Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri

Kaygı Bozukluğu Belirtileri (Anksiyete Bozukluğu Nedir?) – Sağlık Ocağım .NET

Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri

Kaygı bozuklukları ya da tıptaki adı ile anksiyete bozukluğu Latince’de tıkanma, boğulma anlamına gelen ”angere” kökünden türetilmiştir ve içerisinde kendine has karakteristik özellikler ve belirtiler gösteren birçok tanının yer aldığı geniş ve kapsayıcı bir tanı kategorisidir. Kaygı bozukluğunun birçok şekli vardır. Bunların içerisinde en sık rastlanan ve en çok bilinenleri fobiler yani korkulardır.

Kaygı bozukluğu farklı tiplerde değerlendirilir. Fobiler ve panik bozukluklar ve uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına bağlı kaygı bozukluğu şeklinde ortaya çıkan kaygı bozuklukları da vardır. Kaygı bozuklukları her 100 kişiden 30 kişide görülen bir durumdur.

Bunların yanı sıra geçirilen herhangi bir travma sonrası stres bozukluğu adı verilen ve bazen ani başlayan bazen de kronikleşen travmaya bağlı veya travma sonrasında ortaya çıkan kaygı bozukluklarıdır. Kaygı bozukluğu kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülür.

Kaygı bozuklukları her yaş grubunda görülebilir. Kaygı bozuklukları çocukluk yaşlarında, ergenlikte, orta yaş grubunda, menopoz döneminde, hamileliklerde, erkeklerin andropoz döneminde de görülebilir.

Fobik bozukluk nedir?

Fobi, herhangi bir nesneye, objeye, canlı ya da cansız herhangi bir şeye karşı hissedilen çok şiddetli bir korku ve kaçınma tepkisi demektir.


Hayvan fobisi nedir? : En yaygın olarak bilineni ve rastlananı hayvanlara karşı (kedi, köpek, yılan, akrep, arı, böcekler ve fare gibi) hayvanlara karşı hissedilen korkulardır.


Yükseklik fobisi nedir? : Uçağa binmekten korkmak, yükseklikten korkmak, yüksek bir yerde kalmaktan ya da çalışmaktan korkmak gibi yükseklik korkuları vardır.


Kapalı kalma fobisi nedir? : Kapalı dar bir alanda kalmaktan korkmak (kapının üzerine kilitlenmesi, asansörde kalma, bir yerde sıkışıp kalma gibi) kapalı kalma korkusu gibi korkulardır.

Doktor fobisi nedir? : Kan, iğne, dişçiye gitme, ameliyat olma gibi medikal durumlardan korkmak ta yaygın görülen kaygı bozukluğu çeşitleridir.

Panik bozukluk nedir?

Fobilere ek olarak özellikle son yıllarda oldukça sık karşılaşılan diğer bir kaygı bozukluğu ise panik bozukluktur.

Panik bozukluk kaygının oldukça şiddetli hissedildiği, kaygı, endişe ve yoğun korku duygularına, bedensel şiddetli şikayetlerin eklendiği ve kişinin yoğun bir kriz şeklinde yaşadığı ataklardır.

Bu atakların art arda gelmesi ve gün içinde ya da ardışık zamanlarda tekrarlaması da panik bozukluk olarak tanımlanır.

Kaygı (anksiyete) bozukluğu neden olur?

Her türlü psikolojik hastalıklarda olduğu gibi kaygı bozukluklarının da temelinde yatan nedenler, genellikle kişinin iç dünyasında ihtiyaç duyduğu ve istediği şeyler ile dış dünyada karşılaştığı gerçekler, sınırlar ve engeller arasında sıkışmışlık halidir. En temelde ve kökte yatan, nedensel faktörler tanımlanabilir. Kaygı bozukluğu nedenleri nedensel faktörler ve tetikleyici faktörler olarak iki ana grupta değerlendirilir.

Çoğunlukla bu nedensel faktörler alt yapıyı ve zemini hazırlayan unsurları oluşturur. Herhangi bir kaygı bozukluğunun ya da bunlardan birinin ortaya çıkmasını tetikleyen faktörler de stresli olaylardır.

Kişinin hayatında yaşanan veya değişen herhangi bir değişim, kriz (hastalık haberi, ölüm, kayıp, iş ile ilgili değişiklikler, ev satma veya evsiz kalma, parasal kayıplar, ayrılıklar, yaşanan yerin değişmesi, borçlanma, menzuniyet, terfi gibi olaylar) olumlu ya da olumsuz fark etmeyebilir ve her ikisi de kaygıyı tetikleyebilir.

Bunların yanı sıra psikologların ve psikiyatristlerin çok sık karşılaştığı kaygı bozukluğu tipleri de vardır.

Örneğin, ifade edilememiş duygular, ifade edilememiş kızgınlıklar ve kırgınlıklar, bastırılmış duygular, bastırılmış tepkiler yani çözülememiş bütün meseleler aslında bir şeylere dönüşür.

Bu durum genellikle bazen fiziksel bir hastalık (vücudun bir yerinde bir hastalık, bir ağrı) olarak kendini belli edebilir iken, bazende kaygı bozukluğu, duygu durum bozukluğu gibi bozukluklar ile kendini gösterir.

Kaygı (anksiyete) bozukluğu belirtileri

Kaygı bozukluğu belirtileri

Kaygı bozuklukları belirtilerini 4 boyutta tanımlamak gerekir. Bunlardan birincisi duygusal belirtiler, ikincisi düşünsel belirtiler, üçüncüsü bedensel belirtiler ve dördüncü olarak ta davranışsal belirtilerdir.

Anksiyete bozukluğunda duygusal belirtiler : Duygusal belirtilerde en sık görülenler korku, kaygı, endişe, tedirginlik, huzursuzluk, iç sıkıntısı, bunaltı, daralma duyguları, kendini sıkışmış hissetme, çabuk irkilme, heyecanlanma, sinirlilik, çıldırma hissi, ölüm korkusu, kontrolünü kaybedecekmiş hissi, bazen nedensiz olarak belirtilen korku hali, durum şiddetlendikçe de dehşet, terörize olma ve panik olma hali gibi belirtiler görülür.

Anksiyete bozukluğunda düşünsel belirtiler : Düşünsel belirtiler genellikle duygusal belirtilere eşlik eden belirtilerdir.

Bu belirtiler kötü bir şeyler olacakmış ve ya oluyormuş hissi, var olmayan bir şeyleri varmış gibi göstermek, yaşadığı yerden kaçma hissi, bir şeyleri kaybetme korkusu, birilerinin kendisine kötü bir şeyler yapacağını düşünmesi ki, bu kişiler hastanın en yakınları bile olabilir.

Anksiyete bozukluğunda bedensel belirtiler : Bu duygusal ve düşünsel belirtilere kaygının kısır döngüsü içinde eşlik eden oldukça şiddetli bedensel tepkiler de vardır.

