kas kesmeden kas arasından karın içine girilmeden ameliyat gerçekleştirildiği için geç dönemde erken dönemde ağrı robotik cerrahi ile aynı, ancak geç dönemde daha az olmaktadır.

Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26936203

  1. Fonksiyonel sonuçlar (idrar kaçırma ve ereksiyonun korunması): Radikal Prostatektomi ameliyatı robot yardımlı ya da açık (klasik) cerrahi ile yapılsın hastaların bir müddet sonra idrarını tutabilmesi en önemli amaçlardan biridir.

Bu konuda her iki ameliyat tekniğini kıyaslayan birçok bilimsel çalışma yapılmış ve iki ameliyat tekniğinin sonuçları arasında hiç fark bulunamamıştır. Yani  her iki ameliyatın idrar tutabilme ile ilgili hastalara verdiği aynıdır.

Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27474375

         https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25770484

Ereksiyonun korunması prostat içinde sınırlı tümörlerde söz konusudur, yani t2 tümörlerde robotik cerrahi ile açık cerrahi yapılan hasta grupları arasında ereksiyonun korunması açısından fark bulunamamıştır.

Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27474375
         https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24454607
         https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20428292

  1. Hasta tatmini ve ameliyattan duyulan pişmanlık: Robotik cerrahi ameliyatı olan hastaların bu yöntemi seçtikleri için pişman olma oranı açık cerrahiye oranla 3-5 kat fazla bulunmuştur. Bunun da nedeni hastaların robotik cerrahiden adeta mucizevi beklentilerinin olması ve ameliyat sonrasında bunu bulamamış olmaları şeklinde izah edilmektedir.

    Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18585849

  2. Onkolojik sonuçlar (ameliyat sonrası tümör dokularının vücut içinde kalmadan tamamen çıkarılabilmesi ve buna bağlı ilave tedavi alma gerekliliği olmaması): Kanser cerrahisinde amaç tümörün tamamen çıkarılabilmesi, yani vücut içinde tümör dokusunun kalmamış olmasıdır. Prostat kanser cerrahisinde çıkarılan dokuların patolojik incelenmesi sonucu raporda “cerrahi sınırda tümör devam ediyor”, ya da “cerrahi sınır pozitif” şeklindeki ifade vücut içinde tümör dokusunun kaldığı manasına gelir; patoloji raporundaki “cerrahi sınırlar temiz” ya da cerrahi sınırda tümör yoktur“ ifadesi tümörün tamamen çıkarıldığı manasına gelir.
  • Tümörün tamamen çıkarılması öncelikle cerrahın tecrübesi ile ilgilidir, özellikle T2 evresinde geride tümör bırakmadan çıkarabilmek cerrahın adeta barometresi gibidir, yani t2 evresinde tecrübeli cerrah tamamen cerrahi sınırlar temiz olarak çıkarabilmelidir, bizim açık cerrahi ile ameliyatını gerçekleştirdiğimiz t2 evresindeki hastalarımızda cerrahi sınır pozitifliği yani geride tümör kalma oranı: %0 (yüzde sıfır) dır.
  • Cerrahi sınır pozitifliği ya da cerrahi sınırların temizliği ileri evre prostat kanserinde yani t3 evresinde “hem cerrahın tecrübesi hem de hastalığın ne kadar ilerlediği“ ile ilgilidir. T3 evresinde bizim gerçekleştirdiğimiz ameliyat sonuçlarında cerrahi sınır pozitifliği oranı: %18 dir.
  • Türkiye'den dünyanın sayılı dergilerinde yayınlanan 2014 yılına ait çalışmada Türkiye'de birçok merkezden toplanan robotik cerrahi sonuçlarında T2 evrede geride tümör kalma (cerrahi sınır pozitifliği) oranı: %6.1 (bizim %0), T3 evrede: %37.1 (bizim %18) olarak bulunmuştur. Link: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25216924
  1. Yara enfeksiyonu/yara iyileşmemesi: İki ameliyat çeşidi arasında fark bulunamamıştır, yara enfeksiyonu özellikle ameliyatın gerçekleştiği hastane ortamı ile yakın alakalıdır.
  1. İngiltere'den Ürolog Prof. Dr. Prokar Dasgupta'nın (GB), Avrupa Üroloji Birliği (EAU) 2018 Danimarkada'ki kongresinde Prostat kanseri ameliyatının robotik veya klasik gerçekleştirilmesiyle ilgili konuşması:

