Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

içerik

Kulakta Tıkanma Hissi ve İşitme Kaybı Neden Olur?

Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

Kulak tıkanıklığı hissi kulak kanallarının tıkanması sonucu oluşur ve bu tıkanıklık seslerin net bir şekilde duyulmasını engelleyerek işitme kaybına yol açar.

Tıkanıklık kimi zaman geçici olabileceği gibi bazen de daha büyük sorunlara ve kalıcı işitme kaybına olanak sağlayabilir. Erkenden teşhis edilerek ve doğru tedavi ile işitme kaybının kalıcı olması engellenebilir.

Genellikle uçak yolculuklarında görülen ani basınç değişimi ile meydana gelen bu tıkanıklık hissinin başka çeşitli nedenleri de olabilir.

Kulak tıkanıklığının başlıca nedenleri arasında kulak kiri birikmesi, iltihap, kulak kanalına giren böcekler, kulak enfeksiyonları, bakteriyel enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar, orta kulaktaki basınç veya sıvı birikmesi, burun tıkanıklığı, grip, migren, tümör, bazı ilaçların yan etkisi, bademcik şişmesi, kulak zarında meydana gelen bir delinme, kulaklara su kaçması, kas sıkışmaları ve sinüzit gibi nedenler sayılabilir. Bu nedenlerden kaynaklanan tıkanıklık, bazen östaki borusunun zarar görmesine yol açabilir. Östaki borusundaki tıkanıklık ise orta kulaktaki basıncı azaltır ve kulak zarının içe doğru çekilmesine neden olur. Bu da kulakta tıkanıklık hissini yaratır. Kulak vücudumuzun denge kaynağıdır ve kulaklardaki herhangi bir rahatsızlık bizi gün içerisinde huzursuz edebilir, kızgın stresli biri haline dönüştürebilir. Bu nedenle bu rahatsızlıklar ciddiye alınmalı ve ihmal edilmemelidir.

Kulak Kiri

Kulak kiri kulak kanalını tıkar ve ses dalgalarının iletilmesini engeller. Kulak kirinin fazla üretimi kulakta tıkanıklığa ve basınca neden olabilir.

Bazı antibiyotikler, aspirin, tansiyon ilaçları gibi ilaçlar işitme kaybına yol açabilir.

İç Kulak Hastalıkları

Ani patlamalar veya ani yüksek sesler, çalışma ortamlarındaki yüksek ses iç kulaktaki sinirlerin zarar görmesine neden olur ve bu da tıkanıklığa ve duyma hasarına yol açar.

Sinüzit

Sinüzit durumunda sinüslerdeki mukus orta kulağa doğru ilerlerse kulak tıkanıklığı meydana gelebilir ve bu da baş ağrısına neden olabilir.

Yabancı Maddeler

Kulak çubuğundaki pamuk parçalarının birikmesi veya kulağa kaçan ufak böcekler kulaklarda hasara neden olabilir. Kulak çubuğu kullanmak, kulak salgısını içeri iter ve daha fazla tıkanıklık yaşanmasına sebep olur.

Tümörler

Kulak, burun, boğaz bölgesindeki tümörler kulak çınlaması, kanama ve tıkanıklık hissine yol açar.

Orta Kulakta Sıvı Birikmesi

İltihap, burun eti, alerji, grip gibi nedenler orta kulakta sıvı birikmesine neden olur.

Basınç Değişikliği

Özellikle uçak yolculuklarında, dalışlarda, arabalarda basınç değişikliği meydana gelir. Eğer bu ani basınç değişikliği yaşandıktan birkaç gün sonra bile tıkanıklık devam ediyorsa kulak zarı hasar görmüş olabilir.

Ani İşitme Kaybı

Ani işitme kaybı; çınlama, uğultu, baş dönmesi, migren, menenjit, genetik faktörler gibi nedenlerle ortaya çıkabilir ve acil müdahale gerektirebilir.

Kulak Tıkanıklığı ve İşitme Kaybı Belirtileri

Baş dönmesi, kulaklarda ağrı ve basınç hissi, işitme kaybı, burun kanaması, çınlama hissi, seslerin boğuk gelmesi ve net anlaşılamaması, sesin yükseltilmesine ihtiyaç duyma gibi belirtiler dikkate alınmalıdır.

Kulak tıkanıklığı semptomlarına dikkat edilmeli ve iyi gözlemlenmelidir. Eğer kusma- ishal, ateş, kulaktan yeşil veya sarı akıntı gelmesi, geçmeyen şiddetli ağrı gibi durumlar mevcut ise en kısa zamanda bir uzmana başvurulmalıdır.

Kulak Tıkanıklığı ve İşitme Kaybı Tedavisi

  • Tıkanmanın nedenine bağlı olarak farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Kulağı rahatlatmak için öncelikle östaki borusu açılıp basınç azaltılabilir. Sakız çiğnemek, nefes alıp burun delikleri ve ağzı kapatıp nefes vermek, esneme,art arda yutkunmak gibi yollar bu basıncı azaltmak için faydalıdır.
  • Enfeksiyonlar için genellikle ağrı kesici ve antibiyotik kullanılır.
  • Kulak kiri için, bir doktorun ilaçla,yıkama ile veya vakum yöntemi ile kulak kirini temizlemesi sayesinde fazla kirden kurtulunabilir. Kulak çubuğu kullanılarak kulak kirini temizlemeye çalışmak sakıncalıdır. Kulak zarına zarar verebilir.
  • Sinüzit varsa eğer burun spreyleri ve tıkanıklık giderici ilaçlar kullanmak sinüslere ve kulak tıkanıklığını açmaya yardımcı olabilir.
  • Sürekli olan yüksek sesten uzak durulmalıdır.
  • Kulağa su kaçması durumunda kulak damlası kullanılabilir veya su kaçan kulağın üzerine yatmak işe yarayabilir.
  • Orta kulaktaki sıvı birikmesi durumunda ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale ile sıvı boşaltılmalıdır.
  • Yatarken yüksek yastık kullanmak, kulağa sıcak basınç uygulamak, sıcak duş almak, su içmek, buhar solumak gibi yöntemler de kulaktaki tıkanıklığı yok etmek veya azaltmak için faydalı yöntemlerdir.
  • İşitme testleri yaptırarak işitme kaybı olup olmadığı ölçülebilir. İleri boyutlarda cerrahi müdahale gerekebilir ve orta kulağa hava geçişini sağlamak için kulak tüpü takılabilir veya işitme cihazları kullanılabilir.
  • İşitme kaybı tedavi edilmezse işitme duyusunun tamamen yok olmasına ve bu da kişiyi git gide yalnızlığa, dış dünya ile bağının kopmasına ve depresyona itebilir.

Источник: https://evdesifa.com/kulakta-tikanma-hissi-ve-isitme-kaybi-neden-olur/

İŞITME KAYBINA NEDEN OLABILECEK OTOTOKSIK ILAçLAR – IŞITME KAYBI – 2019

Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

Ototoksisite, iç kulaktaki kimyasal kaynaklı hasar anlamına gelir. Hasar kalıcı veya geçici olabilir ve işitme kaybına veya denge bozukluklarına neden olabilir.

İlaçlar belirlenmiş yararları için alınsa da, tüm ilaçların almadan önce bilmeniz gereken yan etkileri vardır. Ototoksik ilaç tüketmeyle ilgili işitme kaybı, doktorunuzun yaşam tarzı rahatsızlığı ile ilgili olarak bir ilaç almayı bırakmasının bir nedenidir.

İşitme kaybı en sık altı farklı ilaç kategorisiyle ilişkilidir. Aşağıdakiler kalıcı işitme kaybı ile ilişkili olabilir:

  • Aminoglycoside antibiyotikler
  • Platin bazlı kemoterapi

Geçici işitme kaybına neden olma ihtimali daha fazla olan ilaçlar:

  • Döngü diüretikler
  • Kinin
  • Salisilatlar
  • Vinca alkaloidleri

Yukarıda belirtilen ilaçların birçoğu böbreğe de zarar verebilir (nefrotoksik) ve böbrek fonksiyonunuzu değerlendirmek için doktorunuzdan kanınızı düzenli olarak kontrol etmesini ister. Duruşmada herhangi bir değişiklik olduğunu fark ederseniz, her zaman reçete yazan doktorunuzdan yardım almalısınız.

Ototoksisite Riski

Ototoksisiteye sahip olma prevalansı iyi belgelenmemiştir, ancak ototoksisiteden hem geçici hem de kalıcı hasar bilinmektedir. Bazı ilaçlar diğerlerinden daha fazla bilgiye sahip olacak ve sonraki bölümlerinde açıklanacaktır. Aynı şekilde, ototoksisitenin ortaya çıkmasının nasıl önleneceği konusunda çok fazla bir anlayış yoktur.

Bazı antibiyotikler gibi ototoksisite riski yüksek olan bazı ilaçlar, “pik ve çukur” olarak bilinen kan çalışmasını gerektirir. zirve kandaki en yüksek konsantrasyonda olması gereken ilacın seviyesidir. bir oluk İlacın en düşük konsantrasyonda olması gerektiği zamanın seviyesidir.

Bunu yakından izlemek terapötik etkinin korunmasına yardımcı olabilir, ancak ototoksisite ile ilgili sorunlarınız olmayacağını garanti etmez.

Ototoksisiteye katkıda bulunabilecek diğer faktörler şunlardır:

  • doz, tedavi süresi ve alınan toplam miktar
  • böbrek yetmezliği
  • aynı anda başka ototoksik ilaçlar almak
  • ototoksisiteye genetik yatkınlık

Ototoksisiteye İlişkin Belirtiler

Ototoksisite ile ilgili semptomlar büyük ölçüde iç kulağın hangi kısmının zarar gördüğüne bağlıdır. İç kulakta hasar, kokleaya (kokleotoksisite denir) veya vestibüler kompleksinize (vestibulotoksisite denir) meydana gelebilir. Her iki durumda da, semptomların tümü hasarlı duyu hücreleriyle ilgilidir.

Koklea'nız hasar görürse, işitme duyunuz zarar görür. Bozulma düzeyi doğrudan işitme kaybını tamamlamak için hafif kulak çınlaması ile sonuçlanan hasarın derecesi ile ilişkilidir. İşitme kaybı kulaklardan birini veya her ikisini de etkileyebilir.

Ototoksisite vestibüler kompleksi etkilerse, dengeniz etkilenecektir. Koklea'nıza verilen zarar gibi, bir kulağı veya her iki kulağı da etkileyebilir. Hasar sadece bir kulağı yavaşça etkilerse, muhtemelen herhangi bir semptomla karşılaşmazsınız. Bununla birlikte, hasar bir kulağa hızlı bir şekilde gelirse, muhtemelen:

  • baş dönmesi
  • kusma
  • kontrolsüz göz hareketi (nystagmus)

Hızla ortaya çıkan semptomlar, semptomlar yavaş yavaş iyileşene kadar yatağa bağlı kalmanıza neden olabilir. Kulağınızın her iki tarafında da hasar meydana gelirse, karşılaşabilirsiniz:

  • baş ağrısı
  • kulak dolgunluğu
  • yürüme yeteneğini etkileyen dengesizlik
  • sarsıntılı görünen bulanık görme (oscillopsia)
  • baş hareketine hoşgörüsüzlük
  • geniş bir duruş ile yürümek
  • karanlıkta yürümek zor
  • kararsızlık
  • baş dönmesi
  • yorgunluk

Vestibüler kompleksinize verilen hasar şiddetli ise, osilossi ve gece yürüme zorluğu artmaz. Diğer semptomlar zamanla iyileşebilir. Ciddi bir hasarla, vücudunuzun uyum sağlama yeteneği nedeniyle dengeyle ilgili semptomların çoğundan kurtulabilirsiniz.

Aminoglycoside Antibiyotikler

Aminoglikozit antibiyotikler, kan dolaşımı ve idrar yolu enfeksiyonları ve dirençli tüberküloz için önemli bir ilaç grubudur. İlaçlar şunları içerir:

  • antibiyotik
  • tobramisin
  • streptomisin

Aminoglikozit antibiyotiklerin işitme problemleri için yaklaşık yüzde 20 ve denge problemleri için yaklaşık yüzde 15 risk var. Aynı anda loop diüretik (Lasix gibi) veya vankomisin (bir antibiyotik) kullanıyorsanız ototoksisite ile ilgili problem geliştirme riski artar.

Döngü Diüretikler

Loop diüretikler idrar üretim hacminde bir artışa neden olur. Bu, konjestif kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğinde faydalıdır. Yaygın ilaçlar:

  • Lasix (furosemid)
  • Bumex (bumetanid)

Loop diüretikler genellikle ototoksisite riski taşır, ancak ilacı kullanan her 100 kişiden altı tanesinde oluşabilir. Genellikle litrede yaklaşık 50 miligram (mg) kan konsantrasyonuyla sonuçlanan daha yüksek dozlarda gerçekleştiği varsayılır.

