Anne adayları dikkat! Depresyon hamile kalma şansını azaltıyor

içerik

GEBELİKTE DEPRESYON

Anne adayları dikkat! Depresyon hamile kalma şansını azaltıyor

GEBELİKTE ( HAMİLELİKTE ) DEPRESYON, NEDENLERİ, BELİRTİLERİ, TEDAVİSİ

Gebelik dönemi kadınlar içim olağanüstü bir dönem olmakla birlikte gebelik döneminde korku, stres, kafa karışıklıkları ve depresyon gibi psikolojik durumların yaşanması normaldir.

Depresyon bir ruhsal bir sorun ve her 4 kadından bir tanesi yaşmalarının bir döneminde depresyon sorunu yaşamaktadır. Bu nedenle hamile kadınların da depresyon geçirmesi olaşan dışı bir durum değildir.

Gebelikte depresyon sonunu teşhis etmek de zor olabilir. Yani bir anne adayında depresyon olduğunu fark etmek zor olabilir. Gebelikte depresyonun en temel nedenlerinden birisi de bu dönemdeki hormonal değişmelerdir.

Fakat şurası bir gerçek ki; eğer bir anne adayında depresyon sorunu varsa bu sorunun mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Çünkü gebelikte depresyon hem anne adayı hem de doğmamış bebek için teh oluşturabilir. Hamile kadınlar depresyon yaşadıklarında bu mutlaka tedavi edilmeli ve süreç iyi yönetilmelidir.

Gebelikte depresyon riski neden artar?

Gebelikte döneminde kadınlar arasında depresyon oranı daha yüksektir. Bunun en temel nedeni gebelikte yaşanan hormonal değişmelerdir. Bu hormonal değişiklikler beyindeki kimyasalları da etkiler. Bu da depresyon ve anksiyete sorununa davetiye çıkarır. Elbette hamile bir kadının yaşadığı yaşam zorlukları, diğer ailevi veya başka sorunlar depresyonun şiddetini artırabilir.

Gebelikte depresyon belirtileri nelerdir?

Gebelikte yaşanan depresyonun en bilinen nedenleri şunlardır:

Sürekli üzüntü ve keder Konsantre olamama Çok fazla veya tam tersi çok az uyuma Genelde hoşlandığı aktivitelere veya  hobilere karşı ilgisizlik Tekrarlayan ölüm, intihar ve umutsuzluk düşünceleri Anksiyete Suçluluk ve değersizlik hissi

Beslenme alışkanlıklarında değişme

Gebelikte depresyonu tetikleyebilecek etkenler nelerdir?

İlişkilerde yaşanan sorunlar Kısırlık tedavisi Daha önceki gebelik kayıpları Yaşanan stresli durumlar Gebelik komplikasyonları

Travma veya taciz

Gebelikte depresyon anneyi ve bebeği nasıl etkiler?

Gebelikte depresyon eğer tedavi edilmediğinde hem anne he de doğmamış bebek için riskler oluşturan bir sorundur.

Depresyonun tedavi edilmemesi durumunda anne adayı gebelikte daha kötü veya yetersiz beslenebilir. Depresyondaki hamile kadınlar arasında sigara içme oranı daha yüksektir. Depresyon sigaraya yöneltebilir. Ayrıca depresyon anne adayında intihar düşüncesini tetikleyebilir.

Tüm bunlar erken doğuma, bebeğin düşük ağırlıklı doğmasına ve gelişim soruları yaşamasına yol açabilir.

Ayrıca depresyondaki bir kadın doğum yaptıkta sonra eğer depresyonu geçmediyse bebeğinin bakımını da aksatabilir.

Depresyondaki annelerden doğan bebekler daha az aktif olabilirler. Dikkat yetenekleri daha zayıf olabilir.

Gebelik dönemimde depresyonun şiddetini artıran bazı nedenler

Depresyon sorununuzda aşağıdaki etkenler depresyonun şiddetini artırabilir.

1. Sizin ya da bir yakınınızın daha önce bu tür depresyon durumu yaşamış olması.

2. Eşinizin bu dönemde size yeteri kadar destek vermemesi.

3. Bebeğin sağlığı konusunda yaşadığınız kaygılar.

4. Sosyo ekonomik yönden olası sorun yaşıyor olmanız.

5. Sağlığınızla ilgili hissettiğiniz yerli ya da yersiz hastalık korkuları.

Gebelikte depresyon tedavisi nasıldır?

Eğer siz de depresyon sorunu yaşıyorsanız tedavide en önemli şey yardım almaktır. Eğer depresyon sorunu olduğunuzu düşünüyorsanız belirtileri ve yaşadığınız şeyleri hekiminizle görüşün. Hekimini sizi bu konuda bir psikiyatri hekimine de yönlendirebilir.

Depresyon tedavisinde genelde şu yöntemler kullanılır:

Destek gruplarına katılma Psikoterapi İlaç tedavisi

Işık terapisi

Gebelikte depresyonun tedavisi için doğal yöntemler

Eğer siz de gebelik döneminizde depresyon sorunu yaşıyorsanız sorunun tedavisine yönelik aşağıdaki doğal yöntemleri de uygulamanız tedaviye oldukça yardımcı olacaktır.

Egzersiz: Gebelikte düzenli olarak egzersiz yaptığınızda beyindeki serotonin hormonu düzeyi artar ve kortizol hormonu düzeyi azalır.

Yeterince dinlenmek: Sağlıklı bir gebelik için yeterince dinlenmeniz gerekir. Eğer depresyon sorunu yalıyorsanız bu daha da önemlidir. Dinlenmenize dikkat etmelisiniz.

Uyku eksikliği yaşamanız düşünce yeteneğinizi, ruh halinizi de olumsuz etkiler. Uyku sorunları stresle mücadele becerinizi de azaltır. Uykunuza ve dinlenmenize mutlaka dikkat edin.

Kendiniz için iyi bir uyku rutini oluşturun.

Beslenme: Beslenmeniz ve tükettiğiniz birçok besin ruh halinizi de etkiler. Yanlış beslendiğinizde ve zararlı besinler tükettiğinizde stresle mücadele yeteneğiniz de bundan zarar görebilir.

Örneğin yüksek düzeyde kafein, şeker, işlenmiş karbonhidratlar ve yapay tatlandırıcılardan tüketmek ve ayrıca düşük protein düzeyi depresyon gibi ruhsal sorunlarınızı tetikleyebilir.

Sağlıklı beslendiğinizde ve doğru besinleri tükettiğinizde kendinizi daha mutlu hissedersiniz.

Akupunktur: Yapılan araştırmalara göre akupunktur tedavisi hamile kadınlardaki depresyonun tedavisinde yardımcı olmaktadır.

Omega 3 yağ asitleri: Omega 3 yağ asitleri hamilelikte sağlıklı bir süreç geçirmeniz için gereklidir. Yeni yapılan araştırmaların bulgularına göre omega 3 yağ asitleri depresyon belirtilerini azaltmaya da yardımcı olmaktadır. Eğer balık yağlarından alınacak ise civa içermeyen balık yağları daha güvenlidir.

Bitkisel çözümler: Gebelikte depresyonun tedavisine yardımcı olduğu bilinen bitkiler bulunmaktadır. Örneğin sarı kantaron bitkisinin depresyonda faydalı olduğu bilinmektedir. Fakat bu tür bitkisel tedaviler için önce hekime danışılmalıdır. Hamile kadınlar hekime danışmadan bitkisel ilaç kullanmamalıdır.

Eğer depresyon sorununuz varsa ve uyguladığınız yöntemler pek yardımcı olmadıysa, kendinizi rahat hissetmiyor ve depresyon belirtileriniz geçmiyorsa mutlaka hekiminize danışın. Depresyon sorununuzla asla kendi başınıza mücadele etmeyin. Mutlaka profesyonel yardım alın. Çünkü gebelikte depresyon hem kendiniz için hem de doğmamış bebeğiniz için teh oluşturabilir.

Yayınlanma Tarihi : 20.05.2011

Источник: https://annelikbilinci.com/makaleler/gebelikte-depresyon.html

Hamile Anne Adaylarının Cinsellikte Dikkat Etmesi Gerekenler

Anne adayları dikkat! Depresyon hamile kalma şansını azaltıyor

Haber güncelleme tarihi 07.11.2018 19:24

Hamilelik döneminde en çok merak edilen ve sıkça sorulan soruların başında cinsel yaşam gelmektedir. Gebelik döneminde meydana gelen değişikliklerden bir diğeri ise cinselliktir. Gebelik döneminde anne adayının vücudunda ve psikolojik durumunda meydana gelen değişikliklerin yanı sıra hamileliğin tüm sürecini kapsayan genel değişimler de söz konusudur.

Gebelik dönemindeki cinselliğe dair yeterince bilinçli olunmaması birçok sorunu beraberinde getirmektedir.

Eşlerin bu konuda daha çekingen davranmasının yanı sıra korku ve endişe duymasının nedeni ise gebelik dönemindeki cinselliğe dair yeterince bilgili olmamalarından kaynaklanmaktadır.

Öncelikle eşlerin bu konuyu kendi aralarında konuşup tartışmaktan çekinmemeleri ve mutlaka doktorlarına danışarak gerekli bilgileri almaları önerilmektedir.  

Hamilelik dönemi anne adayının vücudunda meydana gelen çeşitli değişimlerin yanı sıra hormonal değişimler de söz konusudur. Bu hormonal değişimler hamilelik dönemi boyunca devam etmektedir. Anne adaylarında libido (cinsel arzu); gebelik sürecinin belli dönemlerinde azalırken bazı dönemlerinde ise artış gösterebilir.

Halk arasında doğru olarak bilinen yanlışların başında hamilelik dönemindeki cinsellik gelmektedir. Anne ve baba adayları hamilelik dönemindeki cinselliğin bebeğe zarar verebileceği düşüncesiyle hamilelik dönemi boyunca cinselliğe ara vermektedirler.

Oysa ki embriyonun yerleştiği bölge ile vajina birbirinden bağımsız alanlardır. Bu nedenle hamilelik dönemindeki cinsel ilişki bebeğin sağlığında herhangi bir risk oluşturmamaktadır. Ancak bu risk oranı hamileliğin ayına göre değişkenlik göstermektedir.

HAMİLELİKTE CİNSEL İLİŞKİ NASIL OLMALI?

Anne ve baba adayları için en önemli şey bebeklerinin sağlıklarıdır. Bebeklerinin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmeleri ve anne karnında herhangi bir zarara uğramamaları için özen gösterirler. Bu nedenle ebeveynler gebelik döneminde cinsel ilişkinin bebeğe zarar verebileceği düşüncesiyle ilişkiden kaçınırlar.

Uzmanlar hamilelik döneminde cinsel ilişkinin bebeği olumsuz yönde etkilemeyeceği konusunda bilgilendirmektedir. Tıbbi açıdan bakıldığında cinsel ilişkinin bebeğe bir zarar vermesi ve erkek organının bebek ile temasta bulunması mümkün değildir.

Halk arasında, hamilelikte cinsel ilişkiye girilmesinin bebeğin sakat doğma riskini arttırdığı gibi bir yanlış bilgiye inanılmaktadır.

Aksine anne adayı riskli gebelik grubunda değil ise cinsel ilişki sırasında annede salgılanan seratobin hormonu bebeğin gelişimini destekler niteliktedir.    

Hamilelikte cinsel ilişkinin etkileri kişiden kişiye göre değişkenlik göstermektedir. Özellikle riskli hamilelik grubunda olan kişilerin gebelik döneminde cinsel ilişkiden kaçınmaları önerilmektedir.

Düşük tehsi, erken doğum riski ve sebebi açıklanamayan vajinal kanama gibi durumlar söz konusu ise eşlerin cinsel ilişkiden kaçınmaları önerilmektedir.

Bu tip durumlarda doktorunuza başvurmalı ve gerekli bilgileri almalısınız.

İlk 3 Ay

Birçok anne adayı hamile olduğunu öğrendikten sonra cinsel ilişkinin düşüğe neden olabileceğini düşünmektedir.

Ancak hamileliğin ilk günlerinde anne adayının henüz hamile olduğunu öğrenmemişken yaşanan cinsel ilişkiden yola çıkarsak cinsel ilişkinin düşüğe neden olduğu söylenemez.

Ancak riskli gebelik grubunda bulunan anne adaylarının cinsel ilişkiden kaçınmaları önerilmektedir.

Daha önce düşük yapmış, tedavi ile hamile kalmış, servikal yetmezlik teşhisinin yanı sıra kanaması olan kişilerin hamileliğin ilk 3 ayında cinsel ilişkiden kaçınmaları önerilmektedir. Düşük tehsi taşıyan kişilere çoğu kez doktorları tarafından cinsel ilişki yasağı getirilmektedir.

Hamieliğin ilk 3 ayında oldukça yoğun bir şekilde yaşanan bulantı ve kusmalar, anne adayının cinsel ilişki isteğinde azalma meydana gelmesine neden olmaktadır. Bu nedenle anne adayının değişen hormonları ve psikolojik durumu, cinsel ilişki karşısında isteksiz olmasına neden olabilmektedir.

Hamileliğin ilk aylarında anne adayında meydana gelen fiziksel ve hormonsal değişimler cinsel ilişki sırasında zorlanmalara neden olabilir.

Göğüslerde hissedilen ağrı ve genital bölgedeki kanlanmanın artmasıyla birlikte yoğunlaşan ödem, penisin girişini zorlaştırmakta ve ağrı hissine neden olmaktadır.

Bu durum eşlerin hamileliğin ilk aylarında cinsel ilişki isteklerinin azalmasında etkili bir rol oynamaktadır.

3-6 Ay

Hamileliğin ilerleyen aylarında anne adayının ilgi ve sevgiye daha çok ihtiyaç duyması söz konusu olur.

Bu dönemlerde anne adayı, bebeğinin hareketlerini hissetmeye başlar ve duygusal açısından daha yoğun bir süreç yaşar.

Anne adayının şefkat görme ve sevilme ihtiyacının artış gösterdiği bu dönemlerde anne adayında cinsel ilişki isteği artışgöstermektedir.

Hamilelik döneminde cinsel ilişki sırasında anne adayının en rahat olduğu pozisyon tercih edilmelidir. Doğru ve anne adayı açısından en uygun pozisyonun tercih edilmesi oldukça önemlidir. Bu aylarda cinsel ilişki sonrasında bebeğin hareketlerinde artış gözlemlenir. Bu hareket artışı başta anne adayını korkutsa da herhangi bir sorun teşkil etmemektedir.

Rahmin büyümeye başladığı bu dönemlerde cinsel ilişki sırasında meydana gelen kasılmalar, anne adayı tarafından daha çok hissedilmektedir. Bu kasılmalar riski gebelik grubu dışındaki diğer hamileliklerde teh arz etmemektedir.

6-9 Ay

Uzmanlar tıbbi bir engel görülmedikçe hamileliğin 9. ayına kadar cinsel ilişkinin risk oluşturmadığını belirtmektedir.

Ancak hamileliğin son 1 ayında anne adayında meydana gelen fiziksel değişim ve doğumun yaklaşması nedeniyle ortaya çıkan kaygı, cinsel ilişki isteğinin azalmasına neden olabilir.

Aynı zamanda rahimde meydana gelen kasılmalar nedeniyle teorik olarak cinsel ilişki önerilmemektedir.

Hamileliğin son ayında erken doğum riskine karşı kontrollü cinsel ilişki önerilmektedir. Bazı durumlarda ise hamileliğin son ayında cinsel ilişkiden kaçınılması önerilmektedir. Spermde bulunan prostaglandin maddesi kasılmaları tetiklediğinden erken doğuma neden olabilir.

HANGİ DURUMLARDA HAMİLELİK DÖNEMİNDE CİNSEL İLİŞKİ YASAKLANIR?

  • Çoğul gebeliklerde son 3 ay
  • Sebebi bilinmeyen vajinal kanama
  • Gebelik kesesince erken açılma ve suyun erken gelmesi
  • Kasık ve bel bölgesinde ağrı
  • Aktif kondilom-HPV lezyonlarının varlığı
  • Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyısı olması durumu

HAMİLELİK DÖNEMİNDE CİNSEL İLİŞKİ ERKEN DOĞUMA NEDEN OLUR MU?

Hamilelik döneminde anne adaylarının en çok sorduğu sorulardan biri de cinsel ilişkinin erken doğuma yol açıp açmayacağıdır. Cinsel ilişki sırasında meydana gelen kasılmalar, hamileliğin son dönemlerinde doğum sancısını andırarak ağrılara neden olabilir.

Bazı durum ve kişilerde devam eden bu kasılmalar, erken doğumu tetikleyecek nitelikte olabilir. Bu nedenle anne adaylarının hamileliklerinin son aylarında cinsel ilişkiden kaçınmaları önerilmektedir. Özellikle cinsel ilişkinin dışında mastürbasyon sonucu gerçekleşen kasılmalar daha şiddetli olduğundan doğum sancısına dönüşebilir.

HAMİLELİKTE CİNSEL İLİŞKİ SIKLIĞI

Yapılan araştırmalar sonucunda hamile anne adaylarının büyük çoğunluğunda ilk 3 ayında cinsel ilişkiye karşı isteksizlik gözlemlendiği belirtilmektedir. Ancak 3 ay sonrasında artan cinsel istek doğrultusunda eğer anne adayı riskli gebelik grubunda değil ise cinsel ilişkiye girilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.

3-6 ay aralığında haftada 2-5 kez cinsel ilişkide bulunması önerilirken bu oran hamileliğin ilerleyen aylarında düşürülmektedir.  

Cansu YAVAŞ / NeOldu.com

UYARI !

Haberimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Источник: https://www.neoldu.com/hamile-anne-adaylarinin-cinsellikte-dikkat-etmesi-gerekenler-10388h.htm

14 Maddede Hamile Kalmanın Yolları. Nelerden Sakınmalı? Neler Yapmalı?

Anne adayları dikkat! Depresyon hamile kalma şansını azaltıyor

Hamile kalmak için en uygun zaman her kadında farklıdır. Bununla birlikte yumurtlama döneminin bilinmesi, hamile kalmayı kolaylaştıran en önemli faktörlerden biridir.

Sanılanın aksine korunmasız yaşanan ilişkilerin hepsi hamilelikle sonuçlanmaz. Hamile kalmak için uygun zaman ve koşulların bir arada bulunması gerekir.

Ayrıca yüzde yüz gebe kalmanın hiç bir yöntemi yoktur. 

Hamile Kalmanın Yolları Nelerdir?

Her kadının yumurtlama dönemi farklı olmakla birlikte genel olarak regl döneminin ortası yumurtlama için en uygun zaman olarak kabul edilir. Regl dönemleri 21 gün, 28 gün ya da 31 aralıklarla tekrarlayabilir. Her kadın kendi regl döneminin ne kadar sürdüğünü takip ederek yumurtlama dönemlerini öğrenebilir.

Kıymetli hanımlar ilk aşamada bilmeniz gereken en önemli husus yüzde yüz hamile kalma yöntemleri adına hiç bir çözüm önerisi  verilemez. Ancak gebe kalma sürecini kolaylaştırmak için ovulasyon (yumurtlama) dönemini doğru olarak bilmeniz gerekir.

Adet dönemi bittikten sonraki on dördüncü gün, hamile kalmak için en ideal zamandır. Regl dönemini takip etmek ve ovulasyon dönemini öğrenmek için adet takibi uygulamaları vardır.

Bu uygulamalardan birini kullanarak ya da adet dönemlerinin başlangıç, bitiş ve iki adet dönemi arasındaki süreler not edilerek yumurtlama dönemi hesap edilebilir. Hamile kalmanın püf noktaları şunlardır;

Yaşa dikkat

Hamile kalmak için en uygun yaş 20 yaş ile 35 yaş arasındaki zaman dilimidir. 35 yaşını geçen kadınlarda gebelik şansı genç kadınlara oranla daha azdır.

Doğurganlık 30 ila 35 yaşlarında düşerken 40 yaşından sonra neredeyse imkansız hale gelir.

Bu yaşlarda hamile kalan kadınların haberlerin görüyoruz fakat 40 yaşından sonraki gebeliklerde hem anne hem de bebek büyük risk altındadır.

Sauna gibi yüksek ısı yayan yerlerden uzak durun

Sıcak banyo ya da sauna gibi çok fazla ısı yayan yerler, hamilelik için olumsuz koşullar yaratır. Testisler fazla ısınırsa sperm üretimi azalabilir. Testislerin ısısı, vücudun diğer kısımlarına oranla daha az olmalıdır.

Hamileliği kolaylaştıran ilişki pozisyonları

Sanılanın aksine cinsel ilişki esnasında tercih edilen pozisyonların hamilelik şansını artırdığı kanısı yanlıştır. Doğurganlığı artıracak bir pozisyon olmadığı gibi bunu destekleyen hiçbir araştırma da yoktur.

Kayganlaştırıcı kullanmak

Gizlice hamile kalmanın yollarını arayanların ilk düşüncesi spermin yumurtaya hızlıca ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için de kayganlaştırıcı gibi kremler kullanırlar. Fakat bu tip jeller vajinadaki pH değerini değiştirdikleri için spermlerin ömrünü ve hareket kabiliyetini azaltabilirler.

Doğum kontrol haplarını bırakın

Doğum kontrol haplarını bıraktıktan sonra hemen hamile kalınması mümkün değildir. Özellikle çok uzun zamandır bu tip hapları kullanıyorsanız, adet döngünüzün ve yumurtlama zamanınızın normal hale gelmesi birkaç ayı bulabilir.

Beslenme alışkanlıklarınızı değiştirin

Folik asidin doğurganlığı artırdığı bilinmektedir. Hamile kalmak için en uygun besinlerfolik asit bakımından zengin besinlerdir.

Tam tahıllı gıdalarda ve yeşil yapraklı bitkilerde bolca folik asit vardır. eğer bu besinleri sevmiyorsanız ya da yeterince tüketemiyorsanız takviyeler alabilirsiniz.

Ayrıca omega 3, kalsiyum ve demir içeren gıdaları daha çok tüketerek rahim sağlığı korunur ve gebelik şansı artırılabilir.

Hamile kalmak isteyen kadınlar kafein tüketimlerine de dikkat etmelidirler. Çok fazla kafein almak stres seviyelerini artırabilir ve yumurtalıklara zarar verebilir.

Kilonuzu kontrol edin

Çok fazla kilolu ya da çok az kilolu olmak hamile kalma şansını azaltır. Bu nedenle hamilelik şansını artırmak için beslenmeye dikkat edilmeli, fazla kilolu olmaktan ya da düşük kilolu olmaktan kaçınılmalıdır. Çok zayıf kadınlarda oluşan regl düzensizliği kısırlığa neden olabildiği gibi vücuttaki yağ oranının artması da hamile kalma ihtimalini azaltabilir.

Yumurtlama döneminizi not edin

Doğurganlığın en yüksek olduğu zaman yumurtlama dönemidir. Bu dönem adet döneminin başladığı tarihten sonraki on dördüncü gündür. Yumurtlama döneminde yaşanan cinsel birlikteliklerin hamilelik şansını artırdığı bilinmektedir.

Stresi azaltın

Gebe kalmak isteyen kadınlar fazla stresli ortamlarda bulunmaktan kaçınmalıdırlar. Stresi azaltacak egzersizler bedenlerinin dinlenmesini ve hamile kalmaları için elverişli olmalarını sağlar. Yürüyüşler, hafif koşular, yoga ya da meditasyon gibi uygulamalar stresi uzaklaştırır.

Nasıl Hamile Kalınır?

Pek çok kişi biyolojik olarak nasıl hamile kalınır sorusunun cevabını merak etmektedir. Adet dönemi geciktiğinde ve buna yorgunluk ya da sürekli uyuma hali eşlik ettiğinde kadınların ilk yaptığı şey bir gebelik testi yaptırmaktır. Bu testlerin sonuçlarının negatif çıkması halinde anne olmak isteyen kadınlar depresyona girebilir.

Hamile kalmak isteyen kadınlar uyku düzenlerine dikkat etmeli, alkol veya sigara gibi kötü alışkanlıkları varsa bunları terk etmeli, kronik hastalıkları için tedavi görmeli ve kullandıkları ilaçlara dikkat etmelidirler.

Erkek çocuğa nasıl hamile kalınır?

Anne ve baba adayları bebeklerinin sağlığını cinsiyetlerinden daha çok önemsese de bebeğin cinsiyeti ile ilgili tercihlerde bulunmaları son derece normaldir. Erkek çocuk sahibi olmak isteyen ebeveynler için Çin takvimine göre tek sayılı günlerde ilişkiye girilmesi önerilmektedir. Bir inanışa göre tek sayılı günlerde sperm hızının daha fazla olduğu düşünülmektedir.

Çin takvimini dışında vajinanın pH değerinin de bebeğin cinsiyetini etkilediğine inanılmaktadır. Spermler alkali, rahim içi ise asidiktir. Y kromozomu taşıyan spermler daha yavaş hareket ettikleri için vajinadaki ömürleri oldukça kısadır.

Fakat x kromozomu taşıyan spermler vajinada daha uzun süre hayatta kalabilirler. Bu nedenle erkek çocuk yapmak isteyenler çocuk sahibi olmaya karar verdikten sonraki bir aylık süreçte pH değeri yüksek sular içmelidirler.

Böylece vajina içinin alkali değeri artacak ve Y kromozomu taşıyan spermler daha fazla hayatta kalabileceklerdir.

Bir deShettles metodu vardır. Bu yöntemde belli günlerde cinsel ilişkiye girilmemesi gerekir. Erkek bebeğe hamile kalmak için yumurtlama dönemine en yakın zamanda cinsel ilişkide bulunmalı ve daha sonra beklemeye başlamalıdırlar.

Kıza nasıl hamile kalınır?

Shettles metoduna göre kız çocuk sahibi olmak isteyenler yumurtlama dönemi gelmeden 3 ya da 5 gün önce cinsel ilişkiye girmeli ve daha sonra bir süre beklemelidirler. Bu yönteme göre istenilen cinsiyette bebeğe hamile kalma şansı yüzde 75 oranındadır.

Çin takvimini dikkate almak isteyenler ebeveynler ayın çift günlerinde ilişkiye girmelidirler. Kız bebeğe hamile kalmak için uygulanabilecek bir başka yöntem de pH değeri düşük sular içmektir. Vajinanın asidik ortamı Y kromozomu taşıyan spermlerin hayatta kalma şansını düşürürken, X kromozomu taşıyan spermlerin hayatta kalmalarını sağlar.

Источник: https://yeni-kimlik.com/hamile-kalmanin-yollari.html

Anne depresyonu bebek sağlığını riske atıyor

Anne adayları dikkat! Depresyon hamile kalma şansını azaltıyor

Annelik hüznü yeni anneler arasında oldukça yaygın.

Doğum sonrası depresyon yaklaşık 7 kadından birini etkiliyor ancak, 5 kadından biri semptomları hakkında sessiz kalıyor ve bu nedenle tedavi edilemiyor.

Doğum sonrası depresyon nadiren kendiliğinden kaybolur. Bu durum, çocuğunuzun doğumunu müteakip günler veya aylar sonra ortaya çıkabilir ve tedavi edilmezse haftalar hatta aylarca devam edebilir.

Doğum sonrası depresyonun tedavi edilebilir bir psikolojik bozukluk olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, depresyonla başa çıkmanızı sağlayacak bilgiler verdi.

Bebeğinizle güvenli bir bağ oluşturun

Ebeveynler ve çocuklar arasında oluşan güven sağlıklı duygusal bağlanmanın temelidir. Başarılı bir bağlanma, çocuğun tamamen gelişmesi için kendisini güvende hissetmesini sağlar ve bu bağ hayatları boyunca iletişim kurma ve ilişki kurma biçimlerini etkileyecektir.

Güvenli bir bağ, çocuğunuzun maddi veya duygusal ihtiyaçlarını karşıladığınızda (onları yerden kaldırdığınızda, onları yatıştırdığınızda ve ağladıklarında onları rahatlattığınızda) zamanla oluşur.

Güvenilir kaynak olmak çocuğunuzun kendi duygu ve davranışlarını nasıl yöneteceğini öğrenmesine olanak tanır ve bu da bilişsel gelişimlerini güçlendirmeye yardımcı olur.

Doğum sonrası depresyon erken bağlanma üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir, duygusal bağlanmayı zorlaştırabilir. Bu da hem bebeğinize hem de kendinize bakma yeteneğinizi engeller. Ebeveynle güvenli, güçlü bir bağ kuramayan çocukların davranışsal ve eğitsel problem yaşama olasılığı artırıyor.

Bebeğinizle bağ kurmayı öğrenmek hem size hem de çocuğunuza fayda sağlar. Bebeğinizle olan yakın temas, oksitosin, “aşk” veya “sevgi” hormonu salımınızı sağlar.

Oksitosin düzeyinde bir artış, kendinizi daha mutlu, daha bakımlı ve başkalarının duygularına duyarlı hissetmenizi sağlar ve bebeğinizin sözsüz ipuçlarını daha kolay tanımanızı sağlar.

LOHUSALIK DÖNEMİNİ KOLAYLAŞTIRAN 11 ÖNERİ

İşte bebeğinizle bağı güçlendirmenin bazı yolları:

Cilt teması: Çocuğunuzu emzirerek ya da biberonla besliyor olsanız bile cildinizin onunkiyle temas halinde olmasını sağlayın.

Cilt teması hem sizin rahatlamanızı hem de bebeğinizin rahatlamasını sağlar; aranızdaki bağı geliştirilir.

Cilt temasının ilave faydaları arasında, uzun süre uyku ve uyanıklık dönemleri, soğuk stresin azalması, kilo alımının iyileşmesi, beyin gelişiminin iyileşmesi, ağlamanın azalması ve hastaneden daha erken çıkmak sayılabilir.

Bebek masajı: Dokunma, çocuğunuzun gelişiminin önemli bir parçasıdır ve bağlanma sürecini desteklemeye yardımcı olur. Bebek masajının, doğum sonrası depresyonu olan annelerde semptom şiddetini azalttığı gözlenmiştir.

Gülümseme: Bebeğiniz büyük olasılıkla refleks gülümsemesini kaybedecek ve size 6 ila 12 haftalık bir süre içerisinde ilk gerçek gülümsemesini verecektir. Araştırmalar, bir anne bebeğini gülümsediğini gördüğünde beyninin ödülle ilişkili olduğu alanların aydınlandığını bulmuştur.

Bebeğinizi yüzünüzden yaklaşık 8-12 cm uzakta tutun (böylece sizi görebilirler) ve onlara geniş bir gülümseme verin. Bu gülümsemeyi pekiştirmek için mutlu bir tonda onlara sıcak bir “merhaba” sunun.

Şarkı söylemek: Tempoya, anahtara, sesinizin güzelliğine bağlı olmaksızın bebeğinize şarkı söylemek pek çok avantaja sahiptir. Çocuğunuzun şarkıyla etkileşim kurması, onlara bir kitap okumak veya oyuncaklarla oynayarak onların dikkatini çekmeniz kadar etkilidir.

Söylediğiniz şarkıyı dinlemeleri, kaydedilmiş bir şarkıyı dinlemelerinden kat be kat daha iyidir.

Bebeğinize şarkı söylemek, onlara dikkatini çekerek ihtiyaç duydukları duyu uyarılmalarını sağlamakla kalmaz aynı zamanda sizi ebeveyn olarak güçlendirerek depresyonla ilgili olumsuz düşüncelerden kurtulmanızı sağlar.

DOĞUM SONRASI DEPRESYONUN KONUŞULMAYAN GERÇEĞİ

Kendinize iyi bakın

Kendinize iyi bakmak doğum sonrası depresyonun hafifletilmesi veya önlenmesinin en iyi yollarından biridir. Basit yaşam tarzı seçimleri sağlığınızı ve ruh halinizi geliştirebilir ve kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur.

Omega 3: Somon gibi yağlı balıklarda bulunan omega 3 bakımından zengin yiyeceklerin tüketilmesi doğum sonrası depresyon riskini azaltabilir. Hatta doğum sonrası depresyon için potansiyel bir alternatif tedavi olabilir.

Şekerleme: “Bebeğin uyurken uyu” ifadesi, yeni ebeveynlere tavsiyelerde bulunanlar tarafından genellikle kullanılan bir deyimdir. Bu deyim ebeveynlerin genellikle kulak asmadığı türden bir deyimdir.

Sonuçta yeni doğan bir bebekle uğraşırken, hemen herhangi bir anda uyumak oldukça zordur. Doğum sonrası depresyon ile yaşayan kadınlar genellikle uykusuzluktan şikayet ederler. Dahası, uyku kaliteleri ne kadar düşükse depresyon da o kadar şiddetlidir.

Siz uyurken bebeğinize bakabilecek aile veya arkadaşlarınız varsa, yardımlarını mutlaka listeye eklemeyi unutmayın.

Günışığına çıkın: Güneş ışığına ve temiz havaya maruz kalmanız modunuzu önemli ölçüde artıracaktır. Her gün en az 10-15 dakika boyunca dışarı çıkmayı hedefleyin.

Kendinizi şımartın: Annelik görevinize biraz mola vererek kendinizi şımartmak için küçük adımlar atın. Favori şovunuzu takip edin, köpük banyosu yapın ya da yatıştırıcı kokulu mumlar yakın.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON

Yavaşça rutinli egzersizler deneyin

Çalışmalar, fiziksel aktivitenin doğum sonrası depresyonla mücadelede yardımcı olabileceğini göstermiştir. Doğum sonrası depresyon döneminde egzersiz yapmak, depresyon semptomlarını hafifletmenin yanı sıra daha iyi bir psikolojik refaha ulaşmak için verimli bir yoldur.

Egzersiz, abdominal kasları güçlendirmeye yardımcı olur, stresi azaltır, daha iyi uyku sağlar ve enerjinizi artırır. Sağlıklı vajinal bir doğum yaptıysanız doğumdan birkaç gün sonra hafif tempoda egzersizlere başlayabilirsiniz. Komplikasyonlarınız veya sezaryen doğumlarınız varsa, ne zaman egzersiz yapmaya başlayabileceğiniz konusunda doktorunuza danışın.

Yürüme iyi bir başlangıçtır. Ayrıca yürürken bebeğinizi yanınızda taşıma imkanınız da vardır. Günde yaklaşık 20-30 dakika aktif olmayı hedefleyin. 10 dakika boyunca bile egzersiz yapmanız vücudunuza faydalı olur.

Bir spor salonuna gitmek ilginizi çekmiyorsa eğer o zaman evinizdeki konfor ve mahremiyet içerisinde yapabileceğiniz birkaç fitness DVD'si ve çevrimiçi fitness programını deneyebilirsiniz.

Bir destek ağı oluşturun

Ülkemizde hala anneanne-babaanne desteği imkanlarının mevcut olması bebeğin sorumluluğunu büyüklerle ya da eşle paylaşma olasılıklarımızı çoğaltıyor. Bu desteği en azından kritik dönemlerde sağlamak çok önemli olabilir. İnsanlar sosyal varlıklar olup başkalarıyla etkileşim halindedir.

Olumlu sosyal etkileşimlere ve duygusal desteğe sahip olmak, stresin azalmasına yardımcı olup, yaşamın zorluklarıyla başa çıkmada koruyucu bir faktör olabilir. Yeni anneler bazen kendilerini yalnız hissetmektedirler ve bu da onları bunaltabilir.

Araştırmalar, yalnızlığın sancılı izolasyon duygularına yol açtığını, insanları başkalarından kopardığını ve aidiyet duygusunu gölgelediğini göstermiştir. Yalnızlık, yüksek tansiyon, uyku sorunları, azalmış bağışıklık ve kalp hastalığı risk faktörleri ile de bağlantılıdır.

Başkalarından sosyal ve duygusal destek almak, benlik saygısını ve bağımsızlık duygusunu artırarak, sorunlarla kendi başınıza daha iyi başa çıkmanızı sağlayabilir.

Bazı insanlar komşuları, iş arkadaşları veya ebeveynlik grupları veya anne ve baba sınıflarında tanıştıkları bir kaç kişiyle aralarında güven ve dostluk ilişkileri kurabiliyorlar. Annelikte benzer bir geçiş yaşayan diğer kadınları arayın. Başkalarının aynı hisleri, endişeleri ve güvensizlikleri paylaştıklarını duymak sizi rahatlatabilir.

Öncelikli tedavi yöntemi psikoterapi

Kendi kendinize yardım etmeyi denediniz, yaşam tarzı değişikliği yaptınız veya destek aldığınız halde de iyileşme yaşamadıysanız, mutlaka bir klinik psikoloğa ya da psikiyatra müracaat edin.

Tercih edilecek öncelikli tedavi yönteminin psikoterapi olduğunu hatırlayın ve mecbur kalmadıkça ve doktorunuz şart görmedikçe, öncelikle psikoterapiyi tercih edin. Depresyonunuz şiddetli veya diğer tedaviler belirtilerinizi iyileştirmediğinde antidepresanlar önerilebilir.

Emzirme dönemindeyseniz eğer ilaçlarınızı reçete ederken doktorunuz bunu hesaba katacaktır.

Unutmayın, doğum sonrası görülen depresyonda kimsenin suçu yoktur. Bu tedavi gerektiren tıbbi bir durumdur. Doğum sonrası depresyon, doğumdan hemen sonraki stresli dönemi daha da zorlaştırabilir. Depresyonunuzu yönetmekle ilgili ne kadar erken yardım alırsanız annelik zeine o kadar çabuk varabilirsiniz.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON ÖLÇEĞİ

Lohusalık hikayeleri

+17@dogummelegi:Çınar 23 günlük oldu. Geçenlerde bir takipçim mail atmış, hala cevap veremedim. “Doğumdan sonra hayatın değişti mi?” diye sormuş? Hamile kalmayı düşünen birine ne yazsam da korkutmasam bilemedim? Bu sorunun bana sorulma zamanlaması oldukça yanlış? Şimdi içimi bir dökeyim. #annetopuzu yapmaktan artık başım ağrıyor. Şişşşşşş demekten dilim damağım kurudu. Galiba karpal tünel sendromu oldum. El bileklerim çok ağrıyor. Kendimi unuttum, yorgunluktan ölüyorum, uykusuzum, zayıflamak isterken deli gibi yemek yiyiyorum? Şekil 1 A: Bak botoğrafa kolum pehlivan gibi çıkmış? Elinden gelen desteği vermesine rağmen gece mışıl mışıl uyuyan, gündüz ipad oynayan kocama zaman zaman gıcık oluyorum. Annem bize yerleşsin istiyorum. Çınar uyurken zamanım onun fotoğraflarına bakıp evde salak salak dolanmakla, Çınar uyanıkken onunla ilgilenmekle geçiyor. Resmen aşık oldum yoksa bebek bakmak çok zor. Tek sosyal aktivitem olabilirse Çınar'la parka gitmek. Dip boya, manikür, pedikür, saatlerce alışveriş yapmak uzak bir hayal gibi… Bu hafta “#lohusafarkındalıkhaftası”ymış ben #lohusayımfarkındayım demek istiyorum ama çoğu zaman rüyada gibiyim. Bu günlerin, lohusalığımın farkında değilim. Bu bölüm oldukça zormuş. Hamile kalmadan önce bir simülasyon yapsalar birkaç gün lohusalığı, yenidoğan bebeğimize bakmayı yaşasak acaba kaçımız doğururuz? Bu ilk aylar gerçekten çok zor. Destek almak çok çok çok önemli. Şimdi klasik bir cümleyle paylaşımımı bitiriyorum zira Çınar'ın on dakikalık tilki uykusunda bir tuvalete gideyim diyorum. Bebeğim o kadar tatlı, güzel, mis kokulu bir mucize ki tüm bu zorluklara, her şeye ama her şeye değer? ￰Ve en sevdiğim cümle; “Merak etme bu günler geçecek, hatırlamayacaksın bile…”

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/lohusa/haber/1056303-anne-depresyonu-bebek-sagligini-riske-atiyor

Hamile Kalmak İstiyorum ! Diyenlere 16 Muhteşem İpucu

Anne adayları dikkat! Depresyon hamile kalma şansını azaltıyor

Gebelik bir kadın için şüphesiz hayatının en önemli zaman dilimidir. 9 aylık bu serüvende yaşayacağı zorlukların meyvesi sağlıklı bir bebek dünyaya getirerek alınacaktır.

Anne ve baba adaylarının  çocuk sahibi olmaya karar verdikten sonra, yapmak istediğiniz son şey beklemektir! Gebelik haberi alınana kadar ve testler olumlu çıkana kadar büyük bir heyecan ve kaygı duyulmaktadır. Süreç için yeterli sabır göstermek çok kolay değildir.

 Bu nedenle hamile kalmak istiyorum diyen anne adayları için süreci hızlandırmak ve gebe kalma şansını arttırmak amacıyla uzmanlardan derlediğimiz bilgileri 16 madde halinde sizlere sunacağız.

İşte hamile kalmak istiyorum ne yapmalıyım diyenler için öneriler

1.Hamile kalmak istiyosanız Korunmayı Bırakın

Bir yıldır düzenli ve korunmasız ilişki yaşayan çiftlerim yaklaşık% 84’ü hamile kalmaktadır.  Ay boyunca her iki ila üç günde bir ilişkiye girmek gebe kalma şansını yükseltmektedir.

 Kılavuzlar, bir ilişkinin kadının yumurtladığı günlerle çakışması için düzenli bir cinsel ilişkiye ihtiyaç olduğunu söylüyor. Sadece belirli günlerde az miktarda ilişki yaşıyorsanız maalesef gebe kalma şansınız düşüktür.

  Ay boyunca düzenli cinsel ilişki spermin daha kaliteli olmasına yardımcı olur.

Uzmanlar hamile kalmak istiyorum diyen anne adaylarına, “Gebelik için verimli zaman aralığı değiştiği için, en iyi zamanı doğru bir şekilde belirleyemezsiniz, bu nedenle ay boyunca haftada üç kez korunmasız ilişkiye girin.

” Şeklinde telkinde bulunmaktadır.

Düzenli bir cinsel hayat uzun süre korunmasız şekilde devam ettirildiğinde hamilelik ihtimali bir hayli güçlenecek, hamilelik belirtileri görülmeye başlayacak ve anne baba adayları hayal ettiği bebeğe kavuşacaktır.

2.Gebe kalmak için Adet döngünüzü takip edin

Ay boyunca düzenli ilişki yapılmasa da, adet döngünüzü bilmeniz gerekmektedir. Burada temellere dönersek, bir sperm bir yumurta ile karşılaştığında yumurta döllenir. Yumurta genellikle ayda bir, döngünüzün 14.

Gününde en verimli hale ulaşır ve hamile kalma ihtimali bu dönemde artar. Kısaca hamile olmak istiyorum ne yapmalıyım diyen anne adaylarına uzmanların önerisi adet döngüsü bittikten sonraki 14.

Gün yani adetin ortası en verimli zaman olduğu yönündedir.

Yumurta yalnızca ayda  bir veya iki gün boyunca verimli olur, bu nedenle her ay gerçekte hamile kalabileceğiniz sınırlı bir süre  vardır. Muhtemelen altı gün civarındadır. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmek gerekir.

Eğer düzenli olarak bir cinsel hayatınız varsa daha kaliteli sperm üretimi olur, bu yüzden hamile kalmak istediğiniz ay boyunca yumurtalama ihtimalinizi arttırmak için düzenli ilişkiye devam edin.

Yumurtlama sırasında bazı kadınlar bir tarafta bir ağrı hissi hissederler ve servikal mukus ince ve kaygan hale gelebilir. Bu dönemde yapılan ilişkilerde hamile kalmak ihtimali daha yüksektir.

Düzensiz bir döngüsünüz varsa veya ekstra yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, en verimli zamanınızı öğrenmenize yardımcı olmak için ovülasyon kitleri satın alabilirsiniz.

Bazı çiftlerin belirli bir zamanda seks yapmak takıntı haline gelebilirve hamile kalmak için girilen cinsel ilişki bu çiftler üzerinde çok fazla baskı oluşturabilir. Hamile kalmak isteyen anne adayları ilişki esnasında daha rahat olmalı. Önceki cinsel ilişkilerinden bir farkı olmadığını düşünmelidir.

Ayrıca bakabilirsiniz: 

Adet günü gelmeden hamile olduğumu nasıl anlarım

Adet Öncesi Sendromu Belirtileri ve Erken Hamilelik Belirtileri

Adet Öncesi Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

3.Folik asit Tüketimi !

Gebe kalmayı düşünen kadınlar her gün 400 mcg folik asit takviyesi almalıdır.

 Bazı kadınların her gün 500 mcg folik asit takviyesi almaları önerilir; Örneğin, çölyak hastalığı veya şeker hastalığı olanlar. Folik asit takviyeleri doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Kulanım miktarı yine bir doktor tarafından tayin edilmelidir. (Bakabilirsiniz: Hamilelikte Çölyak Hastalığı,)

Hamile kalmak isteyen kadınlar folik asit kullanırsa (gebe kalmadan önce en az üç ay için idealdir) gebeliğin ilk 12 haftasında bebek de spina bifida olma riski artar.

Hamilelik öncesi hazırlık sürecinde folik asit takviyesi büyük önem taşımaktadır.

Bu dönemde kullanılacak folik asit hamile kalma şansınızı kısmi olarak arttıracak ve daha sağlıklı bir gebelik süreci geçirmenize katkı sağlayacaktır Unutmayın ki hem hamilelik öncesi hemde hamilelikte folik asit kullanımı hayati öneme sahiptir.

4. Doğum Kontrol haplarını erkenden bırakın

Hamile kalmayı düşünmeye başladığınız andan itibaren doğum kontrol haplarını bırakmanız gerekmektedir. Doğum kontrol hapı yumurtlamayı önlemekte ve bu sebeple gebe kalmanın önüne geçmektedir.

Doğum kontrol haplarının bırakılmasının ardınan 1-2 hafta içerisinde doğurganlık işleviniz normale dönebilir.

 Uzmanlar çok uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kişilerin gerçek adet döngüsünün zamanını tam olarak bilmediği ve bu durumun hamile kalma üzerine olumsuz etki gösterebileceğini düşünmektedir.

Bu konuda daha detaylı bilgi için: Hamile Kalmak İçin Doğum Kontrol Hapı Ne Zaman Bırakılmalı?

5.Doktor Kontrolü ile hamilelik başlatın

Hamilelik kalmak istemenin yanında hamile kalmak için uygun olup olmadığınız da önemli önemli bir husustur. Gebelik düşünüyorsanız ilgili sağlık kuruluşuna giderek bir kadın doğum uzmanına yumurtalıklarınızı kontrol  ettirmeniz gerekir.

Yumurtalık yaşlanması ile beraber tekrarlayan düşük ihtimalini ortadan kaldırmak adına önemli bir durumdur. Gebelik süreci tek taraflı bir eylem olmadığından eşinizin de mutlaka sperm aktivite sayım testleri yaptırması gerekmektedir.

Test sonrası gerekiyorsa doktorunuz tedavi başlayacaktır.

Bu süreçte şüphesiz en önemli husus sağlıklı bir bebek dünyaya getirip getiremeyeceğinizdir. Bu bağlamda gebeliği düşündüğünüz andan itibaren bazı tetkikleri yapmanız gerekmektedir.

Hamile kalmak istediğini söyleyen anne adayları mutlaka doğum öncesi testlerini yaptırmalıdır.

Doktorunuz yapacağı  kan tetkiki ve  prenatal tanı testi ile bebek doğurmak için uygun olmadığını sizlere söyleyecektir.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için : Hamilelik Öncesi Doktor Kontrolü yazımızı okuyabilirsiniz.

6. Gebe kalmak için stresten uzak durun

Uzmanlar, hamile kalmak isteyenlerin psikolojik olarak hazır olmalarının  hayati olduğunu söylüyor. Sresli bir süreç geçiren çiftlerin ilişki sonrası hamile kalmak ihtimali oldukça düşüktür. Bu sebeple sakin ve rahat bir dönemde hamilelik düşünmek en sağlıklısıdır.

Bazen çiftlerin yaşam tarzı değişiklikleri gebe kalma üzerine olumlu etki sağlayabiliyor. Uzmanlar, Egzersizin (özellikle yoga ve pilates) , stresden kurtulma da katkı sağlayabileceğini söylemektedir. Hamile kalmak isteyen kadınlar yoga ve pilates gibi dinlendirici sporlar yapabilir.

  Uzmanlara göre Akupunktur da bazı kadınlar için yardımcı olabilir. Ancak kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Hamilelik ve stres üzerine genel öneri şu şekildedir., ​​”Duygularınızı kontrol edin, stres seviyenizi yönetin ve rahatlamak ve kendinizi dinlemek için zaman ayırın. Böylelikle hamile kalmak daha kolay olacaktır.

(Hamileliktr stres konusunda daha detaylı bilgi edinmek için bu makalemizi okuyabilirsiniz=

7.Harika bir tatil iyi gelebilir

Stresin hamileliği olumsuz yönde etkilediğini söyledik. Yapılacak küçük değişikler ve çiftlerin başbaşa yapacakları bir tatil kaçamağı hamile kalma ihtimalini arttırabilen bir unsurdur.

Hamile kalmak istiyorum ne yapmalıyım diyorsanız eşiniz için sürpriz bir tatil ayarlayın ve bir süreliğine tüm dış uyaranlardan soyutlamış şekilde baş başa kalın.

Sadece bu değişiklik bile gebelik ihtimalini arttıran önemli bir unsurdur.

8.İlaçlarınızı tekrar sorgulayın

Bazı ilaçlar adet döngüsünü bozabilmekte veya kadınlık hormonlarının dengelerini değiştirebilmektedir.

Gebe kalmak istiyorsanız kullandığınız ilaçların bu duruma dolaylı yoldan engel olup olmayacağını öğrenmek adına mutlaka doktorunuza başvurun.

Doktorunuz gerekli görürse bazı ilaçları kesebilir veya dozunu azaltabilir. hamilelik öncesinde olduğu gibi hamilelikte ilaç kullanımı da dikkat edilmesi gereken bir husustur.

