Aşırı Tuz Tüketimi Sağlığı Bozuyor

Aşırı Tuz Tüketiminin Sağlığınıza Zararları

Aşırı Tuz Tüketimi Sağlığı Bozuyor

Haber güncelleme tarihi 14.06.2019 12:01

Fazla Tuz Tüketmenin Sağlığa Zararları

Tuzun zararları az ya da fazla kullanıma göre değişiklik göstermektedir. Tuzun az kullanımı tansiyon düşüklüğüne, baş dönmesine, bayılmaya yol açmaktadır.

Fakat tuzun fazla kullanımı daha fazla zarar vermektedir. Tuzun fazla kullanımı yüksek tansiyona ve yüksek tansiyonun yol açtığı kalp ve damar hastalıklarına neden olmaktadır.

Şişmanlığa, obeziteye neden olmaktadır. 

1. Aşırı Susuzluk Hissi Yaratır

Tuzun içeriğindeki sodyum vücudun sıvı seviyesini dengeler. Çok tuz tükettiğinizde organlarınızın düzgün çalışması için daha fazla suya ihtiyacı olacaktır. Bu yüzden fazla tuz tüketen insanlar aşırı susuzluk yaşar.

2. İdrar Yollarında Problemlere Sebep Olur

Vücudunuzun sodyum seviyelerinin artışı idrarda değişikliklere sebep olur. Çok tuz tükettiğinizde böbrekleriniz bu tuzu vücuttan atabilmek için zorlanır. Bu da daha sık idrara çıkma ve idrarın şeffaf olmasına sebep olan böbrek hastalıklarına neden olabilir. 

3. Hafıza Sorunlarına Yol Açar

Fazla tuz tüketimi sonrası oluşan yüksek tansiyon beyne giden atardamarlara zarar verebilir. Bunun sonucu hafıza problemleri yaşayabilir, daha zor konsantre olabilir ve düşüncelerinizin yavaşladığını fark etmeye başlayabilirisiniz. 

4. Kramplara Sebep Olur

Tuzun içeriğindeki sodyum kas çekilmelerinden sorumludur. Eğer vücuda fazla tuz tüketimiyle fazla sodyum girerse kaslarınızda gerginlik, acı ve kramplar hissedebilirsiniz.

5. Baş Ağrılarına Sebep Olur

Fazla tuz tüketimi kan basıncının artmasına sebep olur. Bunun sonucu uzun süreli ve sıkbaş ağrıları yaşayabilirsiniz.

6. Kemik Ağrılarına Neden Olur

Fazla tuz tükettiğinizde böbrekleriniz tamamını vücuttan atmakta zorlanır. Vücudunuzda biriken tuz kalsiyum kaybına sebep olur. Bu yüzden zayıf kemikler, diş problemleri hatta kemik erimesi yaşayabilirsiniz.

7. Konsantrasyon Problemleri Yaşatabilir

Fazla tuz tüketimiyle ortaya çıkan yüksek tansiyon beyninize giden arterlere zarar verebilir.

Bunun sonucu bilişsel sorunlar yaşayabilir, gün içinde işlerinize konsantrasyon olmakta zorluk çekebilirsiniz.

Aynı zamanda dehidrasyon da hafızanın zayıflamasına, kişinin kendini yorgun hissetmesine ve tepki verme süresinin uzamasına yol açabilir.

Daha Az Tuz Tüketmek İçin Alınması Gereken Önlemler

  • Hazır ve paket ürünler kullanılmaması. 
  • İşlenmiş etleri daha az kullanmamız. 
  • Tuzlu yemeklerin daha az yapılması. 
  • Fındık, badem, ceviz, semizotu gibi türlerin yemeklerde kullanılması. 
  • Hazır yufkaların kullanılmaması.
  • Galeta, patlamış mısır, hazır çorbalar fazla tuz içermektedir bunların kullanımının azalması. 
  • Meyve ve sebze tüketiminin arttırılması.
  • Yemeklerin taze otlar veya kuru otlar ile tatlandırılması tuzun zararlarına karşı alınabilecek önlemler arasındadır.

Günlük Tuz İhtiyacımız 5 Gram

Birçoğumuz tuzu soframızdan eksik etmiyor hatta yemeklerimizin tadına bile bakmadan tuz kullanıyoruz. Elbette insan vücudu tuza gereksinim duyuyor. Ancak vücudumuzun ihtiyaç duyduğu günlük tuz miktarı5 gramı aşmamalı. Uzmanlar bu miktarı geçen tuz tüketiminin insan sağlığına zararlı olduğunu belirtiyor.

Kalp Rahatsızlıkları ve Havale Riski

Uzmanlar yediğimiz sebzelerin içerisinde günlük ihtiyacımızı karşılayacak oranda tuz bulunduğuna dikkat çekerek, ilave tuz alımının kalp rahatsızlıkları, havale (beyin kanaması) tehsini arttırdığını söylüyor.

Ayrıca satın aldığımız beyaz ekmek, pastırma, kraker gibi besinlerde de tuz bulunduğunu dile getiren uzmanlar, perakende gıdalarda tuz miktarının daha fazla olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.

Aşırı tuzlu yediğinizde bunun etkisini bol sıvı tüketerek kırabilirsiniz.

Önerilen İçerik;
►Tuz Çeşitleri ve Özellikleri

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Neoldu.com / Sosyal Fayda

Источник: https://www.neoldu.com/asiri-tuz-tuketiminin-sagliginiza-zararlari-2424h.htm

Aşırı tuz tüketimi hipertansiyonu tetikliyor!

Aşırı Tuz Tüketimi Sağlığı Bozuyor

Hipertansiyon dünyada en sık görülen kardiyovasküler risk faktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’de ise yaklaşık her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası. Prof. Dr.

Adnan Abacı, “Hipertansiyonu başka organlar bozulmadan, inme geçirmeden tedavi etmek gerekir ve tansiyonu tespit edebilmenin neredeyse tek yolu kan basıncını ölçmektir.

Bu nedenle orta ve ileri yaşlarda kan basıncı düzenli aralıklarla ölçülmeli” dedi.  

Büyük kan basıncının 140’ın üzerine, küçük kan basıncının 90’ın üzerine çıkmasının hipertansiyon olarak adlandırıldığını kaydeden Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Abacı, şu bilgileri verdi:  “Hipertansiyon tüm yaş gruplarında görülmekle beraber, orta ve özellikle ileri yaş grubunun hastalığıdır.

Örneğin 70 yaşına gelmiş insanların yaklaşık 3’te 2’sinde hipertansiyon vardır, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de sık görülür ve birçok gelişmiş ülkede en sık görülen kardiyovasküler risk faktörüdür.

Hipertansiyon, dünyadaki düzeltilebilir ölüm sebepleri arasında ilk başta gelen risk faktörüdür ve bütün diğer risk faktörlerinden daha fazla ölüme sebebiyet verir.

Yüksek tansiyon herkeste baş ağrısı yapmaz

Tansiyon ölçümü olmadan bir insanın hipertansif olduğunu anlamak neredeyse imkânsız.  Tansiyon ölçümü yapmadan, bir hekimin de kan basıncının yüksek olup olmadığını bilmesi pek mümkün değildir.

Baş ağrısı, tansiyon hastası olmayanlarda da sık görülür ve ayrıca baş ağrısı başlı başına tansiyonu yükselten bir etkendir. Birçok hipertansiyon hastasında kan basıncı yükseldiğinde baş ağrısı olmaz.

Dolayısıyla erişkin yaştaki insanların kan basınçları normal olsa bile belirli aralıklarla kan basınçlarını ölçtürerek kan basınçlarının yükselip yükselmediğini kontrol ettirmeleri gerekir.

Önemli olan hipertansiyonu belirti vermeden önce teşhis edebilmek

Teşhiste gecikilmesi halinde hipertansiyonun kalbe, damarlara, böbreklere ve gözlere zarar vermeye başladığını ve bu belirtilerle teşhis edilen bir hipertansiyon hastası için çok geç kalınmış olabileceğini belirten Prof. Dr.

Adnan Abacı şunları söyledi: “Hipertansiyon, başka organlara zarar vermeye başladıktan sonra teşhis edilirse, bu geç kalmış bir teşhis olur. Hipertansiyonu belirti vermediği aşamalarda tedavi edip, bu hastalıkların meydana gelmesini engellemek gerekir. Bizim de amacımız zaten bu.

Bu hastalıklar meydana geldikten sonra yapacağımız tansiyon teşhisinin faydası nispeten azalmış durumdadır. Esas faydamız böbrekler, kalp, beyin gibi başka organlar bozulmadan, inme geçirmeden tansiyonu tedavi etmektir. Bu aşamada tansiyonu tespit edebilmenin neredeyse tek yolu tansiyonu ölçmektir.

Kan basıncımız normal olsa bile yaşımız ilerledikçe belli aralıklarla kan basıncını kontrol ettirmeli ve yükseliyorsa hekime başvurmalıyız.”

Genetiğin yanı sıra çevresel faktörler de etkili

Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi hastalıklarda genetiğin önemli bir etken olduğunun altını çizen Prof. Dr. Adnan Abacı diğer etkenleri şöyle özetledi: “Genetiğin yanı sıra çevresel faktörler de etkili.

Genetiğinizde tansiyona yatkınlık olsa bile, az tuz tüketir, beslenmenize, kilonuza, egzersizinize dikkat ederseniz tansiyon hastası olmayabilirsiniz veya daha ileri yaşlarda olursunuz. Genetik yatkınlıkla çevresel faktörler bir araya gelirse hipertansiyon çok daha erken dönemlerde ortaya çıkar.

Genetik faktörleri yok etmek mümkün değil ancak genetik yatkınlığı olan bir insan çevresel faktörlere dikkat ederse hipertansiyon gelişimi önlenebilir veya geciktirilebilir. Türkiye’de yapılan çalışmalar gösteriyor ki biz çok tuz tüketen bir toplumuz.

Tüketmemiz gereken tuzun yaklaşık üç katını tüketiyoruz ve hipertansiyonun tuzla çok yakından bağlantısı var.”

Fiziksel ve ruhsal stres kan basıncını yükseltiyor

Hem fiziksel hem de ruhsal stresin kan basıncını etkilediğini belirten Prof. Dr. Adnan Abacı şunları kaydetti: “Günlük hayatımızda yaşadığımız stres ya da vücudumuzdaki fiziksel bir stres tansiyonumuzu yükseltebilir. Örneğin baş ağrısı bir strestir, kolumuzun ağrıması da bir strestir.

Birine üzülmek, sinirlenmek, tartışmak, işlerin yolunda gitmemesi, maddi-manevi kayıplar bunların hepsi strestir. Bu stresli durumlarda kan basıncı yükselir. Yazın yazlığına, deniz kenarına giden hastalarımızın kan basınçları genelde düşüyor.

Burada hem havanın ısınmasının etkisi var hem de hastalardaki rahatlamasının etkisi var.

Sarımsak-limon gibi yöntemler ilacın yerini tutmamalı

Limon sarımsak gibi yöntemlerin kan basıncı üzerinde ciddi bir etkisi yok. Ancak kan basıncı yükseldiği sırada gerginsek bu gerginliği giderecek, bizi rahatlatacak herhangi bir yaklaşım kan basıncımızı düşürür.

Örneğin biz limon aldığımızda, sarımsak aldığımızda tansiyonumuzun düşeceğini düşünürsek, bir rahatlama hissederiz. “Ben limon kullandım, tansiyonum düşecek” rahatlığı bile tansiyonu düşürür.

Yoksa sarımsak ve limon gibi yöntemler ilaçlarla karşılaştırıldığında kan basıncında önemli bir düşme sağlamaz.”

 Hipertansiyon bütün vücutta uzun vadeli ve ağır hasara neden olabilir

Prof. Dr. Adnan Abacı, hipertansiyona karşı önlem alınmadığı takdirde karşılaşılabilecek sorunları şöyle özetledi: “Hipertansiyonun neden olacağı sonuçlar çoğu zaman uzun vadelidir.

Ani tansiyon yükselmeleri beyin kanamasına neden olabilir ancak tansiyonun esas zararı yıllar içerisinde ortaya çıkar. Hipertansiyon kalp-damar hastalıklarına, enfarktüse ve kalp yetmezliğine neden olabilir. Böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Kalp damarlarında darlığa yol açtığı gibi beyin damarlarında da darlığa yol açarak, damar tıkanması kaynaklı inmelerle sonuçlanabilir.”

Hipertansiyon hastaları nelere dikkat etmeli?

  1. Tansiyon ilaçlarını doğru ve düzenli kullanın.
  2. Farklı yöntemler deneyip, ilaçlarınız kendi kafanıza göre kesmeyin.
  3. Düzenli olarak tansiyonunuzu ölçün.
  4. Yılda bir kez doktora gidip kontrolden geçin.
  5. Yürüyüş yapın, fazla kilolarınızı verin.
  6. Tuzu azaltın, sigaradan uzak durun.
  7. Yaşantınızdaki stresleri azaltmaya çalışın.

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

Источник: https://www.gidahatti.com/asiri-tuz-tuketimi-hipertansiyonu-tetikliyor-54105/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.