Bahar Aylarında Gül Hastalığına Dikkat!

Gül (Roza) Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Bahar Aylarında Gül Hastalığına Dikkat!

Kadınlarda daha sık görülen ve özellikle bahar aylarında daha çok karşılaşılan gül hastalığı yüzde ya da vücudun diğer kısımlarında kızarıklık olarak ortaya çıkan bir cilt hastalığıdır.

Bulaşıcı olmayan gül hastalığı halk dilinde gülleme veya roza hastalığı olarak adlandırılan bir hastalıktır.

Bulaşıcı yanı bulunmayan bu hastalığın başlıca sebepleri arasında psikolojik etkenler yer almaktadır.

Genetik etkenlerin de rol oynadığı gül hastalığı için kesin ve net bir tedavi şeklinin varlığından söz etmek oldukça zordur. Her yaş grubu gül hastalığı için risk gurubu olarak tanımlansa da özellikle 30 ve 40 yaşlarındaki kadınlarda daha sık rastlanmakta ve bu nedenle yetişkin aknesi olarak da tanımlanmaktadır.

Kurdeşen Hastalığı (Ürtiker) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

İlk önce yüzde başlayan kızarıklıklar kulak ve boyun bölgesini de etkisi altına alabilir. Kızarıklıkların artması ile birlikte yüzdeki kılcal damarların belirginleşmesi durumu da artmaktadır. Kendi kendine iyileşme özelliği bulunan gül hastalığının en kötü yanı ise tekrarlayabilme ihtimalinin olmasıdır.

Gül (Roza) Hastalığı Nedir?

Rosacea veya Roza hastalığı olarak da bilinen gül hastalığı ciltte küçük iltihaplı kızarıklık olarak tanımlanan bir deri hastalığıdır. Yüz bölgesinde çok sayıda kılcal damarın bulunması gül hastalığı geçse bile kızarıklığın az da olsa kalmasına neden olur.

Göz sağlığını da yakından ilgilendiren bu hastalık tedavi edilmediğinde gözde yanma ve batma gibi belirtilerle birçok göz hastalığını da beraberinde getirmektedir. Esmer tenli insanlara göre açık tenlilerin gül hastalığına yakalanma ihtimalleri daha fazla bulunmaktadır.

Daha çok bahar aylarında, üzüntülü ve yoğun stres zamanlarında görülür.

Gül Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Sebebi tıpta kesin olarak belirlenememiş hastalıklardan biri olan gül hastalığının başlıca nedeni olarak genetik yatkınlık faktörü ele alınmaktadır.

Alerjik ya da enfeksiyon kaynaklı olmayan bu hastalıkta kişilerin aşırı sıcağa maruz kalmaları da ciltte gelip geçen kızarıklıklara neden olmaktadır.

Gül hastalığı risk grubu içinde yer alan kişilerin güneş ışığından korunmaları ve içecekleri aşırı sıcak tüketmekten kaçınmaları gerekmektedir.

Gül Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Gül hastalığı belirti olarak yüzde kızarıklık olarak başlayan ve ileri evrelerinde vücudun birçok noktasında görülen kızarıklıklar şeklinde kendini belli etmektedir. Kızarıklıkların artması gözleri de etkileyebilmekte, gözlerde kaşıntı ve kızarıklık gibi belirtilere de yol açmaktadır.

Kişiden kişiye göre değişen belirtilere göre kimilerinde kızarıklıklar yoğun ve kalıcı olurken, kimilerinde de az miktarda ve geçici olabilmektedir. İlerlemiş durumda olan gül hastalığında ise ciltte çeşitli döküntü ve lezyonların görülmesi de olasıdır. Zaman zaman yüzde ve burunda şişlik gibi belirtiler de gül hastalığına işaret eden durumlardır.

Gül Hastalığından Korunma Yolları Nelerdir?

Gül hastalığını tek başına tetikleyen unsurlar olmasa da bu hastalığa sahip kişilerin güneş ve aşırı sıcaktan korunmaları gerekir.

Banyo suyunun çok fazla sıcak olması da gül hastalığına neden olabilecek hatalı alışkanlıklardan biridir.

Ayrıca çok sık hamama ve saunaya gidenlerin gül hastalığı belirtileri yaşamaları durumunda bu alışkanlıklarını azaltmaları önerilmektedir.

Bunlardan başka beslenme düzeni de gül hastalığını önlemede büyük etken, örneğin çok fazla baharatlı gıda tüketmek bu hastalığa yol açabilir. En önemli korunma yöntemi ise stresten kaçınmak olacaktır. Gül hastalığının alevlenme dönemi adı verilen dönemin oldukça rahatsız edici boyutta geçmesine neden olabilecek stres ve üzüntüden mutlaka uzak durmaya çalışılmalıdır.

Gül Hastalığının Tedavisi Nedir?

Gül hastalığının tedavi içeriğinde ciltteki kızarıklık ve kaşıntının giderilmesine yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kaşıntının azalmasına yardımcı olan antibiyotikli krem ve losyonlar büyük ölçüde etkili olmaktadır.

