Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!

Gebelikte Aşerme

Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!

Hamileliği özel yapan durumların ilk sırasında, aşerme gelir. Kışın ortasında erik, yazın ortasında portakal aşermek gibi zorlayıcı istekler, anne ve baba adaylarını şaşkınlığa sokabilir. Bütün bunların dışında aşerilen ve pek de aşina olunmayan durumlar da, hamilelik sırasında söz konusudur.

Mesela, toz kokusunu içine çekmeyi istemek veya buz yemek aşırı bir şekilde arzulamak gibi. Bu şaşırtıcı vakaların mantıklı bir açıklaması elbette ki var.

Hamile kadınların yaklaşık % 85 inin yaşadığı bir olay olan aşerme ile ilgili, merak edilen bütün soruların cevaplarını hamile annelerimiz için araştırdık.

Yapılan bir takım araştırmalar doğrultusunda, aşermenin insan bedeninin içinde mucizevi bir şekilde gelişmekte olan bebeği, oluşabilecek tehlerden korumak için bir güç olduğunu, ve cenini besinlerde bulunan tabii toksinlerden koruduğu öne sürülmüştür.

Yapılan tespit ve iddialara göre, aşerme ile hamileliğin riskli evrelerinde, bir takım besinleri tüketmekten kaçınan bir anne adayının, sağlıklı bir bebek dünyaya getirme ihtimali oldukça yükselmekteydi.

Doğum ile beraber meydana gelen bir takım sakatlıklar, günümüz içerisinde de ciddi bir yer tutmaktadır. Doğuştan gelen ve hamilelik süresince meydana gelen bu sakatlıkların, bir bölümünün genetik nedenleri bilindiği halde, en az üçte ikisinin nedenleri hala bilinmemektedir.

Uzmanlara göre bunun nedeni, hamilelik esnasında bilinçsizce ve ölçüsüzce tüketilen besinler ile, aşerme durumu göstermeyen kadınların, rastgele tükettikleri yiyecekler.

1 ) Neden aşeririz?
Aşerme; zamanı belli olmayan, kolay kolay akla gelmeyen gıdaları, fazlası ile yemek isteği anlamına gelmektedir. Aşerme durumu, hamileliğin olmazsa olmaz bir parçasıdır.

Hamile olan kadınların ortalama % 85’inin hamilelik döneminde, en az bir gıdaya karşı, çok fazla yeme isteği olmuştur. Bu gıdaların sınıflandırılması çok ta mümkün değildir. Çünkü hamile bir kadının, çok farklı şeyleri canı çekebilir.

Peynire sarılan turşu, kaşık kaşık yenen sos ya da pirzolanın yağları, bunların arasında sayılabilir. Tatlı, tuzlu, baharatlı ya da ekşi besinler, hamile annelerin en çok yemek istediği tatlardır.

Hamile bayanların, hamilelik dönemi içerisinde yaşadığı aşırı hormonal farklılıklar, bu tat ve koku üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği ifade edilmektedir. Bu hormonal farklılaşmanın etkisi, aynı şekilde menopoz dönemi içerisinde de yaşanan iştah artışı ya da tam tersine azalışını da açıklamaktadır.

Fakat bir takım uzmanlar, bu duruma şüphe ile yaklaşıyor. Çünkü hamilelik, her kadın vücudunda birbirine benzeyen farklılıklar yaptığı halde, aşerme olayı kişiden kişiye değişmekte bir vakadır. Bu sebepten dolayı da, aşermenin asıl sebebi, henüz net olarak bilinememektedir.

Yani en azından kesinleşmiş bir ispatı mevcut değildir.

Genellikle aşerilen şeylere bakıldığı zaman; yapılmış olan bir araştırma sonucunda, hamile anneler yaklaşık % 40’ının tatlı bir besinler, % 33’ünün ise tuzlu besinler aşerdiği görülmüştür. Baharatlı olan yiyecekleri arzu edenlerin oranı da % 17 oranlarında.

2 ) Besin dışındaki şeyler de aşerilebilir mi?
Aşerme durumu, erken hamilelikte normal bir bulgu olarak kabul edilir. Fakat ileri durumlarda yiyecek aşermenin haricinde, başka maddelerin de aşerilmesi söz konusu olabilmektedir.

Bu maddeler genellikle kiremit tozu, kil, toprak, sigara külü gibi maddelerdir. Bazı durumlarda ise, aşırı oranda tuz, limon tuzu, buz parçaları, un, nişasta, kabartma tozu gibi gıda maddeleri de aşerilen maddeler arasında sayılabiliniyor.

Herhangi bir yiyeceği, çok fazla  yeme ihtiyacı duyuyorsanız veya gıda maddesi olmayan herhangi bir şeyi yemek isteği hissediyorsanız, bu durumu doktorunuza bildirmeniz gerekmektedir.

Aşerme, bazı durumlarda kansızlık veya beslenme bozukluğunun habercisi de olabilmektedir (toprak, kil yeme durumunda görüldüğü gibi)

3 ) Aşerme ne zaman başlar?
Aşermenin genellikle hamileliğin il 3 aylık döneminde gerçekleşmektedir. 3 aylık süreç dışında devam eden aşermelerde, psikolojik nedenlerden kaynaklanabileceğini söylenmektedir.

Aşermeyi anne vücudunun sinyalleri ve isteği şeklinde değerlendirerek, karşılamaya çalışmamız gerekmektedir. Eğer bir şeyi aşeriyorsanız, onu muhakkak yemeniz gerekir. Bulamadığınız durumlarda, ona benzeyen bir yiyecek tüketilmelidir.

Mesela, canınız dondurma istediyse ve bulamıyorsanız, dondurma yerine sütlü bir tatlı ya da dolapta soğutulmuş bir çikolata yiyebilirsiniz.

4 )Gariplikler zamanı 
Aşermenin sebeplerini açıklamak için, her insan bir şey söylüyor: ‘Vücut ihtiyaç hissettiği şeyi ister, zararlıyı istemez’ gibi… Fakat sigarayı ağzına bile sürmeyen birinin, hamilelik döneminde sigarayı çok ısrarlı bir şekilde arzulaması, bu teoriyi açıklayamamaktadır. Bir takım gıdalara karşı aşermenin olması durumunu, mantıklı bir şekilde açıklayabiliriz. Ancak  sigara izmariti, temizlik maddeleri, toprak gibi yenmeyen garip maddeleri yeme arzusu görülüyor ise, bu demir eksikliği, kansızlık, beslenme bozukluğunun habercisi olabilir.

5 )Sesler, Kokular, hatta görüntüler bile tiksinti yaratabilir
Bir çok zaman, hamilelikte meydana gelen bulantı ve kusmalar veya yeterince yiyememe halinde de aşerme tabiri kullanılır.

Bazı durumlarda bir renkten bile bulantı hissetme, bir kişinin sesinden nefret duyma, bir TV reklamından meydana gelen mide bulantısı, herhangi birinin kokusunu alınca kusma durumları gibi aşermenin altında toplanabilecek, akla ve hayale sığmayacak değişik istekler, olağan dışı hisler olabilmektedir.

Bazı hamile bir anne adayları, sudan sebepten durumlarda bile, büyük travma dönemi geçirirler. Hamileliğin ilk 3 ayı, anne adayının duygu zamanlarında en çok kararsız kaldığı dönemdir.

Bu dönem içerisinde anne adayı ciddi anlamda alıngan, kırılgan, sinirli ve  agresif olabilmektedir. Bir dakikası bir dakikasını tutmaz. Hatta tamamen kendine içine kapanarak, kendi kendine kalmayı istediği bir ruh haline bile girebilirler.

Bazı zamanlarda en sevdiği insanları dahi görmek, onlarla sohbet etmek istemeyebilir. Bir çok zaman da, hissedilen bu duygularının geçici değil, gerçek hissettiği duygular olduğuna inanabilir.

Şayet, anne adayının eşi ve yakınları, bu döneme ait olan özellikleri bilemeyerek anne adayına alınganlık gösterip kırılıp karşılık verirler ise, işin boyutu çok farklı yönlere kayabilir.

Aşerme durumu, hamile olan kadının kararsız duygu hallerinin bir sonucu da olabilmektedir. Bu sebepten dolayı, çok fazla aşermeleri olan anne adaylarının, ciddi psikolojik yardıma ihtiyaçları vardır.

6 ) Ne yapmalı?Sağlıklı olduğu müddetçe, aşerilen gıdaların yenmesinde herhangi bir sakınca yoktur.

Aşermeler, rutin olarak aynı gıdalar ile beslenmenize sebep oluyorsa, tekdüze bir beslenme programına doğru gitmiş olursunuz. Bu tekdüzelik durumda, sizi ihtiyacınız olan gıdalardan yoksun bırakabilir.

Mesela; canınız erik aşerdi için her gün yalnızca erik ile beslenmek; protein, yağ, mineral ve vitamin bakımından yetersiz besleneceğiniz anlamına gelir.

Erik aşerdiyseniz, o günkü meyve hakkınızı erik olacak şekilde tüketip, diğer yemek öğünlerinizi ihmal etmediğiniz sürece, doğruyu yapıyorsunuzdur. Aşerdiğiniz zaman, isteklerinizi sağlıklı yollar ile elde etmenin bir yolunu bulmalısınız. Bu konuyu doktorunuz ile beraber konuşursanız, ortak bir hedef oluşturmanız daha kolay olacaktır.

Canınız dondurma çektiği zaman, hamilelik şekeriniz de bulunmuyorsa, süt hakkınız yerine 1 veya 2 top dondurma yemeniz, sizi sağlıklı beslenme ve kolay doğum hedeflerinden uzaklaştırmaz.

Hamilelik döneminde tansiyon ya da preeklemsi problemi yaşamıyorsanız, akşam yemeğinde bir iki tane turşu yemeniz de aynı şekilde beslenme düzeninize zarar vermez. Canınızın çektiği gıda yoğun enerjili, yüksek kalorili bir gıda olması halinde, beklenenin üzerinde kilo almanızı sağlayacaktır.

Canınızın aşerdiği besini, daha düşük enerjili hale getirmekte sizin elinizde. Mayonezin yerine yağsız peynir, şekerin yerine kuru meyve yemek gibi.

Tiksindiğiniz, bulantı veren gıdaları da muhakkak doktorunuz ile paylaşmanız gerekecektir. Bu durumda eğer doktorunuz gerek görürse, vitamin ve mineral alımı için yardımcı tedaviye başlatıp başlatmayacağına karar verecektir.

7 ) En çok aşerilen besinler ;

1 ) Kahve Çekirdeği

Kahve çekirdeği, hamilelik döneminde aşerilebilecek en enteresan şeylerden biridir. Bu aşerme duygusu, vücudunda demir eksikliği bulunan anne adaylarında görülebilir.

Böyle bir aşermeniz varsa bizce doktorunuza başvurarak, kan oranınızda ki demir seviyesini öğrenmek için bir test yaptırın.

Vücudunuzun demire gereksinimi olması halinde, anne ve bebek için kahve çekirdeği tüketmektense, demir eksikliğinizi giderici bir besin takviyesi almak daha yararlı olacaktır.

2 ) Et ve meyve kombinesi

Çilek ile ton balığı, tavuk ile üzüm… En çok, Amerika’da bir grup insan, hindi ile beraber kızılcığı birlikte tüketiyorlar. Ancak bu durum, son derece fazlasıyla karşılaşılan bir olaydır. Ancak nedense, diğer meyve ve et kombinasyonları kulağa pek hoş gelmiyor.

3 ) Krema ve diğer süt ürünleri

Bu aşerme grubu, en çok hamilelik döneminin ilk aylarında çok fazla karşılaşılan bir aşerme şeklidir. Bunun nedeni, embriyonun gelişmesi ile, bu süreç içerisinde ki yüksek oranda kalsiyuma ihtiyacı olmasıdır. Bunun garip bir aşerme olmasının sebebi, tüketilen besinlerden çok bu besinlerin tüketilme miktarıdır. Hatta bazı anne adayları, günde 9 litre süt içebilmektedir.

4 ) Her şeyin üzerine hardal ya da bir başka baharatlı sos dökmek

Baharatlı yemekleri çok fazla aşermek, en çok karşılaşılan aşerme çeşididir. Bazı hamile anne adayları, yedikleri bütün yemeklerin üzerine baharatlı bir sos dökmeden, yemek yiyemezler. Baharatların bebeklere herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Ancak annelerde, mide yanması veya bebeğin normalden daha hızlı bir şekilde tekmelemesi gibi problemlere sebep olmaktadır.

5 ) Şeker içeren her şey

Şeker alımı arzusu, çok fazla kadında görünmektedir. Birçok hamile anne adayı, tükettikleri her yemeğin üstüne çikolata sosu döktüklerini anlatır.

6 ) Lastik ya da köpük

Bu besin dışında ki maddeleri çiğnemek, bir çeşit sakinleşme sağlar. Bunları çiğnemelerinde ki amaç, aslında onları yemek değildir. Bazı durumlarda çiğneme hareketi, anne adaylarının sakinleşmesini yardımcı olur.

7 ) Fıstık ezmesi ve peynir

Hamilelik döneminde ki kabuklu yemiş ve fasulye aşermeleri, magnezyum vücutta yeterli miktarda olmamasından kaynaklanmaktadır. Fıstık ezmesi içeriğinde, yüksek oranda magnezyum içerir. Fıstık ezmesi ile peynir beraber tüketildiği zaman, anne magnezyum ile kalsiyumu beraber almış olur.

8 ) Tuzlu gıdalar

Tuzlu yiyeceklerin yanında, yalnızca tuz aşeren anne adayları da vardır.

9 ) Kuruyemiş

Genel de çok fazla aramayacağı bir şey olsa da, anne adayları magnezyum eksikliği olduğu zaman kuruyemişe aşerirler.

Источник: https://jinekoloji.com/gebelikte-aserme-ve-en-cok-aserilen-9-sey

Acıbadem Sağlık Grubu | Acıbadem

Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!
Acıbadem Üniversitesi, 2007 yılında Acıbadem Sağlık ve Eğitim Vakfı tarafından kurulan sağlık alanında tematik bir üniversitedir.

Sağlık hizmetlerinde 25 yılı aşkın deneyim ve bilgi birikimiyle oluşan Acıbadem kültürünü yükseköğretime taşıyan üniversite; güçlü akademik kadrosu, gelişmiş teknolojik altyapısı ile alanında donanımlı ve sürekli gelişime açık sağlık profesyonelleri yetiştirmeyi hedefliyor.

Araştırma odaklı Acıbadem Üniversitesi’ndeki dünyadaki en kapsamlı kilinik simülasyon eğitim merkezlerinden biri olan CASE’te, öğrencilerin yanı sıra sağlık profesyonelleriyle de eğitimler gerçekleştiriyor.

Acıbadem'in Öncüsü Yenilendi

Hizmet alanını 2.5 katına çıkararak Acıbadem Sağlık Grubu'nun en büyük hastanesi olan Acıbadem Maslak 364 yatak kapasitesiyle hizmet veriyor. Tıbbın tüm alanlarında hizmet sunan Acıbadem Maslak Hastanesi’nde radyoterapi cihaz parkı ile kanser alanında da tanı ve tedavi hizmetleri yürütülüyor.

SAYILARLA ACIBADEM SAĞLIK GRUBU

  • YILLIK ORTALAMA HASTA SAYISI

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.

) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

  • Kimlik bilgileriniz: Adınız, soyadınız, T.C. Kimlik numaranız, pasaport numaranız veya geçici TC Kimlik numaranız, doğum yeri ve tarihiniz, medeni haliniz, cinsiyetiniz, sigorta veya hasta protokol numaranız ve sizi tanımlayabileceğimiz diğer kimlik verileriniz.
  • İletişim Bilgileriniz: Adresiniz, telefon numaranız, elektronik posta adresiniz ve sair iletişim verileriniz, müşteri temsilcileri ya da hasta hizmetleri tarafından çağrı merkezi standartları gereği tutulan sesli görüşme kayıtlarınız ile elektronik posta, mektup veya sair vasıtalar aracılığı ile tarafımızla iletişime geçtiğinizde elde edilen kişisel verileriniz.
  • Muhasebesel Bilgileriniz: Banka hesap numaranız, IBAN numaranız, kredi kartı bilginiz, faturalama bilgileriniz gibi finansal verileriniz.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı ve planlaması amacıyla özel sağlık sigortasına ilişkin verileriniz ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileriniz.
  • Hastane veya tıp merkezlerimizi ziyaret etmeniz halinde güvenlik ve denetim amaçlı tutulmakta olan kamera kayıtları görüntüleriniz.
  • Otoparkı kullanmanız halinde araç plaka veriniz.
  • Sağlık Bilgileriniz: Laboratuvar sonuçlarınız, test sonuçlarınız, muayene verileriniz, randevu bilgileriniz, check-up bilgileriniz, reçete bilgileriniz dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi sırasında veya bunların bir sonucu olarak elde edilen her türlü sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel verileriniz.
  • www.acibadem.com.tr sitesine veya www.acibadem.com.tr/AcibademOnline/TR/MainPage adresine gönderdiğiniz veya girdiğiniz sağlık verileriniz ve sair kişisel verileriniz.
  • Acıbadem’e veya Acıbadem Grup şirketlerinden herhangi birine iş başvurusunda bulunmanız halinde bu hususta temin edilen özgeçmiş dâhil sair kişisel verileriniz ile Acıbadem Grubu çalışanı ya da ilişkili çalışan olmanız halinde hizmet akdiniz ve işe yatkınlığınız ile ilgili her türlü kişisel verileriniz.

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

  • Kimliğinizi teyit etme,
  • Kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi.
  • İlgili mevzuat uyarınca Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Hastane ve Tıp Merkezlerimizin iç işleyişi ile günlük operasyonların planlanması ve yönetilmesi.
  • Hastane Yönetimi, Hasta Hakları, Hasta Deneyimi bölümleri tarafından hasta memnuniyetinin ölçülmesi, arttırılması ve araştırılması.
  • İlaç temini.
  • Randevu almanız halinde randevu hakkında sizi haberdar edebilme.
  • Risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerini geliştirme amacıyla analiz yapma.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından sağlık hizmetlerinizin finansmanı, tetkik, teşhis ve tedavi giderlerinizin karşılanması, müstehaklık sorgusu kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgilerin paylaşılması.
  • Araştırma yapılması.
  • Yasal ve düzenleyici gereksinimlerin yerine getirilmesi.
  • Sağlık hizmetlerinin finansmanı kapsamında özel sigorta şirketler ile talep edilen bilgileri paylaşma.
  • Kalite, Hasta Deneyimi, Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi.
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından hizmetlerimiz karşılığında faturalandırma yapılması ve anlaşmalı olan kurumlarla ilişkinizin teyit edilmesi.
  • Pazarlama, Medya ve İletişim, Çağrı Merkezi bölümleri tarafından kampanyalara katılım ve kampanya bilgisi verilmesi, Web ve mobil kanallarda özel içeriklerin, somut ve soyut faydaların tasarlanması ve iletilebilmesi.

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
  • 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu,
  • 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • Özel Hastaneler Yönetmeliği,
  • Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği,
  • Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleridir.

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3.

fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

  • Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
  • Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  • Kişisel sağlık verilerine erişim ve bu verileri isteme,
  • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesine ve/veya kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesine ilişkin işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkını haizsiniz.

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

  • (i) Fahrettin Kerim Gökay Cad. No: 49 Altunizade, Istanbul, Türkiye adresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazılarak gönderebilirsiniz,
  • (ii) Noter kanalıyla gönderebilir,
  • (iii) acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla ve/veya
  • (iv) Acıbadem’e hitaben yazdığınız “word veya pdf.” formatındaki bir dosyayı güvenli eimza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com ‘a e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak iletebilirsiniz.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.

Источник: https://www.acibadem.com.tr/bagimlilikmerkezi/davranissal-bagimliliklar/

Madde Bağımlılığı

Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • MADDE BAĞIMLILIĞI HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

Источник: https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-

Sanal gerçeklik tedavisi: Bağımlılıkta hayır diyebilme becerisi

Bağımlılıkta Aşermeye Yeni Çözüm!

Hastanın “hayır” deme becerisini geliştirebilen tedavi yönteminde hasta istek yaşadığında o isteğin nasıl azaltılabileceğini, vücudunda ne gibi değişikliklerin olduğunu doktoru ile beraber görüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin, birçok psikiyatrik hastalıkta kullanılan sanal gerçeklik tedavisinin bağımlılıkta da kullanılmaya başlandığını belirterek sanal gerçeklikle “hayır” deme becerisinin geliştirildiğini söyledi.

Sanal gerçeklikte farklı bilgisayar teknikleri kullanılarak görsel, duyusal, dokunma ve koku gibi pek çok farklı duyuya hitap ederek dijital bir ortamın oluşturulduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin şöyle konuştu:

Alkol ve madde bağımlılığı tanısıyla takip edilen hastalarda da alkol ve madde kullanma isteği olarak bilinen ‘aşerme’nin değerlendirilmesi, kişinin alkol ve madde isteği yaşadığında vücudunda olan değişiklikleri tanıması ve bunları tanıyarak istekle mücadele etmesi amacıyla yine sanal gerçeklik merkezli tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Sanal gerçeklik gözlüğü takılı olan kişi sanal ortamda oluşturulmuş bir barda ya da bir partide ne gibi sorunlar yaşadığını, isteğin nasıl oluştuğunu deneyimlemekte ve buna karşı tedavi sürecinde gerekli önlemlerin alınabilmesi sağlanmaktadır.

Terapide kullanılacak

Sanal gerçeklik tedavisi birçok alanda kullanılıyor. En yaygın kullanım şekli ise VR gözlükleri. VR gözlükler çok daha ucuz ve son kullanıcıya inmesinin sağlanmasıyla beraber artık daha çok kullanılabilir hale gelecek. Psikiyatride belki 10 yıldır kullanılıyor ama laboratuvar ortamında ve daha pahalı cihazlarla kullanılıyor.

Bu cihazları alan psikiyatri hekimleri ve psikologlar uygun programları kullanarak hastaları için terapide kullanabilecekler. Sanal gerçeklik gözlükleri yaklaşık 10 yıldır araştırma amacıyla kullanılıyordu.

Artık bağımlılık tedavisinde de kullanılıyor. Geçmiş yıllardan beri kullanılan hali exposure dediğimiz tedavi. Yani özellikle anksiyete, panik atak ve fobilerde kullanılabilir.

Diyelim ki kişinin yükseklik korkusu var.

Yükseklik korkusunda terapide çalışırken sizin onu maruziyet tedavisini yapabilmeniz için yüksek bir yere çıkartmanız lazım.

Ofisinizden çıkacaksınız, yüksek bir yere gideceksiniz, asansör korkusu varsa asansöre alacaksınız, asansörde terapist ona eşlik edecek ama sanal gerçeklik gözlükleriyle beraber siz bunu hastanız odanızdayken yapabilir hale geleceksiniz.

Önceden hazırlanmış ortamların içine aslında sanal gerçeklik gözlüğünü kullanarak hastayı sokmuş olacaksınız.

Bağımlılık hastalarının en sık şikayet ettiği konulardan biri de aşırı istek. Sanal gerçeklik tedavisi tam da bu noktada devreye giriyor. Tedavi devam ederken kişi uyarıcı maddeden alkolden uzak ama ‘Kimi zaman istek yaşıyorum ve bu istekle baş edemiyorum’ diyor. Sanal gerçeklik gözlükleri o zaman bize ne sunacak?

Kişinin hangi ortamda nerede nasıl istek yaşadığını az çok tahmin ediyoruz. Örneğin alkol tüketilen bir ortam, sigara içilen bir yer, madde kullanılan yerler. Biz tedaviye devam ederken ofisimizden çıkmadan bu cihazların yardımıyla ona eşlik ederken hastaya o ortamlarda bulunma şansını vereceğiz.

O aşırı istek gelecek, isteği yaşayacak ve istekle mücadele ederken yanında bir profesyonel olacak. Psikiyatristi, psikoloğu ya da terapisti olacak, ona nasıl mücadele edeceğini biz orada hastaya göstereceğiz.

Hayır deme becerisi kazandırıyor

Sanal gerçeklik tedavisi sayesinde kişinin yaşadığı istek karşısında hayır deme becerisini kazanılabileceğini belirten Çetin, yöntemin hastayı güçlendiren bir yöntem olduğunu söyledi. Gözlük şeklinde kullanılan yöntemin iki farklı açıdan önemli olduğunu belirten Çetin, şunları söyledi:

“Birincisi istekle baş etme, craving yani istek geldiğinde onunla baş etmeyi hastaya öğreteceksiniz çünkü biz biliyoruz ki bağımlılık tedavisinde istek bir yerde yaşanıyor, bunu hastaya göstermiş olacağız.

İkincisi bizim hastalarımızda fazla güven vardır, ‘Ben madde kullana arkadaşlarımın yanına gidersem hiç sorun yaşamam, ben alkol tüketilen ortamlara girerim alkol içmem, çok rahat ederim’ gibi tedavinin başında kendine çok güveni olan ve bizim için riskli durumların ortaya çıkacağı haller vardır.

Hastayı taburcu ederiz, poliklinik süreci devam eder. Haber alırız, derler ki ‘Ben alkol tüketilen bir mekâna girdim, alkol teklif edildi, hayır diyemedim ve içtim’ der.

O zaman biz ona diyeceğiz ki ‘Bakın önümüzdeki haftalarda aylarda böyle haller yaşayabilirsiniz, gelin biz sizi bizim eşliğimizde alkolün olmadığı, maddenin olmadığı steril sentetik ortamlarda bulunduralım bu gözlükle.

Bakalım ne hissediyorsunuz? Hasta ne kadar kararlı olduğunu söylese de yaşayacağı bu sanal deneyimle vücudundaki değişiklikleri tespit etmek ve anında müdahale etmek mümkün olacak.”

Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin, sanal gerçeklik tedavisinin alkol, madde ve davranışsal bağımlılıkların tedavisinde kullanabileceğini söyledi.

2018 yılı hayatımızda çok şeyi değiştirecek!

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/bagimlilikta-sanal-gerceklik-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.