Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz ve Dalgın Oluyor

Çocuklarda ishal ve evde tedavi! Uyarılar ve öneriler

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz ve Dalgın Oluyor

  • Sık gelen, bol, sulu dışkı
  • Mide krampları
  • Karın ağrısı
  • Ateş
  • Dışkıda kan görülmesi
  • Karın şişkinliği

İshalin viral, bakteriyel, parazitsel ya da antibiyotik kaynaklı farklı pek çok sebebi olabilir. 

Viral enfeksiyon: Rotavirüs, adenovirüs, norovirüs ve astrovirüs gibi virüsler ishale neden olabilir ve kusma, karın ağrısı, ateş, titreme gibi belirtiler de ishale eşlik edebilir.

Bakteriyel enfeksiyon: Çocuğunuzda bakteriler (salmonella, E. coli, campylobacter veya staphylococcus)in neden olduğu bir mide enfeksiyonu (gastroenterit) varsa yoğun bir ishal ile birlikte karın krampları, dışkıda kan, bazen kusma ve yüksek ateş görülebilir.

Çoğu bakteriyel enfeksiyon kendiliğinden iyileşir, ancak az pişmiş et veya başka bir gıdadan kaynaklanan bir E. coli enfeksiyonu gibi bir enfeksiyon çok ciddi olabilir. Çocuğunuzda bu semptomları gözlemliyorsanız mutlaka bir doktora danışın.

Doktorunuz çocuğunuzu muayene edip dışkı örneği alarak bakterinin türüne göre doğru tedaviyi uygulayacaktır.

Kulak enfeksiyonu: Bazı durumlarda viral ya da bakteriyel bir kulak enfeksiyonu ishale neden olabilir. Bu durum 2 yaşından küçük çocuklarda daha sık görülür. Bu durumda, çocuğunuzda ishal yanında, mide bulantısı, kusma ve iştah kaybı olabilir.

Parazitler: Bazı paraziter enfeksiyonlar ishale neden olabilir. Öörneğin Giardiasis, bağırsakta yaşayan mikroskobik bir parazitten kaynaklanır.

Çocuğunuzun parazit enfeksiyonu varsa, sulu ishal yanında şişkinlik, gaz, bulantı ve kramp gibi şikayetleri olabilir.

Bu tür enfeksiyonlar daha çok, çocukların grup halinde bulunduğu ortamlarda (kreş, anaokulu, okul) kolayca yayılır ve mutlaka doktor kontrolünde bir tedavi gerektirir.

İshal nedir? İshale ne iyi gelir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Antibiyotikler: Çocuğunuzda antibiyotik kullanımı sırasında veya sonrasında ishal görülüyorsa, ilaç enfeksiyöz bakterilerle birlikte bağırsaklardaki iyi bakterileri de öldürmüş olabilir. Alternatifler ve ilaçlar hakkında doktorunuzla konuşun, ancak size söylemediği sürece çocuğunuza reçetelendirilmiş ilacını vermeyi bırakmayın.

Çok fazla meyve suyu: Meyve suyu (özellikle sorbitol içeren çeşitler) veya çok fazla şekerlendirilmiş içeceklerin dışkıyı sulandırma özelliği vardır. İçtiği su miktarını azaltmak bir hafta içinde sorunu çözer. American Academy of Pediatrics (AAP), çocuğunuza günde bir bardaktan fazla meyve suyu vermemenizi önermektedir.

Gıda alerjisi: Bir gıda alerjisi, çocuğunuzun bağışıklık sisteminin normalde zararsız gıda proteinlerine, derhal ya da birkaç saat içinde hafif veya şiddetli bir reaksiyona neden olacak şekilde tepki verdiği anlamına gelir. İnek sütü, en yaygın gıda alerjenidir. Diğerleri arasında yumurta, yer fıstığı, soya, buğday, ağaç fıstığı, balık ve kabuklu deniz ürünleri bulunur. Bir gıda alerjisinin belirtileri ishal, gaz ve karın ağrısıdır.

Daha ağır alerji vakalarında ek olarak kusma, ciltte döküntü, şişme ve nefes darlığı görülebilir. Çocuğunuzun bir gıda alerjisi olabileceğini düşünüyorsanız, doktoruyla konuşun ve nefes darlığı varsa veya yüzü veya dudakları şişerse, hemen acile götürün.

Gıda intoleransı: Gıda alerjisinin aksine, gıda intoleransı (bazen gıda duyarlılığı olarak adlandırılır) bağışıklık sistemiyle ilgisi olmayan anormal bir reaksiyondur. Buna bir örnek laktoz intoleransıdır.

Çocuğunuz laktoza tolerans göstermiyorsa, vücudu, laktozu sindirmek için gerekli bir enzim olan (laktozu ve diğer süt ürünlerindeki şekeri) laktazı yeterli miktarda üretmemektedir. Sindirilmemiş laktoz bağırsaklarda kalırsa ishal, karın krampları, şişkinlik ve gaz oluşturabilir.

Belirtiler genellikle süt ürünlerini tükettikten sonra 30 dakika ile iki saat arasında başlar.

Zehirlenme: Çocuğunuzun ishal ve kusması varsa ve bir ilaç, kimyasal madde veya bitki gibi gıda dışı bir maddeyi yutmuş olabileceğini düşünüyorsanız, derhal Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ni arayın (114).

Her sulu dışkılama ishal midir?

İshal, dışkılama sayısının artarak dışkı niteliğinin değişmesi olarak tanımlanır. İnce bağırsak hastalığı tarzında ishallerde dışkının miktarı ve sıvı içeriği fazla olur. Kalın bağırsak hastalığında ise az olur.

Sıvı içeriği fazla olanlarda parazitlerden sıklıkla giardia etken olabilir. Kolera bakterisi ise pirinç suyu görüntüsünde, ciddi sıvı elektrolit kaybıyla giden ishale neden olur.

Tifo ve tifo benzeri tablolara neden olan Salmonella bakterileri, yüksek ateşle ve genel durum bozukluğuyla seyreder.

Yaz ishallerine dikkat! Korunma ve tedavi için ne yapmalı?

Kalın bağırsak hastalığıyla giden ishallerde dışkı iltihaplı, sümüksü görünümde ve kanlı olur. Bu tabloya dizanteri denir. Bakterilerden Shigella bakteriyel dizanteri, protozoonlardan amip buna yol açar. Üst solunum yolu infeksiyonu ve beraberinde ishal yapabilen virüsler de sıklıkla görülür.

İshale ne gibi bulgular eşlik edebilir?

Sulu dışkılama yanında bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş yüksekliği yanında daha küçük çocuklarda iştahsızlık, halsızlık gibi bulgular izlenebilir. Özellikle bebeklerde emmede azalma, hareketlerde azalma, sürekli uyuma gibi bulgular eşlik edebilir. Bkz: >>>

Çocuklarda görülen ishallerde  evde yapılması gereken ilk müdahale

İshale bağlı gelişen sıvı ve tuz kaybı oldukça önem taşır. Bu nedenle bu kaybın derecesi belirlenip, az oranda ise ağız yoluyla, şiddetli oranda ise damardan yerine konması gerekir.

 Ev ortamında da hazırlanabilen; 5 su bardağı kaynatılmış soğutulmuş suya 2 çorba kaşığı şeker, 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı karbonat konarak karıştırılır.

Her ishal sonrası mutlaka olmak üzere hastaya içebildiği kadar sık aralarla içirilir.

Sıvı ve tuz kaybının fazla olmadığı ishallerde, hastalar hastaneye yatırılmadan uygun diyetle ayakta tedavi edilir. Dizanteri vakaları, kolera ve fazla su/tuz kaybı hastaneye yatış gerektirir.

Antimikrobiyal tedavi gereken bakteriyel ve protozoal ishallerinde uygun tedavi başlanır.

İshal düzelene kadar yağsız ve posasız gıdalarla, ishal diyeti uygulanır ve hastanın ağızdan bol sıvı alması sağlanır.

İshal olan çocuklarda hangi durumda doktora gitmeli?

Çocuklarda ishal hızlı bir şekilde su kaybına yol açar. Eğer çocuğunuzun ishali 24 saat içinde iyileşmezse veya bebeğinizde aşağıdaki belirtiler varsa doktora gidin

  • Üç veya daha fazla saat içerisinde bezini ıslatmadıysa
  • Bebeğinizin ateşi 39ºC’ın üstündeyse
  • Dışkısı kanlı veya siyahsa
  • Ağzı kuruysa veya gözyaşı dökmeden ağlıyorsa
  • Olağandışı bir şekilde uykulu, uyuşuk, tepkisiz veya sinirliyse
  • Karnı, gözleri ve yanaklarında çöküklük varsa
  • Cildi sıkılıp bırakıldığında düzleşmiyorsa

En sık 0-5 yaş arası görülüyor

Yaz döneminde sıklıkla karşılaşılan ishaller en çok 0-5 yaş grubundaki çocukları etkileyebilmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra en sık görülen ishal durumlarıdır.

Daha anne sütü alan bebeklerde 6-7’den fazla, anne sütü almayan çocuklarda ise 3’den fazla sulu dışkılama ishal olarak kabul edilmektedir. Eğer ki sık dışkılama sulu değilse bu ishal değildir.

Çocuklarda ishale kusma ve ateş eşlik ediyorsa en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

Ateşi olmayan, kusmayan, ishalli çocuklar evde tedavi edilebilir. Önemli olan çocukta sıvı kaybı olup olmadığının takip edilmesidir.

Sıvı kaybını anlayabilmek için çocuğun ne kadar idrar yaptığına ve idrarında bir azalma olup olmadığına bakılmalıdır. Kimi zaman bu ishallere kusma da eşlik edebilmektedir.

İshale kusma da eşlik ediyorsa çocuk yeterince beslenemediği ve sıvı alamadığı için vücudunda hızlı bir sıvı kaybı olabilir. Bu duruma mutlaka dikkat edilmesi gerekir.

Hava sıcaklıklarının gitgide artması ile bakteriyel enfeksiyon ajanları da besinlerde kolay ve hızlı bir şekilde üreyebilmektedir. Besinlerin saklanma koşullarına bağlı olarak mikroplarda ve ürettikleri toksinlerinde artış görülmektedir. Bu enfeksiyon içeren besinleri tüketen çocuklar genellikle gastroenterit olarak bilinen ishal durumu yaşar.

Bunun için uzun süre dışarıda açık bir şekilde beklemiş olan gıdaların tüketilmemesi gerekmektedir.

Özellikle tatildeki açık büfelerde uzun süre dışarıda kalmış süt, krema, mayonez, et içerikli yiyecekler çocuklarda ishale neden olabilir, çocukları uzak tutmak gerekir.

Dondurma, çikolata gibi çabuk eriyen ve bozulabilen yiyecekler de çocuklarda ishale yol açabilir. Bu konuda da dikkatli olunması gerekir.

Doktora danışmadan ilaç kullanmayın

İshal olan çocuk emzirme dönemindeyse mutlaka anne sütü almalıdır. Anne sütü, ishalden koruyan önemli bir besin kaynağıdır. Anne sütü alan bebekler daha çabuk iyileşmektedir.

Eğer çocuk 6 aydan büyük ise ishal durumlarında ev yoğurdu, patates püresi, pirinç lapası ve muz püresi verilebilir. İshal döneminde çocuklara yağlı ve şekerli besinler verilmemelidir.

Çocuklarda yaşanan ishal durumlarında doktor onayı olmadan kesinlikle antibiyotik tedavisi uygulanmamalıdır.

Kirli sular da ishale neden olabiliyor

Hijyenik olmayan içme suları, mikropları barındırdığı için yaz döneminde ishallere yol açabilmektedir. Yine yaz döneminde çocukların kullandığı havuzlardan da ishaller kaynaklanabilmektedir. Havuzlardan yutulan mikroplu sular ishallere yol açabilir.

Bunun için çocukların kullanacağı havuzun temizliğinden emin olmak gerekir. Hem çocuklar hem de ebeveynler el temizliklerine çok dikkat etmelidirler. Özellikle yemek öncesinde ellerin yıkanması için çocuklar teşvik edilmelidir.

Yaz döneminde çocukların her gün yıkanması da genel temizlik için uygun olacaktır.

Çocuklarda ishallere neden olan rota virüse dikkat!

Rota virüsü enfeksiyonu da bebeklerde ve çocuklarda ishallere neden olabilmektedir. Rota virüsü mide-bağırsak sisteminin viral bir enfeksiyondur.

 Rotavirüs, özellikle 2 yaş altı çocuklardaki akut ishallerin en sık nedenlerinden biridir. Küçük yaşlarda görüldüğünde genellikle hastane yatışlarının sebebidir.

Aşırı kusma, ishal ve hayatı tehdit eden sıvı kaybı nedeniyle hastanede tedavi olmak zorunda kalınabilir.

Bu anlamda rota virüs aşıları oldukça önemlidir. Rota virüs aşısının ilk dozu 6. haftadan sonra olacak şekilde bebek 4. ayını bitirmeden yapılmalıdır. Aşı 4-8 hafta aralarla tekrar edilir. Aşı ağız yoluyla damla şeklinde uygulanır.

Rotavirüs aşısının diğer aşılarla birlikte aynı anda veya farklı zamanlarda uygulanmasında tıbben sakınca yoktur. Dikkat edilmesi gereken tek aşı, ağızdan verilen çocuk felci aşısıdır.

2 aşı arası 15 günden az olmamalıdır

Gazlı ve şekerli içecekler ishalli çocuğa iyi gelmiyor

Çocuklarda ishal ve kusmanın aynı anda görülmesi, sıvı kaybını artırmaktadır. Bu durumda çocuklara ihtiyacı olan sıvı takviyesi yapılması gerekir. Sıvı kaybı hızlı olursa ve bu kayıp giderilmezse hayati teh oluşturabilir.

Vücuttaki su kaybı arttıkça, çocuklarda dudak, ağız kuruluğu artar, sürekli uyku hali yaşanır, göz kürelerinde çökme, nabızda hızlanma, el ve ayaklarda soğukluk meydana gelebilir.

İshalle birlikte bu belirtiler varsa en kısa sürede mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Çocuk ağızdan yeterli miktarda sıvı alamıyorsa bu durumda damardan sıvı ve elektrolit takviyesi tedavisi uygulanabilir. Bu dönemde çocuğa gazlı ve şekerli içecekler verilmemelidir. Bu tür içeceklerin ishale faydalı olduğuna inanılır; ancak bu yanlıştır. İshali kesmek için bitkisel ürünler de verilmemelidir.

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/cocuklarda-ishal-ve-evde-tedavi/

Süt içen çocuklar uzun oluyor

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz ve Dalgın Oluyor

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Lakpa Gelu'ya göre, diğer şerpa, rekoru iki saat farkla eline geçirdiğini savunuyordu. Ama Lakpa inanmıyordu bu şerpaya. İki yıldır Katmandu'da yaşadığım için Lakpa'nın ikilemine vereceğim cevap kolaydı. “Miss Hawley bu konuda ne düşünüyor?” diye sordum.

Nepal'e taşınmadan önce Elizabeth Hawley ya da daha iyi bilinen adıyla Miss Hawley diye birisinin varlığından haberim yoktu. Ama artık 87 yaşındaki bu kadının tüm dağcılık çevrelerinde olduğu kadar, Nepal'deki dağcılar arasında da ün yapmış olduğunun farkındaydım.

Miss Hawley, Amerika'dan gelmişti. ABD'deki bir veri tabanı için Himalayalar'a çıkan dağcıların resmi kayıtlarını tutuyordu.

Katmandu sokaklarının karmaşasından uzaktaki ufak apartmanında, Nepal'e gelen her keşif grubu hakkında titiz bir şekilde bilgi topluyordu. Gözünden hiçbir ayrıntı kaçmıyor, gerçeklerin kokusunu hemen alıyor, acımasızlığıyla tanınıyordu.

Miss Hawley, zirveye çıkan ve çıkamayanların gayrı resmi yargıcı haline gelmişti. Dağcılık dünyasının Miss Marple'ıydı o.

New York'dan Katmandu'ya

Miss Hawley ile bir yıl önce, bir Koreli dağcının tartışmalı tırmanışı hakkında haber yaparken tanışmıştım.

Kitaplarla çevrili odasında oturmuş, söz konusu tırmanış ve genelde hayat üstüne konuşmuştuk.

Gayet düzgün bir etek üstüne içli dışlı triko giymiş bu ufak tefek yaşlı kadının, Himalayalar'a tırmanan dağcılar konusunda, nasıl olup da dünya çapında bir uzman haline geldiğini merak ediyordum.

1923 yılında Şikago'da doğmuş olan Elizabeth Hawley, hiçbir zaman gerçeklerin gözünden kaçmadığını anlattı bana. Üniversiteden sonra New York'daki Fortune dergisinde araştırmacı olarak iş bulmuş. İşi, derginin “morg”unda çalışmakmış. Yani dergide ele alınan her tür konu hakkında yazılmış yazıların ve araştırma belgelerinin depolandığı, mağarayı andırır arşiv bölümü…

“Bilginin doğru olması gerektiğini, Fortune dergisinde öğrendim.” diyor ve sürdürüyordu Miss Hawley:

“Pasaklı olmak korkunç birşey. Terbiyesiz ve yanıltıcı olmak değil iş sadece. Böyle davrananları hemen atmak lazım!”

Sonsuz bir merak taşıyan Elizabeth Hawley, kendisine verilen maaşı ve yıllık izinlerini, dünyada turlara çıkmak için kullanmış.

Time dergisinin Delhi bürosunu ziyaret ederken Katmandu'ya gidip oradaki seçimler hakkında haberler yazması istenmiş.

Elizabeth Hawley, kendisini hiçbir zaman bir yazar olarak görmediğini, muhabirlik diline sahip olmadığını düşündüğünü anlatıyor. Ama yine de atlamış bu fırsatın üstüne.

Yanına bir ufak daktilo alıp birkaç hafta boyunca Nepal Sarayı'nda dönen entrikaları ve güdülen siyasetleri izlemiş. Ve bu, Katmandu'ya gelip yerleşme kararı almasına yetmiş.

“Orada kalıp üç-dört yıl boyunca Nepal'in kabuğundan çıkmasını ve 20. yüzyıla uyum sağlamasını izlemenin çok ilginç olacağını düşünmüştüm.” diyor Miss Hawley. Ama işte, o birkaç yıl, bir ömre dönüşmüş; Elizabeth çeşitli işlere girmiş çıkmış bu sürede. Time dergisinin muhabirliği, Reuters ajansına muhabirlik, seyahat acentalığı ve hatta fahri Yeni Zelanda konsolosluğu…

Ama dönüp dönüp yaptığı iş, hep, dağcılık olmuş.

Gerçekleri saptama ve araştırma merakı yüzünden, adeta kurumlaşarak, Himalayalar'a tırmanışların, canlı belleği haline gelmiş.

Peki ya, Lakpa'nın rekoru?

Elizabeth Hawley'i yeniden ziyaret edip diğer şerpanın doğruyu söyleyip söylemediğini sordum. “Zannetmiyorum” dedi Miss Hawley. Diğer şerpanın Everest'e tırmanışının “fazla hızlı” olduğunu ve kimsenin adamı dağda görmediğini söyledi. “Zaten bu öbür şerpa gasp suçuyla hapse girdi. Güvenilir bir insan değil.” diye de ekledi. Ayrılmak üzere kalkarken, sordum Miss Hawley'e:

Bunca yıl sonra, kendisini bir dedektife benzetiyor muydu?

Biraz duraksadı ve sonra başını sallayarak, “Evet, sanırım. Yarım kalmış işleri tamamlamayı severim.” dedi.

Page 3

FATİH KEÇE/ADANA Edinilen bilgiye göre, öğretmen olan babasını küçük yaşlarda kaybettiği öğrenilen 15 yaşındaki B.N.A., ilköğretimi tamamladıktan sonra girdiği sınavlarda Adana üçüncüsü olarak Adana Fen Lisesi'ni kazandı. Okula kaydı sırasında B.N.A.'nın öğretmen anne ve amcası, okuldaki İngilizce öğretmeni Semih G.

(47) ile aynı okuldan mezun olduklarını öğrendi. Ailesi, Semih G.'ye “Kızım artık size emanet, tanıdık birilerinin olması bizi sevindirdi” dedi. Evli ve 2 çocuk babası olduğu bildirilen Semih G., geçen yıl ilgi duymaya başladığı küçük kızı evleneceklerini söyleyerek kaçırdı. Kaçırma olayından 2 gün sonra B.N.A.'yı ailesine götüren Semih G.

, şikayetçi olmamalarını istedi. Kızlarının geleceğini olumsuz etkilememesi için aile durumu polise bildirmezken, B.N.A.'nın kaydını Niğde'deki bir liseye aldırdı. Ancak Semih G.'nin, ilişkisini kesmediği kızla internet ve telefon aracılığıyla, zaman zaman da Niğde'ye giderek yüz yüze görüştüğü öğrenildi. Semih G.

'nin geçen hafta yazlık evini satıp bankadaki paralarını da çekerek 100 bin TL nakit para ile B.N.A. ile Adana'da buluşup kaçtığı öne sürüldü. Kızlarının eve gelmemesi üzerine polise başvuran aile, B.N.A.'nın İngilizce öğretmeni Semih G. tarafından kaçırıldığını söyleyerek polise başvurdu. Araştırma yapan polis, Semih G.

'nin eşi ve çocuklarına otomobili ile Adana'daki evin tapusunu bıraktığını öğrendi. Eşinin öğrencisiyle olan ilişkisinden haberdar olan Semih G.'nin eşinin ise kaçma olayından kısa bir süre önce kayınpederini arayıp, “Oğlunuz evi terk edecek. Artık bizimle de ilgilenmiyor” diyerek yardım istediği öğrenildi. Semih G.

'nin yerini belirlemek için geniş çaplı araştırma yapan polis, görev yaptığı okuldaki öğrenci ve öğretmenlerle de görüşürken, öğretmenin yerinin belirlenmemesi için telefon hatlarını kapattığı, başkasının adına kayıtlı telefon hattını kullandığı anlaşıldı. Öğrencisiyle kaçan Semih G.

hakkında olumlu görüş belirten öğrencilerin ise, “Okuldaki tüm öğrencilerle iyi geçinirdi. Herkesle özellikle kız öğrencilerle iyi bir diyaloğa sahipti” dediği öğrenildi. Öğrencileri Semih.G. için bir internet sitesinde de, “Lisenin yiğit öğretmenidir. Biraz asabidir ama kalbi tertemizdir.

Maddi durumu bozuk bir öğrenci arkadaşımıza para verirken gördüğümde, 'Oğlum sakın kimseye söyleme, arkadaşın rencide olur' dedi. Üçkağıtçılığı sevmez, öğrencilere babalarının mesleğine göre değil karakterlerine göre davranır” şeklinde yorumlar yazdı.

Semih G.

'nin 4 Ekim Pazartesi gününden beri görev yaptığı okula gelmediğini ve bundan dolayı hakkında yasal işlem başlatıldığını açıklayan Adana İl Milli Eğitim Müdürü Abdulgafur Büyükfırat, öğretmene ailesinin de ulaşamadığını, ailenin öğretmenin yanında yüklü miktar para ile gittiğini söylediğini belirtti.

Источник: //www.iha.com.tr/haber-sut-icen-cocuklar-uzun-oluyor-203255/

Çocuklarda Uyku Sorunları

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz ve Dalgın Oluyor

Uyku, yaşam süresinin 1/3 ‘ünün geçtiği, organizmada kendine özgü aktivitelerin oluşuğu bir süreçtir. Uyku çevre ile algısal bağlantının kesilmesi ve çevreye cevapsızlıktır.

Sosyal ve Ailevi Faktörler

İlk üç aydan sonra çocuğun uyku paterni çevre faktörlerinden daha çok etkilenmeye başlar..

Anneden ayrı düşme ile çocuklardaki uyku bozukluğu arasında bağlantı vardır. Bebeklik çağında uyku bozuklukları genellikle anksiyetesinin (ayrılık sıkıntısı) bir belirtisi, daha sonraki çocukluk döneminde ise, daha çok saldırgan dürtülerin kontrolünü kaybetme korkusudur.

Fiziksel rahatsızlıklar, mide-bağırsak yakınmaları, ağrı gibi faktörlerin uykuda etkili olacağı tabiidir. 2-3 yaşlarında uykuya dalma korkusu, karabasan, görülmeye başlar. Uykuya dalma korkusu rüya ve gerçeği ayırt edemeyen çocukta gelişebilir.

Nörotik çocuklarda uykuya dalmakta güçlük çekenlerde sebep okul öncesi çağda ölüm kavramını tam anlayamayan çocuğun uyuyup uyanamama endişesi olabilir. Kendi saldırgan dürtülerinin ölümle cezalandırılacağını düşünerek uyumaktan korkabilirler.

Ayrıca ödipal 2-6 yaş dönmede çocuk, anne babasının odasına girebilmek için çeşitli nedenler yaratarak, uykusunu bölebilir. Uykuda yürüme okul çocuklarının %6’sında, gece korkuları çocukların %3’ünde ortaya çıkabilir.

Gece korkuları

Bebeklik dönemini aştıktan sonra, çocuk 4 yaş civarına geldiğinde gece korkuları başlayabilir. Gece korkuları, genellikle çocuk uykuya daldıktan 1-2 saat sonra ortaya çıkar. Çocuk çığlık atarak uyanır, ter içindedir, kalp atışları hızlıdır, derin derin soluk alıp verir. Korktuktan sonra artık yatağında tek başına yatmak istemez.

Çocuk gece korkuyla uyandıktan sonra, anne-baba ona yeterince sevgi göstermeli ve sakinleşmesini sağlamalıdır. ‘’ Yine neden korktun, korkacak bir şey yok ki, hadi uyu bakalım’’ tarzındaki konuşma ve yaklaşımlar, çocuğu sakinleştirmez, daha da hırçınlaştırır. Bu yüzden korkan çocuğa anne-baba şefkatle yaklaşmalı, onu sakinleştirmelidir.

Uyuyana kadar çocuğun yanında kalmak, çocuğa güven duygusu verir. Bazen çocuk çok korktuğu gecelerde, yatağında yatmak istemez ve anne-babasının yatağına gitmek ister.

Çocuğu daha fazla örselememek için, çocuk uyuyana kadar anne-babanın yanına alınabilir, ama sabaha kadar yatmasına izin verilmemeli, uyuduktan sonra tekrar yatağına geri yatırılmalıdır..

Bu yaklaşımlar, çocuğun gece korktuğu zaman, onu sakinleştiren ve yeniden uykuya geçmesini sağlayan davranışlardır. Ama asıl sorunu öğrenmeden, çocuğun gece korkuları bitmez. Çocuk korkulu bir rüya gördüğünden dolayı da korkuyla uyanabilir, iç dünyasının huzursuzluğundan dolayı da… bu huzursuzluk araştırılıp bulunmalıdır.

Çocuklara yatmadan önce korku filmleri izletmemek gerekir. Çocuğun yanında, onu korkutacak konuşmalardan kaçınmalıdır.

Gece korkuları, çocuğun yaşı büyüdükçe kendiliğinden geçebilir. Ama çok aşırı durumlarda, bir uzmana başvurarak tedavi gereklidir.

Gece Terörü

Gece korkusu tüm çocukların %3’ünde, erkeklerde 5-7 yaşları arasında sık görülür. Gece korkusunu başlangıcı sıklıkla ruhsal bir travma sonucudur. 3-10 yaşlarında olur, nöbetler şeklinde gelir.

Uykuya daldıktan 2-3 sn sonra derin NREM de ortaya çıkar. Çocuk çığlık aratarak kalkıp yatakta otur, korkulu gözlerle etrafa bakar, sabahleyin hatırlamaz. Çocuk saldırgan olabilir. Terör (gece terör) de ağlama, aşırı ajitasyon, otonom belirtiler de görünür, amaçlı hareketler %3 görülür.

Çocukların1/5’inde görülür. Gündüz aşırı heyecanlanmalarla ilgili olabilir. Çocuk ağlayarak uyanır, huzursuz olur. Normal REM uykusu sırasında görülen ayrıntılı, hoşnutsuzluk veren korkutucu rüyalardır. Çocuk uyanınca rüyasını hatırlayabilir. Çevresindekileri tanır, sonra tekrar uykuya dalar.

En çok 4_6 yaş arası görülür. Gün boyu korkular nedeni ile oluşan anksiyete gece de devam eder, çocuğun saldırgan dürtülerini kontrol etme korkusunun sonucuda olabilir. Sıklıkla 4-6 yaşta odipal çatışmanın ürünü olan karabasanlar görülür.

6-11 yaşlarda olgunlaşan e, çatışmalarla daha iyi başarabilme yolları bulur. Bu nedenle karabasan ve diğer uyku bozuklukları azalır. Aileden kopma tehdit olarak algılanıp karabasan şeklinde ortaya çıkar. Karabasanda halüsülasyon yoktur, rüyasını hatırlar, karabasan kısa sürebilir.

(1-2 dakika) gece korkusu 15-20 dakikadır. Aile ile işbirliği yapılmalıdır.

Uyuma Güçlüğü

Çocuklarda uyku sorunları, genellikle 2 yaş civarında başlar. En sık görüleni de uyuma güçlüğüdür. Erkeklerde daha fazladır.

Çocuklardaki uyuma güçlüğünün belli başlı nedenleri şunlardır:

• Anne, baba aşırı hoşgörülüdür. Çocuk uyumamak için türlü bahaneler bulur. Onlar da her dediğini yaparlar. Böylece her akşam evde bir kargaşa yaşanır, sinirler bozulur.

• Aile aşırı disiplincidir. Çocuk bu katı tutuma tepkisini uykuya direnerek gösterebilir.

• Çocuğun odası rahatça uyumaya elverişli değildir. Ev aşırı gürültülü ve havasız
olabilir.

• Baba eve geç geliyorsa, çocuk onunla daha çok birlikte olabilmek için uyumaz.

• Çocuk gündüz uykusunu alır ve gece daha az uyur.

• Bazı dönemlerde çocuklarda uyku bozuklukları sıktır. Örneğin yeni yürümeye başlayan çocukların uyku düzeni bozulmaktadır.

• Çocuğun odasının ya da yatağının değiştirilmesi uyuma güçlüğüne neden olabilir.

• Kimi çocukların günlük uyku gereksinimi azdır. Sabah geç kalkan çocuğun akşam erkenden uykusu gelmez.

• Çoğu evde, akşam saatleri yaşanan canlılık çocuk için çekicidir.Televizyon seyredilir. Çocuk bu her zaman bulamadığı bu ortamdan ayrılmak istemez.

• Kimi çocuk uyumayı annesinden ayrılma olarak değerlendirir ve bunun sıkıntısını duyar. Bu daha çok aşırı anneye bağımlı çocuklarda görülür.

• Çocuk enerjisini bir biçimde boşaltmalıdır. Bunun da en iyi yolu türlü oyunlardır. Hareketli oyunlar, koşma, top oynama vb. çocuğun enerjisini boşaltarak sakinleşmesine yol açar. Eğer çocuk gündüz oynadığın oyunlarla boşalmamışsa, uykuya dalmada güçlük çekebilir. Ancak, unutmayın uyku saatine yakın oynanan hareketli oyunlar da çocuğun uykusunu kaçırır.

• Aşırı sıcak ve soğuk rahat uyumaya engeldir. 170C nin altı ve 24oC ’nin üstü uyku için uygun değildir.

Çocuğun saatinde uyuması için ne yapılabilir?

• Müzikli bir oyuncağı uyku saatinde çaldırıp, çocuğu belli bir saatte uykuya şartlandırmak da mümkündür. Kısa bir masal ya da müzik çocuğu rahatlatarak uykuya geçmesini sağlayabilir.

• Karanlıkta uyumayan çocuklar için gece lambası şarttır. Böylece ışığı yanık bırakmak zorunda da kalmazsınız.

• Çocuğun kapısını yarı açık bırakmanız da yalnız kalmak istemeye bir çözüm olabilir.

• Uyumadan önce içirilen sade veya ballı ılık süt, uykuya dalmayı kolaylaştırabilir.

• Siz nasıl sıkıntılı iken uyuyamazsanız, çocuk da uyumaz. Onun oyun gereksinimini tatmin edip hatlatın. Eğer siz ya da eşiniz ona yeterince zaman ayıramıyorsanız, yatağın başında bir süre kalarak, sakinleşmesini ve kendini güvenli hissetmesini sağlayın. Yalnız dikkat edin, bu iş fazla uzamazsın.

Çocuk sizin yatağınızda yatmak isterse…

• Buna izin vermeyin. Bazı çocuklar uyumadan önce veya gece yarısı uyanarak anne ve babalarıyla yatmak isterler.Kısa bir süre için böyle bir şey yapmanız ileride büyük sorunlara yol açabilir. Sizinle birlikte yatması çocukta cinsel uyarılar yapabilir.

• Yine, anne-babalarıyla yatan çocuklarda anne babaya aşırı bağımlılık görülür.

• Yatağınıza gelmek isteyen çocuğu azarlamadan kendi yatağına götürün. Eğer sakin değilse bir süre onunla ilgilenip, konuşarak sakinleşmesini sağlayın.

Çocuğun uyku gereksinimi

Her çocuğun uyku gereksinimi farklıdır. 9 aydan 3 yaşa kadar ortalama 11-12 saat gece uykusu, 2-3 saat de gündüz uykusu(öğleden sonra) yeterlidir.

Çocuğun sağlıklı gelişebilmesi için yeterince uyuması şarttır. Bazı hormonlar uykuda artar, bazıları azalır. Örneğin büyüme hormonu salgılanması uykuda artar ve bu nedenle uyku büyüme üzerinde olumlu rol oynar. Yani ninnide söylenen uyusun da büyüsün lafı aslında doğru bir saptamadır.

Uyku derinliği

Uyku derinliği çocuktan çocuğa büyük farklılıklar gösterir. Kimi çocuk en ufak gürültüde uyanırken, kimisi sesten hiç etkilenmez.

Источник: //www.doktoramcam.com/cocuklarda-uyku-sorunlari/

Çocuklar süt içmeli ama ne kadar?

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz ve Dalgın Oluyor

Doğduktan sonraki ilk beslenme kaynağımız… Bebeklikten sonra çocukluk döneminde de büyüme ve gelişme için çok faydalı. Sadece çocukluk dönemi de değil; aslında yaşam boyunca tüketmemiz gereken bir besin: Süt. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren süt hep hayatımızda… Dünyanın en faydalı besini hiç kuşkusuz anne sütü… Faydaları saymakla bitmiyor.

Anne sütünden sonra ise hem çocukların hem de yetişkinlerin beslenme düzenlerinde olması gereken bir diğer içecek ise inek sütü. Her ne kadar anne sütü kadar olmasa da inek sütünün de faydaları saymakla bitmiyor.

Ancak inek sütü alerjisine dikkat! Acıbadem Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Neşe Ceylan, inek sütünün faydalarını ve inek sütü alerjisini anlattı.

Enfeksiyonlara karşı savaşta kalkan
Süt, büyüme ve gelişmeyi destekliyor, hücre ve doku oluşumunda önemli bir rol alıyor. Beynin gelişmesinde ve çalışmasında faydası olan süt, bağışıklık sisteminin güçlenmesine de yardımcı olarak enfeksiyonlara karşı kalkan rolü üstleniyor. Ayrıca yaraların da çabuk kapanmasına yardımcı oluyor.

Kemiklerin dostu
Süt ve süt ürünleri, kemiklerin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan kalsiyum, fosfor, magnezyum ve proteini sağlıyor. Çocukluk dönemi ve yaşam boyunca yeterli süt tüketimi kemiklerin güçlenmesine ve ileriki yaşlarda osteoporoz gibi kemik hastalıklarından korunmaya yardımcı oluyor.

Kan basıncını düşüyor
Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; günde 3 porsiyon süt ve süt ürünü tüketimi yetişkinler ve çocuklarda yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor.

Dişleriniz için de koruyucu
Sütün içerisindeki kalsiyum ve fosfor miktarı sağlıklı diş gelişimi ve devamlılığı için faydalı. İçeriğinde fazla miktarda bulunan kazein proteini, asitli yiyecek ve içeceklere maruz kalındığında diş minesinin üzerini ince bir film tabakası gibi sarıyor, diş minesinden kalsiyum ve fosfat kaybını önlüyor.

Yağlanmayı önlüyor
Süt içmenin kilo kaybı üzerinde de etkisi bulunuyor. Son yıllarda gerçekleştirilen bazı çalışmalar gösteriyor ki; kalori kontrollü diyetle birlikte, günlük süt ve süt ürünleri tüketimi karın bölgesi yağlanmasını azaltıyor ve kilo kaybına yardımcı oluyor.

Diyabet için düşük yağlı süt
Tip 2 diyabet günümüzde çocukluk çağından itibaren ortaya çıkan bir sorun. Şeker hastalığının önlenmesinde de düşük yağlı süt ve süt ürünleri tüketimi önemli bir yer tutuyor.

Azı da çoğu da zarar!

Elbette ki her şeyde olduğu gibi sütte de miktar çok önemli. Günde yarım kilodan fazla süt, demir eksikliğine bağlı kansızlık ve diş çürümesine neden oluyor. Sadece süt içerek kalori ihtiyacını alan çocuk yemek yiyemiyor ve düzensiz besleniyor.

Günlük alınması gereken süt miktarı şöyle: 

  • 2-3 yaş grubu çocuklar için 2 bardak/günlük
  • 4-8 yaş arası çocuklar için 2,5 bardak/günlük
  • 9 ve üzeri yaş çocuklar için 3 bardak/günlük

Kararında ‘tatlandırın’
Eğer çocuklarınız ya da siz sütün tadını sevmiyorsanız içine bal veya pekmez ekleyebilirsiniz.

Fakat şeker, reçel bal gibi maddeleri eklediğinizde diş sağlığınıza son derece dikkat etmek gerekiyor. Özellikle biberon kullanan çocuklar için bu durum daha da önemli.

Bu tip maddeler ağızda salgılanan tükürük miktarı ve kalitesini etkileyerek diş çürüklerine neden olabiliyor.

Hiç mi içmiyor?
Hiç süt içmeyen ve içmek istemeyen bir çocuk fazla zorlanmamalı. Süt alternatifleri denenmesi de günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamaya yeterli oluyor. Bir çocuk kahvaltıda 15-20 gram kaşar peynir veya beyaz peynir yediği takdirde 1 bardak süte eşdeğer kalsiyum almış oluyor.

Peyniri de yemeyen bir çocuksa, 2’şer tatlı kaşığı pekmez ve tahini karıştırırsanız yine 1 bardak süte eşdeğer kalsiyum alınıyor. Buna 1 de haşlanmış yumurta ya da karışık sebzeli bir omlet eklerseniz, 1 bardak sütün kalsiyum değerini bile geçmiş olur. Unutmayın ki yeşil yapraklı sebzeler iyi kalsiyum kaynaklarıdır.

İnek sütü alerjisine dikkat!

İnek sütünde, süt alerjisi olan kişilerde reaksiyona sebep olabilecek 25 adetten fazla farklı protein bulunuyor. Bazen bu proteinlerden sadece birine bazen de birçoğuna alerjik tepki gösterilebiliyor. Alerji durumunda herkeste farklı tepkiler gelişebiliyor.

Bu tepkiler bazılarında hafif ve zararsız olurken, bazılarında en ufak miktardaki süt bile çok ağır alerjik tepkilere sebep olabiliyor. Süt alerjisinde en sık yaşanan belirtileri arasında mide ve bağırsak yollarında görülen rahatsızlıklar yer alıyor.

Ancak, ağız ve boğaz kısımlarında görülen kaşınmalar, mukozadaki şişkinlik ve nefes darlığı da inek sütü alerjisinde zaman zaman yaşanabilen sorunlar arasında. Genelde çocuklarda görülen süt alerjisi en fazla 5 yaşına kadar devam ediyor.

Tedavide dikkat edilmesi gereken ilk kural ise, süt ve süt ürünlerinin diyetten çıkarılması.

Video: İnek sütü alerjisinin belirtileri nelerdir?

İlginizi çekebilir

İnek sütü alerjisi yaş ilerledikçe geçer mi?

Süt tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler

Süt içmeniz için 8 neden

Anne sütü neden önemli?

Paylaş

Источник: //www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/cocuklar-sut-icmeli-ama-ne-kadar

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz Ve Dalgın Oluyor

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz ve Dalgın Oluyor

Kalsiyum yönünden yetersiz beslenme çocuğun çeşitli salgın hastalıklara daha çabuk yakalanmasından, zeka gelişimine kadar pek çok konuda etkin rol oynuyor.

Süt başta olmak üzere kalsiyum ağırlıklı beslenme ise çocuğun ilerleyen dönemlerde yaşam kalitesini yükseltiyor ve sağlığını bozabilecek diğer etmenlere karşı da güç kazanmasını sağlıyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr.

Dicle Çelik, “28 Eylül Dünya Okul Süt Günü” kapsamında süt tüketiminin önemi ve çocuklarda kalsiyum eksikliğinin neden olabileceği rahatsızlıklar hakkında bilgi verdi.

Kalsiyumun en iyi kaynağı “süt”

Süt; su, yağ, protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminlerden oluşur. Bir su bardağı sütte (200 ml) yaklaşık olarak 9 gr karbonhidrat, 6 gr protein ve 6 gr yağ bulunur. Yaşamın her döneminde büyük önem taşıyan kalsiyum minerali özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar için değerlidir. Süt ve süt ürünleri ise kalsiyumun en iyi kaynağı olarak gösterilir.

Kalsiyum çocukların kemik ve diş oluşumlarının tamamlanmasında, ileriki yaşlarda kemik yoğunluğunun azalmasını önlemede yardımcıdır. İlk 6 ay sadece anne sütü, anne sütünün eksikliğinde veya yokluğunda devam sütü önerilir. 6. aydan sonra tamamlayıcı beslenme ile birlikte anne sütü 2 yaşına kadar verilmelidir.

1 yaştan önce ise bebeklere asla inek veya keçi sütü içirilmemelidir.  

Süt içmesi için çocuğunuza örnek olun

Çocuk gelişiminin temel yapı taşlarından birini kemik yapısı için en önemli mineral olan kalsiyum oluşturur. Yaşamın ilk yıllarında anne sütü ile alınan kalsiyum, çocuklarda sağlıklı kemik gelişimini sağlarken, ileriki yaşlarda risk oluşturabilecek osteoporoz yani kemik erimesinden de korur.

Ergenlik öncesi dönemde, çocukların kalsiyum ihtiyacı günde 800 mg’dır. Çocuklara küçük yaşlarda, süt ve süt ürünlerinin içinde olduğu beslenme alışkanlıkları kazandırmak önemlidir. Bunun için çocuk zorlanmamalı ve ödül-ceza yöntemine başvurulmamalıdır.

Mantıklı bir şekilde anlatılarak, örnek olunmalı; çocukların duyduklarından ziyade gördüklerini uyguladıkları unutulmamalıdır.  

Çocuğa kolay süt içirmek için…

Gebeliğinde süt tüketen anne adayının bebeğinin tat duyusu sütü yadırgamaz ve kolaylıkla içebilir. Bebeğiniz 1 yaşını geçtikten sonra günlük 500 ml’yi geçmemek koşuluyla süt  ve kefir verebilirsiniz. Günlük 600 ml’den fazla inek sütü tüketmek kabızlık, kansızlık ve iştahsızlığa neden olabilir. Anne-babası süt içen çocuklar daha kolay süt içebilirler.

Pipet kullanımı seven çocuklara renkli pipetler ya da renkli bardaklarla süt verilebilir. Sütün içerisine muz, çilek ya da hurma gibi meyveler eklemek hem besleyicilik değerini artıracak hem de kolay içim sağlayacaktır. Özellikle 1 yaş sonrası gece uykuda süt içirmenin daha sonra diş çürümelerine neden olacağı unutulmamalıdır.

Bu nedenle sabah ve ikindi saatlerinde süt içmek ağız ve diş sağlığı açısından daha uygun olacaktır.

Yetersiz kalsiyum kalpte çarpıntı yapıyor

Kalsiyum eksikliğinde kemiklerde çok çeşitli sorunlar ortaya çıkar. Çocukluk çağında raşitizm, erişkinlerde osteomalazi-osteoporoz gibi tablolar meydana gelir. Çocuklarda ağlama, hırçınlık, iştahsızlık olabilir.

Duyu kusurları, kaslarda seğirmeler, uyku bozukluğu, dalgınlık, saç ve tırnaklarda kırılmalar görülebilir. Eksiklik uzun sürerse bacaklarda kramplar, kalpte çarpıntı, uyuşukluk, kulak çınlamaları ve vücut kaslarında titreme- kasılma ile seyreden tetani adlı bir tablo da gelişebilir.

Bu nedenle çocukların kalsiyumdan zengin beslenmesine ayrıca özen gösterilmelidir.

Çocukların günlük alması gereken kalsiyum miktarı:

0-6 ay: 360 mg

7-12 ay: 540 mg

1-10 yaş: 800 mg

11-18 yaş: 1000 mg

*1 bardak sütte yaklaşık 250 mg kalsiyum, 1 bardak yoğurtta yaklaşık 250 mg kalsiyum, 1 porsiyon beyaz peynirde yaklaşık 100 mg kalsiyum bulunur.

Cam şişelerdeki pastörize sütleri tercih edin

Sütü tüketme ve saklama koşullarına da dikkat edilmesinde fayda var. Pastörize edilen günlük sütler buzdolabında 4-5 derecede yazın bir gün, kışın 2-3 gün saklanabilir.

Pastörizasyon işlemi tam yapılmamış olan sütlerde ısıtıldığında tat ve renk değişimi olur. Bu sütlerde zararlı bakteriler tamamen yok edilmemiş olabileceği için asla tüketilmemelidir.

Bu nedenle süt satın alınırken güvenilir markaları ve mümkünse cam şişelerde muhafaza edilen pastörize sütleri tercih etmek doğru olacaktır.

Güncellenme Tarihi: 25 Eylül 2018Yayınlanma Tarihi: 25 Eylül 2018

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/az-sut-tuketen-cocuklar-daha-uykusuz-ve-dalgin-oluyor/

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz Ve Dalgın Oluyor – Sağlık Rehberi

Az Süt Tüketen Çocuklar Daha Uykusuz ve Dalgın Oluyor

  • Ana Sayfa
  • Sağlık Rehberi
  • Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri)

Bizi Arayın  

444 7 888

  • instagram
  • instagram

444 7 888

  • Ana Sayfa
  • Sağlık Rehberi
  • Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri)

Uzm. Dr.

Dicle ÇELİK
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri)
Memorial Şişli Hastanesi

Kalsiyum yönünden yetersiz beslenme çocuğun çeşitli salgın hastalıklara daha çabuk yakalanmasından, zeka gelişimine kadar pek çok konuda etkin rol oynuyor.

Süt başta olmak üzere kalsiyum ağırlıklı beslenme ise çocuğun ilerleyen dönemlerde yaşam kalitesini yükseltiyor ve sağlığını bozabilecek diğer etmenlere karşı da güç kazanmasını sağlıyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr.

Dicle Çelik, “28 Eylül Dünya Okul Süt Günü” kapsamında süt tüketiminin önemi ve çocuklarda kalsiyum eksikliğinin neden olabileceği rahatsızlıklar hakkında bilgi verdi.

Son Haberler

Tümünü Gör

  • Memorial Online Randevu Uygulaması

Bizi Takip Edin

  • instagram

© 2019 Memorial Sağlık Grubu

CANLI DESTEK

Источник: //readtiger.com/https/www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/az-sut-tuketen-cocuklar-daha-uykusuz-ve-dalgin-oluyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.