Alerjik Nezle Astım Riskini Arttırıyor

Alerjik Astım Belirtileri ve Tedavisi

Alerjik Nezle Astım Riskini Arttırıyor

Haber güncelleme tarihi 03.01.2019 10:43

Alerjik Astım Nedir?

Alerjik astım en sık görülen astım türüdür. Allerjenler, akciğerde bronşların spazm halinde kasılmasına neden olmaktadır. Nöbetler halinde yaşanan bronş kasılmalarına astım denilmektedir.

 Bu durum solunum yolunun iltihaplanmasına, daha sonra da mukus tabakası ile kaplanmasına sebebiyet vermektedir. Çeşitli mikrobik ajanlaratoksinlere karşı vücudun ve solunum yollarının göstermiş olduğu kronik iltihabi reaksiyonudur. Hava yollarının daralması ile ataklar yaşanmaktadır.

Bu ataklar krizler halinde yaşanarak görülür. Alerjikastımtedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Her yaşta görülen bu rahatsızlık genellikle en sık çocuklarda yaşanmaktadır. Bu hastalık ilk olarak çocukluk döneminde görülmektedir.

Genellikle çocukluk döneminde başlayan bir rahatsızlıktır. Önemli olan doğru tedavi ile kontrol altına alınmasıdır. 

Alerjik Astım Belirtileri Nelerdir?

  • Öksürük
  • Nefes darlığı
  • Göğüste baskı hissi
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Hırıltı

Alerjik astım belirtileri, nefes darlığı ile kendini göstermektedir. Alerjik astım belirtileri kişinin hayatında aktif olmasını engelleyecek düzeyde görülmektedir.

Kişi sık sık nefes darlığı çekmektedir. Uzun süreli öksürükler yaşanır. Nefes alıp vermede zorluk yaşanır ve hızlı bir şekilde nefes alıp verilir. Aynı zamanda kişide hırıltı duyulmaktadır.

Nefes darlığı yaşayan kişide göğüste ve göğüs çevresinde baskı hissi oluşmaktadır.

Alerjik Astım Nedenleri Nelerdir?

  • Genetik
  • Obezite
  • Allerjenler
  • Enfeksiyonlar
  • Hava kirliliği
  • Diyet

Alerjik astım birçok sebepten dolayı meydana gelmektedir. Hastalıklarda ilk olarak genetik faktörlerde neden olmaktadır.

 Kişinin ailesinde alerjik durumlar ve astım hastalığı varsa bu hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır. Obezite birçok hastalığa neden olduğu gibi alerjik astıma da neden olmaktadır. Çeşitli enfeksiyonlar her türlü hastalığa yol açmaktadır. Özellikle alerjik astım riskini arttırmakta ve alerjik astıma sebebiyet vermektedir.

Allerjenfaktörler en sık yaşanan neden olarak görülmektedir. Alerjik astımının oluşumunda en etkili faktör allerjenlerdir. Bu nedenle en sık görülen etkenler allerjenlerdir. Havakirliliği günümüzde sıklıkla görülmektedir.

Hava kirliliği alerjik astıma neden olan faktörler arasındadır. Bilinçsizce ve uzun süreli yapılan diyetler de alerjik astıma sebep olabilir.

Alerjik Astım Tedavisi

Astım tedavisinde önemli olan doğru şekilde tedavi uygulayarak, hastalığın kontrol alınmasıdır. Tedavi de solunum yollarının mikrobik olmayan iltihaba bağlı olarak daralmanın giderilmesi ve kişinin rahat nefes alması sağlanmalıdır. Doktorun uygulayacağı tedavi hasta ile işbirliği halinde devam etmelidir.

Doktor ve hasta bu konuda düzenli ve özenli olmalıdır. Kişinin hastalık derecesi ve hastalık nedeni de önem taşımaktadır. Bu nedenle ilk olarak bunlar araştırılarak tedaviye yön verilmektedir.

Hastalık derecesi ve alerjik astım nedenine göre tedavi uygulanmaktadır. Alerjik astım tedavisinde ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Hap ilaçlar ve spreyler kullanılmaktadır. Aynı zamanda kortizon tedavisi de uygulanmaktadır. Alerji aşıları da kullanılarak tedavi yapılmaktadır.

Bu tedavi yöntemleri doktor tarafından seçilmektedir. Doktorun önerdiği dozda ve süre içinde tedavi yapılmaktadır. 

Önerilen İçerik;

► Bir Dedeye Sahip Olmanın 10 Faydası!

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/alerjik-astim-belirtileri-ve-tedavisi-10195h.htm

Fazla Kilolar Ve Sigara Astım Riskini Arttırıyor

Alerjik Nezle Astım Riskini Arttırıyor

Nefes darlığı, soluk alıp verirken ıslık sesi çıkması, özellikle sabaha karşı artan öksürük, göğüste sıkışma ve batma hissi gibi belirtilerle ortaya çıkan astım, ülkemizde her 12 yetişkin ve 8 çocuktan birinde görülüyor.

Yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltan hastalık, uygun tedavi ve yakın takip sayesinde kontrol altında tutulabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr.

Metin Özkan, “3 Mayıs Dünya Astım Günü” öncesinde astım ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Belirtileri kişiden kişiye değişiyor

Astım, alınan nefesi akciğerlere ulaştıran hava yollarında daralma, şişme ve fazladan mukus salınımına bağlı olarak ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Hava yollarındaki bu daralmanın nedeni mikrobik olmayan bir tür iltihabın hava yolu duvarını şişirmesidir.

Hastaların normal yaşantılarına devam edebilmeleri için astımın kontrol altına alınması gerekir.  Hastalığın belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Belirtiler bazı hastalarda sürekli görülürken, bazılarında ise yalnızca belli zamanlarda ortaya çıkabilir.

Astım belirtilerinin belli zamanlarda görüldüğü durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Egzersize bağlı astım: Belirtiler özellikle soğuk ve kuru havada egzersiz yapıldığında ortaya çıkar.
  • Mesleksel astım: İşyerinde maruz kalınan gaz, kimyasal madde ve toza bağlı olarak hasta işe başladığında belirtiler görülür.
  • Alerjik astım: Polen, kedi köpek tüyü, ev tozu, hamam böceği gibi alerjenlere maruz kalındığında belirtiler tetiklenir.

Aşırı kilolu olanlar ve sigara dumanına maruz kalanlar risk altında

Anne babası astım hastası olanların ve başka bir alerjik hastalığı bulunanların astıma yakalanma riskleri daha fazladır.

Astım riski taşıyan diğer kişiler; aşırı kilolu olanlar, sigara içenler, sigara dumanına, yoğun hava kirliliğine veya meslek nedeniyle çeşitli kimyasallara maruz kalanlardır.

Kişisel risk faktörlerinin yanı sıra hastalığın ortaya çıkmasında çevresel faktörler de etkili olmaktadır. Bunlardan bazıları; nezle, grip gibi solunum yolu enfeksiyonları, ağrı kesici gibi bazı ilaçlar, aşırı sevinç, üzüntü ve reflüdür.

Tanı detaylı hasta öyküsünden yola çıkarak konuluyor

Astım belirtileri görülen hastalarda tanı muayene bulguları ve bazı testlerle koyulmaktadır. Tanı için en önemli basamaklardan biri, hasta öyküsünün detaylı olarak alınmasıdır. Buradan yola çıkılarak kesin tanı için yapılabilecek testler şunlardır:  

  • Solunum fonksiyon testleri
  • PEF metre: Basit bir cihazla hastanın evde kendi kendine bile uygulayabileceği bir testtir. Derin bir nefes aldıktan sonra ne kadar güçlü üflenebildiğini ölçer.
  • Bronş provakasyon testi: Başlangıç solunum fonksiyon testinin normal olması durumunda, nefes yolu ile alındığında hava yollarında daralmaya yol açtığı bilinen bir maddeyle yapılan uyarma testidir. Sağlıklı kişilerde bu testin sonucu negatif çıkar.
  • Alerji testleri: Kan veya deri ile yapılan testlerdir.

Astımdan korunmak için kişisel tedbirlerinizi alın

Astım tedavisinin amacı hastalığın kontrol altına alınması ve sağlanan iyi halin devam ettirilmesidir. Uygun tedavi ile hastalar iş ve sosyal yaşantılarında hiçbir değişiklik olmadan yaşamaya devam edebilirler. Tedavi için kullanılan ilaçların çoğu özel cihazları sayesinde nefes yolu ile kullanılır.

Bu ilaçların bir kısmı nefes yollarını genişletirken diğer kısmı kortizon içerir ve hastalığın asıl nedeni olan mikrobik olmayan iltihaplanmayı giderir. Burada kullanılan kortizon ağızdan alınan gibi ciddi yan etkilere neden olmaz.

Astımlı bir hastanın gündüzleri astım yakınmasının bulunmaması, gece astım nedeni ile uykudan uyanmaması, hastalığı tedavi eden ve kontrol altında tutan ilaçları kullanırken ayrıca hızlı etkili nefes açıcı ilaçlara gereksinim duymaması, nefes ölçüm testlerinin normal olması ve günlük işlerini engellenmeden yapabilmesi hastalığın tam kontrol altında olduğunu gösterir.

Astımın tam kontrolünün sağlanmasının önündeki engeller; ilaçların doğru veya hiç kullanılmaması, sigara kullanımı ya da dumanına maruz kalma, hava kirliliği ve obezitedir. Sigaranın bırakılmasının ve obezitenin giderilmesinin astım kontrolünde önemli rol oynadığı unutulmamalıdır.
Güncellenme Tarihi: 02 Mayıs 2016Yayınlanma Tarihi: 02 Mayıs 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/fazla-kilolar-ve-sigara-astim-riskini-arttiriyor/

Alerjik Astım Belirtileri Nasıl Ortaya Çıkar ve Evreleri Nasıl Gelişir?

Alerjik Nezle Astım Riskini Arttırıyor

Alerjik sorunlar astımı tetikleyen özelliklere sahiptir. Bundan dolayı olarak birçok belirti ile kendini belli eder ve sorunların yaşanmasına neden olur. Bu sorunlar ortaya çıktığı zaman kısa sürede uzman hekime başvurmak gerekmektedir.

Alerjik Astım ve Belirtileri

Alerji insanların bağışıklık sistemiyle ilgilidir. Bağışıklık sisteminin işi kişiyi bakteri ve virüs tarzında mikroplardan korumaktır. Bir kişide alerji varsa, bağışıklık sistemi vücudun karşılaştığı kedi tüyü veya toz akarları gibi zararsız bir maddeye karşı savunmaya geçecektir.

Herhangi bir alerji tetiğine rastladığı zaman, vücut IgE antikorları olan molekülleri üretmeye başlar. Bunlar şişme, burun akıntısı ve hapşırıklığa neden olabilecek bir dizi reaksiyonu tetikler. Alerjik astım sorunu olan kişilerde hava yollarında bulunan kaslar sıkışmaya başlar. Hava yolları  iltihaplanır ve mukus ile sızar.

Alerjiler ve astım, öksürük ve hava yolu tıkanıklığı tarzında  alerjik astım solunum semptomlarına neden olabilir. Bunun yanı sıra alerjik astım belirtileri;

  • Sulu ve kaşıntılı göz
  • Hapşırma
  • Burun akıntısı
  • Cırtlak boğaz
  • Kızarıklıklar
  • Kurdeşenler
  • Göğüs bölgesinde sıkışma
  • Hırıltılı
  • Nefes
  • Gece ya da sabah öksürme

Alerjiye bağlı astım

Alerji sorunu astımı kötüleştirebilir ya da tetikleyebilir. Bazı koşullar astım ile çok yakından ilişkilidir. Alerjileri tetikleyen maddelerin çoğunluğu aynı zamanda astımı olan kişilerde de etki yaratabilir. Polen, toz akarları ve hayvan tüyleri yaygın alerjenlere örnek olarak verilebilir.

 Alerjisi olan kişiler alerjen maddeler ile temasa girdiği zaman bağışıklık sistemi alerjen maddelere bakteri ya da virüsün yaptığı şekilde saldırır. Bu genelde sulanan gözlere, burun akıntısına ve öksürüğe neden olacaktır. Ayriyeten astım semptomlarında alevlenmeye de neden olabilir.

 Bundan dolayı astım hastası olan kişilerde polen sayısını yakından izlenmeli, kuru ve rüzgârlı günlerde dışarıda harcanan süreyi sınırlanmalı ve astım tepkisine neden olabilecek diğer alerjenlerden haberdar etmeleri faydalı olur. Aile öyküsü kişilerin alerji veya astım geliştirme şansını etkilemektedir.

 Bir ya da iki ebeveyn alerjisi mevcutsa çocuklarının alerjiye sahip olması muhtemeldir. Saman nezlesi tarzında alerjenlere sahip olmak astım geliştirme riskinizi arttıracaktır.

Evreleri

Astımın ilk evresi “kesikli” olarak adlandırılır Çünkü hırıltılı yapılan solunum tarzında belirtiler gelir ve gider.

 Bu aşamada haftada en fazla 2 kez meydana gelen semptomlar ile gece uyanışı ayda 2 defadan fazla olmaması ile tanımlanmaktadır. Normal aktiviteye ve normal akciğer fonksiyonuna müdahale bulunmaz.

Önerilen başlangıç ​​tedavisi, gerektiği zaman albuterol tarzında kısa etkili bir inhaler ile yapılır.

Astımın 2. evresine “hafif persistent” adı verilir. Haftada 2 günden daha çok ortaya çıkan, ancak günlük olarak değil, her ay üç ila dört gece uykusunun ortaya çıktığı belirtilerle karakterize bir sorundur.

  Normal aktivitede küçük bir kısıtlama olabilir.

 Tedavide ilk aşamada olduğu gibi kısa etkili beta agonist kurtarma solunum cihazı da bulunur ve akciğerlerde aşırı aktif immün yanıtı bastırmak için genellikle inhale steroidler gibi uzun etkili ilaçlar eklenir.

Astımın 3. evresine “ılımlı ısrarcı” adı verilir. Bu aşamada, astımın her gün semptomları  gece gündüz uyanışları haftada birden daha çok meydana gelir. Kısa süreli kurtarma ilacının günlük ihtiyaçları normal aktivitede bazı sınırlama ve akciğer fonksiyonlarında azalma olur. 

Astımın 3. evresine “ağır persistan astım” adı verilir. Semptomlar gün boyu gerçekleşir ve gece uykusunda her daim meydana gelebilir. Astım atakları ciddi düzeyde aktiviteleri sınırlar. Kısa süreli etkili bir kurtarma ilacı günde birkaç kez kullanılabilir.

 Akciğer fonksiyonları belirgin düzeyde azalabilir. Tedavide yüksek doz steroidler ve uzun etkili bir beta agonist ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar semptomları kontrol altına almazsa oral steroidler eklenir.

 Alternatif şekilde kullanılan ilaçlar her aşamada mevcuttur.

Yardımcı Tedaviler

Tedavi sürecinde astım ya da alerjen hedef alınır. Bazı uygulamalar özellikle alerjik astıma bağlı semptomları tedavi etmek adına uygulanır.

  • Singulair; önceli olarak astım için reçete edilen, hem alerji hem de astım semptomlarına yardımcı olabilen bir ilaçtır. İlaç günlük olarak alınır ve vücudun bağışıklık tepkisini kontrol etmeye yardımcı olur.
  • Alerji atakları vücuda alerjen az düzeyde girdiğinde bile sorun yaşanır. Bu bağışıklık sisteminin toleransı arttırmasına olanak tanır. Bu yaklaşıma immünoterapi adı verilir. Genelde birkaç yıl boyunca düzenli enjeksiyon kullanılması gerekebilir. Bu enjeksiyon tedavisinde kaç yıl kullanılacağı konusunda bir belirleme yoktur ama çoğu insan en az üç yıl enjeksiyona tabi tutulur.
  • Anti-immünoglobülin E (IgE) immünoterapisi, başta alerjik reaksiyona neden olan kimyasal sinyaller hedef alır. Genelde standart terapinin çalışmadığı orta ila ağır persistan astımı olan insanlar için önerilir. Anti-IgE tedavisine bir örnek, omalizumab (Xolair) ‘dir.

Tedavi sürecinde hastaların mutlaka uzman hekimin söyledikleri dışına çıkmaması gerekir. Bu sayede sağlıklı şekilde yaşama devam etmek mümkün hale gelir. Aksi takdirde sorunlar yaşanmaya başlanır.

Kaynaklar

(1 oy, ortalama: 1,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/alerjik-astim-belirtileri.html

Çocuklarda Alerjik Rinit

Alerjik Nezle Astım Riskini Arttırıyor

Alerjik rinit alerjenlere burun mukazasının alerjik reaksiyonu sonucu nezle, burun tıkanması, hapşırma, burun, göz, kulak ve boğaz kaşınması belirtileri ile kendini gösteren hastalıktır. Alerjik nezle de denir.
Alerjik nezle belirtileri genellikle gribal enfeksiyon belirtileri ile karışır.

Alerjik nezle belirtilerinin tekrarlayıcı olması nedeniyle gribal enfeksiyondan ayrılır. Alerjik nezlede ilave bir hastalık yoksa ateş olmaz. Peş peşe hapşırmaların olması da gribal enfeksiyondan ayırmada önemlidir.

Özellikle polenlere alerjisi olan kişilerde alerjik nezle belirtileri bahar aylarında artar.

Türkiye’de alerjik nezle sıklığı %3 ile 36 arasında değişmektedir. Alerjik nezle belirtileri varsa mutlaka çocuk alerji uzmanı tarafından incelenmelidir. Neye alerjinin olduğu bulunulmalı ve gerekli durumlarda alerji aşıları yapılmalıdır.

Alerjik rinit sıklığı

Alerjik nezle sıklığı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artmaktadır. Alerjik nezle dünya nüfusunun %20 ile %40’ını etkilediği görülmektedir. Ülkemizde bugüne kadar yapılan çalışmalarda alerjik nezlenin sıklığı çocuklarda %2.9 ile %39.9 arasında olduğu görülmektedir.

Son 10 yılda da sıklık giderek artmaktadır.
Alerjik nezlenin dünyada sıklığının artışı hakkında birçok neden öne sürülmektedir. Çocuklarda batı tipi beslenmenin daha sık olması, fazla kilo alınması, hava kirliliği, hijyen gibi bir çok faktör üzerinde durulmaktadır.

Alerjik rinit belirtileri

Alerjik rinitin en önemli belirtileri sık tekrarlayan nezle (sulu ve bol), burun kaşıntısı, burun tıkanması ve ard arda en az 4-5 defa olan hapşırmadır.

Bu belirtilerin dışında kulak kaşıntısı, yumuşak damak ve boğazda kaşıntı, tat ve koku bozukluğu, sık sık burun kanaması olabilir.Birlikte göz alerjisi varsa gözlerde sulanma, kaşınma da olabilir.

Geniz akıntısına bağlı öksürük, geniz akıntısının yutulması sonucu kusma, karın ağrısı ve iştah azalması gelişebilir.

Ayrıca kulakta sıvı birikmesi nedeniyle işitme azalması yapabilir.

Alerjik rinit enfeksiyonlara eğilim yaratır

Alerjik nezle enfeksiyonlara eğilim yarattığı için sık sık sinüzite neden olabilir.Burun tıkanmasına bağlı ağız sürekli açık kalması nedeniyle sık  boğaz enfeksiyonu gelişebilir. Geniz akıntısı geniz eti büyümesi yaparak horlamaya neden olabilir.

Gerek geniz eti büyümesi gerek burun tıkanması nedeniyle uyku kalitesi bozulur. Genel bir yorgunluk ve bitkinlik hali vardır. Bunun sonucunda da iyi uyku alamayan çocuk okulda da başarısız olur. Ağzı açık kalan çocukta diş çürümesi de kolay gelişir.

Sınav süresince burnu tıkalı veya burnu devamlı akan, gözleri kaşınan bir çocuğun sınavda başarısı mutlaka etkilenir.
Alerjik nezleli çocukların alt göz kapakları altında deri renginde koyulaşma da görülür.

Bu koyulaşmanın nedeni bu bölgedeki damar içindeki kanın birikmesi sonucu deri rengini koyulaştıran hemosiderin denilen pigmentin birikmesi nedeniyledir.

Alerjik selam tipik bir belirtidir

Burunun sık sık yukarı doğru silinmesi ile burun üstünde çizgilenme görülebilir.

Burun kaşınması ve akıntı nedeniyle alerjik selam olarak bilinen burnun aşağıdan yukarı doğru silinme hareketi yapılır ki bu duruma “alerjik selam” denilir.Burun üstünde cilt kızarık olabilir.

Gözlerde  kızarma, göz kapaklarında şişme görülebilir.

Burun içinde polip denilen şişlikler görülebilir. Bu de nefes almayı zorlaştırabilir. Polipler alerjik nezleli çocukların %5’inde görülür.

Nadiren 6 aylık bebekte alerjik rinit bildirilmesine rağmen, çoğunlukla klinik belirtilerin ortaya çıkmasından önce 2 veya daha fazla mevsim geçmesi gerekir. Bu nedenle genelde 2 yaşında büyük çocuklarda görülmektedir.

Ancak alerjik nezle belirtileri olan 2 yaş altındaki çocuklar da alerjik nezle yönünden incelenebilir.Ergenlik döneminde de tek başına alerjik nezle belirtilerinin görülmesi pik yapmaktadır.

Özellikle egzamalı bir çocukta peş peşe hapşırma, nezle ve gözlerde sulanma sık sık oluyorsa alerjik nezle yönünden araştırılmalıdır.

Aşağıdaki videolarda Prof. Dr. Ahmet Akçay “Alerjik Nezle’ye Sebep Olan Mitelar” hakkında bilgiler veriyor.

Genetik

En önemli neden genetiktir. Ailede alerjik nezle veya astım veya diğer alerjik hastalığın olması alerjik nezle gelişmesi için önemli bir risk faktörüdür.

Cinsiyet

Alerjik nezle erkek çocuklarda daha sık görülür.

Alerji testi pozitif olanlar

Alerji testinde polen, ev tozu mite’ları gibi havada bulunan alerjenlere alerji saptanmışsa alerjik nezle gelişme olasılığı yüksektir. Ayrıca besin alerjisi saptanmışsa da alerjik nezle gelişmesi için bir risk oluşturur.

Nemli ve küflü bir ev ortamı da alerjik nezle gelişmesini artıran bir risk faktörüdür.

Çocuğun doğduğu mevsim

Bahar ve yaz aylarında doğan çocuklarda alerjik nezle gelişme riski daha yüksektir. Yeşil alanda yaşayanlarda veya hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgede yaşayanlarda da alerjik nezle gelişme riski yüksektir.

Alerjenler alerjik rinit riskini artırır

Alerjenler alerjik nezle gelişmesinde çok önemlidir. En önemli tetikleyici faktör havada bulunan alerjenlerdir. Mevsimsel alerjik nezlede polenler önemli bir tetikleyiciyken yıl boyu alerjik nezle belirtileri olan çocuklarda ev tozu mite’ları, küfler, evcil hayvanlar ve hamamböcekleri önemli tetikleyicilerdir.

Sigara dumanı alerjik rinit riskini artırır

Sigara dumanına maruz kalma hem alerjik hastalığın şiddetini artırmakta hem de alerji gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Hava kirliliği alerjik rinit riskini artırıyor

Hava kirliliği alerjik rinit gelişmesinde önemli rol oynadığı düşünülmektedir.

Alerjik rinit tanısı

Alerjik rinit belirtileri olan bir çocuğun muayene bulguları tamamen normal olabilir. Burun üstünde çizgilenme, göz altlarındaki cildin koyulaşmanın olup olmadığına bakılmalıdır. Çok dikkatli bir öykü alınmalıdır. Sonuç olarak alerjik nezle teşhisi deneyimli hekimler tarafından alınan ayrıntılı öykü ve gerekli testler (alerji testleri ve duruma göre diğer testler) ile teşhis konulur.

Alerjik nezle düşünülen çocuğa ciltten alerji testi yapılır. Neye alerji olduğu anlaşılır. Ayrıca alerji testiyle aşı tedavisi gerekip gerekmediği değerlendirilir.

Alerji testi kaç yaşında yapılır?

Ciltten alerji testi alerjik nezle için 1 yaşından itibaren yapılabilir. Alerji testi 1-2 aylıktan sonra yapılabilmesine rağmen alerjik nezleli çocuklarda 1 yaşından büyüklerde yapılması uygundur. Çünkü ev tozu mite’ları ve polenlere alerji gelişmesi için belirli bir süre geçmesi çocuğun bu alerjenlerle karşılaşması gerekir.

Alerji testini hangi uzman yapmalıdır?

Alerji testinin de bu konunun uzmanı olan çocuk alerji uzmanlarınca yapılması çok önemlidir. Çünkü bu testle teşhis konulmakta ve tedavi planlanmaktadır.

Bu testler aşı yapılıp yapılmayacağına ve aşı yapılacaksa hangi alerjenlerle karışım hazırlanacağına karar verilmektedir. Bu nedenle bu konuda eğitim alan çocuk alerji uzmanlarınca yapılması gerekir.

Aksi takdirde yanlış teşhisle 3-5 yıl gibi sürecek uzun soluklu tedavinin yanlış yapılmasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Test sonucu kullanılan alerjenlerden de etkilenmektedir. Test uygulama tekniği, alerjenlerin kalitesi, test yapan hekimin çocuk alerji uzmanı olması gibi faktörlerle test sonucu değişebilmektedir.

Alerji testi kandan mı ciltten mi yapılmalıdır?

Kandan yapılan alerji testlerinin pahalı olması, geç çıkması ve cilt testine göre daha az sıklıkta pozitif olması nedeniyle ciltten alerji testi yapılması tavsiye edilir. Ayrıca kandan yapılan alerji testinde kullanılan cihazın kalitesi de test sonucunu etkileyebilir.

Kanda alerji düzeyi (IgE) teşhiste önemli mi?

Kandan bakılan IgE düzeyinin yüksek olması bize sadece alerji testinde alerji çıkma olasılığının yüksek olduğunu gösterir. Ancak IgE seviyesi yüksek olan çocuklarda alerji testinde alerji çıkmayabileceği gibi düşük seviyede olanlarda da alerji testinde alerji çıkabilir. Bu nedenle bu testin teşhiste yeri çok sınırlıdır.

Sadece araştırma amaçlı kullanılan bir testtir. Teşhiste şüpheli durumlarda yapılmaktadır.

Nazal smear

Burun akıntısının incelenmesidir. Burun akıntısı boyama teknikleri ile incelenir. Eozinofili sayısı %10 üstünde ise alerjik nezle ihtimalini kuvvetlendirir.

Alerjik rinit tedavisi

Alerjik rinit tedavisi korunma (Alerjik olunan alerjenlerden ve tetikleyicilerden korunma), ilaç tedavisi, immünoterapi (Aşı tedavisi), cerrahi, eğitim, tamamlayıcı tedaviden oluşmaktadır.

Bir de alternative tedaviler vardır. Tedavide başarının sırrı alerji uzmanlarınca doğru tanı konup doğru tedavi yapılmasıdır.

Öncelikle alerjik nezlenin ciddiyeti belirlenmeli ve hastalığın ciddiyetine göre tedavi düzenlenmelidir.

Alerjik rinit (Alerjik nezle) belirtileri olan çocukların alerjik hastalıklar konusunda uzmanlar tarafından teşhis edilip tedavi edilmesi çok önemlidir.

 Çocuk alerji uzmanları diğer adı çocuk immünoloji ve alerji hastalıkları uzmanları) çocuklardaki astım, alerjik nezle ve alerjik hastalıklar konusunda eğitim almış diploması olan uzmanlardır.

Alerjik nezlesi olan bir çocukta aynı zamanda astım, egzama olabilir, veya ilerde astım nezle gelişebilir. Astım gelişme riski açısından takip edilmesi gerekir. Alerjik nezle tredavisinde sadece çocuk alerji uzmanları tarafından yapılabilen alerji aşısı gerekebilir.

Çocuklarda astım ve alerjik nezle konusunda uzman olan hekimler çocuk alerji uzmanlarıdır. Bu nedenle alerjik nezlesi olan bir çocuğun çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesinde fayda vardır.

Diğer  alerjik  hastalıklar  hakkında  daha  detaylı  bilgi  almak  için  Alerji  kategorimizde  yer  alan  içerikleri  ziyaret  edebilirsiniz.

Источник: https://www.doktoramcam.com/cocuklarda-alerjik-rinit-alerjik-nezle/

Alerjik Nezle

Alerjik Nezle Astım Riskini Arttırıyor

Alerjik nezle alerji kaynaklı kısa süreli bir rahatsızlık olmaktadır.

Alerjik nezlede daha çok mevsimsel geçişlerde ortaya çıkan tozların havada yoğun olarak bulunması sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Alerjik nezleye sahip olan insanlarda daha çok hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı çok sık olarak ortaya çıkmaktadır. Bu şikayetlere sık sık göz, burun ve damak kaşıntısı da eklenmektedir.

Ülkemizde alerjik nezle rahatsızlığının görülme oranı çocuklarda yüzde iki ve otuz yedi, erişkinlerde ise yüzde sekiz ve otuz arası değerlerdedir.

Alerjik nezlenin herhangi bir nedenle ortaya çıkması durumunda çocukluk ya da genç yaşta ortaya çıkmaktadır. Alerjik nezleye sahip olan kişilerde aynı zamanda egzama, astım, oral alerji sendromu da görülme sıklığı çok fazladır.

Alerjik nezle hastalığında sahip olan bireylerde astım rahatsızlığı da görülmektedir.

Alerjik nezle insan vücudunun en önemli duyu organlarından biri olan burnunda yer alan hava yolu mukozasına yapışarak iltihabi reaksiyonları başlatması ile ortaya çıkmaktadır. Belirli mevsimlerde havada yoğun oranda bulunan polenlerin sebep olduğu alerjik nezle mevsimsel özelliğe sahip olmaktadır.

Aynı zamanda alerjik nezlenin tüm yıl boyunca devam eden bir türü de bulunmaktadır. Yıl boyunca devam eden alerjik nezle hayvan tüyü, birtakım kimyasal deterjanlar ve aynı zamanda ev tozu sebebi ile ortaya çıkmaktadır.

Eğer birtakım tedbirler alınmazsa ve tedavisi yapılmazsa, ilerleyen zamanlarda astıma neden olabilir.

Neden Olur?

Birtakım sebeplerden dolayı ortaya çıkan alerjik nezleye sahip olan bireylerde en önemli nokta hastanın geçmişidir. Yani alerjik nezleyi hangi maddelerin tetiklediği ve aynı zamanda hangi mevsimde daha çok ortaya çıktığı teşhisi koymada çok önemli noktalardır.

Ayrıca doktorunuzun fiziki muayene etmesinde burnun iç yüzeyi soluk ve burnun yumuşak dokuları biraz şişmiştir. Kan ya da deriden yapılan alerji testleri ile alerjik nezleye neden olan alerjik ajan ortaya çıkabilir. Doktorunuzun uygun görmesi durumunda kan deri testi yapmaktadır.

Mevsimsel dönemlerde ortaya çıkan alerjik nezle genel olarak havada uçuşan ağaç, çayır ve ot polenine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Alerjik nezle, bireylerin yaşadığı coğrafi bölgeye göre havadaki polen oranı değişebilir, günlük polen sayımı ile ilgili her türlü bilgiye Türkiye Ulusal Alerji Ve Klinik İmmünoloji Derneğinin internet sitesinde istediğiniz her an ulaşabilirsiniz.

Alerji nezlesi kuru ve rüzgarlı havalarda daha çok ortaya çıkmaktadır. Çünkü polenler soğuk havada daha çok ortaya çıkmaktadır. Eğer alerji nezlesi tüm yıl devam ediyorsa, daha çok ev tozu akarı, küf mantarı, hamam böceği ve hayvan tüyü ev içinde görülen alerjen maddelerdendir.

Ayrıca alerji nezlesinin en önemli nedeni havada yoğun oranda görülen polen ve ağaçlardır. Alerji nezlesine sahip olan bireylerde eğer tedavi mümkün değilse nefes alamama nedeni ile uyku sorunu ortaya çıkabilir.

Alerji nezlesi eğer çocuklarda görülüyorsa, dikkat eksikliği, kolay odaklanamama, konsantrasyon bozukluğu, buna bağlı olarak sınavlarda görülen başarısızlık ve aynı zamanda özgüvenin azalması gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

Eğer alerjik nezle yetişkinlerde görülüyorsa, anksiyete, depresyon, akademik performansta, iş üretkenliğinde hızlı bir düşüşe ve aynı zamanda yaşam kalitesinde düşme durumu ortaya çıkabilir.

Birtakım sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan alerjik nezle hastalığının birtakım belirtileri bulunmaktadır. Alerjik nezle hastalığına sahip olan bireylerde bazı belirtiler görülmektedir.

Bu belirtiler hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma ve kaşıntı, aksırma, öksürme, baş ağrısı, boğaz ağrısı, sinüslere yapılan baskı ve yüzde ağrının oluşması, gözaltının şişmesi, ve burun, boğaz, üst damakta kaşıntı gibidir. Aynı zamanda geniz akıntısı, öksürük, halsizlik, yorgunluk, koku almada yaşanan güçlük belirtileri de bulunmaktadır.

Bazı hastalarda ise damak ve aynı zamanda kulak içerisinde kaşıntı da ortaya çıkabilir. Alerjik nezle hastalığının yanı sıra aynı zamanda alerjik konjunktivit hastalığı da bulunuyorsa, gözlerde meydana gelen kaşıntı, sulanma ve kızarıklık görülebilir.

Alerjik nezle hastalığına sahip olan bazı kişilerde ise ağız solunumuna bağlı olan yüksek damak ve diş bozuklukları da ortaya çıkabilir. Alerjik nezle hastalığında görülen belirtiler çift taraflı olmaktadır. Belirtilerin tek taraflı ya da burun akıntısının farklı renklerde olması alerjik nezle hastalığı ile uyumlu değildir.

Alerjik nezle hastalığına sahip olan bireylerde ortaya çıkan kaşıntı nedeniyle sık sık elleriyle burunlarını yukarı doğru itme hareketini yaparlar.

Kaşıntıya bağlı olarak burun ucunda yatay çizgi oluşumu ile gözaltında oluşan ödem, hafif koyu renk değişikliği de belirtiler arasında yer almaktadır.

Aynı zamanda alerjik nezle belirtileri süresine ve şiddetine göre birtakım farklılıklar içermektedir.

Alerjik nezlede ortaya çıkan belirtiler dört günden az ya da dört haftadan kısa süreli ise aralıklı, eğer haftada dört günden çok ve dört haftadan uzun süreli ise süregelen alerjik nezle adı verilmektedir.

Alerjik nezle belirtileri şiddetine göre sınıflandırılırken aynı zamanda uykuda bozulma, günlük aktivite ve egzersizde bozulma, sıkıntı verici belirtiler de bulunuyorsa ağır, hiçbirisi eşlik etmiyorsa hafif alerjik nezle olarak tanımlanmaktadır.

Bahar mevsiminde ortaya çıkan alerjik nezleye mevsimsel, bütün yıl boyunca devam ediyorsa yıl boyu alerjik nezle olarak gruplandırılabilir.

Alerji Nezlenin Tedavisi

Alerjik nezleye sahip olan bireylerde uygulanacak birtakım tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Ayrıca alerjik nezle tedavisinde ortaya çıkan belirtilerin tekrarlamasına neden olan alerjen maddelerden kaçınmak gerekmekte ve aynı zamanda ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu tür tedavi yöntemi ile alerjik nezleye sahip olan hastaların şikayetleri kontrol altına alınmaktadır.

Alerjik nezlede doktorun tavsiye ettiği ilaçlar ise, alerjik nezlenin belirtilerini azaltan antihistaminikler ve aynı zamanda kortizon içeriğine sahip olan burun spreyleri olmaktadır. Alerjik nezlenin tedavisinde kullanılan kortizon spreylerini sadece burun kısmına uygulandığında herhangi bir zararı olmayacaktır.

Aynı zamanda burun yıkama da alerjik nezle tedavisinde kullanılmaktadır.

Alerjik nezlesinin tedavisinde sadece ilaç kullanılmamaktadır, bunun yanı sıra, diğer bir tedavi yöntemi olan alerjen aşıdır. Alerjik nezleye sahip olan bireylere uygulanan aşı tedavisi ile uygun şartlara sahip olmak gerekmektedir.

Alerjik maddeler kişilere özel olduğu için alerjik nezle aşısını da bir uzman doktorun yapması uygun olmaktadır. Alerjik nezle tedavisinde uygulanan aşı, hastalarda görülen şikayetleri azaltır ve aynı zamanda astımın ilerleyen evrelerde geçmesini önleyebilir.

Alerjen maddelerden korunmak için ayrıntılı bilgi edinmek için doktorunuza mutlaka başvurmanız gerekmektedir.

Alerjik nezlenin tedavisinde uygulanan birtakım yöntemler, hastaların yaşadığı şikayetlerin şiddetini azaltmaya yönelik olmaktadır. Alerjik nezle bu tedavi yöntemi ile ortadan tamamen kalkmaz.

Alerjik nezlenin tedavisinde uygulanan yöntemler doktor tarafından antihistamik adı verilen ve aynı zamanda alerjen maddeyle karşılaşıldığı zaman madde salınımını engelleyen birtakım ilaçların kullanılması gerekmektedir. Bu ilaçların kullanımı alerjik nezlenin ortaya çıkmadan önce kullanılması durumunda çok daha iyi etkileri olacaktır.

Özellikle kaşıntı, akıntı ve hapşırma gibi belirtilerin kontrol altına alınmasında çok etkilidir. Aynı zamanda burnun iç kısmında ortaya çıkan şişliği azaltıcı etkisi bulunan ilaçlar da kullanılmaktadır.

Alerjik nezle tedavisinde uygulanan diğer yöntemler ise, alerjen maddelerle temasın kesilmesi, cerrahi tedavi, fototerapi gibidir. Bu tedavi yöntemlerinden hangisinin uygulanacağına doktorunuz karar verecektir.

Источник: https://evdesifa.com/alerjik-nezle/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.