Baş ağrılarının yüzde 90ı masum. Peki ya diğerleri..

Baş Ağrısı Neden Olur? Baş Ağrısı Hangi Hastalıkların Habercisidir?

Baş ağrılarının yüzde 90ı masum. Peki ya diğerleri..

Hayatında hiç baş ağrısı çekmemiş insan bulmak oldukça zor. Kadınların yüzde 95’i erkeklerin ise yüzde 90’ı yılda en az bir kez baş ağrısı çekiyor. Toplumlarda görülme oranı değişmekle birlikte, yüzde 30-40 ile en sık gerilim tipi baş ağrısı, 2. sıklıkta ise ortalama her 4-5 kişiden birini etkileyen migren görülüyor.

Duygusal stres, uzun süre stres içinde çalışmak, düzensiz beslenmek ve uykusuzluk gibi yaşam alışkanlıklarından etkilenen baş ağrıları günlük yaşamı olumsuz etkilese de tehli olmuyor. Ancak bazı tip baş ağrıları var ki beyin tümörü, beyin kanaması veya anevrizma gibi yaşamı tehdit eden ciddi hastalıkların ilk, bazen de tek belirtisi olabiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr.

Beyza Çitçi Yalçınkaya, asla atlanmaması gereken 9 baş ağrısı sinyalini anlattı.

Hangi Baş Ağrıları Neyin Habercisi

Dr. Beyza Çiftçi Yalçınkaya, aşağıdaki baş ağrıları sinyallerinin yaşamı tehdit eden hastalıkların habercisi olabileceği için bu durumlarda zaman kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurulması gerektiği uyarısında bulundu. İşte o sinyaller:

1. Çok şiddetli ve ani başlayan baş ağrıları: Kişi hayatında ilk kez, çok şiddetli ve yaklaşık 1 dakika içinde en yüksek şiddetine ulaşan baş ağrısı tarif ediyorsa subaraknoid kanamadan şüphe ediliyor. Subaraknoid kanama, beyin damar duvarlarındaki anomaliden kaynaklanan balonlaşma şeklinde tarif edilebilecek anevrizmaların yırtılması nedeniyle oluşuyor.

Baş ağrısı bazı hastalar tarafından ”başımın içinde bir şey patladı” şeklinde de ifade ediliyor. Yakınması olmayan hastada ani ve şiddetli baş ağrısı ile birlikte bilinç değişiklikleri, uyku hali, bulantı, kusma, ışık hassasiyeti, epilepsi (sara) nöbetleri gözlenebiliyor. Hastaların yaklaşık dörtte biri ilk 24 saat içinde kaybedilebiliyor.

Bu nedenle hastanın acil olarak hastaneye ulaştırılması gerekiyor.

2. Giderek şiddetlenen ve geçmeyen baş ağrısı: Baş ağrısı altta yatan tehli bir hastalık olmaksızın da sık görülmesine rağmen, eğer ağrı gittikçe artıyorsa mutlaka önemsenmeli.

Sigara içen ve doğum kontrol hapı kullanan genç bir kadında gittikçe şiddeti artan baş ağrısı, beyin venlerinde pıhtılaşma sonucu oluşan serebral sinüs trombozu gibi hızla tedaviye başlanması gereken bir hastalığın işareti olabiliyor.

3. Hapşırmak, ıkınmak, cinsel aktivite veya efor ile ortaya çıkan baş ağrısı: Egzersiz, hapşırmak veya ıkınmak gibi kafa içi basıncının artması nedeniyle baş ağrısı oluşması, kafa içinde yer kaplayan bir oluşum düşündürüyor.

Beyin tümörleri, anevrizmalar bu tip baş ağrısına neden olabileceği gibi, genç-orta yaş şişman kadınlarda daha sık gözlenen, beyin omurilik sıvısının basıncının artmasının neden olduğu psödotümör serebri gibi hastalıklar da buna neden olabiliyor.

4.

Kafa travması sonrası ortaya çıkan baş ağrısı: Özellikle trafik kazaları gibi şiddetli kafa travmalarından sonra kafa kemiklerinde kırıklar, beyin dokusunda ya da beyin zarları arasında kanamalar oluşabiliyor. Daha az sıklıkta beyin zarları arasında sızıntı şeklindeki kanamalar başlangıçta bulgu vermeyip travmadan günler, hatta aylar sonra baş ağrısı ve denge bozukluğu gibi bulgularla ortaya çıkabiliyor.

5. Kol ve bacakta uyuşma, güçsüzlük, görme bozukluğu, konuşma güçlüğü gibi nörolojik semptomların eşlik ettiği baş ağrısı: Baş ağrısı ile bu nörolojik işaretlerin görülmesi beyin dokusunda sorun olduğunu bildiriyor. Yukarıdaki hastalıklara ek olarak örneğin inme hastalarının yüzde 10’unda inme öncesinde baş ağrısı görülebiliyor.

6. Tedaviye rağmen düzelmeyen baş ağrıları: Kafa içinde yer kaplayan lezyonlar, tümör, kafa içi basınç artışı, merkezi sinir sistemi enfeksiyonları gibi beyinde yapısal olarak değişiklik, iritasyon yapan pek çok hastalık dirençli baş ağrısı şeklinde görülebiliyor.

7. Baş ağrısının hep aynı bölgede olması: O bölgede yer kaplayan lezyon sonucu ortaya çıkabiliyor.

8. Yüksek ateş, uyku hali, kafa karışıklığı veya vücut döküntüsünün eşlik etmesi: Menenjit beyni çevreleyen zarların, ensefalit ise beyin dokusunun enfeksiyon etkenleri ile oluşan iltihabi hastalığıdır.

Bu hastaların hemen tamamında giderek şiddeti artan baş ağrısı görülüyor. Baş ağrısı ile birlikte yüksek ateş, halsizlik, uyku hali olması mutlaka beynin enfeksiyondan etkilendiğini akla getirmeli.

Merkezi sinir sistemi enfeksiyonları da ölümcül olabilen ya da sakatlığa yol açabilen hastalıkları oluşturuyor.

9. İleri yaşta yeni başlayan baş ağrıları: Temporal arterit, 50 yaş üstü bireyleri etkileyen tehli bir hastalık.

Orta veya şiddetli, gittikçe artan baş ağrısına, halsizlik, eklem ağrıları, görmede azalma, çiğnerken yorulma gibi semptomlar eşlik edebiliyor. Erken tedavi edilmemesi kalıcı görme kaybına ve beyin hasarına yol açabiliyor.

Yine ileri yaşlarda ortaya çıkan baş ağrıları beyin damar hastalıkları ve beyin tümörlerini akla getirmeli.

Bilinçsiz İlaç Kullanımı

Tehli hastalıkların ortaya çıkardığı baş ağrıları, ağrı kesicilere pek fazla yanıt vermiyor. Yine de bazı ağrılarda geçici düzelme ya da ağrı şiddetinde azalma sağlayarak kişinin doktora başvurmasını, dolayısıyla tanı ve tedavisini bir miktar geciktirebiliyor.

Bir diğer önemli teh ise beyin kanamalarında, örneğin bazı kanı sulandırıcı etkiye sahip ilaçların kanamayı şiddetlendirmesi. Dolayısıyla bu tür baş ağrılarında kişilerin kendilerince çözüm arayışına girmek yerine bir an önce doktora başvurmaları gerekiyor.

Günümüzdeki modern teknolojik cihazlar sayesinde baş ağrısına yol açan nedenler kolaylıkla tespit edilebiliyor.

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/hastalik-ve-tedavi/bas-agrisi-neden-olur-bas-agrisi-hangi-hastaliklarin-habercisidir.html

Baş Ağrısı Neden Olur? Baş Ağrısı Türleri – Sağlık Ocağım .NET

Baş ağrılarının yüzde 90ı masum. Peki ya diğerleri..

Baş ağrısı, gerilim tipi ve küme tipi olarak iki ana başlık altında incelenir. Gerilim tipi baş ağrıları çoğunlukla stres kaynaklı olur. Bir çok insanda ayda bir ya da birkaç defa stres tipi baş ağrısı meydana gelir.

Bu ağrılar bazen bir kaç saat, bazende birkaç gün sürebilir. Gerilim tipi baş ağrılarının tipik belirtileri, kafanın her iki tarafında da sürekli ağrı, boyun kaslarında gerginlik ve gözlerin arkasında basınç hissidir.

Gerilim tipi baş ağrısı kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür.

Küme tipi baş ağrıları ise başın tek tarafını etkiler ve şiddetli şekilde ağrı olabilir. Çoğunlukla geceleri birkaç defa uyandıracak kadar şiddetli olabilir. Ağrının olduğu taraftaki gözde yangı ve burnun bir tarafında tıkanma oluşabilir. Küme baş ağrıları nadiren görülür ve erkelerde kadınlara oranla daha fazla görülür.

