Anne Sütü, Anneleri ve Bebekleri Koruyor

Emziren anneler nelere dikkat etmeli?

Anne Sütü,  Anneleri ve Bebekleri Koruyor

Emzirme dönemi, hem annenin hem de bebeğin gelişimi ve genel sağlığı için önemli bir süreç. Bu dönemin sorunsuz bir şekilde geçirilebilmesi için annelerin emzirme konusunda dikkat etmesi gereken bazı noktalar bulunuyor.

Anne sütü, çok özel bir besin kaynağı olması nedeniyle bebek beslenmesinin olmazsa olmazıdır. Anne sütü ile beslenen bebek, su dahil hiç bir ek gıdaya gereksinim duymaz (sadece, D vitamini için takviye gerekmekte ).

Çünkü anne sütündeki demir ve çinko gibi minerallerin emilimi, inek sütüne oranla daha yüksektir. Bebek katı gıdalara ise ilk altı aydan sonra başlayabilir. Ayrıca yağ asitleri bakımından da zengin olan anne sütü, sindirimi kolaylaştırır.

Tamamen hijyenik, taze, doğal, ekonomik olan ve biberon gerektirmez. Anne sütü bozulmadığı gibi, herhangi bir hastalık riski de taşımaz. Bebekleri ilk 6 ay yalnızca anne sütü ile beslemek, sağlıklı büyümeyi ve gelişimi destekler.

Kolostrum isimli doğum sonrası gelen sarı süt ise bebeği hastalıklardan korur. Anne sütü alan bebekler, başta ishal olmak üzere çeşitli mikroplu hastalıklardan korunurken, ilerleyen dönemlerde de daha az hastalanır.

Anne bebeğinin ihtiyacına göre süt üretir

Yeni doğan bebeklerin hayatlarının ilk günlerinde, anne farklı içerikte süt üretir. Zamanla üretilen sütün yapısı bebeğin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir. İlk dönemde oluşan anne sütü, diğer zamanlara oranla daha besleyici ve enfeksiyonlara açık olan bebekleri korumaya yönelik olur.

Anne sütünün ikinci haftadan itibaren protein değeri azalırken laktoz, yağ ve kalori içeriği artar. Bu süt, geçiş sütü olarak adlandırılır. Sonraki dönemlerde ise karbonhidrat ve yağ oranı bakımından daha zengin bir süt oluşur. Anne sütündeki protein ve mineraller inek sütüne göre daha azdır. Bu nedenle, anne sütü kolaylıkla sindirilebilir özellik taşır.

Anne sütü alan bebeklerde karın ağrısı ve kabızlık diğer bebeklere nazaran daha az görülür.

Anne bebeğiyle emzirme sırasında iletişim kurar

Emzirme sırasında anne bebek ilişkisi güçlenir. Annenin bebeğini benimsemesi ve bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması da emzirme ile kolaylaşır.

Anneden gelen ilk sütün miktarının az olması kimi zaman endişelere neden olabiliyor. Fakat gelen sütün bebeğin beslenmesinin ve bağırsaklarının çalışmasının desteklenmesi için yeterli olduğu bilinmelidir.

Ayrıca sağlıklı her annenin, bebeği için yeterli miktarda süt üretebildiği unutulmamalıdır.

Çalışan anneler emzirmeyi ihmal etmemeli

Birçok anne doğumdan sonra çalışmak zorunda kalabiliyor. Mümkünse çalışma hayatına dönmek için bebeğin en az altı aylık olması beklenmelidir.

Fakat bu mümkün olmuyorsa çalışan anneler, işe gitmeden önce ve işten döndükten sonra mutlaka bebeklerini emzirmelidir.

Çalışan anneler her ne kadar emzirmeye sabah iş öncesi ve akşam iş sonrası devam edebilseler de, emzirmenin hem fiziksel hem de ruhsal faydalarını görürler.

Emzirme anneyi meme kanserine karşı koruyor

Yapılan araştırmalar uzun emzirme döneminin, anneleri meme kanserine karşı koruduğunu belirtiyor. Bu nedenle emzirmeye doğumdan hemen sonra başlanması gerekiyor. Bebeğe, ek sıvı ya da katı gıdaların verilmesi ise, annenin süt yapımını azaltırken, sık emzirme ise annenin süt üretimini kolaylaştırıyor.

Uyku, anne sütünün artışını destekliyor

Emziren anneler, gün içerisinde çok fazla enerji tüketir. Bu nedenle süt veren anneler, yeterli uyumaya dikkat etmelidir. Çünkü annenin uykusuz kalması, süt üretimini destekleyen prolaktin hormonunun olumsuz yönde etkilenmesine neden olur.

Yeterli süt üretimi için bebeğin uyku vakitlerinde anneler de uyumaya özen göstermelidir. Ayrıca emziren anneler, bu dönemde stres ve sıkıntıdan da uzak durmalıdır. Çünkü stresten uzak ve neşeli olan annenin melatonin hormonu düzeyinde artış görülür.

Melatonin salgısının yüksek olması da sütün kalitesini arttırırken, bebeklerde yaşanabilecek alerjik problemleri azaltır.

Anne sütü üretimini arttırmak için bu önerilere dikkat!

Su: Anne sütü üretimini destekleyen besinlerin başında su geliyor. Çünkü anne sütünün büyük bir kısmı sudan oluşuyor. Bu nedenle emziren anneler emzirme döneminde normale oranla daha fazla miktarlarda su tüketmelidir. Suyun dışında bitki çayı, şekersiz komposto ya da ayran gibi içecekler de tercih edilebilir.

Havuç: Anne sütünü arttırabilmek için anneler sık sık havuç yemelidir. Çünkü havuç, içeriğinde süt oluşumunu destekleyen ve östrojen benzeri görev yapan fitoöstrojen bulundurur.
Rezene: Yapılan araştırmalara göre rezene, anne sütü için gerekli olan östrojen ve prolaktin üretimini teşvik eder.

Bu nedenle emziren anneler tarafından tüketilmesi gereken besinler arasındadır.
Baklagiller: Sağlam bir demir kaynağı olan baklagiller, annenin süt miktarının artışını sağlarken, kalitesini de yükseltir. Bilhassa anne et tüketmiyorsa mutlaka baklagillerin tüketimine ağırlık vermelidir.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Emziren anneler süt miktarını arttırabilmek için ıspanak, karalahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerin tüketimine yönelmelidir. Bu sebzeler demir, kalsiyum, A vitamini ve folat bakımından zengin olması sebebiyle de bebeğe kaliteli süt içeriği sağlar.

Dereotu: Rezene ile yakın ilişkisi olan dereotu, sağlıklı anne sütü üretimini destekler. Bu nedenle emziren anneler salata yada yemekler içerisinde dereotu tüketmelidir.
Ceviz, fındık ve badem: Yağlı tohumlar sınıfında bulunan ceviz, fındık ve badem, emziren anneler tarafından mutlaka tüketilmelidir.

Bu yağlı tohumlar, insan vücudunun sentezleyemediği ve mutlaka dışarıdan alımına ihtiyaç duyduğu yağlar içerir. Bunların yanı sıra bu yağlı tohumlar, içeriğinde barındırdığı bazı aminoasitlerle süt oluşumunu destekler.

“Anne sütünü azaltan besinler“den uzak durun!

Emzirme döneminde annelerin tüketmesi gereken gıdaların yanı sıra bir de uzak durmaları gereken besin öğeleri de bulunur. Bunların başında nane ve maydanoz gibi sebzeler geliyor. Çünkü emzirme döneminde nane ve maydanoz tüketmek sütün kalitesini olumsuz yönde etkiliyor.

