Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!

içerik

Bebeklerde ve çocuklarda kafa darbelerine dikkat! | Anneysen.com

Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!

Kafaya alınan darbeler ve yaralanmalar bebeklik çağında en çok mama sandalyesinden ve beşikten/ kucaktan düşme şeklinde olurken, daha büyük çocuklarda, oy

Kafaya alınan darbeler ve yaralanmalar bebeklik çağında en çok mama sandalyesinden ve beşikten/ kucaktan düşme şeklinde olurken, daha büyük çocuklarda, oyun parklarında ve okullarda geçirdikleri kazalardan dolayı oluyor.

Central Hospital'dan Acil Hekimi Uzm. Dr. T. Alper Yılmaz, bebeklerde ve çocuklarda kafa darbelerine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek ailelerin dikkatli olmaları gerektiğini hatırlattı.

Yenidoğan ve bebeklerde kafa darbeleri

  • Yenidoğanın ve bebeğin başına aldığı darbe eğer çok şiddetli değilse sorun yaratmaz. Çünkü bebeğin beyni, koruyucu bir zar ile bıngıldak bölgesinde koruma altına alınmıştır. Bıngıldak sanıldığı kadar hassas değildir ve koruyucu zarı sağlamdır. Çok sert bir darbe almadıkça, hafif çarpmalardan zarar görmez.
  • Ancak 2 yaşından küçük olan, epileptik yani havale nöbetleri geçiren, felç gibi hareket kusuru olan, gelişme geriliği, kanamaya yatkınlık ve cildinde kolayca morluklar oluşan çocuklar için kafaya alınan darbeler ve travmalar daha fazla risk taşır.

Çocuklarda kafa darbeleri

Çocuklar yetişkinlere oranla yaralanmalara karşı çok daha dayanıklı ve dirençlidirler. Çocukların kafa yapıları ve kemikleri çok daha esnek olduğundan kafalarına aldıkları darbeleri beyne çok yansıtmazlar. Ancak yine de anne-babaların bu konuda tedbirli olmaları gerekir.

Kafa darbeleri sonrasında göz kayması ve kusmaya dikkat

Kafa darbeleri sonrasında en çok dikkat edilmesi gereken, çocuğun gözlerindeki kaymalar, görmesinde bozukluk, gözkapağında bir değişiklik, gözbebeklerinde farklılaşma ve kusmadır. Özellikle ağızdan fışkıracak tarzda kusmalarda acil servislere başvurulmalı, ardından da bir beyin cerrahı uzmanının değerlendirmesi alınmalıdır.

Kafa darbeleri sonrasında rahat nefes alındığından emin olunmalı

Kafa darbeleri sonrasında bilinç kaybı, bayılma, kusma ve hatta kasılmalar meydana geliyorsa, öncelikle çocuğun dilinin içeriye kaçmadığından ve rahat nefes aldığından emin olmak gerekir. Ek olarak çocukta unutkanlık, dezoryantasyon (nerede ve kiminle olduğunu kavrayamama), baş ağrısı ve uyku hali gözlemleniyorsa bu uyarıcılara dikkat edilmelidir.

Çocuğu olduğu yerden kaldırmak ciddi zararla neden olabilir

Kafa darbeleri sonrasında çocuğun kulağından su gibi bir sıvının gelmesi, bir tarafının tutmaması, yürümesinin bozulması gibi durumlar da gözlenebilir.

Çocuk, düşme sonucu şuursuz bir şekilde yerde yatıyorsa mutlaka ambulans çağırılmalı ve bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Böyle durumlarda çocuğu olduğu yerden kıpırdatmak daha ciddi zararlara neden olabilir.

Çocuk büyükse mide bulantıları, kusma ve konuşma bozuklukları yaşanabilir.

Kafa darbeleri durumunda ne yapılmalı?

  • Anne-babalar darbe sonrasında belirtilere dikkat etmelidirler.
  • Darbe esnasında hiçbir şey olmamış gibi görünse de bazı durumlarda belirtiler olayın üzerinden uzun bir vakit geçtikten sonra dahi ortaya çıkabilir. Bu yüzden her darbe, eşit oranda önemli olduğundan, dikkate alınmalıdır.
  • Önden alınan darbe başın arka kısmını, arkadan alınan darbe başın ön kısmını etkileyebilir.
  • Eğer darbe sonucu oluşan açık bir yara gözlemleniyorsa, gazlı bir bezle yoksa temiz bir bezle yara-kesik üzerine bastırılarak kanama durdurulabilir.
  • Başa alınan darbeler bazen boyunla bağlantılı olabileceğinden, boyun yaralanmalarına da dikkat edilmelidir. Bu tür vakalarda gerekirse görüntüleme yöntemi ile tetkik yapılmalıdır.
  • Kafa travması sonrasında hastanede darbenin nasıl gerçekleştiği detaylıca sorulur, muayene gerçekleştirilir.
  • Muayene sonrasında röntgen, bilgisayarlı tomografi ya da MR istenebilir. Muayene bitiminde çocukta herhangi bir problem görülmezse bazen hiçbir tetkik istenmeyebilir.

Çocuğu kafa darbelerinden korumak için

  • Çocuk henüz tutunarak kendi başına ayağa kalkamıyorsa, çocuğun yattığı karyolanın her iki yanına bariyer konularak çocuğun yataktan düşmesini engellenebilir.
  • Eğer çocuk tutunarak ayağa kalkıyorsa, bariyerler tek başına yeterli olmayabilir.
  • Çocuğun bariyerleri aşıp düşmesi ihtimaline karşın minder tarzı yumuşak malzemelerle yatak çevresi güvenli hale getirilmelidir.
  • Karyolanın fazla yüksek olmamasına dikkat edilmelidir.
  • Emekleme döneminde olan çocuk, uzun süre tek başına bırakılmamalıdır. Pencerelerde çocuk kilidi olmalı, çocuğun üzerine basıp düşebileceği eşyalar sabitlenmeli, çocuk, balkon ve merdivenlerden uzak tutulmalıdır.
  • Mobilyaların sivri köşelerinde plastik köşe koruyucular kullanılmalıdır.

Источник: //www.anneysen.com/hamilelik/makale/saglik-bebeklerde-ve-cocuklarda-kafa-darbelerine-dikkat_1915

Çocuklarda baş ağrısının sebepleri nedir? Neler yapmalı?

Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!

Ebeveynler çocukların şikayetleri ciddi olmadan ve süreğen (kronik) hale gelmeden baş ağrısını genellikle geçiştirirler. Altta yatan nedenler alışılagelen nedenler olabileceği gibi hayatı tehdit eden sorunların habercisi de olabilir.

Bu yüzden çocuklardaki baş ağrısını önemseyerek ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek ve nedenlerini ortaya çıkarmak gerekir.

Anne-babalar dikkat! Eğer çocuğunuz başının ağrıdığını çok sık söylemeye başladıysa, okul başarısında azalma, ze aldığı aktivitelerden kaçınma, fazla ışık ve gürültüden rahatsız olarak sessiz ve karanlık yerler tercih etmeye başladıysa, uykudan uyandıran bir baş ağrısı varsa ciddiye alın ve bir uzmana başvurun.

Çocuklarda görülen baş ağrısının mutlaka araştırılması gerektiğini belirten Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr.

Adnan Ayvaz, beynimizin bir organ olarak ağrıya duyarlı olmadığını ancak beyni sıkıştıran, basınç yapan, içindeki sıvıyı ve kan akımını etkileyen her türlü durumun ağrıya duyarlı beyin zarları, damarlar ve beyinden çıkan sinirler aracılığıyla ağrı duymamıza sebep olduğunu söyledi.

Baş ağrısı okul başarısını etkiler

Dr. Ayvaz, ‘Ülkemizde yapılan çeşitli çalışmalarda okul çocuklarındaki baş ağrısını genelde %28 oranında bulurken bu durumunda %16 oranında okula devamsızlıkla sonuçlandığı gösterilmiştir.

Bir başka çalışmada da okul revirine veya hemşiresine başvurma nedenleri arasında baş ağrısının %75 oranında en sık görülen şikayet olduğu tespit edilmiştir.

Okul çocuklarında aynı zamanda stres ve kaygı durumlarında da en sık kullanılan bahanenin baş ağrısı olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.’ açıklamasını yaptı.

Kız çocuklarının başı daha çok ağrıyor

Baş ağrısını ‘beyinde veya vücutta meydana gelen bozukluğun habercisi yani alarmı’ diye tanımlayan Doç. Dr. Adnan Ayvaz, “Çalışmalar baş ağrısını arttıran nedenler içinde yaş, cinsiyet, ailede baş ağrısı öyküsü ve araç tutma öyküsü varlığının önemli olduğunu göstermektedir.

Baş ağrısı yedi yaşına kadar kız ve erkek çocuklarda eşit oranda görülürken bu yaştan sonra kızlarda sıklığı giderek artmaktadır. Tekrarlayan baş ağrısı sıklığı yedi yaşına kadar %2.5 iken 15 yaşında bu oran %15’e çıkmaktadır.

Erken ergenlik döneminde kızlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir” dedi.

Yiyeceklere dikkat edin

Baş ağrılarını birincil ve ikincil baş ağrısı bozuklukları olarak sınıflandırıldığını vurgulayan Doç. Dr. Adnan Ayvaz, birincil baş ağrısı bozukluklarını şöyle anlattı: “Birincil bozukluklar olarak öncelikle migren, gerilim tipi ve küme şeklinde baş ağrısı bozukluklarını görüyoruz. Bu tip baş ağrıları genellikle tekrarlayıcı ve süreğen karakterdedirler.

Hayatı tehdit etmezler ancak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerler. Çevresel faktörler bu tip baş ağrıları için tetikleyici olabilir. Örneğin gürültü, fazla ışık, açlık, yorgunluk, uykusuzluk, stres, rüzgârlı ve basıncı yüksek hava durumu, bazı yiyecekler (peynir, çikolata, kafeinli içecekler, bazı meyveler, monosodyum glutamat içeren hazır gıdalar, baş ağrısı krizlerini arttırır.

Krizler dışında hasta tamamen normaldir.”

Telefon ve tabletleri uzun süre kullandırmayın

İkincil baş ağrısı bozukluklarının daha sık yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Adnan Ayvaz, akut sinüzit gibi enfeksiyon hastalıklarının baş ağrısına neden olabileceğini, halsizlik, ateş, fazla uyuma ve sürekli ağrı gibi belirtiler verebileceğini belirtti.

Tedavi edilmezse hayatı tehdit edici anevrizma yırtılması veya beyin tümörü gibi hastalıkların da ikincil baş ağrısı grubunda yer aldığını, en korkulan durumlar olmasına rağmen bunların çok nadir görüldüğünü söyledi.

Uyku düzensizliğinin de baş ağrısına neden olduğunu hatırlatan Ayvaz, anne babalara şu uyarılarda bulundu: “Uyku düzensizliği çocuklarda baş ağrısı yapabilir. Çocuklarınızın düzenli ve yeterli uyuduğundan emin olun.

Ayrıca bilgisayar, tablet ve telefonun da aşırı kullanılması uyuma saatinin geçirilmesine, uykunun kaçırılmasına yol açtığı gibi baş ağrılarını da tetikler.

Çocuklarınızın sağlığı için bu iletişim ve eğlence araçlarını (tamamen yasaklamaktan ziyade) kullanım sürelerini sınırlı ve kontrolünüzde olmasını sağlayın.”

Önce sebepleri ortadan kaldırın

Çocuklarda ara sıra olan kısa süreli ve hafif ağrıların sık görüldüğünü ve genellikle özel bir tedavi gerektirmediğini söyleyen Doç. Dr. Adnan Ayvaz, tedavinin orta veya şiddetli olan, tekrarlayan veya ilerleyici olan ağrılarda gerekli olduğunu belirtti.

Tedavinin ilk basamağını, ‘ilaç tedavisinden önce başı ağrıtan sebepler ortaya çıkarılıp bu sebeplerden kaçınmaya çalışmak’ olarak tanımlayan Doç. Dr.

Adnan Ayvaz, “Baş ağrısının akut tedavisi ve krizlerin gelmesini, ortaya çıkmasını önleyici ilaç tedavileri farklıdır ve doktor önerisi doğrultusunda yapılmalıdır.

Doktor kontrolü olmadan ağrı kesicilerin sürekli ve fazla kullanımı böbrek, karaciğer gibi hayati organlara zarar verebilecek etkiler yapabilir. Öncelikle sebebi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi yaklaşımı seçilmelidir” dedi.

Rutin göz muayenesi yaptırın

Çocuklarda görme kusurlarının da baş ağrısına neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Adnan Ayvaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Kırma kusuru gibi görme ile ilgili baş ağrılarında uygun gözlük tedavi edici olabilir.

Çocuklarda göz ve görme sorunları her zaman kolay fark edilemeyeceğinden, şikayeti olmasa da, rutin göz muayenesinden geçmesi önerilmektedir.

Baş ağrısına sebep olan durumlar ortadan kaldırılmadıkça yapılacak tedaviler ya kısa süreli fayda sağlar ya da etkisiz kalır.”

Baş ağrısı neden kaynaklanır? Ağrı için ne yapmalısınız?

Источник: //indigodergisi.com/2017/01/cocuklarda-bas-agrisinin-sebepleri-nedir/

Anne ve Babanın Boşanması Çocuğun Psikolojisini Nasıl Etkiler? Boşanan Ailelere Yardımcı Öneriler – Sağlık Ocağım .NET

Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!

Boşanma, yasalar çerçevesinde gerçekleştirilmiş olan evliliğin, tarafların karı koca olarak hiç bir bağları kalmaksızın, eğer çocukları varsa hakları saklı kalmak üzere yargıç kararıyla sona erdirilmesi ve tarafların başkalarıyla evlenebilmesine olanak sağlayan hukuki bir işlemdir.

Boşanma nedenleri

Boşanmaya sebep olabilecek birçok etken olabilir.

  • Ekonomik güçlükler
  • Sağlık sorunları
  • İşsizlik
  • Alkol bağımlılığı
  • Kumar bağımlılığı
  • Uyuşturucu madde kullanımı
  • Çocuklar ve eşlerin aileleri ile ilgili problemler
  • Aşırı ilgisizlik
  • Aşırı kıskançlık
  • İhanet gibi durumlar boşanmaya neden olabilir.

Boşanmış ailelerin çocukları mutlu olabilir mi?

Boşanma çocuklar açısından her zaman zor olmakla birlikte, yıkıcı olmak zorunda değildir.

Boşanmış ve yalnız yaşayan ebeveynler çocuğu büyütme ve uyum sağlamayı yaşamının en önemli amacı olarak görürse, bu çocuklar da iki ebeveynli ailelerdeki çocuklar kadar iyi ve mutlu yetişebilirler.

Bir çocuğun uzun vadede anne ve babasının boşanmasına ne derecede uyum sağlayacağını, anne ve babanın bu duruma ne derecede uyum sağladıkları belirler.

Boşanma çocukların psikolojisini ve yaşamını nasıl etkiler?

Ebeveynleri  boşanma kararı almış ya da boşanmak üzere olan çocuklar çeşitli heyecanlar ve sorunlar yaşarlar.

Birçok çocuk anne ve babasının boşanma döneminde korku, kafa karışıklığı, hiddetlenme ve güvensizlik gibi karışık duygular hissedebilir; bazen de ebeveynlerin onu terk edeceğini düşünebilir.

Anne babasının ilişkisi ne kadar kötü olursa olsun, her çocuk boşanmayı bir kayıp olarak algılar.

Anne babasının boşandığı dönemdeki yaşlarına ve gelişme evrelerine bağlı olarak, çocuklar duygularını farklı şekillerde gösterirler.

Okul öncesi çocuklarda boşanmanın kötü etkileri: Henüz okula başlamamış olan çocuklar, bir ebeveynden ayrılacakları için ya da başka insanların (anneanne, babaanne, amca, dayı gibi akrabalarda ya da çocuk yuvası gibi bir kurumda) kalacağı için korkabilirler. Bazı çocuklar anne ve babasının boşanması konusunda kendisini suçlayabilir. Bu çocuklar bunalımlar geçirebilir, uyku, yeme ya da tuvalet alışkanlıklarında sorunlar ortaya çıkabilir ya da bu düzenleri değişebilir.

Okul çağındaki çocuklarda boşanmanın kötü etkileri: Okula giden çocuklar huysuz, ağlamaklı, öfkeli, dalgın, saldırgan olabilirler ve/veya okula gitmeyi korkabilirler ya da bunalımlar geçirmekten korkabilirler.

Boşanmadan dolayı üzüntü duyduklarını ve onların tekrar bir araya gelmelerini çok istediklerini söylerler. Onlara olan bağlılıklarını paylaştırmak zorunda kaldıkları için kaygı duyabilirler. Okul başarılarında düşüş gözlenebilir.

Beslenme ve uyku bozuklukları yaşayabilirler.

Ergenlerde boşanmanın kötü etkileri: Anne ve babası boşanmış büyük çocuklarda ve ergenlerde baskın duygu durum değişiklikleri ve şiddetli öfke vardır. Bu yaşlardaki çocuklar genellikle taraf tutar ve suçu diğer ebeveyne yüklerler.

Ergenlik döneminde anne ve babası boşanmış çocuklar ailesinden ve arkadaşlarından da uzaklaşabilir, saldırgan bir birey olabilirler.

Boşanmanın maddi sonuçlarından kaygı duyabilirler, depresyona girebilirler, ileride yaşayacakları yakın ilişkiler (karşı cinse bağlanmak ve onunla ilgili gelecek planları yapmak gibi) konusunda karamsarlık hissedebilirler. Anne babası boşanmış birçok ergen alkol, sigara ya da başka maddelere başlama eğilimi gösterebilir.

Boşanma ve Çocuk

Anne babası boşanan çocukların bu duruma uyum sağlaması için öneriler

Boşanmadan sonra ailenin yeni dinamiğini yönlendirirken öncelikle çocuğunuzun ya da çocuklarınızın menfaatlerini düşünmeniz gerekir.

Aşağıdaki öneriler, anne babası boşandıktan sonra çocuğun yaşama uyum sağlamasına yardımcı olabilir: 

  • Eski kavgalarınızı ve anlaşmazlıklarınızı bir kenara bırakmalı ve çocuğun geleceğini düşünmelisiniz. Boşanmış olmalarına rağmen iki ebeveyn de birlikte çalışırsa, net tavsiyeler ve istikrarlı bir rutin sürdürülürse, her iki evde de birbirine benzeyen kurallar ve disiplin uygulanırsa çocuk en iyi şekilde yetişecektir.
  • Çocuğunuzu duygularını size anlatmayı teşvik edin ve bunu yaparken nasıl hissetmesi gerektiği hakkında siz yönlendirme yapmayın. Çocuğunuz bu dönemde içine kapanabilir ve duygularını sizinle paylaşmak istemeyebilir.
  • Her iki ebeveyn de birbiri hakkında negatif şeyler söylememelidir, çünkü eski eşinizi kötülemek, çocuğun ortada sıkışmışlık duygusu hissetmesine sebep olur. Anne babası boşanmış çocuk iki ebeveyn hakkında da pozitif görüşlere sahip olursa kendini daha güvende ve daha iyi hissedecektir.
  • Çocuk yanında kalmadığı ebeveyni ile de iyi bir ilişki sürdürmeli ve olabildiğince sık görüşmelidir ve her iki ebeveyn de bu konuda anlayışlı olmalı ve çocuk istemese bile bu konuda mümkün olduğunca teşvik etmelidir.
  • Ebeveynler çocuktan, birbiri arasında tercihler yapmasını istememelidir.
  • Eşler çocuğunu ya da çocuklarını birbiri arasında aracı olarak kullanmamalıdır. Ziyaretler için eşler birbiri ile randevulaşmalıdır ve okul, disiplin sorunları gibi konularda özel görüşmelidir.
  • Ebeveynler, çocuğun hangi ebeveynde nasıl duracağı konusunda hukuk savaşlarına girmekten kaçınmalıdır. Bu tür mahkemeler çocuğunuzun geleceğe emniyetsiz bakmasına ve güvensizliğe yol açar. Hangi ebeveyni ile kalacağını çocuğun kendisinin seçmesine izin verilmelidir.
  • Çocuğun iki ev arasında giysilerini ve diğer bazı eşyalarını paylaştırmasına izin verilmeli ve her iki evde de çocuğun eşyalarına yer ayrılmalıdır.
  • Çocukla yeterli vakit geçirilmediği için telafi olarak ona sık sık hediye alma gereksinimi duyulmamalı ve istediği her şeye evet denilmemelidir.
  • Çocuk bir ebeveynde kaldığı dönemde de diğer ebeveyni ile görüşmesine izin verilmelidir.
  • Özellikle ergenlik çağındaki çocuklar kardeşlerinden ayrı bir evde yaşamak istemezler ya da bunu tam olarak ifade edemezler, bu nedenle kardeşler istemediği sürece ya da bunu tam olarak ifade edemedikleri sürece kardeşler birbirinden ayrılmamalıdır.
  • Ebeveynler boşandıktan sonra sebep ne olursa olsun çocuğun ya da çocukların yanında tekrar tartışmaktan kaçınmalıdır.
  • Çocuğunuz ya da çocuklarınız sizin flörtlerinizi (annenin erkek arkadaşını, babanın bayan arkadaşını) çabuk ve kolay bir şekilde kabullenmeyebilir, bu nedenle bunu çocuğunuzdan kolay kabullenmesini beklemeyin. Boşanmadan sonra en iyi koşullarda bile ebeveynlerin yeni cinsel arkadaşlıkları çocuklarda uyum sorunlarına neden olmaktadır. Bu geçiş döneminde çocuğunuza daha fazla zaman ayırmalı ve sabırlı olmalısınız.
  • Boşanma sonrası kendi gereksinimlerinizi de karşılamaya çalışın. Siz, boşanmış bir birey olduğunuzu ve kendi gereksinimlerinizi de karşılamak zorunda olduğunuzu fark edip uyum sağlarsanız çocuğunuz da yeni yaşamıyla daha iyi başa çıkabilir, bu duruma daha kolay ve daha kaliteli uyum sağlayabilir.Boşanma çocukları nasıl etkileri

Güç bir boşanmadan sonra yaşantınızı devam ettirme konusunda oldukça zorlanırsınız, bu gibi durumlarda yardım isteyin. Tek ebeveynler için tasarlanmış toplumsal programları araştırın.

Eğer, boşanma sonrası kendinizi umutsuz, tek başına kalmış ve değersiz hisseder ve hiç bir şeyden ze alamaz hale gelirseniz bir psikiyatri uzmanına başvurun (depresyon geçiriyor olabilirsiniz) ve bu durum tedavi gerektirir.

Benzer sağlık yazıları

Источник: //www.saglikocagim.net/anne-babasi-bosanan-cocuk-psikolojisi-yardimci-oneriler-bosanma-cocuklar/

Baş ağrısı çocuğunuzun okul başarısını etkiliyor

Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!

Erişkin insanlarda olduğu gibi çocukların da başı ağrır. Tekrarlayan baş ağrıları okul sorunlarına, öğrenme güçlüğüne neden olabilir.

Ebeveynler çocukların şikâyetleri ciddi olmadan ve süreğen (kronik) hale gelmeden baş ağrısını genellikle geçiştirirler. Altta yatan nedenler alışılagelen nedenler olabileceği gibi hayatı tehdit eden sorunların habercisi de olabilir.

Bu yüzden çocuklardaki baş ağrısını önemseyerek ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek ve nedenlerini ortaya çıkarmak gerekir.

Anne babalar dikkat

Eğer çocuğunuz başının ağrıdığını çok sık söylemeye başladıysa, okul başarısında azalma, ze aldığı aktivitelerden kaçınma, fazla ışık ve gürültüden rahatsız olarak sessiz ve karanlık yerler tercih etmeye başladıysa, uykudan uyandıran bir baş ağrısı varsa ciddiye alın ve bir uzmana başvurun.

Çocuklarda görülen baş ağrısının mutlaka araştırılması gerektiğini belirten Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr.

Adnan Ayvaz, beynimizin bir organ olarak ağrıya duyarlı olmadığını ancak beyni sıkıştıran, basınç yapan, içindeki sıvıyı ve kan akımını etkileyen her türlü durumun ağrıya duyarlı beyin zarları, damarlar ve beyinden çıkan sinirler aracılığıyla ağrı duymamıza sebep olduğunu söyledi.

Baş ağrısı okul başarısını etkiler

Doç. Dr. Ayvaz, “Ülkemizde yapılan çeşitli çalışmalarda okul çocuklarındaki baş ağrısını genelde %28 oranında bulurken bu durumunda %16 oranında okula devamsızlıkla sonuçlandığı gösterilmiştir.

Bir başka çalışmada da okul revirine veya hemşiresine başvurma nedenleri arasında baş ağrısının %75 oranında en sık görülen şikâyet olduğu tespit edilmiştir.

Okul çocuklarında aynı zamanda stres ve kaygı durumlarında da en sık kullanılan bahanenin baş ağrısı olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır” şeklinde konuştu.

Kız çocuklarının başı daha çok ağrıyor

Baş ağrısını 'beyinde veya vücutta meydana gelen bozukluğun habercisi yani alarmı' diye tanımlayan Doç. Dr. Ayvaz, “Çalışmalar baş ağrısını arttıran nedenler içinde yaş, cinsiyet, ailede baş ağrısı öyküsü ve araç tutma öyküsü varlığının önemli olduğunu göstermektedir.

Baş ağrısı yedi yaşına kadar kız ve erkek çocuklarda eşit oranda görülürken bu yaştan sonra kızlarda sıklığı giderek artmaktadır. Tekrarlayan baş ağrısı sıklığı yedi yaşına kadar %2.5 iken 15 yaşında bu oran %15'e çıkmaktadır.

Erken ergenlik döneminde kızlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir” dedi.

Yiyeceklere dikkat edin

Baş ağrılarını birincil ve ikincil baş ağrısı bozuklukları olarak sınıflandırıldığını vurgulayan Doç. Dr.

Ayvaz, birincil baş ağrısı bozukluklarını şöyle anlattı: “Birincil bozukluklar olarak öncelikle migren, gerilim tipi ve küme şeklinde baş ağrısı bozukluklarını görüyoruz. Bu tip baş ağrıları genellikle tekrarlayıcı ve süreğen karakterdedirler.

Hayatı tehdit etmezler ancak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerler. Çevresel faktörler bu tip baş ağrıları için tetikleyici olabilir.

Örneğin gürültü, fazla ışık, açlık, yorgunluk, uykusuzluk, stres, rüzgârlı ve basıncı yüksek hava durumu, bazı yiyecekler (peynir, çikolata, kafeinli içecekler, bazı meyveler, monosodyum glutamat içeren hazır gıdalar, baş ağrısı krizlerini arttırır. Krizler dışında hasta tamamen normaldir.”

Telefon ve tabletleri uzun süre kullandırmayın

İkincil baş ağrısı bozukluklarının daha sık yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Ayvaz, akut sinüzit gibi enfeksiyon hastalıklarının baş ağrısına neden olabileceğini, halsizlik, ateş, fazla uyuma ve sürekli ağrı gibi belirtiler verebileceğini belirtti.

Tedavi edilmezse hayatı tehdit edici anevrizma yırtılması veya beyin tümörü gibi hastalıkların da ikincil baş ağrısı grubunda yer aldığını, en korkulan durumlar olmasına rağmen bunların çok nadir görüldüğünü söyledi.

Uyku düzensizliğinin de baş ağrısına neden olduğunu hatırlatan Ayvaz, anne babalara şu uyarılarda bulundu: “Uyku düzensizliği çocuklarda baş ağrısı yapabilir. Çocuklarınızın düzenli ve yeterli uyuduğundan emin olun.

Ayrıca bilgisayar, tablet ve telefonun da aşırı kullanılması uyuma saatinin geçirilmesine, uykunun kaçırılmasına yol açtığı gibi baş ağrılarını da tetikler. Çocuklarınızın sağlığı için bu iletişim ve eğlence araçlarını (tamamen yasaklamaktan ziyade) kullanım sürelerini sınırlı ve kontrolünüzde olmasını sağlayın.”

Önce sebepleri ortadan kaldırın

Çocuklarda ara sıra olan kısa süreli ve hafif ağrıların sık görüldüğünü ve genellikle özel bir tedavi gerektirmediğini söyleyen Doç. Dr. Ayvaz, tedavinin orta veya şiddetli olan, tekrarlayan veya ilerleyici olan ağrılarda gerekli olduğunu belirtti.

Tedavinin ilk basamağını , 'ilaç tedavisinden önce başı ağrıtan sebepler ortaya çıkarılıp bu sebeplerden kaçınmaya çalışmak' olarak tanımlayan Doç. Dr.

Ayvaz, “Baş ağrısının akut tedavisi ve krizlerin gelmesini, ortaya çıkmasını önleyici ilaç tedavileri farklıdır ve doktor önerisi doğrultusunda yapılmalıdır.

Doktor kontrolü olmadan ağrı kesicilerin sürekli ve fazla kullanımı böbrek, karaciğer gibi hayati organlara zarar verebilecek etkiler yapabilir. Öncelikle sebebi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi yaklaşımı seçilmelidir” şeklinde konuştu.

Rutin göz muayenesi yaptırın

Çocuklarda görme kusurlarının da baş ağrısına neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Ayvaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Kırma kusuru gibi görme ile ilgili baş ağrılarında uygun gözlük tedavi edici olabilir.

Çocuklarda göz ve görme sorunları her zaman kolay fark edilemeyeceğinden, şikâyeti olmasa da, rutin göz muayenesinden geçmesi önerilmektedir.

Baş ağrısına sebep olan durumlar ortadan kaldırılmadıkça yapılacak tedaviler ya kısa süreli fayda sağlar ya da etkisiz kalır.”

Источник: //www.kadinvekadin.net/bas_agrisi_cocugunuzun_okul_basarisini_etkiliyor.html

Çocuklarda Baş Ağrısına Dikkat!

Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!

Çikolata, kola gibi gıdaların az tüketilmesi, gürültülü müzik dinlenmemesi, bilgisayar başında geçirilen sürenin sınırlı olması migreni davet eden koşulları azaltabilir.

Migren ataklarının sadece yetişkinlerde olduğu düşünülür. Ancak küçük yaştaki çocukların bile baş ağrısından yakındıkları biliniyor. Kız çocuklarında erkeklere nazaran daha sık görülen migren, okul çağındaki çocukların performansını ve günlük yaşamdan ze almalarını etkiliyor.

Çocuklarda Baş Ağrısını Dikkate Alın!

Migren;  ataklar halinde ortaya çıkan, genellikle bir yarısında zonklayıcı özellikte, bulantı- kusma, baş dönmesi, ışık ve sese karşı duyarlılığın artmasıyla, görmeye ilişkin bozuklukların eşlik edebildiği, toplumda yaygın olarak görülen bir baş ağrısı tipidir.

Eski çağlardan beri nedeni bilinemeyen bu ağrının, beyin damarları ve sinir iletim sistemindeki kimyasal değişikliklerle ortaya çıktığı düşünülüyor. Ailesinde migren hikayesi olan çocuklarda daha sık görülüyor olması, hastalığın genetik özellikleri olduğunu da düşündürüyor.

Baş ağrısı ayrıca; çocukların okul performansını, ev ödevlerini, boş zaman aktivitelerini ve günlük yaşamdan ze almalarını etkileyen ciddi bir rahatsızlık.

Baş ağrısı kız çocuklarında 2 kat daha fazla görülüyor

Baş ağrısı erişkinlerde olduğu gibi çocukluk çağında da sıkça karşılaşılan bir yakınma olarak dikkat çekiyor. Bu ağrı nedenleri arasında başta gelen migrenin, çocuklarda yüzde 3-10 oranında görüldüğü biliniyor. Okul çağına gelene dek kız ve erkek çocuklarda eşit oranda görülen baş ağrısı, ergenlik çağı ile birlikte kız çocuklarında iki kat daha sık ortaya çıkıyor.

Çocuğun baş ağrısı tanımlaması anne-baba için kaygı verici olabilir.  Ailenin genel endişesi, beyinde ağrıya sebep olması muhtemel bir sorunun olup olmadığı yönündedir. Bu nedenlerle hekime sıkça müracaat edilir.

  Ağrının özellikleri,  ortaya çıkış ve seyrinin ayrıntıları, eşlik eden bulguların değerlendirilmesi, fiziki ve nörolojik muayene, laboratuar tetkikleri ve gerekiyorsa MRI, BBT gibi görüntüleme yöntemleri ile ağrının olası sebeplerine yaklaşmak mümkün olabilir.

Huzursuzluk, mide bulantısı ve kusma ağrı habercisi olabilir

Çocuklarda ağrı başlamadan önce birtakım haber verici belirtiler ortaya çıkabilir. Bazı çocuklarda huzursuzluk, kendini kötü hissetme, mide bulantısı ve kusma görülebilir.

Erişkinlerde de görülen klasik migren baş ağrısı özelliklerinden farklı olarak, çocukluk çağı migreninde ağrı başın tümünde hissedilebilir ve 2 saatten kısa sürebilir.

Uyku ihtiyacına yol açabildiği gibi, ağrı uyku ile de düzelebilir.

Baş ağrısı genetik mi?

Erişkinlerde aura olarak tanımlanan görmeye ilişkin migren öncülü belirtiler yerine; çocuklarda araç tutması, bir nedene bağlanamayan baş dönmeleri ve karın ağrısı gibi ağrı habercisi belirtiler görülebilir.

Açlık, yüksek ses, parlak ışık, sıcak- soğuk değişiklikleri, bazı gıdaların alımı ya da psikolojik stresin migren ağrısını tetikleyebileceği de biliniyor.

Çocuğun anne veya babasında, ya da her ikisinde görülen migren varlığı, ağrıya genetik bir yatkınlık sağlayabilir.

Gürültülü müzikten ve bilgisayardan uzak durulmalı

Migren, çocukların birçoğunda ileriki yaşlarda kaybolur. Doktorun verdiği önerilere ve ilaçlara uymak, gerekli durumlarda kullanmak için çocuğun yanında ilaç bulundurmak da tavsiye edilir. Migreni başlatan faktörlerden uzak kalmak önemlidir.

Çikolata, kola gibi gıdalardan çocukları uzak tutmak, gürültülü müzik dinlemelerini, bilgisayarda uzun süre vakit geçirmelerini önlemek ağrıların sıklığını azaltır.

Çocuğun düzenli olarak egzersiz yapması da, stresi azaltarak migren ataklarının gelişini engeller.

Ağrının sebebi belirlenmeli

Baş ağrısı şikayeti ile gelen bir çocukta öncelikle beynin tümoral ve damarsal hastalıkları, sistemik veya enfeksiyona bağlı hastalıklar, göz bozuklukları, psikolojik rahatsızlıklar, okul veya aile içi sorunların olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

Bu sebepler haricinde ise migren ya da gerilim tipi ağrılardan söz edilebilir. Ağrının sıklık ve şiddetini takip etmek, ortaya çıkarıcı faktörleri tespit ederek buna yönelik önlemler almak gerekir.

Depresyon da migreni tetikler

Çocuklarda migren ve gerilim tipi baş ağrılarının bir arada görülebildiği ya da depresyon ve kaygı bozukluğunun doğrudan migreni tetikleyebildiği de biliniyor. Okulda veya aile içinde yaşanılan sorunlar baş ağrılarını tetikleyebilir.

Bu durumlardan hangisinin baş ağrısına sebep olduğu ancak uzman doktorlar tarafından belirlenebilir. Bu konuda çocuk psikiyatristleri, aile, öğretmen işbirliği ve hekimin bilgilendirmesi oldukça önemlidir.

Gerekirse çocuk psikiyatrisinden destek alınması da önerilir.

Aile çocuğu gözlemlemeli

Çocuğun baş ağrısı olduğunda ailenin not alacağı bilgiler; tanı koymada, izlemede, tedavinin değerlendirilmesinde son derece önemlidir.

Alınan bilgilerde; tarih, çocukta ağrıyı başlatan neden, ağrının geliş zamanı, tipi, nerede olduğu, şiddeti, süresi, nasıl geçtiği, okul, ders ya da aktiviteleri engelleyip engellemediği, ağrı kesici kullanılıp kullanılmadığı gibi bilgiler yer almalıdır.

Ağrıyı başlatan nedenlerin belirlenmesi önemli olduğundan, çocukta baş ağrısı olduğunda, kendisini nasıl hissettiğini anlatan bir resim çizmesi de istenebilir. Bu bilgileri değerlendiren uzman hekim, neler yapılması gerektiği konusunda aileye önerilerde bulunabilir.

Источник: //centralhospital.com/Haberler/cocuklarda-bas-agrisina-dikkat!/

Baş ağrısı okul başarısını etkiliyor!

Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!

Anne-babalar dikkat! Eğer çocuğunuz başının ağrıdığını çok sık söylemeye başladıysa, okul başarısında azalma, ze aldığı aktivitelerden kaçınma, fazla ışık ve gürültüden rahatsız olarak sessiz ve karanlık yerler tercih etmeye başladıysa, uykudan uyandıran bir baş ağrısı varsa ciddiye alın ve bir uzmana başvurun.

Çocuklarda görülen baş ağrısının mutlaka araştırılması gerektiğini belirten Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr.

Adnan Ayvaz, beynimizin bir organ olarak ağrıya duyarlı olmadığını ancak beyni sıkıştıran, basınç yapan, içindeki sıvıyı ve kan akımını etkileyen her türlü durumun ağrıya duyarlı beyin zarları, damarlar ve beyinden çıkan sinirler aracılığıyla ağrı duymamıza sebep olduğunu söyledi.

Çocuklarda orta kulak iltihabı okul başarısını etkiliyor

Dr. Ayvaz, ‘Ülkemizde yapılan çeşitli çalışmalarda okul çocuklarındaki baş ağrısını genelde %28 oranında bulurken bu durumunda %16 oranında okula devamsızlıkla sonuçlandığı gösterilmiştir.

Bir başka çalışmada da okul revirine veya hemşiresine başvurma nedenleri arasında baş ağrısının %75 oranında en sık görülen şikâyet olduğu tespit edilmiştir.

Okul çocuklarında aynı zamanda stres ve kaygı durumlarında da en sık kullanılan bahanenin baş ağrısı olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. ‘ açıklamasını yaptı.

Kız Çocuklarının Başı Daha Çok Ağrıyor

Baş ağrısını ‘beyinde veya vücutta meydana gelen bozukluğun habercisi yani alarmı’ diye tanımlayan Doç. Dr. Adnan Ayvaz, “Çalışmalar baş ağrısını arttıran nedenler içinde yaş, cinsiyet, ailede baş ağrısı öyküsü ve araç tutma öyküsü varlığının önemli olduğunu göstermektedir.

Baş ağrısı yedi yaşına kadar kız ve erkek çocuklarda eşit oranda görülürken bu yaştan sonra kızlarda sıklığı giderek artmaktadır. Tekrarlayan baş ağrısı sıklığı yedi yaşına kadar %2.5 iken 15 yaşında bu oran %15’e çıkmaktadır. Erken ergenlik döneminde kızlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir” dedi.

Yiyeceklere Dikkat Edin

Baş ağrılarını birincil ve ikincil baş ağrısı bozuklukları olarak sınıflandırıldığını vurgulayan Doç. Dr.

Adnan Ayvaz, birincil baş ağrısı bozukluklarını şöyle anlattı: “Birincil bozukluklar olarak öncelikle migren, gerilim tipi ve küme şeklinde baş ağrısı bozukluklarını görüyoruz. Bu tip baş ağrıları genellikle tekrarlayıcı ve süreğen karakterdedirler.

Hayatı tehdit etmezler ancak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerler. Çevresel faktörler bu tip baş ağrıları için tetikleyici olabilir.

Örneğin gürültü, fazla ışık, açlık, yorgunluk, uykusuzluk, stres, rüzgârlı ve basıncı yüksek hava durumu, bazı yiyecekler (peynir, çikolata, kafeinli içecekler, bazı meyveler, monosodyum glutamat içeren hazır gıdalar, baş ağrısı krizlerini arttırır. Krizler dışında hasta tamamen normaldir.”

İkincil baş ağrısı bozukluklarının daha sık yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Adnan Ayvaz, akut sinüzit gibi enfeksiyon hastalıklarının baş ağrısına neden olabileceğini, halsizlik, ateş, fazla uyuma ve sürekli ağrı gibi belirtiler verebileceğini belirtti.

Tedavi edilmezse hayatı tehdit edici anevrizma yırtılması veya beyin tümörü gibi hastalıkların da ikincil baş ağrısı grubunda yer aldığını, en korkulan durumlar olmasına rağmen bunların çok nadir görüldüğünü söyledi.

Uyku düzensizliğinin de baş ağrısına neden olduğunu hatırlatan Ayvaz, anne babalara şu uyarılarda bulundu: “Uyku düzensizliği çocuklarda baş ağrısı yapabilir. Çocuklarınızın düzenli ve yeterli uyuduğundan emin olun.

Ayrıca bilgisayar, tablet ve telefonun da aşırı kullanılması uyuma saatinin geçirilmesine, uykunun kaçırılmasına yol açtığı gibi baş ağrılarını da tetikler. Çocuklarınızın sağlığı için bu iletişim ve eğlence araçlarını (tamamen yasaklamaktan ziyade) kullanım sürelerini sınırlı ve kontrolünüzde olmasını sağlayın.”

Önce Sebepleri Ortadan Kaldırın

Çocuklarda ara sıra olan kısa süreli ve hafif ağrıların sık görüldüğünü ve genellikle özel bir tedavi gerektirmediğini söyleyen Doç. Dr. Adnan Ayvaz, tedavinin orta veya şiddetli olan, tekrarlayan veya ilerleyici olan ağrılarda gerekli olduğunu belirtti.

Tedavinin ilk basamağını , ‘ilaç tedavisinden önce başı ağrıtan sebepler ortaya çıkarılıp bu sebeplerden kaçınmaya çalışmak’ olarak tanımlayan Doç. Dr.

Adnan Ayvaz, “Baş ağrısının akut tedavisi ve krizlerin gelmesini, ortaya çıkmasını önleyici ilaç tedavileri farklıdır ve doktor önerisi doğrultusunda yapılmalıdır.

Doktor kontrolü olmadan ağrı kesicilerin sürekli ve fazla kullanımı böbrek, karaciğer gibi hayati organlara zarar verebilecek etkiler yapabilir. Öncelikle sebebi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi yaklaşımı seçilmelidir” dedi.

Okul başarısını düşüren 10 sinsi teh

Çocuklarda görme kusurlarının da baş ağrısına neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Adnan Ayvaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Kırma kusuru gibi görme ile ilgili baş ağrılarında uygun gözlük tedavi edici olabilir.

Çocuklarda göz ve görme sorunları her zaman kolay fark edilemeyeceğinden, şikâyeti olmasa da, rutin göz muayenesinden geçmesi önerilmektedir.

Baş ağrısına sebep olan durumlar ortadan kaldırılmadıkça yapılacak tedaviler ya kısa süreli fayda sağlar ya da etkisiz kalır.”

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/bas-agrisi-okul-basarisini-etkiliyor/

Anne Baba Tutumları Çocuğun Başarısını Etkiliyor

Anne-Babalar Dikkat! Çocuğunuzun Baş Ağrıları Derslerini Etkilemesin!
Psikoloji (Klinik)
Memorial Ataşehir Hastanesi

Çocukların okulda göstereceği başarının temelleri ilk olarak aile ortamında atılıyor.

Sağlıklı bir aile dayanışması ile büyüyen çocukların daha özgüvenli ve başarılı bireyler olarak yaşamlarını sürdürdüğü gözlemlenirken ebeveynlerin yanlış davranışları çocukları başarısızlığa itiyor.

Memorial Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikolojisi Bölümü uzmanları, çocukların okulda daha başarılı olması için ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

İlk defa okula gidiyorsa…

İlk defa okula başlayan çocuk için okul; yuvadan ayrılma, kendi başına var olma çabası anlamına gelmektedir.

Çocuk artık  “öğrenci” sıfatını alacak; okuma-yazma-hesaplama, kitaplar, ödevler, sınıfta ders dinleme gibi yükümlülükleri bulunacaktır.

Yeni arkadaşlar, yeni öğretmen yani tümüyle yepyeni bir çevre uyum sürecini gerektirir; uyum süreci ve çabası çocukta korku ve endişe yaratmaktadır.

Zorla okuma yazma öğretmeye çalışmayın

Okulun açılmasından önce çocuğun okulu ziyaret etmesi önemlidir. Sınıflar, kafeterya, tuvaletler gibi çocuğun sürekli içinde bulunacağı okul ortamını önceden tanıması ilk gün için kendine olan güvenini sağlayacaktır.

Okul öncesi süreçte çocuğa zorla okuma-yazma öğretmeye çalışmak okul için caydırıcı olabilir ve çocuk okula isteksiz hale gelebilir. Bunun için isteksiz olan bir çocuğun zorlanmaması gerekir.

Okul malzeme alışverişlerini çocukla birlikte yapmak, hangi eşyanın ne işe yarayacağını anlatmak çocuğun okulla ilgili belirli bir hakimiyet kurmasını sağlayabilir.

Çocuğunuza okulu anlatın

Çocuklara neden okula gidilmesinin gerektiğini anlatmak gerekir. Büyümesine yardımcı olacak yeni bilgiler öğrenme, farklı aktiviteler keşfetme, yeni arkadaşlar edinme konularında bilgiler verilmelidir. Okul anlatıldığında bazı çocuklar gitmek istemediğini belirten olumsuz tepkilerde bulunabilirler.

Bu durumda kaygı ve endişesinin anlaşıldığı belirtilmeli ve asla “gideceksin, her çocuk okula gider” gibi genel cevaplar verilmemelidir. Bu çocuğun daha olumsuz bir karşılık vermesine ve ebeveynin onu anlamadığını düşünmesine neden olacaktır. Çocuklar onlara hikaye okunmasını severler ve hikayelerin kahramanlarıyla kendilerini özdeşleştirirler.

Bunun için okula başlayan çocuklarla ilgili hikaye kitapları okumak, resimler çizmek bu anlamda destekleyici olacaktır.

Çocuğun başarısına katkıda bulunmak için…

  • Ders çalışma ortamı önemlidir. Çocuğun bilgisayar, televizyon gibi uyaran faktörlerden uzak bir ortamda masasının üzerinde kitabı, defteri, kalemi ile sade ve sakin bir ortamda ders çalışması gerekir.
  • İlk günden itibaren oyun ve ders çalışma saatlerinin düzenli bir programa oturtulmalıdır.

    Bunun için çocuk ile beraber onun hoşuna gidebilecek eğlenceli çizelgeler oluşturulabilir.

  • Bireysel olarak ders yapmasını desteklemek için yanında durup nasıl yapılacağını göstermeli sonra da ondan yapması beklenmelidir. Çocuğun desteğe ve tereddütlü olduğu zaman ebeveynine güvenebileceğini görmeye ihtiyacı vardır.

  • Ona bir şeyler öğretirken sabırlı olmak, zedeleyici sözlerden uzak durmak ve başarabildiğinde sözel ödül olarak “aferin, iyi gidiyor” gibi kelimeler kullanmak destekleyici olacaktır. Maddi ödüllerin sonrasında pazarlığa dönüşebileceğini unutmayın.
  • Ders çalışmanın yanında onunla oyun oynamak çocuğun performans kaygısını azaltır.

    Aynı zamanda ebeveyni ile paylaşımı artar. Ders dışında kitap okuma alışkanlığı kazanması için onunla beraber kitap okunmalıdır.

  • Yatma saatlerini ayarlaması önemlidir. Bu konuda birlikte odasının kapısına asabileceği bir afiş yapabilirsiniz.
  • Okula sık sık gidip çocuğun denetlenmesi uygun değildir. Çünkü ebeveyn ile çocuklar ayrı bireylerdir.

    Okul sorumluluğunun çocuğa ait olduğunu görebilmek ve gösterebilmek gerekir.

  • Ders dışı sanat ve spor gibi faaliyetlere önem verilmelidir. Çocuğun kendini ifade edebileceği, rahatlayabileceği başka bir ortama ihtiyacı vardır. Bu durum derslerini de olumlu etkiler.

  • Ebeveynlerin çocuğun ders çalışma düzeni, aile içindeki kurallar konusunda ortak fikirde olmaları gerekir. Aksi halde anne ve babanın farklı tutumları zaten okula uyum sağlama sürecinde olan çocuk için kafa karıştırıcı olabilir.
  • Bazen okula alışma döneminde baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler ortaya çıkabilir.

    Bu durumda çocuğu sakinleştirmek ve okul ile ilgili sıkıntılarından konuşmasına ortam sağlamak çocuğu rahatlatabilir.

Güncellenme Tarihi: 26 Ekim 2017Yayınlanma Tarihi: 08 Eylül 2014

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/anne-baba-tutumlari-cocugun-basarisini-etkiliyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.