Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir Nedenleri Belirtileri Tedavisi

Alkol Bağımlılığı

Çeşitli besinlerin fermantasyonu ile şekerden etanol ve karbondioksit gazı oluşur. Karbondioksit havaya karışırken etanol ve su karışımı kalır. Fermantasyon sonrası elde edilen etanol ve suyun ayrılmasını sağlayan damıtma işlemi yapılır.

Cin, rakı, viski, rom ve votka elde edilir. Üzümden şarap, çimlendirilmiş arpadan bira, şeker kamışından rom, tahıl, pancar, patatesten votka elde edilir. Bir kadeh içki, birim olarak içinde 14 gram saf alkol içeren içki miktarıdır.

Alkollü içkinin içerdiği alkol oranına göre kadehin miktarı değişir.

Alkol alındığında %20 si mideden hızla emilerek kana karışır ve beyne giderek etkisini dakikalar içinde göstermeye başlar, beyini uyarır. Kalan çoğunluk kısmı da bağırsaklardan emilir. Alkolün az bir kısmı nefes, ter veya idrar ile atılır. Büyük çoğunluğu karaciğerde oksidasyon işlemi ile metabolize olur.

Sağlıklı bir karaciğer saatte 7-9 gram saf alkolü oksidasyon yoluyla vücuttan uzaklaştırır. Alkol alınca ilk 5 dakikada kanda ölçülebilir seviyeye yükselir. Kandaki alkol düzeyini ırk, cinsiyet, alkol ile birlikte alman gıdalar, sürekli alkol tüketimi, içme şekli ve tıbbi ilaç kullanımı etkiler. Bir saatlik sürede 200 ml biranın tamamı karaciğer tarafından kandan uzaklaştırılmaktadır.

Alkolün kandan temizlenmesi sadece zamanla olur, soğuk su veya kafeinli içecekler bunu etkilemez.

Alkol bağımlılığına alkolizm denir. Alkol bağımlısı kişilere de alkolik denmektedir. Erkeklerde alkol bağımlılığı daha fazla görülür.

Ergenlik dönemi sorunları, anne babanın boşanması, okul problemleri yaşayan gençler, yakınını kaybetme ve ebeveynlerden birinin alkol kullanması halinde alkolle tanışma ve bağımlılık riski bulunur.

Özellikle antisos- yal kişilik bozukluğu başta olmak üzere kişilik bozukluklarında madde kullanımına sık rastlanır. Sigara ve alkol kullananlarda her türlü uyuşturucu madde kullanma riski vardır.

Alkol Bağımlılığı Belirtileri 

Alkollü içeceklere karşı aşırı bir istek vardır. Alkol alımı azalınca ya da bırakma durumunda yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Asabiyet, halsizlik, titreme, kramp, terleme, bulantı, kusma, korku, ishal, çarpıntı, bilinç bulanıklığı gibi yoksunluk belirtileri gelişir.

Kişi kendini rahatlamak için daha fazla alkole ihtiyaç duymaya başlar. îçme isteğini durduramaz. Fiziksel bağımlılık gelişmiştir. Alkol almadan mutlu olamaz, çalışamaz. Gün içinde alkol aldıkları dışarıdan belli olmayabilir. Kişi alkolü bırakmak istese de başarısız olur.

Alkol alınca karar verme, düşünme gibi yetiler bozulur. Refleksler yavaşlar. Buna bağlı olarak araç kullananlarda trafik kazaları meydana gelir. Aile içi huzursuzluk nedenidir. Alkole bağlı kıskançlık, öfke nöbetleri cinayetlere kadar uzanabilir. İntiharlar görülebilir. Kaygı bozuklukları, cinsel işlev bozukluğu ve depresyona neden olur. Var olan psikiyatrik hastalıkları şiddetlendirir.

Alkolün tüm organlar üzerine etkisi vardır. Beyin harabiyeti, karaciğer hastalıkları en önemlileridir.

Nöropati, adale hastalıkları, pankreas iltihabı, kalp yetmezliği, hormonal dengesizlikler, B vitamini eksikliği, folik asit eksikliği, kansızlık, böbrek iltihabı gibi hastalıklar alkolizmde ortaya çıkar.

Alkol tüketimi insülin hormonunun etkisini bozduğu için gizli şeker veya şeker hastalığına neden olabilir. Alkol tüketimi aynı zamanda şeker metabolizmasını bozarak alımı takiben şeker düşüklüğüne neden olabilir.

Aç karnına 60 cc alkol tüketilmesi ile kan şekeri belirgin olarak düşebilir. Bu nedenle, şeker hastalığı tedavisi görenlerin alkol tüketimine dikkat etmeleri gereklidir. Her türlü iltihaplı hastalıklara zemin hazırlar. Vücut direnci azalır. Karaciğer, bağırsak, pankreas kanserleri görülebilir.

Aşırı alkol alımından birkaç gün sonra alkol alımı olmazsa bilinç bulanıklığı ile seyreden deliryum tremens görülebilir. Dalgalanmalarla seyreder. Hasta huzursuz, dengesizdir, konuşmaları tutarsızdır. Zamanı ve mekânı ayırt edemez. Halüsinasyonlar görür. Vücutta su kaybı, magnezyum, B vitamini azlığı oluşur. Çarpıntı, titreme, kasılma, tansiyon yükselmesi görülür. Ölümcül olabilir.

B1 vitamini (tiamin) eksikliğine bağlı olarak Wernicke Ensefalopatisi (alkolik ensefolopati) gelişebilir. Hafızada bozulmalar, yürüme değişiklikleri, göz bulguları, nöropatiler görülür.

Beynin müzmin tutulumuna bağlı olarak Korsakoff sendromu gelişir. Hafıza kayıpları, öğrenme bozukluğu, depresyon gelişir. Aşırı alkol almalarında kan şekeri düşebildiği için mutlaka kan şekeri kontrol edilmelidir.

Kan mineralleri, B vitamin düzeyleri, karaciğer fonksiyon testleri, böbrek testleri yapılır.

Alkol Bağımlılığı Tedavisi

Aşırı alıma bağlı zehirlenme ve deliryum tremens ölüme neden olduğundan acil tedavi gerektirir. Kalp ve solunum desteği, şekerli sıvı tedavisi, B1 vitamini verilerek yakından takip edilir. Vücudu alkolden arındırma işlemine detoksifikasyon denir.

Detok- sifikasyon döneminde gerekirse depresyon ilaçları, uyku ilaçları kullanılır. Hastanede tedavi uygulanır. Akamprosat, naltrekson ve disülfi- ram gibi ilaçlarla alkol alım isteği ve keyfi azaltılır, alkolden tiksinme sağlanır. Böylece yeniden başlama önlenmeye çalışılır. Uzun süreli sabır gerektiren tedavilerdir.

Bağımlılıktan kurtulma ve yeniden başlamayı önlemek için psikoterapi ile destek sağlanır. Disülfiramla alkol alımı ölümcül olabilir.
Adsız Alkolikler (AA) grubu alkol bağımlılığından kurtulma, dayanışma, destek amaçlı olarak gönüllüler tarafından kurulmuş bir kuruluştur.

Bu kuruluşların bölgede bulunan temsilciliklerinin toplantılarına düzenli olarak gidilerek yardım alınmalıdır.

Alkol Bağımlılığı Uygulanacak Diyet

Bir gram alkolde 7 kalori, bir gram protein ve karbonhidratta 4 kalori, bir gram yağda 9 kalori enerji bulunur. Yoğun alkol tüketimi ilk baştan aşırı kalori alınmasına bağlı kilo alımına neden olur. İleri düzeyde alkolizmde ise beslenme yetersizliği ve karaciğer harabiyeti sonucu protein yıkımının artmasına bağlı kaslarda erime, göbekte artış ile sonuçlanan yağlanmaya neden olur.

Sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir. Soyada bulunan lesitinden oluşan fosfatidil kolin maymunlarda alkole bağlı karaciğer sirozu gelişmesini engellemektedir. Organik soya lesitini içeren destekler veya kolesterol yüksekliği yoksa lesitini bol miktarda içeren doğal yumurta sarısı, günlük birer tane tüketilmelidir. Kolesterol yüksekliği olanlar doktor önerisine göre tüketmelidir.

Ağır alkolizme bağlı karaciğer harabiyeti karaciğerde karbonhidrat deposunun azalmasına neden olur ve stres durumunda vücut ihtiyacını proteinleri yakarak karşılar. Bu nedenle ağır alkoliklerin öğünlerinde patates, ekmek ve makarna gibi karbonhidrat tüketmeleri gereklidir.

Alkolizme bağlı karaciğer hasarı olanların günlük aldığı protein miktarının 0.6 gram/kg başına olacak şekilde azaltılması için diyet uzmanından yardım alınması gereklidir.
Karaciğer hasarı olanlar tuzsuz diyet yapmalıdır.

Özellikle gençler arasında yoğun alkol tüketimi esnasında enerji içeceği almanın uyanıklığı artırması, kafeinin sersemliği azaltması nedeni ile yoğun tüketimi yapılmaktadır.

Fakat alkolün sersemlik ve uyuşma yapıcı etkisi alkolün limitini belirlemesi nedeni ile önemlidir. Bunun kaybedilmesi tehli boyutlarda alkol tüketimine neden olabilir.

Ayrıca reflekslerin halen zayıf olması nedeni ile enerji içeceğine güvenilerek yüksek alman alkol kaza riskinin yüksek olmasına neden olur.

Alkol Bağımlılığı Yapılması Gerekenler

• Sigara ve tütün tüketiminden kaçınılmalıdır. Her ikisinin beraber tüketilmesi kanser ve diğer hastalıkların görülme riskini belirgin olarak artırır.• Alkol kullanmayan arkadaşlar edinilmelidir.• Alkol içermeyen eğlendirecek aktiviteler seçilmelidir.• Alkolsüz ortamlarda sosyalleşilmelidir.

• Bara veya alkol bulunan ortamlara gitmekten kaçınmalıdır.• Evde veya işyerinde alkol bulundurulmamalıdır.• Alkol almaya teşvik eden ortam veya arkadaşlardan uzak durulmalıdır.• Stresli veya üzgün olunduğunda içki içmekten kaçınılmalıdır.• Adsız Alkolikler gibi destek gruplarına katılarak yardım alınmalı ve deneyim paylaşılmalıdır.

• Alkol kullanmaya teşvik eden tetikleyici faktörleri bulup onlarla mücadele etmenin farklı yöntemleri geliştirilmelidir.• Alkol kullanılmaya başlanıldıysa cesaret toplanıp yardım alınmalıdır.• Derin nefes alma gibi stresi azaltma teknikleri öğrenilmeli, düzenli egzersiz programı uygulanmalıdır.

• Gündüz dışarıda 30 dakikalık açık hava yürüyüşleri akıl sağlığı ve moral açısından yararlı olup deride D vitamininin yeterli yapılması için güneş ışığı alınır.• Ağır alkolizmi olanların enfeksiyonlardan korunmak için aşılanması yararlı olabilir, aile hekimlerinden bilgi alınmalıdır.

• Egzersiz esnasında veya hemen sonrasında kan şekerinde düşmeler normalde de olmaktadır. Bu dönemde alkol tüketimi kan şekerinin çok tehli sınırlara düşmesine neden olabilir, kaçınılmalıdır.

Alkol Bağımlılığı Önerilen Besin Takviyeleri

Çinko: Alkolün metabolize edilmesinde rol alan alkol dehidroge- naz ve aldehit dehidrogenaz enzimlerinin faaliyeti için çinko gereklidir. Alkol bağımlılarında çinko eksikliğine rastlanır. Düşük besin alımı, emilimde azalma ve idrarla çinko atılımmda artış nedeniyle çinko seviyeleri azalır. Azalan çinko düzeyleri, alkol metabolizmasını zayıflatır.

Alkol bağımlılarında yapılan saç analizlerinde saçta çinko ve bakırın oldukça yüksek miktarlarda olduğu görülmüştür. Günde 30 mg çinko pikolinat ile birlikte 1 gram C vitamini takviyesi önerilir.

Vitamin kompleksi: Günde 1-3 gram C vitamini takviyesinin vücuttan alkolü uzaklaştırmada etkin rol aldığı, akut ve kronik alkol zehirlenmelerinin C vitamini takviyesi ile azaldığı görülmüştür.• Günde 3 gram C vitamini, 3 gram B3 vitamini (niasin), 600 mg B6 vitamini ve 600 IU E vitamini karışımı alkol bağımlılarında anksi- yete ve depresyonu azaltmaktadır.

• Muhtemel toksisiteleri nedeni ile A vitamini desteği yerine beta ka- roten desteğinin daha güvenilir olduğu düşünülmektedir. A vitamini veya beta karoten desteği gece körlüğü ve cinsel fonksiyon kayıplarını önlemeye yardımcıdır. Ancak aşırı alkol tüketiminden hasar görmüş olan karaciğer, A vitaminini depolamakta başarısız olabilir. Günde 5.

000 IU’dan fazla A vitamini tüketimi A vitamini zehirlenmesine neden olabilir. Kronik alkol tüketiminde B vitamini eksikliği gelişir, günde 100 mg B kompleks vitamini desteği önerilir.

Magnezyum ve selenyum: Günde 2 kez 250 mg magnezyum takviyesi önerilir.

Alkol bağımlılarında düşük magnezyum seviyeleri kalp-damar hastalıkları ve bilinç bozukluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Plazma selenyum düzeyleri kronik alkol tüketiminde azalır. Düşük selenyum düzeyleri, alkol bağımlılarında depresyon başta olmak üzere duygu durum bozukluklarının, intihara eğilimin artmasına neden olabilir. Günde 200 mikrogram selenyum takviyesi önerilir.194,195

Aminoasitler: Aminoasitler beyinde sinir iletiminde rol alan maddelerin yapısında bulunur. Günde 1.5 gram DL-fenil alanin, 900 mg L-tirozin, 300 mg L-glutamin ve 400mg L-triptofan takviyesi yapılan alkol bağımlılarında, alkol yoksunluğu semptomları ve stres gelişimi azalmaktadır. Yaklaşık 60 yıl önce yapılan bir çalışmada, günde 1 gram glutamin verilmesi ile alkol tüketiminde azalma olduğu da saptanmıştır. Ancak bu konuda yakın zamanlarda bir araştırmaya rastlanmamıştır. Oysa glutamin ucuz ve kullanımı güvenilir olan bir aminoasittir.
L-karnitin: Alkolün neden olduğu karaciğer yağlanmasına engel olmak için kullanılır. Karnitin takviyesi yağ yakımını artırmak ve trigliserid düzeylerini düşürmek için önerilir.196 197 198 Günlük kullanım dozu 2-3 e bölünmüş olarak kullanılan 1.500-3.000 mgdır.
Esansiyel yağ asitleri (EFA): Fazla alkol tüketimi, EFA eksikliğine neden olur. Özellikle göz bozukluklarını önlemek ve nörolojik fonksiyonları desteklemek için günde 360 mg gammalinolenik aside karşılık gelen 4 gram evening primrose yağı (EPO) alınması önerilir.

Alkol Bağımlılığı Önerilen Bitkisel İçerikli Takviyeler 

Meryemana dikeni: Karaciğer fonksiyonlarında azalma ve siroz gelişmesi durumunda hasara uğramış karaciğer hücrelerinin rejene- rasyonunu sağlayan meryemana dikeninin ekstresinden yararlanılır. Hem koruyucu hem de tedavi edici amaçla günde 70-210 mg meryemana dikeni meyve ekstresini içeren preparatlarm alınması önerilir.

Meryemana dikeni meyvesi çayı: Günlük drog miktarı 12-15 gramdır. 2 çay kaşığı drog (5 gram), 1 çay fincanı kaynamış su içinde 10 dakika demlenir. Karaciğer sirozu, kronik karaciğer iltihabı veya viral hepatit ve safra rahatsızlıklarında etkilidir. Meyve içindeki silimarin bileşiklerinin ancak belli miktarı suda çözünür.

Meryemana dikeni meyvesinin standart ekstresinin kullanılması önerilir.
Salvia miltiorrhiza: Geleneksel Çin tıbbında kronik böbrek yetmezliğinde, kalp hastalıklarında kökleri kullanılan Danshen, Çin adaçayı veya kırmızı adaçayı olarak da isimlendirilen bitkidir. Hayvanlarda alkol tüketimine eğilimi azaltmaktadır.

201 Kan sulandırıcı ilaç warfa- rin ve kalp ilacı digoksin ile etkileşime girebileceği için dikkat edilmelidir. Danshen tabletleri günde 3 defa üçer tablet olarak alınır. Dilaltı formu ise günde 3 defa 10 ar dilaltı tablet şeklinde kullanılmaktadır.
Kudzu bitkisi: Pueraria lobata ismiyle bilinir ve geleneksel Çin tıbbında kökleri kullanılır.

Karaciğerde alkolü metabolize eden ALDH2 enzimini baskılayarak asetaldehid oluşumunu artırır, alkol tüketimi sonrası nahoş yakınmalara neden olarak alkolün bırakılmasına yardımcı olabilir.203 Fakat alkol tüketimi ile birlikte uzun süre kudzu tüketilmesi, asetaldehitin artması nedeni ile kanser riskinde yükselme olabileceği için dikkat edilmelidir.

İzoflavon içeren 250 müigram kudzu ekstraktmın günde 3 defa birer kapsül kullanılması ile ciddi yan etki olmadan alkol tüketiminde ılımlı bir azalma elde edilmiştir.
Çemenotu tohumu: Karaciğerde alkole bağlı harabiyeti ve fibro- zise gidişi engellemede yararlı olabileceği bir laboratuvar çalışmasında gösterilmiştir.205 Ayrıca yağlanmanın azaltılmasında faydalıdır.

Kolesterol düşürülmesinde, şeker hastalığında ve zayıflamanın kolaylaştırılmasında yararlıdır. Günlük 15-30 gram toz formunun günde 3 doza bölünerek alınması tavsiye edilir. Çemenotu tohumu içeren ekmeklerin yapılması ile tüketimi daha kolay olabilir.

Bu içeriğe emoji ile tepki ver

0

0

0

0

0

Canlı Sohbet İçin Tıklayın!

Источник: https://www.evvelcevap.com/alkol-bagimliligi-nedir-nedenleri-belirtileri-tedavisi/

Acıbadem Sağlık Grubu | Acıbadem

Alkol Bağımlılığı
Acıbadem Üniversitesi, 2007 yılında Acıbadem Sağlık ve Eğitim Vakfı tarafından kurulan sağlık alanında tematik bir üniversitedir.

Sağlık hizmetlerinde 25 yılı aşkın deneyim ve bilgi birikimiyle oluşan Acıbadem kültürünü yükseköğretime taşıyan üniversite; güçlü akademik kadrosu, gelişmiş teknolojik altyapısı ile alanında donanımlı ve sürekli gelişime açık sağlık profesyonelleri yetiştirmeyi hedefliyor.

Araştırma odaklı Acıbadem Üniversitesi’ndeki dünyadaki en kapsamlı kilinik simülasyon eğitim merkezlerinden biri olan CASE’te, öğrencilerin yanı sıra sağlık profesyonelleriyle de eğitimler gerçekleştiriyor.

Acıbadem'in Öncüsü Yenilendi

Hizmet alanını 2.5 katına çıkararak Acıbadem Sağlık Grubu'nun en büyük hastanesi olan Acıbadem Maslak 364 yatak kapasitesiyle hizmet veriyor. Tıbbın tüm alanlarında hizmet sunan Acıbadem Maslak Hastanesi’nde radyoterapi cihaz parkı ile kanser alanında da tanı ve tedavi hizmetleri yürütülüyor.

SAYILARLA ACIBADEM SAĞLIK GRUBU

  • YILLIK ORTALAMA HASTA SAYISI

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.

) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

  • Kimlik bilgileriniz: Adınız, soyadınız, T.C. Kimlik numaranız, pasaport numaranız veya geçici TC Kimlik numaranız, doğum yeri ve tarihiniz, medeni haliniz, cinsiyetiniz, sigorta veya hasta protokol numaranız ve sizi tanımlayabileceğimiz diğer kimlik verileriniz.
  • İletişim Bilgileriniz: Adresiniz, telefon numaranız, elektronik posta adresiniz ve sair iletişim verileriniz, müşteri temsilcileri ya da hasta hizmetleri tarafından çağrı merkezi standartları gereği tutulan sesli görüşme kayıtlarınız ile elektronik posta, mektup veya sair vasıtalar aracılığı ile tarafımızla iletişime geçtiğinizde elde edilen kişisel verileriniz.
  • Muhasebesel Bilgileriniz: Banka hesap numaranız, IBAN numaranız, kredi kartı bilginiz, faturalama bilgileriniz gibi finansal verileriniz.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı ve planlaması amacıyla özel sağlık sigortasına ilişkin verileriniz ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileriniz.
  • Hastane veya tıp merkezlerimizi ziyaret etmeniz halinde güvenlik ve denetim amaçlı tutulmakta olan kamera kayıtları görüntüleriniz.
  • Otoparkı kullanmanız halinde araç plaka veriniz.
  • Sağlık Bilgileriniz: Laboratuvar sonuçlarınız, test sonuçlarınız, muayene verileriniz, randevu bilgileriniz, check-up bilgileriniz, reçete bilgileriniz dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi sırasında veya bunların bir sonucu olarak elde edilen her türlü sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel verileriniz.
  • www.acibadem.com.tr sitesine veya www.acibadem.com.tr/AcibademOnline/TR/MainPage adresine gönderdiğiniz veya girdiğiniz sağlık verileriniz ve sair kişisel verileriniz.
  • Acıbadem’e veya Acıbadem Grup şirketlerinden herhangi birine iş başvurusunda bulunmanız halinde bu hususta temin edilen özgeçmiş dâhil sair kişisel verileriniz ile Acıbadem Grubu çalışanı ya da ilişkili çalışan olmanız halinde hizmet akdiniz ve işe yatkınlığınız ile ilgili her türlü kişisel verileriniz.

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

  • Kimliğinizi teyit etme,
  • Kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi.
  • İlgili mevzuat uyarınca Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Hastane ve Tıp Merkezlerimizin iç işleyişi ile günlük operasyonların planlanması ve yönetilmesi.
  • Hastane Yönetimi, Hasta Hakları, Hasta Deneyimi bölümleri tarafından hasta memnuniyetinin ölçülmesi, arttırılması ve araştırılması.
  • İlaç temini.
  • Randevu almanız halinde randevu hakkında sizi haberdar edebilme.
  • Risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerini geliştirme amacıyla analiz yapma.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından sağlık hizmetlerinizin finansmanı, tetkik, teşhis ve tedavi giderlerinizin karşılanması, müstehaklık sorgusu kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Araştırma yapılması.
  • Yasal ve düzenleyici gereksinimlerin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgileri paylaşma.
  • Kalite, Hasta Deneyimi, Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından hizmetlerimiz karşılığında faturalandırma yapılması ve anlaşmalı olan kurumlarla ilişkinizin teyit edilmesi.
  • Pazarlama, Medya ve İletişim, Çağrı Merkezi bölümleri tarafından kampanyalara katılım ve kampanya bilgisi verilmesi, Web ve mobil kanallarda özel içeriklerin, somut ve soyut faydaların tasarlanması ve iletilebilmesi.

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
  • 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu,
  • 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • Özel Hastaneler Yönetmeliği,
  • Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği,
  • Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleridir.

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3.

fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

  • Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
  • Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  • Kişisel sağlık verilerine erişim ve bu verileri isteme,
  • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesine ve/veya kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesine ilişkin işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkını haizsiniz.

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

  • (i) Fahrettin Kerim Gökay Cad. No: 49 Altunizade, Istanbul, Türkiye adresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazılarak gönderebilirsiniz,
  • (ii) Noter kanalıyla gönderebilir,
  • (iii) acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla ve/veya
  • (iv) Acıbadem’e hitaben yazdığınız “word veya pdf.” formatındaki bir dosyayı güvenli eimza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com ‘a e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak iletebilirsiniz.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.

Источник: https://www.acibadem.com.tr/bagimlilikmerkezi/alkol-bagimliligi/

Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı

Alkol bağımlılığı nedir? Alkolün birçok çeşidi vardır. Etanol denilen türü içki olarak tüketilmektedir. İçki olarak tüketilen alkol birçok hastalığa neden olmaktadır. Bunun yanında alkol iradeyi zayıflatır, kişi kontrol kaybı yaşar ve uyuşturucu maddelere açık hâle getirir.

Uyuşturucu kullananların yüzde 57’si alkol kullanmaktadır. Alkolden uzak durmak diğer madde bağımlılıklarından korunma noktasında önleyici bir role sahiptir.

Çok miktarda ve sıklıkla alkol tüketen, bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığının bozulmasına rağmen alkol almak isteyen, tedavi edilmesi gereken kişiye alkolik denir.

Dünyada alkol kullanan 2 milyar kişinin 76 milyon kadarı alkol bağımlısıdır.

Yılda 1 milyon 800 bin kişi bu nedenle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ilk tüketim yaşı 11’e kadar inmiştir. İlk kullanım yaşı düştükçe ileriki yaşlarda bağımlı olma riski artmaktadır.

Alkolün Vücutta İzlediği Yol Alkol mide yüzeyinden hücrelere geçiş yapar. Yüzde 20’si mideden, yüzde 80’i ince bağırsaklardan kana karışır. Sonraki durak karaciğerdir.

Karaciğerin önceliği yağ asitlerini yakarak enerji üretmektir. Ancak alkol olunca bu öncelik değişir.

Normalde parçalayacağı yağ asitleri karaciğerde birikmeye başlar ve karaciğer yağlanır. Alkol, kanla, kalbe, akciğerlere ve bronşlara ulaşır.

Akciğerlerden dakikalar içinde beyne ulaşır ve uyuşma etkisi yapar. Alkol, vücuda alındıktan 3 dakika sonra tüm hücrelere ulaşmış olur.

Alınan alkol miktarı, belirli seviyeyi geçerse solunum yavaşlayarak kişide komaya ve hatta ölüme neden olur.

Alkol bağımlılığı belirtileri

  • Kişi tarafından alışkın olduğu etkinin sağlanabilmesi için kullanılan alkol miktarının giderek arttırılıyor olması; eskiden kullanılan, alışkın olunan alkol miktarı ile aynı hissin ve etkinin sağlanamaması (tolerans)
  • Kişinin kullandığı alkolün miktarını azaltması ya da alkolü bırakması sonucunda yoksunluk belirtisi dediğimiz bir takım ruhsal ve bedensel sıkıntılar içerisine girmesi ve yoksunluk belirtisi hisseden kullanıcının alkol alması ile rahatlama hissetmesi
  • Kullanılan alkolün kişi tarafından almayı tasarladığı miktardan fazla miktarda ve sürede kullanılması
  • Alkol sağlamak, alkol kullanmak ya da alkolün etkilerinden kurtulmak için çok fazla zaman harcanması
  • Alkol kullanımı yüzünden önemli toplumsal, mesleki etkinliklerin ya da boş zamanları değerlendirme etkinliklerinin azaltılması ya da bırakılması
  • Alkol kullanımını bırakmak ya da denetim altına almak için başarısız girişimlerin varlığı
  • Alkolden zarar gördüğü bilinmesine rağmen alkol alımına devam etmek

Yol açtığı sorunlar

  • Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserleri
  • Doğru düşünme, karar verme ve hareket etme gibi beynin işlevlerini bozması
  • Uyku bozuklukları, baş ağrısı, göz tahribatı
  • Kalp ve kan dolaşımı hastalıkları
  • Kan pıhtılaşmasını engelleme
  • Karaciğerde ağır hasar

Tedavi için

Alkol sosyal kullanımı da olan bir psikoaktif madde olduğu için alkolün kötüye kullanımını veya alkol bağımlılığının geliştiğini kabul etmek zaman alabilir.

Alkol kullanan birçok kişi sosyal kullanım düzeyinde devam ederken alkol bağımlılığı gelişmektedir.

Alkol kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler.

  • Tedavi hastanın ihtiyaçlarına göre seçilmelidir.
  • Hedef ayıklıktır (sobriety). Eşlik eden psikiyatrik bozuklukların ayırıcı tanısı ve tedavisi için bu önemlidir.
  • Tedaviden sonra uzun süreli izleme gereklidir. Kişi uzun süre hastanede kalsa bile daha sonra izlenmezse tekrar alkol almaya başlaması muhtemeldir. Düzenli aralıklarla psikolojik danışma almak veya yardım gruplarına katılmak tekrar başlama riskini azaltır.
  • Nüksler (tekrarlamalar) ilk 6 ayda sıklıkla görülür.
  • Alkoliğin ailesi alkolizm tedavisinde önemli bir faktördür. İçmeyi sürdürdüğü sürece onunla kalamayacağını belirten eşi alkoliğin alkolü bırakma denemesine girmesi için tek başına yeterli bir sebep oluşturabilir.
  • Alkol bağımlısı birey alkolizm için orijinal bir tedavi programını görmeyi reddediyorsa, hekim alkolik ilişkisini kesmemeli, tedaviyi kabul edeceği bir psikososyal krizi beklemelidir.

Alkollüyken Araç Kullanımı!

Alkol kandaki oksijen oranını azaltır. Yeterince oksijen alamayan beyin, fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Alkolün etkisiyle korkunun azalması ve kendine güvenin artması sonucu sürücü risk alma eğilimine girer ve kaza yapma olasılığı artar.

Kişi normal hayatında kurallara uyan biri olsa bile, alkolün etkisi altındayken bu durum değişebilir. Kişinin denge, görme, işitme gibi beyinsel fonksiyonların azalması sonucu kas kontrolü ve dikkat azalır.

Önüne aniden bir canlının veya bir aracın çıkması hâlinde sürücünün tepki gösterme süresi uzar. Bu da kaza yapma ihtimalini artırır.

Dikkat!

Alkol anne kanından plasenta yoluyla direkt bebeğin kanına geçer. Anne kanındaki alkolle bebeğin kanındaki alkol miktarı aynıdır. Gebelikte kullanılan alkol düşük ve ölü doğumlara, bebekte gelişme geriliğine, sosyal gelişim ve zekâ geriliği gibi durumların oluşmasına neden olur.

Biliyor musunuz?

  • Her yıl 3,5 milyon insan alkole bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybetmektedir.
  • Alkol tüm dünyada önlenebilir ölüm ve yaralanmaların üçüncü temel nedenidir.
  • Alkolden doğan maddi zarar alkolden elde edilen gelirden çok daha fazladır.
  • Eğitimde başarısızlık, suça eğilim, alkole bağlı sağlık problemleri alkol kullanımıyla doğru orantılı olarak artar.

Ne yapmalı?

  • Bağımlı kişinin davranışlarının sonuçlarını görmesine yardımcı olun.
  • Samimi ilgi gösterin, alkol probleminin bir hastalık olduğunu unutmayın.
  • Bağımlılık tedavi metotları hakkında bilgi sahibi olun. Bağımlıya bunlardan bahsedin.
  • Bağımlı kişinin yardım kabul etmesine hazırlıklı olun. Tedavi merkeziyle önceden görüşün, gerekli ayarlamaları yapın. Böylece harekete geçmesini engelleyecek bahaneleri ortadan kaldırmış olursunuz.

Ne yapmamalı?

  • Nefret, düşmanlık, kötü söz söyleme, lanetleme, ahlak dersi vermek gibi yaklaşımlardan uzak durun ve ona yardım etmeye çalıştığınızı unutmayın.
  • Saklamak, çevreye belli etmemeye çalışmak sorununun daha derinleşmesine neden olacaktır.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr ve alkolgercekleri.com adresini tıklayınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • ALKOL BAĞIMLILIĞI HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI

Alkol bağımlılığı nedir? Alkolün birçok çeşidi vardır. Etanol denilen türü içki olarak tüketilmektedir. İçki olarak tüketilen alkol birçok hastalığa neden olmaktadır.

Bunun yanında alkol iradeyi zayıflatır, kişi kontrol kaybı yaşar ve uyuşturucu maddelere açık hâle getirir. Uyuşturucu kullananların yüzde 57’si alkol kullanmaktadır. Alkolden uzak durmak diğer madde bağımlılıklarından korunma noktasında önleyici bir role sahiptir.

Çok miktarda ve sıklıkla alkol tüketen, bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığının bozulmasına rağmen alkol almak isteyen, tedavi edilmesi gereken kişiye alkolik denir.

Dünyada alkol kullanan 2 milyar kişinin 76 milyon kadarı alkol bağımlısıdır. Yılda 1 milyon 800 bin kişi bu nedenle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ilk tüketim yaşı 11’e kadar inmiştir.

İlk kullanım yaşı düştükçe ileriki yaşlarda bağımlı olma riski artmaktadır.

Alkolün Vücutta İzlediği Yol Alkol mide yüzeyinden hücrelere geçiş yapar. Yüzde 20’si mideden, yüzde 80’i ince bağırsaklardan kana karışır. Sonraki durak karaciğerdir.

Karaciğerin önceliği yağ asitlerini yakarak enerji üretmektir. Ancak alkol olunca bu öncelik değişir.

Normalde parçalayacağı yağ asitleri karaciğerde birikmeye başlar ve karaciğer yağlanır. Alkol, kanla, kalbe, akciğerlere ve bronşlara ulaşır.

Akciğerlerden dakikalar içinde beyne ulaşır ve uyuşma etkisi yapar. Alkol, vücuda alındıktan 3 dakika sonra tüm hücrelere ulaşmış olur. Alınan alkol miktarı, belirli seviyeyi geçerse solunum yavaşlayarak kişide komaya ve hatta ölüme neden olur.

Alkol bağımlılığı belirtileri

  • Kişi tarafından alışkın olduğu etkinin sağlanabilmesi için kullanılan alkol miktarının giderek arttırılıyor olması; eskiden kullanılan, alışkın olunan alkol miktarı ile aynı hissin ve etkinin sağlanamaması (tolerans)
  • Kişinin kullandığı alkolün miktarını azaltması ya da alkolü bırakması sonucunda yoksunluk belirtisi dediğimiz bir takım ruhsal ve bedensel sıkıntılar içerisine girmesi ve yoksunluk belirtisi hisseden kullanıcının alkol alması ile rahatlama hissetmesi
  • Kullanılan alkolün kişi tarafından almayı tasarladığı miktardan fazla miktarda ve sürede kullanılması
  • Alkol sağlamak, alkol kullanmak ya da alkolün etkilerinden kurtulmak için çok fazla zaman harcanması
  • Alkol kullanımı yüzünden önemli toplumsal, mesleki etkinliklerin ya da boş zamanları değerlendirme etkinliklerinin azaltılması ya da bırakılması
  • Alkol kullanımını bırakmak ya da denetim altına almak için başarısız girişimlerin varlığı
  • Alkolden zarar gördüğü bilinmesine rağmen alkol alımına devam etmek

Yol açtığı sorunlar

  • Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserleri
  • Doğru düşünme, karar verme ve hareket etme gibi beynin işlevlerini bozması
  • Uyku bozuklukları, baş ağrısı, göz tahribatı
  • Kalp ve kan dolaşımı hastalıkları
  • Kan pıhtılaşmasını engelleme
  • Karaciğerde ağır hasar

Tedavi için

Alkol sosyal kullanımı da olan bir psikoaktif madde olduğu için alkolün kötüye kullanımını veya alkol bağımlılığının geliştiğini kabul etmek zaman alabilir.

Alkol kullanan birçok kişi sosyal kullanım düzeyinde devam ederken alkol bağımlılığı gelişmektedir.

Alkol kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler.

  • Tedavi hastanın ihtiyaçlarına göre seçilmelidir.
  • Hedef ayıklıktır (sobriety). Eşlik eden psikiyatrik bozuklukların ayırıcı tanısı ve tedavisi için bu önemlidir.
  • Tedaviden sonra uzun süreli izleme gereklidir. Kişi uzun süre hastanede kalsa bile daha sonra izlenmezse tekrar alkol almaya başlaması muhtemeldir. Düzenli aralıklarla psikolojik danışma almak veya yardım gruplarına katılmak tekrar başlama riskini azaltır.
  • Nüksler (tekrarlamalar) ilk 6 ayda sıklıkla görülür.
  • Alkoliğin ailesi alkolizm tedavisinde önemli bir faktördür. İçmeyi sürdürdüğü sürece onunla kalamayacağını belirten eşi alkoliğin alkolü bırakma denemesine girmesi için tek başına yeterli bir sebep oluşturabilir.
  • Alkol bağımlısı birey alkolizm için orijinal bir tedavi programını görmeyi reddediyorsa, hekim alkolik ilişkisini kesmemeli, tedaviyi kabul edeceği bir psikososyal krizi beklemelidir.

Alkollüyken Araç Kullanımı!

Alkol kandaki oksijen oranını azaltır. Yeterince oksijen alamayan beyin, fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Alkolün etkisiyle korkunun azalması ve kendine güvenin artması sonucu sürücü risk alma eğilimine girer ve kaza yapma olasılığı artar.

Kişi normal hayatında kurallara uyan biri olsa bile, alkolün etkisi altındayken bu durum değişebilir. Kişinin denge, görme, işitme gibi beyinsel fonksiyonların azalması sonucu kas kontrolü ve dikkat azalır.

Önüne aniden bir canlının veya bir aracın çıkması hâlinde sürücünün tepki gösterme süresi uzar. Bu da kaza yapma ihtimalini artırır.

Dikkat!

Alkol anne kanından plasenta yoluyla direkt bebeğin kanına geçer. Anne kanındaki alkolle bebeğin kanındaki alkol miktarı aynıdır. Gebelikte kullanılan alkol düşük ve ölü doğumlara, bebekte gelişme geriliğine, sosyal gelişim ve zekâ geriliği gibi durumların oluşmasına neden olur.

Biliyor musunuz?

  • Her yıl 3,5 milyon insan alkole bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybetmektedir.
  • Alkol tüm dünyada önlenebilir ölüm ve yaralanmaların üçüncü temel nedenidir.
  • Alkolden doğan maddi zarar alkolden elde edilen gelirden çok daha fazladır.
  • Eğitimde başarısızlık, suça eğilim, alkole bağlı sağlık problemleri alkol kullanımıyla doğru orantılı olarak artar.

Ne yapmalı?

  • Bağımlı kişinin davranışlarının sonuçlarını görmesine yardımcı olun.
  • Samimi ilgi gösterin, alkol probleminin bir hastalık olduğunu unutmayın.
  • Bağımlılık tedavi metotları hakkında bilgi sahibi olun. Bağımlıya bunlardan bahsedin.
  • Bağımlı kişinin yardım kabul etmesine hazırlıklı olun. Tedavi merkeziyle önceden görüşün, gerekli ayarlamaları yapın. Böylece harekete geçmesini engelleyecek bahaneleri ortadan kaldırmış olursunuz.

Ne yapmamalı?

  • Nefret, düşmanlık, kötü söz söyleme, lanetleme, ahlak dersi vermek gibi yaklaşımlardan uzak durun ve ona yardım etmeye çalıştığınızı unutmayın.
  • Saklamak, çevreye belli etmemeye çalışmak sorununun daha derinleşmesine neden olacaktır.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr ve alkolgercekleri.com adresini tıklayınız.

Источник: https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/alkol-bagimliligi

Alkolden nasıl etkileneceğimiz neye göre değişir?

Alkolün kişi üzerindeki etkisi birçok değişkene bağlıdır. Bunlardan bazıları:

Yaş

Cinsiyet,

Irk veya etnik köken,

Fiziksel durum (ağırlık vb.),

Alkol öncesi alınan gıda miktarı ve türü,

Alkolün ne kadar hızlı tüketildiği,

Uyuşturucu veya reçeteli ilaçların kullanımı,

Alkol sorunlarına dair aile öyküsüdür.

Kahve içme, hareket etme ya da soğuk duş alma ayılmaya yardımcı olmaz. Kandaki alkol miktarının ortadan kalkabilmesi için zaman gereklidir. Ne kadar zamanda toparlayacağı kişinin cinsiyetine, kilosuna, metabolizmasına ve karaciğer fonksiyonuna göre değişir.

Alkolizm ya da alkol bağımlılığı nedir?

Bir kişinin alkol bağımlılığı varsa, içmek için sürekli ve güçlü bir istek duyar. Aşerme (craving) adı verilen bu istek birçok alkolik tarafından psikolojik bağımlılık olarak adlandırılır. Kişi, alkol kullanımını durdurduğunda ya da azalttığında yoksunluk belirtileri olarak isimlendirilen rahatsızlık verici fiziksel ve psikolojik bazı belirtiler yaşar.

Kişinin alkol kullanımı sonucu istediği hazzı yakalayabilmek için gitttikçe daha fazla alkol tüketmesi gerekir. Bunun sebebi toleransın gelişmesi sonucu vücudun artık aynı miktardaki alkole aynı tepkileri vermemesi, benzer şekilde hissedebilmek için daha fazla miktarda tüketime ihtiyaç duymasıdır.

Alkol kullanımının olumsuz sonuçlarına rağmen kişi kendini durduramaz ve çoğunluklar planladığından daha fazla alkol tüketir.

İyi bir aile yaşantınız ve aktif bir sosyal hayatınız olması ya da iş yaşamında başarılı olmanız alkolik olmadığınızı göstermez. Alkol bağımlılığı diğer bağımlılık türleri gibi aşamalı olarak ilerleyen bir hastalıktır. Zaman zaman kontrolden çıkan alkol alımları gitgide kötüye kullanıma ve akabinde bağımlılığa dönüşebilir.

Alkol kötüye kullanımı nedir?

Kişi aşırıya kaçan miktarlarda alkol tüketiyorsa ve tüketimi sosyal, kişisel ve mesleki anlamda yaşamında sorunlara yol açmaya başladıysa kötüye kullanımdan söz etmek mümkündür.

Aşırıya kaçan miktarda alkol kullanımı düzensiz bir biçimde gitse de kötüye kullanım olarak tanımlanır (bkz. Dipsomani).

Kullanıma dair aşırı istek duymak ve fiziksel yoksunluk belirtileri yaşamaya başlamak hastalığın kötüye kullanımdan bağımlılığa dönüşmeye başladığının işaretidir.

Alkol kullanımının kontrolden çıkmaya başladığını gösteren işaretler:

Tüketilen alkol miktarı bazen makul ölçüde gibi görünse de kişin yaşamında problem yaratmaya başlayabilir. Bu noktada alarm sinyallerine kulak vermek önemlidir:

Alkol tüketiminizin zaman zaman sorun yarattığı oluyorsa (akşamdan kalıp işe gecikmek vb.)

Rahatlamak, sakinleşmek ya da daha rahat sosyalleşebilmek için alkol alıyorsanız,

Yalnızken ya da uygunsuz saatlerde alkol alıyorsanız,

Akşamdan kalmanın etkilerinin azaltmak için uyanır uyanmaz alkol alıyorsanız,

Planlamadığınız miktarda alkol alıyorsanız

Alkollüyken yaptıklarunızı hatırlamıyorsanız,

Alkollüyken yaptıklarınızdan pişmanlık duyuyorsanız

İçtiğiniz miktarı gizliyor ya da bu konuda uyarı geldiğinde öfkeleniyorsanız,

Alkol tüketiminize mazaret buluyorsanız.

Yukarıdakilerden birine bile evet cevabı vermeniz halinde alkol tüketim alışkanlıklaırnızı gözden geçirmeniz önemlidir. Birden fazla “evet” cevabı verilen durumlarda ise alkol problemi kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir durumda daha fazla ilerlemeden bir uzmana danışmanızda fayda vardır.

Alkolün ne kadarı fazladır?

Her alkol alan kişi alkol bağımlısı değildir. Bununla birlikte alkolizmdeki belirleyici sanılanın aksine kişinin ne kadar alkol aldığında sarhoş olduğu ya da tükettiği içki türü değildir. Alınan miktar önemlidir. Bir standart içki 33cl bir kutu bira, bir kadeh şarap ya da bir tek rakıya tekabul eder.

Makul sayılabilecek derecedeki alkol tüketimi erkekler için günde 2 standart içki, kadınlar içinse günde 1 standart içki kadardır. Düşük risk içeren alkol tüketimi ise erkekler için günde en fazla 4 standart içki; kadınlar içinse günde en fazla 3 standart içkidir.

Erkekler için ağır miktarda içme genellikle haftada 15 veya daha fazla; kadınlar için ağır miktarda içme ise haftada 8 veya daha fazla içki tüketimi olarak tanımlanır.

Bununla birlikte yaşamsal tehdit içermese de eğer akabinde araç kullanacaksanız, hamileyseniz/emzirme dönemindeyseniz ya da kanser vb. alkolden olumsuz etkilenebilecek hastalıklarınız varsa alkol almak hangi miktarda olursa olsun risklidir.

Bu açıdan alkol tüketiminde kişisel değişkenler de dikkatlice ele alınmalıdır.

Fazla miktarda alkol kısa zaman dilimi içinde tüketildiğinde buna alkolün “kontrolsüz biçimde aşırı tüketimi (binge drinking)” adı verilir. Kandaki alkol konsantrasyonunun seviyesinin 0.08%’in üzerine çıktığı miktarda bir tüketim söz konusudur. Erkekler için bu miktar 2 saat içerisinde 5 veya daha fazla içki; kadınlar içinse 2 saat içerisinde 4 ya da daha fazlasıdır.

Alkol tüketiminde belirtilen miktarın üzerine çıktığınızda tehli kullanım aşamasına geçmişsiniz demektir. Böyle bir durumda kontrolü yitirerek kötüye kullanım ya da bağımlılığa evrilecek döngüye girmeniz kaçınılmaz olabilir. Unutmayınız ki bağımlılık iradi bir davranış değil biyolojik alt yapısı güçlü bir hastalıktır.

Alkolün yoksunluk belirtileri:

Alkol yoksunluk sendromu uzun süredir yüksek miktarda alkol tüketimi olan insanlarda alkol tüketimini durdurduklarında ya da önemli ölçüde azalttıklarında ortaya çıkar ve bir potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durumdur.

Alkol yoksunluk belirtileri, son içilen içkiden 2 saat sonra başlayabilir ve haftalar boyunca hafif anksiyete ve titremeden delirium gibi ciddi komplikasyonlarla varana kadar sürebilir. Deliryumda ölüm oranının % 1 ila % 5 arasında değiştiği tahmin edilmektedir.

Genel olarak, alkolün yoksunluk belirtilerinin şiddeti kişinin ne kadar süredir ne miktarda içtiğiyle bağlantılıdır.

Bir kişinin içmeyi durdurduktan sonra alkol yoksunluk semptomları genellikle 6 ila 12 saat boyunca görünür. Belirtiler başladığında kişinin hala kandaki alkol seviyesi ölçülebilir iktarda olacaktır. Mnor seviyede belirtiler şunlardır:

Titreme

Terleme

Hafif anksiyete

Bulantı

Kusma

Başağrısı

Uykusuzluk.

İçmeyi durdurduktan sonra 12 ile 24 arasında, bazı hastalarda görsel, işitsel, veya dokunsal halüsinasyonlar görülebilir. Bunlar genellikle 48 saat içinde biter. Ancak delirum söz konusu olduğunda konfüzyon, ateş ve kalp atışında hızlanma ile devam eder.

Alkolün yol açtığı sorunlar:

Yüksek miktarda alkol kullanımı çok sayıda sağlık sorunuyla ilişkilidir. Sıklıkla:

Kardiyovasküler hastalıklar

Yüksek kan basıncı

Siroz vb. karaciğer hastalıkları

Pankreas iltihabı

Kanser (özellikle karaciğer, gırtlak, ağız ve kolon kanseri)

Demans,

Wernicke-Korsakoff sendromu,

Alkole bağlı nöropati (duyu ve hareketten sorumlu sinir sisteminin dejenerasyonu sonucu ayak ve el gibi organlarda ağrı kramp yanma gibi belirtiler yaşanır)

Erektil disfonksiyon

Reglin durması,

Anksiyete ve depresyon gibi psikolojik hastalıklar ve intihar görülebilmektedir.

Hamile kadınlarda alkol alımı sonrası Fetal Alkol Spektrum Bozukluğu ve ani bebek ölümleri yaşanabilmektedir.

Sağlık üzerindeki zararların dışında, alkollüyken alınan riskler sonucu istemsiz yaralanmalar, kazalar, yasal sorunlar ve şiddet içeren davranışlarla karşılaşmak olasıdır. Özellikle aile içi şiddetin artması ve yüksek işsizlik oranı alkol kötüye kullanımıyla ilişkilidir.

Alkol zehirlenmesi bilinç kaybına, komaya ya da ölüme sebebiyet vermektedir.

Alkol bağımlılığının tedavisi

Öncelikli olarak hastalık belirtilerinin değerlendirilmesi, hastalığa eşlik eden yaşamsal sorunların tespiti, uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi ve kişiye özgü tedavi planının oluşturulması hedeflenir. Bu tedavi planı hakkında kişi ve ailesi bilgilendirilerek uygun tedaviye yönledirme yapılır.

Alkolün yoksunluğu ölümcül olabileceğinden ötürü danışanın durumuna göre psikiyatri uzmanı tarafından ayaktan ya da yatarak tedavi ve detoksifikasyon seçenekleri değerlendirilir.

Yatarak tedavi alkolün bedende yarattığı olası deformasyonun çok yönlü olarak araştırılması ve detoks sürecine paralel olarak olası hastalıklara uygun müdahalenin yapılabilmesi açısından faydalıdır.

Danışanın durumuna bağlı olarak çok yönlü bir değerlendirme ve detaylı bir tedavi planının geliştirilmesi için detoksifikasyon sonrasına kadar beklemek de gerekebilir.

Detoks süreci tamamlanan danışan psikiyatristle süren ilaç tedavisine paralel biçimde psikoterapi desteği için de uzman bir psikoloğa yönlendirilir. Ayaktan tedavi gören danışanlar için de ilaç tedavisi ve psikoterapiyi bir arada yürütmek ayıklığı sürdürebilme adına en uygun seçenektir.

Neticede, etkili bir tedavi kişinin yeni bir başlangıç için taahhütte bulunmasına, değişme motivasyonunu korumasına, değişime dair gerçekçi bir plan geliştirmesine ve bu planı devreye sokmasına yardımcı olur. Sadece alkolü bırakmak ya da detoksa girmek otomatik olarak bu sonuçları doğurmaz.

Detoks, ilaç tedavisi ve psikoterapi kişinin yeniden inşaasının saç ayağını oluşturur.

Paylaş

Источник: https://www.bagimlilikuzmani.com/alkol-bagimliligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть