Ayaklarda Sık Görülen 4 Cilt Hastalığı

Ayaklarda sık görülen 7 cilt sorununa dikkat!

Ayaklarda Sık Görülen 4 Cilt Hastalığı

Büyütmek için resme tıklayın

 Ufak bir nasır ya da su toplaması kişinin gününü mahvetmeye yetebilirken, ayak sağlığının genel itibariyle bozuk olması yaşam kalitesini düşürüyor. Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Füsun Bilgin Karahallı, ayaklarda görülen cilt hastalıkları ve ayak sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.

Ayaklardaki ödem ve yanmalara dikkat!

Ayak, birçok kemikten, kastan, eklemden, tendondan, kan damarı ve sinirlerden oluşan karmaşık bir organdır. Özellikle tüm gün ayakkabı içinde kalan vücudun tüm ağırlığını taşıyan ayaklarda birçok cilt ve tırnak hastalığı oluşabileceği gibi, iç organlara ait hastalıkların da belirtileri görülebilmektedir.

Örneğin ayaklarda oluşan eklem ağrıları ve sertlikler; romatizmal hastalıkların, ödem; böbrek ya da kalp hastalıklarının, uyuşma ve yanma diyabet hastalığının belirtisi olabilmektedir. Böyle belirtiler görülüyorsa vakit kaybetmeden doktora görünmek gerekir.

Ayaklarda sık karşılaşan cilt hastalıkları ise şunlardır;

Nasır

Nasır, ayaktaki kemik çıkıntılarının sürekli basıya maruz kalmasıyla derinin kalınlaşması sonucu oluşmakta ve bu da ağrıya sebep olmaktadır.

Baskı ve sürtünmenin fazla olduğu sporcularda, uzun yürüyüş yapanlarda ve kemiklerinde şekil bozukluğu olan kişilerde daha fazla görülmektedir.

Tedavi edildikten sonra tekrarlanmaması için uygun ayakkabılar tercih edilmeli ve kemik çıkıntılarına nasır önleyici yastıkçıklar kullanılmalıdır.

Tırnak batması

Tırnağın yan köşelerinin yumuşak doku içine gömülmesiyle oluşmaktadır. Yanlış tırnak kesimi, ucu sivri dar ayakkabılar, travma gibi sebepler oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Ağrı ve kızarıklıkla başlar ve dolama olarak bilinen enfeksiyon eklenmesiyle akıntılı ve ödemli bir hal alabilmektedir.

Mantar enfeksiyonları

En sık parmak aralarında olmakla beraber ayağın her yerinde görülebilmektedir. Ayakkabı içinde nemli kalma, aşırı terleme, sıcak hava, dolaşım bozuklukları, diyabet gibi hastalıklar mantar enfeksiyonunu kolaylaştırmaktadır.

Parmak aralarında görüldüğünde nemin çok olmasından dolayı genellikle beyazımsı kabarıklık şeklinde ya da deri dökülmesi şeklinde belirti vermektedir. Ayak tabanında oluşan mantar enfeksiyonları ise daha kuru ve kepekli lezyonlar şeklindedir.

Bunun yanı sıra kırmızımsı üzeri kepekli ya da minik su dolu kabarcık şeklinde olan klinik görünümleri de mevcuttur.

Tedavinin yanı sıra hep aynı ayakkabıyı kullanmamak, her gün çorap değiştirmek, nemi emmesi için pamuklu çorap tercih etmek, banyolardan sonra parmak aralarını ve ayağı kurulamaya dikkat etmek gerekmektedir. Tırnaklarda da mantar enfeksiyonu sık görülmektedir.

“Onikomikoz” da denilen tırnak mantarı meydana geldiğinde tırnak normal saydamlığını ve sertliğini kaybetmektedir. Tırnakta kalınlaşma, kolay kırılma, ufalanma, sarı-kahverengi renk değişiklikleri en sık görülen belirtiler arasındadır. Sağlıksız ortamlarda yapılan manikür ve pedikür işlemleri, sıkı ayakkabıların yaptığı travma, spor salonları gibi ortak kullanım alanları tırnak mantar oluşumunu kolaylaştıran faktörlerdir.

Viral siğiller

Siğiller kalınlaşmış deri renginde, bazen üzerinde siyah noktalanmalar görülebilen ciltten kabarık lezyonlardır. Ayak tabanlarında özellikle basınç noktalarında daha fazladır. Bulaşıcı viral bir hastalık olduğu için çok sayıda olabilmektedir. Havuz gibi ortak kullanılan alanlar, ıslaklık ve nem siğil oluşumunu kolaylaştıran faktörlerdir.

Yağ fıtığı

Ayağı yere basınca topukta görülen deri rengindeki çıkıntılardır. Genellikle önemli olmasa da ayakta uzun süre kalanlarda ağrı yapabilmektedir. Topuktaki basıncı azaltmak için tabanlık kullanmak faydalı olmaktadır.

Ayak kokusu

Ayakların fazla terlemesi ve ayakkabı içinde uzun süre kalması derinin pH değerini etkileyerek bazı bakterilerin üremesini sağlamaktadır. Bu bakterilerin ürettiği birtakım bileşikler de kötü ayak kokusuna sebep olmaktadır.

Uygun tedaviyle ayak sağlığınızla ilgili problemlerden kurtulabilirsiniz

Ayaklarda görülen cilt hastalıklarının dışında ayak derisinde kalınlaşma ve sertleşme, topuklarda çatlama, özellikle parmak aralarında kaşıntı, deri dökülmesi, kabarcıklar, tırnaklardaki renk değişiklikleri, kalınlaşma ve kırılmalar da cilt hastalıklarıyla ilgilidir. Kişilerin bu cilt hastalıklarıyla karşılaşması halinde mutlaka bir dermatoloji uzmanına görünmesi gerekmektedir.

Sağlıklı ayaklara sahip olmak için;

  • Ayak temizliğine dikkat etmek,
  • Tırnakları çok kısaltmadan düz kesmek,
  • Uygun ayakkabı ve pamuklu çorap giymek,
  • Düzenli olarak ayak muayenesi yapmak çok önemlidir.

Источник: https://www.milligazete.com.tr/haber/1649411/ayaklarda-sik-gorulen-7-cilt-sorununa-dikkat

Ayaklardaki ödem ve yanmalara dikkat!

Ayak, birçok kemikten, kastan, eklemden, tendondan, kan damarı ve sinirlerden oluşan karmaşık bir organdır. Özellikle tüm gün ayakkabı içinde kalan vücudun tüm ağırlığını taşıyan ayaklarda birçok cilt ve tırnak hastalığı oluşabileceği gibi, iç organlara ait hastalıkların da belirtileri görülebilmektedir.

Örneğin ayaklarda oluşan eklem ağrıları ve sertlikler; romatizmal hastalıkların, ödem; böbrek ya da kalp hastalıklarının, uyuşma ve yanma diyabet hastalığının belirtisi olabilmektedir.

En sık görülen ayak cilt hastalıkları: Mantar, siğil, nasır, ayak kokusu, yağ fıtığı, kabarcıklar, tırnak batması nasıl tedavi edilir? Ne iyi gelir?

1- Mantar enfeksiyonları:

En sık parmak aralarında olmakla beraber ayağın her yerinde görülebilmektedir. Ayakkabı içinde nemli kalma, aşırı terleme, sıcak hava, dolaşım bozuklukları, diyabet gibi hastalıklar mantar enfeksiyonunu kolaylaştırmaktadır. Parmak aralarında görüldüğünde nemin çok olmasından dolayı genellikle beyazımsı kabarıklık şeklinde ya da deri dökülmesi şeklinde belirti vermektedir.

Ayak tabanında oluşan mantar enfeksiyonları ise daha kuru ve kepekli lezyonlar şeklindedir. Bunun yanı sıra kırmızımsı üzeri kepekli ya da minik su dolu kabarcık şeklinde olan klinik görünümleri de mevcuttur.

Tedavinin yanı sıra hep aynı ayakkabıyı kullanmamak, her gün çorap değiştirmek, nemi emmesi için pamuklu çorap tercih etmek, banyolardan sonra parmak aralarını ve ayağı kurulamaya dikkat etmek gerekmektedir.

Tırnaklarda da mantar enfeksiyonu sık görülmektedir. “Onikomikoz” da denilen tırnak mantarı meydana geldiğinde tırnak normal saydamlığını ve sertliğini kaybetmektedir.

Tırnakta kalınlaşma, kolay kırılma, ufalanma, sarı-kahverengi renk değişiklikleri en sık görülen belirtiler arasındadır.

Sağlıksız ortamlarda yapılan manikür ve pedikür işlemleri, sıkı ayakkabıların yaptığı travma, spor salonları gibi ortak kullanım alanları tırnak mantar oluşumunu kolaylaştıran faktörlerdir.

2- Nasır:

Nasır, ayaktaki kemik çıkıntılarının sürekli basıya maruz kalmasıyla derinin kalınlaşması sonucu oluşmakta ve bu da ağrıya sebep olmaktadır.

Baskı ve sürtünmenin fazla olduğu sporcularda, uzun yürüyüş yapanlarda ve kemiklerinde şekil bozukluğu olan kişilerde daha fazla görülmektedir.

Tedavi edildikten sonra tekrarlanmaması için uygun ayakkabılar tercih edilmeli ve kemik çıkıntılarına nasır önleyici yastıkçıklar kullanılmalıdır.

3- Tırnak batması:

Tırnağın yan köşelerinin yumuşak doku içine gömülmesiyle oluşmaktadır. Yanlış tırnak kesimi, ucu sivri dar ayakkabılar, travma gibi sebepler oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Ağrı ve kızarıklıkla başlar ve dolama olarak bilinen enfeksiyon eklenmesiyle akıntılı ve ödemli bir hal alabilmektedir.

4- Bası ve sürtünmeye bağlı büller:

Ayaklarımızda bası ve sürtünmeye bağlı sıvı dolu kabarcıklar görülebilmektedir. Halk arasında su toplaması olacakta bilinmektedir. Bunlar; özellikle sıkı ya da sert ayakkabıların kullanımında, fazla yürüme gibi durumlarda oluşmaktadır.

5- Viral siğiller:

Siğiller kalınlaşmış deri renginde, bazen üzerinde siyah noktalanmalar görülebilen ciltten kabarık lezyonlardır. Ayak tabanlarında özellikle basınç noktalarında daha fazladır. Bulaşıcı viral bir hastalık olduğu için çok sayıda olabilmektedir. Havuz gibi ortak kullanılan alanlar, ıslaklık ve nem siğil oluşumunu kolaylaştıran faktörlerdir.

6- Yağ fıtığı:

Ayağı yere basınca topukta görülen deri rengindeki çıkıntılardır. Genellikle önemli olmasa da ayakta uzun süre kalanlarda ağrı yapabilmektedir. Topuktaki basıncı azaltmak için tabanlık kullanmak faydalı olmaktadır.

7- Ayak kokusu:

Ayakların fazla terlemesi ve ayakkabı içinde uzun süre kalması derinin pH değerini etkileyerek bazı bakterilerin üremesini sağlamaktadır. Bu bakterilerin ürettiği birtakım bileşikler de kötü ayak kokusuna sebep olmaktadır.

Uygun tedaviyle ayak sağlığınızla ilgili problemlerinden kurtulabilirsiniz

Ayaklarda görülen cilt hastalıklarının dışında ayak derisinde kalınlaşma ve sertleşme, topuklarda çatlama, özellikle parmak aralarında kaşıntı, deri dökülmesi, kabarcıklar, tırnaklardaki renk değişiklikleri, kalınlaşma ve kırılmalar da cilt hastalıklarıyla ilgilidir. Kişilerin bu cilt hastalıklarıyla karşılaşması halinde mutlaka bir dermatoloji uzmanına görünmesi gerekmektedir.

Sağlıklı ayaklara sahip olmak için bunlara dikkat:

  • Ayak temizliğine dikkat etmek,
  • Tırnakları çok kısaltmadan düz kesmek,
  • Uygun ayakkabı ve pamuklu çorap giymek,
  • Düzenli olarak ayak muayenesi yapmak çok önemlidir.

Источник: http://www.adilmedya.com/ayaklarda-sik-gorulen-7-cilt-sorununa-dikkat/

En Sık Görülen Cilt Hastalıkları ve Çözüm Yöntemleri

Ayaklarda Sık Görülen 4 Cilt Hastalığı

Cilt hastalıkları derinin üstünde oluşan yara ve benzeri izlere sebep olan bir sağlık sorunudur. Cilt hastalıklarının sayılamayacak kadar çok çeşidi vardır. Her cilt hastalığının da kendi oluşma nedeni kendi belirti şekli, kendi rahatsız etme tarzı ve kendi tedavi yöntemleri vardır.

Cilt hastalıklarına deri hastalıkları da denilebilir ve genel olarak cilt hastalıklarına dermatoz, cilt hastalıkları ile ilgilenen bilim dalına ise dermatoloji ismi verilmiştir.

Cilt hastalıkları başlıca olarak 2 dala ayrılır; mikroorganizmaların sebep olduğu deri hastalıkları ve alerjik deri hastalıkları.

Mikroorganizmaların sebep olduğu hastalıklarında organizmalar deri iltihaplanmalarına yol açarlar. Mikroorganizmalar deride oluşan herhangi bozukluğun üzerine kolayca yerleşebiliyorlar. Yaralar, yanıklar, uyuz böceklerin ısırdıkları yerler, uçuklar kolayca iltihaplanabilirler. Deri iltihaplarına dermatit denilir.

Alerjik cilt hastalıkları ise en yoğun şekilde rastlanan cilt hastalıklarıdır. Alerjik deri hastalıklarının nedenini bulmak oldukça zor bir araştırma gerektiriyor.

Çeşitli ve uzun süreç içeren deri testleri sonucunda oluşum sebepleri bulunur, hatta bazen sebep tam olarak netleştirilemeyebilir.

Bu genel bilgilerden sonra gelin en sık görülen cilt hastalıkları nelerdir bunları inceleyelim.

1) Akne

Akne, halk arasında sivilce diye bildiğimiz ve en sık rastladığımız bir çeşit cilt hastalığıdır. Akne, cildimizde bulunan yağ bezlerinden kaynaklanıyor. Normalde yağ bezlerinin salgıladığı yağlar gözenekler vasıtasıyla insan cildinin yüzeyine çıkması gerekir.

Lakin ergenlik döneminde bu yağ bezleri çok fazla yağ salgıladıklarından gözenekler, başka kelimeyle desek yağların deri yüzeyine çıkması için kullandıkları kanallar fazla yağ yüzünden tıkanır ve cilt yüzeyinde akne oluşmasına neden olur.

Yani aknenin temel sebebi bu tıkanıklıklardır.

Akne  hastalığına kişide genel olarak ergenlik döneminde, yani 12 yaşlarından itibaren rastlanır. Çoğunlukla 25 yaşından sonra pek  görülmese de bazen 30 yaşına kadar da devam edebiliyor.

Aknelerin en sık görüldüğü yerler yüz bölgesidir. Yüzdeki sivilce lekeleri birçok insanın korkulu rüyası olmuştur.

  Bazen aknelere boyun, sırt, çene, omuz, kafa derisi, kollar ve bacakların üst kısımlarında da rastlamak mümkündür.

Aknelerden kalan izler 5 ila 8 ay arasında gözde görülür halde durabilir ve sonrasında tedricen kaybolur. Akne tedavisi türüne ve yoğunluğuna göre bazen birkaç hafta, bazen de aylarca sürebilir.

Akne tedavi edilse de bazen ciltte izler bırakabiliyor, bu yüzden ciddi izler varsa dermotolog dışında kimseden tavsiye alınmaması önerilir.

Akneleri kesinlikle sıkmamak lazım, aksi takdirde bu aknelerin çoğalmasına ve kalıcı izlere sebep olur.

Akne oluşumunda temel olarak 4 ana sebep vardır.

  • Androjenler (hormonlar)
  • Artan sebum üretimi (sebum, yağ bezlerinin salgıladığı maddenin adıdır)
  • Folikülün içinde oluşan değişiklikler (foliküller kadın yumurtalıklarında olur, yumurta keseciklerini oluşturan keseciklerdir)
  • Bakteriler

Akneye Ne İyi Gelir?

Aknenin tedavisi için çoğu zaman cilt  kremlerinden istifade edilse de tamamen doğal yöntemlerle de tedavisi mümkündür. Örnek olarak, yeşil çay, çay ağacı yağı, aspirin, sarımsak, elma sirkesi ve s. gösterilebilir. Detaylar için sivilce nasıl geçer konulu makalemizi inceleyebilirsiniz.

2) Siğil

Siğil problemi her ne kadar akne kadar olmasa da çok sık şekilde rastlanan cilt hastalıklarından biridir. Siğillere aynı zamanda iyi huylu tümörler de deniliyor.

Oluşmak için vücudun belirli bölgelerini değil, her yerini uygun bulabilirler. Derinin üst tabakasında oluşur, üst tabakadaki hücreleri etkiler, hücrelerin çoğalmasına ve haddinden fazla keratin üretimine sebep olur.

İlk başlarda küçücük görünseler de ilerleyen zaman içinde büyüyebilir ve acı vermeye başlayabilirler.

Siğil bulaşıcı bir cilt hastalığıdır. Başlıca olarak, papavovirüs isimli virüs şeklinde bulaşırlar. Bunun yanı sıra doğrudan temas yoluyla, eşya yoluyla ve cinsel ilişki sonucunda da bulaşabiliyorlar.

Siğilin Tedavisi

Siğilin tedavisi ilk başlarda bulunamıyordu. Sonralarda bulunsa da bulunması için tıp alemini bayağı uğraştırmıştır. Tahmini teşhis konulsa da maalesef günümüzde hala nokta atışı tedavi yöntemi tam bulunamamıştır. Tedavisi için bulunan yöntem kurutucu ilaç yahut lazer kullanarak yakma işleminden ibarettir. Bazen çocukluk siğilleri için asit lasyonlar da kullanılıyor.

Siğil öyle bir şey ki, bazen tedavi sonucunda yok olsa bile uykuda bekler ve asla tamamen yok olup olmadığı bilinemez.

Eğer tamamen yok olmamışsa uyku döneminde yeniden gelişir ve birkaç hafta sonra aynı yerde yeniden belirebilir.

Siğilin tırnakla yahut her hangi bir kesici aletle kazınarak yok edilmeye çalışılması asla denenmemelidir, aksi takdirde bu yöntem siğilin daha da büyümesine ve çoğalmasına sebebiyet verir.

3) Uçuk Hastalığı

Uçuk hastalığı, deri yüzeyinde görülen şeffaf ve içi sıvı dolu olan kabarcıklardır. Genellikle ağız ve burun etrafında, bazen de cinsel bölge ve kalça etrafında oluşur.

Oluşum sebebi Herpes simplex tip1 virüsüdür. Uçuk hastalığı sonucunda oluşan yaralar ağrılı ve kaşıntılı olur. Bununla kalmıyor, aynı zamanda da bulaşıcıdır.

Herpes simpleks tip1 virüsü birçok kişiye bulaşır ama sadece %10 kişide uçuk meydana gelir.

Virüs taşıyıcısı olan kişi ile temastan sonra ilk 20 gün içinde birincil enfeksiyon gelişir. Ama bu uzun sürmez, maksimum 10 gün içinde iyileşir. Kabarcıklar çok hassastır ve kolaylıkla patlarlar. Patlattıktan sonra sıkıntılı ve kabuklu bir şekil alır. Birincil enfeksiyonda yaralar tamamı ile iyileşiyor ve neredeyse hiç iz bırakmıyor.

Virüsün en kötü tarafı sinir hücrelerine nüfus etmesi ve orada dinlenme aşamasına geçmesidir. Dinlenen virüs bir  süre sonra hemen hemen aynı yerde yahut da önceki yaranın yakın civarında tekrar oluşur. Enfeksiyon   genellikle ateşlenme, aşırı güneş altında durma ve adet gibi durumlarda tekrarlanır.

Bazen ise enfeksiyonun oluşması için her  hangi bir neden olması şart değildir.

Uçuk Tedavisi Nasıl Olur?

Maalesef ki bizleri herpes simpleks virüsünden koruyacak herhangi bir aşı yoktur. Doktorunuzun tavsiye edeceği uçuk merhemleri uçuğu bariz ve etkili şekilde tedavi edebiliyor. Herpes simpleks enfeksiyonlarına tam tedavi bulmakla beraber, tekrarları azaltmak ve ortadan kaldırmak yönünde araştırmalar devam ediyor.

4) Cilt Lekeleri

Bahsettiğim cilt hastalıkları bazen cilt lekelerine de sebep oluyor. Cilt lekelerinin de cilt hastalıkları gibi çok ama çok türü vardır. En sık rastlanılanları ise;

Malezma

Malezma genellikle güneşe maruz kalınan bölgelerde ortaya çıkan bir cilt hastalığıdır. Malezma lekeleri kadınlarda ise gebelik zamanında da ortaya çıkabilir. Buna başlıca sebep de hamilelik zamanı vücutta  oluşan östrojen ve progesteron artışıdır. Güneş ışığının vücuda düşmesi sonucunda pigment üretimi aratarak bu lekeleri oluşturur.

Bu lekenin yanısıra doğum sonrasında oluşan lekeler de vardır. Doğumdan yaklaşık 1 sene sonra görülür. Bu leke türlerinde güneşten mümkün olduğunca korunmak gece bakımı için c vitamini serumu kullanmak oldukça önemlidir.

Yaşlılık Beni

Yaşlılık benine çoğumuz bazı yaşlı insanlarda rastlamışızdır. Bu lekeye seboreik keratoz da deniliyor. Seboreik keratoz genel olarak genetik sebeplerden dolayı oluşan bir çeşit cilt lekesidir.

Orta yaşlarda derinin renk değişikliğine neden olan faktörlerden birisidir. Yaşlılık beni normal deri benlerine benzer, lakin başlarda normal ben gibi dursa da zaman geçtikçe kabarcıklı kahverengi yahut siyah renge dönüşür.

Teşhisi ve tedavisi oldukça zordur.

Bu Makaleyi Beğendiniz mi?

Источник: https://bakimliyim.org/cilt-hastaliklari-ve-cozum-yontemleri/

Ayaklarda Sık Görülen 7 Cilt Sorununa Dikkat!

Ayaklarda Sık Görülen 4 Cilt Hastalığı

Gün boyu vücudun bütün ağırlığını taşıyan ayaklarda, yanlış ayakkabı ve çorap seçimi ya da havasızlık nedeniyle çeşitli cilt sorunları ortaya çıkabiliyor.

Ufak bir nasır ya da su toplaması kişinin gününü mahvetmeye yetebilirken, ayak sağlığının genel itibariyle bozuk olması yaşam kalitesini düşürüyor. Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr.

Füsun Bilgin Karahallı, ayaklarda görülen cilt hastalıkları ve ayak sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.

Sağlıklı ayaklara sahip olmak için;

  • Ayak temizliğine dikkat etmek,
  • Tırnakları çok kısaltmadan düz kesmek,
  • Uygun ayakkabı ve pamuklu çorap giymek,
  • Düzenli olarak ayak muayenesi yapmak çok önemlidir.
Güncellenme Tarihi: 24 Mayıs 2018Yayınlanma Tarihi: 24 Mayıs 2018

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/ayaklarda-sik-gorulen-7-cilt-sorununa-dikkat/

Ayakta Çok Sık Karşılaşılan Cilt Hastalıkları Nelerdir?

Ayaklarda Sık Görülen 4 Cilt Hastalığı

Ayak, birden fazla kemik, kas, haricinde, tendon, kan damarı ile sinirlerden meydana gelen komp bir organ olma özelliği taşımaktadır.

Özellikle de gün boyu ayakkabı içerisinde kapalı kalan, vücudun bütün ağırlığını taşıyan bu organ çeşitli cilt ve tırnak problemleri oluşabileceği gibi aynı zamanda iç organlara ait sorunlarında belirtilerini üzerinde gösterebilmektedir. Bu bağlamda ayaklarda meydana gelen

İlgili Haber

  • Eklem ağrıları ile sertlikler; romatizmal rahatsızlıkların,
  • Ödem; böbrek veyahutta kalp hastalıklarının,
  • Uyuşma ve yanma diyabet hastalığının belirtisi olarak görülmektedir.

Eğer ki bu tip belirtiler görülüyorsa eğer hiç zaman kaybetmeden doğrudan doktorla görüşülmesi gerekmektedir. Ayaklarda sıkça görülen cilt problemleri ise şunlardır;

En çok parmak aralarında görülmekle birlikte ayağın her yerinde mantar enfeksiyonu görülebilmektedir. Mantar enfeksiyonları ayakkabı içinde nemli bir şekilde kalma, aşırı miktarda terleme, dolaşım bozuklukları, diyabet hastalıkları mantar enfeksiyonunun görülmesini kolaylaştırmaktadır.

Mantar enfeksiyonu parmak aralarında görüldüğünde çoğunlukla beyazımsı kabarıklık şeklinde ya da deri dökülmesi biçiminde belirti göstermektedir. Ayak tabanında meydana gelen mantar enfeksiyonları ise kuru ve de kepekli şekildedir.

Bunun haricinde lezyonlar kırmızımsı üzeri kepekli olabildiği gibi minik ve içleri su dolu kabarcıklar haricinde klinik görünümleri de mevcuttur.

Tedavinin haricinde aynı ayakkabıyı sürekli kullanmamak, her gün temiz çorap giymek, nemi emmesi adına pamuklu çorap giymek, banyodan sonra mutlaka parmak araları ile ayağı kurulamaya özen göstermek gerekmektedir.

Ayak dokusunda mantar görülebildiği gibi tırnaklarda da mantar sıkça görülmektedir. Tırnaklarda görülen mantar enfeksiyonuna “Onikomikoz” adı verilmekte olup bu durum oluştuğunda tırnak canlılığını ve sertliğini kaybetmektedir.

Tırnak mantarında tırnak dokusunda kalınlaşma, çabuk kırılma, sarı-kahverengi bir renk en sık karşılaşılan belirtilerdendir. Sağlıksız ortamlarda gerçekleştirilen manikür ve pedikür uygulamaları, sıkı ayakkabıların tırnak üzerinde ortaya çıkarttığı travma, havuz gibi ortak kullanım alanları mantar oluşumunda çok etkilidir.

İlgili Haber

Nasır, ayak kemiklerinin devamlı olarak basıya maruz kalması nedeniyle derinin kalınlaşması nedeniyle ağrı ortaya çıkmaktadır.

Baskı ve sürtünmenin çok aşırı olduğu sporcularda, uzun süre yürüyüş yapan kişiler ile kemikler üzerinde deformasyon olan kişilerde çok sık görülmektedir.

Tedavi bittikten sonra ise bu durumun yeniden yaşanmaması için uygun ayakkabılar giyilmeli ve kemik çıkıntılarının olduğu bölgelere nasır önleyici yastıkçıklar yerleştirilmelidir.

Tırnak batması:

Tırnak tabanının yan kenarlarının yumuşak doku içine batmasıyla ortaya çıkan çok acılı bir durumdur. Tırnak batmasına hatalı tırnak kesiminin haricinde ucu sivri olan dar ayakkabılar giymek, tırnak batmasının oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Tırnak batması ağrı ve kızarıklıkla görülmeye başlar ve ödemli akıntılı bir hal alarak ilerler.

Virüs kaynaklı siğiller:

Siğiller kalınlaşmış olan deri renginde olabildiği gibi bazen de üzeri siyah ufak noktalamalarla görülebilen ayak dokusunda meydana gelen kabarık lezyonlardır.

Bu siğiller özellikle ayak tabanlarında basınç noktalarının fazla olduğu alanlarda daha fazla görülür. Bu hastalık bulaşıcı olduğu için sayıca fazla olabilmektedir.

Özellikle havuz gibi insanların ortak kullanımında olan alanlar siğil konusunda da viral etkenleri taşımak için elverişlidir.

Yağ fıtığı:

Ayağı tabanı yere bastığı anda topukta görülen deri ile aynı renkte olan çıkıntılarıdır. Çoğunlukla bu yağ fıtığı önemli olmasa da ağrı yapabilmektedir. Topukta meydana gelen basıncı azaltmak adına tabanlık kullanmak yağ fıtığı için faydalı olmaktadır.

Ayak kokusu:

Ayakların aşırı şekilde terlemesi veya ayakkabı içinde çok uzun zaman durması, derinin sahip olduğu pH değerini olumsuz etkileyerek çeşitli bakterilerin üremesine uygun ortam sağlamaktadır. Bakteriler tarafından üretilen çeşitli bileşikler ise ayak üzerinde kötü kokulara yol açarak ayak kokusunu meydana getirirler.

Ayakta görülen bütün bu problemlerden kurtulmak da mümkündür. Öncelikle bu tip durumlar baş gösterdiğinde mutlaka uygun olunan en kısa süre içerisinde dermatoloji uzmanına muayene olunmalıdır.

Sağlıklı ayaklara kavuşmak için

  1. Ayak temizliğine sürekli olarak dikkat etmek,
  2. Tırnakları keserken asla çok kesmemek,
  3. Ayak için uygun olan ayakkabıyı giymek ve pamuklu çorap kullanmak,
  4. Ortak kullanım alanlarında hijyen kurallarına dikkat etmek,
  5. Manikür ve pedikür yaptırırken kendinize ait malzemeleri yanınızda götürmek olacaktır.

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/ayak-hastaliklari/

Köpeklerin Sağlığını Tehdit Eden ve En Sık Görülen 12 Cilt Hastalığı

Ayaklarda Sık Görülen 4 Cilt Hastalığı

Köpeklerde cilt rahatsızlıkları aslında birçok hastalığın habercisi ve tetikleyicisi olabilir. Bu rahatsızlıklar türden türe değişebildiği gibi her köpeğin bedeninin vereceği reaksiyon farklı olabilir. Önemli olan erken teşhis koyabilmek, önlem alabilmek ve tedaviyi doğru ve düzenli yapabilmek. Onların sağlığı her şey demek. ?

1. Egzama

Muhtemelen köpeklerde en sık görülen rahatsızlıktır egzama. Köpeklerin cildinde kepeklenmeye ve tahrişe sebep olan bu hastalığın nedeni birden çok sebep olabilir.

Genetik olabileceği gibi beslenme düzeni de büyük rol oynar. Aşırı protein yüklemesi ve tavuksal gıda içeren diyetlerde egzama görülme ihtimali yüksektir.

Ayrıca Labrador ve Golden Retriever gibi ırkların da genetik olarak yatkınlığı vardır.

Genellikle köpeğinizin çevresel etkenlerle kaptığı bir hastalıktır alerjiler. Böcek ısırması, gezdiği otlar veya yediği besinler köpeklerin cildinde alerjik reaksiyona sebep olabilir. Kaşıntı ve kızarma görülen derideki rahatsızlık, veterinerde yapılacak alerji testi sonucuna göre uygulanacak tedavi ile kontrol altına alınabilir.

3. Anal Kese Rahatsızlıkları

Köpeklerin anüs bölgesinde dışkılamalarını kolaylaştıran salgı besleri bulunur. Bu salgıların düzensiz salgılanması, salgılanamaması veya kesede birikmesi köpeklerin anal bölgesinde şişkinliklere ve apseye neden olabilir.

Köpekler bu nedenle anal bölgelerini yalamaya ve ısırmaya başlar. Veteriner kontrolünde çeşitli yollarla keselerde biriken salgının boşaltılması sağlanır. Fakat ileri boyuta taşınırsa apselerin ameliyatla alınmaları gerekebilir.

Takipte kalmak önemli.

4. İmpetigo

Yavru köpek göbüşü her ne kadar çok sevimli ve ısırılası tatlılıkta olsa da oldukça hassastır. Bazen bu az tüylü bölgede kızarıklıklar ve sivilce gibi kabartılar oluşabilir. Genellikle patlayan ve kabuk bağlayan bu minik yaralara veterinerin önereceği solüsyon ile tedavi uygulayıp iyileştirebilirsiniz.

Genellikle köpeklerin kalça, bacak ve göğüs bölgesinde görülen kırmızı lekeler aynı zamanda dokunduğunuzda inanılmaz bir sıcaklık yayar.

Bunlar birçok sebeple olabilir, alerji veya aşırı yalamak, ısırmak sonucu gibi… Veterinerin önereceği solüsyonlarla sıcaklık düşürülüp cilt eski sağlığına kavuşturulabilir.

Bu süreçte kendi haline bırakılırsa yayılabilir ve daha derin boyutta cilt rahatsızlığına sebep olabilir.

6. Kıl Kökü İltihabı

Köpeklerin uyuz, yaralanma veya alerji gibi durumlarda derilerinin kabarması ve tahriş olmasının ardından bu bölgelerdeki kıl köklerinin de zarar görmesi şeklinde oluşan bir rahatsızlıktır. Bölgeseldir ve antibiyotik etkili kremlerle tedavi uygulanır.

7. Pireler

Her hayvanseverin korkulu rüyasıdır pireler. Pire tedavisi için birçok yol denenir ve çoğu temelde zehir olduğu için oldukça uzun tartışmalar yaşanır. Pireler cilde verdiği zarar kadar yayabildikleri hastalık ve köpeklerde yol açtıkları anemi nedeniyle oldukça ciddi bir sorundur.

8. Keneler

Keneler de tıpkı pireler gibi köpeklerin tüylerine yapışarak kanını emen parazitlerdir. Anemi ve Lyme hastalığına sebep olabilirler. Kene tedavisinde önemli olan nokta gözle görülebilen kenelerin deriye en yakın yerden cımbızla çekilirken dikkatli olunmasıdır. Hatta mümkünse veterinerin yapması daha faydalıdır.

Uyuz, mayt adı verilen çok minik parazitlerin neden olduğu bir rahatsızlıktır ve bulaşıcıdır. Genellikle bacaklarda, kulaklarda ve yüzünde başlayan uyuz hastalığının tedavisi verdiği etkiye ve yoğunlaştığı bölgeye göre şekillenir. Kırmızı deri ve anormal tüy kaybı uyuzun en göze çarpan etkileridir.

10. Maya Dermatiti

Bu rahatsızlık genellikle pati ve kulaklarda görülür. Kulaklarını kaşıyan, patisini ise ısırıp sürekli yalayan köpekler bu bölgelerin tahriş olmasına ve doğal renginin bozulmasına neden olur. Buradaki kaşıntı köpeği daha da kaşımaya ittiği için tedavi süresince bunu engelleyecek yöntemler ve kremler kullanılır.

11. Cilt Tümörleri

Köpeğinizin cildinde, derinin hemen altından hissedilebilen sert bir yumru görür görmez veteriner hekiminize göstermeniz gerekmektedir. Köpeklerde kanser bu tarz yumrular yapabildiği gibi, kanser onlarda daha hızlı yayılıp ölümcüllüğünü çok sert bir şekilde gösterebilir.

12. Yuvarlak Kurt

Kurt isminin aksine bir tür mantar hastalığıdır. Kulaklar ve bacaklarda başlayan bu mantar rahatsızlığı insanlara da geçebilmektedir. Tahriş, kızarıklık, kaşıntı ve tüy kaybına neden olan hastalığın tedavisinden birden fazla yöntem uygulanır.

Kaynak: 1, 2, 3

Источник: https://listelist.com/kopeklerde-cilt-hastaliklari/

Kışın sık görülen cilt hastalıkları

Ayaklarda Sık Görülen 4 Cilt Hastalığı

Sıcak-soğuk deyip mevsimler dönerken vücudumuz da etkileniyor. Hastalıklar kapıyı daha çok çalıyor, biz de doktora daha sık gider oluyoruz. Özellikle kış mevsiminde enfeksiyonlar; soğuk hava, rüzgar, hava kirliliği gibi nedenlerle bizi hasta ediyor. Hava değişimi sadece solunum yollarında hastalıklara neden olmuyor.

Cilt sağlığını da tehdit ediyor. Tabii kışın kapalı ortamlarda geçirilen vaktin uzaması, daha az su içilmesi ve terlemenin azalması da cilt sağlığımıza zarar veriyor. Tüm bu faktörler ciltte kuruluğun artmasına, bunun sonucunda da çeşitli cilt hastalıklarının gelişmesine veya alevlenmesine neden oluyor.

Stres deri hastalıklarını seviyor!

Kış aylarında cildimizi tehdit eden bir başka etken ise stres! Güneşin kış aylarında yüzünü daha az göstermesi birçok kişide depresif duygu durumuna neden oluyor. Bu yüzden stresle tetiklenen cilt hastalıklarının da görülme sıklığı artıyor.

Ciltte oluşan kızarıklık, çatlama, kaşıntı ve pullanma gibi yaşam kalitesini düşüren sorunların artmaması için bir dizi önlem almak çok önemli. Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr.

Hülya Sağlam, kış mevsiminde sık görülen 5 cilt hastalığını anlattı, hastalıklar hakkında önerilerde bulundu.

Seboreik egzama (dermatit)

Egzama; stres, gıda ve birçok çevresel faktörle tekrarlanan kronik bir cilt hastalığıdır.

Soğuk hava, nem kaybı, rüzgar, uzun süren sıcak suyla yapılan banyolar… Bu etkenler en çok yüz bölgesinde; kızarıklık, kaşıntı, pullanma ile görülen ve halk arasında ‘yağ egzaması’ olarak bilinen seboreik dermatit şikayetini artıyor. Yakınmalar ayrıca saçlı deri ve göğsün üst bölgesinde de çok görülüyor. 

Ne yapmalısınız?

  • Rüzgarlı havada dışarıda zaman geçirmemek gibi çevresel faktörlere karşı önlemler almaya özen gösterin.
  • Cildinize her gün düzenli olarak yağlı olmayan nemlendirici krem sürün.
  • Seboreik egzemaya yönelik, eczanelerden temin edilen özel krem ve şampuanları tercih edin.
  • Hekiminizle düzenli olarak iletişim kurun, çünkü krem ve şampuanların zaman zaman hekim kontrolünde değişmesi gerekebiliyor.

Sedef

Sedef de stresle tetiklenen kronik bir cilt hastalığı. Ayrıca kış mevsiminde oluşan gribal enfeksiyonlar da bu hastalığı tetikleyebiliyor.

Güneşle azalan sedef hastalığı, havaların soğumasıyla birlikte şiddetini artırıyor. Kaşıntı bazen çok şiddetli olabiliyor, genellikle diz, dirsek ve saçlı deride tutulum gelişebiliyor.

Kızarıklık ve sedef rengindeki kabuklanmalar hastalığın tipik görüntüsünü oluşturuyor. 

Ne yapmalısınız?

  • Güneş ışınlarının sedef gibi cilt hastalıklarına yararlı etkisi var. Her gün 15 dakika düzenli olarak güneş ışınlarından faydalanmayı ihmal etmeyin.
  • Kapalı ortamda çalışıyorsanız öğle saatleri arasında dışarı çıkıp temiz hava ve güneşten faydalanmaya çalışın.
  • Düzenli olarak hekiminizi ziyaret edip hastalığınızın kontrol altında olmasını sağlayın.

Kontakt dermatit

Havaların soğuması kontakt dermatit(egzama) hastalığını da tetikleyebiliyor. Özellikle soğuktan daha çok etkilenen ellerde kuruma, çatlama ve kaşıntı şikayetleri oluyor. Ellerde oluşan bu sorunlar yaşam kalitesini bozan önemli bir problem haline gelebiliyor.

Ne yapmalısınız?

  • Dışarı çıkarken soğuktan korunmak için mutlaka eldiven giyin.
  • Ellerinizi eczaneden temin ettiğiniz zeytinyağlı veya gliserinli el sabunlarıyla yıkayın.
  • Ellerinize her su değdiğinde el kremi sürmeyi alışkanlık haline getirin.
  • Bulaşık yıkarken ve iş yaparken içi pamuklu eldiven giymeyi unutmayın.
  • Hastalığın nüksetmesini önlemek için dermatoloğunuzun tedavi için verdiği ilaçları düzenli olarak kullanmayı asla ihmal etmeyin.

Kaşıntı hastalığı

Kaşıntı toplumda bir sağlık probleminin belirtisi olarak bilinse de aslında kendisi de tek başına bir hastalık olabiliyor ve tüm vücutta oluşabiliyor.

Kaşıntı hastalığının kış aylarının başlangıcında görülme sıklığı artıyor, bunun en önemli nedeni ise soğuk havanın cildimizi kurutması.

Kış aylarında ısıtıcılar nedeniyle havanın kuruması, az su içilmesi, güneş ışınlarının yeryüzüne daha az ulaşması, stres ve enfeksiyonlardaki artış, özellikle ilerleyen yaşlarda, genel bir kaşıntı şikayetine neden oluyor. 


Ne yapmalısınız?

  • Sıcak suyla banyo yapmayın.
  • Hamam ve saunaya girmeyin.
  • Duştan sonra vücudunuza nemlendirici krem sürmeyi alışkanlık haline getirin.
  • Bol su içmeye özen gösterin.
  • Baharatlı yemeklerden kaçının.
  • Stresten uzak kalmaya çalışın.

Pernio

Pernio cilt hastalığı, kışın soğuğa maruz kalınması sonucunda el, ayak, kulak ve burun gibi vücudun uç bölgelerindeki damarlarda daralmaya bağlı oluşan beslenme bozukluğu nedeniyle gelişiyor. Bu cilt hastalığında kızarıklık, kabuklanma ve yanma hissi oluşuyor. 

Ne yapmalısınız?

  • Kışın soğuk havada sokağa çıkarken eldiven kullanmayı ve yün çorap giymeyi ihmal etmeyin.
  • Kan dolaşımını bozduğu için kışın sıkı giysilerden kaçının.
  • Kan dolaşımını artırması amacıyla kış da olsa düzenli egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirin.

Video: Kışın en çok görülen cilt hastalıkları

İlginizi çekebilir

5 adımda sağlıklı bir cilde kavuşun!

Kışın cildinize ışıltı getirin!

Cildiniz için 9 öneri

Cildiniz için nemli tavsiyeler

Erkeklere özel cilt bakım önerileri

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/kisin-sik-gorulen-cilt-hastaliklari

4- Bası ve sürtünmeye bağlı büller:

Ayaklarımızda bası ve sürtünmeye bağlı sıvı dolu kabarcıklar görülebilmektedir. Halk arasında su toplaması olacakta bilinmektedir. Bunlar; özellikle sıkı ya da sert ayakkabıların kullanımında, fazla yürüme gibi durumlarda oluşmaktadır.

5- Viral siğiller:

Siğiller kalınlaşmış deri renginde, bazen üzerinde siyah noktalanmalar görülebilen ciltten kabarık lezyonlardır. Ayak tabanlarında özellikle basınç noktalarında daha fazladır. Bulaşıcı viral bir hastalık olduğu için çok sayıda olabilmektedir. Havuz gibi ortak kullanılan alanlar, ıslaklık ve nem siğil oluşumunu kolaylaştıran faktörlerdir.

Sağlıklı bir ayakkabı için 6 öneri

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/ayak-mantar-sigil-nasir-koku-yag-fitigi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.