Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

içerik

Aort Darlığı Nedenleri ve Belirtileri (Aort Koarktasyonu Nedir?) – Sağlık Ocağım .NET

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

Kalbin sol tarafından çıkan ve vücuda kanı götüren ana atardamarların (aorta) genellikle baş ve kol damarlarının ayrılmasından hemen sonraki bölümünde oluşan darlık aort koarktasyonu veya aort damarı darlığı olarak tanımlanır.

 Bu daralma sonucu kan akımı kalpten vücuda gönderilirken daralmış damardan geçmek zorunda kalır. Aort koarktasyonunda darlığın bulunduğu bölgeden kalbe kadar olan bölümdeki kan basıncı genelde yüksektir ve darlıktan sonraki bölümlerde düşüktür.

Kol ve bacakta tansiyon ölçülür ise bu fark kolayca anlaşılabilir.

Aort damarı darlığı tipleri

Aort darlığı bölgeye göre iki ayrı tipte değerlendirilir ve bu tipler, preductal (infantil) tipinde lezyon ductustan önce oluşur. Bu tip daralmada ductus genelde açıktır. İkinci tip, postductal (erişkin) tipinde ise darlık sol subclavian atardamarın ayrıldığı noktanın distalinde ve ductusun aortaya bağlandığı seviyededir.

Postuctal tip darlık, tüm aort darlıklarının ortalama % 75’ini oluşturmaktadır. Aort koarktasyonlu hastaların % 46’sında aort kapağı biküspittir. Bunun yanı sıra, bu hastalarda sık rastlanan diğer anomalilerin başında arkus aortanın tübüler hipoplazisi, patent duktus arteriozus (PDA) ve ventriküler septal defekt (VSD) gelir.

Aort darlığının en önemli nedeni doğumsal kalp anomalileridir ve genelde çocuklarda görülür. Erkeklerde kızlara oranla 3 kat daha fazla rastlanır. Doğumsal hastalıkların % 5-8’ini aort koarktasyonu oluşturur.

Aort damarı darlığı belirtileri

Aort damarında darlık,kalbin kanı pompalarken zorlanmasına, büyümesine ve kalp yetmezliğine neden olabilir. Darlığın derecesine göre bebeklerde doğumdan kısa bir süre sonra sık nefes alıp verme, emmede güçlük, terleme gibi kalp yetmezliği bulguları meydana çıkabilir iken, darlık çok fazla değil ise şikayete sebep olmayabilir.

Şikayete neden olmayan darlıklarda tesadüfen doktor kontrollerinde kalpte üfürüm duyulması ve kasıktaki atardamardan nabız hissedilmemesi veya tansiyon yüksekliği nedeni ile meydana çıkabilir.

 Aort koarktasyonu çocuklarda oldukça önemli olup hiper tansiyonun en bilinen sebeplerindendir. Yüksek tansiyon olan çocuklarda bu hastalık araştırılmalıdır.

Bazen hastalarda tansiyonun yükselmesine bağlı olarak baş ağrısı ve burun kanaması görülür.

Aort damarı darlığı (aort koarktasyonu) teşhisi

Aort koarktasyonu tanısı kardiyoloji uzmanının yapacağı fizik muayene ve tanısal yöntemler ile konulabilir. Aort koarktasyonunda, kollardan ölçülen tansiyon bacaklardan ölçülen tansiyondan yüksektir. Bunların dışında, ekokardiyografi hastaya yük getirmeyen oldukça kolay tanı yöntemlerinden biri iken, anjiyografi diğer anomaliler ile birlikte görülen durumlarda kolaylık sağlar.

Ayrıca, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MRG) ve 3 boyutlu görüntüleme teknikleri aort daralmasını en iyi şekilde gösterebilir. Bu tanı yöntemleri ameliyatın planlanmasında büyük kolaylıklar sağladığı gibi, özellikle tubuler darlıkların düzeyi ve uzunluğu bu tetkikler sayesinde daha kolay anlaşılmaktadır.

Aort damarı darlığı (aort koarktasyonu) tedavisi

Aort darlıklarının günümüzde uygulanan tedavisi cerrahi tedavidir. Darlık oluşmuş bir aortanın iyi bir ameliyat ile düzeltilmesi en ideal yöntemdir. Ameliyat öncesi ve sonrası uygulanan tıbbi tedavi tamamlayıcı tedavi olarak verilir.

Cerrahi tedavi sırasında çocuk ve erişkin kardiyoloji uzmanının bulunması ameliyatın verimliliği açısından önemlidir.

Kalp yetmezliği, hipertansiyon ve eşlik eden diğer anomaliler ve bunlara bağlı ikincil gelişen problemlerin tedavisinde çocuk (pediatrik) kardiyolog uzmanlarının önemli yeri vardır.

Yeni doğan döneminde görülen kritik stenozlarında (aort koarktasyonu ve aort kapak darlığı) olan küçük çocuklarda darlığın özelliklerine göre kateter aracılığı ile yerleştirilen balon anjiyoplasti tedavi yöntemi son yıllarda daha fazla uygulanmaktadır. Özellikle ciddi derecede kalp yetmezliği olan yeni doğanlarda, açık cerrahinin daha riskli olduğu durumlarda başvurulan yöntemdir.

Daha büyük çocuklarda ve erişkinlerde yine kateter aracılığı ile darlık olan bölgeye stent adı verilen (kafes şeklindeki aletler) yerleştirilir ve darlığın açılması sağlanır.

Aort darlığı az ise genelde uzun vadeli iyi sonuçlar elde edilir.

Balon anjiyoplasti tedavisine ya da stent tedavisine uygun olmayan veya yapılan işlemlerin yetmediği vakalarda cerrahi yöntem ile düzeltme sağlanır.

Aort koarktasyonu tedavisinden sonra da çocuk veya erişkin kalp doktorları tarafından takip altında tutulmalıdır. Takip sürecinde, yeniden darlığın oluşup oluşmadığı ve yüksek tansiyon varlığı araştırılmalıdır.

Cerrahi tedaviden sonra kalbi enfeksiyonlardan (infektif endokardit) oluşumundan korumak için sünnet, diş çekimi, diş temizliği, bademcik ameliyatı, geniz eti ameliyatı, fıtık ameliyatı ve benzeri yapılacak işlemlerden önce antibiyotik kullanılması gerekebilir.

Ayrıca ağız ve diş temizliğine dikkat edilmesi oldukça önemlidir.

Kalp hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/aort-koarktasyonu-aort-damarnda-darlk/

Aort Koarktasyonu Nedir Belirtileri Nedenleri Ve Tedavisi

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

Vücudumuzda bulunan aort damarı; kalbin pompaladığı kanı tüm vücuda taşır. Eğer aort damarının bir kısmı çeşitli nedenlerden dolayı daralırsa; kanın damarlara geçişi zorlanır. Bu durum aort koarktasyonu olarak adlandırılır ve doğuştan gelen bir hastalıktır.

Aort koarktasyonu, kanı kalpten vücuda taşıyan başlıca kan damarı olan aortun daraldığı bir tür doğuştan kalp hastalığıdır. Bu daralma, kalbin aort boyunca kan pompalamak için daha fazla çalışmasına neden olur.

Aort damarı; kalbin pompaladığı temiz kanı vücut boyunca taşıyan bir ana damardır.

Aort koarktasyonu ise; doğuştan bir problem olup; vücutta kalpten bacağa herhangi bir yerinde aort damarında darlık olması durumudur. Bu her 1000 doğumda %0.2 ila 0.6 arasında görülmektedir.

Görülen her doğuştan kalp hastalığın %6 veya %8’inde aort koarktasyonu vardır. Bu durumun erkeklerde görülme oranı kadınların 2 katıdır.

Aort Koarktasyonu Sebepleri Nelerdir?

Doğumsal bir problem olan aort koarktasyonunun nedeni hala bilinmemektedir. Bu hastalığın erkeklerde olma ihtimali kadınlarınkinden 2 kat daha çoktur.

Çoğu kişide bu hastalık; ventriküler septal defekt (kalbin sol ve sağ ventrikülleri arasındaki duvardaki bir delik) gibi diğer doğum problemleriyle birlikte ortaya çıkar.

Aort koarktasyonu da kadınlarda; iki X kromozomundan birinin eksik olduğu genetik bir bozukluk olan turner sendromu ile doğan oldukça yaygın bir problemdir.

Aort koarktasyonu çoğunlukla bebeklik veya gençlik döneminde teşhis edilir. Ama bazı kişilerde genç hatta yetişkin oluncaya kadar teşhis edilmez.

 Geç yaşa kadar teşhis edilemeyen kişiler de bu genellikle o zamana kadar aort darlığının ciddi bir belirtiye sebep olmamasından kaynaklanır.

Ancak aort koarktasyonu olan kişilerde belirti yaşanmasa bile tedavi edilmesi gereklidir çünkü ilerde ciddi problemlere yol açabilir. Bu durum kendi kendine geçecek bir hastalık değildir.

Aort Koarktasyonu Belirtileri Nelerdir?

Aort koarktasyonu belirtileri; arterlere ne kadar kan aktığın bağlı olarak değişmektedir. Aort koarktasyonu ile doğan bebeklerin yaklaşık yarısında yaşamlarının ilk birkaç gününde belirti görülür. Bu belirtiler arasında; hızlı nefes alma, yemek yeme sorunları,uyku hali ya da kötü tepkiler verme sayılabilir.

Hafif vakalarda ise; belirtiler kişi yetişkin oluncaya dek görülmez. Aort koarktasyonu belirtileri şunlar olabilir:

  • Göğüs ağrısı
  • Ayak ve bacaklarda soğukluk
  • Baş dönmesi veya bayılma
  • Bacak egzersiz durumunda kramp
  • Burun kanaması
  • Büyüme geriliği
  • Baş ağrısı
  • Nefes darlığı

Aort koarktasyonunun yaygın ilk belirtisi kan basıncındaki anormalliklerdik. Fiziksel muayene esnasında doktor; aort koarktasyonu olan kişinin kollarındaki kan basıncının ayaklarına göre daha çok olduğunu fark edebilir.

Doktor ayrıca bir kalp atışında anormallik duyabilir ya da kasıktaki nabzın zayıf ya da hissedilmesi zor olduğunu fark edebilir. Yüksek tansiyon teşhisi konulan kişi aort koarktasyonu kontrolü yapılmalıdır.

Bu durum herhangi bir belirti göstermeyebilir

Aort Koarktasyonu Nasıl Teşhis Edilir?

Doktorlar aort koarktasyonu belirtileri olan kişiyi Kardiyologa (kalp sorunlarının teşhisi ve tedavisi konusunda uzmanlaşmış bir doktora) yönlendirebilir. Kardiyolog kalbi ve nabzı dinler ve kan basıncını kontrol eder.

Kardiyolog bir ekokardiyogram (kalpte kan dolaşımın bir görüntüsünü oluşturmak için ses dalgalarını kullanan bir test) ve bir kalp röntgeni, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) testi veya bilgisayarlı tomografi (CT) taraması gibi kalbin görüntülerini çeken diğer testlerin yapılmasını isteyebilir.

Aort Koarktasyonu Nasıl Tedavi Edilir?

Aort koarktasyonu çeşitli şekillerde tedavi edilebilir. Genellikle daralan kısmın alınması ve kalan iki kısmın bağlanması suretiyle yapılacak ameliyat aort koarktasyonu tedavisinde etkili olmaktadır.

Bazı vakalarda; doktorlar balon genişleme stent (balon anjiyoplasti olarak da adlandırılır) olarak bilinen bir prosedür uygulayabilir.

Bu prosedürde, bacağın içindeki bir kan damarı içine küçük bir balon sokulur ve dar alana doğru çok ince bir tel geçirilir. Balon şişirildiğinde, dar alan genişletilir. Ardından balon çıkarılır.

Kardiyolog ayrıca bu prosedürden sonra alanı açık tutmak için bir stent implante edebilir.

Aort Koarktasyonu Ameliyatında Yaşanabilecek Problemler Nelerdir?

Ameliyattan öncesinde, sırasında veya ameliyattan sonra ortaya çıkabilecek komplikasyonlar şunlardır:

  • Aortun bir bölgesi çok büyür ya da dışarı doğru şişer
  • Aorta duvarında yırtılma
  • Aort yırtığı
  • Beyin kanaması
  • Koroner arter hastalığının erken gelişimi (CAD)
  • Endokardit (kalpte enfeksiyon)
  • Kalp yetmezliği
  • Ses kısıklığı
  • Böbrek sorunları
  • Vücudun alt yarısının felç geçirmesi (koarktasyonun ameliyatı sonrası nadir bir komplikasyon)
  • Şiddetli yüksek tansiyon
  • Felç
  • Uzun süreli komplikasyonlar şunlardır:
  • Aortun sürekli veya tekrarlı daralması
  • Endokardit
  • Yüksek tansiyon

Источник: https://selmasultan.com/aort-darligi-aort-koarktasyonu-neden-olur-nasil-gecer

Aort Darlığı Semptomları, Sebepleri ve Tedavi Yolları

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

Dünya üzerinde yapılan Aort ameliyatı sayısına bakıldığında 3/1 oranında Aort darlığı vakası ile karşılaşıldığı görülüyor.

Aort darlığı için birçok sebebin etkin bir rol oynayabileceğini söylemek gerekiyor. Genellikle Aort darlığı görülen hastalarda mitral yetmezlik görülme riskinin çok yüksek olduğunu belirtmeliyiz.

Aort Darlığının Belirtileri

Aort darlığı nedir? Bu başlıkta değinebileceğimiz noktaları etkileyen çok fazla faktör var. Özellikle sigara kullanımı gibi detayların önemli olduğunu söylemek gerekiyor. Belirtilerin görülebilmesi için Aort darlığı ne kadar olduğunda risk oluşturuyor sorusuna cevap bulmamız şart.

Aort kapak alanı olarak tanımlanan yüzeyin ortalama olarak 3 cm2 veya 4 cm2 olarak referans değerleri vardır. Hastaneye başvuran sağlıklı bir yetişkin için aranan kapak ölçümleri bunu gösterir. Eğer yetişkin bir hastada tüm ölçümler referans değerlerinden farklı çıkıyorsa Aorta daralması uzun süredir varlığını sürdürüyor olabilir.

  • Aort Kapağının Normal Alanı: 3-4 cm2
  • Aort Kapağında Risksiz Alanı: 1.5 cm2 ve üzerinde olan sonuçlar
  • Aort Kapağında Riskli Daralma: 1 cm2 ve aşağısında olan sonuçlar

Eğer ortalama bir durumdaysanız belirtilerin gözlemlenemeyeceğini vurgulamalıyız. Yani Aort darlığı belirtileri için en azından 1.5 cm2 seviyesine kadar daralmış bir Aorta yapısı görülmelidir.

Bebeklerde ve çocuklarda bu oranların farklı olabileceğini unutmamak gerek. Gelişim aşamasında olan bir bedenle yetişkin bir beden kesinlikle aynı sonuçları doğurmayacaktır. Yeni kalp rahatsızlıkları ortaya çıkan kişilerde de belirtileri ortaya koyan rahatsızlık Aort daralması olabiliyor. Aslında kalp sorunlarına yönelik tedavisi düşünülürken Aort damarına stent operasyonu yapılabiliyor.

En sık rastlanan belirtiler için kalp ağrıları ve göğüs daralması sıklıkla gösterilmektedir. Aynı şekilde solunumda zorlanma, göğüs sıkışmasına bağlı ani bayılmalar veya kalp yetmezlikleri görülebiliyor. Kan basıncının artması ile geçirilen anlık ataklar sorunun ciddiyetini ortaya koyuyor.

Aort Darlığının Nedenleri

Aort darlığının neden olduğu araştırıldığında genetik sonuçlara ulaşabileceğiniz bir gerçek. Yani her hastalık gibi doğumsal bazı etkenlerin geçerli olabileceğini belirtmeliyiz. Aorta anatomisi üç yaprakçık üzerine kurulmuştur. Oysa bazı insanlarda bu yaprakçıkların sayısının iki olması ciddi daralma sorunlarına yol açabilir.

Bazen ise diğer rahatsızlıkların ilerlemesi ile ortaya çıktığını söylemek gerekiyor. Örnek olarak kalp sol karıncık bölgesinde kas artışı gözlemleniyorsa mutlak suretle Aort daralması oluşabilir. Çünkü artan kas yoğunluğu ile Aort yetmezliği olacak ve bu durum zamanla böyle bir reaksiyon yaratacaktır.

Doğuştan Aort yetmezliği olan bebekler için bu durum erken teşhisle çok daha kolay bir tedavi sürecini sağlayabilmektedir.

Aorta stenozu ile beraber yaşanan bu daralmanın yarattığı en büyük sorun kalbin yeterli kanı vücuda iletememesidir. Akabinde başlayan solunum yetmezliği ile beraber ciddi sağlık sorunlarına yelken açmış olacaksınız. Yapılan istatistiki araştırmalara göre Aort daralması tedavisi yapılmayan hastalarda solunum problemleri ile beraber 5 yılda ölüm oranının %50 oranında arttığını görebiliyoruz.

Aort Darlığının Tedavi Yöntemleri

Aort darlığının tedavisi için cerrahi müdahale dışında ilaç tedavisi ya da fiziksel tedavi önerilerine rastlayabiliyoruz. Şu an için birçok hastada diğer rahatsızlıkların sebep olduğu durumlar görülmediğinde fiziksel egzersizlerle damar sağlığı stabilize edilebiliyor.

İlaç Tedavisi

Medikal tedavi metodu olarak geçen bu metodun düzenli bir seçenek olduğunu söylemeliyiz. Medikal tedavi seçeneği için görülen semptomlar göz önüne alınır. Semptomsuz hastalarda diğer rahatsızlıkları göz önüne alınarak ilaç önerileri yapılır. Semptom görüldüğünde de cerrahi müdahale kaçınılmazdır.

Fiziksel Egzersiz Tedavisi

Fiziksel olarak uygulanabilecek çeşitli aktiviteler sebebiyle üzerinden gelinebilecek bir rahatsızlıktır. En önemli koşul hangi derecede Aort daralması görüldüğüdür.

Hafif derecede görülen hastalarda fiziksel aktivitelere yönlendirilir. Orta derece için bu aktiviteler belli sınırlardadır.

Ciddi hastalarda ise mümkün mertebe Aorta ve kalp basıncı stabil kalması için egzersizler çok kontrollüdür.

Cerrahi Müdahale

Aort darlığı için uygulanan kateter yönteminin 40 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürdüğünü görebilirsiniz. Uygulanan metot ise oldukça basittir. Sorunlu Aort kapağı çıkarılır ve yerine metal ya da biyolojik bir kapak takılır.

Cerrahi müdahalenin amacı Aort darlığı belirtileri görülen hastada mevcut daralma ile soruna dönüşen yapının suni kapak ile tekrardan işlevini kazanmasıdır. Bilhassa Aort kireçlenmesi görüldüğünde asla ilaç tedavisi ile vakit harcanmaz. Bunun yerine cerrahi müdahale önerilir ve ilaç tedavisi yardımcı bir seçenek olarak düşünülür.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/aort-darligi.html

Aort Darlığı Belirtileri, Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

Aort darlıkları tedavisinde uygulanacak yöntem cerrahi müdahaleler olmaktadır. Bu ameliyatlar açık kalp ameliyatları veya minimal invaliz yöntemi kullanılarak yapılabilmektedir.

Aort Darlığı

Sol ventrikül ile aort damarı arasında yer alan aort kapağı; normal koşullar altında son ventriküllerden aorta pompalanmakta olan kanın tekrar geri dönmesine veya sızmasına engel olmaktadır.

Kan dolaşımı sırasında dalgalanarak itilen kanın tek yöne doğru yol almasına yardımcı olan kapaklarda farklı nedenlere bağlı olarak daralması dolaşımın sağlıklı ve istenilen bir şekilde yapılmasına engel olmaktadır.

Normal ve sağlıklı bir insanda aort kapaklarının çapları iki buçuk santimetre ile dört santimetre arasında olmaktadır. Farklı nedenle daralmaya başlayan bu kapaklardaki çap bir santimetreye indiğinde dolaşımda ciddi boyutta sorunlar meydana gelmeye başlar.

İlk başlarda bu zorlukla mücadele etmeye çalışan sol ventrikül kası kalınlaştırarak ve sarf ettiği gücü arttırarak ekarte etmeye çalışır. Bir süre sonra sarf ettiği bu güç kalp kasının yorulmasına ve sonuç olarak pes etmesine neden olur.

Kapaklarda bulunan yapraklar kapalı durumdayken kuş yuvasına benzemektedir.

Aort kapaklarında meydana gelen bu darlıklar direk olarak kapakçıkta meydana gelebileceği gibi kapağın üstündeki ve altındaki aortda da gerçekleşebilmektedir. Üstte olmasına subravalvüer aort darlığı, altta olmasına ise subvalvüler aort darlığı ismi verilmektedir. Kapaklarda oluşan daralmaların genel olarak üç nedeni bulunmaktadır:

  • Doğuştan gelen bozukluklar nedeniyle kapaklardaki üç yaprağın iki yaprak olması durumu buna biküspit ismi de verilmektedir.
  • Doğuştan gelen bozukluklar nedeniyle kapaklardaki üç yaprağın tek yaprak olması buna da üniküspit ismi verilmektedir. (Bu durum ilerlemesi ve tedavi edilmemesi durumunda kapak yetmezliği durumunu da gündeme getirmektedir.)
  • Kapakta yaşa bağlı olarak kalsifikasyon yani kireçlenme oluşması
  • Romatizmaya bağlı etkenler

Belirtileri

Aort kapaklarında meydana gelen darlıklar konusunda ortaya çıkan belirtiler; oluşan daralma çapına, ortaya çıkan basınç farklına ve hastanın şikayetlerine göre değişiklikler göstermektedir.

Genel olarak bu rahatsızlık kimi zaman herhangi bir belirti vermeden yavaş bir şekilde ilerlemekte ve birden bire ortaya çıkmaktadır.

Aort darlıklarında en yaygın olarak karşılaşılan belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Çabuk yorulma, halsizlik, bitkinlik
  • Kalp yetmezlikleri
  • Göğüs bölgesinde meydana gelen ağrılar.
  • Baş dönmeleri
  • Bayılmalar

Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Aort Darlığı

Aort darlıkları konusunda uygulanan tedavi yöntemleri; gelişen tıp bilimine paralel olarak büyük gelişmeler göstermektedir. Aort kapak darlıklarında ilaç tedavisi pek olumlu sonuç vermemekte başarı gösterememektedir.

Bu rahatsızlık sırasında aynı anda atrial fibrilasyon kalp hızlarının yüksek olması durumunda; daralmaların hızının yavaşlamasına yardımcı olan medikal tedaviye de başlanılır. Oluşan daralmanın durumuna göre tedavide tek yöntem olan cerrahi müdahalenin zamanı tespit edilir.

Bu tür sorunlarda tek tedavi yöntemi cerrahı müdahaleler olmaktadır.

Yapılan Ameliyatlar

Aort daralmaları tedavisi amacıyla yapılacak olan cerrah müdahaleler ya geleneksel yöntem olan açık kalp ameliyatlarıyla ya da modern teknoloji kullanılarak yapılan minimal invaziv yöntemiyle gerçekleşmektedir.

Son zamanlarda sahip olduğu pek çok avantajlarla minimal invaziv operasyonları daha fazla gündeme gelmektedir.

Bu müdahaleler genel olarak koltuk altından küçük bir kesik yapılarak gerçekleşmekte, kansız olması, kesim yerinin küçük olması ve göğüs kemiğinin kesilmemesine bağlı olarak hastanın çabuk toparlanarak günlük hayatına geri dönmesi gibi pek çok avantajları bulunmaktadır.

Müdahalenin hangi yolla yapılacağına hastanın ve kapağın durumuna göre doktor yapılan tetkikler sonucu karar verir. Yapılacak cerrahi müdahale sırasında ya kapak değişimi yapılır ya da onarılması mümkün olan durumlarda gerekli olan tamir yapılır.

 Kapak değişimleri sırasında genel olarak portez kapak kullanılmaktadır. Metal protez kapaklar bu operasyonlar sırasında dayanıklı olması sebebiyle tercih nedeni olmaktadır.

Kapakların değişim yapılması halinde hastanın yaşadığı sürece kan sulandırıcı ilaçlar kullanması gerekmektedir. Metal yerine biyoprotez kapaklar da alternatif olarak gündemde bulunmaktadır.

Fakat biyoprotez kapakların ömrü ortalama olarak sekiz ile on sene arasında değişmektedir. Bu süre sonunda yapılan müdahalenin tekrarlanması gerekmektedir.

Yapım Aşamaları

Aort daralma operasyonun yapım aşamalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hasta bir gün önce son tetkiklerin yapılması ve cerrahi müdahalede izlenecek yöntemin belirlenerek planlaması amacıyla hastaneye yatırılır.
  • Ameliyat sonrası ve oluşabilecek komplikasyonlar hakkında bilgi verilip gerekli onay alındıktan sonra hasta ameliyata alınır.
  • Cerrahi müdahale lokal anestezi altında yapılmaktadır.
  • Hastanın göğüs bölgesi temizlenip steril edilir.
  • Kesi yapılarak kalp kasına ve sorunlu kapağa ulaşılır
  • Bu tür ameliyatlarda kalp operasyonun kansız olması ve rahat çalışılması amacıyla durdurularak vücut gerekli olan dolaşımın aksamamsı amacıyla kalp ve akciğer makinesine bağlanır.
  • Kapak onarılmaya çalışılır. Onarılmasının mümkün olmadığı durumlarda biyonik veya metalik bir kapakla değiştirilir.
  • Hasta kalp ve akciğer makinesinden çıkarılarak kalp tekrar çalıştırılır
  • Gerekli kontrollar yapılarak
  • Açılan yer kapanır.
  • Hasta solunum cihazına bağlanarak yoğun bakım odasına alınır. Bu odada yirmi dört saat kalır. 

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Aort darlığı konusunda yapılacak olan cerrahı müdahaleye hastanın kurallarına göre hazırlanması hem yapılacak operasyonun başarılı olması, hem ameliyat sırasında ve sonunda oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi hem de ameliyat sonrası iyileşme sürecinin kısalması bakımından oldukça önemlidir.

Hasta ameliyat öncesi en az bir hafta önce kullandığı ilaçları bırakır. Alkol veya sigara kullanıyorsa bu tür alışkanlıklardan uzak durur. Hastanın psikolojik sağlığı bu tür operasyonlarda oldukça önemli olmaktadır.

Hasta bir gün önce vücudundaki kılları, tüyleri bütünüyle temizler ve operasyon sırasında ya da sonrasında herhangi bir enfeksiyon kapmaması için doktor tarafından verilen bakteriyel sabunla yıkanır.

Riskleri

Her cerrahi müdahalede karşılaşılan riskler aort darlığı ameliyatlarında da bulunmaktadır. Bu ameliyat vücuttaki görevlerine bağlı olarak diğer ameliyatlara göre daha fazla riskler taşıyabilmektedir. Ameliyat sırasında oluşabilecek risklere şu şekilde örnekler verebiliriz:

  • Solunumun ameliyat sırasında durması
  • Aşırı oranda kan kaybı
  • Anesteziye bağlı olarak yaşanan riskler
  • Ameliyattan sonra yaşanma ihtimali olan komplikasyonlar
  • Damarlarda oluşabilecek yırtılmalar
  • Kanda pıhtılaşma olması
  • Sinirlerde oluşabilecek hasarlar
  • Kanda oluşabilecek pıhtılaşma gibi bozukluklar
  • Kandaki parametrelerde oluşabilecek düşme riski
  • Beyin işlevlerinde yaşanabilecek sorunlar
  • Enfeksiyon kapılması
  • Aşırı derecede kilo kayıplarının oluşması
  • Hastanın kalbinin durması

Bebeklerde Aort Darlığı 

Yeni doğmuş olan bebeklerde doğumsal olarak rastlanılan hastalıklar arasında yer alan aort damarlarında meydana gelen darlıklara bağlı olarak hastanın kalp kasında kan pompalanması sırasında ortaya çıkan zorlanmalar, kalp büyümelerine ve daha kötüsü kalp yetmezliklerine sebep olabilmektedir. Bebeklerde ortaya çıkan bu rahatsızlığın en çok karşılaşılan belirtileri; nefes almada yaşanan zorluklar, meme emerken çabuk yorulması ve zorluk çekmesi, terlemeler ve kalp yetmezlikler sorunları

Bazı durumlarda belirti vermeyen veya hemen anlaşılmayan aort darlıkları ilerleyen yaşlarda tesadüfen ortaya çıkabilmektedir.

Doktor tarafından bir başka nedenle yapılan muayene sırasında kalp kasından gelen üfürüm sesinin araştırılması sırasında ileri yaşlarda kötü bir sürpriz olarak kendini gösteren bu sorunun tedavisi için genellikle kan sulandırıcı ilaçlar verilip hastanın daralan damar çapı risk taşımaya başlayana kadar kontrol altında tutulur.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/aort-darligi.html

Aort damarı yırtılmasının belirtileri nedir?

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

LEFKOŞA, (DHA) – NADİR görülmesine rağmen hayati önem taşıyan aort damarı yırtılması hakkında bilgi veren Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi kalp ve damar cerrahisi uzmanları erken müdahalenin önemine değindi. Uzm. Dr. Kılıç, hastaneye ulaşana kadar geçen her saatte ölüm riskinin yüzde 2 oranında arttığını belirtti.  

YDÜ Hastanesi’ne 10 gün içinde aort damarı yırtılması şikayetiyle 3 hastanın başvurduğunu belirten kalp ve damar cerrahisi uzmanları, bu hastalardan hastaneye vakit kaybı yaşanmaksızın ulaştırılan 2’sinin, gerçekleştirilen başarılı operasyonlar sonrası sağlığına kavuşturularak taburcu edildiğini açıkladı.  

60-80 YAŞ ARALIĞINDA DAHA SIK RASTLANIYOR

YDÜ Hastanesi’nden yapılan açıklamada, zaman kaybı yaşanmaksızın hastaneye başvuran vakalarda, ameliyat sırasında ve sonrasında kaydedilen ölüm oranlarının dünya verilerinin çok altında olduğu vurgulandı.

Bu operasyonların tüm dünyada sayılı merkezde, tecrübeli ekiplerce gerçekleştirilebildiğini ifade eden uzmanlar, YDÜ Hastanesi’nin, aort yırtılması ameliyatlarının gerçekleştiği başarı oranı yüksek sayılı merkezden biri olduğunu kaydetti.

Aort yırtılmasının genellikle 60 – 80 yaş aralığındaki kişilerde daha sık rastlanan bir hastalık olduğu belirtilen açıklamada, erkeklerde iki kat fazla görüldüğü de kaydedildi. 

“HASTANEYE ULAŞANA KADAR ÖLÜM RİSKİ YÜZDE 2 ARTIYOR”

Kalpten çıkan kanı tüm vücuda dağıtan ana atardamar olan aortun yapısı, vücuttaki görevleri ve aort yırtılması ile ilgili açıklamalarda bulunan Kalp Ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanı Dr.

Ali Önder Kılıç, “Beyine, kaslara ve diğer hücrelere oksijen bakımından zengin kanı taşıyan hayati öneme sahip aortta bir sorun olduğunda, kalp ve tüm vücudun kan akımı tehye girebiliyor. Herhangi bir sebepten dolayı, 3 tabakadan oluşan aortada, tabakalar arasında ayrışmalar meydana gelebiliyor.

Tabakalarda meydana gelen bu ayrışmalar kanın tabakalar arasında ilerlemesine ve aort duvarında yırtıklar oluşturmasına sebep oluyor. Aort tabakaları arasında meydana gelen bu yırtılma ‘Aort Diseksiyonu’ olarak adlandırılıyor” dedi.  

Ölüm riski çok yüksek olan aort diseksiyonun, tanı koyulduktan hemen sonra müdahale edilmesi gereken çok acil bir durum olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Kılıç, hastaların nerdeyse yarısının hastaneye ulaşamadan kaybedildiğini, hastaneye ulaşana kadar geçen her saatte ölüm riskinin yüzde 2 oranında arttığını belirtti.  

“EN SIK BELİRTİSİ ANİ BAŞLAYAN GÖĞÜS VE SIRT AĞRISI”

Göğüs üzerinden başlayan ağrının, sırt, boyun, çene, dişler ve kollara yayılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Barçın Özcem, “Aort yırtılmasının en sık belirtisi ani başlayan göğüs ve sırt ağrısıdır.

  Ağrı sıklıkla parçalayıcı, yırtıcı ve dayanılmaz olarak tanımlanır.  Ağrı öylesine şiddetlidir ki hastalar iç organlarının yırtıldığını sanır.

  Ağrı ilk olarak yırtığın başladığı yerde hissedilir ve yayılır” dedi.

Aorttaki yırtığın vücudun her tarafına ilerleyebildiğini belirten Doç. Dr. Özcem konuşmasın şöyle devam etti:

“Yırtığın beyin damarlarına doğru ilerlemesiyle hastalarda bilinç bulanıklığı, bilinç kaybı, kısmi felç gibi durumlar ortaya çıkabilir.  Bacakların ana atardamarlarına doğru ilerlemesi durumunda ise nabız alınamamasına ve ayaklarda soğukluğa sebep olur.

 Bunların yanında nefes darlığı, halsizlik ve terleme aort diseksiyonunda görülen diğer belirtilerdir. Aort yırtılması yaşayan birçok hasta, kontrol edilemeyen hipertansiyon hastası oluyor. Hipertansiyon aortun iç duvarında yırtığa neden olur ve her bir kalp atımında yırtık daha da ileri gitme eğiliminde bulunur.

Hatta aort diseksiyonu hastalarında kola giden damarlar etkileniyor, sağ kol ve sol kol arasında tansiyon farkı oluşabiliyor.”

”EN ÖNEMLİ TANI YÖNTEMİ ANJİYO – BT”

Aorttaki yırtılmalarla ilgili tanı yöntemleri hakkında bilgiler de veren Doç. Dr. Özcem, “Aort diseksiyonu için günümüzde kullanılan en önemli tanı yöntemi anjiyo – BT’dir.  MR – anjiyonun da tanısal değeri vardır. Aort diseksiyonundan şüphelenilen tüm hastalara mutlaka yatak başı ekokardiyografi yapılmalıdır” dedi.

“AORT DİSEKSİYONU OPERASYONLARI YÜKSEK HAYATİ RİSK İÇERİYOR”

Aort diseksiyonu cerrahisinin, yırtığın başlangıç yerine göre değiştiğini, çıkan aort ve aort arkının tutulmasına göre ise planlandığını söyleyen Dr. Öğr.

Üyesi Özlem Balcıoğlu ise, “Aort diseksiyonu operasyonları diğer kalp cerrahisi operasyonlarına göre oldukça yüksek hayati risk içeren operasyonlardır.

  Hızlı tanı ve acil cerrahi çoğu zaman bu yüksek riskli ameliyatta hayat kurtarıcı olmaktadır” dedi.

Baş bölgesine doğru yayılan diseksiyonlarda, yırtığın durumuna göre vücut sıcaklığının çoğu zaman 20 derecenin altına düşürülerek, organların fonksiyonlarının ve enerji gereksinimlerinin minimuma indirildiğini ve kan dolaşımının beyin dahil tüm organlarda durdurulduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Balcıoğlu, yırtığın inen aortta olması durumunda ise medikal tedavi ya da damar içerisinden stent yerleştirmek suretiyle tedavi uygulanabildiğini söyledi.

YÜKSEK TANSİYON VE DAMAR SERTLİĞİ ÖNEMLİ SEBEPLER ARASINDA

Aort yırtılmasına ilişkin risk faktörlerinden de bahseden Dr. Öğr. Üyesi Balcıoğlu, “Yüksek tansiyona bağlı damar iç basıncındaki artış, damar sertliği ve trafik kazası gibi sebeplerle ani gelişen travmalar, aort yırtığının en önemli sebepleri arasında yer alıyor.

Bunlar yanında ileri yaş, genetik veya aile öyküsü de aort diseksiyonu için risk faktörleridir.

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve damar sertliği gibi bazı hastalıklar ile damarlarda meydana gelen iltihaplanmalar ve sigara kullanımının aort diseksiyonu görülme riskini arttırıyor” dedi.

Источник: https://www.gercekgundem.com/saglik/52296/aort-damari-yirtilmasinin-belirtileri-nedir

Aort Darlığı – Belirtileri, Tanı ve Tedavisi %sepsitename%%

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

Eğer size ya da sevdiğiniz birine aort daralması teşhisi konulduysa, bu kalp kapakçığı bozukluğu hakkında çeşitli sorularınız olabileceğini düşünüyorum. Birçok hasta ve bakıcısı çoğu zaman bana, “Aort darlığı nedir?”, “Aort kapak darlığı kalbimi nasıl etkiler? “,”Belirtileri nelerdir?” , ” Hayati tehm olabilir mi?” ve “Nasıl tedavi edilir?” gibi sorular soruyorlar.

Bu hastalık nedeniyle aort kapak replasmanı ameliyatına ihtiyaç duyan eski bir hasta olarak, aort darlığı hakkında bilgi edinmek amacıyla, Cleveland Kliniği’nden önde gelen bir kalp cerrahı ve Kalp 411’in yazarlarından olan Dr. Marc Gillinov ile bir video çektim.

Aort Darlığı Nedir?

En basit anlamda, bu kalp kapakçığı bozukluğu aort kapağınızın daralmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Bir kapakçık daraldığında, kanın kalp ve gövde boyunca akışını olumsuz etkileyebilir. Konjenital doğum kusurları, enfeksiyonlar ve (yaşlanma gibi) dejeneratif koşullar da dahil olmak üzere bu hastalığın birçok farklı nedeni vardır.

Aort Kapağı Darlığı

Bildiğiniz gibi normal aort kapakçıklarının üç yaprakçığı (veya kanatları) olur. Bu yaprakçıklar “sallanan kapılar” gibi açılıp kapanarak kan akışını yönetirler. Daralma olan kapakçıklar serttir ve bu yüzden “sallanma” düzgün bir şekilde gerçekleşmez. Zamanla, bu hasta için atriyal fibrilasyon, kalp genişlemesi ve konjestif kalp yetmezliği de dahil birçok komplikasyona neden olabilir.

Aort kapak darlığının anatomisi

Bu hastalığın risklerini daha iyi anlamak için, aort kapağı anatomisi hakkında bilgi edinmek için ameliyattan önceki araştırmalarım sırasında, aort kapağının sol ventrikül, kalbin alt bölmesi ve büyük arter aort arasında yer aldığını öğrendim. Sol ventrikül beyin ve vücudun geri kalanına kan taşıyan aort içine oksijen açısından zengin kan pompalar.

Aort kapağı stenotik hale geldiğinde, aort ve diğer arterlere kalpten kan pompalayan sol ventrikülün çalışması tehye girer. Organlarınız artık oksijen açısından zengin kanın yeterli miktarda alamazlar. Artı, kan akciğerlerde yedeklenebilir ve bu da nefes darlığına sebep olur.

Evrimsel tasarım gereği, aort yaprakçıkları sıkı bir şekilde açılıp kapanmalıdırlar. Evinizdeki tesisat vanaları gibi (Borulardan suyun akışını kontrol ederler.) aort kapakçıkları da kalbinize kan akışını kontrol eder.

  • Ventrikül daraldığında, aort kapakçığı açılır. Bu, kanın sol ventrikülden dışarı çıkıp ve aort içine akmasına izin verir.
  • Kalp gevşediğinde, aort kapakçığı kapanır. Bu, aorttaki kanın sol ventriküle dönmesini engeller.

İlginçtir ki, bu hastalığın teşhis edildiği birçok hasta çift yapraklı (biküspid) aort kapağı ile doğmuştur. Çift yaprakçıklı aort kapağı hastalığı doğuştan bir kapak hastalığıdır, aort kapağının üç değil sadece iki yaprakçığı vardır. (aşağıda gösterilmiştir.)

Bu hastalığın diğer nedenleri romatizmal kalp hastalığı, enfeksiyon ve diğer doğuştan sorunlardır. Şahsen tecrübe ettiğim üzere, aort kapak darlığı genellikle kandaki kalsiyumdan dolayı kapakçık içinde oluşan kireçlenmeden kaynaklanır. Sonuçta, daralmış ve kireçlenmiş olan aort kapağı kalp kası üzerinde ek yük oluşturarak, esnekliğini bozar.

Aort Darlığının Belirtileri Nelerdir?

Kapakçık darlığı olan hastalar, semptomatik veya asemptomatik olabilir. Araştırmam sırasında bu ortak belirtileri çeşitli kaynakları gözden geçirerek belirledim:

  • Özellikle egzersiz sırasında veya yatarken nefes darlığı,
  • Özellikle egzersiz zamanlarında yorgunluk
  • Öksürük, özellikle yatarken
  • Kalp çarpıntısı, hızlı kalp atışı duyumları
  • Şişmiş ayak veya ayak bilekleri
  • Kalpte üfürümler
  • Aşırı idrara çıkma
  • Göğüs ağrısı veya göğüste sıkışma
  • Solgun hissetme veya bayılma
  • Baş dönmesi

Yukarıda bahsedilen belirtiler yaygın olmakla beraber, bu tip kapak hastalığına sahip hastalar asemptomatik olabilir ve buna dikkat edilmelidir. Şahsen ben öncelikle bir semptom geliştirdim ve yardıma ihtiyaç duydum.  Ekokardiyografi sonuçlarım üzerine, kalp kapakçığımın durumunun ciddi olduğunu ve sol ventrikülümün zaten genişlemiş olduğunu öğrendim.

Aort Darlığı Sağlığınız için zararlı mıdır?

Bu sorunun hızlı bir cevabı… -Evet. Zamanla, olarak aort darlığı ilerledikçe sol ventrikülden çıkan kan miktarı (ejeksiyon fraksiyonu değeri) azalır. Bunun insan kalbinin üzerine birden fazla etkisi olabilir.

  • Kalbin sol ventrikülü vücuda kan pompalamak için gereken ihtiyacın artışını karşılamak için incelebilir veya güçlenebilir. Çoğu hasta bunu kalp büyümesi ya da açılması olarak bilse de, bu durum için tıbbi terim kardiyomegalidir. İlk başta, bu aort kapak darlığını aşmak için yardımcı olur. Ancak zamanla, sol ventrikülün çapı giderek artar, sertleşir ve aort darlığını telafi etmek için yeterli kuvveti üretemez.
  • Hastalar atriyal fibrilasyon gibi anormal kalp ritimleri geliştirebilir.
  • Konjestif kalp yetmezliği.

Söylemeye gerek yok, bu tip bir kalp hastalığı çok tehlidir. Bu nedenle son zamanlarda bu valvüler hastalık hakkında daha fazla bilgi edinmek için Alta Bates Zirve Tıp Merkezi’nde lider bir kalp cerrahı olan Dr. Junaid Khan ile buluştum.

Bu durumun potansiyel risklerini vurgulamak için, düşünün lütfen:

  • Amerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi’nde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, semptomların başlamasından sadece 3 yıl içinde, bozukluğu ameliyatla tedavi edilmeyen hastaların% 75’i öldü.
  • Ross Braunwald tarafından yapılan bir çalışmaya göre cerrahi olarak tedavi edilmeyen ve semptomları gösteren hastaların % 50’si 2 yıl içinde öldü.

Bu nedenlerden dolayı, eğer yukarıdaki semptomları gösteriyorlarsa (i), kalp üfürümleri varsa (ii), ya da önceden aort kapakçığında daralma teşhisi konulmuşsa, hastalarıma kalp fonksiyonlarını izlettirerek düzenli olarak check-up yaptırmalarını öneriyorum.

Bu Kapakçık Bozukluğunun Farklı Türleri Var Mıdır?

Birçok kalp rahatsızlığında olduğu gibi, bunda da değişken tanı dereceleri vardır. Bu durumun en yaygın kategorileri, hafif, orta ve şiddetli olanlardır.

 Tipik olarak, hafif veya orta stenozu olan hastalar cerrahi tedavi gerektirmezler.

 Eğer, hafif veya orta darlık tedavi edilmezse ve şiddetli tanı sürecine girilirse, sol ventrikül genişlemesiyle birlikte aort kapağı tamiri veya aort kapağı replasmanı ameliyatı gerekebilir.

Stetoskop bu tür bir kalp hastalığını algılayabilirken, bir ekokardiyografi aort kapak bozukluğunun şiddetini en iyi şekilde belirler. Eğer merak ediyorsanız, aort kapak darlığını sınıflandırmak için anahtar belirleyiciler kapak alanı, aortun hızı ve ortalama basıncın değişim ölçüsüdür.

Hastalıkları teşhis etmek için kullanılan diğer testler transözofajial ekokardiyografi (TEE), anjiyogram (kalp kateterizasyonu), radyonüklid taramaları ve manyetik rezonans görüntülemedir (MRI).

Источник: https://kalpkapagi.com/aort-darligi-belirtileri-tani-tedavisi/

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

Aort Darlığı Nedir? Aort Damarı Darlığı Belirtileri

Kalpten çıkan ana atar damar olan aort damarı boyunca herhangi bir noktasında görülebilen doğuştan darlıklara verilen genel addır. Tüm doğuştan kalp hastalıklarının yüzde 8’ini oluşturur. Erkeklerde kızlara göre üç kat daha fazla görülür.  

Aort damarı darlığı nedenleri?

Yetişkinlerde aort darlığının en sık nedeni aort kapak yaprakçıklarında hareketsizlik yapan bozucu kireçlenmelerdir (dejeneratif kalsifikasyon). Kapağın doğumsal şekil bozukluğu da darlığa neden olabilir ve genç yetişkinlerde daha sık görülür.

Ayrıca romatizmal ateş sonucu da aort darlığı gelişebilir. Aort kapağın kireçlenip deforme olması ve sonuçta ileri derecede daralması, iyi açılamaz duruma gelmesi olan aort darlığında kalbin kanı tüm vücuda pompalarken çok daralmış bir kapağın içinden geçmeye zorlanması söz konusudur.

Kalp kası bir zorlanma ve yük altında kalır. Bu durum, zaman içinde kalp kasının kalınlaşmasına ve daha ileri aşamada zayıflayarak yetmez duruma girmesine neden olabilir. Kişinin sağlığını bozan ve hareket kısıtlanmasına neden olan bu tablo kalp yetmezliği gelişmesine neden olur.

Kapaktaki darlığın devamı ve kalp yetersizliği, hayatı tehdit eden riskli bir konumdur. Aort darlıkları genellikle uzun süre belirti vermez. İlk belirti eforla çabuk yorulmadır. Aort kapak alanı belirli bir değerin altına inerse hastanın şikayetleri başlar.

Aort damarı darlığı teşhisi

Muayenede doktorun kalpte üfürüm duyması ve ön testlerin ardından akciğer grafisi, EKG ve gerekirse kalp kateterizasyonu ve anjiyografi ile kesin tanı koyması gerekir.

Aort kapakta yıllar içinde oluşan kireçlenmiş darlığın ilaç tedavisi ile düzeltilmesi pek mümkün değildir. Ancak aort kapak hastalığına ikincil olarak gelişen kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, pıhtı oluşum riskine yönelik yardımcı ilaç tedavileri yapılabilir.

Aort ameliyatı nasıl yapılır?

Aort darlığının tedavisi cerrahi olarak ve kateter yolu ile yapılır. Kalp kapak ameliyatlarının büyük bir kısmı (üçte ikisi) aort darlığı nedeniyle yapılmaktadır. Aort kapağın cerrahi tedavisi 40 yılı aşkın bir zamandır tercih edilen tedavi yöntemidir. Bu yöntem; açık kalp ameliyatı ile hasta ve kireçlenmiş kapağın, metal ya da biyolojik doku kapak ile değiştirilmesidir.

Biyolojik doku kapaklar ileri yaştaki hastalarda daha çok tercih edilmektedir. Kapak uygulamasından sonra izleme döneminde kan sulandırıcı ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. Biyolojik doku kapakların kullanımından sonra kan sulandırıcı ilaçların belirli bir süre kullanılıp kesilmesi mümkündür.

Yıpranmaya bağlı ileri yaştaki aort darlığı hastalarında, eşlik eden diğer hastalıklar nedeniyle risk arttığında açık kalp ameliyatı yerine yeni bir tedavi yöntemi olarak geliştirilen TAVI (Kateter Yöntemi ile Aort Kapak Yerleştirilmesi) tercih edilir. Belirtisi olmayan çocuklarda ise 4 yaşında veya en geç okul döneminden önce ameliyat yapılmalıdır. Ameliyatta kısa darlığı olanlarda darlık çıkarılarak sağlıklı damar birleştirilir.

Darlığın uzun olduğu olgularda ek plastik rekonstrüksiyon yapılır. Diğer bir tedavi seçeneği de kasık atar damarı ya da şah damarından girilerek balon kateter yardımı ile darlığın genişletilmesidir.

Aort darlığı olan hastalar, semptomların gelişimi yönünden dikkatle izlenmelidir.

Hastaların takip sıklığı kapak darlığının ciddiyeti ve kısmen beraberinde bulunan diğer durumların varlığına göre belirlenir.

Hafif aort darlığı olan hastalar, yılda bir kez; orta ve ileri derecedeki hastalar daha sık görülmelidir. Hastalar, herhangi bir göğüs rahatsızlığı, nefes darlığı, bayılma hissi veya geçici şuur kaybı durumunda hemen doktorlarına danışmaları konusunda bilgilendirilmelidir. Hafif derecede aort darlığı olan hastalarda fizik aktivite sınırlandırılmaz.

Orta derecedeki hastalar yarışmalı sporlardan kaçınmalıdır. Diğer egzersiz formları güvenle yapılabilir. İleri derecede aort darlığı bulunan hastaların aktivitelerini daha düşük seviyelerde sınırlandırmaları gerekir.

Kalp krizi belirtileri nelerdir yazımızı okudunuz mu?

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Kardiyoloji, Pediatrik Kardiyoloji, Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı

Источник: https://www.saglikk.com/aort-darligi-nedir-aort-damari-darligi-belirtileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.