Baş Boyun Kanserlerin Tedavisi

Baş boyun kanserleri

Baş Boyun Kanserlerin Tedavisi

Medicana Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Harun Küçük, baş boyun kanserleri konusunda bilgi verdi:

Baş boyun kanserleri dudak, oral kavite (ağız içi, dil,), nazofarinks (geniz), hipofarinks (yutak) ve larinks (gırtlak) kanserlerini içermektedir. Tüm kanserler içinde en sık 6. sırada görülmektedir. Kansere bağlı ölümlerin yüzde 1-2’si baş boyun kanserlerine bağlı olarak gelişmektedir.

Baş boyun kanserlerinde en sık oral kavite (ağız içi) ve larinks (gırtlak)kanseri görülmektedir. Sigara ve tütün ürünleri kullanımı baş boyun kanseri oluşumuna sebep olan en sık etkenlerdir. Sigara ile birlikte alkol kullanımı özellikle yutak kanseri oluşumunda önemli rol almaktadırlar.

Bunların dışında HPV(Human Papilloma Virus), asbest maruziyeti, kimyasal boyalara maruziyette baş boyun kanserlerinin oluşumuna neden olmaktadır.

ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLÄ°

Sigara ve alkol kullanımı dışında HPV baş boyun kanserleri oluşumunda önemli rol oynamaktadır.

HPV’ye bağlı gelişen kanserler sigaraya veya diğer etkenlere bağlı gelişen kanserlere göre tedaviye daha hızlı yanıt vermekte ve 5 yıllık ortalama yaşam süresi yüzde 50 civarında olmaktadır. Dudak kanserlerinde güneşe maruziyet kanser oluşumunu tetikleyen bir diğer önemli faktördür.

Baş boyun kanserlerinde de diğer kanserlerde olduğu gibi erken tanı çok önemlidir. Çünkü erken evrede yakalan baş boyun kanserlerinde ortalama 5 yıllık yaşam süresi yüzde 90’lara ulaşmaktadır. 

ETKENLER VE ŞİKAYETLER

Bu kanserlerin anatomik lokaliazyona göre oluşum yerlerine bağlı etkenler ve başvuru şikayetlerine baktığımız zaman;

-Dudak kanserleri dudakta düzelmeyen ortasında kabuklanmanın eşlik ettiği ara ara kanamalı olan yara şikayeti ile başvurmaktadırlar. Dudak kanserleri oluşumunda rol alan etkenlere baktığımızda güneşe maruziyet önemli bir faktördür.

Hastalar genelde uzun dönem güneş altında çalışan ve direkt maruziyeti bulunan kişilerde görülmektedir. Ayrıca dudak tiryakisi şeklinde sigara kullananlarda tütünün direkt ve yanma sırasında oluşan sıcaklığın etkisi ile dudak kanserleri oluşumunda rol oynaması diğer bir faktördür.

Dudak görünür bil bölge olduğundan tanı genelde erken evrede konmaktadır. Tedavisi hastalığın evresine göre dudaktaki kitlenin çıkarılması ve boyundaki lenf bezelerinin cerrahi olarak temizlenmesi ile yapılmaktadır.

Cerrahi sonrası yapılan evreleme ile ileri evre olgularda hastalara radyoterapi veya kemoradyoterapi ile tedavisi tamamlanmaktadır.

– Oral kavite (ağız içi) kanserlerinde hastalar ağız içinde düzelmeyen yara, kanama, boyunda şişlik ve bazen ağızda kötü koku gelmesi şikayeti ile başvururlar. Oral kavite kanserlerinde sigara, alkol ve HPV önemli rol oynamaktadır.

Ayrca tütün çiğneme alışkanlığı olan kişilerde oral kavite kanserlerine sık rastlanmaktadır.

  Oral kavite kanserleri oluşumunda diğer önemli bir neden ise diş çürüklerine veya diş protezlerine bağlı olarak oluşan dilde veya yanakta oluşan sürekli travmaya bağlı olarak kanser gelişmesidir.

Oral kavite kanserlerinin tedavisi ağız içindeki kitlenin çıkarılması ve boyundaki bezelerin cerrahi olarak çıkarılması ile yapılmaktadır. Cerrahi sonrası yapılan evreleme ile ileri evre olgularda hastalara radyoterapi veya kemoradyoterapi ile tedavisi tamamlanmaktadır.

– Larinks (gırtlak) kanserlerinde hastaların genel başvuru şikayeti ses kısıklığı, seste çatallaşma, boğazda ağrı, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve boyunda şişlik şikayetidir. Erken evrede baş vuran hastalar genelde ses kısıklığı veya seste bozulma şikayeti ile başvurmaktadırlar.

Ä°leri evre olgularda ise daha çok boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, nefes darlığı, kulağa vuran ağrı ve boyunda şişlik şikayeti olmaktadır. Erken evre olgularda cerrahi ve radyoterapi eşit tedavi sonuçlarına sahiptir. Hastalığın lokalizasyonuna göre cerrahi olarak veya radyoterapi ile tedavi edilmektedir.

Ä°leri evre olgularda ise önce cerrahi olarak gırtlağın alınması ve boyundaki lenf bezelerinin temizlenmesi sonrası ise hastalığın yaygınlık durumuna göre radyoterapi veya radyokemoterapi ile tedaviye devam edilmektedir.

Ä°leri evre larinks kanserlerinde hastalığın cerrahi olarak temizlenmesi için genelde gırtlağın tamamen alınması operasyonu yapılmaktadır. Bu operasyon ile hasta konuşma yetisini kaybetmekte ve boğazında kalıcı bir delik ile yaşamak zorunda kalmaktadır.

Bundan dolayı ileri evre hastalığı olan hastalar bu operasyonu pek kabul etmek istememekte, radyoterapi veya radyokemoterapi ile tedavi olmak istemektedirler. Cerrahi dışı tedavilerde tedaviye yanıt verme oranı erken evreye göre düşük olmakta ve lokal nüks görülme oranı cerrahiye göre yüksek olmaktadır.

Cerrahiyi kabul etmeyip diğer tedavi yöntemi ile tedavi olmayı isteyen hastalarda tedaviye yanıtsızlık ve nüks olduğunda yine cerrahi yapılmaktadır ve cerrahiye bağlı komplikasyon  oranları daha yüksek olmaktadır. Bundan dolayı ileri evre hastalığı olan olgulara öncelikle cerrahi ve gerekirse radyoterapi veya radyoterapi ile tamamlanmasını önermekteyiz.

– Hipofarinks (yutak) kanserleri genelde yutma güçlüğü, kilo kaybı, kulağa vuran ağrı ve boyunda şişlik şikayeti olmaktadır. Hipofarinks kanserleri anatomik lokalizasyondan dolayı genelde ileri evrede başvurmaktadırlar. Tanı kondularında larinks (gırtlak) ile yakın komşuluk gösterdiğinden larinks tutulumu sık gözlenmektedir.

Bu hastaların tedavisinde erken evre olgularda sınırlı lezyonlarda cerrahi olarak çıkarılması ve doku transferi ile oluşan açıklığın kapatılması ile tedavi edilebilmektedir. Fakat bu şekil tedavi çoğu olguda mümkün olmamaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi larinks ile yakın komşuluk gösterdiğinden cerrahi olarak tedavi edilmek istendiğinde cerrahi gırtlağın alınmasını da içermektedir. Bundan dolayı bu hastalarda öncelikli olarak organ koruma protokolleri uygulanmaktadır. Hastaya öncelikle radyokemoterapi verilmekte ve tedaviye olan yanıt gözlenmektedir.

Tedaviye yanıt alınırsa tedaviye devam edilmekte, eğer tedaviye yanıt alınamazsa cerrahi olarak kitle çıkarılmakta ve başlangıçta uygulanan tedavi tamamlanarak tedavisi yapılmaktadır.

Sonuç olarak; baş boyun kanserleri görünür bir bölge olduğundan erken tanı konması mümkün olan kanserlerdendir. Erken evrede tanı konduğunda cerrahi ile yüzde 90 başarı sağlanmaktadır.

Ä°leri evre olgularda 5 yıllık ortala yaşam oranı yüzde 35-50’ye düşmekte ve tedaviye bağlı oluşan fonksiyonel ve kozmetik deformiteler daha fazla olmaktadır. Sigara, alkol ve HPV hastalığın oluşumunda ödemli rol almaktadır.

Dudak veya ağız içinde düzelmeyen yara, ses kısıklığı yutma güçlüğü, kilo kaybı, boğaz ve kulağa vuran ağrı ve boyunda şişlik kanser belirtisi olacağından hastalarımızın bu şikayetleri olduğunda bir Kulak Burun Boğaz Uzmanına başvurması çok önemlidir.

Источник: http://www.habergazetesi.com.tr/haber/5263891/bas-boyun-kanserleri

Baş ve Boyun Tümörleri Belirtileri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Baş Boyun Kanserlerin Tedavisi

Baş ve boyun bölgesinin tümörleri veya kanserleri genellikle selim (iyi huylu) olabileceği gibi, ölüme neden olabilecek kanserler şeklinde de olabilir.

Hastalığın belirtileri ve fizik muayene tanıyı koymada yardımcı olup, kesin tanı biyopsi incelemesinde konulabilir.

Araştırma sonuçlarına göre senede yaklaşık 45000 yeni hastaya teşhis konulmuş, 12000 civarında hastada da boyun kanseri nedeni ile ölüm oranı tespit edilmiştir.

Son yıllarda’ki araştırmalara göre kanserlerin % 6,6’sı baş boyun bölgesinde oluşan kanserlerdir. Tanı ve tedavideki gelişmeler doğrultusunda sağ kalım oranları artmıştır. Erkek cinsiyet, ileri yaş, düşük gelir seviyesi ve ileri kanser evresi sağ kalım oranını olumsuz yönde etkilemektedir.

Baş ve boyun tümörleri neden olur?

Baş ve boyun kanserlerine neden olan faktörler, tütün kullanımı gerek sigara, gerek diğerleri, alkol kullanımı, baş boyun bölgesinin daha önceden radyasyona maruz kalması, nazofarengeal bölgedeki kanserlerin oluşumunda ise ırksal bir yatkınlık söz konusudur. Uzun süreli güneş ışığına maruz kalmak ise alın, yüz ve dudak kanseri riskini arttırır.

HPV (human papilloma virüsü de) baş ve boyun kanserleri gelişimi nedenleri arasında bulunmaktadır. Belirtilerinde primer (birincil) baş boyun kanseri olan hastanın ilk 5 yılda ikinci primer baş boyun kanseri oluşma riski vardır. Yetersiz beslenme, immün sistemin herhangi bir nedenden dolayı baskılanmış olması baş boyun bölgesinde tümör oluşmasında etken olabilir.

Çocuklarda boyun kitleleri genellikle iltihabi nedenlerden kaynaklanır iken, erişkinlerde mevcut bir boyun kitlesi, tanısı tam olarak konulana kadar habis (kötü huylu) olarak kabul görür. Yetişkinlerde boyun kitlesi genellikle metastatik (başka bölgelerden sıçramış) olmakla beraber supraklaviküler alandaki organlardan kaynaklanır.

Baş ve boyun tümörleri belirtileri

Baş ve boyun tümörleri bölgesel ya da uzak bölge şikayetleri ile kendini belli edebilir. Nazofarenks (geniz), dil ve hipofarenks (alt yutak) tümörleri esas odakta belirti göstermediği gibi şişlik olarak kendini gösterebilir. Bu nedenle boyunda şişlik şikayeti olan hastalarda daha derin inceleme gerekir.

Ağız bölgesi kanserleri belirtileri : Dil, dudak, cilt ve ağız boşluğu kanserlerinde uzun süreli, iyileşmeyen, ülser ve ara sıra kanamaya neden olan lezyonlar (yaralar), ağız içinde derinin topaklanması ya da şişmesi, kulak ağrısı, boğaz ya da çenede yara, yutmada ya da çiğnemede zorluk, gevşek dişler, konuşma güçlüğü gibi belirtiler görülebilir. Bu şikayetler 2 haftadan uzun sürer ise iyi bir inceleme yapılmalıdır.

Burun bölgesi kanserleri belirtileri : Burun boşluğu (nazal kavite) kanserlerinde de burun tıkanıklığı, kanamalı ve genelde tek taraflı burun akıntısı gibi belirtiler görülür.

Üst yutak kanserleri belirtileri : Nazofarenks kanserlerde burun tıkanıklığı, tek ya da iki taraflı seröz otitis media (kulakta sıvı toplanması) nedeni ile işitme kaybı gibi belirtiler görülür.

Alt yutak (hipofarenks) kanseri belirtileri : Hipofarenks kanserlerinde yutma zorluğu, boğazda takılma hissi, boyun bölgesinde kitle oluşumu, geçmeyen ses değişikliği, yutarken ağrı, kulağa vuran ağrı, tükürük ya da balgam ile kan gelmesi, ileri evrede iştah azalması ve kilo kaybı gibi belirtilerdir.

Gırtlak (larenks) kanseri belirtileri : Larenks kanserlerinde ses kısıklığı, yutma güçlüğü, yutma sırasında ağrı, gürültülü nefes alıp verme, ağız dolu gibi konuşma, tükürük ile birlikte ya da tek başına ağızdan kan gelmesi ve solunum zorluğu gibi şikayetler meydana gelir.

Baş ve boyun bölgesi kanserlerinde genel olarak görülen belirtiler : Ağız içinde uzun süren yara, ses kısıklığı, boyunda ağrısız şişlik (kitle), yutma güçlüğü, kulaklara vuran ağrı, solunum zorluğu, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve kilo kaybı gibi belirtiler genel olarak ve sık görülen belirtilerdir.

Baş ve boyun tümörleri teşhisi

Baş boyun tümörleri tanısını koymak için, muayene sırasında detaylı bir fizik muayene ve hastanın hikayesi ve risk faktörleri sorgulanır. Şikayetlerin ne zaman başladığı ve ne kadar sürdüğü konusunda hastadan bilgi alınır.

3-4 gün boyunca devam eden hassasiyet gösteren şişlik genellikle inflamatuar (iltihabi) olabileceği gibi, bir kaç aydır bulunan mevcut kitleler çoğunlukla kötücül bulgu olarak görülür. Uzun zamandır bulunan ve büyüme göstermeyen kitleler ise çoğunlukla doğumsal ve iyi huylu kitlelerdir.

Fluktasyon (dalgalanma) veren kitleler ise genellikle bir tıkanıklığa bağlı gelişir ve saatler içerisinde büyüme gösterebilir (örneğin tükürük bezleri).

Laboratuvar çalışmalarının baş boyun kanserleri tanısında fazla bir yararı olmayabilir. Elektronik tanı yöntemleri pozitron emisyon tomografi, ultrasonografi ve manyetik rezonans gibi yöntemler ise tümörün yerleşim bölgesi ve uzanımı bakımından önemli yeri vardır.

Endoskopik muayenenin baş boyun kanserlerinin araştırılmasında daha değerli yeri vardır. Boyun kitlesinin nedeninin belirlenmesi bulunan tümör eğer üst solunum-sindirim sistemi kaynaklı ise endoskopik araştırma ile mümkün olabilir. Bütün bunlara rağmen, baş boyun tümörlerinin kesin teşhisi için histopatolojik (mikroskopik) inceleme gereklidir.

Sebebi bulunamayan boyun kitlelerinde ince iğne aspirasyon biyopsisi tanıyı koymada genelde ilk tercih olur.

Kaynağı belirlenen boyun kitlelerinde ise tanısal yöntem punch biyopsi ya da insizyonel biyopsi olabilir.

Baş ve boyun tümörleri şüphesinde kulak burun boğaz uzmanlarınca, gastroentroloji uzmanlarınca veya onkoloji (kanser araştırma) alanında araştırılması gerekmektedir.

Baş ve boyun tümörleri tedavisi

Baş ve boyun tümörleri neden olur

Baş ve boyun tümörlerinde veya kanserlerinde tedavi yöntemi genellikle hastalığın derecesine, yerleşim yerine göre değişmektedir.

Ağız bölgesi kanserleri tedavisi : Oral kavite ve orofarengeal (ağız içi) kanserlerinde birinci-ikinci evre tedavi cerrahi veya radyoterapi olur iken, üç ve dördüncü evre kanserlerde en iyi yöntem cerrahi, sonrasında radyoterapidir. Cerrahi olarak çıkarılamayacak tümörlerde ise tedavi kemoterapi-radyoterapi olarak uygulanabilir. Bu tümörlerde 5 yıllık sağ kalım birinci evrede % 60-80 iken, dördüncü evrede % 25’e kadar düşebilir.

Hipofarenks (boğaz bölgesi ve tiroid) kanserleri tedavisi : Birinci evre hipıfarenks kanserleri tedavisinde cerrahi ya da radyoterapi, 2-3’üncü evre hipofarenks kanserlerde cerrahi tedavi sonrası radyoterapi şeklinde tedavi uygulanır.

Gırtlak (larenks) ve burun etrafı boşlukları kanserleri tedavisi : Erken evre larenks (burun etrafı boşlukları ve ses telleri) kanserlerinde tedavi radyoterapi veya cerrahi tedavi, ileri evre larenks tümörler cerrahi tedavi sonrası radyoterapi ya da kemoterapi ile tedavi edilebilir.

Dudak kanseri tedavisi : Dudak kanserinde tedavi, erken evre tümörlerde cerrahi tedavi ve radyoterapi aynı derecede etki gösterir iken ileri evreli tümörlerde cerrahi tedavi sonrası radyoterapi tedavisi tavsiye edilir.

Burun boşluğu (nazofarenks) kanserleri tedavisi : Erken evre nazofarenks (burun arka boşluğu) kanserlerinde tedavi, erken evreli nazofarenks kanserlerde boyuna sıçrama olsa bile tedavi seçeneği radyoterapi olduğu gibi, ileri evre nazofarenks kanserlerde tedavi kemoterapi ve radyoterapidir.

Sonuç olarak, baş boyun tümörleri veya kanserleri alkol sigara kullanımı ile ilişkilidir. Erkek cinsiyet, sosyal ekonomik durum ana nedenlerdir. İleri evre kanser kötü prognoz göstergesidir. Tedavi seçenekleri farklı yönlerde belirlenmelidir. Her kanser türünde olduğu gibi baş boyun kanserlerinde erken tanı hayati önem taşımaktadır.

Kanser hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/bas-boyun-tumorleri-belirtileri-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.