Bağımlılara Karşı Samimi ve Sabırlı Olunması Şart!

Nasıl Sabırlı Olunur? – Sabırlı Olmak

Bağımlılara Karşı Samimi ve Sabırlı Olunması Şart!

Sabırlı olmak hemen hemen yaşamın her döneminde kolay değildir. Hele ki stres, sıkıntının tavan yaptığı zaman dilimlerinde bir şeyler için sabredip beklemek oldukça zordur. Sabır zamanla geliştirilebilecek bir olgudur. Bu makalede anlatılacakları uygulayarak nasıl sabırlı olunacağı hakkında detaylı bilgiye erişmiş olacaksınız.

1. Günlük tutun. Bir ya da iki hafta boyunca sabırsız hissettiğiniz anlarda günlük tutma alışkanlığını edinin. O anda ne hissediyorsanız yazıya dökmek size rahat bir nefes aldırabilir.

Örneğin, 1 Temmuz fizik dersi başlığı altında aldığınız not o anda neler hissettiğinizi daha sonra daha net bir biçimde anlamanızı sağlayacaktır.

Not alma işlemlerini sürekli olarak ve olay yaşandığı gün yazarsanız faydasının daha da büyük olacağını belirtmek gerekmektedir.

2. Yazdığınız günlük sayesinde sabırsızlığın sizin üzerinizde nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlayabilirsiniz. Buna ek olarak hangi olayların sabrınızın sınırlarını zorladığını keşfedebilir ve ilerleyen hayatınızda da buna uygun olarak yolunuzu çizebilirsiniz.

İlerleyen süreçlerde etrafınızda meydana gelen olayların değil bizzat sabırsızlık hissinin sizi olumsuz olarak etkilediğini keşfedebilir ve buna uygun önlemler almaya başlayabilirsiniz. Bu şekilde sabırsızlığınızı çok daha usta bir biçimde kontrol etmeyi öğrenebilir ve hayatınızın doğal akışına negatif etkide bulunmasının önüne geçebilirsiniz.

Part 2: Sabırsızlığı Alt Edin

1. Sabırsızlık nedeni ile meydana gelen krizleri aşmayı öğrenin. Uzun vadede sabırlı bir insan olabilmek için kişilerin hayata karşı bakış açılarını değiştirmeleri bir zorunluluk meydana çıkmaktadır.

Bunu yapamayan kişilerin stres altında kalmalarına da gerek yok sadece sabırsız hissettikleri anlarda derin bir nefes alıp rahatlamaya çalışmaları zor durumun atlatılmasına bir hayli yardımcı olacaktır. Nefes alın ve bu sırada zihninizi temizlemeye çalışın.

Nefes alış verişinize odaklanmaya çalışın bu şekilde hayata karşı bir nebze daha tahammüllü olma imkanını elde edebilirsiniz.

2. Sabırsızlığınızı neyin tetiklediğini bulduktan sonra elinizden hiçbir şey gelmiyorsa kendinizi biraz rahat bırakın. Ne kadar dikkat ederseniz edin sabırsızlığınızı tetikleyen konuyu engelleyemiyorsanız ve bu sizi daha gergin bir hale getiriyorsa sabırsızlığınızı kafanıza takmaya devam etmek yerine kendinizi olayın akışına bırakmanız çok daha sağlıklı olacaktır.

Başlangıçta bazı şeyleri aklınızdan atmak ve olayı tam olarak akışına bırakmaya çalışmak sizin için zor olabilir. Örneğin bir iş görüşmesine girebilmek için sıranın en arkalarından beklemeye başlamış olabilirsiniz. Fakat sabırsızlığın kişiliğiniz ve psikolojik durumunuz üzerindeki etkisini azaltmak için bu duyguyu olabildiğince kendinizden uzak tutmanız gerekmektedir.

Küçük olaylarda daha sabırlı davranmaya özen gösterir ve kendinizi daha sabırlı bir insan olma yolunda adım adım ilerleyebilirsiniz. Sonuçta geldiğiniz yerde geçmişten çok farklı ve başına gelen olaylara tahammül edebilen bir insan haline geleceksiniz.

Part 3: büyük Resme Odaklanın

1. Kendinize işlerin zaman alacağını hatırlatın. Sabırsız insanların en önemli özelliklerinden bir tanesi yapılması gereken işlerin anında hallolması gerektiğini düşünmeleri ve işler biraz uzamaya başlayınca zaman kaybediyormuş gibi bir his içerisine bürünmeleridir. Fakat unutulmamalıdır ki hayatta bazı şeyler asla aceleye gelmez;

En mutu hatıralarınız hakkında düşünmeye başlayın. Bu gibi şansların ancak sabırlı olarak elde edildiği mutlu anılarınızın düşünüldüğü anlarda daha da göze çarpan bir hal alacaktır.

Örneğin elde edilmesi güç bir başarıya adım adım ilerlemek için her gün çaba sarf etmek sabırlı olmanın verdiği meyveleri anlamak açısından önemlidir.

Bir diğer taraftan da sevdiğiniz bir aktiviteyi yaparken hiç acele eder misiniz düşünün. Cevabınız büyük bir ihtimal ile hayır olacaktır.

Hayatta güzel olan bütün şeylerin biraz sabırlı olmayı gerektirdiğini sürekli olarak kendinize hatırlatın.

Sabırsız bir insan olursanız arkadaşlıklarınızdan, ikili ilişkilerinizden veya iş hayatı ile kendinize koyduğunuz hedeflerden çok kısa bir süre içerisinde vazgeçme gibi bir gaflete kapılabilirsiniz.

Unutmayın ki hayatta güzel şeyler her zaman kişilerin beklediği ve istediği zamanda değil tam aksine kişinin umudunu yitirdiği anlarda çıkagelir. Bu nedenle sabırlı olmalısınız.

2. Ne fark edeceği konusunda bir değerlendirme yapın. Sabırsızlık ile işlerinizin ne yönde değişeceği hakkında değerlendirmeler yapmamanız gerekmektedir. Dünyanın sabır ve hoşgörü üzerine kurulu olduğunu unutmayın ve her zaman karşınızdaki kişilere affediciliği yüksek bir insan gibi davranın.

Emin olun ki bu özellik sizin omuzlarınızdan çok büyük bir yükü kaldıracaktır. Bazı önemsiz şeylerin sizin sabrınızı zorlamaya başladığı zaman işlerin farklı yaşansaydı nasıl hissedeceğini düşünün.

Bu şekilde o ortamdan uzaklaşabilir ve aslında biraz sabrederseniz zor olarak nitelendirdiğiniz durumlardan kolayca kurtulabileceğinizi anlayabilirsiniz.

3. Sonuç olarak istediğiniz şeye kavuşacağınızı asla unutmayın. Bu madde olgunluk ile beraber gelmektedir. Bazı zamanlarda büyük zorluklara katlanıyor olabilirsiniz. Bunu hayatın bir gerçeği olarak kabullenin ve zaman içerisine bu sorunların zorlukların tam olarak ortadan kalkacağını ve istediğiniz hedefe ulaşacağınızı kendinize hatırlatın.

Herkese kolay gelen şeyler size zor gelebilir. Bunu bir zaman öldürme olarak görmeyin tam aksine çaba sarf ederek işleri yoluna koyabileceğinizi kendinize hatırlatarak yolunuza devam edin.

Unutmayın ki sabırlı olmak mental bir yetenektir. Bu yeteneğiniz ilk adımlarda zayıf olabilir fakat günler içerisinde artarak çok daha iyi bir hale gelecektir. Sabırsızlık bazı kişiler tarafından övünülen bir kişilik özelliği olarak görülmektedir. Bu durumun tam manası ile yanlış olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Kendinizi sabırlı olma konusunda ilerletmeli ve bu yolda eğitmelisiniz.

4. Hayata karşı her daim olumlu bir bakış açısına sahip olun. Hayata karşı olumlu bir duruşunuzun olması sabırlı olmak konusunda size en çok yardımcı olabilecek mental özelliklerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. unutmayın hayat hızlı bir biçimde hareket etmeniz gereken bir yarış değil, her adımından ze almanız gereken bir yolculuktur.

Источник: https://neyinasilyapmali.com/genel/nasil-sabirli-olunur-sabirli-olmak/

Sabırlı Olmanın Yolları

Bağımlılara Karşı Samimi ve Sabırlı Olunması Şart!

Sabırlı olmanın iyi bir şey olduğunu biliriz de nedense hep kıyısında durur bir türlü içine giremeyiz bu davranışın. Saniyeler içinde zaten sınırları belli olan sabrımızın sonuna gelir, sabrımızı zorlayanlara hak ettikleri cevabı veririz.

Bundan sonra olacaklardan ise biz sorumlu tutulamayız elbette zira sabrımızı test edenler bunu hak etmişlerdir! Bu mudur gerçekten sabır? İşler istediğimiz gibi gitsin, her şey tam da biz istediğimiz zamanda ve istediğimiz şekilde gerçekleşsin diye diğer insanlara tanıdığımız süre mi? Yoksa göz yummak, dayanmak, katlanmak mı? Zamanını beklemek mi? Yeterince sabırlı olursak her şey istediğimiz gibi olur mu? Sırf sabrettiğimiz için işler yoluna girer mi? Sabırlı olmanın kime ne faydası var? Cevaplar için sabırsızlanıyorsanız, yazımızın devamını okuyup sabırlı olmanın yollarını öğrenebilirsiniz.

Sabır değerli bir meziyettir bizim kültürümüzde. Kadim medeniyetlerin inanç gelenekleriyle İslamiyet öğretisinin birlikte etkili olduğu Anadolu kültüründe sabır, insanın kendini tanıması, hırslarından arınması, nefsini terbiye etmesi anlamına gelir.

Bu yorumuyla insanın olgunlaşmasını, kemale ermesini, huzura kavuşmasını ifade eden sabır günümüzün değişen yaşam biçimi içinde ise beklemek, tahammül etmek, katlanmak, yoksunluk çekmek gibi olumsuz duygular uyandıran hatta bir çeşit kendine acıma halini ifade ediyor.

Tasavvufta sabır, kişiyi memnun etsin ya da etmesin her durumu kabul etmek anlamına gelir. Bu da şükretmeyi beraberinde getirir ve kişinin kendine olan saygısını artırır. Psikolojide ise sabır, yokluğuyla ele alınır. Sabırsızlık, kişinin kimi olumsuz duygu ve davranışlarının sebebi olarak kabul edilir.

Sinirlilik, öfke, kendini yetersiz görme, hayal kırıklığı gibi duygular, sabırsızlığın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu ve benzer duygular gerginliği artırır hatta fiziksel şikayetlere neden olabilir.

Nezaket, hoşgörü, saygı, espri anlayışı, karşısındakini dinlemek gibi tüm toplumlarda kabul gören ve insani ilişkilerin sağlıklı kurulması için çok önemli olan kişilik özellikleri, sabırlı olmakla birebir bağlantılıdır.

Sabırsızlığın Sebepleri

Bir kişilik özelliği olmasının dışında sabırsızlığın başka sebepleri de olabilir. Bazı insanlar diğerlerine göre daha sabırsızdırlar ve bu onların kişilik özelliği olabilir. Sabırsızlık hali kişilerde aniden ortaya çıkmış ve devam ediyorsa, psikolojik bir baskıdan söz edilebilir.

Kendiniz değilseniz bile çevrenizdeki insanların ve özellikle çocuklarla ergenlerin her geçen gün daha aceleci, agresif hatta saldırgan olduklarını fark ediyor olmalısınız. Yapılan pek çok araştırma, beklentileri kolayca karşılanan insanların hızla yeni beklentiler içine girdiğini ve her defasında bunu daha da sabırsızca beklediklerini gösteriyor.

Sabırsızlık bazen de kişinin sahip olduğu fizyolojik ya da psikolojik bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkar. Bu durumda sabırsızlığı değil, kişiyi sabırsız davranmaya iten hastalığı ele almak gerekir.

Diyabet ve benzeri metabolizma hastalıklarıyla, hiperaktivite, anksiyete, panik atak, depresyon gibi psikolojik hastalıkların belirtileri arasında sabırsızlık da bulunur.
Peki sabırlı olmak bize ne kazandırır?

1- Sabırlı olmak, düşünmeden ani tepkiler vermemizi engeller. Anlık düşünce ve duygularla yanlış kararlar almamızın önüne geçer.2- Sabırlı olduğumuz süre içinde diğer insanlara karşı daha hoşgörülü, beklentilerine de daha duyarlı oluruz. Etrafımızda olan bitenin farkına varırız. Örneğin trafikte araba kullanırken sabırlı olmak, yayalara karşı daha nazik, diğer şoförlere karşı daha saygılı olmamızı sağlar. Trafik kurallarına uymak zül gelmez. Bunun sağladığı faydayı da herhalde anlatmaya gerek yok.3- Sabırlı olursak, yaptıklarımızı, bir sonraki adımda yapacaklarımızı ve bunun neye sebep olabileceğini düşünme fırsatımız olur. Böylece bir anda hissettiğimiz öfke duygusu hafifler ve kötü sonuçlar doğurmadan son bulur.4- Hayattan ze almak için sabretmek gerekir. Zaman zaten bizden bağımsız eksiliyor. Acele ederek zaman kazandığımız falan yok. Aksine zamanı kaçırıyoruz.5- Sağlıklı insan ilişkileri sağlıklı ve etkin bir iletişimle mümkün. Bu da ancak karşımızdaki insanı dinlemeyi başarırsak gerçekleşebilir. Sürekli konuşan, kendini anlatan ama siz bir şey söylemeye kalktığınızda lafınızı kesen ya da sizi dinlemediği her halinden belli olan bir insanla birlikte olmayı kim ister?

6- Sabretmeyi başarabilen ve isteklerini, duygularını akıl süzgecinden geçirerek kararlarını verebilen insanlar hem işlerinde hem de sosyal ilişkilerinde daha başarılı olurlar. Başarı, insanın kendine olan güvenini pekiştirir.

Her birimizin doğuştan sahip olduğumuz bir kişilik yapımız var.

Bunun üzerine, anne babamızın kişilikleri, bize olan yaklaşımları ve bize öğrettikleri, akrabalarımız, komşularımız, okuduğumuz okullar, başımıza gelen olumlu ya da olumsuz her olay eklenerek düşünce yapımızı şekillendirir ve davranışlarımızı doğurur. Yani hepimiz birbirimizden çok farklıyız.

Tepkilerimiz gibi sabır eşiğimiz de birbirinden farklı. Birimizin asla kabul edemeyeceği ve anında tepki vereceği bir olay bir diğerimiz için son derece normal ya da en azından katlanılabilir olabilir. Doğrusunu söylemek gerekirse, sabırlı olmak herkes için giderek zorlaşıyor.

Bilim insanları tarafından hız çağı olarak nitelendirilen günümüzde insanların isteklerine ulaşması da fazlasıyla kolaylaştı çünkü. Çocuklar direkt internetin içine doğuyorlar ve gerçek hayatın tek tuşla her istediğine ulaşılabilecek bir yer olmadığını anlamakta güçlük çekiyorlar.

Bilgisayar ekranında ya da televizyonda yazılar, görüntüler gözlerinin önünden akıp geçiyor, olduğu yerde duran kitap yazıları ise hiç de ilgi çekici değil onlar için. Önce çocuklarımıza sonra da kendimize biraz durmayı, beklemeyi, sabırlı olmayı telkin etmemiz gerek. Bunun için neler yapabiliriz?

1. Eve Geldiğinizde Telefonunuzu Sessize Alın

Zaten ailece geçirebileceğiniz 3-4 saatiniz var, onu da esirgemeyin en sevdiklerinizden. Siz takip etmeseniz de her şey olacağına varacak zaten; çocuklarınızın büyümelerini, yürümelerini, ilk kelimelerini kaçırmayın. 10 sene sonra bugünkü fotoğraflara baktığınızda, neler kaçırdığınızı görüp üzüleceksiniz.

2. Çocuklarınıza da Sabırlı Olmayı Öğretin

Sabırlı olmanın temelleri çocuklukta atılır. Beklentileri hemen karşılanan çocukların, ilerde sabırlı bireyler olmalarını bekleyemezsiniz. Hayatta her istediklerini elde edemeyeceklerini bilmeli, beklentilerini erteleyebilmeyi, şartların olgunlaşmasını beklemeyi öğrenmeliler. Bu davranış onların ileride, elde edemedikleri şeyler için hayata küsmelerinin de önüne geçer.

3. Derin Bir Nefes Alın!

Sabrınızın taşmaya başladığını hissettiğiniz zamanlarda, nefis kokulu bir çiçek koklar gibi derin bir nefes alın. İçinizden kendinizi sakinleştirecek sözleri tekrar edin. Zaman zaman bu tür nefes egzersizleri yapmak, bunu alışkanlık haline getirmenize yardımcı olur. Günümüzde nefes egzersizleri, öfke kontrolü tedavilerinde yaygın olarak uygulanan bir metot.

4. Düşünce Yapınızı Değiştirmeye Çalışın

Sabırsız insanlar sık sık öfke kontrollerini kaybeder ve duygularını abartırlar; o an adeta dünyanın sonudur, başlarına gelen tam bir felakettir vs. Oysa bu hiç de gerçekçi bir yaklaşım değil.

Böyle durumlarda zihninize, başınıza gelenin bir “felaket” değil, belki de bir “fırsat” olduğu düşüncesini yerleştirmeye çalışın. Evet o an için belki bir şeyler yanlış gitmiş olabilir ama bu asla dünyanın sonu değil, mutlaka başka bir yolu olmalı.

Belki de şimdi uygun bir zaman değil, sonra yeniden denemelisiniz.

5. Uzaklaşın

Bazen sabırlı olmak, siz ne yaparsanız yapın, mümkün olmayabilir. Olaylar tamamen sizin dışınızda gelişiyor ya da ortamda sizden daha sabırsız bir başkası bulunuyor olabilir. O zaman yapılacak en doğru şey, oradan uzaklaşmak ve başka bir şeyle meşgul olmak.

6. Bir Hobi Edinin

Zihninizi, sizi sıkboğaz eden düşüncelerden uzaklaştırmak, olumlu düşünceler geliştirmek için yapmaktan ze aldığınız işlerle uğraşın. Çiçek yetiştirmek, resim yapmak, bir yabancı dil öğrenmeye çalışmak ya da bulmaca çözmek gibi uğraşlar kendinizi dinlemenizi ve daha iyi tanımanızı sağlar.

Sabretmek öğrenilebilir bir davranış biçimi olduğu gibi aynı zamanda öğretici bir davranıştır. Sabrederken, çevremizde olup biten başka şeylerin farkına varırız. Farklı bakış açıları keşfeder, sorunlara daha uygun çözümler üretebiliriz.

Anne babaların çocuklarına karşı gösterdikleri sabırsız tutum çoğu zaman işleri daha da karmaşık hale getirir. Sabır eşiğini yükseltmek için önce kaygı düzeyini düşürmek gerekir. Çocuğunuzun davranışları sabrınızı zorluyorsa biraz sakin olup onu dinlemeye çalışın. Ani ve olumsuz tepkiler vermeniz onu daha da inatçı yapar.

O inatlaştıkça ve siz sabırsız davrandıkça hiçbir meseleyi çözemezsiniz. Bu şekilde bir sonuç alamıyorsanız, dikkatini başka bir şeye yöneltmesini sağlayın. Çocuğunuzun sabrınızı zorlamasının sebebinin, sizinle daha çok vakit geçirmek istemesi olabileceğini de aklınızdan çıkarmayın.

Bu şekilde davranarak dikkatinizi üzerine çekmek istiyor olabilir.

Источник: https://evdesifa.com/sabirli-olmanin-yollari/

Her türlü olumsuzluğa karşı sabırlı ve vakur duruş

Bağımlılara Karşı Samimi ve Sabırlı Olunması Şart!

İnsanlık tarihi nice garip olay ve şahısların ibret dolu maceralarının şahididir. En güzeller de orada kayıtlıdır, en çirkinleri de. Bu büyük kayıtlı kitabın mahkemesi haşirde açılıp hesap o zaman görülecektir.

İmansızlık başta olmak üzere; Dünyevilik, Firavunluk, deccalizim, süfyanlığın şiarı olan; zulüm, işkence tahakküm, zorbalık, hukuksuzluk, kabalık, nezaketsizlik, barbarlık, intikam, hırs, cimrilik, hile, aldatma, çalma, yalan, baskı, nefret, zift gibi karanlık sayfalar ve haşaratın mağaraların mahfilleridir.

İman başta olmak üzere, İlâhiliğin, nübüvvetin, Semaviliğin nişanesi olan; Sıdk, adalet, hak, hukuk, rahmet, şefkat, merhamet, dostluk, fazilet, yüksek ahlâk, yardım, hürmet, fedakârlık, cömertlik, vicdan da, süt gibi beyaz, zemzem gibi kudsi ve berrak, miski amber gibi davranışlar da dua ve takdirin deryası ve mahzendir.

Bu yalancı dünyada birçok büyük hesap görülmeden ebediyete aktarılıyor. Esas hesap orada görülecek. Burada ancak küçük hesaplar görülüyor.

Asrın manevi hastalıklarına teşhis ve çözüm getiren Hz. Bediüzzaman bu asrı tarif eden ifadelerinin birinde: “Helâket ve felâket asrı!” tabirini kullanır. Bu derin manayı ona dedirten çektikleri ağır ızdıraplardır. O dehşetleri bizzat yaşamadan ve kaynağına inmeden manasına erişmeden olayı kavramak çok zor.

Geçenlerde bir derste; On Altıncı Mektubun Zeyli okunurken, bahiste geçen ifadeler bu defa ruhumda farklı bir yankılanma yaptı. Hayalen Barla’da Nurların telif zamanına gitmeye çalıştım.

Üstadın şahsına yapılan baskı ve zulümleri, o zamanın şartları ve dehşetli şahıslarını, Hz Üstadın bunlara karşı duruş ve tavrını bütün mana ve anlamlarıyla kavramaya ve yaşamaya çalıştım. Üstadın o zamanki irade ve idarenin kendisine reva gördüğü muameleleri bütün çıplaklığıyla tespit edip tarihe mal ettiğini hissettim.

Bu tespit ve yaşadıklarına rağmen otoriteye karşı asla bir menfi tutumu olmadığını, aksine müthiş bir kadere teslimiyeti ve prensipli, vakur ve samimi duruşunu bu defa çok daha dikkatle anlamaya çalıştım.

Bölümden anlamlı, ibretli ve dehşetli halleri kısa da olsa bir tahlil ve şerh yapmaya çalıştım. Birlikte paylaşmaya çalışalım.

Dört sahifelik bu bölümde resmi sorumlu kişilerin eliyle Üstada, “otuz, (30)” çeşit baskı ve zorlama olduğunu çıkardım. Bunların birçoğu katlanılacak gibi değil. Ama bir inayeti İlâhiye var. Birlikte bakalım.

BARLA HAYATINDA BEDİÜZZAMANA YAPILAN BASKI İŞKENCELER (16. MEKTUP ZEYLİNDEN)

1. Her türlü azâba düçar etmek. (“Ben de bu azâba müstehakım deyip sükût ediyordum.”)

2. Barla’nın bir mahallesi olan Bedre’de birkaç günlük hava değişimine müsaade etmemek.

3. Barla’nın dağında bir iki gece kalmaya müsaade etmemek.

4. Ders yapmaktan men etmek.(Ruslar bile esir kampında beni dersten men etmediler.)

5. İşkenceli ve sebepsiz esaret altına almak.

6. Dindar olmasından dolayı,  bazılarının zındıka hesabına, bilerek veya bilmeyerek azap vermesi.

7. Resmi memurların, odasının yanından geçtikleri zaman bile, asla görüşüp halini sormamaları.

8. Dost görünenler içinde çok münafıkların var olması.

9. İmanlarını kurtarmaya çalıştığı dost ve dindar tarafından sebepsiz, altı sene esir hayatı yaşatılması.

10. Cemaat sevabından mahrum etmek için imamlık yapmasına mani olunması.

11. Çevreyle haberleşmesine hiçbir şekilde müsaade edilmemesi.

12. En yakınındaki daimî cemaati ve kardeşlerinden üç adama dahi imamlık etmesinin kabul edilmemesi.

13. Dünyaya çalıştıkları halde, dünyanın işini dahi bilmemeleri, divaneler gibi hükmetmeleri.

14. Barla’da edepsiz ve ahlâksız edip köyün toplum hayatını zehirleyenlere iltifat edip takdir edilmesi.

15. Hiç sebepsiz, âciz, garip bir adamı vehimle, binler adam kuvvetinde hayal edilip kayıt altına alınması.

16. Bazı kimselerin düşmanlıktan değil vehimlerinden kendisinden kaçmaları.

17. Af edilmeyecek bunca canileri af ederken kendisine tam zulüm ve baskının yapılıp herşeyden men edilmesi.

18. Her fırsatta üstadı incitmek. (Elbette onlarla mahkeme-i kübrâda görüşecek.”)

19. Bu kadar işkence ve baskıya hiçbir sebeb gösterilememesi? Yapılanların karşılığının hiç olmaması.

20. Camisinde imamlık yapmasına müdahale edilmesi. (Ruslar imamlık yapmasına müdahale etmediler,

21. Köyde birisinin hakkında iyi demesine, nezaret eden memurun kıskanıp kızması.

22. Kâfir Rus’un ona çektirmediğini burada daha ağırının çektirilmesi.

23. Memurların amirlerinden iltifat görmek için üstadı tâciz etmeleri.

24. Bütün işlerinde nifak, fitne ve münafıkane şeyleri yapmaları. Münafık kâfirden daha şiddetlidir.

25. Nüfuzunu kırmak için vicdansızcasına tedbirler alınması.

26. Acayip bir evhamla Üstaddan kaçınılması.

27. Ruslar esirken adam kesen gaddar nazarıyla baktıkları halde, dersten men etmemeleri.

28. Rusya esir kampında üç sende çektiği zahmet ve sıkıntıyı, burada üç ayda çektirmeleri.

29. Vesikası olduğu halde, hattâ odasındaki hususî dersinden bile men edilmesi.

30. Vesikası olduğu halde, kendi tamir ettiği ve dört sene imamlık ettiği mescidinden men edilmesi.

Bu yukarıdaki noktalara dikkat edilirse hep tespittir. Kimseyi suçlama ve ya hedef gösteme yoktur. Aşağıdaki konularda ise bu tespitlere karşı nasıl duruş sergileneceği vardır.  Bir de onlara bakalım.

İŞKENCELER (16. MEKTUP ZEYLİNDEN)

1. Ehli dünyanın işine karışmadığı için, onların değil kaderin mahkûmu görüp müracaat etmemesi.

2. Tam bir tevekkülle kaderin mahkûmu, olduğunu idrak edip,  “O’na karşı kusurum var” deyip teslim olması

3. Ehli dünyanın dünyasına karışmıyorum, onlar da benim âhiretine karışmasınlar. Karışsalar da beyhudedir! Duruşu.

4. “Bu dünyanın çabuk değişen bir misafirhane olduğunu yakinen iman edip bilmesi.” Ve duruşu!

5. Neşrettiği iman nurlarıyla müsbet fen ve tabiat dedikleri batıl inançları, kalelerini yıkması.

6. Bütün Avrupa dinsizlerine karşı İman konusunda geriye bir adım atmayıp mağlûp olmaması.

7. “Dünyaları başlarını yesin! Ne yapsalar mahkeme-i kübrâda onlarla muhakeme olacağım” duruşu.

8. Kader: “Ey riyakâr, bu müracaatın cezasını çek!” Diyeceği için ehli dünyaya müracaat etmemesi.

9. Kur’ân’a ait dellâllığından ve iman kuvvetinden gelen itikadının elli bin nefer değil, elli milyon kuvvetinde olduğunu!  Haykırması.

10. Misafirhane sahibinin rahmetinin yar olmasıyla herkes ve her şeyin yar!, Değilse, her yerin kalbe dar ve herkese düşman olması hakikati.

11. Eski Said, ehli dünya ile konuşurdu. Yeni Said ise, ehl-i dünya ile konuşmayı mânâsız görüyor.

12. Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dâvâ etmek ve onlara müracaat etmek bir haksızlık ve hakka karşı bir hürmetsizlik olduğundan, haksızlığa karşı hürmetsizlik etmek istememesi.

13. “Onlara müracaat ettikçe; âdil olan kader-i İlâhî, beni onların zalim eliyle tâzip edecektir!” itikadı.

14. Zihniyeti peşin ve belli olan bir hükümetin memurlarını merci tanıyıp müracaat etmenin akıl kârı olmadığını, aksinin beyhude bir zillet! Olacağını tespit edip ona göre davranması.

15. Kur’ân-ı Hakîmin kuvvetiyle, bütün dinsizlere ve bütün Avrupa’ya meydan okuması.

16. Bâki kalınamayacağı vatan için beyhude çabalamanın bir şeye yaramayacağı.

17. Memurun vazifesinin, toplum huzurunu bozanları önlemek ve iyilere yardım etmek olduğu.

18. Zindanda cani bir adamın bile, vazifeli memur olanlarla her zaman görüşebileceği tespiti.

19. Bana karşı olanlar, dindarlığımdandır; kader ise, diyanette ve ihlâsta noksanımdan beni sıkıyor.

20. İnançsızların en büyük dinsiz filozoflarını hayvandan aşağı düşürdüğünün itirafı.

21. İnançlı bir insan için, hakikî vatanın her yer olduğu tespiti.

22. Takdir-i Hüdânın kuvve-i bâzû ile dönmeyeceği hakikati.

23. Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa, Ehl-i dünyanın hükmü var, şeeti var, kuvveti varsa, Kur’ân’ın feyziyle, hâdiminde de, Yanılmaz kalbi, sönmez nuru vardır. Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır. Şaşırmaz ilmi, susmaz sözü vardır,

Aşağıdaki maddelerde genel anlamdaki hayati prensipler ve tespitlerdir.

ÜSTADDAN GENEL PRENSİPLER  05.02.18  İŞKENCELER (16. MEKTUP ZEYLİNDEN)

1. Bilerek veya bilmeyerek, zındıka hesabına, benim dine bağlılığımdan beni sıkıyorlar. Öyleyse, onlara müracaat etmek, dinden pişmanlık göstermek ve meslek-i zındıkayı okşamak demektir.

2. Böyle vaziyette bir adam, Cenâb-ı Haktan başka kime müracaat eder?

3. Ehemmiyetsiz bir ihtiyacıma cevab-ı red verenlere nasıl müracaat edilir?

4. Fealkanun muamele edenlere kanun namına müracaat mânâsız olur.

5. Hâkim, kendi müddei olsa, elbette ona şekvâ edilmez.

6. Menfiler (Sürgün kanunu) kanunuyla bana muamele edilmedi.

7. Zalimlere, müracaat edilse, zillet içinde faydasız bir tezellül olur.

8. Müracaat kanun dairesinde olur. Hâlbuki bana karşı muamele keyfî ve kanunsuzdur.

9. Zulmedenlere müracaat etmek, dinden pişmanlık göstermek ve meslek-i zındıkayı okşamak demektir.

Kuvvetli bir iman ve itikadın göstergesi olan bu aşağıdaki maddeler de nefis muhasebesi ve tevekkülün zirvelerine işaret eden gerçek hakikatlere manzumesidirler.

ÜSTADDAN TESPİT VE İTİRAFLAR 05.02.18 İŞKENCELER (16. MEKTUP ZEYLİNDEN)

1. “Ben de bu azâba müstehakım!” deyip sükût etmesi.

2. “Bu dostlarım içinde çok münafıklar var”.” müthiş tespiti.

3. “Ben işkenceli ve sebepsiz esaret altına alanlara yardım ettim” itirafı..

4. “Beni nezaret altına alan memur, kabir kapısına gelen, misafir bir ihtiyar adama, Lâilâhe illlallahın manasını izah etmeme tahammül edemedi.” Ne kadar bir baskı ve zulüm!

5. Esarette Rus kumandanı benim dersimi dinledi, siyasi ders zannetti, sonra izin verdi.

6. “Böyle vaziyette bir adam, Cenâb-ı Haktan başka kime müracaat eder?”

7. “Demek hizmetim hâlis, lillâh için olmamış ki, aksülâmel oluyor; siz, ona mukabil her fırsatta beni incitiyorsunuz. Elbette mahkeme-i kübrâda sizinle görüşeceğiz.” Kendini suçlaması!

8. “Esaretten geldikten sonra, Hutuvât-ı Sitte gibi eserlerimle kendimi tehye atıp, İngilizlerin İstanbul’a tasallutu altında onların başlarına vurdum.” Vatan ve millet için yapılan büyük iş!

9. “Harb-i Umumîde gönüllü alay kumandanı olarak iki sene çalıştım, çarpıştım. Ordu Kumandanı ve Enver Paşa takdiratı altında, kıymettar talebelerimi, dostlarımı feda ettim. Yaralanıp esir düştüm.”  Vatan ve millet için yapılanlar ve bunu yapana reva görülen hakaretler!

10. “Ben ehli dünyaya müracaat ettikçe; âdil olan kaderi İlâhî, onların zalim eliyle tâzip edecektir.”  İtirafı.

11. “İmanlarının kurtulmasına ve saadet-i ebediyesine hizmet ettiğim insanlar bana yardım cezasını böyle veriyorlar.” Ne acı bir imtihan ve sabır!

12. Ordu Kumandanı ve Enver Paşa takdiratı altında, kıymettar talebelerimi, dostlarımı feda ettim.

13. “Ehl-i dünyanın zalim eliyle beni tâzip ediyor.” Kadere tam teslimiyet.

Böyle bir dünya, böyle bir geçmiş zaman, böyle bir idare ve memurlar, halk ve böyle bir “NUR KAHRAMANI ÜSTAD, NUR DAVASI VE NUR TALEBELERİ.!

Cenabı Hak ahir zamanın fitnelerinden başta cemaatimizi ehli imanı muhafaza etsin Amin.

Источник: http://www.saidnursi.de/her-turlu-olumsuzluga-karsi-sabirli-ve-vakur-durus/

Alkol veya madde bağımlı bireyi tedaviye nasıl ikna edilir?

Bağımlılara Karşı Samimi ve Sabırlı Olunması Şart!

Alkol veya Madde bağımlılığı geliştikten sonra kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilemekle beraber sosyal yaşamına, aile ilişkilerine yansımaktadır. Bu şekilde aile ilişkilerde tahriş, kaygı ve korku duygulara yol açmaktadır.

Buna biz eş bağımlılık diyoruz. Eş bağımlı, anne-baba, eş veya çocuklardan biri olabilir. Bağımlıların eşleri ve anne-babaları üzerinde yapılan bir çalışmada hemen hepsinde uyum sorunları ve depresyon saptanmıştır.

Bu sorunlar, hastayla olan  bağlantığı zorlaşarak iletişim ve güven kopabilir.

Dolayısıyla ilk kendinizden başlayınız : duygularınızı, öfkeyi, sabırsızlığı ortadan kaldırın, aklı selim olun ve kendinizi kurban olarak göstermeyiniz tam tersine yardımcı olabilecek bir arkadaş olarak davrayınız. Kolay bir iş değil, ama kendi kontrol etmeden amaca ulaşamazsınız.

Ne üzerinde konuşmalısınız?

Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı olan hastalar hastalığın getirdiği kötü sonuçlardan çok korkarlar. Sağlıkla olan ilk problemleri endişe verici sinyal olarak kabul ediyorlar. Yavaş yavaş anksiyete bir saplantıya dönüşür, hipokondriyazis.

Bunu sadece madde veya alkol kullanımı yoluyla bastırıyorlar. Ama bağımlı birey ayıkken bağımlılığın götürebilecek kötü sonuçları hakkında anlatıklarınızı ve onları önleyebileceğinizi söz ederek “tedaviye ikna etme” amacınıza ulaşabilirsiniz.

Önemli olan, bağımlı yakınlarla olan iletişimi bozmaktansa yaşadığı problemin yıkıcı sonuca getireceğinden farkında olması onu ikna etme şansını yükseltir.

Bu nedenle, ahlâk üzerinde konuşarak ve ayıplayarak hastanın suçluluk duygularını geliştirmesiyle yardımcı olamazsınız, fiziksel sağlığı üzerinde odaklanarak ve getirdiği zararı hakkında konuşmalısınız.

Tedavi hakkında ne zaman konuşabilirsiniz?

Bağımlı bireyin yardımı kabul etmeden önce psikolojik olarak hazır olmalı.

Yani yaşadığı problemlerin çözümü olarak hastaya tedaviyi sunmalıyız ve bu yardıma ciddi olarak ihtiyaç duyduğu anda söz konusu olabilir: aşırı doz kullanımı, sağlıkla ciddi sorunları yaşadığı anda ve dış görünüşün belirgin değişikliğini fark ettiği zaman.

Hasta bu değişikliklerin kötüye gittiğini farkına varır ve bundan dolayı duyduğu endişe hastanın tedavi olmasına büyük bir motivasyon yaratabilir. Hastanın yaşadığı bu tür anları uzmanlar “aydınlanma” olarak adlandırıyorlar. Genellikle bu anlar psikoaktif maddelerin kullanımındaki molalarda ortaya çıkabilir.

Unutmayınız: endişe, korku, kaygı gibi duygular hastayı rehabilitasyon olmayı ikna edebilmeniz için yardımcı olur. Aynı zamanda bağımlı bireyi tedavi olma kararını verdiğinden sonra daha önce bulunduğu sosyal ortamdan uzak tutmalısınız. Dolayısıyla hastanın tedavi olma fikiri oluşturabilecek duyarlık anı bekleyiniz ve gereğini yapınız.

Hastayı bilinçli olarak tedavi olmasına nasıl yardım edilir?

Hastadaki tıbbi bir yardıma ihtiyaç duyulan duygu farkındalığın uyandırılması – kolay olmayan ve uzun bir süreçtir. Çoğu zaman, hastalar bu farkındalığı yaşamıyorlar ve tedaviyi kendi fiziksel durumunu düzeltme amaçla alıyorlar. Bu durumda rehabilitasyon sonrası remisyon uzun süreli olamaz.

Dolayısıyla hastanın ailesi ve yakınların yapmaları gereken görevlerden biri hastanın yaptığı kararına önem verebilmesine yardımcı olmaktır.

Bunun için bağımlı birey ile arkadaş olmalısınız, hastalığın verdiği zararları, vücudundaki olumsuz etkileri, sosyal hayatına yansıyan olumsuzlukları ve polis tarafından çok sık yapılan uyarıları dolayından yaşadığı kaygıları hasta ile paylaşmalısınız.

Sohbet ederken bağımlı bireyin uyuşturucuya veya alkole olan yorulma duygusunu güçlendirmelisiniz. Eğer kurduğunuz iletişim sırasında anlaşıyorsanız ve aranızdaki iletişim sağlanıyorsa bu durumda kolaylıkla onun tek bir kurtulma şansı tedavi olma karar almaya bir adım atmasına yardımcı olabilirsiniz.

Yorgunluk ve kaygı duygular başka bir değişle kaygı hastanın tedavi olma isteğini güçlendirir yorgunluk oysa hastalığın yükünden kurtulma isteğini uyandırmaktadır. Bundan dolayı, bağımlı bireyin tedavi olması için hazırlama sürecin ideal adımları – kaygı ve korku duygusunu güçlendirerek yıpranma ve yorgunluğun sebebi alkol ve uyuşturucu olduğunun farkına varmasıdır.

Hastayla bağlantıyı kuramıyorsanız ne yapmalısınız?

Eğer bağımlı birey ile sağlıklı iletişim kuramıyorsanız veya duygularınızı kontrol edemiyorsanız her zaman , ağır hastalarla çalışmış ve uyuşturucu veya alkol kullanımın zararları hakkında ayrıntılı bilgi verebilen psikolog uzmanların desteğinden yararlanabilirsiniz.

Ancak bu durumda gelecekte bağımlılığın tekrar nüksetmesini engellemek amacıyla olumsuz duygulara ve tepkilere sebep olan faktörleri ortadan kaldırmak için aile terapiden geçmelisiniz. Bu yüzden ilk tedavi olmayı ikna etme amacıyla bağımlı birey ile tek başınıza iletişim kurmaktan fayda var.

Eğer birey kendi gücüne inanırsa tedavisinin başarı şansı artar.

Uzmanla danış

Источник: https://nazaraliev.com/tr/haberler/alkol-veya-madde-bagimli-bireyi-tedaviye-nasil-ikna-edilir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.