Anjina Pektoris (Göğüs ağrısı) Nedenleri

Anjina Pektoris Nedir Belirtileri

Anjina Pektoris (Göğüs ağrısı) Nedenleri

anjina pektoris nedir belirtileri

Şiddetli göğüs ağrısı şeklinde başlayan ve pektoris ismiyle de bilinen anjina, kalbin işlevini tam olarak yerine getirmediği için göğüs ağrısı başlar.

Göğüs ağrılarına neden olan anjina isimli bu rahatsızlık tek başına hastalık değildir ancak kalp hastalıklarından dolayı görülür. Anjina rahatsızlığının temelinde kalbe giden oksijenin azalması vardır.

Kalp damarlarında tıkanıklık olması da göğüs ağrısına neden olur ve anjina ağrısına neden olur.

Kalp sıkışması, sol göğüste ağrı, ve göğüste daralma hissi de anjinadan dolayı olabilir. Kalpte bir sorun olması durumunda en sık rastlanan göstergelerden olan anjina 3 farklı şekilde gerçekleşebilir. Stabil, anstabil, ve prinzmetal olarak 3 tip anjina tipi vardır.

Stabil anjina tipi; göğsün sol kısmında hafif bir ağrısının oluşması ve sistematik olarak devam etmesidir. Kalbin oksijene ihtiyacı olması durumunda ya da kalbin aşırı derecede yorulmasından dolayı oluşan bu ağrılar zaman zaman stres nedeniyle de oluşabilir. Stabil ağrıları ilerleyen zamanlarda anstabil anjinaya dönüşmektedir.

Anstabi anjina kalp spazmı, kalp sıkışması ve kalp krizi gibi ciddi kalp hastalıklarına neden olabilir. Göğüsteki ağrıların düzensiz olarak devam etmesi ve şiddetli şekilde ilerlemesi anstabil anjina belirtilerindendir. Kalp kasının görevini yerine getirmemesi durumunda kalp sıkışması ve kalp spazmı gibi istenmeyen sonuçlar oluşabilir.

Bu nedenle hafif de olsa başlayan göğüs ağrıları devam ediyorsa vakit kaybetmeden kalp doktoruna muayene olunmalıdır.

Prinzmetal anjina ağrısı ise kalp damarlarının tıkanması ya da daralmasından kaynaklanır. Kalp kapakçığı kalınlaşması rahatsızlığından kaynaklanan anjina ağrıları da şiddetli ve uzun süre devam eder.

Anjina Neden Olur

Anjina nedenleri çeşitlidir. Ancak anjinaya neden olan faktörler; kalbin aşırı yorulması, çok fazla spor yapılmasıdır. Anjina kalpte oluşan bir rahatsızlık sonucu da oluşabilir.

Kalp kapağı kalınlaşması, kalbe giden damarların tıkanması da anjinaya neden olur. Anjina ağrıları göğüsün sol kısmında başlayarak zamanla tüm göğüs bölgesine kapsayabilir.

ABD’de vitrin hastalığı olarak da bilinen anjina ağır spor ve egzersiz sonrasında da gelişebilir.

Soğuk Hava; Soğuk havalarda damarlar normalden daha fazla büzülür. Damarların büzülmesi tıkanmayı da tetiklediği için anjinaya neden olur. Soğuk anjinası olarak isimlendirilen bu ağrı, artan heyacan ve stres nedeniyle de ortaya çıkar.

Anjina nedenlerinden birisi de kan basıncıdır. Kan basıncının artması kalbe olan yükü arttırdığı için anjina oluşabilir.

Anjina Belirtileri Nelerdir

Göğüs Ağrısı; Anjina belirtilerinin en sık görüleni göğüs ağrısıdır. Göğüs ağrısı sol göğüste başlar ve göğüs bölgesinin tamamına yayılabilir. Ağrılar göğüs ile birlikte sırt ve omuzda da görülebilir. İlerici derecede anjina ağrısında göğüs bölgesinde daralma ve nefes almada zorluk meydana gelebilir.

Göğüs Daralması; Damarların tıkanması ve büzülmesi ile meydana gelen anjinada kalp görevini tam yerine getiremediği için göğüs ağrısı ile birlikte göğüste daralma hissi de görülebilir.

Anjina Tedavisi

Erken tanı ve teşhis ile anjinanın olumsuz etkileri kontrol altına alınarak yaşam kalitesini yükseltmek mümkündür. Anjina tanısı koymadan önce yapılması gereken bazı tetkikler vardır.

Göğüs ağrısı ve göğüs daralması şikayeti nedeniyle kalp doktoruna gidilmesi ile doktorunuz şikayetin tanısını koymak için, Efor testi, EKG, nükleer görüntü ve bilgisayarlı tomografi gibi tetkikler isteyebilir. Bu tetkikler sonucunda tedavi yöntemi belirlenir.

Anjina tedavisi; anjina tipi ve şiddetine göre belirlenir. Anjina tedavisinde en sık uygulanan tedavi ilaç tedavisidir. İlaç tedavisi ile kalbin işlevini daha iyi yerine getirmesi amaçlanır.

Trinitrin isimli bu ilaç anjina hastalarının en sık kullandığı ilaçtır ve genellikle yanlarında taşımaları gerekir. Anjina tedavisinde başvurulan bir diğer yöntem ise; cerrahi tedavidir. İlerleyen anjina ve ilaç tedavisinin etkili olmadığı anjina rahatsızlığında cerrahi müdahale gerekebilir.

Kalp içindeki damarların tedavi edilmesine yönelik olan anjina ameliyatında damarlarda tıkanıklık varsa açılır ve kalbin işlevini tam olarak yapması sağlanır. Böylece damarlar kalbe kan ve oksijen pompalayarak kalbin işlevini yerine getirmesini sağlarlar.

Cerrahi müdahale kararında kişinin yaşı, genel sağlık durumu göz önüne alınır. Anjina tedavisinde ilaç tedavisi ya da cerrahi müdahale yanında kişinin günlük yaşamına dikkat etmesi gereklidir.

Uzun ve yorucu spor yapmamalı, kalbi yoracak egzersizlerden uzak durulmalıdır.

Anjina hastaları damar tıkanıklığına ve kolesterol yükselmesine neden olacak çok yağlı besinlerden tüketmemeli, stres ve yorgunluktan uzak durmalıdır.

Anjina Pektoris Ağrısı Nasıl Ayırt Edilir?

Eğer uzun zamandır göğüs ağrısı yaşıyorsanız bu bir anjina ağrısı mıdır yoksa kalp krizi ağrısı (enfarktüs) olup olmadığını ayırt etmelisiniz. Çünkü anjina ağrısı acil müdahale gerektirmezken kalp krizi (enfarktüs) hayatı tehdit eden acil müdahale gerektirir.

Uzun süreli spor, merdiven çıkma,ağır yük taşıma, tempolu yürüyüşler, dağ sporları, derin sulara dalma, performans gerektiren tüm aktiviteler, uçak yolculukları,yüksek rakımlı seyahatler  kalbin oksijen ihtiyacı arttırdığından bu hıza yetişemeyen kalp kası zorlanır ve anjina ağrısı ortaya çıkar. Dinlendiğinde de anjina ağrısı geçer. Bu nedenle kişi vücudunu yormaktan sakınır.

Kalp krizi ağrısında ise ağrı günün herhangi bir saatinde hiçbir sebep olmadan ortaya çıkar. Yorgunluk ve efor ile ilgili değildir. Göğüs ağrısı hissettiğinizde dinlenmekle geçmez.Gece uykuda bile meydana gelebilir ve fark edilir edilmez acil müdahale gerekir. Kalp krizi ağrısı yaşamı tehdit ederken anjina ağrısı yaşam kalitesini bozar.

Sebebi bulunup tedavi edilmediğinde kalp krizine sebep olur.

Anjina ağrısı bu nedenle dikkat edilmesi gereken ve ciddiye alınması gereken ağrıdır. Kalbiniz size mesaj gönderiyordur.

Bu yazılarımız da dikkatinizi çekebilir;

Yüksek Tansiyon Düşürme Tansiyon Çıkınca Ne İçilir

Источник: https://www.faydaloji.com/anjina-pektoris-nedir-belirtileri/

Angina Pektoris Nedir?

Anjina Pektoris (Göğüs ağrısı) Nedenleri

  • Göğüs Anjini
  • Göğüs Ağrısı
  • Angina
  • Anjin Dö Puatrin

Angina pektoris kalbin, yeterli oksijen alamadığını gösteren bir belirtidir.

Bu durum, kalbi besleyen koroner damarların daralması ve/veya tıkanmasından ya da kalbin aşırı çalışmasından kaynaklanır. Dolayısıyla kalbin normalden daha fazla oksijene ihtiyacı vardır.

Angina pektoris kalp kasının oksijen ihtiyacı ile kalbi besleyen damarlardaki kan akımı arasında uyumsuzluk sonucu ortaya çıkan ağrıdır.

Angina pektoris terimi, tıbbi olarak “göğüste sıkışma, boğulma hissi” demektir. Genellikle göğsün orta kısmında başlayan baskı, sıkışma, yanma tarzında bir ağrıdır ve vücudun üst kısımlarına doğru yayılabilir.

Kişi ağrıyı, “sanki göğsümün üstüne birisi oturmuş” veya “göğsümü sanki mengene sıkıyor” diye tanımlar. Bazı kişiler  angina ağrısını, sadece çene, omuz veya kol gibi kalpten uzak bölgelerde hisseder. Angina ağrısı bazen, hazımsızlık hissiyle karışır.

Çünkü ikisinde de yanma tarzında bir ağrı vardır. Yemek borusu hastalıklarınaki ağrı da angina ile karışabilir.

Angina, aynı zamanda kalp krizi gibi  yorumlanabilir. Kalp krizinde hissedilen ağrı ve angina ağrısı birbirine çok benzer. Fakat angina ağrısı 5 dakikadan fazla sürmez.

BELİRTİ ve BULGULAR

  • Yanma, sıkışma, batma tarzında keskin göğüs ağrısı. Genellikle göğsün orta kısmında hissedilir fakat çene, omuz, sırt veya sol kol gibi bölgelerde de görülebilir. Ağrının yeri ve tarzı kişiden kişiye değişebilir.
  • Yürüme, yokuş-merdiven çıkma gibi eforla gelen ve durup dinlenmekle birkaç dakika içinde geçen göğüs ağrısı
  • Efor dışında soğuk hava, ağır yemekler, sigara, ani öfke, heyecan gibi sebepler de ağrıyı başlatabilir.
  • Ağrı sırasında tansiyon yükselebilir.
  • Halsizlik, terleme, nefes darlığı, çarpıntı, bulantı anginaya eşlik edebilir.

NEDENLERİ

Temel neden koroner kalp hastalığıdır. Kalbi besleyen koroner damarlarda yağ birikimi (ateroskleroz) sonucu tıkanma meydana gelir ve kalp yeterince oksijen alamaz. Diğer nedenler:

  • Aort kapağı hastalıkları – aort yetmezliği
  • Kalp ritim bozuklukları
  • Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
  • Yüksek kolesterol veya yağ bozuklukları
  • Metabolizma artışına sebep olan hastalıklar (örn; tiroid bezinin aşırı çalışması, ağır anemi)
  • Sigara içmek, şişmanlık

TEŞHİS YÖNTEMLERİ ve LABORATUAR BULGULARI

Tam bir fizik muayene, çeşitli test ve incelemeler yapılır

  • EKG: Hastalırn dörtte birinde istirahat esnasında çekilen kalp elektrosu normaldir.
  • Egzersiz “stres” testi (eforlu elektro): Bir kardiyoloji uzmanına danışılarak, hekim tarafından veya hekim gözetiminde yapılmalıdır.
  • Koroner anjiyo: Koroner damarlardaki tıkanıklığın yerini ve şiddetini belirlemek amacıyla yapılır.
  • Kan yağları ölçümü

Ayrıca doktor gerek gördüğünde radyoizotop taramalar (talyum 201) ve kalp ekokardiyografisi yapılabilir.

TEDAVİ

İlaç tedavisi uygulanır. Ancak beslenme şeklindeki ve hayat tarzındaki radikal değişiklikler de tedavi programının önemli parçalarıdır. Eğer angina şikayetiniz varsa; doktorunuz mutlaka doğru beslenmenizi, düzenli egzersiz yapmanızı, kilonuzu kontrol altına almanızı ve sigara içmemenizi önerecektir.

Angina tedavisinde kullanılan ilaçlar 3 ana grupta toplanabilir.

  1. Nitratlar: Koroner damarları genişletir ve kalp kasına daha fazla kan gitmesini sağlarlar. Dil altında eritilmek veya çiğnenmek suretiyle kullanılırlar.
  2. Beta- blokerler: Kalp atımını ve kan basıncını düşürerek kalbin oksijen tüketimini azaltırlar.
  3. Kalsiyum kanal blokerleri: Koroner damar spazmını azaltırlar. Bazıları aynı zamanda kalp atım hızını da yavaşlatır.

Yukarıdaki ilaçlar haricinde, kanın pıhtılaşmasını azaltan ilaçlar (heparin) kullanılabilir. Aynı zamanda; doktorların büyük bir çoğunluğu, angina şikayeti olan hastaların önlem amacıyla günde bir tablet aspirin almasını önermektedir.

Bu ilaçlardan hiçbiri doktor kontrolü ve tavsiyesi dışında kullanılmamalıdır.

İlaç tedavisine cevap vermeyen veya ilaçların yetersiz kaldığı vakalarda; koroner damar anjioplastisi veya koroner by-pass ameliyatları düşünülür.

NELER YAPMALISINIZ?

  • Geceleri angina nöbeti geçiriyorsanız, yatağınızın baş kısmını biraz yükseltmelisiniz. Böylece kalbinize binen yük azalacaktır.
  • Yatar durumdayken nöbet geldiğini hissederseniz, ayaklarınız yere değecek şekilde oturmalısınız. Eğer ağrı devam ederse doktorunuzun uygun gördüğü ilaçları almalısınız.
  • Doktorunuz uygun görüyorsa, her gün bir aspirin içmelisiniz.
  • Ağır yemekleri yavaş yavaş ve sindirerek yemelisiniz.
  • Sigarayı bırakmalısınız.
  • Angina şikayetiniz varsa, doğum kontrol hapları kullanmamalısınız.
  • Az yağlı ve kolesterolü düşük gıdalar almalısınız.
  • Her gün düzenli egzersiz yapmalısınız.
  • Fazla kilolarınızı vermelisiniz ve kilonuzu kontrol altında tutmalısınız.
  • Stresten kaçınmalısınız.

DOKTORA BAŞVURULMASI GEREKEN DURUMLAR

  • Angina nöbeti 5 dakikadan daha uzun sürmüşse ve ilaç almanıza rağmen geçmemişse. Bu durumda bir kalp krizi geçiriyor olabilirsiniz.
  • Bunun, ilk angina nöbeti olduğunu düşünüyorsanız. Böyle olduğundan emin olmalısınız.
  • Nöbetler şiddetlenmişse, daha sık oluyorsa, daha uzun sürüyorsa, beklemediğiniz anda başlıyorsa.
  • Beta- bloker alıyor ve bir takım yan etkiler gözlüyorsanız.
  • Nitrat kullanıyor ve baygınlık, halsizlik, sersemlik, huzursuzluk hissediyor veya kusuyor veya şiddetli şekilde terliyorsanız.
  • Kalsiyum kanal blokeri kullanıyor ve mide krampı, düşük nabız, kalp ritim bozukluğu, baş ağrısı, kabızlık, şişkinlik, baygınlık ve nefes darlığı gibi yan etkilerden şikayet ediyorsanız.

Источник: https://www.hekim.com/angina-pektoris-nedir/

Göğüs Ağrısı Neden Olur? Göğüs Ağrısı Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Anjina Pektoris (Göğüs ağrısı) Nedenleri

Göğüs ağrısı, göğüs kafesinin içerisinde bulunan kemikler, kaslar, akciğer, kalp, yemek borusu, nefes borusu, bu bölgedeki bezeler, diyafram gibi organlardan kaynaklanan herhangi bir sorundan dolayı göğüs ağrısı meydana çıkabilir. Bunların başında ilk akla gelen kalptir. Çünkü kalp krizinin ilk belirtisi göğüs ağrısı olabilir. Fakat göğüs ağrısı ile acile baş vuran hastaların sadece % 30’u kalp kökenli hastalıklardan kaynaklanan göğüs ağrısıdır.

İkinci olarak baş vuran hastalarda ise genellikle gastroözefageal reflü tanısı konulmaktadır.

Akciğer kanseri nedeni ile göğüs ağrısı oranı yaklaşık % 2-3 civarında, aort damarı yırtılması (aort anevrizması) nedeni ile gelişen göğüs ağrısı % 1-2 oranındadır.

Bunların dışında % 30 oranında göğüs kafesini oluşturan kemiklerden ve kaslardan kaynaklanan göğüs ağrıları ile hastalar acil servislere baş vurmaktadır.

Diğer göğüs ağrısı nedenleri, aort diseksiyonu, kalp kası iltihabı (miyokardit), koroner arter hastalıkları, servikal omurga hastalıkları, pulmoner emboli, pönomotoraks, kardiyak tamponad, Akdeniz ateşi hastalığı atakları, tümörler, pnömoni, safra koliği, anksiyete bozukluğu, servikal disk hastalıkları, pulmoner hipertansiyon, aort kapak darlığı, hipertrofik kardiyomiyopati, özefageal rüptür, perikardit (kalp zarı iltihabı), kalp spazmı gibi benzeri hastalıklar göğüs ağrısına yol açabilir.

Göğüs ağrısının nedeni nasıl anlaşılır?

Göğüs ağrısının tipinden nedenini anlamak mümkün olabilir. Fakat göğüs ağrısı şikayeti olan hasta kendi kendine neden şudur deyip geciktirmemelidir.

Göğüs ağrısının tipi, ne zaman başladığı, egzersiz sonrası olup olmadığı, istirahat halinde bile göğüs ağrısı var mı, göğüs ağrısı başladığında ne kadar devam ettiği, geceleri uyutup uyutmadığı, ne kadar ve nereye yayılım gösterdiğine bakılarak göğüs ağrısının nedeni anlaşılabilir. Göğüs ağrısı evde tedavi edilemez ve mutlaka acile veya bir göğüs hastalıkları uzmanına baş vurmak gereklidir.

Göğüs ağrısında bir an önce acile gidilmesini gerektiren en önemli ağrı tipi kalp ağrısını çağrıştıran ağrı tipidir. Özellikle ani başlayan, ölüm korkusu hissettiren, şiddetli terleme ve çarpıntı ile birlikte olan göğüs ağrıları ihmal edilmemelidir. Egzersiz veya ağır bir efor sırasında meydana gelen ani göğüs ağrısı da ihmal edilmemesi gereken göğüs ağrısı tipidir.

Göğüs ağrısına neden olan hastalıklar

Göğüs ağrısına neden olan hastalıkların diğer belirtileri

Göğüs ağrısı olan hastaların çoğu soluk ve kaygılı görünümlüdür. Teşhiste fizik muayene önemlidir.

Miyokard infarktüsü (kalp krizinde) : Genellikle terleme, kusma, mide bulantısı ve hipotansiyon krize eşlik edebilir.

Aort diseksiyonlu hastalar :Çoğunlukla huzursuz ve arteriyel kan basıncı normal olsa bile şokta gibi görünürler.

Miyokardiyal iskemisi olan hasta : Klinik olarak tamamen iyi gibi görülür ve hemodinamik olarak ileri derecede kararsız olabilir.

Herpes zoster şüpheli hastada : Solunum sistemi muayenesinde nefes darlığı, yatar vaziyetteyken soluk alamama (ortopne) ve çok hızlı nefes alıp verme (takipne) varlığı, solunum seslerinin eşit ve sistemetrik olup olmadığı, patolojik solunum seslerinin varlığı, göğüs duvarında bir dermatoma uyan bir döküntü veya vezikül varlığı gibi bulgular görülebilir.

Pnömotoraks veya özefagus rüptürü şüphesi olan hastada : Cilt altı amfizemi ve muayene sırasında duyulan sürtünme sesi gibi seslerin varlığı gibi bulgulara rastlanabilir.

Aritmi şüphesi olan hastada : Hipotansiyon, hipertansiyon, nefes darlığı, yatar durumdayken nefes alamama, morarma (siyanoz) varlığı, dinleme esnasında üfürüm varlığı, S3, frotman, taşikardi, baradikardi gibi bulgular görülür.

Juguler venöz dolgunluk şüphesi olan hastada : Pritibial ödem, tansiyon ve nabız farklılığı görülür.

Aort anevrizması şüphesi olan hastada : Karın muayenesinde asit, hepatomegali, kitle, duyarlılık, kalpte üfürüm varlığı gibi bulgulara rastlanabilir.

Göğüs ağrısı tanısında kullanılan yöntemler

Elektrokardiyografi, miyokard iskemisinin tanısında doğru yorumlanır ise en iyi tanı yöntemidir.

Kardiyak enzimler, akciğer grafisi, ekokardiyografi, bilgisayarlı tomografi, egzersiz testi, stres ekokardiyografi, radyonüklid perfüzyon görüntüleme, koroner anjiyografi, manyetik rezonans görüntüleme, endoskopik yöntemler, bazı kan tahlilleri gibi tetkikler ile göğüs ağrısının nedeni saptanır ve tedavi planı yapılır.

Göğüs ağrısı

Göğüs ağrısı nasıl tedavi edilir?

Göğüs ağrısı tedavisinde amaç, kalp krizini ve ölümü önleyerek hastalığın gidişini iyileştirmek ve hastalık belirtilerini ortadan kaldırmaktır. Hiç bir zaman hiç bir göğüs ağrısı hastaneye gitmeyecek kadar önemli değildir.

Özellikle 40 yaşın üzerindeki erkekler, sigara içen insanlar, ek hastalıkları olanlar, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, ailesinde kalp krizi geçirmiş kişiler bulunan kişiler göğüs ağrısı çektiklerinde mutlaka doktora baş vurmalıdır.

Eğer hastanın göğüs ağrısının nedeni koroner damar tıkanıklığı ise hastanın baş vurduğu acil serviste acil olarak koroner anjiyografi işlemi yapılır ve koroner damara stent takılarak hastanın ağrıları giderilir. Diğer nedenlere bağlı göğüs ağrısı tedavisi de nedene yönelik tedavi şeklinde uygulanır. Göğüs ağrısının nedenini bulmak tedavi kararı için çok ama çok önemlidir ve burada önemli olan tanının doğru konulmasıdır.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/gogus-agrisi-olur-gogus-agrisi-tedavisi/

Angina Pektoris ve Hemşirelik Bakımı

Anjina Pektoris (Göğüs ağrısı) Nedenleri

Angina Pektoris ve Hemşirelik Bakımı

Angina pektoris, göğüste ağrı ya da basınç ile karakterize klinik bir sendromdur. Hemşirelik bakımı yapmadan önce bu hastalığı tanımak gerekir. Daha sonra hemşire bakım planı uygulanır. Angina pektoris, miyokarda sağlanan oksijen miktarı ile miyokardın oksijen gereksinimi arasındaki dengesizlik, miyokard iskemisi nedeniyle oluşur.

Sıklıkla koroner arterlerde atherosklerotik plak oluşumuyla damar lümeninin daralması, elastikiyetinin azalması ve koroner arterlerin dilatasyonunun bozulması ile ortaya çıkar.

Bunlar özellikle egzersiz ya da kalbin iş yükünü ve oksijen gereksinimini arttıran faktörlerle görülür. Miyokard iskemisinde oksijen eksikliğine bağlı hücresel irritabilite ve disritmiler oluşabilir.

Disritmiler, kalbin pompalama etkinliğini ve böylece oksijen desteğini azaltarak miyokardın oksijen gereksinimini arttırırlar.

Araştırmalar %90 ve daha fazla orandaki iskeminin asemptomatik olduğunu göstermiştir. Bu tipteki iskemiye gizli iskemi denilmektedir. Miyokard sinir lifleri laktik asit artışı ile irrite olur ve kardiyak sinirlere ağrı mesajı yollanır ve üst torasik posterior sinir köklerinde ağrı yayılır. Ağrı, genellikle 3 ila 5 dakika kadar sürer.

Zorlanma gibi hazırlayıcı faktörler ortadan kalktığında, dinlenme ve nitrogliserin uygulanması ile ağrı azalır.

Miyokardın oksijen gereksinimi ile oksijen desteği arasındaki ayırımdan sorumlu diğer faktörler; düşük kan basıncı, düşük kan hacmi, vazokonstrüksiyona neden olan ilaçlar, valvular hastalıklar ve koroner ostia stenozu (konjenital ya da sekonder sfilize bağlı) ve aort stenozudur.

Aşırı katekolamin stimülasyon (kokain intoksikasyonu ya da aşırı dozu, kronik konjestif kalp yetmezliği gibi), anemi, oksijen-hemoglobin bozuklukları ve kronik akciğer hastalıkları da miyokard iskemisine yardımcı olabilir.

Birkaç tip angina pektoris vardır. Stabil angina, genelikle egzersizle ortaya çıkan, dinlenme ya da nitrogliserin ile azalan tipik bir gögüs ağrısıdır. Aynı zamanda stres, anksiyete, sigara içme ya da soğuk hava göğüs ağrısını hazırlayabilir. Stabil angina atakları genellikle aynı tipte başlangıç gösterir.

Süresi ve yoğunluğu aynıdır. Unstabil angina, atherosklerozun ilerlemesiyle birlikte semptomların sıklığı, süresi ve yoğunluğunda artışla karakterizedir. Dinlenme, nitrogliserin ve diğer tedavilere yanıtı daha azdır.

Printzmetal angina (varyant ya da vazospastik angina) koroner arterlerde vazospazm nedeniyle oluşur, dinlenme sırasında da göğüs ağrısı

Anginalı kişilerde prematüre atımlar ya da fibrillasyonlar gibi disritmiler oluşabilir.

Hücreler oksijen ve yoksunluğu yaşayarak kolay uyarılabilir hale gelir ve çeşitli bölgelerde ektopik pacemaker hücreleri oluşabilir, kontraktilitesi azalabilir.

Bazı anginal ağrılar, belirsiz olabilir ve hasta ağrıyı algılayamayabilir ya da atlayabilir. Angina pektoris, göğüste birçok rahatsızlıkla benzer olabilir.

Hemşirelik Bakım Planı

Hemşirelik Tanısı: Angina Pektoris

Nedeni: Miyokardın oksijen gereksinimi ile miyokarda sağlanan oksijen miktarı arasındaki dengesizliğe bağlı iskemi ile ilgili

Beklenen Sonuç: 

  • Göğüs ağrısı başladıktan sonra 30 dakika içinde; hasta ağrın azaldığını ya da kaybolduğunu ifade eder.
  • Rahatlamış bir yüz ifadesi ve postürü vardır.
  • Solunum hızı ve derinliği normaldir, ağrının huzursuzluk, yüz ifadesi ya da diğer bulgu ve belirtileri görülmez.
  • Göğüs ağrısı başladıktan sonra 1 saat içinde hastanın; yaşam bulguları normal sınırlar içindedir.
  • Aktivitelere katılımı artar, yaşamı tehdit edici disritmiler görülmez.

Hemşirelik Girişimleri:

  • Göğüs ağrısı ataklarını tanımlamak ve kaydetmek 
  • Ağrı atakları sırasında hastanın yanında kalmak ve hekime rapor etmek.
  • Hastanın soru sormasını desteklemek, destekleyici ve sakin bir çevre oluşturmak
  • Akut göğüs ağrısı sırasında 12  derivasyonlu EKG çekme
  • Ağrının başlangıcında önerilen Sublingual nitrogliserin  ilacı vermek
  • Ağrı ilacı verilmeden önce ve sonra kan basıncı, nabız, solunum ve ağrıyı değerlendirip kaydetmek
  • Göğüs ağrısını azaltmak üzere hastaya yatak istirahati vermek ve semi fowler pozisyon almasını sağlamak, 
  • Çevredeki gürültünün en aza inmesi için uygulamaları yapmak
  • Nitratların yan etkilerini gözlemlemek
  • Önerilmişse oksijen tedavisi uygulamak
  • Beta blokerler verildiğinde hipotansiyon, bradikardi, bronkospazm ve konjestif kalp yetmezliği yönünden hastayı gözlemlemek.
  • Kalsiyum kanal blokerlerini tedavi edici etkileri ve yan etkileri bakımından gözlemlemek.
  • IV yolu açıklığını sürdürmek

HASTA AİLE EĞİTİMİ VE TABURCU PLANI

  • Hasta ve ailesi taburcu olmadan önce:
  • Göğüs ağrısının fizyopatolojisi ve anlamı,
  • Sigara içme, stres, yapılmaması, yağdan ve kolesterolden zengin diyet gibi risk faktörlerinin değiştirilmesi için önerileri,
  • Günlük yaşam aktivitelerinin sürdürülmesi, tüm ilaçların kullanım amacı, dozajı, uygulanma yolu, yan etkileri, toksik etkileri (genelde nitratlar, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri ya da antikipemik ilaçlar, vb. verilir),
  • Göğüs ağrısına neden olabilecek bedensel zorlanma, aşırı sıcak, emosyonel yönden stresli durumlar ve ağır yiyecekler gibi aktivitelerden kaçınma,
  • Yemekten iki saat sonrasına kadar fiziksel aktivite yapmama ve mümkünse her yemekten sonra dinlenme,
  • Kalp hızını arttırarak göğüs ağrısına yol açabilecek kafeinli içecekleri iki fincandan fazla almama, nikotin, diyet hapları ve nazal dekonjestan ilaçlar almama,
  • Yaşam biçimi değişiklikleri, stres, kilo verme, kardiyak egzersiz ve sigarayı bırakma programları gibi risk faktörlerinin değişimi ile ilgili destek gruplarının varlığı,
  • Tıbbi müdahale gerektirecek ve 20 dakika içinde üç nitrogliserin tablet almasına karşın geçmeyen ağrı; yeni anginal atağın başlaması, çarpıntı, senkop, dispne ya da terleme gibi bulgu ve belirtileri, kontrol için tarih, saat ve yeri konusunda randevuları
  • Hekim ile nasıl iletişim kuracağı gibi konuları anlamış olmalıdırlar.

Bir önceki yazımız olan Gram Pozitif Bakteriler başlıklı makalemizde hemşirelik dersleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Источник: https://hemsirelersitesi.net/angina-pektoris-ve-hemsirelik-bakimi/

Angina pektoris (göğüs ağrısı) – kalp ve kan – 2019

Anjina Pektoris (Göğüs ağrısı) Nedenleri

Angina pectoris Latince'den gelen ve 'sıkı sandık' olarak tercüme edilen bir ifadedir.

Angina olan insanlar göğsün ortasında ağrı hissederler.

Göğüs sıkışık ve sıkı hissedebilir, ama ağrı da sanki göğsünüzü eziyormuş gibi baskıcı olabilir.

Ağrı göğsün göğsünde göğüs kemiğinin (sternum) arkasına ya da göğsün ön tarafının sol tarafına başlar. Vücudunuzun diğer bölgelerine kollarınız ve karnınız gibi yayılabilir.

Angina tarafından getirildi:

  • Fiziksel egzersiz, özellikle egzersiz ağır bir yemekten sonra veya soğuk havalarda ortaya çıkarsa
  • Duygusal stres, genellikle sadece altta yatan problem şiddetli olduğunda.

Egzersiz durduktan sonra, ağrı genellikle 1 veya 2 dakika içinde hızla kaybolur.

Egzersiz ile semptomları ortaya çıkaran ve onları rahatlatan dinlenme arasındaki ilişki, doktorunuzun tanı koymada kullanacağı en önemli faktördür.

Angina'nın istirahat halinde gerçekleşmesi kesinlikle mümkün olmakla birlikte, bu nispeten nadirdir ve genellikle sadece ilk ay veya semptomlar başladıktan sonra ikidir.

Anjin nedeniyle oluşan uzun süredir devam eden tüm semptomlar egzersizle getirilecek ve dinlenerek rahatlayacaktır.

Anginaya ne sebep olur?

Çoğu durumda, anjinin nedeni koroner aterosklerozdur: kalbe kan, oksijen ve besinler sağlayan arterlerin kalınlaşmasıdır.

Bu, plaklar veya aterom olarak adlandırılan yağ birikintilerinin, zaman içinde atardamarları daralttıkları ve kalbe giden kan akışını azalttığı zaman olur.

Semptomlar sadece kalbinizin daha fazla kan kaynağına ihtiyaç duyduğu zamanlarda ortaya çıkabilir, örneğin duygusal olarak stresli olduğunuz veya egzersiz yaparken merdiven çıkma gibi.

Kalbiniz, vücudunuzun artan taleplerini karşılamak için daha hızlı pompalamaya çalışırken, daralmış damarlar ayak uydurmaya çalışır. Kalp daha sonra çok az oksijen alır, bu da kalpte göğüs ağrısı gibi hissedilen ağrıya neden olur.

Şiddetli vakalarda bu, kalp dinlendiğinde de olabilir.

Başka sebep var mı?

Angina, aşağıdakiler de dahil olmak üzere diğer hastalıklar tarafından şiddetlendirilebilir:

  • sürekli hızlı kalp atışı
  • altta yatan koroner problem oldukça hafif olduğunda anemi (ince kan)
  • ciddi aort darlığı gibi kalp kapakçık hastalıkları – kalbin çıkış valfinin daralması
  • birkaç yıl boyunca yüksek tansiyon sonucu kalp kasının kalınlaşması (hipertrofi)
  • Kalbin sağ tarafında anormal derecede yüksek basınç, sıklıkla akciğer hastalığına bağlı, nadiren kendiliğinden ortaya çıkar.

Çok nadir durumlarda, yağlı yataklardan nispeten az daralma meydana geldiğinde, koroner arterin ciddi bir spazmı meydana gelebilir. Arter normal çalışıyor gibi görünüyor, ama değil. Bu varyant veya Prinzmetal anjinası olarak bilinir.

Ayrıca anjinaya benzer belirtiler veren, ancak bir kalp problemine bağlı olmayan hastalıklar da vardır. Safra kesesi hastalığının belirtileri özellikle kadınlarda anjina ile karıştırılabilir.

Bunların en yaygınsı, genellikle egzersizle getirilebilen astımdır.

Astımın tanı olduğunun ipucu, çoğu zaman (ama her zaman değil) hastaların dikkat çekici bir hışıltı duymasıdır ve nefes darlığı, anjina ile nadir görülen belirgin bir özellik olabilir.

Astım tipi semptomlara neden olabilen nihai bir tanı mide asidinden gullete (özofagus) geri akmaktadır.

Birkaç hastada bu gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) özellikle egzersiz sırasında ortaya çıkar, ancak hastaları yatıştığında bile semptomlar ortaya çıkabilir.

Anjina türleri

  • Kararlı angina: Kalbin daha fazla çalışması gerektiğinde göğüs ağrısı ortaya çıkar.
  • Kararsız anjin: Göğüs ağrısına bir şekil yok ve kalp dinlendiğinde ortaya çıkabilir. Semptomlar stabil anginadan daha şiddetlidir ve ağrı daha uzun sürmektedir. Bu aynı zamanda stabil anjinadan daha endişe verici bir semptomdur, çünkü stabil anjinadan daha şiddetli daralma ile ilişkilidir ve bu daraltmanın daha çok engellenmesi ve kalp krizine (miyokart enfarktüsü) neden olur. Dinlenmek için anjina olan hastalar acilen tıbbi yardım almalıdırlar!
  • Varyant angina: göğüs ağrısı ani arter spazmı neden olur. Bu, kalp daha çok sabahın erken saatlerinde dinlenirken ağrı meydana gelebileceği anlamına gelir. Bu tür anjin kadınlar arasında daha sık görülür. Bu olağanüstü nadir görülen bir hastalıktır – çoğu hastanın göğüs ağrısı semptomları istirahatte olan ve kalp arterlerinin sağlıklı olduğu, koroner spazm içermediği, aksine kalp ağrısının kalp ağrısı ile ilişkili başka bir nedeni, örneğin GERD.

Risk faktörleri nelerdir?

Hepimiz arterlerimizde bir dereceye kadar yağ birikintileri var. Ateroskleroz 20'li yaşlarda başlayabilir ve yaşla birlikte artar.

Bununla birlikte, yağ birikintilerinin gelişimini arttırdığı bilinen ve arterlerin daralmasına neden olabilecek risk faktörleri vardır.

  • Sigara içmek, hatta ikinci el duman (pasif sigara).
  • Düzenli egzersiz eksikliği.
  • Obezite.
  • Stres.
  • Kandaki yüksek LDL kolesterol seviyeleri.
  • Yüksek tansiyon.
  • Diyabet.
  • Aterosklerozun aile öyküsü.
  • Erkek olmak
  • Yaşlanmak.

Anjina belirtileri nelerdir?

Semptomlar genellikle fiziksel efor veya duygusal stres sırasında başlar. Genellikle soğuk veya rüzgarlı havalarda ve bazen de büyük öğünlerde daha kötüdürler.

  • Göğüste sıkma veya ağır bastırma hissi.
  • Egzersizde nefes darlığı artmıştır.
  • Genellikle sol taraftaki kol, omuz, dirsek veya eldeki ağırlık veya uyuşma hissi.
  • Boğazda daralma hissi.
  • Rahatsızlık, her iki kol, çene, diş, kulak, mide ve nadir durumlarda omuz bıçakları arasında yayılabilir.

Kararsız angina, istirahatta aynı semptomlarla ilişkilidir.

Bazı durumlarda kan akışını kısıtlayan yağ birikintileri kırılabilir.

Kan daha sonra rüptürün etrafında pıhtılaşır ve pıhtı arteri tıkayacak kadar büyük olabilir ve kan kaynağını kapatır. Bu, dengesiz anjin ya da acil tıbbi bakım gerektiren bir kalp krizi neden olabilir.

Bir doktor nasıl angina tanısıyor?

Teşhise dayanmaktadır:

  • tipik semptomların varlığı
  • risk faktörlerinin varlığı dahil olmak üzere tıbbi öykü
  • gliseril trinitratın ağrıyı hafifletip gideremediği
  • Bir elektrokardiyogram (EKG): Kalbin elektriksel aktivitesini ölçen ve bir atak sırasında yapıldığında tanıya yardımcı olabilecek bir testtir.

Ek olarak, kalp kasının ağrı kaynağı olup olmadığını belirlemek için bir koşu bandı veya egzersiz bisikleti (stres testi) üzerinde bir EKG egzersiz testi yapılabilir. Bu test genellikle bir hastanede uzman tarafından yapılır.

Bu test teşhisi doğrulamazsa, aşağıdaki gibi ek tanılama teknikleri gerekebilir:

  • Bir nükleer miyokardiyal perfüzyon taraması (MPS). Bu testte, küçük bir dozda bir radyoaktif madde hastaya enjekte edilir ve sağlıklı kalp dokuları tarafından alınır, ancak sağlıksız kalp dokusuyla veya daralmış bir arter tarafından sağlanan alanlar tarafından alınır. Bu, doktorun normal kalp kası, kalp krizinden ölen kalp kası ve daralmış atardamarlardan hasar görme riski taşıyan kalp kası arasında ayrım yapmasını sağlar. Güvenilir bir test olarak kabul edilir.
  • Stres eko testi: Bu testte kalbin bir ultrason taraması yapılırken, kalbin egzersiz yaptığını düşündüğü bir ilaç verilir. Sağlıklı kalp, bu ilacı daha kuvvetli bir şekilde idam ederken, daralmış atardamarları olan kalp daha az güçlenir.
  • Kalbin bir manyetik rezonans görüntü tarayıcısı ile görüntülenmesi sırasında, kalbin içinde ne kadar yara izi olduğunu belirlemek için bir kimyasal (gadolinyum) verildiği perfüzyon kardiyak manyetik rezonans görüntüleme testi (perfüzyon MR) kullanılır. Bu prosedür sırasında kalp arterlerini incelemek için başka teknikler de kullanılır. Bu da çok iyi bir testtir, ancak hastaların yaklaşık yüzde 10'u tarayıcı klostrofobik bulmaktadır.
  • Kalp BT taraması, kalp arterlerindeki kalsiyum miktarını belirlemek için kullanılır; daha dar olan arter, içindeki kalsiyum düzeyini o kadar artırır. Kalp arterleri üzerinde bir CT anjiyogramı gerçekleştirmek de mümkündür, burada hastanın damarları enjekte edilir ve CT kalp arterlerinde herhangi bir daralmanın olup olmadığını görmek için kullanılır. Bu test çok yaşlı veya ciddi diyabet veya böbrek hasarı olan hastalarda kullanılamaz.

Altın standart test hala koroner anjiyogram olarak kabul edilir.

Bu, X-ışını altında koroner arterlerin kolayca görülebilmesi için sıvı boya enjeksiyonu kullanan bir testtir. Bir günlük durum prosedürü olarak hastanede yapılır.

Bir tüpün içeriye itildiği invaziv bir prosedür olduğu için. Testin kalbe yakın dokulara zarar verebileceği kayda değer bir şans var.

Genel olarak, 1000 hastadan 1'i bu testte kalp krizi, inme veya ölüm de dahil olmak üzere çok ciddi bir komplikasyona maruz kalacaktır.

Yaşlı ve diyabetik hastalarda koroner anjiyogramdan daha fazla komplikasyon riski vardır. Bu önemli bir faktördür, doktorunuz anjiyogramın faydalarının risklerinden daha ağır basıp basmadığını her zaman değerlendirecektir.

Anjinayı önlemek için neler yapılabilir?

Anjina için risk faktörlerinin çoğu yaşam tarzı değişikliklerinden etkilenebilir. Kalp-sağlıklı bir yaşam tarzı varsayarsak, anjinin önlenmesi ve tedavisi için köşe taşıdır.

  • Sigara içmeyi bırak. Doktorunuz veya eczacınız, sigarayı bırakmaya yardımcı olabilecek sigara içme programları ve ilaçları hakkında tavsiyelerde bulunacaktır.
  • Daha fazla egzersiz yapın: Yürümek, bisiklete binmek, yüzmek veya bahçecilik gibi en az ılımlı yoğunlukta (hafif nefes darlığı) günlük yarım saatlik fiziksel aktivite hedefleyin.
  • Bol yapraklı sebzelerle zengin ve sağlıklı bir diyet yiyin. Et ve tam yağlı süt ürünlerinde bulunan şekerli yiyecekler ve doymuş yağlardan kaçının. Haftada 1 ila 2 kere balık yiyin.
  • Aşırı kiloluysanız kilo verin.
  • Stresli durumlardan kaçının
  • Diyabet veya yüksek tansiyonunuz varsa, bu durumlar için tedaviyi sürdürün.

Doktor ne yapabilir?

GP'niz şunları yapabilir:

  • kalp sağlıklı bir yaşam tarzı tavsiye ederiz. Bu, sigara içme tavsiyesi ve düzenli fiziksel aktivite ve iyi yemek alışkanlıklarının reçete edilmesini içerir.
  • risk faktörlerini belirlemeye ve azaltmaya yardımcı olur, örn. yaşam tarzındaki değişikliklere yanıt vermeyen yüksek kolesterol ve yüksek tansiyonu tedavi ederek
  • anjina tedavisi için ilaçlar reçete
  • Bir kardiyolog (kalp uzmanı) tarafından daha fazla muayene için başvurmak.

Anjin nasıl tedavi edilir?

Semptomları kontrol etmek ve anjinizi düzeltmek için birkaç ilaç almanız gerekebilir.

  • Düşük dozda aspirin, trombositlerin birbirine yapışması denilen küçük kan hücrelerinin eğilimini azaltır ve bu da bir kan pıhtısının oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
  • Gliseril trinitrat (GTN) kalbin atardamarlarını rahatlatır ve anjina ataklarını giderir. GTN dil altı tablet veya sprey formunda gelir.
  • Uzun etkili nitratlar anjina ataklarının sıklığını azaltır. Bunlar tablet veya yamalar şeklinde olabilir ve çok etkilidir. Ana yan etkileri baş ağrılarından biridir, ancak bu, nitratın birkaç hafta boyunca alınmasından sonra genellikle ortadan kalkmaktadır.
  • Beta-blokerler, adrenalinin hormonunun etkisini bloke eder, böylece nabız yavaşlar ve kan basıncı azalır. Bu, kalbin oksijen ihtiyacını azaltır ve kalp kasına kan tedarikini geliştirir. Kalp krizinden sonra kalbi korumada da önemlidirler. Beta blokerler önceden var olan astımı daha da kötüleştirebilir ve bu hastalarda yeni bir ilaç olan ivabradin kullanılır. Bu, kalp hızını yavaşlatır, kalbin verimini arttırır ve kötüleşen astıma yol açmaz.
  • Kalsiyum kanal blokerleri koroner arterlerdeki kas gerginliğini azaltır, genişler ve daha fazla yer açar. Ayrıca kalp kasını hafifçe gevşeterek kalbin oksijen ihtiyacını azaltır ve kan basıncını düşürür.
  • Potasyum kanalı aktivatör nicorandil (Ikorel), kan damarı duvarlarındaki kas gerginliğini azaltır, genişler ve kan akışını ve oksijen akışını iyileştirir.
  • Yeni bir ilaç olan ranolazin, anjina için rahatlama sağlayabilir.

cerrahlık

Eğer ilaca cevap vermeyen ciddi anjinaya sahipseniz, bir kalp doktoru, kalp fonksiyonunu yeterli seviyeye getirmek ve kalp krizi geçirme olasılığını azaltmak için size ameliyat yapılması gerektiğine karar verebilir.

Bu aşağıdaki işlemlerden biri ile yapılabilir.

  • Anjiyoplasti: daralmış koroner arter balonla dilate (açıldı). Stent olarak adlandırılan küçük bir tüp, aynı zamanda, gelecekte tekrar daralmasını önlemek için arter içine de yerleştirilebilir. Kalp operasyonlarının yaklaşık yüzde 80'i bu şekilde yapılır. Riskler düşüktür, ancak prosedür sırasında% 0.25-0.5 arası ölmektedir; yaşlılarda ve diyabetik hastalarda küçük kalp krizi geçiren ya da daha büyük (akut koroner sendrom) olabilenlerde risk en fazladır.
  • Bypass operasyonu: göğüsten (internal meme atardamarı) bir yedek atardamar alınır ve bazen bacaktan yüzeysel bir ven alınır ve kan akışındaki tıkanıklığı atlamak için koroner artere bağlanır. Hastalar yedi ila 10 gün hastaneye yatırılır ve tamamen iyileşmek için 2 ay sürer. Bu operasyon sırasında hastaların yüzde biri ila 2'si ölmektedir. Bu prosedürün çoğu hastada yaşam beklentisinde önemli bir artışa yol açtığına dair mükemmel kanıtlar vardır.

Diğer insanlar da şunları okur:

Hipertansiyon (yüksek tansiyon): Normal kan basıncı nedir?

Varisli damarlar: Varisli damarları kim geliştirir?

Gastroözofageal reflü hastalığı (GORD): Özofajit nedir?

Dr Sabine Gill, Dr Steen Dalby Kristensen tarafından yazılmış bir metne dayanmaktadır.

Источник: https://tur.my-health-homes.com/angina-pectoris-99164

Göğüs Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi

Anjina Pektoris (Göğüs ağrısı) Nedenleri

Haber güncelleme tarihi 03.04.2018 15:24

Gövdenin üst kısmı olan göğüs, boyun tabanından diyafram kaslarına dek uzanır ve toraks da denir.

Göğüs Ağrısı Nedir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki göğüste ağrı olduğu zaman hemen telaşlanmamak gerekir çünkü çoğu zaman göğüste oluşan ağrının ciddi bir nedeni yoktur fakat bazı olgularda ise altta acil tedavi gerektiren bir hastalık yatabilir. Bu durumda ağrı göğüs duvarından (deri altındaki kaslar ya da kaburgalar gibi) veya göğüs içinde bir organdan kaynaklanabilir.

Göğüs kafesinin içerisinde olan kemiklerden, kaslardan başlayarak akciğer, kalp, yemek borusu, nefes borusu ve buradaki bezeler, diyafram gibi organlardan kaynaklanan herhangi bir sorundan ortaya çıkabilir.

Göğüs Ağrısının Nedenleri Nelerdir?

– İlk akla gelmesi gereken kalptir çünkü kalp krizinin ilk bulgusu göğüs ağrısı olabilir fakat hastanın endişe etmemesi gerekir. Genellikle kalp krizi görülmez, ağrının sebebi başka bir durumdur.

– Göğüs duvarında ağrı varsa bunun sık görülen nedenleri arasında, kaslarda zorlanma veya yaralanma mevcuttur. Buna örnek olarak kırık bir kaburga verilebilir.

– Sırttan öne doğru yayılan bir ağrı varsa bunun nedeni, bir sinir kökünün omurgadan çıkış bölgesinde baskıya uğraması sayılabilir. Sinir baskısının kaynağı, omurların kireçlenmesi gibi bazı hastalıklara dayanabilir.

– Göğüs yan duvarında yerleşen bir ağrı varsa bunun kaynağı, plörodini olabilir. Plörodini şudur: Kaburgalar arasındaki kaslarda ya da diyaframda viral infeksiyona bağlı iltihaplanma.

– Göğüs duvarında seyri boyunca şiddetli ağrıya sebep olan hastalık zona olabilir. Yani, Herpes Zoster viral infeksiyonu.

– Göğüs ön duvarında ağrı gözlenirse bunun sebebi, Tietze Sendromu'nda kaburga kıkırdaklarında iltihaplanmaya bağlı olabilir.

– Göğüs ağrısının bir diğer nedeni gastro-özofagial reflü (mide asidinin yemek borusuna geçişi) hastalığıdır ve bu sorun sternum (göğüs tahtası) arkasında yanmaya sebep olur.

– Ciddi nedenler arasında yer alan plörezi (göğüs duvarının iç kısmındaki ve akciğeri çevreleyen zarların iltihabı) gibi akciğeri etkileyen hastalıklar gösterilebilir. Plörezi pnömoniye (akciğerlerin infeksiyona bağlı iltihabı; zatürre) ya da pulmoner emboliye (akciğer arterlerinin pıhtılaşma nedeniyle tıkanması) bağlı olabilir.

– Kötü huylu akciğer tümörleri boyutları büyüdükçe, plevraya ve kaburgalara baskı yaptıkça da ağrıya sebep olabilir.

– Göğsün ortasında bir ağrı varsa kalp hastalıklarına bağlı olabilir. Sıklıkla koroner arter hastalığında gözlenen angina pektoris, göğüsten boğaz, çene ya da kollara yayılabilen bir ağrı oluşturur ve nedeni kalbe giden kanın yetersizliğidir.

Miyokard enfarktüsü (kalp krizi) anginaya benzer bir ağrıya sebep olsa da genellikle ağrı daha şiddetli olur ve dinlenildiği zaman geçmez. Akut perikardit (kalbi çevreleyen zarın iltihabı) genellikle, kişinin öne eğilmesi ile hafifleyen şiddetli bir göğüs ağrısına sebebiyet verir.

Mitral kapak plorapsusu ise sol tarafta keskin bir göğüs ağrısına neden olabilir.

– Anksiyete (kaygı bozukluğu) ya da duygusal stres sonucu da ortaya çıkabilen göğüs ağrısı mevcuttur.

Sol Göğüste Ağrı Kalp Krizi Belirtisi midir?

Sol göğüste oluşan her ağrı, kalp krizi belirtisi olmaz çünkü sol göğüste bulunan diğer organlar veya karın içerisinde bulunan bir organın yansıması sonucu da sol göğüste ağrı oluşabilir.

Göğüs ağrısının tipi, şiddeti, ağrının başlaması, egzersiz ile ilişkili olup olmaması, hastanın yaşı, altta yatan hastalıklar ya da diğer patolojik durumları ve hastanın hastalığına ait geçmişi önemlidir. Bunlar bir araya getirilerek sonuca gidilir.

Sol göğüste ağrının nedeninin akciğer kanseri ya da yemek borusu ile ilgili bir sorun olma ihtimali %1-2'dir. Ağrı sık kusmaya bağlı oluştuğunda, özellikle bir gece öncesinde çok alkol alımından kaynaklı kusmaya bağlıysa ciddi bir sorun oluşabilir.

Bu durumda 24 saat içinde hastaya müdahale edilmesi hayati tehnin önüne geçilmesi açısından önemlidir.

Sol göğüs ağrısı kalp krizi belirtilerinden biri olsa da her ağrı illa kalp krizi kaynaklı olmayabilir. Ağrının çeneye ve kola yayılması durumunda dikkat edilmesi gerekir. Aynı zamanda ağrının başlangıcı ve şiddeti de önemlidir.

Beraberinde hastada tansiyon düşüklüğü olup olmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Bütün bunlara rağmen, yanlış müdahaleye sebebiyet vermemek için panik olmamak en önemli davranıştır. Bu hem hasta hem de yakınları için geçerlidir.

Akciğer Rahatsızlıklarına Bağlı Göğüs Ağrısının Özellikleri Nelerdir?

Akciğer dokusunun ağrıyı algılayan sinirleri yoktur. Bu yüzden akciğer kanserinde ağrı ortaya çıkmaz ve akciğer kanserinde geç kalınmasının en önemli sebeplerinden biri de budur. Göğüs duvarını oluşturan kaburgaların iç yüzünü döşeyen zar, ağrıya en hassas olan organdır. Akciğerdeki sorun bu zar ile karşılaştığında akciğer ağrısı denilen ağrı ortaya çıkar.

Akciğerde ortaya çıkan zatürre de ağrıya sebep olur. Ayrıca özellikle sigara kullanan genç erkeklerde aniden ortaya çıkan ve yaşamı tehdit edebilecek boyutlara ulaşan bir durum daha vardır: Pnömotoraks. Göğüs kafesinde hava bulunması durumudur ve akciğerdeki bir zarın, baloncuğun patlamasıyla oluşan göğüs kafesinin iç kısmında hava birikerek akciğerin çökmesine yol açan bir durumdur.

Çok ciddi ağrı yapabilir.

Kas Kemik Sistemi Sorunları ile Oluşan Göğüs Ağrısının Özellikleri Nelerdir?

Göğüs zarını oluşturan kemiklerin altındaki ince zar, ağrıya çok hassas olduğu için buraya dokunan herhangi bir şey çok ciddi ağrıya sebep olur. Bunların başında kaburga kırıkları gelir. Nefes almayı keser, kırık olan tarafa hava girişi durur.

Bu da beraberinde zatürre gibi problemleri meydana getirir. Bu ağrıların diğer ağrılardan farkı, ağrının olduğu yere dokunulduğunda ağrının artmasıdır. Kaburga kırıkları ağrı kesicilerle tedavi edilir.

Belki de en yüksek miktarda ağrı kesici kullanılan durumlardandır. 

Göğüs Ağrısının Tedavisi Nasıldır?

Göğüs ağrısının tedavisinin uygulanabilmesi için ağrıya sebep olan ve altta yatan nedenin bilinmesi gerekir. Tedavi bu nedene göre uygulanır. Örneğin pnömoniye bağlı bir ağrı varsa tedavide antibiyotik ilaçlar kullanılır.

Ağrı akciğer tümörlerine bağlıysa ya da bazı koroner hastalığı durumlarında ise cerrahi tedavi gerekebilir.

UYARI!

Haberimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

NeOldu.com / Özel Haber

Источник: https://www.neoldu.com/gogus-agrisi-nedenleri-ve-tedavisi-15740h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.