Platin Bazlı Kemoterapi

Sisplatin ve Karboplatin, ototoksik olan başlıca kemoterapi ilaçlarından (anti-neoplastik) iki tanesidir. Bunlar, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli kanserlerin tedavisi için yaygın olarak kullanılır:

  • yumurtalık ve testis kanseri
  • mesane kanseri
  • akciğer kanseri
  • baş ve boyun kanserleri

Kinin

Kinin, sıtma ve bacak kramplarını tedavi etmek için kullanılır. Kininli daha uzun tedaviler, normal konuşmaların işitme kaybının yaşanması durumunda genellikle kalıcı olduğu düşünülen yüksek frekanslı işitme kaybına neden olma riskinin yaklaşık yüzde 20'sini taşır. Kinin ayrıca yaygın olarak adlandırılan bir sendromla ilişkili işitme kaybına neden olur. cinchonism:

  • sağırlık
  • baş dönmesi
  • kulaklarında çınlıyor
  • baş ağrısı
  • görme kaybı
  • mide bulantısı

Salisilatlar

Aspirin gibi salisilatlar, daha yüksek dozlarda ototoksisite riski taşır ve fısıldama eşdeğeri olan 30 desibelin işitme kaybına neden olabilir.

Ancak, daha düşük aspirin dozlarında hasar hafif tinnitus kadar düşük olabilir. Özellikle genç erkekler aspirin kullanımına bağlı işitme kaybı riski taşıyor gibi görünmektedir.

Risk, kullanım sıklığına bağlı olarak yüzde 12 ila 33 arasında değişebilir.

Vinca Alkaloids

Vincristine, akut lenfositik lösemi (ALL), Hodgkin lenfoma ve diğer kanserlerin tedavisi için bir ilaçtır. Bu ilaç özellikle aminoglycoside antibiyotiklerle birlikte kullanıldığında işitme kaybına neden olma riski ile ilişkilidir.

Ototoksisite İle İlgili İşitme Kaybı Teşhisi

Ototoksisite riski altında olan bir ilaç tedavisi görmeden önce, bazal bir odyogram için bir odyolog görmelisiniz.

Doktorunuz daha sonra düzenli bir planlanmış odyogramın yapılması gerekip gerekmediğini veya işitme duyunuzun basit bir öz değerlendirmesini yapıp yapmayacağını belirler.

Bu, ototoksisite ile ilgili işitme kaybını önlemeyecek olsa da, sorunları erken teşhis etmenize yardımcı olacaktır.

Ototoksisiteyle İlgili İşitme Kaybını Tedavi Etme

İç kulakta kalıcı hasarı gidermek için mevcut herhangi bir tedavi mevcut değildir. Tek taraflı işitme kaybınız varsa, genellikle bir işitme cihazı önerilir. Her iki kulağa kalıcı işitme kaybınız varsa, doktorunuz koklear implantları önerebilir. Rehabilitasyon, geçici veya kalıcı denge bozukluklarından muzdaripseniz, genellikle tercih edilen tedavi yöntemidir.

Источник: https://tr.diphealth.com/155-ototoxic-medications-that-may-cause-hearing-loss-4135737-73

S ve F harflerini duymakta zorlanıyorsanız dikkat!

Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ozan Gökdoğan, “03 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü” öncesinde, işitme kayıplarının kişinin günlük yaşamında önemsenmeyen belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirterek, tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kullanılan ilaçlar işitme kaybı nedeni olabilir

İşitme kaybı, kişinin duyma ve duyduğunu anlama fonksiyonlarının azalması olarak tanımlanmaktadır. Sonradan ortaya çıkan işitme kayıplarına yol açan faktörlerin başında; geçirilen bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar yer almaktadır.

Bu hastalıklardan bazıları; kızamık, kabakulak, çeşitli ateşli hastalıklar ya da enfeksiyon hastalıklarıdır. Bazı antibiyotikler, kemoterapi, tansiyon ilaçları ve aspirin kullanımı işitme kaybını tetikleyebilmektedir. İşitme kaybının sık görülen bir diğer nedeni de gürültüye maruz kalmaktır.

Çalışma ortamlarında ve çevresel kaynaklarda oluşan gürültüler gün geçtikçe toplumun işitme sağlığını olumsuz etkilemektedir. Kulaklıkla müzik dinlemek, trafik gürültüsü, eğlence yerlerindeki gürültüler de işitme kaybına neden olabilecek faktörler arasındadır. İlerleyen yaşla birlikte işitme kaybı görülme oranı da artmaktadır.

65- 75 yaş arasındaki her 3 kişiden 1’inde işitme kaybı saptanmaktadır. 75 yaş üzerinde bu oran %50’ye kadar çıkmaktadır.

Yüksek sesle konuşmak işitme kaybına işaret edebilir

İşitme, zaman içinde yavaş yavaş bozulabilmektedir. Bu durum da teşhisin gecikmesine neden olabilir. İşitme kaybının en temel belirtileri; söylenilenleri sık tekrarlatmak ve yüksek sesle konuşmaktır. İşitme kaybının erken döneminde, çocuk sesi gibi yüksek frekanslı seslerin, “S” ve “F” içeren seslerin anlaşılması daha güçtür. Diğer belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Telefon konuşmalarının anlaşılmasında zorlanmak
  • Çevre gürültüsü varlığında işitmede güçlük çekmek
  • Birden çok kişinin konuştuğu bir ortamda konuşmayı takip edememek
  • İnsanların net konuşmadığını ve mırıldandığını düşünmek
  • Sıklıkla karşıdakinin söylediğini yanlış anlamak veya yanlış cevap vermek
  • Söylenilenlerin sıklıkla tekrar ettirmek
  • Televizyon sesinin çok açmak
  • Kulaklarda çınlama ve uğultu

“Yenidoğan İşitme Taraması Programı” çocukların dil ve konuşma gelişimi açısından önem taşıyor

İşitme kaybının erken teşhisi, özellikle yenidoğan ve bebeklik döneminde oldukça önemlidir. Bu dönemde işitme kaybının erken teşhis edilmesi için rutin olarak “yenidoğan işitme taraması programı” uygulanmaktadır.

Bu yöntemle işitme kaybı olan çocuklara ilk 3 ayda tanı konulur ve işitme kaybının cihaz veya implantlarla düzeltilmesi sağlanır. Çocuğun dil ve konuşma gelişimi açısından erken teşhisin çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Teşhiste erişkinlerde “odyometri testi” olarak bilinen işitme testleri kullanılmaktadır. Klasik odyometri testleri, erişkinlerde ve uyumlu çocuklarda işitme kaybı tanısı için kolayca kullanılabilecek testlerdir. Küçük çocuklarda tanı için “oyun odyometrisi” kullanılmaktadır.

