Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

içerik

Anevrizma Nedir? Anevrizma Belirtileri Nelerdir?

Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

Ciddi bir beyin hasarı rahatsızlığı olan anevrizma rahatsızlığı toplumda beyin kanaması olarak da bilinmektedir. Belirtilerini göstermesi ile birlikte hemen tedavi edilmesi gereken anevrizma rahatsızlığı bazı faktörlere bağlı olarak meydana gelmektedir.

Erken teşhisin hayati bir önem taşıdığı anevrizma rahatsızlığının tedavisi ise geçmiş dönemlere göre günümüzde daha kısa süreli olarak gerçekleştirilebilmektedir. Bazı belirtiler şeklinde ortaya çıkan anevrizma rahatsızlığı çoğunlukla beynin dış darbelere maruz kalması sonucunda oluşmaktadır.

Sinsi bir şekilde etkilerini gösteren anevrizma rahatsızlığı henüz ilk belirtilerini göstermesi ile birlikte bireyde baş dönmesi, baş ağrısı ve vücut denge bozukluğu gibi durumların oluşmasına neden olabilmektedir.

Erken müdahale edilememesi durumunda ölümle dahi sonuçlanabilen anevrizma rahatsızlığı bazen de tamamen genetik faktörlere bağlı olarak gelişim gösterebilmektedir.

Peki ciddi bir rahatsızlık olan anevrizma nedir nedenleri ve belirtileri nelerdir, dilerseniz ayrıca günümüzde yaşanabilen beyin rahatsızlıklarından olan bu rahatsızlık hakkında sizlere hemen gerekli bilgileri sunalım.

Anevrizma Nedir?

Anevrizma rahatsızlığı özet olarak beyin içerisindeki dokularda oluşan yırtılma veya hasar görme durumunda beyin içerisinde meydana gelen kanama durumudur.

Anevrizma Belirtileri Nelerdir?

Anevrizma rahatsızlığının belirgin niteliklerinden biri de belirtilerini hemen göstermemesidir. Dolaysıyla beyin içerisinde kanama durumunun oluşmasının birkaç dakika sonrasında ilk belirtileri de ortaya çıkmaya başlamaktadır. Anevrizma rahatsızlığının en belirgin belirtileri ise şunlardır;

Baş ağrısı

  • Beyin içerisinde kanama durumunun oluşması ile birlikte baş ağrısı durumu da ortaya çıkmaktadır. Dolaysıyla anevrizma rahatsızlığında görülebilen ilk belirti baş ağrısıdır.

Bulantı ve kusma

  • Anevrizma rahatsızlığının belirgin belirtilerinden biri de bulantı ve kusma durumudur. Kanamanın bir müddet sonrasında bulantı ve kusma gibi durumlar da görülebilmektedir.

Kuvvet kaybı

  • Vücudun genel dengesinin korunması ve kuvvetinin sağlanması açısından beynin çok önemli bir görevi bulunmaktadır. Dolaysıyla beyin içerisinde oluşan herhangi bir hasar durumunda kuvvet kaybı durumu da ortaya çıkabilmektedir.

Felç

  • Anevrizma rahatsızlığının önemli belirtilerinden biri de felçtir. Özellikle beyin içerisinde oluşan kanamanın zamanında müdahale görmemesi durumunda felç durumunun oluşum riskinin oldukça yüksek olduğu uzmanlarca belirtilmektedir.

Konuşma bozukluğu

  • Beyin kanaması yani anevrizma rahatsızlığının önemli belirtilerinden biri de konuşmada bozuklukların görülmesidir. Kanamanın beyin dokularına gerçekleştirdiği basınç nedeniyle bireyde denge bozukluğu durumu ve konuşma bozukluğu durumu meydana gelebilmektedir.

Bilinç kaybı

  • Anevrizma rahatsızlığının önemli belirtilerinden biri de bilinç kaybıdır. Özellikle kanamanın ileriki süreçlerde devam etmesi durumunda bireyde bilinç kaybı durumu da söz konusu olabilmektedir. Bu durum tedavi süreci sonuna kadar devam edebilmektedir.

Anevrizma Rahatsızlığının Başlıca Nedenleri Nelerdir?

Anevrizma rahatsızlığının başlıca nedenleri ise şunlardır;

Travma

  • Beyin katmanın yırtılması sonucu veya beyin dokusunun ani olarak yer değiştirmesi sonucunda damarların gerilemesine bağlı olarak travma durumu oluşabilmektedir. Bu durum anevrizma rahatsızlığının belirgin nedenleri arasında bulunmaktadır.

Damar genişlemesi

  • Anevrizma rahatsızlığına yol açabilen nedenlerden biri de beyin içerinde yer alan damarların genişlemesidir. Bu olumsuz durum damar duvarının zayıflaması sonucunda ve kan basıncının etkisi ile meydana gelmektedir.

Hiper tansiyon

  • Anevrizma rahatsızlığının başlıca sebeplerinden biri de hiper tansiyon hastalığıdır. Hiper tansiyon hastalığının özellikle ani olarak yükselmesi durumunda beyin kanaması rahatsızlığı söz konusu olabilmektedir.

Kafatasının darbe alması

  • Kafatasının doğrudan darbe alması da anevrizma rahatsızlığının başlıca nedenlerindendir. Örneğin yürürken veya koşarken ani olarak kaza geçirilmesi ve kafatasının sert zemine çarpılması anevrizma rahatsızlığının oluşmasına yol açabilmektedir.

Anevrizma Rahatsızlığına Neden Olabilen Diğer Faktörler Nelerdir?

Bazı faktörlerin de anevrizma rahatsızlığına neden olabildiği uzmanlar tarafından vurgulanmaktadır. Bu faktörler ise şunlardır;

  • Alkol ve sigara kullanılması
  • Diyabet hastalığı
  • Doğuştan genetik yatkınlık
  • Bazı enfeksiyonlar

Anevrizma Rahatsızlığında Uygulanan Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Anevrizma rahatsızlığında uygulanan tedavi seçenekleri ise şunlardır;

Gözlem tedavisi

  • Bu tedavi seçeneği ciddi olmayan anevrizma durumunda uygulanmaktadır. Yalnızca doktor tarafından bireyin yakın gözetimi ve takibi sağlanmaktadır.

Cerrahi müdahale

  • Anevrizma rahatsızlığında çoğunlukla cerrahi müdahale tedavisine başvurulmaktadır. Bu sayede meydana gelen anevrizmanın kapatılması sağlanmaktadır.

Damar içi tedavisi ile stendleme veya tıkama

  • Bu tedavi seçeneğinde ise anevrizmanın damar içinden stendlenmesi ve tedavisi gerçekleştirilmektedir.

Anevrizma rahatsızlığında başvurulan tedavi seçenekleri hakkında da sizlere bilgiler aktardıktan sonra anevrizma nedir nedenleri ve belirtileri nelerdir, konulu makalemizi sizlere sağlıklı günler dileğinde bulunarak burada sonlandırmaktayız.

Not: Makale bilgilendirme içeriklidir. Reçete değildir.

Источник: https://nedirx.net/anevrizma-nedir-anevrizma-belirtileri-nelerdir/

Anevrizma Nedir? – Beyin anevrizması nedir? Beyin anevrizması risk faktörleri nelerdir? Beyin anevrizması kanar mı? Anevrizmanın kanama riski nedir?

Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

Anevrizma (baloncuk), atardamar duvarındaki zayıf bir noktada oluşan balonlaşmayı tanımlayan tıbbi terimdir. Beyin anevrizması, tüm erişkinlerin yaklaşık %3’nü etkileyen ve yaşla görülme sıklığı artan bir hastalıktır. Beyin anevrizması önemli bir sağlık problemidir.

Anevrizmanın duvarı, normal bir damar duvarına göre çok daha ince ve zayıf yapıdadır. Zaman içinde gittikçe incelen anevrizma duvarı, en zayıf olduğu noktadan patlayarak beyin kanamasına neden olabilir.

Beyin anevrizmasının patlaması, beyin zarları arasında kanamaya neden olur. Bu tip beyin kanamalarına “subaraknoid kanama” adını veriyoruz. Anevrizmaya bağlı beyin kanaması, hayati risk oluşturan bir durumdur.

Anevrizma kanaması yaşayan hastaların yaklaşık yarısı, kanama ve kanamanın neden olduğu diğer tıbbi problemler nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Günümüzde, yaygınlaşan tıbbi görüntüleme yöntemleri sayesinde, beyin anevrizmalarının çok önemli bir kısmını beyin kanamasına neden olmadan teşhis edip, düşük riskle tedavi edebiliyoruz.

Beyin anevrizma gelişmesi için risk faktörleri nelerdir?

Beyin anevrizması, doğuştan var olan bir hastalık değildir. Anevrizma, genellikle 30 yaşın üstündeki kişilerde görülür ve görülme sıklığı yaşla birlikte artar.

Anevrizma oluşumunda genetik bir temel olduğu düşünülmekle birlikte, tüm hastalarda ortak bir genetik neden henüz saptanamamıştır. Beyin anevrizması teşhisi konulmuş birinci derece akrabası olan kişilerde anevrizma gelişme riski, diğer insanlara biraz daha yüksektir.

Birinci derece akrabasında anevrizma teşhisi konulmuş kişilerde, özellikle sigara kullanımı veya hipertansiyon hastalığı varsa, anevrizma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Ailede beyin anverizması tanısı almış birden fazla sayıda arkrabası olan kişilerde, anevrizma gelişme riski daha yüksek olup, bu kişilere belirli aralıklarla görüntüleme yöntemleri ile (MR anjiografi gibi ) araştırma yapılmalıdır.

Anevrizma oluşumun genel mekanizması şu şekildedir:

Kalbin kanı atardamarlar içine pompalaması ile oluşan kan basıncı, damar duvarının nispeten zayıf olduğu bir noktada balonlaşmaya neden olup, anevrizma oluşumunu başlatmaktadır. Özetle, kan basıncında artışa veya damar duvarında zayıflama oluşturan nedenler, beyin anevrizma gelişimi için potansiyel risk faktörleridir.

Bu nedenle hipertansiyon (yüksek kan basıncı hastalığı), beyin anevrizma gelişimi için en önemli bir risk faktörüdür. Feokrositoma, Aort koartosyonu, Polikistik böbrek hastalığı olan kişilerde beyin anevrizma görülme olasılığı daha yüksektir.

Kan basıncını uzun süre yükselten ilaçlar/maddeler (epinefrin, amfetamin, kokain, gibi) ve damar duvarında zayıflamaya neden olan sigara ve aşırı alkol tüketimi de, anevrizma oluşmasına neden olabilmektedir.

Tüm anevrizmalar kanar mı? Anevrizmanın kanama riski nedir?

Tüm nüfusun yaklaşık %3’ünde beyin anevrizması olduğu bilimsel araştırmalardan biliyoruz. Ülkemizde 2 milyondan fazla beyin anevrizması olan vatandaşımız yaşamaktadır. Tüm nüfus için yıllık anevrizma kanamasının görülme oranı 1:10.000’dir. Yani, ülkemizde bir yıl içinde yaklaşık 8000 anevrizma kanaması görülmektedir.

Bu rakamlardan da tüm anevrizmaların kanamaya neden olmadığı açıkça görülmektedir. Tüm anevrizmaların patlayıp beyin kanamasına neden olmadığını biliyoruz. Ancak, hangi anevrizmanın kanamaya neden olacağını da bilemiyoruz.

Günümüz teknolojisi ile hangi anevrizmanın patlayıp, beyin kanamasına neden olacağını önceden-kesin şekilde-tespit etmek mümkün değildir.Hastaya özel hiçbir faktörü göz önüne almadan yapılan çok kabaca bir tahminle, kanamamış bir anevrizmanın yıllık kanama riski %1-3 civarındadır.

Bir anevrizmanın kanama olasılığı, anevrizmanın yerleşim yeri, oluşum mekanizması, boyutu, şekli ve hastada oluşturduğu belirtilere göre değişebilmektedir. Anevrizma boyutu arttıkça, kanama riski de yükselir. Örneğin, 25mm’den büyük anevrizmaların 2 yıl içinde kanama olasılığı %70’dir.

Beyin kanamasına neden olmuş anevrizmalarda ise durum farklıdır. Bir kez patlamış ve beyin kanamasına neden olmuş anevrizmanın, tekrar kanama olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle kanamış anevrizmalar, tekrar kanamaya neden olmadan, en kısa sürede tedavi edilmelidir.

Beyin anevrizması olan hastalar nelere dikkat etmelidirler?

Öncelikle, beyin anevrizması teşhisi konulmuş bir hasta paniğe kapılmasına gerek yoktur. Beyin anevrizması, günümüzde oldukça düşük risklerle tedavi edilebilen bir hastalıktır. Anevrizmı teşhisi konulmuş hastalar, karşılarına tatsız bir süpriz olarak çıkan bu hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu bilmelidirler.

Beyin anevrizması, uygun şekilde takip ve tedavi edilmediği takdirde ciddi tıbbi sonuçlar doğurabilen bir hastalık olmakla birlikte, günümüzde ileri tıp teknolojileri kullanılarak gerçekleştirilen kapalı ameliyat (endovasküler cerrahi) yöntemleri ile beyin anevrizmalarını başarıyla tedavi edebilmekteyiz.

Bununla birlikte beyin anevrizması, kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Beyin anevrizması teşhisi konulmuş kişi, tedavi planlaması için en kısa sürede bu konuda tecrübeli bir Girişimsel Nöroradyolog veya Beyin Cerrahi uzamanına başvurmalıdır.

Bu süre içinde, kan basıncında ani artışa neden olabilecek, ağır spor ve egsersiz yapmamalı, ağır eşya kaldırmamalıdır. Yüksek tansiyon problem olan anevrizma hastalarında anti-hipertansif ilaçlarla kan basıncı kontrol altına alınmalıdır. Kabızlık şikayeti olan hastalarda bu durumu giderecek gerekli önlemler alınmasında yarar vardır.

Ağrı kesici ilaçların bazılarının, kan sulandırıcı etkilerinin de olması nedeniyle, bu süre içinde doktor önerisi dışında ağrı kesici ilaç kullanılması önerilmez. Ayrıca, hastaların, en azından tedavisi tamamlanana kadar, sigara veya alkol kullanmamalarını şiddetle öneriyoruz.

Источник: https://kubilayaydin.com.tr/anevrizma

Beyin Anevrizması Nedir, Belirtileri Tedavisi Nedenleri ve Bitkisel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

Anevrizma beyinde bulunan atardamar duvarının zayıflaması nedeniyle ortaya çıkan balonlaşma olmaktadır. Genel olarak damarların çatallanma bölgelerinde görülmektedir.

Alışmış olan yapı normal damara göre çok dayanıksız bazı durumlarda ise yırtılarak beyin içinde kanama yaparak yaşamı tehye sokmaktadır. Anevrizmalar doğuştan gelen damar gelişme bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Veya yüksek tansiyon nedeniyle, damar sertliği enfeksiyonlar ve kafa travması sonrası ortaya çıkmaktadır. Anevrizmalar genel olarak beyinin en alt tabanına yerleşmek de ve burada bulunan beyin omurilik sıvısı içinde kanamaya neden olmaktadır. Anevrizma tipleri şu şekildedir;

  • Sakküller (Kese) Biçimli Anevrizmalar:  insanlarda çok sık görülen anevrizma tipi olmaktadır. Beynin tabanında bulunan büyük damarların çatallanma bölgelerinden meydana gelir. Bu çatallanma noktalarında damar duvarı yüksek derecede basınca neden kalır. Basınç sonucu zamanla damar duvarında oluşturmuş olduğu hasar nedeniyle balonlaşma meydana gelir. Yıllar içerisinde bu balonlaşma gelişir ve yırtılma riski başlar.
  • Fiziform (İğ) Biçimli Anevrizmalar: Bu anevrizma çeşidi damarın uzun bir bölümünü içermekte iğ şeklinde bir genişleme yapar ve yırtılarak kanamaya neden olur. Bu çeşit anevrizmalar yırtılarak kanama yapar. Beyin dokusunda baskıya neden olur, pıhtılaşma normal beyin damarlarında tıkanmaya neden olur.
  • Mitotik (İltihap) sonucu ortaya çıkan anevrizmalar:  Çok nadir olmaktadır. Damarın mikrobik hastalığı neticesinde gelişmektedir kese biçiminde olur. Ortaya çıkan iltihap damar duvarında hasara neden olmaktadır. Duvar zayıflama sonucu yırtılma riski taşımaktadır.
  • Travmatik (Kaza Sonucu) Gelişen Anevrizmalar: Beyin kan damarlarında kaza sonucu ortaya çıkan anevrizma çeşidi olmaktadır. Ortaya çıkan travma bölgesinde hasar gören damar duvarı zayıflar ve yırtılır.

Beyin Anevrizması Belirtileri

Beyin anevrizması belirtileri şunlar olmaktadır;

  • İnsanlarda ortaya çıkan ve herhangi bir bölgede görülen baş ağrısı
  • Kusma ve bulantı
  • Ensede meydana gelen sertlik bu sertlik sonucu kişi başını kolay bir şekilde eğemez. Bulanık veya çift görme
  • Işığa karşı duyarlılık
  • His kusurları

Kanama yapmamış anevrizması olan kişiler bu belirtileri görmeyebilir. Bazı hasta grubunda şu belirtiler görülmektedir. Göz sinirlerinde felç ortaya çıkar.

Tek taraflı olarak genişlemiş olan göz bebeği, gözün arkasında ve üstünde meydana gelen ağrılar, çift görme, bir bölgede ortaya çıkan ve sürekli devam eden baş ağrısı, devam eden uyuşukluk ve halsizlik meydana gelmektedir.

Damarların genişlemesi ve balonlaşması sonucu ortaya çıkan anevrizma ani ölümlere neden olmaktadır. Ortaya çıkan balonlaşma bir bomba gibi patlama yapmaktadır. Beyin anevrizması riski taşıyan kişiler şunlardır;

  • Beyaz ırk
  • 60 yaş üzeri kişiler
  • Erkekler
  • Sigara içen kişiler
  • Yüksek tansiyonu olan kişiler
  • Ailesinde beyin anevrizması yaşamış olan kişiler
  • Diyabet hastaları

Kolesterol problemi yaşayan kişiler beyin anevrizması riski taşımaktadırlar.

Beyin Anevrizması Tedavisi Nedir?

Küçük olan anevrizmalar 6 ay veya 1 yıl gibi süren ultrason ve düzenli bir şekilde takibi yapılmaktadır. Bu takip sürecinde hasta olan kişi ağır şeyler kaldırmayacak, aşırı ıkınma yapmayacak yüksek tansiyon durumları ile kandaki yağ oranına dikkat etmesi gerekir. Sigarayı bırakacak.

Beyin anevrizmalarının ilaç ile tedavisi yoktur. Beyin anevrizma tedavisi yani beyin anevrizması ameliyatı açık veya kapalı ameliyat ile mümkün olmaktadır. Beyin anevrizmalarının kapalı ameliyat ile yapılması şu şekilde olmaktadır.

Kafatası açılmadan önce damar içinde uygulanan bazı yöntemler uygulanır. Kapalı yöntem genel anestezi altında yani hasta uyutularak yapılmaktadır. Yapılacak işlemler anjiyografi cihazı ile takip edilmektedir.

Tedavinin başlamasında hasta olan kişinin kasık bölgesinde bulunan atardamar içine 2 milimetre çapında bir giriş açılarak başlanır.

Kapalı anevrizma tedavisi tüm aşamaları açılmış olan 2 milimetre çapındaki giriş yerinden yapılmaktadır. Atardamar içerisinde anevrizmaya kapatmak için kullanılmış olan çok ince mikrokateter anevrizmanın bulunmuş olduğu damar içine yönlendirilir. İçi boş ve çok ince yumuşak bir plastik tüp şeklinde micro kateterlerin ucu anevrizma kesesi içerisine yerleştirilir.

Anevrizma kesesi mikrokater içerisinde gönderilerek platin den yapılmış olan ve çok yumuşak yapıda olan koil adı verilmiş olan teller ile doldurma işlemi yapılır.

Anevrizma kesesi koiller ile dondurulma işlemi yapıldıktan sonra anevrizma içine kan girişi tam olarak durdurulduğu zaman mikrokateter anevrizma içinden geri alınarak işlem tamamlanmış olur.

Kapalı olarak yapılan anevrizma tedavisi sonrası hasta 3 gün sonra normal hayata döner.

Beyin anevrizması ameliyatı şu şekilde yapılmaktadır. Gövde karındaki anevrizmalar için genel bir anestezi uygulanır. Anevrizma üzerinde bulunan deri ve kas tabakası açılarak anevrizma olmuş olan damar bulunur. Çevresinde bulunan dokulardan ayrılır, daha sonra anevrizmanın başlangıç sonuna kan akışını geçici olarak kesecek pensler konularak anevrizma duvarı açılmaktadır.

İçeride oluşmuş olan kan pıhtısı temizlendikten sonra anevrizmanın yukarısında ve aşağısında bulunan sağlam duvar bölümlerini suni şekilde yapılan damar dikilerek tutturulur.

Karında ve gövdede bulunmuş olan anevrizmalar haricinde ve diğer alanlarda  suni damar yerine bacakta bulunan toplardamarlardan birisi kullanılır.

Kanama olmadığından emin olduktan sonra açılmış olan dokular yeniden kapatılır.

Beyin anevrizması sonrası kişilerde beyin kanaması sonucu ölüm olabilmektedir.

Beyin anevrizması ameliyat riskleri olarak ameliyat sonrası şu riskler ortaya çıkar. Kişilerde denge sorunları, hafıza kaybı, görme ve duyu kaybı olmaktadır.

Beyin anevrizması tedavisi seçenekleri olarak günümüzde anevrizma tanısı almış olan hastalar için üç çeşit tedavi seçeneği bulunmaktadır. Gözlem veya ameliyat olmayan tedavi, ameliyat ile anevrizmanın kapatılması damar içi tedavi ile tıkanma olmaktadır.

Beyin Anevrizması Nedenleri Nelerdir?

Beyin anevrizması nedenleri olarak şunları belirtmek gerekir.

Dejenerasyon inflamasyon dediğimiz damar duvarı içerisinde ortaya çıkan bazı reaksiyonlar.

Yüksek tansiyon üzerinden gerçekleşen anevrizmanın oluşum aşamasının yüksek tansiyonun ortaya çıkardığı durum söz konusu olmamaktadır. Genel olarak insanlarda yer alan algının tansiyon hastalarından tam olarak anevrizma hastası olarak görüldüğüdür.

Bu durum tamamen yanlıştır.Damar duvarında doğuştan meydana gelen genetik bozukluklar bunlara bağlı olarak bağ dokusu hastalıkları örnek verilebilir. Sigara içmek anevrizma gelişimini önemli ölçüde artırmaktadır.

Yaş anevrizmanın oluşumunda önemli rol oynar 65 yaşından sonra anevrizma görülür.

Beyin anevrizması bitkisel tedavi yöntemleri olarak atkestanesi, alıç bitkisi parahtinsen  kullanımı çok yararlı olmaktadır. Lahana kürü, maydanoz kürü ve sarımsak kürü yaparak faydası görülmektedir.

Sarımsak kürünü üç gün sarımsaklı olarak ve üç gün sarımsak sız olarak uygulamak faydalı olacaktır.

Aort damarı genişlemesi yani beyin anevrizması bitkisel tedavi olarak şu bitkilerin kullanılmasında faydaları vardır;

  • Sarımsak
  • Alıç
  • Ökse otu
  • Hindiba
  • Civanperçemi
  • Kedi otu kökü
  • Biberiye
  • Pabrika
  • Zencefil

Vücudumuzun ödem toplamaması için idrara çıkma problemi yaşayan kişiler muhakkak bir tedaviye ihtiyacı vardır. İdrara çıkmamak aort damarının genişlemesini artırmakta en büyük nedenlerden biridir.

Aort genişlemesinde bitkisel tedavi uygulaması için mutlaka doktora danışmak gerekir. Kalbi güçlendirmek için kullanılan bitkisel yöntemler aort damarı genişlemesi durmaktadır.

Vücut içerisinde birikmiş olan sıvılar dışarı atılamaz ise kalp  zayıf duruma düşer ve vücut ödem yapmaya başlar.  Ödem oluşması kalp ve aort damarının genişlemesine neden olur.

Kaynak: http://www.pufnoktalari.net/beyin-anevrizmasi-nedir-belirtileri-tedavisi-nedenleri-ve-bitkisel-tedavi-yontemleri-nelerdir/

Источник: https://www.dahabilgi.com/beyin-anevrizmasi-nedir-belirtileri-tedavisi-nedenleri-ve-bitkisel-tedavi-yontemleri-nelerdir/

Aort anevrizması: semptomlar, tanı, tedavi, prognoz ve aort komplikasyonları

Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

  • Çevrimiçi testlerin şifresinin çözülmesi – idrar, kan, genel ve biyokimyasal.
  • İdrarizde bakteri ve idrar ne anlama gelir?
  • Çocuğun analizini nasıl anlarım?
  • MRG analizinin özellikleri
  • Özel testler, EKG ve ultrason
  • Hamilelikte normlar ve sapmaların değerleri ..

Analizlerin şifresinin çözülmesi

Aort anevrizması, ilk aşamalarda asemptomatik olabilen ciddi bir patolojidir. Önceden, bu tanı ve komplikasyonları neredeyse her zaman hastanın ölümüne yol açmıştı.

Şimdi, modern diagnostik ve terapötik teçhizat, teknenin modifiye edilmiş bir kısmının erken aşamalarında fark edilmesini ve aort yırtılmasını önlemeyi mümkün kılar. Bu sorunu neyin oluşturduğunu ve tedavisine yaklaştığını düşünün.

Aort Anevrizması – Nedir?

Aort en büyük damardır. Üç bölümü vardır: artan, azalan ve yay. Sırasıyla, inen kısım torasik ve abdominal kısma bölünmüştür.

Aort anevrizması, damar duvarlarındaki patolojik değişiklikler nedeniyle oluşan duvarın bir çıkıntısı veya ayrı bir alanın genişlemesidir.

Anevrizma alanında, damar duvarı ince ve zayıftır ve anevrizma bölgesindeki damarın yırtılmasından dolayı kan basıncına dayanamayabilir. Bu korkunç komplikasyonun gelişme riski, büyüklüğüne (ne kadar fazla olursa), hasta komorbiditeleri ve diğer faktörlere bağlıdır.

Aort anevrizmalarının sınıflandırılması

Konuma bağlı olarak aortik ark, göğüs, karın, artan kısım veya kombine anevrizmalara ayrılırlar. Ek olarak, bölünmüşlerdir:

  • oluş nedeni: doğuştan veya edinilmiş;
  • görünüşte ve biçimde: sakculat, lateral, fusiform;
  • klinik kursta: asemptomatik, komp (tromboz, tabakalaşma, yırtılma), komp olmayan, atipik;
  • Yapıya göre: doğru (duvar, geminin kendisi ile aynı yapıya sahiptir) ve yanlış (duvar, yara dokusu tarafından oluşturulur).

Aort Anevrizmasının Nedenleri

Aort Anevrizması Türleri

Oluşma nedenlerinden dolayı iki tür anevrizma vardır. Konjenital anormallikler intrauterin gelişimden kaynaklanır.

Edinilmiş anevrizmaların gelişmesinin nedeni çeşitli hastalıklardır:

  1. Ateroskleroz. Bu, patolojik plakların damarların duvarlarına bırakıldığı ve damarların kendi normal esnekliklerini ve esnekliklerini yitirdikleri kronik bir patolojidir. Bu, bu hastalığın en yaygın nedenlerinden biridir.
  2. Kalıtsal hastalıklar ve genetik anormallikler. Bazı kalıtsal hastalıklar, bu patolojinin gelişmesine yatkındır, örneğin, Marfan sendromu, bağ dokusunun kalıtsal bir patolojisidir. Çoğu hastada olduğu zaman, ölümcül olan sınıflandırıcı bir aort anevrizması vardır.
  3. Bazı özel enfeksiyonlar. Örneğin, sifiliz veya tüberküloz, aort duvarının zayıflamasına ve incelmesine ve farklı bölümlerin anevrizmasının gelişmesine neden olabilir.
  4. Spesifik olmayan bulaşıcı süreçler (bakteriyel endokardit, vb.).
  5. Otoimmün vasküler hastalık (Takayasu sendromu).
  6. Yaralanma. Böylece, bir abdominal aort anevrizması daha sık, örneğin karın bölgesine üflendikten sonra oluşur.

Bu önemlidir! Tıbbi literatürde, anevrizma gelişiminin nedeninin, bağışıklık sisteminin azaldığı arka plan üzerinde bir fungal vasküler hastalık olduğu durumlar vardır.

Belirli bir nedene ek olarak, bu hastalığın gelişme riskini artırabilecek bir dizi katkıda bulunan faktör vardır:

  • cinsiyet – bu problem erkeklerde daha yaygındır;
  • yaş – kişi büyüdükçe, bu sorunun olasılığı artar;
  • sigara ve alkol kullanımı, damarların durumunu etkilediği için;
  • aşırı kilolu ve düşük fiziksel aktivite;
  • dengesiz beslenme;
  • kontrolsüz yüksek tansiyon.

Aort anevrizması belirtileri

Bu patolojiye ciddi semptomlar eşlik etmeyebilir ve sıklıkla sadece komplikasyon anında kendini hissettirir. Bazen bir aort anevrizması belirtileri hastayı rahatsız eder. Boyutuna ve konumuna bağlıdır.

Temel klinik belirtileri durduralım:

  • Yükselen aort. Göğüs ağrısı, alt çene, bazen hastalar horlama ve solunum problemleri konusunda endişe duyuyorlar.
  • Abdominal aort. Sırt ağrısı, karın ve göğüs. Kuru bir öksürük hastayı rahatsız edebilir, sesin ses kısıklığı daha az görülür ve solunum problemleri başlar – abdominal aort. Abdominal aort anevrizması semptomları karın bölgesinde bir rahatsızlık hissi, epigastrik bölgede ve sırt ağrısı ve nabız ile kendini gösterir.
  • Tabakalı aort anevrizması. Ayrılması meydana gelirse, klinik tablo daha çeşitli hale gelir: kan basıncı keskin bir şekilde düşer, hasta göğsünde veya karnında şiddetli ağrı konusunda endişelenir, şok belirtileri vardır (bilinç bulanıklığı, kasılmalar, solunum yetmezliği, vs.).

Hastalığın teşhisi

Çoğu vakada hastalık asemptomatik olduğundan, rutin muayene sırasında genellikle tesadüfen saptanır. Bir bölümün anevrizmasının varlığını belirlemek için şunları kullanabilirsiniz:

  • kontrast anjiyografi;
  • BT ve MRI ;
  • Kan damarlarının ultrasonu;
  • kontrastlı radyografi.

Teşhis yöntemi, hekimin problemin lokalizasyonu olduğu iddiasıyla seçilir.

Aort anevrizması tedavisi

Aort anevrizmasının tedavisine yaklaşımlar hastanın büyüklüğü, yeri ve eşlik eden hastalıklarına bağlıdır. Asemptomatik ve küçük olduğunda, doktor sadece dinamik gözlem önerebilir.

Daha sonra parametreleri düzenli olarak kontrol edilir ve büyüme ve gelişme açısından izlenir. Boyut artmazsa, risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasını ve kan basıncının kontrolünü içeren tedaviyi uygulayın.

Acil cerrahi tedavi rüptüründe gerçekleştirilir. Abdominal aort anevrizması için (başka bir departmanın yanı sıra) planlanan bir operasyon, modifiye damarın bir kısmını özel bir vasküler protez ile değiştirmektir.

Abdominal aort anevrizmalarına yönelik geleneksel operasyonlarla birlikte endovasküler girişimler kullanılır. Bu durumlarda, anevrizma alanının içine, anevrizma bölümünün üstünde ve altında sabitlenmiş özel bir kateter kullanılarak femoral venin bir delinmesi yoluyla bir endoprotez sokulur.

Bu tür operasyonlar hastalar tarafından daha kolay tolere edilir ve rehabilitasyon süresi sadece 3-4 gün sürer. Onları her durumda tutamazsın.

Aort anevrizması komplikasyonları

Bu patolojinin olumsuz sonuçları olabilir:

  • masif iç kanama ile birlikte bir yırtılma ve genellikle hastanın ölümüyle sonuçlanır;
  • çevresindeki yumuşak dokuya yayılan anevrizmanın enfeksiyonu;
  • diğer damarların trombozu ve tromboembolizması;
  • tabakalaşma – kan, damar duvarının tabakaları arasına nüfuz ederken ve kanın hareketi sırasında kademeli olarak tabakalaşırken.

Prognoz ve korunma

Prognoz, anevrizmanın büyüklüğüne, lokalizasyonuna ve komplikasyonların varlığına bağlıdır. Bu nedenle, çoğu hastada Marfan sendromundan önce, anevrizmanın yırtılmasından ölüm 30-35 yıl kadar sürdü.

Modern ilaçlar ve teknoloji yaşam süresini yaklaşık yarı yarıya artırabilir. Erken tedavi bu patolojide birçok problemden kaçınmanıza izin verir.

Önleme, risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasıdır. Cinsiyet ve yaş hiçbir şekilde etkilenemiyorsa, ağırlığı ayarlayın ve herhangi bir kişinin gücüyle sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturun.

Aort anevrizması korkunç bir hastalıktır. Zamanında sağlığı izleme ve önleyici tedbirler, hayatı tehdit edici sonuçlar olmadan bununla başa çıkmaya yardımcı olacaktır.

Источник: http://tr.medic-attention.com/anevrizma-aorty-simptomy-diagnostika-lechenie_default.htm

Aort Anevrizması Belirtileri, Nedenleri ve Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

Zamanımızın oldukça tehli hastalıkları arasında yer alan aort anevrizmaları vücudun farklı bölümlerinde oluşabilmektedir. Genişlemenin derecesi yüksek olması konusunda ameliyat kesin çözümdür.

Aort Anevrizması

Vücut mekanizmasının en önemli ve en büyük atardamarı olan aort damarının üzerinde farklı nedenlerde ortaya çıkan keseler veya genişlemeler hayatı tehdit eden ciddi ve ölümcül bir risk oluşturmaktadır.

Normal şartlarda üç santimetre civarında olan aort damarının çapının beş santimetreye ulaşması durumuna aort anevrizması ismi verilmektedir. Aort damarı insan vücudunda beş ayrı bölümde incelenmektedir.

Bunlar:

  • Kalp kasından çıkan aort arteri
  • Transvers ismi verilen beyin damarlarından çıkan aort
  • Sırt bölgesinden aşağı doğru rota çizen inen aort arteri
  • Göğüs boşluğundaki bölümde yer alan torasik aort arteri
  • Karın bölgesinde yer alan abdominal aort arteri

Aort damarlarında meydana gelen anevrizmalar sıklıkla böbrek kısmının altında infrarenal ismi verilen bölgede, kalp kasından ayrıldığı bölümde meydana gelmektedir. Bunun yanı sıra bütün damarları kaplayan genişlemeler de nadir de olsa söz konusu olabilmektedir.

Belirtileri

Aort damar genişlemeleri eğer yüksek derecede değilse çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden seneler boyunca hastanın bu rahatsızlıktan habersiz bir şekilde sorunsuz bir hayat sürmesine olanak verebilmektedir.

Bunun yanı sıra bu önemli arterlerin genişlemelerine bağlı olarak farklı rahatsızlıklar ve zorlayıcı, günlük hayatın kısıtlanmasına sebep olabilecek belirtiler de gözlemlenebilmektedir.

Bu önemli rahatsızlıklarda ortaya çıkan belirtiler, sorunun yaşandığı damarın yakın olduğuı organlara bağlı olarak değişiklikler gösterebilmektedir. Aort anevrizmalarının belirtileri arasında en sık rastlanılanları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ses kısıklıkları
  • Göğüs bölgesinde, sırt bölgesinde, kolda, boyunda çene kısmında rastlanılan ağrılar.
  • Bel ve karın kısmında yaşanan ağrılar
  • Kan basıncında oluşan değişiklikler
  • Ayaklarda şişliklerin meydana gelmesi
  • Konuşma zorluğu oluşması
  • Baş ağrıları
  • Görmede yaşanan sorunlar
  • Nefes alıp verme sırasında yaşanan sıkıntılar
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Çabuk yorulma, halsizlik
  • Bayılmalar ve bilinç kayıpları oluşması

 Nedenleri

Yüzyılımızın en tehli rahatsızlıkları arasında yer alan aort anevrizmaları konusunda zamanında teşhis ve tedavi çoğu zaman hayat kurtaran oldukça önemli bir etkendir.

Yapılacak tedavide izlenecek yol belirlenirken, bu rahatsızlığın oluşmasına neden olan etmenler büyük önem taşımaktadır.

Bu rahatsızlık konusunda izlenecek tedavi yöntemi, rahatsızlığın oluşmasına etken olan neden odaklı olarak tespit edilmektedir.

Aort Anevrizmaları

Aort anevrizmalarının oluşmasına neden olan etkenlerin arasında en yaygın olanları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İlerleyen yaş unsuru
  • Aile geçmişlerinde daha önce aort arteriyle ilgili bir rahatsızlığın bulunması
  • Beyin damarlarında anevrizma oluşması durumları
  • Diyabet rahatsızlıkları
  • Alkol veya sigara tüketilmesi
  • Kolesterol ile ilgili rahatsızlıkları
  • Damarlarda meydana gelen iltihaplanmalar
  • Kullanılan hormon ilaçları
  • Bağ dokusunda meydana gelen rahatsızlıklar
  • Ağır kaldırmak
  • Aort kapaklarında doğuştan veya sonradan gelişen rahatsızlıklar
  • Yüksek tansiyon rahatsızlıkları
  • Damarlarda meydana gelen tıkanmalar
  • Hastanın geçmişinde kardiyolojik sistem rahatsızlıkları bulunması
  • Aşırı kilo alımları
  • Düzensiz ve sağlıksız beslenmeler
  • Aşırı baskı ve stres altında olmak
  • Hareketsiz bir yaşam stili
  • Ani geçirilen travmalar

Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Aort anevrizmaları; ölüm riski oldukça yüksek olan bir tablo çizen oldukça tehli bir sağlık sorundur. Hastanın damar çapı normal koşullar altında üç santimetre civarında olması gerekirken farklı etkenlere dayalı olarak genişlemeye başlar.

Bu genişleme beş santimetreye ulaşana kadar hasta açısından ölümcül bir risk oluşturmamaktadır. Bunun yanında kontrol altında tutulması ve antibiyotik tedaviyle kan sulandırıcı, damarları güçlendirici ilaçlarla tedavi edilmesi gerekmektedir.

Hastanın damar genişlemesi beş santimetreyi geçmesi durumunda artık risk oluşturmaya başlayan bu rahatsızlığın tedavisinde cerrahi yöntemler yavaş bir şekilde gündeme gelmeye başlar.

İlk olarak hastaya anjiyo yöntemiyle sorunlu damar üzerinde patlamasının engellemesi amacıyla stent uygulaması yapılır. Stentler kafes şeklinde minik cihazlardan oluşmaktadır.

Bu yapay kafesler genişleyen damarın içine yerleştirilir.

Stent uygulamasının işe yaramadığı veya yeterli olan başarıyı göstermediği durumlarda ameliyatla hastanın sorunlu olan damarı ya onarılır ya da vücuttan alınan başka bir damar veya yapay bir damar vasıtasıyla değiştirilir.

Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Pek çok rahatsızlık konusunda yüzyıllardır uygulan bitkisel tedavi yöntemleri bir süredir yine gündeme gelmiş ve farklı dallardaki hastalıkların gerek tedavisinde gerekse önlenmesinde başarılı sonuçlar vermiştir.

Aort damarlarında oluşan genişlemelerin nedenleri arasında önemli bir yer tutan yanlış ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları; sadece damarlar konusunda değil aynı zamanda kalp kası sağlığı konusunda da ciddi sorunlar oluşturmaktadır.

Yapılan araştırmalar sonucunda; uygulamalarla da başarısı kanıtlanmış bazı bitkilerin ve bitkisel kürlerin yanı sıra beslenme tarzında yapılan düzenlemeler de aort anevrizmaları konusunda hem tedavi edici hem de önleyici güce sahip olmaktadır.

Aort damar genişlemesi konusunda şifalı olarak kabul edilen bitkilere örnek olarak; aslan perçemi, siyah çekirdekli üzüm, hayıt tohumu, kediotu kökü, parahtisan bitkisi, oğul otu, ayırık otu, hindiba, alıç bitkisi, kantaron, civan perçemi, alıç bitkisi, zeytin dalı sayılabilir. Bu ve bunun gibi bitkiler gerek kürleri hazırlanarak, gerek çay gibi demlenerek gerekse kürler yapılarak kullanılmaktadır.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/aort-anevrizmasi.html

Beyinde Anevrizma (Beyinde Baloncuk): Hayati Teh Taşıyor — Multi Yaşam

Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

Beyinde anevrizma yırtılmadığı sürece nadiren belirti gösterir. Ancak yırtılmasa bile çok büyükse veya beyin dokularına baskı yapıyorsa aşağıdaki belirtilere yol açabilir:

  • Çift görme, görüş kaybı gibi görme problemleri
  • Göz üzerinde veya çevresinde ağrı
  • Yüzün bir tarafında görülen hissizlik veya kuvvet kaybı
  • Konuşma güçlüğü
  • Baş ağrısı
  • Denge yitimi
  • Odaklanma güçlükleri veya kısa süreli hafıza sorunları

Beyin anevrizması (beyinde baloncuk) patlarsa ölüm tehsi doğurur. Acilen hastaneye gidilmelidir. Temel belirtisi çok şiddetli baş ağrısıdır. Beyin kanaması ile birlikte aşağıdaki belirtiler görülebilir:

  • Boyun ağrısı, boyunda sertlik
  • Işığa karşı aşırı hassasiyet
  • Bulanık veya çift görme
  • Ani sersemlik
  • Bilinç kaybı
  • Kriz
  • Vücudun bir tarafında oluşan kuvvet kaybı

Çoğu beyinde anevrizma patlamaz, ancak her ihtimale karşı önceden gerekli tedavilerin uygulanmış olması gerekir.

1) Sigara

Beyinde anevrizma geçiren kişilerin büyük çoğunluğu ya sigara içmekte olan ya da geçmişte bir dönem içmiş kişiler olmaktadır. Sigaranın buna nasıl yol açtığı kesin olarak bilinmiyor. Damar duvarını zayıflatmasının beyin anevrizmasına zemin hazırladığı üzerinde duruluyor.

2) Yüksek Tansiyon

Yüksek tansiyon, damar üzerindeki baskı ve gerilimin artması demektir. Bu baskıya dayanamayan damar duvarında baloncuk oluşabilir. Aşağıdaki etkenler, kişide yüksek tansiyon görülmesi riskini artırır:

  • Aşırı kilolu olmak
  • Yakın akrabalar arasında yüksek tansiyonu olan kişilerin olması
  • Çok fazla tuz tüketmek
  • Yeterince meyve ve sebze tüketmemek
  • Yeterince egzersiz yapmamak
  • Çok fazla kahve veya kafeinli içecek tüketmek
  • Çok fazla alkol tüketmek
  • 65 yaş üzerinde olmak

3) Kalıtsal Etkenler

Anne, baba veya kardeşlerinde beyin anevrizması olan kişide bu hastalığın görülmesi riski biraz daha yüksektir. Bu kişilerin bayin anevrizması geçirme riski %2’dir.

4) Yaralanmalar ve Bazı Hastalıklar

Başa alınan şiddetli darbeler nadiren beyin anevrizmasına neden olmaktadır. Aşağıdaki hastalıklar da beyin anevrizmasına neden olabilir:

  • Ehlers Danlos sendromu, Marfan sendromu gibi damar duvarında zayıflığa neden olan doku hastalıkları
  • Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ADPKD): Her iki böbrekte ortaya çıkan birden fazla kist ile karakterize bir hastalıktır. (Her 20 ADPKD hastasının birinde beyin anevrizması görülmektedir)
  • Aort koarktasyonu (darlığı)

5) Uyuşturucular

Kokain başta olmak üzere birçok uyuşturucu beyin anevrizmasına yol açabiliyor. Damar duvarında iltihaba neden olmaları ve tansiyon dengesini bozmaları bu sonuca götürüyor.

Not: Beyin anevrizması, kırk yaş üzerindeki kadınlarda daha sık görülen bir hastalıktır. Bunun nedeni, damar esnekliğini artıran östrojen hormonunun menopoz sonrasında azalması olabilir.

1) Yakın Takip

Beyin anevrizması (beyinde baloncuk), patlama riski az olduğunda acil cerrahi müdahale gerektirmeyen bir hastalıktır.

  • Bu durumda düzenli check-up’larla beyin anevrizması görüntülenir ve takip edilir.
  • Tansiyon düşürücü ilaçlar önerilebilir.
  • Fazla kiloların atılması ve sağlıklı bir beslenme programı için diyet- egzersiz önerileri verilebilir.

2) Klips Uygulaması

Klip uygulaması, kafatasında veya kaş üzerinde açılan küçük bir kesikten girilerek uygulanan bir cerrahi müdahaledir. Yeri tespit edilen beyin anevrizmasına erişildiğinde üzerine küçük bir metal klips yerleştirilir.

  • Bu kalıcı klips, baloncuk çapını azaltır ve damara kendini iyileştirmesi için fırsat tanır.
  • Bu uygulama, beyin anevrizması görülen damar çok büyükse gerekli olur.
  • Operasyonda bazen de bacaktan alınan damarlarla bypass müdahalesi de gerekebilir.

3) Coil (Sarmal) Uygulaması

Bu uygulamada, kateter adı verilen ince- esnek tüplerle kasıktan girilir. Kateter ile başa, beyine ve beyin anevrizmasına erişilir. Kateter yardımı ile anevrizmanın içi sarmallarla doldurulur. Bu sayede beyinde baloncuğun içine daha fazla kan girmesi, büyümesi, yırtılması önlenir.

  • Klips uygulamasından daha az risklidir.
  • Açık yarası daha az olan bir operasyondur.
  • Beyin anevrizmasının patlama riskini yok etmek için birden fazla kez uygulanması gerekebilir.

4) Acil Tedavi

Beyin anevrizması patlaması olan hasta acilen hastaneye kaldırılmalıdır. Hastane koşullarında aşağıdaki ilk müdahaleler yapılabilir:

  • Beyin dokularına yeterince kan gitmemesini ve bu yüzden ortaya çıkabilecek beyin doku ölümlerini önlemek için nimodipin ilaç verilir.
  • Uygulanacak cerrahi müdahalenin türüne karar verilir ve hasta ameliyata alınır.

Источник: https://multiyasam.com/beyinde-anevrizma-belirtileri-ve-tedavisi/

Anevrizmaların Gösterdikleri Belirtiler ve Teşhis Yöntemleri

Anevrizma Nedir, Neden Olur? Belirtileri, Tedavisi

Anevrizma belirtileri nelerdir, hangi semptomlarla kendisini gösterir, anevrizma türlerinin belirtileri nelerdir, normal şartlar altında belirti göstermeyen anevrizmalar nasıl, hangi yöntemlerle teşhis edilir.

Anevrizma Belirtileri

Anevrizmalar normal şartlar altında hiçbir belirti göstermemektedirler.

Bir kişi uzun yıllar boyunca anevrizma ile yaşayıp hiçbir sağlık problemi yaşamadan ve herhangi bir belirti göstermeden hayatını devam ettirebilir.

Başlangıçta aşamasında küçük olan anevrizmaların zaman geçip büyümeye başladıkça belirti gösterme ihtimalleri artsa da çok büyük anevrizmalar bile hiçbir belirti göstermeden büyümeye devam edebilirler.

Anevrizmalar belirti göstermedikleri için teşhisleri oldukça zordur.

Normal şartlar altında bir belirti göstermeyen anevrizmanın teşhisi çoğunlukla başka bir rahatsızlıktan dolayı gerçekleştirilen tetkik ve muayeneler sırasında tesadüfen gerçekleştirilmektedir.

Röntgen, MR gibi tetkiklerde ortaya çıkan anevrizma belirtileri nelerdir sorusunun yanıtını bilmek bu bakımdan oldukça önemlidir. Anevrizmaların belirtileri bulundukları bölgelere göre değişiklik gösterir.

Abdominal aort anevrizmasının belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Karında ve sırtta ağrı
  2. Karın bölgesinde nabız gibi atım hissi

Hissedilen bu ağrı sürekli hissedilebileceği gibi, zaman zaman hissedilen, gidip gelen bir şekilde de deneyimlenebilir. Kimi durumlarda ise bu rahatsızlığı yaşayanlar ritmik bir şekilde, nabız gibi atan bir his yaşanabilir. Hastalar bunu tam olarak tarif edemezler fakat karın içinde sürekli bir atım varmış gibi hissedilir.

Anevrizmaların belirtilerine karşı duyarlı olmak ve gerekli doktor muayenesi için ihmalkar davranmamak oldukça önemlidir.

Torasik aort anevrizmalarında ise:

  1. Göğüste ağrı
  2. Sırt ağrısı
  3. Nefes darlığı
  4. Yutma zorluğu

gibi belirtiler görülür. Bunlar kadar yaygın olmamakla birlikte ses kısıklığı meydana gelmesi, öksürük görülmesi de belirtiler arasında sayılmaktadır. Nefes almada zorluk da deneyimlenebilir.

Serebral anevrizmaların belirtileri ise yenidoğan periyodundayken yüksek akımlı kalp yetmezliği ile kendisini göstererek ilk belirtisini gösterir. Daha sonraki ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan belirtiler olarak,

  1. Baş ağrısı
  2. Gelişme bozuklukları
  3. Nörolojik semptomlar

gibi belirtileri sayabiliriz. Yaşanan baş ağrısı uzun sürmekte ve sık aralıklarla tekrarlanmaktadır. Çift görmeye başlama, görmenin bulanıklaşması ve görme bozukluklarının meydana gelmesi de serebral anevrizmaların belirtileri arasında sayılmaktadır. Nadir olmakla birlikte mide bulantısı ve kusma da görülebilir.

Bu belirtiler haricinde anevrizmaların patlayarak kanaması halinde vücutta çok şiddetli bir ağrıya sebebiyet verir. Bu ağrı ani bir şekilde ortaya çıkar. Bunun dışında inmeye maruz kalma da anevrizma patlamasında görülen bir durumdur. Kimi hastalar şoka da girebilirler.

Karın Anevrizması

Abdominal aort anevrizması olarak adlandırılan karın anevrizmaları anevrizma türleri içerisinde en çok karşılaşılan ve deneyimlenen anevrizma türüdür. Aort damarının karın bölgesinde geçtiği bölgelerde meydana gelen anevrizmalardır. Karın bölgesinde ve zaman zaman sırtta hissedilen ağrı ayırt edici belirtilerindendir. Ağrı sürekli değil zaman zaman tekrarlama şeklinde ortaya çıkar.

Aniden ortaya çıkan bu ağrı oldukça şiddetli bir ağrıdır ve kişinin hareketlerini kısıtlayabilecek kadar güçlü bir şekilde hissedilir. Karında  ve sırtta hissedilebildiği gibi karın bölgesinin yan kısımlarında da hissedilebilir. Bu ağrılı durum sadece birkaç dakika boyunca sürüp geçebileceği gibi, günlerce de devam edebilmektedir.

Büyümüş anevrizmanın görünümü

Erkeklerde kadınlara oranla dört kat fazla görülen bir hastalıktır ve özellikle 60 yaş sonrasında yoğun olarak görülür. Tüm anevrizma türleri içerisinde yüzde 75 oranla en fazla görülmekte olan anevrizma türüdür.

Sigara kullanımı hastalığın ortaya çıkmasında bir neden olduğu için sigara kullanan ve 60 yaş ve üzerindeki kişilerin belirti görmeseler bile karın anevrizması açısından muayene olmaları koruyucu sağlık uygulaması olacaktır.

Anevrizma Teşhis Yöntemleri

Anevrizmaların teşhisi bakımından uygulanan ilk yöntem manyetik rezonans (MR) uygulanmasıdır.

On ile on beş dakika arasında gerçekleştirilen manyetik rezonans görüntülemede özellikle üç boyutlu görüntüleme teknolojisi kullanılırsa anevrizmanın görünümü ve hangi damarda meydana geldiği çok net olarak tespit edilebildiğinden uygulanması gereken tedaviye ve anevrizmanın hangi boyutta olduğuna net olarak karar verilebilir.

Bunun dışındaki diğer bir yöntem Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekmektir. Damarlara enjekte edilen bir renkli boya yardımıyla damarların belirginleştirilerek daha net görüntü elde edilmesi sağlanır. Makine yardımıyla çekilen röntgen görüntüleriyle anevrizmanın hangi damarda oluştuğu ve büyüklüğünün ne kadar olduğu tespit edilir.

Renkli Doppler Ultrasonografi anevrizma teşhisinde kullanılan üçüncü yöntemdir. Vücudun karın bölgesinde ve daha aşağıdaki anevrizmaların teşhisinde kullanılan başarılı bir yöntemdir. Fakat karın bölgesinin üst kesimindeki anevrizmaların teşhisinde kullanılamamaktadır.

Tüm bu yöntemlerin içerisinde günümüzde sıklıkla ve en yaygın gerçekleştirilen işlem bilgisayarlı tomografidir. Tüm vücut bölgesinde kullanılan bu işlem anevrizmaların tespitinde oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Kullanıcı Yorumları ve Oyları (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/anevrizma-belirtileri.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.