Ayrıca nane ve maydanoz kokusu anne sütüne geçebildiği gibi, bebeğin sütü reddetmesine de yol açabiliyor. Bunların yanı sıra anne sütünün üretimini olumsuz etkileyen diğer gıdalar arasında nişasta unu, arpa ve unu, mısır ve şeker karışımı ile yapılan yiyecekler yer alıyor.

Aşırı tuz tüketimi, şalgam, salamura ve turşu, limon suyu ve sirke tüketimi de anne sütünü azaltabiliyor.

Источник: https://www.annesininmelegi.com/2017/10/13/listecianne/emziren-anneler-nelere-dikkat-etmeli/bebek-anne-bakim-uyku-beslenme-gelisim-anne-baba-gaz-emzirme-gogus-aglama-sut-annesutu-bebektegaz-sut-pompasi-gogus-pedi/anne-annelik-bebek-bebek-bakim-emzirme-sut-bebekgelisim-yenidogan-bebektegazsorunu-yenidoganaknesi-yenidogansariligi-anneyiz-bebegim-annevebebek-hamile-dogum-adimadimhamilelik.html

Anne sütü hastalıklara karşı koruyor

Anne Sütü,  Anneleri ve Bebekleri Koruyor

İlk 6 ay başka hiçbir gıda olmaksızın anne sütü emen bebekler hayatlarına çok daha sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Her annenin sütü bebeğinin özelliklerine göre şekilleniyor. Ve her birinde bebek için en ideal süt sağlanıyor.

Emzirmenin sadece bebeğe değil anneye de faydası oldukça fazla. Kadın kanserlerinden korunmayı sağlıyor, kilo vermeyi hızlandırıyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.

İlkay Değerli, emzirmenin bebeğe ve anneye sağladığı faydaları anlattı.

Anne sütünün bebeğe sağladığı 6 yarar

Sağlıklı bir gelişim sağlıyor: İlk 6 ayında anne sütü, bebeğin D vitamini dışındaki tüm gereksinimlerini karşılıyor.

Kolay sindirilen ve içeriği kana kolay geçen anne sütünün içerisinde bebeğin gelişimi için gerekli olan yağ asitleri yoğun bir şekilde bulunuyor. İçerdiği mineraller de bağırsaklardan kolay emiliyor.

Özellikle A ve C vitamininden zengin anne sütü içerdiği laktoz sayesinde kalsiyum emilimi artıyor.

İlk süt enfeksiyonlardan koruyor: Kolostrum doğumdan sonraki ilk 72 saat içinde salgılanan süttür, Antikor içeriği oldukça yüksektir. Bu, bebeği enfeksiyonlardan koruyor ve bağışıklık sisteminin gelişimini hızlandırıyor. Özellikle üsye ve ishal sıklığını azaltıyor.

Obezite riskini azaltıyor: Anne sütü bebek için doğal sakinleştiricidir. Her zaman sterildir ve bebeğin ileri yaşlardaki obezite riskini azaltıyor.

Kolik daha az görünüyor: Anne sütü alan bebekler daha az kolik sorunu yaşıyor. Ayrıca diş, çene ve ağız gelişimine ait bozukluklara da daha az rastlanıyor.  

Metabolik ve kronik hastalıkları engelliyor: Egzama, astım, Tip 1 diyabet , Multipl Skleroz, çölyak, ülseratif kolit,lenfoma ve bazı kanser türleri bebekken anne sütü ile beslenenlerde daha az görülüyor.

Zekayı geliştiriyor: ABD’ de yapılan son araştırmalara göre emzirilen bebekler daha zeki ve yetenekli oluyor.

ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRAN YİYECEKLER VE İÇECEKLER

Her annenin sütü bebeğine özeldir

Her annenin sütü kendi bebeğine uyacak ve yetecek şekildedir. Örneğin ikiz veya üçüz doğumlarda süt daha fazla salgılanıyor. Yine prematüre doğum yapmış bir kadının sütü prematüre bebeğine özel olarak üretiliyor.  Sağlıklı beslenen annelerin süt kalitesi yükseliyor.

