Anoreksiya Bulimia (Yeme Bozukluğu) Nedir? Kusarak Zayıflama Hastalığı ve Terapisi

Yeme Bozuklukları Nedir?

Anoreksiya Bulimia (Yeme Bozukluğu) Nedir? Kusarak Zayıflama Hastalığı ve Terapisi

Yeme Bozuklukları kişilerin beslenmeyle ilgili duygu ve düşüncelerinde rahatsızlık veren problemler bütünüdür. Yeme bozuklukları sosyal, psikolojik, fizyolojik, akademik problemlere yol açabileceği gibi yaşam kalitesini oldukça etkiler.

Yeme bozuklukları sebepleri arasında; düşük benlik saygısı, depresyon, değersizlik, istismar, geçmiş yaşam deneyimleri, aile özellikleri , ebeveyn tutumları ve daha bir çok sebep sayılabilir.

(Keçeli,2006) Bireylerin yiyeceklere karşı geliştirdikleri tutum ve davranışlar yeme bozuklukları nedenlerine karşı geliştirdikleri tepkisel davranış göstergeleri olabilmektedir.

Amerikan Psikiyatri Birliğine (APA,2013) göre yeme bozuklukları; Anoreksiya nervosa, bulimia nervosa, tıkanırcasına yeme bozukluğu ve sınıflandırılamayan yeme bozuklukları olarak dört bölüme ayırmıştır. Son dönemde yapılan araştırmalara göre Ortoreksiya Nervosa bireylerde sıklıkla görülmektedir.

1.1.Yeme Bozukluklarının Tarihçesi

Yeme bozuklukları tarihte ilk olarak Mısırlıların resimli farsça el yazması eserlerinde ve Çinlilerin parşömen kâğıdına yaptıkları tanımlamalarında ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda M.Ö.400 ile 500 yılları arasında..

1689 yılında Richard MORTON ““phthisiologia, or a treatise of consumptions” yazdığı bir yazısında ilk kez anoreksiya nervosa tanımını yapmış tıbbi literatürde yer almaya başlamıştır. 1789 yılında Fransa da Naudean ileri derece iştah kaybıyla ve bunun sonucunda ölümle sonuçlanan bir olgu paylaşmıştır.

1874 yılında William GULL tarafından anoreksiya tanımlanarak psikiyatrik olarak yer almıştır. 1930 yılında pimer hipofiz yetmezliği ve anoreksia birbirinden ayrılarak ayırıcı tanı olarak literatüre geçmiştir. 1930lardan sonra konuyla ilgili SİgmundFREUD’un öncüsü olduğu psikanalitik kuramcılar konu dair açıklamalar yapmışlardır.

1938 yılında Nicole, anoreksiya nervosayı ağır bir hastalık olarak tanımlamış ve gıda reddinin histeriden farklı olduğunu söylemiştir. Gerald RUSSEL ilk kez bulimiya nervosayı diğer yeme bozukluklarından ayırmış ve bu sayede DSM-3 tanı kitabında yazılmıştır. 1950 yılında Hilde BRUCH anoreksiya tek sendrom olarak değerlendirmiştir.

Tıkanırcasına yeme bozukluğu tarihte ilk olarak 1992 yılında Uluslararası Yeme Bozukluğu konferansında geçmektedir.(Keçeli, 2006)

1.2.Anoreksiya Nervosa:

Yunanca tabiri ile “iştah kaybı” olan anoreksiya nervosa yemek yemede azalma, yemek yemeyi reddetme ve bunların sonucunda yaşanan kilo kayıpları ayırt edilmiştir.(Ertekin,2010)Bireylerin yemeyi reddetmesi ve aşırı zayıflama isteği bir çok nedenle açıklanabilmektedir.

Tedavi yöntemi bireyin biriciklik ilkesi gözetilerek yapılması ile faydalı olabilmektedir.Bireysel tedavi yöntemleri geliştirilmesi tedaviyi daha etkili kılabilmektedir.Anoreksiya Nervosa hastaları yemek yemeği reddeder ve yemeğe karşı düşmanca tutum geliştirebilirler.

Anorekiyalı hastalar oldukça zayıftır yiyecekleri yediklerinde suçluluk duygusu hissedebilmektedir. Temel nedeni beden imgesi bozulmaları olarak görülsede dinamik yaklaşım oral fiksasyonu öne sürmektedir. Psikoanalitik yaklaşıma göre anoreksiyalı bir hasta oral yolla gebe kalma fantazilerine karşı yemeği reddetmekte ve kendini korumaktaıdır.

(Aydın,2007) Bu koruma davranışı oral beslenmenin isteksizliği ile gerçekleşir. Bireyler beslenmeyi reddederek kaygı yaratan durumdan kurtulmaya çalışırlar ve yemek yememek kaygı azaltıcı gelmeye başlar.Kişiler yemek yemeyerek zayıflar. Zayıflayan bireyler zayıflık hislerinden hoşnut olurlar.

Zamanla bu zayıflık hissi yetersizlik duyguları ile birleşerek hiç bir zaman istenilen kiloya ulaşabildiklerini düşünmezler. Farklı sebeplerden oluşan bu durum zamanla algı bozukluklarına sebep olabilmekte ve hastayı bir kısır döngünün içine itmektedir.

Kaygıdan kurtulmak için kilo veren bireyler; kilo vermek için kaygılanır, saldırganlaşır ve bu nedensel döngüsellik içerisinde kaybolur.

Zamanla yaşamının merkezine aldığı zayıflama durumu ile ilgilenen kişi, aynada gördüğü bedenden menun olamaz duruma gelir ve sosyal çevresine saldırganca tavırlar sergileyebilir.

1.3.Bulimia Nervosa:

Yunanca tabiri ile “öküz açlığı” olan bulimia kelimesi kontrolsüz, aşırı, sık yemek yeme ve bunları takip eden kusma ile çıkartma davranışıyla kilo almayı engellemeye çalışan bir hastalıktır.(Keçeli, 2006)
Bulimia Nevroza, klinik bulguları aşırı yeme, kilo kontrolü için obsesif davranışlar sergileme, şekil, görünümünden hoşnut olmama gibi bulgularla seyreden bir yeme bozukluğudur.

(Emral,2009) Bu kişiler normal kiloya sahip olmakla birlikte risk faktörleri barındırmaktadır. Risk faktörleri arasında batılı kültürden gelme algısal çarpıtmalar, obezite, sıkı diyet uygulama alışkanlığı olan bir çevreye sahip olma ve kendine yeterli güvenin olmaması yer almaktadır. Çoğunlukla genç batılı kadınlarda yaklaşık olarak %1'dir.

Bireyler çoğunlukla kilo kontrolu ve yeme bozukluğuna takiben gelişen fiziksel problemler oluşturmaktadır. (Emral,2009) .DSM-V ‘e göre hastaların bulundukları ödünleyici davranışlar referans alınarak kendi içlerinde hastalık düzeyleri belirlenmiştir. Bireylerin haftada bir- üç kere ödünleyici davranışta bulunması ağır olmayan hastalar grubunda bulunmalarına sebep olmaktadır.

Orta derece sınıfındaki hastalar haftada dört- yedi kere kusma davranışı gerçekleştirmektedir.Ağır grubunda bulunan hastalar haftada sekiz ile onüç kere ödünleyici davranışta bulunmaktadır. Hastalığın en ağır düzeyini yaşayan kişier ise haftada ondört ve daha fazla kusma davranışı gerçekleştirmektedir.

Hastalar hastalıklarının farkında olurlar fakat çevreden bulimia hastalarını farketmek pek mümkün olmayabilir. Beden algılarında bozulmalar meydana gelen bu bireyler yeme epizodlarına ödünleyici davranış alışkanlığını yerleştirmelerinin ardından hastalıktan kopuş çok uzun yıllar sürmektedir.

Hasta olan kişiler hastalıklarının ve duygu durum değişikliğinin doğurduğu rahatsızlık ardından tanı almak için medikal destekleğe başvurmaktadır. Bulimikler oluşan çatışmalı durumdan her ne kadar hoşnut olmasa da hastalıklarını utanç kaynağı olarak görmelerinden kaynaklı olarak sosyal desteği reddederler.

Varoluşlarının bir parçası haline gelen bu hastalığın çevreleri tarafından anlaşılmadığını düşünürler. Kendi bedenlerine ilişkin koşullu sevgi ve kabul anlayışı geliştiren bu kişilerin tedavisinde yargısız ve koşulsuz tutum büyük önem taşımaktadır. Farmakolojik destek tek başına yeterli değildir kişiler mutlaka psikoterapi desteği almalıdır.

1.4.Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu:

Normal şartlarda standart bir kişinin yiyebileceğinden çok daha fazlasını yeme, rahatsızlık veren bir tokluk hissedene kadar yemek yeme davranışını sürdüren ve aç olmamasına rağmen yemek yeme davranışı gösteren bundan dolayı utanç ve suçluluk duyulan bozukluktur.

(Keçeli, 2006)Tıkınma davranışı kişilerin kendini stresli, yetersiz, eksik hissettiğinde yoğun olarak görülmektedir. Kişiler stres faktörünü yok edemedikleri için oluşan kaygıyı yok etmek isterler. Yiyecekelrden anlık keyifler aldıklarında ise kaygının azaldığını düşünürler.

Oluşan döngü ile birlikte kişiler kendilerine yeni bir yeme paterni oluştururlar.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu tedabisinde kişinin yeme paterni üzerine çalışılmalı, psikiyatri ve diyetisyenin işbirliğinde diğer tıbbi müdahalelerinde olacağı bi tedavi süreci izlenmelidir.

1.5.Sınıflandırılamayan Yeme bozuklukları:

Standart herhangi bir tanımı yapılamayan gece yemek yeme davranışı, duygusal çöküntü haline aşırı yeme, kendi aç bırakma, seçici yeme bozuklukları veya türlü kişisel prensipler doğrultusunda meydana çıkan beslenme davranışları bozuklukları olarak adlandırılmaktadır.(Keçeli, 2006) Sınıflandırılamayan yeme bozuklukları bireylerin kendi yaşam öykülerinden hareketle tedavi edilmeli, genellemeden oldukça kaçınılmalıdır.Travma tedavisi, ilaç tedavisi ve bilişsel tedaviler etkili olabilmektedir.
 

1.6.Ortoreksiya Nervosa:

Ortoreksiya iki kelimenin birleşimi ile ortaya çıkan yunanca da orthos doğru ve oreksiya iştah anlamına gelen gelmektedir. Sağlıklı beslenme takıntısı anlamında kullanılmaktadır. Bunu ilk kez 1997 yılında Dr.

Steven Bratman’ın bir makalesinde kullanmıştır. Sağlıklı beslenmeyi sağlıksız bir şekilde takıntı haline getiren, tüketilen yemeğin miktarına değil de kalitesine takıntı yaparak yoğun kilo kaybı yaşamaktadırlar.

Şuana kadar DSM tanı kitabında rastlanılmamıştır.(Bratman, 1997)

Bu kişiler gıda üreticilerine güvenmemekte, yiyeceklerin hijyenik olduğuna inanmamaktadırlar . Yiyeceklerin çoğunun sağlıksız olduğuna dair geliştirdikleri inanç nedeniyle beslenme düzeni geliştiremeyip aşırı zayıflamaktadırlar.

Yiyeceklerin kendilerine kilo aldıracağı veya hasta edeceği düşüncesi de oldukça yaygındır.

Ortorektik bireylerin tedavi sürecinde diğer yeme bozukluklarının tedavisinde olduğu gibi multidisipliner bir anlayış ile hareket edilmeli ve kişilerin farmokolojik ve psikoterapik destek alması gerekmektedir.

KAYNAKÇA

1.Aydın, A., & Maner, F. (2007). Bulimiya nervozada Psikososyokültürel Etmenler. Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi, 20(1), 25-37.

2.Erbay,G.L.& Seçkin,Y.(2016). Yeme bozuklukları. İnönü üniversites Psikiyatri Anabilim Dalı,Gastroenteroloji Bilim Dalı Dergisi, 20/4.

3.Keçeli,F.(2006).Yeme bozukluğu hastalarında obsesif kompulsif bozukluk ve kişilik bozukluğu (Yayımlanmış tez) Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Bakırköy/İstanbul

4.Kuruoğlu, A. Ç. (2000). Yeme bozukluklarında genetik etkenler. Klinik Psikoloji Bülteni, (s, 10, 32-37).

5.Özakkaş, T., Çorak, A. (2015). “Bütüncül Psikoterapi 9. Dönem Ekim Ders Notları.” Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları,143

6.Toker, D. E., & Hocaoğlu, Ç. (2009). Yeme bozuklukları ve aile yapısı: Bir gözden geçirme. Düşünen Adam, 22(1-4), 36-42.

7.Vardar,E.,&Erzengin, M.(2011).Ergenlerde yeme bozukluklarının yaygınlığı ve psikiyatrik eş tanıları iki aşamalı toplum merkezli bir çalışma. Türk Psikiyatri Dergisi, C, 22/4.

Derya Arslan

Источник: //www.guncelpsikoloji.net/psikopatoloji/yeme-bozukluklari-nedir-h6622.html

Bulimia nervoza hastaliğı nedir,nedenleri,zararları, tedavisi ve vaka örnekleri)

Anoreksiya Bulimia (Yeme Bozukluğu) Nedir? Kusarak Zayıflama Hastalığı ve Terapisi

Bulimia Nervoza Nedir?
Bulimia Nevroza: Dönem dönem gelen aşırı yemek yeme, kilo alma ve bir yandan da kilo almayı durdurma çabaları ile devam eden bir bozukluktur.

Bu hastalar sürekli aşırı yiyen, ileri derecede şişman olan ve şişman kalan insanlardan farklıdır. Hasta aşırı yeme nöbeti başlayınca bütün çabalarına, korkularına, üzüntüsüne rağmen yeme tutkusunu durduramaz.

Kilo almayı önlemek için hasta yediklerini kusar, iştah kesici, idrar söktürücü ilaçlar kullanır.Bu kişiler çoğu zaman fazla kiloluda olmayabilir. Ancak yine de kilo aldığından sürekli şikayet eder. Beden ağırlığı, güzellik, çirkinlik konularıyla aşırı derecede meşgul olabilir.

Bu kişiler yaşamın önemli bir bölümünü yemek ve yememek arasında bocalayarak geçirir. Yeme tutkusu öyle ağır basar ki, bir yandan gizlice yer, gider çıkarır, yine yerler.

Tekrarlayıcı aşırı yeme atakları. Yeme periodunda yeme işlemi üzerinde kontrolu kaybetmek.Aşırı yemeye ek olarak, kilo almayı engellemek için uygunsuz aşırı bir reaksiyonlar geliştirmek (Kendini kusturma, laksatif kullanma, aşırı egzersiz yapma vb.). Vücut şekli, görüntü ve kilosundan memnun olmama hali. Aşırı yeme ve dengeleyici karşı eylemlerin üç ay boyunca haftada en az iki kez olması.

Araştırmalar göstermiştir ki bulimia olgularında hastalar, tıkanırcasına yeme epizodları sırasında 2000 ile 4000 kalori almaktadır ki bu kalori miktarı sağlıklı bir kişinin bir gün boyunca aldığı kalori miktarından daha fazladır. Hastalar genellikle tıkanırcasına yeme davranışlarından utanç duyarlar ve bunu saklama çabasındadırlar.

Çoğunlukla tıkanırcasına yeme epizodları sırasında kontrolü yitirdiklerinden yakınırlar. Tıkanırcasına yeme epizodunu, pişmanlık duygusu içinde iğrenme, tiksinme, huzursuzluk, kilo alma korkusu ve dışa atım çabası izler. Bulimia hastaları dışa atımı genellikle parmak yardımı ile kusarak yaparlar.

Mide bulantısı ve kusma, zamanla bulimia hastalarında irade ile gerçekleşebilmekte ve parmak, çatal vb. gibi maddelere gereksinimleri dahi kalmamaktadır. 1982 yılında yayımlanan bir araştırmaya göre üniversite öğrencilerinin %50’si arada sırada meydana gelen tıkanırcasına yeme-arınma dönemleri geçirmektedir.

DSM-IV kriterlerine göre bu tür davranışlara hastalık boyutunda yaklaşmak ve Bulimia tanısı koymak ancak bu dönemlerin üç ay boyunca haftada en az iki kez gerçekleşmesi sonrasında mümkündür.Anoreksiya Nervosa’da olduğu gibi Bulimia hastaları için de kilo alımının yarattığı kaygı oldukça yüksektir.

Yine Bulimia Nervosa’da da Anoreksiya’da olduğu gibi kişinin vücudunun görünüşünü algılamasında bozulmalar meydana gelmektedir ve bu kişiler normal ağırlıkta olsalar dahi kendilerinin kilolu olduklarına inanabilmektedirler.

Bulimia nervoza belirtileri

  • Diş çürümesi
  • Yaralı eller
  • Boğaz ağrısı
  • Adet düzensizliği
  • Kronik bağırsak sorunları
  • Zayıflama hapları alma, aşırı egzersiz yapma, laksatif kullanım
  • Kendi kendine zarar verici davranışlar (kilo alımını engellemek için sigara kullanma, gelişigüzel
  • Yemek ile ilgili suçluluk ve utanç
  • Depresyon

Bulimia Nervozanın alt tipleri:

Çıkartma olan tip(Yediklerini çıkartma): Kişi yediklerini kusarak çıkartır.

Çıkartma olmayan tip(Yediklerini çıkartmama): Çıkartma olan tipe oranla daha sıktır. Çıkartma olmayan tipe eşlik eden davranışlar; oruç tutma, aşırı egzersiz yapma veya laksatiflerin kullanımıdır.Ayrıca bu tip hastalar tıkanırcasına yeme dönemlerini daha az yaşamakta ve hastalık şiddetinin daha hafif olduğu gözlenmektedir.

Epidemiyoloji

  • Ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde başlar.
  • %90’ını kadınlar oluşturur.
  • Kadınlar arasındaki sıklığının % 1 ile 2 arasında olduğu bilinmektedir.
  • BN hastalarının 80% i kusmayı kilo kontrolü olarak kullanır
  • İyileşme oranı AN ye göre daha yüksek çünkü tedavi reddi/direnci daha az

Etyopatogenez

1.Biyolojik: Norepinefrin ve serotonin aktivitesinde azalma, kusan bazı hastalarda plazma düzeylerinin azaldığı saptanmış. Hastaların çoğunda depresyon, ailelerinde de daha sık obezite ve depresyon görülür. 2.Sosyal: Sosyal çevreinin inceliğe yüklediği takdirin de etkisi vardır.

Hastalar, mükemmeliyetçidirler ve başarıya odaklanmışlardır. Aile sorunları, reddedilme, anoraksia nervozadan daha sık görülür. 3.Psikolojik: Hastalar, ergenlikleriyle ilgili sorunlar yaşamaktadırlar. Blumialı hastalar, anoraksialı hastalardan daha dışa dönük, sinirli, dürtüseldirler.

Hastalar, okul bitince ailelerinden ayrılmaktan korkarlar. Anksiyete ve depresif belirtiler sık olup, suisid riskleri de vardır. Alkol bağımlılığı da sık görülür. 4.Psikodinamik: Maternal figürden ayrılmadaki karasızlık, ambivalan bir şekilde yiyeceğe yöneltilir.

Seksüel ve agresif fantaziler kabul edilemez ve sembolik olarak dışavurulur.

Ayırıcı tanı

  • 1.Anoraksia Nervoza
  • 2.Majör depresyon
  • 3.Borderline Kişilik Bozukluğu
  • 4.Nörolojik Bozukluklar (Epilepsi, santral sinir sistemi tümörleri, Klüver-Buchy Sendromu, Kleine-Levin Sendromu)

Gidiş ve sonlanış:

Hastalar çıkarma yöntemleriyle elektrolit dengesini ileri düzeyde bozabilirler ve bu durum kalp durmasına neden olabilir. Bu nedenle kan kimyasının mutlaka izlenmesi gerekir.

Ciddi intihar girişimleri görülebilir ve bu durumda hastaneye yatış gerekebilir. İzleme çalışmaları hastaların yakla şık yarısının tamamen düzeldiğini dörtte birinin kısmi düzelme gösterdiğini ve dörtte birinin kronikleştiğini göstermektedir.

Aileye yönelik müdaheleler terapinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Bulimia nervoza tedavisi

Bulimia nervoza hastalarının tedaviye başvurması genelde hastalık başladıktan yıllar sonra olur. Genelde tedaviye istekli oldukları halde bulimiklerin kısa sürede belirtilerinin ortadan kalkması beklentisi ve düşük engellenme eşiği tedaviyi zorlaştırır. Özellikle daha büyük yaştaki hastaların antidepresanlardan yararlandığını gösteren çalışmalar vardır.

Tedavide eşlik eden bozuklukların her biri ayrı ayrı kapsamlı bir plan çerçevesinde ele alınmalıdır. Hastaların üçte biri kısa kognitif-davranIşçı terapi ve psikoeğitimsel bir yaklaşımdan oldukça yararlanırlar. Ancak özellikle borderline kişilik bozukluğunun eşlik ettiği durumlarda tedavi uzun dönemli açıklayıcı destekleyici psikoterapi tarzında olmalıdır.

Bulimia Vaka örneği

Aylin (20 yaşında), 14 yaşından itibaren yeme bozukluklarının olduğunu belirtiyor.Haftada 3 kez kontrolsüz bir şekilde ve aşırı miktarda yemek yediğinden bahsediyor (tereyağlı 12 ekmek dilimi, üzerine nutella, reçel ve peynir, 4 haşlanmış yumurta, 450gr. gofret).

Bu yeme ataklarından sonra ise kendini kötü hissetiğinden ve kilo almaktan korktuğundan laksatif kullanarak (kimi günlerde 200 laksatif hapı birden) ya da zorla istifra ederek buna izin vermemeye çalışıyor.

Bunun dışında spor yaptığını (her iki günde bir, 1-2 saat) belirten Aylin, normalde vejetaryan beslendiğinin ve yağlı, kalorili yiyeceklerden uzak durduğunun altını çiziyor. Açlık duygusuna karşı günde en az 3 litre su tükettiğini söyleyen Aylin, kilosuna ve dış görünümüne çok dikkat ettiğini vurguluyor.

Aylin hanımın kendi ifadeleri: „Evdeyim, ve ne yapacağımı bilmiyorum, gergin ve huzursuzum, günüm çok stresli geçti.Içimde bir haz beliriyor, önüme ne gelirse yeme hazzı ve ben buna engel olamıyorum. Yerimden kalktığım gibi gidiyorum mutfağa ve deli gibi buzdolabında ve diğer dolaplarda ne var ne yok çıkartıyorum; kontrolü tamamen kaybederek.

Yiyeceklerin paketlerini bir hışımla açıp ağzıma götürmeye başlıyorum. Önce domates salçası…, Bu sayede, en sonunda yediklerimin tekrar dışarı çıkabileceğinden emin olabilirim.

Ardından ne bulursam tıkınıyorum, dünden kalan yemekler, ton balığı salatası, reçel ve fındık ezmesini kaşıklıyorum bir yandan, bir yandan da kendime makarna haşlıyorum ve bebek maması yiyiyorum. Çünkü bunu kusması daha kolay. Akabinde dondurma ve sonra misafirlerden kalma çiğ köfte… Yaptığım şey sırf yemek, tat falan almıyorum.

Gerginliğim ve üzerimdeki bütün ağırlık gidiyor, kendimi hissediyorum ve bir an için etrafımda olan bitenleri unutuyorum. Sadece bir an için, çünkü midem ağrımaya başlıyor. Yediklerimin çıkması gerek; yoksa patlarım ve şişmanlarım diye koşuyorum tuvalete. Parmağımı boğazımın arka taraflarında gezdiriyorum ve istediğim şey oluyor.

Ne yaptığımın farkına varıyorum, ağlıyorum, boğazım yanıyor. Kısa bir süre için rahatlıyorum, sadece kısa bir süre ama ardından iğrenme, utanma ve suçluluk duyguları üstüme biniyor.

Vaka örneği 2

Evdeyim, ve ne yapacağımı bilmiyorum, gergin ve huzursuzum, günüm çok stresli geçti.Içimde bir haz beliriyor, önüme ne gelirse yeme hazzı ve ben buna engel olamıyorum. Yerimden kalktığım gibi gidiyorum mutfağa ve deli gibi buzdolabında ve diğer dolaplarda ne var ne yok çıkartıyorum; kontrolü tamamen kaybederek.

Yiyeceklerin paketlerini bir hışımla açıp ağzıma götürmeye başlıyorum. Önce domates salçası…, Bu sayede, en sonunda yediklerimin tekrar dışarı çıkabileceğinden emin olabilirim.

Ardından ne bulursam tıkınıyorum, dünden kalan yemekler, ton balığı salatası, reçel ve fındık ezmesini kaşıklıyorum bir yandan, bir yandan da kendime makarna haşlıyorum ve bebek maması yiyiyorum. Çünkü bunu kusması daha kolay. Akabinde dondurma ve sonra misafirlerden kalma çiğ köfte… Yaptığım şey sırf yemek, tat falan almıyorum.

Gerginliğim ve üzerimdeki bütün ağırlık gidiyor, kendimi hissediyorum ve bir an için etrafımda olan bitenleri unutuyorum. Sadece bir an için, çünkü midem ağrımaya başlıyor. Yediklerimin çıkması gerek; yoksa patlarım ve şişmanlarım diye koşuyorum tuvalete. Parmağımı boğazımın arka taraflarında gezdiriyorum ve istediğim şey oluyor.

Ne yaptığımın farkına varıyorum, ağlıyorum, boğazım yanıyor. Kısa bir süre için rahatlıyorum, sadece kısa bir süre ama ardından iğrenme, utanma ve suçluluk duyguları üstüme biniyor.”

İlgili konular: Aşırı yeme isteği ve zayıflama, aşırı yeme isteği hamilelik belirtisi mi, nasıl bastırılır ve engellenir. Aşırı yeme ve yediklerini çıkarma şeklinde ortaya çıkan rahatsızlık hangisidir, aşırı yeme krizleri

Yayın tarihi: 23/03/2015 © İzinsiz alıntı yapılamaz. web sitelerine kısmi alıntılar için izin verilen kaynak gösterme şekli:

www.onlineterapiler.com sitesinden alınmıştır (link çalışır şekilde eklenmelidir).

Источник: //www.onlineterapiler.com/bulimia-nervoza-hastaligi-nedir-tedavisi-vaka-ornekleri-zararlari.html

Kusarak Zayıflama

Anoreksiya Bulimia (Yeme Bozukluğu) Nedir? Kusarak Zayıflama Hastalığı ve Terapisi

Kusarak zayıflama özellikle genç kızların sık sık kullandığı bir zayıflama yöntemi haline geldi. Ancak sağlıklı bir şekilde kilo vermek yerine bu tür yöntemlere başvurmak son derece sağlıksızdır.

Sağlığı geri dönüşü olmayacak şekilde tehdit eden yöntemlerle verilen kiloların geri alınma olasılığı da daha yüksektir. Üstelik kusarak zayıflama çabaları sonucunda hayatını kaybeden birçok kişi de olmuştur. Sağlığı bu derece etkileyen bir yöntem konusunda son derece iyi düşünmek gerekir.

Kusarak Zayıflama Nasıl Olur?

Yemek konusunda bireyin kendisini kısıtlamasını gerektirmeyen bu yöntemde yemeğin ardından kişi yediklerini çıkartır. Bu işlemi de kusma sayesinde yapar.

Yemeğin ardından genellikle parmağı boğaza itekleyerek kusma sağlanır. Bu kişilerde yemeğin çok tüketilmesinden ötürü mide büyür ama kusma işlemi yapıldığı için fazla kilo alınmaz. Ancak vücutta gıda anlamında bir şey kalmadığı için vücut içerideki proteinleri, kalsiyumları ve yağları yakmaya başlar.

Kusarak kişi kilo verir ama aynı zamanda bağışıklık sisteminin tamamen çökmesine neden olur. Kusarak zayıflama yöntemlerinden en sık kullanılanı budur.

Az yiyerek uygulanan yöntemler de vardır ama kusarak zayıflama konusunda ne kadar yiyecek tükettiğinizin çok da önemi yoktur.

Kusarak Zayıflama ile Kaç Kilo Verilir?

Kusarak zayıflayanların yapmış olduğu açıklamalara bakarak bu yöntemin kilo verme kapasitesinin çok geniş bir yelpazede olduğu görülebilir.

Bir ayda 5 ila 10 kilo verilmesi ortalama olarak kabul edilebilir. Ancak bu yöntemle 1,5 ay gibi kısa bir sürede 20 kilo verenler de olmuştur.

Kaç kilo verileceği tamamen kişinin metabolik hızıyla ilgilidir. Neyi ne kadar yediğiniz değil; vücudunuzun içerideki mineralleri ne kadar hızlı sürede yaktığına, günlük hareket derecenize bağlıdır. Yine de sağlığınızı kaybetmenize değmeyeceğini unutmamalısınız.

Kusarak Zayıflamanın Zararları- Sonuçları

Yemekten Sonra Kusmak Bir Hastalık Mıdır?

Yediklerinizi kusmak bir hastalıktır. Üstelik yaşamınızı doğrudan tehdit eden çok da önemli bir hastalıktır. Bulimia nervoza adı ile bilinen yediklerini kusma hastalığı psikolojik bir rahatsızlık olarak bilinir.

Yeme bozuklukları arasında en sık karşılaşılan bulimia nervozanın temeli kişinin hayatının en önemli noktasında kilosu ve görünüşü olmasına dayanır. Bu bir takıntıya döner.

Kişi çoğu zaman ideal kilosunun 10-15 kilo altında olmak ister. Kusarak zayıflama hastalığı genellikle tıkınırcasına yeme bozukluğu ile bir arada görünür.

Hasta öğünlerini geçiştirir ve sağlıksız öğünler yapar; ancak genellikle her gün tıkınırcasına yeme atakları ile karşılaşır ve elinin altında bulduğu her şeyi yer.

Çoğu zaman bu gıdalar sağlıksız besinlerdir ve akabininde hemen suçluluk duyar ve kusar.

Yediklerini kusma durumunda besinlerle alınan kalorinin tamamı dışarı atılmaz. Bir kısmı vücutta kalır. Ayrıca kusma durumu için her zaman çok yenilmesi de gerekmez. Kimi zaman hafif ve normal yemekler sonrasında da hastalar çok yemiş gibi hissederek suçluluk duyabilir.

Bulimia nervoza hastaları genellikle fazla zayıf olsa da kimi zaman ideal kilolarının üzerinde hastalar da olur. Bu hastaların kilo almalarının nedeni tıkınırcasına yeme ataklarıdır ve tıkınırcasına yeme atakları ile kusmalar bir döngü halini alır.

Kusarak zayıflama süreci tahmin ettiğinizden çok daha sıkıntılı bir durum olabilir. Vücudunuzdaki eksiklikler ve suçluluk duygusu öncelikle sosyal ilişkilerinizi ve ardından direkt olarak beyninizi etkiler.

Kusarak Zayıflamanın Zararları

Kusarak zayıflamaya çalıştığınızda vücut içindeki besinleri kullandığı için zamanla kendinizi halsiz hissetmeye, çok kolay hasta olmaya ve genel olarak mutsuz olmaya başlarsınız.

Bünye vitamin ve mineralden çok az kaldığında bile çökebiliyorken; böyle bir yöntemle tedavisi olmayan hastalıklarla karşılaşmanız yüksek olasılıktır.

Kusarak zayıflamanın zararları bu kadarla kalmaz; sonu ölüme bile varabilen bir zayıflama yöntemi olduğunu aklınızdan çıkartmamalı ve daha sağlıklı yöntemleri araştırmalısınız.

Kusarak Zayıflama

Kusarak Zayıflamanın Sonuçları

Kusarak zayıflamanın sonuçları arasında en önemlileri; bulimia nervosa, anoreksiya ve ölümdür. Kusarak zayıflama yöntemlerini denedikten sonra zamanla vücudunuzun bir şey kabul etmediğini ve kusmak istemenizde kustuğunuzu fark edeceksiniz.

Anoreksiya, daha çok psikolojik bir sorun olarak kabul edilir. Kişi bu rahatsızlıkta kendini ne kadar zayıf olsa da kilolu kabul eder ve vücut beslenmeyi reddeder.

Bulimia nervosa ise kusma hastalığı olarak tanımlanır ve aşırı yemeyi takip eden çıkarma işlemi olarak bilinir. Kusarak zayıflama çabalarında bu hastalıklara yakalanma olasılığınız yüksektir. Ayrıca istediğiniz kiloya ulaştıktan sonra normal yeme düzenine de geri dönemeyebilirsiniz.

Kusarak Zayıflayanların Yorumları

Kusarak zayıflamayı uman bulimia nervoza hastaları bu durumun genellikle ergenlik döneminde ya da önemli bir travma yaşandıktan sonra ortaya çıktığını itiraf etmektedir.

Kusarak zayıflayanların yorumlarına bakıldığında ilk etapta kilolarını kontrol edebilme amacıyla kusmaya başladıklarını söylerler. Çoğu zaman hayatlarının kontrollerinin ellerinde olmadığını hissettiklerini ve bu nedenle en azından bir konuda kontrolü ellerinde tutmak istediklerini eklerler.

Bulimik hastalar ilk etapta çok önemli bir sorun gibi görmeseler de zaman içerisinde aslında ne kadar önemli olduğunu anlarlar. Ne yazık ki tedavisi çok kısa sürede tamamlamamakta. Yıllar boyunca terapi ve ilaç desteğine gerek duyulabiliyor. Bu nedenle en başta bu yönteme mesafeli durmanızda fayda bulunuyor.

Kusarak zayıflama kadınlar kulübü ve ekşi sözlük gibi sosyal platformlarda da sık sık konuşulmaktadır. Tecrübesini paylaşan kişiler genellikle pişmanlıkla bahsetmektedir.

Источник: //zayiflamaiksiri.com/kusarak-zayiflama/

Anoreksiya Bulimia

Anoreksiya Bulimia (Yeme Bozukluğu) Nedir? Kusarak Zayıflama Hastalığı ve Terapisi

Anoreksiya Bulimia Kusma Alıskanlıgı – Bu makaledeki notlar: bulimia nevroza anoreksiya bulimia kusma alıskanlıgı..

ANOREKSİA NEVROZA:

Bu tür yeme bozukluğu, psikolojik kökenli bir hastalık olup zayıflamayı takıntı (obsesyon) haline getiren genç kadınlarda daha fazla ortaya çıkar.

Kilo alma korkusu var olup, diyetlerini aşırı derecede sınırladıkları için, ileri derecede zayıf olmaları halinde bile kendilerini şişman olarak görürler. Bazıları yemekten sonra kusmaya çalıştığından aynı zamanda bulimiktirler.

Vücuttaki GnRH hormonunun düşük miktarda salınımı (Buna bağlı olarak LH ve FSH hormonu salınımı azalır) sonucu ortaya çıkan amenore (Adet görememe), hastalığın bir tanısal özelliği olacak kadar yaygındır.

Diğer yaygın bulgular:

*

Troid hormon salınımında azalmaya bağlı soğuğa hassasiyet.
*

Hipotermi (vücut sıcaklığında düşme)
*

Bradikardi (kalp dakika atım sayısının normalin altında olması)
*

Konstipasyon (kabızlık)
*

Deri ve saç değişiklikleri

Anoreksia nevrozanın en önemli komplikasyonu; büyük olasılıkla ölüme yol açan hipokalemi (kan K+ miktarında azalma) sonucu kardiak aritmiye (kalp ritim düzensizliği) yatkınlığı arttırmasıdır.

BULİMİA NEVROZA:

Psikolojik kökenli bir hastalıktır.Anormal yeme alışkanlığı ile kendini belli eder.aynı zaman dilimi içerisinde aynı şartlarda çoğu insanın yiyeceğinden daha fazla yeme alışkanlığı vardır.

Bu dönemde hasta yeme kontrolünü kaybeder yeme olayını durduramaz, ve daha sonra kilo almayı önlemek için uygunsuz davranışlar gösterir. ( Hasta kusar,laksatif ve diüretik ilaçlar alıp, lavman yaparak yediği yiyecekleri çıkarır) Aç kalırlar, yada aşırı egzersiz yaparlar.

Yeme yada uygunsuz davranışlar 3 ayda bir en az 2 kez tekrarlanır. Hastalar hemen hemen normal boy kilo oranını korurlar, bununla birlikte, adet düzensizlikleri sıktır.

Kusmaya bağlı olarak bazı komplikasyonlar meydana gelmektedir:

*

Kalpte ritim düzensizliğine yol açan elektrolit düzensizliği.(hipokalemi)
*

Mide içeriğinin akciğerlere aspirasyonu.(kaçması)
*

Ösofagus (yemek borusu) ve mide yırtılması.

Anoreksia Mervosa (Kuruntulu İştahsızlık) ve Bulimia (Doymaz İştah Hastalığı)

Anoreksia nervosa (Yunanca ve Latincedeki kökü “sinirsel orijinli iştah yoksunluğu” anlamına gelmektedir.), vücut ağırlığının normal vücut ağırlığının yüzde 15 altına ineceği şekilde diyet yapmak ya da yemek yememektir. Fazla kilo almak takıntılı korkusu, hastalığın karakteristik özelliğidir.

Bulimia nervosa olarak da adlandırılan bulimia, çok miktarda yemek yemeyi (büyük miktarda yiyeceği hızlı tüketmeyi) hemen takiben iradi olarak kusmak ya da aşırı miktarda müshil kullanmaktır. Bu her iki bozukluk da genellikle, yetişkinlik döneminin başında ya da ortasında başlar.

Anoreksia nervosa’dan muzdarip insanların takriben yüzde 90′ı, bayanlardır; ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bayanların takriben binde 7’si, bu sorundan muzdariptir.Bulimia çok daha yaygındır. Yüksek okul ve kolej öğrencisi bayanların yüzde 4. 5 ila 18′inde bulimia tespit edilmiştir.Pek çok psikiyatrik bozukluk gibi, anoreksia ve blumia ailelerden gelmektedir.

Anorexia’lı kadınların anne ve kız kardeşlerinde anoreksia oranı yüzde 10 kadar büyük olabilir.Yeme bozukluklarının temellerine dair teoriler, geniş çapta çeşitlilik arz etmekte olup; zayıf olmaya yönelik akran baskısı ve sosyal baskı, cinsel korku ve aile anlaş*mazlıkları bunlardan bazılarıdır. Bazı doktorlar, önemli düzeyde kalıtsal niteliği olduğunu da düşünmektedir.

Anoreksia ve bulimia, hormonal anormallikler, aybaşı dönemlerinin kaybı, osteoporosis ve bazı mineral*lerde dengesizlik -ki bu sonun*cusu kalp ritmi bozukluğunu tetikleyebilir hatta ölüme dahi sebep olabilir- gibi gayet ciddi pek çok komplikasyona yol açabilir.

SemptomlarBu sorundan muzdarip kişiler, diyetlerinden yemek çıkarmaya ve öğün atlamaya başlarlar; bazen takıntılı bir şekilde egzersiz de yaparlar. Her ne kadar çok sıska olsalar da şişman göründüklerini hissedebilirler. Yememe periyot*larını aşırı yeme periyotları takip eder. Aybaşı dönemleri durabilir.Kiloları düşerken ve sağlık*ları bozulurken, ciltleri solgun ya da sarı görünmeye başlar.

Kırılgan tırnak ve saçlar,kabızlık, anemi, eklemlerde şişlik, çoğu zaman üşümek, iyileşmeyen ağrılar, ve konsantrasyon ve düşünme zorluğu; diğer semptomlardır.On yıllık bir periyot içinde, enfeksiyon, kalp ritmi bozukluğu ve intihar dahil olmak üzere, çeşitli komplikasyonlar sebebiyle anoreksia’lı kadınların yüzde 5′i ölüyor.Ayrıca, bulimia’lı insanlar, kilo almaktan korkar.

Ama anoreksia’lı insanların aksine genellikle, davra*nışlarının normal olmadığını bilirler. Bir çok “yeme – müshil alma” döneminden sonra, depres*yona girebilirler.

Yorgunluk, zayıflık, kabızlık, şişkinlik, tükürük bezlerinde şişme, tekrar tekrar kusmanın neticesi olarak mide asitle*rine maruz kalmak sebebiyle diş minelerinde bozulma ya da boğaz ağrısı, su kaybı, potasyum kaybı, ve kusma sebebiyle yemek borusunda yırtılma dahil olmak üzere fiziksel etkiler ciddi olabilir.

Müshillerin haddinden fazla kulla*nılması, tehli şekilde sıvı ve mineral kaybına neden olabilir.Tedavi SeçenekleriBu iki bozukluğun tedavisi, ne kadar erken başlarsa o kadar başarılı olur. Eğer kendinizin ya da bir yakınınızın bu sorunlardan muzdarip olduğunu düşünüyor*sanız, olabildiği kadar çabuk bir şekilde tıbbi yardım alın. Vücut ağırlığı ideal rakamın yüzde 30′dan fazla altındaysa, bir doktor, hasta*neye kaldırılmanızı önerebilir.Bilişsel terapi, kişiyi, kendi*sine dair aşırı şişmanlık sanısının yanlış olduğuna ve kilo verme denemelerinin mantıki olmadığına ikna etmeye çalışacaktır. Davranış terapisi, bazı ödüller (örneğin evde daha fazla özerklik, ya da özel imtiyazlar gibi) karşılığında kilo alması için kişiyle teması geliştirmeyi içerir.

Aile tedavisi, ailelerin hasta*lığı anlayabilmesi için önemlidir. Depresyonlu ya da kompülsif alışkanlıkları olanlara, bununla başa çıkabilmeleri için ilaç verile*bilir. Anoreksia nervosa ya da bulimia’lı pek çok genç kadın, vücut ağırlıkları bir dengeye kavuştuktan sonra dahi, duygusal hususlara da bir çözüm getirmek amacıyla bir psikiyatri uzmanına görünmeye devam etmektedir.

Источник: //www.notusta.com/anoreksiya-bulimia-26961/

Anoreksiya Nedir? Yeme Bozukluğu Neden Olur? – Sağlık Ocağım .NET

Anoreksiya Bulimia (Yeme Bozukluğu) Nedir? Kusarak Zayıflama Hastalığı ve Terapisi

Anoreksiyanervoza veya yeme bozukluğu,yiyecekler ve kilo ile aşırı uğraşma, kilo almaktan korkma ve kızlarda hiç adet kanamasının başlamaması veya başladıktan sonra kesilmesi ile seyreden bir hastalıktır. Bu hastalarda şişmanlama korkusu nedeni ile yeme miktarı oldukça azalmıştır.

Avrupa ülkelerinde yapılan araştırmalarda anoreksiya nervozanın genç kadınlarda görülme oranı % 0. 28 olarak tespit edilmiştir. Orta ve yüksek sosyokültürel düzeylerde yeme bozuklukları daha sık görülmektedir.

Ergen ve yetişkin kadınlarda yeme bozuklukları oranı % 1 olarak bilinmektedir. Son yıllarda yeme bozukluklarında oldukça artış vardır. Yeme bozuklukları kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Anoreksiya başlama yaşı genellikle 14-18 arası olduğu gibi, bazen ergenlik öncesi kızlarda ve menopoz sonrası kadınlarda da ortaya çıkmaktadır.

Anoreksiya (yeme bozukluğu) tipleri

Restriktif tip anoreksiya nedir? : Anoreksiya hastaları katı diyet programlarının yanı sıra gereğinden fazla egzersiz yaparak zayıflama çabasına girerler.

Bulimik tip 1 anoreksiya nedir? : Bir grup anoreksik hasta ise, kısıtlı diyet uygulamaya başladığı gibi, bazen de kontrolünü kaybederek aşırı yeme nöbetlerine girerler ve bu nöbetler sonrası kilo almayı engellemek için kusma, laksatif ve idrar söktürücü ilaçlar kullanmaya başlarlar. Bulimia, terim olarak kısa bir süre içerisinde, normal bir insanın yiyebileceğinden çok faz yiyeceği tüketme anlamında kullanılan bir kelimedir.

Anoreksiya (yeme bozuklukları) neden olur

Anoreksiya nedenleri

Günümüzde anoreksiya nervoza ve bulimik nervozanın nedenleri henüz tam olarak bilinmemektedir. Hastalığa hem psikolojik hemde biyolojik değişkenlerin zemin hazırladığı ve belirtilerin ortaya çıkmasından sorumlu tutulduğu bilinmektedir.

Buna göre, hastalığı tetikleyen en önemli faktör diyet yapmaktır. Masum bir ergen diyeti gibi başlayan bu hastalık psikolojik ve fizyolojik tetikleyiciler nedeni ile bir kısır döngü oluşturur ve zaman geçtikçe ağırlaşır.

Yeme bozukluklarının oluşumunda hem sosyal hemde kültürel veya yetiştirme özelliklerinin rolü olduğu bir gerçektir. Fakat anoreksiya nervoz ve bulimik nervoz da, genetik yatkınlığın önemli yeri vardır.Anoreksiya nervoz hastalarının kız kardeşlerinde ve annelerinde aynı durumun görülme oranı % 4 oranında saptanmıştır.

Yeme bozukluğunun oluşmasında genetik yatkınlığın yanı sıra antidepresan ilaç kullanımı, psikolojik nedenler, hormonal bozukluklar, sinir sistemine ait bozukluklar, nöroendokrin bozukluklar, depresyon, zayıf kalmayı gerektiren uğraşlar (dansçı, oyuncu, balerin, hosteslik, mankenlik gibi) sosyokültürel nedenler de anoreksiya nedenleri arasındadır.

Anoreksiya (yeme bozukluğu) belirtileri

Anoreksiyakişiye özel ve belirtileri çok fazla belli olmayan bir yeme bozukluğudur. Anoreksiya zamanında fark edilmez ise bireyi ciddi tıbbi müdahalelere maruz bırakabileceği gibi, ölüme bile neden olabilir.

Anoreksiya hastası aşırı şişman olduğunu düşünerek abartılı bir rejime girer ve iştahın ortadan kalkması ile çok aşırı zayıflar. Bu hastalığa yakalanan bireyler çok fazla incelse de kilo almaktan kokarlar ve kilo aldıklarından şikayet ederler.

Anoreksiya hastaları kalın giyinerek kilolu görünmeye çalışırlar ve sürekli üşüdüklerini söylerler. Anoreksiya hastaları sosyal hayattan kaçınmaya ve çevresinden uzaklaşmaya başlar. Anoreksiya hastaları öğün sırasında daha çok, çatal ve bıçakları ile oynarlar ve çiğnemeyi uzatırlar, sürekli düşük kalorili besinler tüketmek isterler.

Anoreksiya hastası egzersiz yapmayı hastalık haline getirir ve otururken sürekli ayaklarını oynatır. Anoreksiya hastaları yemeklerini gizlemeyi ve genellikle tek başına yemek yemeyi tercih ederler. Anoreksiya hastalarında aşırı zayıflık söz konusu olduğu için adetten erken kesilirler.

Anoreksiya hastalarının saçları cansız ve yüzleri aşırı soluktur. Bazı anoreksiya hastaları sürekli kabızlık gideren ilaçlar kullanırlar. Anoreksiya hastalarının ciltleri aşırı yumuşaktır. Anoreksiya hastalarında mide çok boş kaldığı için kusmalar artar. Anoreksiya hastalarında çok fazla sağlıklı yiyecek ve yemek takıntısı oluşur.

Anoreksiya (yeme bozuklukları) teşhisi

Anoreksiyalı hastalarının çoğunlukla boyu yaşına göre % 15 daha kısa, kilosu yaşına göre daha düşüktür. Anoreksiya tanısı hem fiziksel hemde psikolojik değerlendirmelerden sonra konur. Değerlendirme sürecinde hastanın yemeklere, beslenmeye ve vücut görünümüne karşı gösterdiği tavır dikkate alınır.

Anoreksiya hastalığı ile karşı karşıya kalan bireyler genellikle hastalıklarını inkar ederler ve bu nedenle tanıyı koymak zorlaşır. Ayrıca anoreksiyanın gidişatı ve derecesi hastaya göre farklılık gösterir. Anoreksiya hastaları genellikle adet kanamaları kesildiği, karın ağrıları olduğu, şişkinlik ya da kabızlık şikayetleri olduğu için doktora başvururlar.

Anoreksiya tedavisi

Yeme bozukluklarının tedavilerinde hem ilaç tedavisi hemde psikoterapi tedavisi gibi tedavi yöntemleri uygulanır. Anoreksiya tedavisi genellikle hastanede ve ayakta tedavi şeklinde yapılır.

Tedavide amaç hastanın kilo almasını sağlamak, sağlıklı yeme alışkanlıklarını geri kazandırmak ve yiyecekler, kilo ve vücut yapısına ait yanlış düşüncelerini gidermektir. Anoreksiyalı hastalar arasında bazı hastalar hastaneye yatırılarak tedavi gerektirir. Anoreksiya başka hastalıklara da neden olabileceği için, gelişmiş olan başka hastalıklarında tedavisi uygulanır.

Anoreksiya tedavisinde ilaç tedavisi

Anoreksiya tedavisi

Anoreksiya nervoza tedavisinde etkinlikleri araştırılan ilaçlar oldukça geniş bir yelpazede yer almakta olup, henüz hiçbir psikotop ilaç grubundan yüz güldüren sonuçlar elde edilememiştir. Bu hastalarda tarihsel olarak en eski ilaç grubu antipsikotik ilaçlardır. Bununla birlikte antipsikotik ilaçlar ümit verici olmamaktadır.

Antipsikotik ilaçların etkinlikleri konusunda yapılan araştırmalar, klasik antipsikotik ilaçların ancak psikotik belirtilerin eşlik ettiği kişilik bozuklukları ile seyreden anoreksiya nervoza hastaları için bir tedavi seçeneği olabileceği yönündedir.

Anoreksiya tedavisinde en çok etkinliği araştırılan ilaç grubu antidepresan ilaçlardır. Anoreksiya hastalarında depresyonun çok sık görüldüğü göz önüne alınır ise antidepresan ilaçların neden bu kadar sık tercih edildiğini anlamak mümkündür. Bulimia nervoza hastalarında sıklıkla kullanılan ilaçlar, antidepresan ilaçlardır.

Bunların yanı sıra anoreksiya tedavisinde kullanılan ve tarihsel olarak daha yeni olan bir ilaç grubu olan serotonin geri alım inhibitörleri (SSRİ) depresif belirtilerin yanı sıra kilo kontrolü sağlamada da olumlu etkileri olabileceği bilinmektedir.

Fakat bu grup ilaçlarda da etkisiz olan ve hastalığın daha kötü seyretmesine yol açan ilaçlar da bulunmaktadır.

Bazı psikiyatrik hastalarda antipsikotik ilaçların hastaya aşırı kilo aldırdığı konusunda bilgiler de vardır.

Bu hastalarda hormon ve vitamin tedavileri denenmiş ancak olumlu sonuçlar elde edilememiştir. Bu nedenle anoreksiya tedavisinde doğru teşhis, hasta ve ilaç seçimi önemlidir.

Anoreksiya tedavisinde psikoterapi tedavisi

Yeme bozukluklarının psikoterapi tedavisinde bilişsel davranış terapisi, var olan diğer kuramsal yaklaşımların kesişim noktasında yer alır ve hastalığın nedensel ve sürdürücü faktörleri üzerinde odaklanır.

Günümüzde yeme bozuklukları için kabul gören ortak nokta ”hastaların ben zayıf olmalıyım” takıntısıdır. Bilişsel davranışçı terapisinde hastanın yeme alışkanlıkları, yeme içme konusundaki takıntıları, hastalığını kabullenmemesi gibi durumları hastaya fark ettirmek hedeflenir.

Anoreksiya (yeme bozuklukları) hastayı nasıl etkiler?

Yeme bozukluğu olan kadınların hamile kalma olanağı oldukça düşüktür ve hamile kalırlar ise genellikle erken doğum veya zayıf bebek doğurma riskleri yüksektir.

Anoreksiya nedeni ile ergenlik dönemi öncesinde ya da ergenlik döneminde gerekli olan fiziksel değişimler gecikebilir ve bu durum bireyde büyüme geriliğine sebep olur.

Anoreksiya hastaları ileri yaşlarda osteoporoza (kemik erimesine) daha yatkın olurlar. Anoreksiya nedeni ile kas sorunları oluşur ve kalp kası dahil kas güçsüzlükleri görülebilir.

Sağlıklı beslenme ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: //www.saglikocagim.net/anoreksiya-nedir-yeme-bozuklugu-neden/

Поделиться:
Нет комментариев

Bir cevap yazın

Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

×
Рекомендуем посмотреть
Zona hastalığı nedir? Zona Hastalığı Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?
Zona hastalığı nedir? Zona Hastalığı Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?
Zehirlenme Nedir? Zehirlenme Belirtileri Nelerdir? Nedenleri ve Tedavisi
Zehirlenme Nedir? Zehirlenme Belirtileri Nelerdir? Nedenleri ve Tedavisi