Bağışıklık Sisteminizin Sinyallerine Kulak Verin

Bağışıklık sisteminizin 5 erken uyarısına kulak verin

Bağışıklık Sisteminizin Sinyallerine Kulak Verin

Grip, nezle gibi enfeksiyonlar sonbahar-kış ayları ile beraber hepimizi etkisi altına alır. Bu hastalıklara karşı koyabilmemiz için vücudumuzun elindeki en önemli silahı ise güçlü bir bağışıklık sistemidir.

Bağışıklık sistemimizin güçlü olması sadece rahatsızlıklardan korunmak ya da onları daha rahat atlatmak için değil aynı zamanda sağlıklı ve uzun bir ömür için de çok önemlidir.

Öte yandan hastalıklara karşı dirençli olabilmek için bağışıklık sisteminin “alarm” sinyallerini bilmek ve geç olmadan önlem almak şart. Bağışıklık sisteminin zayıfladığına işaret eden 5 erken belirti…

Yorgunluk
Efor sarf ettiğimizde yorulmamız olağan bir durum kuşkusuz. Ancak harcadığınız efordan daha fazla yorgun olmanız bağışıklık sisteminizin zayıfladığına işaret edebiliyor. Sabah yorgun kalkmak, istirahatle bitkinliğin dinmemesi ve çabuk yorulmak doktora başvurmanızı gerektiren yakınmalar arasında yer alıyor.

 

Dudaklar ile ağız çevresinde oluşan ve içi sıvı dolu yara kabarcıkları şeklinde kendini gösteren uçuk da ihmal etmemeniz gereken önemli bir belirti.

Özellikle yılda 4 kereden fazla gelişen uçuklar zayıf bir bağışıklık sisteminin uyarıcısı olabiliyor. Bu nedenle ansızın beliren uçuklarınızı ihmal etmeyin ve doktora gidin.

Basit bir belirti olan uçuğu ihmal etmemeniz rahatsızlığınızı daha kolay atlatmanızı sağlayabilir.

Tekrarlayan enfeksiyonlar
Bağışıklık sistemi güçlü olan kişiler kolay kolay rahatsızlanmıyorlar. Bağışıklığı sağlayan beyaz kan hücreleri yeterli düzeyde çalışamadıklarında ise enfeksiyonlara daha kolay yakalandığımız gibi, hastalıklar da daha zor iyileşebiliyor. Bu nedenle eğer çabuk hastalanıyorsanız bu durumu göz ardı etmemeniz gerekiyor.

Ayrıca tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, ishal, idrar yolu veya genital bölge enfeksiyonları ve mantar enfeksiyonları önemli bir uyarıcı olabiliyor.

Bu nedenle “nasıl olsa geçer” diyerek hastalığı hafife almak ve gelişigüzel ilaçlarla şikayetleri ortadan kaldırmaya çalışmak yerine bağışıklık sisteminin taranması için bir hekime başvurmak gerekiyor

Ciltte nedensiz açılan yaralar
Ciltte nedensiz yara açılması veya mevcut yaraların geç düzelmesi, tekrarlayan mantar enfeksiyonları erken belirtiler arasında yer alıyor.

Özellikle önemsemediğimiz sivilceler, ayaklardaki mantarlar, kasık bölgesindeki kızarıklıklar, saçlı derinin pullanarak dökülmesi, zayıflayan bağışıklık sisteminin habercisi olabiliyor.

Geç kapanan yaralar, ihmal edilmeden doktora gidilmesini ve bağışıklık sistemi taraması yapılmasını gerektiriyor. Unutulmamalıdır ki; cildimiz vücudumuzun içindeki sorunların adeta aynası gibidir.

Aft ve pamukçuk
Ağız içi ve dil üzerinde, ağrılı, ortası beyaz lezyonlar şeklinde kendini gösteren aftlar yılda 4 kezden fazla ortaya çıkarsa bu durum bağışıklık sisteminizin zayıfladığına işaret ediyor olabilir. Aynı zamanda pamukçuk da bir gösterge olabiliyor.