Çünkü annenin beslenmesi süt kalitesini ve içeriğini doğrudan etkiliyor.  Doğru beslenmeyen annede emzirme sırasında bir takım eksiklikler gelişiyor ya da sütün kalitesi düşebiliyor. Bu da bebeğin daha az kilo almasına neden oluyor.

Ayrıca genetik faktörlere bağlı olarak sütün yağ içeriği de kişiden kişiye değişebiliyor.

Yiyecekler sütün tadını değiştirse de kalitesi etkilenmiyor

Annenin beslenme şekli özellikle aldığı gıdalar sütün tadında değişiklik yapabiliyor. Örneğin sarımsak, soğan, karnabahar, brokoli ve baharatlar hem sütün tadını değiştiriyor hem de kolik oluşumunu artırabiliyor. Ama hiçbir yiyecek sütün kalitesini bozmuyor.

Ayrıca annenin parfüm ve kokulu sabunlar kullanması da bebeğin emmesini etkileyebiliyor. Regl olan annelerin çoğunda sütün tadının ve kokusunun değiştiği biliniyor. Bu dönemde pek çok bebek emmeyi red edebiliyor.

Bu durumda anne sütü dışarı sağılarak bebeğin beslenmesine devam edilmeli.

Emzirirken diyet yapmayın ama aşırıya da kaçmayın!

Sütü arttıran en önemli besin sudur. Günde en az 2,5 – 3 litre su içilmeli.

Ayrıca kalsiyumdan zengin olan süt, yoğurt ve peynirin düzenli olarak tüketilmesi, her gün 1 adet yumurta, 1 porsiyon etli sebze, meyve ve kurubaklagil yenmesi gerekiyor.

 Hamileyken yasak olan şarküteri gıdaları, kafein, sigara ve alkol emzirirken de alınmamalı, stres ve yorgunluktan da uzak durulmalıdır. Bu dönemde diyet yapılması önerilmiyor. Hamur işi ve tatlılardan uzak durmak gerekiyor.  

EMZİRMEYE NASIL BAŞLANMALI?

Emzirme periyodu 3 saati geçmemeli

Yeni doğan bir bebeğin, mümkün olan en kısa sürede annesinin memesiyle tanıştırılması gerekiyor. Genellikle ilk 30 dakika, maksimum 2 saat içinde ise emzirme denenmelidir. Bu ilk tanışma faslından sonra bebek her ağladığı veya huzursuzlandığında emzirme denenmeli, ilk 1 ay iki emzirme arasındaki süre 3 saati geçmemeli.

Yanlış memeden emzirilen süt bebeğin gazlı olmasına neden oluyor

Emzirme sıklığı kadar, bebeği emzirdiğimiz göğüsleri belli bir ritimle değiştirmek de önemli. Çünkü anne sütü her zaman aynı değildir. Süt bebek ilk emdiğinde daha sıvıdır. Yani memeden ilk önce gelen süt su gibidir, daha çok laktoz (süt şekeri) içeriyor. Daha sonra ise daha yoğun yağlı bir hal alıyor, yani az laktoz içeriyor.

Bu nedenle yeni doğan bebeklerde 2 saatte bir, 2.– 3. aydan sonra ise her 3 saatte bir süt verilen göğüs değiştirilmeli. Bu 2 ya da 3 saat içinde bebek isterse 3-4 sefer emebiliyor. Ama hep aynı göğsü emmelidir. 2-3 saat sonra diğer göğse geçilmelidir.

Aksi halde eğer göğüs çok sık değiştirilirse bebek devamlı daha şekerli ve az yağlı olan ilk sütü içeceğinden dolayı hem tam olarak doymuyor hem de laktoz fazla olduğundan dolayı gaz ve pişikler oluyor. Bu nedenle 2-3 saatte sürekli aynı memeyi vererek o memedeki tüm sütün boşaltılması gerekiyor.

