Anne Karnındaki Bebeğe MR

içerik

Anne karnında bebeğin beyin gelişimi ve koruyucu öneriler

Anne Karnındaki Bebeğe MR

Anne karnındaki bebeğin beyin ve sinir gelişiminin en önemli periyodu 4. ve 10. haftalar arasıdır. Bu dönemin ilk zamanlarında anne adayı gebeliğinin farkında olmayabilir. Diğer organlarla birlikte bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişiminin gerçekleştiği bu kritik zaman diliminde annenin kullandığı ilaçlar, beslenme durumu ve ruh sağlığı çok önemlidir.

0-3 yaş döneminde bebeklerde uyku ve beyin gelişimi

Bebeğin beyin ve sinir sisteminin gelişimi gebeliğin ilk aylarında başlasa da gebelik boyunca sürmektedir. Anne ve babanın genetik durumundan doğuma kadar her koşul bebeğin sinirsel ve bedensel gelişimini etkileyebilmektedir. Gebelik öncesi ve gebelik süresince kullanılan folik asit, bebeği olası beyin hastalıkları ve omurilik rahatsızlıklarından koruyan en iyi vitamin olarak bilinmektedir.

Folik asit eksikliğinde organ ve doku gelişiminde yetersiz kalınabilmektedir. Hatta hidrosefali ya da omurilik gelişim bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Gebelik planlı gerçekleşmişse önceden folik asit alımına başlamak daha faydalı olmaktadır. Böylece bebeğin gelişimi için gerekli olan folik asitin annenin vücudunda yeterli oranda bulunması sağlanmaktadır.

Gebelikte hayati önem taşıyan folik asitin hekimlerce önerildiği durumlarda ve oranlarda kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.

Bebeğinizin beyin gelişimi için beslenmenizi ihmal etmeyin

Gebelikte bebeğin gelişimi için folik asit tek başına yeterli olmamaktadır. Bunun yanında sağlıklı ve çeşitli beslenme ile su alımına dikkat etmek gerekmektedir. Sadece belli vitamin ve minerallerin alımı yeterli görülmemelidir. Protein ve enerji içeren gıdalar ile taze meyve-sebze tüketmek bebeğin sağlıklı gelişimi adına önemlidir.

Kişilik anne karnında şekillenmeye başlıyor! Hamilelikte ne yapmalı?

Bunların yanı sıra ağır olmayan egzersizler ve ruh hali de bebeğin beyin gelişimde önemli etkenler arasında bulunmaktadır. Bu konularda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum doktorlarından yardım alınmalıdır.

Bebeğin beyin gelişimi testlerle takip edilebilir

Gebelik sırasındaki tüm testler bebeğin sinir sistemi ve beyni ile ilgili bilgi vermektedir. Sinir sisteminin normal gelişebilmesi için gebeliğin sağlıklı ilerlemesi çok önemlidir. Buradaki en önemli konu, bebekte kalıtsal hastalık olmamasıdır.

Bununla ilgili gebelikte yapılan kan testleri ve ultrasonlar önem taşımaktadır. Gebeliğin 11-14. haftalarında yapılan ikili ve 16-18. haftasında yapılan üçlü testler bebeğin olası bir genetik problem taşımasındaki riski belirtmesi açısından önemlidir.

Burada alınacak sonuçlarda riskli bir durum görülürse farklı testlerde yapılabilmektedir. Son zamanlarda gündeme gelen fetal DNA analizi de bu konuda adı geçen testlerden biridir.

Bebeğin anne kanına geçen DNA’sının analiz edilerek bakılan bir testtir.

Ayrıca bebeğin genetik yapısının çıkarıldığı amniyosentez, koryosentez ve koryok villüs biyopsisinin sonuçları da beyin gelişimi ile ilgili direkt ve önemli bilgiler vermektedir.

Hamilelikte asla yapmamanız gereken 8 beslenme hatası!

Bebeğin beyin gelişimide risk durumu MR ile tespit edilebilir

Gebelik takibinde yapılan ultrason görüntülemeler bebeğin sinir ve beyin gelişimi için çok önemli bilgiler vermektedir. Beyinin temel yapısı ve ventrikül adı verilen beyindeki karıncıkların genişliğinin belirlenmesi için önemlidir. Ayrıca omurga bütünlüğü de ultrason görüntülemelerle az bir yanılma payı ile saptanabilmektedir.

Gebeliğin 21-22. haftalarında yapılan ayrıntılı USG bebeğin sinirsel gelişimini göstermektedir. Riskli gebeliklerde çocukta bir sorun olduğu şüphesi varsa gebelikte MR çekilebilmektedir. Bu bebeğin sinirsel gelişimini daha net olarak göstermektedir. Ancak MR uygun hastalara uygun koşullarda çekilmesi durumunda faydalı olmaktadır.

Bebeğin sinirsel gelişiminde sorun olabileceği düşünüldüğünde, aileyi karşılaşabilecek sorunlar hakkında bilgilendirmek gerekmektedir. Doğumdan hemen sonra bebeği değerlendirip, düzeltici cerrahi tedavi planlanacaksa kazançların ve risklerin aileye anlatılması gerekmektedir.

Bebeklerde, omurilik kaynaklı kese ile doğum (meningosel, meningomyelosel) ve beyindeki su karıncıklarının gelişmesi olarak tanımlanan hidrosefali, en sık karşılaşılan sinir sistemi problemleridir.

