Antioksidan mucizesi beyaz lahana

içerik

Antioksidan Mucizesi – Gülsüm Özaraz

Antioksidan mucizesi beyaz lahana


Yazar : Gülsüm Özaraz

Günlük yaşantımızda vücudumuzdaki hücrelerde bazı metobolik olaylar sonucu serbest radikaller adını verdiğimiz moleküller oluşur ve bu moleküller hücre hasarına yol açar.

Bu devrede vücutta serbest radikal ve antioksidan dengesi adını verdiğimiz bir denge oluşur. İşte bu devrede antioksidanlar serbest radikallerle savaşarak onları etkisiz hale getirir.

Bu anlamda istediğimiz denge vücuttaki antioksidan miktarının her zaman fazla olmasıdır.

Yapılan  bazı çalışmalar  diyabetik vasküler komplikasyonların şekillenmesinde serbest oksijen radikalleri etkili olabileceğini söylüyor ve yüksek glikozun serbest radikalleri arttırdığı yine bu çalışmalarda görülmüştür.

Buda gösteriyor ki diyabet hastalarının diyetinde antioksidanca zengin besinlere yer vermekte fayda vardır. Bunu yanında podositlerden salınan radikaller çeşitli böbrek hastalıklarının şekillenmesinde neden olmaktadır.

Bu gibi rahatsızlıklar çeşitli antioksidanlarla tedavi edilebilmektedir.

Peki Antioksidan İçeren Besinler Hangisidir?

Serbest radikallerle savaşan antioksidanların bazılarını vücudumuz kendisi üretir. Bunlar;     Glutatyon peroksidaz, katalaz  ve süperoksit dismutazdır. Bununla beraber besinlerden alabildiğimiz antioksidanlarda mevcuttur.

 Meyvelerde bulunan antioksidan bileşiklerle yapılan çalışmalarda, çilekgiller, kirazgiller, turunçgiller, kivi, kuru erik ve zeytinde önemli miktarda antioksidanların bulunduğu bildirilmiştir. Limon ve portakal, yüksek miktarda C vitamini konsantrasyonuna sahiptirler ve bu özelliklerinden dolayı iyi bir antioksidan kapasitesine  sahiptirler.

Sebzelerin büyük bir bölümünde özellikle kakao fasülyesi, patates, domates, ıspanak, Phaseolus vulgaris gibi acıbakla tohumu, karabuğday, ayçiçeği veya kırmızıbiber gibi sebzelerde ve mısır koçanında antioksidan potansiyel analiz edilmiştir.

                                                                                                                                  Domates, içeriğindeki likopenden dolayı doğal antioksidan olarak kabul edilmektedir. Likopen, bazı sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten ailesine ait bir pigmenttir. İnsan vücudu likopen üretemez ve bu maddeyi dışarıdan alması gerekir.

Karotenler ve prostat kanseri riski arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan bir çalışmada, likopen olarak adlandırılan bir karotenin bu kanser riskine karşı koruyucu özelliği olduğu açıklanmıştır. Günlük beslenmesinde yüksek miktarda (6,5 mg/gün veya daha yüksek) likopen alan erkeklerde daha az likopen alanlara göre prostat kanseri riskinin %21 azaldığı gösterilmiştir

Hangi Hastalığa Hangi Antioksidan? 

Koroner Kalp Hastalığı (CHD): Birçok çalışmada antioksidan seviyesi ile Koroner Kalp Hastalığı (CHD) arasında ters bir orantı olduğu belirtilmektedir . Araştırmalar sonucunda kalp hastalıklarını önleyebilme açısından antioksidanların etki sıralaması şu şekilde verilmiştir:

Kanser: Canlılarda serum E vitamini düzeyi ile kanser riski arasında önemli derecede ters bir ilişkinin bulunduğu bildirilmiştir. Özellikle bazı gastrointestinal kanserler ve sigaranın sebep olduğu kanserler dışında bu ters ilişki daha kuvvetlidir .

Yapılan bir çalışmada C vitamini ve E vitamininin  yüksek oranlarda alınmasının kadınlarda (34-59 yaş arası) meme kanseri üzerine koruyucu bir etki göstermediği belirlenmiştir .

Bunun tersine, 65 yaşın altındaki kadınlarla yapılan çalışmalarda yüksek miktarda E vitamini takviyesinin kolon kanseri riskini azalttığı bildirilmektedir.

Sigara tiryakisi insanlarda meydana gelen bazı kanser türlerinin önlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda β-karoten uygulamasının kanser oluşumunu önleme üzerine olumlu etki göstermediği, hatta bazı durumlarda artışa sebep olduğu bildirilmektedir

Yine serumdaki E vitamini ve β-karoten düzeyinin düşük olmasının yaşlılığa bağlı katarakt oluşumunu artırdığı bildirilmektedir. Son zamanlarda yapılan bir çalışma ile Alzheimer hastalığından kaynaklanan bozuklukların düzeltilmesinde α-tokoferolün kullanılacağı ve bu antioksidanın hastalığın ilerlemesini engellediği belirlenmiştir

Sağlıklı günler…

Yazar : Gülsüm Özaraz

KAYNAKÇALAR

Moure A, Cruz JM, Franco D (2001) Antioxidants From Residual Sources. Food Chem, 72 :145-171.

Giovannuci E, Asherio A, Rimm EB (1995) Intake of Carotenoids and Retinol in Relatin to Risk of Prostate

Cancer. J. Natl .Can. Inst, 87:1767-76.

Morrisey P.A., O ‘Brien N.M., 1998. Int. Dairy Journal 8, 463-472.

He K., Nukada H., Urakamai T., Murphy M.P., 2003. Biochemical Pharmacology

65, 67-74

Palace V.P., Khaper N., Qın Q., Sıngal P.K., 1999. Free Radical Biology and

Medicine, Vol. 26, 746-761.

Guo Z.H., Yang H., Hamilton M.L., VanRemmen H., Richardson A., 2001.

Mechanisms of Ageing and Development 122, 1771-1786

Kushi L.H., Folsom A.R., Prineas R.J., Mink P.J., Wu Y., Bostick R.M., 1996. The

New England Journal of Medi cine No.18, 1156-1162

Meydani S.N., Wu D., Santos M.S., Hayek M.G., 1995. American Journal of

Clinical Nutrition 62, 1462-1476.

Knekt P., Reunanen A., Jarvinen R., Seppanen R., Heliovaara M., Aroma A., 1994.

American Journal of Epidemiology 139, 1180-1189

Источник: http://www.gencdiyetisyenler.com/antioksidan-mucizesi-gulsum-ozaraz/

Beyaz Çayın Mucizesi

Antioksidan mucizesi beyaz lahana

Beyaz çayın faydaları saymakla bitmez diyebiliriz. Kanseri riskini , kalp-damar bozuklukları ve ağız sağlığı gibi birçok hastalığa çok iyi gelmektedir.

Ayrıca antioksidan ve anti-yaşlanma özellikleri vardır ki bu da cildin erken yaşlanmamasında koruma etkisi yaratır. Cildi UV ışınlarının zararlı etkilerinden korur.

 Beyaz çay , antibakteriyel özellikleri sayesinde vücudu çeşitli enfeksiyonlara neden olan bakterilerden korur.

Beyaz çay ayrıca Şeker hastalarına , azalmış plazma glikoz seviyeleri, artan insülin sekresyonu ve aşırı susama gibi belirtilerden kurtarmayı sağlar. Beyaz çay, ayrıca kilo vermeye de yardımcı olur.

Piyasada bulunan farklı çay türleri vardır. Yeşil çay , siyah çay , asitli çay ve papatya çayı , insanların kullandığı çay tipine örnektir. Beyaz Çayın çok uzun zamandır insanlar üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu bilinmektedir ve bu nedenle insanların bilgelik, mutluluk ve mükemmel sağlık için anahtar bir bileşen olarak bahsediyorlar.

Ortak bir içecek olarak tüketilmesine rağmen hem geçmiş hem de günümüzde çeşitli çalışmalar yapıldıktan sonra, bol miktarda yararları bulunur. Bu faydalar nedeniyle, yüksek oranda kafein içeren kahve yerine daha iyi bir alternatif olarak kabul edilir.

Yeşil çaylar ve siyah çaylar eşit derecede faydalıdır, ancak yüksek derecedeki fito kimyasalları korumada yardımcı olan en az işleme tabi tutulan beyaz çaylardır.

 Minimum işleme nedeniyle, beyaz çay üretimi, siyah çay veya yeşil çay üretimi için hesaplanan kadar daha az zaman ve emek gerektirir.

Tarihe bakıldığında, Çin’de ortaya çıkmış olabileceği söylenmektedir. Geçmişte Çin’in hanedanları değiştikçe, beyaz çay üretimi de değişti. Zamanla, bu çayın çeşitli türleri ortaya çıktı.

Beyaz Çayın Besin Değerleri

Beyaz çay vücudu hastalıklara karşı koruyan besin maddeleri ve antimikrobiyal nitelikleri içerir. Tanenler, florür ve kateşinler ve polifenoller gibi flavonoidleri içerir. Bu bileşikler, bu çayın sunduğu çeşitli avantajlardan sorumludur.

Beyaz Çayın Sağlığa Faydaları

Çok yaşlanma ve antioksidan özelliği olan bu çay hepimiz için faydalıdır. Sağlığa yararları:

Antioksidan Ajan

Vücuttaki serbest radikallerin varlığı, vücuttaki organların hasar görmesine neden olur. Bu serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcı olan, onları daha az tahrip edici hale getiren polifenoller içerir.

 Yapılan çalışmalar sonucunda, bu çayın plazmanın yanı sıra organların antioksidan etkilerini artırabileceğini öne sürülüyor. Beyaz çayın ekstraktının hidrojen peroksit kaynaklı toksisite üzerindeki nöroprotektif etkisini araştırmak için bir başka  çalışma yapılmıştır.

 Bu çalışmanın sonuçları antioksidan özellikli beyaz çay ekstraktlarının hücre nöroproteksiyonuna yardımcı olduğunu gösterdi.

Antiaging Özellikleri

Serbest radikallerin varlığı, yaş ilerlemesiyle ilişkili diğer zorluklarla birlikte hızlanan bir yaşlanma sürecine büyük katkıda bulunur. Antioksidan özellikli beyaz çay, erken yaşlanma riskini de azaltabilir.

Cilt bakımı

Ayrıca sağlıklı ve genç cildin korunmasına yardımcı olur. Hasar gören cildin hızla onarılması ve iyileştirilmesine yardımcı olan antioksidan özelliklerinden dolayı bu çayın kullanılması önerilir. Aynı zamanda cildi ultraviyole ışınının etkilerine karşı korumada önemli etkiye sahiptir.

Ağız Sağlığını İyileştirir

Beyaz çaydan sağlığa faydalar, ağız sağlığında düzelmeyi içerir. Polifenollerin, flavonoidlerin ve taninlerin varlığı plak oluşumuna neden olabilecek çeşitli bakterilerin gelişmesini engellemeye yardımcı olur. Bu çayda bulunan florür içeriği ayrıca diş çürüğü veya diş çürüğü / boşalma riskini azaltmada etkili olabilir.

Kanseri Önlüyor

Yeşil çay gibi beyaz çay da akciğer kanseri gibi kanseri önlemede faydalı olabilir. Araştırmalar  bu çayın potansiyel bir anti kanser, kemopreventif ajandır ve ekstraktının apoptozu (hücre ölümü) tetikleyebileceğini ve akciğer kanserinde yeni hücre büyümesinin önlenmesinde yardımcı olabileceğini ileri sürmektedir. Antimutagenik  özelliklere  de sahiptir.

Diyabetleri Kontrol Ediyor

Bir araştırma çalışması, beyaz çay almanın şeker hastalarına aşırı susama (polidipsi), plazma glikoz düzeylerinde azalma ve artmış insülin sekresyonu gibi belirtilerden kurtulma sağlayabileceğini düşündürmektedir  .

Kardiyovasküler Hastalığı İyileştirir

Beyazçay, meyveler ve sebzeler gibi  çeşitli gıda ürünlerinde bulunan flavonoidler , kardiyovasküler rahatsızlıkların riskinde azalma ile ilişkilidir. Bu flavonoidler kan basıncını düşürmeye yardımcı olurlar.

 Beyaz çay ayrıca dislipidemi, endotel fonksiyonlarının tedavisinde yardımcı olur ve düşük yoğunluklu lipoprotein oksidasyonunu engeller.

 Flavonoid bakımından zengin, bu şekildeki bir çayın tüketilmesi, çeşitli kalp rahatsızlıkları riskini azaltabilir.

Antibakteriyel Ajan

Hastalıklar ve tıbbi koşullar esas olarak bağışıklık sistemine saldıran ve vücudun normal bir kapasitede çalışmasını zorlaştıran patojenlerden kaynaklanmaktadır.

 Beyaz çay, cildimizi bakteri ve diğer mikroplardan koruyabilen antibakteriyel  özelliklere sahiptir. El sabunu gibi çeşitli ürünler bu çayı önemli bir bileşen olarak kullanıyor.

 Beyaz çay tüketimi vücudumuzun enfeksiyona neden olan bakteri ve diğer mikroorganizmalara karşı korunmasına yardımcı olur.

Soğuktan Kurtulur

Çeşitli yaygın hastalıklar için iyi bir çözümdür. Beyaz çay gribe ve soğuk algınlığına yakalananlarda büyük rahatlama sağlar .

Kilo kaybı

Yoğun programlar ve yanlış yiyecek seçimi kolayca kilo vermeye neden olabilir. Kilo problemi yaşayanlar ve özellikle fiziksel egzersiz için zamanınız yoksa diyetinize beyaz çayı ekleyebilirsiniz.

 Belli bir diyet planında yaşamak bu türden tüketmenin yağ hücrelerinin oluşum sürecinde olan adipogenezi önleyebileceğini ve adipositler olarak adlandırılan bu yağ hücrelerinin yaşam döngüsünü kontrol edebileceğini ileri sürüyor.

Beyaz Çay nasıl seçilir ve tüketilir?

Gevşek yapraklar halinde satın alınır ve demlendiğinde etkisi daha çabuk ortaya çıkar. Bu yapraklardan elde edilen çay tüketmek, besin maddelerinin varlığını gerçek biçiminde garanti eder.

Demleme işlemi diğer çay tiplerine benzemektedir. Beyaz çayı yaparken saf veya temiz su kullanılması önerilir.

 Su, yeterince ısıtılmalı, ancak kaynama noktasına getirilmemelidir, çünkü bu hassas bileşenleri tahrip edebilir. Lezzet açısından zengin olan daha konsantre bir çay hazırlayabilirsiniz.

Her zamankinden daha uzun süre çalkalanması önerilir. 1 ila 2 çay kaşığı beyaz çay yaprağı kupa başına ideal miktardır.

Yaklaşık günde 2 ila 4 bardak beyaz çay tüketimi tek bir fincanın tüketilmesine kıyasla çok sayıda sağlık faydası bulunur. Aynı çay yapraklarını birden fazla fincan hazırlanırken kullanabilirsiniz. Aynı zamanda bu çay yapraklarındaki tüm besin maddelerini de almanızı sağlar. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, artarda ikinci fincan içilmemesi gerektiğidir.

Çay alımınızı keyiflendirmek için piyasada bulunan farklı beyaz çay çeşitlerini deneyin. Sıkıntı ve belirli bir lezzete alışmak bazen cesaret kırıcı olabilir. Günümüzde beyaz çay alımını arttırarak sağlıklı olmasını kutlayın.

Beyaz çayda ne kadar kafein bulunur?

Bir 8 oz. Sadece 28 miligram kafein bulunur. Kahve veya yeşil çay gibi diğer kafeinli içeceklere kıyasla nispeten düşük bir seviyede olan beyaz çay fincan başına ortalama 95 miligram kafein, bir miktar da beyaz çay miktarı 3 kat fazla. Başka bir deyişle, enerjik bir artış sağlayabilir, bağımlılık yapmaz ve çekilme semptomlarına neden olmaz.

Beyaz çay nasıl yapılır?

Aşağıdaki adımları kullanarak yapılabilir:

Adım1: Bir tencerede suyu kaynatın

Adım 2: Yaprakların dikilmesi

Adım 3: Bir tatlandırıcı ekleyin (isteğe bağlı)

Bununla birlikte, en iyi sonucu elde etmek için kaynatılmış suyun 5-8 dakika kadar serinletilmesi gerekir; aksi takdirde çay parçalanır ve hafif sıkışır.

Su hafifçe soğuyunca, en iyi lezzet için beyaz çay yapraklarını 7-10 dakika dikin. Çay dik dik durdukça, lezzet de o kadar güçlü olur.

Beyaz çayı nereden alabilirim?

Herhangi bir bakkaliye ve doğal sağlık mağazasında satın alabilirsiniz, çünkü sağlık yararları hakkında bir tartışma yoktur.

 Çay, dünyanın her yerinde büyük miktarlarda tüketilir ve beyaz çay diğer çeşitlerden daha az üretilirken hala yaygın olarak bulunur.

 Hedef ve Walmart gibi büyük kutularda mağazaların yanı sıra bağımsız bitki sağlığı uzmanları, kahve ve çay distribütörleri ve çiftçiler pazarlarında satın alabilirsiniz.

Beyaz çay nedir?

Kurumadan sonra herhangi bir şekilde işlenmemiş olan çaylara genellikle beyaz çay denir. “Beyaz çay” ismi ayrıca, olgunlaşmamış ya da genç tomurcuklardan hazırlanan çaylara verilir ve bu çay, demlenmiş bir çayın daha yumuşak bir lezzetine neden olur. Her iki durumda da, beyaz çay, Camellia sinensis bitkisinin yapraklarını tanımlar ve dünyadaki en popüler çay çeşitlerinden biridir.

Источник: https://www.ansiklopedikya.com/beyaz-cayin-mucizesi/

Beyaz lahananın faydaları nelerdir?

Antioksidan mucizesi beyaz lahana

Beyaz lahana (brassica oleracea) brokoli, lahana, karnabahar ve brüksel lahanası gibi sebzeleri içeren brassica veya turpgiller ailesine ait bir sebzedir.

Bu sebze verimli topraklarda oldukça kolay yetişebilmektedir, daha verimli topraklarda ise daha hızlı büyüyebilmektedir. Beyaz lahana, Asya ve Akdeniz kökenli olduğu düşünülen, bilinen en eski sebzelerden biridir.

Günümüzde ise, lahana muhtemelen hem tropikal hem de subtropikal bölgelerde olmak üzere dünya çapında en yaygın yetiştirilen bitkilerden biri olmaktadır. (1)

Beyaz lahananın sağlığa olan faydaları

Beyin sağlığını geliştirir: Lahana sfingolipidler metabolizmasında (beyin hücre zarlarından yüksek konsantrasyonlarda bulunan lipidler) için gerekli olan K vitaminini içermektedir. Sfingolipidler önemli işlevlere sahiptir. Yaşa bağlı oluşan bilişsel gerileme ve Alzheimer gibi zihinsel hastalıklarla bağlantılı olmasıyla bilinmektedir.

Kanserle mücadele eder: Amerikan Kanser Derneği’nin ana diyet önerilerinden biri kanser riskini ortadan kaldırmak için lahana gibi turpgiller sebzeleri yemektir.

Lahana sebzeler arasında kanserle savaşan bileşikler olan glikozinolitleri içermektedir. Lahana ayrıca anti kanser olan sülforafan, izotiyosiyanatlar ve indol-3-karbinol (I3C) açısından da zengindir.

Yapılan çalışmalarda, lahana tüketiminin akciğer, kolon, meme ve serviks kanseri riskini azalttığı görülmüştür. (2)

Enfeksiyonlarla mücadele eder: Beyaz lahana yapraklarında kadmiyum bağlayıcı komplekslerinden biri olan glutamin bileşeni bulunmaktadır. Bu bileşen güçlü bir anti-enflamatuar ajan olarak bilinmektedir. Bu nedenle, beyaz lahana enflamasyon, tahriş, alerji, eklem ağrısı, ateş gibi birçok deri rahatsızlıklarının etkilerini azaltabilmektedir.

Göz sağlığına iyi gelir: Beyaz lahana, özellikle yaşlandıkça ortaya çıkan makula dejenerasyonunu önlemek, katarakt oluşumu gecikmek gibi yeteneklere sahiptir. Lahana beta karoten zengini bir kaynak olduğu için göz sağlığının iyileştirilmesinde benzersizdir. Lahanada bulunan beta karotenlerin diğer anti kanserojen etkilerinden biri de prostat kanseri riskini azaltmasıdır.

Kilo vermeye yardımcı olur: Beyaz lahana kilo vermeye çalışan insanlara sıklıkla önerilen bir gıdadır. Beyaz lahana çok yararlı vitaminler, mineraller ve diğer besinler ile doludur.

Diğer yandan, lif içeriğine de sahip olması bağırsakların düzgün çalışmasını sağlamaktadır. Pişmiş bir fincan lahana sadece 33 kaloridir.

Bu nedenle, diyette lahana tüketilmesi popülaritesi de doğruluğunu kazanmış olmaktadır. (3)

Kemikleri güçlendirir: Beyaz lahanada bulunan kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi besin değerleri kemik sağlığı için çok önemlidir.

Kemik oluşumu sürecinde bu besinlerin sürekli ve yeterli kaynağı olması gerekmektedir. Lahanada bulunan K vitaminin yetersiz alımı durumunda kemik kaybı ve osteoporoz riskini artabilmektedir.

K vitamininin yeterli alımı durumunda kalça kemiği kırığı riskinin daha az olduğuyla ilgili çalışmalar da bulunmaktadır.

Karaciğeri korur: İndol-3-carbinole karaciğer detoksifiyesinde önemli bir rol oynamaktadır. Vücudun detoksifikasyon mekanizmalarını artırmak için yardımcı olmaktadır.

Bu detoks durumu aynı zamanda vücuttan zararlı maddelerin atılmasını, hormonların dengelenmesini ve kimyasallardan kurtulmayı sağlamaktadır.

Lahanada bulunan bu maddenin karaciğerin bozulmasını neredeyse %50 oranında azalttığı düşünülmektedir. (4)

Kalp sağlığını destekler: Beyaz lahana ve diğer lahana türleri de dâhil olmak üzere hepsi kalp sağlığı için son derece yararlı olabilmektedir. Hem kalsiyum hem de potasyum zengini olan lahana verimli kan basıncı düzeylerini düzenlemektedir. İçinde bulunan sodyum miktarı ise kardiyak sistemin sağlığını korumak için en iyilerden biridir.

Cilt problemlerini tedavi eder: Lahana mükemmel cilt iyileştirici özelliklere sahiptir.

Lapa olarak kullanıldığında, lahana egzama, sedef hastalığı, akne, döküntüler, böcek sokmaları, bacak ülserleri ve yaralar gibi deri problemleri için etkilidir.

Aynı zamanda, artritin tedavisine de yardımcı olmaktadır. Yaprakları ezip etkilenen bölgeye uyguladığınızda hızlı bir şekilde iyileşme sağlanır. (5)

Sindirim sistemine iyi gelir: Özellikle beyaz lahana suyu amino grup asit glutamin içermesi nedeniyle sindirim sistemi için son derece faydalıdır. Detoksifikasyon, ülserlerin tedavi edilmesi gibi durumlarda nazikçe bir temizlik yapabilmektedir. Aç karna içilen 100 ml lahana suyu sindirim sistemi için destekçi olmaktadır. (6)

Kan basıncı düzeylerini dengeler: Beyaz lahananın sahip olduğu potasyum sağlıklı kan basıncı düzeylerini korumak için oldukça faydalıdır. Lahana kan damarlarının açık ve akıcı olmasını sağlamaktadır. Böylece, lahana yüksek tansiyon, felç ve kalp krizi riskini azaltmak için yardımcı olabilmektedir. (7)

Güçlü bir antioksidandır: Lahana antioksidanlar açısından oldukça zengin bir gıda olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, antioksidasyon özelliklerine sahip olan C vitamini açısından da zengindir. Antioksidanlar enfeksiyonlar ve hastalıklarla savaşmak, sağlıklı hücrelere zararlı olabilen serbest radikalleri yakalamak için vücudun kapasitesini artırmaktadır.