Çok küçük bebeklerde ve odyometri testi yapılamayan durumlarda BERA testi ile işitme kaybı değerlendirilmektedir.

Tedavi işitme kaybı tipine ve derecesine göre belirleniyor

İşitme kaybının tedavisi, işitme kaybının tipine ve derecesine göre planlanılmaktadır. İletim tipi işitme kayıpları; ilaçlar, diyet değişiklikleri ve bazı cerrahi müdahalelerle düzeltilebilmektedir. Sinirsel tip işitme kayıpları ise sıklıkla işitme cihazlarıyla tedavi edilmektedir.

İşitme kaybı yaşayan her beş kişiden biri cihaz kullanabilmektedir. İşitme kaybı ile sağlanan ses normal sesten biraz farklıdır. Hastaya bu durumla ilgili bilgi verilmelidir.

Biyonik kulak, sıklıkla çocukluk dönemi işitme kayıplarında kullanılsa da son dönemlerde erişkinlerde kullanımı da giderek artmaktadır.

Aile desteği çok önemli

İşitme kaybı olan kişilerin hayata adaptasyonunda aile ve çevre desteği oldukça önemlidir. Erken dönem işitme kayıplarında kişinin yaşam alanları bu duruma göre düzenlenmelidir.

Örneğin oturma düzeni, karşılıklı olacak şekilde olmalıdır. İşitme kayıplarında dudak okuma ve mimiklerin etkisi iletişimi kolaylaştırmaktadır.

İşitme kaybı yaşayan bir kişiyle konuşurken dikkat edilmesi gerekenler:

  • Konuşmaya başlamadan önce çevredeki televizyon, müzik vb. sesler azaltılmalıdır.
  • Dikkatin yalnızca karşıdaki kişiye odaklanması sağlanmalıdır.
  • Konuşurken dudak hareketleri görülebilir olmalıdır.
  • Bağırmadan ama anlaşılır bir şekilde konuşulmalıdır.

Tuz hakkında doğru bilinen yanlışlar neler?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/02/s-ve-f-harflerini-duymakta-zorlaniyorsaniz-dikkat-isitme-kaybi/

İşitme Kaybı Nedenleri

Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

Kulakla doğrudan alakalı olmayan belirli kronik hastalıklar işitme kaybı sebebi olabilir.

Uzun vadede sürekli olarak fazla sese maruz kalmak en bilinen işitme kaybı sebeplerinden biridir. En yaygın sebeplerden biri iş yerindeki makine gibi kaynaklardan gelen gürültülerdir. Motosiklet ve motorlu aygıtlar da zaman içerisinde işitmeye zarar verebilir. Mümkünse gürültülü faaliyetlerden kaçının veya ara vererek çalışın. Kulağınıza uygun kulaklık veya kulak koruyucuları kullanın.

Yaralanma veya Basınç Değişiklikleri

Şiddetli kafa travması orta kulak kemiklerini yerinden oynatabilir veya sinir hasarı oluşturarak kalıcı işitme kaybı ortaya çıkarabilir.

Ani basınç değişiklikleri (uçak yolculuğu veya scuba dalışı gibi) kulak zarına, orta kulağa veya iç kulağa zarar verebilir. Kulak zarı genellikle birkaç hafta içerisinde iyileşmektedir. Ciddi iç kulak hasarı vakalarında ameliyat gerekebilir.

Kulağınızın içine kulak çubuğu veya diğer nesneler sokmak iyi bir fikir değildir. Bu kulak zarını yırtabilir ve kalıcı hasara neden olabilir.

İlaçlar ve İşitme Kaybı

Bazı ilaçların potansiyel bir yan etki olarak işitme kaybına neden olduğu bilinmektedir. Bunlar arasında belirli antibiyotikler ve kanser ilaçları yer almaktadır. Genellikle bu tedaviler süresince işitme izlenir.

Ancak, bazı işitme kayıpları kalıcı olabilir. Düzenli aspirin kullanımı, steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar ve asetaminofenler işitme kaybı riskini arttırabilir.

Bazı durumlarda işitmeyle ilgili yan etkiler ilacın alınmasıyla birlikte ortadan kalkabilir.

Kronik Hastalık

Kulakla doğrudan alakalı olmayan belirli kronik hastalıklar işitme kaybına neden olabilir. Bazıları iç kulağa veya beyine giden kan akışını kesebilir. Bu hastalıklar arasında kalp hastalığı, felç, yüksek tansiyon ve diyabet yer almaktadır. Romatoid artirit gibi otoimmun hastalıkları da belirli işitme kaybı türleriyle ilişkilidir.

Nasıl Duyarız? Kulağın Anatomisi

Ses dalgaları dış kulaktan girer ve kulak kanalı boyunca ilerler. Bu kulak zarının orta kulaktaki çekiç, örs ve üzengi adı verilen küçük kemiklerin titreşmesini sağlar.

Daha sonra bu titreşimler, sesin anlaşılabilmesi için mikroskobik kılların beyine sinir sinyalleri gönderdiği kokleadaki sıvıya ulaşır.

Bu kısımlardan veya yollardan herhangi birinin tıkanması işitme kaybına yol açar.

Tümörler ve Oluşumlar

Osteom, ekzostoz ve iyi huylu polipler gibi kanserli olmayan oluşumlar kulak kanalını tıkayarak işitme kaybına yol açabilir. Bazı durumlarda bu oluşumun alınması işitmeyi tekrar eski haline getirir.

Akustik nevroma (görselde görünen iç kulak tümörü) iç kulakta oluşur. Denge sorunları, yüzde uyuşma ve kulak çınlaması gibi sorunlara yol açabilir.

İşitmenin kısmen geri kazanılması için tedavi faydalı olabilir.

Patlama Sesleri

Yetişkinlerin yaklaşık %17’sinde belirli oranda işitme kaybı bulunmaktadır. Bazı durumlarda bunun sebebi yüksek ses ve ani gürültülerdir. Maytap, silah atışı veya diğer patlamalar güçlü ses dalgaları yaratır. Bunlar kulak zarını yırtabilir veya iç kulağa zarar verebilir. Buna akustik travma adı verilir. Etkileri derhal ortaya çıkar ve kalıcı işitme hasarına yol açabilir.

Konserler, Yüksek Sesler ve Tinitus

Gürültülü bir konserden sonra kulaklarınız çınlıyor mu? Buna tinitus adı verilir. Bir rock konserinde ortalama desibel düzeyi 110’dur. Bu yalnızca 15 dakika içerisinde kalıcı hasara neden olmak için yeterince yüksek bir ses anlamına gelir.

85 desibel üzerindeki sese uzun süre maruz kalmak işitme kaybına yol açabilir. Diğer riskli sesler arasında yaprak üfleme makinaları ve zincir testereler yer almaktadır. Normal konuşma 60 desibeldir. Tinitus saatlerce, günlerce, haftalarca sürebilir veya kalıcı olabilir.

İşitme hasarı veya kaybını önlemek için sese maruz kalma düzeyini azaltan kulaklıklar kullanınız.

Kulaklıklar

Kulaklıkla dinlediğiniz müziği başkaları duyabiliyor mu? Eğer duyabiliyorlarsa sesi kısmalısınız. Kulaklık kullanmak geçici veya kalıcı işitme hasarlarına neden olabilir. Ses ne kadar yüksekse ve ne kadar uzun süre dinlenirse risk o kadar yüksek olacaktır. Güvenli şekilde müzik dinlemek için sesi kısın ve dinleme süresini azaltın.

Kulak Kiri Birikimi

Kulak kiri kulak kanalını bakterilere karşı korur. Ancak kulak kiri birikip sertleşebilir. Bu tıkanıklık işitmeyi etkileyebilir.

Bu birikim aynı zamanda kulak ağrısına neden olup kulağınız tıkalıymış gibi hissetmenize yol açabilir.

Kulağınızda kulak kirinden kaynaklı bir tıkanıklık olduğunu mu düşünüyorsunuz? Kulak kirini kulak temizleme çubuğu veya başka bir nesne kullanarak temizlemeye çalışmayın. Doktor bunu hızlı ve güvenli bir şekilde yapacaktır.

Çocukluk Hastalığı

Birçok çocukluk hastalığı işitme kaybına neden olabilir. Çocuklarda kulak enfeksiyonları orta kulakta sıvı birikimine neden olabilir ve enfeksiyonun ve sıvının yok olması durumunda iyileşen işitme kayıplarına yol açabilir.

Diğer enfeksiyonlar orta veya iç kulağa hasar vererek kalıcı işitme kaybına yol açabilir. İşitmeyi etkilediği bilinen çocuk hastalıkları arasında suçiçeği, ansefalit, grip, kızamık, menenjit ve kabakulak yer almaktadır. Aşılar çocuğunuzu bu hastalıklardan korumaya yardımcı olabilir.

Çocuk doktorunuz bu aşılar hakkında sizi bilgilendirecektir.

Doğuştan İşitme Kaybı

Bazı çocuklar işitme kaybı ile doğarlar. Buna kongenital işitme kaybı atı verilir. Kongenital işitme kaybı genellikle kalıtsal olsa da, hamilelikte gerçekleşen bir enfeksiyona bağlı da olabilir.

Bebeğin prematüre olması veya doğum esnasında bebeğin yeterli oksijen alamamasına yol açan travmalar da kongenital işitme kaybını ortaya çıkarabilir.

Yenidoğan sarılığı da bazı neonatal işitme kayıplarından sorumlu tutulmaktadır.

Yaşlanma

Yaş ilerledikçe işitme zayıflar. Tüm hayatınız boyunca kulaklarınızı korumuş olsanız bile bu meydana gelebilir.

Genellikle yaşlanmaya bağlı işitme kaybının sebebi iç kulaktaki kıl hücrelerinin kaybıyla ilgilidir. Yaşlanmaya bağlı işitme kaybını önlemenin bir yolu yoktur.

Ancak bu işitme kaybını telafi etmenin çeşitli yolları bulunmaktadır. Bu çözüm yolları hakkında odyoloğunuz ile görüşebilirsiniz.

Источник: https://www.iyibakkendine.com/isitme-kaybi-nedenleri/

Yetişkinlerdeki tıbbi durumlar

Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

Bu sayfada, işitme kaybına yol açabilen yaygın tıbbi durumların bir özetini bulacaksınız. Bu özetin, genel bir değerlendirme olup kapsamlı bir liste olmadığına dikkat ediniz. Bu ve benzeri durumlar hakkında daha ayrıntılı bilgi için, lütfen doktorunuza veya uzmanınıza danışın.

Akustik Nörom

Akustik nörom (Vestibüler Schwanoma olarak da bilinir), ses sinyallerini beyne taşıyan, koklea yakınındaki işitme sinirinde meydana gelen, kanserli olmayan bir büyüme veya tümördür.

Akustik nörom yavaş ilerler, ancak etkilenen kulakta işitme kaybına neden olabilir ve büyüdükçe diğer sinirlere veya beyin dokularına baskı yapar.  Akustik nörom, yılda yaklaşık 100.

000 insanı etkilemektedir1 ve en çok 30-50 yaşındaki insanlarda görülür.

Modern mikro-cerrahi teknikler ile akustik nörom tümörleri genellikle alınabilmektedir, ancak bu tümörler etkilenen kulakta ağır işitme kaybına yol açmaktadır.

Kolesteatom

Kolesteatom, orta kulakta görülen bir deri kisti tipidir. Doğuştan gelebilir, ancak daha çok bir kronik kulak enfeksiyonunun bir komplikasyonu olarak ortaya çıkar. Tekrarlanan kulak enfeksiyonları, orta kulakta negatif basınç birikmesine neden olabilir.

Zaman içinde, kulak zarı iç kulağa doğru geriler ve sonunda deri ile kaplı bir kese veya kist oluşturur. Bu kist büyüyebilir ve enfekte olarak işitmeyi, dengeyi ve hatta yüz kaslarının fonksiyonunu olumsuz etkileyebilir.

Semptomlar arasında baş dönmesi, kulak akıntısı ve etkilenen kulakta işitme kaybı yer alır2.

Genişlemiş vestibüler kanal

Vestibüler kanallar, iç kulaktan kafatasının derinlerine kadar uzanan dar, kemikli kanallardır. Vestibüler kanalın büyüklüğü 1,5 mm'yi (yaklaşık olarak toplu iğne başının çapını) aştığında, genişlemiş olarak kabul edilir.

Vestibüler kanal genişlediğinde, endolenfatik kanal ve kese de genellikle genişler. Endolenfatik kesenin ve kanalın fonksiyonları tam olarak anlaşılmamıştır, ancak bilim adamları iç kulak sıvısındaki iyonların miktarını düzenlemeye yardımcı olduğuna inanmaktadır.

İyonlar, ses ve denge bilgilerini beyne gönderen sinir sinyallerinin tetiklenmesine yardımcı olur.

Yapılan araştırmalar, sensörinöral işitme kaybı veya koklea içindeki duyusal hücrelerin zarar görmesinden kaynaklanan işitme kaybı yaşayan çocukların %15'inde vastibüler kanal genişlemesi görüldüğünü göstermektedir3.

Meniere Hastalığı

Ménière hastalığı, işitme ve dengeyi etkileyen bir iç kulak bozukluğudur. Ani vertigo (baş dönmesi hissi) ataklarına, tinnitus (kulaklarda yüksek sesli çınlama), kulakta baskı veya ağrı ve geçici ya da kalıcı işitme kaybına sebep olur.

 Vertigo ayrıca mide bulantısı ve kusmaya da sebep olabilir. Ménière hastalığının sebebi bilinmemektedir, ancak iç kulaktaki bir sıvı dengesizliğine bağlı olabilir.  İlaçlarla ve kimi zaman cerrahi yöntemlerle tedavi edilir.

Kafein, alkol, tütün, tuz ve stresten uzak durulması da vertigo ataklarını engelleyebilir.

Menenjit

Menenjit, beyni ve omuriliği kaplayan zarların iltihaplanmasına ve şişmesine sebep olan viral veya bakteriyel bir enfeksiyondur.

Menenjitin en yaygın belirtileri arasında, ateşe bağlı boyun sertliği ve baş ağrısı, kafa karışıklığı veya bilinç değişimi, kusma ve ışığı ya da yüksek sesleri tolere edememe (fotofobi-fonofobi) yer alır. İşitme kaybı veya sağırlık, olası ciddi komplikasyonlar arasında yer alır.

Menenjit; virüs, bakteri veya diğer mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlardan ve daha seyrek olarak belli ilaçlardan kaynaklanabilir.

Otoskleroz

Otoskleroz, kulak zarının arkasındaki boşlukta (orta kulak) ve iç kulakta, kemiğin aşırı büyümesidir. Belirtileri arasında tinnitus (kulak çınlaması), baş dönmesi ve işitme kaybı yer alır. Orta ve iç kulağın fonksiyonu azaldıkça, ileri düzeyde işitme kaybı ve sağırlık gelişir.

 Kalıtsal olabileceği düşünülse de, otosklerozun sebebi bilinmemektedir. Otosklerozun neden olduğu işitme kaybı genellikle 11 ile 30 yaşları arasında meydana gelir. Kadınların otoskleroza yakalanma olasılığı erkeklere göre iki kat daha yüksektir ve rahatsızlık hamilelik sırasında veya sonrasında daha kötüleşebilmektedir.

Kimi zaman, otosklerozdan kaynaklanan işitme kaybı cerrahi müdahale yoluyla tedavi edilebilmektedir.

Ototoksik ilaçlar

Ototoksik ilaçlar, kulağa zarar verir ve özellikle ilacı düzenli olarak kullanan yaşlı yetişkinlerde işitme kaybının yaygın bir sebebidir. İlk belirtileri genellikle kulaklarda çınlama (tinnitus) ve vertigodur. Ototoksik ilaçlardan kaynaklanan işitme kaybı hızlı bir gelişim eğilimi gösterir, ancak ilaç kesildiğinde işitme normale geri dönebilir.

Ancak, bazı ilaçlar iç kulakta kalıcı hasara sebep olabilir.

 İşitme kaybına sebep olabilen, yaygın olarak kullanılan ilaçlar şunlardır: yüksek aspirin dozları (günde 8-12 tablet); nonsteroidal anti-enflammatuar ilaçlar; bazı antibiyotikler; yüksek tansiyonu ve kalp yetmezliğini tedavi etmek için kullanılan kıvrım diüretikleri; ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar.

Presbikuzi

Presbikuzi, yaşla birlikte yüksek frekanslı sesleri işitme yeteneğinin kademeli olarak kaybedilmesidir.

Erken yetişkinlik döneminde başlar, ancak genellikle çok uzun süre konuşmaları anlama yeteneğine engel olmaz.

Genetik olarak değişkenlik gösterse de, yaşlanmanın normal bir belirtisidir ve gürültüye maruz kalmak, toksinler veya hastalık yapıcı maddelerden kaynaklanan işitme kayıplarından farklıdır.

Ani işitme kaybı

Ani sensörinöral işitme kaybı, bir anda veya üç gün kadar bir süre içinde meydana gelebilen, hızlı bir işitme kaybıdır (üç veya daha fazla yakın frekansta en az 30 desibel).4 Tüm yaşlarda, erkek ve kadınlarda eşit yaygınlıkla görülmekle birlikte, çoğu hasta 50-60 yaşlarındadır5.

Genellikle, işitme kaybı bir kulakta işitmenin aniden düşmesiyle başlar ve hastalarda tinnitus, kulakta dolgunluk hissi ve/veya vertigo yakınmaları da görülebilir. Bu belirtileri gösteren kişiler acilen tıbbi yardım almalıdır.

 Bu işitme kaybı tipinin 100'den fazla olası sebebi olduğundan, belirli bir sebebin kesin olarak tespit edilmesi ender bir durumdur4. Bazı hastalar, ilk üç gün içinde tıbbi müdahale olmadan tamamen iyileşir. Diğerleriyse bir ila iki hafta içinde yavaş yavaş iyileşir.

İşitmenin iyileşmediği veya kötüleşmediği diğer vakalarda, steroidler dahil çok sayıda tedavi uygulanabilir4.

Travma

Akustik travma, çok yüksek gürültüden dolayı iç kulağın işitme mekanizmalarının zarar görmesidir.

Bunlara örnek olarak, kulağın yakınındaki patlamalar, silah sesleri veya uzun süre boyunca yüksek sesli müzik veya makinene maruziyet gösterilebilir.

  Belirtileri arasında, genellikle kısmi olan ve ince sesleri içine alan işitme kaybı ve kulakta çınlama ya da tinnitustur6. Akustik travmanın neden olduğu işitme kaybı zaman içinde daha kötüleşebilir.

Hepsini Göster Hepsini Kapat

Источник: https://www.cochlear.com/tr/home/understand/hearing-and-hl/medical-conditions/medical-conditions-in-adults

İşitme Kaybı Neden Olur? Belirtileri Nelerdir? » Faydasıbu

Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

Yaşlandıkça (presbycusis) işitme kaybınız kademeli olarak ortaya çıkar. Dünya genelinde 55 ila 64 yaş arasındaki insanların yaklaşık yüzde 25’inde bir derece işitme kaybı görülmektedir. 65 yaşından büyük olanlar için işitme kaybı neredeyse %50 oranındadır.