Bu problemlerin cerrahi olarak çözümü mümkündür ancak hastaları yakın takip etmek gerekmektedir.

Hamilelik döneminde bebeklerde zeka gelişimi için neler yapılabilir?

Tekrarlayan ameliyatlar gerekebilmektedir. Kese ile doğan bebeklerde ilk aşamada keseler kapatılmakta, ilerleyen zamanlarda omurga veya gergin omurilik için ek cerrahi düzeltmelerin yapılması gerekmektedir.

Hidrosefali hastalarında beyindeki fazla suyun ince yumuşak hortumlarla karın boşluğuna aktarılması işleminin gerçekleştirildiği şant ameliyatı gerekmektedir.

Yapılacak tedavilerin vakaya özel olduğu, her hasta için değişik bir yol seçilebileceği bilinmelidir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/anne-karninda-bebegin-beyin-gelisimi/

Anne Karnındaki Bebek Gelişimi Hesaplama

Anne Karnındaki Bebeğe MR

Anne karnındaki bebeğin gelişimini takip etmek için boy ve kilo gelişimine bakılır. Anne adayları hamile kaldığı andan itibaren bebeğin gelişimini merak eder. Bu konuda pek çok araştırma yapılmıştır.

Bu araştırmalar sonucunda elde edilen ortalama değerler ile bebeğin gelişimi takip edilebilir. Her bebeğin gelişimi annenin beslenmesi, genetik faktörler ve annenin durumuna göre değişiklik gösterebilir.

Ancak ortalama değerler ile bu gelişimi takip edebilmek mümkündür.

Bebek gelişimi hesaplama sayesinde bebeğinizin herhangi bir hastalığa sahip olup olmadığını anlayabilirsiniz ve zamanında önlem alabilirsiniz. Anne karnında yapılan testler ile bebekte Down sendromu ya da bunun gibi gelişimde anormalliğe yol açabilecek hastalıklar tespit edilebilir. Ancak yine de gelişim takip edilerek, farklı hastalıkların olup olmadığı da anlaşılabilir.

Bebek gelişimini hesaplayabilmek için son teknoloji olan ultrason makinelerinden faydalanabilirsiniz. Bunun için her ay jinekolojik muayeneye gitmeniz ve bebeğinizin ultrason görüntülerini almanız yeterli olacaktır. Doktorunuz size bu konuda detaylı bilgi verecektir.

Bunun dışında bebek gelişimi hesaplama araçlarını da kullanabilirsiniz. Bu araçlara hamileliğinizin kaçıncı haftasında olduğunuzu girebilir ve çıkan değerlere göre ortalama olarak bebeğinizin gelişimini takip edebilirsiniz. Bu araçlar ile bebeğiniz 1. haftadan 42.

haftaya kadar olan ortalama boy ve kilosu hakkında bilgi almanız mümkün.

Bebek Gelişimi Ne Zaman Hesaplanabilir?

Anne karnındaki bebeğin gelişimini hesaplanabilmesi için en az 7 haftanın geçmesi gerekir. Çünkü ilk iki hafta yumurtlama dönemi, üçüncü hafta ise implantasyon dönemidir. Bu haftalarda bebeğiniz henüz çok küçüktür ve boy ve kilo ölçülemez. Bu verilerin ölçülebilmesi için 7. Haftayı beklemeniz gerekir.

Anne Karnındaki Bebek Gelişiminin Haftalık Olarak İncelenmesi

ABD ve Kanada’da yapılan araştırmalar sonucunda anne karnındaki bir bebeğin haftalara göre ortalama olarak gelişim değerleri belirlenmiştir. Bu değerlere göre siz de bebeğinizin gelişimini takip edebilirsiniz. Bu değerler aşağıdaki gibidir;

1. Hafta

Bu haftada bebek henüz oluşmadığı için gelişimden bahsedilmez.

2. Hafta

Bu haftada yumurtlama dönemi gerçekleşir. Sperm hücresi yumurtayı henüz yeni döllediği için bu haftada da bebek gelişimi takip edilemez.

3. Hafta

Bu haftada bebek fetüs haline gelir ve implantasyon dönemi tamamlanmış olur. Bu haftadan sonra bebek hızla büyüyecek ve gelişecektir. Ancak bu haftalarda da bebeğin boyu ve kilosu ölçülemez.

4. Hafta

Bu hafta ile birlikte bebeğiniz küçük bir haşhaş tohumu kadar olacaktır. Bu haftadan itibaren 20 hafta boyunca bebeğiniz gelişmeye devam edecektir. Ancak henüz boyu ve kilosu ölçülemez. Bu hafta ile birlikte bebeğinizin organları yavaş yavaş gelişecektir.

5. Hafta

Bu haftada bebeğinizin organları tam olarak oluşmaya başlayacaktır. Bebeğinizi bir susam boyutuna ulaşsa da henüz değerleri ölçülemez.

6. Hafta

Bu haftada bebeğinizin beyin gelişimi başlar ve mercimek boyutuna ulaşır. Bebeğinizin kafa yapısı oluşacaktır. Kulak, burun ve ağız gibi organlar gelişir ve kas gelişimi başlar. Ancak henüz boy ve kilo ağırlığı söz konusu değildir.

7. Hafta

Bu haftada bebeğinizin elleri ve ayakları gelişecektir. Bu haftanın sonunda bebeğiniz bir gram ya da daha az bir ağırlığa sahip olacaktır. Ancak boy gelişimi henüz takip edilemez.

8. Hafta

Bu haftanın sonunda bebeğiniz gelişiminin bir kısmını tamamalar ve gözlerini kapatabilir durumda olur. Bebeğiniz 2 gram ağırlığına ulaşır.

9. Hafta

Bebeğiniz bu haftada 4 gram olur ve boyu da 4 cm civarında ölçülebilir.

10. Hafta

Bebeğiniz bu hafta 6 gram ve 5,5 cm olacaktır.

11. Hafta

Bu haftada bebeğinizin kemikleri sertleşir ve diş kökleri oluşmaya başlar. Bu haftada bebeğiniz 8 gram ve 7 cm olacaktır.

12. Hafta

Yeşil misket limonu boyutunda olan bebeğiniz bu hafta 14 gram ağırlığında ve 8 cm boyunda olur.

13. Hafta

Bu haftada 26 gram olan bebeğiniz 9 cm boyuna ulaşır.

14. Hafta

45 gram ağırlığına ulaşan bebeğiniz 10 cm boyunda olur.

15. hafta

Bu hafta içinde bebeğiniz ışığı hissetmeye başlar. Boyu 12 cm olan bebeğinizin kilosu 74 grama ulaşır.

16. Hafta

Bu haftanın sonunda bebeğiniz 110 gram olurken yaklaşık 17 cm boyuna ulaşır.

17. Hafta

Göbek bağı kalınlaşan bebeğiniz, bir turp boyuna ulaşacaktır. Boyu yaklaşık 18 cm ve kilosu 150 gram olur.

18. Hafta

Bu haftanın sonunda 210 gram olan bebeğiniz 20 cm’ye ulaşır.

19. Hafta

Bu haftanın sonu itibariyle bebeğiniz 280 gram ağırlığında ve 22 cm boyunda olacaktır.

20. Hafta

Sindirim sistemi bu haftada gelişen bebeğiniz bir muz boyunda olacaktır. Kilosu ortalama 320 gram olan bebeğiniz 25 cm boyuna ulaşır.

21. Hafta

400 grama ulaşan bebeğiniz bu hafta 28 cm olur.

22. Hafta

Bu haftanın sonunda bebeğiniz 470 gram olurken 29 cm boyuna ulaşır.

23. Hafta

Bu haftanın sonunda bebeğiniz 550 gram yani yarım kilo olacaktır. Boyu ise 31 cm’ye ulaşır

24. Hafta

Bu hafta 640 gram olan bebeğiniz 32 cm boyuna ulaşır.

25. Hafta

Bu haftada bebeğiniz mısır başağı görünümüne gelir ve insan olarak görünmeye başlar. Bu haftanın sonunda 800 gram ağırlığına ve 33 gram boyuna ulaşır.

26. Hafta

Bu haftada bebeğinizin kulak sinileri gelişmeye başladığı için etrafındaki sesleri algılayabilir. Bu haftanın sonunda bebeğiniz 820 gram ve 33 cm boyunda olur.

27. Hafta

Bu hafta bebeğiniz karnabahar görünümüne ulaşır ve kilosu 960 gram olarak ölçülür. Boyu ise 35 cm olur.

28. Hafta

Bu haftada bebek bir kiloyu aşmıştır. Yaklaşık olarak 1050 gram ağırlığında ve 36 cm boyundadır.

29. Hafta

1300 gram olan bebeğinizin boyu 38 cm’ye ulaşmıştır.

30. Hafta

Bu haftada 1400 gram olan bebeğinizin boyu 39 cm’ye ulaşır.

31. Hafta

1650 gram olan bebeğinizin boyu 40 cm’ye ulaşır.

32. Hafta

Bu haftanın sonunda bebeğiniz 1780 gram olur ve boyu da 41 cm civarındadır.

33. Hafta

Boyu bir ananas kadar olan bebeğiniz bu haftanın sonunda 2000 gram kiloya ulaşır. Boyu ise 42 cm olur.

34. Hafta

2200 gram olan bebeğinizin boyu bu haftanın sonunda 43 cm ulaşır.

35. Hafta

2490 gram olan bebeğinizin boyu 44 cm’ye ulaşır.

36. Hafta

Bu haftanın sonunda 2700 gram olan bebeğiniz atık daha az hareket eder ve boyu 46 cm’dir.

38. Hafta

2950 gram olan bebeğiniz bu haftanın sonunda 48 cm olur.

39. Hafta

3200 gram ağırlığına gelen bebeğiniz 49 cm olur.

40. Hafta

3350 gram olan bebeğinizin boyu u haftanın sonunda 50 cm olur.

41. Hafta

Doğuma yaklaştığınız bu haftada bebeğiniz bir balkabağı boyuna ulaşır. 3400 gram ağırlığındadır.

42. Hafta

Yaklaşık olarak 3450 gram olan bebeğiniz artık doğmaya hazırdır ve yaklaşık olarak 51 cm boyunda olur.

Источник: https://evdesifa.com/anne-karnindaki-bebek-gelisimi-hesaplama/

Anne karnındaki bebeğin hafta hafta yolculuğu

Anne Karnındaki Bebeğe MR

İşte bir bebeğin doğuma kadar olan yolculuğu…

1. trimester dönemi – 1-2. haftalar

Uzun bir yolculuk başladı. İlk 4 gün boyunca, bu gelecekteki kişi bir tane tuzdan bile daha küçüktür. Ancak, 5. günden başlayarak, büyümeye başlar ve 6. günde boyutu neredeyse iki katına çıkar. Döllenmeden 5-6 gün sonra bebek adayınız rahim içine yerleşmeye başlar.

3-4. Haftalar

Gebeliğin yaklaşık 20. gününde, çok önemli bir olay meydana gelir: beyin dokusundan başlayıp, boylu boyunca omuriliği de içine alacak şekilde aşağı doğru uzanan Nöral tüp adı verilen bir yapı oluşmaya başlar.

İlk üç ayın sonunda bebeğinizin boyu yaklaşık 7-10cm uzunluğuna ulaşmış, organları oluşmuştur ve hızla büyüme ve gelişmeye hazırdır. Omurga ve kaslar gelişmeye başlamış, gözler henüz normal pozisyon almamışlardır.

5-6. Haftalar

5. haftada, el ve el bilekleri gelişir. Parmakları ayırt etmek hala çok zor olsa da, eller ve bacaklar eklemlerinden bükülebilmektedir. Bebeğin cinsiyeti oluşamaya başlar, ancak ancak bebeğin bir erkek mi, kız mı olduğunu görmek hala imkansız. Bebeğin yüzü oluşmaya başlar, gözleri daha normal bir boyuta gelir ancak çok uzun bir süre kapalı kalır.

7-8. Haftalar

Gebeliğin 7. haftası, bebeğin hareket etmeye başladığı zamandır, ancak bu anne için hala farkedilemez. Ayrıca, el parmakları ve ayak parmakları yetişkinlerinkiyle neredeyse aynıdır. İç organlar kalp, akciğer, bağırsaklar ve appendiks gelişmesini sürdürür. Kapanan beyin omurilik kanalı içerisinde beyin ve omurilik gelişmektedir.

Gözler, burun delikleri gözün ağ tabakası olan “retina”nın gelişimi de devam etmektedir. Ancak burnunun ucu daha gelişmemiştir. Beyin üç ana kısmına ayrılır. Kalp kısımları plasma ve kan hücreleri ile dolar. Kan dolaşımı başlamıştır. Şimdilik iki bölümden oluşan kalp dakikada 150-160 defa atmaktadır.

Üreme sistemini daha da gelişmiştir böbrekler idrar üretmeye başlar.

9-10. haftalar

Bu zamana kadar, bebek oldukça büyüdü. Küçük boyutuna rağmen, beyin iki yarımküreye ayrıldı. Süt dişleri ve tat tomurcukları form kazanmaya başladı. Amniyotik sıvıda yüzmeye başlar ve daha aktif olarak hareket eder, yine de anne için farkedilemez. Bireysel yüz özellikleri gelişir, saçları çıkmaya başlar.

11-12. haftalar

Şu anda çocuğun üreme organları oluşmakta ve hata olasılığı hala yüksek olmakla birlikte, cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Büyük bir kafası ve küçük bir vücudu var, ama yüzü bir yetişkine benziyor.

Kulaklar neredeyse doğru pozisyona geldi ve kaşlar ve kirpikler de ortaya çıkıyor. İskeleti oluşturan kıkırdak yavaş yavaş kemikleşmekte, yeni kan damarları ortaya çıkmakta ve hormon üretimi başlamaktadır. Bu arada 7.

7 gram ağırlığındadır.

13–14. Haftalar

Çocuğun kafası tüm vücudunun yarısı kadar olmasına rağmen, yüz daha da gelişmiş gözüküyor ve 20 süt dişinin tomurcukları ağızda oluşuyor. Parmağını ağzına götürmeye başlar ancak ememezler. Damarların aktif oluşumu nedeniyle bebeğin cildi kırmızı ve çok incedir ve vücudu hipotermiden koruyan lanugo adı verilen tüylerle kaplıdır.

2. trimester dönemi – 15-16. haftalar

15. haftada bebek daha fazla kilo alır. Yüzü bebek yüzüne benzer. Yüz kasları gelişmiştir. Artık parmak emebiliyor. Yağ ve ter bezleri çalışmaya başlar.

17-18. haftalar

İşitsel kanallarını oluşturur, böylece sesleri iyi ayırt etmeye başlar ve annesinin sesini duyabilir, hatta tanıyabilir. Süt dişlerine ek olarak, kalıcı diş tomurcukları ortaya çıkar.

Kemikler sertleşmeye başlar. Bu arada, kafatasının kemikleri doğana kadar hareketsiz kalacaktır – doğum kanalından geçerken, tüm süreci kolaylaştırmak için birbirleri üzerine bindirilecektir.

Anne bebeğin hareketlerini hissetmeye başlar.

19-20. haftalar

Çocuğun gözleri hala kapalı olmasına rağmen, bebek kendini yönlendirebilir. Ayrıca, çocuğun sağ elini mi yoksa solak mı olacağını anlamak artık mümkün, çünkü lider ellerini daha aktif olarak kullanmaya başlıyorlar. Bebeğin parmaklarında artık parmak izleri de var. Bu arada gündüz ve geceyi ayırt etmeye başlıyorlar. Belirli zamanlarda etkinlik belirtileri gösterirler.

21-22. haftalar

21. hafta, bebek deri altında yağ oluşturmaya başlar ve hızla kilo alır. Yeni doğanlarda görülebilen kırışıklıklar kollarında ve bacaklarında görünmeye başlar. 22. haftada beyninde nöronlar oluşur. Yakında gözlerini de açmaya başlayacak, gözbebekleri neredeyse bir yetişkine benziyor olacak.

23.-24. haftalar

23. haftada çocuk rüyalar görmeye başlayabilir ve yüzü o kadar gelişmiştir ki ultrasonda kime benzediğini belirleyebilirsiniz. Gözleri açılır ve ışığa tepki verebilirler. Parlak flaşlar onları korkutabilir.

Boyu 30 cm olan bebeğinizin kilosu yaklaşık 600–750 gramdır. Ayakları, doğuma kadar iki katı daha büyüyecek! Her geçen gün, dış ortamda yaşama şansı atacak şekilde organları da gelişiyor.

Ağznda tat duyusu bu haftalarda oluşmaya başlıyor.

25-26. haftalar

Bebek artık tat almaya başladı hatta amniyotik sıvıyı tatmaktan hoşlanmıyorsa kaşlarını çatlatabilir. Beslenme alışkanlıkları oluşmaya başlar. Favori yiyecekleri ve sevmediği yiyecekler vardır. Çok yakında göz kırpmayı da öğrenecek.

3. trimester dönemi – 27-28. haftalar

Ultrasonda elleriyle yüzünü kapatmadıysa bebeğinizin gülümsemesini görebilirsiniz. Bu zamanda, bebeğin ilk “oyuncağı” – kendi göbek kordonudur. 7.

ayının sonunda, çocuk kendi bireysel metabolizmasını geliştirir. Boyu 38–40 cm civarında, kilosu da artık 1000 grama ulaşmıştır. Cilt altı yağ dokusu iyice artmış ve kasları güçlenmiştir.

Göz kapakları artık daha rahat açılıyor, kaş ve kirpikleri de tamamlanmak üzere.

29-30. haftalar

Bebek giderek daha fazla tombul ve iyi beslenmektedir. Ayrıca, ağlayı, öksürmeyi ve hatta bazen hıçkırmayı bile biliyorlar – bu, büyük ihtimalle çok fazla amniyotik sıvı yuttuğunda olur. 30. haftanın sonunda çocuğun beyni oldukça geşimiştir. Bilgiyi hatırlama ve hatta analiz edebilme yeteneğine sahiptir.

31-32. haftalar

Çocuk annesinin tüm organlarını işitir ve sesini o kadar iyi bilir ki, doğumdan hemen sonra onu diğer tüm insanlardan ayırt edebilir. Bebeğin bağışıklık sistemi, onları ilk günlerde ve hatta doğumdan aylar sonra yakalanabilecek her türlü enfeksiyondan koruyacak antikorlar üretmeye başlar.

33-34. haftalar

Deri altı yağ tamamen oluşmuştur ve lanugo fetusun vücudundan kaybolur. Bu zamana kadar, çocuk çok büyüdü. Bebeğiniz şu an yaklaşık 2150 gram ve 46 cm, yaklaşık bir kavun kadar. Cildi hiç olmadığı kadar yumuşak. Merkezi sinir sistemi ve akciğerleri de olgunlaşmakta. Bebeğin sinir sistemi tamamen oluşmuş ancak akciğerleri hala gelişiyor.

35-36. haftalar

Bu zamanda, çocuk doğduğu zamankiyle neredeyse aynı görünüyor. Vücut hala oldukça incedir, ancak cilt altı yağ tabakası gittikçe artmaktadır. Bununla birlikte, saçları ve tırnakları tam olarak şekillendirilmiştir ve bebeğin kendisi o kadar büyük olur ki, hareket etmesi için neredeyse hiç yer yoktur.

37-38. haftalar

Son olarak, yeni bir insanın oluşumu süreci sona ermiştir – şimdi bebek doğum için tamamen hazırdır. Lanugo tamamen çocuğun vücudundan kaybolur ve sadece ellerde ve bacaklarda kalır. Rahimde neredeyse hiç boşluk kalmadığından, anne çocuğun daha yoğun hareket etmeye başladığını düşünebilir, aslında darbelerin gücü artar, çünkü çocuğun kasları tamamen oluşmuş ve güçlenmiştir.

39-40. haftalar

Çocuğun akciğeri doğuma kadar oluşmaya devam eder. Sona yaklaşırken bebeğiniz 3 ila 3 buçuk kilo arasında, uzunluğu ise 48 ile 53 cm arasında olur. Bu ölçüler bundan sonra değişmez ama beyni şaşırtıcı derecede gelişimine devam eder. Bu gelişme önümüzdeki 3 yıl devam edecek.

Derisinin altındaki yeni deri katmanları gelişmekte. Kafatası kemiklerinin henüz kaynamamış olduğundan bebek doğum esnasında doğum kanalından kolayca çıkabilir. Cildinin altında onu rahim dışına çıktığında vücut ısısını ayarlayacak yeterinde yağ var.

Plasentanız onun ilk altı ayında enfeksiyonlarla savaşabilmesi için hala antikor üretiyor.

Ve eğer emzirmeyi düşünüyorsanız, sütünüz bebeğinizin savunma sistemini geliştirebilmesi için daha çok antikor verecek. Ve bebeğiniz uzun bir yolculuğa başlamaya hazır.

Источник: https://www.mynet.com/anne-karnindaki-bebegin-hafta-hafta-yolculugu-1217651-mykadin

Anne Karnındaki Bebekler Anne Sesini Fark Eder mi?

Anne Karnındaki Bebeğe MR

Anne karnındaki bebekler dışarıdaki seslerden etkilenir mi?

Bebekler anne karnında gelişimini tamamladıkça dış dünyadan gelen sesleri de algılamaya başlar. Bebeğin yaşamı anne karnında geçse de, dış dünyaya alışmaları anne karnında başlar. Doğuma kadar kendilerini bu yönde de geliştirirler.

Sakin, huzurlu bir ortamda geçirilen hamilelikte bebekler daha sağlıklı gelişir. Doğumdan sonra da bu bebeklerin daha huzurlu büyüdükleri gözlemlenebilir. Bebeklerin anne karnında ilk etapta işittiği ses annesinin sesidir.

Bu nedenle doğumdan sonra bebeklerin annelerine daha yakın oldukları, sesiyle, kokusuyla annelerinin yanında huzur buldukları söylenebilir.

Anne adayları açısından bebeklerinin rahimdeki hareketlerini hissetmek en güzel hamilelik göstergelerinden biridir.

Anne karnındaki bebekler için dışarıdan gelen uyarılara verdikleri tepkiler, dışarıdan onları hisseden anne ve babası için büyük bir mutluluk kaynağıdır.

Bu tepkiler bir anlamda aile için bebeklerinin sağlıklı olduğunun da göstergesidir. Anne adayının hareketleri bebeklerini de harekete geçirir ve bu hareketlere onlarda tepki verir.

Bebekler anne karnında sadece hareketlere mi tepki veriyor yoksa seslerde bebeklerin tepki vermesinde etkili oluyor, bu aileler açısından önemli bir konudur.

Çoğu anne adayı henüz doğmadan bebekleriyle konuşmaya başlar, ona sevgisini böyle göstermek ister. Bebeğinin sesini hissedip tepki vermesi anne adayını daha memnun edecektir.

Yapılan gözlemlerde ve araştırmalarda bebeklerin anne karnında seslere de tepki verdiği görülmüştür.

Anne karnında bebeklerin duydukları

Anne karnında bebeklerin gelişimi çeşitli evreleri kapsar. Her hafta, hatta her gün organları, duyuları hızlı bir şekilde gelişir. Hafta hafta gebelik takibinde bu gelişim açıkça görülebilir. Bebeklerde işitme duyusunun gelişmeye başlaması 14 haftayı bulur. Bu süreçten itibaren bebekler dışarıdan gelen sesleri de algılamaya, bunları ayırt etmeye başlar.

Bebeklerin anne karnındaki gelişmesinde işitme duyusu 24 hafta civarında yeteri kadar olgunluğa erişir. Bu dönemden sonra bebeğin sesleri ayırt etmesi de daha kolay olur. Ancak bebeklerin her şeyi algılaması doğumdan sonra başlar. Buna rağmen gelişen duyu organlarıyla dış dünyanın temel bilgilerini öğrenmeye, onlara alışmaya başlar.

Duyma yetisi gelişmiş olan bebeğin anne karnında duyduğu ilk şey ise, annesinin karnındaki gürültüdür. Anne karnında bir yandan bebek gelişirken, bir yandan da vücudu çalışmasına devam eder. Sindirim sistemi, nefes alıp verişi, kalbinin atışı her zaman bebeğin yanı başında gerçekleşir. Bebeğiniz karnınızda bile size ait olan her sesi işitmeye devam eder.

Anne karnındaki bebekler anne sesini fark eder mi?

Bebekler anne karnında devamlı karın içi seslerle birlikte gelişimine devam eder. Fakat bu sesler aynı bizlerin dış dünyada sürekli duyduğumuz ama duymazdan geldiğimiz seslere benzer.

Bebekler bu seslere odaklanmadığı zaman dışarıdan gelen sesleri daha rahat duyabilir. Anne sesini fark etmesi de işte böyle olur. İçerdeki seslerden kendini soyutladığı anda dışarıdan gelen annesinin sesini rahatça duyabilir.

Dış sesler ancak bu şekilde bebeklerin dikkatini çekebilir.

Anne karnındaki bebeklerin duydukları sesler hakkında yapılan araştırmalarda bebeklerin dışarıdan gelen hareketli müziklerle, sakin müziklere farklı tepkilerle karşılık verdikleridir.

Bu konu yapılmış araştırmalarda anne karnında klasik müzik dinletilen bebeklerin doğum ağırlıklarının da fazla olduğunu göstermiştir.

Bunun yanı sıra dışarıdan gelen yüksek seslerin, gürültülü bir ortamın bebeğin tedirgin olmasına da yol açtığı görülmüştür.

Bebekler anne karnındayken anne ne kadar rahat bir pozisyonda olursa, bebeklerde kendilerini huzurlu hisseder ve kalp atışları bile belli bir ritimde atar. Kısaca bebekler dış ortamdan aynı derecede etkileniyor. Dışarıda huzur varsa, bebeğin de huzurlu olması, sakin bir gelişim evresi geçirmesi sağlanıyor.

Anne sesi karnındaki bebeğe kadar ulaşıyor. Fakat bunu nedeni sesin karından rahme ulaşması değildir. Sese karşı insan vücudundaki kemiklerde titreşimler olur.

Normalde bir insan konuşurken boyundaki titreşimleri dikkat ederse hemen hissedebilir. Anne adayı da konuştuğunda, ses tellerindeki titreşimler omurga kemiklerine ve vücudundaki diğer kemiklerine yansımalar yapar.

Bu titreşimler rahme kadar geldiği zamanda bebekler anne sesini duyar hale gelirler.

Anne sesi dışında dışarıda olan seslerde annenin vücudunda titreşimlere neden olur. Bu seslerde aynı kanalla rahme ulaştığında bebekler bu sesleri de duyar.

Fakat direkt anne sesi olmadığı için dışarıdan gelen sesler bebekler tarafından daha belirsiz hissedilir. Bu yüzden bebekler doğdukları zaman anne sesine daha alışkın olur.

Annelerinin sesini duymaları onları bir anda mutlu eder, daha huzurlu olurlar.

Anne karnındaki bebekler seslerden huzursuz olur mu?

Bebeğinizle hamilelik döneminde pozitif bir sesle konuşmanız, müzikleri buna uygun seçmeniz, huzurlu fazla gürültülü olmayan ortamlarda bulunmanız önemlidir. Anne karnındaki bebekler dışarıdaki gürültülü, yüksek sesli bir ortamdan huzursuz olurlar.

Bu nedenle kadınlar hamilelikleri süresince bebeklerini olumsuz etkileyebilecek ortamlara girmemelidir. Kavga, tartışma gibi durumlardan uzak kalmalıdır. Stresten uzak, huzurlu bir hamilelik geçirmeleri bebekleri içinde faydalı olacaktır.

Sakin bir ortamda annenin bebeğiyle konuşması, bebeğinin buna tepki vermesi kadar huzur verici bir şey olamaz.

Источник: https://hamilelik.com.tr/anne-karnindaki-bebekler-anne-sesini-fark-eder-mi/

Evlerden Irak: Bebeğin Anne Karnında Ölmesi

Anne Karnındaki Bebeğe MR

Anne adayları hamile kaldıklarını öğrendikleri ilk andan, hamileliğin sonlandığı ana kadar çok değişik duygular içerisinde olurlar. Hem bebeklerini içlerinde hissederek çok mutlu ve heyecanlı hissederler, hem de bebeklerinin artık bir an önce dışarı çıkmasını, ona kavuşmayı isterler. Hamilelik boyunca çok özenli davranırlar.

Bebeklerinin mutluluğu için her şeyi yapan anneler, bebekleri doğduktan sonra da onlar için neler yapacaklarını en ince ayrıntısına kadar hayal edip, planlamasını yaparlar. Anne olmak kendinden çok bebeğini düşünmektir. Anne için artık varsa yoksa o olur.

Babalar da hatta bazen ikinci plana atıldıklarını hissettiklerinde biraz bozulurlar bu duruma ama, nihayetinde onlar da kucaklarına bebeklerini aldıklarında bambaşka dünyalara dalarlar ve bebeklerinin dünyasından uzunca bir süre de çıkamazlar.

Ancak bazı durumlar vardır ki hamilelik döneminde ne kadar dikkat edilse de, özen gösterilse de bir şeyler ters gider ve ne yazık ki katlanılması en zor acılardan biri yaşanır. Bebek bazı nedenlerden ötürü anne karnında ölebilir. 1960’lı yıllarda her 1000 bebekten 11 tanesi 20. haftadan sonra ölürken, günümüzde ise bu rakam 1000’de 5’e kadar inmiştir.

Anne ve babanın yaşadığı bu durum tarifsiz bir acıdır.

Çiftler heyecanla bebeklerini kucaklarına alacakları günü sabırsızlıkla beklerken, böyle bir durumun yaşanması psikolojik açıdan aileyi oldukça etkiler.

Bebek ölümleri genellikle bebekten, plasentadan ya da anneden kaynaklıdır. Bazı durumlarda kordon dolanması yüzünden de kayıplar yaşanır. Bebek ölümlerinin %90’ının nedeni, otopsiyle aydınlatılabilir.

1. Bebeğe bağlı nedenler

Genellikle anne karnında yaşanan ölümlerin %25 – %40’ı  bebeğe bağlı sebeplerden kaynaklanır. Bu sebeplerin başında doğumsal yapısal anormallikler gelir. Rahim içi ölümlerin çoğunun sebebi bu anormallikler nedeniyle olur.

Bu bebekte karşılaşılan anormallikler; kalp anormallikleri (kalp kapakçığındaki darlık), beyindeki anormallikler (beyinde sıvı birikmesi) dir. En önemli sebepleri bunlar oluşturur.

Ayrıca “Spina bifida” denilen bebeğin sırtında bulunan, omurga üzerinde kapanmadan kalan bir delikten, omuriliğin bir miktarının dışarı doğru fıtıklaşması olarak tarif edilebilecek hastalık, bebeğin anne karnında ölmesine neden olabilir.

Bu riskleri azaltmak için, anne olmak isteyen kadınların gebe kalmadan 3 ay öncesinden başlayarak, günde 400 mg olmak üzere folik asit tableti alımına başlaması gerekir. Bu yapısal anomalilerin pek çoğu, 20. haftada yapılan detaylı ultrasonda saptanabilir.

Kromozom bozukluklarından dolayı yaşanan sendromlar da ölüme sebep olur. Bu hastalıkların en yaygın biçimde görüleni ise Down Sendromu’dur. Down Sendromu’nun tanısı ise gebeliğin 11 ile 14.

haftaları arasında yapılan bir kan testi ve ultrasonda bakılan ense kalınlığı ölçümü neticesinde konulabiliyor.

Bu testler sonucunda riski artmış olan anne adaylarına, amniyosentez (bebeğin çevresindeki sıvıdan alınan örnek) yapılması önerilir.

Özel İnsanlar İle İlgili Daha Detaylı Bilgiler İçin: Down Sendromu Rehberi

Bebeğe bağlı ölüme yol açan bir diğer neden ise, bebeğin anne rahmi içinde bir enfeksiyona yakalanmasıdır. Bu hastalıklar; Frengi gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar da sayılabilirken, kızamıkçık, CMV, parvovirüs, varicella ve listeria gibi hastalıklar da olabilir. Bu sebepler yaşanan tüm ölü doğumların %6’sını oluşturuyor.

Bir diğer sebep ise kan uyuşmazlığı olarak sayılabilir. Annenin kanının Rh negatif, babanın kanının ise Rh pozitif olması durumunda bebeğinin kanının da Rh pozitif olması, sorun teşkil edebilir.

Eğer bu annenin ikinci bebeği ise olumsuz etkilenir çünkü, ilk bebeğinin kanı Rh pozitif olan anne, dolaşıma geçtiğinde bu kana karşı antikor üretir. Anne karnında oluşan bu antikorlar ise ikinci bebeğin kan hücrelerine hücum ederler ve onu kansız bırakırlar.

Bu riskin önüne geçmek için gebeliğin 28. haftasında ve gebelik bitiminde, kan uyuşmazlığı için bir enjeksiyon iğnesi yapılması gerekir.

2. Plasentaya bağlı nedenler

Anne karnında ölen bebek sayısının %25-35’ini plasentaya bağlı nedenler oluşturur. Plasenta (Anne karnındaki bebeğin eşi) anneden gelen kan akımına aracılık eden ve rahim duvarına yapışık halde bulunan bir yapıdır. Bir ucundan da kordon (göbek bağı) çıkar.

Bu kordon bebeğin göbeğine bağlanır. Bazı durumlarda ise plasenta yapışık olduğu rahim duvarından ayrılabilir. Bunun sebebi genellikle yüksek tansiyon ya da pre-eklampsi (gebelik zehirlenmesi)’dir.

Plasenta rahim duvarından erken ayrıldığında bebeğe giden kan akımı azalmaya başlar. Bunun sonucunda ise bebek maalesef kaybedilir. Rahim içi bebek ölümlerinin %14’ü bu durumdan kaynaklanır.

Bebeği ve plasentayı saran zarların enfeksiyon kapması da, bebeğe giden damarlarda tahribata yol açarak anne karnında bebek ölümlerine neden olur.

Annenin karnına aldığı şiddetli darbeler ya da karın üzerine şiddetli biçimde düşülmesi de plasental kanamalara sebep olarak ciddi tehler doğurur. Anne karnında ölen bebek nasıl anlaşılır, bebeğin hareket etmediğini fark eden anne hekime başvurur. Hasta hemen ultrasona alınır, muayene sırasında bebeğin kalp atışlarına rastlanamazsa, bebeğin öldüğü anlaşılır.

3. Anneye bağlı nedenler

Bebek ölümlerinin %5 ile %10’u arasındaki ölümler anneye bağlıdır. Bu ölümlere sebep ise yüksek tansiyon ve diyabettir. Gebelik öncesinde diyabeti olan ve insülin kullanan hastalar, mutlaka kan şekerleri iyi düzenlenmiş olarak hamile kalmalıdır.

Hamilelik süresince de insülin dozları, gebeliğin ihtiyaçlarına uygun olarak iyi ayarlanmalıdır.  Annenin sebep olduğu ölümlerin bir diğer sebebi ise, antifosfolipid sendromudur.

Bu hastalıkta annenin plasentasında bulunan damarların içinde pıhtılar meydana gelmekte ve damar tıkanıklığına yol açarak, bebeğe giden kan akışını engeller. Bunun sebebi ise annenin kendi hücrelerine karşı sebepsiz yere ürettiği antikorlardır.

Genellikle eşler arasındaki kan uyuşmazlığı neticesinde görülür. Bu rahatsızlığı yaşayan kadınlar doktor kontrolünde, aspirin ya da kan sulandırıcı ilaç kullanmalıdır.

4. Kordon dolanması

Kordon dolanmasına, ister normal doğum olsun ister sezaryen doğum, bütün doğumlarda sık rastlanır. Kordonu uzun olan bebekler genellikle böyle doğar. Göbek kordonunun boyu 80 cm civarındadır. Plasentanın bir ucu bebeğin göbeğine diğer ucu ise plasentaya bağlıdır.

Annenin kanı rahimden plasentaya aktarılır. Plasentadan da kordon yardımıyla bebeğe geçer. Yani kordonun görevi, anne ile bebek arasındaki kan akımını sağlamaktır. Kordon boyu ne kadar uzun olursa, dolanma riski o kadar yüksek olur.

100 cm’ye kadar normal sayılan kordon boyu, 100 cm’yi  geçtiğinde çok uzun ve riskli olarak kabul edilir.

Pek çok bebek kordon dolanmasıyla dünyaya gelir. Tüm doğumların %20 ile %34’ü, bebeklerin kordonları bir tur atmış şekilde doğarlar.

Kordonun boyun etrafından dolanması doğum öncesinde bir sıkıntı yaratmaz ancak, doğum başladıktan sonra, rahmin kasılmasıyla birlikte kordonda ezilmeler meydana gelir, bu da bebekte kalp atış hızında düşmelere neden olur.

Hekim bu durumla karşılaştığında sezaryen doğum yoluna başvurur. Kordon düğümlenmişse ve düğüm çok sıkı ise kan akımı durum ve bebek kaybedilir.

Источник: https://sebboy.com/bebegin-anne-karninda-olmesi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.