Bağışıklık sistemini güçlendirir: Lahana bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olan çeşitli bitkisel besinler açısından zengindir. Bu besin değerleri serbest radikallerin ve toksinlerin zararlı faaliyetlerini azaltabilmektedir.

  Ayrıca, karsinojenik ajanların neden olduğu hasardan hücreleri koruyabilmektedir. Lahanada bulunan bileşikler bağışıklık sistemini içindeki hücreleri düzenlemeye yardımcı olmaktadır.

Böylece, enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı mücadele edebilmek için bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. (8)

Mor lahananın faydaları

Mor lahananın sağlıklı bir besin olarak bilinmesinin sebebi fitokimyasallar, antioksidanlar, besinler, vitaminler ve mineraller açısından zengin olmasıdır.

  Bu temel bileşenlerin bazıları tiyamin, riboflavin, folat, kalsiyum, manganez, magnezyum, demir ve potasyum ayrıca vitamin C, A, E, K, B olarak belirlenmektedir.

Diyet lifleri açısından da zengin olan mor lahana, antosiyaninler ve indol gibi antioksidanlar içermesi nedeniyle sağlık için son derece değerlidir.

  • Mor lahananın en önemli işlevlerinden biri kanserin önlenmesinde rolü olmasıdır. Mor lahananın sahip olduğu yüksek düzeydeki antioksidan bileşenler bu durumda son derece etkili olabilmektedir.
  • Mor lahana diyet lifleri açısından yüksek, kalori açısından ise çok düşüktür. Diğer yandan da önemli vitamin ve mineralleri içermektedir. Bu durumda, kilo vermeye yardımcı olabilmektedir.
  • Mor lahana sahip olduğu antioksidanlar sayesinde serbest radikallerin hasarına karşı savaşarak erken yaşlanmanın belirtilerini yavaşlatabilmektedir.
  • A vitamini açısından zengin olan mor lahana, cildinize iyi geldiği gibi aynı zamanda sağlıklı gözler için vazgeçilmezdir. A vitamini beta karotene dönüşerek yaşla beraber oluşan göz problemlerini önleyebilmektedir.
  • Mor lahana, glutamin adı verilen belirli bir amino grup asit türünü büyük miktarda içermektedir. Bu spesifik amino grup asit, gastrointestinal sistemde oluşan ülser ile ilgili enflamasyonu ve ağrıyı azaltılmak için çok iyidir.
  • Mor lahana içerdiği C vitamini, askorbik asit ve antioksidan nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirmek için önemli hale gelmektedir. Mor lahana bağışıklık sistemi için birinci savunma hattını oluşturan beyaz kan hücrelerinin aktivitesini uyarmaktadır.
  • Yaşlanmayla beraber en trajik hastalıklardan biri olan Alzheimer hastalığının oluşma riski artabilmektedir. Mor lahana ise, bilişsel aktiviteleri artırarak beyin fonksiyonlarını korumakta, böylece beyin hastalıkları oluşumunu engellemektedir.
  • Belirli temel mineralleri yüksek konsantrasyonda barındıran mor lahana, sağlıklı kemik büyümesini ve gelişmesini sağlamak için faydalıdır. Mor lahana kalsiyum, magnezyum, manganez sayesinde artrit ve inflamasyon gibi kemik hastalıkların oluşmasını engellemektedir. (9)

Brüksel lahanasının faydaları

Turpgiller ailesine ait olan brüksel lahanası küçük olan boyutlarına rağmen şaşırtıcı sağlıksal faydalar sunmaktadır. Brüksel lahanası çoğu sebzelere göre, çok daha yüksek protein içermesinin yanı sıra vitaminler ve mineraller açısından da oldukça iyi bir kaynaktır.

  • Brüksel lahanası DNA’yı korumaktadır. Brüksel lahanasının sahip olduğu bileşikler beyaz kan hücrelerinin DNA stabilitesine zararlı olabilen sulphotransferaz enziminin aktivitesini bloke edebilmektedir.
  • Brüksel lahanasının sağlığa olan büyük yararlarından diğeri ise enflamasyonu kontrol edebilmesidir. Bu nedenle, kalp krizi riskini de önleyebilmektedir.
  • Brüksel lahanası iyi bir lif kaynağıdır. 100 gramlık bir porsiyonu % 15 oranında lif sağlamaktadır. Bu durumda, sindirim sistemini düzenlemekte ve kolon sağlığını korumaktadır.
  • Yüksek miktarda K vitamini içeren brüksel lahanası, sağlıklı kemiklerin gelişimi ve vücuttaki kireçlenmenin önlenmesi için faydalıdır.
  • Vücutta detoksifikasyon için brüksel lahanası etkili olabilmektedir. Glukozinolatlar denilen bileşikler detoksifikasyon sürecinde yardımcı olmaktadır. Brüksel lahanası ise glukozinolatları etkinleştirmek için destek olabilmektedir.
  • Brüksel lahanası flavonoidler kaempferol, kuercetin ve isorhamnetin yanı sıra oksidatif stres etkilerine karşı vücudu korumaya yardımcı bütün vitaminleri (A, C, K, B-6), mineralleri ve selenyumu bünyesinde barındırmaktadır.
  • Brüksel lahanası yiyerek vücudunuzdaki kronik inflamasyonun gelişimine karşı koruma sağlanabilmektedir. Glukozinolat açısından zengin olan bu sebze inflamasyonu önlemeye yardımcı olabilmektedir.
  • C vitamini açısından iyi bir kaynak olan brüksel lahanasının pişmiş olan 100 gramlık porsiyonu günlük C vitamini ihtiyacının %100’ünü içermektedir. Böylece, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, yüksek kan basıncının kontrol altına alınması gibi durumlarda etkili olabilmektedir.
  • Kolesterol düzeylerini normalize etmede başarılı olan brüksel lahanası, yüksek lif içeriği sayesinde kolesterol düşürmede bilinen en iyi sebzeler arasında yer almaktadır.
  • 100 gram brüksel lahanası günlük K vitamini, C vitamini, B vitamini ihtiyacını karşılamanın yanı sıra demir, çinko, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor gibi diğer vitamin ve mineral için de iyi bir destekçi olmaktadır. (10)

Beyaz lahananın zararları

Uygun miktarda gıdalarla beraber tüketildiğinde ya da yine uygun miktarda kısa süreli olarak deriye uygulandığında güvenli olarak kabul edilmektedir. Tıbbi miktarlarda ağız yoluyla tüketilmesi çoğu insan için güvenlidir. Olası yan etkileriyle ilgili çok fazla kanıt yoktur.

Hamilelik ve emzirme: Gebelik sırasında tıbbi miktarlarda lahana tüketmenin güvenliği hakkında yeterli bilgi yoktur. Güvenli tarafta kalmak ve her zamanki gıda miktarlarında tüketmekte fayda vardır.

Diyabet: Beyaz lahana şeker hastalığı olan kişilerde kan şekeri seviyelerini etkileyebilmektedir. Lahana tüketimi durumunda düşük kan şekeri (hipoglisemi) belirtilerini izlemekte fayda vardır.

Tiroid bezi (hipotiroidizm): Beyaz lahananın bu durumu daha kötü hale getirebileceğine dair endişeler vardır. Hipotiroidizm durumu varsa, lahana tüketiminden kaçınmakta fayda vardır.

Cerrahi: Beyaz lahananın kan şekeri düzeylerini etkileyebileceğiyle ilgili endişeler vardır. Bu nedenle, zamanlanmış ameliyat tarihinden en az 2 hafta önce lahana tüketiminin durdurulması önerilmektedir. (11)

Tavsiyeler

İyice temizlenmiş lahana aslında, çok besleyicidir ve çiğ yenebilmektedir.

Dilimlenmiş veya rendelenmiş çiğ beyaz lahana yaprakları sebze salatalarına eklenebilir.

Genellikle Orta Avrupa, Balkanlar ve Asya’nın küçük bölgelerinin birçok yerinde rolu haline getirilerek dolması yapılmaktadır. Turşusu da oldukça sık kullanılan yöntemlerden biridir.

Avrupa ülkelerinde ise beyaz lahana çorbası son derece popülerdir. (12)

Источник: https://www.acil.net/beyaz-lahananin-faydalari-nelerdir/

Antioksidan Zengini Sebze ve Meyveler

Antioksidan mucizesi beyaz lahana

Antioksidanlar, sebzeler ve meyvelerde bulunan çok güçlü içeriklerdir.

Antioksidan, vücutta üretilen ve “serbest radikaller” olarak adlandırılan ve aslında ciddi oranda tahrip edici özellikleri olan bu atık maddelerden vücudu korurlar.

Peki, antioksidan nedir ve antioksidanların faydaları nelerdir? vücudumuzu, sağlığımızı koruyacak antioksidan zengini besinler nelerdir? İşte, sağlığımız için büyük önemi olan antioksidan açısından zengin besinler…

Antioksidan nedir? Antioksidanların faydaları nelerdir?

Vücudumuz, kanser, kalp hastalıkları, yaşlanma etkileri veya tansiyon gibi pek çok hastalıkla mücadele ederken ona en büyük yardımcı antioksidanlardır.

Yüksek antioksidan içeren besinler tüketerek aslında “serbest radikaller” olarak adlandırılan zararlı atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında ve vücudun korunmasında vücuda yardımcı olmuş oluyordunuz.

Peki bu “serbest radikal” dediğimiz atık maddeler nedir?

Bunlar aslında vücudumuz oksijen kullanırken ortaya çıkan ve temas ettikleri moleküllerin yapısını bozdukları için, yüksek seviyede tahrip edici etkileri olan, dokuların zarar görmesine sebep olan atık maddelerdir.

Dokulara ciddi oranda zarar veren bu düşman radikalleri vücut düşmanı olarak adlandırırsak, dokuları yenilemede yardımcı olan antioksidanlara da vücut dostu diyebiliriz.

Antioksidanların vücut tarafından üretilmesinin yanında antioksidan özelliği olan taze sebze ve meyveleri de tüketmemiz gerekiyor.

Antioksidan Zengini : Yaban Mersini

Aslında yaban mersini için “antioksidan açısından en zengin en yüksek içeriğe sahip” diyebiliriz.

Bu yüzden de yaban mersinin sağlığa faydaları neler diye sorulduğunda ilk olarak bu gelir. Diğer yandan hafızayı, öğrenme ve düşünme yeteneğini geliştiriyor.

Çünkü, yaban mersini içindeki antioksidanlar sinir hücreleriyle etkileşime geçiyor ve hücre hasarını yavaşlatma etkisi gösteriyor.

Açıkçası, kanserli hücreler üzerindeki etkisine dair yapılan araştırma sayısı az olsa da içindeki antioksidanlar sayesinde kanser riskini arttıran zararlı maddeleri nötürleştirebiliyor. Buradan yola çıkarak net şekilde “yaban mersini kanseri azaltıyor” diyemesek de üzerine araştırma yapıldığını ve ilk sonuçların olumlu olduğunu söyleyebiliriz. (1)

Son olarak yaban mersini yüksek lif içeriği sebebiyle özellikle yemeklerden sonra uzun süre tok kalmanızı sağlıyor. Lifli olması da daha çok diyet yaparken yaşadığımız kabızlık sorununa engel oluyor.

Antioksidan Zengini : Kıvırcık Lahana

Aslında belki de tüketmeye çok alışın olmadığımız hatta adını bile ilk defa duymuş olabileceğiniz bitkilerden biridir kale, yani kıvırcık lahana.

Kendisi için “bitkiler arasında en çok vitamin ve minerale sahip olan” tanımlamasını yapmak yanlış olmaz. Aslında bizim kara lahana’nın farklı bir türü. Brokoli ve Brüksel lahanası familyasından diyebiliriz.

İçinde A, C, K ve B6 vitaminleri bulunmasının yanında magnezyum, kalsiyum, potasyum içermektedir.

Kıvırcık lahana yani kale, içerdiği çok güçlü antioksidanlarla kolon, yumurtalık ve prostat başta olmak üzere pek çok kanser hastalığı riskine karşı koruyucu özellik taşımaktadır.

Ayrıca familyasının diğer üyeleri gibi düşük kalorili olduğundan kilo vermeye yardımcı olur.

Diğer yandan kalp hastalıklarına karşı koruyucu olması, kandaki toksinleri temizlemesi aslında sağlığımız için soframızın vazgeçilmezi olacak kadar faydalı.

