Azospermi (Erkek Kısırlığı) ve Tedavisi

içerik

Azospermi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir? | Anneysen.com

Azospermi (Erkek Kısırlığı) ve Tedavisi

Erkeklerde kısırlık nedenlerinden biri olan azospermi nedir, nasıl ortaya çıkar, tedavisi var mıdır gibi merak edilen tüm sorulara bu yazıda cevap verdik.

Azospermi (sıfır sperm), meni içerisinde hiç sperm bulunmaması durumuna verilen isimdir. Bu durumda korunmasız cinsel birliktelik olmasına rağmen meni içerisinde bir yumurtayı dölleyecek spermler olmadığı için hamilelik oluşmaz. Erkeklerde infertilite probleminin yaklaşık %10-15’ini azospermi oluşturur.

Kısırlık (İnfertilite) Nedir, Nasıl Anlaşılır?

Azospermi nedenleri nelerdir?

Azospermi, genetik faktörlere bağlı olarak doğuştan görülebilen bir problem. Ama önceden sağlıklı olan bir erkekte daha sonra da ortaya çıkabiliyor. Nedenleri arasında;

  • Sperm iletim kanallarındaki tıkanıklık (Bu durumda sperm üretilir ama tıkanıklık nedeniyle dışarı atılamaz.),
  • Genetik bozukluklar (Kistik fibrozis –CFTR mutasyonu gibi),
  • Testis bozuklukları (inmemiş testis gibi),
  • İlerlemiş yaş,
  • Psikolojik problemler,
  • Stres,
  • Kalitesiz beslenme,
  • Hormon dengesizlikleri,
  • Vücutta spermleri ortadan kaldıran antikorların varlığı gibi durumlar var.

Bu sorun, kendini fiziksel belirtilerle nadiren gösterir. En önemli belirtisi, 1 yıl korunmasız ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamamaktır. Bu şikayetle bir uzmana danışıldığında gerekli tetkikler yapılır ve sorun ortaya çıkar.

Bunun dışında nadiren meninin renginin ve yapısının değişmesi, kokulu olması gibi durumlar azospermi belirtisi olabilir.

Bu da erkeklerde kısırlık sebeplerinden: Varikosel Nedir?

Azospermi tedavisi nasıl yapılır?

Kısırlık şikayeti ile bir uzmana başvurduğunda doktorun, senden ve eşinden bazı testler ister. Sen yumurtalıkların ve rahminle ilgili tahliller yaptırırken eşinden de;

  • Spermiogram yani semen analizi,
  • Hormon testleri,
  • Testis ultrasonu gibi testler istenir.

Burada ayırıcı olan semen analizi sonuçlarıdır. 2 hafta arayla 2 ya da 3 kez spermler incelenir ve bu incelemede hiç sperm hücresi görülmediyse azospermi teşhisi konur.Teşhisin ardından durumun özellikleri incelenir ve sorunun neyden kaynaklandığı bulunmaya çalışır. Ardından azospermi tedavisi için uygun yöntem belirlenir.

Eğer azospermi sorunu sperm kanallarındaki tıkanıklıktan kaynaklanıyorsa cerrahi bir operasyonla bu tıkanıklık giderilir ve spermlerin kolayca dışarı çıkması sağlanır. Böyle bir azospermi tedavisi olanlar, iyileşme süresinin ardından genellikle doğal yollarla çocuk sahibi olabilir.

Eğer azospermi tıkanıklık sebebiyle oluşmadıysa üretim problemi söz konusu olabilir. Bu durumda cerrahi yöntemlere başvurulur. Azospermi amileyatında kullanılan yöntemler şunlardır:

  • PESA (Perkutan Epididimal Sperm Aspirasyonu): Bu yöntemde testisler üzerinden içeri bir iğne ile girilir ve içerideki spermler çekilir. Bu yöntemle sperm elde edilmezse diğer yöntemler uygulanır.
  • PTSA (Perkutan Testiküler Sperm Aspirasyonu): Bu yöntemde yine testisler üzerinden bir iğne ile testis dokusu alınır.
  • TESE (Testiküler Sperm Ekstraksiyonu): Testis üzerindeki deri açılır ve içeriden küçük bir doku alınır.
  • Mikro TESE (Mikroskobik Testiküler Sperm Ekstraksiyonu): Azospermi tedavisinde son gelişmelerden biri olan Mikro TESE’de testis dokusu açılarak yumurtalıklar mikroskobik olarak incelenir. Sonrasında spermin bulunabileceği bölgelerden örnekler alınır ve tekrar incelenir. Eğer sperm bulunursa hemen dondurulur ve anne rahmine yerleştirme işlemi yani tüp bebek tedavisi uygulanır. Sperm bulunamazsa, bazı azospermi ilaçları verilir ve bir süre sonra işlem tekrarlanır.

Öğren: Tüp Bebek Nedir, Nasıl Yapılır?

Yalnız şunu belirtmekte fayda var; mikro enjeksiyon yöntemi, azospermi sorununu tamamen ortadan kaldırmaz. Yalnızca bu sorunu rağmen hamilelik gelişmesini sağlar. “Azospermi olup çocuğu olanlar var mı?” diye soruyorsan, son zamanlarda bu yöntem sayesinde mümkün olduğunu söyleyebiliriz.

Bazı uzmanlar ise zaten üretiminin sorunlu olduğu sperm hücrelerini dondurup çözdürmenin yapılarına daha çok zarar vereceğini düşünüyor. Bu yüzden önerileri, mümkün olduğunca taze spermi kullanabilmek!

Azosperminin bitkisel tedavi yöntemleri var mı?

Hayır, ne yazık ki azosperminin bitkisel bir tedavi ile tedavi edilmesi mümkün değil. Ama sperm kalitesini yükseltmek için bazı beslenme önerileri mevcut.

Buradan bilgi alabilirsin: Sperm Kalitesi Nasıl Arttırılır?

Источник: https://www.anneysen.com/hamilelik-planlama/makale/kisirlik-ve-tup-bebek-tedavisi-azospermi-nedir-nasil-tedavi-edilir_11334

Azospermi Nedir?

Azospermi (Erkek Kısırlığı) ve Tedavisi

Çiftler belli bir süre doğal yolla bebek sahibi olmayı denedikten sonra bir sağlık kurumuna başvurmaktalar. Yapılan tetkikler, muayeneler sonucunda sorunun kadından mı, erkekten mi, yoksa her ikisinden mi kaynaklandığı tespit edilir.

Kadından kaynaklanan kısırlık sebepleri; yumurtlama bozuklukları, tüplerde tıkanıklık, cerrahi operasyonlardan kaynaklı yapışıklıklar, üreme organlarında miyom, kist oluşumu, ileri yaştan dolayı üreme yeteneğinin azalması, üreme organlarında oluşan anomaliler şeklinde sıralanabilir.

Erkekten kaynaklanan kısırlık sebepleri ise genel olarak; sperm kalitesinin, hareketliliğinin ve sayısının düşük olması, menide hiç sperm bulunmaması, yani azospermi şeklinde sıralanabilir.

Erkeklerde iltihaba bağlı olarak gelişen hastalıklar, genetik sorunlar, daha önce geçirilmiş cerrahi işlemler, doğum  sırasında meydana gelen anomaliler, hormonsal hastalıklar ve kimyasal faktörler en sık olarak kısırlığa sebep olan sorunlardır.

Bunların yanında varikosel yani damarlarda oluşan varisleşme, alkol ve sigara kullanımı, kas geliştirmek için alınan doping ve steroid tarzı ilaçlar hormonsal hastalıklara neden olabilir. Bu tür bir durumda vücutta üretim bozukluğu yaşanarak üreme organlarının fonksiyonları bozulur. Tüm bu sıralanan sebepler erkeğin doğal yolla bebek sahibi olmasını engellemekte ve üremeye yardımcı tedavi yöntemlerine başvurmasını gerektirmektedir.

Azospermi nedir?

Erkekte kısırlığa sebep olan etkenlerden birisi olan azospermi sorunu, erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumu olarak tanımlanmaktadır. Çok sık rastlanmayan azospermi sorunu tüm dünyada erkelerin % 1’inde, ancak bebek sahibi olamayan erkeklerin ise % 10 – 15’inde görülmektedir.

Azospermi sorunu genel olarak tıkanıklığa bağlı olan ve tıkanıklığa bağlı olmayan olmak üzere iki grupta incelenir. Tıkanıklığa bağlı azospermi vakaları, doğuştan sperm kanalarının bir bölümünün eksikliği, genital enfeksiyonlar ve cerrahi girişimler sonrasında oluşmaktadır.

Tıkanıklığa bağlı olmayan azospemi vakaları ise genetik bozukluklar, testislerin doğuştan yukarıda kalması, testis torsiyonu, bazı enfeksiyonlar ve radyasyon gibi nedenlere bağlı olarak gelişebiliyor.

Tıkanıklığa bağlı azospermi vakalarında kanalların açılması için bazı cerrahi girişimler denenir ve cerrahi uygulamalarla başarılı bir şekilde tedavi edilemeyen hastalarda ve tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi vakalarında tek tedavi yöntemi cerrahi yolla sperm elde etme ve mikroenjeksiyon uygulamasıdır.

Tıkanıklığa bağlı olarak gelişen azospermi vakalarında cerrahi yolla elde edilen spermlerle aşılama veya normal tüp bebek tedavisi yapılabilir. Ancak bu hasta grubunda başarılı bir gebelik elde etme şansı oldukça düşüktür.

Azospermi tanısı nasıl konur?

Azospermi vakalarında tanısal amaçlı yapılan testlerle tanı konulabilmesi için en az 1 ay ara ile alınan meni örneklerinde hiç sperm bulunmaması gerekiyor.

Bu tür hastalarda testis muayenesi, hormon tetkikleri ve ultrasonografi uygulamaları yapılması gerekir. Bu hastaların üroloji uzmanları tarafından detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Azospermi hastalarının bebek sahibi olabilmesi için çok önemli olan tüp bebek uygulamasına geçmeden önce bazı genetik testlerin yapılması önerilmektedir.

Tetkiklerde Y- kromozomunun AZfa, AZ veya tüm AZF bölgesinde delesyon olduğu tespit edilen hastalarda sperm bulma ihtimali çok düşük olduğu için tedaviye alınmaması daha doğru olacaktır.

Bununla birlikte eğer AZF delesyonu olan hastalar gebe kalırsa, aynı bozukluğun doğacak erkek bebeklere de geçebileceği hastaya ayrıntılı bir şekilde anlatılmalıdır.

Kromozom sayılarında bozukluk olan hastalarda ise tüp bebek tedavisi ile elde edilen embriyolara genetik tanı (PGD) uygulanmalı ve sadece sorunsuz embriyolar anne adayının rahmine transfer edilmelidir.

Azospermi hastalarında cerrahi yolla sperm elde etme teknikleri nelerdir?

Tüm dünyada bilinen azospermi vakalarının yaklaşık % 40’ı tıkanıklığa bağlı olarak gelişmiştir.

  Bu hastalarda temel uygulama bir iğne ile epidimise girilerek (PESA), mikrocerrahi yöntemi ile epididime girilerek (MESA), testise iğne ile girilerek (TESA) ve bu yöntemlerle sperm bulunmayan hastalarda ise testisten doku örnekleri alınarak (TESE) sperm elde edilebilmektedir.

Yani tıkanıklığa bağlı azospermi vakalarında PESA, MESA, TESA ve TESE yöntemleri uygulanarak sperm elde etme yoluna gidilir. Tıkanıklığa bağlı olarak gelişen azospermi vakalarının neredeyse tamamında bu yöntemler uygulanarak sperm bulunabilmektedir. 1993 yılından bu yana başarılı bir şekilde bu yöntemlerle sperm elde edilmektedir.

Hastanın epididiminden sperm alınmış, ancak hiç hareketli sperm bulunamamışsa, yine testisten sperm alınması gerekir. Bu konuda yapılan çalışmalarda, tıkanıklığa bağlı olarak oluşan azospermide mikroenjeksiyon uygulaması ile başarı oranlarının, mastürbasyonla sperm verebilen, yani menide sperm bulunan hastalardan çok da farklı olmadığı görülmüştür.

Tüm dünyada tespit edilen, bildirilen azospermi vakalarının yaklaşık olarak % 60’ı tıkanıklığa bağlı değildir.

Bu tür hastaların bir bebek sahibi olabilmelerinin tek yolu, testisten cerrahi yollarla sperm alınması ve sonrasında mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenme sağlanmasıdır.

Bu konuda yapılan çalışmalarda tıkanıklığa bağlı olmayana azospermi hastalarının yaklaşık olarak % 50’sinde cerrahi uygulamalarla sperm elde edilebildiği görülmüştür.

Bu tür hastaların testisine iğne ile girilerek sperm elde edilebileceği gibi, cerrahi olarak testisten biyopsiler alınarak da sperm elde edilebilir. Yapılan çalışmalar; iğne ile testise girildiğinde sperm bulma olasılığının daha düşük olduğunu ve sperm bulunan hastalarda da elde edilen sperm sayısının biyopsi ile sperm bulunan hastalara göre anlamlı olarak daha az olduğunu göstermiştir.

Testisten cerrahi yollarla sperm elde edilmesi işleminde testise travmatik bir etki vermek, kimi zaman hasar yaratmak söz konusu olabilmektedir. Ancak iğne ile sperm alma uygulamasında ise bu risk çok daha düşüktür.

Bu sebeple de bu tür hastalarda testis açılmadan önce, ilk olarak iğne ile sperm elde etmeye çalışmak önerilir. Ancak testis açıldıktan sonra alınacak biyopsi sayısı konusunda yapılan çalışmalarda ise birden fazla sperm olması durumunda, sperm bulma olasılığının daha yüksek olduğu da görülmüştür.

Bu tür durumlardaki temel düşünce sperm yapımı işleminin testiste homojen bir dağılım göstermediği ve bu nedenle de değişik bölgelerden alınan biyopsilerle sperm bulma olasılığının daha yüksek olacağı şeklindedir.

Tıkanıklığa bağlı olarak oluşan azospermi vakalarında sperm bulma olasılığını gösteren en önemli bulgu ise daha öncesinde hastanın testisinden tanısal amaçla alınan biyopsilerdeki patolojik tanıdır.

İşlemlerde hastanın sperm yapımının normal olduğu tespit edilmişse veya bazı yerlerde sperm üretiminin normal olduğu gözleniyorsa hastada cerrahi yolla sperm bulma olasılığı oldukça yüksektir. Ancak hastada sertoli cell only sendromu varsa, germ hücre aplazisi oluşmuşsa veya matürasyon arresti gibi tanılar varsa sperm bulabilme olasılığı daha düşüktür.

Araştırmalar göstermiştir ki; hastanın testis hacminin veya hormon düzeylerinin hastada sperm bulma olasılığı üzerindeki etkisi oldukça sınırlıdır, hatta bazı uzmanlara göre de hiçbir etkisi yoktur. Eğer hastanın azospermi sorunu tıkanıklığa bağlı değilse, bazı genetik testlerin yapılması önerilir.

Çünkü bu tür hastalarda bazı genetik bozukluklara rastlanma riski daha fazladır.

Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi vakalarının ortalama % 10 – 20’sinde somatik kromozom bozuklukları ve yaklaşık % 5 – 10’unda ise Y- kromozomunda kırıklara rastlanmaktadır.

Y-kromozomunun AZ bölgesinde veya AZyide içeren daha geniş delesyonlarında maalesef ki; cerrahi olarak sperm elde etme şansı yok denecek kadar az olduğu için, bu hastaların hiç tedaviye alınmaması ve bu şekilde boş yere ümitlendirilmemesi önerilmektedir.

Mikro TESE nedir?

Mikro TESE işlemi, mikroskop altında testisten biyopsi alınması uygulamasıdır. Bu işlemde amaç, dokunun mikroskop altında büyütülerek sperm içerme olasılığı daha yüksek olan dokuların alınabilmesidir.

Bu bakımdan mikro TESE işlemi sayesinde teorik olarak sperm bulma olasılığı artarken, daha az doku alındığı için de testise verilen hasar olasılığı azalmaktadır.

Bu konuda yapılan çalışmalar; mikro TESE ile sperm bulma oranının her geçen gün arttığını göstermekle birlikte, bazı çalışmalarda normal TESE ile arasında sperm bulma yönünden herhangi bir fark bulunamamıştır.

Mikro TESE işleminde daha az testis dokusu alındığı ve bu sebeple de testiste daha az zarar verildiği için bu işlem daha çok kabul görmekle birlikte, sperm bulma olasılığı konusunda daha geniş çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki; mikro TESE işlemi daha uzun süre gerektirmekte, özel bir deneyim ve ekipmana ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlar da mikro TESE işleminin çok önemli dezavantajlarıdır.

TESE işleminin riskleri nelerdir?

TESE işlemi sırasında ya da sonrasında hastanın testisinde kanama olması ve bu kanın orda birikmesi çok ciddi bir risktir. Zira hematom olarak adlandırılan bu sorun çok önemli bir problemdir.

TESE işlemi uygulanan hastaların yaklaşık olarak % 50’sinde hematom oluşumu görülebilmektedir. Oysaki mikro TESE yapılan hastaların sadece % 10 – 15’inde hematom oluşma riski bulunmaktadır.

Bununla birlikte sadece iğne ile sperm alınan hastalarda da hematom oluşumu riski bulunmaktadır.

Hastanın testisinden doku alınması işlemi bu dokuya az ya da çok bir zarar vermekte, o alanda hasar oluşmaktadır. İşte oluşan bu doku hasarının onarılması işlemi fibrosis adı verilen tıbbi süreçle gerçekleşmektedir.

Fibrosis gelişen alanlarda doku fonksiyonları bozulmuştur ve bu sebeple de bu süreç sonrasında testis fonksiyonları bozulabilme riski taşımaktadır.

Bu konuda yapılan bazı çalışmalar fibrosis görülme riskinin mikro TESE işlemlerinde çok daha az olduğunu göstermiştir.

TESE işlemi sonrasında hastanın testis fonksiyonlarında ve testosteron hormonu düzeylerinde belli bir azalma oluşabilir. Testosteron hormonlarında bir azalma olması da hastanın cinsel fonksiyonlarında bir bozulma olmasına sebep olabilir.

TESE işleminde bu risk yüksekken, yine mikro TESE işleminde bu risk çok daha azdır. Fakat işlem sonrasında hastanın testis fonksiyonlarının bozulması ve buna bağlı olarak da cinsel fonksiyonlarının olumsuz etkilenme riski oldukça düşüktür.

Zira bir değil, birkaç kez biyopsi alınan hastalarda bile cinsel fonksiyonlarda önemli bir bozukluk, aksaklık gözlenmemiştir.

Genel geçerli bu verilere keza, özellikle testis hacmi düşük olan hastalarda bu konuda çok dikkatli davranılması, mümkün olduğu kadar az doku alınarak işlem yapılması ve mutlaka mikro TESE işlemi uygulaması daha uygun görülmektedir. Bununla birlikte testisten doku alma işlemi sırasında testisin damarlarına zarar vermemeye de özellikle dikkat edilmelidir.

Yukarıda sıralanan işlemlerle elde edilen gebelik oranlarına dair yapılan çalışmalarda testisten sperm elde edilerek yapılan tüp bebek uygulamalarında elde edilen gebelik oranı diğer hastalarla karşılaştırıldığında daha düşük olarak saptanmıştır.

Yani azospermi varlığında sperm elde edebilmek için uygulanacak çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Fakat bu yöntemler uygulanmasına rağmen bu şekilde gebelik elde edebilme olasılığı, normal şekilde gebelik elde edebilmeye oranla daha düşüktür.

Bununla birlikte kadın yaşı çok ileri değilse (35’ten fazla değilse) ve elde edilen yumurta sayısı, yumurta kalitesi de iyi ise gebelik elde edebilme şansı yüksektir.

Источник: https://www.bulenttiras.com/azospermi-nedir

Azosperm nedir, nasıl teşhis edilir, tedavisi nasıl yapılır?

Azospermi (Erkek Kısırlığı) ve Tedavisi

Erkek infertilitesi çiftlerin % 50’sinde yaşanan bir faktördür; Olguların % 30’unda sorun erkeklerle ilişkili iken, olguların % 20’sinde sorunun karışık bir kökeni vardır, her iki kısım da söz konusudur. Bu durumu yaşayan erkeklerin toplam miktarını göz önüne alarak,  azoospermi  erkek infertilitesinin vakalarinin % 10-15’inin nedenidir.

Sperm sıvısında spermatozoa yokluğuna neden olana bağlı olarak iki tür azoospermi vardır .

  • Sekonder azoospermi (obstrüktif azoospermi ): testislerin sperm üretmemesine neden olur.
  • Obstrüktif azoospermi : testisler sperm yaparlar  ancak kanallar spermleri taşıyıp dışarı atamaz. Çıkan meni de  hiçbir sperm bulunamamasının sebebi budur.

Azosperm nasıl teşhis edilir.?
Azospermde Spermiyogram ile tanı

Ne kadar verimli olduklarını bilmek isteyen erkekler, merkezin androloji laboratuvarına bir semen ile analiz edilecek bir sperma örneği vereceklerdir. Bunu kapsayan farklı testler gerçekleştirildikten sonra hasta sonuç alır. Sperm eksikliği azoospermi olduğuna işaret edebilir.

Kategorik sonuçlarla, hastanın spermiyogram 2-3 hafta sonra tekrarlaması istenir. Bunu yaparak, uzmanlar, sperm yokluğunun, stres, kötü yemek, ilaçlar veya yüksek ateş gibi sperm öldüren faktörlerden kaynaklanmadığın dan emin olunur.

Hangi durumlar Azospermi yaratabilir ?

Neden Azosperm olunur?

Azoospermi genellikle diğer hastalıklarla bağlantılıdır . Aslında, bu koşullar, sperm üretimini engelleyebilir veya durdurabilir, böylece azoospermi oluşturabilir.

Azoospermi indükleyen, sık olmayan varyantları geliştirebilecek birçok hastalık olmasına rağmen, en net kanıtlara odaklanacağız. Bununla birlikte, bu spesifik şartları ele almadan önce, çocukluk hastalıklarının erkek üreme sisteminin gelişimi üzerinde etkili olabileceğini unutmamalısınız. Örneğin, kabakulak, menenjit, yüksek ateş veya şiddetli bulaşıcı süreçler söz konusudur.

Y-kromozom mikrodelesyonları

Y-kromozomunun mikro-delesyonu ile karakterize hastalık, bazı genlerin yokluğu Y-kromozom genleri doğrudan spermatogenezi etkiler. Azoospermi ile ilişkisi yaklaşık% 20’dir.

Kistik fibroz

Kistik fibroz esas olarak pankreas ve akciğerleri etkileyen genetik bir hastalıktır. Ayrıca infertilite oluşturabilir.

 Obstrüktif azoospermi olan erkeklerin% 10’unda konjenital bilateral efferent kanal yokluğu yani spermlerin testislerden idrar yoluna gidebileceği transporasyon kanalları yoktur.

 Olguların % 70’inde bu erkekler kistik fibroz geçirir veya hastalığın taşıyıcılarıdır.

Kronik böbrek yetmezliği

Kronik böbrek yetmezliği testosteron üretimini azaltabilir; bu, spermatogonez üzerine doğrudan etkisi olan, LF ve FSH düzeylerinde bir artışı gerektirir. Aşırı vakalar azoospermi indükler.

Varikosel

Varikosel sperm kanallarının genleşmesidir. Sık sık azoospermi ile ilişkilendirilir ve bu ilişkinin boyutu başvurulan kaynağa bağlı olarak değişir olguların % 4.3-13.3’ünde bir bağlantı olabilir. Varikosel spermleri taşıyan kanallar üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bu nedenle ciddi vakalar azoospermiye yol açabilir.

Azosperm Tedavisi

Azoospermi, azoospermi nasıl tedavi edeceğine karar verirken , azoospermi sekresyon (obstrüktif olmayan) veya obstrüktif olabileceği için azoospermi tipine dikkat etmeliyiz .

Geri döndürülemez azoospermi vakaları, testislerin doğuştan gelen problemlerle veya bir posterior bozuklukla sperm üretme imkânsızlığını gerektirir.

Testiküler problemi olmayan ve düşük FSH değerleri olan sekresyonlu azoospermi olan hastalarda , azoospermi , FSH hormonu ile tedavi edilebilir; zira hipofiz bir şekilde sperm üretmek için yeterli miktarda salgılar.

FSH düzeylerinin düşük olması, çoğunlukla testislerdeki problemler nedeniyle sindirim azoospermi vakaları azdır ve doğrudan tedavi ile sperm üretimi normal seviyelerine geri döndürülemez veya tekrar normale döndürülür.

Azospermde cerrahi tedavi

Obstrüktif azoospermi , boşalma kanallarında, seminifer tübüllerde veya epididimde tıkanıklıklarla oluşur. , çoğu durumda, yeterli damarları veya kanalları onarmak için cerrahi müdahale gerekebilir.  Tüplerini bağlatmış olan erkeklerde (Vazektomi) tersine çevirmek için bu cerrahi müdahaleyi geçirebilirler.

Tıkanıklık sebebiyle oluşmayan azospermide testisden sperm elde edilmesi öne çıkar. Bir takım muayene ve testler sonucunda tıkanıklık problemi görülen hastalarda ise tıkanıklık sorunu cerrahi operasyon ile giderilmektedir.
Testler sonucunda problem hormonal sebeplerden dolayı oluşmuş ise hastaya hormon ilaçlarıyla tedavi yapılmalıdır.

Bunun gibi hormonal bozukluklarda tedavi süresince tahmini 6-8 ay arası gib bir sürede başarılı olma ihtimali yüksektir. Fakat hiç sperm olmaması veya diğer problemlerin görülmesi durumunda tedavi sadece tüp bebek yoluyla uygulanabilmektedir. Azospermi hastalarının %40-50′sinde gerekli sperm bulunarak tüp bebek tedavisi uygulanmaktadır.

Sperm aspirasyonu

Obstrüktif azoospermi olan terapötik stratejiye sahip erkeklerde spermi çıkarmak ve daha sonra mikroenjeksiyon gerçekleştirmektir. Mikroenjeksiyon doğru miktarda sperm gerektirmeyen, en iyi morfolojiye sahip olanın seçilmesi ve yumurta içine enjekte edilmesi nedeniyle döllenmeyi kolaylaştıran doğru tekniktir.

Testiküler biyopsi

Azoospermi olan hastalarda, gerçek sperm üretim eksikliğine rağmen, spermatogenez izleri olabilir, iyice bakıyorsa bir spermatozoid bulunabilir. Sık kullanılan bir strateji, bulunan spermaotozonları dondurmaktır, bu nedenle makul bir sayıya (10-15) ulaştığında bir ICSI gerçekleştirilir.

Testiküler biyopsi, anestezi altında yapılır ve sedasyon, hızlı bir intervertiyon olup üroloji testisin iç dokusunu çıkarırken, yardımcı üreme uzmanı onları spermozozoyu aramak için mikroskop altında izler. Uzman yeterince sperm bulursa, üroloji insizyonu diker.

Obstrüktif azoospermi vakalarında % 100’ünde baba olma şansı verilirken , buna karşın sekresyonlu azoospermi olan bir hastada doğal olarak gebe kalma şansı % 50 olarak verilebilir.

Obstrüktif azoospermi

Ejakülatta sperm yokluğu , efferent kanallardaki veya epididimdeki problemlerden kaynaklanır , ancak testisler sperm üretebilir. Sperm bulmak için tıkalı kanaldan aspirasyonla alınması gerekir.

Obstrüktif azoospermi cerrahi müdahale

Obstrüktif azoospermi olan hastalar normal hormon seviyelerine ve düzenli testis boyutlarına sahiptir. Bir hastanın böyle doğurganlık değişikliğine sahip olduğundan emin olmak için seminogramların yapılması gerekir.

 Ayrıca, testis testis biyopsisi ile testislerin sperm üretip üretemeyeceğini belirlemek için gerçekleştirilir. Daha sonra obstrüksiyonun kesin yeri belirlenmelidir.

 Sperm, daha sonraki yardımcı üreme tedavilerinde kullanılmak üzere çıkarılır.

Obstrüktif azoosperminin nedenleri

Sperm nakil kanallarının tıkanmasına birçok faktörden kaynaklanmaktadır:

  • Vazektomi : kanallar kontraseptif bir önlem olarak engellenir.
  • Cerrahi girişim sonrası komplikasyonlar : Seminifer kanal kesildi.
  • Konjenital veya genetik değişiklikler : kanalların doğru gelişimini engelleyebilir (bilateral kriptokirdizm).
  • Hastalıklar : Ergenlik öncesi çocuklarda kabakulak veya menenjit sperm kanallarını tıkayabilir.
  • İnflamasyon, kist veya travmalar : epididimusta, prostatta, üretrada veya ejakulatuar veya efferent kanallarda.

Sekonder Azospermi nedir ? Neden olur?

Sekonder azoospermi azoosperminin en şiddetli ve yaygın formudur; Olguların % 70’i bu tür açıklanmaktadır. “Secretrory azoospermi” en kesin terim olmasına rağmen, bazı kılavuzlar boşaltım azospermi veya non- obstrüktif azoospermi (NOA) kullanmaktadır.

Sekonder azoospermi çeken erkekler sperm üretmez. Bu durum testiküler problemler veya hipofiz ekseni üzerindeki değişikliklerden kaynaklanabilir, bu nedenle hormon seviyeleri yeterli değildir. Ayrıca, sekresyonlu azoospermi konjenital veya edinilebilir , ikincisi ise harici bir değişime neden olur.

Sekonder Azospermi nedenleri

Sekreterlik problemleri genellikle aşağıdakilerden kaynaklanır:

  • Embriyonik gelişim problemleri : fetal oluşum sırasında bazı değişiklikler meydana gelir: bilateral kriptorşidizm, gelişmemiş testisler, inmemiş veya az gelişim testisleri.
  • Genetik bozukluklar : Erkek gonadal gelişiminde rol alan genler değişir: Klinefelter Sendromu (47XXY karyotipi), Y-kromozomu silinmesi (spermatogenezde yer alan genetik materyalin kaybı).
  • Testiküler torsiyonlar , travmalar veya enfeksiyöz prosesler: bazı vakalarda kabakulak veya menenjit gibi bebek hastalıkları spermatogenezise engel olur.
  • Radyoterapi veya kemoterapi ilaçları : Bu bileşikler, geri döndürülemez azoospermi ye neden olabilir.; bu nedenle onkologlar hastayı doğurganlığını koruyabilmeleri için tedaviye başlamadan önce hastayı konuyla ilgili bilgilendirebilirler. İşlem kolaydır: bazı semen örnekleri dondurulur ve hasta baba olmak isterse saklanan numuneler kullanılabilir.
  • Toksik maddeler ve ilaçlar : Toksik madde, saç dökülmesi ilaçları veya anabolikler, sperm üretimini ciddi şekilde etkiler. Bununla birlikte, tersinir ve birkaç ay sonra bu ilaçlara maruz kalmadan, testisler sperm üretim fonksiyonunu sürdürür.

Bu konuyla ilgili çoban çökerten bitkisi yazımızı da mutlaka okumanızı öneririz.
Erkek kısırlığı ve Azosperm ile ilgili bir çok makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
Erkek kısırlığı ve beslenme önerileri, vitamin ve mineraller

Azospermin belirtileri nedir.?

Azosperm nasıl teşhis edilir?

Azosperm nasıl tedavi edilir?

Azosperm ilaçları nelerdir?

Azosperm tedavisi olanlar ne yaşıyor.?

Azospermliler çocuk sahibi olabilir mi?

Tüp bebek tedavileriniz için Doç.Dr.Turgut Aydın Danışma Formu ile kendisine ve bize ulaşabilirsiniz.

Источник: https://www.cocukistiyorum.com/azosperm-nedir-nasil-teshis-edilir-tedavisi-nasil-yapilir.html

Erkeklerde Kısırlık (İnfertilite) Nedenleri Ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Azospermi (Erkek Kısırlığı) ve Tedavisi

Çocuk sahibi olamama, dünya genelinde birçok çifti ilgilendiren sorulara, endişelere ve kuşkulara yol açan bir durumdur. Fakat bu durum kabullenilmesi gereken de bir sağlık sorunu olabilir. Günümüzde tıbbın gelişmesi sayesinde kısırlık problemi olan erkeklerde ve kadınlarda % 70 çaresi olan bir durumdur. Erkeklerde kısırlığın nedenleri 4 ana başlık altında incelenir.

Erkeklerde kısırlığa neden olan hormonal faktörler

Hipotalamus-hipofiz hastalıkları (sekonder hipoganodizm) :Bu durumlarda spermlerin oluşması ve gelişiminde rol oynayan beyinden salgılanan hormonlar ile ilgili problemler söz konusudur. Genellikle hormon tedavisi gerektiren bu durumların tespit edilmesi kısırlık tedavisinde önemlidir.

Bu sorun erkeklerdeki kısırlık nedenlerinin % 1-2’sinden sorumludur. Hormonal kısırlık nedenleri genetik bozukluklardan kaynaklanır ve kalıtsal olabilir. Hormonal bozukluklar genetik olabileceği gibi, ilaçlar, damarsal bozukluklar, tümörler ve bazı sistemik hastalıklar nedeni ile sonradan da oluşabilir.

Erkeklerde kısırlığa neden olan testis ile ilgili faktörler

Testisler ile ilgili kısırlık nedenleri erkek kısırlık nedenlerinin % 30-40’ından sorumludur.

Klinefelter sendromu : En sık görülen kalıtsal kısırlık nedenidir. Bu sendrom 500-700’de bir erkekte görülür ve en sık azospermi (menide sperm yokluğu) şeklinde kendini gösterir.

Y kromozumu mikrodelesyonu (erkeklerde genetik kısırlık) : Azospermi (menide sperm yokluğu) ve ciddi derecedeki oligosperminin (menide sperm azlığı) genetik nedenlerindendir. Bu durum kısırlık problemi olan erkeklerin % 15-20’sinde görülen bir durumdur.

Kriptorşidizm (inmemiş testis) : Anne karnındaki dönemde testislerin skrotuma inmemesi durumudur ve bu durum tek testiste ya da her iki testiste de oluşabilir. İnmemiş testisler karında ya da kasık bölgesinde kalır. Bu testislerde sperm yapımı bozuk olur ve tümör oluşma riski daha fazladır.

Testis kanseri : Kısırlık problemi tespit edilen erkeklerde testis kanseri riski daha yüksektir.

Varikosel : Skrotumda bulunan damar ağının genişlemesidir. Bu durum sol testis tarafında sağ testis tarafına göre daha sık görülür. Varikosel hastalığının tek başına kısırlık nedeni olup olmadığı ve varikosel ameliyatının kısırlığı ortadan kaldırmasında katkısı olduğu tartışılmaktadır.

Post testiküler sorunlar : Erkeklerde kısırlık nedenlerinin % 10 20’sinden sorumlu tutulmaktadır. Sperm taşıyan kanalların kistik fibrozis gibi hastalıklar ile beraber doğuştan yokluğu şeklinde veya bazı sorunlara bağlı bu durum gelişebilir.

Tıkanıklığa bağlı azospermi (meni yokluğu) : Hormon değerleri ve testis hacmi normal olan azospermik hastalardır. Kanalların bağlanması ya da geçirilen enfeksiyonlara bağlı tıkanması sonucu sonradan da oluşabilir. Bu hastalarda cerrahi operasyonlar ile sperm bulunur.

Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi (meni yokluğu) : Bu hastalardaki problem testislerde spermin olmamasıdır. Bu hastalarda cerrahi operasyon ile sperm bulma imkanı tıkanıklığa bağlı azospermi sorunu olan hastalara göre daha düşüktür.

Ayrıca bu hastalarda genetik bozukluğa rastlanma oranı daha yüksek olduğu için, bu hastalarda genetik inceleme yapılmalıdır.


Erkeklerde kısırlığa neden olan diğer faktörler : Erkeklerde kısırlığa neden olabilecek diğer nedenler ise, sigara kullanımı, alkol ve madde kullanımı, toksinlere maruz kalma, akut ve kronik hastalıklar, genital organ enfeksiyonları, kemoterapi ve radyoterapi tedavileri, nörolojik bozukluklar, spinal kort yaralanmaları, strese bağlı erken boşalma sorunları, psikoterapik ve antihipertansif ilaç kullanımı, geçirilen travmalar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, sıcak küvet banyoları ve saunalar, kabakulağın neden olduğu orşit, dengesiz beslenme ve ereksiyon bozuklukları gibi birçok etken erkek kısırlığına yol açabilir.

Erkeklerde kısırlık (infertilite) nasıl teşhis edilir?

Çiftin çocuk sahibi olamamasında sebep erkek mi, kadın mı araştırılması sırasında erkek ile ilgili araştırmalar çok geniş değildir.

Bu araştırmalarda öncelikle 3-5 günlük cinsel ilişki perhizi sonrası semen analizi (spermiyogram) testi yapılır. Bu testi yapmak için erkeğin masturbasyon yolu ile meni örneği alınır ve laboratuvar incelemesine gönderilir.

Semen analiz testinde sperm bozuklukları ve kısırlığa neden olabilecek başka bozukluklar var mı bunlar incelenir ve değerlendirilir.

Doktor muayenesinde testlere geçmeden önce kadının ve erkeğin öyküsü (anamnezi) alınır. Bu anamnez sırasında geçirilmiş enfeksiyon varlığı, sigara, alkol kullanımı varlığı var mı araştırılır.

Hastanın öyküsü alındıktan sonra spermiyogram testi istenir ve test sonuçlarına göre spermiyogram testinde çıkan bozukluğa neden olan faktöre yönelik tetkikler yapılır.

Kısırlık teşhisi erkekte ve kadında kadın doğum uzmanlığında başlar ve yapılan fizik muayene ve spermiyogram testi sonrası çıkan sonuca göre erkek üroloji uzmanlığına yönlendirilir.

Erkeklerde kısırlık muayenesinde üroloji uzmanı fizik muayene ve yapılan değerlendirme sonrası başka tetkikler ister.

Örneğin, hormon sistemi için hormon testleri, görüntüleme yöntemleri ile sperm kanallarında sorun olup olmadığına (tümör, kanser, kitle, enfeksiyon ve benzeri) nedenler ile tıkanma var mı, bunlara yönelik tetkikler yapılır. Genetik bir bozukluk olup olmadığının incelenmesi için genetik uzmanlığı tetkikleri yapılır.

Örneğin, Y kromozumu (erkekliği belirleyen kromozom) bu kromozomdaki bazı bilinen bölgelerdeki kusurlar ciddi anlamda çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Bu durumun tanısı için genetik testler yapılır.

Erkeklerde kısırlık (infertilite) nasıl tedavi edilir?

Erkeklerde kısırlık tedavisi

Erkekte doğurganlıkta bir sıkıntı olduğu tespit edildiğinde çıkan sonuca yönelik tedavi planı yapılır. Tüm hastalıklarda olduğu gibi, kısırlık tedavisinde de sebebin bulunması önemlidir.

Erkeğin doğurganlık faktörünün bozulmasına neden olabilecek her türlü faktör değerlendirilir ve sebebin kesin kararı verildikten sonra tedavi için gereken yöntemlerin yapılması gerekir.

Fakat erkeklerdeki kısırlık problemleri için çok fazla tedavi seçeneği yoktur.

Örneğin, sperm olmaması durumunda bir tedavi seçeneği bulunmamaktadır. Bu tip bir durumda o erkeğin çocuk sahibi olabilmesi için verici denilen, başka birinin spermi ile aşılama yöntemi ile çocuk sahibi olması önerilir. Kısırlık problemi olan erkekte geçirilmiş bir enfeksiyon öyküsü var ise bu durumun tedavisi yapılabilir.

Spermin hareket edeceği kanalarda bir tıkanma var ise cerrahi yöntemler ile kısırlığın tedavisi yapılabilir. Bazı durumlar da hiç bir tedaviye gerek duyulmadan yardımcı üreme teknikleri ile kısırlık sorunu çözülebilir.

Yardımcı üreme tekniği nedir denildiğinde, erkekten bir şekilde spermi alıp laboratuvar koşullarında bu spermin döllenme işlemi gerçekleştirilerek aşılama yöntemi ile çiftin çocuk sahibi olması sağlanır.

Kısırlık sadece erkeğin ya da kadının sorunu değildir. Kısırlık çiftin sorunudur ve bu nedenle bu tip bir problemde erkek ve kadın birlikte değerlendirilmelidir. Kısırlığın tedavisi bilinen tüm faktörler ya da araştırılması yapılabilen tüm faktörler araştırıldıktan sonra, ortaya çıkan nedene yönelik tedaviler ile tedavi edilir.

Yaşın ilerlemesi erkeklerde kısırlığa neden olur mu?

Doğurganlığın azalma nedenine bakıldığında, şimdiye kadar bilinen kadının yaş ile birlikte doğurganlığının azalması söz konusu iken, erkeklerde 70-80’li yaşlara kadar çocuk sahibi olunabildiği bilinmekte idi.

Fakat son yıllarda yapılan araştırmalarda erkeklerde de doğurganlık yaşının önemli bir yeri olduğu görülmüştür. Kadınlarda doğurganlık dönemi erkeklere göre daha kısıtlıdır. Çünkü yumurta olarak azalma ve ileride menopoza girme gibi dönemleri vardır.

Fakat erkeklerde de yaş ile birlikte spermde azalma ve kalitesinde düşme riskleri vardır.

Erkekler kadınlara göre daha ileri yaşlara kadar çocuk sahibi olabilir iken, sağlıklı bir çocuğun dünyaya gelmesi için erkeklerinde çok ileri yaşlarda çocuk yapmaktan kaçınmaları önemlidir. Çocuk sahibi olma zamanının geçmesinde kadın ve erkek arasında yaklaşık 10-15 yıl fark vardır.

Fakat erkeklerinde çocuk sahibi olmak için 40-45 yaşlarından sonrasına kalmamaları önemlidir. Erkeklerde ileri yaş nedeni ile çocuk sahibi olmanın bazı riskleri vardır.

Bu riskler, doğurganlığın azalması, çocuk sahibi olmanın zorlaşması, sperm kalitesinin bozulması, sağlıksız embriyo gelişimi ve bu embriyoların tutunamaması gibi riskleri söz konusudur.

Sigara ve alkol kullanmak (içmek) erkeklerde kısırlık yapar mı?

Sigara kadınlarda ve erkeklerde doğurganlığın azalması ya da kaybında önemli bir faktördür. Sigaranın kısırlık üzerindeki etkisi, çalışmalara göre sperm kalitesinin bozulmasına neden olduğu görülmüştür.

Bu çalışmalarda sigara içen veya içmeyen erkekleri değerlendirmek yol gösterici olmaz iken, bir erkeğin sigara içtiği ve içmediği dönemlerdeki sperm analizlerinin incelenmesi sigaranın kısırlık üzerindeki etkisini ortaya çıkarır.

Alkol kullanımına bakıldığında, alkolün sperm kalitesi üzerinde olumsuz etkisinin olduğu yapılan çalışmalara göre bilinmektedir. Aslında alkol sağlıklı bir cinsel yaşamı da önleyerek doğurganlığın azalmasına neden olmaktadır. Alkol, diyabet hastalığı gibi erkeklerde ereksiyon sorunlarına yol açtığı için de kısırlığa neden olabilir.

Erkek hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/erkeklerde-ksrlk-infertilite-nedenleri/

Erkeklerde kısırlık belirtileri ve nedenleri

Azospermi (Erkek Kısırlığı) ve Tedavisi

Hipotalamus-hipofiz hastalıkları (sekonder hipogonadizm): Bu durumlarda spermlerin oluşması ve gelişiminde rol oynayan beyinden salgılanan hormonlarla ilgili problem söz konusudur.

Özel hormon tedavisi gerektiren bu durumların tesbit edilmesi kısırlık tedavisinde önemlidir. Erkeklerde kısırlık nedenlerinin %1-2′ sinden sorumludur.

Bu durumlar genetik bozukluklardan kaynaklanıp kalıtsal olabileceği gibi, ilaçlar, damarsal bozukluklar, tümörler ve bazı diğer sistemik hastalıklar sonucu sonradan da gelişebilir.

Erkek kısırlığının nedenleri: Testisle ilgili problemler

Erkek kısırlık nedenlerinin %30-40′ ından sorumludur.

En sık görülen kalıtsal neden Klinefelter’ s sendromudur. Bu sendrom 500-700′ de bir görülür ve en sık azospermi (menide sperm yokluğu) şeklinde ortaya çıkar.

Erkek kısırlığında yeni teşhis ve tedavi yöntemleri

Erkek kısırlığının nedenleri: Y kromozomu mikrodelezyonu:

Azospermi (menide sperm yokluğu) ve ciddi oligosperminin (menide sperm azlığı) genetik nedenlerindendir. Kısır erkeklerin yaklaşık %20′ inde bulunur.

Anne karnındaki dönemde testislerin skrotuma inmemesi durumudur. Tek taraflı yada iki taraflı olabilir. İnmemiş testisler karında veya kasık bölgesinde olur. Bu testislerde sperm yapımı bozulduğu gibi tümör gelişme riskide bulunmaktadır.

Erkek kısırlığının nedenleri: Testis kanseri:

Kısırlık tesbit edilen erkeklerde testis kanseri insidansı artış gösterir.

Erkek kısırlığının nedenleri: Varikosel:

Skrotumdaki damar ağının genişlemesidir. Solda sağa göre daha fazla görülür. Tek başına infertilite (kısırlık)nedeni olup olmadığı ve varikosel cerrahisinin kısırlık tedavisine katkısı tartışmalıdır.

Enfeksiyon, ilaçlar, radyasyon, travma, bazı toksinler, sigara, spermlere karşı antikorlar, ısı maruziyeti, siroz gibi bazı sistemik hastalıklar testislere zarar vererek kısırlığa neden olabilirler.

Erkeklerde kısırlık nedenlerinin %10-20′ inden sorumludur. Sperm taşıyan kanalların kistik fibrozis gibi hastalıklarla birlikte doğuştan yokluğu olabileceği gibi.

Erkeklerde kısırlık nedenleri ve güncel tedavi seçenekleri

Erkek kısırlığının nedenleri: Tıkanıklığa bağlı azospermi:

Hormon değerleri ve testis hacmi normal olan azospermik hastalardır. Kanalların bağlanması veya geçirilen enfeksiyonlara bağlı tıkanması sonucu sonradan da oluşur. Bu hastaların hemen hemen hepsinde cerrahi ile sperm bulunur.

Erkek kısırlığının nedenleri: Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi:

Bu hastalardaki problem testislerde sperm yokluğudur. Bu hastalarda cerrahi ile sperm bulma olasılığı tıkanıklığa bağlı olanlara nazaran daha düşüktür. Ayrıca bu hastalarda genetik bozukluğa rastlama olasılığı yüksek olduğu için genetik inceleme yapılması uygun olacaktır.

PESA: İğne ile epididimise girerek sperm elde etme
MESA: Mikrocerrahi ile epididimisten sperm elde edilmesi
TESA: İğne ile testise girerek sperm elde edilmesi
TESE: Testisten doku örnekleri alınarak sperm elde edilmesi
Mikro TESE: Mikroskop altında testisten alınan biyopsi ile sperm elde edilmesi

Erkek kısırlığının nedenleri: Idiyopatik nedenler:

Herhangi bir neden olmadan sperm anormalliğinin olmasıdır. Erkek kısırlık nedenlerinin %40-50′ sinden sorumludur. Kısırlık nedeniyle başvuran çiftlerin ilk değerlendirmesinde mevcut erkek nedenli problemin tesbit edilmesi için 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası standart semen analizi yapılması şarttır.

Standart semen analizinin normal değerleri:

Volum — 1.5 mL
Sperm konsantrasyonu — 15 milyon/mL
Total sperm sayısı— 39 milyon
Morfoloji — %4 normal form
İleri hareketlilik — %32
Total hareketlilik— %40

Erkek kısırlığında semen analizinde karşılaşılan durumlar:

Azospermi: Semende sperm hücresinin görülmemesi
Oligospermi: Semende sperm sayısında azlık
Astenozospermi: Sperm hareketliliğinde yavaşlık
Teratozospermi: Spermlerde şekil bozukluğu

Kaynak: Op.Dr.Necati ÖZÇİMEN Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/erkeklerde-kisirlik-belirtileri-ve-nedenleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.