Bu belirtilerden en çok görülenleri kalpte çarpıntı, tansiyonda yükselme, terleme, titreme veya hiç üşümeme, ateş basması ve/veya sıcaklık artışı, ağız kuruluğu, nefes almakta güçlük, göğüste ağrı, mide bulantısı, bazılarında buz kesme, dizlerin bağının çözülmesi, sürekli bayılacakmış gibi olma, halsizlik, yorgunluk, yutma güçlüğü, uyku uyuyamama, kulak çınlaması, yüzde kızarma, baş dönmesi, kaslarda gerginlik ve ağrı, vücudun herhangi bir yerinde sıkışmışlık, karıncalanma, uyuşma, ağrı, sancı, felç geçirdiğini zannetme, kendini aynada farklı görme, ellerin veya dizlerin, ayakların hiç durmadan oynaması gibi bedensel şikayetlerdir.

Anksiyete bozukluğunda davranış belirtileri : Bu üç boyuta ek olarak birde davranış değişiklikleri şeklinde belirtiler ortaya çıkar. Bu davranış belirtileri aslında duygusal, düşünsel ve bedensel belirtiler ile baş edebilmek için, hastanın geliştirdiği savunma davranışlarıdır.

Örneğin, kalabalık içine karışmak istememek, açık yerlere ya da kapalı yerlere girmekten çekinmek ve buralardan uzak durmak, hastane ve tanıdığı bir insanın evinde kendini daha güvende hissetmek ve buralardan dışarı çıkmamak gibi bazı güvenlik kaçma ve kaçınma davranışları sergilemeye başlar.

Zaman içerisinde bu 4 boyuttaki belirtiler birleştiği zaman, hastanın günlük yaşamdaki iş yaşamını, genel yaşam düzenini ve verimliliğini son derece sekteye uğratmaya ve etkilemeye başlar, bireyin yaşam çemberini daraltır ve belirgin bir sıkışmışlık hali yaratmaya başlar.

Kaygı bozukluğu teşhisi ve sebep olduğu rahatsızlıklar

Fiziksel kaynaklı olduğu düşünülen birçok rahatsızlığın temelinde psikolojik nedenlere dayalı olması oldukça sık görülen bir durumdur.

Kaygı bozukluğunun temelinde bedensel olarak çok fazla belirti olduğu için çoğunlukla psikiyatrik bir tanı konulmadan önce, hastanenin kardiyoloji bölümleri, kalp damar bölümleri, dahiliye bölümleri, gastroentroloji bölümleri, kulak burun boğaz bölümleri ile ilgili olan rahatsızlıklar taranır.

Kaygı bozukluğu tanısı konulmadan önce bu tür fiziksel hastalıklar ile bu bozukluk karışmaktadır. Bütün tetkik ve muayeneler yapıldıktan sonra fiziksel hiç bir etkenin olmadığı saptanır ise hasta psikiyatri uzmanına yönlendirilir.Fakat bazı fiziksel rahatsızlıklar da görünürde, kaygı bozukluğu gibi bir duruma taklit edebilir. Bu durum da göz önünde bulundurulmalıdır.

Örneğin, hipotiroidi (tiroid hormonu eksikliği), hipertiroid (tiroid hormonu fazlalığı), hipoglisemi (şeker düşüklüğü), B 12 vitamini eksikliği, madde kullanımı, kansızlık gibi fiziksel durumlar da kaygı bozuklukları yaratabilir.

Bunlara ek olarak psikolojik açıdan bakıldığında da yardım alınmadan ve tedavi edilmeden uzun süre devam eder ise kaygı bozukluğu ile birlikte depresyon da hastanın yaşamını etkilemeye başlar ve tanı ve değerlendirme sırasında kaygı bozukluğu ve depresyon birbiri ile karışabilir. Bu nedenle kaygı bozukluğunun doğru teşhisi ve tedavisi oldukça önemlidir.

Kaygı (anksiyete) bozukluğu tedavi gerektirir mi?

Anksiyete bozukluğu tedavisi

Psikoterapi birbirine paralel birden fazla hedefe ulaşmak anlamına gelir. Bunlardan birincisi, öncelikle kişide var olan belirtilerin, semptomlarını azaltmak ve ortadan kaldırmaktır. Çünkü bu şikayetler hastanın yaşam kalitesinde düşüklüğe ve işlevsel yaşamında başarısızlığa neden olur. Psikoterapide en önemli yöntem, hastada görülen şikayetlere neden olan ve altta yatan faktörlerin kanıtlanması ve tedavisinin yapılmasıdır.

Şikayetler, doktorlar için bir şifredir ve doktorun bu şifreyi doğru deşifre etmesi tedavinin başarısı için son derece önemlidir. Kaygı bozukluğu kişinin kendisinin baş edebileceği boyuta aşmış ve bu durum herhangi bir psikiyatrik veya psikolojik destek ile tedavi edilmemiş ise gittikçe yaşam çemberini daraltmaya başlar.

Daralan yaşam çemberinde hastanın aile hayatı, sosyal yaşantısı, iş verimliliği, okul başarısı daha fazla etkilenmeye başlar. Bu durum uzun vadeli biriktiğinde hem psikiyatrik hemde fiziksel sıkıntılar yaratır. Mesela depresyon kaygı bozukluğunun neden olduğu en önemli psikiyatrik sıkıntıdır.

Kaygı (ankiyete) bozukluğu tedavisi

Kaygı bozukluklarında uzman psikolog ya da psikiyatrist ile görüşmek ve tedavi sürecine girmek gereklidir. Bilişsel davranışçı terapiler, kaygı bozuklukları tedavisinde etkin rol oynar. Uygulanacak terapi ile hasta tedavi edilmenin yanı sıra hastalığa neden olan kaygı faktörlerini de yönetebilme yeteneğini kazanır.

Davranış terapileri istenmeyen davranışların sonlandırılması ve hastanın kendisini rahatlatmayı öğrenmesini sağlar. Davranış terapisi sayesinde kaygı bozukluklarında meydana çıkan belirtiler tamamen yok edilebilir.

Bilişsel terapiler ise kişinin kendi düşüncelerini daha iyi anlamasına negatif düşünceleri, pozitif düşünceler ile değiştirmeyi amaçlar. Kaygı bozukluğu tedavisinde gereken durumlarda ilaç tedavisi de verilir.

İlaç tedavisi en az 6 -12 ay sürmelidir. İlaç tedavisi gerekir ise daha uzun da sürebilir. İlaç tedavisi dozu azaltarak doktor kontrolü altında bırakılır.

İlaç tedavisinin yanı sıra psikoterapi tedavisi alınır ise tedavi daha etkili ve kalıcı olur.

Psikolojik hastalıklar ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/kayg-bozuklugu-belirtileri-anksiyete/

Kaygı Bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri

Kaygı bozukluğu, huzursuzluk, endişe ve korku duygularıyla tanımlanan yaygın bir ruh sağlığı problemidir.

Normal olan kişilerde anksiyetenin bazen ortaya çıkmasına karşın, kaygı bozukluğu olan kişiler makul olandan daha sık bir endişe duymaktadır.

Örneğin, ortalama bir kişi diş hekimi randevusuna gitmeden önce biraz endişe duyabilir ve bu normaldir, ancak kaygı bozukluğu olan bir kişi, evinden her çıktığında veya günlük hayatında oluşan her bir gelişmeden endişe duyabilir.

Kaygı bozukluğu olan bir çok insan tanımlanmış, tedavi edilebilir bir bozukluğa sahip olduklarını çoğu zaman fark etmez ve bu yüzden kaygı bozukluklarının yetersiz tanıya sahip olduğu düşünülmektedir.

Kaygı bozukluğu olan kişilerde sıklıkla depresyon gibi kaygı bozukluğunun uzun süreçte beraberinde getirdiği problemler vardır ve bu da  ilerleyen safalarda intihar gibi ciddi riskleri ortaya çıkarabilir. Çoğunlukla şiddetli anksiyete bozukluğu belirtileri ve panik ataklar bir uyarı işaretidir ve farkedildiğinde gerekli desteğin alınması oldukça elzemdir.

Kaygı Bozuklukları Belirtileri nelerdir?

Spesifik semptomlar anksiyete bozukluğunun türüne göre değişir, ancak tipik olarak anksiyete bozuklukları aşağıdakiler tarafından tanımlanır:

  • Huzursuzluk hissi
  • Korkuya kapılma
  • Detaylı düşünememe ve hatırlama zorluğu
  • Karamsarlık ve güçsüz kalma hissi
  • Kas gerginliği, terleme veya kalp çarpıntısı gibi fiziksel belirtile
  • Boşluğa düşme ve içsel huzursuzluk
  • Yaklaşan teh duygusu
  • Sinirlilik
  • Uyku bozuklukları
  • Dar ve sık nefes alma

Kaygı (anksiyete) bozuklukları Türkçe adıyla bunaltı bozuklukları toplumda çok yaygın olarak görülmekte olup önemli işgücü kaybına neden olmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda hem bu bozukluğun yaygınlığını ve neden olduğu iş gücü kaybını hem de bu hastalığı olan kişilerin yeterli tedaviyi alamadığı ortaya koyulmuştur.

Kaygı, anksiyete veya bunaltı bozukluklarının toplumda yaşam boyu yaygınlığı %13,6 ile %29 arasında değişmekle birlikte her on kişiden üçünde; ülkemizde ise daha yüksek oranda görülmektedir.

  Yaşamın herhangi bir döneminde kaygı bozukluğu yaşayan insanların sayısının bu derece yüksek oranda olması, bu bozukluğun tedavisinin ne denli önemli olduğunu ortaya koyar.

Toplumda en sık görülen kaygı bozuklukları özgül fobilerdir ve bunu sosyal fobi izlemektedir. Yaygınlığı en az olan kaygı (anksiyete) bozukluğu ise obsesif kompulsif bozukluktur.

Bunaltı (kaygı) bozukluklarına neden olan sorunlu temel düşünce yapıları genelde erken yaşlarda daha kolay oluştuğundan 10-25 gibi yaş gurubunda daha sık görülebilr, yani en riskli yaş grubu 25 yaşa kadar olan bireylerdir.

Olguların %90’ında belirtiler 35 yaşından önce ortaya çıkar. Özgül ve sosyal fobi ise çoğunlukla çocukluk ve ergenlikte ortaya çıkar. Yaygın anksiyete(kaygı) bozukluğu, panik bozukluğu ve agorafobi tipik olarak  geç ergenlik ve erken erişkinlikte başlar.

İlk belirtilerin ortaya çıkması genellikle 25-30 yaş arasında olur. 30 yaş ve üstü ise sosyal durumları, yaşam tarzları, stress durumu veya somatik sorunlardan dolayı kaygı bozukluğu gelişmektedir.

Anksiyete Bozuklukları Türleri

Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabının (DSM-IV-TR) son versiyonunda çeşitli tipte anksiyete bozuklukları tanımlanmıştır.

  • Obsesif kompulsif bozukluk (OKB)
  • Genelleştirilmiş anksiyete bozukluğu (GAD)
  • Panik atak
  • Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
  • Agorafobi
  • Sosyal fobi, ayrıca sosyal anksiyete bozukluğu olarak adlandırılır
  • Özel fobi (basit fobi olarak da bilinir)
  • Endişeli özellikleri ile ayarlama bozukluğu
  • Akut stres bozukluğu
  • Madde kaynaklı anksiyete bozukluğu
  • Genel tıbbi duruma bağlı kaygı

Sosyal fobi en yaygın anksiyete bozukluğudur ve tipik olarak 20 yaşından önce kendini gösterir. Hayvan korkusu gibi özel veya basit fobiler ise, yaşamlarında özgül bir fobi olan on kişiden birinde görülür, çok yaygındır.

Yaygın anksiyete (kaygı) bozukluğu nasıl bir histir

Bunaltı (anksiyete) korkuya benzeyen bir duygudur. Kişi bunaltıyor, sanki bir felakete olacakmış, kötü bir haber alacakmış gibi nedeni belli olmayan sıkıntı ve endişe duygusu olarak algılar ve tanımlar.

Çok hafif gerginlik duygusundan vücudunun veya uzuvlarının kontrolünü kaybedecekmiş gibi aşırı panik derecesine varan değişik yoğunluklarda yaşayabilir. Ağır derecede olduğunda kişinin benliği bu ruhsal acı altında ezilir. Hasta bu sıkıntının giderilmesi için her şeye razı olduğunu anlatır.

Bu yoğun korku şiddetli korkulu bir düşle uykudan uyandığımızda kısa süreli yoğun korkuyla kalbinizin göğüs kafesinden fırlarcasına çarptığı gibi bir korku olabilir.

Bunun bir düş olduğunu anladığımızda rahatlarız işte kaygı anksiyete bireyin uyanık iken yaşadığı, daha uzun süren, kaynağı kişi tarafından açıklanamayan bazen yoğun ölüm korkusu, nefes alamama boğulma gibi panik nöbete kadar yükselen bir durumdur.

Yaygın kaygı(anksiyete) bozukluğu bazen madde kullanımı veya hipertroidi gibi başka hastalıklarda da ortaya çıkabilir hatta ek bir ruhsal hastalık bulunma oranı oldukça yüksektir. Başka bir deyişle yaygın anksiyete bozukluklarının çoğunda obsesif kompulsif bozukluk, hipokondriyazis(hastalık hastalığı), depresyon, alkolizm, ilaç bağımlılığı gibi durumlar birlikte bulunmaktadır.

Kaygı Bozukluğunun Fiziksel Etkileri

Sıklık ve yaygınlık olarak %6 civarı saf yaygın kaygı bozukluğu olarak görülebileceği gibi başka psikolojik bozukluklara eşlik edebilir, kadınlarda iki kat daha sık görülür.

Sıkıntıyı geçiren kişilerde yaşam kalitesini ciddi derecede bozabilir, işgücü kaybına neden olabilir ve bu kişilerde genel bir huzursuzluk, endişeli yüz, tedirginlik gerginlik, çabuk irkilme, çabuk kızma, sabırsızlık, bazen yerinde duramama, detaylı düşünememe veya hatırlayamama gibi durumlar vardır.

Hastanın sesinde heyecanlı bir titreme, zor konuşma, ilişkilerinde endişeli, huzursuzdur. Kişi içinde korkuya benzer bir duygu olduğunu bunaltı göğüsüne bastırıyolar, karabasanlar yoğun bunaltı gibi kelimelerle sıkıntısını tarifler.

Hastada ağır bir yılgınlık ve bunaltıya neden olduğundan sıklıkla ruhsal çökkünlük, depresif belirtilerle birlikte bulunur. Hastada unutkanlık, dikkatin çabuk dağılması, anlama ve öğrenmenin azalması gibi bilişsel yetilerde de bozulmalar olabilir.

Anksiyete(kaygı)bozukluğunda fiziksel belirtiler; kan basıncı yüksekliği, kalp atım hızının yükselmesi, çarpıntı, kas gerginliği, vücut kıllarının dikleşmesi, ağız kuruması, göz bebeklerinde genişleme, yüzde solma veya kızarma, terleme, sık idrara çıkma, sık dışkılama, öğürme ve kusma, hava açlığı, ellerde, ayaklarda soğukluk ve karıncalanma gibi tüm bu belirtiler organizmanın “teh karşısında kaçma veya savaşa hazırlanması” şeklinde oluşan; vücudun otonomik tepkisidir. Hastalar bu belirtilerin birini veya birkaçını yaşayabilir. Ancak yaygın kaygı bozukluğunda bunaltının nereden geldiği dış kaynaklı bir endişe verici durum veya olay olmaması yaygın kaygı bozukluğu olduğunu destekler.

Hastalarda genellikle yaşamsal olaylar karşısında ve ikili ilişkilerde çabucak kaygılanma, tedirginlik,gerginlik, terleme, sıcak soğuk basması, uyku problemleri, dikkatini toparlayamama, konsantrasyon sorunları, öfke ve huysuzluk görülebilir.

Kaygı bozukluğu olan hastaların büyük bir bölümünde bir başka kaygı bozukluğu daha olur.

Bazen bipolar bozukluk da kaygı bozukluğu şeklinde başlar psikolojik hastalıkların iç içe geçmesi nedeniyle konusunda uzman psikiyatrist ve psikologlar tarafından değerlendirilmeleri, gerekli testlerin yapılması çok önemlidir. Çalışmalarda kaygı bozukluklarının iyileşme oranının yüz güldürücü derecede yüksek olduğu bulunmuştur.

Kaygı bozukluğuna paralel oluşan birçok rahatsızlık tipi sanal gerçeklik terapi yöntemleriyle de etkin bir şekilde çalışılabilmektedir.

Sanal Gerçeklik Terapisi Bilgilendirme

Psikoloji Teknolojileri Enstitüsü

Источник: https://www.alenpsikoloji.com/kaygi-bozuklugu/

Anksiyete Bozukluğu Nedir, Anksiyete Belirtileri

Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri

anksiyete bozukluğu nedir, anksiyete belirtileri

Anksiyete nedir? Anksiyete bozukluğu nasıl olur ve anksiyete belirtileri nelerdir? Anksiyete canlılarda gerilim, sıkıntı, korku ve kaygı hissinin yaşanmasıdır.

Bir kesim araştırmacı anksiyeteyi iç çatışma sonucu ortaya çıkan bir güdü olarak kabul ederken bir başka grup da öğrenilmiş bir davranış olarak değerlendirmektedir.

Anksiyete nedir sorusununa bir başka cevap da canlıların çevreye uyum çabasında savunma mekanizmasının içgüdüsel koruyucu tepkisi  olarak verilebilir. Hissedilen kaygı üzerindeki denetim kaybolduğunda anksiyete bozukluğundan söz edilir.

Anksiyete bozukluğu genellikle nedeni bilinmeyen bir endişe halidir.

Komik duruma düşmekten ve rezil olmaktan korkma, başına kötü şeyler geleceği hissine kapılma sonucunda titreme, terleme ve çarpıntı gibi bedensel olgular meydana gelir.

İnsanların zaman zaman bu hislere kapılması son derece normaldir. Anksiyete nedir ve anksiyete bozukluğu nedir sorularının cevabı da bu normalin dışına çıkma noktasında ayrışmaktadır.

Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete bozukluğu nedir? Günlük olağan gitmeyen durumlarda veya ani gelişen olağan dışı durumlarda kaygı ve endişe duyulması, korkulması son derece normaldir.

Birçok insanda iş, işsizlik, para sıkıntısı, sınav stresi, aile, çocuklar gibi nedenlere bağlı kaygı oluşabilir. Kaygı duyulması normal olduğu gibi, kişinin günlük olaylarla baş etmesi ve kişinin bir teh anında hızlı kara vermesi gibi etkileri ile de gerekli bir histir.

Bu hissi herkes yaşar ve çoğu zaman normal sınırlardadır ve baş edilebilir bir histir.

Anksiyete bozukluğu söz konusu olduğunda ise kaygı hissi aşırı ve süreklidir. Kaygının yaşanmaması gereken sıradan durumlarda da kişi yoğun kaygı ve endişe hisseder.

Anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerde kaygı, endişe ve korku hissi gündelik işlerini yapamayacak, hayatlarını olumsuz etkileyecek düzeydedir. En ufak olaylarda bile en kötü sonucu düşünürler ve olaylar üzerinde denetim kuramazlar.

Anksiyete bozukluğu olan kişilerde endişe ve kaygı hali en az 6 ay devam eder ve bu 6 ayda her gün yoğun bir şekilde endişe ve kaygı hissederler. Anksiyete bozukluğu görülme oranı %6 civarındadır. Daha çok ilerleyen yaşlarda meydana gelen bir rahatsızlıktır.

Anksiyete bozukluğu sebebi olan yoğun endişe genellikle para, sağlık, iş ve aile ile ilgilidir. Anksiyete bozukluğu farklı şekillerde gelebilmektedir. Bazı anksiyete bozukluğu çeşitleri:

anksiyete bozukluğu

  • Agorafobia ve pani bozukluğu.
  • Yaygın anksiyete bozukluğu.
  • Sosyal fobi.
  • Travma sonrası stres bozukluğu.
  • Madde kullanımının sebep olduğu anksiyete bozukluğu.
  • Hastalıklara bağlı anksiyete bozukluğu.
  • Özgül fobiler.
  • Obsesif kompulsif bozukluk.

Anksiyete Bozukluğu Belirtileri

Anksiyete bozukluğu belirtileri iki başlık altında incelenir.

Fiziksel anksiyete bozukluğunun belirtileri kalp atışlarının ve kan basıncının artması, sindirim sistemi ve bağışıklık sisteminin yavaşlaması, kas gerginliği, terleme, el ve ayaklarda soğukluk, mide bulantısı, üşüme ve titreme şeklinde sıralanabilir.

En çok görülen duygusal anksiyete bozukluğu belirtileri ise panik ve korku hissedilmesi, sürekli olabilecek en kötü şeyin düşünülmesi ve moral bozukluğu şeklindedir. Duygusal ve fiziksel anksiyete bozukluğu belirtileri maddeler halinde şu şekilde sıralanabilir.

  • Fiziksel anksiyete belirtileri: Sersemlik, kalp çarpıntısı, terleme, seğirme, titreme, ishal, idrar sıklığı, nefes darlığı, halsizlik, baş ağrısı, ukusuzluk ve kaslarda gerginlik fiziksel anksiyete belirtileri olarak görülür.
  • Duygusal anksiyete belirtileri: Endişe, tedirginlik, en kötüyü düşünme, sinirlilik, huzursuzluk, şüphecilik ve duygusal anksiyete belirtileridir.

Anksiyete bozukluğu her kaygı duyulduğunda söz konusu değildir. İnsanlar hayatlarının belirli evrelerinde kaygı duyabilir ve kaygı hissini normalden fazla hissedebilir.

Anksiyete bozukluğu için birçok anksiyete testi yapılmaktadır.

Ancak çok kapsamlı bir anksiyete testine gerek kalmadan anksiyete bozukluğu hangi durumlarda söz konusudur dendiğinde aşağıdaki maddeler kriter kabul edilebilir.

anksiyete belirtileri

  • Kaygı düzeyi kişinin aile ve iş yaşamını olumsuz etkiliyorsa.
  • Yaşanan kaygı aile, arkadaşlar, çalışma arkadaşları ve komşularla sorunlara neden oluyorsa.
  • Günün büyük bir bölümü endişe içinde geçiyorsa.
  • Yaşanan korku ve endişe kontrol altına alınamıyorsa.
  • Bu durum 6 aydan daha uzun süre devam ediyorsa.

Yukarıdaki durumlar söz konusu ise daha kapsamlı bir anksiyete testi için doktora başvurulması gerekir.

anksiyete

Anksiyete Tedavisi

Günümüzde anksiyete tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Anksiyete tedavisi için ilk önce profesyonel yardım alabileceğiniz bir uzmana başvurmalısınız. Anksiyete tedavisinde öncelikle anksiyetenin altında yatan bir fiziksel rahatsızlık olup olmadığı araştırılır.

Eğer anksiyetenin sebebi bir fiziksel hastalık ise bu hastalığa yönelik tedavi uygulanır. Anksiyete tedavisi her hastada farklı olabilmektedir. Uygulanacak tedavi hastanın durumuna, hastalığın boyutuna ve hastanın isteklerine göre doktor ve hasta tarafından ortak bir çalışma ile belirlenir.

Anksiyete tedavisinde genellikle antidepresanlar, anksiyolitik ilaçlar ve psikoterapi kullanılır. Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri bağımlılık riski genellikle yoktur. Bu ilaçlar doktorun önerdiği dozda ve sürede kullanılmalıdır. Tedavinin amacı kaygı ve gerginliğin hızlıca giderilmesidir.

Anksiyete tedavisi gören hastalar genellikle tedaviden birkaç hafta sonra sonuç almaya başlarlar. Anksiyete tedavisi hasta iyileştikten sonra en az bir yıl daha devam eder.

Источник: http://saglikloji.com/anksiyete-bozuklugu-nedir-anksiyete-belirtileri/

Anksiyete Bozukluğu Nedir? Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Ve Tedavi Süreci

Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri

Anksiyete bozukluğugörülen kişilerde, anlık olarak stres seviyesinde artış yaşanmaktadır. Bu durumda kişiler en küçük bir olayda aşırı kaygı gösterme ve kendilerini teh içerisinde görmektedir.

Travmatik durumlardan kaynaklanan depresyon sorunları yaşayan kişilerde, anksiyete bozukluğu yaygın olarak görülen bir sorundur.

Endişe ya da kaygı sorunu olarak da bilinen bu durumun kişide oluşturduğu belirtiler ve tedavi süreci hakkında tüm bilgiye, bu yazımızdan ulaşabilirsiniz.

İlgili Haber

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Elbette kaygı durumu herkesin karşılaşabildiği bir durumdur. Özellikle yoğun iş temposu, aile içerisinde oluşan sorunlar, maddi -manevi problemler ve birçok sorun, kişinin kaygı duymasına neden olmaktadır.

Kaygı, kişinin karşılaştığı sorunlarla başa çıkmasını sağlayan ve bu sorun hakkında hızla çözüm üretmesini kolaylaştıran bir olgudur. Sağlıklı bir kişide endişe seviyesi, olması gereken düzeydedir ve hayatını olumsuz yönde etkilememektedir.

Ancak kaygı bozukluğu görülmeye başladığında, birey günlük hayatta her zaman karşılaştığı durumlara bile, çok aşırı tepkiler vermektedir. Anksiyete bozukluğu durumu, içe kapanıklık, davranış bozuklukları, takıntılı davranış şeklinde belirtiler göstermektedir.

Psikolojik olan bu rahatsızlığın görülme oranı yıllar geçtikçe hızla artış göstermektedir. En önemli belirtisi, kişinin her an bir felaket olacakmış gibi tedirgin davranmasıdır. Ancak bireyin çevresi tarafından ciddiye alınan bir durum olmadığı için, teşhisi hemen konabilen bir rahatsızlık değildir.

Kaygı bozukluğu, kişinin çocukluk döneminde yanlış yetiştirilmesinden de kaynaklı görülebilen bir rahatsızlıktır.

Anksiyete bozukluğu olan bir kişide ilk görülen belirti, küçük bir olay karşısında çok aşırı tepki vermesidir. Hastalığın diğer belirtileri aşağıda sıralandığı şekildedir.

  1. Aşırı panik hali
  2. Migrene benzeyen şiddetli ağrılar,
  3. Kişide nefes almada zorluk yaşama,
  4. Aşırı terleme (özellikle ellerde),
  5. Mide krampı,
  6. Kas ağrısı,
  7. Halsizlik,
  8. Uyku uyuyamama,
  9. İdrara çıkmada artış,
  10. Ailesine ve arkadaşlarına karşı güvensizlik durumu,
  11. Hafızada zayıflık,
  12. Evden dışarı çıkmaktan korkmak,
  13. Dikkat kaybı şeklinde belirtiler görülmektedir.

Hastalık sonucu oluşan belirtiler, kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Çünkü her insanın yaşadığı problemler farklıdır ve bazen kaldıramayacağı noktaya gelebilir.

Teşhisin erken konabilmesi için, yakın çevresi tarafından durumunun izlenmesi ve hastanın doktora yönlendirilmesi gerekmektedir.

Kaygı bozukluğu durumu kontrol altına alınamadığı zaman, kişide saldırganlık ve kendine zarar verme gibi tehli durumlar oluşabilmektedir.

Anksiyete bozukluğu durumu, içe kapanıklık, davranış bozuklukları, takıntılı davranış şeklinde belirtiler göstermektedir.

İlgili Haber

Anksiyete Bozukluğuna Neden Olan Faktörler Nelerdir?

Kaygı bozukluğu, kişinin çocukluk döneminde yanlış yetiştirilmesinden de kaynaklı görülebilen bir rahatsızlıktır. Birey, çocukluk çağında yeterli sevgi ve ilgi görmediyse ya da aile içi şiddete maruz kaldıysa, ilerde anksiyete bozukluğu yaşama riski daha fazladır. Buna ek olarak endişe bozukluğuna neden olan faktörler şunlardır;

  • Aşırı stres,
  • Travma
  • Özgüven kaybı,
  • Psikolojik sorunlar,
  • Yoğun iş temposu,
  • Kalıtsal faktörler,
  • Alkol bağımlılığı,
  • Kötü madde bağımlılığı,
  • Beyin fonksiyonlarında meydana gelen aksaklıklar

Ayrıca, psikolojik kaynaklı hastalığın hayatını ciddi şekilde etkileyen ağır belirtiler görülüyorsa, mutlaka doktor kontrolüne gidilmesi gerekmektedir.

Anksiyete Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Kişide, yorgunluk,uyku uyuyamama, dikkat eksikliği, aşırı stres gibi sorunlar son 6 ay içerisinde minimum 2 kere yaşandıysa anksiyete bozukluğu durumu riski düşünülmektedir.

Ayrıca, psikolojik kaynaklı hastalığın hayatını ciddi şekilde etkileyen ağır belirtiler görülüyorsa, mutlaka doktor kontrolüne gidilmesi gerekmektedir.

Hastalığın teşhisinde gecikildiği takdirde, birey kendi yaşamına son vermeyi düşünebilmektedir. Tedavi, psikoterapi ve ilaç kullanımı ile sağlanmaktadır.

Tedavi, psikoterapi ve ilaç kullanımı ile sağlanmaktadır.

Anksiyete Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Anksiyete bozukluğu durumu teşhis edilen hastada uygulanacak tedavi yöntemleri aşağıda sıralanmıştır.

  1. İlaç yöntemi
  2. Psikolojik tedavi
  3. Terapi destekli yeni deneyimler

Tedavi sürecinde öncelikle yapılması gereken şey, konusunda uzman bir doktora başvurmaktadır. Ancak öncesinde, hastanın doktora gitmeye razı olması gerekmektedir. Psikolojik sorunları olan kişi, iyileşmeyi istemiyorsa bu tedavi sürecini olumsuz yönde etkileyecektir.

Hastanın anksiyete bozukluğu seviyesi belirlendikten sonra, kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Genellikle, psikiyatrik destek ve ilaç kullanımının birlikte uygulanması, hastaların daha çabuk iyileşmesine yardımcı olmaktadır.

Hastaya verilen ilaçlar yeşil reçete ile yazılmakta olduğundan, başkası tarafından kullanılmaması ve doktorun önerdiği dozdan fazla içilmemesi sağlık açısından önem taşımaktadır. Tedavinin etkileri 2 hafta geçtikten sonra görülmeye başlamaktadır.

Ancak tam iyileşme için, tedavinin yaklaşık 1 yıl kadar sürüdürülmesi gerekmektedir.

Anksiyete bozukluğunun tedavisi sonrası kişi rutin hayatına geri dönmektedir. Ancak hastalığın nüks edebileceği noktası unutulmamalıdır. Bu nedenle kişinin stresle başa çıkamadığını hissettiği durumda, bir yakınını görmesi ya da terapi desteği alması, hastalığın ağırlaşmaması için gerekmektedir.

”KAYNAKLAR”
  • www.psikiyatri.org.tr
  • www.medicalpark.com.tr

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/anksiyete-bozuklugu/

Anksiyete Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanı ve Tedavisi

Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri

Anksiyete bozukluğu; sinirlilik, korku, endişe ve kaygıya neden olan çeşitli bozuklukların genel bir terimidir.

Bu bozukluklar, nasıl hissettiğimizi ve davranışımızı etkiler ve gerçek fiziksel belirtileri ortaya koyabilirler.

Hafif anksiyete, belirsiz ve rahatsız edicidir; şiddetli anksiyete, son derece güçten düşürebilir. Günlük yaşam üzerinde ciddi olumsuz etkiye sahiptir.

İnsanlar genellikle test, muayene veya mülakat gibi zorlu bir şeyle yüzleşmeden önce genel bir endişe veya korku yaşarlar. Bu duygular kolayca düzeltilir ve normal kabul edilir.

Anksiyete, semptomların kişinin uyku kabiliyetine veya başka şekilde işlevine müdahale ettiği durumlarda bir sorun olarak düşünülür.

Genel olarak konuşmak gerekirse, anksiyete bozuklukları bir reaksiyon normalde bir durumda beklenilenle orantısız olduğunda ortaya çıkar.

Anksiyete Bozukluğu Çeşitleri

Anksiyete bozuklukları, daha belirli bazı tiplere ayrılabilir. En yaygın olanları kısaca aşağıda açıklanmaktadır.

  1. Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB)

Aşırı, uzun süreli kaygı ve belirsiz yaşam olayları, nesneler ve durumlarla ilgili endişe ile karakterize edilen kronik bir hastalıktır.

Bu hastalar sıklıkla sağlık, para, aile, iş veya okul hakkında korkar ve endişelenirler. Ancak endişeleri kontrol etmek ve spesifik korkuları belirlemekte zorluk çekerler.

Onların korkuları genellikle gerçekçi değildir veya durumlarında beklenilen ile orantısızdır.

Panik bozukluğu, kısa süreli veya ani şiddetli ataklar ve endişe ile karakterize bir kaygı türüdür. Sarsıntı, kafa karışıklığı, baş dönmesi, mide bulantısı ve nefes darlığına neden olur.

Panik ataklar, aniden ortaya çıkma eğilimi gösterir ve 10 dakika sonra en yoğun şekilde olur. Ancak saatlerce sürebilir.

Panik bozuklukları genellikle korkutucu deneyimler veya uzun süreli stres sonrasında ortaya çıkmaktadır, ancak spontan da olabilirler.

Panik atak, bir kişinin normal vücut işlevindeki herhangi bir değişikliğin akut olarak farkına varmasına ve yaşamı tehdit eden bir hastalık (hipervijidansı ve ardından hipokondriazis) olarak yorumlanmasına yol açabilir. Buna ek olarak, panik ataklar, bir acı çeken kişiye, gelecekte ataklar beklemek üzere yol gösterir ve bu atakları önlemek için ciddi davranış değişikliklerine neden olabilir.

Fobi, bir nesneye veya duruma karşı mantıksız korku ve kaçınılmasıdır. Fobiler genelleştirilmiş yaygın anksiyete bozukluklarından farklıdır. Çünkü bir fobinin belirli bir nedeni ile tanımlanan korkuya tepkisi vardır. Korku irrasyonel veya gereksiz olarak kabul edilebilir, ancak kişi halen ortaya çıkan endişeyi kontrol edemez.

Fobi uyarısı, durumlar, hayvanlar ya da gündelik nesneler kadar çeşitlilik gösterebilir. Örneğin, agorafobi, bir anksiyete veya panik ataktan kaçınmak için bir yer veya durumu önlediğinde ortaya çıkar.

Agorafobikler kaçışın zor ya da utanç verici olmaması için kendilerini yerleştirecek ve kaçabilecek olma konusunda endişelerini azaltmak için davranışlarını değiştireceklerdir.

  1. Sosyal Anksiyete Bozukluğu

Sosyal anksiyete bozukluğu, başkaları tarafından olumsuz olarak yargılanma korkusu ya da itici eylemlerden dolayı kamusal utanç korkusu ile karakterize edilen bir tür sosyal fobidir.

Buna, sahne korkusu, samimiyet korkusu ve aşağılanma korkusu gibi duygular dahildir.

Bu bozukluk, insanların, normal yaşamı imkansız hale getirdiği noktaya kadar olan kamusal durumlardan ve insan temasından kaçınmasına neden olabilir.

  1. Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB)

Obsesif kompülsif bozukluk (OKB); tekrarlayan, sıkıntılı ve müdahaleci düşünceler veya eylemler ile karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. OKB, genellikle, zorunluluğunun mantıksız olduğunu bilir; kaygılarını hafifletir.

Çoğu zaman, OKB’ye sahip birinin mantığı belli bir düzen içinde yürümek konusunda ısrarcı olmak gibi batıl inançlı görünür.

OKB hastaları objektif olarak kişisel eşyaları veya elleri temizleyebilir veya kilitler, ocaklar veya ışık anahtarlarını sürekli kontrol edebilir.

  1. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Post-travmatik Stres Bozukluğu (TSSB); askeri dövüş, tecavüz, rehin durumları veya ciddi bir kaza gibi önceki travmadan kaynaklanan endişedir. TSSB, belirli uyaranlardan kaçınmak için geri bildirimlere ve davranışsal değişikliklere neden olur.

Ayrıca Bakınız: Stres Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?

  1. Seperasyon Anksiyete Bozukluğu

Ayrılık kaygı bozukluğu, güvenlik veya emniyet duygusu veren bir kişiden veya bir yerden ayrıldığında yüksek dereceli anksiyete ile karakterizedir. Bazen ayrılma paniklere neden olur ve yanıt aşırı veya uygun olmadığında bir bozukluk olarak kabul edilir.

Anksiyete Nedenleri Nelerdir?

Kaygı bozukluklarına çevresel faktörler, tıbbi faktörler, genetik, beyin kimyası, madde kötüye kullanımı veya bunların bir kombinasyonu neden olabilir. Genellikle yaşamımızdaki stresin tetiklediği bir durumdur.

Genellikle endişe dış güçlere verilen bir cevaptı. Ancak kendimizi “olumsuz benlik” ile endişelenmemiz mümkündür.

  • Çevresel ve dış etkenlerin neden olduğu anksiyete
  • Çeşitli anksiyetelere neden olduğu bilinen çevresel faktörler şunları içerir:
  • İstismar veya sevilen birinin ölümü gibi olaylardan gelen travma
  • Kişisel ilişki, evlilik, dostluk ve boşanmada stres
  • İşyerinde stres
  • Okul stresi
  • Mali durum ve parayla ilgili stres
  • Doğal afetlerden kaynaklanan stres
  • Yüksek rakım bölgelerinde oksijen eksikliği
  1. Tıbbi faktörlerden kaynaklanan anksiyete

Anksiyete; anemi, astım, enfeksiyonlar ve çeşitli kalp rahatsızlıkları gibi tıbbi faktörlerle ilişkilidir. Tıbben ilgili endişe nedenleri şunları içerir:

  • Ciddi bir tıbbi hastalıktan kaynaklanan stres
  • İlaçların yan etkileri
  • Tıbbi bir hastalığın belirtileri
  • Amfizemden oksijen eksikliği veya pulmoner emboli (akciğerde kan pıhtısı)
  1. Madde kullanımı ve istismarın neden olduğu anksiyete

Panik bozukluk ya da sosyal fobi gibi anksiyete bozuklukları için zihinsel sağlık hizmetlerinden faydalanan hastaların yaklaşık yarısının alkol ya da benzodiazepin bağımlılığı nedeniyle bunu yapıyor olduğu tahmin edilmektedir. Genel olarak endişe de şu sonuca yol açar:

  • Yasa dışı ilaçların kullanımından kaynaklı zehirlenme
  1. Genetikten kaynaklanan anksiyete

Bazı araştırmacılar tarafından bir ailede anksiyete öyküsü bir kişide anksiyete gelişme ihtimalini artırdığı öne sürülmüştür. Yani bazı insanlar anksiyete bozukluklarından muzdarip olma şansını artıran genetik yatkınlığa sahip olabilirler.

  1. Beyin kimyasının neden olduğu anksiyete

Araştırmalar beyinde bazı nörotransmitterlerin anormal seviyesine sahip kişilerin genel anksiyete bozukluğundan muzdarip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Nörotransmitterler düzgün çalışmadığında, beynin dahili iletişim ağı bozulur ve beyin bazı durumlarda uygun olmayan bir şekilde tepki gösterebilir. Bu anksiyeteye yol açabilir.

Anksiyete Teşhisi

Anksiyete tanısı ve nedenlerini belirlemek için genellikle bir psikiyatr, klinik psikolog veya başka bir zihinsel sağlık uzmanına se edilir.

Doktor dikkatli tıbbi ve kişisel geçmişi ele alır, fizik muayene yapılır ve gerektiğinde laboratuvar testleri istenir. Anksiyeteyi teşhis etmek için kullanılabilecek bir laboratuar testi yoktur.

Ancak testler fiziksel hastalık veya diğer kaygı belirtilerine neden olabilecek tıbbi durum hakkında yararlı bilgiler sağlayabilir.

Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) tanısı konulması için bir kişide şunlar olmalıdır:

  • Aşırı derecede endişe etmek ve en az altı aydan fazla süreyle farklı etkinlik veya etkinlikten endişe duymak
  • Endişelenmeyi kontrol etmekte güçlük
  • Huzursuzluk, halsizlik, sinirlilik, kas gerginliği, uyku güçlüğü, konsantrasyon güçlüğü (bhu semptomların en az üçünü son altı ay içerisinde yaşamak)

Genel olarak, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı için semptomlar altı aydan daha sık olmalı ve günlük yaşama müdahale etmeli ve hastaya iş veya okul hayatını da etkiliyor olmalıdır.

Anksiyete ve endişenin odak noktası belirli bir kaygı bozukluğu ile sınırlı ise, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı olmayacaktır. Mesela anksiyete, panik atak geçirme endişesi üzerine odaklanırsa bir doktor panik bozukluğunu teşhis edebilir.

Toplumda utanmaktan endişe ediliyorsa “sosyal fobi”, evden veya akrabalardan ayrılmaktan endişeleniyorsa, “ayrılma anksiyete bozukluğu”, kilo alma endişesi varsa “anoreksiya nervoza”, ciddi bir hastalığa yakalanma endişesi varsa “hipokondriazis” teşhisi konulabilir.

Anksiyete bozukluğu olan hastalar genellikle klinik depresyona benzer semptomlar gösterir ve bunun tersi de geçerlidir. Bir hastanın bunlardan yalnızca birinin belirtilerini göstermesi enderdir.

Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete bozukluğu olan insanlarda aşırı, gerçekçi olmayan endişeler gibi bozuklukları karakterize eden fiziksel olmayan semptomların yanı sıra çeşitli fiziksel semptomlar da olur.

Bu semptomların birçoğu, genel hastalık, kalp krizi veya felç geçiren bir kişinin sergilediği durumlara benzer ve bu kaygıyı daha da arttırma eğilimindedir.

Aşağıda, yaygın anksiyete bozukluğu ile ilişkili fiziksel belirtilerin bir listesi verilmiştir:

  • Titreme
  • Mide bulantısı
  • Mide krambı
  • İshal
  • Baş ağrısı
  • Sırt ağrısı
  • Kalp çarpıntısı
  • Uyuşukluk ya da kollar, eller ya da bacaklarda iğneleme hissi
  • Terleme ya da ateş basması
  • Huzursuzluk
  • Kolayca yorulmak
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Sinirlilik
  • Kas gerginliği
  • Sık idrara çıkma
  • Uyumada zorluk çekme
  • Kolayca ürkme

Panik bozuklukları çekenler yaygın anksiyete bozuklukları ile benzer fiziksel belirtilerle karşılaşabilirler. Ayrıca göğüs ağrıları, boğulma hissi, nefes darlığı ve baş dönmesi hissedebilirler.

Post-travmatik stres bozuklukları, bu kaygı şekline özgü bir dizi belirtiye sahiptir. Sık görülen semptomatik davranışlar şunlardır:

  • Travmayı yeniden yaşama korkusuyla geri tepkiler veya kabuslar
  • Orijinal olayla ilişkili kişi, mekan ve şeylerden kaçınma
  • Odaklanma veya uyku güçlüğü
  • Çevreyi yakından izleme (aşırı denetim)
  • Duyarlılık ve azalmış duygular veya gelecek özlemi

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi

Anksiyete tıbbi olarak, psikolojik danışma ile veya bağımsız olarak tedavi edilebilir. “Anksiyete nasıl geçer?” diye merak ediyor olabilirsiniz. Sonuç olarak, tedavi yolu, endişe nedenine ve hastanın tercihlerine bağlıdır. Genellikle tedaviler, psikoterapi, davranışsal terapi ve ilaç kombinasyonundan oluşur.

Bazen alkolizm, depresyon veya diğer belirtiler ile birlikte var olan hastalıklar birey üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir ve anksiyete bozukluğunun tedavisinde bir arada bulunulan hastalıklar kontrol altına alınıncaya kadar beklemek gerekir.

Bazı durumlarda, anksiyete, doktor gözetimi olmaksızın evde tedavi edilebilir. Bununla birlikte, bu, anksiyete süresinin kısa olduğu ve nedeni belirlendiği, ortadan kaldırılacağı veya engelleneceği durumlarla sınırlı olabilir. Bu kaygıyı gidermek için önerilen birkaç alıştırma ve eylem vardır:

  • Hayatta stres yönetimi hakkında bilgi edinin.
  • Çeşitli gevşeme tekniklerini öğrenin. Fiziksel rahatlama yöntemleri ve meditasyon teknikleri hakkında bilgi edinin.
  • Derin karın solunumunu uygulayın. Bu, derinden ve yavaşça burnunuzdan nefes alıp havayı karnınıza doğru alıp ağzınızdan yavaş yavaş yavaşça nefes almayı içerir. Çok uzun soluk soluyorsanız aşırı oksijenden baş dönmesine neden olabilir.
  • “Kendi kendine negatif konuşma” yerine “kendini ele alma” konusunu öğrenin. Sahip olduğunuz olumsuz düşüncelerin bir listesini yapın ve bunları değiştirmek için olumlu, inandırıcı düşüncelerin bir listesini yazın. Olumsuz düşünceleri olumlu düşüncelerle değiştirin.
  • Kendinizi belli bir korkuyla yüzleşmeye ikna edin.
  • Destekleyici biriyle konuşun.
  • Meditasyon yapın.
  • Egzersiz yapın.
  • Uzun, sıcak bir banyo yapın.
  • Karanlık bir odada dinlenin.

Anksiyete için tıbbi tedavilerde çeşitli ilaçlar kullanılır. Kaygının nedeni bedensel bir hastalık ise, tedavi belli rahatsızlığı giderecek şekilde tasarlanacaktır.

Bu, fiziksel kaygı tetikleyicisini düzenlemek için ameliyat veya başka ilaçlar içerebilir.

Bununla birlikte, çoğu zaman, antidepresan, benzodiazepinler, trisiklikler ve beta blokerler gibi ilaçlar bazı fiziksel ve zihinsel belirtileri kontrol etmek için kullanılır.

Anksiyete Nasıl Önlenir?

Anksiyete bozuklukları önlenemese de, riskini azaltmanın yolları ve belirtileri kontrol altına alma veya azaltma yöntemleri vardır.

Endişeyi azaltmak için öneriler şunları içerir:

  • Kafein, çay, kola ve çikolata tüketimini azaltmak
  • Düzenli egzersiz yapmak
  • Sağlıklı gıdalarla beslenmek
  • Uyku düzenini korumak
  • Alkol gibi bağımlılık yapan kötü alışkanlıklardan kaçınmak
  • Travmatik veya rahatsız edici bir deneyimden sonra danışmanlık ve destek almak

Источник: https://www.hastalopedi.com/anksiyete/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.