Antioksidan Zengini : Kiraz

Kiraz son yıllarda faydası daha çok anlaşılan meyvelerden bir diğeri.

Kirazın en önemli faydası antioksidan bakımından zengin olması dolayısıyla vücudumuzdaki pek çok dokuyu, organı hücre hasarına karşı korumasıdır.

Tıpkı yaban mersininde olduğu gibi kabızlığı önleyen ve bağırsak hareketlerinizi artıran lifler içerdiğinden sindim sorunları için birebirdir.

Ayrıca kirazı düzenli tüketmeniz halinde özellikle ilerleyen yaşla ortaya çıkan hafıza sorunları ve zihinsel yavaşlama gibi sorunları önleyebilirsiniz. Çünkü içindeki antioksidanlar, beyin hücrelerini zararlı serbest radikallere karşı korur. Böylelikle aslında, daha az hücre tahrip olmuş olur, beyin de o kadar zinde ve hafızanız keskin olur.

Tüm bunlara ek olarak, aslında kiraz için tam bir vitamin deposu diyebiliriz kiraz için. Çünkü kiraz içinde A, C ve K vitaminleri ile demir, fosfor ve kalsiyum gibi vücuda oldukça faydalı mineralleri barındırmaktadır.

Antioksidan Zengini : Enginar

Sadece göbeğini yiyerek, en büyük faydası yaprağında olduğundan aslında heba ettiğimiz en çok sevdiğim sebzelerden biri. İzmirliyseniz veya İzmirli arkadaşlarınızın evinde enginar yediyseniz yapraklarını da yediklerine şahit olmuşsunuzdur.

Pazardan veya marketlerden sadece göbeği kesilerek satılan enginarın yaprakları atılıyor ve aslında heba ediliyor. Çünkü enginar yaprakları oldukça faydalı.

Yurt dışında idrar söktürücü olarak böbrekleri çalıştırmak için sıklıkla önerilmekte.

Ayrıca sindirime yardımcı olması, diğer sebze ve meyveler gibi zengin vitamin-mineraller içermesi enginarı sofraların vazgeçilmezi yapmaya yetiyor aslında.

Özellikle yaprakları yüksek oranda lif içerdiği için kabızlığı önlemede birebir. Ayrıca içinde yüksek oranda demir bulunduğundan, demir eksikliği sorunu yaşayanlara da doktorlar tarafından tüketmeleri tavsiye ediliyor.

Enginar ayrıca antioksidan içeriği sayesinde kanı temizliyor, zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip dinlendiriyor. Bu da onu aslında kalp dostu sebzelerin arasına sokuyor.

Antioksidan Zengini : Brokoli

Aslında kıvırcık lahanadan bahsetmişken brokoliyi de listeye eklemek gerek.

Herkesin sevdiği sebzelerden olmasa da brokoli, brüksel lahanası veya karnıbahar gibi sebzeler aslında kanser ve kalp hastalıklarını önleme de çok faydalılar.

Çünkü içlerinde östrojen seviyesini aşağı çeken güçlü antioksidanlar bulunmaktadır. Bu da tüm bu sebzeleri özellikle meme kanseri için koruyucu bir sebze yapıyor.

Diğer yandan brokoli içinde kanser ve kalp hastalıklarını önleyen beta-karoten de bulunmakta. Bu yüzden artık brokoli gibi sebzeleri yemeyi geri çevirmeden önce iki kere kere düşünmekte fayda var bence.

Источник: https://www.esraninportresi.com/saglik/beslenme/antioksidan-zengini-sebze-ve-meyveler/

Göğsünüze Lahana Koyun 1 Saat Bekletin Ve.

Antioksidan mucizesi beyaz lahana

Kapuskayı pek sevmiyor olabilirsiniz ancak bu bilgileri öğrendikten sonra evinizden lahanayı eksik etmeyeceksiniz. Lahana yaprakları vücudumuzda pek çok hastalık için bir mıknatıs gibidir. Tiroid bezi sorunları, baş ağrısı ve diğer belirli durumların tedavisi için çok yararlıdır.

MEMELERDEKİ SÜT AĞRISI İÇİN Anneler bilir, emzirme dönemlerinde memelerinizdeki ağrı bazen çekilmez olur. Memedeki sütün tamamen boşalamaması annelere dayanılmaz saatler yaşatır. Bu acıyı yok etmenin yolu lahana yapraklarından geçiyor.

Soğuk su ile yıkadığınız lahana yapraklarının sapını kesin, ortadan ikiye bölün. Sonra sütyeninizin içine, memenizi kavrayacak şekilde yerleştirin. Yapraklar ısınana kadar (yaklaşık 20 dakika) bekleyin ve çıkarın. Ağrınızın azaldığını göreceksiniz.

Bu işlemi sabah – akşam tekrar edebilirsiniz.

TİROİD BEZLERİ İÇİN Tiroid bezi hormonu büyüme, metabolizma ve sindirim sistemi işleyişinde çok önemlidir. Tiroid beziniz normal olarak çalışmıyorsa, lahana yapraklarını boğazınıza sarın. Üzerini bandajlayın. Gece bu şekilde uyuduktan sonra, sabaha lahanaları çıkarın.

ŞİŞKİNLİKLER İÇİN Eğer kollarınızda veya bacaklarınızda şişlikler varsa, taze lahana yaprakları ile bölgeyi sarın ve üzerine bandajlayın. En iyi sonucu için gece bu şekilde uyuyun.

BAŞ AĞRISI İÇİN Başınız ağrıyorsa başın üst kısmına taze lahana yaprakları yerleştirin. Üzerine lahana yapraklarını tutması için bere, şapka, vs. giyin. Ağrının azaldığını hissettiğinizde lahanaları çıkarabilirsiniz. Sabahları baş ağrısı ile uyanıyorsanız, uyumadan önce başınıza lahana yaprağı sarmak da bir çözüm olacaktır.

BESLENME AÇISINDAN 10 MUCİZE FAYDASI NEDİR?

İçeriğindeki C, B ve E vitaminleri, demir, potasyum ve magnezyum mineralleri sebebiyle bağışıklık sistemini güçlendiren ve hatta kanserden korunmada öne çıkan kış sebzesi beyaz lahana, zayıflamak isteyenlerin bile bir numaralı dostu.

Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin Koçan, “Toksik maddelerin vücuttan atılması için muhteşem bir sebze olan beyaz lahanayı tam da mevsiminde turşusundan dolmasına her şekilde tüketerek faydalarından mahrum kalmayın” diyor. İşte Koçan’dan beyaz lahana yemek için 10 neden…

Güçlü antioksidan özelliğe sahip

Güçlü antioksidan özelliği sayesinde kış hastalıklarından kansere birçok faydası olan beyaz lahana serbest radikallere karşı güçlü bir savaşçı.

Karaciğer yağlanması ve obeziteye karşı da fayda sağlayan beyaz lahana,zayıflama diyetlerine tok tutucu ve toksinleri arındırıcı özelliği ile destek oluyor. Bağırsak, mide ve akciğer kanserlerine karşı vücudu toksinlerden arındırarak koruyor.

Son yıllarda yapılan çalışmalar prostat kanserine karşı koruyuculuğunu ortaya koyuyor. Haftada iki bün beyaz lahana tüketmeye özen gösterin.

C vitamini deposu

Çiğ olarak salatasını yapıp tüketmek ya da suyunu içmek özellikle idrar söktürücü, toksin atıcı özelliğinden faydalanmayı en üst düzeye çıkarıyor. Haftada iki gün yapraklarını sıcak suda haşlayarak suyunu içmek toksin atmada faydalı. Güçlü bir C vitamini kaynağı olan beyaz lahananın bu özelliğini kaybetmemesi için çok uzun süre pişirmeyin ve taze olarak tüketin.

Bağışıklığı güçlendiriyor, hazmı kolaylaştırıyor

Kükürt içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalıklara karşı koruyor, iyileşme süresini hızlandırıyor. Yine içeriğindeki kükürt sayesinde gastrit ve ülsere karşı da koruyor, hazmı kolaylaştırıyor.

Bağırsak sağlığını koruyor

Zengin lif kaynağı olması sayesinde mide ve bağırsak hastalıklarına karşı koruyor, hem tok kalmayı hem de bağırsakların sağlıklı çalışmasını sağlıyor.

Sağlıklı bir sindirim ve boşaltım sistemi için beyaz lahana gibi lif açısından zengin besinleri tüketmeye özen gösterin. Kabızlık şikayeti olanlar da mutlaka beslenme alışkanlıklarında yer vermeli.

Çiğ tüketimi bağırsak hareketlerinde daha etkili oluyor.

Zayıflamaya yardımcı oluyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin Koçan “100 gramında 25 kalori bulunan beyaz lahana düşük kalorili sebzelerden. Bu nedenle zayıflama diyetlerinde iyi bir tercih.

Salata, zeytinyağlı sebze yemeği ve çorba olarak tüketilebilir.

Özellikle lahana çorbası olarak tüketimi hem sıvı atımı sağlıyor hem tok tutuyor hem de düşük kalori içeriği ile beyaz lahanayı diyetlerin vazgeçilmez tercihi yapıyor” diyor.

Göz sağlığını güçlendiriyor

İçeriğindeki beta-karoten A vitaminine dönüşerek göz sağlığına fayda sağlıyor. A Vitamini gözleri güçlendirerek özellikle gece görme fonksiyonlarını artırıyor. Kısacası gözlerin yaşlanmasını engelliyor.

Akne oluşumunu engelliyor

Kükürt içeriği sayesinde egzama ,sedef gibi cilt hastalıklarında iyileşme sürecine fayda sağlayan beyaz lahana, akne tedavisine destek oluyor, akne oluşumunu engelliyor. Toksinleri atıcı etkisiyle birlikte, vücutta biriken zehirli toksinlerin dışarı atılmasını sağlayarak cilt güzelleşmesine destek sağlıyor.

Kemikleri güçlendiriyor

Kalsiyum, potasyum ve magnezyum minerallerinden zengin olan beyaz lahana, kemik ve kas sağlığını güçlendiriyor.

30 yaşınıza kadar kemiklerde biriken kalsiyum ilerleyen yaşlarda kemik erimesi riskinizi azaltıyor.

Yaşlılık döneminde de daha sağlıklı kemikler, ufak çarpma ve düşmelerde kemik kırılmalarının daha az olmasını sağlıyor. Lahana da içeriğindeki kalsiyum miktarıyla kemikleri güçlendiriyor.

Kalbi koruyor, kan basıncını düzenliyor

Potasyum içeriği sayesinde yüksek kan basıncına karşı da etkili olan beyaz lahana, yüksek tansiyonun zararlı etkilerine ve kalp damarlarının tıkanmasını engelleyerek kalp hastalıklarına karşı koruyor. Sahip olduğu mineralleri kaybetmemesi için pişirme suyunu dökmemeli, çorba olarak ya da suyunu içerek tüketmeli.

Toksinlerden arındırıyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin Koçan “İdrar söktürücü özelliği sayesinde vücuttan toksinlerin atılmasını sağlayan beyaz lahananın selülit tedavinde bu rolü oldukça önemli.

Düzenli olarak suyunu tüketmek ya da çiğ salata olarak tüketmeye önem vermek selülitlerin azalmasına yardımcı olur.

Yine kadınların adet dönemlerindeki hormonal kaynaklı ödemlerinde de lahana suyu ya da çorbasının tüketimi ödemin atılmasına fayda sağlayıp bu dönemin daha rahat geçirilmesini sağlar” diyor.

Beyaz lahana turşusu kurmanın tam zamanı!

Bugünlerde çarşı pazarda bolca bulabildiğimiz, tam mevsimi olan beyaz lahanayı evde kendimiz turşu kurarak antioksidan özelliğinden de bolca faydalanabiliriz. Turşusunu kurarken tuz yerine sirke kullanın.

Fermantasyon sırasında kazanacağı probiyotik özelliği ile kış aylarında hastalıklara karşı iyi bir koruyucu. Probiyotikler bağırsak florasını güçlendirerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirip hastalıklara karşı korunmamızı sağlıyor.

Eğer yemeğini ya da çiğ olarak tüketmeyi sevmiyorsanız lahana turşusu iyi bir tercih.

Источник: https://hisleraynasi.net/gogsunuze-lahana-koyun-1-saat-bekletin/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.