Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

içerik

PANKREATİT BELİRTİLERİ NELERDİR?

Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

Pankreatit, pankreasın iltihaplanması sonucu meydana gelen bir iç hastalıktır. İnce, yassı ve belirgin bir şekli olmayan pankreas bezi, karın boşluğunun hemen üst kısmında, midenin arka tarafında kıvrılmış bir şekilde durmaktadır.

Pankreas, üretmiş olduğu özel enzimler sayesinde, sindirime yardımcı olduğu gibi, vücuttaki glikoz işlemlerinin düzenlenmesini sağlan hormonların üretilmesine de yardımcı olmaktadır.

Pankreatit, akut pankreatit olarak oluşmaktadır. Yani, pankreatit aniden belirmektedir ve günlerce sürmektedir. Pankreatit, bunun yanı sıra, kronik olarak da meydana gelebilir. Bu durumda ise pankreatit hastalığının ortaya çıkması yıllar sonra gerçekleşebilir.

Hafif şekilde seyreden pankreatit, herhangi bir tedavi olmaksızın kendiliğinden iyileşmektedir. Fakat, şiddetli şekilde seyreden pankreatit, hayati teh oluşturabilecek komplikasyonların meydana gelmesine sebep olabilir.

Oluşum Nedenleri

Pankreasın üretmiş olduğu sindirim enzimleri aktifleşirken, organın zarar görmesine sebep olursa, bu durumda pankreatit oluşur. Normal sindirim sırasında, inaktif pankreas enzimleri, pankreastan, kanallar boyunca ilerleyerek ince bağırsaklara taşınır. Bu sindirim enzimleri, ince bağırsaklarda aktif hale gelir ve sindirime yardımcı olur.

Fakat pankreatit durumunda ise, bu inaktif sindirim enzimler, hala pankreas içerisinde duruyorken aktifleşir. Yani, pankreas içinde aktifleşmemesi gereken sindirim enzimleri, eğer ince bağırsaklarda değil de, pankreas içinde aktifleşirse, pankreatit meydana gelir.

Pankreas içinde aktifleşen sindirim enzimleri, pankreas dokularını tahrip ederek, iltihaplanma oluşmasına sebep olur.

Pankreatit, zaman içinde tekrarlayarak, pankreası hasara uğratır ve bu durumda kronik pankreatit meydana gelir. Pankreatit nedeniyle pankreas dokularında oluşan yaralar, pankreasın işlev kaybı yaşamasına sebep olabilir. İşlev ve fonksiyonları azalmış olan pankreas ise, sindirim problemlerinin yaşanmasına ve diyabet oluşmasına yol açar.

Öte yandan, akut ya da kronik pankreatit oluşmasına sebep olan bazı faktörler bulunmaktadır. Pankreatit oluşmasına sebep olan bazı faktörler şu şekildedir;

  • Alkol tüketimi,
  • Safra kesesi taşı,
  • Karın boşluğundan ameliyat geçirilmesi,
  • Bazı ilaçların yan etkileri,
  • Sigara kullanmak,
  • Kistik fibroz,
  • Safra kesesi taşı tedavisi sırasında, endoskopik retrograd kolanjio pankreatografi uygulamasının kullanılmış olması,
  • Aile bireylerinde pankreatit vakasının bulunması,
  • Kandaki kalsiyum seviyesinin yüksek olması, bu durum paratiroid bezinin çok fazla çalışmasına sebep olur,
  • Kandaki trigliserid seviyesinin yüksek olması,
  • Enfeksiyonlar,
  • Karın boşluğundan yaralanma yaşanması,
  • Pankreas kanseri.

Pankreatit Belirtileri

Pankreatitin belirtileri çok değişiklik ve çeşitlilik göstermektedir. Hastalığa sebep olan etkenlerin özelliklerine göre farklılıklar gösteren pankreatit belirtileri şu şekildedir;

Aniden gelişen yani akut pankreatit belirti ve semptomları aşağıdaki gibidir;

1.Karın Ağrısı

Akut pankreatit, aniden gelişen bir pankreatit türüdür. Bundan dolayı, karın boşluğunun hemen üst kısmında ağrılar yaşanmasına sebep olan akut pankreatit ağrıları, bazen günlerce devam edebilmektedir.

2.Sırta Yayılan Karın Ağrısı

Şiddetli boyutlara ulaşabilen karın ağrıları, sadece karın boşluğunu etkisi altına almak ile kalmaz. Bu karın ağrıları ani olarak gelişebilir ve bazı durumlarda sırt bölgesine de yayılabilmektedir.

3.Yemeklerden Sonra Ağrı Hissi

Pankreas içinde bulunan sindirim enzimlerini etkisi altına alan ve aniden gelişen akut pankreatit, bu enzimlerin olması gereken yerinde yani ince bağırsakta aktifleşmesi yerine, pankreas içinde aktifleşmesine sebep olmaktadır. Bundan dolayı, yemek yenildikten sonra, karın bölgesinde yaşanan ağrılar, sindirim sorunlarının yaşandığına ve pankreatit hastalığına işaret olabilir.

4.Bulantı

Sindirim süreçlerinin bozulmasına sebep olan pankreatit, sindirim enzimlerinin olumsuz etkilenmesine de sebep olmaktadır. Pankreasın işlevinin bozulması nedeniyle, sindirim sistemi sekteye uğrayabilmektedir. Bu durum ise, hazımsızlık gibi sorunlara yol açarak, bulantı yaşanmasına sebep olabilmektedir.

5.Kusma

Akut pankreatit hastalığında yaşanan kusmanın nedeni, sindirimde yaşanan sorunlar ve bundan kaynaklanan mide bulantılarıdır. Kusma durumu bazı kişilerde çok sık yaşanabilirken, bazı kişilerde ise daha nadir şekilde yaşanabilmektedir.

6.Karın Bölgesinde Hassasiyet

Direkt olarak pankreası etkisi altına alana akut pankreatit, sebep olduğu ağrılar nedeniyle, karın boşluğunda hassasiyet yaşanmasına yol açabilir. Ağrılardan dolayı yorulmuş olan karın kasları, karın bölgesinde, özellikle dokunulduğu zaman hassasiyet yaşanmasına neden olabilmektedir.

Aniden değil de, zaman içerisinde gelişen kronik pankreatit belirtileri aşağıdaki gibidir;

7.Karın Ağrısı

Kronik pankreatit, aniden gelişmek yerine yavaş yavaş ortaya çıkan bir hastalıktır. Bundan dolayı, karın boşluğunun hemen üst kısmında ağrılar yaşanmasına sebep olan kronik pankreatit ağrıları, bazen günlerce devam edebildiği gibi, bazen de yok olup, belli bir süre sonra tekrarlayabilmektedir.

8.Kilo Kaybı

Kilo vermek için hiçbir çaba harcanmamasına rağmen kaybedilen kilolar, başka bir hastalık belirtisi olabileceği gibi, kronik pankreatit hastalığının da bir belirtisi de olabilmektedir.

Çünkü kronik hale gelmiş olan pankreatit, sürekli olarak sindirim problemlerinin ve buna bağlı olarak da, iştahsızlık ve bulantı sorunlarının yaşanmasına sebep olmaktadır.

Böylece kişide, sürekli olarak kilo kaybı yaşanabilmektedir.

9.Yağlı ve Kokulu Dışkı

Sindirim sisteminde problemler yaşanmasına sebep olan kronikleşmiş pankreatit, zamanla dışkıda bazı değişimlerin yaşanmasına yol açabilmektedir.

Normalde, sağlıklı bir insanda ince bağırsaklarda gerçekleşmesi gereken sindirim işlemlerinin, pankreatit nedeniyle pankreasta meydana gelmesi sonucu, besinler tam olarak sindirilemez.

Çünkü, pankreasta üretilen ve karbonhidrat, yağ ile proteinlerin sindirilmesini sağlayan enzimler, ince bağırsaklara ulaşmaz. Böylece sindirime uğrayamamış olan besinler, yağlı ve kokulu bir dışkı haline dönüşebilir.

Bunların dışında ek olarak, eğer karın ağrıları kalıcı bir hale dönüşmüş ise hemen bir doktora ya da hastaneye gitmekte fayda vardır.

Komplikasyonlar

Pankreatit hastalığı, ilerlemesi halinde bazı diğer sağlık sorunlarının yaşanmasına yol açabilmektedir. Pankreatit hastalığının sebep olduğu komplikasyonlar şöyledir;

Psödokist: Akut pankreatit, pankreas içinde bulunan kist benzeri ceplerde, sıvı ve atıkların birikmesine yol açmaktadır. Bu kist benzeri kistler, zamanla daha da genişler ve büyür. Böylece psödokist adı verilen bu yapılar oluşur. Zamanla psödokistler yırtılarak, iç kanama ve enfeksiyonlar oluşmasına yol açabilir.

Enfeksiyon: Akut pankreatit, pankreasın bakteri ve enfeksiyonlara karşı savunmasız kalmasına sebep olmaktadır. Pankreasta meydana gelen enfeksiyonlar ise, ciddi hasarlara yol açar ve ameliyat ile o kısmın alınması yoluyla temizlenir.

Solunum problemleri: Özellikle akut pankreatit, vücudun kimyasal dengesini değiştirerek, akciğerlerin olumsuz etkilenmesine sebep olmaktadır. Bu durum ise, kandaki oksijen miktarının tehli boyutlarda düşmesine yol açarak, solunum sorunlarının gelişmesine sebep olabilmektedir.

Diyabet: Kronik pankreatit, pankreas içinde bulunan ve insülin üreten hücrelerin hasara uğramasına sebep olmaktadır. Bu durum ise, vücudumuzun kan şekerini kullanma şeklini etkileyen bir hastalık olan diyabet gelişmesine yol açmaktadır.

Böbrek yetmezliği: Daha sık olarak akut pankreatit hastalığı, böbrek yetmezliğine yol açabilmektedir.

Beslenme bozukluğu: Hem akut hem de kronik pankreatit, tüketilen besinlerin sindirilmesi için pankreas tarafından üretilen enzimlerin azalmasına sebep olmaktadır. Bu durum ise, beslenme bozukluğu, ishal ve kilo kaybı yaşanmasına yol açabilmektedir.

Pankreas kanseri: Çok uzun süre boyunca pankreas dokularında bulunmuş olan iltihaplanma, pankreas kanseri riskini artırabilmektedir.

Tanı ve Testler

Akut ve kronik pankreatit tanısı ile teşhisinin konulabilmesi için doktorlar bazı yöntemler kullanmaktadır. Doktorların tanı koyabilmek için kullandıkları yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Kan tahlili yardımı ile pankreas enzim seviyelerinin incelenmesi,
  • Gaita (dışkı) testi yardımı ile, kronik pankreatit şiddetinin değerlendirilmesi, sindirim sistemi tarafından, besinlerdeki yağların yeterince absorbe edilip edilmediğinin kontrol edilmesi,
  • Bilgisayarlı tomografi taraması yardımı ile, pankreastaki iltihap oluşumunu belirlenmesi ve safra kesesinin kontrol edilmesi,
  • Ultrason ile karın boşluğunun, pankreasın ve safra kesesinin kontrol edilmesi,
  • Endoskopik ultrason cihazı yardımı ile, pankreas kanallarında ve safra kanallarında tıkanıklık olup olmadığının kontrol edilmesi,
  • Manyetik rezonans görüntüleme yani emar cihazı yardımı ile, safrakesesinde, pankreasta ve safra kanallarında anormallik olup olmadığının kontrol edilmesi.

Tedavi ve İlaçlar

Pankreatit tedavisi genellikle hastanede yatılması suretiyle yapılmaktadır. Buradaki temel amaç, pankreastaki iltihaplanmayı kontrol altına almaktır. Doktorlar bu amaç doğrultusunda, aşağıdaki tedavi yöntemlerini uygularlar;

Perhiz: Hastanede tedavi süreci boyunca hastaya perhiz uygulanmaktadır. Daha sonradan ise, temiz sıvılar ve hafif gıdalar ile perhize devam edilmektedir. Böylece pankreastaki iltihaplanma kontrol altına alınmış olur.

Ağrı kesici ilaçlar: Şiddetli ağrıların yaşanmasına sebep olan pankreatit hastalığında yaşanan ağrılar, ağrı kesici ilaçlar yardımı ile hafifletilebilir.

Damar içi (IV) sıvılar: Vücut, pankreası onarabilmek için, ekstradan sıvı ve enerji harcadığı için, susuz kalabilir. Bu durum karşısında doktor, koldaki damar yoluyla ekstra sıvı takviyesi yapabilir.

Pankreatit hastalığının altında yatan sorunların tedavisi: Bu durumda, pankreatit hastalığının altında yatan sorunlar tespit edildikten sonra ona göre tedaviye başlanır. Buna göre;

Safra kesesi kanallarındaki tıkanıklıkların tedavisi: Bu tedavi yöntemi ile, eğer pankreatite sebep olan bu sorun tedavi edilir.

Safra kesesi ameliyatı: Eğer safra kesesi taşı, pankreatit oluşmasına sebep olmuş ise, doktor safra kesesini ameliyat ile çıkaracaktır.

Pankreas ameliyatı: Eğer hastalık çok ilerlemiş ise, doktor ameliyat ile hastalıklı kısmı temizler.

Alkol tedavisi: Alkolden dolayı pankreatit meydana gelmiş ise, doktor alkol tedavisi uygun görebilir.

Sindirim enzimlerinin desteklenmesi: Böylece sindirim düzenlenmiş olur.

Alternatif Yöntemler

Pankreatit tedavisinde belli başlı bir alternatif yöntem bulunmamaktadır. Fakat bazı alternatif yöntemler, pankreatitten dolayı kaynaklanan ağrıların hafiflemesine yardımcı olabilmektedir. Çünkü ilaçlar bu ağrıları yeterince hafifletmeye yetmemektedir. Ağrıların hafiflemesine yardımcı olabilecek alternatif yöntemler ise;

  • Meditasyon,
  • Rahatlama egzersizleri,
  • Yoga şeklindedir.

Alınacak Önlemler

Pankreatit hastalığından korunmak ya da hastalığı kontrol edebilmek için alınacak olan önlemler şu şekildedir;

  • Alkol tüketimini bırakmak,
  • Yağ oranı düşük olan gıdaları tercih etmek,
  • Sebze, meyve, tam tahıllar ve yağsız proteinler gibi besinleri tercih etmek,
  • Bol miktarda su ve sıvı tüketmek

Источник: https://evdesifa.com/pankreatit-belirtileri-nelerdir/

Baş ağrısı neden kaynaklanır? Ağrı için ne yapmalısınız?

Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

Oysa bazı detaylara dikkat etmeniz, baş ağrılarıyla baş etmenizde büyük fayda sağlar.

Düzenli yaşam, beslenme, uyku, aerobik egzersiz, masaj, yoga, kafein, omega-3, B2 vitamini ve magnezyum baş ağrılarına iyi gelir. Doğum kontrol hapları, kırmızı şarap, eski kaşar, işlenmiş şarküteri ve narenciye ürünleri ise migreni tetikler.

Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Nöroloji Bölümü Prof. Dr. Kamil Kadir Topalkara; dönem dönem herkesin sorunu olabilen baş ağrılarının nedenlerini, tedavi yollarını ve korunma yollarını anlattı:

Baş ağrısı, baş ve boyun bölgesinde bulunan ağrıya duyarlı yapıların değişik nedenlerle irritasyonu sonucu hissedilen ağrıdır. Ağrı; zonklayıcı, baskı şeklinde, sızlayıcı, patlayıcı, sıkıştırıcı, şimşek çakması gibi değişik tiplerde olabilir. Baş ağrısının bu özellikleri bize tanıda yardımcı olur.

Baş ağrıları iki ana gruba ayrılır:

  • Primer baş ağrıları; migren, gerilim baş ağrısı ve küme baş ağrıları…Primer baş ağrılarının nedeni kesin olarak bilinmiyor. Migrenin damarlardaki genişlemeden kaynaklandığı düşünülse de ağrıyı başlatan neden net ortaya konulamıyor.
  • Sekonder baş ağrıları ise enfeksiyon, tümör, kanama, hipertansiyon, dev hücreli arterit, glokom gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan ağrılardır. Sekonder baş ağrılarının ise hepsinde altta yatan bir neden bulunuyor. Kafada bulunan ağrıya duyarlı yapıları etkileyen her türlü neden (enfeksiyon, kanama ya da kitle gibi) sekonder ağrıları başlatabiliyor.

Hayat kalitesine darbe

Primer baş ağrılarında, ağrılar sıklıkla tekrarlar ve kronik olur. Hayati teh yaratmaz ancak iş gücü kaybına ve hayat kalitesinde bozulmaya neden olur. Bu hastalarda genelde ileri tetkiklere gerek yoktur.

Özellikle ileri yaşlarda (45-50 yaş üstü) yeni başlayan baş ağrılarında ise daha çok sekonder baş ağrısı olabileceği düşünülmeli ve bu olgularda görüntüleme yöntemleri ile ileri incelemeler yapılmalı. Ayrıca daha önceden migren gibi primer bir baş ağrısı tanısı olan hastada, ağrının karakterinin değişmesi ile birlikte sekonder bir baş ağrısının tabloya her zaman eklenebileceği unutulmamalı.

Sekonder baş ağrılarında uygun tetkikler ile neden saptanıp tedavi edilmezse, hayati teh veya kalıcı hasar olabilir. Örneğin; beyin zarlarının enfeksiyonu, beyin zarları arasına veya beyin dokusu içine kanama ya da beyin tümörü ölüm veya felç gelişmesine; dev hücreli arterit ise erken dönemde tanı konamazsa tek veya iki taraflı görme kaybı gibi ağır sonuçlara yol açabilir.

Baş ağrısının tipine göre tedavi

Primer baş ağrılarında, ağrı sıklığına göre akut tedavi (ağrıyı geçirmeye yönelik) veya profilaktik tedaviler (ağrı ataklarını seyrekleştirmek ve şiddetini azaltmaya yönelik) uygulanır.

Akut atak tedavisinde; farklı ağrı kesiciler (oral, dil altı, damardan verilen preparatlar) ve maske ile verilen oksijen tedavisi seçenekleri vardır.

Profilaktik tedavilerde, oral preparatlar seçeneğinde, antiepileptikler, antihipertansifler, antidepresanlar kullanılabilir. Kronik migrende ve aşırı ilaç kullanımına bağlı kronik günlük baş ağrısı olan seçilmiş vakalarda ise botulinum toksini uygulanabilir.

Migrene botulinum toksin

Migren tanısı olan hastada; profilaktik diğer tedavileri almasına rağmen, bir ayda 15 günden fazla baş ağrısı oluyorsa, kronik migren olduğu düşünülüp “Botulinum Toksin” tedavisi planlanabilir.

Sekonder baş ağrılarında ise neden saptanıp buna yönelik tedavi yapılmalı.

Enfeksiyon ise uygun antibiyotik, kanama ise buna yönelik tedaviler, tansiyon düşürücü tedaviler, tümör gibi yer kaplayıcı lezyonlarda tümör çıkarılması, kafa içi basınç artışına neden olan durumlarda bu basıncı düşürmeye yönelik tedaviler, bağ dokusu hastalıklarında uzun süreli immün sistem baskılayıcı tedaviler önerilir.

Eski kaşar, salam ve sosis migreni tetikleyebilir

Primer baş ağrılarından migrene karşı korunmak için bazı önlemler alınabilir.

Düzenli yaşam, düzenli beslenme ve uyku, aç kalmama, ağrıyı tetikleyebilecek gıdalardan kaçınma (kırmızı şarap, eski kaşar, işlenmiş şarküteri ürünleri, narenciye ürünleri, monosodyum glutamat içeren yiyecekler gibi), stresten kaçınma bu önlemler arasında yer alır. Ayrıca kadınlarda, doğum kontrol hapları gibi hormon içeren ilaçlar migren baş ağrısını tetikleyebilir.

Yoga ve kahve baş ağrısına iyi gelir

Düzenli yaşam, aerobik egzersizler, masaj, yoga, kafein (kahve) omega-3 yağ asitleri, B2 vitamini, magnezyum (özellikle menstrüel migrende) baş ağrılarına iyi gelir.

‘Baş ağrısı’ ile baş etmenin 10 yolu

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/bas-agrisi-neden-kaynaklanir/

Kronik Ağrı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

Haber güncelleme tarihi 14.02.2019 10:03

Kronik Ağrılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Ağrılar birçok nedene bağlı olarak vücutta meydana gelir. Yapılan araştırmalar sonucunda ağrıların ikiye ayrıldığı gözlemlenmiştir. Bu ağrılar akut ve kronik ağrı olarak ikiye ayrılmıştır. Bugün kronik ağrıyı yakından inceleyeceğiz.

Öncelikle akut ağrı ile ilgili küçük bir bilgi verdikten sonra kronik ağrının nasıl oluştuğuna, nasıl anlaşıldığına ve tedavi yöntemlerine detaylı bir şekilde bakacağız.

 Akut ağrı, insan vücudunda meydana gelecek olan hastalıkların habercisidir. Özellikle doku hasarlarının habercisi olarak vücudun bir alarm sistemidir. Kronik ağrı ise beynin kontrolü dışında kendiliğinden oluşan hastalıktır.

Bu ağrı türünden sinir hücreleri bazen ağrı olmayan bölgelerde beyne ağrı sinyalleri gönderebiliyor.

Kronik Ağrı Nasıl Oluşur?

Kronik ağrı, sinir hücrelerinin çalışmasında birtakım bozulmaların ortaya çıkmasıyla oluşur. Konuyu biraz daha açmak gerekirse, sinir hücrelerinin beyne sürekli olarak ağrı sinyali göndermesiyle oluşan metabolizmadaki değişimlerdir. Bu uyarı sonucunda beyin bir süre sonra artık uyarıya karşı tepki vermez.

Tepki alamayan hücre de kendiliğinden sinyal gönderme merkezi oluşturur. Bu ağrılar karıncalanma veya darbe şeklinde meydana gelen yanıcı, sızı veya tam tersi keskin olabiliyor. Bu nedenle de hastanın ciddi şekilde sinirini bozar ve vücudunun yorgun düşmesine sebebiyet verir.

 Herkes bir şekilde vücudunda ağrı duyabilir. Bu yüzden de her ağrıyı kronik ağrı olarak düşünmek yanlış olur. Kişinin vücudunda süreklilik gösteren ağrı bir süre sonra şeklini değiştirip bağımsız bir şekilde hareket ederse kronik ağrı olarak nitelendirilebilir. Ayrıca bu ağrılar 3 ile 6 ay uzun bir zamana yayılırsa o zaman kronik ağrılar oluşur.

Bu oluşan kronik ağrıların en yaygınları şunlar:

  • Bel ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Romatizmalı ağrılar
  • Nevralji
  • Ur ağrıları
  • Deformasyon ağrıları
  • Fantom ağrısı

Kronik Ağrı Nasıl Teşhis Edilir?

Bir ağrının kronik ağrı olup olmadığını belirlemek çok önemlidir. Kimi zaman yapılacak olan tetkikler normalinden daha uzun sürebilir. Bu kronik ağrıların türünden kaynaklanır. Bu tetkikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ağrının teşhisi için
  • Fiziksel muayene
  • Sinirsel muayene
  • Ortopedik araştırma
  • Beyin tomografisi ve EKG
  • Aidozun teşhisi

Kronik Ağrıların Tedavisi Nasıldır?

Kronik ağrı tedavileri uzun süren tedavilerdir. Bu hastalığın hem fiziksel hem de psikolojik olarak insan vücudunda bıraktığı etkiler göz önüne alınarak tedavi edilir. Tedaviye başlamadan önce tespit edilen kronik ağrı türlerinin kaynağına inmek için şu yöntemlere başvurulur:

  • Tıbbi geçmişiniz incelenir.
  • Tıbbi geçmişinize dayanarak tıbbi testler yapılabilir.
  • Fiziki muayene yapılır.

Bu tetkikler sayesinde ağrının kaynağı tespit edilerek tedaviye başlanır. Uygulanacak olan tedavi ise şu şekilde:   

  • Ağrıları geçirmek için öncelikle ilaç tedavisi yapılır. Bu ilaçlar kişinin ağrı kesmek kadar hastanın ruh halini iyileştirmek için de kullanılır.
  • Rahatlama terapisi uygulanır.
  • Masaj terapisi uygulanır.

Önerilen İçerik;

► Miyofasiyal Ağrı Sendromu Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/kronik-agri-nedir-nasil-tedavi-edilir-15779h.htm

Akut ve kronik pankreatit nedir? Panreatit tedavisi nasıldır? | Sağlık

Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

Pankreatit karın bölgesinde bulunan ve insülin ve glükagon hormonlarını üreten pankreas organında görülen bir inflamasyondur. Bu iki hormon yiyeceklerinizde bulunan şekerin kullanımını kontrol eder. Pankreasınız ayrıca yiyeceklerin parçalanmasına yarayan hormon ve enzimleri de üretir.

Genellikle sindirim sistemi enzimleri pankreasın bir bölümünde bulunur. Ancak bu enzimler pankreasın diğer bölümlerine sızarsa rahatsızlık verebilir, ağrı ve şişmeye neden olabilir. Bu aniden gerçekleşebileceği gibi yıllar içinde de gelişebilir. Zaman içerisinde pankreas zarar görüp yaralanabilir.

Özellikle pankreas duktuslarının (kanallarının) tıkanmasına bağlı olarak; sindirimde rol alan enzimlerinin panreas lümeninde birikmesi ve pankreası sindirici etkileri sonucu pankreasta inflamasyon gerçekleşir. Ayrıca inaktif durumdaki sindirim enzimlerinin pankreas lümeninde aktifleşmesi de bu süreçte rol oynar. Bunların sonucu meydana gelen pankreas dokusundaki inflamasyona pankreatit denir.

Çoğu pankreatit vakası safra kesesi taşı veya alkol bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ayrıca yaralanma, enfeksiyon ve belirli ilaçlar da neden olabilir.

Uzun vadeli veya kronik pankreatit tek bir krizden sonra ortaya çıkabileceği gibi yıllar içinde de gelişebilir. Batı ülkelerinde alkol bağımlılığı kronik vakaların en yaygın sebebidir.

Bazı durumlarda ise hastalığa neyin sebep olduğu belirlenemeyebilir.

Pankreas dokusunun inflamasyonu (kırmızı alanlar)

Pankreatitin Türleri ve Pankreatit Nedenleri

Normal olarak pankreasın yapısı ve pankreatik boru sindirim enzimlerinin pankreasa zarar vermesini önler. Ancak bazen hasar ve pankreatit oluşturan durumlar ortaya çıkabilir.

Çoğu pankreatit atağı pankreatik enzimlerin akışını engelleyen safra kesesi taşı veya fazla miktarda alkol kullanımı nedeniyle ortaya çıkar. Ani (akut) pankreatit tek seferde aşırı alkol alımı veya üst üste farkı zamanlarda aşırı alkol tüketimi nedeniyle ortaya çıkabilir. Akut pankreatitin diğer nedenleri şunlardır:

  • Kabakulak gibi enfeksiyonlar,
  • Bazı antibiyotikler, steroidler ve tansiyon ilaçları,
  • Yaralanmalar,
  • Yüksek trigliserid

Kronik pankreatitin en yaygın nedeni alkol bağımlılığıdır. Diğer nedenler arasında kistik fibrosis veya pankreas blokajı yer alabilir. Kronik pankreatit genler yoluyla aktarılabilir. Sigara kullanımı da hastalık riskini arttırır. Ancak vakaların yaklaşık dörtte birinde sebep kesin olarak bilinmemektedir.

Alkolün pankreasa nasıl bir zarar verdiği tam olarak bilinmemektedir. Ancak alkolün pankreasta enzimlerin birikmesine veya enzimlerin kimyasının değişmesine neden olduğu düşünülmektedir.

Pankreatit semptomları

Akut pankreatitin en temel semptomu karnın üst bölgesinde ani ve şiddetli ağrı oluşmasıdır. Bazen ağrılar hafif olabilir. Oturmak veya düz bir şekilde uzanmak ağrıyı hafifletebilir. Bele vuran kuşak tarzında ağrı pankratit ağrısı için oldukça tipiktir.  Diğer semptomlar şunlardır:

  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Ateş,
  • Hızlı kalp atışı,
  • Terleme,
  • Cildin sararması veya gözlerin beyazlaması
  • Şok

Uzun vadeli (kronik) pankreatit üst karında ağrıya neden olur.

Pankreatit Olduğunda Ne Olur?

Akut Pankreatit

Pankreatit görülen çoğu kişide aslında hafif akut pankreatit görülmektedir. hastalık diğer organları etkilemez ve bu kişiler herhangi bir problem olmaksızın iyileşirler. Çoğunlukla hastalık tedavinin başlamasından birkaç hafta sonra kaybolur. Tedavi hastanede ağrı ilaçları ve intravenöz sıvılarla gerçekleştirilir. İltihap yok olduktan sonra pankreas normale döner.

Bazı durumlarda pankreatik doku kalıcı hasar görebilir ve hatta doku ölümü gerçekleşebilir. Bu komplikasyonlar enfeksiyon ve organ yitimi riskini arttırır.

Şiddetli vakalarda pankreatit ölümcül olabilir.

Kronik Pankreatit

Kronik pankreatit bir veya daha fazla akut pankreatit vakasından sonra ortaya çıkabilir. Kronik pankreatitin en önemli nedeni uzun vadeli alkol bağımlılığıdır.

Kronik pankreatit süreci değişkenlik gösterir. Sürekli ağrı ve çeşitli komplikasyonlar oluşabilir. komplikasyonlar arasında sıvı birikmesi, kan damarının, safra kanalının veya ince bağırsağın takınması yer alabilir.

Pankreatik doku ölümü çok fazla ise kötü beslenme durumu oluşabilir. Bu durum pankreasta yağ ve proteinleri sindirmeye yarayan enzimlerin üretilememesi sonucu ortaya çıkar. Böylelikle yağ dışkıya karışır.

Hasar gören pankreas yeterince insülin üretmezse diyabet ortaya çıkabilir.

Kronik pankreatit pankreas kanseri riskini arttırır. Kronik pankreatit görülen her 100 kişiden 4’ünde bu kanser ortaya çıkar.

Pankreatit Tedavisi

Pankreatit tedavisi pankreatitin akut veya kronik olmasına bağlı olarak değişir.

Akut pankreatitte pankreasın iyileşmesi için hastanede tedavi gerçekleştirilir. İntravenöz sıvılar yardımıyla kaybettiğiniz sıvılar tekrar yerine konulur ve kan basıncı düzenlenir. Ayrıca iltihap geçene kadar ağrı ilaçları kullanılır.

Pankreasın dinlenmesi için birkaç gün boyunca bir şey yenmemesi gerekebilir.

Pankreatitin nedeni safra kesesi taşı ise endoskopik retrograd kolanjiyopankreatogram adı verilen bir prosedür ile taşlar temizlenir. Pankreatit iyileştikten sonra safra kesesinin alınması için ameliyat gerçekleşir. Bu ameliyat gelecekteki pankreatit vakalarını önler.

Kronik pankreatit vakalarında da akut pankreatit tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Pankreatit Nasıl Önlenir?

Safra kesesi taşından kaynaklanan pankreatit tamamen önlenemez. Ancak ideal kiloda kalmak, dengeli beslenmek ve düzenli egzersiz safra kesesi taşlarını önleyecektir. Ayrıca aşırı alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Pankreatite neden olabilecek alkol miktarı kişiden kişiye değişebilir.

Sigarayı bırakmak da pankreatitin önlenmesinde etkilidir. Sağlıklı beslenmek ve sağlıklı yapıya sahip olmak pankreatiti önleme adına en önemli basamakları oluşturur. Pankratiti %100 önlemek tam olarak mümkün olmasada yaşam tarzı ve beslenmeye dikkat etmek bir nebze de olsa yardımcı olacaktır.

Akut ve kronik pankreatit nedir? Panreatit tedavisi nasıldır? was last modified: Şubat 7th, 2015 by Hepsaglik

Источник: https://www.hepsaglik.net/akut-ve-kronik-pankreatit-nedir-panreatit-tedavisi-nasildir/

Farenjit nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

Akut farenjit belirtileri:

  • Boğaz ağrısı
  • Yutkunurken veya konuşurken zorlanma ve ağrı
  • Boyunda veya boğazda şişmiş, iltihaplı lenf bezleri
  • Bademciklerde şişme ve kızarıklık
  • Ses kısıklığı
  • Boğazın arkasında beyaz veya gri lekeler.

Kronik farenjit belirtileri

  • Boğazda rahatsızlık veya ağrı
  • Öksürük
  • Ses kısıklığı
  • Boğazda gıdıklanma ve kaşıntı
  • Boğaza takılmış bir şey hissi
  • Yutkunma güçlüğü
  • Şarkı söyleyen veya fazla konuşan kişilerde daha sık görülen ses yorgunluğu
  • Baş ağrısı
  • Ateş

Aniden yükselen ateş, kusma, karın ağrısı gibi şikayetleri olan bebek bu sebeplerden huzursuzluk yaşar ve sürekli ağlar. Bu durumda doktorunuza başvurduğunuzda doktorunuz muayene ,boğaz testleri ve kültürü sonucu faranjit olduğunu anlayabilir. Beta faranjiti olan bir bebeğin üst damağında minik noktacıklar görülür.

Bademcik iltihabı ve farenjit, nasıl geçer?

Bu muayeneden sonra boğaz testi ve kültürü ile tanı kesinleştirilir. Bu hastalığın kuluçka dönemi genellikle 3-5 gün arasıdır. Bu hastalık kuluçka döneminde bulaştırılır. Kuluçka dönemi bittikten sonra bulaştırma özelliği kalmaz.

Akut faranjit nedenleri:

  • Genellikle grip veya nezle gibi viral enfeksiyonlar sonucu oluşur.
  • Beta mikrobu, herpes mikrobu (uçuk virüsü), zona,  cinsel yolla bulaşan gonore (bel soğukluğu), difteri gibi daha nadir hastalıklar da akut farenjite neden olabilir.

Bu nedenle doktora başvurmadan uygulanan tedaviler hastalıkların bazı bulgularının gizlenmesine ve yanlış tedaviye sebep olabilmektedir.

Kronik faranjit nedenleri:

  • Sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında,  kronik burun tıkanıklığı
  • Aşırı sigara ve alkol tüketimi
  • Kronik sinüzitlerde oluşan geniz akıntısı
  • Aşırı sıcak ve soğuk gıdaların sıkça tüketilmesi
  • Kuru ve kirli hava
  • Kronik diş ve diş eti enfeksiyonları
  • Sıkça yapılan tik şeklindeki boğaz temizleme alışkanlıkları
  • Kalabalık ortamlarda, yoğun klima kullanılan alanlarda çalışmak
  • Kirli havası olan kapalı alanlarda uzun süre çalışmak
  • Sesi yoğun ya da yüksek perdeden kullanmak akut veya kronik farenjite neden olabilir.

Ancak bunlar dışında frengi, verem, cüzzam ve bazı kronik romatizmal hastalıklar da kronik faranjite yol açabilmektedir. Bu sebeple farenjit belirtileri farkedildiğinde doğru teşhis ve tedavi için bir doktora muayene olmak gerekir.

Farenjit tedavisi

Eğer farenjitiniz virüs kaynaklıysa belirtileri azaltmak ve kontrol altına almak için çeşitli evde uygulayabileceğiniz bir kaç tedavi yöntemi vardır:

  • Dehidrasyonu (sıvı kaybını) önlemek için bol miktarda sıvı içmek
  • Ilık et suyuna çorba içmek
  • Ilık tuzlu su ile gargara (8 bardak suya 1 çay kaşığı tuz)
  • Nem aygıtı kullanmak
  • Kendinizi daha iyi hissedene kadar dinlenmek
  • Ağrı ve ateş için, asetaminofen (Tylenol) veya ibuprofen (Advil) gibi reçetesiz ilaçlar kullanmak. Ayrıca boğaz pastilleri boğaz ağrısını ya da kaşıntısını rahatlatabilir.

Farenjitte antibiyotik tedavisi

Antibiyotikler viral farenjitlere karşı etkisizdir, ancak bakteriyel enfeksiyonu olanlar için reçete edilebilirler.

Doktorlar, her zaman etkili olmadıkları ve yan etkilere neden olabildikleri için bakteriyel farenjit için antibiyotik reçete etmek konusunda isteksizdirler.

Antibiyotik yazmadan önce “Centor kriterleri” olarak bilinen bir test kullanmak isteyebilirler. Bu testte şunlara bakılır:

  • Bademcikler üzerinde iltihap
  • Boyunda ağrılı veya hassas bezeler
  • Öksürük olmaması
  • Ateş

Boğaz ağrısı ve öksürüğe iyi gelen şifalı bitkiler ve doğal tedaviler

Faranjite ne iyi gelir?

  • Günlük olarak 3-4 fincan kadar adaçayı içebilirsiniz. Adaçayının antiseptik özellikler göstermesi nedeniyle hızlı bir şekilde iyileşmeyi sağlar.
  • Faranjit hastalığı boğazda kaşınma ve kuruluğa neden olur. Bu nedenle bu hastalar uyumaya çalıştıklarında büyük sıkıntılar çekerler. Özellikle boğaz kuruluğu nedeniyle rahat uyuyamama sorunu oluşur. Hastanın baş ucunda bir bardak ılık su bulundurmak iyi olacaktır. Boğaz kuruluğu nedeniyle gece uyanan hasta ılık su içerek rahatlayabilir.
  • Faranjit hastalığı için diğer önemli bir öneri hastanın bol bol sıvı tüketmesidir. Bu konuda dikkat edilecek konu  tüketilecek sıvının soğuk yada sıcak olmaması, ılık olmasıdır. Bu öneri aslına bakılırsa genel anlamda boğaz hastalıklarına karşı önerilmektedir.

Adaçayının faydaları nelerdir, neye iyi gelir? Ada çayı nasıl demlenir?

Çaya karıştırılan veya kendi başına alınan bal, farenjit kaynaklı boğaz ağrısı tedavisinde sık kullanılan bir doğal ilaçtır. Bir çalışmada, balın gece öksürüklerini iyileştirmede, öksürüğü baskılayan diğer ilaçlara göre daha etkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca bal etkili bir yara iyileştiricisidir. Boğazda oluşan yaraların iyileşmesini hızlandırabilir.

Ilık tuzlu su ile gargara yapmak boğaz ağrısını yatıştırmaya ve balgamı parçalamaya yardımcı olabilir. Ayrıca boğazdaki bakterileri öldürmeye yardım ettiği bilinmektedir. Bir bardak sıcak suya yarım çay kaşığı tuz koyup karıştırın. Her 3 saatte bir bu karışımla gargara yapabilirsiniz.

Papatya çayı

Papatya çayı doğal bir sakinleştiricidir. Genellikle anti-inflamatuar, antioksidan ve kanamayı durdurucu özellikleri için kullanılır.

Yapılan bazı çalışmalar, papatya buharı solumanın, farenjit de dahil olmak üzere soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceğini göstermiştir. Papatya çayı içmekde aynı faydayı sağlayabilir.

Ayrıca, hastalığınızla savaşabilmeniz için bağışıklık sisteminizi güçlendirecektir.

Papatya çayının faydaları nelerdir? Papatyanın iyi geldiği hastalıklar

Karbonat

Tuzlu su gargaraları daha sık kullanılırken, tuzlu su ile karıştırılmış karbonat da farenjit belirtilerini ve boğaz ağrısını rahatlatmaya yardımcı olabilir.

Bu karışımla gargara yapmak, bakterileri öldürüp maya ve mantarların büyümesini engelleyebilir. 1 bardak ılık suya, 1/4 çay kaşığı kabartma tozu ve 1/8 çay kaşığı tuzu koyun ve karıştırın.

Bu karışımla her 3 saatte bir gargara yapın.

Kaygan karaağaç

Bu bitkinin içinde mukus benzeri bir madde bulunur. Bu yüzden bitkiyi su ile karıştırdığınızda, boğazı kaplayan ve rahatlatan kaygan bir jel elde edersiniz. 1 bardak kaynar suya Kabuğu toz haline getirilmiş kaygan karaağaç bitkisinden 1 ya da 2 çay kaşığı koyup karıştırın ve için. Ayrıca kaygan karaağaç pastillerinin de yardımı olabilir.

  • Çok soğuk ya da çok sıcak gıdalar tüketmeyin. Boğazda tahrişe neden olacağından, faranjitin iyileşmesini yavaşlatır.
  • Sıvı tüketimine ağırlık verin. Öğünlerde ılık çorbalara yer verilmelidir.
  • Ekşi, acı ve baharatlı besinler yemeyin.
  • Kahve, çay ve kola gibi asitli içeceklerden uzak durun.
  • Konuşurken yüksek sesle konuşmayın. Mümkün olduğunca düşük ses tonlarında konuşun. Bağırmak faranjit için oldukça zararlıdır..
  • Rahatsızlık boğazda kuruluğa ve kaşıntıya neden olduğundan, özellikle geceleri uykuyu rahat uyuyabilmek için, ılık su için.
  • Sigara içiyorsanız bırakın, içmiyorsanız da sigara içilen ortamlara girmeyin.
  • Kirli, tozlu ve kapalı ortamlarda bulunmayın.
  • Düzenli egzersiz yapın
  • Dengeli ve sağlıklı beslenin.
  • Kuru ortamlardan kaçının ve bulunduğunuz ortamı mümkün olduğu kadar nemli tutmaya çalışın.
  • Bademcik iltihabınız varsa mutlaka tedavi olun.

Menenjit nedir? Belirtileri, nedenleri, tedavisi ve aşısı

Hamilelikte farenjit tedavisi bebeğe zarar verir mi?

Hamilelik dönemi ilaç kullanımı için uygun bir dönem değildir. Bu nedenle hamilelik döneminde mecbur kalınmadığı takdirde ilaç kullanılmamalıdır. Kullanılan ilaçlar mutlaka doktor bilgisi dahilinde ve doktorun önerdiği dozlarda alınmalıdır.

Anne adayının kullandığı ilaçlar plasenta yolu ile direkt bebeğe geçebileceğinden bebeğin gelişimi açısından riskli olabilir.

Özellikle gebeliğin ilk üç ayı bebeğin organ gelişim zamanı olduğu için ilk üç aylık dönemde ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.



Farenjit ve ses kısıklığı

İyi bir ses oluşumu için akciğerlerin, ses tellerinin, ağız ve burun boşluklarının sağlıklı olması ve koordineli çalışabilmesi gerekmektedir. Bu yüzden ses kısıklığı bu belirttiğimiz bölgelerin herhangi birindeki rahatsızlıklara bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Akciğerlerdeki kitleler, kronik akciğer hastalıkları, verem, ses tellerindeki kitleler, ses teli felçleri, ses teli iltihapları, burun tıkanıklığına yol açan kitleler, sinüzit ve nezle gibi iltihaplı durumlar ve faranjitler (yutak iltihabı) ses kısıklığına sebep olabilirler.

Faranjitler akut ve kronik olarak ayrı hastalıklar olduklarından öncelikle hastalığın hangi faranjit grubundan olduğu anlaşılmaya çalışılmalıdır.

Kaynaklar ve Referanslar:1- Pharyngitis – sore throat, 2- Pharyngitis, 3- What is pharyngitis?

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kronik-bogaz-kizarikligi-faranjit-nedir-belirtileri-tedavisi/

Pankreatit Nedir, Neden Olur Belirtileri Teşhisi Bitkisel Tedavisi

Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

Pankreas organının iltihaplanmasına pankreatit denir. Pankreas midenin arkasında bulunan yaklaşık 15-20 cm büyüklüğünde bir organdır. Pankreasın vücudumuzda 2 temel görevi vardır; besinlerin sindirimine yardımcı olmak için ince bağırsağa güçlü sindirim enzimleri salgılar ve İnsülin ile glukagon hormonlarını üretip kan dolaşımına gönderilmesini sağlar.

Pankreas iltihaplanması kansere yol açar mı?

Kronik pankreas iltihabı pankreas kanserine yakalanma riskini artırmaktadır, ancak kesin dönüşür denilemez.

Pankreas iltihabı tedavisi kaç gün sürer, akut ve kronik pankreatit ne kadar sürede iyileşir?

Pankreas iltihabı tedavisi 5-10 gün sürer. 5-10 gün içinde hasta şifaya kavuşur.

Pankreatit yani pankreas iltihaplanması akut pankreatit  ve kronik pankreatit olarak 2 türe ayrılır.

Akut Pankreatit

Akut pankreatit, kısa süre devam eden ani pankreas iltihabıdır. Türkiye’de akut pankreatit sorununun %80’nin nedeni safra kesesinde taş bulunmasıdır. Akut pankreatit ani karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, sırt, bel ağrısı gibi belirtilere neden olur.Akut pankreatit hayatı tehdit eden bir durumdur Akut pankreatit 1-2 hafta içinde ilaç tedavisi ile şifa bulur.

Kronik Pankreatit

Aylarca, yıllarca geçmeyen sık sık tekrarlayan pankreas iltihabına kronik pankreatit adı verilir. Kronik pankreatitin sayısız farklı nedeni vardır. En yaygın neden uzun süreli alkol bağımlılığıdır. Olguların yaklaşık yüzde 70’i alkol tüketimiyle bağlantılıdır.

Pankreatitin Belirtileri Nelerdir?

Akut ve kronik pankreatit genellikle aynı belirtilere neden olur. Ancak kronik pankreatit belirtileri uzun süre devam etmekte ya da tekrarlamaktadır, bu nedenle kalıcı diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri gerektirebilir. Pankreas iltihabı belirtileri pankreas ve diğer sindirim sistemi organlarını da olumsuz etkiler.

  • Şiddetli karın ağrısı (Ağrı sırta, bele pankreasa yakın organlara da vurup buralar da ağrıyabilir)
  • Kusma veya kusmadan mide bulantısı
  • Karına kramp girmesi
  • Karında şişlik
  • Baş ağrısı
  • Kötü kokulu ve yağlı dışkı (steatorrhea)
  • İştahsızlık
  • Karın bölgesinde hassasiyet dokununca ağrı hissetme
  • Hazımsızlık
  • Şişkinlik
  • Yüksek ateş
  • Tansiyon düşüklüğü
  • Hızlı kalp atışı
  • Gaz
  • Hıçkırık
  • Ciltte döküntü
  • Cildin ve gözün akının sararması
  • İshal
  • Nefes darlığı
  • Aşırı halsizlik
  • İstemsiz kilo kaybı

Pankreatit Neden Olur?

Akut pankreatit genellikle safra kesesinde taş bulunmasından ve aşırı alkol tüketiminden kaynaklanır. Diğer nedenler arasında kullanılan ilaçların yan etkileri, otoimmün hastalıklar, enfeksiyonlar, pankreasa darbe alınması, metabolik bozukluklar sayılabilir. Akut pankreatit hastalarının% 15’inde bu durumun neden ortaya çıktığı bilinmemektedir.

Kronik pankreatitin ise%70 nedeni uzun süre alkol kullanmaktır. Diğer nedenler arasında safra taşları, pankreasın kalıtsal bozuklukları, kistik fibrozis hastalığı, trigliserid yüksekliği ve bazı ilaçların yan etkileri yer alır. Olguların yaklaşık% 20-30’unda kronik pankreatitin nedeni bilinmemektedir.

Akut Ve Kronik Pankreatit Nedenleri

Akut ve kronik pankreatit özetle şu nedenlerden kaynaklanır;

  • Safra kesesinde taş bulunması
  • Alkol kullanma alışkanlığı
  • Kistik fibroz (akciğerlerde ve diğer organlarda anormal derecede kalın, yapışkan mukus oluşması ile belirti veren kalıtsal bir hastalık)
  • Kortizon gibi çeşitli ilaçların yan etkisi olarak
  • Östrojenler ve tiazid diüretik gibi bazı ilaç türleri
  • Bazı viral ve bakteriyel enfeksiyonlar
  • Ameliyat: Başka bir cerrahi müdahale sırasında pankreas ya da çevresinin kazara zarar görmesi pankreas iltihabına neden olabilir.
  • Hiperkalsemi (kan dolaşımında yüksek düzeyde kalsiyum bulunması)
  • Hiperlipidemi (kan dolaşımında yüksek düzey yağ bulunması)
  • Karın bölgesine darbe alma, yaralanma
  • Penisilin veya kodein gibi ilaçlara alerji olarak
  • Safra kanallarının görüntüleme çalışmaları gibi tıbbi prosedürlerin komplikasyonu olarak

Pankreas İltihabı Nasıl Teşhis Edilir?

Pankreas iltihabının teşhisinde şu yöntemler kullanılır;

  • Kan testi
  • Gaita (kaka) testi
  • Karın ultrasonu
  • Bilgisayarlı tomografi çekilmesi
  • Safra kesesi, pankreas ve kanallarda anormallikler olup olmadığını görmek için MR gibi testler uygulanır.

Pankreatit Tedavisi Nasıl Yapılır?

Pankreatit tedavisi genellikle hastanede yatılması suretiyle yapılmaktadır. Buradaki temel amaç, pankreastaki iltihaplanmayı kontrol altına almaktır. Hastanede serum, ağrı kesici ve antibiyotik ilaç gibi yöntemlerle hastalık tedavi edilir.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Pankreas İltihabına (Pankreatite) Bitkisel Çözüm

4-5 tane kuru ceviz alın ve kabukları kırarak ceviz içini top halde çıkarın. 1 bardak kaynamakta olan su içerisine cevizleri atın ve 4-5 dakika kadar kaynatın. Kaynama işleminden sonra hemen süzmeyin ve 1 saat bekletin.

1 saat bekledikten sonra süzün ve gün içerisinde hepsini için. Artan cevizleri yemeniz gerekmemektedir.

Uygulayacağınız bu kür sayesinde amilaz enzimi oranı düşer ve pankreas iltihaplanması pankreatit rahatsızlığı ağrıları tamamen bitkisel çözüm kuru ceviz kürü sayesinde ortadan kalkar.

Pankreas İltihabı Hastaları Neler Yiyemez?

Önemli olan pankreas bezinin kapasitesini zorlayacak gıdaları tek seferde ve çok miktarda tüketmemek.

Özellikle pasta, çikolata, krema, kaymak, hamur tatlıları, yağlı börek, çörekler, susam, tahin, helvalar, yağlı yiyecekler, yağda kızartmalar, yağlı etler, yağlı tavuk, yağlı balık, sucuk, salam, sosis, pastırma, sakatatlar (karaciğer, böbrek, beyin v.b.

), hayvani ve katı yağlar, yumurta ve yumurtalı her türlü yiyecek, alkollü içkiler, kuru yemişler, baharatlı yiyecekler, kepekli ekmek, kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut v.b) gibi gıdalardan sakınmak uygun olur.

Источник: https://selmasultan.com/pankreas-iltihabi-akut-kronik-pankreatit-nedir-nasil-kurur-gecer

Ağrı Türleri Ve Sınıflandırmaları

Akut ve Kronik Ağrılar Neden Kaynaklanır?

Kimsenin ağrıdan hoşlanmadığı açıktır. Yine de ağrının, vücudun en önemli iletişim aracı olduğunu unutmamak gerekir. Örneğin, elinizi sıcak bir ocağın üzerine koyup da bir şey hissetmezseniz, neler olabileceğini bir düşünün. Ağrı, vücudunuzun size bir yerlerde bir şeylerin ters gittiğini ve orayla ilgilenilmesi gerektiğini anlatmasının bir aracıdır.

Ne var ki ağrı, ister arı sokmasından ister vücuttaki bir kırık veya hastalıktan kaynaklansın, kişiye hoş olmayan duygular yaşatır. Birçok farklı nedenden kaynaklanan ağrıya verilen tepki de, kişiden kişiye farklılık gösterir. Birinin fazla önemsemeyip geçiştirdiği bir ağrı, diğeri için dayanılmaz şiddette olabilir.

Ağrıyı duyumsama, kişiden kişiye bu denli değişiklik gösterse de, ağrı türlerini sınıflandırmak mümkündür. Aşağıda, ağrı türleri ve bir ağrıyı diğerinden farklı kılan özellikler sıralanmıştır:

Akut Ve Kronik Ağrı

Ağrıyı sınıflandırmanın çeşitli yolları vardır. Bunlardan biri de akut ve kronik ağrıyı birbirinden ayırt etmektir. Akut ağrı, birdenbire ortaya çıkar ve kısa sürelidir. Genellikle kemik, kas veya organlar gibi dokuların hasar görmesiyle oluşur. Başlangıç aşamasında, kaygı ve duygusal huzursuzluk ağrıya eşlik eder.

Kronik ağrysa, akut ağrıya göre daha uzun sürelidir ve ilaç tedavisine pek yanıt vermez. Genellikle osteoartrit (kireçlenme) gibi hastalıklarla bağlantılıdır. Fibromiyalji gibi bazı hastalıklardaysa, hastalığı belirleyen temel özelliklerden biridir. Kronik ağrı bir doku hasarından da kaynaklanabilir, ama çoğunlukla sinirlerdeki tahribatla ilişkilendirilir.

Akut ve kronik ağrının her ikisi de kişiyi güçten düşürür, kişinin ruh halinden etkilenir ve de kişinin ruh halini olumsuz etkiler. Ama kronik ağrının yapısı, yani sürekli olması ve bazı vakalarda hiç dinmemesi ağrıyı yaşayan kişiyi, depresyon ve kaygı gibi, ağrının psikolojik sonuçlarına daha eğilimli yapar. Yanı sıra, bu psikolojik huzursuzluk da ağrıyı artırabilir.

Ağrı kesicilerle tedavi edilen kronik ağrı hastalarının yüzde 70’i, kaçak ağrı diye bilinen ataklar yaşar. Kaçak ağrı, düzenli olarak ağrı kesici kullanılmasına rağmen, ağrının aralıklarla şiddetlendiği durumlardır. Bazen anlık veya yatakta bir taraftan diğerine dönmek gibi önemsiz bir durumla tetiklenebilir. Bazen de, ağrı kesicinin etkisini erken yitirdiği durumlarda ortaya çıkar.

Ağrının Diğer Sebeplerle Sınıflandırılması

Ağrı, çoğunlukla kaynaklandığı hasara göre sınıflandırılır. Doku hasarıyla oluşan nosiseptif ağrıyla sinir hasarıyla oluşan nöropatik ağrı, iki temel ağrı kategorisidir. Üçüncü kategorideyse psikojenik ağrı yer alır.

Psikojenik ağrıda ya ağrının fiziki bir nedeni olmaz ya da var olan fiziksel nedenle ağrının şiddeti örtüşmez. Ağrı korku, depresyon, stres veya kaygı gibi sebeplerle daha da şiddetlenebilir ya da uzayabilir.

Bazı durumlardaysa doğrudan psikolojik bir rahatsızlıktan kaynaklanabilir.

Ağrı, vücutta etkilenen doku veya bölgeye göre de sınıflandırılır. Örneğin, kas, eklem, boyun veya sırt ağrısı, bu kategoride yer alan ağrılardır.

Bazı ağrı türlerinden sendrom olarak söz edilir. Örneğin miyofasiyal ağrı sendromu, kaslardaki tetik noktalarda aşırı hassasiyetle kendini gösteren ağrıdır. Fibromiyaljiyse bir diğer örnektir.

Doku Hasarından Oluşan Ağrılar

Ağrıların çoğu, dokulardaki hasar sonucu oluşur. Dokuların bir yaralanmaya maruz kalması, ağrıya yol açar. Hasar kemik, yumuşak doku ya da organlarda meydana gelebilir. Kanser gibi ağır bir hastalık ya da kesik, kırık gibi fiziksel bir yaralanma da doku hasarına neden olabilir.

mr sonucu gönderip ne tür rahatsızlığım olduğunu söylrmisiniz?… devamı

Böyle durumlarda ağrı, sızlama, bıçak gibi keskin bir acı veya zonklama hissedebilirsiniz. Ağrı, gelip gidebilir veya sürekli hissedilebilir. Hareket ettiğinizde veya kahkaha attığınızda şiddetlenebilir. Bazen ağrı, derin nefes alma sırasında da artabilir.

Doku hasarından kaynaklanan ağrı akut olabilir. Örneğin, ayak bileği burkulmaları veya ayak başparmağı incinmesi gibi sporla ilgili yaralanmalar, genellikle yumuşak dokunun zarar görmesi sonucu oluşur.

Bu tür ağrılar, artrit veya baş ağrılarında olduğu gibi, bazen kronik de olabilir. Kanserde kullanılan radyasyon tedavisi gibi bazı tıbbi tedaviler de doku hasarına yol açarak ağrıya kaynaklık edebilir.

Sinir Hasarından Oluşan Ağrılar

Sinirler, ağrı sinyalleri de dahil olmak üzere, birçok sinyali vücuttan beyne ve oradan da tekrar vücuda ileten elektrik kabloları gibi iş görür.

Sinirlerde oluşan bir tahribat, bu sinyallerin ulaştırılmasında aksamalar yaratarak, beyne anormal ağrı sinyallerinin gitmesine neden olabilir.

Sözgelimi, vücudunuzun bir bölgesi hiçbir biçimde ısıya maruz kalmadığı halde, o bölgede yanma hissedebilirsiniz.

Sinirler, diyabet gibi hastalıklardan, dıştan gelen bir darbe yüzünden, bazı kemoterapi ilaçlarının kullanımından dolayı hasar görebilir. Felç ve AIDS de sinir hasarına yol açan hastalıklar arasındadır.

Sinir hasarının yol açtığı ağrı, omurilik ve beyni de içine alan merkezi sinir sistemindeki bir tahribattan da kaynaklanabilir.

Vücudun geri kalan kısmından merkezi sinir sistemine sinyal gönderen çevresel sinir sistemindeki sinirlerin tahrip olması da, bu tür bir ağrının nedenleri arasındadır.

Nöropatik ağrı da denilen sinir hasarı ağrıları, genellikle yanma veya batma hissiyle tanımlanır.

Bazı hastalar bu tür ağrılarını elektrik şokuna benzetirken, bazıları da iğnelenme hissi veya bıçak gibi keskin bir acı duyduklarını söyler.

Sinir hasarından mustarip kimi hastaların ağrısı, ısı değişikliği ve dokunmaya karşı aşırı hassasiyet gösterir. Çarşafın cilde temas etmesi gibi sadece küçük bir dokunuş bile ağrıyı tetikleyebilir.

Nöropatik ağrı vakalarının çoğu kroniktir. Sinir hasarının yol açtığı ağrı türleri şunlardır:

Merkezi ağrı sendromu: Bu sendrom, merkezi sinir sisteminde oluşan hasarlardan kaynaklanan kronik bir ağrıdır. Bu hasarlara felç, çoklu skleroz, tümör ve buna benzer hastalıklar neden olur.

Genellikle dinmeyen, şiddetlenen bir seyir izleyen bu ağrılar, ya vücudun büyük bir kısmında ya da el ve ayaklar gibi belirli bölgelerinde hissedilir.

Ağrının şiddeti hareket, dokunuş, duygu ve ısı değişimleriyle artabilir.

Kompleks bölgesel ağrı sendromu: Bu, ciddi bir yaralanma sonrası ortaya çıkan kronik bir ağrı sendromudur. Hastalar ağrıyı, dinmeyen yanma hissi şeklinde tarif ederler. Ağrıyan bölgede aşırı derecede terleme, cilt renginde değişme ve ödem gibi anormal bazı farklılıklar göze çarpabilir.

Diyabetik çevresel nöropati ağrısı: Bu ağrı, şeker hastalığından dolayı ayak, bacak, el ve kollarda meydana gelen sinir hasarından kaynaklanır. Diyabetik nöropatisi olan kişiler, ağrıyı yanma, bıçak saplanması ve karıncalanma gibi farklı şekillerde tarif ederler.

Zona ve postherpetik nevralji: Zona, suçiçeği virüsünün yol açtığı bölgesel bir enfeksiyondur. Deri döküntüsü ve buna bağlı olarak gelişen bitkin düşürücü bir ağrı biçiminde görülür. Vücudun bir yüzünde sinir yolu boyunca gelişir ve o bölgeyi sanki bir kuşak gibi sarar. Postherpetik nevralji, zona ağrısının bir aydan fazla sürdüğü bir komplikasyondur.

Trigeminal nevralji: Bu hastalık, yüzdeki bir sinirin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ağrıya neden olur. Hastalar ağrıyı şiddetli ve sanki şimşek çakması gibi diye tarif ederler. Ağrı dudaklar, kafa derisi, alın, gözler, burun, dişetleri ve yüzün bir tarafındaki yanakta hissedilebilir ve ufak bir hareket ya da tetik noktasına temas edilmesi sonucunda başlayabilir.

Источник: https://www.hemensaglik.com/makale/agri-turleri-ve-siniflandirmalari

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.