Alkolün Etkileri

Alkolün kalbe etkisi. Alkol kullanımının etkileri

Alkolün Etkileri

Alkollü içkiler toplumun hayatına girerken -Bu belki de ayrı bir çalışma için bir konudur.

Modern bir kişi alkol ile birlikte her yerde arkadaşlarıyla bir bardak bira, kutlamada bir bardak şampanya, bir shish kebabı için bir bardak votka getiriyor.

Bunların hepsi eğlenceli bir eğlencenin vazgeçilmez nitelikleridir. Kalp üzerindeki alkolün etkisinin güvensiz olduğu anı nasıl kaçırmıyorsun?

Neden alkol içelim

Az miktarda alkol etki verirGevşeme, ruh hali yükselir, tüm kötü şeyler arka plana gider. Bu tehli alkol: geçici öfori devam ettirmeyi gerektirir, bir süredir bile tüm sorunlar unutulur. Sorun, memnuniyeti sağlamak için gittikçe daha çok ihtiyaç duyulduğunda ortaya çıkar. Alkolizm bir hastalık haline gelir ve içki içenlerin içmeyi bırakmaları zorlaşır.

Şişe için eli uzatmanın nedenleri farklıdır:

  • Psikolojik boşluk: sevilen birinin ölümü, bir arkadaşın ya da sevdiklerine ihanet, yalnızlığa zorlandı.
  • İşyerinde aşırı sinir stresi.
  • Basmakalıpları kırmak, umutları kırmak, depresyon.
  • Aile sorunları.
  • Kendini savunmanın gereği.
  • Gençler ve gençler için, herkes gibi olmak ve şirkette öne çıkma eğilimi yoktur.
  • Genetik yatkınlık.

Alkol için olan hobi geçici olsa da sağlığa zararsa da bu aşama ortadan kalkmaz. Sonuç: hasta kalp, hipertansiyon, kan damarlarında sorunlar.

Küçük bir doz – zararlı değil mi?

Herhangi bir alkollü içecekte ana bileşen -etil alkol. Yuttuktan 5-7 dakika sonra kan dolaşımına girmeye başlar. Alkolün kalbe etkisi, alınan alkolün sıklığına ve miktarına bağlıdır.

Ancak küçük bir doz bile ana organımız üzerindeki yükü arttırır: kan damarlarında bir spazm vardır ve kalp, kan vermesi için iki kat daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyar. Nabız sayısı derhal% 10-15 artar.

Eşlik eden aşırı derecede sigara, yükü iki katına çıkarır.

İki ila üç saat sonra, etil alkolmiyokard. Toksik etkisi aritmiye neden olur, basınçta geçici bir azalma olur. Alkolün zararlı etkisi hızla geçmekte, kalp ve dolaşım sisteminin fonksiyonları geri yüklenmektedir, ancak tüm sorun, ilk dozun ikinci ve üçüncü tarafından takip edilmesidir.

Büyük miktarda alkol ile kalp çalışması

Yüksek dozda alkol (veya küçükbirkaç saat) bir kalıntıya neden olur. Bunun nedeni nedir? Alkolün kalbe ve kan damarlarına etkisi, kan basıncında düzenli bir artış ve asetonla zehirlenme nedeniyle kalp ritminin ihlali şeklinde kendini gösterir.

Ayrıca etil alkol dehidrasyona ve kan kalınlaşmasına neden olur. Bu yüzden gerçekten bir içki ile içmek istersiniz. Bu arada, salamurayı tuzlu su ile gidermek için popüler yöntem bilimsel bir onay var. Dengeyi hızla geri kazandıran ekşili sıvıdır.

Sabit alkolik yükler kan pıhtıları ve kan pıhtılarının oluşumuna yol açar.

Çekirdek için alkol

Eğer oldukça sağlıklı insanlar hissetmeye başlarsaAşırı libasyondan sonra halsizlik, hasta kalp alkolü çok daha ciddiye alır. Çekirdek tehdidi zaten 20-60 ml saf alkol.

Büyük ve sık sık alem daha da provoke ederarteriyel basıncın artması, kalp krizi ve felç riski artar, eşlik eden hastalıkların gelişimi artar. Ani kardiyak arrestlerin yüzde 30'undan fazlası, alkol kullanımının yol açtığı patoloji ile ilişkilidir.

Bir alkolik kalp

Uzun süreli ve bol miktarda alkol kullanımıİçecekler insan motorunun kademeli deformasyonuna yol açar. Bağ dokularının ve kavitelerin çoğalması, kalbin boyutlarının, sırasıyla kasılmalarının gücü ve hızının azalması gerçeğine katkıda bulunur. Kalp yetmezliği gelişir, tüm organların ödemi, hipertansiyon ve kan damarlarının aterosklerozu bu şekilde gelişir.

“Alkolik kalp” hastalıkları

Alkolün kalbe olan etkisi bir dizi hastalık ile kendini gösterir:

  • İskemik hastalık çok zormiyokarduma kan sağlamak için yeterli olan koroner arterlerin hastalığı. İskemi aşamaları: aritmi – kalp yetmezliği – angina – kardiyoskleroz, kalp krizi – ani ölüm.
  • Ateroskleroz, duvarlarda oluşan aterosklerotik plaklara bağlı vasküler bir hastalıktır. Damarların daraltılmış lümeni basınçta artışa, inme ve kalp krizlerine neden olur.
  • Kardiyomiyopati. Kalbin artan ağırlığı, sürekli aritmi, nefes darlığı, şişlik ve öksürüğe neden olur.

Alkol ve kalp ilaçları

İnsanları genellikle, sonuçları düşünmeden içerken, kalp ilaçları da dahil olmak üzere alkol ve ilaç alımını birleştirir. Bunu kategorik olarak yapın.

  • Alkol ilacın etkisini engeller. Bu en iyisi.
  • Kan damarlarını genişletmek, aynı eylemdeki bir ilaçla birlikte alkol, akut kalp yetmezliğine yol açabilir. Sonuç: zayıf, güç kaybı, ölüm.
  • Yatıştırmak için tasarlanan sedatifler bunun tersi bir etkiye sahip olabilir: uyarılabilirliği arttırın veya çift, üçlü eylemi ve iyilik için “sakin” olun.
  • Alkol ve kardiyovasküler veya yatıştırıcı ilaçların kombinasyonu, bir kişinin zihinsel durumunda bir değişikliğe yol açar.

Alkolden sonra iyileşme

Sıklıkla akrabaların zorlamalarına olurAlkolikler her an durup bir gün içmeyi bırakabilirler. beden, kalp yetmezliği ilk aşamalarında tüm olumsuz süreçler sağlıklı bir yaşam tarzı, uygun diyet, egzersiz ve temiz hava kurtarma, alkol askıya alma kaçınmak.

Morfolojik değişiklikler ve artan boyutlarKalp normale dönüş artık mümkün değil! Doku distrofisi ve kalınlaşması iki veya üç yıllık sarhoşluktan sonra gelir. Etkilenen organlar geri yüklenmez.

Tamamen alkol bıraktıktan sonra, metabolizmayı ve vejetatif sistemin işleyişini hafif bir şekilde yeniden kurmak mümkündür. İçme insanları en kısa zamanda içmeyi bırakmalıdır.

Normal hayata ve restoratif tedaviye dönüş, daha uzun yıllar boyunca neşeli dakikalar verebilmektedir.

Bira ve kalp

Alkolün kalbe olan etkisi birçok kişi tarafından bilinir fakatBirkaç kişi içkiden vazgeçmeye ve şirkette beyaz bir kargaya benzemeye karar verdiğinden, güçlü alkol yerine bira konulmaktadır. Bunun zayıf ve bu nedenle de zararsız bir içki olduğunu bir kesinlik vardır.

Türev ürünlerin faydaları hakkında reklam vermenin “Göze batmayan” önerisi, bazı modern biraların kalesinin% 14'e ulaşması gerçeğinden yola çıkmaktadır. Bu kuru şaraplardan daha fazladır.

Bazı insanların sadece susuzluklarını gidermek için içtikleri bir şişe hafif bira, alkol içeriğine göre 60 gram votkadır. Ayrıca, içeceği bira köpüğü tutmak için kobalt eklenir. Kalp kasının dokularda bu hop ürün kobalt içeriğinin Aşıklar müsaade limitler on kez aşıyor.

Bu neye yol açıyor? Tüm bunlar kas dokusunun deformasyonu ve proliferasyonu ile aynıdır.

Kan damarlarını ve karbondioksiti olumsuz etkiler.bir içki ile doldurulur. Kan damarlarının aşırı kalabalıklaşması damarların ve kalbin genişlemesine yol açar. Doktorların “bira kalbi” ya da “kapron çorap” sendromu diye bir şeyleri vardır. Bu fenomen miyokardın aşırı genişleyen boyutlarının bir sonucu olarak ortaya çıkar ve kan pompalama çalışmalarını yavaşlatır.

Alkol yararlı olabilir mi?

İçme insanları sık sık tutkularını yazıyorAlkollü içeceklerin sağlıkla ilgili yararları hakkında resmi tıp verileriyle doğrulandığı iddia edilmektedir. “İçmiyoruz, ama biz tedavi ediliyoruz” – bu slogan çoğu zaman alkolün kötüye kullanılmasını haklı çıkarır. Bunun arkasında gerçekten ne var? Kardiyologlar bunun hakkında ne diyor?

İlginç veriler iletişim istatistiklerini sağlarAlkollü içeceklerin kullanımı ile kalp hastalıkları. Gösterge eğrisi U şeklindedir.

Yani, alkol almakta olanlar arasında çok küçük bir çekirdek yüzdesi vardır, ancak çok küçük dozlarda.

Normal standartlar aşağıdaki gibidir: yetişkin bir erkek için zararsız günlük doz 60-70 gram votka veya 200-250 ml kuru şarap veya 300-350 ml bira içerir. Kadın normları erkeklerden üç kat daha düşük.

Bu miktarlarda alkol ne kadar yararlıdır?

  • Damar duvarlarında “kötü” kolesterol konsantrasyonunu azaltır, sırasıyla, ateroskleroz riskini azaltır.
  • Küçük dozlarda alkol, “kötü” vücuttan çıkan “iyi” kolesterolün gelişimine katkıda bulunur.
  • Kuru şaraplar bakterisidal özelliklere sahiptir.
  • Kırmızı şaraplar kandaki hemoglobin düzeyini artırmaya yardımcı olur.

Doktorlar neden alkol tedavisi vermiyor? Gerçek şu ki norm ve süpernorm arasındaki çizgi çok kırılgandır. Alkol aldıktan sonra çoğu insan bu çizgiyi hissetmez ve sürekli “tedavi” alkolizm aşamasına gider.

Ama burada kalp ve diğer organlar üzerindeki etkisi tam tersidir.

Hipertansiyon ya da diyabetin kontrendike olmaması durumunda, yaşlı insanlara küçük bir kısım kırmızı kuru şarap olan alkolün kabul edilmesi önerilmektedir.

Gözlükleri doldurmadan önce düşün ve sağlıklı ol!

Zararlı alkol: içmek veya içmek – ne

Alkolün vücuttan çekilmesi

Ölümcül alkol dozu: nedir?

Colme düşer. Alkolizmle savaşıyoruz

Alkol kodlaması ne kadar etkilidir ve

Erkek infertilitesi: tanı ve tedavi

Karaciğerin alkolden sonraki tedavisi

Hamilelik sırasında alkol ve etkisi

Источник: https://tr.ruarrijoseph.com/zdorove/131731-vliyanie-alkogolya-na-serdce-posledstviya-upotrebleniya-alkogolya.html

Alkolün Vücut Üzerindeki Etkileri — Multi Yaşam

Alkolün Etkileri

Çok fazla alkol tüketimi anormal sindirim enzimlerinin üretilmesine neden olabilir. Bu enzimlerin birikmesi pankreatite neden olabilir. Pankreatit uzun süreli ve ciddi sorunlara yol açabilir.

2) İltihaplanma

Karaciğer alkol de dahil olmak üzere vücutta bulunan zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Uzun süreli alkol kullanımı bu süreci etkiler. Ayrıca kronik karaciğer iltihabı ve karaciğer hastalıkları riskini de arttırır.

İltihaplanmalardan kaynaklanan yaralar siroza neden olabilir. Karaciğer sorunları vücutta hayati tehye neden olabilen atık birikmelerine neden olur.

Kadınların karaciğer erkeklere oranla daha fazla alkolü emebilir ancak aynı zamanda karaciğer hasarı da daha hızlı ilerlemektedir.

3) Şeker Seviyeleri

Pankreas vücudun insülin kullanımını düzenler ve glikoza olan tepkisini belirler. Pankreasının ve karaciğerin düzgün bir şekilde çalışmadığı zaman yüksek kan şekeri riski ortaya çıkar. Ayrıca pankreasın zarar görmesi vücudun şekeri kullanılabilir hale getiren insülini üretmesini de etkiler.

Eğer vücudunuz şekeri dengeleyemez ise şeker hastalığı ortaya çıkar. Şeker hastası olan kişilerin alkolden kaçınması önemlidir.

4) Merkezi Sinir Sistemi

Alkolün etkisini anlamanın en kolay yollarından birisi de merkezi sinir sistemine üzerindeki etkisini anlamaktır. Geveleyerek konuşmak çok fazla alkol aldığınızın ilk belirtilerindendir. Alkol vücut ile beyin arasındaki iletişimi azaltır. Bu koordinasyonu daha zorlu bir hale getirir. Bu nedenle dengenizi korumak daha zor olacaktır.

Alkolün merkezi sinir sistemine verdiği zarar ellerinizde ve ayaklarınızda uyuşma ve karıncalanma hissi oluşur.

Alkol tüketimi uzun süreli hafızayı da etkiler. Ayrıca mantıklı seçimler yapmanızı engeller. Zamanla ön lob hasarı meydana gelebilir. Beyinin bu bölgesi kısa süreli hafızayı ve duyguları kontrol eder.

5) Bağımlılık

Çok fazla alkol tüketen bazı kişilerin alkole hem fiziksel hem de duygusal bağımlılığı meydana gelebilir. Alkol yoksunluğu hayati teh oluşturabilir. Alkol bağımlılığını kırmak için profesyonel yardım gerektirir.

Alkol yoksunluğunun belirtileri:

  • Anksiyete
  • Tedirginlik
  • Bulantı
  • Titreme
  • Yüksek kan basıncı
  • Düzensiz kalp atışı
  • Ağır terleme

Nöbetler, halüsinasyon ve hezeyan da alkol yoksunluğu belirtileri arasındadır.

6) Sindirim Sistemi

Alkol ve sindirim sistemi arasındaki bağlantı hemen ortaya çıkmayabilir. Yan etkiler sadece hasar oluşması durumunda ortaya çıkar. Alkol tüketiminiz arttıkça aldığınız hasar da artacaktır.

Alkol sindirim sistemindeki dokuları etkileyebilir. Örneğin bağırsaklarınızın yiyecekleri sindirmesini ve besinlerle vitaminleri emmesini engeller. Bunun sonucunda yetersiz beslenme ortaya çıkar.

Ağır alkol tüketiminin diğer sonuçları:

  • Gazın artması
  • Şişkinlik
  • Karında doluluk hissi
  • İshal

Aşırı alkol tüketen kişilerde ülser ve hemoroit sorunları yaygındır. Ayrıca ciddi iç kanamalara yol açabilir.

Alkol tüketen kişiler kanser için yüksek risk grubundadır. Hem alkol hem de tütün ürünleri tüketen kişiler ise daha büyük bir risk ile karşılaşmaktadır.

7) Dolaşım Sistemi

Alkol kalp ve akciğerleri etkileyebilir. Alkol tüketen kadınlar ise erkeklere oranla daha yüksek risk altındadır.

Dolaşım sistemi sorunları:

  • Yüksek kan basıncı
  • Düzensiz kalp ritmi
  • Damarlara kan pompalanmasında zorluk
  • Felç
  • Kalp krizi
  • Kalp hastalıkları
  • Kalp yetmezliği

8) Cinsel Ve Üreme Sağlığı

Alkolün kısıtlamaları azalttığını ve yatakta daha fazla eğlenmenizi sağladığını düşünebilirsiniz ancak gerçek bundan çok daha farklıdır. Çok fazla alkol tüketen erkeklerde sertleşme sorunları meydana gelmektedir. Ağır alkoller seks hormonu üretimini azaltarak cinsel isteğin düşmesine neden olur.

Alkol kullanan kadınlarda adet görememe durumu meydana gelebilir. Bu da onları kısırlık için yüksek risk grubuna sokar.

Hamile iken alkol kullanan kadınlar doğmamış bebeklerini riske atmaktadır. Fetal alkol sendromu ciddi bir sorundur.

Diğer muhtemel sorunlar:

  • Öğrenme zorlukları
  • Uzun süreli sağlık sorunları
  • Duygusal sorunların artması
  • Fiziksel gelişim anormallikleri

9) İskelet Ve Kas sistemi

Uzun süreli alkol kullanımı kemiklerinizin sağlamlığını etkileyebilir. Bu alışkanlık kemiklerin incelmesine ve düşmeniz durumunda kemiklerin kırılma riskinin artmasına neden olur. Kırıkların iyileşmesi daha uzun sürer.

10) Bağışıklık Sistemi

Ağır alkoller vücudun bağışıklık sistemini zayıflatır. Bu da vücudun hastalıklar ile savaşmasını daha zorlu bir hale getirir.

Uzun süre alkol kullanan kişilerde genel popülasyona oranla zatürre ve tüberküloz riski artar. Dünya genelindeki tüberküloz vakalarının %10’u alkole bağlıdır.

Kaynak: https://www.healthline.com

Источник: https://multiyasam.com/alkolun-vucut-uzerindeki-etkileri/

ALKOLÜN VÜCUTTAKİ ETKİSİ NELERDİR? SARHOŞLUK NEDİR? ALKOL ÖLÜM SEBEBİ OLABİLİR Mİ?

Alkolün Etkileri

Bir miktar bira veya şarap içen bir şahsa en çok tesir eden madde, içkinin yapısında bulunan ve suda süratle eri­yen etil alkoldür.

Etil alkol o kadar hızlı erir ki içki içen kişi daha alkolün tümünü yutmadan önce, dil ve diş etleri arasından doğruca kana karışır. Alkolün geri kalan kısmı da ne parçalanır, ne de normal yiyecekler gibi sindirilir.

Hiç par­çalanmadan mide ve bağırsaklardan, bilhassa ince bağırsak­lardan süratle kana karışır. Bu emilim o kadar çabuk olur ki, içki içen kişinin midesindeki alkolün % 90’ı bir saatle kana karışır.

Kanda bulunan alkol kısa bir zamanda, dolaşım sis­temi vasıtasıyla, vücudun bütün organlarına, bilhassa beyin gibi yüksek su ve kan muhtevası olan organlara gider. Yak­laşık 100 trilyon kadar olan istisnasız bütün vücut hücrelerini teker teker çevirir.

Alkol vücuda zehir etkisi yaptığından, vücut kendini, sa­vunma mekanizmasını harekete geçirerek bu zehire karşı ko­rumaya çalışacaktır.

Böylece, kandaki alkolün bir kısmı doğ­rudan akciğerlerden, böbreklerden ve deriden atılacaktır. An­cak bu şekilde alkolün yalnızca % 5’i vücuttan atılabilir.

Bu atılım sırasında içki kullanan şahsın nefesi alkol kokar ve çok miktarda idrara çıkma ihtiyacı duyar.

Geri kalan % 95 alkol, karaciğer hücrelerinde, mitokondriyumlarda yanar. Bu şekilde alkolün büyük çoğunluğu su ve karbondioksite kadar parçalanmış olur. Alkolün bu şekilde yanmasının sürati, 70 kiloluk bir kişide yaklaşık saatte 5-10 santimetreküp arasındadır.

Bu yanma hızı vücuda alınan alkol ile doğru orantılı olarak artmaz. Ayrıca ne açık hava ve eg­zersiz, ne sıcak kahve ve ne de soğuk banyo, vücuttan alko­lün temizlenmesini sağlamaz.

Sadece zaman önemlidir; yani al­kolün vücuttan atılması sadece zamanın geçmesi ile müm­kün olur.

SARHOŞLUK NEDEN İLERİ GELİR?

Kanla gelen alkol, sinir hücre zarları içine de girerek, doğal ve sağlıklı yapıyı bozar. Alkolün girmesi ile birlikte, zar sı­vımsı bir hal alır. Böyle bir ortamda, aysberglere benzeyen proteinler de sağa sola, alışılmışın üstünde savrulur, bulundukları yerden uzaklaşırlar.

Böylece gelen uyarılar yolunu bul­makta, eğer bulursa geri dönmekte güçlük çeker. Hatta bazı uyarılar beyne ulaşamadan kaybolur. İşte reflekslerin zayıf­laması, acının hissedilmemesi, ayakta duramama, bu nedenle ortaya çıkar. Eğer uyarılar yerine ulaşamıyorsa, duygular kay­bolur ve sarhoşluk başlar.

Bu durumda, beyin artık yan ka­pasiteyle çalışmaktadır.

Kişi fazla içki içtikçe, şüphesiz kanındaki alkol miktarı artacaktır. Belirttiğimiz gibi vücudun alkolü yakma hızı, bir saatte ancak 5-10 santimetreküptür. Bu miktardan fazla al­kol alan kişide sarhoşluk belirtileri kendisini gösterecektir.

İşte bu sarhoşluk belirtileri, kandaki alkolün, merkezi sinir or­ganlarına, bilhassa beyne olan tesirlerinden ileri gelmekte­dir. Kana karışan alkol ile, beyinde tesir altında kalan bölge arasında bir bağlantı vardır. Mesela 70 kiloluk bir adam, şayet aç karnına iki şişe bira içecek olursa, kanındaki alkol se­viyesi % 0.05 (on binde beş) olur.

Kandaki bu miktar alkol ile, beynin dış kısımlarının, bilhassa endişe ve merakla alakalı merkezlerin normal faaliyeti zarar görür. İçki içen kim­seye yalancı bir iyilik hali gelir. Her şeyi sanki toz pembe gör­meye başlar. Utanma hissi azalır. Tıpta bu duruma “öfori” denir.

Şahsın kendi kendini kontrol mekanizması kaybolmuş­tur. Gelişigüzel, manasız sözler söylemeye başlar. Yaptığı işin en iyisini yaptığına emindir. Mesela bir sarhoşa daktiloda yazı yazdırsanız, sarhoş olmadan önce iyi yazı yazabilse de, bu kez hatalarla dolu bir yazıyı önünüze getirecektir. Üstelik buna rağmen,hatasız yazdığını ileri sürecektir.

Ayrıca böyle bir halde vasıta kullanan veya bir işte çalışan kimsenin, araba kazası veya iş kazası yapma ihtimali de sarhoşluk derecesine göre artacaktır.

ALKOL DOĞRUDAN ÖLÜME YOL AÇABİLİR Mİ?

Eğer sarhoş bir kişi, kanındaki alkol oranı % 0.1 ‘e (binde bir) yükselecek kadar içki kullanmışsa, beynin arkasında bu­lunan motor merkezlerindeki faaliyetler bastırılacaktır. Bu ise, şahsın adalelerine hakim olabilme kabiliyetinin yavaş yavaş kaybolmasına yol açacaktır. Şayet kanındaki alkol oranı % 0.

2’ye yükselirse, orta beynin daha derin kısımları tesir altında kalacak ve sarhoşu bir rehavet basacaktır. Alkol oranı % 0.5’i geçerse, beyin sapı diye adlandırılan kısımdaki so­lunum merkezi felce uğrayacak ve sarhoş, baygınlığı müte­akip sessizce hayatını kaybedecektir.

Birçok sarhoş bu şe­kilde içki masasında hayatlarını kaybetmişlerdir.

İçki kullanan kişide, kandaki alkol seviyesi belli miktarların üstüne çıkacak olursa (400-700 mgr/100 ml doğru­dan zehir tesiri yapar; şahsın solunum felcinden ölümüne ve­sile olur. Alkol zehirlenmesi sonucu meydana gelen ölüm­ler, alkolden ileri gelen ölümler üçte birini teşkil eder.

Alkol zehirlenmesi, ABD’de karbon monoksit zehirlenme­sinden sonra, ölümle neticelenen zehirlenme sebeplerinin ikin­cisidir. Alkol ve karbon monoksitin sebep olduğu ölümler, di­ğer bütün zehirlenmelerin hepsinin toplamından çok daha fazla miktardadır.

İlgili

Источник: http://bilgikapsulu.com/alkolun-vucuttaki-etkisi/

Alkol bağımlılığı ve alkolün vücut üzerindeki etkileri

Alkolün Etkileri

Bu bağımlılığının psikolojik etkileri olduğu gibi, fiziksel olarak da ciddi problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor. Alkol bağımlılığının uygun maliyetli tedavilerle kontrol altına alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Buket Tuncer Eryonucu, alkol bağımlılığının vücut üzerindeki etkilerini ve tedavi yöntemlerini anlatıyor.

Sosyal kullanımı da olan psikoaktif bir madde olan alkol, aşırı tüketildiğinde alkol bağımlılığına sebebiyet verebiliyor. Dünyada alkol tüketen 2 milyar kişinin 76 milyona yakının alkol bağımlısı olduğu da bilinen bir gerçek. Alkol bağımlılığı, kişinin psikolojisini,kariyerini, sosyal ortamını ve aile bağlarını etkilediği gibi ciddi fiziksel sorunlara neden olabiliyor.

Öyle ki, yılda 1 milyon 800 bin kişi alkol bağımlılığına bağlı olarak hayatını kaybediyor. Alkol bağımlısı olan kişilerin işe önce bağımlı olduklarını kabul ederek başlamaları gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Buket Tuncer Eryonucu, alkol bağımlılığının uygun maliyetli tedavilerle kontrol altına alınabileceğini söylüyor.

Alkolün vücuda etkileri nelerdir?

Alkol ilk olarak vücudun emilim ve atılım süreçlerini yapan Gastrointestinal sistemini (GİS) etkiliyor. Karaciğerde başlangıç aşamasında yağlanma, büyüme ve enzim artışları görülüyor.

Alkolün karaciğere etkileri bu noktaya kadar ortadan kendi kendine kalkabiliyor. Ancak ilerleyen süreçlerde Alkolik Hepatit, Hepatik Siroz ve fibroz ortaya çıkıyor ve karaciğer nakli gerekebiliyor.

GİS’te ikinci büyük etki özafagus ve mideye oluyor.

Özofajit, gastrit, gastrik ülser, özofagus varis kanamaları, mide kanamaları, pankreatit, pankreas yetmezliği ve mideden vitamin emiliminin bozulmasına bağlı olarak özelikle B vitamini eksikliği görülüyor.

Alkolün beyinde oluşturduğu toksik etki nedeniyle hafıza da ciddi hasar alıyor.

Unutkanlık, nöropati, agresivite, ilerleyen süreçlerde Wernicke Korsakoff Sendromu, psikotik semptomlar (böcek görme, hezeyanlar ve diğer halüsinasyonlar) ve nörotoksisiteye bağlı erken yaşta bunama görülüyor.

Uzm. Dr. Buket Tuncer Eryonucu, alkol bağımlılığının diğer fiziksel etkilerini şöyle sıralıyor;

  • Kemik İliği alkolün etkilediği diğer bir alandır. Kemik iliği baskılanmasına bağlı kan Trombosit hücrelerinde ki bunlar pıhtılaşmayı sağlayıp kanamayı önleyen hücrelerdir, ciddi bir azalma olur. Buna bağlı kanama sorunları ortaya çıkar. Durdurulamayan ülser kanamaları ve varis kanamalarının altında kemik iliğinde meydana gelen hasar büyük rol oynamaktadır.
  • Kan basıncını artırır (Hipertansiyon), kan yağ metabolizmasını bozar, kanda kötü kolesterol ve yağların artmasına sebebiyet verir. Buna bağlı kalp krizi ve serebrovasculer (inme, felç gibi) hastalık riski artar. Hamilelikte alkol kullanımına bağlı fetüste FAS adı verilen küçük kafa çapı, yüz ve beyin malformasyonları, dudak ve kalp defektleri olan bebekler doğabilir.
  • Özellikle erkeklerde Testesteron hormonu azalmasına bağlı cinsel işlev bozuklukları, memelerde büyüme ve cinsel isteksizlik görülür. Benzer etkiler öströdiol ve FSH azalması nedeniyle kadınlarda da görülmektedir.
  • Depresyon ve mizaç bozuklukları, anksiyete bozuklukları, uyku bozuklukları, psikotik bozukluklar, demans, kognitif bozukluklar çok sıktır.

Alkol bağımlılığı tedavi edilebilir!

Alkol bağımlılığı bu denli ciddi fiziksel, ruhsal ve sosyal yan etkileri olmasına rağmen tedavi edilebiliyor. Tedavinin üç basamaklı olarak yapıldığını belirten Doktortakvimi.com Doktorlarından Uzm. Dr. Buket Tuncer Eryonucu;

“Tıbbi- Farmakolojik Tedavi, Psikolojik- Psikoterapötik Tedavi, Sosyal Destek Tedavisi, alkol bağımlılığın tıbbi tedavisinde etkili ve uygun maliyetlidir. Araştırmalar, tedavinin yasal tedbirlerden kat kat daha etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Çeşitli çalışmalar hekimlerin alkol bağımlısı hastalara alkolü azaltmayı ya da kesmeyi önerdikten sonra, her görüşmede alkol kullanımlarıyla ilgili sorular sormalarının hastaların alkol alım sıklığını ve miktarını yüzde 30-40 azalttığını göstermektedir.

” diyor.

Psikolojik destek çok önemli

Alkol bağımlılığı ilaçla hastayı tamamen eski haline döndürebilecek türde bir bağımlılık değil.

Ancak alkol bağımlılığı, tıpkı şeker, yüksek tansiyon veya kalp hastalıkları gibi kontrol altına alınabiliyor. Bu noktada alkol bağımlılarının iyileşebilmek için destek ve yardıma ihtiyacı oluyor.

Kişinin özellikle sosyal çevresinden ve ailesinden destek görmesi bağımlılığın tedavisinde etkili oluyor.

Türkiye’de 1985 yılında, Amerika Birleşik Devletlerinde 1935 yılında kurulan Adsız Alkolikler (AA) sosyal destek grubu, özelikle sosyal tedavinin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Sosyal destek gruplarının tedaviye olumlu etkilerinin bilimsel olarak da kanıtları bulunuyor. Uzm. Dr.

Buket Tuncer Eryonucu, alkol bağımlılığının tek elden kontrol edilebilecek bir hastalık olmadığını,bu yüzden sosyal ve psikolojik tedavinin farmakolojik tedavi kadar önemli ve etkili olduğunu söylüyor.

Alkol bağımlılığı olan ve tedavi olmak isteyenler AA gibi sosyal destek gruplarının yanı sıra Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri’ne (AMATEM) başvurarak tedavi sürecine başlayabiliyor. Alkol bağımlılığı olanların dışlanmamaları, tam tersi psikolojik destek verilerek tedaviye teşvik edilmeleri büyük önem taşıyor.

Alkol alanlara beslenme önerileri: Kan şekerini dengeleyen gıdalar

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/alkol-bagimliligi-alkolun-etkileri/

Alkol Kullanmak | Öğrenci Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Alkolün Etkileri

Alkol Kullanmak

Alkolü Tanımak Gerek

Alkol sık ve yaygın olarak kullanılan yasal bir madde. İnsanlık tarihi boyunca da kullanımı olmuştur. İnsanlar alkolü kimi zaman bir gıda, kimi zaman ise bir eğlence aracı olarak görmüşlerdir. Eski çağlarda dini törenlerde alkolün yeri büyüktür.

Öte yandan, alkolün bedene birçok zarar verdiği ve bağımlılık oluşturabileceği bilinir. Alkol ve etkileri konusunda bilgilenmek önemlidir.

Alkolün bedenimizi nasıl etkilediğini ve etki özelliklerini bilmek günlük yaşamımızda karşılaşacağımız alkolle ilgili sorunları yaşamamak için bize yol gösterici olabilir.

Alkol aynı zamanda kar getiren bir araçtır. Ticari firmalar kendi mallarını satmak için farklı yollara başvurabilmektedir.

Bunlar arasında en sık rastlanılanı alkolün olumsuz etkilerini azımsamaya çalışma eğilimidir.

Örneğin, ülkemizde uzun yıllar biranın bağımlılık yapmayacağı ve alkollü içkiler sınıfında değerlendirilmemesi gerektiği ileri sürülmüştür. Bu nedenle alkol hakkında tarafsız bilgi edinebilmek önemlidir.

Alkol kimi zaman bir imaj aracı olarak kullanılmakta, böylece satışının artırılması hedeflenmektedir. Soğukkanlı, erkeksi, özgür, maceracı…

Ticari firmalar bunlar gibi birçok imajın kendi ürünleri ile özdeşleşmesini sağlamaya çalışmaktadırlar. Biz de alkolü çeşitli yaşantılarımızla özdeşleştiririz. Örneğin, kimine göre alkolsüz eğlence olmaz.

Kimine göre alkolle rahatlamak gereklidir. Bazıları dertlerini alkolle unutabileceklerine inanır.

Alkole tarafsız ve bilimsel gözle bakmak çok önemlidir. Alkol hayatımızda. Ama hayatımız alkol olmasın…

NE İSTEDİĞİNİZE KARAR VERİN!

Alkol kullanırken amacınız nedir? Bu sorunun yanıtı alkol kullanma miktarınızı da belirlemelidir. Kandaki alkol düzeyine göre oluşan etkiler aşağıda belirtilmiştir:
Kan-alkoldüzeyiEtki
% 0.02Hafif bir fark hissedilmeye başlar.
% 0.04Birçok kişi bu düzeyde rahatlama ve keyif hissetmeye başlar.
% 0.06Kişinin yargı gücü bozulur, yeteneklerini kullanma  ve doğru kararlar alma becerisi azalır.
% 0.08Kasların eşgüdümü, araba kullanma ve konuşma gibi beceriler bozulur. Bulantı riski yükselir.
% 0.10Kişinin kendi üstündeki denetimi kaybolur, tepki verme süresi bozulur.
% 0.15Denge ve hareket bozuklukları ortaya çıkar. Kaza yapma riski ve içtiği zaman olanları hatırlamama olasılığı artar.
% 0.30Bilinç kaybolur, koma gelişir, ölüm riski ortaya çıkar.

NASIL İÇECEĞİNİZE KARAR VERİN!

Alkol etkisi, aşağıda görüldüğü gibi iki fazlı bir eğri çizer. Kullanılan alkol miktarı arttıkça, alkolün verdiği keyif ve rahatlama hissi yerini mutsuzluk ve öfkeye bırakır. Hızlı içildiği zaman da istenen etkileri yaratmadan, hızla istenmeyen etkilere yol açar.

Alkol miktarı arttıkça olumsuz etkileri artar.

Fazla ve sık alkol alındığı zaman tolerans gelişir, yani etkiye karşı duyarlık eşiği yükselir. Tolerans kişinin aynı etkiyi sağlamak için daha fazla miktarda alkol alma gereksinimini duymasıdır. Kişi benzer etkiyi sağlamak için giderek kullandığı alkolün miktarı artırmak zorunda kalır.

Alkol miktarı arttıkça tolerans gelişir.

NE KADAR ALKOL İÇMEK RİSKLİDİR?

Kullanılan alkol miktarını değerlendirmek için “standart içki” tanımı kullanılır. Yarım duble rakı, cin, viski ya da bir kadeh şarap ya da bir bardak bira bir standart içkiye eşittir.

            Bir Standart İçki Nedir?

Yukarıdaki değerlere göre haftalık alınan alkol miktarı değerlendirilmelidir.

Alkolün sınırı

·       Erkekler haftada 21 standart içkiyi

·       Kadınlar 16 standart içkiyi aşmamalıdır.

Ancak gebeler, fiziksel hastalığı olanlar, bağımlılar ve araba kullanacaklar hiç alkol almamalıdır.

Unutmayın! Bunlar üst sınırlardır, bu kadar içmek zorunda değilsiniz…

ALKOLÜN BEDENSEL VE RUHSAL ETKİLERİ

Alkolün bedensel ve ruhsal etkileri kişiden kişiye değişir. Bazı insanlar çok az alkol alsa bile bedensel ya da ruhsal olarak hemen etkilenirler. Bazılarında ise, bu etkilerin ortaya çıkması uzun zaman alır. Bu nedenle, kimde ve ne zaman bu etkilerin ortaya çıkacağı bilinemez.

Bedensel etkiler

·       Mide ülseri ve gastrit.

·       Karaciğerde büyüme, yağlanma ve siroz.

·       Damar sertliği ve yüksek tansiyon.

·       Beslenme bozukluğu.

·       Bağışıklık sisteminde bozukluklar.

·       Kaslarda zayıflama.

·       Sinir hücrelerinde hasar.

·       Felç.

·       Cinsel işlev bozukluğu.

Ruhsal etkiler

·       Uykusuzluk.

·       Depresyon.

·       Huzursuzluk.

·       Öfke.

·       Hafıza kaybı.

·       İş ve okul yaşamında sorunlar.

·       Kişilerarası ilişkilerde sorunlar.

ALKOLÜ AZALTMAK MI TAMAMEN BIRAKMAK MI?

Alkolü azaltmanın gerektiği durumlar:

·       Tehli düzeyde alkol kullanımı varsa,

·       Alkole bağlı sorunlar ortaya çıkmışsa.

Alkolü tamamen bıralmanın gerektiği durumlar:

·       Bağımlılık.

·       Başarısız alkol azaltma deneyimleri.

·       Gebelik.

·       Alkol kullanımının sakıncalı olduğu bir hastalığın varlığı.

 

Alkol ve alkol kullanımı hakkında birçok yanlışı, doğru olarak kabullenmişizdir. Bu hurafeler, kültürden kültüre değişmektedir. Bunlardan bazıları aşağıdadır:

Alkol uykuyu düzenler (yanlış!)

Alkol uykuyu düzenlemez, aksine bozar. Alkolle uyunmaz, sızılır. Alkolün etkisiyle uyunulan uyku tam ve gerçek bir uyku olmadığı için kişi uykusuz kalır.

Alkol cinsel gücü artırır (yanlış!)

Alkol cinsel gücü artırmaz, aksine erkek sertleşmesini bozar, boşalmayı geciktirir ya da engeller. Alkol yalnızca kişideki utanma duygusunu kaldırdığı için cinsel olarak daha rahat davranmayı sağlayabilir.

Alkol kan damarlarını açar (yanlış!)

Çok düşük miktarda alınan alkol kan damarlarında genişleme etkisine yol açar. Ancak miktar arttıkça alkol damar sertliği ve damar daralmasına yol açar.

Alkol beyni nasıl etkiler? – Ayşe Tolga İyi Yaşam

Alkolün Etkileri

Pek çok kişi alkolün vücut üzerindeki, temel olarak da beyin üzerindeki etkileri üzerinde yeterince bilgi sahibi değildir ancak aslında alkol sadece baş ağrısı ve sersemliğe sebep olmaz, bunun yanında beyin üzerinde kalıcı veya geçici olarak yarattığı pek çok etki bulunmaktadır. Hatta alkolün uzun süreli kullanımı beynin yeniden programlanmasına bile sebep olabilir ve bu da depresyon ile diğer hastalıkların riskini arttırmaktadır.

Alkol ve Bunama Arasındaki İlişki

Alkolün beyin üzerindeki etkileri pek çok kişinin sandığından daha karmaşıktır.

Elbette alkolin kronik kullanımı vücut üzerinde hasar verici etkilere sahiptir ancak Fransa’da yapılan araştırmalar, aşırı alkol tüketimi ile bunama arasında ciddi ilişkiler ortaya koymuşlardır.

Bu araştırmalara göre, alkol bağımlılığı ve 65 yaşından önce bunama belirtilerinin oluşması arasında bağ bulunmuştur.

Bu çalışmalara göre fazla alkol kullanımı, bunama riskini arttırmaktadır ve yaşam süresini 20 yıla kadar kısaltabilmektedir ve bunama kaynaklı ölüm riskini arttırmaktadır.

Alkolizm

Kadınlarda günde 3 alkollü içkiden fazlası, erkeklerde ise 4-5 alkollü içkiden fazlasının tüketilmesi alkolizm olarak adlandırılmaktadır. Alkolün beyin üzerindeki etkileri aşağıdaki faktörlerle yakından bağlantılıdır:

• Ne kadar ve ne sıklıkla içildiği• İlk içmeye başlanan yaş• Doğumdan önce alkole maruz kalmak• Yaş, cinsiyet, genetik miras• Eğitim düzeyi

• Genel sağlık durumu

Alkolizm belirtileri ise şu şekilde sıralanıyorlar:

• Kötü koordinasyon becerileri• Konuşmada bozulma• Yavaş reaksiyon zamanları• Düşünme zorlukları• Hafıza kaybı• Riskli hareketlerde bulunma• Depresyon

• Bağımlı davranışları gösterme

Alkolik bireyler, alkole ulaşamadıkları zaman terleme, bulantı, titreme, kaygı gibi belirtiler gösterebilirler ve bunun yanında görsel veya sesli halüsinasyonlar da yaşayabilirler.

Alkol tüketildiği zaman karaciğerde toksik olmayan bileşenlere dönüştürülür ancak aşırı tüketim halinde karaciğer bu duruma yetişemez ve alkol kanda kalmaya devam eder.

Alkolün beyin üzerindeki etkileri bireyin kanındaki alkol konsantrasyonu ile yakından bağlantılıdır.

Mezolimbik Yollar

Alkol mezolimbik yolları yani ödül sistemini uyarmaktadır ve tatmin duygusu yaratan dopaminin salgılanmasını sağlamaktadır.
Bu yol, bağımlılığa sebep olan temel şeylerden birisidir çünkü zaman içerisinde aynı tatmini yaratmak için aynı maddeden daha fazlasına ihtiyaç duyulmasına sebep olur.

Çalışmalar bu yolun devamlı olarak aktive edilmesinin ağa benzer yapışkan bir madde ile kaplanmasına sebep olduğunu, bunun da yeni sinapsların oluşumuna engel olduğunu göstermektedir.

Bu yüzden bağımlılıkların üstesinden gelmek çok zordur ve bağımlılığa sebep olan sinaps düzeninin bozulması oldukça zordur.

Frontal Lob ve Prefrontal Korteks

Beynin bu bölgesi karar verme, motivasyon, planlama, hedef koyma, yargılama, problem çözme, sosyal ilişkiler ve dürtüler konusunda etkilidir.

Nöropatolojik çalışmalar alkolik bireylerde prefrontal kortekste nöron adedinin oldukça düştüğünü ve beyin kütlesinin de alkolik olmayan içicilere göre daha düşük olduğunu gösteriyorlar.

Frontal lobda oluşan hasar ise duygusal ve kişilik değişimleri ile sonuçlanmaktadır.

Hipokampüs

Hipokampüs mezolimbik sistem içerisinde yer almaktadır ve motivasyon, yön bulma, duygular ve anı oluşumu ile bağlantılıdır.

Ayrıca onun korku ve kaygılarda da rol oynadığı düşünülmektedir. Bu bölge yetişkinlerde yeni nöronların oluştuğu nadir bölgeler arasındadır.

Yeni nöronlar vücuttaki kök hücrelerden oluşurlar ve alkolün etkileri ise yeni hücrelerin gelişimine engel olur. Bu nedenle öğrenme ve hafıza yeteneklerinde azalma ortaya çıkar.

Hipotalamus

Bu bölge de limbik sistemin bir parçasıdır ve öğrenme, hafıza, düzenleyici fonksiyonlar, yeme, içme, sıcaklık kontrolü, hormon düzenlenmesi ve duygular üzerinde etkilidir. Alkol kaynaklı hipotalamus hasarı hafıza kaybı ile sonuçlanabilmektedir.

Beyincik

Beyincik beynin toplam ağırlığının %10’unu oluşturur ancak toplam nöron adedinin yarısı bu bölgededir. Beyincik istemli hareketler, denge, göz hareketleri ve duygular için önemlidir. Alkolün aşırı tüketimi beyincikteki ak maddenin zayıflamasına sebep olmaktadır.

Amigdala

Amigdala temporal lob içerisinde yer alır ve diğer bölgeler ile de bağlantılıdır. Duyguları yönetir ve tehnin tespit edilmesini sağlar.

GABA ve NMDA Reseptörleri

Alkol GABA ve NMDA reseptörlerine bağlanmakta ve beyni yavaşlatmaktadır. Bu da kelimelerin yanlış telaffuzu, hafızanın azalması ve yorgunluk olarak kendini göstermektedir.

Dopamin

Alkol dopamin algısını arttırmaktadır ve beynin ödül mekanizmasını alkole bağlamaktadır.

Noradrenalin

Noradrenalinin adrenalin, kortizol ve dopamin ile birlikte salgılanması, stresi uzaklaştırmakta ve iyi bir his yaratmaktadır. Ancak kronik olarak alkol tüketimi nöronların noradrenalin salgılama kabiliyetlerini azaltmakta ve bunun sonucunda dikkat eksikliği, bilgileri işlemede zorluklar ve öğrenme zorlukları ortaya çıkmaktadır.

Glutamat

Glutamat NMDA reseptörlerine alkolün bağlanması sonucunda açıkta kalır ve bu da beyinde depresan etkilerin oluşmasına sebep olur.

Serotonin

Serotonin de ödül mekanizmasının bir parçasıdır ve kronik alkol tüketimi ile serotonine duyarlı hücrelerin adedinde %50’ye varan azalma görülmektedir. Bu da ruh halinde, düşüncede, iştahta ve uykuda kötüye gidişe sebep olmaktadır.

Источник: https://www.aysetolga.com/alkol-beyni-nasil-etkiler

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть