Aşırı Tüylenme (Hirsutizmus) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Zatürre Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Aşırı Tüylenme (Hirsutizmus) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Zatürre tedavisi bu hastalığa neden olan bakterilerin antibiyotiklerle öldürülmesiyle yapılır. Hangi antibiyotiğin kullanılacağı ise bazı değişkenlere bağlıdır. Örneğin yaşınız, belirtilerinizin ciddiyeti, hastanede yatma gereği olup olmadığı gibi.

Antibiyotiği ne kadar uzun süre kullanacağınız tamamen hastalığınızın ciddiyetine bağlıdır. Zatürre ne kadar ciddiyse tedavisi de o kadar uzun sürmektedir. Zatürreye yakalanan kişiler 24-48 saatte hastalığın belirtileriyle karşılaşırlar.

Öksürük, nefes darlığı, hızlı kalp atışı, ateş, terleme ve titreme, göğüs ağrısı ve iştahsızlık en belirgin belirtileridir. Bu hastalığın her 1000 kişiden 8’inde görülmektedir.

Zatürre Nasıl Tedavi Edilir ?

Hafif atlatılan zatürre tedavileri yaklaşık 2 – 3 günde sonuç vermeye başlar. Bu süreç içerisinde durumunuz kötüye de gidebilir. Ama doktorunuz durumunuzu izlemek için birkaç gün tedavi şeklinizi değiştirmez. Ayrıca unutmayın, zatürre tedavisi ne kadar erken başlarsa sonuç almanız o kadar kolay olur.

Zatürre tedavisi için bakteriler öldürülmelidir

Zatürre tedavisine başlamanıza rağmen belirtilerinizde hiçbir düzelme olmuyorsa, hatta durumunuz daha da kötüye gittiyse doktorunuz büyük ihtimalle bir kültür ve hassaslık testi yapacaktır. Bu test sizdeki zatürreye neden olan organizmanın türünü belirlemek için yapılır. Ayrıca doktorunuz bu test sayesinde zatürreye neden olan bakterinin antibiyotiklere dirençli olup olmadığına bakar.

Eğer zatürre tedavisi için hastaneye gitmeniz gerekmiyorsa bakterinin türünü bir an önce belirlemek çok önemli olmaktadır. Çünkü ona uygun antibiyotik kullanmak tedavi sürecinizi hızlandırır. Hastaneye gitmenizi gerektiren durumlarda da doktorunuz bakterinin türünü hemen belirleyerek tedaviye başlar.

Mutlaka hastaneye gitmesi gereken kişiler:

  • 65 yaşın üzerindekiler.
  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım, kalp sorunları, diyabet, kronik böbrek hastalığı, kronik karaciğer hastalığı gibi başka sorunları bulunanlar.
  • Kendi kendine bakamayanlar ya da bakacak kimsesi olmayanlar.
  • Dokularına oksijen gitmesini engelleyecek kadar hasta olanlar.
  • Akciğerlerinde iltihap olduğu için göğüs ağrısı çekenler. Bu yüzden mukusu öksürükle atamayanlar.
  • Zatürre uzun zamandır iyileşmediyse ve nefes darlığı arttıysa.
  • Yemek yiyemeyenler, yediği zaman istifra edenler.

Viral Zatürre Tedavisi Nedir ?

Zatürrenin tek nedeni bakteriler değil. Virüsler de zatürreye neden olabiliyor. Ama virüsler yüzünden oluşan zatürrenin tedavisi antibiyotiklerle mümkün olmamaktadır. Evde kendinize iyi bakmak ve dinlenmek viral zatürre tedavisinin önemli bir noktasıdır. Çünkü viral zatürre için kanıtlanmış bir tedavi yolu bulunmaktadır.

Evde Zatürre Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Sizin ya da evdeki birinin zatürre geçirmesi evde de bazı noktalara dikkat etmeyi gerektiriyor. İşte iyileşmenize ve yan etkilerden korunmanıza yardımcı öneriler:

  • İyice dinlenin. Dehidrasyonu önlemek için bol bol sıvı tüketin.
  • Öksürüyorsanız aşırı dereceye ulaşmadığı sürece öksürmeye devam edin. Çünkü öksürük vücuttaki bakteri ve mikropları atmak için iyi bir yol. Ama öksürüğünüz nefesinizi rahatsız edecek derecede arttıysa, kusmaya neden oluyorsa, dinlenmenize engel oluyorsa öksürükle ilgili de önlem almanız gerekir.
  • Vücudunuzu rahatlatmak, halsizliği almak için Aspirin gibi ilaçları deneyebilirsiniz. Ama zatürre çocuksa aspirin konusunda dikkatli olun. 19 yaşının altında çocuklarda aspirin kullanımı Reye sendromuna yol açabilmektedir.

Tedaviye başladığınızdan bir hafta sonra doktorunuz sizi kontrole çağırabilir. Çünkü durumunuza göre zatürre tedavisi devam eder ya da tedavi şekli değiştirilir.

Bu yüzden siz de zatürre belirtilerinizde bir değişiklik olursa doktorunuzu durumdan haberdar edin.

Örneğin öksürüğünüz kötüleştiyse, nefes darlığı arttıysa, ateşiniz varsa, çok halsiz hissediyorsanız doktorunuza görünmenizde fayda vardır.

Aşırı derecede ilerleyen ve tehdit oluşturan zatürre tedavileri evde değil hastane ortamında yapılır. Yani zatürre tedavisi için geciktiyseniz ya da evdeki tedavi sonuç vermediyse doktorunuz hastaneye yatmanızı isteyebilir. Hastanede ilaç tedavisinin yanı sıra kendinizi toparlamanız için size serum da verilebilir.

Zatüre Tedavisi İçin Kullanılan İlaçlar Hangileri ?

Zatürre tedavisi esnasında öksürük ya da halsizlik için ilaç kullanacaksanız çok dikkatli olmanız gerekmektedir. Özellikle de zatürre çocuğunuza bulaşmışsa çok daha hassas davranmalısınız. Bu yüzden ilaçların etiketlerini iyi okumak önemlidir. Çocuğun yaşına ve kilosuna göre ilaç miktarı çoğunlukla değişir. Bu hastalığın tedavisi için verilen antibiyotikler aşağıdaki gibidir:

  • Zihtromax ve Zmax (azitromycin içerir)
  • Biaxin (clarithromycin içerir)
  • Eryc (erytromcin içerir)
  • Doryx (doxycycline içerir)
  • Factive (gemifloxacin içerir)
  • Levaquin (levofloxacin içerir)
  • Avelox (moxiflacin içerir)

Источник: https://www.cevapsepeti.com/zaturre-tedavisi-nasil-yapilir/

Aşırı tüylenme (hirsutizm) nedir? Belirtileri, tanı ve tedavisi

Aşırı Tüylenme (Hirsutizmus) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

  • Polikistik over sendromu (PCOS) aşırı androjen üretiminin en yaygın sebebidir.
  • Doğuştan gelen adrenal tümörler ve diğer androjen üreten tümörler enderdir ve genellikle ortaya çıktıklarında farklı semptomlar gösterirler.
  • Cushing sendromu, hiperprolaktinemi, akromegali, tiroid bozuklukları
  • Cushing sendromu 2hipertrikoz ve hirsutizmin her ikisi ile de bağlantılıdır.
  • Androjenik ve anabolik steroidlerin kullanımı;

Jinekomasti nedir? Erkeklerde meme büyümesi ve küçültme ameliyatı

Aşırı tüylenme – hirsutizm belirtileri

Tüylenmesi artan kadınların çoğunda bazen hormon artışı yoktur buna idiopatik hirsütizm denir veya polikistik over sendromundan vardır. Prolaktin hormonunun fazla olması, adrenal (böbreküstü) bezin fazla çalışması ve kullanılan bazı ilaçlar da tüylenme yapabilir. Kimi zaman yumurtalık ve adrenal bezdeki tümörler de aşırı tüylenme yapabilir.

Tümör olan hastalarda kıllanma ani ve hızlı başlar. Saçlar dökülür, ses kalınlaşır ve erkek tipi bir yapı oluşur. DHEAS aşırı yükselir. Teşhis için over ve adrenal bez tomografi yapılır.

 Hirsutizmin tanısında testosteron, androstenedion, DHEAS, 17 alfa hidroksi progesteron ve prolaktin hormonlarına bakılmalıdır.

 Tüylenmesi olan kadınların kan testosteronu yüksekse bunların % 65-85 kadarında polikistik over vardır.

Adrenal bezlerin büyümesi varsa 17 hidroksi progesteron (OHP) düzeyi yüksek çıkar. ACTH iğnesi (Synacten) sonrası 17-OHP konsantrasyonu >30 nmol/L olması 21-hidroksilaz enzim eksikliği için tanı kriteri olarak kabul edilmektedir.

 İdiopatik hirsutizminin nedeni bilinmemektedir. Kıl köklerinde kandaki testosterona karşı bir hassasiyet artması vardır. Polikistik over sendromu olan kadınlarda tüylenme yanında saçlarda dökülme, akne, adet düzensizlikleri olabilir.

Bu kadınlarda kilo alma ve şeker hastalığı riski vardır.

Akromegali nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavisi

  • Hirsutizmin gelişimi: yaş, kilo alımı, oral kontraseptiflerin bırakılması
  • Ani başlangıç ve ilerleme bir tümöre işaret eder ancak yavaş ilerleme bir tümör olasılığını elimine etmez.
  • Hirsutizmin lokalizasyonu ve hipertrikozdan ayırt edilmesi
  • Eğer tüylenme aşağıdaki bölgelerde meydana gelmişse kadın hiperandrojenizminden şüphe edilmelidir:
  • yüz: bıyık, sakal, yanaklar
  • göğüs duvarı: scapular bölge ve göğüslerin arası
  • abdomen: göbekten yukarı orta çizgide ya da kasık tüyü ile göbek arasında
  • kollar ve bacaklar: uylukların iç kısmında tüylenme anormaldir.
  • Hipertrikoz, aşırı miktarda vücut kılı büyümesinin genel bir durumu anlamına gelir.
  • Hipertrikoz androjenler ile bağlantılı değildir.
  • Genetik ve etnik faktörler
  • Ergenlik dönemi sonrasında başlar, oral kontraseptiflerin bırakılması ve kilo alımı ile şiddetlenir
  • Glukokortikoidler, fenitoin, siklosporin ve minoksidil hipertrikoza sebep olabilir.

Kadınların hayatını kabusa çeviren 5 sorun

Virilizmin klinik belirtileri

  • Seste derinleşme
  • Klitoromegali
  • Saç çizgisinde geçici gerileme
  • Menstrüasyon ve doğurganlık
  • Menstrüal bozukluklar;
  • Diğer muhtemel endokrin anomaliler
  • Araştırma ve tedavi stratejisi
  • Androjen aracılı olmayan tüylenme
  • Tüylenmenin olduğu bölge, androjen nedenli hirsutizmi işaret etmez, yani ağırlıklı olarak bacaklar ve kollar, normal menstrüal siklus ve virilizm belirtilerinin yokluğu.Daha ileri tetkiklere gerek yoktur.

Aşırı tüylenme / hirsutizm tedavi

Aşırı tüylenme – hirsutizm tedavinde genellikle altta yatan nedene yönelik olarak işlem yapılır. Tedaviye kozmetik uygulamalar ve ilaç tedavisi ile aynı anda yada farklı zamanlarda başlanabilir. Hekimler genellikle her iki yaklaşımdan da yararlanabilir.

Aşırı tüylenmeye karşı kıl uzaklaştırıcı etkin uygulamalara rağmen henüz ideal bir tedavi metodu geliştirilememiştir. Aşırı tüylenmeye karşı kesinlikle Traş önerilmez ama Ağda uygulanabilir. Kozmetik uygulamalar arasında en iyisi laser epilasyondur.

Bu yöntemlerin ilaç tedavisi ile birlikte yapılması daha yararlı olmaktadır.

Hirsütizm tedavisi sabır gerektirir, ilaç tedavilerinin etkisinin görülebilmesi için ortalama 3-6 ay geçmesi gerekebilir. İlaç tedavisi ile genellikle 6-18 ayda azalır ve daha sonra yeni bir durgunluk içine girer.

İlaç olarak oral kontraseptifler, spironolakton, siproteron asetat, finasterid ve flutamid en sık kullanılan ajanlardır. Polikistik over varsa metformin de faydalı olabilir.

Aşırı tüylü kişiler ayrıca kilolu ise kilo vermesi çok faydalı olur.

Tedavi etmeme, bölgesel tedavi ya da östrojen + antiandrojen
Hafif şiddetli androjen aracılı tüylenme ve düzenli menstrüasyon idiyopatik hirsutizme işaret eder. Daha ileri tetkiklere gerek yoktur. Tedavi denemesi: bölgesel tedavi ya da östrojen + antiandrojen, Daha kuvvetli androjen aracılı tüylenme

  • Eğer menstrüal siklus düzensiz ise serum prolaktin yanında serum testosteron tespit edilmelidir. Cushing sendromu 2Elimine edilmelidir (kısa 1,5 mg deksametazon testi).
  • Pratikte, serum testosteron < 5 nmol/l ve dehidroepiandrosteron sülfat < 20 µmol/l androjen üreten bir tümör olasılığını ortadan kaldırır.
  • Eğer tüylenme ilerlerse, virilizm belirtileri ya da belirgin şekilde anormal laboratuar sonuçları mevcutsa daha ileri tetkikler yapılmalıdır.
  • Eğer Cushing sendromu ya da ender bir tümörden şüphe ediliyorsa iç hastalıklarından bir uzmana se edilmelidir.
  • Artmış bir serum testosteron değeri, düzensiz menstrüal siklus ve kısırlık bir jinekoloğa sei gerekli kılar.
  • Tedavi seçenekleri çoğu zaman sınırlıdır: kilo verme risk faktörlerini azaltır. İlaç tedavisi çoğu zaman tatmin edici değildir.
  • Bölgesel tedavi Tıraş etme (tüylenmeyi hızlandırmaz)
  • Lazer ve fotoepilasyon: ısı ile yok edilen koyu renk kıl köküne odaklanmış ışık enerjisi ve böylece kıl büyümesinin engellenmesi. 3-4 tedavi seansından sonra kıl büyümesi kalıcı olarak %30 azalır. Genellikle iyi tolere edilir ancak pahalıdır.

Aşırı tüylenmeye karşı ilaç tedavisi

  • Tüylenme belirli bir zaman gerektirdiğinden, tedavinin maksimal etkisi 9-12 aydan önce görülemez.
  • Östrojen + bir antiandrojen (siproteron asetat). Eğer hastada düzensiz menstrüal siklus varsa hastada ayrıca doğurganlık sorunları da olabilir. Bu gibi vakalarda bir uzman konsültasyonu gereklidir.
  • Küçük bir siproteron asetat dozu (2 mg) ile büyük bir doz (25-100 mg) arasında fark yoktur.
  • Diğer tıbbi tedaviler ile kıyaslandığında yan etkiler bakımından fark yoktur.
  • Özel vakalarda (uzman doktor)
  • Deksametazon (doğuştan gelen adrenokortikal hiperplazi)
  • Spironolakton B
  • Ketokonazol
  • Metformin
  • Eğer hirsutizm olmadan, ayrıca düşünülebilirse PCOS olan hastalar için Antiandrojenler
  • Flutamid (karaciğer hasarına sebep olabilen androjen bir reseptör blokeri) ve finasterid (5-alfa reduktaz inhibitörü). Her iki ilaç da pahalıdır ve siproteron asetattan daha etkili değildir.
  • Eflornitin: yüzde kadın hirsutizmi tedavisi için kullanılan merhem (reçete düzenlemesi ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilir)

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kadin-erkek-asiri-tuylenme-killanma-hirsutizm-nedir-belirti-tani-tedavisi/

Tüylenme Sorunu, Tüylenme Neden Olur ve Aşırı Tüylenme Tedavisi

Aşırı Tüylenme (Hirsutizmus) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kadınlarda tüylenme sorunu en büyük problemlerden biri. Kadın fıtratına uygun olmayan, erkek tipi kıl bölgeleri denilen kısımlarda oluşan tüyler tüylenme sorunu göstergesidir.

Üst dudak üstü, çene üstü, yanaklar, göğüs kafesi bölgesi, göbek çevresi, göğüs çevresi, kasık ve göbek arasındaki kısım, sırt, omuzlar, kalça, kasıklar gibi bölgelerde oluşan tüylenme tıbbi terim olarak “hirsutismus” denilen tüylenme (kıllanma) sorununa işarettir.

Bu durumlar çoğunlukla tüylenme göstergesi olsa da istisnai olarak normal sayıldığı durumlar da vardır. Örneğin genetik özellikler nedeniyle kişilerin bu tür bölgelerinde tüylenme olabilir. Ailede tüylü olma özelliği var ise bu bir hastalık sayılmaz. Bu yüzden hormon bozukluğu şikayeti ile doktora başvursanız bile hormon bozukluğu çıkmaması normaldir.

Erkek tipi kıl bölgelerinde oluşan ayva tüyü dediğimiz tüylenmeler de normal kabul edilmelidir. Estetik sorun yaratan ve dikkat ekecek kadar büyüyen kıllar sorun olarak algılanmalıdır. Bu tür durumlarda doktora başvurulmalıdır. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda bu sorunun nedeninin bulunması ve tedavi edilmesi çok önemlidir.

Kıllar Hakkında Genel Bilgiler

Aslında kıllar tüm vücudumuzu kaplayan zararsız bir tabakadır. Yalnızca avuç içi ve ayak altı gibi kısımlar tamamen tüyden arınmıştır. Vücudumuzu kaplayan kıl köklerinin bazıları gözle görülmeyecek kıllar üretirken, bazıları ise aktif kıl üretimi yapmaktadır. Kıl köklerinin kıl üretimi cinsiyet, yaş, ırk veya hormon durumuna göre değişkenlik göstermektedir.

Kıl kökleri vücut özelliğine göre, hormonlardan gelen uyarı ile kıl üretimi yapmaktadır. Kılın bulunduğu bölgeye göre; ince veya kalın, açık veya koyu renkli ya da hızlı veya yavaş uzayan şekillerde kıl üretimi yapılmaktadır. Bu kıllar belirli süre sonra dökülene kadar veya dış faktörlerle vücuttan uzaklaştırılana kadar vücutta kalırlar.

Saçlarımızdaki kıllar uzama hızlı en yüksek olanlar iken, ayva tüyleri neredeyse uzamıyor denilen tüylerdir. Vücuttaki çoğu kıl belli uzunluğa ulaşınca uzama hızını azaltmaktadır. Uzama sınırı en yüksek olan ise yine saçlardır.

Vücudunuza epilasyon yaptıktan sonra, tüylerin tekrar aynı anda çıkmadığını fark edersiniz. Bunun sebebi kıl köklerinin aynı anda aktif olmamasıdır. Bazı kıl kökleri aktif üretim yaparken, bazıları dinlenebilir. Bu durumu yönlendiren ise yine hormonlardır.

Kıl köklerini yöneten erkeklik hormonu olarak bildiğimiz androjen hormonudur. Bu hormon kadınlarda yumurtalıklar ve böbrek üstü bezlerinde düşük seviyelerde üretilir ve bu hormonun yükselmesi halinde de tüylenme sorunu oluşur.

Tüylenme Neden Olur?

Kadın vücudunda erkeklik hormonlarının artması halinde, artan hormon kana karışır ve kıl köklerine daha çok hormon ulaşır. Bu hormon kıl köklerini aktif hale getirerek tüy üretimine sebep olur. Bu hormonun yüksekliği yalnızca tüy değil, yağlanma artışına da sebep olur. Yağlanma artışı da beraberinde sivilce sorununu getirir.

Dinlenmekte olan kıl kökleri bir kez üretime başladı mı durmadan devam ediyor. Maalesef ki bu da olağandışı çıkan tüylerin bundan sonra da çıkmaya devam edeceği anlamına gelir.

Üreme çağındaki kadınlarda sık görülen polistik over sendromu, erkeklik hormonu üretimini arttırır. Bu durum adet düzensizliğinin yanında tüylenme sorununa da yol açar.

Tüylenme sorunu nedenleri arasından biri de tiroid bezi hastalıkları, hipofiz bezi rahatsızlıkları, hormon bezi bozuklukları, kist veya kitleler olabilir. Sürekli kullandığınız ilacınız varsa bunun yan etkisi olarak da tüylenme görülebilir.

Kişinin kıl kökleri düşük seviyedeki hormonlara bile hassas ise yine tüylenme olabilir. Bu da tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

Tüylenme (Kıllanma) Tanı ve Tedavisi

Tüylenme şikayeti ile doktora başvurmanız halinde ilk yapılacak olan hormon testi ile hormon seviyelerine bakmaktır. Hormon yüksekliği çıkarsa bunun kaynağı araştırılmalıdır.

Tüylenme tedavisi olarak ise hormon seviyelerinin normal düzeyde tutulması uygulanmaktadır. Ancak bu tedavi yalnızca yeni tüylerin çıkmasını önler.

Daha önce çıkmış olan tüyler ise maalesef ki çıkmaya devam edecektir.

Hormon seviyesi normal olduğu halde görülen tüylenme sorunun sebebi, tüketilen besinler ve katkı maddeleri olabilir. Bu durumda tedavi olarak tüy giderici ilaç ve yöntemlere başvurulabilir.

Tüylenme sorunu için tıbbi tedavi sonrası kesin çözüm olarak lazer epilasyona başvurulmaktadır. İsterseniz estetik görünüm amaçlı, isterseniz de sağlığınız için başvuracağınız bu yöntem kıl köklerinin kalıcı olarak yok edilmesini amaçlamaktadır. Lazer epilasyon vücudun hemen her bölgesine uygulanabilmektedir.

Источник: https://www.kadinlive.com/tuylenme-sorunu-tuylenme-neden-olur-ve-asiri-tuylenme-tedavisi/

ZATÜRRE TEDAVİSİ, NASIL GEÇER?

Aşırı Tüylenme (Hirsutizmus) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Zatürre, akciğerlerin birinde ya da her ikisinde de bulunan hava keseciklerinin iltihaplanması ile oluşan bir enfeksiyondur.

Bu durumda hava keseleri bir sıvı ile veya irinli bir madde ile dolabilir. Ayrıca öksürükle birlikte yüksek ateş, ürperme ve nefes alma zorlukları yaşanabilir.

Bakteri, virüs veya mantar gibi pek çok çeşitli organizma zatürreye sebep olabilen etmenler arasındadır.

Zatürrenin ciddiyeti ise orta seviyeden yaşam tehdit edici seviyeler arasında değişiklik gösterebilir. En ciddi olarak oluşan durumlar ise bebekler, küçük yaştaki çocuklar ve 65 yaşın üstündeki insanlardır. Bu durumun sebebi ise bağışıklık sisteminin bu kişilerde daha zayıf olmasıdır. Böylelikle vücut hastalığa direnmede güçlük yaşar ve zatürre oluşumu gözlenir.

Bakteriyel Zatürre: Herhangi bir yaştaki herhangi bir kişiyi etkileyebilir. Oldukça ciddi bir soğuk algınlığı veya grip sonrası gelişebilir. En yaygın görülme şekli ise AIDS ve kanser gibi hastalıklardan dolayı zayıf bir bağışıklık sistemine sahip olan insanlarda oluşmasıdır.

Virüs Kaynaklı Zatürre: Çocuklarda ve yaşlılarda meydana gelen bu zatürre çeşidi genellikle solunum sistemi virüslerinden dolayı oluşmaktadır. Ciddi sonuçlar oluşturmaz ve hastalık süreci kısa değildir. Ancak grip virüsü, viral zatürreye sebep olabilir ve bu durum çok ciddi sonuçlara yol açabilir veya ölümcüldür.

Mikroplasma Zatürre: Virüs ya da bakteri kaynaklı değildir ancak özellikleri her ikisine de benzerdir. Genelde çocuklarda ve yaşı ilerlemiş kişilerde oluşur.

Zatürre Neden Oluşur?

Pek çok mikrop zatürreye sebep olabilir. En yaygın olarak soluduğumuz havada bulunan bakteri ve virüslerden dolayı oluşmasıdır. Vücut genelde bu tip mikropların akciğere bulaşmasını engeller. Fakat bazı zamanlarda bu mikroplar bağışıklık sisteminizi yenebilir. Hatta bu durum sağlığınız yerindeyken dahi gerçekleşebilir. Zatürreye sebep olan mikropları sıralayacak olursak;

  • Bakteri: Yapılan araştırmalara göre zatürreye sebep olan bakteriler arasında en yaygını streptococcus pneumoniaedır. Bu tip bir zatürre genelde grip veya soğuk algınlığı sonrası oluşur. Böyle bir durumda akciğerin bir lobu etkilenebilmektedir.
  • Bakteri benzeri organizmalar: Mikroplazma zatürre diğer tip zatürre çeşitlerine göre en hafif olarak gerçekleşenidir. Birazcık dinlenme ile kısa sürede eski sağlığınıza kavuşabilirsiniz.
  • Virüs: Soğuk algınlığı veya gribe sebep olan virüsler zatürreye de sebep olabilir. Genelde 5 yaşın altındaki çocuklarda ve bebeklerde oluşur. Çok ciddi etkileri yoktur. Ancak bazı durumlarda oldukça ciddi etkileri oluşabilmektedir.
  • Mantar: Bağışıklık sistemi zayıf olan ve sağlık problemleri yaşayan insanlarda en yaygın olarak oluşan zatürre çeşidi mantar kaynaklıdır. Özellikle büyük dozda organizma solunması durumunda oluşur.

Zatürrenin belirtileri ve işaretleri hastanın genel sağlık durumuna, yaşına ve hastalığa sebep olan mikroba göre hastalığın derecesi de göz önüne alındığında oldukça fazla değişik şekilde ortaya çıkabilir. Orta derecedeki belirtiler soğuk algınlığı ve grip ile benzerlik göstermektedir. Ancak biraz daha uzun sürmektedir. Zatürrenin işaretleri ve belirtileri;

  • Titreme, terleme ve yüksek ateş,
  • Balgam oluşumuna sebep olan öksürük,
  • Nefes aldığınızda ve öksürdüğünüzde oluşan göğüs ağrısı,
  • Nefes darlığı,
  • Halsizlik,
  • Mide bulantısı, kusma ve ishal durumları zatürrenin genel belirtileri arasında sayılabilir.

Yeni doğanlarda ve bebeklerde herhangi bir belirti oluşmayabilir. Belirti oluştuğunda ise kusma ile birlikte öksürük ve ateş çıkması meydana gelir.

Bunun yanında yorgunluk, halsizlik, yememe sorunu ve nefes darlığı oluşabilir.

65 yaşın üzerindeki kişilerde zatürre belirtileri ise genelde vücut sıcaklığında birtakım düşüşler meydana gelmesi ve ani mental sorunların yaşanması şeklinde oluşmaktadır.

Nefes alma sorunu, göğüs ağrısı, 39 derecenin üzerinde kalıcı bir yüksek ateş ve kalıcı bir öksürük oluştuğunda bir doktora görünmenin zamanı gelmiş demektir.

Zatürre Risk Faktörleri Nelerdir?

Zatürre için risk faktörleri;

  • Kronik hastalıklar: Astım, kronik akciğer hastalığı ve kalp rahatsızlığı bulunan kişilerde zatürre oluşumu daha yüksek bir risk içerir.
  • Bağışıklık sistemi: AIDS tedavisi görmek, steroid kullanmak, organ nakli gerçekleşmiş olması ve kemoterapi görmek vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıcı etmenlerdir ve zatürreye sebep olan mikroplar, zayıf bir bağışıklık sisteminden faydalanarak gelişimini gerçekleştirebilir.
  • Sigara: Sigara kullanan insanların bakteri ve virüslere karşı savaşma kapasitesinde azalma görülür. Bu durum da zatürre risk faktörleri arasında yer almaktadır.
  • Hastane ortamı: Eğer hastane yoğun bakım ünitesinde iseniz, soluk alma cihazı sayesinde büyük bir zatürre riski altındasınız demektir.

Zatürre Teşhisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın teşhisini yapabilmek için ilk olarak doktorunuz tarafından medikal geçmişiniz ve steteskop ile akciğerlerin dinlenmesi gibi klasik bir fiziksel muayene yapılacaktır. Ardından aşağıda bahsedeceğimiz birtakım testleri yaptırmanız gerekebilir.

  • X-ray: Göğüs bölgesinden çekilen bir film ile enfeksiyonun konumunu belirlenmek üzere doktorunuz tarafından hastalığın teşhisi yapılır. Ancak bu yöntem ile hastalığa sebep olan mikrobun türü belirlenememektedir.
  • Kan Testi: Bu test ise enfeksiyonu doğrulamak ve hastalığa sebep olan organizmayı belirlemek üzere yapılır. Ancak kesin bir tanımlama mümkün değildir.
  • Nabız oksimetre: Kanınızda bulunan oksijen seviyesini belirlemek için bu teste başvurulur. Çünkü zatürre, akciğerden kana oksijen geçişini engellemektedir.
  • Sputum testi: Akciğerlerden alınan bir sıvı örneği laboratuvar ortamında incelenir ve enfeksiyon belirlenmeye çalışılır.

Eğer 65 yaş ve üzerinde iseniz doktorunuz tarafından birtakım farklı testler istenebilir. Bunlar bilgisayarlı görüntüleme (CT) ve plevra sıvısı kültürü testleridir.

Zatürre Tedavisi Nasıl Yapılır?

Zatürre tedavisi enfeksiyonu tedavi etmek ve komplikasyonları önlemek üzerine kurulmuş adımları izlenmesi ile yapılır.

Toplum kaynaklı zatürreye sahip olan kişilerin tedavisi genellikle ilaç tedavisi ile birlikte ev ortamında yapılır. Pek çok belirtinin birkaç gün ve haftada düzeldiği görülse de, halsizlik ve bitkinlik birkaç ay daha sürecektir.

Belirli tedavi yöntemleri ise yaşa, genel sağlık durumuna ve zatürrenin ciddiyetine göre değişiklik göstermektedir.

1.Antibiyotik

Bu tedavi yönteminde kullanılan ilaçlar, bakteri kanyaklı zatürre tedavisinde kullanılır. İlk olarak hastalığa sebep olan etmenin bakteri olduğu tespit edilmeli ve ardından tedavi işlemi için en uygun antibiyotik seçilmelidir. Eğer belirtileriniz de herhangi bir gelişme oluşmuyor ise doktorunuzdan yeni bir antibiyotik isteyebilirsiniz.

2.Ateş Düşürücüler

Bunlar genelde aspirin, ibuprofen (advil, motrin IB ve diğerleri) ve asetaminofen (tylenol ve diğerleri) gibi ilaçları içermektedir. Zatürre hastalığı sırasında oluşan yüksek ateşin düşürülmesi için bu ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır.

3.Öksürük İlacı

Bu ilaçlar dinlenmeye gereken önemi gösterdiğiniz sürece öksürüğünüzü azaltmak için kullanılır. Öksürüğü tamamen kesmek iyi bir fikir değildir. Çünkü öksürük, akışkanların akciğere akmasında ve gevşetilmesinde önemli bir rol oynar.

65 yaş üzeri kişilerde, tansiyonunuz düştüğünde, nefes almak için yardım alma ihtiyacı duyduğunuzda, vücut sıcaklığınız normalin altına indiğinde, kalp atış hızınız düzensizleştiğinde, nefes alıp verme hızınız arttığında ciddi durumlar ile karşılaşabilirsiniz. Bu gibi durumlarda hastaneye gitme ihtiyacı duyabilirsiniz.

Источник: https://evdesifa.com/zaturre-tedavisi/

Fazla tüylerin suçlusu erkeklik hormonu

Aşırı Tüylenme (Hirsutizmus) Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Memorial Şişli Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya, Hirsutizm ve tedavileri hakkında bilgi verdi.

Herkesin vücudunda belirli bir oranda kıl bulunmaktadır. Kadınlarda bazı durumlarda sebebi bilinmeyen ancak genellikle hormonal nedenlere bağlı olarak aşırı kıllanma sorunu yaşanabilmektedir.

Androjen yani erkeklik hormonuna duyarlı bu kıllar, söz konusu hormonun baskın hale gelmesi sonucu kadınlarda erkek tipi kıllanmaya yol açmaktadır. “Hirsutizm” olarak adlandırılan ve kadınlara özgü olan bu hastalık androjen hakimiyetinin başlamasıyla ortaya çıkmaktadır.

Androjen ile beslenen kıl kökleri bu hormonun uyarısıyla sert, kalın ve erkek tipi kıl dağılımı eğilimi göstermektedir.

Akdeniz kadınları daha şanssız

Akdeniz havzasında yaşayan kadınlarda, Avrupa ve Amerika’daki hemcinslerine göre daha fazla kıl olduğu bilinmektedir. Ancak bu kıllanmadaki neden, hormon fazlalığı değil, kıl kökündeki duyarlılığın artmasıdır.

Kıllanmanın yaşandığı bölgedeki birtakım reaksiyonlara bağlı olarak enzimatik ve reseptör duyarlılığını yükselmektedir.

Bunun tespiti ileri laboratuvar teknikleri gerekebilmektedir ancak hasta öyküsünden yani ailedeki diğer kadınların kıl yapısından yola çıkılarak da tanı konulabilmektedir.

Bu hastalıklara vücudunuzdaki tüylenmeyi artırabilir

Hormonal dengesizliklerin yanında bir takım rahatsızlıklar da kadınlarda aşırı tüylenmeye neden olabilmektedir.

  • Böbreküstü bezi hastalıkları gibi androjen hormonunun fazla salgılanmasına neden olan hastalıklar.
  • Yumurtalık tümörü veya kistleri
  • Tiroit hastalıkları sonucu östrojen hormonunda yaşanan dengesizlikler
  • Hipofiz bezi hastalıkları
  • Polikistik over sendromu

Saçlarınız erkeklerde olduğu gibi dökülüyorsa…

Erkek tipi kıllanmanın değerlendirilmesinde Tanner evrelemesi adı verilen bir yöntem kullanılmaktadır. Özellikle kol, bacak, yüz, meme başları ile göbekten kasık bölgesine ve arka tarafta belden kuyruksokumuna kadar olan hat incelenmektedir.

İnceleme yapılan bölgelerde aşırı kıllanmanın yanında hastada erkek tipi saç dökülmesi, kas kütlesi artışı gibi belirtiler de değerlendirilmektedir.

Bu hastalarda, evreleme yapıldıktan sonra östrojen, androjen, tiroit ve hipofiz hormonları da incelenmelidir.

Tedavi nedene yönelik yapılıyor

Yapılan tetkiklerde saptanan soruna yönelik tedaviye başlanılmaktadır. Hastada prolaktin salgılayan bir tümör varsa, bunu düşürmek için medikal tedavi uygulanırken gerektiğinde cerrahi gündeme geliyor. Böbreküstü bezinde kalınlaşma ya da tümör olması halinde de buna uygun tedavi planlaması yapılmaktadır.

Kıllanmaya yol açan sorun polikistik over sendromundan kaynaklanıyorsa bu kez diyet ve ilaç tedavisi uygulanabilmektedir.

Uygulanan tedaviler, oluşmuş kılın dökülmesini ya da kaybolmasını sağlamakla beraber, özellikle medikal tedaviyle; çıkan kılın sertliğinin yumuşaması, çok sık çıkmasının engellenmesi, ağda, lazer, epilasyon gibi mekanik tedavilere destek olunması amaçlamaktadır.

Tedavinin gerçekleştirilmediği ya da aksatıldığı durumlarda bu kıllar artarak daha sert ve sık çıkmaya devam etmektedir. Uygun tedavi sayesinde yeni kılların oluşması engellenerek, var olanlardan da kolay kurtulmanın yolu açılmalıdır.

TÜYLERİ AZALTAN DOĞAL YÖNTEMLER Tüylerinizden kurtulmak için saa… DOĞAL TÜY AZALTMA YÖNTEMLERİ Yüz tüylenmelerinden kurtulmanın…

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Koordinatörü ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, hirsutizm hakkında bilimesi gerekenleri anlattı.

Kadınlarda ve genç kızlarda görülen “Hirsutizm” kadın vücudunda fazla miktarda kıllanma olarak tanımlanıyor.

Üreme çağı adı verilen, adet görmeyle başlayıp ve menopoza kadar devam eden zaman diliminde, her 100 kadından 10'unda aşırı kıllanma sorununun olduğunu vurgulayan Prof. Dr.

Fahrettin Keleştemur “Kadınlarda, çene bölgesi, üst bıyık bölgesi, üst kol bölgesi, sırt bölgesi, alt bel bölgesi, üst karın bölgesi, göğüs, alt karın ve uyluk bölgelerinde normalden fazla kıllanma olması durumunda hirsutizm tanısı konulmaktadır” dedi.

“Aşırı kıllanma ile gizlenen hastalıklar olabilir”

Aşırı kıllanmanın en yoğun olarak 15-16 ila 45-50 yaşları arasında görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, “Bu, haklı olarak kadınları rahatsız edici bir sorundur. Birçok kadın bu sorunu çok fazla dile getirmez ve hekime gitmez. Estetisyen ya da kozmetik merkezlere başvurarak kıllardan kurtulmaya çalışır.

Ancak önemli nokta şu ki, aşırı kıllanma, bir hastalık olmayıp altta yatan bir hastalığın belirtisidir. Bir kadında bu rahatsızlık varsa, ona yol açan sebebin mutlaka açığa çıkartılması gerekmektedir. Altta yatan sebebin ne olduğu anlaşılmadan, doğru tedavi mümkün olamaz.

Zaman kaybına yol açmadan hastalık tespit edilmelidir” ifadelerini kullandı.

Hirsutizmin nedenleri nelerdir?

Aşırı kıllanmanın en yaygın sebeplerinden birinin polikistik over sendromu olduğunu belirten Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, “Kıllanmanın nedeni, yüzde 70 oranında polikistik over sendromudur. Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrin bozukluktur.

Kadınlarda, aşırı kıllanma yanında adet düzensizliği, sivilce oluşumu ve saç dökülmesine de neden olabilir. Polikistik over sendromu tanısı koymak için ultrason eşliğinde yumurtalıklar incelenir, ultrasonografide büyümüş yumurtalıklar ve yaygın bir şekilde dağılmış küçük kistlerin görülmesi kriterlerden biridir.

Polikistik over sendromu, ayrıca kadınlarda infertilitenin de en sık sebebidir. Bu hastaların büyük bir kısmı kilolu hastalardır. Vücut kitle indeksleri yüksektir. Bu hastalarda yağ metabolizması bozukluklarına sık rastlanır. Diyabet, bu hastalarda en az 5 misli daha fazla görülür.

Bu nedenle kıllanma sorununu basite almamak gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

Nadiren de olsa böbreküstü bezi ve yumurtalık tümörlerin de androjen hormonları fazla salgılanmasına yol açtığı için aşırı kıllanma ve saç dökülmesi gibi şikâyetlere neden olduğuna işaret eden Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, sözlerine şöyle devam etti: “Bu vakalarda kıllanma aniden başlar ve hızlı ilerler.

Beraberinde kanser de hızlı ilerlediği için zaman kaybedilmemesi ve aniden başlayan ve hızlı ilerleyen erkek tipi kıllanma durumunda en kısa zamanda hekime başvurulması önem taşımaktadır.

Böbreküstü bezini ilgilendiren, Konjenital Adrenal Hiperplazi adı verilen genetik hastalık, böbreküstü bezinde steroid hormonlarının sentezindeki bozukluklardan kaynaklanmaktadır.

Bu hastalıkta erkek tipi kıllanma, saç dökülmesi, sivilcelenme ve kas kitlesinin artması, ağır vakalarda ise ses kalınlaşması ve klitorisde büyüme gibi bulgular görülebilir. Tanıda hormonal testler dışında genetik analizler de gerekebilir.

Bu hastalıkların dışında hastaların bir kısmında aşırı kıllanma için belirli neden bulunmamaktadır. Androjen düzeyleri normal sınırlarda olmasına karşın aşırı kıllanma olan, over ultrasonografisinde polikistik over saptanmayan ve adet düzensizliği bulunmayan hastalarda bu durum “İdiopatik Hirsutizm” olarak tanımlanmaktadır.

Hirsutizmin tedavisi nasıl olur?

Aşırı kıllanma tedavisinin, farklı branşlar tarafından, birlikte değerlendirilmesi gereken bir problem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, tedavide dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı: “Ekipte mutlaka bir endokrinoloji uzmanının olmalı.

Bu hastalarda, insülin direnci ya da obezite gibi endokrin anormallikler görülebilir. Ek olarak, dermatoloji uzmanı, üreme endokrinolojisiyle uğraşan bir kadın doğum uzmanı, radyoloji uzmanı ekipte yer almalıdır.

Obezite problemi olan hastaların tedavisi için diyetisyen ve mümkünse davranış terapisi konusunda deneyimli bir terapistinin de olmasında fayda vardır. Bütün bunlar multdisipliner ekibi oluşturur.

Yeditepe Üniversitesi Hirsutizm Merkezi’ne başvuran hastalar için, öncelikle ekip olarak aşırı kıllanma probleminin altında yatan sebebin bulunmasına odaklanılmaktadır. Aşırı kıllanma şikâyetiyle başvuran kişilerde çoğunlukla görülen, polikistik over sendromu ve nedeni bilinmeyen hirsutizmde ilaç tedavisinden yararlanılmaktadır.

En az 6 ay düzenli ilaç kullanımının yanı sıra, gerekirse kozmetik tedavi de uygulanabilir. Aşırı kıllanma tedavisinin kalıcı bir tedavi yönteminin olmadığı, kronik tedavinin gerekli olabileceği ve ilaçların ancak aylar içerisinde etki edebileceğinin unutulmaması gerekir. Bu süre içinde düzenli hekim kontrollerine devam edilmesi oldukça önemlidir.”

Hayat tarzı değişikleri de gerekli

Hirsutizmin tedavisinde hayat tarzı değişiklikleri de önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Prof. Dr.

Fahrettin Keleştemur “Altta yatan neden ne olursa olsun, özellikle obezitesi olan hastalarda uygun diyet ve düzenli egzersizin, aşırı kıllanma üzerine olumlu etkileri vardır.

Ayrıca aşırı kıllanmanın nedeninin genetik anormallik olduğu tespit edilirse, hastalara genetik danışmanlık hizmeti de verilmelidir” diye konuştu.

LAZER EPİLASYON NEDİR?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1053204-fazla-tuylenmenin-sebepleri-nelerdir-hirsutizm-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.