Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!

Gebelikte Aşerme

Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!

Hamileliği özel yapan durumların ilk sırasında, aşerme gelir. Kışın ortasında erik, yazın ortasında portakal aşermek gibi zorlayıcı istekler, anne ve baba adaylarını şaşkınlığa sokabilir. Bütün bunların dışında aşerilen ve pek de aşina olunmayan durumlar da, hamilelik sırasında söz konusudur.

Mesela, toz kokusunu içine çekmeyi istemek veya buz yemek aşırı bir şekilde arzulamak gibi. Bu şaşırtıcı vakaların mantıklı bir açıklaması elbette ki var.

Hamile kadınların yaklaşık % 85 inin yaşadığı bir olay olan aşerme ile ilgili, merak edilen bütün soruların cevaplarını hamile annelerimiz için araştırdık.

Yapılan bir takım araştırmalar doğrultusunda, aşermenin insan bedeninin içinde mucizevi bir şekilde gelişmekte olan bebeği, oluşabilecek tehlerden korumak için bir güç olduğunu, ve cenini besinlerde bulunan tabii toksinlerden koruduğu öne sürülmüştür.

Yapılan tespit ve iddialara göre, aşerme ile hamileliğin riskli evrelerinde, bir takım besinleri tüketmekten kaçınan bir anne adayının, sağlıklı bir bebek dünyaya getirme ihtimali oldukça yükselmekteydi.

Doğum ile beraber meydana gelen bir takım sakatlıklar, günümüz içerisinde de ciddi bir yer tutmaktadır. Doğuştan gelen ve hamilelik süresince meydana gelen bu sakatlıkların, bir bölümünün genetik nedenleri bilindiği halde, en az üçte ikisinin nedenleri hala bilinmemektedir.

Uzmanlara göre bunun nedeni, hamilelik esnasında bilinçsizce ve ölçüsüzce tüketilen besinler ile, aşerme durumu göstermeyen kadınların, rastgele tükettikleri yiyecekler.

1 ) Neden aşeririz?
Aşerme; zamanı belli olmayan, kolay kolay akla gelmeyen gıdaları, fazlası ile yemek isteği anlamına gelmektedir. Aşerme durumu, hamileliğin olmazsa olmaz bir parçasıdır.

Hamile olan kadınların ortalama % 85’inin hamilelik döneminde, en az bir gıdaya karşı, çok fazla yeme isteği olmuştur. Bu gıdaların sınıflandırılması çok ta mümkün değildir. Çünkü hamile bir kadının, çok farklı şeyleri canı çekebilir.

Peynire sarılan turşu, kaşık kaşık yenen sos ya da pirzolanın yağları, bunların arasında sayılabilir. Tatlı, tuzlu, baharatlı ya da ekşi besinler, hamile annelerin en çok yemek istediği tatlardır.

Hamile bayanların, hamilelik dönemi içerisinde yaşadığı aşırı hormonal farklılıklar, bu tat ve koku üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği ifade edilmektedir. Bu hormonal farklılaşmanın etkisi, aynı şekilde menopoz dönemi içerisinde de yaşanan iştah artışı ya da tam tersine azalışını da açıklamaktadır.

Fakat bir takım uzmanlar, bu duruma şüphe ile yaklaşıyor. Çünkü hamilelik, her kadın vücudunda birbirine benzeyen farklılıklar yaptığı halde, aşerme olayı kişiden kişiye değişmekte bir vakadır. Bu sebepten dolayı da, aşermenin asıl sebebi, henüz net olarak bilinememektedir.

Yani en azından kesinleşmiş bir ispatı mevcut değildir.

Genellikle aşerilen şeylere bakıldığı zaman; yapılmış olan bir araştırma sonucunda, hamile anneler yaklaşık % 40’ının tatlı bir besinler, % 33’ünün ise tuzlu besinler aşerdiği görülmüştür. Baharatlı olan yiyecekleri arzu edenlerin oranı da % 17 oranlarında.

2 ) Besin dışındaki şeyler de aşerilebilir mi?
Aşerme durumu, erken hamilelikte normal bir bulgu olarak kabul edilir. Fakat ileri durumlarda yiyecek aşermenin haricinde, başka maddelerin de aşerilmesi söz konusu olabilmektedir.

Bu maddeler genellikle kiremit tozu, kil, toprak, sigara külü gibi maddelerdir. Bazı durumlarda ise, aşırı oranda tuz, limon tuzu, buz parçaları, un, nişasta, kabartma tozu gibi gıda maddeleri de aşerilen maddeler arasında sayılabiliniyor.

Herhangi bir yiyeceği, çok fazla  yeme ihtiyacı duyuyorsanız veya gıda maddesi olmayan herhangi bir şeyi yemek isteği hissediyorsanız, bu durumu doktorunuza bildirmeniz gerekmektedir.

Aşerme, bazı durumlarda kansızlık veya beslenme bozukluğunun habercisi de olabilmektedir (toprak, kil yeme durumunda görüldüğü gibi)

3 ) Aşerme ne zaman başlar?
Aşermenin genellikle hamileliğin il 3 aylık döneminde gerçekleşmektedir. 3 aylık süreç dışında devam eden aşermelerde, psikolojik nedenlerden kaynaklanabileceğini söylenmektedir.

Aşermeyi anne vücudunun sinyalleri ve isteği şeklinde değerlendirerek, karşılamaya çalışmamız gerekmektedir. Eğer bir şeyi aşeriyorsanız, onu muhakkak yemeniz gerekir. Bulamadığınız durumlarda, ona benzeyen bir yiyecek tüketilmelidir.

Mesela, canınız dondurma istediyse ve bulamıyorsanız, dondurma yerine sütlü bir tatlı ya da dolapta soğutulmuş bir çikolata yiyebilirsiniz.

4 )Gariplikler zamanı 
Aşermenin sebeplerini açıklamak için, her insan bir şey söylüyor: ‘Vücut ihtiyaç hissettiği şeyi ister, zararlıyı istemez’ gibi… Fakat sigarayı ağzına bile sürmeyen birinin, hamilelik döneminde sigarayı çok ısrarlı bir şekilde arzulaması, bu teoriyi açıklayamamaktadır. Bir takım gıdalara karşı aşermenin olması durumunu, mantıklı bir şekilde açıklayabiliriz. Ancak  sigara izmariti, temizlik maddeleri, toprak gibi yenmeyen garip maddeleri yeme arzusu görülüyor ise, bu demir eksikliği, kansızlık, beslenme bozukluğunun habercisi olabilir.

5 )Sesler, Kokular, hatta görüntüler bile tiksinti yaratabilir
Bir çok zaman, hamilelikte meydana gelen bulantı ve kusmalar veya yeterince yiyememe halinde de aşerme tabiri kullanılır.

Bazı durumlarda bir renkten bile bulantı hissetme, bir kişinin sesinden nefret duyma, bir TV reklamından meydana gelen mide bulantısı, herhangi birinin kokusunu alınca kusma durumları gibi aşermenin altında toplanabilecek, akla ve hayale sığmayacak değişik istekler, olağan dışı hisler olabilmektedir.

Bazı hamile bir anne adayları, sudan sebepten durumlarda bile, büyük travma dönemi geçirirler. Hamileliğin ilk 3 ayı, anne adayının duygu zamanlarında en çok kararsız kaldığı dönemdir.

Bu dönem içerisinde anne adayı ciddi anlamda alıngan, kırılgan, sinirli ve  agresif olabilmektedir. Bir dakikası bir dakikasını tutmaz. Hatta tamamen kendine içine kapanarak, kendi kendine kalmayı istediği bir ruh haline bile girebilirler.

Bazı zamanlarda en sevdiği insanları dahi görmek, onlarla sohbet etmek istemeyebilir. Bir çok zaman da, hissedilen bu duygularının geçici değil, gerçek hissettiği duygular olduğuna inanabilir.

Şayet, anne adayının eşi ve yakınları, bu döneme ait olan özellikleri bilemeyerek anne adayına alınganlık gösterip kırılıp karşılık verirler ise, işin boyutu çok farklı yönlere kayabilir.

Aşerme durumu, hamile olan kadının kararsız duygu hallerinin bir sonucu da olabilmektedir. Bu sebepten dolayı, çok fazla aşermeleri olan anne adaylarının, ciddi psikolojik yardıma ihtiyaçları vardır.

6 ) Ne yapmalı?Sağlıklı olduğu müddetçe, aşerilen gıdaların yenmesinde herhangi bir sakınca yoktur.

Aşermeler, rutin olarak aynı gıdalar ile beslenmenize sebep oluyorsa, tekdüze bir beslenme programına doğru gitmiş olursunuz. Bu tekdüzelik durumda, sizi ihtiyacınız olan gıdalardan yoksun bırakabilir.

Mesela; canınız erik aşerdi için her gün yalnızca erik ile beslenmek; protein, yağ, mineral ve vitamin bakımından yetersiz besleneceğiniz anlamına gelir.

Erik aşerdiyseniz, o günkü meyve hakkınızı erik olacak şekilde tüketip, diğer yemek öğünlerinizi ihmal etmediğiniz sürece, doğruyu yapıyorsunuzdur. Aşerdiğiniz zaman, isteklerinizi sağlıklı yollar ile elde etmenin bir yolunu bulmalısınız. Bu konuyu doktorunuz ile beraber konuşursanız, ortak bir hedef oluşturmanız daha kolay olacaktır.

Canınız dondurma çektiği zaman, hamilelik şekeriniz de bulunmuyorsa, süt hakkınız yerine 1 veya 2 top dondurma yemeniz, sizi sağlıklı beslenme ve kolay doğum hedeflerinden uzaklaştırmaz.

Hamilelik döneminde tansiyon ya da preeklemsi problemi yaşamıyorsanız, akşam yemeğinde bir iki tane turşu yemeniz de aynı şekilde beslenme düzeninize zarar vermez. Canınızın çektiği gıda yoğun enerjili, yüksek kalorili bir gıda olması halinde, beklenenin üzerinde kilo almanızı sağlayacaktır.

Canınızın aşerdiği besini, daha düşük enerjili hale getirmekte sizin elinizde. Mayonezin yerine yağsız peynir, şekerin yerine kuru meyve yemek gibi.

Tiksindiğiniz, bulantı veren gıdaları da muhakkak doktorunuz ile paylaşmanız gerekecektir. Bu durumda eğer doktorunuz gerek görürse, vitamin ve mineral alımı için yardımcı tedaviye başlatıp başlatmayacağına karar verecektir.

7 ) En çok aşerilen besinler ;

1 ) Kahve Çekirdeği

Kahve çekirdeği, hamilelik döneminde aşerilebilecek en enteresan şeylerden biridir. Bu aşerme duygusu, vücudunda demir eksikliği bulunan anne adaylarında görülebilir.

Böyle bir aşermeniz varsa bizce doktorunuza başvurarak, kan oranınızda ki demir seviyesini öğrenmek için bir test yaptırın.

Vücudunuzun demire gereksinimi olması halinde, anne ve bebek için kahve çekirdeği tüketmektense, demir eksikliğinizi giderici bir besin takviyesi almak daha yararlı olacaktır.

2 ) Et ve meyve kombinesi

Çilek ile ton balığı, tavuk ile üzüm… En çok, Amerika’da bir grup insan, hindi ile beraber kızılcığı birlikte tüketiyorlar. Ancak bu durum, son derece fazlasıyla karşılaşılan bir olaydır. Ancak nedense, diğer meyve ve et kombinasyonları kulağa pek hoş gelmiyor.

3 ) Krema ve diğer süt ürünleri

Bu aşerme grubu, en çok hamilelik döneminin ilk aylarında çok fazla karşılaşılan bir aşerme şeklidir. Bunun nedeni, embriyonun gelişmesi ile, bu süreç içerisinde ki yüksek oranda kalsiyuma ihtiyacı olmasıdır. Bunun garip bir aşerme olmasının sebebi, tüketilen besinlerden çok bu besinlerin tüketilme miktarıdır. Hatta bazı anne adayları, günde 9 litre süt içebilmektedir.

4 ) Her şeyin üzerine hardal ya da bir başka baharatlı sos dökmek

Baharatlı yemekleri çok fazla aşermek, en çok karşılaşılan aşerme çeşididir. Bazı hamile anne adayları, yedikleri bütün yemeklerin üzerine baharatlı bir sos dökmeden, yemek yiyemezler. Baharatların bebeklere herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Ancak annelerde, mide yanması veya bebeğin normalden daha hızlı bir şekilde tekmelemesi gibi problemlere sebep olmaktadır.

5 ) Şeker içeren her şey

Şeker alımı arzusu, çok fazla kadında görünmektedir. Birçok hamile anne adayı, tükettikleri her yemeğin üstüne çikolata sosu döktüklerini anlatır.

6 ) Lastik ya da köpük

Bu besin dışında ki maddeleri çiğnemek, bir çeşit sakinleşme sağlar. Bunları çiğnemelerinde ki amaç, aslında onları yemek değildir. Bazı durumlarda çiğneme hareketi, anne adaylarının sakinleşmesini yardımcı olur.

7 ) Fıstık ezmesi ve peynir

Hamilelik döneminde ki kabuklu yemiş ve fasulye aşermeleri, magnezyum vücutta yeterli miktarda olmamasından kaynaklanmaktadır. Fıstık ezmesi içeriğinde, yüksek oranda magnezyum içerir. Fıstık ezmesi ile peynir beraber tüketildiği zaman, anne magnezyum ile kalsiyumu beraber almış olur.

8 ) Tuzlu gıdalar

Tuzlu yiyeceklerin yanında, yalnızca tuz aşeren anne adayları da vardır.

9 ) Kuruyemiş

Genel de çok fazla aramayacağı bir şey olsa da, anne adayları magnezyum eksikliği olduğu zaman kuruyemişe aşerirler.

Источник: https://jinekoloji.com/gebelikte-aserme-ve-en-cok-aserilen-9-sey

Sanal gerçeklik tedavisi: Bağımlılıkta hayır diyebilme becerisi

Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!

Hastanın “hayır” deme becerisini geliştirebilen tedavi yönteminde hasta istek yaşadığında o isteğin nasıl azaltılabileceğini, vücudunda ne gibi değişikliklerin olduğunu doktoru ile beraber görüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin, birçok psikiyatrik hastalıkta kullanılan sanal gerçeklik tedavisinin bağımlılıkta da kullanılmaya başlandığını belirterek sanal gerçeklikle “hayır” deme becerisinin geliştirildiğini söyledi.

Sanal gerçeklikte farklı bilgisayar teknikleri kullanılarak görsel, duyusal, dokunma ve koku gibi pek çok farklı duyuya hitap ederek dijital bir ortamın oluşturulduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin şöyle konuştu:

Alkol ve madde bağımlılığı tanısıyla takip edilen hastalarda da alkol ve madde kullanma isteği olarak bilinen ‘aşerme’nin değerlendirilmesi, kişinin alkol ve madde isteği yaşadığında vücudunda olan değişiklikleri tanıması ve bunları tanıyarak istekle mücadele etmesi amacıyla yine sanal gerçeklik merkezli tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Sanal gerçeklik gözlüğü takılı olan kişi sanal ortamda oluşturulmuş bir barda ya da bir partide ne gibi sorunlar yaşadığını, isteğin nasıl oluştuğunu deneyimlemekte ve buna karşı tedavi sürecinde gerekli önlemlerin alınabilmesi sağlanmaktadır.

Terapide kullanılacak

Sanal gerçeklik tedavisi birçok alanda kullanılıyor. En yaygın kullanım şekli ise VR gözlükleri. VR gözlükler çok daha ucuz ve son kullanıcıya inmesinin sağlanmasıyla beraber artık daha çok kullanılabilir hale gelecek. Psikiyatride belki 10 yıldır kullanılıyor ama laboratuvar ortamında ve daha pahalı cihazlarla kullanılıyor.

Bu cihazları alan psikiyatri hekimleri ve psikologlar uygun programları kullanarak hastaları için terapide kullanabilecekler. Sanal gerçeklik gözlükleri yaklaşık 10 yıldır araştırma amacıyla kullanılıyordu.

Artık bağımlılık tedavisinde de kullanılıyor. Geçmiş yıllardan beri kullanılan hali exposure dediğimiz tedavi. Yani özellikle anksiyete, panik atak ve fobilerde kullanılabilir.

Diyelim ki kişinin yükseklik korkusu var.

Yükseklik korkusunda terapide çalışırken sizin onu maruziyet tedavisini yapabilmeniz için yüksek bir yere çıkartmanız lazım.

Ofisinizden çıkacaksınız, yüksek bir yere gideceksiniz, asansör korkusu varsa asansöre alacaksınız, asansörde terapist ona eşlik edecek ama sanal gerçeklik gözlükleriyle beraber siz bunu hastanız odanızdayken yapabilir hale geleceksiniz.

Önceden hazırlanmış ortamların içine aslında sanal gerçeklik gözlüğünü kullanarak hastayı sokmuş olacaksınız.

Bağımlılık hastalarının en sık şikayet ettiği konulardan biri de aşırı istek. Sanal gerçeklik tedavisi tam da bu noktada devreye giriyor. Tedavi devam ederken kişi uyarıcı maddeden alkolden uzak ama ‘Kimi zaman istek yaşıyorum ve bu istekle baş edemiyorum’ diyor. Sanal gerçeklik gözlükleri o zaman bize ne sunacak?

Kişinin hangi ortamda nerede nasıl istek yaşadığını az çok tahmin ediyoruz. Örneğin alkol tüketilen bir ortam, sigara içilen bir yer, madde kullanılan yerler. Biz tedaviye devam ederken ofisimizden çıkmadan bu cihazların yardımıyla ona eşlik ederken hastaya o ortamlarda bulunma şansını vereceğiz.

O aşırı istek gelecek, isteği yaşayacak ve istekle mücadele ederken yanında bir profesyonel olacak. Psikiyatristi, psikoloğu ya da terapisti olacak, ona nasıl mücadele edeceğini biz orada hastaya göstereceğiz.

Hayır deme becerisi kazandırıyor

Sanal gerçeklik tedavisi sayesinde kişinin yaşadığı istek karşısında hayır deme becerisini kazanılabileceğini belirten Çetin, yöntemin hastayı güçlendiren bir yöntem olduğunu söyledi. Gözlük şeklinde kullanılan yöntemin iki farklı açıdan önemli olduğunu belirten Çetin, şunları söyledi:

“Birincisi istekle baş etme, craving yani istek geldiğinde onunla baş etmeyi hastaya öğreteceksiniz çünkü biz biliyoruz ki bağımlılık tedavisinde istek bir yerde yaşanıyor, bunu hastaya göstermiş olacağız.

İkincisi bizim hastalarımızda fazla güven vardır, ‘Ben madde kullana arkadaşlarımın yanına gidersem hiç sorun yaşamam, ben alkol tüketilen ortamlara girerim alkol içmem, çok rahat ederim’ gibi tedavinin başında kendine çok güveni olan ve bizim için riskli durumların ortaya çıkacağı haller vardır.

Hastayı taburcu ederiz, poliklinik süreci devam eder. Haber alırız, derler ki ‘Ben alkol tüketilen bir mekâna girdim, alkol teklif edildi, hayır diyemedim ve içtim’ der.

O zaman biz ona diyeceğiz ki ‘Bakın önümüzdeki haftalarda aylarda böyle haller yaşayabilirsiniz, gelin biz sizi bizim eşliğimizde alkolün olmadığı, maddenin olmadığı steril sentetik ortamlarda bulunduralım bu gözlükle.

Bakalım ne hissediyorsunuz? Hasta ne kadar kararlı olduğunu söylese de yaşayacağı bu sanal deneyimle vücudundaki değişiklikleri tespit etmek ve anında müdahale etmek mümkün olacak.”

Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin, sanal gerçeklik tedavisinin alkol, madde ve davranışsal bağımlılıkların tedavisinde kullanabileceğini söyledi.

2018 yılı hayatımızda çok şeyi değiştirecek!

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/bagimlilikta-sanal-gerceklik-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.