 Yeterli emmeyen bebeklerde akut dönemde tartı alımında azalma oluyor. Zamanla büyüme-gelişme yavaşlıyor. Uzun vadede ise sık üst solunum yolu enfeksiyonu, ishal ve kulak enfeksiyonları geçiriyorlar.

2 yaşından sonra emzirmek psikolojik ve fizyolojik sorunlara neden oluyor

Emzirmek genellikle 12-24 aya kadar öneriliyor. Ancak 3 yaş emzirmek için psikolojik sınırdır. 2 yaş sonrasında emzirmek büyüyen çocukta yeme ve içme sıkıntıları yaratabiliyor. Çocuğun anneye gerektiğinden fazla bağımlı olmasına ve kişiliğinin gelişmemesine neden olabiliyor.

Ayrıca öz bakım ve becerilerinin gelişmesinde gecikmeye, 2 yaş civarı başlayan inat döneminin uzamasına, çocuğun “hayır” kelimesini geç öğrenmesine de zemin hazırlıyor.

  Yine uzun süre emzirme, bebeklerin süt dişlerinde aşınmaya, diş sürmede gecikmeye ve uyku problemlerine neden olabiliyor.

Emzirmenin anneye faydaları

  • Emzirmenin bebeğe olduğu kadar anneye de pek çok yararı bulunuyor;
  • Anne ile bebek arasındaki bağı güçlendiriyor.
  • Rahmin toparlanmasını hızlandırıyor.
  • Kilo vermeyi kolaylaştırıyor.
  • Endometrium, meme ve yumurtalık kanserine yakalanma riski düşüyor.  

DOĞADA EMZİRENLER…

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/emzirme/haber/1016715-anne-sutu-hastaliklara-karsi-koruyor

Bebeğinize Vereceğiniz En Değerli Armağan; Anne Sütü

Anne Sütü,  Anneleri ve Bebekleri Koruyor

9 ay boyunca anne karnında tüm tehlerden korunarak büyüyen bebek, doğumla birlikte tanımadığı, alışık olmadığı ve kendisi için birçok riskin bulunduğu bir dünyaya gözlerini açar. Bu dünyada en önemli koruyucusu ise annesidir.

Anne yalnızca ilgisi ve koşulsuz sevgisi ile bebeğini korumaz. Sadece bebeği için, ona özel ve onun ihtiyaçları için ürettiği sütüyle de bebeğini güçlü bir koruma çemberine alır. Anne sütü yalnızca bir besin maddesi değildir.

Bebeğin ilk aşısı, onun vücut şifrelerini bilen canlı bir yapı, sağlıklı büyümesi için fizyolojisine en uygun gıdadır. 

Bebek gelişimi uzmanları sağlıklı ve mutlu bebek yetiştirmenin ilk adımlarından birinin anne sütü olduğunu söyler.

İlk 6 ay sadece anne sütü alan bebeklerin fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişim skorları anne sütü alamayan bebeklere göre daha ileridedir.

Ürünleriyle bebek sağlığını korumayı amaçlayan, “Neşeli bebekler, gerçek gülücükler” sloganıyla yola çıkan Molfiks anne sütünün önemini bilerek hareket etmekte, AR-GE çalışmalarında bu noktayı hep göz önünde bulundurmaktadır.  

Anne sütünün içinde ne var?

Miktarı ve içeriği bebeğin ihtiyaçlarına göre üretilen anne sütü, her bebek için farklıdır. Örneğin; prematüre doğmuş bir bebek için üretilen sütte, onun henüz olgunlaşmamış organlarının gelişimi için gerekli öğeler bulunur. Annenin vücudu bebeğin doğum tarihini ve gelişimini bilir ve buna göre süt üretir.

Yani bebek sindirim ve akciğer sorunları, göz gelişimi problemleri yaşıyorsa üretilen sütte bu sistemlerin gelişimini hızlandıracak vitamin ve mineraller daha fazladır.

Annenin bedeni hiçbir ilacın sağlayamayacağı mükemmellikteki kombinasyonu bebeği için hazırlar ve onun bu karışımı en rahat biçimde alabilmesi için süt formunda bebeğe sunar.

Annenin sütünün içeriği bebeğin doğum tarihine göre değişebildiği gibi aynı bebeğin ayına hatta gün içindeki öğününe göre de değişir.

Doğumdan sonra gelen ilk süt (kolostrum) bebeği hastalıklara karşı koruyan ilk kalkandır, ilk aşıdır. Kolostrumun 1 ml’sinde 1.000.000 canlı hücre bulunur. Bu gelinen teknolojiye rağmen hiçbir ilaçta bulunamayacak bir güçtür. Ayrıca meme ucunda da kök hücreler bulunur. Tüm bu koruyucu antikorlar bağışıklık sistemi henüz oluşmamış olan bebeği korumak için programlanmıştır.

Bebek ilk günlerde protein, bağışıklık kuvvetlendirici vitamin ve minerallere daha çok ihtiyaç duyduğu için vücut anne sütünü buna göre ayarlar. Kolostrumda normal bir yetişkinde bulunan antikorların 100 katı antikor bulunur. Bu bebek için çok önemlidir.

Doğumdan sonraki iki hafta içinde gelen geçiş sütünde protein miktarı azalmaya, şeker, yağ ve enerji miktarı artmaya başlar. Bu büyüyen bebeğin gereksinimlerine göre ayarlanmıştır.

Olgun sütün ise %88’i su, %55’i yağ, %37’si karbonhidrat ve %8’i proteindir. Anne sütündeki laktoz bebeğe enerji verirken, bağırsaklarda bakteri üremesini önleyen bir ortam oluşturur.

Anne sütü bebeği korur

Anne sütündeki yağlar bebeğin görme ve beyin fonksiyonlarının gelişimi için çok önemlidir. Bebeğin beyin ve sinir dokusunun gelişimi için gerekli olan yağlar anne sütünde inek sütüne göre 8 kat fazla bulunmaktadır. 

Olgun sütte bulunan protein miktar olarak az görünsede, içerik olarak o kadar değerlidir ki ilk 6 ay bebeğin tüm ihtiyacını karşılar.

Anne sütündeki tuz oranı çok düşüktür. Bu yüzden bebek fazla tuzu atmak için ekstra suya ihtiyaç duymaz.

Anne sütü bebeği hastalıklara karşı korur. İshal zatürre gibi hastalıklar bu bebeklerde daha az görülür. Hastalığa yakalansalar bile kolay atlatırlar.

Şeker hastalığı, obezite, damar sertliği, bağırsak hastalıları gibi kronik hastalıklar anne sütü alan bebeklerde daha az görülür.

Alerjik hastalıklar daha az yaşanır. Çocukta alerjik yatkınlık bile olsa bunun görülmesi ileri yaşlarda ve daha hafif oluşur.

Anneden süt emen bebekler biberonla beslenen bebeklere göre daha fazla güç harcadıklarından çene ağız ve dil kasları daha fazla çalışır. Bu da daha iyi çene ve diş yapısı demektir.

Annesini emen bebek ilk aylarda ihitiyaç duyduğu emme hazzına daha fazla ulaşır. Bu onda güven duygusunun gelişmesi açısından da önemlidir.

Anne sütü ile beslenen bebeklerde reflü ve buna bağlı oluşan kusma daha az görülür.

Anne sütü mamadan daha kolay hazmedilir. İçeriği daha fazla kana geçer. Anne sütündeki enzimler bebeğin sütü daha kolay hazmetmesini sağladığı için daha az gaz problemi oluşur.

Ayrıca anne sütü inek sütüne göre daha az protein içermesine rağmen kalitesi ve yararlanımlılığı çok yüksek olduğu için neredeyse tamamı bağırsaklardan emilir.

İnek sütünde bebek tarafından emilemeyip dışarı atılan protein miktarı fazladır.

Anne sütü alan bebeklerde pişik ve kabızlık daha az görülür. Çünkü içeriği bebeğe en yakın maddelerden oluşur.

Anne sütündeki kolestrol miktarı ilk aylarda enzim sistemlerinin gelişimini uyarmak ve ileriki yaşlarda damar sertliğinin oluşumunu önlemek açısından önemlidir.

Anne sütündeki kazein maddesi mikropların bebeğin mide, bağırsak ve solunum yollarında tutunarak hastalık yapmasına engel olur.

Anne sütü ile beslenen bebeklerde aşıların gücünün ve etkinliğinin arttığı ve aşılarla korunulan hastalıklara daha az yakalandıkları görülmüştür.

Son olarak anne sütü sadece bebek için değil genel olarak insan sağlığı için önemlidir. Yaşanabilirliliği artırır. Direnci yüksek tutar. Bebekliğinde anne sütü ile beslenenlerde bazı kanser türlerinin daha az görünmesi anne sütünün tüm yaşam boyunca koruyucu etkisi olduğunu göstermektedir. BEBEĞİNİZİ BU HAKTAN MAHRUM ETMEYİN.

Bebek bekleyen annelerin en çok merak ettikleri konuların başında “Nasıl emzireceğim, sütüm olacak mı?” sorusu gelir. Uzmanlar bu sorunun cevabını çok net veriyorlar; “Her anne bebeğini emzirebilir, sütü yeterli gelir. Yeter ki bebeğiniz doğar doğmaz, doğru bir şekilde emzirmeye başlayın.

Sütün gelmesinin annenin beyninde başladığını belirten uzmanlar annenin bebeğini emzirmeyi istemesinin ve emzirebileceğine inanmasının çok önemli olduğunu belirtiyorlar. Yapılan araştırmalar süt oluşumunda iki faktörün çok etkili olduğunu ortaya koymuştur. Birincisi bebeğin anneyi emmesi ve beyne uyarı göndermesi ikincisi ise annenin stres ve yorgunluktan uzak bir loğusalık geçirmesi…

Hemen emzirmeye başlayın

  • Bebeğiniz doğunca hemen emzirmeye başlamalısınız. (ilk bir saat içinde) Sezaryenle doğum yapan anneler ilk saatlerde tam uyanamamış olsalar bile yardımla bebeklerini emzirmeye başlayabilirler.
  • İlk denemeler çok da başarılı olmayabilir. Doğumun etkisiyle siz ve bebeğiniz yorgun ve uykulu olabilirsiniz. Ama sık sık emzirmenin süt üretiminizi hızlandıracağını unutmayın. Bebeğiniz sürekli uyuyorsa 3-4 saatte bir uyandırarak emzirmeye çalışmalısınız.
  • Yeni annelerin emzirme konusunda tecrübesizlik yaşamaları doğaldır. Bu konuda en büyük yardımcınız bebeğiniz olacaktır. Emme refleksi ile doğan bebekler annelerini emmeye isteklidir. Meme başınızı çevreleyen kahverengi kabartılar meme başının yumuşak olmasını ve bebeğin memeyi kolaylıkla bulmasını sağlayan kokuyu salgılarlar. Bu yüzden meme başınızı her emzirme öncesi silmeyin.
  • Bebeğinizi doğru tutmanız, bebeğin rahat etmesini sağlamanız, emmeyi kolaylaştırır.
  • Doğru emzirmek meme ucunuzun tahriş olmasını engellemesi açısından önemlidir. İlk günlerde deneyimli bir kişiden de yardım alarak emzirmekten çekinmeyin. Sadece meme ucunun değil, çevresindeki kahverengi bölgenin de bebeğin ağzına girmesi gerekir. Bebeğiniz emmek için ağzını açtığında, ilk önce alt dudağı memenin başına gelecek şekilde aşağıdan yukarı doğru memeye yaklaştırın. Bebeğin sadece meme ucunuzu tuttuğunu fark ederseniz, tekrar deneyin. Unutmayın ki bebeklerini yeterince emziremeyen annelerin nedenleri arasında meme başı problemleri ilk sıralarda yer almaktadır.
  • Annesini doğru emen bebeğin alt dudağı dışarı doğru kıvrık, çenesi memeye dayalı, yanakları ve şakakları yutma eyleminden dolayı hareketlidir.  
  • Bebekler kendilerine 1-2 gün yetecek sıvı ve enerji deposu ile doğarlar. Bu süre içinde sizinde süt üretiminiz hızlanmış olur. Bebeğinizle daha uyumlu emzirmeyi öğrenirsiniz. Bu yüzden bebeğim aç kalıyor diye telaşa kapılıp şekerli su ya da mama vermeyin. Bu bebeğin sizi emmesini engeller. Emmeyen bebek sizin süt üretebilmeniz için gereken uyarıları beyninize gönderemez, bu da sütün azalmasına neden olur.
  • Yeni doğan bebeğin mide kapasitesi 4 tatlı kaşığı kadardır. Yani 20 ml. Bu ihtiyacı ilk günlerde sizden emeceği kolostrum ile karşılayacaktır. Kolostrumun miktarı azdır ama içeriği güçlüdür. Bebeğin bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, hastalıklardan koruyucu antikor ve proteinler sadece bu ilk sütte bu kadar yoğundur.
  • Bebeğiniz emzirme esnasında 3-4 defa yutma işlemi yapmıyorsa göğsünüze masaj yapın tekrar emzirmeye başlayın.
  • İlk hafta emzirmede her iki göğsünüzü de emzirin. Süt üretimi arz ve talep kanunlarına göre işler. Bebek ne kadar emerse o kadar çok hormon salgılanır ve o kadar çok süt üretilir.
  • Bol bol istirahat edin. Dinlenmiş bir vücut süt üretimini olumlu etkiler.
  • Loğusalık döneminde farklılaşan metabolizmanız nedeniyle kendinizi farklı hissedebilirsiniz. Bu yüzden uyumasanız bile yatak istirahatını gün içinde tekrarlayın.
  • Hızlı kilo vermeye çalışmayın.
  • Sıvı tüketiminizi artırın. Süt artırıcı çaylar, tavuk suyuna şehriye çorbası, meyve ve sebzeler günlük beslenmenizde sürekli bulunsun.   
  • Stres ve sıkıntılı ruh hali beyinden salgılanan ve süt bezlerinin ve kanallarının etrafındaki kasların kasılmasını sağlayan oksitosin hormonunu baskılar. Bu da süt akışını olumsuz etkiler. Bu yüzden loğusalığınızı sakin ve huzurlu geçirmeniz gerekmekte…
  • Bebeğinizi emzireceğiniz zaman sakin ve rahat ortamlar seçin. Gürültü ve kalabalık emzirmenizi etkilemesin. Yapılan araştırmalar bebeğini düşünen ya da onun resmine bakıp sütünü sağan annelerin daha çok süt salgıladıklarını ortaya koymuş. Bu yüzden bebeğinizi emzirirken sadece ona odaklanın. Ona duyduğunuz sevgi his olmaktan çıkıp, bir annenin bebeğine verebileceği en değerli şeylerden biri olan anne sütüne dönüşsün.   

Источник: https://www.annebebek.com.tr/bebek/Anne-Sutu-ve-Emzirme/Neden-Anne-Sutu-/124

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.