9. Hamile kalmak istiyorum diyorsanız sigarayı bırakın

Sigaranın zararlarını hepimiz biliyoruz. Hamile kalmak isteyen anne adayı mutlaka ama mutlaka sigarayı bırakmalıdır. Sigara sadece sağlığı etkilemekle kalmayıp cinsel performansı ve doğurganlığı da olumsuz yönde etkilemektedir.

Dünya çapında yapılan bir çok çalışma da sigara içmenin, hatta pasif içiciliğin dahi hamile kalma şansını azalttığı ve çocuk sahibi olma ihtimalini en az düşük seviyelere indirdiğini göstermektedir.

Bu nedenle hamilelikte sigara tüketimi kesinlikle yasaklanmalıdır.

10. Hamile kalmak için Doğal Beslenin

Hamile kalmak istiyorum  ne yapmalıyım diyen bireylere bir çok uzmanın temel tavsiyesi bu süreçte  doğal beslenmeleri yönündedir. Gıdalarda bulunan katkı maddeleri doğrudan veya dolaylı yollardan doğurganlık üzerine etki edebilir.

Özellikle sperm sayısı düşük olan erkeklerin doğal beslenerek aktif olan sperm sayısını arttırabileceği bilinmektedir.

Hem kendi sağlığınız için hem de bir çocuk sahibi olmak için doğal beslenmeyi hayatınızın en önemli yerine yerleştirin! (Ayrıca bkzn: Hamilelikte Sağlıklı Beslenme Listesi ve Hamilelikte Yapılan Beslenme Hataları)

11. Sağlıklı Kiloya Ulaşın

Sağlıklı bir kilo aralığınızdaysanız vücut kitle indeksi ( BKİ ) 18.5 – 24.9 arasındadır. Uzmanlar ve sağlık otoriteleri  29’dan fazla BKI si olan kadınların hamile kalma şansının normal kilolu bireylere göre daha az olduğunu bildirmektedir. Çoğu doktor kısırlık ve benzeri tedavilerden önce hastalara kilo vermelerini önermektedir.

Bu bağlamda bir diyetisyenle görüşebilirsiniz. Unutmayın ki sağlıksız diyetler kilo kaybı sağlasa da sağlığı olumsuz etkileyebilir.

Bir araştırmaya öre aşırı kilo polikistik over sendromuyla ilişkili olup doğurganlığı etkileyebildiği ve düşüklere neden olabilecek düzeyde bir hormon dengesizliğine neden olabildiği belirtilmiştir.

Uzmanlar “Sağlıklı bir yaşam tarzı yaşayın” diyor başta sağlık bakanlığı olmak üzere tüm sağlık otoriteleri, ​​” Egzersiz yapın, sağlıklı beslenin ve mutlu yaşayın şeklinde önerilerde bulunuyor.

Yaşam tarzı değişikliği hamile kalmak istiyorum diyen annelerin temel felsefesi olmalı. Ancak unutmayın ki düşük kilo olmak doğurganlık için fazla kilolu olmak kadar da kötüdür.

Herşeyin olduğu gibi kilonun da normal olanı en doğrusudur.

Bu konuyla alakalı olarak Hamileyken Kilo Verilir Mi? ve Hamilelikte Aşırı Kilo Almamak İçin Öneriler yazılarını da okuyabilirsiniz.

12.Alkol hamile kalmayı önlüyor

Sağlık açısından bir çok olumsuzluğu beraberinde getiren alolün hamile kalmak isteyen bireyler tarafından tüketimi özellikle sakıncalıdır. Uzmanlar alkolün doğurganlık üzerine olumsuz etki edebileceği, aynı zamanda sperm kalitesini de düşüreceği konusunda anne ve baba adaylarını uyarmaktadır.

Hamilelik alkol içilmesi ne kadar sakıncalı bir durum ise hamilelik öncesi alkol kullanımı da aynı şekilde sakıncalıdır.

Yapılan çalışmalar sonrası elde edilen bilgilere göre  kadınların hamilelik sırasında içebilecekleri güvenli miktarda alkol olmadığını ve gebe kalmaya çalışırken alkolü bırakmanın mantıklı olduğunu söylüyor.

13. Doğru Pozisyonlar

Hamile kalmak istiyorum ne yapmam lazım diyen bayanlar özellikle cinsel ilişki pozisyonları konusunda önemli bir arayış içerisine girmektedir.

Bebek yapma için en iyi cinsel pozisyonlar ile ilgili hiçbir bilimsel çalışmalar olmakla birlikte, uzmanlar o spermin hareketine yardımcı olmak amacıyla ” ‘misyoner pozisyonunda’ seks yapmanın döllenmeye fayda sağlayacağını düşünmektedir .

Pelvisi daha da eğmek için altına bir minder bile koyabilirsiniz – bazı kadınlar eğik bir  taşıdığından bu ipucu bazen gerçek anlamda önemli bir yarar sağlayabiliyor.

14. Eşiniz de Önemli

Hamile kalmak istiyorsanız sizinle beraber eşinizin de bazı şeylere dikkat etmesi gerekiyor. Yapılan bazı çalışmalarda kot pantolonlar sperm verimini olumsuz etkileyebilediği görülmütür. Sıkı pantolon yerine gevşek kot  giyen birinin, testislerini daha rahat tutarak bir çocuk sahini olmaya yardımcı olabileceğine dair bazı kanıtlar varken bu durumu reddeden kanıtlar vardır

Optimum yani en ideal sperm üretimi için bir erkeğin testislerinin vücut sıcaklığının altında olması gerektiğini söyleniyor; bu nedenle erkekler saunalar, jakuziler, buhar odaları, sıcak küvetler veya sıcak banyolardan sıcaklığa uzun süre maruz kalmaktan kaçınmalıdır. Bu durumun da sperm kalitesini büyük oranda etkileyebileceği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Uzun mesafeli ve durmadan araba sürüşü, dizüstü bilgisayarlar da çocuk sahibi olmanız konusunda bir engel teşkil edebilir.

15. Çocuk istiyorsanız çok geç kalmayın

Bir kadının doğurganlığı onun yirminci başlarında doruğa ulaşıyor , ancak genellikle kadınlar 30 lu yaşın başlarında hamile kalmak istiyor. Yaş ilerledikçe azalan doğurganlık genellikle 40lı yaşlarda en düşük seviyelere iniyiyor.

Uzmanlar en geç 35 yaşına kadar kişinin gebe kalmasını öneriyor.İleri yaşlarda gebe kalma ihtimali düşmekte ve riskli gebelik ihtimali artmaktadır.

Anne olmak isteyen diğer ve hamile kalmak istiyorum ne yapmalıyım diyen anne adayları mutlaka elini çabuk tutmalı.

16.Gerekiyorsa destek alın

Kadından veya erkekten kaynaklanan bazı durumlardan dolayı gebelik ihtimali ihtimali azalabilmektedir. Böyle durumlarda gelişmiş tıbbi yöntemlerle en kısa sürede tedaviye başlanmalı ve son ihtimalde mutlaka tüp bebek denenmelidir Erken yaşlarda başlayan tedaviler ve tüp bebek uygulaması hamile kalma sürecini hızlandırmaktadır.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Yumurtalık Yaşlanması Nedir? Ne zaman Başlar? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.hamilelikbelirtileri.co/hamile-kalmak-istiyorum/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.