Pamukçuk denilen kandida cinsi mantar ağız kanalından yemek borusuna, mideden bağırsaklara kadar her yerde oluşabiliyor. Bağışıklık zayıfladığında vücuda yerleşen bu mantar aynı zamanda bağışıklığı kendisi de baskılayıp hastalığın ilerlemesine yol açabiliyor.

Hatta son yıllarda kanser gelişimine katkıda bulunduğu düşünülüyor.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için…

  • Düzenli ve dengeli beslenin. Özellikle A, B, C, E, D vitaminleri ile çeşitli mineralleri içeren besinleri almaya özen gösterin.
  • Kaliteli ve düzenli uyku uyuyun. Minimum 6-8 saat uyumaya, düzenli saatlerde yatağa girmeye çaba sarf edin.
  • Stres ve kaygı düzeyini olabildiğince en az düzeye çekin.
  • Açık havada düzenli olarak egzersiz yapın. Bu alışkanlık hem zihinsel hem de fiziksel açıdan daha iyi hissetmenizi sağlayabileceği gibi, bağışıklık sisteminizi de güçlendirecektir.
  • Probiyotik desteği ve sindirim sisteminin düzenli çalışması da güçlü bir bağışıklık sisteminde son derece önemli rol üstleniyor. Ev yapımı yoğurt, kefir, ev yapımı sirke, ev yapımı turşu, boza ile şalgam suyu probiyotik açısından zengin besin öğeleri arasında yer alıyor.
  • Bol bol su için. Yarısından fazlası su olan vücudumuzun hücrelerinin hem daha iyi çalışabilmeleri hem de bağışıklık sistemini güçlendirmek için günde en az 2-2,5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin.

Uçuk (Herpes virüsü) nasıl tedavi edilir?

İlginizi çekebilir

Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonlarına dikkat

Üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı önleminizi alın

Yurtdışı tatillerini enfeksiyonlara kurban etmeyin

Verem, vücut direncinizin düşmesini bekliyor

RSV virüsü hayat boyu tekrar edebiliyor

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/bagisiklik-sisteminizin-5-erken-uyarisina-kulak-verin

Bağışıklık Sisteminizin Sinyallerine Kulak Verin

Bağışıklık Sisteminizin Sinyallerine Kulak Verin

Vücudun savunma sistemi olarak bilinen bağışıklık sistemi, sadece dışarıdan gelen tehlere karşı vücudu korumakla kalmıyor aynı zamanda yaşlılığa karşı mücadele veriyor ve zinde hissetmeyi sağlıyor.

Vücudun antioksidan mekanizmasının çalışmasında da rol oynayan bağışıklık sistemi, zayıfladığında ise bazı mesajlar verebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr.

Aytaç Karadağ, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları hakkında bilgi verdi.

Sürekli yorgun hissedenler dikkat!

Kronik yorgunluk sendromu son yıllarda artan bir sorun haline geldi. Yapılan efordan daha fazla yorgunluk hissedilmesi bağışıklık sisteminin zayıfladığının belirtisi olabilmektedir. Sabah yorgun kalkmak, bitkinliğin istirahatle dinmemesi ve çabuk yorulmak doktora başvurmak için yeterli belirtilerdir.

Tekrarlayan enfeksiyonlarda tarama testleri yapılmalı

Yaz aylarında grip, nezle, soğuk algınlığı oluşuyor ve sürekli tekrarlıyorsa ilaçlarla geçiştirilmeden önce immun sistemin taranması faydalı olmaktadır.

Tekrarlayan ishal, idrar yolu enfeksiyonları, genital bölge enfeksiyonları, mantar, solunum yolu enfeksiyonları önemli uyarıcılardır.

Bağışıklığı sağlayan beyaz kan hücreleri yeterli düzeyde çalışamadığında enfeksiyonlara daha kolay yakalanıldığı gibi, daha zor iyileşilmektedir.

Cildiniz alarm veriyor

Ciltte nedensiz yara açılması veya mevcut yaraların geç düzelmesi, tekrarlayan mantar enfeksiyonları bağışıklık sisteminin cilt açısından erken habercileri gibidir.

Alerjik şikayetler ise immün sistemin dengesinin bozulması ve abartılı reaksiyon göstermesi ile olmaktadır. İmmün sistem, fazla çalıştığında alerji, az çalıştığında enfeksiyonlar gelişir. Burun akıntısı, hapşırık, gözlerde yaşarma, öksürük, nefes darlığı, ciltte kaşıntılı kabarıklıklar alerjik kökenli olabilir.

Aft, pamukçuk gibi ağız lezyonları kansere kadar götürebiliyor

Özellikle senede 4 kereden fazla virüslere bağlı oluşan ağız veya burun çevresinde uçuk denilen lezyonlar gelişmesi bağışıklığın zayıflığı açısından önemli bir parametredir.

Ağız içi ve dil üzerinde aft denilen ağrılı, ortası beyaz lezyonlar senede 4’ten fazla çıkıyor ise bağışıklık sistemi zayıflığı, Behçet Hastalığı veya bazı vitamin eksiklikleri yönünden araştırılması açısından araştırılmalıdır.

Pamukçuk denilen kandida cinsi mantar, ağız kanalında, yemek borusunda, midede, bağırsaklarda olabilirken aynı zamanda bağışıklığı kendisi de baskılayıp hastalığın ilerlemesine, hatta son yıllarda kanser gelişmesine katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.

Bu hatalardan kaçının

Bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan doğuştan gelen kronik hastalıklar ve enfeksiyon gibi değiştirilemeyen etkenlerin yanında yaşam şekli ve beslenme alışkanlıklarında yapılan hatalar da etkili olmaktadır.  Bağışıklık sistemi zayıflamasının en yaygın nedeni yetersiz ve dengesiz beslenmedir.

Karbonhidrattan zengin beslenme, antikorların yapıtaşı olan proteinden düşük beslenme, aşırı kilo ve aşırı zayıflık bağışıklığı baskılayıcı etmenlerdir. A,B, C, E, D  vitaminleri, selenyum, demir, çinko ve karotenler bağışıklık sisteminin karmaşık reaksiyonlarını katalize eder.

Bunlardan herhangi birinin eksikliği vücudumuzu dış etmenlere karşı saldırıya açık hale getirmektedir.

Alkol kullanımı, sigara kullanımı, radyasyon maruziyeti, probiyotik eksikliği, kalitesiz uyku, iyi dinlememek, stres yükü fazlalığı, sık antibiyotik kullanımı da bağışıklık sistemimizin zayıflamasında rol oynayan başlıca sebepler arasındadır.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için 6 altın öneri

  1. Düzenli ve dengeli beslenin. Özellikle A, B, C, E, D vitaminleri ve çeşitli mineralleri içeren besinleri almaya özen gösterin.
  2. Kaliteli ve düzenli uyku uyuyun. Minimum 6-8 saat uyumaya, düzenli saatlerde yatağa girmeye özen gösterin.
  3. Stres ve kaygıyı olabildiğince en az düzeye çekin.

  4. Açık havada düzenli egzersiz hem zihinsel hem de fiziksel açıdan daha iyi hissedilmesine neden olabileceği gibi; bağışıklık sistemini de güçlendirecektir.
  5. Probiyotik desteği ve sindirim sisteminin düzenli çalışması da bağışıklık sisteminde son derece önemlidir.

    Ev yapımı yoğurt, kefir, ev yapımı sirke, ev yapımı turşu, boza, şalgam suyu probiyotik açısından zengin besin öğeleridir.

  6. Bol su tüketin. Yarısından fazlası su olan vücudun hücrelerinin daha iyi çalışabilmesi ve bağışıklığı kuvvetlendirmek için minimum günde 2-2,5 litre su içilmelidir.

Güncellenme Tarihi: 18 Eylül 2018Yayınlanma Tarihi: 18 Eylül 2018

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/bagisiklik-sisteminizin-sinyallerine-kulak-verin/

Bağışıklık sistemi nasıl zayıflar? 5 uyarı sinyali!

Bağışıklık Sisteminizin Sinyallerine Kulak Verin

Yetersiz beslenmekten strese maruz kalmaya, sigara tüketiminden kalitesiz uyumaya, hareketsizlikten uzun süre ilaç kullanmaya kadar pek çok etken nedeniyle bağışıklık sistemimiz gücünü yitirebiliyor.

Hastalıklara karşı dirençli olabilmek içinse bağışıklık sisteminin “alarm” sinyallerini bilmek ve geç olmadan önlem almak şart! Dr.

Aytaç Karadağ, bağışıklık sisteminin zayıfladığına işaret eden 5 erken belirtiyi anlattı, önemli bilgiler verdi.

1- Yorgunluk

Efor sarf ettiğimizde yorulmamız olağan bir durum kuşkusuz. Ancak harcadığınız efordan daha fazla yorgun olmanız bağışıklık sisteminizin zayıfladığına işaret eden belirti olabiliyor. Sabah yorgun kalkmak, istirahatle bitkinliğin dinmemesi ve çabuk yorulmak doktora başvurmanızı gerektiren yakınmalar arasında yer alıyor.

2- Uçuk

Dudaklar ile ağız çevresinde oluşan ve içi sıvı dolu yara kabarcıkları şeklinde kendini gösteren uçuk da ihmal etmemeniz gereken önemli bir belirti. Özellikle yılda 4 kereden fazla gelişen uçuklar zayıf bir bağışıklık sisteminin uyarıcısı olabiliyor.

3- Tekrarlayan enfeksiyonlar

Bağışıklık sistemi güçlü olan kişiler kolay kolay hasta olmuyorlar. Bağışıklığı sağlayan beyaz kan hücreleri yeterli düzeyde çalışamadıklarında ise enfeksiyonlara daha kolay yakalandığımız gibi, hastalıklar da daha zor iyileşebiliyor.

Dr.

Aytaç Karadağ bu nedenle eğer çabuk hastalanıyorsanız bu durumu göz ardı etmemeniz gerektiği uyarısında bulunarak şunları söylüyor: “Ayrıca tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, ishal, idrar yolu veya genital bölge enfeksiyonları ve mantar enfeksiyonları önemli bir uyarıcı olabiliyor. Bu nedenle “nasıl olsa geçer” diyerek hastalığı hafife almak ve gelişigüzel ilaçlarla şikayetleri ortadan kaldırmaya çalışmak yerine bağışıklık sisteminin taranması için bir hekime başvurmak gerekiyor”

4- Ciltte nedensiz açılan yaralar

Ciltte nedensiz yara açılması veya mevcut yaraların geç düzelmesi, tekrarlayan mantar enfeksiyonları erken belirtiler arasında yer alıyor.

Özellikle önemsemediğimiz sivilceler, ayaklardaki mantarlar, kasık bölgesindeki kızarıklıklar, saçlı derinin pullanarak dökülmesi, zayıflayan bağışıklık sisteminin habercisi olabiliyor.

Geç kapanan yaralar, ihmal edilmeden doktora gidilmesini ve bağışıklık sistemi taraması yapılmasını gerektiriyor. Unutulmamalıdır ki; cildimiz vücudumuzun içindeki sorunların adeta aynası gibidir.

5- Aft ve pamukçuk

Ağız içi ve dil üzerinde, ağrılı, ortası beyaz lezyonlar şeklinde kendini gösteren aftlar yılda 4’kezden fazla ortaya çıkarsa bu durum bağışıklık sisteminizin zayıfladığına işaret ediyor olabilir. Aynı zamanda pamukçuk da bir gösterge olabiliyor.

Pamukçuk denilen kandida cinsi mantar ağız kanalından yemek borusuna, mideden bağırsaklara kadar her yerde oluşabiliyor. Bağışıklık zayıfladığında vücuda yerleşen bu mantar aynı zamanda bağışıklığı kendisi de baskılayıp hastalığın ilerlemesine yol açabiliyor.

Hatta son yıllarda kanser gelişimine katkıda bulunduğu düşünülüyor.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için bu önerilere dikkat!

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytaç Karadağ bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor:

  • Düzenli ve dengeli beslenin. Özellikle A, B, C, E, D vitaminleri ile çeşitli mineralleri içeren besinleri almaya özen gösterin.
  • Kaliteli ve düzenli uyku uyuyun. Minimum 6-8 saat uyumaya, düzenli saatlerde yatağa girmeye çaba sarf edin.
  • Stres ve kaygı düzeyini olabildiğince en az düzeye çekin.
  • Açık havada düzenli olarak egzersiz yapın. Bu alışkanlık hem zihinsel hem de fiziksel açıdan daha iyi hissetmenizi sağlayabileceği gibi, bağışıklık sisteminizi de güçlendirecektir.
  • Probiyotik desteği ve sindirim sisteminin düzenli çalışması da güçlü bir bağışıklık sisteminde son derece önemli rol üstleniyor. Ev yapımı yoğurt, kefir, ev yapımı sirke, ev yapımı turşu, boza ile şalgam suyu probiyotik açısından zengin besin öğeleri arasında yer alıyor.
  • Bol bol su için. Yarısından fazlası su olan vücudumuzun hücrelerinin hem daha iyi çalışabilmeleri hem de bağışıklık sistemini güçlendirmek için günde en az 2-2,5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin!

Bitki çayları faydalı olması için nasıl tüketilmeli?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/11/bagisiklik-sistemi/

Ayaklarınıza Bakın ve Sağlığınız Hakkında Söylediklerine Kulak Verin

Bağışıklık Sisteminizin Sinyallerine Kulak Verin

Kimse bilmez ama ayaklarımız harika bir hastalık teşhis aracıdır ve çeşitli sağlık problemlerinin göstergelerini taşırlar. Ayaklarınızın size verdiği sinyalleri fark edebilmek birçok sağlık problemine erken teşhis koymayı kolaylaştırır.

Bilge Cafe olarak bizler ayaklarınızın sizlere göstermekte olduğu belirtileri derledik. Bu belirtilere dikkat ederek daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.

Tüysüz Ayaklar

Çoğumuzun ayakları kıllıdır. Cinsiyetimiz ne olursa olsun. Eğer ayaklarınızın normalde olması gerekenden daha pürüzsüz olduğunu ve artık orda tüy çıkmadığını fark ettiyseniz, bu ciddi bir kan dolaşımı probleminin göstergesi olabilir.

Bu genellikle kalp ve damar hastalıklarından biri olan damar sertliğinin göstergesidir. Damarlarınızın sertleşmesine ve kan dolaşımınızın zorlaşmasına sebep olur. Eğer ki damar sertliği yaşıyorsanız kalbiniz yeterince kan pompalayamadığı uzuvlarınıza kan akışınızı oldukça azaltacak ve hayati organlara daha fazla kan pompalayacaktır.

Koilonychia veya Kaşık Tırnak

Koilonychia, tırnaklarınızın  anormal derecede ince ve içe doğru bombeli hatta kaşık şeklinde olmasına sebep olur. Tırnağınızın tam ortasında bir bombeleşme hissedersiniz ve bu bombelik zamanla kaşık şeklini alır.

Anemi hastasıysanız, yani demir eksikliğiniz varsa, bu dünyadaki birçok insan gibi başınıza gelebilecek bir durumdur. Tedavi edilmemiş demir eksikliği, yorgunluk, solgun cilt, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, baş ağrısı gibi birçok önemli soruna sebep olabilir.

Demir eksikliği belirtilerini görmek için tıklayabilirsiniz.

Geçmeyen Yaralar

Ayaklarınızda ortaya çıkan ve iyileşmeyen veya oldukça geç iyileşen, egzama veya açık yaralar varsa, bu diyabet hastalığının göstergesi olabilir. Bu tip yaralara diyabetik ülserler denir. Zamanla kandaki yüksek şeker ve yağ seviyeleri sinirlerinize zarar vermeye başlar ve vücudunuz bu yaraları iyileştiremez.

Diyabet ayak ülserlerini farklı şekillerde etkiler ve bu yaraları tedavi ettirmeden kendi haline bırakmanın gerçekten çok ciddi sonuçları olabilir. Ne yazık ki diyabet hastaları bazen ayak ülserleri sebebiyle ayaklarını kaybedebiliyor. Sonu buna varmasa da çoğu ayak ülserinin iyileşme süreci uzun ve acılı oluyor.

  • İyileşmeyen açık yaralarınız varsa acil tıbbi yardım alın.
  • Mutlaka uzman bir doktor ile görüşerek diyabetinizi kontrol altına alın.

Soğuk Ayaklar

Çoğu insanın ayakları vücudunun geri kalanından daha soğuk olsa da gerekli bir sebep olmadan sürekli soğuk ayaklara sahip olmak tiroid bezinizin fonksiyonlarında bir bozulma olduğunun göstergesidir. Düşük tiroid aktivitesi yüksek homosistein seviyeleriyle ilişkilendirilir. Homosistein bir aminoasittir ve fazlalığı kalp hastalığı, zayıf kan dolaşımı ve damar sertliğine sebep olur.

Kan damarlarınızın ana besleyici maddeleri en uç noktalara ulaştıramaması bu aminoasidin aşırı birikmesine sebep olur. Ayrıca kan dolaşımınızın azalması kronik mantar hastalıklarına yakalanmanıza da sebep olmasıyla bilinir.

Sarı Tırnaklar

normal tırnak  –  mantarlı tırnak

Normalden kalın, sarı tırnaklar mantarların işidir. Tırnaklarınıza mantar yerleşmesinin ana sebebi hijyen eksikliğidir. Nefes almayan ayakkabılar giyiyorsanız, terleyen ayaklarınız zaman içerisinde mantarlar için harika yuvalara dönüşür.

Uzun süre terli çoraplar giymek ve kirli olduğu bilinen yerlerde çıplak ayakla gezmekte size mantar kaptırabilir. Eğer mantar kaptığınıza inanıyorsanız mutlaka doktorunuzla konuşun ve tedavi seçeneklerini gözden geçirin. Semtinizdeki eczaneye uğrayarak rahatça tedavi edecek ürünleri eczacınızdan temin edebilirsiniz.

Uyuşukluk

Diyabetin uzun dönem etkilerinden biri olan uyuşukluk sinirlerin etkilenmesi ve artık görevini yerine getirememesi sonucu oluşur.

Sinirlerimiz beynimiz ve vücudumuz arasındaki iletişimden sorumlu mesajlar taşır ve eğer bu mesajlar gerekli yerlere ulaşmaz ise hissetme, görme, duyma, hareket etme gibi fonksiyonları gerçekleştiremeyiz.

Bu sebeple, eğer sinirler zarar görürse, kendini çeşitli sebeplerle gösterebilir.

Kandaki yüksek şeker seviyeleri sebebiyle meydana gelen sinir hastalıkları, sinirleri besleyen kan damarlarında akan kanın yeterince besleyici olmamasından kaynaklanır. Sahip olduğu besleyici içeriklerin yetersizliği veya sinirlere ulaşan kanın yetersizliği bu duruma sebep olabilir. Besleyicilerden mahrum kalan sinirler zaman içerisinde liflerini kaybetmeye başlarlar ve ölürler.

Duyusal sinir hastalıkları dokunma duyusunu etkileyen sinirleri etkiler ve ağrı, acı, sıcaklık değişimlerini algılayamaz hale gelirsiniz. Genellikle ayaklar ve bacaklarda bulunan sinirler etkilenir ve his kaybı yaşayabilirsiniz. Bazı durumlarda kollarınız ve ellerinizdeki hissi de kaybetmeniz ihtimaller dahilindedir.

Eğer ayaklarınıza his kaybı yaşıyorsanız, karıncalanma veya uyuşukluk sadece üzerine oturduğunuzda değil de devamlı hale geldiyse, hatta sıcaklık değişimlerini algılayamama gibi sorunlar yaşıyorsanız mutlaka doktorunuzla görüşün ve tedavi olun.

Eklem Ağrıları

Eklem iltihabı, diğer adıyla romatoid artrit, bağışıklık sisteminizin vücudunuzu hastalıklara karşı korumak yerine kemik eklemlerine saldırması sonucu ortaya çıkar. Kemik eklem yerlerinin şişmesine, ağrımasına ve sonuç olarak kemik erimesine ve eklem deformasyonuna sebep olur.

Eklem iltihabından kaynaklanan iltihaplanmalar vücudun diğer bölgelerine de zarar verir. Modern ilaçlar bu hastalığı kontrol altına alabilse de bu hastalığın ileri sonuçları fiziksel engel sahibi olmakla sonuçlanabiliyor.

Eğer eklemlerinizin şiştiğini hissediyorsanız ve ağrılarınız şiddetleniyor ise mutlaka bir doktora görünün ve gerekli önlemleri alın.

Döküntülü Ayak

Ayak mantarı adıyla da bilinen parmak aralarında ve ayağınızın üzerinde oluşan döküntülü iltihaplı yaralar genellikle kırmızı, pul pul ve su toplanmış bir ayak derisi ile başlar. Atlet ayağı hastalığı dense de ayak hijyenine fazla dikkat etmeyen hemen hemen herkeste görülebilir.

Tinea pedis adıyla bilinen bulaşıcı bir mantar türü çıplak ayakla gezdiğiniz spor salonu duşları, yüzme havuzları hatta manikür pedikür ekipmanlarından bile bulaşabilir.

Herhangi bir mantar kremi ile kolayca tedavi edilebilir. Ancak bir yandan diyabet hastasıysanız veya zayıf bir bağışıklık sisteminiz varsa doktora görünmeniz iyi olur.

Çomak Parmaklar

Parmaklarınızın çomaklaşması ve soğan kabuğu benzeri görünüm alması ve yuvarlaklaşması genellikle altında başka bir sebep barındırır. Tırnaklarınızın yuvarlaklaşması, tırnağınızın yumuşaklaşması ve parmak uçlarınızın kırmızılaşması belirtilerden bazılarıdır.

Tam olarak neden çomaklaşmanın meydana geldiği bilinmese de, bazı hastalıklar kan dolaşımınızın normal seyrini bozarak buna sebep olabilir.

Solunum sisteminiz ve akciğerlerinizden kaynaklanan sistemik bir rahatsızlığınızın göstergesi olabildiği gibi kistik fibroz, akciğer fibrozisi, bronşit, asbest semptomları olarak da kendini gösterebilir.

Aynı çomaklaşma el parmaklarınızda da meydana gelebilir ve bu da farklı kanser çeşitleri, kalp problemleri, aşırı aktif tiroid, bağırsak iltihabı ve karaciğer hastalıklarının belirtisi olabilir.

Çomaklaşma belirtileri görürseniz ilk fırsatta doktorunuzla görüşmelisiniz. Altta yatan sebep oldukça ciddi olabilir. Geç kalınırsa tedavisi gerçekten zorlaşacak bir hastalığınız varsa erken teşhis bunun tedavisinin ilk ve en önemli adımıdır.

Renk Değiştiren Parmaklar

Renk değiştiren parmaklar Raynaud hastalığının en belirgin özelliğidir. Sıcaklık değişimlerinde veya stres sonucu parmaklarda renk değişmesi, uyuşma, üşüme gibi belirtileri vardır.

Hastalıktan etkilenen bölgeler genellikle eller ve ayaklar olduğundan bu bahsettiğimiz belirtiler bu bölgelerde gerçekleşir.

Kişi stresten arındığında veya sıcaklık değişimi ortadan kalktığında etkilenen bölge şişer kırmızıya döner ve kaşınmaya başlar.

Eğer ailenizde bu hastalığa sahip kimse varsa semptomları görmeseniz bile bir doktora görünmelisiniz.

Kırmızı ve Ağrılı Ayak Tabanı

Ayak tabanlarınızın kırmızılaştığını, ağrıdığını, bazen uyuştuğunu hissediyorsanız bu derin toplardamar pıhtılaşmasının belirtisi olabilir. Bu ciddi bir sorundur ve pıhtılaşan kan zaman zaman yerinden koparak akciğerlerinize, kalbinize doğru yol alıp hayati organlara kan akışını keserek ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayağınız şişebilir ve ağrıyabilir ve mutlaka tedavi edilmelidir.

Eğer 50 yaşını aştıysanız ve ailenizde bu hastalığa sahip kişiler var ise doktorunuzla görüşüp kontrol ettirmelisiniz. Eğer belli alışkanlıklarınız varsa, bu sizi daha büyük bir tehdit altında bırakıyor.

Örneğin, sigara kullanıyorsanız, aşırı kiloluysanız, kemik çatlağınız veya yeni bir sakatlığınız var ise veya düzenli doğum kontrol hapı kullanıyorsanız veya tüm gün oturarak çalışıyorsanız dikkatli olmalısınız.

Ancak Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsüne göre, tuhaf bir şekilde bu belirtiler vakaların sadce yarısında ortaya çıkıyor.

Genel belirtiler şu şekilde:

  • Ayak şişmesi, taban veya bilek şişkinliği
  • Etkilenen bölgede kramp ve ağrı
  • Etkilenen bölgede deri sıcaklığında ağrı
  • Etkilenen bölgenin kırmızıya ya da maviye dönmesi

Bu belirtilerden veya önceki bahsettiklerimizden birkaç tanesini yaşadıysanız mutlaka doktorunuzla görüşün. Kopan pıhtının ulaşacağı yerler kalp veya akciğerleriniz olması takdirde solunumunuzun durması veya kalp krizi geçirmeniz ihtimaller dahilindedir.

Ayakta Şekil Bozukluğu

Parmaklarınızın yan taraflarında ani ve şiddetli ağrılar yaşıyorsanız ve ayağınızın şeklinin zaman içerisinde bozulduğunu fark ediyorsanız gut hastası olabilirsiniz. Gut hastalarının vücudunda normalden daha fazla ürik asit bulunur ve eklemlerin etrafında ürik kristaller şeklinde birikir.

Gut hastalığının en yaygın tetikleyicisi susuz kalmaktır. Vücudunuz susuz kaldığında vücudunuzda biriken bu ürik asit normal insanlarda karaciğerden geçip kana karışması ve üreye dönüşüp atılması gerektiği gibi atılamıyor. Böbrekleriniz ilk etkilenen organlar olacaktır ve düzenli çalışamayacaktır. Bu sebeple vücudunuzda biriken ürik asit yukarıda bahsettiğimiz belirtilere sebep olacaktır.

Eğer tedavi edilmeden bırakılırsa, etkilenen eklemlerinizde kalıcı şekil bozukluklarına sebep olabilir. Gut hastası olduğunuzdan şüpheleniyorsanız mutlaka doktorunuzla görüşün. Olan ve olabilecek tüm semptomlardan kendinizi kurtarın.

Bahsettiğimiz hastalıkların herhangi birini daha önce yaşadınız mı veya bu semptomlar hiç başınıza geldi mi? Hala doktora görünmediniz mi? Başınızdan geçen tecrübelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Источник: https://bilgecafe.com/ayaklariniza-bakin-ve-sagliginiz-hakkinda-soylediklerine-kulak-verin/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть