Alerji ve Astım Nasıl Tedavi Edilir?

Alerjik Astım Belirtileri Nasıl Ortaya Çıkar ve Evreleri Nasıl Gelişir?

Alerji ve Astım Nasıl Tedavi Edilir?

Alerjik sorunlar astımı tetikleyen özelliklere sahiptir. Bundan dolayı olarak birçok belirti ile kendini belli eder ve sorunların yaşanmasına neden olur. Bu sorunlar ortaya çıktığı zaman kısa sürede uzman hekime başvurmak gerekmektedir.

Alerjik Astım ve Belirtileri

Alerji insanların bağışıklık sistemiyle ilgilidir. Bağışıklık sisteminin işi kişiyi bakteri ve virüs tarzında mikroplardan korumaktır. Bir kişide alerji varsa, bağışıklık sistemi vücudun karşılaştığı kedi tüyü veya toz akarları gibi zararsız bir maddeye karşı savunmaya geçecektir.

Herhangi bir alerji tetiğine rastladığı zaman, vücut IgE antikorları olan molekülleri üretmeye başlar. Bunlar şişme, burun akıntısı ve hapşırıklığa neden olabilecek bir dizi reaksiyonu tetikler. Alerjik astım sorunu olan kişilerde hava yollarında bulunan kaslar sıkışmaya başlar. Hava yolları  iltihaplanır ve mukus ile sızar.

Alerjiler ve astım, öksürük ve hava yolu tıkanıklığı tarzında  alerjik astım solunum semptomlarına neden olabilir. Bunun yanı sıra alerjik astım belirtileri;

  • Sulu ve kaşıntılı göz
  • Hapşırma
  • Burun akıntısı
  • Cırtlak boğaz
  • Kızarıklıklar
  • Kurdeşenler
  • Göğüs bölgesinde sıkışma
  • Hırıltılı
  • Nefes
  • Gece ya da sabah öksürme

Alerjiye bağlı astım

Alerji sorunu astımı kötüleştirebilir ya da tetikleyebilir. Bazı koşullar astım ile çok yakından ilişkilidir. Alerjileri tetikleyen maddelerin çoğunluğu aynı zamanda astımı olan kişilerde de etki yaratabilir. Polen, toz akarları ve hayvan tüyleri yaygın alerjenlere örnek olarak verilebilir.

 Alerjisi olan kişiler alerjen maddeler ile temasa girdiği zaman bağışıklık sistemi alerjen maddelere bakteri ya da virüsün yaptığı şekilde saldırır. Bu genelde sulanan gözlere, burun akıntısına ve öksürüğe neden olacaktır. Ayriyeten astım semptomlarında alevlenmeye de neden olabilir.

 Bundan dolayı astım hastası olan kişilerde polen sayısını yakından izlenmeli, kuru ve rüzgârlı günlerde dışarıda harcanan süreyi sınırlanmalı ve astım tepkisine neden olabilecek diğer alerjenlerden haberdar etmeleri faydalı olur. Aile öyküsü kişilerin alerji veya astım geliştirme şansını etkilemektedir.

 Bir ya da iki ebeveyn alerjisi mevcutsa çocuklarının alerjiye sahip olması muhtemeldir. Saman nezlesi tarzında alerjenlere sahip olmak astım geliştirme riskinizi arttıracaktır.

Evreleri

Astımın ilk evresi “kesikli” olarak adlandırılır Çünkü hırıltılı yapılan solunum tarzında belirtiler gelir ve gider.

 Bu aşamada haftada en fazla 2 kez meydana gelen semptomlar ile gece uyanışı ayda 2 defadan fazla olmaması ile tanımlanmaktadır. Normal aktiviteye ve normal akciğer fonksiyonuna müdahale bulunmaz.

Önerilen başlangıç ​​tedavisi, gerektiği zaman albuterol tarzında kısa etkili bir inhaler ile yapılır.

Astımın 2. evresine “hafif persistent” adı verilir. Haftada 2 günden daha çok ortaya çıkan, ancak günlük olarak değil, her ay üç ila dört gece uykusunun ortaya çıktığı belirtilerle karakterize bir sorundur.

  Normal aktivitede küçük bir kısıtlama olabilir.

 Tedavide ilk aşamada olduğu gibi kısa etkili beta agonist kurtarma solunum cihazı da bulunur ve akciğerlerde aşırı aktif immün yanıtı bastırmak için genellikle inhale steroidler gibi uzun etkili ilaçlar eklenir.

Astımın 3. evresine “ılımlı ısrarcı” adı verilir. Bu aşamada, astımın her gün semptomları  gece gündüz uyanışları haftada birden daha çok meydana gelir. Kısa süreli kurtarma ilacının günlük ihtiyaçları normal aktivitede bazı sınırlama ve akciğer fonksiyonlarında azalma olur. 

Astımın 3. evresine “ağır persistan astım” adı verilir. Semptomlar gün boyu gerçekleşir ve gece uykusunda her daim meydana gelebilir. Astım atakları ciddi düzeyde aktiviteleri sınırlar. Kısa süreli etkili bir kurtarma ilacı günde birkaç kez kullanılabilir.

 Akciğer fonksiyonları belirgin düzeyde azalabilir. Tedavide yüksek doz steroidler ve uzun etkili bir beta agonist ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar semptomları kontrol altına almazsa oral steroidler eklenir.

 Alternatif şekilde kullanılan ilaçlar her aşamada mevcuttur.

Yardımcı Tedaviler

Tedavi sürecinde astım ya da alerjen hedef alınır. Bazı uygulamalar özellikle alerjik astıma bağlı semptomları tedavi etmek adına uygulanır.

  • Singulair; önceli olarak astım için reçete edilen, hem alerji hem de astım semptomlarına yardımcı olabilen bir ilaçtır. İlaç günlük olarak alınır ve vücudun bağışıklık tepkisini kontrol etmeye yardımcı olur.
  • Alerji atakları vücuda alerjen az düzeyde girdiğinde bile sorun yaşanır. Bu bağışıklık sisteminin toleransı arttırmasına olanak tanır. Bu yaklaşıma immünoterapi adı verilir. Genelde birkaç yıl boyunca düzenli enjeksiyon kullanılması gerekebilir. Bu enjeksiyon tedavisinde kaç yıl kullanılacağı konusunda bir belirleme yoktur ama çoğu insan en az üç yıl enjeksiyona tabi tutulur.
  • Anti-immünoglobülin E (IgE) immünoterapisi, başta alerjik reaksiyona neden olan kimyasal sinyaller hedef alır. Genelde standart terapinin çalışmadığı orta ila ağır persistan astımı olan insanlar için önerilir. Anti-IgE tedavisine bir örnek, omalizumab (Xolair) ‘dir.

Tedavi sürecinde hastaların mutlaka uzman hekimin söyledikleri dışına çıkmaması gerekir. Bu sayede sağlıklı şekilde yaşama devam etmek mümkün hale gelir. Aksi takdirde sorunlar yaşanmaya başlanır.

Kaynaklar

(1 oy, ortalama: 1,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/alerjik-astim-belirtileri.html

Alerjik Astım Tedavisi Nasıl Yapılır ve Çözüm Yöntemleri Nelerdir?

Alerji ve Astım Nasıl Tedavi Edilir?

Alerjik birtakım etkenlerin tetiklemesiyle ortaya çıkan astım türüne alerjik astım denir. Bazı ilaç tedavileri yoluyla alerjik astım tedavisi ve alerjik olmayan astım tedavisi kısmi olarak gerçekleştirilebilmektedir.

Alerjik Astım Tedavisinde Neler Yapılır?

Alerjik astım sahibi olduğunu öğrenen kişilerin kafasında hemen bir soru oluşur, alerjik astımdan nasıl kurtulurum? Alerjik astımda kişide alerjiyi oluşturan alerjen maddeye karşı duyarlılık oluşmaktadır. Alerjen madde solunum yollarına bir kez dahi girmiş olsa vücut bu alerjen maddeye karşı bir tepki oluşturur.

Bu tepki sonucu boğaz kasları kasılır ve alerjik maddeyle temas olan bölgede mukus salgısı üretilir. Bu durum kişide balgam ve öksürük olarak baş gösterir.

İster alerjik astım olun isterseniz de alerjik olmayan astım; öksürük, hırıltılı solunum, nefes darlığı, göğüs sıkışması gibi problemlerle karşılaşırsınız. Alerjik astıma karşı yapılacak en önemli şey, alerjen etmenleri çevremizden uzak tutmak olacaktır.

Bu nedenle bir an önce alerji testi yaptırmanız bu önlemleri almanız konusunda yardımcı olacaktır.

Doğru olmayan yöntemlerle tedaviden kaçınılmalı ve bu konuda dikkatli olunmalıdır. Alerjik astım tedavisinde kullanılan ilaçlarbirbirleri üzerinde ya da alerjiye vücudun verdiği tepkiler üzerinde ters etki yapabilirler.

Alerjik Astım Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılır?

Alerjik astım nasıl tedavi edilir?Sorusuna cevap vermeden önce astım ilaçlarından genel olarak bahsetmek gerekir. Astım ilaçları iki grupta incelenir. Birinci grupta hastalığın etkilerinin kişi üzerindeki tepkilerini azaltmaya yarayan rahatlatıcılar yer alırken ikinci grupta iyileştiriciler yer alır, (ki bunlara kontrol ediciler de denilir).

Doğru olmayan yöntemlerle tedaviden kaçınılmalı ve bu konuda dikkatli olunmalıdır. Alerjik astım tedavisinde kullanılan ilaçlarbirbirleri üzerinde ya da alerjiye vücudun verdiği tepkiler üzerinde ters etki yapabilirler.

Alerjik astım tedavisi var mı?Sorusu kafaları kurcalamaktadır. Alerjik astımın tam bir tedavisi olmamakla birlikte kişinin tepki verdiği alerjen maddelerin belirlenmesi ve bunlardan uzak durması yoluyla kişideki rahatsız edici durumun ortadan kalkması büyük ölçüde sağlanmaktadır.

Astımda Doğal Tedavi Yöntemleri

Bazı doktorlar astım tedavisinde doğal yöntemleri de kullanılmaktadır. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu astım tedavisi için keçiboynuzu kürü öneriyor. Keçiboynuzu kürünün özellikle nefes darlığına karşı oldukça etkili olduğunu ifade eden İbrahim Saraçoğlu, bu kürün alerjik nefes darlığında oldukça güzel sonuçlar verdiğini ifade etmektedir.

Kürün yetişkinler tarafından sabah kahvaltısında ve akşam yemeğinden önce birer çay bardağı tüketilmesi gerektiğini ifade eden Saraçoğlu, çocuk yaştaki hastaların yalnızca bu kürü sabah uygulamasının yeterli olacağını belirtmiştir. Kürün yapılışı ise şöyle: 6-7 keçiboynuzu soğuk su ile durulayıp küçük tanelere ayrılır.

Daha sonra bu taneler yarım litre kaynamış suya atılarak 8-9 dk kaynatılır ve soğumasının ardından süzülerek cam şişeye konur. Saraçoğlu bu kürün 3 günü aşmayacak şekilde dolapta muhafaza edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Ayrıca seçim yaparken koyu renkli olmayankeçiboynuzundan uzak durulması gerektiğini ifade etmiştir.

Doğal yöntemleri tedavi konusunda başarılı bulan bir başka isim olan Prof. Dr.

 Ahmet Maranki ise astım ve nefes darlığı problemi yaşayanların günümüzde çok olduğunu ifade ederken bu hastalıkların şifalı bitkilerle tedavi edilebileceğini ekler. Prof. Dr.

 Ahmet Marankiörnek olarak şu bitkisel formülü önermektedir:1 bardak kaynamış suya yaklaşık 10 gr ısırgan otukonulur, Bu karışım on dakika demlendikten sonra ısırgan otu süzülür ve karışım içilir.

Ahmet Maranki’nin önerdiği bir başka tedavi yöntemi ise şöyle: ‘’5-6 adet zencefil, 5-6 adet tarçın, ısırgan otu, ayva yaprağı ve karabiber 1,5 litre suda kaynamaya bırakılır.

Daha sonra bu kür 30 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra cam kavanozda muhafaza edilir. Günde iki üç bardak içilmesi uygundur.

‘’ ifadelerini kullanan Ahmet Maranki, nefes alıp verirken oluşan hışırtıların ve hırıltıların da bu doğal kür uygulamasıyla ortadan kalkacağını ifade etmiştir.

Astım Krizi Nasıl Gerçekleşir? Astımda Aşı Tedavisi Mümkün müdür?

Alerjik astım krizi nasıl olur? Sorusunu cevaplamamız gerekirse: Alerjik astım krizi, alerjik olmayan astım krizi gibi gerçekleşmektedir. Alerjik astım aşı tedavisi ile aşılabilecek bir problem mi? sorusuna cevap vermemiz gerekirse alerjik astımda dil altı aşı kendi başına kullanıldığında hem pahalı bir tedavi yöntemi olacaktır hem de uzun zaman süre devam eder.

Özellikle dil altı aşı ile ilgili en önemli durum, dil altı aşıuygulamasından her bireyin aynı oranda yarar sağlayamamasıdır.

Bunun yanı sıradilaltıaşı kullanımı sonucu kişide ortaya çıkan yan etkiler de her bireyde farklılık göstermektedir.

Aşı ile ilgili bir diğer önemli konu ise yapılan araştırmalar sonucu dil altı aşı uygulanan kişilerin yalnızca %10’unda kesin tedavi gözlenmiş olmasıdır.

Bu nedenle dil altı aşı uygulaması yaptıracak kişilerin durumu tüm yönleriyle irdeleyip dil altı aşıyaptırmaya karar vermesi gerekmektedir. Alerjik astım tedavisi nasıl olur? Sorusuna verilebilecek birçok alternatif cevap vardır.

Kişi kendisi için en uygun olan tedavi şekline uzman hekim kontrolünde karar vermeli ve bu yönde hareket etmelidir. Doğru olmayan tedavi yöntemleri kişide çeşitli sıkıntılara yol açabilmektedir.

Bu nedenle Alerjik astım tedavisikonusunda oldukça hassas davranılması gerekmektedir.

Loading…

Источник: https://alerjisebebi.com/alerjik-astim-tedavisi

Alerji Tedavisi, Nasıl Geçer?

Alerji ve Astım Nasıl Tedavi Edilir?

Alerji, vücudun bağışıklık sisteminin, genellikle zararsız olan yabancı maddelere karşı göstermiş olduğu bir tepkidir. Bu yabancı maddelere ise alerjen adı verilmektedir. Alerjenler çok çeşitlidir ve gıda, polen ya da hayvan tüyü şeklinde olabilmektedirler. Bu gibi alerjenler, bağışıklık sisteminin tepki göstermesine neden olmaktadırlar.

Bağışıklık sisteminin görevi, vücudun sağlığını korumak, enfeksiyonlar ile ya da diğer zararlı patojenler ile mücadele etmektir. Vücut, karşılaştığı tehden korkar ve bu tehye saldırarak kendisini korumaya çalışır. Alerjene bağlı olarak vücudun tepkisi hapşırma ya da diğer belirtilerdir.

Bağışıklık sistemi normalde, çevresel koşullara alışkındır. Örneğin, vücut normalde hayvan tüyü gibi bir madde ile karşılaştığında, onun zararsız olduğunu anlar ve saldırıya geçmez. Fakat alerjisi olan kişilerde bu durum böyle gelişmez. Buna göre bu kişilerin vücudu, zararlı işgalciler ile zararsız olan maddeleri birbirine karıştırır.

Alerjiler çok yaygındır ve birkaç farklı şekilde tedavi yöntemi bulunmaktadır. Tedavi belirlenirken alerji belirti ve semptomları da dikkate alınmaktadır.

Oluşum Nedenleri ve Alerjen Türleri

Alerjiler, normalde zararsız yabancı maddelerin vücuda girmesi sonucu bağışıklık sisteminin bu istilacıya karşı verdiği yanıt olarak ortaya çıkmaktadır. Fakat, araştırmacılar bağışıklık sisteminin neden bu şekilde tepki verdiğini tam olarak açıklayabilmiş değil.

Alerjiler genetik bileşenlere sahip olabilirler yani anne-babadan çocuklara aktarılabilir. Ancak, sadece alerjik reaksiyonlara karşı genel duyarlılık genetiktir. Belirli alerjiler nesilden nesile geçmemektedir. Yani, annede kabuklu deniz ürünlerine karşı bir alerji durumunun olması, bu alerjinin çocukta da mutlaka olacağı anlamına gelmez.

Amerikan Alerji, Astım ve İmmünoloji Enstitüsü’ne göre, en yaygın olarak gözlenen alerjen türleri aşağıdaki gibidir;

  1. Havyansal kaynaklı alerjenler: Hayvan tüyleri, toz akarı ve hamamböcekleri.
  2. İlaç kaynaklı alerjenler: Penisilin ve sülfa ilaçlar.
  3. Gıda kaynaklı alerjenler: En yaygın gıda alerjenleri, buğday, süt, kabuklu deniz ürünleri ve yumurtadır.
  4. Böcek ısırması kaynaklı alerjenler: Arılar, eşekarısı ve sivrisinekler.
  5. Küf kaynaklı alerjenler: Küflerden uçuşan sporlar.
  6. Bitki kaynaklı alerjenler: Çimlerden, otlardan ve ağaçlardan gelen polenler. Ayrıca, zehirli sarmaşık ya da meşe ağacı gibi bitkilerin reçineleri.
  7. Diğer alerjenler: Bakır gibi bazı metaller ve lateks (kauçuk ham maddesi).

Ayrıca saman nezlesi gibi mevsimsel alerjiler, yaygın olarak görülen diğer alerjilerdendir. Bu gibi alerjenler bitkiler tarafından polenlerin uçuşması nedeniyle oluşmaktadır ve belirtileri şu şekildedir;

  • Gözlerde kaşınma,
  • Gözlerde sulanma,
  • Burun akıntısı,
  • Öksürük.

Doktora Gidilmesi Gereken Durumlar

Alerji belirtileri birçok sayıda komplikasyona sebep olabilmektedir. Gıda alerjileri şişmeyi tetikler, kurdeşen ve kaşıntılara sebep olur, bulantı, yorgunluk ve daha fazlasına neden olmaktadır.

Gıda alerjilerinin etkisi kısa süre içinde kendini gösterebilmektedir. Bundan dolayı yemek yedikten sonra ciddi reaksiyonlar yaşanıyorsa, derhal bir doktora gitmek en doğrusu olacaktır.

Doktorlar, bu alerjik reaksiyonun tam nedenini bulabilmek için bir uzmana yönlendirmektedirler.

Saman nezlesi belirtileri, soğuk algınlığına benzemektedir. Saman nezlesinin belirtileri; tıkanıklık, burun akıntısı ve gözlerde şişkinlik şeklindedir. Çoğu zaman bu belirtileri evde, ilaç kullanmaksızın kontrol altına alabilmek mümkündür. Fakat eğer belirtiler kontrol altına alınmayacak şekilde gerçekleşir ise, derhal bir doktora görünmek gerekecektir.

Anafilaksi (aşırı duyarlılık): Şiddetli alerji, anafilaksi yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu durum hayati teh oluşturan acil bir durumdur ve nefes almada güçlük, baş dönmesi ve bilinç kaybı gibi sorunlar yaşanmasına sebep olabilmektedir. Eğer siz de, bir alerjen ile temas ettikten kısa bir zaman sonra, bu belirtileri yaşarsanız, acilen tıbbi yardım almanız gerekmektedir.

Doktor, belirtilerin nedeninin yanı sıra duyarlılık ve tam gelişmiş bir alerji arasındaki farkı belirlemeye yardımcı olmaktadır. Ayrıca doktor, alerji semptomlarının nasıl kontrol altına alınacağı ile ilgili bilgiler de vermektedir.

Tanı ve Testler

Alerji tanısı için birkaç farklı yöntem kullanılmaktadır. Buna göre doktor ilk önce, şikayet ve belirtileri sorar ve fiziksel muayene uygular.

Daha sonra, son zamanlarda yediği bir gıdadan ya da temas ettiği bir maddeden dolayı herhangi bir olağandışı durum yaşanıp yaşanmadığını soracaktır.

Örneğin; hastanın ellerinde kaşıntı varsa, doktor son zamanlarda lateks (kauçuk) eldiven kullanılıp kullanılmadığını soracaktır.

Gıda alerjileri ise genellikle eleme süreci boyunca teşhis edilmektedir. Bunun anlamı, yaşanan belirtiler doğrultusunda, beslenme alışkanlıklarından bazı besinleri çıkarmaktır. Daha sonra, bu gıdalar diyete yavaş yavaş yeniden eklenir ve hastada gözlenen değişimler ve belirtiler günlük olarak kaydedilir.

Diğer yandan doktor, alerjiyi saptayabilmek için hastayı bir alerji uzmanına yönlendirebilir. Yaygın olarak yapılan alerji testi ise cilt testidir.

Bu test sırasında, hastanın cildine, alerjen içeren küçük bir iğne ile çizikler veya çatlaklar uygulanır. Bu şekilde cildin tepkisi not alınır.

Eğer, özel bir maddeye karşı alerji durumu söz konusu ise, ciltte kızarma ve iltihaplanma gerçekleşir.

Ayrıca, Mayo Clinic doktorlarına göre, doktor ya da alerji uzmanı, bir dizi kan testi olan radioallergosorbent testi (RAST) isteyebilir. Bu kan testinin amacı, alerjiye neden olan antikorları ya da alerjenlere tepki gösteren hücrelerin varlığını tespit etmektir.

Alerji Tedavisi Nasıl Yapılır?

En iyi alerji tedavisi, alerjik reaksiyonlar yaşanmasına sebep olan madde her ne ise, ondan uzak durmak olacaktır. Ama eğer bu mümkün değilse uygulanabilir tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Alerji tedavisinde kullanılan ilaç ve yöntemler aşağıdaki gibidir;

1.İlaç Tedavisi

Saman nezlesi ya da mevsimsel alerjisi olan insanların ömürleri boyunca dış ortamdan soyutlanmış bir şekilde yaşamaları mümkün değildir.

Bundan dolayı bu gibi alerji hastalarının alerji belirti ve şikayetleri, antihistamin ilaçlar yardımıyla kontrol altına alınmaktadır.

 Antihistamin ilaçlar, alerjinin şiddetine bağlı olarak reçetesiz ya da reçeteli şekilde bulunmaktadır. Bu alerji ilaçları aşağıdaki gibidir;

  • Antihistamin ilaçlar,
  • Kortikosteroid ilaçlar,
  • Kromolin sodyum ilaçlar,
  • Dekonjestan ilaçlar,
  • Lökotrien modifiye ilaçlar.

2.İmmüno Terapi Tedavisi

Birçok insan alerji tedavisinde immüno terapiyi tercih etmektedir. Alerjenlerden saflaştırılmış özler içeren birden fazla enjektör, birkaç yıl içinde hastaya uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemi, hastanın vücudunun alerjik reaksiyon üreten maddeye alışmasına yardımcı olmaktadır. Başarılı bir immüno terapi tedavisi, tekrarlayan alerji belirti ve semptomlarını önleyecektir.

3.Acil Epinefrin Tedavisi

Şiddetlive hayati teh oluşturacak şekilde alerji reaksiyonu yaşayan kişiler için acil olarak, yaygın olarak kullanılan ve EpiPen adı verilen, epinefrin iğne tedavisi uygulanmaktadır.

EpiPen iğnesi, yaygın olarak kullanılan bir markadır fakat diğer yaygın olarak kullanılan epinefrin iğne markası ise, Tinject’dir.

Bu iğne, tıbbi yardım ulaşıncaya kadar, alerji reaksiyonunu engellemek için kullanılmaktadır.

Öte yandan, piyasada alerji tedavisi için çok sayıda doğal çareler ve takviyeler bulunmaktadır. Fakat bu gibi yöntemleri denemeden önce mutlaka ama mutlaka doktora danışmak gerekmektedir. Çünkü bazı doğal tedavi yöntemleri diğer alerjenleri içerebilmekte ve daha kötü sonuçların yaşanmasına sebep olabilmektedir.

Alınacak Önlemler

Alerjileri önlemenin bir yolu yoktur. Fakat, alerji semptom ve belirtilerinin yaşanmasını önlemenin çeşitli yöntemleri bulunmaktadır. Örneğin alerji semptomlarını önlemenin en etkili yolu, alerjik reaksiyonları tetikleyen durumlardan uzak durmak olacaktır.

Gıda alerjisine neden olan besin maddelerinden kaçınmak da etkili bir yöntemdir. Beslenme düzeninden, alerjiye neden olduğu bilinen alerjen gıdaları çıkarmak, dışarıda yemek yemeden önce yenilecek yemeğin içeriği hakkında görevlilerden bilgi almak, hazır gıdaların içindeki maddeleri etiketinden iyice okumak gibi uygulamalar, gıda alerjisini önlemenin en basit yöntemlerinden bazılarıdır.

Mevsimsel alerjileri, temas alerjenlerin etkilerini ve diğer alerjileri önlemek için ise, bu gibi alerjen etmenleri barındıran yerlerden uzak durmak en pratik yöntem olacaktır.

Eğer tozlara karşı alerji durumu söz konusu ise; eve toz filtreleme sistemi kurmak, havalandırma kanallarını uygun şekilde temizlemek ve düzenli olarak evdeki tozları temizlemek, toz alerjisinin etkilerini önlemek için yapılacak pratik uygulamalardan bazılarıdır.

Tüm bunlara ek olarak, uygun şekilde alerji testlerini yaptırarak, alerji tetikleyici etkenleri belirlemek ve bu sonuca göre alerjenlerden uzak durmak da, alerji için alınacak önlemlerden biridir.

Risk Faktörleri

Birtakım özel koşullar ve durumlarda alerji riski yükselmektedir. Bu koşullar;

Aile alerji öyküsü: Aile bireylerinde astım ya da alerjik hastalık bulunan kişilerde alerji yaşanması riski daha fazladır. Özellikle, ailesinde, saman nezlesi, kurdeşen ya da egzama hastası bulunan kişilerin, genetiksel olarak alerjiye yatkınlıkları bulunmaktadır.

Çocuklar: Küçük çocuklar yetişkinlere göre çok daha fazla oranda alerjiye yatkındır. Bazen de çocukların alerjik sorunları büyüdüklerinde ortadan kalkabilmektedir.

Astım ya da alerji hastaları: Astım hastalarının alerji sorunu yaşama riskleri daha fazladır. Zaten alerjik bir hastalığa ya da astıma sahip olmak, alerji için direkt olarak risk oluşturmaktadır.

Источник: https://evdesifa.com/alerji-tedavisi/

Alerjik Astım Tedavisi

Alerji ve Astım Nasıl Tedavi Edilir?

Alerjik astım nasıl geçer? Alerjik astımı tamamen iyileştirmek için halen kesin bir tedavi mevcut değildir, ancak uygulanan tedavi yöntemleri, alerjik astım belirtilerini kontrol etmeye yardımcı olabilmektedir, böylece de, kişi sağlıklı, normal ve aktif bir hayat yaşamaya devam edebilmektedir.

Hem yetişkin hem de çocuklar için, astım genellikle bir inhaler (nefes alırken akciğerlerinize ilaç aktaran bir cihaz) ile alınan ilaçlarla kontrol edilebilmektedir. (1)

Alerjik astım için uygulanan tedavi yöntemleri genel anlamda aşağıda sıralanmış olan amaçları hedeflemektedir:

  • Havayollarının şişmesini kontrol altına alma
  • Belirtileri tetikleyen maddelerden uzak durma
  • Kişinin astım belirtileri olmaksızın normal faaliyetlerine devam edebilmesi

Alerjik astımı kontrol altına almak için doktorun önerilerine uymak ve doktorlar beraber çalışmak oldukça önemlidir. Hasta dokturun ilaç almak, astım tetikleyicilerini ortadan kaldırmak ve belirtileri izlemek hakkındaki talimatlarını mutlaka dikkate almalıdır. (2)

Alerjik Astımı Tetikleyen Faktörleri Önleme

Alerjik astımı kontrol altında tutmanın en iyi ve en etkili yöntemi alerjenlere maruz kalmayı engellemeye çalışmaktır. Bu şekilde astım ataklarını sınırlamak mümkün olabilmektedir. Alerjik astımı rahatlatabilmek için faydalı olabilecek bazı tavsiyeler ise şöyle sıralanmaktadır: (3)

  • Polen üretiminin çok fazla olduğu mevsim geçişlerinde, mümkün olabildiğince evde ya da kapalı alanlarda zaman geçirmek en doğrusu olacaktır. Rüzgar aracılığıyla kolayca havada uçuşabilen polenleri eve girmesini engellemek için penceleri kapalı tutmakta fayda vardır.
  • Toz akarları kumaşlarda ve halılarda yaşamaktadır. Bu canlılar gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle, yastık, minder ve kumaş kaplı yatak başlarında bulunabilecekleri için bunları sık sık temizlemek faydalı olacaktır. Çarşaflar ve diğer yatak takımları da haftada bir kez çok sıcak suyla iyice yıkanmalıdır. (4)
  • Halılar, çok katlı perdeler, döşemeli mobilyalar ve giysi yığınları gibi toz tutmaya müsait olan eşyaların düzenli olarak temizlenmesi ya da mümkünse astımı bulunan kişinin bulunduğu ortamlardan bu tür eşyaların kaldırılması faydalı olabilmektedir.
  • Evin nem ya da rutubet tutmaya müsait olan alanlarını tamir ettirmek ve gerekli önlenmleri almak küf mantarı ve ev tozu akarlarının çoğalmasını engellemeye yardımcı olmaktadır. Evde tesisat problemleri ya da akan bir çatı gibi sorunlar varsa, özellikle bu alanları tamir ettirmek en doğrusu olacaktır.
  • Evde evcil bir hayvan varsa, kişinin bu duruma karşı duyarlı olup olmadığını anlamak için bir alerji testi yapılması istenebilmektedir. Evde bakılan kedi ya da köpeğin bir alerjen olması durumunda ise kişinin bu hayvanlardan uzak durması alerjik astımın kontrol altında tutulmasına yardımcı olacaktır. (5)
  • Küflerin oluşmasını önlemek için düzenli olarak mutfağın ve banyonun temizlenmesi ve sonrasında kuru tutulması alerjik astımın kontrol altında tutulması için önemli bir adım olabilmektedir.
  • Alerjik astımı bulunan kişi evden dışarı çıktığı zaman mümkün olabildiğince dikkatli olmalıdır. Polen ya da küf gibi tetikleyici faktörlerle karşılaşması muhtemel olduğu için astımı bulunan kişinin koruyucu maske takmak gibi önlemler alması polenlerin ya da diğer tetikleyicilerin direkt olarak havayollarına girmesini engelleyebilmektedir. (6)

İlaçla Alerjik Astım Tedavisi

Kişinin hangi alerjene karşı alerjik astım geliştiğini yapılan testler sonucu belirlemesi ve sonrasında bu alerjenden uzak durmaya çalışması alerjik astımı kontrol altına almak için çoğu zaman yeterli olabilmektedir. Diğer yandan, doktor tarafından reçete edilen astım ilaçlarıyla da tedaviye devam edilebilmektedir.

Alerjik astım gibi nazal alerjilerde genellikle en iyi tedavi yöntemleri arasında sedatif olmayan antihistaminler, salin durulamalar, dekonjestan burun spreyleri ve nazal steroid spreyleri bulunmaktadır. Bu yöntemlerin istenilen sonuçları vermemesi durumunda, immünoterapi gibi diğer tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. (7)

Alerjik astımın tedavisinde kullanılan yöntemler daha ayrıntılı olarak şöyle açıklanabilmektedir:

  • Kurtarma İnhalatörleri (Kısa Etkili Bronkodilatörler)

Kurtarma inhalatörleri çok hızlı bir şekilde çalışmaktadır ve astım atağını sakinleştirmek için kullanılmaktadır. Astımı olan herkesin kısa etkili bir bronkodilatör alması gerekmektedir.

Bunlar kişinin kolayca yanında taşıyabileceği küçük inhalasyon cihazlarıdır. Cihazdaki ilacın solunması sonucu akciğerlerdeki hava yollarının açılması ve hastanın nefes almasını sağlanmaktadır. Etkisi 4-6 saat kadar sürmektedir. (8)

  • Solunan Kortikosteroidler

Alerjik astımı bulunan hasta çok sık olarak kurtarma inhaleri kullanıyorsa, bu durumun kontrol altında tutulmadığını işaret etmektedir. İnhale steroid gibi ilaçlar ikinci bir seçenek olabilmektedir. Bu ilaçlar da tıpkı kısa etkili bronkodilatörler gibi taşınabilir cihazlardan solunmaktadır. Akciğerlerde meydana gelen iltihabı önlemeye yardımcı olmaktadır.

Kontrol ilaçları olarak adlandırılan bu ilaçlar uzun süreli olarak astımı kontrol altında tutabilmektedir. Gelecekteki astım krizlerinin daha kolay sakinleştirilmesini de sağlayabilmektedir. (9)

  • Uzun Süreli Bronkodilatörler

Uzun etkili bronkodilatörler de kontrol ilaç türüne girmektedir. Kurtarma inhaleri gibi çalışmakta olan bu ilaçların etkileri genellikle 12 saat daha fazla sürmektedir. Astımı kontrol etmek için tek ilaç olarak kullanılmamaktadır. (10)

Uzun süreli olarak astımı kontrol altına almaya yardımcı olan bu ilaçlar, hava yolu inflamasyonunu tetikleyen ve lökotrienler olarak adlandırılan moleküllerin etkilerini engellemektedir.

Şiddetli astım atağı geçiren hastaya kurtarma inhalerin yeterince yardımcı olmaması durumunda kullanılan yaygın bir steroiddir. Genellikle de hap olarak alınmaktadır. Ciddi belirtilere neden olan inflamasyonu azaltmaya yardımcı olmaktadır. (11)

Genellikle şiddetli astımı olan, belirtileri düzelmeyen ve diğer tedavilerle kontrol edilemeyen astımı bulunan kişiler için uygun olan bir tedavi yöntemidir. Vücudun iltihaplanma sürecine olan yatkınlığını ve tetikleyicilere karşı olan hassasiyeti azaltmaya yardımcı olmaktadır. (12)

Hafif ile orta dereceli alerjik astımı bulunan bazı kişilerde doktor bu tedavi yöntemini uygulamayı tercih edebilmektedir. Aşılama uygulanan bu tedavi yönteminde, az miktarda alerjen hastaya verilmektedir.

Böylece vücudun bu maddeyi yavaş yavaş tanıması ve alışmaya çalışması sağlanmaktadır. Zamanla alerjenlere karşı daha az tepki göstermeye başlayan hastanın astım belirtileri de hafiflemeye başlamaktadır.

(13)

Alerjik Astım İçin Hangi Doktora Gidilir?

Alerjik astım tanısı ve tedavisi için bir alerji ve immünoloji uzmanına, iç hastalıkları uzmanına ya da göğüs hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. (14)

Alerjik Astım Nedir?

Alerjiler bağışıklık sistemiyle ilgili olarak oluşan sağlık sorunlarıdır. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi vücudu bakteriler ve virüsler gibi mikroplara karşı korumaktadır. Ancak, alerjinin gelişmesi söz konusu olduğunda, bağışıklık sistemi vücudu alerjen olarak adlandırılan ve normalde zararsız olan maddelere karşı korumaya çalışmakta ve reaksiyon göstermektedir.

Alerjiyi tetikleyen yani alerjen olarak adlandırılan maddeye maruz kalındığında, vücut IgE antikorları olarak bilinen molekülleri devreye sokmaktadır. Bu durumda ise, şişlik, burun akıntısı ve hapşırma gibi bir dizi belirtiyle birlikte vücut tepki vermeye başlamaktadır. (15)

Kişi alerjik astım geliştirmişse, solunum yolları belirli alerjenlere karşı daha duyarlı bir hale gelmektedir. Bu alerjenlerin vücuda girmesi söz konusu olduğunda ise bağışıklık sistemi aşırı bir reaksiyon göstermektedir. Alerjik astımı bulunan kişinin havayollarında bulunan kaslar sıkılaşmaya başlamaktadır. Sonuç olarak da, havayolları iltihaplanmakta ve zamanla da mukus üretmektedir. (16)

Alerjik Astım Nedir? hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayabilirsiniz.

Alerjik Astım Belirtileri

Alerjik astım nasıl anlaşılır? Alerjik astım başlangıcı ve sonrası, düzenli astım belirtilerine benzer belirtilere yol açmaktadır ve aşağıdakileri içermektedir:

  • Hırıltılı solunum
  • Öksürme
  • Göğüste sıkışma
  • Hızlı solunum
  • Nefes darlığı

Saman nezlesi veya cilt alerjisine sahip olunması durumunda, aşağıda sıralanmış olan belirtilerin yaşanması da söz konusu olabilmektedir:

  • Cilt kaşıntısı
  • İsilik
  • Pul pul olmuş bir cilt
  • Burun akıntısı
  • Gözlerde kaşıntı
  • Gözlerin sulanması
  • Tıkanıklık

Vücudun tepki vermesine neden olan alerjenin yutulması söz konusu olduğunda ise aşağıda sıralanmış olan belirtiler yaşanabilmektedir:

  • Kurdeşen dökme
  • Yüzün ya da dilin şişmesi
  • Ağız içinde hissedilen yanma
  • Anafilaksi (ciddi alerjik reaksiyon) (17)

Alerjik Astım Belirtileri daha fazlası için

Alerjik Astım Nedenleri

Alerjik astım neden olur? Alerjik astım bağışıklık sisteminin bazı alerjenlere karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Havayolları aracılığıyla akciğerlere çekilen ve vücudun aşırı tepki vermesine neden olabilen alerjenler şunları içermektedir:

  • Rüzgar aracılığıyla ağaçlardan, otlardan ve yabani otlardan gelen polen
  • Küf mantarı sporları ve parçaları
  • Hayvan kılları (saç, deri veya tüylerden), idrarı ve tükürüğü
  • Toz akarı dışkısı
  • Hamamböceği dışkısı (18)

Alerjenler alerjik astımı kötüleştiren tek faktör olarak görülmemektedir. Bazı tahriş edici maddeler de alerjik reaksiyona neden olmamasına rağmen astım atağını tetikleyebilmektedir. Alerjik astımı tetikleyebilecek diğer tahriş ediciler ise şunlardır:

  • Tütün, şömine, mum, tütsü veya havai fişek dumanı
  • Hava kirliliği
  • Soğuk hava
  • Soğuk havada egzersiz yapmak
  • Güçlü kimyasal kokular veya dumanlar
  • Parfümler, oda spreyleri veya diğer kokulu ürünler
  • Tozlu odalar (19)

Alerjik Astım Nedenleri fazlası için tıklayabilirsiniz

Источник: https://www.acil.net/alerjik-astim-tedavisi/

Alerjik Astım : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Alerji ve Astım Nasıl Tedavi Edilir?

Alerjik astım, mikrop ya da toksinlere karşı insan vücudunun ve solunum yollarının verdiği tepkiden oluşan kronik bir iltihaplı reaksiyondur.

Solunum yollarının iltihaplanması ve buna bağlı olarak bronşlarda aynı etkinin ortaya çıkması durumunda birtakım belirtiler meydana gelebilir.

Göğüste sıkışıklık, öksürük nöbetleri ve nefes darlığı bu belirtiler arasında en yaygın görülenleridir. Belirtiler, daha çok üst solunum yollarının tıkanması ya da kapanmasına yol açar.

Alerjik astım özellikle 300 milyon kişiyi etkisi altına alan önemli bir sağlık sorunudur. Yaklaşık olarak her yıl ülkemizde 100 insandan 5 ya da 8’inde mutlaka görülür.

Kontrol altına alınmadığı zaman ciddi sorunlara neden olur ve günlük aktiviteleri olumsuz bir şekilde etkiler. Alerjiden kaynaklı astım atakları zaman zaman yaşanabilir.

İnsan vücudundaki hava yollarının daralması durumunda kendini göstererek kriz şeklinde ortaya çıkabilir.

Her atakta hava yolu duvarı şişer, hava yollarını çevreleyen kaslar şiddetli bir şekilde kasılır ve ödeme neden olur. İnsan vücudunda yer alan en önemli organlardan biri olan akciğer, alerjen maddelere karşı çok duyarlıdır.

Duman, koku ya da toz gibi maddeler öksürük ve nefes darlığına yol açabilir. Hava yollarının yapısında yer alan salgı bezlerinden mukus salgılanır.

Bu durumda hava yolları daralır ve havanın akciğerlerden giriş çıkışı ciddi oranda azalır.

Alerjik Astım Nedenleri Nelerdir?

Alerjik astım, birtakım çevresel ve kişisel faktörlere bağlı olarak meydana gelebilir. Faktörlerin bir arada olması ya da tek başına görülmesi bile hastalığa zemin oluşturur.

1. Genetik

Anne ya da babanın alerjik astım geçmişleri çocuklarda da bu hastalığın görülme ihtimalini artırır. Anne ve babanın her ikisinde de bu sorun varsa, risk oranı %60-70’e ulaşır. Birçok genin insan vücudunda bulunması sonucunda hastalığa karşı daha duyarlı bir hale gelinir.

Günümüzde tüm dünyanın mücadele ettiği en önemli sağlık sorunlarından biri obezitedir. Obezite birçok hastalığın başlangıç noktası olduğu gibi, alerjik astım için de ciddi bir risk faktörüdür. İnsan vücudunda yer alan açlık hormonu gibi önemli hormonların hava yolunun işlevini olumsuz bir şekilde etkilemesi ve vücudun eğilimini artırması sonucunda meydana gelebilir.

3. Alerjen maddeler

Evde ya da dış ortamda yer alan alerjen maddeler, alerjik astımın tetiklenmesine neden olabilir.

Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda ev tozu, kedi, köpek gibi hayvanların tüyü ve bazı besinlere karşı insan vücudunun gösterdiği reaksiyonların alerjik astıma yol açtığı kanıtlandı.

Ayrıca hamam böceği alerjik reaksiyon için önemli bir faktördür. Köy ya da kırsal kesimde yaşamını sürdüren çocuklarda alerjik astımın ortaya çıkmasındaki en önemli sebep olarak görülür.

4. Enfeksiyonlar

Bebeklik ve çocukluk sürecinde, respiratuvar sinsityal virüs ve parainfluenza virüsü direkt olarak akciğerleri olumsuz bir şekilde etkiler. Çocuklarda meydana gelen belirtiler farklı hastalıklarla karıştırılabilir.

Yapılan bazı araştırmalar sonucunda çocukların %40’ında semptomların devam ettiği ve ilerleyen zamanlarda alerjik astıma dönüştüğü kanıtlandı. Hatta kızamık, respiratuvar sinsityal virüsü, bebeklik sürecinde geçirilmiş olan bazı enfeksiyonlar, alerjik astımın gelişimine zemin hazırlar.

Erken çocukluk döneminde birtakım enfeksiyonlara maruz kalmak, çocukların bağışıklık sisteminin alerjik astıma karşı güçlenmesini ve farklı hastalıkların riskinin azalmasını sağlar.

Doğum sıralaması ve kreşe devam etme süresi tehyi azaltabilir. İlerleyen zamanlarda ortaya çıkma ihtimali olan diğer alerjik hastalıklara karşı büyük oranda koruma sağlayabilir. Alerjen maddeler ve virüs kaynaklı bazı enfeksiyonlar, alt solunum yollarını olumsuz bir şekilde etkiler. Daha sonraki aşamada viral enfeksiyonlar, vücudun alerjik duyarlılığını oldukça artırabilir.

5. Sigara

Sigara kullanımı, birçok hastalığın ortaya çıkmasında temel sebep olarak kabul edilir. Sigara kullanılması ve dumanına maruz kalınması, akciğerlerin işlevinin bozulmasına, şiddetlenmesine, ağırlığının artmasına ve alerjen astım semptomlarına neden olabilir.

Aynı zamanda sigara dumanı astımın tedavisinde kullanılan bazı ilaçların faydasını büyük oranda azaltır. Alerjik astımın kontrol altına alınmasını zorlaştırır. Bebeklik döneminde uzun süre sigara dumanına maruz kalmak, ilerleyen zamanlarda birçok soruna neden olabilir. Anne adayının hamilelik sürecinde sigara içmesi, bebeklerin akciğerlerinde bazı sağlık sorunlarının oluşmasına yol açar.

6. Dış ve iç ortam hava kirliliği

Özellikle büyük şehirlerdeki önemli sorunlardan biri yoğun hava kirliliğidir. Hava kirliliği aynı zamanda birçok sağlık sorununu da beraberinde getirir.

Akciğerleri direkt olarak etkileyen alerjik astıma neden olabilir. Hava kirliliğinin yoğun olduğu şehirlerde yaşayan çocukların, fiziksel ve yapısal gelişimi olumsuz bir şekilde etkilenir.

Alerjik astım sorununda, semptomların artmasına neden olur.

7. Diyet 

Alerjiden dolayı oluşan astımda anne sütünün rolü ve etkisi büyüktür. İnek sütü ya da soya proteiniyle hazırlanan mamalarla beslenen bebeklerin, sadece anne sütü ile beslenen bebeklere oranla daha yüksek oranda alerjik astıma yakalanma olasılığı bulunuyor. Kullanımı sürekli artan hazır mamaların içeriğinde sebze ve meyve oranı düşüktür.

Aynı zamanda margarin ve bitkisel yağların içerisinde yer alan N-6 poliansatürenin yağ asidi yüksek, yağlı balıkta bulunan N-3 poliansatürenin ise yağ asidi düşüktür. Yeterli oranda vitamin, mineral ve protein alamayan bebeklerin bağışıklık sistemi güçsüz olur. Bu durumda her türlü alerjik hastalıklara daha duyarlı ve açık bir hale gelebilirler.

Alerjik Astım Belirtileri Nelerdir?

Alerjiden kaynaklı astım önemli bir sağlık sorunu olarak kabul edilir ve insanların günlük hayatını olumsuz etkiler. Bazı tetikleyici faktörlerin ortaya çıkması halinde semptomlar daha şiddetli olabilir. Semptomlar çok şiddetlendiği zaman, hastayı gece uykusundan uyandırabilir. Hastalığın belirtileri kişiden kişiye göre değişiklik gösterir.

1. Kuru ve şiddetli öksürük

Hava yollarında daralma olduğu zaman, kuru öksürük meydana gelir. Bazı durumlarda üst solunum yolu hastalıklarının bir belirtisi olarak da görülebilir. Alerjik astımın en önemli belirtileri arasında kuru ve şiddetli öksürük yer alır.

Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir. Özellikle alerjen maddelerin solunması halinde öksürük meydana gelir. Alerjiden kaynaklı öksürükler, daha çok kuru öksürüklerdir ve bazen saatlerce sürebilir.

Öksürüğe sebep olan alerjen maddelerin bulunduğu ortamdan uzaklaşmadan öksürük hali düzelmez.

2. Nefes darlığı

Nefes darlığı genel olarak herkeste görülebilen bir durum. Ağır bir egzersiz yaptığınız zaman nefes almakta ve vermekte zorluk yaşarsınız.

İnsan vücudunda yer alan solunum yollarını çevreleyen doku kaslarının daralmasıyla nefes darlığı yaşanır. Bu durum alerjen astımı ve herhangi bir alerjen maddeye alerjisi olan kişilerde daha çok ortaya çıkabilir.

Herhangi bir toz ya da polenin insan vücuduna girmesiyle daha çok şiddetlenebilir.

3. Göğüste baskı hissi

Göğüste baskı oluşması hissi, nefes darlığı ve öksürük sonrasında ortaya çıkan bir durumdur. Göğüste sıkışma şeklinde de kendini gösterebilir. Alerjik astımın en önemli belirtileri arasında yer alır. Alerjen maddenin özellikle koklama şeklinde vücuda girmesi sonucunda ortaya çıkar.

4. Hapşırma

İnsan vücudunun alerjik reaksiyon göstermesiyle hapşırma oluşur. Aynı durum alerjiden oluşan astım sorununun meydana gelmesinde de sık sık görülebilir. Alerjen maddelerin burun yoluyla vücuda girmesi sonucunda hapşırma ortaya çıkar.

Hapşırma aynı zamanda farklı hastalıkların da bir belirtisi olarak görülür. Üst solunum yolu hastalıklarından olan nezle ve gripte ortaya çıkan hapşırıktan tamamen farklı bir yapıdadır.

Alerjen astımda hapşırık birkaç kere üst üste olur ve uzun süre devam eder.

5. Burun akıntısı

Burun akıntısı alerjiden sinüzite kadar birçok hastalığın belirtisi olarak görülür. Bazı hastalıklarda 1 haftaya kadar devam eder. Alerjik astımda ise alerjen maddenin vücuttan atılmasıyla son bulur. Aynı zamanda burun akıntısına, öksürük ve boğaz ağrısı da eşlik edebilir.

Bebeklerde Alerjik Astım Belirtileri Nelerdir?

Yetişkin insanlarda genel olarak yukarıdaki belirtiler görülür. Ancak bebeklerin vücut yapısı ve bağışıklık sistemi çok güçlü olmadığı için onlarda farklı belirtiler ortaya çıkabilir.

 Bebeklerde alerjen astım durumundan oluşan belirtiler ise, uzun süreli nefes alıp vermede zorlanma, çok şiddetli ve hırıltılı bir şekilde öksürük, göğüste sıkışma, gece boyunca devam eden hırıltı, hapşırık gibidir.

Bebeklerde alerjik astım belirtileri daha şiddetli görülür ve tedavisi sınırlı olduğu için daha uzun sürer.

Alerjik Astım Tedavisi Nasıl Yapılır?

Alerjik astım için birtakım tedavi yöntemleri bulunur. İlaç kullanarak ve gerekli önemleri alarak hastalığın semptomları azaltılabilir.

1. İlaç tedavisi

Hastalığın tedavisinde yaklaşık olarak %10 oranında ilaç uygulanır. Bazı ilaçlar yalnızca öksürüğe yol açabilir. Doktor tavsiyesi olmayan ve rastgele kullanılan ilaçların sakıncalı olma ihtimali bulunur.

Yüksek tansiyon, kalp ritmi bozuklukları, göz tansiyonu, migren, kalp damar hastalıklarında kullanılan ilaçlar risk oluşturabilir. Hastaların düzenli olarak kullanması gereken bazı ilaçlar vardır.

Bu ilaçlar daha çok hastalığı kontrol altına almak ve hastayı rahatlatmak amacıyla kullanılır.

Kontrol altına almak için kullanılan ilaçlar, genel olarak iltihap giderici anti-inflamatuvarlardır. Her gün ve uzun süre kullanılması gerekebilir.

Rahatlatıcı etkisi olan ilaçlar ise insan vücudunda hızlı etki göstererek, bronş lümenin daralmasını engeller, belirtileri azaltır ve ihtiyaç duyulduğu zaman kullanılır. İnhalasyon, oral yolla ilaçların hastaya uygulanmasıdır.

İnhaler, soluma yoluyla vücuda alınır ve hastalığı kontrol eder. Hızlı etki gösteren beta2-agonistler de büyük oranda fayda sağlar.

2. Aşı ile tedavi

Düzenli olarak ilaç kullanması gereken ve önemli hastalığa sahip olan insanlara alternatif olarak aşı yöntemi uygulanabilir. Bunun için her yıl eylül ya da ekim aylarında grip aşısı yaptırılır.

3. Bitkisel tedavi

Şiddetli semptomları azaltmak için alerjik astım bitkisel tedavisi uygulanabilir. İlaçların kullanılmasının yanı sıra, bitkisel tedaviyle hastalığın etkisi azaltılabilir. Bu durumda akla ilk gelen soru alerjik astıma ne iyi gelir? Bitkiler her hastalıkta belirli bir oranda fayda sağlayabilir.

Tere: Taze olarak tere tüketebilirsiniz. Günde yaklaşık olarak 2 ya da 3 yaprak taze tereyi yapraklarıyla birlikte çiğneyebilirsiniz. Aynı zamanda burun akıntısına ve göz sulanmasına iyi gelir.

Kekik çayı: Sabahları aç karnına taze ya da kuru kekik çayını demleyerek içebilirsiniz.

Adaçayı: Kış mevsiminde hava sıcaklığı belirli bir oranda düşer. Soğuk havaların gelmesiyle birlikte üst solunum yolu hastalıkları birçok insanda görülür. Özellikle alerjen astımın tedavisinde adaçayı çok sık tüketilir. Aynı zamanda göğüs ağrısını da azaltmaya yardımcı olur.

Nane: Birçok sağlık sorununa iyi gelen naneyi hem kuru hem de taze olarak tüketebilirsiniz. Çay şeklinde her gün taze olarak hazırlandığı zaman, insan vücuduna büyük oranda fayda sağlar. Alerjen astım sorununda ortaya çıkan belirtilerin hafiflemesine imkan tanır.

Isırgan otu: Bir bardak kaynamış suyun içerisine ısırgan otu atarak demleyebilirsiniz. Her gün düzenli olarak içtiğiniz zaman faydasını görürsünüz.

Limon ve bal çayı: İçeriğinde yüksek oranda C vitamini olan limon, alerjik astıma iyi gelen besinler arasında etkili bir rol üstlenir. İçerisine bal ilave ettiğiniz zaman etkisini artırarak, tüm şikayetlerinizin hafiflemesini sağlar.

Alerjik Astıma Karşı Alınabilecek Önlemler Nelerdir?

Alerjik astıma neden olan faktörlerden korunmak için bazı önlemler alınabilir. Özellikle tüm odalarda bulunan halı, mobilya, perde, koltuk gibi çok fazla toz tutan eşyaları sık sık havalandırılması gerekir. Halılar çok güçlü çekim gücü olan elektrik süpürgesiyle temizlenmelidir. Mobilyalarda kumaş yerine deri ya da vinleks kaplama tercih edilmelidir.

Yorgan, yatak ya da yastıkların ise pamuklu olanları kullanılmalıdır. Nevresim ve çarşaflar 60 derece ve üzeri bir sıcaklıkta yıkanmalıdır. Perde, kilim ve kıyafetlerin haftada iki kez ve yüksek sıcaklıkta yıkanması gerekir.

Aynı zamanda her hafta en az 2 kez tüm odalar temizlenmeli ve temizlik yapıldıktan yaklaşık olarak 20 dakika sonrasında eve tekrar girilmeli.

Temizlik yaparken toz kaçmaması için, ağzınıza, burnunuza maske ya da tülbent takabilirsiniz. Evin her odasının nem oranı iyice ayarlanmalı. Havanın nem oranı %45’in altına düştüğü zaman akarlar yok olur.

Aynı zamanda akarları yok etmek için, bazı kimyasal maddeleri de kullanabilirsiniz. Ancak bu ürünleri hastanın uygulaması zararlı olabilir.

Odaların nem oranını kontrol altına almak için buhar makinesi ve nemlendiriciler kullanılabilir.

Источник: https://sebboy.com/alerjik-astim/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.