Astım Krizini Engellemek İçin Ne Yapmalı?

Astım Krizi Tedavisi

Astım Krizini Engellemek İçin Ne Yapmalı?

Astım krizi astımlı çocukların korkulu rüyasıdır. Astım krizi olunca nefes darlığı olur ve aileler panikler. Geceleri çocuk uyuyamaz, öksürükler olur ve nefes alıp verme hızlanır.

Peki astım krizini nasıl anlarız ve evde ne yapabiliriz biliyor muyuz? Bilmiyorsak bu makale ile öğreneceğiz.

Astımlı bir çocukta ani gelişen nefes darlığı, öksürük, hışıltılı solunum, solunum güçlüğü ya da göğüste tıkanıklık ve solunum fonksiyonlarında bozulma görülmesine denir.

Astım krizi nedenleri nelerdir?

Yetersiz tedavi Gribal solunum yolu infeksiyonları Çevresel irritanlara ve allerjenlere maruz kalma (Sigara dumanı, ev tozu, kedi, köpek, hamamböceği ve küf alerjenleri ile karşılaşma İyi tedavi edilmeyen rinit, sinüzit, gastroözofageal reflü

Stress, yüksek duygulanmalar (ağlama, gülme vb)

Astım krizi şiddeti nasıl tespit edilir?

Hafif atak Orta Atak Ciddi Atak Konuşma Normal Birkaç sözcükle Tek kelimeler Hışıltı Zor duyuluyor Çok Çok azla Nefes zorluğu Yürürken Konuşurken Dinlenirken Solunum hızı Normal Artmış Artmış PEF %80 üstünde %60-80 %60 altında Nabız Normal Artmış Artmış PEF nasıl ölçülür?

Pefmetre ile ölçülür. Pefmete ile PEF ölçümünü öğrenmek için lütfen tıklayınız.

Astım krizi gelişince ne yapmalıyım?

Astım krizi gelişen çocuğunuzda ani nefes sıkışıklığı, öksürük, hırıltı gelişmişse astım krizi söz konusudur. Astım krizinde öncelikle astım krizi değerlendirilmelidir.

Astım şiddeti ne olursa olsun evde ilk yapılması gereken çocuğunuza salbutamol vermelisiniz. salbutamol sprey veya nubulizatör cihazı ile salbutamol nebul olarak verilmelidir.

salbutamol nebul 6 aylıktan küçüklerde yarım ampul 6 aydan büyüklerde 1 ampul verilmelidir. İçine 2 cc kadar serum fizyolojik ilave edebilirsiniz. 20 dakika arayla 3 defa uygulamak gerekir.

salbutamol sprey genelde 4 yaşından büyük çocuklar için tercih ediyoruz. Daha önce kullanıyor ve düzgün kullandığından eminsek sprey metodu ile verilebilir. salbutamol sprey kesinlikle hazne yardımı ile kullanılmalıdır.

Aksi taktirde faydası olmaz. 4-5 yaşlarında maskeli hazne tercih edilirken 5-6 yaşından büyüklerde maskesiz hazne tercih edilmelidir.

salbutamol sprey 2-4 puf (Maskeli veya maskesiz hazne yardımı ile her bir puf ayrı ayrı olmak üzere) ile uygulayın.

Bricanyl turbuhaler 12 yaş üsütünde tercih edilir.

Astım krizi tedavisinin nasıl yapıldığını izlemek için Prof. Dr. Ahmet AKÇAY’ın videosunu aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz

Astım krizini 1 saat sonunda tekrar değerlendirin. 1.         Eğer hışıltı ve nefes sıkışması kayboldu ise ve PEF değeri %80 üstünde ise her şey yolunda demektir. 4 saat arayla günde 6 defa 2-4 puf salbutamol öksürük kesilinceye kadar en fazla 2 hafta kullanmaya devam ediniz. Daha önceden fliks. veya pulmic.

gibi inhala steroid kullanıyorsanız dozunu 1 hafta süreyle 2-4 katına çıkınız. Örneğin Fliksotide 2×1 kez kullanıyorsanız 1 hafta 4×2 kullanınız. 2.         Eğer hışıltı ve nefes sıkışması varsa ve PEF değeri %60-80 arasında ise 0.

5-1 mg/kg dozunda ve maksimum 60 mg olacak şekilde prednol tableti ezerek tatlı reçel, pekmezle birlikte veriniz. Prednol tab 4 veya 16 mg tabletleri vardır. Örneğin 20 kg olan bir çocukta 10 ile 20 mg arasında (0.5-1 mg/kg dozunda) gereklidir ve Prednol 16 mg tabletten 1 tablet verebilirsiniz.

Tableti içirdikten sonra saatte bir salbutamol uygulamaya devam edin ve çocuğunuzun doktoruna haber verin ve hastaneye götürün.

3.         Bariz hışıltı ve nefes sıkışması varsa ve PEF %60 altında ise yukarıdaki gibi prednol tableti içirin ve vakit geçirmeden acil bölümüne götürün. Çocuğunuzu acil serviste tedavi edilmesi gerekir. Acil servise götürünceye kadar saatte bir kez salbutamol uygulamaya devam ediniz.

salbutamol dozu nasıl hesaplanır ve nasıl verilir? Doz hesaplaması: salbutamol nebul dozu: salbutamol dozu 0.15 mg/kg dozunda ve en az 1 ampul olacak şekilde (6 aydan küçüklerde yarım ampul) verilir. En fazla 5 mg verilr. 1 ampul salbutamol de 2.5 mg salbutamol vardır. Hazne içine salbutamol konulur ve içine 2 cc kadar serum fizyolojik ilave edilebilir.

salbutamol puf dozu: 2-4 puf verilir. Her bir puf ayrı ayrı uygulanır.

Astım krizinde İlaçlar nasıl verilir?
Astım krizinde salbutamol in eğer evde nebulizasyon cihazı varsa nebulizatör ile verilmelidir. Nebulizatör yoksa ağızlıklı veya maskeli hazne ile (Hangisini kullanıyorsa) verilmelidir. Bricanyl turbuhaler doğrudan kullanılır.

salbutamol yan etkileri nelerdir?
salbutamol kullanırken elde tremor denilen tireme olabilir ve dozun azaltılması gerekir. Elde titreme olduğunda lütfen doktorunuzla temasa geçiniz.

Источник: https://www.ahmetakcay.com/astim-krizi-tedavisi/

Astıma Ne İyi Gelir?

Astım Krizini Engellemek İçin Ne Yapmalı?

Astım, hava kanallarının şişerek daralması sonucu ekstra mukus üretmesi nedeniyle oluşan bir solunum yolu hastalığıdır. Astım hastalığı, nefes darlığı ve hırıltı yaşanmasına neden olmasının yanı sıra, öksürmeyi tetikleyerek nefes alıp vermeyi güçleştirmektedir.

Bazı insanlar için küçük bir sıkıntı olan astım bazıları için ise günlük aktiviteleri engelleyen ve hayati teh oluşturabilen ataklara sebebiyet verebilen büyük bir sıkıntı haline gelmektedir.

Astımın çaresi yoktur, fakat semptomlarını kontrol altına mümkündür. Genellikle zamanla gelişen bir hastalık olan astım tedavisinde doktorla birlikte hareket etmek semptomların kontrol altına alınabilmesi için önemlidir.

Astımın neden ve nasıl oluştuğuna dair net bir bilgi bulunmamakla beraber, çevresel ve genetik faktörlerin bir kombinasyonuna bağlı olarak gelişebileceği düşünülmektedir. Astıma neden olan etkenler kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Astıma neden olan ve tetikleyici faktörler şu şekildedir;

  • Polen, hayvan tüyü, küf, hamamböceği ve toz gibi havada uçuşan alerjenler
  • Soğuk algınlığı gibi solunum yolları enfeksiyonları
  • Fiziksel aktiviteler
  • Soğuk hava
  • Hava kirliliği ve sigara gibi tahriş edici maddeler
  • Beta bloker, asprin, ibuprofen (Advil, Motrin IB vb.) ve naproxen (Aleve) gibi bazı ilaçlar
  • Güçlü duygular ve ağır stres
  • Karides, kurutulmuş meyve, işlenmiş patates, bira ve şarap gibi bazı yiyecek ve içeceklere eklenen sülfitler ve koruyucu maddeler
  • Mide asitlerinin boğaz içine geri itilmesi şeklinde gelişen gastroözofageal reflü hastalığı (GERD).

Astım Belirtileri

Astım belirtileri kişiden kişiye değişmektedir. Bazen artan bazen de sakinleşen astım belirtileri her zaman aynı şekilde gelişmemektedir. Buna göre egzersiz gibi bazı aktiviteler yapıldığında astım semptomları şiddetlenebilmektedir. Bu doğrultuda astım belirtileri aşağıda belirtildiği gibidir;

  • Nefes darlığı
  • Göğüste sıkışma ya da ağrı
  • Nefes darlığı, öksürme ya da hırıltı nedeni ile yaşanan uyku problemleri
  • Soluk verilirken hırıltı ve ıslık sesi oluşması (bu belirti astımlı çocuklarda yaygın olarak gözlenmektedir)
  • Grip ya da soğuk algınlığı gibi solunum yolları virüs faaliyetleri yaşandığında kötüleşen öksürük ya da hırıltı atakları.

Bazı insanlarda ise birtakım koşullar altına astım belirti ve bulguları şiddetlenebilmektedir;

  • Egzersiz kökenli astım; özellikle de soğuk ve kuru havalarda yapıldığında
  • Mesleksel kökenli astım; toz, duman ya da gaz gibi mesleksel koşullar
  • Alerji kökenli astım; evcil hayvan tüyleri, hamam böceği ya da polen gibi özel alerjenler.

Bir hastaya astım tanısının konulabilmesi için birtakım muayene ve testlerden geçirilmesi gerekmektedir. Bu tanılama yöntemleri şu şekildedir;

  • Fiziksel muayene
  • Doktorun hastaya hastalık öyküsünü sorması
  • Spirometri (bronşiyal tüplerde daralma olup olmadığını kontrol eder ve ölçer)
  • Pik akım testi
  • Metakolin provokasyon (metakolin astım tetikleyicisinin solunması yoluyla uygulanmaktadır ve verilen reaksiyona göre tanı konulmaktadır)
  • Nitrik oksit testi
  • Göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi ile sinüslerin ve akciğerlerin görüntülenmesi
  • Alerji testleri (cilt ya da kan testleri)
  • Balgam eozinofil testi (beyaz kan hücreleri yani eozinofillerin mukus ve tükürük içindeki renk değişiminin pembe olmasıyla tanılama işlemi yapılmaktadır)
  • Soğuğa bağlı ve egzersiz kökenli astım tanısı için proaktif test.

Astım tanılama işlemlerinde baz alınan bir diğer uygulama ise sınıflamadır. Bu sınıflamada, doktorun hastadan aldığı ve semptomlarla ilgili olan yanıtlar doğrultusunda, hastanın durumu belirlenmektedir. Astım sınıflaması dört kategori içinde şu şekildedir;

Astım sınıfı                                      Belirti ve bulgular
Aralıklı hafif                                    Haftada iki gün ve bir ay içinde iki gece hafif belirtiler.
Sürekli hafif                                       Haftada iki günden fazla fakat tek bir gün içinde birden fazla  olmayan belirtiler.
Sürekli ortaGünde bir defa ve haftada bir geceden fazla yaşanan belirtiler.
Sürekli şiddetliÇoğu günler, gün boyu ve geceleri de sıklıkla yaşanan belirtiler.

Risk Faktörleri

Astım riskini artıran faktörler ve astım risk grubunda yer alan kişiler şu şekildedir;

  • Anne-baba ya da kardeşlerde astım hastalığının olması
  • Atopik dermatit ya da alerjik rinit (saman nezlesi) gibi bazı alerjik durumlar
  • Aşırı kilolu kişiler
  • Sigara kullananlar
  • Pasif olarak sigara dumanına maruz kalan kişiler
  • Egzoz dumanı ya da diğer tür kirleticilere maruz kalınması
  • Kuaför, tekstil ve tarım işlerinde kullanılan kimyasallara maruz kalan kişiler.

Komplikasyonlar

Astımın yol açabileceği sağlık sorunları şu şekildedir;

  • Uyku, iş ya da eğlence aktivitelerini bölebilecek semptom ve şikayetler yaşanılması
  • Astımın şiddetlendiği dönemlerde iş ya da okulda gün boyu hasta olunması
  • Bronşiyal tüplerde kalıcı daralma (bu bronşiyal tüpler nasıl nefes alınacağını etkilemektedir)
  • Şiddetli astım atakları nedeni ile acillik olunması ve hastaneye yatırılmak
  • Şiddetli astımı stabilize etmek için kullanılan uzun dönem boyunca kullanılması sonucu gelişen yan etkileri.

Önleyici Tedbirler

Astım için alınacak bazı önleyici tedbirler şu şekildedir;

  • Her zaman düzenli olarak zatürre ve grip aşılarının yapılması
  • İlaçların saatini geçirmeden zamanında almak
  • Aniden gelişen tıkanıklık durumunda soluma ilacını kullanmak
  • Sigaradan uzak durmak
  • Düzenli olarak alerji testleri yaptırmak
  • Kızartılmış ürünleri çok fazla miktarda tüketmemek.

Tedavi ve İlaçlar

Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar ve tedavi hedefleri aşağıda belirtildiği şekildedir; Uzun vadede kullanılan astım kontrol ilaçları genellikle günlük olarak alınır ve bu ilaçlar;

  • İnhale (solunan) kortikosteroidler
  • Lökotrien modifiyesi oral ilaçlar (endişe, saldırganlık, halüsinasyon, depresyon ve intihar düşüncesi gibi psikolojik durumlarla bağlantısı olduğundan, anormal bir etkisi görülmesi halinde derhal doktora gidilmelidir)
  • Uzun süreli etkili beta agonistleri (soluma yolu ile kullanılmaktadır)
  • Bazı solunan ilaçların birleşimi şeklinde alınan ilaçlar (flutikazon ve salmeterol karışımı gibi)
  • Teofilin (günlük alınan hap şeklindedir).

Hızlı etkili astım ilaçları (astım ataklarında kullanılmaktadır) ise şu şekildedir;

  • Kısa süreli etkili beta agonistleri (soluma yolu ile astım atakları esnasında kullanılmaktadır)
  • Ipratropium (Atrovent)
  • Oral ve damar içi alınan kortikosteroid ilaçlar.

Astım tedavisinde bir de alerji ilaçları kullanılmaktadır. Bunlar ise şu şekildedir;

  • Alerji iğneleri (immünoterapi)
  • Omalizumab iğneleri (xolair).

Astım semptomlarının hafiflemesine yardımcı olan bazı evsel ve doğal çareler aşağıda belirtildiği şekildedir;

1.Karanfil

5 ya da 6 adet karanfil, bir su bardağı su ile birlikte kaynatıldıktan sonra içerisine bir kaşık bal eklenmektedir. Bu karışım günde iki kere tüketildiğinde faydalı sonuçlar vermektedir.

2.Zencefil

Zencefilin insan vücudu ve sağlığı üzerinde birçok faydası bulunmaktadır. Astım tedavisinde de etkili olan zencefil suyu çıkartılarak, eşit miktarda nar suyu ve bal ile karıştırıldığında, olumlu sonuçlar vermektedir. Bu karışım günde 2 ile 3 defa tüketildiğinde etkili olmaktadır.

Ayrıca, bir çorba kaşığı zencefil suyu ile, bir çorba kaşığı bal ve iki çorba kaşığı kurutulmuş çemen otu tohumu karışımının, geceden suda bekletilmesi ve her sabah içilmesi de, akciğerlerin temizlenmesine yardımcı olmaktadır.

3.Hardal Yağı

Bir miktar hardal yağına kafur eklenmesi sonucu oluşan karışım ile, göğüs bölümüne masaj uygulanması, astım semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilmektedir. Bu karışımın ne çok soğuk ne de çok sıcak olmamasına özen gösterilmeli, ılıdıktan sonra uygulanmalıdır.

4.İncir

Astıma karşı etkili olan evsel çarelerden biri de incirdir. Buna göre, bir miktar kuru incir geceden suya yatırılmaktadır ve sabahları ise aç karnına tüketilmektedir. Ayrıca suyunun içilmesi de astımdan kaynaklanan problemleri yatıştırmaya yardımcı olacaktır.

5.Siyah Çay

Siyah çayda da bulunan kafein astım sıkıntılarını gidermeye yardımcıdır. Kafein, hava kanallarını temizleyerek havanın daha rahat şekilde giriş ve çıkış yapmasını kolaylaştırmaktadır. Özellikle de kahve sevmeyen ama çayla arası iyi olan astım hastaları, günde 3 fincanı aşmamak kaydı ile siyah çay tükettikleri takdirde faydasını göreceklerdir.

6.Kahve

Kahvede bulunan kafein, düzenli olarak tüketildiğinde astım ataklarının kontrol edilmesine yardımcı olmaktadır. 19. yüzyılda anti-astım ilaçların ana maddesi olan kafein, kahvenin içeriğinde mevcuttur. Bundan dolayı, günde 3 fincanı aşmamak şartı ile içildiğinde faydalıdır. Ancak, kahve astımlı çocuklar için önerilmemektedir.

7.Okaliptüs Yağı

Esansiyel okaliptüs yağı, gerçekten de astım tedavisine yardımcı olan ve kıyıda köşede bulunması gereken bir evsel çaredir. Bir fincan kaynamış su içine eklenen birkaç damla esansiyel okaliptüs yağı ve bu karışımdan çıkan buhar, burun ve hava kanallarının açılmasına yardımcı olmaktadır. Böylece havanın geçişi de kolaylaşmış olmaktadır.

8.Bal

Astım için en iyi doğal çare baldır. Sıcak su içine eklenen bir çay kaşığı bal, günde en az 2-3 kere tüketildiğinde ya da bal aroması solunduğunda etkisini göstermektedir. Alternatif olarak ise, bir çay kaşığı bal ile yarım çay kaşığı tarçının karışımı da uyumadan önce tüketildiğinde faydasını göstermektedir.

9.Soğan

Anti-iltihap özellikleri bakımından etkili olan soğan, hava kanallarının temizlenmesine yardımcı olmaktadır. Bundan dolayı, salatalarda çiğ olarak ya da sebzelerle birlikte pişmiş olarak tüketilen soğan, astım semptomlarını hafifletmeye yardımcı olmaktadır.

10.Bazı Meyveler

Çilek, yaban mersini, papaya, portakal ve limon gibi meyvelerin astım hastaları üzerindeki faydaları gözlenmiştir. C vitamini bakımından zengin olan limon ise, su ile birlikte günde bir defa tüketildiğinde hem astım hem de diğer hastalıklar için faydalı olacaktır.

11.Kırmızı Biber

Kırmızı biber gibi acı besinler hava yollarının açılmasına yardımcı olmaktadır. Uzmanlara göre biber, ağız, boğaz ve akciğerlerdeki sıvıların uyarılmasını sağlamaktadır.

Bu sıvılarda yaşanan artış ise, astım krizlerinde oluşan mukusların seyreltilmesine yardımcı olmakta ve öksürüğü keserek, rahat nefes alınmasını sağlamaktadır.

Acı biber yenildiğinde vücuttaki bir diğer etkisi de, anti-iltihap özellik göstermesi olacaktır.

12.Acı Su Kabağı

Acı su kabağının suyu ile bal ve fesleğenden oluşan karışım, astım ataklarına karşı etkileyici bir kür oluşturmaktadır.

13.Diğer Çareler

Astım semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olan diğer doğal ve bitkisel çareler ise; balık (somon ve ton balığı gibi), rezene tohumu, ılık süt, yoğurt, nane özü, portakal suyu ve maydanozdur.

NOT: Yukarıda bahsi geçen evsel çareleri uygulamadan önce mutlaka ama mutlaka doktorunuza danışınız.

Источник: https://evdesifa.com/astima-ne-iyi-gelir/

Bir astım krizi için evde ne yapmalı

Astım Krizini Engellemek İçin Ne Yapmalı?

Astım kronik bir solunum bozukluğudur. Akciğerlerdeki hava yollarının iltihaplanmasına neden olabilir, bu da havanın içeri ve dışarı taşınmasını zorlaştırabilir.

Astım atağı, bu semptomlar tırmandığında ortaya çıkar ve nefes almayı zorlaştırır.

Hemen almak için adımlar

Aşağıdaki eylemler bir saldırıyı yönetmeye yardımcı olabilir:

  1. Düz bir şekilde oturun ve sakin olmaya çalışın. Uzanmayın.

  2. Her 30 ila 60 saniyede bir maksimum rahatlama veya kurtarma inhaleri bir puff al, en fazla 10 puf.
  3. Semptomlar kötüleşirse veya 10 nefes sonrası iyileşmezse, acil tıbbi yardım alın.

  4. Yardımın gelmesi 15 dakikadan uzun sürerse, 2. adımı tekrarlayın.

Astım atakları potansiyel olarak yaşamı tehdit ediyor. Semptomlar iyileşmezse yardım isteyin.

Evde yapılan ilaçlar

Düz bir şekilde oturmak hava yollarının açılmasına yardımcı olacak ve böylece havanın akciğerler boyunca hareket etmesini kolaylaştıracaktır.

Kalan sakin şarttır. Vücudun doğal stres tepkisi, bazen “dövüş veya uçuş” modu olarak adlandırılır, semptomları daha da kötüleştirebilir.

Solunum egzersizleri yardımcı olabilir. Bu egzersizlerin amacı nefes sayısını azaltmak, solunum yollarını daha uzun süre açık tutmak ve nefes almayı kolaylaştırmaktır.

Lanetli dudak solunumu

  1. Burundan nefes al.
  2. Takip edilen dudaklardan nefes al. Nefes, en az iki kez nefes almalıdır.

Göbek nefes

  1. Göbeğe elinizle yerleştirerek burun içinden nefes alın.
  2. Rahat boyun ve omuzlar ile nefes verin. Soluk, soluktan iki veya üç kat daha uzun süre dayanmalıdır.

İnternette birçok acil durum çözümü önerilmektedir. Ancak, bunlar genellikle bilimsel kanıtlarla desteklenmez.

Örnekler şunları içerir:

  • Kafein: Bazıları, kafeinin astımı tedavi etmeye yardımcı olabileceğini, çünkü daha yaşlı bir ilaçla yakından ilişkili olduğunu ileri sürmektedir. 2001’deki mevcut kanıtların gözden geçirilmesi, kafeinin akciğer fonksiyonunu 4 saate kadar mütevazı bir şekilde iyileştirdiği görülmüştür. Yazarlar, bir kişinin akciğer fonksiyon testinden önce kafeinden kaçınması gerektiği sonucuna varmışlardır. Akut astım atağı ile yardım ettiğine dair kanıt yoktur.
  • Okaliptüs yağı: Bazı araştırmacılar okaliptüs yağının solunmasının astım semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceğini öne sürmüşlerdir. Bununla birlikte, hiçbir çalışma bir saldırı sırasında etkinliği dikkate almadı. Okaliptüs’ün bazı insanlarda astım semptomlarını tetikleyebileceğini unutmayın.

Astım krizi belirtileri

Bir tetikleyici, semptomların kötüleşmesine neden olduktan sonra, bir saldırı meydana gelir. Semptomlar birkaç gün içinde, bazen kişi farketmeden, giderek daha da kötüleşebilir.

Birisi şu durumlarda astım krizi geçiriyorsa:

  • onların rahatlatıcı inhaler yardımcı değil, veya 4 saatten daha az etkilidir
  • öksürme, hırıltı, göğüste sıkı bir his ya da nefes darlığı kötüleşir
  • nefes darlığı konuşmak, yemek yemek ya da uyumayı zorlaştırır
  • Onların nefes alması hızlanıyor ya da nefeslerini yakalayamıyor gibi hissediyorlar

Kötü yönetilen astım semptomları tipik olarak şunları içerir:

  • öksürme
  • hırıltılı
  • nefes darlığı
  • göğüste sıkışma

Semptomların şiddeti ve sayısı değişir. Örneğin, astımı olan bir çocuk, yukarıdaki semptomların hepsine veya sadece kronik öksürüğe sahip olabilir.

Astım atağına ne sebep olur?

Birçok faktör ve aktivite astım semptomlarına neden olabilir. Bu faktörlere tetikleyici adı verilir ve bunlar kişiden kişiye değişir.

Ortak tetikleyiciler şunları içerir:

  • tütün dumanı
  • hayvan kılı veya dander
  • toz
  • polen
  • kalıp
  • kirlilik
  • hamamböceği
  • odun veya çim yanma gelen duman
  • sinüs enfeksiyonları ve alerjileri
  • asit reflü
  • fırtına veya yüksek neme sahip olan da dahil olmak üzere kötü hava
  • kokuları

Bazı insanlar astım semptomlarının egzersiz sırasında, üşüdüklerinde veya stresli hissettiklerinde daha kötü olduğunu fark ederler.

önleme

Sık ya da inatçı astımı olan bir kişinin bir atağı önlemesi için en iyi yolu, çok az veya çok hafif semptomları olsa bile, bir doktor tarafından reçete edilen önleyici astım ilacı almaktır.

Kurtarma inhalerini haftada üç kez daha fazla kullanmak zorunda olan herkes, tedavi planını gözden geçirmek için astım uzmanıyla görüşmelidir.

Koşulları olan kişilerin, tetikleyicilerini tanımlamaları ve mümkün olduğunda önlenmeleri tavsiye edilir.

Astım atakları genellikle yavaş başladığından, semptomları izlemek de yararlıdır. Olağandışı belirtileri fark etmek, yaklaşan bir saldırının daha erken farkına varabilir.

Sağlıklı bir kiloyu korumak ve sigara içmemek, her yıl grip aşısı yapılacağından, saldırıları önlemeye yardımcı olacaktır.

Birçok kişi soğuk havalarda egzersiz yapmanın astım semptomlarını tetikleyebildiğini, çünkü frigid havanın akciğerlerdeki hava yollarını tahriş ettiğini buluyor. Ağza bir eşarp takmak, akciğerlere çarpmadan havayı ısıtmaya yardımcı olabilir.

Görünüm

Astım için tedavi yoktur, ancak bir kişi semptomları kontrol altında tutabilir. Tetikleyicileri tanımlamak ve önlemek için ilaç kullanmak ve öğrenmek astım krizlerini önlemenin en etkili yoludur.

Saldırılar potansiyel olarak yaşamı tehdit ediyor. Bir kurtarma inhaleri genellikle bir saldırıyı tedavi etmek için yeterlidir ancak semptomlar gitmezse acil tıbbi yardım isteyin.

Acil bir bakıma gerek duyulmasa bile, astım atağı geçiren herkesin doktora gitmesi tavsiye edilir.

Источник: https://trmedbook.com/bir-astim-krizi-icin-evde-ne-yapmali/

Küfün Zararları ve Korunma Yolları

Astım Krizini Engellemek İçin Ne Yapmalı?

Küflerin yalnızca bir kaç çeşidi insan vücudu için tehlidir, ancak yine de kısa ve uzun dönemde olmak üzere birtakım zarar verici etkiler görülebilir. Eğer bu tip bir probleminiz varsa bu yazı mutlaka ilginizi çekecektir. Hadi şimdi küflerin sebeplerinden ve onlarla nasıl başa çıkılacağından bahsedelim.

Küflerin ortaya çıkma sebepleri: Küfün ortaya çıkması için öncelikle uygun ortamın oluşması gerekir. Doğru sıcaklık, doğru nem, uygun oksijen miktarı ve bakterilerin küf oluşturabilmeleri için var olmaları gerekir.

Özellikle odun, kumaş ve kağıtlarda bulunan bakteriler, uygun sıcaklık ve nemle birleştiğinde küf oluşmasına neden olurlar. Küfler genellikle bodrum, banyo veya mutfak gibi kapalı alanlarda oda sıcaklığında, rutubetli ve ılık sıcaklıklarda ortaya çıkarlar.

Açık alanlarda da ortaya çıkabilirler. Ancak belirli sıcaklıkların üzerinde yaşayamazlar.

Bazı küflerle temas sonucu kısa dönemde burun kanallarında, boğazda ya da gözlerde tahriş olma durumu ortaya çıkabilir. Bunlara ek olarak öksürmek, hapşırmak, kaşıntı gibi birtakım problemlerde görülebilir.

Küfe karşı alerjisi olan kişiler için durum daha farklıdır. Bu kişiler için etkileri çok daha belirgindir ve astım gibi daha ağır sağlık sorunlarına sebep olabilirler.

Küflerin sinir dokularına zarar verdiği de görülmüş bir etkidir. Bu tip bir durum görmede hassasiyet ve zayıf sinirsel fonksiyonlara yol açarlar.

Peki, ama yukarıda olumsuz özelliklerini saydığımız küflerin etkileri nasıl ortadan kaldırılır? Aslında küfleri tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak evinizde oluşan küflerin büyümelerini ve yayılmalarını engelleyebilirsiniz. Hadi şimdi bunu nasıl yapacağınıza bakalım:

Küf Oluşumunu Engellemek İçin Yapılması Gerekenler

Evinizin pencerelerini, güzel havalarda günde en az yarım saat açık tutun. Temiz havanın evinize girmesine izin vererek evdeki nem oranını azaltmış olursunuz.

Evinizde hava temizleyici kullanın. Böylece kirli havadan kurtulur, havayı bakterilerden ve mantar sporlarından temizleyip temiz havayı soluyabilirsiniz.

Evinizde ıslak her hangi bir materyal bulundurmayın. Bunun yanı sıra ahşap mobilyaların, yastıkların ve kıyafetlerin nemli bir ortamda bulunmamasına ya da uzun süre nemli kalmamasına özen gösterin . Bu tip ürünlerin uzun süre nemli kalması ya da nemli ortamlarda bulunması küf oluşumuna neden olmaktadır.

Suyla sürekli temasta olan yerleri sık sık çamaşır suyu ile temizleyin.

Rutubet Nedir?

Rutubet, ıslaklık, yaşlık anlamına gelir. Yapı veya havadaki su-nem miktarı demektir. Genellikle nemin yüksek olduğu yerlerde meydana gelen rutubetin en önemli sebebi evlerin yalıtımlarının iyi yapılmamış olmasıdır. Bu sebepten dolayı iç ve dış ortamdaki dengesiz nem miktarı rutubete neden olur.

Örneğin; sobalı evlerde, sobanın yandığı oda temiz ve kuru olur, sobanın olmağı ve ısının yayılmadığı odalar ise ıslak ve nemli olur. Bu ısı farklılığından dolayı da rutubet oluşur. Isı farlılıkları ortadan kaldırılırsa rutubet oluşumu da engellenmiş olur.

Aksi halde özellikle evlerde oluşan rutubet ev halkının üzerinde büyük çapta sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Hem insan sağlığı açısından tehli hem de oluştuğu yer için tehlidir. Rutubet oluştuğu yerde acı ve kötü bir koku oluşturur.

Pencere ve duvar kenarlarını küflendirerek, boyasını döker. Bunlarda maddi zarara neden olur.

Evinizin Rutubetli Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Evinizin rutubetli olduğunu en kolay kokudan anlarsınız. Rutubet olan evde her zaman ağır bir koku olur. Odalarınızın kıyı köşelerini iyice kontrol edip, koklayın.

Eğer çürümüş meyve gibi bir koku geliyorsa orada rutubet vardır. Kokunun dışında, pencere diplerinde ve duvar köşelerinde küf oluşabilir. Duvar boyalarınız dökülebilir ve duvarlarınız olması gerekenden daha soğuk olur.

Bütün bunlar evinizin rutubetli oğlunu gösterir.

Rutubet yazın kendini çok az belli eder. Yeni bir eve taşınacaksanız mutlaka binanın durumunu araştırmalısınız. Gerekirse diğer komşulardan bilgi almalısınız. Eğer rutubet kokusu diğer dairelerde varsa sizin tutacağınız dairede de olacaktır.

Özellikle banyo ve mutfak dolaplarını iyice kontrol etmeli, koku ve hasar olup olmadığına bakmalısınız. Duvarlardaki rutubetler basit bir boyayla üzeri çok rahat kapatılabilir. Bu durum kiracıların gözünden kaçar ve ev tutarken sizi yanıltabilir.

Binanın ısı yalıtımın olup olmadığını da sormayı unutmayın.

Odalardaki Rutubet Nasıl Önlenir?

Rutubetin insan sağlığı üzerinde bıraktığı olumsuz etkileri düşünürsek, rutubeti önlemek içinde ciddi önlemler almalıyız. Eğer önlem alınmazsa mantar, küf ve yosunların oluşmasına neden olabileceği gibi görsel açıdan da kötü bir görüntünün ortaya çıkmasına neden olur.

Rutubetin sebebi binanın dış cephe yalıtımından kaynaklanmıyorsa, alacağınız birkaç önlem sayesinde rutubetten kurtulabilir, oluşmasını engelleyebilirsiniz.

Rutubet Oluşumunu Engellemek İçin Neler Yapılabilir?

  • Evinizi yazın ve kışın düzenli olarak havalandırın. Temiz hava, nem oranını azaltacağı için rutubet oluşumunu da engeller. Eğer havalandırma işlemini yapamıyorsanız, havayı temizleyen makineler kullanabilirisiniz.
  • Devamlı olarak suyla temas halinde bulunan yerleri çamaşır suyuyla silerek dezenfekte edin.
  • Ev içerisinde çamaşır kurutmamaya özen gösterin. Özellikle kış aylarında evde kurutulan çamaşırlar, ortamda bulunan su buharını artırarak rutubete neden olur.
  • Evinizde çok fazla bitki bulundurmayın. Çünkü bitkiler de ortamın nem oranını yükseltir. Bitkilerinizi balkonda ya da cam önlerinde yetiştirebilirisiniz.
  • Evinizi boyatırken, aldığınız boyanın anti-küf boyası olmasına dikkat edin.
  • Evinizin ısıtma tesisatını mutlaka kontrol ettirin ve binanın dış cephe izolasyonunu yaptırın.
  • Evinizdeki havalandırma deliklerini kapatmayın.
  • Yemek yaparken ya da banyo yaparken olaşabilecek buharlaşmalara karşı muhakkak camları açarak havalandırın.
  • Eşyalarınızı eğer mümkünse duvara yapıştırmadan kullanın. Özellikle kanepe ve dolap arkaları kolay nemlendiği için rutubetlenmeye çok müsaittir. Eğer eşyalarınızı duvara yapışık kullanırsanız rutubeti fark edemeyebilirsiniz.

Duvarda Oluşan Küfler Nasıl Temizlenir?

Evinizde oluşan rutubeti ve küf oluşumunu engelleyemediyseniz, bunlardan kurtulmanın yollarını bulmalısınız. Yani duvar küflerinizi biran önce temizlemelisiniz.

Duvardaki küfleri temizlemeye başlamadan önce küf oluşmasına neden olan sorunlara çözüm bulup, ortadan kaldırmak gerekir. Duvar küfleriyle baş etmenin en önemli yolu evinizi belirli aralıklarla ve düzenli olarak havalandırmaktır.

Evinizi düzenli havalandırdığınız takdirde duvarlarınız terlemeyecektir. Böylece küf sorunu da olmayacaktır.

Küf temizliğini şu şekilde yapabilirsiniz:

  • Öncelikle kuru bir bezle küflü bölgeyi iyice silin ve küfün temizlendiğinden emin olun.
  • Bir duvar zımparasıyla temizlediğiniz bölgeyi zımparalayın.
  • Zımparaladığınız bölgeyi çamaşır suyu ya da yüzey koruyucularla iyice silin. Çamaşır suyu kültür mantarlarını öldürerek, tekrar oluşmasını engelleyecektir. Çamaşır suyunu bir süre beklettikten sonra tekrar silmeyi unutmayın. Bu işlemin ardından son olarak kuru bir bez yardımıyla küflü bölgeyi kurulayın.
  • Pencere kenarında oluşan küfleri ise alkol yardımıyla yok edebilirsiniz. Alkolü bir fırça yardımıyla küflü bölgeye sürün ve fırçalayın. Alkolü, yüzeyde bir süre beklettikten sonra kuru bir bezle tekrar silin.

Rutubetin Zararları

Rutubet ve nem bulunan yerlerde küf mantarları oluşur. Küf mantarlarının üremesiyle de küflenme meydana gelir. Rutubetin oluşturduğu küfler duvarlara, eşyalara ve binalara zarar verdiği gibi insan sağlığına da ciddi boyutta zararlar verir.

Rutubetli ortamlar özellikle üst solunum yolu hastalıklarına neden olurlar. Küflerle temas etme durumunda ise gözlerde, burun kanallarında ve boğazda tahrişlere neden olur. Bunun dışında hapşırma, öksürme, kaşıntı gibi problemlerde görülebilir.

Küfe karşı alerjisi olan insanlar ise daha fazla etkilenirler. Astım ve bronşit gibi hastalığı olanlar daha fazla risk altındadırlar. Küflü ortamlarda nefes alıp vermekte güçlük çekerler.

Küf alerjisi için çeşitli tedavi yönetmeleri vardır. Alerjinin şiddetini azaltmak için doktorunuz bazı ilaçlar ve burun spreyleri önerebilir.

Fakat alerjiniz astım gibi daha ciddi bir hastalık boyutundaysa, farklı tedavi yöntemi uygulayabilir.

Yüksek ölçüde küfe maruz kalmak, özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde alerjik olmayan komplikasyonlara da yol açabilir.

Eğer sağlıklı bir yetişkinseniz küfe maruz kaldığınızda bununla baş edebilirsiniz. Ama kemoterapi ya da bağışıklık sistemini zayıflatıcı ağır ilaçlar alıyorsanız küf alerjisi geliştirme riskiniz artabilir.

Rutubetin neden olduğu bazı alerjik tepkiler ise şunlardır:

Küf Kaynaklı Astım: Bu alerji türü, astım hastası olan insanlar için oldukça tehlidir. Eğer hem astımınız hem de küfe karşı alerjiniz varsa, rutubetli ortamlar şiddetli astım krizi geçirmenize neden olabilir. Bu nedenle acil bir astım krizine karşı hazırlıklı olmalısınız.

Alerjik Mantar Sinüzüti: Küf mantarlarının sinüslerinize yerleşip, geliştiklerinde ortaya çıkan bir tepkidir. Sinüs enfeksiyonu çok şiddetli geçirildiğinde, hastalığı tedavi etmek için ameliyat gerekebilir.

Alerjik Bronkopulmoner Aspergillozis: Özellikle astımı olan hastalarda, akciğerde medyana gelen mantar enfeksiyonudur.

Aşırı Duyarlılık Zatürresi: çok sık görülmeyen bu alerjik tepki, küf bakterilerinin havada uçan zerrecikleri solunduğunda meydana gelir ve akciğer iltihaplanmasına sebep olur. Girdiğiniz farklı ortamlarda maruz kaldığınız tozlarda bu durumu tetikleyebilir.

Rutubet, romatizma ağrılarının artmasına da neden olur. Uzmanlara göre rutubetli evlerde yaşayan insanların romatizma ağrılarının daha fazla olduğunu söylüyor.

Çocuklar ve bebekler, yetişkinlere göre daha kolay hastalıklara yakalandığından, durum onlar için biraz daha tehlidir. Çocukların ve bebeklerin küflü ortamlardan uzak tutulması gerekir.

Küfün diğer bir olumsuz etkisi ise sinir dokularına verdiği zarardır. Bu da görmede hassasiyete neden olabilir.

Rutubetin fazla olduğu yerlerde virüs ve bakteriler daha hızlı çoğalmaktadır. Bu nedenle kiler, depo ve dolap gibi alanlarda saklanan ürünler daha çabuk bozulur ve çürür.

Küf ve Rutubet Kokusu Nasıl Giderilir?

Odalarınız uzun süre kapalı kaldığında çürük meyve benzeri kokular oluşur. Daha çok dolap içlerinde oluşan bu kokular, diplerde ve köşelerde küflenmeye neden oluyor.Küf kokusuna daha çok, kurumadan katlanarak dolaplara yerleştirilen giyecekler sebep oluyor. Çeşitli oda spreylerinin küf kokularını giderdiği sanılsa da durum öyle değildir.

Oda spreyleri sadece maskeleme olayıdır. Bunun dışında pek işe yaradığı söylenemez.Küf ve rutubet kokusuna en kalıcı çözüm ise sirkedir. Sirke hem küfün çözülmesini sağlıyor hem de havalandırma sonrası kokuyu gideriyor. Dolap içlerinde küf kokusu varsa, dolabın içini boşalttıktan sonra bir kabın içerisine beyaz sirke koyun. Sirke dolu kabı 24 saat boyunca dolabın içinde bekletin.

Dolap küf kokusundan arınmış olacaktır.

Diğer bir yöntemde limon suyudur. Küfün oluştuğu yerlere limon suyu dökerseniz kokudan kurtulmuş olursunuz. Yine banyo ve mutfaklarda çamaşır suyu kullanımı da koku için bir çözüm olabilir.

Источник: https://www.onikibilgi.com/kufun-zararlari-ve-korunma-yollari/

Tatlı Krizini Önlemek İçin Yapmanız Gerekenler

Astım Krizini Engellemek İçin Ne Yapmalı?

Tatlı krizini nedir sorusunu cevaplayıp, tatlı krizini önlemek için yöntemler paylaştığımız yazımızda son olarak tatlı krizi nasıl geçer sorusuna cevap verdik.

Birçok sporcunun diyet döneminde karşılaştığı, birçok kadının regl iken kabusu olan tatlı krizini nedir?, tatlı krizi neden olur? sorularına cevap vereceğim.

Ardından tatlı krizini önlemek için yapmanız gerekenleri açıklayacağım bu yazıyı başucunuzdan ayırmayacaksınız.

Tatlı krizi nedir?

Tatlı aslında sonradan öğrenilen bir lezzet değil. İnsanın ilk tercihi. Eğer bir bebeğe tatlı bir şeyler verirseniz, sonradan alacağı sütü beğenmemesine sebep olursunuz. Bu örnek durumun tamamen damak tadı ile alakalı olduğunu doğruluyor.

Ayrıca tatlı beyinde endorfin ve seratonin salgılanmasını sağlayarak mutlu hissetmesine sebep olur.

Tatlı krizi, tok yada açken hissettiğiniz yoğun tatlı yeme isteği olarak tanımlanabilir. Bu istek bazı durumlarda günlük hayatınızın konforunu etkiler, sizi mutsuz eder ve performansınızı düşürür.

Bu durum şeker bağımlılığı ve beyninizin şekere verdiği yanıt ile alakalıdır.

Tatlı krizi neden olur?

Araştırmalar tatlı krizine sebep olan birçok etkenden bahsetmekte. Bunlar şeker bağımlılığı,kötü beslenme, hastalıklar, hormonal ve psikolojik durumlar olarak sıralanabilir.

Yapılan bir araştırmada göre toplumun büyük kısmı aldığı günlük kalorinin 1/3’ünü hala şekerlerden karşılamakta. Bu araştırma günümüzde şeker bağımlılığının ne düzeyde olduğunu açıkça göstermekte.

Şeker bağımlılığı: Yapılan araştırmalar şekerin oluşturduğu bağımlılığın birçok uyuşturucu madde, sigara ve alkolden daha güçlü olduğunu göstermekte. Bu bağımlılık sizin sık sık tatlı krizine girmenize sebep olabilir.

Kötü diyet: Beyniniz vücudunuzun doğru çalışması için bütün verileri değerlendirir. Bunlardan biri ise kan şekeridir. Kötü bir diyet kan şekerinizin hızlı düşmesine sebep olabilir.

Düşen kan şekeri beyninize “hey ben açım ve hızlı bir şekilde kan şekerimi yükseltmem lazım” mesajı gönderir. İletilen bu mesaj beyniniz tarafından “şeker yemem gerek” olarak olarak algılanacak ve tatlı krizine girmenize sebep olacaktır.

Basit karbonhidratlar ve işlenmiş birçok gıda kan şekerinizi hızlı bir şekilde yükseltir. Hızlı yükselen kan şekeriniz vücudunun yüksek şekeri düşürmek için kullandığı mekanizmalar ile aynı hızda düşürülür.

Hızla düşen kan şekeri ise hızlı ve derin bir açlık hissi oluşturur. Bu sebeple kötü beslenme alışkanlığı direkt olarak daha çok yemek yemenize sebep olur.

Hastalıklar: Birçok hastalığın tatlı krizi yapabileceği düşünülmekte. Bunlardan bazıları, mantar enfeksiyonu, adrenalin salgı bozukluğudur.

Hormonal ve psikolojik durumlar: Menapoz ve regl öncesi dönem tatlı krizinin en yoğun yaşandığı hormonal durumlardan ikisi olarak sayılabilir. Yoğun stres ve depresyonda tatlı isteğini arttıran psikolojik durumlardan sayılabilir.

Tatlı krizi nasıl önlenir?

Tatlı krizinin tanımını ve sebeplerini inceledikten sonra artık tatlı krizini nasıl önlenebileceğini sıralayabiliriz.

Aç kalmayın

Aç kalmak kan şekerinizin düşmesine sebep olur. Düşen kan şekeriniz beyniniz tarafından acilen kan şekerini yükseltmem gerekiyor olarak algılanır.

Bu durum tatlı yeme isteği doğuracaktır. Çünkü tatlı (şeker içeren besinler) hızlı bir şekilde kan şekerini yükseltir.

Aç kalmanın tatlı krizi ile sonlanabileceğini artık biliyorsunuz. Bu sebeple düzenli beslenin ve aç kalmayın.

Yoğun protein alımı tatlı krizlerini geçiştirmenize yardım edebilir. Bu sebeple protein ağırlıklı beslenmeye özen gösterin.

Vitamin, mineral ve supplement alımına dikkat edin

Karbonhidrat metabolizmasında ve enerji üretim yolaklarında etkili olan birçok enzim, taşıyıcı ve ana yapı elemanları vitamin, mineral ve bazı özel maddelere ihtiyaç duyar.

Bu metabolizma ve üretim sistemlerinin düzgün çalışmaması sizi tatlı krizine sokabilir.

Tatlı krizlerini önlemek için

  • Vitamin B
  • Krom
  • Koenzime Q-10
  • Vitamin C
  • Asetil L-Karnitin
  • Glutamin

kullanabilirsiniz.

Bu konuda benim şahsen formülize ettiğim, L-Carnitine’in işlevini en verimli hale getiren bir komplex haline getirdiğim, tatlı krizlerinde yardımcı olabilecek, içinde Krom da bulunan Lynitine L-Carnitine Complex ürününü incelemenizi öneririm, bu bağlantıya tıklayarak ürünü sitemiz üzerinden edinebilirsiniz.

Su içmeyi unutmayın

Bazı araştırmalar vücudunuzda oluşan sıvı kaybının meydana getirdiği su içme isteğinin beyin tarafından tatlı yeme isteği olarak algılanabileceğini göstermekte.

Bu sebeple sıvı bol bol sıvı tüketin ve dehidrate olmamaya dikkat edin. Dehidratasyon (sıvı kaybı) rehberi ve ne kadar su tüketmeliyim? adlı yazılar size nasıl sıvı eksikliğinden korunmanız gerektiği konusunda yardımcı olacaktır.

İşlenmiş gıdalardan uzak durun

İşlenmiş gıdalar beyninizde bulunan dopamin hormonunun düzeyini arttırır. Artan dopamin hormonu ise sizi derin bir açlık ve tatlı arayışı evresine sürükler.

Bu kısır döngüye kapılmamak için işlenmiş gıdalardan uzak durun.

Uykusuz kalmayın

Yapılan araştırmalar yorgun bir bedenin ayakta kalmak için daha çok şekere ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Bu sebeple en iyi dinlenme yöntemi olan uyku periyodunu önemseyin, düzenli ve yeterli uyumaya dikkat edin.

Uyku mutlu kalmanızı sağlar. Mutlu kalmanızı sağlayan yüksek seratonin ve endorfin hormon düzeyleri ise tatlı krizine girmenizi engeller.

Tatlı krizi nasıl geçer?

Tüm çabalarınıza rağmen tatlı krizine girdiniz. Oluşan o yoğun tatlı isteğinizi geçirmek için size birkaç önerim var. Öncelikle şuan tatlı krizi yaşıyorsanız çözümü için videomu izleyebilirsiniz. Ardından diğer yöntemleri denemeye başlayabilirsiniz.

Sıcak duş alın

Alacağınız sıcak bir duş, vücudunuzun rahatlamasına yardım eder. Sıcak duş sayesinde rahatlayan zihniniz odaklandığı tatlı isteğinden bir nebze ayrılacaktır.

Egzersiz yapın

Egzersiz vücudunuzda mutluluk hormonu olarak da anılan endorfin hormonlarının salınımı arttırır. Artan endorfin hormonu beyninizin ihtiyaç duyduğu ödüllendirme hissini doyuracak ve sizi tatlı krizinden kurtaracaktır.

Yapmanız gereken şey tempolu ve uzun bir koşuya çıkmak ya da evde egzersiz yapmak.

Dikkatinizi dağıtın

Tatlı krizi sırasında tek odaklandığınız şey birkaç parça çikolata ya da bir dilim pasta olabilir. Odaklandığınız tatlı isteğinden kısa süreli ayrılmanız tatlı krizinizin ciddiyetini azaltabilir.

Bunun için arkadaşlarınızı aramayı, sevdiğiniz bir işi yapmayı veya güzel bir dizi izlemeyi deneyebilirsiniz.

Doğru tatlıyı seçmeyi öğrenin

Tatlı krizinde duyduğunuz tatlı ihtiyacını doğru şekilde yönlendirmeyi öğrenin. Eğer tatlı bir şeyler yemeye karar verdiyseniz, doğru besini bulmak sizin için oldukça önemli.

Bu sebeple doğal tatlandırıcıları tercih edin ya da küçük bir parça ile isteğinizi yatıştırın.

Yapay tatlandırıcılar içerdiği yoğun şekerli tat ile tatlı krizinizi daha kötü hale getirecektir. Bu sebeple kalori ihtiva etmeyen yapay tatlandırıcılardan uzak durun.

Bu konuda doğal tatlandırıcılar sizin için uygun bir tercih olacaktır.

Okumanızda fayda var: Diyette meyve tüketilebilir mi?, 5 Doğal tatlandırıcı.

Tatlı krizini geçiren besinler

Tatlı krizinde iken kullanabileceğiniz sağlıklı ve doğal birkaç alternatifimiz var. Bu listeyi yanınızdan ayırmayın.

Ayrıca işlenmemiş bitter çikolata ve düşük şeker içeriğine sahip meyveler ile beslenebilirsiniz.

Tatlı krizini kendinizden uzak tutmak için altın öneriler

  • Stresten uzak durun.Stres mutsuz olmanıza sebep olur. Mutsuz bir zihin iste kendini daha iyi hissetmek için tatlıya ihtiyaç duyar. Sık yaşanan tatlı krizlerinin altında kronik stres ve mutsuzluk yatıyor olabilir.
  • Kahve miktarını azaltın.

    Yapılan araştırmalar kahvenin içinde bulunan kafeinin kan şekerini yükselttiğini gösterdi. Hızlı yükselen kan şekeri aynı hızla düşerek bir anda tatlı krizine girmenize sebep olabilir.

  • Sakız çiğneyin.Sakızın sizi acıktırmaktan başka bir şey yapmadığını düşünebilirsiniz.

    Bu düşünce bir yandan doğru olsa dahi, naneli sakızlarda bulunan şeker ve ferahlatıcı tat beyninizi uyararak tatlı ihtiyacınızı tatmin edebilir.

  • Kendinizi ödüllendirin.Tatlı beyninizin ödüllendirme mekanizmasını tatmin eder. Kendinizi ara sıra ödüllendirerek beyninizin kendini tatlı ile ödüllendirmesini önleyin.

Tatlı krizi hakkında bilmeniz gerekenleri sıraladım. Peki sizin tatlı krizine karşı acil durum planınız var mı? Benimle paylaşmayı unutmayın!

Источник: https://www.fitekran.com/tatli-krizini-onlemek-icin-yapmaniz-gerekenler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.