İleri yaşlara kadar yüksek sese maruz kalma işitme kaybına neden olan önemli faktörlerden biridir. İşitme kaybının genelde geri dönüşü yoktur. Fakat işitme yetinizi geliştirmek için yapılabilecek pek çok şey vardır.

İşitme Kaybının Belirtileri / Semptomları

  • Konuşmanın ve işitmenin aksaması
  • Kelimeleri, özellikle de arka planda gürültü olduğunda anlama güçlüğü
  • Başkalarından daha yavaş, açık ve yüksek sesle konuşmalarını istemek
  • Televizyonun veya radyonun sesini yükseltme
  • Sohbet ortamlarından uzak durma

İşitme zorluğu günlük hayatınızı etkiliyorsa mutlaka bir doktora görünmelisiniz.

Aşağıdaki durumları yaşıyorsanız, işitme kaybınız doktora görünmenizi gerektirecek boyutta demektir.

  • Konuşma sırasında söylenen herşeyi anlamanın daha zor olduğunu, özellikle arka plan sesi olduğunda duymak çok zor oluyorsa,
  • Ses işitmede boğukluk varsa,
  • Müzik dinlerken, radyo veya televizyonda ses düzeyini artırmanız gerektiğini hissedersiniz

İşitme kaybının bazı nedenleri, iç kulakta hasar, kulak kiri oluşumu, enfeksiyonlar ve rüptüre bir kulak zarını içerir.

Duyma Olayı Nasıl Gerçekleşir?

İşitme, ses dalgaları kulağınızın içindeki yapılara ulaştığında gerçekleşir; burada ses dalgası titreşimleri, beyninizin ses olarak algıladığı sinir sinyallerine dönüştürülür.

Kulak üç ana bölümden oluşur: dış kulak, orta kulak ve iç kulak.Ses dalgaları dış kulaktan geçer ve kulak zarında titreşime neden olur. Kulak zarları ve orta kulaktaki üç küçük kemik, titreşimleri iç kulağa geçerken güçlendirir (amfi etkisi yapar). Böylece oluşan titreşimler iç kulaktaki salyangoz şeklindeki bir yapıda (koklea) yer alan sıvıyı titreştirir.

Kokleadaki sinir hücrelerine bağlı binlerce küçük kıl, ses titreşimlerini beyne iletilen elektrik sinyallerine çevirmeye yardımcı olur. Farklı seslerin titreşimleri bu küçük kılları farklı şekillerde etkiler ve sinir hücrelerinin beyne farklı sinyaller göndermesine neden olur. Böylece bir sesi diğerinden ayırt edersiniz.

İşitme Kaybının Nedenleri Nelerdir?

  • İç Kulak Hasarı: Yaşlanma ve yüksek sese maruz kalma, beyine ses sinyalleri gönderen kokleadaki kıllar veya sinir hücrelerinde aşınma ve yıpranmaya neden olabilir. Bu tüyler veya sinir hücreleri hasar gördüğünde veya ortadan kaybolduğunda, elektrik sinyalleri etkin şekilde iletilmez ve işitme kaybı oluşur. Arka plandaki seslerden dolayı sözcükleri ayırt etmeniz zorlaşabilir.
  • Kulak Tıkanıklığı: Kulanğınızı tıkayan birşey (kulak kiri gibi) ses dalgalarının kulak zarına ulaşmasını engelliyor olabilir. Genellikle tıkanıklık ortadan kaldırılıdığında işitme gücünüzü tamamen geri kazanırsınız.
  • Kulak enfeksiyonu ve kulakta anormal kemik büyümesi: Dış veya orta kulakta bunların herhangi biri işitme kaybına neden olabilir.
  • Rüptüre kulak  (timpanik membran perforasyonu): Yüksek sesli patlamalar, basınçta ani değişiklikler, kulak zarını bir cisimle ve enfeksiyon sonucu  yırtılmasına neden olabilir ve bu durum da işitme duyunuzu olumsuz etkileyebilir.

İşitme Kaybını Artıran Risk Faktörleri Nelerdir?

  • Yaşlanma: Zamanla iç kulak yapıları tamamen bozulur..
  • Yüksek ses: Yüksek sese maruz kalmak iç kulaklarınızdaki hücrelere zarar verebilir. Uzun süreli yüksek sese maruz kalma veya güçlü bir silah sesi de kulak üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.
  • Kalıtım: Genetik yapınız, işitme kaybına neden olabilir.
  • Mesleki sesler: Yüksek sesin çalışma ortamının normal bir parçası olduğu tarım, inşaat veya fabrika ortamı işitme kaybını tetikleyebilmektedir.
  • Rekreasyonel sesler: Ateşli silahlar ve jet motorları gibi patlayıcı seslere maruz kalmak  çok hızlı bir şekilde sürekli işitme kaybına neden olabilir. Tehli derecede yüksek gürültü seviyelerine sahip diğer rekreasyonel etkinlikler arasında kar motosikleti, motosiklet veya yüksek sesle müzik dinlemek bulunmaktadır.
  • Bazı ilaçlar: Antibiyotik gentamisin ve bazı kemoterapi ilaçları gibi ilaçlar iç kulağa zarar verebilir.
  • Bazı hastalıklar: Menenjit gibi yüksek ateşle sonuçlanan hastalıklar , kokleaya zarar verebilir ve bu da işitme kaybına yol açabilir.

Источник: https://faydasibu.com/isitme-kaybi-neden-olur-belirtileri-nelerdir/

İşitme Sorunları

Antibiyotikler İşitme Kaybına Neden Olabilir?

Dış dünyayı algılamamızdaki en önemli araçlardan biri olan işitme duyumuzda bazen doğuştan, bazen ise sonradan oluşan rahatsızlıklar nedeniyle sorunlar yaşanabiliyor. Özellikle gelişimin en hızlı olduğu çocukluk döneminde, işitmeye dair bir sorunun varlığı, çocuğun sosyal yaşantısını ve öğrenme yetisini olumsuz etkilemektedir.

İşitme kaybı; sorunun kaynağına göre ilaç, işitme cihazı ve ameliyat ile tedavi edilebilir.

İşitme kaybının sebepleri nelerdir?

İşitme kaybına neden olan birçok farklı sebep vardır. İşitme kayıplarının şiddeti, hafiften kalıcıya doğru değişmektedir. Bazı işitme sorunları muayene ile teşhis edilirken, bazıları için çok sayıda test gerekebilir.

İşitme kayıpları genel olarak 3'e ayrılır:

  • Dış ve orta kulakla ilgili hastalıklardan kaynaklanan iletim tipi işitme kaybı
  • İç kulak, işitme siniri ve beyinle ilgili hastalıklardan kaynaklanan sensörinöral (alım tipi) işitme kaybı
  • İşitme yollarının birden fazla bölgesinde hasar bulunmasından kaynaklanan mikst (karışık) işitme kaybı

Kulağın bölümlerine göre işitme kaybı nedenleri şunlardır:

  • Dış Kulak: Dış kulakta bulunan kulak kiri, yabancı cisim, kulak kepçesi yokluğu ya da doğuştan şekil bozukluğu, dış kulak yolunun doğuştan kapalı olması ya da kulak şeklinde bozukluk, dış kulak iltihabı ya da tümör
  • Orta Kulak: Orta kulakta iltihap, basınç düşüklüğü, orta kulak kireçlenmesi, orta kulakta yer alan tümörler, yırtılmış ya da delinmiş kulak zarı
  • İç Kulak: Yaşlılığa, yüksek gürültüye maruz kalmaya bağlı olarak kokleadaki işitme sinirleri zarar görebilir. Kalıtım, kişiyi bu değişikliklere daha yatkın hale getirebilir. Bu tür bir işitme kaybı, kalıcı işitme kaybı olarak da bilinir. Ayrıca iç kulak iltihabı, Meniere, işitme sinirinde bulunan tümörler de işitme kaybına neden olabilir

İşitme kaybına neden olan risk faktörleri nelerdir?

  • Yaş: Seslere uzun süre maruz kalmak, işitme sinirlerini yıpratır. Bu durum da işitme kaybı riskini artırır.
  • Genetik Miras: Genetik yatkınlığınız işitme kaybı yaşama olasılığınızı artırır.
  • Meslek: Gürültülü ortamlarda (fabrika, inşaat alanı gibi) çalışan kişiler, yüksek sese uzun sure maruz kaldıkları için işitme sorunlarıyla karşılaşabilirler.

  • Bazı İlaçlar: Antibiyotikler ve kemoterapide kullanılan bazı ilaçlar, iç kulakta hasar yaratabilir. Aşırı dozda alınan aspirin, ağrı kesici, diüretik gibi ilaçlar, kulak çınlaması ya da işitme kaybı gibi geçici olarak yaşanan işitme sorunlarına neden olabilir.

  • Bazı Hastalıklar: Yüksek ateş görülen menenjit gibi hastalıklar, kokleayı zedeleyerek işitme kaybına neden olabilir.

İşitme kaybının belirtileri nelerdir?

İşitme kaybının belirtileri her zaman çok belirgin olmadığı için kişiler genelde bu sorunu göz ardı etme eğilimindedirler. Bu nedenle birçok kişi işitme kaybı ilerlemeden doktora gitmez. Oysaki sorun ne kadar önce tespit ve tedavi edilirse, daha ileri derecelere varacak işitme kayıpları o kadar erken önlenebilir ve kişiye doğru tedavi uygulanabilir.

İşitme kaybının belirti ve bulguları şunlardır:

  • Konuşma ve diğer seslerin algılanmasında zorlanma,
  • Özellikle gürültülü ve kalabalık mekânlarda arka plandaki sesleri, kelimeleri algılayamama,
  • Karşıdaki kişilerin yavaş, net ve yüksek sesle konuşmasını isteme,
  • Televizyon veya radyonun sesini açma ihtiyacı,
  • Konuşmaktan ve bazı sosyal ortamlardan kaçınmaya başlamak

İşitme kaybı tanısı nasıl konur?

İşitme kaybı sebebini belirlemek için KBB uzmanı ilk olarak kulağı muayene edecek ve dış kulak ya da zarda problem olup olmadığına bakacaktır. Kulak zarının görünümünden orta kulağın nasıl bir durumda olduğu anlaşılacaktır. Eğer bu muayenede bir sorun görülmezse, işitme kaybının iç kulaktan kaynaklandığı düşünülür ve odyometri başta olmak üzere birçok test yapılır.

Odyometri, yani işitme ölçümünde, işitme kaybının tipi, derecesi ve frekansı belirlenir. Orta kulak basıncını ölçmek için timpanometri, kulak kemikçiklerindeki kireçlenmeyi ölçümlemek için stapes refleksi, özellikle iç kulakla ilgili işitme kaybının nedenini belirlemek için bilgisayarlı tomografi (CT) veya (MR) testi gerekebilir.

İşitme sorunları nasıl tedavi edilir?

İşitme sorunlarının tedavisi, sorunun nedenine ve şiddetine göre değişmektedir. Tedavi seçenekleri şöyledir:

  • Kulak Kirini Temizletmek: Kulak kirinin birikimiyle oluşan kulak tıkanması, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Doktorunuz tedavi için kulak kirini yumuşatarak çıkarabilir.
  • İşitme Cihazları: İşitme kaybı, iç kulakta oluşan hasar nedeniyle meydana geldiyse işitme cihazları sesleri daha güçlü ve kolay şekilde duymayı sağlayabilir. İşitme cihazlarının yapısı kişinin ihtiyacına göre değişir. Doktorunuz, durumunuza göre bir cihaz tavsiye edecektir. Daha detaylı bilgiyi işitme cihazları bölümümüzde bulabilirsiniz.
  • Koklear İmplant: Koklear İmplant, iç kulakta meydana gelen sorunları gidermeye yarayan tıbbi bir cihazdır. İşitme cihazları, sesin şiddetini yükseltirken; koklerar implant, beyne ses sinyallerini göndermede problem yaşayan kokleanın görevlerini yerine getirir. Koklear implant, sesleri kodlanmış elektriksel uyarımlara dönüştürür. Bu uyarımlar, işitme sinirini uyarır ve beyin tarafından ses olarak algılanır. Daha detaylı bilgiyi Koklear İmplant bölümümüzde bulabilirsiniz.

İşitme kaybının kişide yarattığı psikolojik etkiler nelerdir?

İşitme kaybının, kişilerin yaşam kalitesi üzerinde önemli etkisi vardır. Örneğin işitme kaybı olan yaşlı yetişkinlerde sıkça görülen sorunlar şunlardır:

  • Depresyon
  • Kaygı
  • Duyamadığı için başkalarının kendisine kızgın olduğu düşüncesi. Bu düşünceler, kişinin hem sosyal, hem de iş yaşamını olumsuz etkiler.

Randevu almak için tıklayınız.

Tarih: 2.2.2017 14:55:00, Editör: Fulya Taşan

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?

Источник: https://www.anatomica.com.tr/isitme-sorunlari

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть