Az Kesiyle Yapılan Kalp Kapak Ameliyatları

Koltuk Altı Kalp Ameliyatı

Az Kesiyle Yapılan Kalp Kapak Ameliyatları

Sağ koltukaltından küçük bir kesiyle, kaburgalar arasından girilerek, hiçbir kemik ve kas kesmeden,  öngöğüs kemiği açılmadan (iman tahtası kemiği kesilmeden)  yapılan kalp ameliyatlarıdır.

-Mitral kapak tamir veya değişimi-Aort kapak tamir veya değişimi-Triküspid kapak tamir veya değişimi-Çift kapak tamir veya değişimi-Üç kapak tamir veya değişimi-Sağ koroner arter bypass-Atrial septal defect (ASD),-PFO onarımı-Ventriküler septal defect onarımı

-Miksoma ve Fibroblastoma (kalpiçi tümörlerinin çıkarılması)

Koltukaltı Ameliyatları Kimlere Uygulanabilir?

Genç  veya  yaşlı;  obes veya zayıf;  kadın veya erkek  tüm kalp kapağı hastalarına ve kalp deliği onarımı gerektiren hastalara uygulanabilir.

Koltukaltı Ameliyatları Nasıl Uygulanır?

Sağ koltukaltından meme çizgisine paralel 6-8cm’lik cilt kesisiyle kaburgaların arasından girilip, kalp  kapakçığına ulaşılır.  Birçok durumda, endoskopik görüntüleme teknikleri ve aletler kullanılarak kesi boyutu daha da küçültülebilir, video asist endoskopik cerrahi tekniği ile operasyon daha kolay, konforlu ve güvenli  yapılabilmektedir. (Şekil 1)

Koltuk altından çift kapak ameliyatı ( AVR+MVR ) Türkiye’de, üç kapak ameliyatı ( AVR+MVR+TVR ) ise dünyada ilk kez ekibimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. Koltuk altından yapılan en büyük ameliyat serisi ekibimize aittir.


Özellikle koltukaltı insizyon ve video asist endoskopik cerrahi teknik ile yapılan 
minimal invaziv yaklaşımların avantajları nelerdir?

–        Hasta ameliyat sonrası daha hızlı iyileşir,

–        Yoğunbakım ve hastane kalış süresi kısalır.

–        Kan transfüzyon ihtiyacı azalır.

–        Ameliyat sonrası daha az ağrı olur.

–        Ameliyat sonrası İstediği pozisyonda yatabilir,  göğüs kemiği önden açılan hastalar gibi uzun süre sırtüstü yatmak zorunda kalmaz..

–        Özellikle obes ve uyku apnesi olan; sırtüstü yatamayan, uyuyamayan hastalar için  uzun süre sırtüstü yatmak zorunda kalmamak çok büyük bir konfor sağlar.

–        Ameliyat sonrası hasta yardım almadan, rahatça tekbaşına yataktan kalkabilir, kendisi yatabilir  rahatça öksürebilir,  göğüs kemiğinin açılma riski yoktur.
–        Özellikle yaşlı, kemik erimesi olan ve obes hastalarda korkulan göğüs kemiğinin açılma riski, kemik kesilmediği için, bu teknikte yoktur.

–        Ameliyat sonrası  yara yeri çabuk iyileşir.

–        Sternotomi insizyonlarında görülme olasılığı daha yüksek olan hipertrofik skar (keloid) gelişme olasılığı neredeyse yok gibidir.

–        Kemik kesilmediği ve göğüs kemiğinin açılma riski olmadığı için enfeksiyon riski düşüktür.

–        Hasta erken taburcu olur.

–        Ameliyattan hemen sonra günlük hayatına daha kolay ve hızlı dönebilir, uçağa binebilir.

–        Ameliyattan kısa bir süre sonra otomobilinde sürücü koltuğuna oturabilir.

–        Emniyet kemeri takabilir.

–        Göğsüne darbe gelmesinden korunmak zorunda değildir.

–        Kollarını rahatça kullanabilir ve ağır kaldırabilir, yüzebilir.

–        Ameliyat yeri koltukaltında olduğu için kolay kolay görünmez.

–        Daha iyi kozmetik sonuçlar sağlar.

 Op. Dr. Mahmut Akyıldız

SABAH GAZETESİ HABERİ:
Kalp ameliyatlarında ‘iman tahtası’ devrini bitiren yöntemHalk arasında iman tahtası denilen göğüs tahtasından yapılan kalp ameliyatlarına veda zamanı… Doktorlar, klasik ameliyatlarda hastanın göğsünde uzun bir kesi ile göğüs ön kemiğini keserken, Kalp Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mahmut Akyıldız ve ekibi, ameliyatı koltuk altından 6-8 santimetrelik bir kesiyle yapıyor.

HER YAŞTA HASTAYA YAPILABİLİR

Klasik yöntemde hastalar, uzun yoğun bakım sürecinin ardından 1.5 ay boyunca sırtüstü yatar halde iyileşmeyi beklerken, yeni yöntemde ameliyattan birkaç gün sonra yürüyebiliyor. Enfeksiyon ihtimalinin de düşük olduğu bu yöntemde, özellikle kadınların ameliyat izi nedeniyle yaşadığı estetik kaygısı ortadan kalkıyor. Bugüne kadar 10 binin üzerinde kalp ameliyatına giren ve bunların 5 binden fazlasını kendi yapan Akyıldız, İstanbul’da Özel Medical Park Göztepe Hastanesi’nde bu ameliyatlara başladı. Bu ameliyatların 7’den 70’e kadın erkek ve çocuk tüm hastalara uygulanabildiğini ifade eden Akyıldız, “Bu yöntemde kemik kesme işlemi uygulanmaz. Hasta klasik yöntemin aksine 1.5 ay boyunca sırt üstü yatmaz. Rahatça öksürebilir, kemiğin açılması söz konusu değildir” dedi.

 

Источник: https://www.mahmutakyildiz.com/koltuk-alti-kalp-ameliyatlari/

Kalp Kapağı Ameliyatı

Az Kesiyle Yapılan Kalp Kapak Ameliyatları

Mitral kapak, kalbin sol karıncığıyla sol kulakçığı arasında olup, kanın tek yönlü akmasını sağlayan bir kapakçıktır. Mitral kapak açılarak kanı kulakçıktan karıncığa geçirir ve daha sonra kapanarak geri kan geçişini engeller.

Bu kapak çeşitli nedenlerle bozulup müdahale gerektirebilir.

Bu bozulmalar sırasıyla romatizmal ateş denilen özellikle çocukluk çağlarında geçirilen bademcik enfeksiyonlarının uzun vadedeki komplikasyonları olarak ortaya çıkabildiği gibi dejeneratif kapak hastalıkları denilen kalp kapağının kendisinin ya da kalp kapakçıklarını yerinde tutan dokuların gevşemesi ya da kopmasıyla oluşabilir. Bunun dışında ileri yaşlarda yine kalp kapakçığının üzerinde oluşan kireçlenme sonucu bu kapaklarda hareket kısıtlanması meydana gelip kapağın fonksiyonunda bozulma olabilir. Bu hastalarda kapakçığın tamir edilmesi veya değiştirilmesi gerekebilir.

Mitral kapak onarımı veya değişimi, mitral kapak darlığı veya mitral kapak yetersizliği durumlarında uygulanan bir cerrahi yöntemdir.

Mitral darlık, mitral kapağın sertleşmesi veya kalınlaşması sonucu yeterli şekilde açılamamasıdır.
Mitral kapak darlığı kalbin sol kulakçığından sol karıncığına kan akışına engel olan bir durumdur.

Mitral kapak darlığının belirtileri arasında solunum güçlüğü en belirgin semptomdur. Hastanın bedeni fiziksel egzersizler sırasında çok daha çabuk yorulur. Mitral kapak darlığının tanısında en etkili yöntem ekokardiyografidir.

Eğer hastanın EKG sonuçlarında koroner arter hastalığını da işaret eden bulgular varsa anjiyografi de gerekli olabilir.

Mitral kapak yetersizliği ise sol karıncıktan pompalanan kanın bir kısmının sol kulakçığa geçmesine neden olur.

Geri kaçak sonucu kulakçıkta fazla kan birikimi olduğundan dolayı kalp, kanı boşaltmak için daha güçlü kasılmak zorunda kalır ve bu da kalp kaslarının zayıflamasına ve dolayısıyla kalp yetmezliğine neden olur.

Mitral kalp yetersizliğinin bir başka sonucu da zamanla kalbin büyüyerek akciğere olan basıncının artmasıdır.

2 çeşit mitral kapak yetmezliği vardır:

Kronik mitral kapak yetmezliği: Kapakçığın zamanla zedelenmesidir ve yavaş gelişir. Sebepleri arasında ateşli romatizma, doğuştan kalp bozuklukları, kapakçıkta kalsiyum birikmesi olabilir.

Kronik olmayan mitral kapak yetmezliği: Aniden gelişir ve tedavi edilmediği durumlarda ölümcül olabilir. Kapakçığın aniden yırtılması sonucu meydana gelir. Kalp enfeksiyonları veya kalp krizi kapakçığın yırtılmasına neden olabilir.

MİTRAL KAPAK BOZUKLUKLARININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • Düzensiz kalp atışı (çarpıntı, hızlı kalp ritmi)
  • Geceleri inatçı öksürük
  • Nefes darlığı (egzersiz sırasında veya geceleri)
  • Egzersiz sırasında gereksiz yorgunluk
  • Kalp hırıltısı
  • Ayaklarda, bileklerde ve bacağın alt kısımlarında şişlik

MİTRAL KAPAK BOZUKLUĞUNUN KOMPLİKASYONLARI NELERDİR?

– Kalp Yetmezliği: Zamanla gelişir ve nefes darlığına ve yorgunluğa sebep olur.
– Kan Pıhtıları: Pıhtılar kalbin farklı bölgelerine taşınabilir ve kalp krizine sebep olabilir. Beyinde kan pıhtılaşması felce sebep olabilir veya vücudun farklı bölgelerindeki kan pıhtılaşmaları tıkanma yaratabilir.

– Kulakçık Kasılması: Kalp kasıldığı zaman, çok düzensiz ve hızlı atar. Bu da çarpıntıya ve nefes yetmezliğine sebep olabilir. Kulakçık kasılması ve kan pıhtıları genellikle birlikte gözlenir ve çok tehlidir.
– Kalp İç Zarı İltihabı: Bu daha az yaygın bir komplikasyondur ve kapakçığın iltihaplanmasıyla oluşur.

Eğer çok çabuk tedavi edilmezse çok ciddi hastalıklara yol açabilir.

MİTRAL KAPAK BOZUKLUKLARI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Mitral kapak bozukluklarının tedavisinde öncelikle hastanın günlük alışkanlıklarında değişiklikler yapması gerekebilir. Sağlıklı beslenme, kafein tüketiminin azaltılması, alkol alımının azaltılması, egzersiz yapmak ve kilo vermek mitral kapak bozukluğuna sahip insanların günlük hayatlarında mutlaka uygulaması gereken kurallardır.

Mitral kapak bozukluklarının tedavisinde kalbin mevcut fonksiyonlarını daha iyi yerine getirebilmesi için ilaç tedavisine ihtiyaç duyulabilir. Hastalıklı kapak sebebiyle kalbin kanı vücuda daha güçsüz pompalaması problemine ilaç tedavisi yardımcı olabilir.

Ancak kalp kapağı hastalıkları mekanik bir problem olduğundan, cerrahi genellikle kaçınılmazdır.

Mitral kapak bozuklukları yani mitral kapak darlığı ve mitral kapak yetmezliği ameliyatlarında kapakçık onarılır ve güçlendirilir veya yeni bir kapakçıkla değiştirilir. Bu prosedürler sırasıyla mitral kapak tamiri ve mitral kapak değişimi olarak adlandırılır.

Kalp ameliyatlarında kullanılan cerrahi yöntemler şunlardır:

Источник: https://www.davincicerrahisi.com/kalp-kapagi-ameliyati

Kalp Ameliyatı • Prof.Dr. Cem ALHAN

Az Kesiyle Yapılan Kalp Kapak Ameliyatları

Ameliyatların daha doğrusu cerrahinin geçmişi aslında bundan 17 bin sene öncesine dayanmaktadır.

İlk bilgilere baktığımızda milattan öce 15 bin yılında o zamanki ilkel cerrahi aletler ile insanların kafasında delik açıldığını ki buna trepenasyon diyoruz ama cerrahinin 17 bin senelik geçmişine rağmen kalp ameliyatlarının geçmişi sadece 60 yıl.
Yani ciltten kalbe olan 3 santimlik mesafeyi cerrahi 17 bin senede anca alabilmiş.

Kalp Ameliyatı Nedir ?

Kalp ameliyatı dolayısı ile doğuştan yada sonradan edinilen kalp hastalıklarının cerrahi yöntemler ile tedavisi anlamına gelmektedir.

Tabi bu eskiden büyük büyük kesiler ile yapılan ameliyatlar artık yerini giderek daha küçük kesiler ile yapılan hatta hiç kesi yapılmadan yapılan ameliyatlara bırakmaktadır
Bu tür ameliyatlara minimal invaziv cerrahi yada katater temelli cerrahi diyoruz.

Kalp Ameliyatı Öncesi Hazırlık Süreci

Kalp Ameliyatları kalpteki problemlerin cerrahi yöntemler ile çözülmesi amacı ile yapılan ameliyatlardır.

Kalp ameliyatları ameliyattan önce hastanın bu ameliyata hazırlanmasını gerektiren bir süreci de içerir
Bu süreç içerisinde hastanın ilave risk faktörlerinin olup olmadığının değerlendirilmelidir;

  • Şeker Hastalığı var mı?
  • Tansiyonu var mı ?
  • Solumun Egzersizleri
  • Solunum Kapasitesi Nasıl ?
  • Akciğerlerde Herhangi bir problem var mı?
  • Şah damarlarında tıkanıklık var mı?

gibi ilave problemlerin teşhis edilmesi ve ameliyat stratejisinin buna göre belirlenmesi amacı ile yapılır.

Kalp ameliyatı hazırlıklarının bir diğeri de hastanın ameliyat esnasında en düşük risk ile ameliyat olmasını sağlamaktır.
Burada bizi en çok tedirgin eden şey vücutta bir enfeksiyonun varlığıdır.

Bu da en çok kalp kapağı ameliyatlarında özellikle protez kullanılan ameliyatlarda bizim karşımıza sorun olarak çıkabileceği için bu tür ameliyatlara girecek olan hastalarda vücutta enfeksiyon odağı olmasını istemeyiz.

Vücuttaki enfeksiyon odağının gizli kalan enfeksiyon odaklarının en başında da diş ve ağız hastalıkları geliyor.

Onun için kalp ameliyatı olan hastalarda mutlaka hastanın bir diş hekimi tarafından değerlendirilip, Ağız içinde ve dişlerde bir enfeksiyonun olmadığından emin olmak istiyoruz.

Ameliyat hazırlıklarının bir diğer yönü de hastanın ameliyat esnasında ihtiyaç duyabileceği malzemelerin hazırlanmasıdır

  • Hastanın kan gurubunun önceden belirlenmesi
  • Kan ihtiyacına karşın hastaya uygun kanın temin edilmesi ve kanın saklanması

ameliyat hazırlıkları için gereklidir.
Genellikle ameliyattan bir gün önce hastalarımızı yatırıp bu hazırlıkları yapmaktayız.

Kalp Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Kalp ameliyatı ortalama üç, dört saat süren bir ameliyattır.

Tabi çok kısa süren ameliyatlar olduğu gibi çok uzun süren ameliyatlarda olabilir ama büyük bir oranda %70,80’i ortalama üç, dört saat süren ameliyatlardır. Bu ameliyatlarda hastalarımızı kalp akciğer makinelerine bağlayarak bu ameliyatları gerçekleştirebileceğimiz gibi hiç bu aletlere bağlamadan çalışan kalpte bu ameliyatların bir kısmını yapmaktayız.

Kalp Ameliyatlarında Karşılaşabileceğiniz Olası Riskler Nelerdir?

Hayatta hiç bir şey sıfır riskli değil. Sonuçta doğum Allah’ın emri. Doğumda da bebeğin ters geldiğini, bebeğin anne karnında kordon dolandığını, bebeğin yaşamı kaybettiği, annenin de ölebildiğini biliyoruz.

Bugün diş çekimi de sıfır riskli değil yada en ufak bir iğne yaptırıyorsunuz iğne üzerinden alerji gelişip problemler yaşatmaktadır.Dolayısı ile hayatta hiç bir şey sıfır riskli olmadığı gibi kalp ameliyatları da maalesef sıfır riskli değildir.

Kalp ameliyatlarını sıfır riskli olması aslında en çok isteyenler bizler kalp cerrahlarıyız.

Ama sonuçta her girişimin belli oranlarda riski var tabi burada göz önünde bulundurulması gereken şey şu hiçbirimiz sapasağlam bir insan alıp kalp ameliyatı yapmıyoruz orta da zaten ciddi bir problem var ve bu problemin kendisi başlı başına hasta için bir risk oluşturmaktadır

Bu bir estetik ameliyat gibi burnunun kaşını düzeltiyim gibi bir şey de değil.

Direk yaşamsal bir organdaki problemlerden bahsediyoruz.Dolayısı ile bir ameliyata karar verilir iken mevcut hastalığın riski ne bu yaşamı ne kadar tehdit ediyor bunun karşılığında ne kadar bir riski ben göz önüne almalıyım ameliyatta ve bu ikisini terazinin iki kefesine koyup tartıp buna göre ameliyat kararı veriyoruz.

Kalp ameliyatlarında risk standart bir risk değil

Sıfıra yakın riskli ameliyatlar olabileceği gibi %50 %60 a yakın riskli ameliyatlarda olabilir
Örneğin bugün çok yaptığımız koroner bypass ameliyatlarının riski Yaklaşık %1 civarında.

Çok sık yaptığımız kapak ameliyatlarının riski %1 civarında ama damarı yırtılmış ana damarı çatlamış bunun kanaması problemi acil servise gelen bir hastanın diseksiyon ameliyatı dediğimiz bir hastanın örneğin ameliyatının riski %20’lere %30 ‘lara çıkabilir.


Yada yine bir bypass ameliyatı ama hasta 90 küsur yaşında böbrek yetmezliği var karaciğer yetmezliği var ilave bir sürü sorunu var, bu hastada da koroner bypass ameliyatı yaptığımız zaman bu asla %1 değilBu hastanın belki ameliyatının riski %50’lere kadar çıkabilmektedir.

Dolayısı ile hastalığın yada ameliyatın riski değil ameliyat olacak insanın karşılaştığı riskten bahsediyoruz biz burada ve bu da maalesef standart değil

Takdir edeceğiniz gibi 20 yaşında doğum yapan bir insan ile 45 yaşında doğum yapan bir insanın doğum sırasında karşılaşacağı riskler nasıl bir değilse 40 yaşında bypass ameliyatı olacak 90 yaşında bypass ameliyatı olacak bir insanın ameliyatının riskleri de aynı değil.

Yapılış şekline göre Kalp Ameliyatları Nelerdir?

Kalp Ameliyatlarında en çok kullanılan yöntem; Sternum adı verilen iman tahtası kemiğinin kesilmesi ile yapılan klasik kalp ameliyatıdır.
Son 10 sene içerisinde gelişen teknoloji ile Minimal İnvaziv ( Küçük Kesi, Koltuk Altı Kalp Ameliyatı v.

s ) ve Da Vinci Robotik Cerrahi Kalp Kapakçığı Ameliyatları yüksek başarı oranları ile giderek artan sayılarda yapılmaktadır.

Bu tür ameliyatların en büyük avantajları; kemik kesilmemesi, daha az ağrı, daha hızlı iyileşme, küçük kesi nedeni ile daha kozmetik olması ve günlük yaşantıya daha çabuk dönülmesidir.

Kalp Ameliyatı Nasıl Yapılır ?

Kalp Ameliyatları genellikle; genel anestezi altında kalp – akciğer makinası desteği ile kalbi durdurarak veya çalışan kalpte yapılır.

Kalp Ameliyatı Sonrası Uyanma Süresi

Kalp Ameliyatı sonrasında hastalar ortalama 4 ila 6 saat içerisinde uyanıp solunum cihazından ayrılırlar.

Kalp Ameliyatı Sonrası Yoğun Bakım

Kalp Ameliyatı sonrasında; hastalar genellikle ortalama 24 saat yoğun bakımda takip edilirler. Bu süre sonunda servise çıkartılırlar. Ortalama 4 ila 5 gün içerisinde taburcu edilirler.

Hastalığa bağlı Kalp Ameliyatları Nelerdir ?

En sık yapılan kalp ameliyatı koroner bypass ameliyatıdır. Bunu sırası ile Aort ve Mitral Kapak hastalıkları, Aort Anevrizma ( Baloncuk Hastalığı ), kalbin doğuştan olan anomalileri ( Delik , Damarlarda daralma v.s) , ritim bozuklukları, damar yırtılmaları ve kalp yetersizliği nedeni ile yapılan destek cihazları ve kalp nakli takip eder.

Koroner Bypass Ameliyatı

Bypass Ameliyatı : Göğüsten, Koldan alınan atardamar veya bacaklardan alınan toplardamarların kalbin tıkanmış olan koroner damarına takılması işlemidir.Bu girişim sonrasında tıkalı damardan geçemeyen kan akışı yeni takılan damarlardan geçerek kalbi besler.

Kalp Kapağı Ameliyatları

Kalp Kapakçığı Ameliyatında en çok ameliyat edilen kapakçıklar aort ve mitral kapaktır. Bir Üçüncü olarak triküspid kapak da etkilenerek sorun çıkarabilir.

Aort Kapak Ameliyatı

Aort Kapak Ameliyatı : En sık yapılan aort kapak ameliyatları, kalsifik aort kapağı , romatizmal aort kapağı ve biküspid aort kapağı hastalıkları nedeni ile yapılmaktadır. Aort Kalp Kapağı ameliyatlarında öncelikli olarak kalp kapağının tamir edilmesi, tamire uygun değil ise protez kapak ile değiştirilmesi gerekmektedir.

Mitral Kapak Ameliyatı

Mitral Kapak Ameliyatı : Göğüsten, Koldan alınan atardamar veya bacaklardan alınan toplardamarların kalbin tıkanmış olan koroner damarına takılması işlemidir.Bu girişim sonrasında tıkalı damardan geçemeyen kan akışı yeni takılan damarlardan geçerek kalbi besler.

Triküspid Kapak Ameliyatı

Triküspid Kapak Ameliyatı : Sıklıkla romatizmal hastalık veya mitral kapak hastalığı sonucu kapakta darlık veya yetersizlik oluşur. Triküspid Kalp Kapağı ameliyatlarında öncelikli olarak kalp kapağının tamir edilmesi, tamire uygun değil ise protez kapak ile değiştirilmesi gerekmektedir.

Источник: https://cemalhan.com/kalp-ameliyati/

Kalp ameliyatı nasıl yapılır? En çok merak edilenler ve rahatlatıcı bilgiler

Az Kesiyle Yapılan Kalp Kapak Ameliyatları
Kalp ameliyatı olacaklar için en çok merak edilenler

Minimal invaziv yani küçük kesi cerrahisi ile kalp ameliyatları sadece 4 santimlik bir kesi ile yapılabiliyor.

Hastaların tek tek değerlendirilip ameliyat için en faydalı rotayı belirmenin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr.

Barış Çaynak, kalp ameliyatlarında minimal invaziv yöntemin kişinin üzerinden ameliyatın tüm yükünü aldığını söylüyor.

Prof. Dr. Barış Çaynak, kariyeri veya özel planları yüzünden ameliyatını erteleyenlere de önemli bir mesajda bulunuyor: “Minimal invaziv yöntemle yapılan ameliyattan sonra hastalar 4’üncü günde taburcu olabiliyor ve bir hafta içerisinde günlük rutinine dönebiliyor.”

Kalp ameliyatı: Amaç günü kurtarmak değil ömürlük iş yapmak

Prof. Dr. Barış Çaynak:

“Göğüs ağrısı, çabuk yorulma, merdiven çıkarken kola veya çeneye vuran ağrı gibi şikayetlerden sonra doktora gidildiğinde hasta bazı tetkiklerden geçiriliyor. Öncelikle eko, efor, kan testi gibi az travmatik testler yapılıyor.”

“Test sonuçları damar tıkanıklığını gösteriyorsa veya damar tıkanıklığından şüphelendiriyorsa, kişiye anjiyo yapılması gerekiyor. Çünkü kalp anjiyosundan başka hiçbir test damarları göstermiyor.”

“Kalbi besleyen damarlarda belli bir seviyenin üzerinde tıkanıklık varsa ilaçla tedavi edilemiyor. Kişinin kalbine ya stent takılması ya da ameliyat yapılması gerekiyor. Bizim amacımız bir tedavi planlarken günü kurtarmak değil, ömürlük iş yapmaktır. Bu nedenle ameliyat kararı kişiye özel verilmelidir.”

“Genellikle insanlar açık kalp ameliyatlarındaki kocaman yaradan, göğüs kemiğinin açılmasından korkuyorlar. Fakat kalp ameliyatları artık çok daha küçük kesilerle yapılabiliyor.”

“Minimal invaziv yöntem ile açık kalp ameliyatında yapılan işlemin aynısı yapılıyor. İşlem özel bir teknikle ve küçük bir kesiyle yapıldığı için ameliyatın yükünü kişinin üzerinden alıyor.”

Kalp ameliyatı öncesi kapsamlı tarama

“Kalp ameliyatı kararı verildiğinde hastalar bunu birkaç doktor ile teyit etmek istiyor. Hastalar bize: ‘Ameliyata gerek var mı’, ‘Eğer gerek varsa en iyi teknik nedir?’, ‘Ameliyatın doğrusu nasıl olmalıdır?’, ‘Hangi damarla by-pass yapmak lazım?” gibi sorularla geliyorlar.”

“Biz hasta bazlı olarak değerlendirme yaparak bir yol haritası belirliyoruz. Hastanın genel durumu nedir, kalp kondisyonu nasıl, kalbin kasılma fonksiyonlarında bir bozukluk var mı, kalp kapaklarında bir bozukluk var mı diye kontrol ediyoruz.”

“Akciğer, böbrek, iç organlar ve beyin dolaşımı ameliyat öncesinde kontrol edilerek hasta ciddi bir kontrolden geçiriliyor. Bu tetkikler sonucunda kalp ameliyatı hangi teknikle yapılacağına karar veriyoruz.

“Hastaların birçoğu ameliyatlarını minimal invaziv yöntemle yani daha küçük kesiyle yapılıp-yapılamayacağını merak ediyor. Her hasta minimal invaziv yönteme uygun olmuyor. Anjiyo ve genel sağlık durumu mutlaka kontrol ediliyor ve ameliyatın hangi yöntemle yapılacağı belirleniyor.”

‘Sonra kalp ameliyat olurum’ demeyin!

Prof. Dr. Barış Çaynak:

“Minimal invaziv yöntem ile göğüs kemiği açılmıyor, sol göğüs altından 4 santimlik bir kesi ile ameliyat gerçekleştiriliyor. Sadece tek damar hastalarına değil, kalbin ön duvarlarındaki bütün damarlara bu teknikle by-pass yapılabiliyor.”

“Bu nedenle mutlaka anjiyoyu görüp ona göre karar vermek lazım. Ameliyat her zaman bu işte altın standarttır. ‘Kalbim anjiyo ile açılabildiği kadar idare etsin, sonra ameliyat olurum’ gibi düşünceler yanlıştır.”

“Anjiyo sonrası kalp ameliyat kararı alındıysa ameliyat olmak en doğru karardır. Fakat ameliyat olmadan önce klasik kalp ameliyatları dışında ne yapılabilir diye araştırmakta fayda var.”

Ameliyatın yükünü azaltıyor

“Klasik ameliyatta göğüs kemiği kesilir, by-pass yapılacak tüm damarlar hazırlanır, ardından kalp durdurulur ve duran kalbe by- pass yapıldıktan sonra kalp çalıştırılıp, göğüs kapatılır. Açık kalp ameliyatlarının kişiye uzun ve kısa dönem yükü vardır.”

“Göğüs kemiğinin açılması sebebiyle kişinin vücudunda kocaman bir iz kalıyor. Kişi hayatının geri kalan kısmını vücudundaki bu izle geçirmek zorunda kalıyor. Ameliyatta göğüs kemiği açıldığı için o kemiğin iyileşmesi zaman alıyor.”

“Bazı kişilerde kemiğin kaynaması ile ilgili problemler çıkabiliyor. Ameliyat yarası ne kadar büyükse o oranda enfeksiyon oranı artabiliyor. Göğüs kemiği ne kadar açılıp o kadar büyük bir travma olursa vücutta o kadar fazla kan kaybı oluyor.”

“Bunun sonucunda kişiye ameliyattan sonra kan nakli yapmak gerekiyor. Açık kalp ameliyatlarından sonra vücudun kendini toparlaması zaman alıyor. Minimal invaziv ile kalp ameliyatlarını çok daha küçük kesi ile yapıyoruz.”

“Önemli olan hastanın ameliyattan alacağı faydanın tamamını almasıdır. Açık kalp ameliyatında birebir ne yapılıyorsa minimal invaziv teknikte de aynısı yapılıyor. Açık ameliyatla minimal invaziv arasında hiçbir fark yoktur.”

“Minimal invaziv yöntemin hastaya avantajı; ameliyatın uzun dönem faydalarının tamamından yararlanmasını sağlarken, aynı zamanda hastayı ameliyatın tüm yükünden kurtarmasıdır.”

İman tahtasına dokunulmuyor, bikini cerrahisi yapılıyor

“Minimal invaziv yöntemle yapılan ameliyatlarda göğüs kemiğine hiç dokunmuyoruz. Kalp ameliyatı kararı alınan bazı hastalar bize ‘iman tahtama dokundurmam’ diyorlar. Yani göğüs kemiğimin açılmasını istemediklerini söylüyorlar.”

“Ben bu yönteme; iman tahtası koruyucu cerrahi diyorum. Kadın hastalar ise genellikle denize girerken veya dekolte giyerken vücutlarında iz görünmesini istemediklerinden minimal invaziv onlar için bir tür bikini cerrahisi görevi görüyor. Çünkü ameliyat izi göğüs altında kalıyor ve dışardan fark edilmiyor.”

Bacak damarı değil göğüs duvarı damarı kullanılmalı

“Kişinin göğüs kemiği kesilmediği için toparlanma süresi çok kısa oluyor. Biz bu yöntemle ameliyatları sol göğüs altından girerek yapıyoruz. Kalp ameliyatı yapılırken göğüs duvarından geçen atardamar kullanılıyor.”

“Kalp ameliyatı yapılırken en önemli nokta göğüs duvarından geçen atardamar ile by- pass yapmaktır. Bacak damarını mümkün mertebe az kullanmaya özen gösteriyoruz. Çünkü göğüs duvarındaki damarlar çok daha dayanıklı damarladır. Birden fazla damara by-pass yapılacaksa genelde bunu göğüs damarı ile yapıyoruz.”

Kalp durmuyor, risk azalıyor

“Açık kalp ameliyatı kalbi durdurarak yapılabilir veya kalp çalışırken sadece kalbin by- pass yapılacak yeri stabilize edilerek yapılabilir. Biz bu ameliyatları minimal invaziv yöntemle kalbi durdurmadan yapıyoruz.”

“Bu nedenle kişi; kalp dolaşım aletine girmiyor ve oluşabilecek komplikasyonlardan arınmış oluyor. Ameliyatın riskleri minimal hale geldiği için, kişi ameliyatı açık kalp ameliyatına göre çok daha az travmatik bir şekilde atlatıyor.”

“Az travmatik olmasının sebebi sadece kesinin küçüklüğü veya kozmetik açıdan değil, ameliyatın vücut üzerine getirdiği bütün yükü almasıdır. Ameliyat minimal invaziv yöntemle yapıldığında hasta birinci günden itibaren çok hızlı toparlanıyor.”

“Ameliyat küçük kesi ile yapıldığında kişi; açık kalp ameliyatı sonrası oluşan ağrı, halsizlik, yan yatamama, öksürmede güçlük, uzun süre araba kullanamama gibi sıkıntıları yaşamıyor.”

Bir hafta sonra işe dönebilirsiniz

“Küçük kesi ile yapılan ameliyatın açık ameliyata göre bariz bir psikolojik üstünlüğü var. Hastalar daha çabuk işlerine dönebiliyorlar. Açık by-pass ameliyatı olan kişilere birinci aydan itibaren işinize dönebilirsiniz diyoruz.”

“Fakat çok az insan birinci ayda işe başlıyor. Çünkü kişi kendini çok yıpranmış ve çok ağır bir ameliyattan çıkmış gibi hissediyor. Bu nedenle hasta kalp ameliyatı sonrasında kendini rutin yaşama dönmeye bir türlü hazırlayamıyor.”

“Kişi bu konuda çevresindekilerin tepkilerinden de çok fazla etkileniyor. Hastalar açık ameliyattan sonrası kendini eksik hissedebiliyor. Bundan 10 yıl önce by-pass ameliyatı olan bir hasta, sağlıklı olmasına rağmen hala hayatta birçok şeyden kendini mahrum bırakabiliyor.”

“Minimal invaziv (küçük kesi) cerrahisini uygun olan hastalara bu sebeple de öneriyoruz. Çünkü birinci haftadan itibaren işlerine dönebilecek duruma gelebiliyorlar. Hastalar genellikle işleri, önemli toplantıları, projeleri veya ailevi durumları sebebiyle ameliyatı ertelemek istiyorlar.”

“Fakat minimal invaziv ile yapılan ameliyattan sonra biz hastaları ameliyattan sonra 4’üncü günde taburcu ediyoruz ve kişi bir hafta içerisinde günlük rutinine dönebiliyor.”

Kalp ameliyatından sonra nelere dikkat edilmeli?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/10/kalp-ameliyati-nasil-yapilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.