Gül hastalığına yakalananlara tedavi sürecinde sık sık ılık duş yapmaları önerilir.

Toplumumuzda sık görülen ve ciddi bir hastalık olmayan gül hastalığı, kişilerin alacakları önlemler doğrultusunda etkisinin oldukça az hissedilebileceği bir sağlık sorunudur.

Öyle ki birçok hasta için tedaviye bile gerek kalmadan kendiliğinden iyileştikleri gözlemlenmektedir. Bazı hastalarda ise döküntü ve kızarıklıklar iki ay süresinde tekrarlayarak sürekliliğini korumaktadır. Bu noktada özellikle açık tenli kişilerin, güneş ışınlarından korunmak amacıyla güneş kremini ihmal etmemeleri gerekmektedir.

Gül Hastalığına Bitkisel Çözüm

Bitkisel yöntemlerin etkili olduğu hastalıklardan biri de gül hastalığıdır. Tıpta gül hastalığı tedavi seçeneklerinin kısıtlı olması pek çok kişinin bitkisel yöntemlere yönelmelerine neden olmaktadır.

Bu noktada süpürge otu gül hastalığını doğal yoldan tedavi etmek için kullanılması önerilen bir bitkidir.

Süpürge tohumunu havanda ezerek ya da bitki çayı olarak demleyip tüketerek gül hastalığına çare bulmak mümkündür.

Gül Hastalığı Sonrasında İz Kalır mı?

Genellikle kadınlar arasında yaygın bir hastalık olarak gülleme veya gül hastalığı, iyileşme sonrasında ciltte iz kalıp kalmayacağı sorunsalının akıllara takılmasına neden olmaktadır. Cilt yüzeyinde bir takım kabarcık ve kızarıklıkların oluşması gül hastalığının iz bırakmasına neden olabilir. Ancak bu durum tedavi sırasında doktorun önerilerine uyup uymamakla yakından ilişkilidir.

Cilt (Deri) Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Yüzdeki kabarcıkların iyileşmesini beklemeden sürekli kaşımak, ciltte iz kalmasına neden olacaktır. Hastaların büyük çoğunluğunda gül hastalığı tedavisi kesin olarak iz bırakmadan iyileşmektedir. Bir bölümünde ise ciltteki kızarıklar geçmeden iyileşmesi söz konusudur. Bu kişiler gül hastalığının tüm etkilerinden tamamıyla kurtulmak için lazer tedavisini tercih edebilirler.

Источник: //bilgihanem.com/gul-hastaligi-nedir/

Gül Hastalığı – Pityriasis Rosea Nedir? – Sağlık Ocağım .NET

Bahar Aylarında Gül Hastalığına Dikkat!

Gül hastalığı –yüzde kızarıklık- pityriasis rosea veya halk arasında gülleme olarak da bilinen, özellikle orta yaş kadınları daha sık etkileyen, yüz bölgesine yerleşen kronik inflamatuar, bahar aylarında daha çok görülen bir deri hastalığıdır. Gül hastalığı bulaşıcı değildir.

Hastalık ilk başladığında yüz bölgesinde gelip geçici eritemli kızarık ataklar şeklinde ortaya çıkar ve daha sonra yüze yerleşmiş bir kızarıklık şeklinde damarların çok belli olduğu bir görünüm ile karakterizedir.

 Gül hastalığı her yaşta görülebildiği gibi, daha çok 30 ve 50 yaşlarında görülür. Gül hastalığı gençlerde ve daha yaşlılarda da görülebilen bir hastalıktır.

Gül hastalığı kadınlarda daha sık fakat erkeklerde de görülür ve erkelerde daha ağır seyreder.

Gül hastalığı (gülleme) neden olur?

Gül hastalığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik özelliğinin olduğu tahmin edilmektedir. Gül hastalığının sebebi bakteri, mantar enfeksiyonu veya alerjik bir reaksiyon değildir. Gül hastalığını şiddetlendiren bazı faktörler vardır. Bu etkenlerden en önemlisi sıcağa maruz kalmaktır.

Örneğin sıcak çay, kahve ve benzeri sıcak içecekler damarların genişlemesine neden olur ve hastalık bu tür sıcak içecekler ile şiddetlenebilir, bu nedenle hastalar sıcak içecekleri ılık tüketmelidirler.

Bunun dışında gül hastalığı olan kişiler güneşe maruz kalmaktan, acılı baharatlardan kaçınmalıdırlar. Gül hastalığının hamilelik dönemi ile ilgili bir ilişkisi yoktur. Gül hastalığını stres daha çok tetikler.

Gül hastalığı neden olur

Gül hastalığı (gülleme) belirtileri

Gül hastalığının halk arasında bilinen adı gülleme’dir. Gül hastalığı belirtileri özellikle yüzde, yanaklarda, alında, çenede, burunda görülmekle birlikte bazen de boyunda, sırtta, göğüs bölgesinde, kollarda ve karın bölgesinde de görülür. Bu belirtilere gözlerde kızarıklık, akıntı, kaşıntı, kulaklarda kızarıklık gibi şikayetler de eşlik edebilir.

Gül hastalığı farklı alevlenme dönemlerine göre farklı klinik bulgular ile seyredebilir. İlk başlangıcı gelip geçici kızarıklıklar şeklinde ve daha sonra, yerleşmiş kızarıklıklar haline döner.

Gül hastalığının ilerleyen evrelerinde popül, püstül gibi deriden kabarık lezyonlar oluşur. Daha ileri evrelerde yüzde ödem denilen şişlik, rinofima denilen burunda büyüme (halk arasında patlıcan burun diye adlandırılan görünüm) ve yağ bezlerinin artmasına bağlı yüzde birtakım şekil bozuklukları ve ele gelen kitleler de gül hastalığı belirtileri arasında dır.

Gül hastalığı (gülleme) teşhisi

Gül hastalığı tanısı hastanın başvuracağı dermatoloji (cildiye) uzmanı muayenesinde konulur. Gül hastalığında deride görülen bulgular farklı kişilerde, farklı görünümlerde ortaya çıktığı için tanının konması çok kolay olmaz. Deride meydana gelen döküntünün sayısı ve boyutları kişiden kişiye değişir.

Gövdede oluşan döküntü genellikle mantar enfeksiyonu ile karışabilir. Bazı ilaçların neden olduğu alerjik reaksiyonlar da gül hastalığı ile ayırt edilemeyebilir. Gül hastalığı tanısının kesinleşmesi için kan testleri, deriden alınacak örneğin laboratuvarda incelenmesi gibi tetkikler istenir. Gül hastalığını diğer deri hastalıklarından ayırt etmek önemlidir.

Gül hastalığı (gülleme) tedavisi

Gül hastalığıtedavisinde kaşıntının geçmesi için antibiyotik içerikli, A vitamini içerikli ağız yoluyla alınan ilaçlar, deriye sürülen bazı ilaçlar ve nemlendirici losyonlar verilir. Sık sık ılık su banyosu kaşınmaya iyi gelir. Döküntüyü arttıracak fiziksel aktivitelerden kaçınmak gereklidir.

Bazı hastalarda kortizonlu ilaç tedavisi kaşıntıyı baskılamak için verilebilir. Hastalara bu hastalığın önemli bir hastalık olmadığının doktor tarafından anlatılması önemlidir. Gül hastalığının oldukça sık rastlanan bir cilt hastalığı olduğunu bilmek gerekir.

Gül hastalığı bir çok hastada hafif geçebilir ve tedaviye gerek kalmayabilir. Bazı hastalarda bu döküntü 6-8 hafta içerisinde gerilerken, bazen de daha uzun sürebilir.

Bazı vakalarda hastalık geriledikten sonra tekrarlayıp birkaç ay sürebilir. Gül hastalığı güneş ışığına duyarlı olduğu için, güneşe çıkarken güneş kremleri kullanılmalıdır.

Gül hastalığı dokuda kötü görünen bir duruma neden olmuş ise cerrahi olarak tıraşlama işlemi uygulanabilir.

Gül hastalığı ve korunma

Gül hastalığı ciltte iz bırakır mı?

Gül hastalığının tedavisindeuyulması gereken tedavi reçetesini hasta düzenli takip ederse lezyonlar iz bırakmadan iyileşir fakat hasta ciltte oluşan kabarmaları, yaraları elleri ile tahriş eder veya kaşır ise iz kalma riski daha yüksektir.

Özellikle burunda meydana gelen büyümeyi cerrahi olarak tıraşlama işlemleri de hafif iz bırakabilir. Gül hastalığı tedaviye cevap verir fakat yüzde oluşan kızarıklık bazı vakalarda tam olarak geçmeyebilir. Bu kalan kızarıklık hastayı rahatsız ediyor ise lazer tedavisi ile bu kızarıklığı gidermek mümkün olabilir.

Gül hastalığı ve korunma

Gül hastalığıözelikle sıcak ve güneş ile arttığı için, gül hastalığı olan kişilerin sıcaktan ve güneşten korunmaları gereklidir. Sıcak çorba, çay, kahve benzeri gıdaların tüketilmesi sırasında çıkan buhara dikkat etmelidirler.

 Bunların yanı sıra alınabilecek diğer önlemler ise ılık su ile banyo yapmak, hamam, sauna gibi sıcak ortamlardan kaçınmak, baharatlı yiyeceklerden uzak durmak, güneşe çıkarken güneş kremleri ve koruyucu şapkalar ile güneşten korunmak, stres gül hastalığını şiddetlendirdiği için stresten uzak durmak gül hastalığının şiddetini azaltmak için alınacak önlemlerdir.

Cilt hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: //www.saglikocagim.net/gul-hastalg-nedir-gul-hastalg/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.