Akciğer Kanserinin Belirtileri

Akciğer kanseri belirtileri nelerdir?

Akciğer Kanserinin Belirtileri

Öksürük, ağrı gibi belirtiler çoğunlukla gözardı edildiği için geç fark edilen ve bu nedenle tedavi edilemediği yanılgısına düşülen akciğer kanseri, erken evrede yakalandığında tedavi şansı buluyor.

1980’li yılların sonunda Prof. Dr. Seyhan Çelikoğlu’nun geliştirip uyguladığı ve bugün ABD’de ve Avrupa ülkelerinde de uygulanan intratümoral kemoterapi’de tedavi şansını çok yükseltiyor.

Türkiye İş Banksası iştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Levent Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Firuz Çelikoğlu; Akciğer kanserinin tanı ve tedavi yolları ile intratümoral kemoterapinin detaylarını anlattı:

İlk belirti öksürük

Akciğer kanserinin en önemli belirtisi öksürük! Eğer bir ay devam eden kuru bir öksürük varsa, bu mutlaka adı konulması gereken bir durumdur. İkincisi eğer hasta şanslıysa, ‘hemoptizi’ denilen kanama olur. Balgamiçerisinde ince kırmızı kan görülür ya da tamamen parlak küçük bir kan gelir. Bu da tıpkı öksürük gibi hastaların psikolojik olarak hep reddettikleri bir durumdur.

Omuz ve sırt ağrısına dikkat

Bazen akciğer kanseri sadece lokal ağrılarla belirti verebilir; sırt ağrıları, omuz ağrıları gibi. Bunlar da akciğer kanserleri için çok özel, çok spesifik bir durum değildir.

Yani akciğer kanseri aslında ufak bulgular vermesine rağmen çok sinsi gelişen bir kanserdir. Belirleyici ağrılar ancak kemiklere, akciğer zarına ulaştığı zaman kanser ortaya çıktığı için bunlar geç bulgulardır.

Bu nedenle özellikle sigara içen kişilerin çok uyanık olması gerekiyor.

Erken teşhis hayat kurtarır

Eğer akciğer kanseri erken safhada tespit edilirse mutlaka tedavisi olur. Ancak hastalar belirtileri yadsıdığı ve zamanında yakalayamadığımız için akciğer kanseri tedavisiz bir hastalıkmış gibi karşımıza çıkıyor.

Sigara genleri vuruyor

Akciğer kanserinde birinci risk faktörü genetik etkenlerdir. Aslında vücutta sürekli kanser oluşur ancak P53 geni, bu sorunlu hücreleri yok eder. Bu genin yok olması kanserin oluşumunu tetikler. P53 geninin aktivitesinin azalmasının ilk nedeni sigaradır.

Sigaranın içindeki maddeler, toksik maddeler, sıcaklığı, ısısı gibi durumlar vücudun P53 geninin aktivitesini azaltmaya başlar. Sonuçta dengeler bozulursa kanserojen bir ortam oluşabilir.

Eğer vücutta diğer kanserlere müsait bir ortamdaysa bu sigara içen kişilerde çok daha hızlı gelişir.

Şehir merkezi kanser ediyor

İkincisi; akciğerle ilgili enflamasyon hastalıkları geçirmiş kişiler sigara içmeye devam ediyorsa kanser olma riski daha fazladır. Sigaranın yanında hava kirliliği de varsa bu sigaranın kanser etkisini daha da artırır. Yani şehir merkezlerinde yaşamanın riski artırdığını söyleyebiliriz.

Kimyasal maddelere dikkat

Bunların dışında kimyasal maddelerle maruz kalınması etkendir. Bu nedenle sanayide çalışan işçilerin de riski yüksektir. Aspest en önemli kanser nedenlerinden biridir.

Şu anda çok büyük bir oranda kontrol edilmekle beraber izolasyon için kullanılan bu madde fren balatalarında, boruların izolasyonunda bulunur.

Eski binaların yıkımlarında, batık gemilere dalışlarda karşılaşılan kimyasaldır.

Geleceğin tedavisi: İntratümöral kemoterapi

  • Diğer pek çok kanser tedavisinde kullanılan cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin uygulandığı akciğer kanserlerinde, tedaviye katkıda bulunacak çok önemli üçüncü bir seçenek daha bulunuyor.
  • 1980’lerin sonunda 1990’larda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Seyhan Çelikoğlu’nun geliştirdiği, dünyada şu anda kabul edilmiş olan intratümoral kemoterapi (lokal kemoterapi) de bu hastaların tedavi olanaklarını artırıyor.
  • Yapılan büyük araştırmalar sonucunda şu anda dünyada intratümoral kemoterapi de uygulanıyor. İntratümoral kemoterapi, geleceğin tedavilerinde immunoterapinin birinci basamağı kabul ettiğimiz tedavi olarak yerini alıyor.

Kanser hücrelerini temizliyor yayılmayı durduruyor

  • Erken safhada yakalanan kanserlerde ilk seçenek cerrahi, yani lokal olarak çıkartmak. Bu tedaviye destek olabilecek bir tedavi de intratümoral kemoterapidir. Dünyada kabul gören intratümoral kemoterapi tedavisinde: akciğerin içerisine bronkoskopla direkt giriliyor. Hava yollarını tıkayan kanser hücrelerinin içerisine ilaç verilerek o tıkanıklığın erimesi sağlanıyor, böylece akciğerde havalanma tekrar başlıyor.
  • Ayrıca bu verilen ilaçlar, direkt lenflere gidip lenflerdeki kanser hücrelerini de temizliyor. Böylece bölgenin dışına yayılmasını engelliyor. Bu tedavinin bir yararı da ileri derecede akciğer kanserinde, kanseri küçülttüğü için ameliyat edilmeye imkan yaratacak düzeye getirmesidir. İleri evre gözüken kanserin bile erken evreli bir kansere dönüşmesi şansını bize sunuyor. Bu düzeyde olup ameliyat ettiğimiz, yaşamı kurtulan hastalarımız var.