    Link: http://eau18.uroweb.org/robotic-surgery-is-unnecessary-in-the-developing-world/

  2. Robotik cerrahinin konvansiyonel yani klasik cerrahiye göre maliyeti hem hasta başı kullanılan sarf malzemeleri hem de robotun yıllık bakım maliyeti göze alındığında oldukça büyük bir fark çıkmaktadır.

Sonuç

Prostat kanseri tedavisinde Radikal Prostatektomi ameliyatı t2 ve t3 evresinde ideal ve birinci tercih tedavi yöntemidir.

Bu cerrahi günümüzde iki şekilde yapılmaktadır:

  • Klasik (açık) cerrahi
  • Robot yardımlı laparoskopik cerrahi

Her iki ameliyat tekniğinin Eylül 2017 itibariyle

  1. Onkolojik sonuçları (geride tümör kalma-cerrahi sınır) arasında fark bulunamamıştır
  2. Fonksiyonel sonuçları (idrar tutabilme ve ereksiyon devamı/kaybı) arasında iki teknik sonuçları arasında fark bulunamamıştır
  3. Ameliyat sonrası erken dönemde ve 30 gün sonra ağrı açısından ciddi fark bulunamamış, barsaklarla ilgili karın ağrısı robotik cerrahide biraz daha fazla saptanmıştır
  4. Robotik cerrahide hastanede yatış süresi biraz daha kısadır (robotik cerrahide 2-3 gün, açık cerrahide 3-4 gün)
  5. Ameliyat sırasında kaybedilen kan miktarı robotik cerrahide açık cerrahiye oranla biraz daha azdır, ancak her iki cerrahi tekniğinde de kan nakli yapmayı gerektirecek boyutlarda değildir
  6. Robotik cerrahi maliyeti klasik cerrahiden daha fazladır

***Avrupa Üroloji Birliği (EAU) ve Kanada Üroloji Birliği (CAU) hastalara şunu tavsiye etmektedir***:

“Hangi ameliyat tekniğini seçmeniz değil, doğru tecrübeli cerrahı seçmeniz gerekmektedir, hangi tekniği seçecekseniz o konuda tecrübeli cerrahı bulunuz.”

Biz hastalarımızla iki ameliyat çeşidini detaylı konuşup, hastanın isteği doğrultusunda Robot yardımlı ya da Açık cerrahi tekniği uyguluyoruz.

İlgili diğer makaleler;

  • Prostat Kanseri Ameliyatı öncesi ve sonrası

Источник: http://www.tahirkaradeniz.com/prostat-kanseri-cerrahi-tedavisinde-robotik-cerrahi-mi-klasik-cerrahi-mi.html

Akciğer Kanseri Cerrahisi Türleri

Akciğer Kanserinde Tedavisinde Robotik Cerrahi
Akciğer Kanseri Cerrahisi

Akciğer kanseri teşhisi konduktan sonra doktorunuz tedavinizdeki bir sonraki adımları belirleyecektir. Akciğer kanseri, anormal hücreler akciğerlerde gelişip bölündüğünde ortaya çıkar. Hastalık akciğerlerde başlasa da vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Bu yüzden erken tespit etmek ve tedavi almak önemlidir.

Akciğer kanseri tedavisi değişir. Seçenekler, kanser hücrelerini yok etmek için kemoterapi ilaçları veya radyasyonu içerir. Başka bir seçenek immün sistemdir ve bağışıklık sisteminizi hastalığa karşı savaşır. Doktorunuz ameliyat önerebilir. Bu, tümörün büyüklüğüne, akciğerlerindeki konumuna ve yakın organlara ve dokulara yayılıp yayılmadığına bağlıdır.

Cerrahi kanserli tümörleri vücuttan atar. Genellikle erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) tedavisinde kullanılır. Doktorunuz cerrahinin en iyi yaklaşım olduğuna inanıyorsa, aşağıdaki prosedürlerden birine sahip olabilirsiniz.

Lobektomi

Akciğerler beş loba ayrılmıştır – üçü sağ akciğerinde ve ikiü sol akciğerdedir. Kanser, akciğerlerin herhangi bir yerinde gelişebilir. Kanser bir veya daha fazla lobunuzda bulunuyorsa, doktorunuz kanserli hücreleri içeren lobları çıkarmak için lobektomi yapabilir. Bu ameliyat, bir veya iki lob kaldırılması gerektiğinde bir seçenektir.

Bazen akciğer kanserinin tedavisi etkilenen tüm akciğerin alınmasını gerektirir. Kanser, sağ loblarınızın her ikisinde veya sol loblarınızın her ikisinde olduğu gibi, iki lobdan daha fazla etkileniyorsa, bu gerekli olabilir. Bu ameliyat kanseri vücudunuzdan yok eder, böylece büyümeye veya yayılmaya devam etmez.

Bu prosedür herkes için önerilmez. Bu ameliyat bir akciğer aldığı için, önceden pulmoner testlere tabi tutulmanız gerekir. Bu, cerrahiden sonra yeterli sağlıklı akciğer dokusunun kalmasını sağlayacaktır. Sağlıklı akciğer dokusu yeterli soluma sağlar.

Bu işlem sırasında, cerrahınız yanınızda bir kesi yapar. Sonra dokularınızı ve kaburgalarınızı ayırdıktan sonra ciğerinizi çıkarırlar.

Pnömonektomi akciğer kanseri tedavisinde kullanılabilir, ancak bu karmaşık bir prosedürdür. Doktorunuz sadece remisyona varma şansınız varsa bu prosedürü tavsiye edebilir. Gelişmiş kanseriniz varsa veya zaten metastaz yapmış iseniz, akciğerlerin alınması yardımcı olmayabilir.

Akciğerin bir bölümünün çıkarılması

Başka bir seçenek, hastalıklı dokunun yalnızca bir bölümünü akciğerlerden uzaklaştırmaktır. Doktorunuz, bu tümör küçükken ve akciğerlerin ötesine yayılmadığı zaman bu prosedürü tavsiye edebilir. Seçenekler şunlardır:

  • Kama rezeksiyonu . Bu, bir veya daha fazla lobdan küçük bir akciğer dokusu parçasını kaldırır.
  • Segmentektomi . Bu, akciğer dokusunun daha büyük bir bölümünü kaldırır, ancak tüm lobu kaldırmaz.
  • Sleeve rezeksiyonu. Bu ameliyat, tüm akciğerin alınmasına alternatif bir seçenektir.Akciğerin bir bölümünü, bronşların veya hava geçişinin bölümleri de dahil olmak üzere kanserli alanları çıkararak korur.

Cerrahi, akciğer kanseri için etkili bir tedavi olabilir. Ancak doktorunuz cerrahiden sonra kemoterapi veya radyasyon önermektedir. Bu tedavi bir önlem ve lenf nodlarına yayılabilecek mikroskobik kanser hücrelerini öldürmeye yardımcı olur.

Akciğer kanseri ameliyatı nasıl gerçekleştirilir?

Akciğer kanseri için farklı ameliyatların yanı sıra, bu prosedürlerin uygulanması için farklı yollar da vardır.

Açık cerrahi (torakotomi)

Cerrah, omuz bıçağının altındaki sırttan ve memenin altından bir kesi yapar. Bu tür cerrahi tüm akciğerleri çıkarırken kullanılır.

Video yardımlı göğüs cerrahisi

Bu göğüs açmadan kanseri ortadan kaldırmak için minimal invaziv bir ameliyattır. Bu, lobları veya akciğer bölümlerini kaldırmak için kullanılır. Bir cerrah küçük bir cerrahi insizyon yapar. Daha sonra, göğüslerine takılı bir kamera ile uzun bir tüp takın. Daha sonra bir ekranda ciğerlerinizin görüntüsünü izlerken ameliyat yapabilirsiniz.

Robotik yardımlı cerrahi

Robotik yardımlı cerrahi, kanserli hücreleri ortadan kaldırmak için kullanılan diğer bir minimal invaziv prosedürdür. Bu ameliyatla doktorunuz bir kontrol ünitesine otururken prosedürü uygular.

Cerrahi ekip küçük bir kesi içine küçük bir video kamera yerleştirir. Prosedür sırasında robotik bir elle tutturulan cerrahi aletler kullanılır. Doktorunuz robotik eli kontrol ünitesinden yönlendirir.

Bu ameliyat, ulaşılması güç tümörler için yardımcı olabilir.

Akciğer kanseri cerrahisi riskleri

Akciğer kanseri ameliyatı ciddi bir operasyondur ve prosedüre bağlı olarak iyileşmesi haftalar veya aylar sürebilir.

  • anesteziye alerjik reaksiyon
  • kanama
  • kan pıhtısı
  • enfeksiyon
  • pnömoni

Bu riskleri doktorunuzla tartışmanız önemlidir. Bir başka muhtemel uzun süreli komplikasyon bazı aktivitelerle nefes darlığıdır. Akciğer kanseri (amfizem veya kronik bronşit gibi) ile birlikte bir akciğer hastalığınız varsa, bu özellikle doğrudur.

Görünüm

Cerrahi, akciğer kanseri için etkili bir tedavi yöntemidir ancak herkes için önerilmez. Bu tedavi yayılmamış erken evre akciğer kanserini tedavi edebilir. Ancak ameliyat başarılı olsa da, doktorunuz kemoterapi veya radyasyon gibi ekstra terapi öneride bulunabilir.

Akciğer kanseri tedavisine ne kadar erken başlarsak o kadar iyi olur. Cerrahi seçeneklerinizi anlamak için doktorunuzla konuşın.

Источник: https://tr.oldmedic.com/types-of-surgery-for-lung-cancer-6617

Akciğer Kanseri Ameliyatı

Akciğer Kanserinde Tedavisinde Robotik Cerrahi

Akciğerler göğsün her iki tarafında bulunan ve vücudun oksijen gereksinimini sağlayan süngerimsi organlardır. Akciğer kanseri de akciğerlerde kanser oluşumudur.

Akciğer kanseri her yıl kolon, prostat, yumurtalık ve göğüs kanserlerinden daha fazla can kaybına neden olur.

Sigara içen insanların akciğer kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre daha yüksektir. Akciğer kanseri riski, sigara içilen süreye ve sigara sayısına bağlı olarak artar. Yıllarca sigara içmiş bir birey sigarayı bırakırsa akciğer kanserine yakalanma riskini azaltabilir.

AKCİĞER KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri genellikle erken evrelerinde belirti ve semptomlara neden olmaz.

Akciğer kanseri belirtileri şunları içerir:

  • Kronik öksürük
  • Öksürme şeklindeki değişiklikler
  • Öksürürken kan gelmesi
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Hırıltı
  • Ses kısıklığı
  • İstemsiz kilo kaybı
  • Kemik ağrısı
  • Baş ağrısı

AKCİĞER KANSERİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

  • Sigara kullanımı: Sigara içenlerde ve sigara dumanına sıkça maruz kalan insanlarda akciğer kanserine yakalanma riski daha yüksek olur. Sigara dumanında kansere yol açan maddeler(kanserojenler) çokça bulunur ve bu maddelerin nefesle birlikte akciğerlere dolması akciğer dokularında hasara neden olarak kanser hücrelerinin oluşumunu tetikler.

    Sigara kullanımının ilk evrelerinde vücut bu hasarları önleyebilir fakat sigara dumanına maruz kalma oranı arttıkça akciğer kanseri hücreleri gelişir. Sigara kullanımının akciğer kanseri riskine etkisi olsa da hiç sigara kullanmamış veya sıkça sigara dumanına maruz kalmamış kişilerde de akciğer kanseri görülebilir.

Sigara kullanımı dışında akciğer kanseri riskinde rol oynayan faktörler şunlardır:

  • Radon gazına maruz kalma: Radon, toprak, kaya ve sudaki doğal uranyumun parçalanmasıyla solunan havanın bir parçası haline gelen, kokusuz radyoaktif bir gazdır. Evler de dahil olmak üzere, herhangi bir binada güvenli olmayan radon seviyeleri birikebilir. Radon test araçlarıyla gaz seviyesinin güvenli olup olmadığı belirlenebilir.
  • Asbest ve diğer kanserojenlere maruz kalma: İş yerinde asbest ve kansere neden olduğu bilinen başka maddelere (örneğin arsenik, krom ve nikel) maruz kalan insanların (özellikle sigara kullananların) akciğer kanseri geliştirme riski artar.
  • Daha önceden akciğer kanseri geçirmiş olmak: Kanser hücrelerinin tekrarlama riski yüksektir.
  • Ailenin akciğer kanseri öyküsü: Bir ebeveyni veya kardeşi akciğer kanseri olan insanların akciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır.

AKCİĞER KANSERİNİN NEDEN OLDUĞU KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Akciğer kanseri aşağıdaki gibi komplikasyonlara neden olabilir:

  • Nefes darlığı: Akciğer kanseri olan insanlarda, tümör önemli solunum yollarını tıkarsa nefes darlığı yaşanabilir. Akciğer kanseri akciğerlerin etrafında sıvı birikmesine neden olabilir; bu da nefes alındığında etkilenen akciğerin tamamen havayla dolmasını zorlaştırır.
  • Ağızdan kan gelmesi: Akciğer kanseri, solunum yollarında kanamaya sebep olabilir ve bu da öksürmeyle birlikte vücuttan atılır.
  • Ağrı: Akciğerde ya da vücudun başka bir bölgesine yayılmış olan ileri derece akciğer kanseri ağrıya neden olabilir. Bu ağrı başlangıçta hafif ve kesintili olabilir, ancak sabit hale gelebilir. İlaçlar, radyasyon terapisi ve diğer tedaviler hastanın daha rahat hissetmesine yardımcı olabilir.
  • Göğüste sıvı birikmesi: Akciğer kanseri, göğüs boşluğundaki etkilenmiş akciğeri çevreleyen alanda sıvı birikmesine neden olabilir. Bu sıvı akciğerde tıkanıklığa neden olabilir.
  • Kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılması: Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemikler gibi vücudun diğer bölgelerine yayılır (metastaz yapar). Yayılan akciğer kanseri, hangi organın etkilendiğine bağlı olarak ağrı, mide bulantısı, baş ağrısı veya diğer bulgu ve belirtilere neden olabilir.

AKCİĞER KANSERİNİN TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Akciğer kanserinin tedavisinde erken teşhis büyük önem taşır.

Akciğer kanseri teşhisinde kullanılan testler şunlardır:

  • Görüntüleme testleri: Akciğerlerin röntgen görüntüsü anormal bir kitle veya nodülü gösterebilir. Bir BT taraması, akciğerlerde röntgenle algılanamayan küçük lezyonları ortaya çıkarabilir.
  • Balgam sitolojisi: Mikroskop altında balgamın incelenmesi akciğer kanseri hücrelerinin varlığını ortaya çıkarabilir.
  • Biyopsi: Kanser hücrelerinin varlığından şüphelenilen bölgeden doku örneği alınması işlemidir. Alınan doku örneği laboratuvar ortamında incelenerek kanser hücrelerinin varlığı test edilir. Biyopsi işlemi bronkoskopi, mediastinoskopi ve iğne biyopsisi adı verilen yöntemlerle uygulanabilir.
  • Bronkoskopi: Boğazdan ciğerlere gönderilen ışıklı ve kameralı bir tüp rehberliğinde akciğerlerin anormal bölgeleri incelenebilir ve hatta bu tüpün içinden gönderilen özel aletlerle biyopsi işlemi gerçekleştirilebilir.
  • Mediastinoskopi: Boynun tabanında bir kesi açılarak göğüs kemiğinin arkasındaki lenf bezlerinden doku örneği alınması işlemidir.
  • İğne biyopsisi: Röntgen ya da bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri rehberliğinde bir iğneyle akciğer dokusundan örnek alınması işlemidir.

AKCİĞER KANSERİ HÜCRELERİNİN TÜRLERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri hücreleri yapılarına göre iki bölümde incelenir ve akciğer kanseri tedavisinde kanser hücrelerinin türleri göz önünde bulundurulur.

  • Küçük hücreli akciğer kanseri: Küçük hücreli akciğer kanseri neredeyse sadece çok sigara içen kişilerde görülür. Nadiren görülen bu tür çok hızlı büyüyüp yayıldığı için tanı konduğunda çoğunlukla vücudun başka bölümlerine yayılmış olarak bulunur.
  • Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri: Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, benzer şekilde hareket eden çeşitli akciğer kanseri tipleri için genel bir terimdir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri epitel hücreli kanser, adeno kanser ve büyük hücreli kanseri içerir.

AKCİĞER KANSERİ EVRELERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri teşhis edildiğinde, kanserin hangi evrede olduğunun bilinmesi en doğru tedaviye karar verilmesinde büyük önem taşır. Kanserin evresinde karar vermek için birtakım testler uygulanır.

Kanserin akciğerin ötesine yayılmış olup olmadığını test etmek için görüntüleme testleri kullanılabilir.

Bu testler arasında bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, manyetik rezonans görüntüleme (MR), pozitron emisyon tomografisi (PET) ve kemik taramaları bulunur.

Akciğer kanseri evreleri:

  • Evre I: Kanser akciğer ile sınırlıdır ve lenf düğümlerine yayılmamıştır. Tümör genelde 5 santimetreden daha küçüktür.
  • Evre II: Bu evredeki tümör 5 santimetreden büyük olabilir. 5 santimetreden küçük ama diyafram veya akciğer çevresindeki astar gibi yakın yapılara yayılmış bir tümör de olabilir. Bu evrede kanser hücreleri yakındaki lenf düğümlerine de yayılmış olabilir.
  • Aşama III. Bu evredeki tümör çok büyümüş ve akciğerlere yakın diğer organlara yayılmış olabilir. Veya bu aşamada daha küçük bir tümör akciğerlerden uzaktaki lenf bezlerinde bulunabilir.
  • Evre IV: Kanser hücreleri, etkilenen akciğeri aşarak diğer akciğere veya vücudun uzak bölgelerine yayılmıştır.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİNDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Akciğer kanserinin tedavisinde izlenecek yol belirlenirken hastanın genel sağlık durumu, kanserin türü, kanserin evresi ve hastanın tercihleri göz önünde bulundurulur. Akciğer kanseri tedavi seçenekleri genel olarak ameliyat, kemoterapi, radyasyon tedavisi ve hedefli ilaç tedavisini içerir.

Kemoterapi

Kemoterapi kanser hücrelerini öldürmek amacıyla ilaç kullanımını içeren bir tedavi yöntemidir. İlerlemiş akciğer kanseri hastalarında ağrıyı geçirmek, diğer semptomları hafifletmek ve ömrü uzatmak için kullanılır.

Aynı zamanda daha erken evrede teşhis edilmiş akciğer kanserinin ameliyatından sonra kalan kanser hücrelerini öldürmek için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.

Ayrıca ameliyat öncesi tümörü küçülterek operasyon sırasında vücuttan daha kolay çıkarılmasını sağlamak amacıyla da uygulanabilir.

Radyasyon Tedavisi

Radyoterapi kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınların kullanıldığı bir tedavi yöntemidir.

Tedavi ışınların vücut dışından kanserli bölgeye yönlendirilmesiyle veya radyoaktif kaynakların tümörün içine veya yakınındaki boşluklara iğne veya kateter yardımıyla yerleştirilmesiyle uygulanabilir (brakiterapi).

Radyasyon tedavisi brakiterapi yöntemiyle uygulandığında radyoaktif kaynakların kalıcı veya geçici olarak yerleştirilmesine kanserin yerleşim yerine ve özelliklerine göre karar verilir.

Radyoterapi erken evredeki kanserlerin ameliyatı sonrasında kalan kanser hücrelerini öldürmek için veya cerrahi ile çıkarılamayacak ileri evredeki kanserlerin ağrı ve diğer belirtilerini hafifletmek için kullanılabilir.

Tümörü çok küçük ebatlarda olan akciğer kanseri hastaları için stereotaktik radyoterapi bir seçenek olabilir. Bu tedavi şeklinde çok sayıda açıdan tümörlü bölgeye radyasyon ışınları gönderilir.

Genellikle bir veya birkaç kez uygulanır ve küçük tümörlerde ameliyat yerine kullanılabilir.

Hedeflenen İlaç Tedavisi

Kanser hücrelerindeki spesifik anormallikler (belirli genetik mutasyonlar) belirlenerek bu anormalliklere yönelik ilaçların genellikle kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kullanıldığı tedavi yöntemidir.

Cerrahi Tedavi

Akciğer kanseri tedavisinde cerrahi yöntemlerin amacı tümörü etrafındaki bir miktar sağlıklı doku ile birlikte vücuttan çıkarılmasıdır. Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi çeşitleri şunlardır:

  • Wedge – kama rezeksiyon: Akciğerden yalnızca tümörü barındıran küçük bir bölümün etrafındaki bir miktar sağlıklı doku ile birlikte çıkarılmasıdır.
  • Segmental rezeksiyon: Akciğerin daha büyük bir kısmını çıkarmak için uygulanan cerrahidir.
  • Lobektomi: Akciğerde kanserin bulunduğu lobun tamamının çıkarıldığı işlemdir.
  • Pnömonektomi: Kanserden etkilenmiş akciğerin tamamının vücuttan çıkarılmasıdır.

Cerrahi işlemler sırasında kanser hücrelerinin lenf düğümlerinde bulunup bulunmadığını test etmek için bir miktar lenf düğümü toplanarak analize gönderilir.

Gönderilen lenf düğümlerinde kanser hücresine rastlanırsa test için toplanan bölgedeki tüm lenf düğümleri çıkarılır ve daha uzak bölgelerdeki lenf düğümlerinden bir miktar daha alınarak teste yollanır.

Lenf düğümlerinde kanserli hücre çıktıkça bu düğümler vücuttan çıkarılır.

Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan bu operasyonlar sonrasında nefes darlığı yaşanabilir. Fakat eğer akciğerin bir kısmı çıkarılmışsa kalan akciğer dokuları zamanla genişleyerek hastanın nefes almasını kolaylaştıracaktır. Solunum egzersizleri bu süreci hızlandırabilir.

Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan operasyonlarda kullanılan cerrahi yöntemler şunlardır:

Источник: https://www.davincicerrahisi.com/akciger-kanseri-ameliyati

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.