Baş ağrılarının nedenleri

Baş ağrılarının nedeni kesin olarak bilinmediği gibi, bazı etkenler tarafından tetiklendiği konusunda düşünceler vardır. Baş ağrısı serotonin denilen vücut kimyasalı miktarı azaldığında ortaya çıkabilir.

Ayrıca stres, duruş bozukluğu (kambur durma), okumak için gözleri kısmak ve parlak ışıklar da baş ağrısına neden olabilir. Kadınların çoğunda adet kanaması (regl) dönmelerinin baş ağrısına yol açtığı bilinmektedir.

Sık kullanılan ağrı kesicileri bıraktıktan sonra da baş ağrısı devam eder.

Küme tipi baş ağrılarının nedeni bilinmemektedir. Küme tipi baş ağrılarının beynin hipotalamus adı verilen bölge ile ilgili olabileceği düşünülmektedir.

Hipotalamus vücut saatini kontrol eder ve her gün aynı saatler de baş ağrısının ortaya çıkmasının nedeni bu olabilir.

Küme tipi baş ağrılarını tetikleyen faktörler, alkol, petrol ve parfüm benzeri kokuların ve sıcaklıktaki aşırı artışın neden olduğu tahmin edilmektedir.

Baş ağrısı türleri

Baş ağrıları primer ve sekonder baş ağrısı olarak sınıflandırılır.

Primer baş ağrısı nedir? : Migren ağrısı, gerilim tipi baş ağrısı, küme tipi baş ağrısı ve diğer primer (birincil gelişen) baş ağrıları şeklinde sınıflandırılır.

Sekonder baş ağrısı nedir? : Baş ya da boyun travmalarına bağlı ağrılar, kraniyal veya servikal damar bozukluklarına bağlı baş ağrıları, damarsal olmayan kafa içi bozukluklara bağlı baş ağrıları, madde kullanımı veya kesilmesi sonrası gelişen baş ağrıları, sinir sistemi ya da sistemik enfeksiyonlara bağlı baş ağrısı, homeostazis bozukluğuna bağlı baş ağrısı, psikiyatrik bozukluklara bağlı baş ağrısı, kraniyum, boyun, gözler, kulaklar, burun, sinüsler, dişler, ağız veya diğer yüz ve kraniyal yapılara bağlı baş ağrıları sekonder (ikincil gelişen) baş ağrıları şeklinde sınıflandırılır.

Baş ağrısı belirtileri

Gerilim tipi baş ağrısı belirtileri : Kafanın etrafında sürekli basınç yapan bir ağrıya ve gerginliğe neden olur. Gözlerin arkasında basınç ve boyun kaslarında gerginlik hissedilir. Baş ağrısı bulantı, kusma, ışığa karşı ve sese karşı aşırı duyarlılık ile ilişkilendirilmez. Gerilim tipi baş ağrıları gün içinde meydana çıkar, birkaç saat veya gün boyu devam edebilir.

Küme tipi baş ağrıları belirtileri : Ağrı oldukça şiddetli hissedilir. Fakat ataklar bir ya da birkaç saat sürer.

Ağrı çok hızlı başlar ve başın tek tarafında, özellikle göz çevresinde de hissedilir. Ağrının hissedildiği taraftaki gözde yangı, burunda da tıkanma olabilir.

Gün içerisinde birkaç defa ve genellikle aynı saatlerde başlayan ve bazen haftalarca veya aylarca süren baş ağrıları olabilir.

Baş ağrısının nedeni nasıl teşhis edilir?

Baş ağrısı ile doktora baş vuran hastaların tanısında esas, hastanın hikayesidir. Baş ağrısı eğer ara sıra olur ise kişi bu ağrıların nedenini kendisi çözebilir ve nasıl geçireceğini zamanla öğrenebilir. Fakat çok sık ve şiddetli baş ağrısı olur ise mutlaka bir uzmana görünmesi gereklidir.

Doktor muayenesinde ateş, ensede sertlik, fokal nörolojik bulgu, bilinç bozuklukları, bulanık görme, bulantı, kusma, göz dibi bulguları, halsizlik, kilo kaybı, sistemik bir hastalığın varlığı bulgusu ya da uykusuzluk gibi belirtiler tanıya yardımcı olur. Ani saplanan, şiddetli başlayan baş ağrıları olur ise doktorun haberdar edilmesi önemlidir.

Bu ağrıların altında yatan başka bir rahatsızlık varlığının araştırılması için bazı tahliller ve tetkikler yapılması gerekebilir. Ayrıca hastanın baş ağrılarına dair bir günlük tutması, nedenin bulunmasında yardımcı olur.

Baş ağrısı her girdiğinde ne kadar sürdüğü, ne zaman başladığı, ne kadar şiddetli olduğu, ağrının kafanın neresinde olduğu ve dağılım gösterdiği bölge ve diğer belirtiler not edilmelidir.

Menenjit, beyin kanaması, yüksek veya düşük BOS basınç sendromu şüphesi olan hastalarda lomber ponksiyon (beyin omurilik sıvısı) incelemesinin yapılması gerekir.

Baş ağrısı teşhisi

Baş ağrısı tedavisi

Gerginlik tipi baş ağrılarının tedavisi : Genellikle rahatlama teknikleri ve hafif ağrı kesiciler ile geçirmek mümkün olabilir. Bu ağrılar için alınacak ilaçları rastgele almamak önemlidir. Tedavinin şekli baş ağrılarının sıklığına, şiddetine ve eşlik eden başka hastalıkların olup olmadığına göre belirlenir.

Küme tipi baş ağrılarının tedavisi : Herhangi bir ağrı kesiciye yanıt vermez. Küme tipi baş ağrılarının giderilmesinde çoğunlukla ağrı kesici ilaç tedavisi gerekir. Bu ağrı kesici beyindeki bir kimyasalı müdahale ederek etki yapar.

Bu kimyasal da gelişen değişikliklerin küme baş ağrılarına ve migrene sebep olduğu konusunda görüşler vardır. Bu ilaç tedavisi sadece doktorun tavsiyesi ile uygulanır.

Geçmeyen baş ağrısı probleminde kesinlikle bir nöroloji uzmanına baş vurulması ve gereken tahlillerin yapılması gereklidir.

Baş ağrısından korunma yolları

Baş ağrısını neyin tetiklediğini anlayabilmek için günlük tutmayı denemek işe yarar. Baş ağrısını tetikleyen faktörlerden uzak durmak baş ağrısı çekme riskini azaltabilir. Ayrıca derin nefes alıp vermek ve düzenli egzersiz yapmak stresi azalttığı için baş ağrısını da azaltır. Sık sık olan baş ağrıları depresyon belirtisi olabilir ve bir psikiyatri uzmanına görünmek gereklidir.

Küme tipi baş ağrısı varlığında ağrı sırasında alkol almak ağrıyı daha da şiddetlendirir. Ayrıca kötü kokulu petrol, parfüm ve benzeri maddelerden ve sıcak havada egzersiz yapmaktan kaçınmak gerekir. Bunların dışında kronik gerilim tipi baş ağrılarında, fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerinden ve masaj tedavisi gibi yöntemlerden yararlanmak fayda sağlayabilir.

Baş ağrısı tedavisi ve korunma yöntemleri

Baş ağrısı ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/bas-agrisi-olur-bas-agrisi-turleri/

Baş ağrısı

Baş ağrılarının yüzde 90ı masum. Peki ya diğerleri..

Hər bir insan həyatının bu və ya digər anında qisaca da olsa baş ağrısı ilə qarşılaşır.  Nüfuzlu bir Amerika İnstitutu tərəfindən aparılan sorğuda müəyyən edilib ki, iştirak edən hər dörd nəfərdən üçü keçən bir il ərzındə bir dəfə də olsa baş ağrısından şikayətlənib.

Başağrısı diqqət mərkəzində saxlanılmalı bir şikayətdir və etinasız münasibət ciddi fəsadlarla nəticələnə bilər. Baş ağrıları fərqli səbəblərdən əmələ gəlir və sağlamlıq üçün təhlükə dərəcəsi də fərqli ola bilir.

Odur ki, istənilən baş ağrısı epizoduna ciddi yanaşmaq və onun requlyar xatakter alması hallarında həkimə müraciət etmək vacibdir.

Baş ağrısının hansı formaları var?

Baş ağrıları simptomatik və birincili olmaqla iki əsas qrupa bölünür. Simptomatik baş ağrısı dedikdə onun hər hansı bir xəstəliyin şikayəti kimi meydana çıxması nəzərdə tutulur.

Məsələn, ümumi soyuqdəymənın əlamətlərindən biri də baş ağrısı ola bilər. Birincili baş ağrısı dedikdə isə müstəqil bir xəstəlik nəzərdə tutulur və bu xəstəliyin müalicəsi üçün spesifk yanaşma tələb olunur.

Birincli baş ağrılarına tipik nümunə kimi  Miqreni misal göstərmək olar.

Gərginlik baş ağrıları birincili baş ağrılarının ən çox rast gəlinən növlərindən biridir. Bu zaman gicgah və ya ənsə nahiyəsində, bəzən isə bütöv başda orta intensivlikli ağrı qeyd edilir. Ağrı 30 dəqiqədən bir neçə günə qədər davam edə bilər.

Yanaşı olaraq insanlarda “tələffüzün aydın olmaması”, “aydın düşünə bilməmə” kimi hallar qeyd edilir. Bəzi hallarda baş ağrıları ilə yanaşı ürəkbulanma, işıqdan qorxma,  küyə qarşı dözümsüzlük kimi əlamətlər də qeyd edilir.

Gərginlik başağrılarının səbəbi elmə tam məlum deyil.

Miqren periodik olaraq narahatçılıq yaradan və başın yarı hissəsini əhatə edən baş ağrılarıdır.

Miqren zamanı ağrılar əsəsən başın bir yarısında olur və ürəkbulanma, qusma, işıqdan qorxma,  küyə qarşı dözümsüzlük kimi  əlamətlərlə müşayət olunur.

Bəzi hallarda miqren zamanı görmə pozğunluğu, iflic kimi hallar da qeyd edilir. Miqrenin müalicəsi ilə daha çox nevropatoloqlar məşğul olurlar və müalicə prosesində individual yanaşma seçilir.

Klaster başağrısı tutmaları dövri olaraq baş verir və adətən 15 dəqiqədən 90-dəqiqəyə qədər dam edir. Bu tip başağrısı çox kəskin və dözülməz olur.

Ağrı əsasən göz arxasında hiss edilir və insanlarda gözün xaricə basılması hissini yaradır. Klaster başağrılarının aradan qaldırılmasında Oksigen inhalyasiyasının böyük köməyi olur.

Miqren əleyhinə istifadə edilən dərman maddələri də Klaster baş ağrılarında effektiv tətbiq edilir.

Bəzi insanlarda müəyyən yaşdan sonra onurğa sütunun boyun hissəsində degenerativ proseslər baş verir. Bir çox hallarda məhz bu dəyişikliklər baş ağrılarının əsas səbəbi kimi qeyd edilir. Əgər onurğa sütununda olan problem əsas səbəb kimi təsdiq olunursa narkotik tərkibli dərmanlar və xüsusi gimnastika tədbirləri vasitəsilə müalicə aparılır.

Ağrıkəsicilərin uzun müddət qəbul edilməsi təkrarlanan baş ağrılarının yaranmasına gətirib çıxara bilər.  Belə hallarda dərman qəbulu nəticəsində baş verən ağrı ilə öncədən mövcud olan ağrını fərqləndirmək çətin olur.

Baş ağrılarının səbəblərindən biri də infeksiyadır. Adi soyuqdəymə nəticəsində dişlər və burunətrafı ciblərdə iltihabi proses baş verə bilər ki, bu da əsas xəstəliklə yanaşı gedən başağrıları verə bilər. Daha ağır hallarda baş beyinin (ensofalit) və ya baş beyin örtüyünün iltihabı (meningit) kəskin baş ağrıları verə bilər.

Baş ağrılarının ən çox rast gəlinən səbəblərindən biri arterial təzyiqin “oynaması”dır. Arterial təzyiqin yüksəlməsi baş ağrılarının daha çox rast gəlinən səbəblərindəndir. Təzyiqin azalması da baş ağrısı törədə bilir.

Həkimə nə zaman müraciət etməli

Tez-tez təkrarlanan baş ağrılarıı zamanı da həkimə müraciət etmək vacibdir. Aşağıdakı hallarda dərhal həkimə müraciət etmək lazımdır:

– Qəfləti başlayan kəskin baş ağrıları
– Huşsuzluqla müşayət olunan baş ağrıları
– Yaddaşın zəifləməsi ilə müşayət olunan baş ağrıları
– Hərarətin yüksəlməsi ilə müşayət olunan baş ağrıları
– Ətraflarda iflicin yaranması ilə müşayət olunan baş ağrıları
– Ürəkbulanma ilə müşayət olunan baş ağrıları 
– 50 yaşından sonra meydana çıxan baş ağrıları

Yuxarıda göstərilən əlamətlər hər hansı bir arzuedilməz vəziyyətin ilkin göstəricisi ola bilər və bu həkim tərəfindən yoxlanılaraq dəqiqləşdirilməlidir.

Uzunmüddətli dərman qəbulu vasitəsilə baş ağrıları sakitləşdirilə bilər. Amma yadda saxlamaq lazımdır ki, uzunmüddətli dərman qəbulunun ağırlaşmaları da var. Bunlara böyrək və qaraciyər zədələnmələri aid edilə bilər.

Yuxarıda göstərilən hallarda siz ilk növbədə ümumi terapevtə müraciət edə bilərsiniz. Terapevtin qərarı ilə siz Burun-qulaq-boğaz həkiminə, nevropatoloqa, diş həkiminə göndərilə bilərsiniz.

Özünüz nə tədbir görə biləriniz?

Təsadüfən meydana çıxan və təkrarlanmayan baş ağrıları zamanı istənilən bir ağrıkəsici dərmandan istifadə edə bilərsiniz. Dərmanın istifadə qaydasını ya aptekdən, ya da dərman qutusunda olan instruksiyadan öyrənə bilərsiniz. Dərman qəbulu zamanı ehtiyatlı olmalısınız.

Elə dərmanlar var ki, onlar mədəyə zədələyici təsir göstərir və yeməkdən sonra qəbul edilməlidir. Bunlara Aspirin, voltaren, İbuprofen tipli dərmanları misal gətirmək olar.

Paracetamol baş ağrılarına qarşı güclü təsir göstərsə də onun həddən ziyadə qəbulu qaraciyər çatışmazlığı törədə bilər.

Baş ağrılarının elə növləri var ki, təmiz havaya çıxmaq, alkoqol və ya nikotin qəbulunu azaltmaq kimi tədbirlərlə aradan qaldırıla bilər.

Gərginlik baş ağrıları sakitləşdirici gimnastika, gəzinti kimi tədbirlərlə götürülə bilər. Gərginlik baş ağrılarının əsas səbəblərindən biri strssdir.

Stressin azaldılması vasitəsilə təkrarlanan gərginlik baş ağrılarında qurtulmaq olar. Baş ağrıları zamanı akupunktura, massaj kimi vasitələrdə kömək edir.

Baş ağrısı və kökəlmə bir-biri ilə bağlıdır

Alimlər uşaq və yeniyetmələrdə əlavə çəki və baş ağrısı arasında əlaqənin olduğunu müəyyən etmişlər. Onların fikrincə, çəkinin azalması baş ağrılarının azalmasına səbəb olur.

Amerikalı pediatrlar baş ağrısının müalicəsi üzrə ixtisaslaşan uşaq mərkəzlərində 913 pasientin iştirakı ilə tədqiqat aparmışlar. Mütəxəssislər pasientlərin həkimin yanına ilk gəlişi və altı aydan sonrakı vəziyyətləri haqqında məlumatları toplamış və analiz etmişlər.

Məlum olmuşdur ki, bədənin çəkisi və baş ağrıları arasında dəqiq qarşılıqlı əlaqə mövcuddur.

Uşaq mərkəzinə ilk gəlişi zamanı artıq çəkidən əziyyət çəkən uşaqlarda bədən kütləsinin indeks dəyişilməsi baş ağrılarının tezliyinin və intensivliyinin dəyişilməsi ilə assosiasiya olunmuşdur.

Baş ağrıları

Baş ağrısı hər bir adama tanışdır. Bəzilərində bu tez-tez, digərlərində isə nadir hallarda müşahidə olunur. Alman alimləri  kəskin baş ağrılarının bəzi qidaların qəbulu ilə əlaqəsini öyrənməyə çalışırlar. Onlar bu nəticəyə gəlmişlər ki, bəzi qidaların damarları daraldıcı təsiri baş ağrısına şərait yaradır.

Məsələn, amin birləşmələri – şokoladda, pendirdə, yoqurtlarda, xamada, duzlu  balıqda, hisə verilmiş ətdə olan birləşmələrdir. Ət məhsullarına çox zaman natrium nitrit əlavə edirlər ki, bu da ona çəhrayı rəng verir. Belə ət məhsulundan hazırlanmış yemək yedikdə bəzi insanlarda üzdə ödem və qızartı müşahidə olunur.

Bəzi insanlarda isə Çin mətbəxinin yeməklərini yedikdən sonra baş ağrısı tutmaları müşahidə edilir ki, bu da həmin yeməklərə natrium qlütamat maddəsinin əlavə olunması ilə əlaqədardır. Ağrı bədənin yuxarı hissəsinin qızarması, başda istilik hissi və pulsasiya ilə müşayiət olunur.

Əgər qlütamat çox qəbul edilərsə, o zaman ürək bulanma, qusma, ishal, qarında ağrılar, ümumi zəiflik, ürək döyünmə müşahidə olunur. Qlütamat maddəsini  paketlərdə olan bulyonlara, kartof çipsilərinə, müxtəlif dadlı suxarılara, quru ədviyyatlara əlavə edirlər.

Bir çox insanların orqanizmi  kofeini asan mənimsəmir. Digərləri isə vərdiş etdiklərinə görə gündəlik olaraq kofe, çay və kola içməlidirlər. Bunları qəbul etmədiyi təqdirdə onlarda əsəbilik, dağınıqlıq, həyəcan, yuxu pozğunluğu, ürək bulanma da baş qaldırır.

Buna alışmış insanlar gün rejimini dəyişdikdə özlərində diskomfort, hətta baş ağrıları da hiss edirlər. Baş ağrısı şəkərəvəzedicilərin qəbul edilməsi zamanı da baş verə bilər.  Onun tərkibində aspartam var.

Ona görə də əgər siz tutduğunuz pəhrizə görə şəkərdən imtina etmək istəyirsinizsə, şəkərəvəzedicini ehtiyatla seçin. Bəzi insanlar sitrus bitkilərinin  (portağal, limon, qreypfrut) tərkibində olan turşulara qarşı çox həssasdırlar.

Bir qayda olaraq bu insanlarda digər xarici mühit amillərinə qarşı allergik reaksiyalar baş verir. Alimlərin fikrincə qida məhsullaranın 20% -i kəskin baş ağrıları verə bilər.

Dörd şey xoşbəxtlik əmələ gətirir – təmiz davranış, təmiz ürək, təmiz əl və müstəqil rəy.

Dörd şey xoşbəxtliyə sübutdur – düz danışmaq, sirri möhkəm saxlamaq, həmişə təvazökar olmaq və halallıq ilə kəsb eləmək.

Dörd şey hamıya lazımdır – itaət, nəsihət, şəfqət və əmanət.

Dörd şeyi geri qaytarmaq olmaz – deyilmiş sözü, keçmiş qəzanı, atılmış gülləni və ötmüş ömrü.

Dörd şeyi dörd şeysiz eləmək olmaz – düşmən ilə dost olmasan onu məhv etmək olmaz, səbr etməsən arzuna cata bilməzsən, təvazökarlıq etməsən məhəbbət artıra bilməzsən və səy etməsən elm əldə edə bilməzsən.

Dörd şey işləri tamamlayır – böyüklərə yaxınlıq, tarixi bilmək, düz adamların tədbiri və dostların rəvayətlərini eşitmək.

Dörd şeydən ehtiyat etmək gərək – tələsməkdən, acıq və qəzəbdən, paxıllıq və pislikdən, təkəbbürdən.

Dörd şey bədbəxtlik nişanəsidir – tənbəllik, cahillik, insaniyyətsizlik və kimsəsizlik.

Dörd şəxsdə dörd şey olmaz – yalançıda mürvət, paxılda xoşbəxtlik, məsud adamlarda rahatlıq, bədxasiyyətdə böyüklük.

Dörd şey bütün xalqlar üçün yaxşıdır – ədalət və doğruçuluq, ağıl və bilik, təkamül və səbr, həya və utanmaq

Page 3

Источник: https://www.bildirchin.az/bas-agrisi/

Bahar çok güzel, peki ya alerji?

Baş ağrılarının yüzde 90ı masum. Peki ya diğerleri..

Bahar geldi. Güneş daha bir parlak, doğa daha bir canlanmaya başladı. Doğanın canlanması ile birlikte bitkilerde üreme gerçekleşecek, bitkinin erkek üreme hücresi olan polen döllenme için rüzgârın vasıtasıyla uzun bir yolculuğa koyulacaktır.

Genellikle de polen salımının en çok gerçekleştiği mevsim bahar ayları olduğu için polen alerjisi bahar alerjisi olarak adlandırılmıştır.

Bu kadar doğal bir süreç özellikle bağışıklık sistemi düşük olan bireylerde ne yazıktır ki alerjiye neden olabiliyor.

Peki, nedir bahar (polen) alerjisi?

Alerjik yatkınlığı olan bireylerde havadaki polenler soluma yoluyla öncelikle buruna yerleşir ve mevsimsel yakınmaların oluşmasına neden olur.

Vücut bu madde ile karşılaştığı zaman histamin üreterek alerjik belirtilerin ve hastalıkların oluşmasına sebep olur. Kişinin şikâyetleri havada bulunan polen miktarına bağlı olarak artma veya azalma gösterebilir.

Polen alerjilerinin genetik faktörleri olmasıyla birlikte en önemli faktörü de bağışıklık sisteminin güçlü olmayışıdır.

Bahar alerjisi ne gibi sorunlar doğurabilir?

Havadaki polenler solunum yoluyla burunda, bronşlarda ve gözlerde birikebilir.

Burunda Alerjik Rinite (Alerjik Nezle), gözlerde Konjuktivite (göz kapaklarının iç yüzeyini saran zar tabakanın iltihaplanması), bronşlarda ise alerjik astıma neden olur.

Bu tür alerjiden yakınanların hangi polene karşı alerjik olduklarının belirlenmesi önemlidir. Alerjisi olan kişi duyarlı olduğu bitkinin polen yaydığı mevsimde o bitkinin yoğun bulunduğu bölgeden uzak durmalıdır.

Baharla birlikte sürekli hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, geniz akıntısı, kuru öksürük, boğaz, burun ve kulakta şiddetli kaşıntı ya da gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle saman nezlesi başlıyor ise polen duyarlılığınız var demektir. Öncelikle bu teşhisi kendiniz koyup kendinize birkaç soru sorabilirsiniz.

Bunların en başında “Benim günlük su tüketimim ne kadar olmalıdır?” sorusu gelmelidir. Birçok hastalığın olduğu gibi alerjinin de nedeni yeteri kadar su tüketmemek. Bir yandan alerji ile birlikte vücudunuz size dehidrosyon (susuzluk) sinyali veriyor demektir.

“Tabii siz hayır ağzım hiç kurumuyor” diyeceksiniz, ama ağız kuruluğu vücudunuzun artık “su iç, su iç“ diye haykırışta bulunduğu son çağrı şekli olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim.

 Diğer bir soru ise her sabah “Hapşırıkla uyanıyor muyum?, evi sabah saatinde havalandırdığımda hapşırıyor muyum veya burnum kaşınıyor mu?” olmalıdır.

Öncelikle alerjiden korunabilmek ve tedavisini gerçekleştirmek için; günlük su (sıvı değil su) ihtiyacınızı yeteri kadar karşılayabilmek (yazın kilonuzun yüzde 5’i, kışın yüzde 4’ü kadar), temiz hava solumak, dengeli ve doğal beslenmek, temiz hava şartlarında sağlıklı spor yapıp hareket etmek, kimyasal temizlik ürünlerinden uzak durmak ve sağlıklı gün ışığına çıkmak gerekir.

Eğer alerji tanınız konulmuş ise:

  • Su tüketiniz, su tüketiniz, su tüketiniz. Burnunuzu ve yüzünüzü gün içinde su yardımı ile mutlaka nemlendiriniz.
  • Polenlerin en fazla uçuştuğu sabahları saat 05.00 ile 10.00 arası açık havaya çıkmayın ve evinizi de bu saat aralığında havalandırmayın.

    Çıkacak ve havalandıracak olursanız dahi ağız ve burnu kapatan maske veya çift kat beyaz tülbentle sarıp çıkabilirsiniz.

  • Klimadan olabildiğince uzak durmalı. Kullanılıyorsa bile filtresinin sık sık temizlenmesine özen gösteriniz.
  • Saçlarımız tozu ve poleni tutar. Bu nedenle dışarıdan eve geldiğiniz vakit saçlarınızı yıkayıp duş alın.

    (Yıkama işleminde her gün sabun vesaire kullanmanıza gerek yoktur durulamanız yeterlidir) Böylece üzerinizdeki polenlerden arınabilirsiniz.

  • Kıyafetlerinizi uyuduğunuz odada değil banyoda çıkarabilirsiniz.
  • Tatil için genellikle deniz kenarını veya yüksek dağları tercih edin.
  • Dışarıda gözlük ve şapka kullanın.

    Gözlükleri her dışarı çıkıp geldiğinizde çeşme altında yıkayın.

  • Çim biçmekten kaçının, biçme işlemini gerçekleştirirken de mutlaka özel kıyafetini giyin.

Yazılanlarla birlikte önlemlerinizi aldınız. Yorgunluk, iştahsızlık, sinirlilik, baş ağrısı, sinüzit, orta kulak ağrısı, öksürükler ve benzeri devam ederse mutlaka bir doktora başvurun.

Doktordan önce kendi halk hekimliğinizi ve köreren yetilerinizi harekete geçirmek için koruma ve primer çözümlemelerinizi kendiniz yapın. Yetemediğiniz durumda hekiminize başvurunuz.

Sağlıklı, güneş gibi hep capcanlı, su gibi duru, toprak gibi yaratıcı kalın.

Источник: https://gaiadergi.com/bahar-cok-guzel-peki-ya-alerji/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.