Aynı Kişiye Hem Böbrek Hem de Pankreas Nakli Yapıldı

Aynı anda hem böbrek hem pankreas nakli

Aynı Kişiye Hem Böbrek Hem de Pankreas Nakli Yapıldı

ULVİYA GULİYEVA-İSMET ERSOY
ANTALYA

Aydın'da yaşayan bir çocuk babası bankacı Bülent Başer diyabet tip 1 hastalığı nedeniyle tedavi olurken, böbrek yetmezliği hastalığı teşhisi de konuldu.

İki yıldır Adnan Menderes Hastanesi'nde böbrek yetmezliği tedavisi gören Başer'e, doktorlar nakil yapılması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr.

Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü'ne başvuran Başer'in Bodrum'da yaşayan turizmci ablası Fatma Akbaba'nın (36) böbreklerinden birini vermek istemesi ile ameliyat hazırlıkları başladı.

Ancak Fatma Akbaba'da gribal enfeksiyon başlaması üzerine ameliyat ertelendi.

Doktorlar ameliyat için başka bir gün belirlerken, Ankara'da yüksekten düşme sonucu hayatını kaybeden lise öğrencisi Ahmet Sönmez'in (16) organlarının bağışlandığı haberi geldi.

Bülent Başer'le ölen gencin dokularının birbirine uygun olması üzerine Sönmez'in pankreası Antalya'ya gönderildi. Bülent Başer'e ablasından alınan böbrek nakledilirken, aynı anda Sönmez'den alınan pankreas da nakledildi.

Aynı anda başarılı bir nakil yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Doç. Dr.

Ayhan Dinçkan, “Bülent Başer 11 yaşından bu yana tip 1 diyabet, yani insulin yetmezliğine bağlı şeker hastalığı, son birkaç yıldır şeker hastalığına bağlı böbrek yetmezliği yaşayan bir hastamız.

Böbrek yetmezliği gündeme geldiğinde en önemli tedavi yöntemi nakil. Bülent'in ablası canlı vericilik için gönüllü oldu. Diyabet hastası olduğu için hem de pankreas takılması gerekiyordu.

Geçen hafta Bülent'i ameliyata alacaktık, ablasının gribal enfeksiyonu çıktı. O yüzden ameliyatı beklettik. Bu hafta çarşamba gününe planladık, tam da o gün Ankara'dan bize pankreas olduğu bildirildi. Bülent'in kan grubuna uygundu. Çıkarım saati Bülent'in ameliyat saatine uygundu, yani ayarlamak isteseniz böyle zamanlama olmaz.

Bülent'in ablasından aldığımız böbreği takarken, aynı anda pankreası da taktık. Tarif olarak eş zamanlı bir nakil oldu, ama mantık olarak aynı antijenik yapıda değil, farklı antijenik yapıda olan iki organ. Teknik olarak aynı anda yapılan bir nakil oldu” dedi.

Abla Fatma Akbaba ise, “Kardeşime böbreğimi verdim. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne ve Ankara'dan kardeşime pankreas gönderenlere teşekkür ediyorum. Organ bağışının ne kadar önemli olduğunu burada daha iyi anladım. Herkese organlarını bağışlamasını tavsiye ederim. Kardeşimin daha iyi olacağına inanıyorum” diye konuştu.

Lakpa Gelu'ya göre, diğer şerpa, rekoru iki saat farkla eline geçirdiğini savunuyordu. Ama Lakpa inanmıyordu bu şerpaya. İki yıldır Katmandu'da yaşadığım için Lakpa'nın ikilemine vereceğim cevap kolaydı. “Miss Hawley bu konuda ne düşünüyor?” diye sordum.

Nepal'e taşınmadan önce Elizabeth Hawley ya da daha iyi bilinen adıyla Miss Hawley diye birisinin varlığından haberim yoktu. Ama artık 87 yaşındaki bu kadının tüm dağcılık çevrelerinde olduğu kadar, Nepal'deki dağcılar arasında da ün yapmış olduğunun farkındaydım.

Miss Hawley, Amerika'dan gelmişti. ABD'deki bir veri tabanı için Himalayalar'a çıkan dağcıların resmi kayıtlarını tutuyordu.

Katmandu sokaklarının karmaşasından uzaktaki ufak apartmanında, Nepal'e gelen her keşif grubu hakkında titiz bir şekilde bilgi topluyordu. Gözünden hiçbir ayrıntı kaçmıyor, gerçeklerin kokusunu hemen alıyor, acımasızlığıyla tanınıyordu.

Miss Hawley, zirveye çıkan ve çıkamayanların gayrı resmi yargıcı haline gelmişti. Dağcılık dünyasının Miss Marple'ıydı o.

New York'dan Katmandu'ya

Miss Hawley ile bir yıl önce, bir Koreli dağcının tartışmalı tırmanışı hakkında haber yaparken tanışmıştım.

Kitaplarla çevrili odasında oturmuş, söz konusu tırmanış ve genelde hayat üstüne konuşmuştuk.

Gayet düzgün bir etek üstüne içli dışlı triko giymiş bu ufak tefek yaşlı kadının, Himalayalar'a tırmanan dağcılar konusunda, nasıl olup da dünya çapında bir uzman haline geldiğini merak ediyordum.

1923 yılında Şikago'da doğmuş olan Elizabeth Hawley, hiçbir zaman gerçeklerin gözünden kaçmadığını anlattı bana. Üniversiteden sonra New York'daki Fortune dergisinde araştırmacı olarak iş bulmuş. İşi, derginin “morg”unda çalışmakmış. Yani dergide ele alınan her tür konu hakkında yazılmış yazıların ve araştırma belgelerinin depolandığı, mağarayı andırır arşiv bölümü…

“Bilginin doğru olması gerektiğini, Fortune dergisinde öğrendim.” diyor ve sürdürüyordu Miss Hawley:

“Pasaklı olmak korkunç birşey. Terbiyesiz ve yanıltıcı olmak değil iş sadece. Böyle davrananları hemen atmak lazım!”

Sonsuz bir merak taşıyan Elizabeth Hawley, kendisine verilen maaşı ve yıllık izinlerini, dünyada turlara çıkmak için kullanmış.

Time dergisinin Delhi bürosunu ziyaret ederken Katmandu'ya gidip oradaki seçimler hakkında haberler yazması istenmiş.

Elizabeth Hawley, kendisini hiçbir zaman bir yazar olarak görmediğini, muhabirlik diline sahip olmadığını düşündüğünü anlatıyor. Ama yine de atlamış bu fırsatın üstüne.

Yanına bir ufak daktilo alıp birkaç hafta boyunca Nepal Sarayı'nda dönen entrikaları ve güdülen siyasetleri izlemiş. Ve bu, Katmandu'ya gelip yerleşme kararı almasına yetmiş.

“Orada kalıp üç-dört yıl boyunca Nepal'in kabuğundan çıkmasını ve 20. yüzyıla uyum sağlamasını izlemenin çok ilginç olacağını düşünmüştüm.” diyor Miss Hawley. Ama işte, o birkaç yıl, bir ömre dönüşmüş; Elizabeth çeşitli işlere girmiş çıkmış bu sürede. Time dergisinin muhabirliği, Reuters ajansına muhabirlik, seyahat acentalığı ve hatta fahri Yeni Zelanda konsolosluğu…

Ama dönüp dönüp yaptığı iş, hep, dağcılık olmuş.

Gerçekleri saptama ve araştırma merakı yüzünden, adeta kurumlaşarak, Himalayalar'a tırmanışların, canlı belleği haline gelmiş.

Peki ya, Lakpa'nın rekoru?

Elizabeth Hawley'i yeniden ziyaret edip diğer şerpanın doğruyu söyleyip söylemediğini sordum. “Zannetmiyorum” dedi Miss Hawley. Diğer şerpanın Everest'e tırmanışının “fazla hızlı” olduğunu ve kimsenin adamı dağda görmediğini söyledi. “Zaten bu öbür şerpa gasp suçuyla hapse girdi. Güvenilir bir insan değil.” diye de ekledi. Ayrılmak üzere kalkarken, sordum Miss Hawley'e:

Bunca yıl sonra, kendisini bir dedektife benzetiyor muydu?

Biraz duraksadı ve sonra başını sallayarak, “Evet, sanırım. Yarım kalmış işleri tamamlamayı severim.” dedi.

Page 3

FATİH KEÇE/ADANA Edinilen bilgiye göre, öğretmen olan babasını küçük yaşlarda kaybettiği öğrenilen 15 yaşındaki B.N.A., ilköğretimi tamamladıktan sonra girdiği sınavlarda Adana üçüncüsü olarak Adana Fen Lisesi'ni kazandı. Okula kaydı sırasında B.N.A.'nın öğretmen anne ve amcası, okuldaki İngilizce öğretmeni Semih G.

(47) ile aynı okuldan mezun olduklarını öğrendi. Ailesi, Semih G.'ye “Kızım artık size emanet, tanıdık birilerinin olması bizi sevindirdi” dedi. Evli ve 2 çocuk babası olduğu bildirilen Semih G., geçen yıl ilgi duymaya başladığı küçük kızı evleneceklerini söyleyerek kaçırdı. Kaçırma olayından 2 gün sonra B.N.A.'yı ailesine götüren Semih G.

, şikayetçi olmamalarını istedi. Kızlarının geleceğini olumsuz etkilememesi için aile durumu polise bildirmezken, B.N.A.'nın kaydını Niğde'deki bir liseye aldırdı. Ancak Semih G.'nin, ilişkisini kesmediği kızla internet ve telefon aracılığıyla, zaman zaman da Niğde'ye giderek yüz yüze görüştüğü öğrenildi. Semih G.

'nin geçen hafta yazlık evini satıp bankadaki paralarını da çekerek 100 bin TL nakit para ile B.N.A. ile Adana'da buluşup kaçtığı öne sürüldü. Kızlarının eve gelmemesi üzerine polise başvuran aile, B.N.A.'nın İngilizce öğretmeni Semih G. tarafından kaçırıldığını söyleyerek polise başvurdu. Araştırma yapan polis, Semih G.

'nin eşi ve çocuklarına otomobili ile Adana'daki evin tapusunu bıraktığını öğrendi. Eşinin öğrencisiyle olan ilişkisinden haberdar olan Semih G.'nin eşinin ise kaçma olayından kısa bir süre önce kayınpederini arayıp, “Oğlunuz evi terk edecek. Artık bizimle de ilgilenmiyor” diyerek yardım istediği öğrenildi. Semih G.

'nin yerini belirlemek için geniş çaplı araştırma yapan polis, görev yaptığı okuldaki öğrenci ve öğretmenlerle de görüşürken, öğretmenin yerinin belirlenmemesi için telefon hatlarını kapattığı, başkasının adına kayıtlı telefon hattını kullandığı anlaşıldı. Öğrencisiyle kaçan Semih G.

hakkında olumlu görüş belirten öğrencilerin ise, “Okuldaki tüm öğrencilerle iyi geçinirdi. Herkesle özellikle kız öğrencilerle iyi bir diyaloğa sahipti” dediği öğrenildi. Öğrencileri Semih.G. için bir internet sitesinde de, “Lisenin yiğit öğretmenidir. Biraz asabidir ama kalbi tertemizdir.

Maddi durumu bozuk bir öğrenci arkadaşımıza para verirken gördüğümde, 'Oğlum sakın kimseye söyleme, arkadaşın rencide olur' dedi. Üçkağıtçılığı sevmez, öğrencilere babalarının mesleğine göre değil karakterlerine göre davranır” şeklinde yorumlar yazdı.

Semih G.

'nin 4 Ekim Pazartesi gününden beri görev yaptığı okula gelmediğini ve bundan dolayı hakkında yasal işlem başlatıldığını açıklayan Adana İl Milli Eğitim Müdürü Abdulgafur Büyükfırat, öğretmene ailesinin de ulaşamadığını, ailenin öğretmenin yanında yüklü miktar para ile gittiğini söylediğini belirtti.

Источник: https://www.iha.com.tr/haber-ayni-anda-hem-bobrek-hem-pankreas-nakli-207415/

Pankreas nakli: Kullanım, ne beklemeli ve iyileşme

Aynı Kişiye Hem Böbrek Hem de Pankreas Nakli Yapıldı

Bir pankreas nakli, insülin üretemediğinde kişinin pankreasının yerini alır. Sağlıklı bir insülin üreten pankreas ölen bir vericiden nakledilir.

İlk pankreas nakli 1966’da yapıldı. Ancak, 1990’lara kadar bu tür bir transplantasyonun doktorlar tarafından yaygın bir şekilde kabul edildiği söylenemezdi.

Pankreas nakli ne için?

Pankreas insan vücudunda insülin kaynağıdır. Tip 1 diyabetli kişilerde, pankreas insülin üretemez.

Pankreas nakli yapılması, tip 1 diyabetli kişilerin kan şekeri düzeylerini normalde ekstra insülin almadan veya diyabet bakımının tipik yoğun izlemesini yürütmek zorunda kalmadan sürdürmelerini sağlar.

Üç tip pankreas nakli vardır:

  • Yalnız Pankreas nakli: Bu tip 1 diyabet olan ancak böbrek problemleri olan kişiler üzerinde yapılır.

  • Eşzamanlı böbrek ve pankreas nakli: Bu tip 1 diyabet ve son dönem böbrek hastalığı olan bir kişi üzerinde yapılır.
  • Böbrek transplantasyonu sonrası pankreas: Canlı bir vericiden ilk olarak böbrek transplantasyonu yapılır.

    Ölen bir donörden alınan pankreas nakli, bir organın müsait olduğu zaman ortaya çıkar.

Kim bir pankreas nakli ihtiyacı var?

Bir pankreas nakli, insülin veya oral diyabetik ilaç ile durumlarını kontrol edemeyen tip 1 diyabetli insanlar için bir seçenektir. Ameliyat sadece tip 1 diyabetli kişiler için uygundur.

Bir pankreas nakli yararlanacak tip 1 diyabetli insanlar şunlardır:

  • düzenli olarak dışarı çıkabilir
  • Kan şekeri seviyesi nedeniyle düzenli olarak acil servise gitmeliyiz
  • kontrolsüz ortalama kan şekeri seviyesine sahip
  • Tavsiye edilen tıbbi tedavilere rağmen, acil bir durumda sürekli olarak bulunacak bir bakıcıya ihtiyaç duymak

2016 yılında, Birleşik Krallık’tan bir kadının, insülini enjekte edemeyen ciddi iğneler yüzünden pankreas nakli alan ilk kişi olduğu bildirilmiştir.

Kadının fobisi o kadar şiddetliydi ki, tip 1 diyabetini kontrol altına almak için ihtiyaç duyduğu insülini tatbik etmeye çalışırken kontrolsüzce sallar ve kusar.

Doktorlar, sıradan kriterleri karşılamadığı için bir pankreas nakli tavsiye etmekten endişe duyuyorlardı. Ancak, sonunda, özel bir dava olduğu ve bir nakli haklı olduğu yargılanmıştı.

Ne bekleyebileceğinizi

Amerika Birleşik Devletleri’nde, pankreas nakli için bekleyen yaklaşık 1.200 kişi var. Yaklaşık 2.200 diğerleri kombine böbrek-pankreas nakli bekliyor.

Ulusal Böbrek Vakfı’na göre, eş zamanlı böbrek ve pankreas nakli için ortalama bekleme süresi 3 yıldır. Johns Hopkins’e göre, böbrek nakillerinden sonra pankreas transplantları tek başına ya da pankreas olarak genellikle 2 yıldan fazla bekletme süresine sahiptir.

Bir donörle eşleştirilmeden önce, bir pankreas nakliyle ilgilenen bir kişi bir uzmanlar ekibi tarafından görülecektir. Bu, cerrahlar, endokrinologlar, nefrologlar ve sosyal hizmet uzmanlarını içerebilir. Bu uzmanlar, bir transplantasyonun onlar için doğru seçenek olduğundan emin olacaktır.

Bir kişinin değerlendirme sürecinin bir parçası olarak geçmesi gereken birkaç tıbbi test vardır. Genellikle bu 1-2 ay sürecek.

Bazı insanlar Medicare üzerinden bir pankreas nakline ulaşabilmektedir.

Bir pankreas nakli isteyen bir kişi, aynı kan grubuyla birlikte bir donörle eşleştirilmelidir.

Donör ve alıcı arasındaki antikorları karşılaştırmak için bir çapraz eşleşme denen bir test de kullanılır. Bu test maçın uygun olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur.

Transplant sırasında hastanın üst vücudunun ortasına bir kesim yapılır. Operasyon sırasında, cerrahi ekip, kanın, hasta sisteminden bağırsak akışından arterlere ve sindirim enzimlerine akmaya devam etmesini sağlayacaktır. Ameliyat yaklaşık 4-6 saat sürüyor.

Daha sonra, hasta nakil ünitesine taşınır ve yaklaşık 2 hafta boyunca iyileşmek üzere hastanede kalır.

Pankreas ameliyatının riskleri

Enfeksiyon pankreas transplantlarında her tür büyük ameliyatta olduğu için bir risktir.

Bir nakilden sonraki günlerde pankreas şişmesi yaygındır. Bu pankreatit olarak bilinir.

Pankreatit normalde birkaç gün sonra temizler. Bununla birlikte, bazı durumlarda, tüpün, kişinin karnında, donör pankreasından herhangi bir fazla sıvıyı boşaltmak için sokulması gerekli olabilir.

Ameliyatı takip eden günlerde, bir kişi de kan pıhtıları geliştirme riski taşır. Bunlar verici pankreasın düzgün çalışmasını engelleyebilir.

Kan pıhtılaşması riski kan inceltici ilaç alarak azaltılabilir. Yeni pankreas içinde bir pıhtı oluşursa, pıhtıyı bir başka operasyonla çıkarılmalıdır.

Vücudun donör pankreasını reddetme riski de vardır. Bağışıklık sistemi, yabancı bir vücut olarak tanımlaması durumunda nakledilen organa saldırabilir. Reddetme günler, haftalar, aylar ve hatta nakil gerçekleştikten yıllar sonra gerçekleşebilir.

Donör pankreasının reddedildiği belirtileri şunlardır:

  • ağrılı ve şişmiş bir karnı olan
  • ateş
  • kusma
  • titreme ve ağrı
  • yorgunluk
  • nefes darlığı
  • şişmiş ayak bilekleri

Pankreas nakli alan bir kişinin, hayatlarının geri kalanı için immün baskılayıcı ilaçlar denilen ilaçları alması gerekecektir. İmmünsüpresanlar vücutlarının yeni pankreası reddetmesini önlemeye yardımcı olur.

İmmünsüpresanlar bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve yan etkilere neden olabilir. Bu yan etkiler şunlardır:

  • enfeksiyonlara yatkınlık
  • titrek eller
  • uyumakta zorluk
  • yüksek tansiyon
  • saç kaybı
  • ruh hali
  • kilo almak
  • mide rahatsız
  • isilik
  • zayıflamış kemikler

İmmünsüpresan alan bazı kişiler de bazı kanser türlerinde risk altında olabilirler.

Ancak uzmanlar, bir pankreas nakli geçirmiş kişilerin genellikle bu ilaçları insülin enjekte etmek ve kan şekeri düzeylerini sürekli olarak izlemek zorunda kaldıklarını bildirmektedir.

Sonuç olarak, başarılı bir pankreas nakli, tip 1 diyabetli birinin yaşam kalitesini artırabilir.

Источник: https://trmedbook.com/pankreas-nakli-kullanim-ne-beklemeli-ve-iyilesme/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.