Yan etkisi olmayan etkili bir tedavi

  • Intratümoral kemoterapinin yan etkisi hemen hemen yok gibi. Olan yan etkileri de pozitif.
  • Öncelikle kanamayı durduruyor, hava yollarını açıyor, nefes darlığını düzeltiyor. Yan etkileri; belki ilk gün yapılan işlemlerdeki o da sadece ilk gün ve bazı hastalarda ateşlenme hissi olabiliyor.
  • İşlem günübirlik ve ayakta yapılıyor. Hasta aynı gün evine dönüyor. Saç dökülmesi, kan hücrelerinde azalma, halsizlik olmuyor.
  • Havayolu içerisini tıkayan, akciğer kanseri hastalarının yanı sıra beyin tümörlerinde uygulanabiliyor; çünkü kemoterapi tedavisinin etkisi beyin tümörlerine ulaşmıyor.
  • Pankreas kanserlerinde, kolerektal kanserlerde yani rektum kanserlerinde, mide kanserlerinde, karaciğer kanserlerinde ve kanser metastazlarında uygulanabiliyor.

Robotik cerrahi: 5 soruda robotla ‘akciğer kanseri’ tedavisi

Источник: https://indigodergisi.com/2016/11/akciger-kanseri-belirtileri-nelerdir/

Akciğer Kanseri Belirtileri

Akciğer Kanserinin Belirtileri

Akciğer kanseri, diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi kanser hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucunda meydana gelir.

Hastalıksız bir insan vücudunda hücreler, sadece yeni hücrelere ihtiyaç olduğunda çoğalır. Belirli etkenler sonucunda normal hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıyla tümör adı verilen kitleler oluşur.

Kitlelerin kötü huylu olması halinde kanser hastalığından söz edilebilir.

Akciğer kanseri yaşam süresi, kanserin hangi evrede olduğu ile yakından ilişkilidir. Akciğer kanseri evreleri 4 ana gruba ayrılır. İlk evrede kanser sadece akciğerlere, ikinci evrede ise göğüs bölgesine yayılmış durumdadır.

Üçüncü evreye gelindiğinde ise kanser hücreleri yine göğüs bölgesi civarındadır ancak daha büyük tümörler gözlenir. Akciğer kanseri son evresinde ise kanser, çeşitli organlarda sıçramış durumdadır. Bu nedenler diğer kanser türlerinde olduğu gibi erken tanı ve tedavi yaşamsal öneme sahiptir.

Bu açıdan insanların akciğer kanseri belirtileri, hastalığın nedenleri ve tedavi süreci ile ilgili detaylı bilgilere sahip olması çok önemlidir.

Artık herkesin bildiği üzere Akciğer kanserinin başlıca nedenlerinden biri sigara kullanımı veya sigara dumanına maruz kalmaktır. Ancak akciğerlerin maruz kalabileceği başka şeylerde kansere yola açabilir.

1. Sigara kullanımı
Tüketilen her bir sigara akciğer kanserine yakalanma riskini artırır. Özellikle içerisinde bulunan kimyasallar, sigarayı diğer tüm tütün mamullerinden daha riskli kılar.

Nargile, pipo ya da puro kullanımı da akciğer kanserine sebep olabilir. Pasif içicilik olarak tabir ettiğimiz sigara tüketilen ortamlarda bulunma durumu da akciğer kanserine sebep olan faktörler arasında yer alır.

2. Asbest maddesi ve radon gazına maruz kalmak
Asbest, ısıya ve çoğu kimyasala dayanıklı, lifli bir mineraldir.

Bu özelliğinden dolayı tekstil, inşaat, çimento, kimya ve kağıt endüstrisi başta olmak üzere birçok alanda kullanılan asbest maddesi, akciğer kanserine neden olduğu fark edilince birçok ülke tarafından yasaklandı.

Ülkemizde de 2010 yılından bu yana yasak olan bu maddeye uzun yıllar boyunca maruz kalmış kişilerin akciğer kanserine yakalanma riskleri yüksek.

Zehir bir endüstri gazı olan radon da akciğer kanserine neden olan faktörler arasında yer alıyor. Radon, radyoaktif uranyum atomunun doğal olarak parçalanması sonucu oluşur.

Kendisi de radyoaktif bir özelliğe sahip olan radonun akciğerlerdeki dokularda birikmesi, kanseri hücrelerin oluşmasına sebep olur.

Radon gazı havadan solunabilmesinin dışında daha çok toprak, kaya, maden gibi alanlarda yer alır.

3. Genetik yatkınlık
Genetik yatkınlık, diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanserinin nedenlerinde de öne çıkan bir faktör. Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri geçmişi bulunan kişiler hayatlarının ilerleyen zamanlarında, başkalarına göre daha fazla kansere yakalanma riskine sahipler.

4. Diğer nedenler

  • Büyük şehirlerdeki hava kirliliği: Taşıtlardan ya da üretim tesislerinden yayılan zehirli gazlar yaşam alanları çevresinde birikerek hava kirliliği sorunun meydana getirir. Bu tehli gazlara uzun süre maruz kalındığında akciğerlerde doku ölümlerine ve kanserli hücrelerinin oluşumuna şahit olunur.
  • Dizel yakıtların egzos dumanlarına maruz kalma: Dizel motorlardan çıkan partiküller akciğerlere nüfuz ederek tümör oluşturabilir.

AKCİĞER KANSERİ BELİRTİLERİ

Akciğer kanserinin belirtileri, kanserin akciğerin neresinde yayıldığına ya da hangi aşamada olduğuna göre değişir. Aynı zamanda akciğer kanseri ilk aşamalarda hiçbir belirti göstermeden de yayılabilir. Bu kanser türünde genel olarak belirtiler standart kanser belirtileri gibi görülebilir.

Bunlar içerisinde aşağıdaki belirtilerin görülmesi ise doktora başvurma gerektiği anlamına gelmektedir.

Akciğer kanserinin belirtileri, kanserin akciğerin neresinde yayılmış olduğuna ya da hangi aşamada olduğuna göre değişir. Aynı zamanda ilk aşamada hiçbir belirtiye rastlanmadan da kanser hücreleri yayılabilir.

  • Geçmeyen öksürük
  • Göğüste ağrı
  • Omuzlarda başlayıp kolun dışına doğru yayılan ağrı (eğer kanser sinir hücrelerine sıçramışsa)
  • Seste kısıklık
  • Yutkunma zorluğu
  • Görüşte bulanıklık
  • Baş ağrısı
  • Vücut parçalarında hissizlik
  • Nöbet geçirme

Aşağıdaki belirtiler ise mutlaka kanser şüphesiyle doktora başvurulmasını gerektiren ciddi durumlardır.

  • Tükürükte kan görme
  • Sürekli devam eden solunum yolu hastalıkları
  • İnatçı öksürük
  • Nefes almada yaşanan güçlük
  • Sebepsiz kilo kaybı ve güçsüzlük

AKCİĞER KANSERİNİN TANI VE TEŞHİS YÖNTEMLERİ

Yukarıdaki belirtilerini gösteren ve doktora başvuran hastalara uygulanan aşağıdaki yöntemler ile akciğer kanserine işaret eden bir bulgu olup olmadığı değerlendirilir.

  • Göğüs röntgeni: Akciğer filmi çekilerek kitle oluşumu kontrol edilir.
  • Tomografi: Filmden farklı olarak daha detaylı ve kesin tarama yapılır.
  • PET: Vücuda verilen ilaçlar yardımıyla tümör gelişen yerlerin tespiti sağlanır.
  • Kemik taraması: Tümörün kemiklere yayılıp yayılmadığı tespit edilir.
  • Biyopsi: Akciğerden şırınga ile parça alınarak ayrıntılı analiz yapılır.
  • Kan testi: Kandaki bağışıklık sistemi elemanları izlenir.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ

Kanser tedavisi için uygulanan yöntemler, hastanın yaşı, genel sağlık öyküsü, kanserin hangi evrede olduğu gibi faktörlere bağlı olarak planlanır. Başlangıç aşamasındaki kanser hastaları için yöntemlerden biri yeterli olurken kimi hastalara birkaç yöntemin birden uygulanmasına gereksinim duyulabilir.

1. Ameliyat
Kanserli tümörün cerrahi olarak alınması işlemidir. Ancak bunun için kanserin erken evrelerinde olunması şarttır. Ameliyat her zaman kesin tedavi anlamına gelmez. Çünkü kanser belirlenen alandan daha fazlasına yayılmış ve tümörlerin tamamı alınamamış olabilir.

2. Radyoterapi
Radyoterapi tedavisinde x-ışınları kullanılarak kanserli hücrelerin öldürülmesi hedeflenir. Bu yöntem cerrahi operasyona ihtiyaç duymadan özel makinelerle gerçekleştirilir.

Ameliyat olamayacak durumda olan ya da tümörün yayıldığı alanlar ameliyatla ulaşılamayacak kadar derin olan hastalarda tercih edilir. Vakaların çoğunda tümörü küçültmek ya da büyümesini durdurmak hedeflenir.

Bu sebeple çoğu zaman diğer tedavi yöntemleri ile beraber uygulanır.

3. Kemoterapi
Kemoterapi kanserli hücrelerin büyümesini engellemeye ve sayısını azaltmaya yarar, daha çok diğer tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanır.

Kemoterapi tedavisinde çok çeşitli ilaçlar kullanıldığı için bu ilaçların etkilerini bastıracak ilaçlar da tedavi programına dahil edilir.

Bugüne kadar kullanılan ilaçlardan platinyum bazlı olanların akciğer kanseri tedavisinde daha etkili olduğu saptanmıştır.

4. İmmunoterapiİleri seviyede akciğer kanseri olan hastalara uygulanan bir yöntemdir. Tedavi programının amacı, tümöre karşı mücadele eden bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Ancak ilaç çeşitliliği az ve pahalı bir tedavi yöntemidir.

Gören telefonuna sarıldı! Temmuz ayında şaşırtan manzaraKaraciğer Yetmezliği BelirtileriDış Gebelik Belirtileri

Источник: https://www.mynet.com/akciger-kanseri-belirtileri-1220177-mykadin

Akciğer Kanserini Ortaya Çıkartan Belirtiler Nelerdir ve Teşhis Edilmesi

Akciğer Kanserinin Belirtileri

Akciğer kanseri erken dönem içinde bir belirti göstermez. Genelde ilerleyen evrelerinde fark edilir ve belirti gösterir. Bundan dolayı genel sağlık açısından bir sorun olduğunda vakit kaybetmeden uzman hekime başvurmak gerekir.

İçindekiler

  • Akciğer Kanseri ve Belirtileri
  • Diğer Belirti Çeşitleri
  • Kaynaklar

Akciğer Kanseri ve Belirtileri

Akciğer kanserinin ilk belirtileri olarak tanımlamak olan seçenekler erken dönem içinde meydana gelmez. Yani bu kanser türü erken dönemde kendisini ortaya çıkartacak olan belirtileri oluşturmaz.

Hastalık ilerleyene kadar birçok kişiye tanı koyulmaz. Bundan dolayı genelde erken evrede tanı koyulmadığından hastalık ile mücadele etmekte zorlaşır.

Akciğer kanseri belirtileri konusunda dikkat edilecek detaylar arasında;

Öksürük; akciğer kanseri konusunda meydana gelen ilk belirti öksürüktür. Öksürük bir insanı öldürecek gibi zorlar. Solunum yolu enfeksiyonu ya da soğuk algınlığı ile ilişkili olan bir öksürük bir iki hafta içinde kaybolur.

Kalıcı olan öksürük ise akciğer kanseri belirtileri kapsamında olabilir. İlk belirtileri kapsamında öksürüğün kuru veya mukus üreten inatçı bir durumda olmasından şüphelenmek gerekir.

Bu kapsamda uzman hekime başvurulduğunda akciğerler dinlenir ve röntgen çekimi yapılır.

Kronik Öksürük; özellikle sigara kullanımı yapan kişilerin kronik öksürükteki değişimlere dikkat etmesi gerekir. Sık şekilde öksürmeye başlanırsa, öksürük daha derinden gelirse, ses kısıksa, öksürürken kan geliyorsa ve olağan dışı şekilde mukus salgısı varsa mutlaka uzman hekime başvurmak gerekir.

Nefes Almadan Değişimler; akciğer kanseri ilk belirtileri arasında genelde ilk evre kapsamında nefes darlığı meydana gelir.

Kanser hücresi bir hava yolunda bloke meydana getirirse, daraltırsa ya da göğüs bölgesinde tümör sıvısı oluşursa solunumda değişiklikler meydana gelir.

Nefes darlıkları hissedildiğinde, merdiven çıkarken ya da bir yere tırmanırken nefes alma konusunda zorlanma oluştuğunda mutlaka uzman hekime başvurmak gerekir.

Göğüs Bölgesinde Ağrı; akciğer kanseri ilk belirtileri arasında sırtta, omuzda ve göğüste ağrı ortaya çıkabilir. Keskin, sabit, aralıklı bir göğüs ağrısı mevcutsa hemen uzmana başvurup klinik muayene olması gerekir.

Ağrılar belli bir bölgede sınırlı olup olmadığı konusunda da kişilerin dikkatli olması gerekir.

Akciğer kanseri göğüs bölgesinde ağrılara sebep olduğundan genişleyen lenf düğümleri, göğüs duvarında oluşan metastaz akciğer çevresinde astar veya plevra denilen veya kaburga kaynaklı olabilir.

Hırıltı; solunum yollarında daralma meydana geldiğinde, tıkandığında veya iltihaplanma olduğu zaman, nefes alırken ciğerlerde üfleme ve hırıltı ortaya çıkabilir. Hırıltı sorunu birden daha çok neden bağlı olarak oluşabilmektedir. Bunun yanında hırıltılı solunum aynı zamanda akciğer kanseri semptomudur. Bundan dolayı da muayene esnasında uzmanların dikkatini çekmektedir.

Diğer Belirti Çeşitleri

Kısık Ses; seste önemli düzeyde bir değişim meydana gelmişse, çevreden sesinizin oldukça derinden geldiği söyleniyorsa, keskin ya da küt şekilde çıkıyorsa uzman tarafından kontrol edilmeniz gerekir.

Seste meydana gelen kısıklık basit bir soğuk algınlığından kaynaklı olarak da meydana gelebilir. Yalnız iki haftadan daha uzun sürerse bu durum ciddi bir risk meydana geldiğine işaret edebilir.

Akciğer kanseri gırtlak, tümör, ses kutusunu kontrollerini sağlayan sinirler etkilediği zaman ortaya çıkabilir.

Kilo Kaybı; açıklaması olmayan kilo kayıpları akciğerlerde ya da farklı bölgelerde meydana gelen bir kanser türüne işaret edebilir.

Kanserin meydana gelmesi ile ortaya çıkan aşırı düzeyde zayıflama kanserli hücrelerin enerjiyi aşırı düzeyde kullanmasından kaynaklı olarak ortaya çıkar.

Kilo verme ile alakalı bir eylem yapılmadıysa ve hızlı şekilde kilo kayıpları oluşmuşsa kesinlikle uzmana başvurarak gerekli muayenenin yapılması gerekir.

Kemik Ağrısı; kemiklerde yayılım gösteren kanser sırt ve vücudun farklı bölgelerinde ağrılara sebep olabilir. Hatta bu ağrılar sırt üstü yatarken ve geceleri fazlasıyla rahatsız edici olabilir.

Kas ve kemik ağrılarını ayırt etmek insanlar için zor olabilir. Kemiklerde meydana gelen ağrılar geceleri kötüleşir ve hareket ettikçe zorlar. Ayriyeten akciğer kanseri bazen omuz, kol ya da boyun ağrısı ile ilişkilidir.

Sızlanmalara ve ağrılara özen göstermek gerekir.

Baş Ağrısı; kanserli hücre beyine yayılmışsa baş ağrısı bunun belirtileri arasında yer alabilir. Meydana gelen tüm baş ağrıları tabii ki kanser ve metastazları ile alakalı değildir.

Bazı durumlarda akciğerlerde bulunan tümörde bası meydana getirebilir. Ayrıca vücutta kanserli hücrelerden kaynaklı olarak ortaya çıkan basınçta baş ağrılarına sebep olabilir.

Bundan dolayı uzman hekime kısa süre içinde başvurmak sorunlara kısa sürede tanı koymaya yardımcı olur.

Akciğerlerden çekilecek olan grafiler erken evre ve kanserin erken belirtileri konusundan etkili bir çözüm değildir.

2011 yılından yapılan bir araştırmaya göre düşük dozlarda yapılan CT taramalarının akciğerlerde meydana gelen kanser türlerini grafilere öre daha kolay belirlediği ortaya çıkmıştır. Yapılan çalışmada akciğer kanseri riski yüksek 53.

454 kişiye rastgele düşük doz BT taraması veya bir röntgen çekilmiştir. Düşük doz CT taramalarında akciğer kanseri vakaları daha fazla tespit edilmiştir. Düşük doz BT grubunda hastalığa göre daha az ölüm vardır.

Kaynaklar

(1 oy, ortalama: 5,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/akciger-kanserinin-ilk-belirtileri.html

Akciğer Kanseri Çeşitleri ve Belirtileri

Akciğer Kanserinin Belirtileri

Akciğerlerdeki bronşlardan kaynaklandığı için bronkojenik karsinomlar olarak da bilinen akciğer kanseri, küçük hücreli akciğer kanseri (SCLC) ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) olmak üzere iki tipte geniş olarak sınıflandırılır.

Bu sınıflandırma, tümör hücrelerinin mikroskobik görünümüne, özellikle hücrelerin boyutuna dayanır. Bu iki kanser türü farklı şekillerde büyür ve yayılır ve farklı tedavi seçenekleri gerektirir, bu nedenle bu iki tür arasındaki ayrım önemlidir.

SCLC, akciğer kanserlerinin yaklaşık % 20’sini oluşturur ve tüm akciğer kanserlerinin en agresif ve hızlı büyüyenidir. SCLC, sigara içimi ile güçlü bir şekilde ilişkilidir ve bu tümörlerin yalnızca % 1’i sigara içmeyenlerde görülmektedir. SCLC, vücuttaki birçok bölgeye hızla metastaz yapar ve çoğunlukla yaygınlaştıktan sonra keşfedilir.

KHDAK, tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık % 80’ini oluşturan en yaygın akciğer kanserleridir. KHDAK, tümörde bulunan hücrelerin türüne göre adlandırılan birkaç ana türe ayrılabilir:

Adenokarsinomalar, en sık görülen NSCLC türüdür ve NSCLC’nin % 50’sine kadarını oluştururlar. Adenokarsinomalar diğer akciğer kanseri gibi sigara içimi ile ilişkiliyken, bu tür de akciğer kanseri sigara içmeyen kişilerde de görülür. Çoğu adenokarsinom akciğerlerin dış veya periferik bölgelerinde ortaya çıkar.

Bronşioloalveoler karsinom, akciğerlerde çok sayıda bölgede sıklıkla gelişen ve mevcut alveol duvarları boyunca yayılım gösteren adenokarsinoma alt türüdür.

Pullu hücreli karsinomalar, günümüzde KHDAK’nın yaklaşık% 30’unu oluşturmaktadırlar. Epidermoid karsinom olarak da bilinir, pullu hücreli kanserler en sık bronştaki merkezi göğüs bölgesinde görülür.

Bazen ayrışmamış karsinom olarak adlandırılan geniş hücreli karsinomlar, NSCLC’nin en az görülen tipidir.
Farklı türlerde KHDM karışımları da görülmektedir.

Akciğerde diğer kanserler tipleri ortaya çıkabilir; bu türler NSCLC ve SCLC’den daha az yaygındır ve akciğer kanserlerinin sadece % 5-10’unu oluştururlar:

Akciğer kanserlerinin % 5’ine kadar bronş karsinoidleri sorumludur. Bu tümörlere bazen akciğer nöroendokrin tümörleri denir. Teşhis edildiğinde genelde küçüktür (3 cm-4 cm veya daha az) ve en sık 40 yaş altı insanlarda görülürler.

Sigara içimiyle ilişkili olmayan karsinoid tümörler metastaz yapabilir ve bu tümörlerin küçük bir kısmı üretilen hormona özgü semptomlara neden olabilecek hormon benzeri maddeler salgılarlar.

Karsinoidler genellikle bronkojenik kanserlere göre daha fazla büyür ve yayılır ve birçoğu cerrahi müdahaleye uygun olabilecek kadar erken tespit edilir.

Vücudun diğer primer tümörlerindeki metastatik kanserler genellikle akciğerde bulunur. Ayrıntılar için Vücudun herhangi bir yerinden gelen tümörler akciğerlere kan dolaşımı yoluyla, lenfatik sistem yoluyla veya doğrudan yakındaki organlardan yayılabilir. Metastatik tümörler çoğunlukla çokludurlar, akciğerler arasında dağılırlar.

Akciğer kanseri belirtileri ve bulguları neler?

Akciğer kanseri semptomları, tümörün nerede ve ne kadar yaygın olduğuna bağlı olarak değişir. Akciğer kanseri uyarı işaretleri her zaman bulunmaz veya tanımlanması kolay değildir. Akciğer kanseri, bazı vakalarda ağrıya veya diğer belirtilere neden olmayabilir. Akciğer kanseri olan bir kişi aşağıdaki belirtilere sahip olabilir:

Belirtiler yok: Akciğer kanseri geçiren kişilerin % 25’inde kanser ilk olarak rutin bir göğüs radyografisinde veya BT taramasında bazen madeni para lezyonu olarak adlandırılan tekli küçük bir kitle olarak keşfedilir; zira iki boyutlu bir X-ray veya BT taramasında, yuvarlak tümör bir bozuk para gibidir. Küçük, tek kitle bulunan bu hastalar, kanser keşfedildiğinde genellikle hiçbir belirti bildirmemektedir.

Kansere ilişkin belirtiler: Kanserin büyümesi ve akciğer dokularının ve çevresindeki dokunun istilası, öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüs ağrısı ve kanlı öksürük gibi belirtilere yol açarak nefes almayı etkileyebilir (hemoptizi). Örneğin kanser sinirleri işgal ettiyse, omuz ağrısının kolun dışına (Pancoast sendromu denir) geçmesi veya ses kısıklığına neden olabilir. Özofagus tutulumu yutma güçlüğüne neden olabilir (disfaji).

Metastaz ile ilgili belirtiler: Kemiklere yayılmış akciğer kanseri, eklem yerlerinde acı verici bir ağrı üretebilir. Beynin içine yayılmış olan kanser bulanık görme, baş ağrısı, nöbetler ya da vücudun bir bölümündeki his kaybı gibi inme semptomlarını içerebilen çeşitli nörolojik semptomlara neden olabilir.

Paraneoplastik belirtiler: Akciğer kanserlerine, sıklıkla, tümör hücreleri tarafından hormon benzeri maddelerin üretilmesinden kaynaklanan semptomlar eşlik eder. Bu paraneoplastik sendromlar en sık SCLC ile ortaya çıkar ancak herhangi bir tümör tipinde de görülebilir.

SCLC ile ilişkili yaygın bir paraneoplastik sendrom, adrenal bezler (Cushing sendromu) tarafından kortizol hormonunun aşırı salınmasına yol açan kanser hücreleri tarafından adrenokortikotropik hormon (ACTH) adı verilen bir hormonun üretilmesidir.

KHDAK ile birlikte görülen en sık görülen paraneoplastik sendrom, paratiroid hormona benzer bir maddenin üretilmesidir ve bu da kan dolaşımında kalsiyum seviyelerinin yükselmesine neden olur.

Nonspesifik semptomlar: Akciğer kanseri de dahil olmak üzere birçok kanserde görülen spesifik olmayan semptomlar kilo verme, zayıflık ve yorgunlukları içerir. Depresyon ve ruh hali değişiklikleri gibi psikolojik belirtiler de yaygındır.

Ne zaman bir doktora danışmalı?

Akciğer kanseri ile ilişkili olabilecek aşağıdaki semptomlar geliştirirse, özellikle bir sağlık profesyoneline danışılmalıdır;

**yeni kalıcı öksürük veya varolan kronik öksürüğün kötüleşmesi,**balgamda kan,**kalıcı bronşit veya tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları,**göğüs ağrısı,**açıklanamayan kilo kaybı ve / veya yorgunluk,

**nefes darlığı veya hırıltı gibi nefes darlığı.

Источник: https://www.nkfu.com/akciger-kanseri-cesitleri-ve-belirtileri/

Akciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yöntemleri nelerdir?

Akciğer Kanserinin Belirtileri

Yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıyla başlar.

Bu kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak organlara (karaciğer, kemik, beyin, vb) yayılarak hasara yol açar. Kanser tüm kanser türleri arasında erkeklerde ölüme sebep olan birinci, kadınlarda ise ikinci kanser türüdür. Dünyada her yıl yaklaşık 1.

3 milyon kişi akciğer kanseri sebebiyle ölmektedir. Fakat yeni geliştirilen akciğer kanseri tedavi yöntemleri ile ortalama yaşam süresi ve kalitesi artmıştır.

Akciğer Kanseri Nedir?

Belirtileri nelerdir?

Belirtiler hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikayetlere yol açmayabilir. Kanserin belirti vermeden ilerlemesi, bu kanseri bu kadar tehli yapan en önemli faktördür. Kişinin kanser olduğunu düşündüren belirtiler arasında;

Sigara kullanan ve buna bağlı kronik bronşiti olan birinin, mevsimsel öksürük ve balgam şikayetlerinin süreklilik kazanması, giderek artan nefes darlığı, balgamda kan görülmesi, özellikle sırtta kürek kemiklerinin arasına veya omuzlara yayılan batıcı nitelikte göğüs ağrısı, nedensiz kilo kaybı, ses kısıklığı, hırıltılı solunum, çok yorgun hissetme kanser için şüphe uyandırması gereken şikayetlerdendir.

Akciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Bazı kişilerde öksürük, hırıltılı solunum, nefes almada zorluk, göğüs rahatsızlığı olmasına rağmen  erken aşamada  genellikle dikkate değer bir belirti ortaya çıkarmaz. Hastaya farklı nedenlerle göğüs filmi ya da CT taraması yapıldığında tesadüfen teşhis edilebilir.

Risk faktörleri nelerdir?

Akciğerde tümör görülmesini tetikleyen çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır. Sigara, puro ve pipo kullanımı, pasif içiciler (tütün dumanına maruz kalanlar), toksik gazlara maruz kalma, asbest, hava kirliliği ve akciğer hastalıkları (geçirilmiş tüberküloz) bu hastalığa yakalanma riskini arttıran faktörler arasında yer almaktadır.

Bir kere bu kanser türüne yakalanan kişinin bu hastalığının tekrarlama riski, hiç kanser olmamış kişiye oranla daha fazladır. Akciğerde tümör oluşumuna zemin hazırlayan bazı riskli meslekler de bulunmaktadır. Madenciler, tekstil, izolasyon, plastik- sanayi, petro-kimya, boya, maden ve kaynak ile tersanede çalışan kişiler bu grupta sıralanabilir.

Türleri nelerdir?

Kanser, farklı hücre türlerini temsil eden ve farklı tedavi gereksinimi duyan iki ana gruba ayrılır. Her iki grup için de ayrı tedavi yöntemleri vardır:

  • Küçük hücre dışı akciğer kanseri (KHDAK)
  • Küçük hücreli akciğer kanseri

Küçük hücreli kanser daha hızlı ilerleyen ve tanı konulduğunda çoğunlukla uzak metastazları olan kanser tipidir. Hastaların  %85’i küçük hücre dışı (KHDAK), % 15 i ise  küçük hücreli kanserdir.

Akciğer Kanseri

Tanı yöntemleri hangileridir?

Akciğerinizde bir kitle olup olmadığını anlamak  için doktorunuz bir veya birden fazla test isteyecektir, akciğer filmi ya da akciğer tomografisi gibi.

Eğer akciğerinizde  bir anormallik olduğunu tespit ederse, biyopsi öncesinde PET/BT ile bu kitleyi değerlendirecek ve kitlenin yapısının tespit edilmesi için  biyopsi isteyecektir.

Biyopsi için  akciğerdeki şüpheli bölgeden doku örneği çıkarılır ve hastalığı tanımlamak için mikroskop altında incelenir. Yakındaki lenf düğümlerinden de doku örneği alınabilir.

Biyopsi Yöntemleri;

  • Bronkoskopi: İnce ve ışıklı bir tüpün ağızdan sokularak hava yollarının incelenmesi esasına dayanır. Şüpheli ya da tümör bölgesine yakın bronş mukozasından küçük bir doku parçası alınır.
  • İğne Aspirasyonu: Göğüs duvarından tümör bölgesine doğru bir biyopsi iğnesi sokularak tümörden küçük bir doku parçası alınması işlemidir. Bu işlem radyolojik görüntüleme eşliğinde yapılır.
  • Torasentez: Bir biyopsi iğnesi kullanılarak akciğerleri çevreleyen sıvıdan örnek alınmasıdır.

Torakotomi: Doğrudan tümörden bir parça almak amacıyla göğüs kafesinin cerrahi müdahale ile açılmasıdır. Biyopsi sonucu hastanın akciğer kanseri olduğu belirlenirse testler uygulanarak kanserin ne kadar yayıldığı (evresi)  araştırılır.

Evreler nelerdir?

Kanserinin evrelemesi için farklı yöntemlerden faydalanılabilir;

  • BT – Bilgisayarlı Tomografi
  • MRG – Manyetik Rezonans Görüntüleme
  • PET /BT  – Pozitron Emisyon Tomografisi / Bilgisayarlı Tomografi
  • Kemik sintigrafisi
  • Mediastinoskopi / Mediastinotomi: her ikiside girişimsel işlemler olup kanserin göğüs kafesi içindeki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını gösterir.

Küçük hücreli akciğer kanseri  için evreleme sınırlı ve yaygın hastalık olarak yapılır.  KHDAK için ise dört evre vardır. Evre 1 ve 2’de lokal hastalıktan söz edilirken, Evre 3 ve 4’te lenfatik sisteme ve kan yoluyla uzak organlara yayılım vardır.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK): Tedavinin seçimi hastalığın yaygınlığı ile ilgilidir. Bu grup kanserlerde, cerrahi müdahale en yaygın tedavi şeklidir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığın süresini yavaşlatma ve bulguları kontrol etmede kullanılmaktadır.

Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK): Birçok vakada hastalık, tanı konduğunda vücudun diğer bölümlerine de yayılmış durumdadır. Bu nedenle  cerrahi tedavi, küçük hücreli akciğer kanserinde çok az uygulanır. Doktorlar vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için genellikle kemoterapi uygulamasını tercih ederler.

Kemoterapi içeren tedavi de, akciğerdeki kanserler veya vücudun diğer bölümlerindeki kanserler hedeflenerek uygulanabilir. Bazı hastalara beyine yönelik radyoterapi, orada kanser olmasa da uygulanabilir. Bu tedaviye koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu beyinde kanser (tümör) oluşmasını engellemek için verilir.

Tümörün büyüklüğüne, yayılımına ve patolojik tipine bağlı olarak aşağıdaki tedavilerden biri veya birden fazlası kullanılabilir:

  • Cerrahi tedavi (Akciğerdeki tümörün ameliyatla çıkarılması)
  • Kemoterapi(ilaç tedavisi); neoadjuvan (cerrahi öncesi) ve adjuvan (cerrahi sonrası)
  • Radyoterapi(ışın tedavisi)

Источник: https://neolife.com.tr/akciger-kanseri/

Akciğer Kanseri Evreleri

Akciğer Kanseri Evreleri ( Son Evre)Akciğer kanseri dört evreden oluşur veya dört aşama diyelim buna.

Bunlardan dördüncü evreyi tanımlamak gerekirse bu evrede kanser akciğerin dışında başka bir organa yayılmıştır.

Örneğin kemik, beyin, böbrek üstü bezleri, karaciğer veya diğer dokular, organlar yayılmıştır yani kanser akciğer içerisinde kalmamış, kan yoluyla vücudun başka organlarına da yayılmıştır. İşte buna da akciğerin son evresi diyoruz.

  İLGİLİ KONU:   Akciğer Kanseri Yaşam Süresi

Akciğerin üçüncü evresinde ise lenf bezlerine yayılır. Akciğer içerisinde ki kanserden uzakta ki lenf bezlerine yayılır. İkinci evrede ise kanserin çapı 5 cm üzerine çıkmıştır ve akciğere yakın olan lenf bezlerine yayılmıştır. Birinci evrede ise tümör çapı küçüktür ne lenf bezlerine ne de uzak bir organlara yayılmıştır.

 Akciğer kanserini görmek istemiyoruz ama göreceksek de mümkünse birinci ve ikinci evrede görelim isteriz çünkü bu evrede gördüğümüz kanser tedavi edilebilir kanserlerdir. Yani dört evre var bunlar içerisinde ne kadar erken teşhis edersek hastayı, hasta içinde bizim içinde o kadar kolay oluyor.

 Akciğer kanseri evrelerini kısa liste halinde göstermek gerekirse;

  • 1. Evre : Kanserin çapı küçüktür ve henüz hiçbir yere yayılmamıştır.
  • 2. Evre : Kanserin çapı 5cm üzerine çıkmıştır ve kanser bölgesinde ki lenf bezlerine yayılmıştır.
  • 3. Evre : Kanserli bölgeden uzakta bulunan lenf bezlerine yayılır.
  • 4. Evre : Kanser başka bir organa yayılmıştır (örneğin: kemik, beyin veya başka bir organ)

Akciğer Kanserinin Türleri Nelerdir?

Akciğer kanseri esas olarak iki gruptan oluşur. Bunlardan biri küçük hücreli dediğimiz grup, diğeride küçük hücreli dışında kalan grup. Bu iki grubun tedavi yaklaşımları tamamen farklıdır.

Kanserin %15’i küçük hücrelidir, %85’i de küçük hücreli dışında kalan kanserlerdir. Küçük hücreli grup, küçük hücreli olmayan gruba göre daha hızlı ilerler ve tedavileri kemoterapiyle yapılır.

Küçük hücreli olmayan grupta uygulanabiliyorsa cerrahi yöntem daha sık tercih edilir.

Akciğer Kanseri En Çok Kimlerde Görülür?

Akciğer kanseri, sigara içen insanlarda çıkan kanser türlerinin en önemlisinden biridir. Kanserler içerisinde en sık görülen akciğer kanseri, erkeklerde birinci sıradadır.

Yurt dışı araştırmaları ve de ülkemizde yapılan araştırmalara göre kanser istatistikleri göstermektedir ki; akciğer kanseri bütün kanserler içerisinde en sık görülen türdür erkekler arasında, kadınlar arasında da sıklığı gittikçe artmaktadır. Rakamlar vermek gerekirse 2013 yılında ABD’de 210.

000 üzerinde akciğer kanseri çıktı. Ülkemizde yapılan istatistiklerde bu rakamın yaklaşık 50.000 olduğunu gösteriyor.

Akciğer Kanseri Teşhisi

Akciğer kanseri olma riski olan grupta ki hastalar ki bunlar uzun yıllar sigara içmiş hastalardır.

Bu hastalar eğer bir hekime göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı, balgamın da karışık kan gelmesi, zayıflama gibi veya benzer, veya herhangi bir belirtiyle gelmişse bu durumda akciğer kanserini teşhis etmek için kullanacağımız yöntemlerden birisi akciğer grafisi olabilir.

Ancak ne yazıkki düz akciğer grafisi akciğer kanserini teşhis etmekte yeterli bir yöntem değil.

 Akciğer grafileri sadece çok ilerlemiş dönemde, bir evrede olan akciğer kanserini gösterir.

Bu nedenle risk grubu dediğimiz belli bir sürenin üzerinde sigara içmiş, belli bir yaşın üzerinde ki hastalarda yakınmalar varsa bu hastalarda çektirilecek bilgisayarlı akciğer tomografisi ile teşhis etmek mümkün olacaktır.

Fakat eğer ayrıntılı teşhise girmek gerekirse o zaman hastanın nefes borusu içerisine giren bir ışıklı boruyla, bronkoskopi dediğimiz yöntemle nefes borusu içerisinde görülebilir tümör varsa bu tümörlerden biyopsi alınarak kanser teşhis edilebilir.

Bu da mümkün değilse tomografiyle akciğerde gördüğümüz bir lezyondan bazen iğneyle girerek biyopsi almak gerekebilir.

Bazı durumlarda ise bütün bunlar mümkün olmaz ve gereklide olmaz akciğer kanseri grafisinde yeni görülmüş, tomografide yeni görülmüş bir lezyonu sigara içmiş bir hastada bunun kanser olasılığı yüksek dersek endoskopik bir yöntemle bu lezyon tamamen çıkartılıp patoloji tarafından incelenerek teşhis edilir.

Akciğer Kanseri Tedavisi

Akciğer kanserinin üç ana tedavi yöntemi vardır. Bunlardan birincisi ilaç tedavisi ya da kemoterapi denilen yöntem.

Bu yöntemde hızla çoğalan kanser hücrelerini çoğalmasını durdurmak veya yavaşlatmaya yönelik olarak damar yolundan verilen ilaçlarla yapılan tedaviyi kastediyoruz. Diğer yöntem radyoterapi ya da ışın tedavisi dediğimiz yöntemdir.

Burada da belli cins ışınlar kullanılarak tümörlü bölgeye veya tümörün yayılmış olduğu bölgeye ışın vererek tümörün büyümesini durdurmak veya öldürmeye yönelik yöntemlerdir.

Diğer bir yöntemse cerrahi yöntem ya da ameliyat dediğimiz yöntemdir. Bu yöntemde de akciğerde yer alan tümör akciğerin loblarının, segmentlerinin ya da tamamının çıkartılması şeklindedir.

Bu tedavi yöntemleri belirli olarak bir öncelik taşımaz. Hangi tedavinin hangi hastada en iyi sonuç vereceğine karar vermek için bir kurul toplanması gerekir. Bu kurul içerisinde medikal onkolog, radyoonkolog, cerrah olmalı.

Ayrıca göğüs hastalıkları uzmanı, patolog, radyolog’un bulunduğu geniş bir kurulda hangi hastada hangi tedavi yöntemi veya yöntemlerinin uygun olduğuna karar vermek gerekir. Çünkü sadece bir uzmanın verdiği karar hasta için belki eksik bir tedavi anlamına gelmiş olabilir.

Bu nedenler sadece bir kurul içerisinde karar vermek gerekir.

Akciğer Kanserinde Ölüm Riski Var Mı?

Akciğer kanseri ameliyatının riskleri tahmin edildiği kadar yüksek değildir. Bugün literatürde, kitaplarda basılı rakamlar bütün dünyada %2.5 ile %5 arasında değişir.

Bu hastanın yaşıyla ilgili olabilir, hastanın ilave kalp hastalıkları olup olmaması gibi durumlarla ilgili olabilir. %2.5 ve %5 son derece kabul edilebilir bir orandır. Hiçbir ameliyat yoktur ki ameliyat riski 0 olsun.

 Akciğer kanseri ameliyatında da ortaya çıkabilecek riskler gerekli önlemler alınırsa bu oranlar bile son derece düşük rakamlara indirilebilir.

Источник: https://bilgidevi.com/akciger-kanseri-belirtileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть