Akciğer Kanserinin Cerrahi Tedavisinde Kapalı Ameliyatlar

Akciğer Kanseri Ameliyatı

Akciğer Kanserinin Cerrahi Tedavisinde Kapalı Ameliyatlar

Akciğerler göğsün her iki tarafında bulunan ve vücudun oksijen gereksinimini sağlayan süngerimsi organlardır. Akciğer kanseri de akciğerlerde kanser oluşumudur.

Akciğer kanseri her yıl kolon, prostat, yumurtalık ve göğüs kanserlerinden daha fazla can kaybına neden olur.

Sigara içen insanların akciğer kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre daha yüksektir. Akciğer kanseri riski, sigara içilen süreye ve sigara sayısına bağlı olarak artar. Yıllarca sigara içmiş bir birey sigarayı bırakırsa akciğer kanserine yakalanma riskini azaltabilir.

AKCİĞER KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri genellikle erken evrelerinde belirti ve semptomlara neden olmaz.

Akciğer kanseri belirtileri şunları içerir:

  • Kronik öksürük
  • Öksürme şeklindeki değişiklikler
  • Öksürürken kan gelmesi
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Hırıltı
  • Ses kısıklığı
  • İstemsiz kilo kaybı
  • Kemik ağrısı
  • Baş ağrısı

AKCİĞER KANSERİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

  • Sigara kullanımı: Sigara içenlerde ve sigara dumanına sıkça maruz kalan insanlarda akciğer kanserine yakalanma riski daha yüksek olur. Sigara dumanında kansere yol açan maddeler(kanserojenler) çokça bulunur ve bu maddelerin nefesle birlikte akciğerlere dolması akciğer dokularında hasara neden olarak kanser hücrelerinin oluşumunu tetikler. Sigara kullanımının ilk evrelerinde vücut bu hasarları önleyebilir fakat sigara dumanına maruz kalma oranı arttıkça akciğer kanseri hücreleri gelişir. Sigara kullanımının akciğer kanseri riskine etkisi olsa da hiç sigara kullanmamış veya sıkça sigara dumanına maruz kalmamış kişilerde de akciğer kanseri görülebilir.

Sigara kullanımı dışında akciğer kanseri riskinde rol oynayan faktörler şunlardır:

  • Radon gazına maruz kalma: Radon, toprak, kaya ve sudaki doğal uranyumun parçalanmasıyla solunan havanın bir parçası haline gelen, kokusuz radyoaktif bir gazdır. Evler de dahil olmak üzere, herhangi bir binada güvenli olmayan radon seviyeleri birikebilir. Radon test araçlarıyla gaz seviyesinin güvenli olup olmadığı belirlenebilir.
  • Asbest ve diğer kanserojenlere maruz kalma: İş yerinde asbest ve kansere neden olduğu bilinen başka maddelere (örneğin arsenik, krom ve nikel) maruz kalan insanların (özellikle sigara kullananların) akciğer kanseri geliştirme riski artar.
  • Daha önceden akciğer kanseri geçirmiş olmak: Kanser hücrelerinin tekrarlama riski yüksektir.
  • Ailenin akciğer kanseri öyküsü: Bir ebeveyni veya kardeşi akciğer kanseri olan insanların akciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır.

AKCİĞER KANSERİNİN NEDEN OLDUĞU KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Akciğer kanseri aşağıdaki gibi komplikasyonlara neden olabilir:

  • Nefes darlığı: Akciğer kanseri olan insanlarda, tümör önemli solunum yollarını tıkarsa nefes darlığı yaşanabilir. Akciğer kanseri akciğerlerin etrafında sıvı birikmesine neden olabilir; bu da nefes alındığında etkilenen akciğerin tamamen havayla dolmasını zorlaştırır.
  • Ağızdan kan gelmesi: Akciğer kanseri, solunum yollarında kanamaya sebep olabilir ve bu da öksürmeyle birlikte vücuttan atılır.
  • Ağrı: Akciğerde ya da vücudun başka bir bölgesine yayılmış olan ileri derece akciğer kanseri ağrıya neden olabilir. Bu ağrı başlangıçta hafif ve kesintili olabilir, ancak sabit hale gelebilir. İlaçlar, radyasyon terapisi ve diğer tedaviler hastanın daha rahat hissetmesine yardımcı olabilir.
  • Göğüste sıvı birikmesi: Akciğer kanseri, göğüs boşluğundaki etkilenmiş akciğeri çevreleyen alanda sıvı birikmesine neden olabilir. Bu sıvı akciğerde tıkanıklığa neden olabilir.
  • Kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılması: Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemikler gibi vücudun diğer bölgelerine yayılır (metastaz yapar). Yayılan akciğer kanseri, hangi organın etkilendiğine bağlı olarak ağrı, mide bulantısı, baş ağrısı veya diğer bulgu ve belirtilere neden olabilir.

AKCİĞER KANSERİNİN TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Akciğer kanserinin tedavisinde erken teşhis büyük önem taşır.

Akciğer kanseri teşhisinde kullanılan testler şunlardır:

  • Görüntüleme testleri: Akciğerlerin röntgen görüntüsü anormal bir kitle veya nodülü gösterebilir. Bir BT taraması, akciğerlerde röntgenle algılanamayan küçük lezyonları ortaya çıkarabilir.
  • Balgam sitolojisi: Mikroskop altında balgamın incelenmesi akciğer kanseri hücrelerinin varlığını ortaya çıkarabilir.
  • Biyopsi: Kanser hücrelerinin varlığından şüphelenilen bölgeden doku örneği alınması işlemidir. Alınan doku örneği laboratuvar ortamında incelenerek kanser hücrelerinin varlığı test edilir. Biyopsi işlemi bronkoskopi, mediastinoskopi ve iğne biyopsisi adı verilen yöntemlerle uygulanabilir.
  • Bronkoskopi: Boğazdan ciğerlere gönderilen ışıklı ve kameralı bir tüp rehberliğinde akciğerlerin anormal bölgeleri incelenebilir ve hatta bu tüpün içinden gönderilen özel aletlerle biyopsi işlemi gerçekleştirilebilir.
  • Mediastinoskopi: Boynun tabanında bir kesi açılarak göğüs kemiğinin arkasındaki lenf bezlerinden doku örneği alınması işlemidir.
  • İğne biyopsisi: Röntgen ya da bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri rehberliğinde bir iğneyle akciğer dokusundan örnek alınması işlemidir.

AKCİĞER KANSERİ HÜCRELERİNİN TÜRLERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri hücreleri yapılarına göre iki bölümde incelenir ve akciğer kanseri tedavisinde kanser hücrelerinin türleri göz önünde bulundurulur.

  • Küçük hücreli akciğer kanseri: Küçük hücreli akciğer kanseri neredeyse sadece çok sigara içen kişilerde görülür. Nadiren görülen bu tür çok hızlı büyüyüp yayıldığı için tanı konduğunda çoğunlukla vücudun başka bölümlerine yayılmış olarak bulunur.
  • Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri: Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, benzer şekilde hareket eden çeşitli akciğer kanseri tipleri için genel bir terimdir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri epitel hücreli kanser, adeno kanser ve büyük hücreli kanseri içerir.

AKCİĞER KANSERİ EVRELERİ NELERDİR?

Akciğer kanseri teşhis edildiğinde, kanserin hangi evrede olduğunun bilinmesi en doğru tedaviye karar verilmesinde büyük önem taşır. Kanserin evresinde karar vermek için birtakım testler uygulanır.

Kanserin akciğerin ötesine yayılmış olup olmadığını test etmek için görüntüleme testleri kullanılabilir.

Bu testler arasında bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, manyetik rezonans görüntüleme (MR), pozitron emisyon tomografisi (PET) ve kemik taramaları bulunur.

Akciğer kanseri evreleri:

  • Evre I: Kanser akciğer ile sınırlıdır ve lenf düğümlerine yayılmamıştır. Tümör genelde 5 santimetreden daha küçüktür.
  • Evre II: Bu evredeki tümör 5 santimetreden büyük olabilir. 5 santimetreden küçük ama diyafram veya akciğer çevresindeki astar gibi yakın yapılara yayılmış bir tümör de olabilir. Bu evrede kanser hücreleri yakındaki lenf düğümlerine de yayılmış olabilir.
  • Aşama III. Bu evredeki tümör çok büyümüş ve akciğerlere yakın diğer organlara yayılmış olabilir. Veya bu aşamada daha küçük bir tümör akciğerlerden uzaktaki lenf bezlerinde bulunabilir.
  • Evre IV: Kanser hücreleri, etkilenen akciğeri aşarak diğer akciğere veya vücudun uzak bölgelerine yayılmıştır.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİNDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Akciğer kanserinin tedavisinde izlenecek yol belirlenirken hastanın genel sağlık durumu, kanserin türü, kanserin evresi ve hastanın tercihleri göz önünde bulundurulur. Akciğer kanseri tedavi seçenekleri genel olarak ameliyat, kemoterapi, radyasyon tedavisi ve hedefli ilaç tedavisini içerir.

Kemoterapi

Kemoterapi kanser hücrelerini öldürmek amacıyla ilaç kullanımını içeren bir tedavi yöntemidir. İlerlemiş akciğer kanseri hastalarında ağrıyı geçirmek, diğer semptomları hafifletmek ve ömrü uzatmak için kullanılır.

Aynı zamanda daha erken evrede teşhis edilmiş akciğer kanserinin ameliyatından sonra kalan kanser hücrelerini öldürmek için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.

Ayrıca ameliyat öncesi tümörü küçülterek operasyon sırasında vücuttan daha kolay çıkarılmasını sağlamak amacıyla da uygulanabilir.

Radyasyon Tedavisi

Radyoterapi kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınların kullanıldığı bir tedavi yöntemidir.

Tedavi ışınların vücut dışından kanserli bölgeye yönlendirilmesiyle veya radyoaktif kaynakların tümörün içine veya yakınındaki boşluklara iğne veya kateter yardımıyla yerleştirilmesiyle uygulanabilir (brakiterapi).

Radyasyon tedavisi brakiterapi yöntemiyle uygulandığında radyoaktif kaynakların kalıcı veya geçici olarak yerleştirilmesine kanserin yerleşim yerine ve özelliklerine göre karar verilir.

Radyoterapi erken evredeki kanserlerin ameliyatı sonrasında kalan kanser hücrelerini öldürmek için veya cerrahi ile çıkarılamayacak ileri evredeki kanserlerin ağrı ve diğer belirtilerini hafifletmek için kullanılabilir.

Tümörü çok küçük ebatlarda olan akciğer kanseri hastaları için stereotaktik radyoterapi bir seçenek olabilir. Bu tedavi şeklinde çok sayıda açıdan tümörlü bölgeye radyasyon ışınları gönderilir.

Genellikle bir veya birkaç kez uygulanır ve küçük tümörlerde ameliyat yerine kullanılabilir.

Hedeflenen İlaç Tedavisi

Kanser hücrelerindeki spesifik anormallikler (belirli genetik mutasyonlar) belirlenerek bu anormalliklere yönelik ilaçların genellikle kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kullanıldığı tedavi yöntemidir.

Cerrahi Tedavi

Akciğer kanseri tedavisinde cerrahi yöntemlerin amacı tümörü etrafındaki bir miktar sağlıklı doku ile birlikte vücuttan çıkarılmasıdır. Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi çeşitleri şunlardır:

  • Wedge – kama rezeksiyon: Akciğerden yalnızca tümörü barındıran küçük bir bölümün etrafındaki bir miktar sağlıklı doku ile birlikte çıkarılmasıdır.
  • Segmental rezeksiyon: Akciğerin daha büyük bir kısmını çıkarmak için uygulanan cerrahidir.
  • Lobektomi: Akciğerde kanserin bulunduğu lobun tamamının çıkarıldığı işlemdir.
  • Pnömonektomi: Kanserden etkilenmiş akciğerin tamamının vücuttan çıkarılmasıdır.

Cerrahi işlemler sırasında kanser hücrelerinin lenf düğümlerinde bulunup bulunmadığını test etmek için bir miktar lenf düğümü toplanarak analize gönderilir.

Gönderilen lenf düğümlerinde kanser hücresine rastlanırsa test için toplanan bölgedeki tüm lenf düğümleri çıkarılır ve daha uzak bölgelerdeki lenf düğümlerinden bir miktar daha alınarak teste yollanır.

Lenf düğümlerinde kanserli hücre çıktıkça bu düğümler vücuttan çıkarılır.

Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan bu operasyonlar sonrasında nefes darlığı yaşanabilir. Fakat eğer akciğerin bir kısmı çıkarılmışsa kalan akciğer dokuları zamanla genişleyerek hastanın nefes almasını kolaylaştıracaktır. Solunum egzersizleri bu süreci hızlandırabilir.

Akciğer kanseri tedavisinde uygulanan operasyonlarda kullanılan cerrahi yöntemler şunlardır:

Источник: https://www.davincicerrahisi.com/akciger-kanseri-ameliyati

Akciğer Ameliyatı Aşamaları ve Riskleri

Akciğer Kanserinin Cerrahi Tedavisinde Kapalı Ameliyatlar

Akciğer ameliyatı iki yolla yapılmaktadır. kapalı yöntem ve açık ameliyatlar olmaktadır. Hangi cerrahi yöntem kullanılacağına hastalığınızın boyutu sonucunda karar verilmektedir.

Akciğer Ameliyatı

Akciğer ameliyatları günümüzde toraskopi (VAKS) kapalı yöntem ve Torakotomi açık yöntem ile gerçekleştirilmektedir. Her iki ameliyat türünde de hastaya genel anestezi altında müdahale edilir.

Hastalarda akciğerde kitle olması, akciğer kanseri, akciğer büzüşmesi, göğüs boşluğunda meydana gelen enfeksiyonu gidermek amacıyla, zarın kalınlaşması, akciğer nakli veya bir ya da daha fazla lobun çıkartılması amacıyla yapılmaktadır.

Ameliyat öncesi hazırlıklar

Ameliyata akciğer ameliyatı öncesinde kişilerin sigarayı ve alkolü bırakmaları gerekmektedir. Gece yarısından sonra hastaların herhangi bir şey yememeleri ve de içmemeleri çok önemli olmaktadır.

Cerrahi sırasında kusma olacağı için bu tür komplikasyonları aza indirmek amacıyla tedbir amacıyla hasta aç bırakılmalıdır. Genel anestezi uygulanacak olması nedeniyle kişilerin GAG refleksi ameliyat sırasında birkaç saat içerisinde kaybolur.

Hastaların herhangi bir alerjisinin olup olmadığı doktoruna ameliyat öncesinde bildirilmesi gerekmektedir. Bu sayede uygulanacak en iyi anestezi yöntemi seçilir.

Özellikle de yaşlı hastaların kalp rahatsızlıkları olup olmadığının anlaşılması için kardiyoloji doktoru tarafından değerlendirilmelidir. Kan sulandırıcı ilaçlar ameliyattan 3 gün öncesinde alınmamalıdır.

Riskleri

Ameliyatın bir takım komplikasyonları bulunmaktadır. Kan damarlarının akciğerlere zengin biçimde bulunması nedeniyle akciğer ameliyatları sırasında kanama meydana gelir. Bu durumda kişilere kan nakli verilmesi söz konusu olacaktır.

Genel anesteziye bağlı olarak kişilerde bulantı, kusma, baş ağrısı, tansiyon ve bir takım alerjik reaksiyonlar oluşabilir. Her ameliyat esnasında olduğu gibi kapalı akciğer ameliyatı ya da açık akciğer ameliyatı sonrasında kişilerde enfeksiyon kapma riski bulunabilir.

Bu nedenle de hastanın ve hastanenin hijyeni çok önemli olmaktadır. Ameliyat sonrasında iltihaplanma olması neticesinde akciğer mantarı gelişebilir.

  • Enfeksiyon;
  • Kanama;
  • Ciğerlerinizden sızan hava;
  • Zatürre;
  • Kabızlık;
  • Nefes darlığı;
  • Boğaz ağrısı;
  • Akciğer embolisi,
  • Bacaklarda kan pıhtısı.

Torakostomi (Açık Akciğer Ameliyatı)

Açık akciğer ameliyatı olan kişiler genel anestezi altında olmaktadır. Bu sayede kişi uyur ve ağrı hissetmez. Ameliyat sırasında hastanın ağrısını dindirmek amacıyla epidural küçük tüpler takılır. Hasta uyutulduktan sonra kolu başının üzerine alınır. Cerrah tarafından iki kaburga arasında 18 ile 25 santim arasında kesim yapılır.

Kaburga ayrılır ve akciğere cerrahın ulaşması sağlanır. Cerrah tarafından akciğerler deflate edilecektir. Bu yöntem sayesinde havanın içeriye girip çıkması engellenecektir. Akciğer üzerinde ki hasarı görene kadar doktor tarafından ne kadar parçanın çıkartılacağı bilinmeyebilir. Ameliyat esnasında karar verilecektir.

Bu esnada lenf nodları da çıkartılabilir. Parçanın kesilerek çıkartılması sonucunda bir ya da daha fazla drenaj tüpü akciğerde oluşacak sıvının boşaltılması için göğüs bölgesine yerleştirilecektir.

Ameliyat tamamlandıktan sonra tekrardan ayrılan kaburgalar yerine yerleştirilecek, kaslar eski haline getirildikten sonra kesi kapatılmak için dikilecektir.

Açık akciğer ameliyatı sırasında akciğer kanseri olan kişilerin kama rezeksiyonu adı verilen akciğer bölgesinden sağlıklı dokular ile parça birlikte çıkartılır. Segmentomi denilen cerrahi yöntem uygulanması sonucunda akciğerin bir bölümü cerrah tarafından çıkartılı.

Lobektomi ise akciğer kanser içeren lobun ve parçanınçıkartılmasıdır. Eğer ki hasta Pnömonektomi cerrahisi uygulanması durumunda akciğerin tamamının çıkartılmasıdır.

Ekstraplevral pnömomektomi akciğerlerin ve kalbin plevra astarını ve diyaframın bir kısmını kaldırılması işlemi olacaktır.

Akciğer cerrahisi sırasında ameliyat tamamlandıktan sonra cerrah tarafından sönmüş olan akciğerler yeniden şişirilir. Ameliyat sırasında toplanmış olabilen göğüs drenaj sıvısının, kan birikiminin atılması için tüpler konulmaktadır.

Bu tüpler birkaç gün boyunca hastada kalır. Hastanın ameliyat süresi yaklaşık olarak 2 ile 5 saat arasında değişmektedir. Akciğer çıkarıldıktan sonra kaburgalar yerine konulur ve kesi dikiş ya da zımba yöntemi ile kapatılır.

Ameliyat işlemi bittikten sonra hasta 2 gün boyunca yoğun bakımda kalmalıdır.

Torakoskopi (Kapalı Akciğer Ameliyatı)

Kapalı akciğer ameliyatına torakoskopik(VATS) denilmektedir. Akciğer kanseri, hiatal herni onarımı, akciğerlerin çevresinde oluşan aşırı sıvı, timus bezi çıkartılması gibi hastalıklarda kullanılmakta olan bir yöntem olmaktadır.

Hastanın genel anestezi ile uyutulduktan sonra tedavi etmek amacıyla minimal invaziv tekniğidir. Kamera yardımıyla kişilerde açılan kesiklerden içeriye girilerek akciğere ulaşılır.

Bir video yardımıyla ve cerrahi aletler kullanılarak monitöre ulaşan görüntü sayesinde cerrah tarafından ameliyat işlemi yapılmaktadır.

Operasyon genellikle 1 ile 3 saat arasında sürer. Ameliyat sonrasında göğsün boşaltılması amacıyla ve biriken sıvının dışa atılması amacıyla göğse küçük tüpler yerleştirilmektedir. Ameliyat sonrasında hastanede kalma süresi daha kısa olmaktadır. 5 gün içerisinde herhangi bir komplikasyon gelişmemesi durumunda hasta taburcu edilir.

Ameliyat sonrası bakım

Ameliyat bittikten sonra hastanın 2 gün boyunca yoğun bakımda kalarak izlenmesi gerekmektedir. Bu süre içerisinde kalp atışı, kan basıncı, solunum sıklığı ve oksijen düzeyi izlenecektir. Eğer ki hasta ameliyat sonrasında oluşabilecek komplikasyonları olmaması durumunda ve kendisini iyi hissetmesi halinde hastanede servis odasına çıkartılır.

Kişilerin ilk zamanlarda nefes alması oldukça zor olacaktır. Hastanın ameliyat sonrasında 8 hafta boyunca ağır kaldırması, ağır egzersizler yapması uygun değildir. Akciğerlerin tekrardan gücünü kazanabilmesi için solunum jimnastiği yapılmalıdır. Ameliyat geçirmiş olan bir hastanın ömür boyu sigara içmemesi gerekmektedir.

Yanında da ilk zamanlarda sigara içilmemelidir.

Hastane sonrasında eve çıktıkları zaman kendilerini yoracak hareketlerde bulunmamalıdır. İlk zamanlarda kısa yürüyüşler yapması kan akışının artmasını, kabızlığı önleme konusunda yardımcı olacaktır. Kişiler öksürme ya da hapşırma sırasında kesinin üzerine bir yastık bastırmalıdır. Her türlü kızartma, ağır yağlı yiyeceklerden kaçınmalısınız.

Daha çok bağırsak hareketlerinizin düzenli olması amacıyla her gün lifli yeşil sebzeler tüketmeli ve C vitamini bakımından zengin olan meyveler yemelisiniz. Ağrıyı aza indirmek amacıyla, doktor tarafından ağrı kesiciler reçete edilecektir. Bunun dışında ilk 20 gün kadar kan sulandırıcı ilaçları almanız ve doktor tarafından reçete edilen antibiyotik kullanmanız gerekmektedir.

Hastanın bir süre boyunca oksijen maskesi kullanması gerekmektedir.

Kaynaklar

(1 oy, ortalama: 2,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/akciger-ameliyati.html

Akciğer Kanseri ve Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi :Akciğere…

Akciğer Kanserinin Cerrahi Tedavisinde Kapalı Ameliyatlar

Akciğer kanseri hemen herkesin sıkça duyduğu ve merak ettiği bir kanser türüdür.Akciğer kanserinde cerrahi tedavi sıklıkla kullanılan bir tedavi yöntemidir.

 Akciğer Kanseri ve Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi ile hastalar arasında sıklıkla merak edilen ''Akciğere bıçak değer mi?'' konusunda Prof.Dr.Serdar Han, Tahlil.

com okurlarına önemli bilgiler veriyor.Konuya dair yazıyı okumanızı öneriyoruz.

Akciğer kanseri hemen herkesin sıkça duyduğu ve merak ettiği bir kanser türüdür.Bu yazımda Akciğer kanseri ve cerrahi tedavisi hakkında sizleri bilgilendirmek istedim.

Akciğer Kanseri Nedir?

Günümüzde dünyada en sık görülen kanser türüdür. Bunun en başlıca sebebi sigara tüketimindeki artışdır. Bunlar tek neden olamamakla birlikte sigaranın kanser oluşumundaki yeri kanıtlanmıştır. Kadınlarda da sigara kullanmının artmasıyla ilk sırada görülen kanser haline gelmiştir.

Bütün kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanseri de sinsi bir kanserdir.

Yani uzunca bir süre belirti vermeden akciğerde büyüyebilir ve hatta uzak organlara yayılım ( metastaz) yapabilir. Hastaya belirti vermesi için kanserin belirli noktalara yakın olması gerekmektedir. Bunlar göğüs duvarı, büyük damarlar, hava yolları, kalp ve yemek borusu gibidir. Buralara yerleşmiş olan tümörlerde erken dönemde şikayetler olabilir.

Ağrı, öksürük, kanlı balgam vb gibi. Bunların dışında bazen nadir olmakla beraber akciğer tümöründen değil de onun metastazından dolayı hasta şikayet ile başvurabilir.
Bunlar beyin, karaciğer ve kemik gibi organlardır. Baş dönmesi, unutkanlık, kemiklerde yaygın ağrı gibi.

İlaveten bu tür şikayetlere kanserin kana saldığı bazı maddeler de sebep olabilmektedir.

Akciğer Kanseri Tanısı Nasıl Koyulur?

Akciğer kanseri tanısı erken evrede (ilk aşamada) ancak tesadüfü konulabilmektedir. Veya daha önce bahsettiğimiz gibi hastada şikayete sebep olacak bölgede yerleşmiş ise erken tespit edebilmemizi sağlamaktadır.

Öncelikle hastada risk faktörleri de soruşturulmaktadır. Bunlar 40 yaşın üzerinde olunması, erkek cisiyet, sigara kullanımı, kötü hava koşullarında çalışma ve/veya yaşama, ailesinde kanser öyküsü özellikle de akciğer kanser öyküsü bulunması bizi daha da şüphelendirebilmektedir. Radyolojik olarak ilk önce düz ön-arka akciğer grafisi çektirilir.

Burada 1 cm den büyük lezyonlar ancak gözlemlenebilir. Ancak bu filmde eğer kitle santral yerleşimli ise veya kalbe komşu ise büyükte olsalar görülmeyebilirler. Bundan şüphelenecek olursak yan akciğer grafisi veya toraks tomografisi çektirmeliyiz. Toraks tomografisinde akciğerdeki bütün nodüller milimetrik dahi de olsa görülebilmektedir.

Burada saptanan nodülün veya kitle kötü huylu olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Hastanın eski filmleri varsa mutlaka incelenmeli ve karşılaştırılmalıdır. Akciğerde saptanan çogu nodül eski grafisinde de aynen bulunduğu çoğu zaman gözlemlenebilir. Bu nedenle gereksiz incelemede yapılmamış olur.

Eğer böyle bir imkan yoksa yeni bir oluşum gibi değerlendirilmeli ve aksi ispatlanana kadar buradaki durumun kanser olduğu düşünülmelidir. Bundan sonraki aşama tümörün yerine bağlıdır. Hava yollarına yakın veya içinde ise ise bronkoskopi yapılmalıdır. Bronkoskopi ile hava yolları incelenmiş, tümör görüntüsü hakkında fikir sahibi olunmuş olur.

Bu işlem sırasında da yeterli biopsi almak mümkündür.

Eğer tümör hava yollarından uzaksa bu işlemin pek bir değeri yoktur. Bu amaçla son zamanlarda PET CT tekniği ile teşhise gidilmeye çalışılmaktadır. Bu yöntemin temel esası vucüttaki glukoz (şeker) tüketimini ölçmektir.

Kanserli hücrelerinde aktif metabolizması olduğundan normal hücrelere göre daha fazla şeker tüketirler. Buda PET CT de tespit edilir. Bu tutulum yüksek değerlerde ise kötü huyludur diyebiliriz. Bu teknikle ayrıca diğer bölgelerdeki tutulumlarda bir seferde değerlendirilebilir.

Bu da hastaya avantaj sağlamaktadır. Ancak burada şu da unutulmamalıdır. Akciğerdeki enfeksiyon durumunda da PET CT de şeker tüketimi yüksek olarak saptanır. Bu ancak hastanın klinik durumu ve diğer tetkikleri ile beraber değerlendirildiği zaman gerçek ortaya konabilir.

Akciğer kanserinde , kansere özgü tümör markeri henüz tespit edilememiştir.

Bununla beraber CEA, Ca19-9 çoğu zaman akciğer kanserlerinde yüksek tespit edilirler. Bu durum teşhis koymamıza yardımcı olabilmektedir.

Akciğer kanserinde önemli olan bir diğer husus hangi tipte olduğudur. Genelde üç tipi yaygındır. Bunlar küçük hücreli akciğer kanseri, yassı hücreli ve adenokrasinom dur.

En hızlı yayılanı küçük hücreli kanserdir. Yassı hücreli kanseri ise daha yavaş yayılan türdedir.

Akciğer Kanseri Tedavisi:

İstenilen durum tedavi öncesi hangi türde akciğer kanseri olduğunun bilinmesidir. Bu durum ameliyat yapılamayacak durumda olanlar için mutlaka gereklidir. Ameliyat olacaklarda da bilinmesi çok iyi olur. Ancak bazı durumlarda tümörün yeri biopsi almaya uygun olmayabilir.

Bu durumlarda göğüs duvarından iğne ile girip almak gerekli olabilir. Bu da sık olmamakla beraber ameliyat şansı olan birinde tümörün yayılmasına sebep olabilir.

Bu nedenle böyle istinai durumlarda hasta opere olabileceği tespit edilmiş ve tipi hakkında bilgi sahibi değilsek bunu ameliyat sırasında tespit edip (frozen: hızlı patolojik inceleme yaklaşık 30dk da) sonrada ameliyata devam edilmektedir.

Ameliyat sırasında patolojik incelemede iyi huylu gelirse daha küçük bir işlemle sadece kitlenin olduğu yer çıkarılmaktadır. Kötü huylularında da bulunduğu akciğer lobu ve beraber lenf nodları ile tamamen çıkarılması gerekmektedir.

Bütün bu uğraşlardan sonra bilinmesi gereken akciğer kanserli olguların tespit edildiğinde ancak %20 sinin operasyona uygun olduğudur. Diğer kısımda cerrahi şansı olmamaktadır. Bu hastalar hücre tipi tanısı konulduktan sonra onkoloji kliniğine gönderilmektedir.

Akciğer kanserinin tedavisinde diğer yöntemlere göre cerrahinin başarısı çok yüksektir. Bu nedenle hastalar bu yönde çok ciddi incelenmeli ve buna fırsat verilmeye çalışılmalıdır. Cerrahi tedavinin ana unsuru tam rezeksiyondur.

Bunun anlamı tümörün bulunduğu akciğer dokusunun tamamı ile çıkarılması ve bununla beraber o bölgedeki bütün lenf nodlarınında çıkarılması gerekmektedir. Bunun aksinde yapılmış bir ameliyat sınırlı kalacaktır. Bu amaçla hastaya lobektomi veya pnömonektomi işlemleri yapılmaktadır. Her insanda sağda üç lob solda iki lob bulunmaktadır.

Cerrahi karar akciğer tümörünün yerine göre verilecektir. Akciğer ameliyatları artık ülkemizde yaygın olarak hemen her yerde güvenle yapılabilir hale gelmiştir. Toplumumuzda yaygın kanı olarak “ akciğere bıçak değmez” kavramı maalesef güncelliğini korumaktadır.

Günümüzde iyi incelemeler ve gelişmiş anestezi ile cerrahi teknikler sayesinde akciğer ameliyatları da diğer ameliyatlar düzeyinde yapılmaktadır. Gerekli ise akciğer ameliyatı olmaktan korkmamak gereklidir.

Источник: https://www.tahlil.com/blog/akciger-kanseri-ve-akciger-kanserinde-cerrahi-tedavi-akcigere-352

Kanser Ameliyatları – Onkolojik Cerrahi

Akciğer Kanserinin Cerrahi Tedavisinde Kapalı Ameliyatlar

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

28.01.2019

Cerrahi, kanserin bilinen en eski tedavi yöntemidir.

Patoloji, anatomi ve modern cerrahi tekniklerinin bilinmediği eski dönemin cerrahları, tümörü kateterizasyon (dağlama) ya da bıçakla çıkarmayı denemiş fakat bu girişimler çoğunlukla istenen başarıya ulaşamamıştır.

Bilimin ve teknolojinin gösterdiği büyük ilerlemelerle günümüzde erken veya bölgesel olarak ilerlemiş evre kanserlerin ana tedavisi invaziv / radikal cerrahi yöntemlerdir. Ayrıca 4.

evre (metastatik, ilerlemiş) kanserlerin bir kısmında tümör yükünü azaltmak veya tümöre bağlı ani gelişen şikayetleri (ağrı, bağırsak tıkanıklığı, sinir basısı gibi) gidermek için de cerrahiye sıklıkla başvurulmaktadır.

Kanser ameliyatları çoğu zaman, ilgili kanserin cerrahisinde ileri uzmanlığa sahip onkolojik cerrahlar tarafından gerçekleştirilir.

Not: Erken evre solid (organ) kanserlerin ana tedavisi ameliyattır!

Kanserin tedavisinde, invaziv cerrahi klasik yöntemdir ve bu yöntemde deri kesilerek kanserli dokuya ulaşılır. Bununla birlikte minimal invaziv tedavi yöntemlerinin, ki bunların bir kısmı girişimsel radyologlar tarafından yapılır, kanser tedavisindeki rolü giderek artmaktadır. Minimal invaziv işlemlerde büyük kesiler yerine hastaya daha az zarar veren küçük delikler açılır.

Minimal invaziv onkolojik cerrahi örnekleri şunlardır:

• laparoskopik cerrahi (kapalı ameliyat),

• robot cerrahisi (DaVinci vb robotlar ile kapalı ameliyat),

• doğal açıklık cerrahisi (natural orifice surgery, ağız boşluğu, rektum ve vajina yolu ile),

• tek delikten laparoskopi (SILS).

Aşağıdaki minimal invaziv yöntemler ise girişimsel radyoloji uzmanları tarafından uygulanır:

• kriyoablasyon (dondurarak yok etme),

• radyofrekans ablasyon (yakarak yok etme),

• nanoknife (elektroporasyon).

Kanser ameliyatı çeşitleri nelerdir?

Bir kanser hastasının ameliyat için uygun olup olmadığı şunlara bağlıdır:

• Sahip olduğu kanser türü

• Kanserin pozisyonu (anatomik bölgesi) ve evresi

• Hastanın genel sağlık durumu

Her kanser için cerrahi ilk seçenek değildir. Cerrahi lokal (bölgesel) bir tedavidir. Eğer kanseriniz yayılmışsa ya da tümör küçük olduğu halde sistemik karakterde bir kanser türüne sahipseniz (meme kanseri gibi) cerrahi sizin için en iyi tedavi yolu olmayabilir.

Veya hematolojik kanserlerde (lösemi, lenfoma gibi) sistemik tedaviler (kemoterapi gibi) ön plandadır. Bu durumda kemoterapi, hedeflenmiş tedavi, immünoterapi ya da hormon tedavisi gibi vücudunuzun tamamına etki edecek bir tedavi almanız sizin için daha iyi olabilir.

Tümörlerin küçültülmesi ve semptomların/şikayetlerin kontrol edilmesi için radyoterapi de kullanılabilir.

Cerrahi, kanserin ana tedavilerinden biridir ve ihtiyacınız olan tek tedavi yöntemi olabilir.

Kanser ameliyatlarında cerrahınız tümörü, bütünlüğünü bozmadan ve etrafında bir miktar normal doku ile birlikte çıkarır (buna temiz cerrahı sınırlar veya cerrahi sınırlar negatif denir).

Bununla birlikte kansere en yakın lenf nodları da olası sıçramış kanser hücrelerini tespit etmek için çoğunlukla çıkarılmaktadır.

Birçok farklı amaçla uygulanan çeşitli kanser ameliyatı vardır. Bunların başlıcaları;

Tedavi edici (küratif) kanser ameliyatları: Klasik kanser ameliyatlarıdır. Bu ameliyatlarda tümör, çevredeki bir miktar normal doku ile birlikte çıkarılır.

Koruyucu (profilaktik) kanser ameliyatları: Kalıtsal geçişli kanserlerde. Örneğin BRCA mutasyonu taşıyıcıların memelerini ve yumurtalıklarını daha kanser oluşmadan aldırması gibi. En bilinen örneği Angelina Jolie.

Tanısal (diagnostik) kanser ameliyatları: Lenfomalarda batın içi lenf nodu örneklemesi amacıyla

Evreleme amaçlı kanser ameliyatları: Yumurtalık – over kanserinde cerrahi sırasında direk bakı ve karın zarından örnek alınması kanserin evresi hakkında bilgi edinilir.

Tümör hacmini azaltan (debulking) kanser ameliyatları: Bu yöntem en sık yumurtalık (over) kanserinin tedavisi ile birlikte anılmaktadır; bununla birlikte bazı 4. evre meme ve immünojenik özellikteki kanserlerde (örneğin böbrek) kullanılmaktadır.

Geçici çözüm sağlayan (palyatif) kanser ameliyatları: Bağırsak kanserlerinde görülebilen tümöre bağlı obstrüksiyonlarda (bağırsak tıkanıklıklarında)

Destekleyici kanser ameliyatları ve uygulamaları: Venöz port uygulaması.

Kanser tedavileri sırasında (özellikle) çok defa damar yolu açmak yerine, göğüsteki bir ana damara santral venöz damar yolu açma uygulaması. Bu damar yolu aynı zamanda testler için kan almaya da olanak verir.

Ağızdan gıdaları almanın mümkün olmadığı durumlarda geçici veya kalıcı mide tüpü (gastrostomi tüpü – G-tüp) uygulamaları.

Doku bütünlüğünü sağlamaya yönelik (rekonstrüktif) kanser ameliyatları: baş-boyun ve meme kanserlerinde sıklıkla kullanılır.

Minimal invaziv kanser cerrahileri: Laparoskopik cerrahi, robot cerrahisi, doğal açıklık cerrahisi gibi

Kanser ameliyatlarının diğer ameliyatlardan en belirgin farkı tümörün nüks etmemesi için tümöre mümkün olduğunca dokunmadan, delmeden ve özellikle küratif (tedavi edici) kanser ameliyatlarında daima etrafta mutlaka sağlıklı doku kazanılarak tümörlü dokunun lenf bezleri ve etkilediği tüm komşu organlar ile birlikte eksiksiz olarak çıkartılmasıdır. Bu da cerrahın tüm çevre dokulara hakimiyetini ve bir sorun olduğu zaman çalıştığı bölgedeki tüm dokularda gelişen sorunları düzeltebilme yetisi olmalıdır.

Kanser ameliyatlarında deneyimli merkezleri tercih etmek bir fark yaratır mı?

Yapılan birçok bilimsel çalışma ile de göstermiştir ki, hasta volümünün (sayısı) fazla olduğu merkezlerde uygulanan kanser tedavileri daha başarılıdır. Hatta bu merkezlerde tedavi gören hastaların ortalama sağkalım sürelerinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu analizlerle gösterilmiştir.

Hasta kendisini en rahat hissettiği ve bu konuda deneyimi olduğu bilinen cerrahı seçmelidir. Size olumlu yaklaşan, güven veren, sorularınızı açık ve net bir şekilde yanıtlayabilen yani manevi açıdan sizi ameliyata en iyi hazırlayan onkoloji ekibi ile yola çıkmak önemlidir.

*

– Kanserin sebepleri – kısaca – nelerdir?

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/kanser-ameliyatlari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть