Bağımlılıkta “Sanal Gerçeklik” Tedavisi!

Sanal gerçeklikle korkularınızı aşabilirsiniz!

Bağımlılıkta “Sanal Gerçeklik” Tedavisi!

NPİstanbul Beyin Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, sanal gerçeklik yöntemi ile başarılı sonuçlar alındığını söyledi.

Kaygı ve korkunun etkili bir şekilde tedavi edilebilmesi için sadece konuşmanın ya da hayalde duyarsızlaştırma çalışmalarının yetmediği durumlarda sanal gerçekliğin uygulandığını belirten Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, sanal gerçeklikle ilgili şu bilgileri verdi: “Kaygı, korku ve özellikle fobilerin tedavisinde bilişsel davranışçı terapiler etkilidir.

Psikoterapi ile sadece kişiyi konuşarak tedavi etmekle kalmayıp , teknolojinin bize sağladığı imkanlarından da faydalanıyoruz. Kaygı bozuklukları ve fobilerin terapisinde; kişide buna yol açan düşünce ve imajların ortaya çıkarılması ve bunlarla ilgili aşamalı olarak duyarsızlaştırma çalışmaları yapılır.

Kaygı ve korkunun tam olarak geçmesi için de kişinin kaygı ve korku veren durumla karşılaşması gerekir. Şimdiye dek bunlarla ilgili hayalde duyarsızlaştırma çalışmaları yapıyorduk. Fakat aslında korkunun ve kaygının tamamen ortadan kalkması için, kişinin o uyarana veya o duruma maruz kalması gerekir yani kişi gerçek hayatta o durumu yaşadığında bununla nasıl başa çıkacağını öğrenir.

Mesela köpek korkusu üzerinde kişinin hatalı düşüncelerini fark etmesi, ona eşlik eden duygularını tanıması ve nasıl değiştirebileceği ile ilgili çok çeşitli yöntem ve teknik var. Bunu seans odasında yapıyorsunuz ama gerçek hayatta seans odasında deneyimlediği rahatlığı yaşayamıyor. Sanal gerçeklik kişinin o reailiteyi yaşamasını sağlıyor. Kişi üç boyutlu olarak bu gerçekliği yaşıyor.”

Gerçek hayatta nasıl başa çıkacağını öğreniyor

Bu yöntem kontrol edebildiğimiz bir durum imkanı sağlıyor çünkü kişi terapistin yanında kaygısını kontrol etmeyi başarıyor ama gerçek hayatta gerçek uyaranla karşılaştığı zaman ne yaşayacağını bilmediği için kaçma-kaçınma davranışları devam ediyor.

Çünkü insan doğası gereği kendisini rahatsız eden durumlardan kaçar, insanın doğal bir tepkisidir bu. Kişi ancak güvenli durumda hissettiğinde ilerler.

Bu yöntem sayesinde terapist eşliğinde ve onun rehberliğinde daha güvenli bir şekilde korkutan duruma yaklaşmasını sağlamış oluyoruz.

Kaygı veren uyaranlar terapi odasına taşınıyor

Sanal gerçeklik yöntemi uygulama kolaylığı sağlıyor. İstanbul gibi bir şehrin koşullarında danışanımızla sürekli metroya binmek, asansöre binmek, uçağa binmek veya danışanımızın her zaman yanında olmak mümkün değil.

Bu yüzden sanal gerçeklik uygulaması ile dış dünyada kaygı veren uyaranları terapi odasına taşımış oluyor ve orijinaline en uygun şekilde maruz kalmayı sağlamış oluyoruz. Dolayısıyla sanal gerçeklik uygulaması; psikoterapiyi destekleyici, iyileşmeden önceki son noktaya kişiyi daha da hazır hale getiren bir yöntem.

Çünkü kişi sanal gerçeklik ortamında kendisine kaygı ve korku veren o durumu deneyimleyebildiği zaman bir adım daha atmış olur. Kişi kaygı durumundayken, kaygı veren duruma maruz kaldığında kişide kaygı artar ve kaygı veren durumlardan kaçınır, kaçındıkça da kaygının sürmesini sağlar.

Bu durumun ortadan kalkabilmesi için kişinin bir süre orada kalması gerekir. İşte sanal gerçeklik de bunu sağlamış oluyor.

KORKU IQ’NUZ KAÇ?

Biofeedback ile beraber uygulanıyor

Sanal gerçeklik uygulaması biofeedback ile beraber uygulanıyor. Bazen kişiler korkuyorum der ama kaygı seviyesi çok yüksek seviyede değildir ama kişiye çok yüksek geliyordur. Ya da tam tersi şekilde, korkmuyorum der ama aslında kaygı seviyesi yükselmiş ve fizyolojik uyarılma içindedir. Biofeedback bunun somut ölçeklerini de bize gösteriyor.

Böylece kişi sanal gerçeklik gözlüğü ile birtakım sanal gerçeklik deneyimlemesi yaparken biz de ekranda onun ne gördüğünü ve gördüğüne nasıl bir fizyolojik tepki verdiğini izlemiş oluyoruz. Böylece onun maksimum anksiyetede kalacak şekilde yönlendirmeler yaparak maruz kalmasını sağlıyoruz.

Kişi maruz kaldıkça bir süre sonra sönme dediğimiz olay gerçekleşir ve duyguda azalma başlar.

Biofeedback yöntemi, sanal gerçeklik uygulamasından önce de kullanılıyordu. Biofeedback’le kişiye kendi içsel süreçlerini tanıma ve yönetmeyi öğretiyorduk. Onu yaparken imajda da rahatsız eden durumu kişiye deneyimletiyorduk.

Korku, kaygı, obsesif kompulsif bozuklukta duyarsızlaştırma çalışmaları yapıyorduk ama kişinin düşüncesinin içine giremediğimiz için düşüncelerde de kaçmalar olabiliyordu. Metroya ya da uçağa binmekten nasıl kaçıyorsa düşünmede de kaçmalar oluyor. Düşünmedeki kaçmaları kontrol edemiyoruz.

Sanal gerçeklik uygulaması sayesinde kişinin tam olarak imajine etmesini sağlamış oluyoruz” dedi.

Kişinin fizyolojisindeki değişiklikleri izliyoruz

Biofeedback uygulamasını ülkemize çok uzun yıllar önce getiren ve kullanan ekip olduklarını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, bu uygulamayı da şöyle anlattı: “Kişiye birtakım sensörler bağlıyoruz.

Kişinin fizyolojisindeki değişiklikleri bilgisayar somutlaştırıp görsel ve işitsel sinyaller halinde bilgisayar ekranına getiriyor. İki tür sistem üzerinde çalışabiliyoruz: Otonom sinir sistemi ve merkez sinir sistemi.

Merkezi sinir sistemi dediğimizde kişinin kafasına birtakım elektrotlar takarak beyin dalgalarının aktivitesini EEG sinyallerini görsel işitsel sinyallerle bilgisayara yönlendiriyoruz.

Otonom sinir sistemine bağlı solunum, deri direnci, cilt ısısı ve kalp ritmi gibi değişikliklerini de birtakım sensörler aracılığıyla aynı şekilde ekranda izleyebiliyoruz. Kişinin biyolojik işleyişindeki değişimleri feedback olarak kişiye tekrar gösterdiğimizde sistem kendi regülasyonu içinde onu kullanıyor. Kişiler terapistin de rehberliğinde kısa sürede zihinle beden arasındaki bağı fark edip kontrol etmeyi öğreniyor.”

Sanal gerçeklik nasıl uygulanıyor?

Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, sanal gerçeklik yönteminin uygulanmasıyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Kişiye bir gözlük takılıyor. Kişi üç boyutlu bir şekilde ortamda gibi kendini deneyimleyebiliyor.

Terapist de bilgisayar ekranından o anda kişinin ne gördüğünü iki boyutlu olarak gözlüyor.

Biofeedback’ten gelen sinyalleri izleyerek anksiyetesindeki artma ve azalmaları takip edebiliyor ve ona göre hastaya anında rehberlik edebiliyoruz.”

KORKUNUN FAYDALARI NELERDİR? Korkunun harika bir motivasyon k… ÇOCUĞUN KORKMASININ NEDENLERİ NELERDİR? “Çocuğum her şeyden korkuyor ne …

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1056084-sanal-gerceklik-gozlugu-ile-korkular-nasil-asilir

10 yılda bildiğiniz tüm sektörleri değiştirecek teknoloji: Sanal Gerçeklik

Bağımlılıkta “Sanal Gerçeklik” Tedavisi!

Bilgisayar sektörünü en çok etkileyen alanların başında video oyunları gelir. Oyunseverler yeniliklere en açık kitledir. Onlar en son oyunları oynamak için yüksek kapasiteli bilgisayarlar talep ettikçe, şirketler birbiriyle rekabet eder, en yeni ürünlerini piyasaya çıkarır ve böylece bilgisayar teknolojisi hızla gelişir.

Aynı durum sanal gerçeklik için de geçerli. Oculus, HTC ve Sony’nin büyümeyi hedefledikleri öncelikli alan oyun dünyası. SuperData Research adlı şirketin araştırmasına göre sanal gerçeklik oyun sektörü 2016 yılında 5.1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacak.

Goldman Sachs’ın öngörüsü ise 2025 yılında bu piyasanın 11.6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacağı yönünde. Playstation VR’ın bugüne kadar dünyada 36 milyon adet satmış Playstation 4’le uyumlu olması özellikle Sony’i rakiplerine göre bir kaç adım öne çıkarıyor.

Sanal gerçeklik oyunlarında kullanıcılar üç boyutlu görüntüler sayesinde etraflarıyla etkileşime geçebiliyor ve sanki gerçekten oyunun içindeymiş gibi hissediyor. Üzerinde hareket sensörü olan kumanda gibi cihazlar sayesinde sanal dünya içerisindeki objeleri hareket ettirmek mümkün.

Konu oyun olunca sıradışı örnekler çok. Japon oyun şirketi Bandai Namco’nun geliştirdiği Project iCan bunlardan birisi.

Tokyo’da V Zone adlı bir merkez kuran şirket burada oluşturduğu özel platformda sanal gerçeklik dünyasının ilgi çekici yanlarını gösteriyor.

Örneğin Fear of Heights adlı sanal gerçeklik uygulamasını test eden kullanıcılar 60 katlı gökdelenin tepesine çıkıp, bir tahtanın ucunda mahsur kalmış bir kediyi kurtarmaya çalışıyor.

ABD’li lunapark devi Six Flags ve Samsung geçtiğimiz aylarda bir ortaklığa giderek, lunapark hız trenlerinde sanal gerçeklik tecrübesi sunma kararı aldı. Trenin iniş ve çıkışlarına göre Gear VR sanal gerçeklik gözlüğündeki görüntüler eşleniyor ve kullanıcılar Star Wars veya Supermen gibi farklı sanal gerçeklik konsepti içinde hareket ettiğini sanıyor.

Dikkat Çeken Sanal Gerçeklik Oyunları

Until Dawn: Rush of Blood / Playstation VR

Tilt Brush / HTC Vive

EVE: Valkyrie

Final Fantasy XIV Online

SAĞLIK

Sanal gerçeklik teknolojisinin sağlık sektörüne yönelik en önemli katkısı güvenli bir ortamda eğitim imkanı sunması.

Doktor, hemşire ve tıp personeline yönelik eğitimler veya beyin ameliyatı gibi riskli ameliyatların simülasyonunu sanal gerçeklik uygulamalarıyla yapmak mümkün. Doktorlar normal hayatta yapamayacakları bazı uygulamaları sanal gerçeklikte test edebilir.

Goldman Sachs’ın tahminine göre sağlık sektöründeki sanal gerçeklik uygulamalarının ekonomik büyüklüğü 2025 yılında 5.1 milyar dolara ulaşacak.

Fobilerin ilacı sanal gerçeklik

Kaliforniya’daki Virtual Reality Medical Center klostrofobi, panik atak, örümcek fobisi, yükseklik korkusu, uçak korkusu, panik atak gibi çeşitli psikolojik sorunların tedavisi için sanal gerçeklik teknolojisinden yararlanıyor. Merkezde ayrıca savaştan dönen askerlerin rehabilitasyonu için de uygulamalar geliştiriliyor. Güvenli bir ortamda korkularıyla yüzleşen hastaların durumlarında ciddi ilerleme görüldüğü de tıbbi olarak kanıtlanmış.

EMLAK

Maket üzerinden satış yapan emlak şirketleri, projelerini daha iyi anlatmak için sanal gerçeklik teknolojisini kullanıyor. Böylece potansiyel alıcılar satış ofisine gelmeden projenin detaylarına göz atabiliyor ve bir gayrimenkulün sunduğu imkanları önceden görebiliyor.

Sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak müşterilere satın almayı planladıkları evin bitmiş halini canlı biçimde göstermek mümkün.

Bu sayede müşteriler sadece evin içini değil, evin bulunduğu kattan görecekleri manzarayı da sanki oradaymış gibi test edebiliyor.

Bu simülasyonları daha etkileyici hale getirmek isteyen şirketler, tanınmış aktör, manken veya sporcuların görüntülerini de sanal gerçeklik turunda kullanabiliyor.

İngiltere’nin önemli emlak şirketlerinden Savills bu teknolojiyi kullanmaya başlayanlardan.

Portföyündeki evleri 360 derece kameralarla kaydeden şirket daha sonra bu görüntüleri sanal gerçeklik başlıklarıyla görülebilecek şekilde düzenleyip İngiltere’den ev almak isteyen yabancı yatırımcılara pazarlıyor.

Böylece potansiyel müşteriler bulundukları yerden Londra’daki bir evin içini ve dışını sanki ordaymış gibi dolaşıyor.

Sanal gerçeklik teknolojisini kullanmaya başlayan bir diğer emlak şirketi ise Los Angeles merkezli Sotheby’s International Realty.

Samsung Gear VR sanal gerçeklik başlığıyla uyumlu sanal gerçeklik turları hazırlayan şirket milyon dolarlık evleri sanal ortamda tanıtıyor.

Müşteriler sanki evi gerçekten gezermiş gibi yukarı aşağı, sağa veya sola bakabiliyor. Evin tüm mimari detaylarını oturdukları yerden inceleyebiliyor.

Matterport ile çekilmiş bir evin görünümü

Silikon Vadisi’nde 2011 yılında kurulmuş olan Matterport şirketi, geliştirmiş olduğu Matterport Pro 3D adlı özel kamera sayesinde gerçek mekanları kolay biçimde 3 boyutlu sanal gerçeklik görüntüsüne dönüştürüyor. Kameranın satış fiyatı yaklaşık 4,500 dolar ve özellikle emlak fotoğrafçıları için geliştirilmiş. Kullanımı kolay olan bu kamera Samsung Gear VR ve Google Cardboard’la da uyumlu.

Matterport Kamerası

SOSYAL AĞ VE İLETİŞİM

, Nisan ayının ortasında düzenlediği F8 Geliştiriciler Konferansı’nda, gelişen sanal gerçeklik teknolojilerinin sosyal ağları nasıl şekillendireceğini gösteren etkileyici bir gösteri yaptı. Sahneye çıkan CTO’su Mike Schroepfer başka bir mekanda bulunan Social VR mühendisi Michael Booth’la sanal gerçeklik ortamında konuştu ve aynı sanal gerçeklik ortamını paylaştı.

Etkinlikte ayrıca ’un 360 derece kayıt yapan kamerası Video Surround 360 tanıtıldı. Dünya çapında 1,5 milyar kullanıcı sayısı olan ’un sanal gerçeklik teknolojisine yaptığı bu yatırım bu yeni teknolojinin yaygınlaşmasında kilit rol oynayacak.

EĞİTİM

Goldman Sachs’ın tahminlerine göre sanal gerçeklik ve arttırılmış gerçeklik teknolojilerinin yakın gelecekte etkileyeceği bir başka alan eğitim.

Bu yeni teknoloji farklı okul seviyesindeki öğrenciler kadar profesyonel kuruluşların çalışanları için farklı eğitim fırsatları sunuyor.

Öğrenciler astronomi, tıp, coğrafya, tarih ve biyoloji gibi dersleri sanal gerçeklik ortamında etkileyici biçimde alabiliyor. Çalışanlar güvenli ortamda profesyonel eğitim alabiliyor.

Titans of Space adlı uygulama gezegenler ve yıldızların dizilişini etkileyici biçimde sanal gerçeklik dünyasında gösteriyor. Samsung Gear VR ve Google Cardboard için geliştirilen uygulamanın Türkçe dil desteği de var. Streetview VR uygulaması dünyanın çeşitli şehirlerinde sanal tur düzenliyor. Colosseum VR uygulaması ise kullanıcıları Antik Roma dönemine götürüyor.

Intel’in geliştirdiği Daqri adlı kask, arttırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak çalışanların eğitilmesine yardımcı oluyor. Bir motorcu kaskına benzeyen tasarımı sayesinde fabrika ortamında da güvenle kullanılabiliyor. Kaskın fiyatı ise donanımına bağlı olarak 5 ile 15 bin dolar arasında değişiyor.

TERAPİ

Kontrollü ortamda farklı deneyimler yaşamaya imkan veren sanal gerçeklik teknolojisinin terapi amaçlı kullanıldığı bir çok yeni uygulama mevcut. PHOBOS adlı uygulama örümcek, yükseklik, karanlık klostrofobi gibi farklı korku türleriyle mücadele etmek için yardımcı oluyor. Oculus Rift için geliştirilmiş olan Deep uygulaması meditasyon amaçlı nefes alıp egzersizleri yaptırıyor.

Virtual Iraq uygulaması ise Irak veya Afganistan gibi tehli bölgelerde görev yapıp ülkesine dönen Amerikan askerlerinin görev sonrası travmalardan kurtulması için geliştirilmiş.

“,”author”:”Deniz Ergürel”,”date_published”:”2016-08-04T11:55:35.073Z”,”lead_image_url”:”https://miro.medium.com/max/1200/1*Z6VdwUFwj0-6QJSK91ZzPw.jpeg”,”dek”:null,”next_page_url”:null,”url”:”https://medium.com/turkce/sanal-gerceklik-nedir-249eb3cae318″,”domain”:”medium.com”,”excerpt”:”Teknoloji dünyasını takip eden biriyseniz son zamanlarda sanal gerçeklik ve arttırılmış gerçeklik teknolojilerinin giderek daha çok gündeme…”,”word_count”:901,”direction”:”ltr”,”total_pages”:1,”rendered_pages”:1}

Источник: https://medium.com/turkce/sanal-gerceklik-nedir-249eb3cae318

Sanal gerçeklik ile fobilerden kurtulmak mümkün

Bağımlılıkta “Sanal Gerçeklik” Tedavisi!

Fobilerin pek çok sebebi olduğu gibi onlardan kurtulmanın da çeşitli yolları var. Pek bilinmeyen yollardan biri de sanal gerçeklik. Eğlence merkezlerinin 4D sinema salonlarında ya da Azınlık Raporu gibi bilimkurgu filmlerinde karşımıza çıkmakla kalmayan sanal gerçekliğin, fobileri kontrol altına almakta nasıl kullanıldığını Uplifers okurları için araştırdım.

Fobi nedir?

Tedavi aşamalarına geçmeden önce, fobinin ne olduğu ve nasıl oluştuğunu açıklamak gerek. Bir şeye ya da bir duruma karşı duyulan mantık dışı korkuya fobi diyoruz. Her insanın ufak tefek olsa da sahip olduğu korkular, koruma içgüdüsünü harekete geçirmek açısından faydalı.

Bu korkular günlük hayatı etkileyecek hale geldiği takdirde fobi olarak adlandırılıyor. Banyodaki örümceğin kendisine gerçekten zarar veremeyeceğini bildiği halde onu gördüğünde kaskatı kesilmek gibi.

Kişi korkusunun mantıksız olduğunu fark etse dahi bununla başa çıkamayarak, nefes darlığı, terleme ve kalp çarpıntısından panik atağa varan bir yelpazede tepki verebiliyor.

Fobi nasıl oluşur?

Fobilerin oluşmasında çeşitli etkenler olabilir: Çocukluk travmaları, kötü bir anı, başkalarının başına gelmiş talihsiz bir olay ve hatta (henüz sadece hayvanlarda görülmüş olsa da) genetik etkenler.

Genellikle kaynağını çocuklukta yaşanan ve gereğinden fazla büyütülmüş bir korkudan alan fobilerin, ileriki çağlarda da ortaya çıkması mümkün.

Fobilerin oluşmasında başlıca iki mekanizma olduğunu söyleyebiliriz:

1. Kişisel deneyim: Bir köpek tarafından ısırıldığında, bundan sonra göreceği tüm köpeklerin kişiye o anı ve sonrasında çektiği ağrıyı hatırlatması gibi.

2. İnternet ve global medya: Her şey gibi, felaketler de 7 gün 24 saat, sadece bir tık uzağımızda. Sürekli haberdar olma hali yetişkinlik döneminde dahi, insanlarda hiç tahmin etmeyecekleri korkuların oluşmasına neden olabiliyor.

Tüm açılardan izlenen bir uçak kazasının kişiyi -o güne kadar uçmakla ilgili bir sorunu olmasa dahi- aşırı tedirgin etmesi, ya da yaşadığı şehirde meydana gelen terör saldırısından ötürü sokağa çıkmaktan çekinir hale getirmesi, bunlara örnek olabilir.

Sosyal fobi nedir?

Kalabalık karşısında konuşmak, başkaları tarafından izlenirken iş yapmak, ilgi odağı olacağı yerlerde bulunmak kimi insanlar için neredeyse imkansızdır. Bu aşırı utangaç olma durumu, sosyal kaygı bozukluğu ya da sosyal fobi olarak adlandırılır (kaygı bozukluğuyla ilgili eski bir Uplifers yazım için burayı tıklayabilirsiniz).

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, başka bir ruhsal hastalık olmasa dahi, sosyal fobilerin kişilerin günlük hayatına çeşitli derecelerde olumsuz etkisi oluyor. Üstelik, diğer hastalıkların aksine, bu tip fobiler terapiye gidecek denli önemsenmediği için, çoğunu tedavi etmek de mümkün olmuyor. Oysa, korkudan farklı olarak fobi ile başa çıkmak kararlı ve kapsamlı bir tedavi gerektiriyor.

Sanal gerçeklik tedavisi

1950’li yıllarda psikolog James Taylor tarafından geliştirilen maruz bırakma tedavisi, sosyal fobilerin tedavisinde sıkça kullanılıyor.

Buradaki amaç, duyguları kontrol eden limbik sistemi, korktuğu şeyle karşı karşıya getirerek (maruz bırakarak), gerçek bir tehdit altında olmadığını göstermek.

Tedavi ilerledikçe, korkunun kaynağına maruz kalmaya devam ettikleri halde kişilerin korkularında belirgin bir azalma olduğu, kaygı belirtilerinin de (nefes darlığı, terleme vb) buna eşlik ederek azaldığı görülüyor.

Ancak, topluluk önünde konuşma gibi fobilerin tedavisinde maruz bırakma, gereken ortamı oluşturma
açısından pek mümkün görünmüyor. Her seansta bir konferans salonunu doldurmak ve fobisi olan kişiyi sahneye çıkarmak olası olmadığı gibi, hasta-doktor gizliliği açısından etik de değil.

Ya da, uçak fobisini yenmek için her seferinde doktor ve hastanın beraber seyahat etmeleri söz konusu olamaz… Bilim insanları bu sorunu sanal gerçeklikten yararlanarak çözmeyi deniyorlar: “Mağara” adı verilen büyük bir odanın her tarafında 3D projeksiyonlarla yansıtılan görüntü, kişinin tedavisi için istenen ortamı yaratmış oluyor.

Fobisi olmayan insanlar olarak ilk aklımıza gelen, köpek fobisi olan birinin sanal bir köpekten korkma ihtimalinin çok daha düşük olacağı, dolayısıyla bunun gerçek bir maruziyet sayılmayacağı olabilir.

İşin ilginç kısmı ise burada; Kanadalı psikolog Stéphane Bouchard ve ekibinin yaptığı çalışmalar gösteriyor ki, sanal gerçekliğin kullanılması tedavinin gerçekliği ve etkisinden hiçbir şey kaybettirmiyor.

Çünkü, fobisi olan kişilerin tepkilerinin şiddeti ve endişe seviyeleri, fobinin kaynağının ne kadar gerçek olduğuyla ilgili değil. Örneğin, örümcek fobisini ele alalım.

Örümcekten korkmayan bir kişi, karşısında bilgisayarda yaratılmış bir örümcek gördüğünde onun gerçek olmayan özelliklerine odaklanıyor (“örümcek böyle hareket etmez ki” diye düşünmek gibi). Oysa örümcekten korkan bir kişi için bu görüntünün pek çok bacağı olması ve ona doğru yaklaşması, korkunun ortaya çıkması için yeterli. İşte bu yüzden, bu kişiler için sanal gerçeklik, fazlasıyla gerçek.

Tedavide bir sonraki aşama

Günümüzde, Google Glass ve benzeri teknolojik ürünler sayesinde sanal gerçekliği de daha özgün hale getirmenin yolları aranıyor.

Örneğin, kişinin korkusu herhangi bir salonda değil de kendi ofisinde bir toplantıda konuşmakla sınırlı ise, kişinin kendi ofisinde (gerçek) bir kalabalık (sanal) yaratılarak tedavi sürdürülüyor.

Psikolog Bouchard, bunun aslında daha zahmetsiz ve ucuz olduğunu, çünkü tüm ortamı yaratmaktansa sadece tepki oluşturan şeyi yarattıklarını söylüyor.

Herhangi bir fobiye sahip insan oranı ABD’de %12 civarında iken, Birleşik Krallık’ta nüfusun yaklaşık %16’sını oluşturuyor.

Dünya üzerinde giderek artan “fobi yaratabilecek durum” maruziyetine karşın, giderek daha etkili maruz bırakma tedavilerine gereksinim duyulduğu bir gerçek.

Bu yeni tedaviler sayesinde, fobilerini kişiliğinin bir parçası olarak kabul etmek zorunda olmayan, korku ve kaygılarından arınmış bir nesil yetişebilir, kim bilir?

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Kaynaklar:

 –        http://www.theguardian.com/science/blog/2014/oct/16/virtual-reality-phobias-public-speaking-flying

–        http://www.intechopen.com/books/virtual-reality-in-psychological-medical-and-pedagogical-applications/description-of-a-treatment-manual-for-in-virtuo-exposure-with-specific-phobia

–        http://www.onlineterapiler.com/maruzbirakma.html

–        http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2262178/

–        http://www.doktorsitesi.com/makale/fobilerin-cesitleri-ve-tedavisi

Источник: https://www.uplifers.com/sanal-gerceklik-ile-fobilerden-kurtulmak-mumkun/

Sanal gerçeklik tedavisi: Bağımlılıkta hayır diyebilme becerisi

Bağımlılıkta “Sanal Gerçeklik” Tedavisi!

Hastanın “hayır” deme becerisini geliştirebilen tedavi yönteminde hasta istek yaşadığında o isteğin nasıl azaltılabileceğini, vücudunda ne gibi değişikliklerin olduğunu doktoru ile beraber görüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin, birçok psikiyatrik hastalıkta kullanılan sanal gerçeklik tedavisinin bağımlılıkta da kullanılmaya başlandığını belirterek sanal gerçeklikle “hayır” deme becerisinin geliştirildiğini söyledi.

Sanal gerçeklikte farklı bilgisayar teknikleri kullanılarak görsel, duyusal, dokunma ve koku gibi pek çok farklı duyuya hitap ederek dijital bir ortamın oluşturulduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin şöyle konuştu:

Alkol ve madde bağımlılığı tanısıyla takip edilen hastalarda da alkol ve madde kullanma isteği olarak bilinen ‘aşerme’nin değerlendirilmesi, kişinin alkol ve madde isteği yaşadığında vücudunda olan değişiklikleri tanıması ve bunları tanıyarak istekle mücadele etmesi amacıyla yine sanal gerçeklik merkezli tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Sanal gerçeklik gözlüğü takılı olan kişi sanal ortamda oluşturulmuş bir barda ya da bir partide ne gibi sorunlar yaşadığını, isteğin nasıl oluştuğunu deneyimlemekte ve buna karşı tedavi sürecinde gerekli önlemlerin alınabilmesi sağlanmaktadır.

Terapide kullanılacak

Sanal gerçeklik tedavisi birçok alanda kullanılıyor. En yaygın kullanım şekli ise VR gözlükleri. VR gözlükler çok daha ucuz ve son kullanıcıya inmesinin sağlanmasıyla beraber artık daha çok kullanılabilir hale gelecek. Psikiyatride belki 10 yıldır kullanılıyor ama laboratuvar ortamında ve daha pahalı cihazlarla kullanılıyor.

Bu cihazları alan psikiyatri hekimleri ve psikologlar uygun programları kullanarak hastaları için terapide kullanabilecekler. Sanal gerçeklik gözlükleri yaklaşık 10 yıldır araştırma amacıyla kullanılıyordu.

Artık bağımlılık tedavisinde de kullanılıyor. Geçmiş yıllardan beri kullanılan hali exposure dediğimiz tedavi. Yani özellikle anksiyete, panik atak ve fobilerde kullanılabilir.

Diyelim ki kişinin yükseklik korkusu var.

Yükseklik korkusunda terapide çalışırken sizin onu maruziyet tedavisini yapabilmeniz için yüksek bir yere çıkartmanız lazım.

Ofisinizden çıkacaksınız, yüksek bir yere gideceksiniz, asansör korkusu varsa asansöre alacaksınız, asansörde terapist ona eşlik edecek ama sanal gerçeklik gözlükleriyle beraber siz bunu hastanız odanızdayken yapabilir hale geleceksiniz.

Önceden hazırlanmış ortamların içine aslında sanal gerçeklik gözlüğünü kullanarak hastayı sokmuş olacaksınız.

Bağımlılık hastalarının en sık şikayet ettiği konulardan biri de aşırı istek. Sanal gerçeklik tedavisi tam da bu noktada devreye giriyor. Tedavi devam ederken kişi uyarıcı maddeden alkolden uzak ama ‘Kimi zaman istek yaşıyorum ve bu istekle baş edemiyorum’ diyor. Sanal gerçeklik gözlükleri o zaman bize ne sunacak?

Kişinin hangi ortamda nerede nasıl istek yaşadığını az çok tahmin ediyoruz. Örneğin alkol tüketilen bir ortam, sigara içilen bir yer, madde kullanılan yerler. Biz tedaviye devam ederken ofisimizden çıkmadan bu cihazların yardımıyla ona eşlik ederken hastaya o ortamlarda bulunma şansını vereceğiz.

O aşırı istek gelecek, isteği yaşayacak ve istekle mücadele ederken yanında bir profesyonel olacak. Psikiyatristi, psikoloğu ya da terapisti olacak, ona nasıl mücadele edeceğini biz orada hastaya göstereceğiz.

Hayır deme becerisi kazandırıyor

Sanal gerçeklik tedavisi sayesinde kişinin yaşadığı istek karşısında hayır deme becerisini kazanılabileceğini belirten Çetin, yöntemin hastayı güçlendiren bir yöntem olduğunu söyledi. Gözlük şeklinde kullanılan yöntemin iki farklı açıdan önemli olduğunu belirten Çetin, şunları söyledi:

“Birincisi istekle baş etme, craving yani istek geldiğinde onunla baş etmeyi hastaya öğreteceksiniz çünkü biz biliyoruz ki bağımlılık tedavisinde istek bir yerde yaşanıyor, bunu hastaya göstermiş olacağız.

İkincisi bizim hastalarımızda fazla güven vardır, ‘Ben madde kullana arkadaşlarımın yanına gidersem hiç sorun yaşamam, ben alkol tüketilen ortamlara girerim alkol içmem, çok rahat ederim’ gibi tedavinin başında kendine çok güveni olan ve bizim için riskli durumların ortaya çıkacağı haller vardır.

Hastayı taburcu ederiz, poliklinik süreci devam eder. Haber alırız, derler ki ‘Ben alkol tüketilen bir mekâna girdim, alkol teklif edildi, hayır diyemedim ve içtim’ der.

O zaman biz ona diyeceğiz ki ‘Bakın önümüzdeki haftalarda aylarda böyle haller yaşayabilirsiniz, gelin biz sizi bizim eşliğimizde alkolün olmadığı, maddenin olmadığı steril sentetik ortamlarda bulunduralım bu gözlükle.

Bakalım ne hissediyorsunuz? Hasta ne kadar kararlı olduğunu söylese de yaşayacağı bu sanal deneyimle vücudundaki değişiklikleri tespit etmek ve anında müdahale etmek mümkün olacak.”

Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin, sanal gerçeklik tedavisinin alkol, madde ve davranışsal bağımlılıkların tedavisinde kullanabileceğini söyledi.

2018 yılı hayatımızda çok şeyi değiştirecek!

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/bagimlilikta-sanal-gerceklik-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.