Baş Dönmesi

Baş Dönmesi Nedir?

Baş Dönmesi

Baş dönmesi hemen hemen herkesin başına gelebilen oldukça yaygın bir şikayettir. Kendi başına bir problem olmayan baş dönmesi, genellikle, altta yatan herhangi bir sağlık sorunun bir belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Baş dönmesi, vertigo, sersemleme, güçsüzlük (nörolojik bozukluk), kararsızlık, baygınlık hissi ve görme bozukluğu gibi durumları da kapsayan bir terimdir. (1)

Baş dönmesi çoğu zaman görmezden gelinen bir belirti olmaktadır.

Ancak, diğer yandan, hayata adapte olmayı, günlük faatliyerleri yerine getirmeyi ve sosyalleşmeyi engelleyen bir durum olduğu için hemen tanısı konulup tedavisinin uygulanmasında fayda vardır.

Bununla birlikte, nörolojik sorunlar gibi ciddi nedenlerden kaynaklanması söz konusu olabildiği için durumun hemen kontrol altına alınması gerekmektedir. (2)

Baş Dönmesi Belirtileri

Baş dönmesi nasıl anlaşılır? Baş dönmesi başlangıcında, kişi denge kaybı yaşamakta, sersemlemekte ve kendisi ya da çevresi dönüyormuş gibi hissetmektedir. Sonrasında, göz kararması ya da bayılma gibi belirtiler de yaşanması muhtemel olabilmektedir.

Baş dönmesi belirtileri genel olarak şunları içermektedir:

  • Sersemlik
  • Denge kaybı
  • Bayılma
  • Zayıflık ya da yorgunluk
  • Karışıklık
  • Baş ağrısı veya baş basıncı
  • Göğüs ağrısı veya sıkılığı
  • Mide bulantısı ya da kusma (3)

Detaylı bilgi almak için bakabilirsiniz: Baş Dönmesi Belirtileri

Baş Dönmesi Nedenleri

Baş dönmesi neden olur? Baş dönmesine yol açabilecek pek çok ciddi ya da ciddi olmayan sağlık sorunu mevcuttur. Bazıları şunlar olabilmektedir:

  • İç kulak problemleri
  • Anksiyete bozuklukları
  • Beyinde meydana gelen problemler (migren ya da inme gibi)
  • Düşük kan basıncı, enfeksiyonlar, bazı kalp sorunları
  • Hamilelik (4)

Baş Dönmesi Nedenleri daha fazlası için

Baş Dönmesi Tedavisi

Baş dönmesi nasıl geçer? Baş dönmesi bir belirti olarak ortaya çıktığı için, tedavi etmenin yolu altta yatan sağlık sorununu tedavi etmeyi amaçlamaktır. Böylece, baş dönmesi problemleri de ortadan kalkacaktır. Bazı tedavi yöntemleri şunlar olabilmektedir:

  • Vertigo tedavisi
  • Migren tedavisi
  • Baş dönmesi hissini azaltan ilaçlar
  • Mide bulantısını hafifleten ilaçlar
  • Denge egzersizleri
  • Anksiyete tedavileri
  • Stres kontrolü
  • Cerrahi yöntemler (5)

Baş Dönmesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Baş dönmesi tanısı ve tedavisi için dahiliye, nöroloji ya da KBB (kulak burun boğaz) bölümüne başvurulabilmektedir. (6)

Baş Dönmesi Tedavisi fazlası için tıklayabilirsiniz

Baş Dönmesine Ne İyi Gelir?

Baş Dönmesi Bitkisel Tedavisi

Zencefil: Zencefil, baş dönmesi ve mide bulantısı için oldukça faydalı olabilen bir bitkidir. Bu güçlü bitki hem baş dönmesini hafifletmekte hem de beyindeki ve vücudun diğer bölümlerindeki kan akışını uyarmaktadır.

Limon: Baş dönmesi için başka mükemmel bir çözüm ise limondur. Limonda bulunan C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve baş dönmesine neden olan sağlık sorunlarıyla mücadele etmeye yardımcı olmaktadır. (7)

Limon balsamı: Limon balsamı çayı ya da diğer bir adıyla melisa çayı, sadece baş dönmesine neden olan belirtileri tedavi etmekle kalmamakta, aynı zamanda diğer zihinsel sıkıntıların hafifletilmesine de yardımcı olmaktadır.

Yeşil çay: Yeşil çay, kanı temizlemeye ve kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olan antioksidanlar açısından son derece güçlüdür. Bu nedenle, baş dönmesiyle mücadele edebilmesi için yeşil çaydan yardım alınabilmektedir. (8)

Sarımsak: Baş dönmesi, iç kulak problemlerinin bir sonucu olarak meydana geliyorsa, antibiyotik gibi çalışan sarımsak bu duruma yardımcı olabilmektedir.

Biber: Acı biber, iç kulağa ve beyne giden kan dolaşımını teşvik edebilmektedir. Bu nedenle, baş dönmesi belirtisi de hafifleyebilmektedir. (9)

Ginkgo biloba: Ginkgo biloba, beyne giden kan akışını artırabilme yeteneğine sahiptir, bu nedenle de, vertigo belirtilerini hafifletmek için doğal bir tedavi olarak çalışmaktadır. (10)

Kakule: Kakule, tıpkı zencefil gibi rahatlatıcı aromatik bir kokuya sahiptir. Aynı zaman, güçlü besin maddeleri içermektedir. Dolayısıyla da, baş dönmesinin tedavisine yardımcı olabilmektedir. (11)

Fesleğen: Rahatlatıcı bir etkisi olan fesleğen bitkisi, baş dönmesini etkili ve hızlı bir şekilde iyileştirmeye yardımcı olabilmektedir. (12)

Kediotu: Kediotu ya da diğer adıyla valerian, genellikle uykusuzluk ve kaygı gibi zihinsel sorunlarla mücadele etmeye yardımcı olması için kullanılmaktadır. Baş dönmesi bu durumlarda sık rastlanan bir belirtidir. Bu nedenle, sinir sistemini yatıştıran kediotu, baş dönmesini de hafifletmektedir. (13)

Çilek: Baş dönmesi tedavisi için oldukça lezzetli bir seçenek olabilmektedir. Tek yapmanız gereken, olgunlaşmış çilekleri almak, ezmek ve yoğurtla karıştırmaktır. Bu yoğurt karışımı düzenli olarak tüketildiğinde, baş dönmesinin hafiflemesi mümkün olabilmektedir. (14)

Badem: Badem, kabak çekirdeği, buğday ve haşhaş tohumlarının karıştırılmasıyla hazırlanan bu yöntemle, vertigo ve baş dönmesini hafifletebilmektedir. (15)

Baş Dönmesi Evde Tedavi Yöntemleri

Nefes alma: Solunum sistemi, sinir sistemini rahatlatmaya yardımcı olan, sisteme hava girişi sağlayan her canlı için vazgeçilmez olan bir sistemdir. Derin nefes alıp bırakın, tekrar soluyun ve tekrar nefes verin. Bu işlem beyindeki oksijen arzını arttırarak baş dönmesini iyileştirmeye yardımcı olabilmektedir. (16)

Odaklanma: Denge kaybı baş dönmesini daha da kötüleştirebilmektedir. Bu durumda, mümkün olduğunca çevrede bulunan eşyalara odaklanmaya çalışabilirsiniz. Bu, bulantı hissini ortadan kaldırmaya ve vücut dengesini yeniden kazandırmaya yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda, stres veya aşırı çalışma durumunda da beynin rahatlamasını sağlayabilmektedir. (17)

Masaj: Masaj terapisi, vertigo belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Masaj hem kan dolaşımını desteklemekte hem de boyun ağrısı ve sertliğini azaltmaktadır. Böylece, baş üstündeki basıncı ve ağırlık hafiflemektedir.

Başa, boyna ve sırta dairesel hareketlerle günlük olarak uygulanan nazikçe bir masaj oldukça etkili olabilmektedir. Yine de, uygun masaj için nitelikli bir masaj terapistiden yardım almak daha doğrusu olacaktır. (18)

Su: Baş dönmesinin başlıca nedenlerinden biri, vücuttaki veya beyindeki zayıf kan dolaşımıdır. Vücuttaki su oranı arttığında, kan dolaşımı da artabilmektedir. Aynı zamanda, su akışkan bir yapıya sahip olduğu için hızlı bir çözüm olabilmektedir. Suyun ferahlatıcı doğası, baş dönmesi ile birlikte gelen kusma hissini de ortadan kaldırmaya yardımcı olabilmektedir. (19)

C vitamini: Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, düzenli C vitamininin alımı vertigo belirtilerini hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. Günlük olarak alınan C vitaminin baş dönmesi belirtilerini hafiflettiği tespit edilmiştir. C vitamininin doğal kaynakları arasında ise çilek, yeşilbiber, portakal, ananas, brokoli ve domates bulunmaktadır. (20)

Yoğurt: Yoğurt, bağışıklık sistemini güçlendirebilmektedir. Ancak, sadece bununla kalmamakta, aynı zamanda, baş dönmesi, yorgunluk ve mide bulantısı gibi belirtileri de hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. Baş dönmesi hissedildiğinde, bir kase yoğurt yemek bile yeterli olabilmektedir.

Elma sirkesi: Elma sirkesi, tansiyon ve yetersiz kan dolaşımı gibi problemleri kontrol altına almaya yardımcı olabilmektedir. Bu nedenle de, etkili bir baş dönmesi tedavisi olarak kabul edilmektedir. (21)

Источник: https://www.acil.net/bas-donmesi-nedir/

Baş Dönmesi

Baş Dönmesi

Denge; gözlerden, iç kulaktaki denge organlarından, kas ve iskelet sisteminden gelen bilgilerin beyin tarafından değerlendirilmesi sonucu sağlanır. Bu sistemlerden birinde ortaya çıkacak bir bozukluk bu sistemler arasındaki uyumu bozar ve dengesizlik veya baş dönmesi yakınmalarına neden olabilir.
Baş dönmesi bir hareket yanılsamasıdır.

Hasta, olmayan bir hareketi varmış gibi hissetmekte, kendisinin ya da çevresinin hareket ettiğini zannetmektedir. Dengesizlik hissi, kişinin çevresine göre dengesini sağlayamama durumudur. Baş dönmesi ve denge bozukluğu, oldukça sık rastlanan yakınmalardandır. Orta ve ileri yaş grubunda daha sıktır. Çocukluk çağında oldukça seyrek görülmektedir.

Değerlendirme

Baş dönmesi ve dengesizlik yakınması olan hastanın değerlendirmesinde ayrıntılı bir şekilde şikayetlerin not edilmesi ve sistemli muayeneye tabi tutulması en önemli adımdır.  Bu bazen bir ekip çalışmasını gerektirebilir.

(kulak burun boğaz, nöroloji, kardiyoloji ).  Çoğu zaman ayırıcı tanıda birçok  teknolojik aletten yararlanılabilir.

(Odyometrik testler, videonistagmografi, kalorik testler, rutin biyokimya, elektrokardiyografi, MRI, boyun doppler, ultrasonografi v.b).  

Muayene ve hastanın hikayesi kulak ile ilgili bir hastalığı düşündürüyorsa odiometrik tetkik ile hastanın işitmesi kontrol edilmelidir. VNG (videonistagmografi)  iç kulak fonksiyonlarını gösteren bir diğer testtir.

Görsel veya kalorik uyaranla oluşturulan göz hareketlerinin kaydedilmesi esasına dayanır.

Baş dönmesine neden olan lezyon yerinin ve tarafının saptanmasına dair bilgi verebilmesi ve özellikle bilgisayarlı sistemde dökümantasyon sağlaması önemli bir özelliğidir.

Baş Dönmesi Sebepleri

Kulak ile ilgili nedenler: Gerçek baş dönmelerinin büyük bir kısmı kulak ile ilgili hastalıklardan kaynaklanır. Pozisyona bağlı baş dönmesi, baş dönmesi ile ilgilenen kliniklerde en sık rastlanan nedendir. İleri yaş gruplarındaki vertigo olgularının %50’sinden sorumludur.

Tipik yakınmalar baş hareketleriyle ortaya çıkan, saniyeler süren, çevrenin dönmesi tarzında olan vertigo ile birlikte dengesizlik hissi ve bulantıdır. Çoğu hastada bu şikayetler periyodik olarak düzelir ve sonra tekrarlar.  Tanısı, iç kulaktaki yarım daire kanallarının, yapılan testler sırasında bazı manevralara verdiği yanıtlara bakılarak konulur.

Tedavisi, yarım daire kanallarının içerisinde yer değiştirmiş olan kristallerin tekrar yerine oturtulmasına dayalıdır.

Meniere hastalığı; işitme kaybı, kulakta çınlama, dolgunluk hissi ve baş dönmesi atakları ile ortaya çıkar. İç kulaktaki sıvıların dengesizliğinden kaynaklanır.

Viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, akut ve kronik orta kulak iltihapları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları ,bazen hiç bir nedene bağlı olmaksızın iç kulakta bulunan zarların yırtılmasına bağlı baş dönmeleri  olabilir.

 Travmalar: 

Sıklıkla başa alınan sert darbelerle, kafatasında oluşan, iç kulakta da hasara yol açan  bir kırık sonrasında işitme kaybı ile birlikte  baş dönmesi  oluşabilir. Bazen herhangi bir kafatası kırığı olmadan da iç kulak yapılarında sarsıntıya bağlı olarak baş dönmesi oluşabilir.

Nörolojik hastalıklar:

Migren, beyin, beyincik gibi organlardan oluşan merkezi sinir sistemindeki kanama veya kan damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı beslenme bozuklukları, multipl skleroz, çeşitli beyin tümörleri, parkinson hastalığı, v.b. hastalıklar dengenin bozulmasına neden olabilirler. 

Dahili hastalıklar:

Kalp yetmezliği, kalp kapakçığı hastalığı, diabet, tiroid bezi hastalıkları, kansızlık, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, pozisyona bağlı düşük tansiyon,  kalp ritim bozuklukları, ani ve şiddetli su kaybı (ishal, kusma) baş dönmesine neden olabilir.
Ayrıca psikojenik baş dönmeleri de görülebilmektedir.

 Tedavi

Baş dönmelerinde tedavi nedene yöneliktir. Pozisyonel baş dönmelerinde testler sırasında tespit edilen patolojik durumu düzeltici manevralar ile tedavi mümkündür. Meniere hastalığında uygulanan tedavi, atak sırasında öncelikle baş dönmesi olmak üzere hastalığa ait yakınmaları ortadan kaldırmayı amaçlar.

Ataklar arası dönemdeki tedavide ise hastaya ait tetikleyici stres faktörlerinin belirlenmesi ve giderilmesi, sedanter bir yaşam tarzını bırakarak uğraş ve spor aktivitelerine teşvik edilmesi ve gereğinde profesyonel psikolojik yardım alınması da önemlidir.

Meniere hastalığında stres, yorgunluk, sigara, alkol, kafein gibi etkenler atakları tetikleyebilmektedir. Tuzlu gıdalardan kaçınma, yemeklere piştikten sonra tuz konulmaması önerilir. Hastalığın doğal seyrinde kişiye özgü farklılıkların bulunması tedavi seçimini ve yöntemini güçleştirmektedir.

Ancak genel olarak hastaların %85’i medikal tedaviden yarar görür, geri kalan kadarında ise girişimsel tedavilere ihtiyaç ortaya çıkar. Bunlar arasında intratimpanik tedaviler,  lokal yüksek basınç uygulaması, ventilasyon tüpü uygulaması, endolenfatik  kese cerrahisi,  vestibüler nörektomi  sayılabilir.

Baş dönmesinin akut veya kronik orta kulak iltihabına bağlı olması durumunda bu hastalıkların uygun şekilde tedavi edilmesi gerekir.

Diğer baş dönmesi nedenleri, ilgili branş hekimlerince doğru tanı konulduktan sonra çeşitli yöntemlerle tedavi edilir.

Prof.Dr. A. Oğuz TANRIDAĞ

© 2018 NPİSTANBUL / Her Hakkı Saklıdır.

bilgi@npistanbul.com

Источник: https://npistanbul.com/noroloji/bas-donmesi

Baş Dönmesi Hissi Nasıl Oluşur?

Normal denge duyu organlarının (örn kulak, göz ) beyindeki ilgili kontrol merkezleriyle ilişkisi sonucu sağlanmaktadır. İç kulaktaki asıl denge organı önemli bilgileri beyine yollar.

İç kulaktan gelen vücudun, özelliklede başın durumu ve hareket yönleri ile ilgili bilgi beyin sapı yoluyla iletilir. Beynin denge merkezi hem kulaktan, hem gözden gelen çeşitli bilgileri karşılaştırır ve koordine eder.

Aynı zamanda beyin vücuttaki bütün eklemlerin pozisyonu ile ilgili bilgileri de alır. Benzer şekildeki kaslardan da beyne bilgi iletilir.

Böylece şalter merkezlerimiz her an için vücudumuzun, tek tek vücut bölümlerimizin nasıl hareket ettiği, hangi pozisyonda olduğu ve vücudu dik tutmak için ne gerektiği ile ilgili yoğun bilgiye sahiptir. Bu değerlendirme bilincimize ulaşmaksızın, saniyede milyonlarca kez gerçekleşmektedir.

Vücut dengeyi karışık iç bilgi sistemiyle tek başına düzenler. Böylece düşmekten veya diğer tehlerden korunmuş oluruz. Gerekli bilgileri ileten organlardaki (örn, iç kulak, göz, sinir yolları veya beyin) bozukluklar sonucu baş dönmesi ve denge bozuklukları gelişir. Bu durumda beyin vücudun nasıl hareket ettiğini ve nerede bulunduğunu tam olarak bilemez.

Örneğin iç kulakta patlama yaralanması veya akut dolaşım bozukluğu sonucunda ani olarak iki denge organından biri devre dışı kalırsa aynı taraftan beyine bilgi iletilemez. Ancak diğer sağlıklı iç kulak aldığı uyarıları iletmeye devam eder. Sonuç olarak beyinde dengesiz bir durum oluşur.

Yönetici merkez sanki belli bir yöne kuvvetli bir hareket gerçekleşmiş gibi davranır, oysa vücut gerçekte pozisyonunu hemen hemen hiç değiştirmemiştir. Bu durum baş dönmesi olarak algılanır. Dinlenirken veya gözler kapalı durumda iken baş dönmesi hissi belirgin olarak azalır.

Bir denge organının akut olarak devre dışı kalması, örneğin çarpıntı, mide bulantısı, kusma veya ter basması gibi diğer belirtilerin çıkmasına yol açabilir.

Bu yakınmalar birkaç gün içinde azalır. Çünkü yönetici merkez denge organlarından birinin yanlış bilgi yolladığının farkına varır ve iç bilgi dengesini tekrar kurmaya çalışır. Bunun için beynin birkaç haftaya gereksinimi vardır ve çoğunlukla bu düzelme tama yakın olur.

Baş Dönmesi Şikayeti Olan Hasta Önce Hangi Uzmana Muayene Olmalıdır?

Baş dönmesinin en sık görülen nedenleri iç kulakla ilgili hastalıklar olduğu için hastanın muayene olmaya bir Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı ile başlamasında yarar vardır. Nöroloji, göz, iç hastalıkları, kardiyoloji hatta psikiyatri uzmanlarının da hastayı değerlendirmesi gerekebilir.

Baş Dönmesi Şikayeti Olan Hastada Tanı Nasıl Konur?

Bir hastada baş dönmesinin bir çok olası nedeninden hangisinin sorumlu olduğunu bulmak için detaylı bir sorgulama, denge ile ilgili sistemlerin muayenesi, gerektiğinde iç kulağın işitme ve denge fonksiyon testleri, kafa içindeki yapıların bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR) görüntüleme gibi yöntemlerle incelenmesi ve kan tetkikleri gerekebilir.

Baş Dönmesi Yapan Genel Hastalıklar Nelerdir?

KBB Hastalıkları dışında sık gördüğümüz baş dönmesi ve dengesizlik yapan hastalıklar şöyle özetlenebilir; bu hastalıkların tedavisi ilgili branşları ilgilendirir; her ne olursa olsun tanı ve tedavide tüm ilgili branşların ortaklaşa çalışması gerekli olacaktır.

Travmalar

Sıklıkla başa alınan sert darbelerle, kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında baş dönmesi ile beraber bulantı ve kusma oluşabilir.

Bazen kafa travması sonrası, herhangi bir kafatası kırığı olmadan iç kulak yapılarında sarsıntı ya da iç kulak kristallerinde yer değiştirmeye bağlı olarak baş dönmesi oluşabilir. Bu durumun düzelmesi haftalar ve aylar sürebilir. Böyle bir durumda, yıllar sonra bile özellikle pozisyon değişikliklerinde oluşan birkaç saatlik baş dönmeleri kalabilir.

Nörolojik Hastalıklar

Beyin, beyincik gibi organlardan oluşan merkezi sinir sistemindeki kanama veya kan damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı beslenme bozuklukları, multipl skleroz (MS), frengi, çeşitli beyin tümörleri, parkinson hastalığı, migren v.b. hastalıklar dengenin bozulmasına neden olabilirler.

Hastanın öyküsünü alırken denge bozukluğuna eklenmiş olan kol ve bacaklarda güçsüzlük, vücudun herhangi bir bölgesinde his kaybı, çift görme, baş ağrısı, bilinç kaybı, ağız çevresinde karıncalanma hissi, konuşma bozukluğu vb. yakınmalar sorgulanmalıdır.

İleri yaşlardaki beyin aktivite bozukluklarında çeşitli beyin işlevlerinin azaldığı görülür. Beyinde bilgi işlem hızı azalır.

Bu durum denge merkezinin pozisyon değişikliklerine daha yavaş bir reaksiyonla yanıt vermesine neden olur, bu da genel bir belirsizlik veya diğer karakteristik olmayan baş dönmesi yakınmalarını beraberinde getirir.

Baş dönmesi sonucunda ortaya çıkan ve düşme sonucu kırıklara kadar da varabilen yaralanmalar ilerleyen yaşla birlikte artar. Düşerken tutma reaksiyonları genellikle geç olur, böylece düşmenin sonuçları çok az yumuşatılabilir. Çünkü reaksiyon hızı azalır. Kemikler, kaslar ve eklemler ileri yaşlarda genç yaşlara kıyasla düşmeler karşısında daha az dirençlidir.

Dahili Hastalıklar

Kalp yetmezliği, kalp kapakçığı hastalığı, kalp krizi, şeker hastalığı, tiroid bezi hastalıkları, kansızlık, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, düşük tansiyon, ileri kalp ritim bozuklukları, ani ve şiddetli su kaybı (ishal, kusma) Eğer beyniniz yeterince kan almazsa kendimizi boşlukta hissetme, yer ayağınızın altından kayıyormuş gibi hisler ortaya çıkabilir. Bunu hemen hemen herkes yatarken aniden ayağa kalktığında göz kararması ile birlikte birkaç defa yaşamıştır. Genelde buna damar sertliği neden olur.

Bu rahatsızlık çoğunlukla yüksek tansiyon, şeker hastalarında ve kan yağları yüksek olanlarda görülür. Bazen de kalp fonksiyonları yetersiz olanlarda veya kansızlık şikayeti olanlarda rastlanır. Bazı ilaçlar özellikle sigaradaki nikotin ve kafein beyne giden kan akımını azaltır.

Diyetteki çok miktarda tuz da kan akımının azalmasına neden olur. Eğer iç kulak yeterince kan alamazsa daha özel bir baş dönmesi durumu olan vertigo ortaya çıkar. İç kulak kan dolaşımındaki değişikliklere çok hassastır.

Bu yüzden beyin için bahsedilen zayıf kan dolaşımı durumlarının hepsi iç kulak için de geçerlidir.

Psikolojik Denge Bozuklukları

Panik atak, anksiyete (huzursuzluk), stres, depresyon, Baş dönmesi akut olarak ortaya çıkarsa veya dengesizlik duygusu sizin için sürekli bir sorun oluşturuyorsa doktorunuza başvurmalısınız. Ayakta dengeli duramama hayatla bağdaşmaz ve sizin için teh yaratabilir.

Hareket ederken dengemizi sağlayabilmek için oldukça çok sayıda vücut sisteminin birlikte uyum içinde çalışması gerekmektedir. Bu da göstermektedir ki, çok sayıda sistemi etkileyebilen çeşitli hastalıkların sonucunda baş dönmesi ve dengesizlik yakınması ortaya çıkmaktadır. Doğru teşhis koyma, baş dönmesi olan hastalarda daha kısa sürede tanı ve tedaviye olanak tanıyacaktır.

Sağlık dolu günler…

Источник: https://www.gophastanesi.com.tr/saglik-rehberi/guncel-saglik/kulak-burun-bogaz/bas-donmesi/

Baş dönmesi tedavisi

Baş Dönmesi

Bir hareket yanılsamasıdır. Hasta, olmayan bir hareketi varmış gibi algılamakta ve kendisinin yahut çevresinin hareket ettiğini zannetmektedir. Dengesizlik hissi, bireyin çevresine göre dengesini sağlayamama durumudur.

Baş dönmesi ve denge bozukluğu, epey bir sık rastlanan yakınmalardandır ve acile başvuruların yaklaşık % 25 ini oluşturur. Bu yakınmalar, bilhassa orta ve ileri yaş grubunda daha sıktır.

Çocukluk çağında yoğun şekilde seyrek görülmektedir.

Devinim ederken dengemizi sağlayabilmek için epey birçok aşırı sayıda vücut sisteminin birlikte uyum arasında çalışması gerekmektedir.

Bu da göstermektedir ki, çok aşırı sayıda sistemi etkileyebilen çeşitli problemlerin sonucunda baş dönmesi ve dengesizlik yakınması ortaya çıkabilir.

Doğru şekilde alınan yakınma ve hastanın öyküsü, baş dönmesi olan hastalarda daha kısa sürede tanı ve tedaviye imkân tanıyacaktır.

Çok sayıda etkenin rol oynadığı denge sistemimizde, sorunların, hangi organa ait olduğunu nasıl anlarız?

Kafa dönmesi ve dengesizlik yakınması olan hastanın daima sistemik muayeneye tabi tutulması gerekir. Bu da ekip çalışması (kulak burun boğaz, nöroloji, kardiyoloji) gerektiren bir olaydır.

Çoğu süre hastalığın birçok organı tutan bir boyutu olduğunu düşünerek, bu konu ile ilgilenen merkezlerde çok sayıda teknolojik aletten yaralanarak (odyometrik testler, elektronistagmografi, elektrokokleografi, rutin biyokimya, elektrokardiyografi, MRı, boyun doppler, ultrasonografi vb.

) tanı kolayca konacaktır. Hastalığın yeri ve ismi konusu için net yanıtlar almamız olası. Muayene ve hastanın hikâyesi kulak hakkında bir hastalığı düşündürüyorsa odiometrik tespit ile hastanın işitmesi kontrol edilmelidir. VENG iç kulak fonksiyonlarını belli eden bir öteki testtir.

Elektronistagmografi, görsel veya kalorik uyaranla oluşturulan göz hareketlerinin kaydedilmesi esasına dayanır. Kafa dönmesine sebep olan lezyon yerinin ve tarafının saptanmasına dair bilgi verebilmesi ve bilhassa bilgisayarlı sistemde dokümantasyon sağlaması önemli bir özelliğidir.

ENG'den elde edilen sonuçlar, nörootolojik(nöroloji, kulak burun boğaz) muayene bulguları ve gerektiğinde yapılacak başka tetkikler ile birlikte değerlendirilmelidir.

Kafa dönmesi, kendisi bir hastalık olmayıp başka hastalıkların belirtisi bulunduğu için nedeni belirledikten sonra etkene yönelik tedavi sağlanır.

Baş dönmesi nedenleri:

Kulağa bağlı nedenler: Gerçek kafa dönmelerinin aşırı büyük bir kısmından sorumlu olan organdır. Pozisyona bağlı baş dönmesi, baş dönmesi ile ilgilenen kliniklerde en çok rastlanan nedendir. Neredeyse bütün hastalarda, başın hareketleri ile artan kafa dönmesi yakınması mevcuttur.

Tanısı, iç kulaktaki yarım daire kanallarının, bazı manevralara verdiği yanıtlara bakılarak konulur. Tedavisi, yarım daire kanallarının içinde yer değiştirmiş olan kristallerin yine yerine oturtulmasına dayalı hususi manevralardır. Meniere hastalığı; işitme kaybı, kulakta çınlama, dolgunluk hissi ve kafa dönmesi atakları ile karakterizedir.

İç kulaktaki sıvıların dengesizliğinden kaynaklanır.

Kulağın akıntılı kronik hastalıkları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları, viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanda oluşan iç kulağa daha az kan gitme durumu, kimi hiçbir nedene bağlı olmaksızın iç kulakta ki zarların yırtılmasına bağlı kafa dönmesi atakları oluşabilir.

Travmalar: sık şekilde başa alınan katı darbelerle, kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında baş dönmesi ile birlikte bulantı ve kusma oluşabilir.

Bazen baş travması sonrası, herhangi bir kafatası kırığı olmadan iç kulak yapılarında sarsıntı yahut iç kulak kristallerinde yer değiştirmeye bağlı şekilde baş dönmesi oluşabilir. Bu durumun düzelmesi haftalar ve aylar sürebilir.

Böyle bir halde, yıllar sonra dahi özellikle pozisyon değişikliklerinde oluşan birkaç saatlik baş dönmeleri kalabilir.

Nörolojik hastalıklar: Beyin, beyincik benzeri organlardan oluşan merkezi sinir sistemindeki kanama yahut kan damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı beslenme bozuklukları, multipl skleroz (mt.), sifiliz, çeşitli beyin tümörleri, parkinson hastalığı, migren vb.

hastalıklar dengenin bozulmasına sebep olabilirler. Hastanın öyküsünü alırken denge bozukluğuna dâhil olan kol ve bacaklarda güçsüzlük, vücudun herhangi bir sahasında his kaybı, çift görme, kafa ağrısı, bilinç kaybı, ağız çevresinde karıncalanma hissi, konuşma bozukluğu vb.

yakınmalar sorgulanmalıdır.

Dâhili hastalıklar: yürek yetmezliği, yürek kapakçığı hastalığı, kalp krizi, diyabet, tiroid bezi hastalıkları, kansızlık, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, posture bağlı düşük tansiyon, ileri kalp ritim bozuklukları, birden ve şiddetli su kaybı(ishal, kusma)

Psikolojik denge bozuklukları: Panik girişken, anksiyete(huzursuzluk), stres, depresyon.

Baş dönmesi tedavisi nasıl yapılmaktadır?

Tedavi, nedene yöneliktir. Kafa dönmesini yaratan sebep ortadan kaldırıldığında hastanın yakınmaları düzelecektir.

Meniere hastalığı, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı ile bazı değişiklikler ile denetim altında tutulur. Fiziksel yâda ruhsal stresi az bir yaşam tarzının beraberinde düşük tuz diyeti (gündelik 1,5 gr altında) ile beslenmelidirler.

Hayvansal yağ içeriği az olan besinleri tüketmek, kafein, alkol ve sigara türü iç kulakta sıvı basıncını arttırdığı düşünülen içeceklerden uzak durmak gerekir. Doktorunuz, baş dönmesini azaltacak ve kulaktaki dolgunluğu giderecek ilaç tedavisi başlayacaktır. Bulantı ve kusma olduğunda, bu şikâyetleri azaltacak ilaçların alınması yeterli olabilmekte.

Hastalığın cerrahi tedaviye gereksinim gösteren kısmı, yalnızca %5? lik hasta grubu için, çeşitli cerrahi tedavi alternatifleri mevcuttur.

Meniere hastası olan şahısların bir bölümü, girişken gelmeden krizin geleceğini hissedebilir. Kriz öncesi alacağı bazı ilaçlarla nispeten kontrollü bir girişken geçirir. Fakat arka kalan hasta grubunda baş dönmesi atağı ani geldiğinden, bu tür hastaların özellikle taşıt kullanmaları sakıncalıdır. Aksi takdirde kişi hem kendi, hem de diğerleri için tehli ve hasar verici olabilmektedir.

Pozisyonel kafa dönmesi olan hastalarda, partiküllerin iç kulakta şikâyet oluşturmayacakları bölgeye yönlendirilmelerini amaçlayan repozisyon yani yerine oturtma manevraları ile yaklaşık şekilde oranından başarı sağlanmaktadır. Tıpkı kulakta sürekli olan yahut çok yineleyen, tekrarlayan repozisyon manevralarına karşın iyileşme sağlanamayan ve semptomların şiddetli olduğu olgularda cerrahi müdahaleler gerekebilir.

Denge bozukluğu ya da kafa dönmesi olan her hastanın daima sistematik bir muayeneye (bilhassa kardiyovasküler, kulak burun boğaz ve nörolojik muayeneye) tabi tutulması gerekir. Öteki kafa dönmesi nedenleri, ilgili branş hekimlerince doğru teşhis konulduktan sonra çeşitli yöntemlerle tedavi edilecektir.

Özel Meltem Hastanesi İstanbulda nöroloji bölümü olan hastanelerden biri olarak sizlere hizmet vermektedir. Baş dönmesi tedavisi ve fiyatları ile ilgili Nöroloji ekibimizden detaylı bilgi almak için 0212 644 22 00 numaralı telefondan veya sol taraftan hemen sorun kısmından bize ulaşabilirsiniz.

Konu ile ilgili arama cümleleri: İstanbulda nöroloji bölümü olan hastaneler istanbul, Baş dönmesi tedavisi, baş dönmesi tedavisi fiyatları

Источник: https://www.meltemhastanesi.com/makale/bas-donmesi-tedavisi_255.html

Baş Dönmesi Neden Olur?

Baş Dönmesi
76 / 100SEO Score

Yaygın bir şikayet olan baş dönmesi farklı şekillerde tarif edilebilir. Hafif sersemlik hissi, denge bozukluğu, yürürken bir tarafa çekme, her şeyin kişinin etrafında dönmesi, yerin ayakların altından kayıyor gibi olması, ayağa kalkınca göz kararması ve dönme hissi…  Bu gibi şikayetlerin tamamı genel olarak baş dönmesi olara ifade edilir.

Baş dönmesinin nedenlerini anlayabilmek için dengenin nasıl sağladığını bilmek gerekir. Dengeyi sağlayan sistemlerde meydana gelen bozukluklar baş dönmesine neden olur.

Dengemizi Nasıl Sağlarız?

Vücuttaki çeşitli yapılardan beyne gönderilen bilgiler burada işlenir ve dengeyi sağlamada kullanılır. Dengeyi sağlarken beyne veri (bilgi) gönderen üç sistem vardır:

  1. Gözler: Görme duyusu ile beyne gönderilen bilgiler dengenin sağlanmasına yardım eder.
  2. Vestibüler sistem: İç kulakta bulunan denge organı (vesitbüler organ), buradaki bilgileri beyine taşıyan sinir (vestibüler sinir) ve beyin sapı ile beyincikte konumlanmış vestibüler çekirdeklerden oluşmaktadır. Denge ve kişinin uzaydaki konumunu algılamada görevli bir sistemdir. Vestibüler sistemden kaynaklı baş dönmelerine “vertigo” denir.
  3. Kas,tendon ve eklemlerden iletilen duyular (proprioseptif duyu): Bu da kas tonusu, eklemlerin durumu ve pozisyonu hakkında bilgileri beyine taşır.

Bu üç sistemin beyine yolladığı bilgiler yorumlanarak denge sağlanır. Dolayısı ile bunlarda ve bunları yorumlayan beyin bölgelerinde gelişen bozukluklar denge kaybına neden olur.

Baş Dönmesi ve Vertigo

Vestibüler sistem kaynaklı baş dönmelerine vertigo denilir. Vertigo bir tanı değil belirtidir. Diğer bir deyişle baş dönmesinin diğer adıdır. Bu tip baş dönmelerine en sık eşlik eden bulgu bulantı ve kusmadır.

Her baş dönmesi vertigo değildir. Örneğin ayağa kalkınca göz kararması, baygınlık ve hafif baş dönmesi olması bir vertigo değildir.

Herşeyin kendi etrafında dönüyormuş gibi hissedilmesi, kişinin yataktan düşecekmiş gibi hissetmesi, genellikle bulantı ve kusmanın da eşlik ettiği baş dönmeleri vertigo olarak adlandırılabilir. Vertigoya diğer bir örnek ise taşıt tutması sonucu oluşan baş dönmeleridir.

 Vertigo tarzı baş dönmesini çoğu insan kısa da olsa yaşamıştır. Çocukken kendi etrafınızda dakikalarca durmadan döndüğünüz olmuştur. Durduktan sonra yaşadığınız duyguyu ve bulantı hissini hatırlayın. Durduğunuz halde tüm dünya çevrenizde dönmeye devam eder ve siz düşmüş olduğunuz halde yere tutunursunuz. İşte vertigo buna benzer bir baş dönmesidir.  Kişi herşeyin döndüğünü hisseder ve sıkıca tutunmaya çalışır.

Bunların dışında kalp ve dolaşım bozuklukları baş dönmesine neden olabilir. Kalp veya dolaşım bozukluğu kaynaklı baş dönmelerine genellikle göz kararması eşlik eder. Vestibüler sisteme bağlı baş dönmelerinde yani vertigolarda ise göz kararması nadir görülür.

En Sık Baş Dönmesi Nedenleri:

  • Bening pozisyonel vertigo
  • Meniere Hastalığı
  • Vestibüler nörinit
  • Labirentit

Yazının devamında bu hastalıklara değineceğiz.

Periferik Vestibüler Sistem Hastalıkları

İç kulaktaki denge organı (vestibüler organ) ve buradan duyuları taşıyan vestibüler siniri tutan hastalıkları bu başlık altında inceleyeceğiz. Bu başlıktaki baş dönmeleri “vertigo” olarak isimlendirilir ve genellikle göz kararması eşlik etmez.

Benign pozisyonel vertigo

Türkçesi pozisyona bağlı selim baş dönmesi’dir. Vertigonun en sık görülen tipidir. Başın belirli pozisyonunda başlayan ve 1 dakikadan kısa süren baş dönmesidir. Baş dönmesi tipik olarak yatakta dönme ile, yatağa girme veya yataktan kalkma sırasında, yukarı bakma esnasında aniden başlar. Baş dönmesine şiddetlidir ve kişi düşecekmiş gibi hissederek çevreye tutunur.

Çoğu zaman bulantı ve kusmanın eşlik ettiği bu durumda baş dönmesi belli bir pozisyonda olur. Örneğin başın sağa döndürülmesi ile bir şikayet yokken sola döndürülünce 1 dk’dan kısa süren(5-30sn) dönme hissi ve bulantı başlar. Bu hastalıkta işitme normal olup kulak çınlaması görülmez.

Bening pozisyonel vertigonun nedeni iç kulakta bulunan kulak taşlarının (otoconia) olması gereken yerden ayrılıp yarım daire kanallarına girmesi ve buradaki sinirleri uyarmasıdır. Dix-Hallpike Manevrası ile kulaktaki hangi kanallarda sorun olduğu yani problemli taraf tespit edilir. Epley manevrası ile kristaller yerine oturtulur ve kişi rahatlar.

Sinir iltihabı (Vestibüler Nörinit)

İç kulaktaki denge organından beyin sapına bilgiler taşıyan vestibüler sinirin iltihaplanmasıdır. Genellikle virüs kaynaklı bir üst solunum yolu enfeksiyonu(grip gibi )sonrası başlar.

Ani başlayan baş dönmesi, bulantı ve kusma şikayeti vardır. Bening pozisyonel vertigonun aksine başın her hareketinde baş dönmesi artar. Baş dönmesi oldukça şiddetli olup kişiyi iş göremez hale getirir. İşitme kaybı olmayan bu durumda belirtiler 1-2 haftada yavaş yavaş geriler.

Meniere Hastalığı

Ataklar halinde gelen şiddetli baş dönmesi, bulantı, kusma şikayetlerine kulak çınlaması, kulakta dolgunluk, uğultu ve işitme kaybı eşlik eder. Solukluk, terleme ve korku hissi de çoğu zaman görülür. Kişiler atak sonrasında durumun tekrarlamasından korkarlar.

İç kulaktaki denge organında basıncın yükselmesi sonucu oluşur. Bu basıncın neden arttığı hakkında birçok neden öne sürülse de tam olarak açıklanamamıştır.

İç kulak iltihabı (Labirentit)

İç kulak iltihabıdır. İleri derecede işitme kaybı, kulak çınlaması, baş dönmesi, dengesizlik, bulantı ve kusma görülebilir. İç kulaktaki bu iltihap bakteri, virüs veya mantar nedeniyle gelişebilir.

Akustik nöroma

İç kulaktan çıkan işitme sinirinden gelişen iyi huylu bir tümördür. Akustik nöromada şikayetler aniden başlamaz. Tümör yavaş yavaş büyüdüğü için kişide de şikayetler zamanla ortaya çıkar ve ilerler.

Yavaş ilerleyen tek taraflı işitme kaybı, kulak çınlaması, göz kararması ve denge kaybı görülür. Daha seyrek olarak yüzde uyuşma ve his kaybı olabilir.

Serebellopontin Köşe Tümörleri

Pons ile beyincik arasındaki köşede görülebilen bu tümörler(akustik nöroma, meningioma gibi), çoğunlukla yavaş büyümektedirler. Bundan dolayı ani başlayan baş dönmesi ataklarından daha çok dengesizlik ön plandadır. Bazen pozisyonel bir baş dönmesi ile kendisini gösterebilir. Hastaların çoğunda işitme kaybı vardır.

Santral Vertigo

İç kulaktaki denge organı ve oradan çıkan vestibüler sinir normal olduğu halde beyin sapı, beyincik veya beyinin belli bölgelerindeki sorunlardan kaynaklanan baş dönmeleridir.

Beyin sapı veya beyincik sorunları

Beyin sapı veya beyincikteki denge merkezlerini içine alacak şekilde gelişen kanamalar veya damar tıkanıklıkları şiddetli baş dönmesi, kusma, baş ağrsı ve çeşitli nörolojik bulgulara neden olabilir. Bu durumlarda şikayetler aniden başlar ve çok hızlı bir şekilde ilerler. Özellikle ciddi kanamalarda genel durum hızlı şekilde bozular ve hayatı tehdit eder.

Multipl skleroz (MS)

Daha çok kadınlarda, genç yaşlarda başlayan, kötüleşmeler ve iyileşmeler ile seyreden bir hastalıktır. Beyin çeşitli bölgelerinde, sinir hücrelerinin etrafını saran miyelin kılıfın harabiyeti ve kaybı sonucu oluşur. Hastalığın nedeni, kişinin kendi bağışıklık sisteminin sinir hücre kılıflarına saldırması ve harap etmesidir. Bu durumu tetikleyen faktörler tam olarak bilinmemektedir.

Halsizlik, yorgunluk, denge kaybı, baş dönmesi, görmede bulanıklık, çeşitli duyu kayıpları (uyuşukluklar, hissizlikler) ve motor kayıplar (kas güçsüzlükleri, koordinasyon bozukluğu) en sık görülen belirtilerdir. Kulak çınlaması ve işitme kaybının görülmesi beklenmez. Hastalığın teşhisi, belirtler ile birlikte MR’da plakların görülmesi ile konulur.

Vertebrobasiller yetersizlik

Yaşlılarda vertigonun en sık nedenidir. İç kulaktaki denge organı, vestibüler sinir ve beyin sapındaki dengeden sorumlu çekirdekler aynı damardan beslemektedirler. Bu damardaki daralmalar veya yetersizlikler sonucu (kanlanma yeterli olamayacağı için) ataklar halinde belirtiler oluşur.

Aniden başlayan ve birkaç dakika süren baş dönmesine sıklıkla bulantı ve kusma eşlik eder. Bunlar en sık rastlanan belirtilerdir. Kanlanma yeterince olmadığından kişide şu belirtler de görülebilir: düşme, baygınlık, güçsüzlük, kol-bacak uyuşuklukları, görme bulanıklığı, çift görme…

Baş Dönmesinin Diğer Nedenleri

Kansızlık: Halsizlik, yorgunluk ve solukluk ile birlikte baş dönmesi görülebilir. Bu bir verigo değildir.

Şeker düşüklüğü: Şeker düşüklüğünde baş dönmesinin yanında soğuk terleme, baygınlık hissi, göz kararması gibi belirtiler görülebilir.

Migren: Bazı migren krizlerinde vertigo da görülebilir.

Arka Çukur Tümörleri: Pozisyonel baş dönmesine neden olurlar. İşitme kaybı ve çınlama görülmez.

İlaçlar: Bazı ilaçlar kulak üzerine toksik etkili olup (aminoglikozidler gibi), iki taraflı işitme problemi, dengesizlik ve baş dönmesine neden olabilir. Ayrıca ritim bozukluğu, tansiyon ve kalp ilaçları kulaktan bağımsız olarak göz kararması ve baş dönmesine neden olabilirler.

Psikolojik nedenler: Hareket ve pozisyonla değişmeyen, kişinin psikolojik durumu ile ilişkili ortaya çıkan baş dönmeleridir.

Servikal spondiloz: Boyun omurlarındaki disklerde, eklemlerde yıpranma sonucu meydana gelen bir durumdur. Bu yıpranma sonucu osteofit isimli kemik çıkıntıları oluşur.

Bu çıkıntıların bası yapması sonucu çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Bu kemik çıkıntıların sinire basısına bağlı boyun ve kol ağrıları gelişebilir.

 Damar basısına bağlı ise baş dönmesi, bulantı, kusma, bayılma gelişebilir.

Epilepsi: Bazı epilepsi türlerinde(temporal lob epilepsisi) bazen sadece vertigo nöbetleri görülebilir.

Gebelik ve menstural dönemde gelişen değişiklikler.

Görme sorunları: Yazının başında anlattığımız üzere görme de denge için oldukça önemli bir duyudur. Bundan dolayı görme sorunları da baş dönmesine neden olabilir.

Orta kulak iltihapları: Kulak ağrısı, kulak akıntısı (kulak zarı delikse) ve dönme hissi görülebilir.

Tansiyon Düşüklüğü: Tansiyon düşüklüğü yapabilen birçok neden baş dönmesine neden olabilir. Tansiyon düşüklüğü yapan durumlara çoğunlukla  göz kararması da eşlik eder. Vertigodan farklı olarak gözlerde kararma, düşecekmiş hissi veya baygınlık görülebilir. Bu tip baş dönmeleri baş hareketleri ile değişmezler.

Baş dönmesine göz kararmasının eşlik ettiği durumlar:

  • Kan kaybı
  • Sıvı kaybı (ishal ve kusma gibi)
  • Ritim bozuklukları: Özellikle kalbin çok hızlı veya çok yavaş attığı durumlarda beyin kanlanması azalacağı için göz kararması ile birlikte baş dönmeleri görülebilir.
  • Kalp yetmezliği: Kalbin pompalama işlevindeki bozukluktur. Yetersiz kan dolaşımı baş dönmesine ve göz kararmasına neden olabilir.
  • Ortostatik hipotansiyon: Ayağa kalkınca yer çekimine bağlı kanın bacak damarlarına toplanması sonucu göz kararması ve baş dönmesi görülür. Normalde ayağa kalkınca tansiyonun belli sınırlarda düşmesi sorun teşkil etmez. Ancak küçük tansiyonun 10 mm/Hg veya daha fazla, büyük tansiyonun ise 20 mm/Hg veya daha fazla düşmesi bu duruma neden olur.
  • Bazı kalp kapağı problemler ve dolaşım problemleri tansiyon düşüklükleri ile birlikte göz kararması yapabilir.
  • Özellikle kronik akciğer hastalığı olanlarda kan oksijeninin düşmesi yine baş dönmesine neden olabilir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/bas-donmesi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.