Alkolün Kan Şekerine Etkisi

Alkolün Zararları Nelerdir? Tüm Hastalıkların Anası

Alkolün Kan Şekerine Etkisi

Alkol, ne kadar ve ne sıklıkla tükettiğinize göre farklı etkiler gösteriyor. Dünyanın en sağlıklı beslenme stili olan Akdeniz diyetinde kırmızı şarap tüketiminin haftada 1 kere önerildiğini biliyor muydunuz? Ancak çok sık ve fazla miktarda alkol tüketmek ciddi hastalıklara, hasara neden olabiliyor.

Alkolü zararları ağzınıza ilk aldığınız andan itibaren başlıyor. Etkisinin geçmesi ve vücuttan kaybolması ise çok uzun sürmektedir. Siz fiziki olarak alkole bağlı etkilerinin geçtiğini düşünseniz bile kimyasal olarak organlarınıza etkisi 1 günden fazla süreyle kalmaktadır.

Bu yazımızda alkolün vücuda nasıl etki bıraktığını anlatacağız. Evet, haftada bir gün bir kadeh kırmızı şarap tüketmek kötü bir etkiye neden olmayabilir. Hatta yaşam kalitenizi arttırıp, hastalıklardan koruyabilir! Ancak yüksek miktarda tüketimi organlara bile zarar verebiliyor…

Yiyeceklerde zararlı maddeleri tüketince (trans yağ, şeker vb.) etkisini anında göremiyoruz. Yıllar sonra kilo almaya başlayınca anlıyoruz. Ancak alkol zarar değil ‘’zehir’’ etkisi gösteriyor ve tükettikten kısa süre sonra fark edebiliyoruz (baş dönmesi, ağrı, konuşamama vb). Bu etkiler uzun dönemde nasıl hasarlar açıyor? Neden zararlı? Bunların hepsini yazımızda inceliyoruz.

Alkolün Zararları Nelerdir?

Kısaca bilmek isterseniz sizler için sıraladığımız 9 maddeyi okuyabilirsiniz.

  • Pankreatit (Pankreas İltihabı)
  • Siroz ve Karaciğer Yağlanması
  • Diyabet (Şeker Hastalığı)
  • Beyin ve Sinir Hasarı
  • Uyku Problemleri
  • Kolon (Bağırsak) Kanseri
  • Kalp Rahatsızlıkları
  • Düşük Bağışıklık Sistemi
  • Kilo Alma (Obezite)

Pankreatit (Pankreas İltihabı)

Alkol tüketen bireyler kabızlık ve ishal problemi oldukça sık yaşamaktadır. İshal olduğunuz zaman bağırsaklarınızın düzgün çalıştığını, kabızken ise çalışmadığını mı düşünüyorsunuz? Maalesef ki yanlış, bu durum pankreatit başlangıcı bile olabilir.

Kabızlık ve ishal durumunda bağırsaklarda bir şeylerin ters gittiğinin, kötü bakterilerin artışı ve hasar olduğunun göstergesidir.

Alkol tüketiminden sonra ishal veya kabız olmanızın sebebini açıklıyoruz. Vücut ağızdan alınan her besini sindirip, kendine enerji olarak kullanmaya çalışır.

Görevi, her tüketilen besini parçalamak, bünyesine işlemektir.

Sindirim sürecinde bize en çok yardım eden organ pankreastır. Pankreastan üretilen sindirime yardımcı enzim, verilen hasardan dolayı azalmaktadır. Enzim eksikliği ise sindirimde sorunlara yol açar. Bu enzimin uzun sürede eksikliği pankreatit hastalığına neden olabilir.

Hayatınızı uzun süre etkileyebilen bu hastalık, hayat kalitesini düşüren ciddi semptomlar gösterir. Çok ciddi bulantılar, kusma ve yüksek ateş gibi belirtiler gösterir. Pankreatit hastalığını engellemenin en iyi yolu alkol tüketimini sınırlamak, azaltmaktır.

Siroz ve Karaciğer Yağlanması

Alkol nedenli oluşan en bilinen hastalıklardan biri sirozdur, değil mi? Karaciğerin vücutta öyle görevleri vardır ki alkolü temizleyebilmek için en büyük çabayı o gösterir. Sürekli bu uğraşı tek bir organa yüklemek en sonunda iflasına neden olacaktır. Nasıl mı? Vücutta bulunan toksinleri ve zararları maddeleri temizler, atılmasını sağlar.

Bu maddeler arasında vücut tarafından aşırı tüketilince ‘’zararlı’’ görünen alkolde bulunmaktadır. Eğer vücudunuzu bir fabrika olarak düşünseydiniz karaciğeriniz kesinlikle atıkları atma aracı ve imalathane görev görürdü! Ancak bu kadar güçlü bir organa sürekli zehirli, toksin göndermek ve her seferinde temizlemesini beklemek hasara yol açabiliyor.

Bu hasarların sonucu karaciğer yağlanması ve siroz oluyor. Kadın ve erkeklerde bu süreç fark edebiliyor. Kadınların vücudu alkolü daha uzun sürede temizler.  Bu yüzden kadınlar karaciğer rahatsızlığına erkeklerden daha çabuk yakalanır.

Diyabet (Şeker Hastalığı)

Alkol ve şeker hastalığının nasıl bir ilişkisi olabilir? Az önceki başlıkta bahsettiğimiz gibi alkol, pankreasa zarar vermektedir. Kan şekeri dediğimiz dengeyi sağlayan organ pankreastır. Onun zarar görmesi kan şekeri seviyesini ve insülini etkiler. Kan şekerinizin sürekli düşük seviyede kalması nasıl etki gösterir?

Birden yemeğe saldırmak, baş dönmesi, 2-3 saat yemek yemeyince görülen baş ağrısı gibi problemler yaşamanıza neden olur. Hipoglisemi geçirme riskine sahip olursunuz. Aynı şekilde kan şekerinin yüksek kalmasına da sebebiyet verir. Dengeyi sağlayabiliyor mu? Hayır, sürekli yüksek veya düşük kan şekerine maruz kalacaksınız.

Yüksek kalan kan şekeri elde titremelere, baygınlığa hatta ölüme bile neden olabilir.

Bunların hepsinin sonucunda vücudunuz karaciğer fonksiyonlarını tam olarak çalıştıramaz. Diyabet yani şeker hastalığı yakalanabilirsiniz. Şeker hastalığına sahip bireylerin veya hipoglisemi yaşayanların alkol etmemesi çok önemlidir.

Beyin ve Sinir Hasarı

Sarhoş denildiğinde gözünüzde nasıl biri canlanıyor? Dengede yürüyemeyen, konuşmakta güçlük çeken birisi değil mi? Bunun sebebi beyin ve sinir sisteminde hasar oluşturmasıdır. Beyin ve vücut arasındaki koordinasyon azalır.

Alkolden ilk etkilenen organımız beynimizdir. Buda oldukça tehlidir özellikle araba kullanmadan önce kesinlikle tüketmemelisiniz. Alkol, beynin frontal lobunda hasara neden olur.

Bunun sonucunda uzun süreli hafızayı(geçmişteki anıları) hatırlayamaz ve doğru, mantıklı cümleler kuramaz veya karar veremezsiniz.

Frontal lobta görülen bu etki daha duygusal, mantıksız ve yakın zamandaki anıları hatırlayan birisine dönüşmemize neden olur. Hatta, sık alkol tüketen bireyler beyinde hasar oluituran wernicke korsakoff hastalığına yakalanma riskine sahiptir.

Uyku Problemleri

Uzun ve yorucu bir gün geçirdiğinizi düşünün. Birkaç kadeh alkol tüketmek rahat uyutacak mıdır? Evet, herkes bu düşünceyle yorgun bir günün ardından bir şeyler içip rahat uyumaya çalışıyor.

Maalesef ki durum böyle olmuyor. Rahat uyuduğunuzu düşünebilirsiniz ancak çalışmalar gösteriyor ki: alkol tüketip uyuyakalan bireyler rahat uykuya dalar ancak ertesi gün hiç dinlenmemiş hisseder. Yani, uyku kalitenizi düşürüyor. Bu nasıl oluyor?

  • Uyurken geçirdiğiniz derin uyku süresi düşüktür(sürekli gerçekleşen göz hareketleri).
  • Uyuma esnasında tuvalete gidersiniz. Sebebi, çok sıvı tüketmeniz değildir. Alkolün diüretik yani idrara çıkarma, sıvı atma etkisi vardır.
  • Diüretik etki, uyurken çok terlemenize neden olur.
  • Horlamaya başlarsınız. Alkol, vücuttaki kasların gevşemesine neden olur. Boğaz, ağız ve burun kaslarınız gevşer ve horlamaya başlarsınız.
  • Alkol tüketerek sadece rahatça uykuya dalarsınız. Derin uyuma süreniz ve uyku kaliteniz düşük olacaktır. Gün içinde sakin, dinlenmiş olmak istiyorsanız alkol, kahve gibi kafein içeren içecekleri azaltmanız daha faydalı olacaktır.

Kolon (Bağırsak) Kanseri

Türkiye’de ölüm nedenleri sıralamasında %20 oranla, 2. Sırada kanser yer almaktadır. Öyleyse, hayat tarzımızda, yediklerimiz ve içtiklerimizde değişiklik yapma zamanı gelmedi mi? İnanın en büyük yardımcı bu olacaktır. Alkol tüketimi aşırı miktarda olan bireyler 7’den fazla çeşit kansere yakalanma riskindedir.

Ancak bunların arasında kolon kanserine kesinlikle alkolün neden olduğu kanıtlanmıştır. Kolon kanseri, rektum veya kalın bağırsakta oluşan bir hastalıktır. Alkol vücutta toksik madde olan asetaldehite dönüşür. Dna’ya hasar verir, hücrelerin tamirini engeller.

Ayrıca, karaciğerdeki hücrelerin çok hızlı büyümesine neden olur. Bu büyüme, vücuttaki genlerin de hasar gördüğünün göstergesidir. Vücuttaki en küçük yapıtaşımız olan hücrelere verilen bu zarar kansere yol açmaktadır. Kanserden korunmak istiyorsanız sürekli ve yüksek miktarda alkol tüketiminden kaçınmalısınız.

Kalp Rahatsızlıkları

Kalbiniz, siz dinlenmeye geçseniz bile çalışmaya devam ediyor. Her saniye temiz, besleyici öğelerle dolu kanı damarlarınızda dolaştırıyor. Artıkları, zararlı maddeleri ise atmaya çalışıyor. Kalbiniz, damarlarınız zarar gördüğünde artık kan dolaşımınızın düzeni, pompalanması aksıyor.

Ölüm sebeplerinden biri ise kalp rahatsızlıklarıdır. Kalp krizi, ölüm sebeplerinin en başında gelmektedir. Neden kalp krizi görülür ve alkolle alakası nedir?

  • Yüksek miktarda alkol tüketmek kan basıncını arttırır. Kan basıncı artışı, kalp krizine neden olur.
  • Aşırı alkol tüketimi, obeziteye neden olabilir. Kilo artışı yine kan basıncını ve damar içinde yağlanmayı arttırır.
  • Kalpte bulunan kasların daha az çalışmasına neden olur. Çalışması azalan kalp, pompalamayı azaltır. Damarlardaki kan, artık vücudunuzda eskisi kadar düzenli olarak dolaşamaz.

Düşük Bağışıklık Sistemi

Alkol tüketmek, bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Vücudunuzu hastalıklar için daha kolay bir hedef yapar ve çabucak hastalanırsınız. Pnömoni ve tüberküloz gibi hastalıklara aşırı alkol tüketenler daha çabuk yakalanır. Vücudunuz alkolün etkisini atmak, zararlarından kurtulmak için çabalar.

Dışarıdan gelen enfeksiyonlara ve zararlara karşı savaşamaz hale gelir. Bu etki içtikten 24 saat sonraya kadar sürmektedir. Düzenli olarak tüketenlerde ise genel olarak düşük bağışıklık sistemine neden olur. Çabucak gribe, enfeksiyona yakalanabilirsiniz.

Kilo Alma (Obezite)

1 kadeh alkolle 2 paket dondurma, kocaman bir tatlı yemiş kadar enerji alırsınız. Aldığınız bu enerjiyi 2 veya 3 ile çarptığınızı düşünün. Yani, sadece bir kadeh mi içiyorsunuz yoksa daha fazla mı? Vücutta alkol, besin olarak kullanılamaz.

En çabuk yağa dönüşen enerji kaynağıdır. Aşırı tüketimi karaciğer problemlerine, diyabete (şeker hastalığı) neden olacağından kilo problemi ise kaçınılmaz olacaktır. Kilo almak istemiyorsanız alkolden uzak durmanızda, az tüketmenizde fayda vardır.

Hayatınıza sağlık katmak istiyorsanız alkol tüketiminin sonuçlarınızı sizlerle paylaştık. Vücudunuza ve sağlığınıza değer verin. Azaltmaya, daha az içmeye ve dikkat etmeye umarım ikna olmuşsunuzdur.

Источник: https://bilgecafe.com/alkolun-zararlari-nelerdir/

Alkol ve Diyabet: Şeker Hastalığında Alkol Alabilir miyim?

Alkolün Kan Şekerine Etkisi

Şekerli kişiler sağlıklı bir yaşam tarzı izlemeli ve belirli bir diyet izlemelidir. Bununla birlikte, çoğu diyabette alkol içip içmemekle ilgileniyor.

Tatiller alkol olmadan yapamaz ve diyabetik bir kişi masada nasıl davranacağını bilmiyor.

Çoğu kişi, şekerli diyabet (tip 2 veya tip 1) içinde alkol tüketip tüketemeyeceğini merak etmektedir. Bu yazıda diyabetliler tarafından alkol tüketimi ile ilgili temel kurallar açıklanacaktır.

Diyabetiklerde alkolün etkileri

Alkol ve diyabet birleşti mi? Bir diyabetik vücuda girmek, alkol özel bir etkisi vardır. İçki karaciğer dokularında glikoz üretimini bozmaya yardımcı olur. Azalır ve insülin etkisi artar.

Alkol içtiğinde, hızlı olurkana emilim.

İçki karaciğer tarafından işlenir, bu nedenle bir kişi insülin üretimini teşvik etmek için tabletlerde insülin veya ilaç alırsa, karaciğer fonksiyonu bozulduğunda alkol kullanımı kan şekerinde keskin bir düşüşe neden olabilir. Şeker hastalığında alkol hipoglisemi tetikleyebilir. Ayrıca, kardiyovasküler sistemin durumuna büyük hasar verilir. Ölümcül bir sonuç ortaya çıkabilir.

Diabetes mellitus ve alkol ile uyumluluk

Alkol ve diyabetin birleşip yapıp yapamayacağına dair ikili bir görüş var.

Doktorların ezici çoğunluğu şu konularda sıkı bir şekilde ikna olmuştur:

  • alkollü içki içerek hipoglisemi gelişimini neden olabilir kan şekeri önemli bir azalma vardır.
  • Sarhoş bir hasta uykuya dalabilir ve hipogliseminin ilk belirtilerini fark etmez.
  • Alkol, ilaç alırken olduğu gibi aceleci kararlara neden olan karışıklığa neden olur.
  • Diyabetli bir kişide böbrek ve karaciğer ile ilgili sorunlar varsa, bu tür içeceklerin kullanılması bu organların hastalıklarının şiddetlenmesine neden olabilir.
  • Alkol kalp ve kan damarları üzerinde yıkıcı bir etkiye sahiptir.
  • Alkol iştahı artırabilir ve aşırı miktarda yiyecek tüketimi ve dolayısıyla şekerin kandaki artışına neden olabilir.
  • Alkol kan basıncını artırmaya yardımcı olur.

İkinci görüş, şeker hastalığında alkol içebildiğiniz, ancak çok ılımlı bir miktarda olmasıdır.

Vücut üzerindeki zararlı etkilerini önlemek için bazı temel kurallar vardır.

Şeker hastalığı olan bir kişiye tavsiye edilir:

  • Boş bir karnında alkol tüketmeyin;
  • Sadece güçlü içecekler veya kuru kırmızı şarap kullanın;
  • kan şekeri kontrol altında tutun.

Bu görüş, doktorun sıkı talimatlarına uymayan ve diyabetinin keşfinden önce yola çıktığı alışılmış yaşam biçimini değiştirmek istemeyen hastalar tarafından tutulmaktadır.

Diabetes mellitus ana türleri

Diyabet, genetik düzeyde anormalliklerle tahrik edilir ve aynı zamanda vücudun viral hasarından veya bağışıklık sisteminin arızalanmasından kaynaklanabilir.

Genellikle, hastalık malnütrisyon, hormonal arka planda ihlaller, pankreas patolojisi ve bazı ilaçlarla tedavi sonucunda ortaya çıkar.

Uzmanlar aşağıdaki diyabet türleridendir:

  • insüline bağımlı değildir;
  • insüline bağımlıdır.

İnsülin bağımlı olmayan diyabet (tip 2)

İnsülin bağımlı diyabet nasıl ortaya çıkmaktadır (2.) Tipi? Yavaş gelişme doğasında. Bu durum genital bölgede kaşıntı varlığı eşlik eder. Bu patoloji ile mantar veya bakteriyel doğanın cilt belirtileri gelişir.

Diyabetin insüline bağlı şekli (tip 1)

Genç yaştaki hastalara özgüdür.Hızlı gelişme ile karakterizedir. Bu hastalık türü sürekli bir susuzluğa neden olur. Diyabetik keskin bir şekilde kilo verir, atılan idrarın hacmini arttırır, kas güçsüzlüğü vardır. Hasta uygun tedaviyi yapmazsa iştahsızlık, bulantı ve kusma olan bir ketoasidoz gelişebilir.

Genel semptomlar

Her iki hastalık türü için de böyle komplikasyonlar vardır:

  • kalp rahatsızlıkları;
  • kan damarlarının arteryosklerozu;
  • Genitoüriner sistemde inflamatuar süreçlere eğilim;
  • sinir sistemine zarar vermek;
  • cildin çeşitli patolojileri;
  • karaciğerin obezitesi;
  • bağışıklık sisteminin zayıflaması;
  • Eklemlerin dejenerasyonu;
  • dişlerin kırılganlığı.

Genellikle, şeker göstergesinde keskin bir değişimKan, zehirlenme durumuna benzeyen doğal semptomatolojidir. Hasta ayakta durmaya başlar, uykulu olur, zayıflar ve yön değiştirir. Diyabet hastalarının mevcut patolojinin doğru bir göstergesi olan bir doktor raporu olması önerilir.

güvenlik kuralları

Diabetes mellitus'taki alkol, karaciğer tarafından glikoz üretiminde azalma meydana getirir; boş midede alkol tüketen veya spor antrenmanından sonra hasta insanlar için tehlidir.

Bir diyabetik alkolik içki sık sık içerse kan basıncına atlar, hipoglisemi eşiğini, eklemlerin uyuşukluğunu ve nöropati bulgularını arttırır.

Bu alkol reaksiyonu nadir değildir. Alkolü sınırlı miktarda alırsanız ve sürekli olarak insülin seviyesini izlerseniz, yan etkilerin görülme olasılığı en aza indirgenir.

Bir diyabetli güçlü içki tercih ederse75 ml'den fazla almaması önerilir. Her ne kadar günde 200 gramdan fazla tüketilmemesi gereken kuru kırmızı şarabı değiştirmek için güçlü alkol daha iyiyse de.

Bir kişi şeker hastasıysa, alkolgünlük almak için? Miktar kısıtlaması, her gün alkol içtiğiniz anlamına gelmez. Optimum, haftanın en fazla iki katı olmak üzere minimum bir resepsiyon olacaktır.

Diabetes mellitus varlığında alkol kullanmanın temel kuralları

Diyabetik bir kişinin alkollü içecekleri ne bilmesi gerekir? Diyabetli alkol içebilir miyim? İçki içmek için kesinlikle yasak olan alkollü içecek çeşitleri vardır.

Bu listeye sıralamak mümkündür:

  • likör;
  • şampanya;
  • bira;
  • tatlı tatlı şarabı;
  • zayıf bir alkol konsantrasyonu içeren karbonatlı.

Buna ek olarak, alkol almayın:

  • boş bir karnın üstünde;
  • Haftada bir defadan sıklıkla;
  • sıcaklığı düşürmeye yardımcı olan bir araçla paralel olarak;
  • spor sırasında veya sonrasında.

Salines veya yağlı gıdalar ile içeceklerin atıştırılması önerilmez.

Altın kural sürekli bir kontrol olmalıdırkandaki şeker seviyesi. Alkol kullanmadan önce kontrol edin. Eğer depresyorsa, o zaman içmeyin. Böyle bir ihtiyaç varsa, şeker seviyesini yükselten bir ilaç almalısınız.

Alkol, beklenenden daha büyük miktarlarda sarhoş olursa, o zaman yatmadan önce şekeri kontrol etmelisiniz. Bu durumda genellikle düşürülür. Doktorlar yetiştirmek için bir şeyler yemek tavsiye ediyor.

Birçoğu, alkolün olup olmamasıyla ilgileniyor.diyabet diğer içeceklerle karıştırılır. Bu durumda, düşük kalorili bir kombinasyon seçilmesi önerilir. Tatlandırılmış içecekleri, meyve suları ve şurupları atmanız önerilir.

Şüphe duyarsanız, ilerinizdeyakınlardaki kişiyi, bir organizmadan olası veya muhtemel reaksiyon hakkında bilgilendirin, hissedin. Bu durumda, zamanında yardım sağlayabileceksiniz. Bu çok önemlidir.

Votka içebilir miyim?

Diyabetik bir votka alabilir mi? Bu soruyu cevaplamak için, içeceğin bileşimine dikkat etmeniz gerekir. Su ile seyreltilmiş alkol içerir. Herhangi bir yabancı madde ve katkı maddesi içermez. Bununla birlikte, bu, tüm üreticilerin elinde olmayan votka için ideal bir reçetedir. Modern ürünler insan vücudu üzerinde olumsuz etkilere sahip çeşitli kimyasal katışıklıklar içerir.

Votka, glikoz düzeyini düşürmeye yardımcı olur; bu daHipoglisemi provoke edebilir. İçecekler, insülin preparatlarıyla kombine olarak, karaciğere alkol emiliminde yardımcı olan doğru miktarda hormon gelişimini engeller.

Ancak bazı durumlarda, votka katkıda bulunurdiyabetik durumun stabilizasyonu. Tip 2 diyabetli hastalarda votka tüketebilirsiniz. Şeker endeksi izin verilen normun üstündeyse, bu durumda alkol devleti optimize edebilir. Aynı zamanda bir günde en fazla 100 g içki içilmesi önerilir, ortalama kalorilik içeriği olan yiyeceklerle votka atıştırma.

İçki sindirimin aktivasyonunu ve şekeri parçalamayı teşvik eder, ancak aynı zamanda vücudun metabolik süreçlerini de etkisiz hale getirir. Bu durumda, doktorunuza danışmak daha iyidir.

Şarap içmek

Birçok bilim adamı kuru kırmızı şarabın vücuda zarar veremeyeceğini düşünüyor. Bununla birlikte, bir diyabetik için alkol her zaman komplikasyonlarla doludur.

Kırmızı kuru şarap yararlı içerirmaddenin özü – polifenoller. Kan glikoz seviyesini kontrol edebiliyorlar. Bu alkollü diyabetliyi alırken içeceğin içindeki şeker yüzdesine dikkat etmelisiniz. En uygun gösterge% 5'ten fazla değildir. Bu nedenle, doktorlar kuru kırmızı şarabı önerirler, ancak kullanmaya değmeyeceklerini de not ettiler.

Sınırsız miktarda diyabetli alkol içmek mümkün müdür? Bir seferde en fazla 200 gr kullanım tavsiye edilir ve günde 30-50 gr tüketilmelidir.

Bira içiyor

Birçok kişi, özellikle erkekler alkoliçecekler birayı tercih eder. Çok miktarda karbonhidrat içeren yüksek kalorili bir üründür. Bu nedenle diyabetliler için önerilmez.

Bira da alkol. Bir bardak miktarda tip 2 diyabet ile zarar verme olasılığı düşüktür. Fakat insüline bağımlı hastalarda, içki glisemiye neden olabilir. Bu nedenle, tip 1 diyabet ve insülin ile alkol tehli bir kombinasyondur. Genellikle ölüme yol açabilecek bir komaya neden olur.

Birçok diyabetli yanlışlıkla biranın değil olduğuna inanıyorhiçbir şekilde sağlığına zarar vermez. Bu görüş, mayanın olumlu bir etkisi olduğu gerçeğine dayanır.

Genellikle bu ürün önleyici amaçlarla kullanılır. Bir diyabetik bira mayası kullandığında sağlıklı metabolizma restorasyonu, karaciğer işi ve hematopoez optimize edilir.

Fakat bu etki, biranın değil mayanın kullanımından kaynaklanır.

Mevcut kontrendikasyonlar

Vücutta alkol ve diyabetin uyumlu olmadığı bazı durumlar vardır:

  • Hipoglisemiye eğilim artar.
  • Gut varlığı.
  • Diyabetik doğanın nefropati gibi bir patoloji ile birlikte böbrek işlevselliğinin azalması.
  • Yağ metabolizmasında bir başarısızlığa neden olan alkol alımıyla artan trigliserid seviyesi.
  • Kronik pankreatitte aşırı alkol kullanımı tip 2 diyabetin başlamasını tetikleyebilir.
  • Diyabetik bir hepatit veya siroz varlığı oldukça yaygındır.
  • Metforminin alınması. Genellikle bu ilaç tip 2 hastalık için reçete edilir. Alkolün bu ilaçla kombinasyonu laktik asidoz gelişimini kışkırtır.
  • Diyabetik nöropati varlığı. Etil alkol, periferik sinirlere zarar verir.

Yiyecek alımı üç ila beş defa eşit olarak yapılmalı ve farklı gıdalar içermelidir.

Belirli bir teh geç gelişmesidirHipoglisemi, patolojik desen alkol içtikten birkaç saat sonra ortaya çıktığında. Karaciğerdeki glikojenin keskin bir şekilde azalması nedeniyle böyle bir saldırıyı durdurmak çok zordur. Ve bu durum, boş bir karnında sporadik bir içki içtikten sonra kendini gösterebilir.

Doz sınırı

Bir kişi şeker hastasıysa, alkol kısıtlanmalıdır.

Diyabet varlığında önerilen alkol dozu:

  • bira – 355 ml;
  • şarap – 148 ml;
  • güçlü içecekler (cin, viski, port şarap, rom, vb.) – 50 ml.

Sonuç

Birçok doktora göre alkol ve diyabet,birleştirilir. Alkol tüketimi kan şekeri içeriğinde keskin bir düşüşe neden olabilir. Doktorlar, alkol almayı bırakmaları şiddetle tavsiye eder. Fakat bu kural her zaman karşılanmazsa, bozulmuş glikoz üretiminden şikayetçi kişiler tarafından içme kurallarına ilişkin açık önerilere uymalısınız.

Источник: https://tr.erch2014.com/zdorove/131965-alkogol-i-diabet-mozhno-li-pit-spirtnoe-pri-diabete.html

Alkol alanlara beslenme önerileri: Kan şekerini dengeleyen gıdalar

Alkolün Kan Şekerine Etkisi

Uzman Diyetisyen Emre Uzun, “Alkolikler ya da alkol alanlar, sindirim sistemini düzene sokmak için neler yapabilir?” sorumuza ise şu yanıtı veriyor:

“Öncelikle yetersiz ya da yanlış beslenmeden uzak duracaklar. Yukarıda da sözünü ettim: Alkol kalori verir ama bu kalori boştur, besin değeri yoktur. Alkol alan kişi kendini bu yüzden aç hissetmez. Ya da tam tersine çok ama gereksiz gıda tüketip yanlış beslenirler. Her iki durumda da sindirim sistemlerini zorlarlar. Bizim önerimiz, sık sık bir doktora ve beslenme uzmanına başvurmaları…

HALT denen bir kısaltma var

Hungry, Angry, Lonely, Tired kelimelerinin baş harfleriyle üretilmiş. Biz bunu “aç, öfkeli, yalnız, yorgun” olarak özetleyebiliriz.

Alkol tüketenlerin bu HALT durumundan kaçınması gerekiyor ama şu da bir gerçek: Uygulayabilecekleri öyle standart bir diyet yok! Sadece, dünyaca kabul görmüş bazı beslenme taktikleri var. Bunları da şöyle özetleyebiliriz: Proteini balıktan, kümes hayvanlarından, yağsız kara etten almaları gerekir.

Olabildiğince fazla meyve sebze yemeleri, baklagiller, tam tahıllı buğday ekmeği ve mısır gevreğini sofradan eksik etmemeleri gerekir. ”

1- Bir “yeme düzeni” oluşturup uygulayın.

Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği… İki de ara öğününüz olsun. Bunun önemi şurada: Alkol alanların yemekten anladığı şey, bir süre sonra zaten “beslenme” olmuyor. Daha çok açlıklarını bastırıyorlar. Bundan kaçınmak için bir yeme düzeni şart!

2- Her öğünde “sağlıklı ve besleyici” gıdalar alın.

İyi beslenen kişilerin duygusal dalgalanmalardan daha az etkilendiği tıbben kanıtlanmış bir gerçek. Düzenli ve ardından doğru beslenenler, alkolün sebep olduğu duygusal gel-gitlere daha az yakalanacaktır. Bu da yemekten vazgeçmeyi ya da alınan alkol miktarını artırmayı önler.

3- Şekerden uzak durun!

Yukarıda da anlattığım gibi alkol ve hipoglisemi ayrılmaz ikilidir. Kişi, hipoglisemi (düşük kan şekeri) seviyesiyle birlikte duygusal gel-gitler yaşamaya başlar ve alkole daha sıkı sarılır. Şeker ile alkolün beynin dopamin seviyesi üzerindeki etkisi de birbirine benzer: Hızla mutlu olursunuz, aynı hızla dibe vurursunuz ve giderek depresyona sürüklenirsiniz.

4- Kahveyi az tüketin!

Alkol alanlar “ayılmak” için kahveyi tercih eder ama yanlış. Günde bir kupa yeterlidir çünkü kafeinin de kan şekerini düşürmek gibi bir yan etkisi vardır.

5- Sindirimi kolay gıdaları tercih edin. 

Yulaf ezmesi ve pirinç bu gıdalar arasındadır. Aynı şekilde bol sebze ve meyve tüketin.

6- Vitamin desteği alın.

Çünkü alkol tüketenlerde genellikle B ve D vitamini eksikliği görülür. B vitaminleri, vücudumuzun yediklerimizden enerji elde etmesini sağlarken D vitamini kalsiyumun ve nörolojik sistemin sağlıklı işlemesi için gereken tiyamin mineralinin tüketimini düzenler.

Alkole karşı kan şekerini dengede tutmak için öneriler:

1- Ara öğünleri atlamayın. Ara öğünlerde elma, greyfurt, şeftali, erik, çilek gibi , glisemik indeksi düşük meyveleri tüketin. Geceleri ara öğün olarak, kan şekerinizi sabitlemek için bir su bardağı tarçınlı süt için.

2- Kefir tüketin. Prebiyotik ve probiyotik almak obeziteden korunmak açısından önemlidir. Özellikle akşam yemeğinde probiyotikli yoğurt yiyin veya gece ara öğününde kefir için.

3- Lifli besinler yiyin. Lifli besinlerin midede kalma süresi daha uzundur. Sizi daha uzun süre tok tutarlar. Bu da hiperglisemi ve hipoglisemiyi önleyerek, kan şekeri seviyesini kontrol altında tutar. Böylece kısa ve uzun vadeli, kan şekeri kaynaklı sorunlar önlenmiş olur.

4- Keten tohumu tüketin. Keten tohumu en değerli lifli besinlerden biridir. Yüksek miktarda lif ve yağ asidi içerir. Kan şekerini düşürmeye yardımcı olduğu gibi vücudun üretemediği sağlıklı yağ asitleri omega-3 ve omega-6’yı da içerir.

5- Tarçın dostunuz olsun. Kötü kolesterolü düşürmek için etkili bir baharat olan tarçın aynı zamanda vücutta insülin etkisini taklit ederek kan şekerini düzenler. Her gün ve düzenli olarak günde yarım çay kaşığı tarçın tüketmek kan şekeri seviyesini yaklaşık %20 oranında düşürür.

Alkolün kan şekeri üzerindeki etkisi

Alkol alanların bilinen, klasik sorunları da var. Örneğin hipoglisemi ya da kan şekerinin aniden düşmesi. Uzman Diyetisyen Emre Uzun, sorunun bu kadar basit olmadığını da açıklıyor: “Alkol tüketimi ve hipoglisemi ayrılmaz ikili… Kan şekeri düşünce kişi refleks olarak kan şekerini yükselten yiyeceklere, özellikle de alkole yöneliyor.

Alkol hipoglisemiyi körüklüyor, kişide halsizlik baş gösteriyor. Ardından anksiyete, depresyon, titreme, asabiyet hali, huysuzluk, sinirlilik, zihinde karmaşa, durmadan bir şeyler yeme isteği, ruh halinde gel-gitler, terleme, soluksuz kalma vb. gözlemlenmeye başlıyor.

Aslında içkiyi bırakmış kişilerde gözlemlenen ve İngilizce’de “dry drunk syndrome” olarak tanımlanan şey tam da bu: Kişi içmez ama alkol aldığı zamanlardaki belirtileri gösterir. Adeta içmeden sarhoştur. Ve bunun nedeni de kan şekerinin düşmesidir. Çünkü kan şekeri düşünce, sinir ileticileri de (nörotransmitter) dibe vurur, görevini yapamaz.”

İnsanlar neden alkole esir oluyor?

Alkolizm, çağımızın en önemli sorunlarından biri ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada bugün 76 milyon alkolik yaşıyor. Dahası her 25 kişiden birinin ölüm sebebi de alkol. Peki, insanlar kendilerini öldüren bir şeye nasıl bağımlı hale geliyorlar? Emre Uzun, stresli çalışma hayatı veya özel hayattaki sorunların kişiyi alkolizme itip itmediğini şöyle açıklıyor:

İş hayatındaki stres de tıpkı alkolizm gibi bir hastalık gerçekte. Yapılan araştırmalara göre; iş yerindeki sorunlardan kaçmak isteyen,düzensiz bir yaşam süren, hayattaki olumsuzluklarla başa çıkamayan kişilerin büyük oranda alkole sığındığı tespit edilmiş.

Ancak bu izlenebilecek en yanlış yol çünkü aşırı alkol alımı vücutta hem bazı metabolik değişiklere neden olur, hem stresi yükseltir hem de organlarda bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olur.

Örneğin merkezi sinir sistemi üzerinde negatif etkisi vardır; zaten alkol aldıktan sonra kendimizi kontrol edememe sebebimiz budur. Konuşma problemlerine yol açar, sağlıklı düşünmenizi engeller. Uyku düzenini ve kalitesini alaşağı eder. Erken uyanmanıza, uyku apnesinin şiddetlenmesine, içinde yaşıyormuş hissi veren rüyalar görmenize sebep olur.

“Bu noktaya gelince alkole veda edilmesi gerekmez mi?” sorusuna Emre Uzun’un verdiği yanıt, pek bilinmeyen bir gerçeği de açıklıyor: “Söyleyeceklerim, asla ‘içmeye devam etsinler’ anlamına gelmez yalnız tıbbi bir gerçek, alkol bağımlılarının içmeyi bıraktıklarında mutsuz bir döneme girdiklerini söylüyor.

Özellikle alkolizm ve depresyon teşhisi bir arada konan kişiler, içemedikleri zaman üzüntüyü çok daha yoğun yaşıyor. Çünkü alınan alkol, depresyonun yıllar boyu yarattığı duyguları bastırdığı için, alkolü bırakınca tüm bu duygular da su yüzüne çıkıyor.

Alkol bağımlıları içki olmadan sosyal yaşama dâhil olamıyor, depresyondan mustarip alkolikler ise bunu daha da zor başarıyor. Depresyonda olmanın verdiği kötü düşünceler de içmek için tetikleyici olabiliyor.

Alkolizm ve yeme-içme alışkanlıkları

Alkol alanların beslenme sorunları alkolün etkileriyle doğrudan alakalı. Az ve yetersiz yiyorlar çünkü alkolü yiyecek yerine koyuyorlar. Her bir gram alkol 7 kalori içeriyor ama bu boş kalori; yani protein, vitamin ya da mineral içermeyen kalori…

Daha da önemlisi ister alkolik olsun ister akşamları mezelerin eşlik ettiği sofralarda keyif için içsin, alkol alan hemen herkes belli beslenme alışkanlıkları sergiliyor. Yeterince sağlıklı beslenmiyorlar, çok az meyve ve sebze yiyorlar ve daha çok hayvansal protein içeren gıdalara yöneliyorlar.

İçilen içki ne kadar sertse beslenme de o kadar yetersiz ve sağlıksız oluyor. Tabii başka şeyler de var. Örneğin alınan alkol miktarı, ne kadar sık alkol alındığı, içilen içkinin türü hatta içkinin yemeklerle birlikte mi yoksa tek olarak mı içildiği bile kişinin beslenme düzenini etkiyor.

Bu da sağlık sorunlarına yol açıyor. Küçük bir örnek: Çok fazla içenler yüksek kalorili gıdalara yöneliyor, bu gıdalar da fazla trans yağ içerdiği için karaciğer hastalıkları, özellikle de karaciğer yağlanması ortaya çıkıyor. Karaciğer yağlanması olan ve içmeye devam edenlerin ise yüzde 65’inde siroz görülüyor.

Alkol ve sindirim sistemine zararları

Sindirim ağızda başlar ve kalın bağırsakta noktalanır. Bu uzun bir yol ve alkol bu yol üzerinde hemen her noktaya zarar verebilir.

Bunları tek tek sıralamak gerekirse:

Üst sindirim sistemi üzerinde ve yetersiz beslenmeye bağlı olarak dilde enflamasyon görülebilir. Yutakta (özofagus) ülserler ortaya çıkabilir. İleri evrelerde yutakta varisler ve ölümcül kanamalar olabilir.

Midede Helicobacter pylori adı verilen bir basilin üremesini kolaylaştırır. Bunun sonucunda gastrit ve ülser gelişir. Alkol reflü gelişmesi olasılığını da artırır. Midenin boşalmasını geciktirdiği için mide şikayetlerine neden olabilir.

İnce bağırsakta, bağırsak hareketlerinde meydana gelir. Vücut için önemli pek çok besin emilemez. Bunun sonucunda ciddi tıbbi sonuçları olan beslenme bozuklukları ortaya çıkar.

Kalın bağırsakta ise özellikle alkol bağımlılığının ileri evrelerinde Bağırsak hareketlerinin bozulmasına neden olur. Karaciğer hasarı ile ilişkili olarak hemoroid (basur) görülebilir.

Pankreas enzimlerinin sızmasına neden olabilir. Bu da pankreas kanalının tıkanmasına ve akut ve kronik pankreatite neden olur. Pankreatit ciddi bir durumdur ve tekrar edebilir.

Toparlanma diyeti: 1 haftalık beslenme programı

Источник: https://indigodergisi.com/2017/12/alkol-alanlara-beslenme-onerileri/

Diyabet yönetimi: Yaşam tarzı ve günlük rutin kan şekerini nasıl etkiler?

Alkolün Kan Şekerine Etkisi

Diyabet yönetiminin temeli denildiğinde genellikle ilk olarak kan şekeri kontrolü faktörü akla gelmektedir. Sonuçta diyabetle uzun bir hayat yaşamanız için kan şeker seviyesini belirtilen aralıklarda korumanız gerekmektedir. Ancak kan şekeri seviyenizde ki düşüş ve yükselişlerin sizi nasıl etkileyeceğini biliyor musunuz? Liste bazen şaşırtıcı olabilir.

Gıda

Diyabet yönetim planın bir köşe taşı da sağlıklı beslenmedir. Ancak kan şekeri düzeyinizi etkileyen şey tek başına yemek değildir. Ne kadar çok yediğiniz ve ne zaman yediğiniz de önemlidir.

Ne yapmalısınız:

  • Program yapın. Yemekten sonra yüksek olan kan şekeri seviyeniz bir veya iki saat sonrasında düşmeye başlar. Bu durumu lehinize kullanabilirsiniz. Her gün aynı saatlerde yemek ve öğünler arasında küçük atıştırmalıklar tüketmek kan şekeri düzeyindeki değişim miktarlarını azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Her öğünde dengeli beslenmek. Her öğünde mümkünse nişasta, meyve, sebze, protein ve yemeklik yağ karışımlarını kullanmalısınız. Her yemek ve aperatifte karbonhidrat miktarının eşit olmasına dikkat etmelisiniz çünkü kan şekeri düzeyleri üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır.kan şekeri düzeyinizi dengede tutmak için beslenme tercihlerinizle ilgili doktorunuzla, hemşire ya da diyetisyenle görüşebilirsiniz.
  • Gıdaları doğru miktarlarda tüketin. Her gıda türü için uygun olan miktarı öğrenin. Sık tükettiğiniz gıdaların porsiyonlarını yazmak yemek planı oluşturmanıza yardımcı olabilir. Porsiyon büyüklüklerini ayarlayabilmek için ölçme bardağı veya ölçek kullanabilirsiniz.
  • Yemek ve ilaç düzenlemesi. Diyabet ilaçları ile karşılaştırdığınızda (özellikle insülin) çok az yiyecek türü tehli düşük kan şekerine (hipoglisemi) neden olabilir. Çok fazla yemek yemek kan şekeri seviyesinin aşırı yükselmesine (hiperglisemi) neden olabilir. Yemek ve ilaç koordinasyonunu nasıl sağlayabileceğiniz hakkında diyabet sağlık ekibiniz ile konuşmalısınız.

Spor

Fiziksel aktivite de diyabet yönetim planının önemli parçalarından bir tanesidir. Spor yaptığınız sürece kaslarınız enerji için şeker (glikoz) kullanacaktır.

Düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite insülin düzeyini iyileştirmeye yardımcıdır. Yorucu egzersizlerin etkisi uzun süreli olurken, ev işleri, bahçe işleri ya da bir süre ayakta yapılacak işler gibi hafif aktivitelerin etkisi daha azdır.

Bu faktörler kan şekeri seviyenizi düşürmek için önem taşımaktadırlar.

Ne yapmalısınız:

  • Egzersiz planı oluşturmak için doktorunuzla görüşün. Sizin için hangi spor türünün uygun olduğunu doktorunuza danışın. Uzun bir süredir rahatsızsanız doktorunuz önce kalp ve ayak durumlarınızı kontrol etmeyi tercih edecektir. Kaslarınızı güçlendirmek ve dengeyi kurmak için egzersiz tavsiye edilebilir.
  • Egzersiz programı yapın. Rutin yemek ve ilaç programlarınızla uyumlu bir egzersiz programı yapabilirsiniz. Gün içerisinde egzersiz yapabileceğiniz en uygun zaman için doktorunuza danışın.
  • Rakamlarınızı bilin. Egzersize başlamadan önce hangi kan şekeri seviyelerinin sizin için uygun olacağını doktorunuzla konuşun.
  • Kan şekeri seviyesini kontrol edin. Kan şekeri seviyesini düşürmek için insülin veya ilaç kullanıyorsanız, egzersiz öncesi ve sonrasında kan şekeri seviyesini kontrol edin. Titreme, sersemleşme, sinirlilik, endişeli olmak, yorgun ya da aç hissetmek gibi uyarıların farkında olun.
  • Bol sıvı tüketin. Egzersiz yaparken bol su içmelisiniz çünkü dehidrasyon (vücudun susuz kalması)kan şekeri düzeyini etkileyebilir.
  • Hazırlıklı olun. Kan şeker seviyenizin düşmesine karşı, egzersiz sırasında her zaman yanınızda küçük bir aperatif ya da damla halinde glikoz hap bulunmalıdır. Egzersiz yaparken tıbbi kimlik bileziği takabilirsiniz.
  • İhtiyaçlarınıza göre bir diyabet tedavi planı ayarlayın. İnsülin kullanıyorsanız egzersizden önce dozunu ayarlamanız gerekecek ya da insülinden sonra egzersiz için birkaç saat beklemek gerekebilir. Doktorunuz uygun ilaç değişiklikleri konusunda size tavsiyelerde bulunabilir. Egzersizi rutinden biraz daha arttırmak isterseniz tedaviye göre ayarlama yapmanız gerekmektedir.

İlaç

Diyet ve egzersiz tek başına şeker hastalığının idaresinde yeterli olmadığı zamanlarda kan şeker seviyesini düşürmek için insülin ve diğer diyabet ilaçları tasarlanmıştır. Bu ilaçların etkinliği dozuna ve zamanlamasına göre değişmektedir. Diyabet harici bir durum için aldığınız ilaçlarda kan şeker düzeyinizi etkileyebilir.

Ne yapmalısınız:

  • İnsülini düzenli bir şekilde saklayın. Son kullanma tarihi geçmiş ya da yanlış yerleştirilmiş insülinin etkisi olmayabilir.
  • Doktorunuza sorunlarınızı bildirin. Kullanmakta olduğunuz diyabet ilaçları kan şeker seviyenizi aşırı derecede düşürüyorsa doz ve zamanlama ayarlaması yapılması gerekli olabilir.
  • Yeni bir ilaç alırken dikkatli olun. reçetesiz bir ilaç alacaksanız veya doktorunuz yüksek kolesterol ya da yüksek tansiyon gibi farklı bir hastalığın tedavisi için ilaç yazacaksa kan şeker seviyenizi nasıl etkileyebileceği konusunda doktorunuzla yada eczacınızla konuşun. Bazen alternatif ilaçlar sunabilirler.

Hastalık

Hastalandığınız zaman vücudunuz hastalıkla savaşmak için strese bağlı hormonlar üretebilir. Bu hormonlarda kan şekeri seviyenizi arttırabilir. İştah ve günlük aktivitelerinizde diyabet yönetiminizi güçleştirebilir.

Ne yapmalısınız:

  • Önceden plan yapın. Hastalık durumunda sağlık ekibinizle çalışarak günlük bir plan yapın. Kan şekeri ve idrar da ki keton seviyelerinizi hangi sıklıkla ölçtürmeniz gerektiğini, ilaçların doz ve zaman ayarlamalarını ve doktorunuza ne zaman gitmeniz gerektiğini planlayın.
  • Diyabet ilacınızı almayı bırakmayın. Sadece yemek yiyemeyecek kadar kusma ve bulantınız varsa doktorunuzu arayın. Hipoglisemi nedeniyle ilacınızı almayı bir süreliğine durdurabilir.
  • Diyabet yemek planınıza sadık kalın. Mümkünse her zamanki düzeninizde yemek yemelisiniz ki bu durum kan şekeri seviyenizi kontrol etmenize yardımcı olsun. Çorba, elma, kraker gibi sindirimi kolay gıdalar tüketin. Sıvı düzeyiniz için bol su veya çay gibi kalori içermeyen sıvılar tüketin.

Alkol

Karaciğeriniz normalde düşen kan şeker seviyesini dengelemek için şeker depolamaktadır. Alkol aldığınızda karaciğeriniz metabolizması yoğun bir şekilde çalışacağından kan şekeri seviyesi için ihtiyacınız olan desteği sağlayamayabilir. Alkollü içeceklerin bir çoğu alındıktan 8-12 saat sonrasında düşük kan şekerine sebep olabilir.

Ne yapmalısınız:

  • Alkol almak için doktorunuzun onayını alın. Alkol diyabet hastalığının komplikasyonları olan göz hastalıkları ve sinir hasarlarını daha da kötüleştirebilir. Diyabeti kontrol altına tutacak şekilde yemek sırasında alınabilecek bir alkole doktorunuzda onay verirse kullanabilirsiniz.
  • İçeceklerinizi dikkatli seçin. Light bira, şarap ve diğer alkollü içeceklerde daha az kalori ve karbonhidrat bulunmaktadır. Karışık içecekler tercih edecekseniz diyet soda, diyet tonik, soda ve maden suyu gibi şekersiz içeceklerle tüketebilirsiniz.
  • Kalorilerinizi sayın. Günlük kalori sayımınızda her alkolden aldığınız kalori miktarını da saymalısınız. Doktorunuza veya diyetisyeninize alkolü diyet planınızın içerisine nasıl dahil edebileceğinizi danışın.

Adet ve menopoz

Adetten bir hafta öncesinde ve adet sırasında hormon düzeyinde olan değişiklikler kan şekeri düzeylerinde önemli dalgalanmalara sebep olabilir.

Ayrıca menopoz döneminden birkaç yıl öncesinde başlayan hormon değişiklikleri kan şekeri düzeylerinde diyabet yönetimini zorlaştıracak değişimlere sebep olabilir.

Menopoz ve düşük kan şekerinin bazı belirtileri benzerlik gösterebileceği için tüketeceğiniz gıdaları düzenlememek hatalara neden olabilir.

Ne yapmalısınız:

  • Belirtileri izleyin. Aydan aya kan şekeri düzeyinizi dikkatli bir şekilde takip edin. Adet döngüsü ile ilgili dalgalanmaları tahmin etmek mümkün olabilir.
  • İhtiyaçlarınıza göre bir diyabet tedavi planı ayarlayın. Doktorunuz kan şekeri seviyesindeki değişiklikler için yeni bir yemek planı, aktivite düzeyi ve yeni diyabet ilaçları önerebilir.
  • Kan şeker seviyenizi daha sık kontrol edin. Menopoz döneminde ya da menopoza yaklaştıysanız kan şekeri düzeylerini takip etmek konusunda doktorunuzla tekrar görüşün. Ölçümleri daha sık yapmak gerekebilir ya da belirtileri taşıyorsanız doktorunuz düşük kan şekerini bu konuda değerlendirebilir.

Stres

Stresli olduğunuzda diyabet yönetim planını bırakmanız daha kolaydır. Bu dönemlerinizde daha az egzersiz, daha az sağlıklı besin tüketimi ya da daha az sıklıkla kan şeker ölçümü yaptırabilirsiniz ki bu da kan şekeri kontrolünü kaybetmek anlamına gelecektir.

Ne yapmalısınız:

  • Belirtileri izleyin. Kan şekeri seviyenizi ve stres düzeyinizi 1 den 10 a kadar numaralandırın ve not alın. Bu size belli bir fikir edinmenizde yardımcı olabilir.
  • Kan şekeri seviyenizi kontrol altına alın. Stresin kan şekeri seviyenizi nasıl etkilediğiniz öğrenmek için geriye dönüp seviyelerinize bakın. Rahatlama teknikleri öğrenin. Görevleri önceliklerine göre sıralayın. Mümkün olduğunda ortak stres faktörlerinden kaçının.
  • Yardım alın. Stresle başa çıkmak amacıyla yeni teknikler öğrenin. Stresin sebebini belirlemek, strese neden olan sorunları çözmek veya yeni başa çıkma teknikleri öğrenmek için psikolog veya sosyal hizmetler uzmanı ile çalışın.

Kan şeker düzeyinizi etkileyen faktörler hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız sizi etkileyen konuları tahmin edebilir ve bunlara göre bir planlama yapabilirsiniz. Hedef aralığındaki kan şeker seviyesini koruyorsanız ve hala sorun varsa diyabet sağlık ekibinden yardım alabilirsiniz.

Источник: https://www.saglikveyasam.com/diyabet-yonetimi-yasam-tarzi-ve-gunluk-rutin-kan-sekerini-nasil-etkiler

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.