Aşırı Nem Alerjik Hastalıkları Artırdı

Alerji Hastalığı

Aşırı Nem Alerjik Hastalıkları Artırdı

Çoğu insanın metabolizması, zararlı olmayan birtakım maddelere ya da yiyeceklere karşı çok fazla duyarlı olarak, aşırı reaksiyon göstermektedir.

Alerjen adı verilen bu tür maddeler ya da yiyecekler, insan vücudunu koruma işlevine sahip olan bağışıklık sistemiyle temas halinde olması durumunda, zararlı olmadığı halde insan vücudu, buna karşı çok yüksek oranda antikor üretmektedir. Bu duruma alerji adı verilmektedir.

Alerjik bazı maddelere karşı çok fazla duyarlı bir bünyesi olan kişilere atopik kişiler denir. İnsan vücudu alerjen bir maddeyle ilk defa karşılaştığı zaman aşırı reaksiyon gösterir ve aynı zamanda alerjen maddeyi hafızasına kaydeder.

Eğer tekrar o maddeyle temas halinde olursa, eskiden tanınan bir alerjen madde olduğu için insan vücudu hemen koruyucu madde üreterek, aşırı duyarlılık gösterir.

Toplumun yüzde otuzunda birtakım maddelere karşı alerji bulunmaktadır. Alerji daha çok genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak alerji durumunun ortaya çıkış sebebinde çevresel etkenlerin hiç etkisi bulunmamaktadır.

Bir insan ne kadar alerjik maddelere maruz kalırsa, alerjik hastalıklar o kadar çok ortaya çıkmaktadır. Bu durumda insanların sadece alerjik maddelere yatkın olması yeterli bir sebep değildir. Aynı zamanda mevsimsel geçişlerde ortaya çıkan çiçek polenlerde alerjiye neden olmaktadır.

Her mevsimde görülen alerjilerin yoğunluğu değişmektedir.

İnsan vücudunun birtakım maddelere ve besinlere karşı çok duyarlı olması sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlık durumudur. Bazen ev tozuna, gözle görülemeyecek kadar küçük olan böceklere ve polenlere karşı alerji olabilir. Bu alerji türleri en sık görülenler arasında yer almaktadır.

Aynı zamanda kedi, köpek ya da tüy döken başka evcil hayvanların tüyleri, birtakım yiyecekler, güneş, bazı ilaçlar, parazitler, küf mantarı, kimyasal maddeler ve kirli hava alerjen özelliğine sahip olmaktadır.

Bu tür alerjik sebeplerin insan vücuduna teması sonucunda, solunuma, sindirime ya da ciltle vücuda girerek, birtakım reaksiyona neden olmaktadır. Aynı zamanda insan vücudunda alerjiye neden olan polenlerin, havada bulunma oranı ve havada kalma süresi alerjinin ortaya çıkmasında çok önemli bir faktördür.

Havada kalma özelliğine sahip olmayan bazı tür polenler alerjiye neden olmaz. Bazı bitkilerin polen yapısı, bitkiyle aynı yapıya sahip omlarından dolayı bu bitkilere karşı da alerji ortaya çıkmaktadır.

Alerjik Hastalıklar

İnsan vücudunda yer alan her organ farklı alerjen maddelerine karşı duyarlılık göstererek, birtakım reaksiyona neden olmaktadır. Herhangi bir maddeye karşı alerjisi olan bir kişinin, alerjiye neden olan diğer maddelere karşı da duyarlı olması şart değildir.

Bir kişi sadece bir tane alerjik maddeye karşı duyarlılığı olabileceği gibi, birden çok alerjik maddeye karşı da duyarlılığı olabilir. İnsan vücudunun birtakım maddelere karşı alerjik reaksiyon göstermesi sonucunda birtakım hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Bu hastalıklar alerjik astım, alerjik orta kulak iltihabı, burun nezlesi, egzama, atopik dermatit, böcek sokması sonucunda ortaya çıkan alerji, alerjik sinüzit, gıda alerjisi, alerjik göz nezlesi, bazı ilaçlara karşı olan alerji ve güneş alerjisi gibidir.

Bu alerjik hastalıklar temas sonucunda tekrarlayıcı bir etki göstermektedir. Alerjik rahatsızlıklar insanların yaşam kalitesini sınırlandırır ve aynı zamanda insanların performansını da olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

Bazı alerjik durumlar anaflaksi adı verilen ve ani ölümle sonuçlanan çok ciddi bir hastalığa neden olmaktadır. Bu nedenle şiddetli belirtiler ortaya çıktığı zaman mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Alerjik kaynaklı hastalıkların belirtileri birbirinden tamamen farklıdır. Alerjik hastalıklarda ortaya çıkan belirtiler bir başka kişide ortaya çıkmayabilir, yani her kişide alerjik hastalıkların belirtisi farklıdır.

Mesela, bir insanın cildinde ortaya çıkan alerjide kaşıntı, kuruma, kabarıklık, kızarıklık ve aynı zamanda döküntü gibi belirtiler oluşmaktadır.

Burun nezlesinde ise burunda kızarıklık, kaşıntı, akıntı ya da hapşırma ortaya çıkmaktadır.

Alerjik Hastalıklar Neden Olur?

İnsan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemi, çevrede yer alan ya da insan vücudunda burun, nefes yolları, bağırsaklar ve aynı zamanda deriden içeri giren zararlı maddelere karşı kendini korumak için birtakım tepkiler vermektedir.

Bu tür tepki ile bağışıklık sisteminde yer alan hücrelerde bulunan zararlı maddeleri ortadan kaldırır ya da insan vücuduna girişini tamamen engeller.

Alerjik hastalıklarda ise insan vücudunun bağışıklık sistemi genel olarak vücut için zararlı olmayan maddelere karşı bir farklılık göstermez ancak vücut için zararlı olduğu zaman büyük reaksiyon verir.

İnsan vücudunun her türlü zararlı maddeye karşı koruma işlevine sahip olan bağışıklık sisteminin, iki çeşit savunma şekli bulunmaktadır. Bunlar humoral ve hücresel savunmadır. Humoral ve hücresel savunma şekli haricinde, dış ortam ile direkt temas sonucunda organların özel savunma mekanizmaları da bulunmaktadır.

Sağlıklı bir insanda savunma sistemi içerisinde bir denge bulunmaktadır ama alerjik hastalığı olan bireylerde bu denge tamamen bozulmuştur. Bu nedenle alerjik hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Alerjik hastalıklar sadece genetik faktörlerden dolayı ortaya çıkmamaktadır, aynı zamanda sigara kullanımı, enfeksiyon, psikolojik durum ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle de ortaya çıkmaktadır.

Alerji Hastalığının Belirtileri

İnsan vücudunun birtakım maddelere karşı duyarlılığının olması durumunda birtakım belirtiler ortaya çıkmaktadır ama önce insanların neye karşı alerjilerinin olduğunu bilmeleri gerekmektedir. Tam olarak neye alerjiniz olduğunu öğrenmek için mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Doktorunuzun yapacağı birtakım test ve tetkikler sonucunda neye karşı alerjiniz olduğunu öğrenebilirsiniz. İnsan vücudunda ortaya çıkan duyarlılığın belirtileri kişiden kişiye büyük farklılıklar göstermektedir. Aynı zamanda alerjik belirtilerin şiddeti de her insanda farklılık göstermektedir.

Genel olarak insan vücudunda ortaya çıkan alerjik belirtiler ise kaşıntı, hırıltılı nefes alıp, verme, nefes darlığı, hapşırma, kızarıklık ve şişliklerdir. Alerjik hastalıkların bazen belirtileri uzun süre görülmez ama bazen aniden tekrar ortaya çıkabilir.

Neye karşı alerjiniz varsa, ona göre ortaya çıkan belirtiler de tamamen değişmektedir.

Alerjik hastalıklar genel olarak geçici olduğu ve alerji yapan maddelerden uzak durulduğu zaman tekrarlamayan bir rahatsızlık olması sebebi ile çok önemsenmez.

Ama alerjik hastalıkların bazılarının daha sonraki aşamaları daha şiddetli olmaktadır ve sonunda ciddi, tedavisi zor olan hastalıklara neden olabilir. Bu nedenle neye karşı alerjiniz olduğunu mutlaka doktorunuza başvurarak öğrenmeniz gerekmektedir.

Her hastalıkta olduğu gibi alerjik hastalıklarda da erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Böylece daha sonra ortaya çıkabilecek ciddi durumların önüne geçmiş olursunuz.

Alerjik Hastalıkların Tedavisi

Alerjik hastalıkların tedavisi hayat boyu olmasına rağmen düzenli olarak, her gün ilaç kullanılmasına gerek yoktur. Doktorunuzun uygun gördüğü tedavi ile alerjik hastalığınız kontrol altına alınmaktadır ve aynı zamanda belirtilerin şiddeti azaltılmaktadır.

Kullanılan ilaca ve tedaviye rağmen alerjik hastalıklar tamamen geçmez, sadece ortaya çıkış süreci azalır. Çünkü alerjik hastalıklar belirli bir zaman sonra tekrarlama özelliğine sahiptir, çok nadir olarak tamamen geçen hastalıklar bulunmaktadır. Alerjik hastalıklara uygulanan tedavi ve kullanılacak olan ilacın dozu tamamen farklıdır.

Polene karşı alerjisi olan bireylerde enflamasyonu önleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Kullanılan bu ilaçlar burunda ortaya çıkan tıkanıklık, kaşıntı, akıntı ve aynı zamanda hapşırmanın azalmasına yardımcı olmaktadır. Alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç ise antihistaminiklerdir.

Bu ilacın kullanılması sonucunda alerjik nezle belirtilerini ortadan kalkmaktadır. Alerjik hastalıkların tedavisi için ilacın yanı sıra, aynı zamanda aşı da olabilirsiniz.

Alerjiyi engellemek için alerji kaynaklı etkenlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Eğer hayvan tüyüne karşı alerjiniz varsa, evinizde havyaların tüyünün olmaması gerekmektedir.

Aynı zamanda hayvan türü yastık, yorgan ve yatak kullanmamalısınız. Evin her gün, günlük temizliği yapılmalıdır, evde tozun olmaması gerekmektedir.

Toza karşı alerjisi olan insanlar toz olan ortamlarda bulunmamalıdır.

Источник: https://evdesifa.com/alerji-hastaligi/

Alerji Nedir? Alerji Nasıl Oluşur? Alerji Tipleri ve Alerji Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Aşırı Nem Alerjik Hastalıkları Artırdı

Alerjen, ona duyarlı hale gelmiş kişilerde alerjik reaksiyona yol açan normalde zararsız olan bir maddedir.

Alerjen, ona duyarlı hale gelmiş kişilerde alerjik reaksiyona yol açan normalde zararsız olan bir maddedir.

Alerjenler arasında besinler (örneğin kabuklu yemişler, yumurta ve kabuklu deniz hayvanları), soluma ile alınan maddeler (polen, ev tozu, kürk, ağır kokular, bazı kimyasallar) ve bazı ilaçlar vardır.

Alerji geliştikten sonra çok küçük miktardaki alerjen bile alerjik şikayetleri ortaya çıkarabilir.

Alerji nasıl oluşur?

Immün sisteminin fonksiyonu, mikroorganizmaların yüzeyinde bulunan antijenleri (yabancı proteinleri) tanımak için antikorlar ve duyarlı lenfositler (beyaz kan hücreleri) oluşturmaktır.

Immün sistemi bu antijenler ile karşılaştığında antikorlar ve duyarlı lenfositler bunlarla etkileşime girer ve sonuçta mikroorganizmalar yok edilir.

Alerjilerde de benzer bir immün yanıt gelişir; ancak immün sistemi zararsız maddelere karşı antikorlar veya duyarlı lenfositler oluşturur, çünkü bu alerjenler yanlışlıkla zararlı olabilecek antijenler olarak tanınmıştır.

Alerji nedir?

Alerji, immün sisteminin alerjen olarak bilinen çok çeşitli maddelere verdiği uygun olmayan ya da aşırı reaksiyonlar nedeni ile oluşan çeşitli sorunları içerir.

Alerji kelimesi, Yunanca’da diğer anlamına gelen allos sözcüğünden köken alır.

Astım ve saman nezlesi (alerjik rinit) gibi sık rastlanan birçok hastalık insanların büyük kısmında hiçbir semptoma yol açmayan maddelere karşı alerjik reaksiyonlar nedeni ile olmaktadır.

Alerjik reaksiyon, sadece vücut ilk karşılaşmadan sonra duyarlı hale geldiğinde, alerjene ikinci ya da sonraki maruziyet halinde ortaya çıkar. Alerjinin neden sadece bazı kişilerde geliştiği tam olarak bilinmemektedir, ancak sekiz kişiden yaklaşık birinde alerjenlere kalıtımsal (genetik) bir yatkınlığın yol açtığına dair görüşler vardır.

Alerji tipleri

Alerjilerde görülen uygun olmayan ya da aşırı reaksiyonlar, hipersensitivite reaksiyonları olarak bilinir ve dört farklı mekanizmadan herhangi birini gösterebilir (tip I ile tip IV hipersensitivite reaksiyonları olarak adlandırılırlar.)

Tip I hipersensitivite (aşırı duyarlılık) reaksiyonu nedir? Çoğu iyi bilinen alerji, alerjenlerin immün sistemini, immünglobulin E (IgE) olarak adlandırılan bir tipe ait olan ve deride ve mide iç duvarı, akciğerler ve üst solunum yollarında varolan hücreleri (mast hücreleri veya bazofiller) saran spesifik antijenler oluşturmak üzere uyararak ani semptomlar yaptığı Tip I (anaflaktik şok) hipersensitivite nedeni ile olmaktadır. Alerjenle ikinci kez karşılaşıldığında, IgE antikorlarına bağlanır ve mast hücreleri içindeki grandilerin alerji semptomlarından sorumlu olan çeşitli kimyasal maddeler salgılamasına yol açar. Salgılanan kimyasal maddeler arasında kan damarlarında genişleme, sıvının dokulara sızması ve özellikle akciğer hava yollarında kas kasılmaları yapan histamin bulunmaktadır.

Tip 1 hipersensitivite reaksiyonu ile ilişkili alerjik hastalıklar arasında alerjik astım, saman nezlesi, ürtiker (kurdeşen), anjiyoödem, anaflaktik şok (alerjik şok), muhtemelen atopik egzama ve bazı besin alerjileri vardır. Bu reaksiyonun neden olduğu şikayetler arasında kaşıntı, şişme (ödem), aksırma, hapşırma, mukozal enflamasyon, egzama ve hırıltılı solunum gibi şikayetler olabilir.

Tip II ve tip IV hipersensitivite (aşırı duyarlılık) reaksiyonları nedir? Tip II ve tip IV hipersensitivite reaksiyonları Tip I reaksiyonlardan farklı mekanizmalara sahip olduğu için alerjilerde daha az adları geçmektedir. Ancak, derinin nikel gibi maddelerle uzun süre temasa yanıt verdiği kontakt alerjik dermatit, tuberkülin ve granulamatöz gibi durumlar tip IV hipersensitivite reaksiyonunun bir sonucudur.

Alerjik hastalıklar nasıl gelişir?

Alerjik hastalıklar, genetik yatkınlık ve çevresel etkenlerin bir arada bulunması ile gelişen kronik rahatsızlıklardır, bu nedenle alerjik hastalıklar bulaşıcı değildir.

Genetik yatkınlık ve çevredeki alerjenin bir araya gelmesi ile önce vücutta bebeklik çağından itibaren bir duyarlılık oluşur.

Bu duyarlılık nedeni ile bağışıklık sistemi normalde bu maddeye karşı salgılaması gereken lgE adında bir antikor salgılar.

Bu antikor kan dolaşımı sayesinde vücudun her yerine dağılarak bağışıklık sistemi hücrelerine yapışır ve alerjen vücuda tekrar ulaştığında hemen onu tanır ve çok şiddetli bir reaksiyon gösterir.

Bu reaksiyon sırasında bağışıklık sisteminden salgılanan binlerce madde alerjenin etki yarattığı organda anormal derecede alerjik yangıya yol açar ve hastalığın belirtilerinin meydana çıkmasına neden olur.

Alerjiye neden olan alerjenler

Alerji tipleri arasında alerjik rinit (saman nezlesi), alerjik astım, alerjik dermatid, alerjik konjonktivit, besin alerjisi, hayvan tüyü alerjisi, böcek sokmasına bağlı alerji gibi alerji çeşitleri vardır.

  • Saman nezlesine neden olan alerjenler: Bitkiler ve polenleri (çavdar, yulaf, çayır otu, çim, kolza, mantar sporları, huş ağaçları gibi), ev tozları, hayvan kepeği, hava kirliliği gibi alerjenler saman nezlesine neden olurlar.
  • Alerjiye neden olan besinler: Fındık, susam, çikolata, deniz ürünleri, yumurta, fasulyeler, fıstıklar, soya fasulyesi, arpa, yulaf, çavdar, havuç, patates, pirinç, kabakgiller, kuzu eti, hindi eti, üzüm, elma, şeftali, armut, erik, süt, buğday, mısır, çilek, kiraz, badem, kayısı, böğürtlen, ahududu, kola, kakao, turunçgiller, mango gibi besinler alerjiye neden olabilir.
  • Alerjiye neden olan böcek sokmaları: Arı sokması (bal arısı ya da yaban arısı), akrep, sivrisinek, örümcek yürümesi, kirpinin dikenlerinin batması ve benzeri hayvanların cilt üzerinde yürümesi veya ısırması alerjiye neden olabilir.
  • Alerjiye neden olan hayvan tüyleri ve salyaları: Kedi ve köpek gibi hayvanların kılları veya salyaları alerjiye neden olabilir.
  • Alerjiye neden olan kimyasallar: Lateks içeren malzemeler, sigara dumanı, parfümler, kolonyalar, kozmetik ürünler, deterjanlar, mesleki kimyasallar gibi maddeler alerjiye neden olabilir.
  • Alerjiye neden olan ilaçlar: Penisilinler, sülfonamidler, salisilatlar, lokal anestezikler, aspirin ve novalgin gibi ağrı kesiciler, kortikosteroidler, epilepsi ilaçları, soğuk algınlığı ilaçları gibi ilaçlara karşı ve kişinin kullandığı herhangi bir ilacın içeriğinde bulunan etken maddeye karşı alerji gelişebilir.
  • Alerjiye neden olan tozlar: Ev tozları ve mesleki tozlar alerjiye neden olabilir.

Alerji yapan etkenler

Alerjik hastalıkların belirtileri

  • Alerjik rinit (saman nezlesi) belirtileri: Hapşırma, burun akıntısı, burun ve genizde kaşıntı, burun tıkanıklığı, gözlerin sulanması, baş ağrısı ve geniz akıntısı olarak görülebilir. Hasta bazı maddelere karşı alerji oluyor ise o maddenin uzaklaştırılması yeterli olabilir.
  • Alerjik astım belirtileri: Öksürük, hırıltılı solunum, nefes darlığı, hızlı nefes alıp verme, göğüs sıkışması gibi belirtiler alerjik olan veya olmayan astım belirtileridir.
  • Alerjik dermatid (alerjik egzama) belirtileri: Ellerde, ayaklarda ve yüzde yaygın şekilde kaşıntı, deri dökülmesi, kızarıklık, göz altında koyu renkleşme, saçlarda kepeklenme, deride kalınlaşma gibi belirtilerdir.
  • Alerjik konjonktivit belirtileri: Gözlerde kaşıntı, gözlerde yanma ve göz yaşarması, batma hissi, kızarıklık ve gözlerin arkasında basınç hissi gibi belirtiler görülür.
  • Polen alerjisi belirtileri: Burun akıntısı ve kaşıntısı, hapşırma ve burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, kaşıntı ve şişmeler. yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon bozuklukları gibi belirtiler gösterir.
  • Besin (gıda) alerjisi belirtileri: Alerji yapan besinleri yedikten sonra, kusma, bulantı, kramp şeklinde karın ağrıları, ürtiker, egzama, baş ağrıları, ishal, astım, öksürük, hırıltı, tekrarlayan orta kulak problemleri, nezle ve burun akıntıları benzeri belirtilere rastlanır.
  • Böcek ısırığı alerjisi belirtileri: Gözlerde kaşınma, ürtiker, boğazda ve göğüste sıkışma hissi, gözlerde, dudaklarda ve dilde şişme, konuşma bozukluğu, bulantı, kusma, bilinç kaybı ve tansiyon düşüklüğü gibi şikayetlere yol açar.
  • Hayvan alerjisi belirtileri: Burunda akıntı, kaşıntı ve tıkanma, gözlerde kaşıntı ve sulanma, astım en sık karşılaşılan belirtilerdir. Bazı kişilerde egzama ve kurdeşen gibi belirtiler görülür.
  • Kimyasal madde alerjisi belirtileri : Tansiyon düşüklüğü, taşikardi ve kanda oksijenin azalması, kurdeşen, ürtiker, yüzde kızarıklık, ani nefes darlığı, kaşıntı, karın ağrısı, bayılma ve dudaklarda şişme gibi belirtiler lateks ve diğer maddelere karşı alerjilerde görülebilen belirtilerdir.
  • Toz alerjisi belirtileri: Toz alerjisi solunum yoluyla vücuda girdiği için solunum yollarında daha fazla soruna sebep olur. Toz alerjisi alerjik astım, alerjik bronşit, alerjik nezle, alerjik sinüzit, alerjik farenjit, alerjik geniz akıntısı gibi durumlar ile de kendini gösterebilir ve bu durumlara bağlı belirtiler görülür. Belirtiler arasında öksürük, hırıltılı solunum, boğaz ağrısı, geniz akıntısı, burun akıntısı, burunda sızlama, hapşırma, baş ağrısı, orta kulak iltihabı, sinüzit, burunda kaşıntı gibi belirtiler olabilir.
  • İlaç alerjisi belirtileri: İlaç alerjisinde en korkulan şikayet alerjik şok gelişmesidir. Alerjik şok’da ürtiker, anjiyoödem, larinks ödemi, nefes darlığı, şuur kaybı gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

Alerjinin etkeni nasıl teşhis edilir?

Alerjik bir reaksiyon söz konusu ise ve nedenin ne olduğu bilinmiyorsa alerji testlerinden bir ya da birkaçını yaptırmak gerekir. Alerjinin nedeni bilinse de, şiddetli bir reaksiyonunuz bulunuyorsa, çoklu alerji söz konusu ise ya da doktor uzun sürecek ve maliyeti yüksek olan bir tedavi planı uygulayacak ise alerji testleri ile etkenin tam teşhisinin konulması gerekir.

Gerçek bir alerji tanısı konulduğunda sadece tedavi amaçlı ilaçlar kullanımı yeterli olmayacağı için koruyucu ilaçlar da kullanılır ve alerjenden uzak durulması da gerekir. Alerji için yapılan bazı testler bulunmaktadır. 

  • Cilt testi
  • İntradermal test
  • Yama testi
  • Radyoalergosorbant testi
  • Kan testleri
  • Uyandırma testleri
  • Akciğer fonksiyon testleri
  • Belirti günlüğü
  • Bağırsak biyopsisi
  • Çevresel testler
  • Uygulamalı kinesiyoloji
  • Kalp refleksi yöntemi
  • Saç analizi
  • Lökositotoksik test
  • Miller tekniği
  • Vega testi gibi birçok test ve yöntem alerjinin nedeni ve derecesi bulmak için uygulanan yöntemlerdir.

Alerji teşhisi

Alerji nasıl tedavi edilir?

Mümkün olduğunda, herhangi bir tipteki alerjinin en etkili tedavisi ilgili alerjenden kaçınmaktır.

Alerjik reaksiyonlarda ilaç tedavisi semptomları hafifleten antihistamin ilaçların kullanılmasını içerir.

Bazı antihistaminler, örneğin gece egzamaya bağlı kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olan sedatif etkiye sahiptir; çoğu sersemlik yapmaz ve böylece gün boyu kullanım için de daha uygundur.

Sodyum kromoglikat etkin maddesini, montelukast etkin maddesini ve kortikosteroid içeren ilaçlar semptomların gelişmesini önlemek için düzenli şekilde kullanılabilirler.

Hiposensitizasyon (aşı tedavisi), arı sokması gibi özel alerjenlere karşı alerjisi olan az sayıda kişide işe yarayabilir. Tedavi, gelecekteki reaksiyonları durduracak olan antikorların oluşmasını sağlamak için giderek artan dozlarda alerjen verilmesinden oluşur. Hiposensitizasyon, ciddi alerjik reaksiyona yol açabileceği için yakın gözlem altında yapılır.

Alerji tedavisi

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/alerjik-hastalklar/

Alerji Hastalıkları

Aşırı Nem Alerjik Hastalıkları Artırdı

Vücudun bağışıklık sisteminin her hangi bir maddeye karşı gösterdiği aşırı hassasiyet reaksiyonudur. Alerjiye yatkın insanlar ‘atopik’ olarak adlandırılır. Atopi bir hastalık olarak değerlendirilmez fakat kalıtsal bir özelliktir. Açık tenliler ile deniz kenarı ya da nemli ortamlarda yaşayan insanlarda daha fazla görülür.

Alerjiye neden olan alerjenlerin çoğu organik kökenli maddelerdir. Normalde insan vücuduna zararı olmayan bu maddeler alerjik insanlarda tepkimelere neden olabilir. Alerjik rahatsızlıklar gelişmiş ülkelerde daha sık görülmektedir.

Stres, yoğun çalışma ortamı, hava kirliliğinin artması, gıdalara eklenen katkı maddeleri alerjilerin görülme sıklığının artmasına yol açtığı bilinmektedir.

En sık rastlanan alerjenler;

  • Ot ve ağaç polenleri
  • Evcil hayvanların deri veya tüyleri
  • Çeşitli gıdalar (süt, yumurta, soya, deniz ürünleri, meyve ve kuruyemişler)
  • Ev ve toz akarları
  • Mantar veya küf sporları
  • Arı sokmaları
  • Birtakım ilaçlar
  • Kimyasal reçineler, lastik, nikel
  • Lastik, kauçuk tarzı maddeler
  • Kolye, küpe tarzı takılar

Dönemsel olarak bahar aylarında artış gösterir

Dönemsel alerjilerin en fazla görüldüğü zaman bahar aylarıdır. Bu dönemde ağaç polenleri, otlar, çiçekler ve çay polenleri rüzgarın da etkisiyle sık sık yer değiştirdiği için özellikle mevsimsel alerjisi olan kişiler için en zor zaman dilimidir. Bahar mevsiminde havaya yoğun bir şekilde bitki polenleri karışır.

Polenler havaya karıştıkları için bu dönemde özellikle gözler ve solunum sisteminde alerjiler görülür. Yerleşimlerine ve mevsime göre çok değişiklikler gösterirler. Ağaçlar yaz başından ortasına kadar, çimenler ilkbahar sonu yaz başı, otlar yaz sonu sonbahar başı artan alerji sebebidir. Bu problem kendisini en sık bahar nezlesi, bazen de astım şeklinde gösterir.

Özellikle bahar aylarında polenlerden kaynaklanan alerjilerden korunmak gerekmektedir.

Alerjik hastalıklar

  • Alerjik nezle veya alerjik rinit
  • Göz nezlesi ya da alerjik konjiktivit
  • Alerjik astım
  • Ürtiker (Kurdeşen)
  • İlaç alerjisi
  • Böcek alerjisi
  • Arı alerjisi
  • Gıda alerjisi
  • Egzama
  • Atopik Dermatit

ALERJİK NEZLE

Alerjik nezle burun içindeki mukoz zarların iltihabı olarak tanımlanmaktadır. Yaşam kalitesini son derece olumsuz şekilde etkileyen alerjik nezle, dikkatli ve kuralları olan bir yaşam tarzını zorunlu kılar.

Alerjik nezle, tedavi edilmediği takdirde astıma, sinüzite hatta çocuklarda yüzde şekil bozukluğuna neden olabilmektedir. Genellikle polenler, ev tozu akarları, mantar sporları veya evde beslenen hayvanların tüy ve deri döküntüleri neden olmaktadır.

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık ile burun, boğaz, gözler ve kulaklarda kaşıntı gibi yakınmalarla kendini belli eder. Bu belirtilerin yanında yorgunluk, sırt ağrıları, uyuklama, sabah kalkmakta zorlanma ve kendini yaşlı hissetme gibi belirtileri de vardır.

Polenlerin neden olduğu alerjik nezle daha çok bahar ayları ve yazın görülürken mantarlar, ev tozu ya da hayvansal alerjiler bütün bir yıl gözlemlenebilir. Tedavi edilmediği durumlarda alerjik nezlesi olanların yüzde 25’i ileride alerjik astım rahatsızlığıyla karşılaşmaktadır.

Hastaların koruyucu tedavide bir takım kurallara uyması gerekmektedir. Uyulacak kuralların yanında alerjik nezle için aşı tedavisi de uygulanmaktadır. Bir tedavi uygulanacaksa kişinin öncelikle bir alerji uzmanına başvurması gerekir.

GÖZ NEZLESİ

Özellikle çocuklarda görülen göz nezlesi göz kapağının iç yüzeyi ile gözün beyaz yüzeyinin bir kısmını örten ince zarın iltihaplanması ya da enfeksiyon kapması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Göz nezlesi virüs yoluyla ya da enfeksiyon sonucu oluşabilir.

Bunların yanı sıra açık havadaki polen ve duman ya da yüzme havuzlarındaki klor, kozmetik malzemelerin kullanımı sonucu meydana gelebilir. Alerjik göz nezlesi olan kişilerin gözleri sürekli kaşınır. Gözlerin içinde kum varmış gibi batma hissi verir.

Aşırı göz sulanması ve göz kapağınrda şişme yaşayan bu hastaları florasan, televizyon veya otomobil ışığı bile rahatsız edebilir. Hastanın rahatını sağlamak ve hastalığın yayılmasını önlemek için, enfeksiyon ve iltihabın etkisinin azaltılması gerekmektedir.

Elleri sık sık yıkamak ve gözlere dokunmamak önemlidir.

ALERJİK ASTIM

Astım hem çocukluk döneminde hem de yetişkinlerde, akciğerdeki hava yollarının alerjenler ve farklı uyaranların etkisiyle daralması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Genellikle krizler şeklinde gelişir.

Herhangi bir alerjen ya da tetikleyici unsur ile karşılaşan astım hastalarının akciğerlerine giden hava yollarındaki kaslar kasılır. Bu kasılma sonucu hava yolları daralır. Hava yollarındaki bu etkileşimden dolayı iltihaplanma gelişirken, yapışkan salgı üretiminde artış gözlenir.

Bu nedenle nefes alış verme de zorluklar meydana gelir. Öksürük krizleri, hırıltılı solunum, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi astım belirtisi olabilir. Bu şikayetler başka hastalıkların da belirtisi olabilmektedir.

Şikayetler mevsimsel değişimlerle kendini gösteriyorsa, tekrarlayıcı ve nöbetler halinde meydana geliyorsa, kendiliğinden veya ilaçlarla düzelebiliyorsa astımdan şüphelenmek gerekir. Bunların yanında egzersizden sonra hırıltı yakınması da alerjik astımın önemli belirtilerinden biridir.

Tedavide öncelikle akciğer fonksiyonlarının ve astık şiddetinin saptanması gerekmektedir. Hava yollarındaki iltihap ile daralmayı düzeltecek ilaçların belirlenmesi ve astımı tetikleyen faktörlerin azaltılması tedavide izlenen yollardır.

ÜRTİKER (KURDEŞEN)

Halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker, alerjik deri döküntüsüdür. Değişik büyüklüklerde olabildiği gibi kabarık ve kaşıntılı kızarıklardır. Genelde 1 ya da 2 gün içinde kendiliğinden kaybolur. 6 hafta veya daha uzun sürdüğü durumlar kronik olarak değerlendirilir ve detaylı inceleme gerektirir.

Ürtiker genellikle alınan  ilaçlar ve tüketilen gıdalardan kaynaklanmaktadır. Özellikle penisilin ve penisilin türevi ilaçlarda tepkime gözlenirken süt, yumurta, kabuklu yemişler, çilek gibi gıdalarda ürtikere neden olabilir. Hiçbir nedene bağlı olmadan gelişen ürtikerler de bulunmaktadır.

Bu tip döküntüler en inatçı ürtiker olduğu bilinmektedir.  Hipertirioidi ve hipotiroidi hastalarında sıkça rastlanan ürtiker özellikle kronik tiroidit durumunda şiddetli seyreder. Nadiren de olsa kolon, akciğer, lenf kanserlerinin başlangıcında görülür.

Tedavisinde ilaç kullanımının yanı sıra ürtikere yol açabilecek gıdalar, gıda katkı maddeleri, ilaçlar ve psikolojik stresler gibi tetikleyici faktörlerden olabildiğince sakınmak temel prensiptir. Anjioödem de ürtikerin bir çeşididir.

Ürtikerden farklı olarak kabarcıklar ve ödem derinin daha alt tabakalarına dokulara kadar ulaşmaktadır. Kaşıntıdan ziyade ağrı ve yanma şeklinde kendini gösterir. En sık dudaklar, göz kapakları, el ve ayaklarda görülür.

İLAÇ ALERJİSİ

Tedavilerde kullanılan ilaçlara vücudun gösterdiği tepkimelerdir. İlaçların çoğu kendi başına alerjik etkili değillerdir. Bununla birlikte vücuda girdiklerinde bir takım proteinlerle birleşip allerjik etki yaratabilirler.

Aynı zamanda ilaç yapımında kullanılan boya ya da koruyucu maddeler de alerjik tepkime oluşmasına neden olabilir. İlaç alerjilerinde en sık görülen belirtiler deride kaşıntı ve döküntü oluşmasıdır. Bununla birlikte belirti ve bulgular bağışıklık sisteminin reaksiyon veren bölümüne göre değişiklik gösterebilmektedir.

İlaç alerjilerinde hayati teh yaratabilecek tepkimelerle birlikte ateş, kurdeşen, kan hücrelerinin yıkımı, safra kanallarının tıkanması ya da romatizmal rahatsızlıklara da rastlanabilmektedir. İlaç alerjilerine en çok antibiyotikler neden olmaktadır.

  Gereksiz yere ilaç kullanmanın ilaç alerjisine davetiye çıkartacağı unutulmamalıdır. Alerjiye neden olan ilaçtan sakınmak tedavide izlenen ana yoldur.

ALERJİ TEDAVİSİ

Tedavideki esas temel alerjiye neden olan etken ya da etkenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Hastaların çoğunda alerjiye neden olan etkenlerden uzak durup korunmak yaşanan olumsuzlukların önüne geçebilmektedir. Alerjide uygulanan tedavi yöntemleri aşı, alerjiye neden olacak besinlerden uzak duracak bir beslenme düzeni ve ortam düzenlemesiyle mümkün olabilir.

İlaç kullanmak alerjinin tedavisinde geçici ve kısmi çözümler üretir. Hastalığın öyküsü ve belirtilerinin iyi belirlenmesi tedavide önemli bir yer tutmaktadır. Tedavide hastaya muhakkak alerji testi yapılmalıdır. Testin sonuçları negatif çıksa bile kişide alerjik belirtiler gözükebilir.

Hiç alerjik belirti göstermemiş kişilerin yapılan testlerinde kanlarında alerjik olduğunu gösteren değerler bulunabilir. Bu gibi durumlarda testlerin sonuçlarını doğru değerlendirebilmek için hastanın öyküsünü bilmek gerekmektedir. Bazı durumlarda alerjik etkenler bilinmesine rağmen ortadan kaldırılmayabilmektedir.

Aşı ile vücudun bu etkenlere karşı direnci artırılabilmektedir. Kişinin alerji etkenleri belirlenerek buna göre uzun süreli aşı programıyla çözüme gidilebilmektedir.

ALERJİ TESTİ

Teknolojik gelişmeler sayesinde alerji testlerinin doğru sonuç verme oranında büyük bir artış yaşanmıştır. Alerjiye neden olan etkenlerin belirlenebilmesi için çeşitli testler yapılmaktadır.

  • Epidermal (Prick) Test: Hastaların açık alerji belirtileri gösterdiği durumlarda alerjenin kesin olarak belirlenebilmesi için yapılır.  Rinit, gıda, arı, ev tozu, hayvan tüyleri, kurdeşen, egzama veya saman alerjisi gibi alerjilerin belirlenebilmesi için uygulanır. Deri üzerine alerjenin sürülmesi ve derinin gösterdiği reaksiyona göre belirleme yapılır. 10-15 dakikada sonra değerlendirme yapılır.
  • Intradermal Test (Deri içi) : Alerjen maddeler özel enjektörlerle derinin daha alt tabakalarına enjekte edilir. Genellikle prick testinde alerji yaptığı düşünülen alerjene karşı bir durum gözlenmediğinde daha kesin sonuçlar elde etmek için kullanılır.10-15 dakika sonra değerlendirme yapılabilir.
  • Yama Testi: Daha çok metal, kimyasal ve egzama teşhisinde kullanılır. Alerjen maddeler deriye sürülerek, üzerine steril bant yapıştırılır.  24 -72 saat beklendikten sonra, hastanın duyarlı olduğu bölgelerde kızarıklık ve kabarcıklar oluşup oluşmadığı gözlenir.
  • Kan Testleri: Alerjinin belirlenebilmesi için yapılan kan testleri deri testleri kadar duyarlı sonuçlar vermemektedir. Genellikle ağır deri hastalıkları olan kişilerde, deri testinin uygulanmasının olmadığı durumlarda ve çocuklarda tercih edilir. Vücudun alerjenlere tepki olarak oluşturduğu immunglobulin E (IgE) antikorunun kandaki düzeyini ölçen kan testi, alerji teşhisinde en çok kullanılan kan testi türüdür. Gıda allerjilerinde cilt testleriyle birlikte kan testinin değerlendirilmesi daha doğru sonuçlar verebilmektedir.
  • Besin yükleme testi: Gıda alerjilerinde kesin tanıyı koyabilmek için, alerjiye neden olduğundan şüphelenilen gıdalar kademeli olarak hastaya verilmektedir. Besin yükleme testi, hastalık öyküsünde ağır reaksiyon olan hastalara yapılmamalıdır.

ALERJİDEN KORUNMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

  • Özellikle bahar aylarında polenlerin en fazla uçuştuğu sabah saatlerinde açık havaya çıkılmamalıdır. Bu saatlerde açık havada spor yapılmamalıdır. Polenlerin eve girmemesi için pencereler kapalı tutulmalıdır.
  • Polenlerin havada uçuştuğu dönemlerde pencereler kapalı tutulmalı.

  • Saçların düzenli yıkanmasına ve kurutulmasına özen gösterilmeli.
  • Dışarıda gözlük ve şapka kullanılmalıdır.
  • Yün ya da kuş tüyü yastık yorgan ve battaniye kullanılmamalıdır. Kolay temizlenen ve toz tutmayan perdeler tercih edilmelidir. Yatak odasında yerde kumaş kilim veya sentetik halı kullanılmalıdır.

    Yatak odasında çiçek, saksı vs. bulunmamalıdır.

  • Günlük kıyafetler yatak odasında değiştirilmemelidir.
  • Deodorant, yağlıboya, parfüm, böcek ilaçları ve naftalin tarzı maddeler ve kokulardan uzak durulmalıdır. Bütün temizliklerde deterjan yerine beyaz sabun kullanılmalıdır.
  • Kütüphane kapalı veya camlı olmalıdır.

  • Evcil hayvanlar kesinlikle evde beslenmemeli ve bulundurulmamalıdır.
  • Çocukların oyuncakları bir kutuda saklanmalı, tüylü oyuncaklar yerine tahta ve plastik gibi toz tutmayan maddelerden yapılmış oyuncaklar tercih edilmelidir.
  • Evde toz duman yapan eşyalar olmamalı, banyo, tuvalet ve balkonda da sigara içilmemelidir.

  • Evde özellikle çiçek açan bitkiler bulundurulmamalıdır.
  • Arı kovanlarından uzak durulmalıdır.
  • Tatil için deniz kenarını veya yüksek dağlar tercih edilmeli,  tıbbi yardım alınamayacak yerlere gidilmemelidir.
  • Alerji yaratabilecek gıdalardan uzak durulmalı.
  • Dinlenmeye önem verilmeli, stresten uzak durulmalıdır.

  • Herhangi bir ilaç kullanılacağı zaman alerji konusunda doktora hatırlatma yapılmalıdır.

Bölüm Doktorları

Источник: https://www.memorial.com.tr/bolumler/alerji-hastaliklari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть