Baş Dönmesinin En Büyük Kaynağı “İç Kulak Kristalleri”

Baş dönmenizin nedeni iç kulak kristalleri olabilir

Baş Dönmesinin En Büyük Kaynağı “İç Kulak Kristalleri”

Başınızı hareket ettirdiğinizde, yatakta diğer bir yöne dönerken, ayakkabılarınızı bağlamak için eğildiğinizde ya da bir rafa uzanırken aniden bulunduğunuz ortamın dönmeye başladığını hissediyorsanız bu durum iç kulak kristali kaynaklı baş dönmesine işaret edebilir.

Kulakta yerinden oynayan kristaller baş döndürüyor

İç kulak kristallerinin yerinden oynaması olarak bilinen “Benign Pozisyonel Paroksismal Vertigo” (BPPV) başın pozisyonuyla aniden başlayan, kısa süren ve tüm dünyayı başınıza yıkma hissi veren bir baş dönmesi türüdür. İç kulaktaki denge merkezinde bulunan kristallerin arka yarım daire kanallarına düşmesi ile meydana gelmektedir.

Baş dönmesi şikayeti ile doktora başvuran hastaların ortalama %20'si bu sorunu yaşamaktadır. Pozisyonel baş dönmesi iç kulak kaynaklı olup, özellikle belirli pozisyonlarda anormal baş dönmesi algılanması ile tanımlanır. Bu durumu tetikleyen pozisyon sıklıkla “Nistagmus” adı verilen ani göz hareketlerine neden olabilir.

Bu göz hareketinin özelliği iç kulağın etkilenen kısmına göre değişir ve tanıda yardımcı olmaktadır.

Hastalığın oluşumunda iç kulakta dengenin sağlanmasında görevli yapılardan parçaların kopması ve buna bağlı olarak bu bölgedeki sıvıların dengensinin bozulmasına neden olmaktadır.

Bu parçaların neden koptuğu çoğu vakada hala net olarak ortaya konulamamıştır.

Travma, meniere hastalığı, otoskleroz gibi kulak rahatsızlıkları, santral sinir sistemi hastalıkları ve iç kulak tümörleri gibi nedenler bu duruma neden olabilmektedir.

GECE UYKUDAN UYANDIRABİLİYOR

Hastalığın başlangıcı anidir ve sıklıkla baş hareketi ile tetiklenir. Bazen uykudan bile uyandırabilir. Sıklıkla şikayetleri 20- 30 saniye kadar sürer ve dakikalar içinde normale döner.

Bu şikayet bazen günler ya da haftalar sürebilir, nadiren de aylara veya yıllara yayılabilir. Bazı vakalarda periyodik olarak düzelip tekrarlayabilir. Bazı şiddetli vakalarda çok hafif baş hareketi bile çok ciddi bir baş dönmesine neden olabilir.

Diğer baş dönmelerinden farklı olarak hastanın baş dönmesi atakları arasında çok az şikayeti vardır veya tamamen normaldir.

PRATİK BİR TEST İLE TANISI KONULABİLİYOR

İç kulak kristallerinden kaynaklanan baş dönmesini genellikle muayene ile saptanır. Tanıda bazı pozisyon testlerinden yararlanılır. Dix-Hallpike manevrası uygulanır. Bu testte hasta oturur pozisyondayken birden yatar pozisyona getirilir ve bu sırada başa belli bir pozisyon verilir.

20-30 saniye beklendikten sonra hasta oturur pozisyona alınır. Eğer tipik göz hareketleri gözlenmezse test diğer taraf için tekrarlanır. Bu testte tipik göz hareketinin gözlenmesi tanı için önemlidir. Manevralar ile tanı rahatça konulabildiği için sıklıkla ek bir teste gereksinim yoktur.

Bununla birlikte bu durumu diğer iç kulak hastalıklarından ayırt etmek için bazı testler yapılabilir.

TANI VE TEDAVİ AYNI ANDA GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİYOR

Repozisyon manevraları yüksek başarı oranı ve düşük risklerinden dolayı genellikle ilk tedavi tercihidir. Bu manevraların değişik tipleri olup, tanı anında düşünülen iç kulak patolojisine göre düzeltici manevra tipi tercih edilmektedir.

İlaç tedavisi altta yatan problemi çözmeyip, maskelediği için genellikle tercih edilmemektedir. Ayrıca hastalar ilaçların sersemlik ve uyku yapıcı etkilerinden dolayı dikkat gerektiren işlerden uzak durmalıdırlar.

Repozisyon manevralarından sonra 24-48 saat boyunca düz bir şekilde yatmak yerine, baş yukarıda olacak şekilde bir veya daha fazla yastıkla desteklenmiş olarak yatılmalıdır. İlk 1 hafta boyunca ani baş hareketlerinden kaçınılması önerilir.

Bu manevraları genelde birer hafta aralar ile birkaç kez tekrarlanır. Genellikle 2'nci manevradan sonra evde egzersiz programları başlanır. Sıklıkla 6 hafta içinde hastalarda başarılı sonuçlar alınmış olur.

Bazı durumlarda cerrahi yöntemlere de başvuruluyor

Hastaların %3 ila 15'inde tedaviye yanıt alınamamaktadır. Bu durumda repozisyon manevralarının tekrarı önerilir. Bu vakalarda tanının tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bazı durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi müdahale yan etkilerinin çok olmasından dolayı ilk basamakta değil yanıtsız vakalarda tercih edilir ve yüksek başarı oranları ile uygulanmaktadır.

BAŞ DÖNMESİ ATAĞINDA YAPILMASI GEREKENLER

*Hemen yere uzanın ve başı hafifçe kaldırın. Düşmeleri önlemek için önlem alın.

*Bol bol sıvı alın.

*Vertigo ataklarında araba kullanmayın. Yüksek yerlerde veya ağır makinalarda çalışma yaralanmalara neden olabilir.

*Ani boyun ve baş hareketlerinden kaçının.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: //www.ensonhaber.com/bas-donmenizin-nedeni-ic-kulak-kristalleri-olabilir-2014-04-30.html

İç Kulak Hastalığı Belirtileri

Baş Dönmesinin En Büyük Kaynağı “İç Kulak Kristalleri”

Kulağın yapısını hiç merak ettiniz mi? İnsan kulağı dış kulak, orta kulak ve iç kula olmak üzere 3 bölümden oluşur. Kulaklarımız duymamızı sağlamalarının yanı sıra, vücudumuzun dengesini ve eşitliğini sağlarlar.

Ses dalgaları dış kulaktan orta kulağa ulaşırlar ve buradan da iç kulağa iletilirler. İç kulak salyangoz kabuğu (cochlea) ve vestibüler sistemden oluşur. Salyangoz kabuğu duyma işini kontrol ederken, vestibüler sistem de dengeyi sağlar.

Titreşimler iç kulağa ulaşır ve beyne sinyaller gönderir. Titreşimlerin ulaştığı yerde meydana gelecek herhangi bir iltihap duyma problemlerine sebep olur. İç kulak oldukça önemli bölümlerden biridir.

Ses algılama işlemindeki görevinin yanı sıra vücudun dengesini sağlamak açısından da önemli bir rol oynar.

Bu sebeple iç kulakta meydana gelen problemler baş dönmesine de sebep olabilirler.

İç kulak hastalıklarının belirtilerini biliyor musunuz? Belirtiler iltihabın çeşidine göre değişiklik gösterir.

Öncelikle iç kulak problemlerinin genel belirtilerine bir göz atalım:

  • Duyma kaybı
  • Kulak ağrısı
  • Kulakta çınlama
  • Baş dönmesi
  • Sersemlemek
  • Yorgunluk
  • Konuşmada bozukluklar

İç Kulak Sorunlarının Belirtileri

İç kulak, ses dalgalarının kulaktaki en son ulaştığı bölümdür. Ses titreşimleri iç kulaktaki sistemler aracılığı ile beyne iletilir.

Duyma işlevini tamamlamasının dışında vücut dengesini sağlama gibi çok önemli bir görevi daha bulunan iç kulakta meydana gelen hastalıkların ne gibi sorunlara yol açabileceğini tahmin edebilirsiniz! Öncelikle işitme sorunları ve sonra vücut dengesinin bozulması şeklinde kendini gösteren iç kulak hastalıkları diğer bazı belirtiler de verir.

Bu belirtiler şunlardır;

  • Ses titreşimlerin ulaştığı bölge olan iç kulaktaki iltihaplanma işitme problemlerine yol açar. Az duyuyorsanız iç kulak hastalığı aklınıza gelmeli!
  • Ayrıca vertigo veya baş dönmesi, iç kulak hastalıklarından olan iltihaplanmanın önemli belirtileri arasında yer alır.
  • Kulak ağrısı ve kulak çınlamaları, genel olarak iç kulak sorunlarına işaret eder.
  • Yorgunluk, halsizlik ve sersemlik hali de bir iç kulak hastalığı belirtisi olabilir.
  • Konuşma bozukluğu, iç kulaktaki bir soruna işaret edebilir.
  • Kulakta dolgunluk ve baskı hissi, iç kulak hastalıklarının belirtileridir.

Özetlersek;

  • Baş dönmesi,
  • Denge bozuklukları,
  • Göz odaklanması sorunları,
  • Genel işitme kayıpları,
  • Ani duyma kaybı,
  • Kulak çınlaması,
  • Kulak uğultusu,
  • Kulakta dolgunluk,
  • Kulakta basınç,
  • Konuşma sorunları,
  • Sersemlik,
  • Halsizlik,
  • Bulantı,
  • Kusma

… gibi sorunlar iç kulak hastalıklarının en önemli belirtileridir.

İç Kulak Hastalıkları ve Belirtileri Nelerdir?

İç kulak hastalıkları veya enfeksiyonlar, yetişkinler ve çocuklarda rastlanabilen rahatsızlıklardır. İç kulak enfeksiyonları çocuklarda yaygın olarak virüs veya bakteriler sonucu oluşur.

Bu tür virüs ve bakteri enfeksiyonları grip, suçiçeği, menenjit ve zatürree gibi hastalıklardan da kaynaklanabilmektedir. Boğaz ve sinüs enfeksiyonları da iç kulak problemlerine yol açabilir.

Bu durumda kulaklarda dolgunluk ve baskı hissi ortaya çıkar.

İç kulakta ortaya çıkan hastalıklar ve belirtileri şunlardır;

  • İç kulak iltihabı: “Labirentit” olarak da bilinen iç kulak iltihaplanması, iç kulaktaki dokuların iltihaplanması sorunudur. Verem ve frengi gibi etkenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Kronik ve akut şekilde yaşanabilmektedir. Orta kulak iltihabının iç kulağa yayılması şeklinde de görülebilmektedir. Menejit hastalarında kafatasından iç kulağa doğru yayılan iltihaplanmalar görülebilir. İltihaplanmaya bağlı olarak salyangozda zedelenme meydana gelir. İlk olarak uğultu şeklinde belirtiler ortaya çıkar. Daha sonra işitme kayıpları yaşanır. Baş dönmesi, denge bozuklukları, gözde odaklanma sorunu, bulantı ve kusma gibi bulantı şikâyetler de diğer belirtileridir. Aşırı alkol alanlar ve sigara kullananlar başta olmak üzere alerjik sorun ve viral hastalık yaşayanlar risk grubundadır.
  • Meniere hastalığı: “İç kulak tansiyonu” olarak da bilinir. İç kulakta “endolenf” adı verilen sıvının birikmesi sonucu ortaya çıkan basınç artışı şeklindeki bir hastalıktır. Kulak uğultusu ve çınlaması, şiddetli baş dönmesi, sabit işitme kaybı ve kulakta dolgunluk hissi gibi belirtileri vardır. Bazı durumlarda terleme, çarpıntı ve kusmaya da yol açabilir. Bu hastalığa bağlı baş dönmesi krizleri nöbetler halinde olur ve birkaç dakikadan 24 saate kadar devam edebilir. Bu hastalık, 40 ila 60 yaş arası yetişkinlerde sık görülür. Tamamen iyileştirilemeyen bu hastalıkta ilaçlı tedavi veya cerrahi müdahale yapılabilmektedir.
  • Kulak çınlaması: “Tinnitus” olarak da bilinen iç kulak sorunu olan kulak çınlaması, iç kulakta dışarıdan tetiklenmeyen anormal bir ses algılanması durumudur. Ses sadece, hasta tarafından duyulur. Kulakların kirlenmesi sonucu geçici olarak ortaya çıkabilmektedir. Kulak zarı delinmesi, orta kulakta sıvı birikimi, enfeksiyonlar ve kulak kemikleri eklemlerinin sertleşmesi gibi sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. Baş veya boyun bölgelerindeki damar genişlemelerinden (anevrizma) de kaynaklanabilmektedir. Denge ve işitmeyi sağlayan sinirdeki “akustik nörinom” adı verilen tümör de sebebi olabilmektedir. En önemli belirtisi işitme kaybıdır. Yaşa bağlı olarak sinirlerdeki yaşlanma, yüksek sesle müzik dinlemek de kulak çınlaması ortaya çıkarabilmektedir.
  • İşitme kaybı: Ciddi bir iç kulak sorunu olan işitme kaybı, iç kulak iltihabı veya labirentit ve iç kulak duyma hücrelerinin zarar görmesi ile ortaya çıkabilmektedir. Anormal gürültü ve yaşlılığa bağlı olarak da görülebilen işitme kaybına iç kulak sinirlerindeki tümörler de sebep olabilmektedir. İşitme kayıpları dış veya orta kulak bağlantılı da olabilir; ancak ilk olarak iç kulak sorunu olduğu düşünülür. Dış ve orta kulak bağlantılı işitme kayıpları tedavi edilebilirken, iç kulak bağlantılı işitme kayıpları kalıcı olabilmektedir. Bir tümöre bağlı işitme kayıplarında tümörün alınması için “işitme” duyusundan vazgeçilebilmektedir.
  • İç kulak kristalleri: İç kulaktaki kanallarda gözle görülemeyecek kadar küçük kum tanesi gibi partiküller bulunur. Uzun süren yolculuklar, kulak bölgesine darbe alma, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi sebeplerle bu kristaller yerlerinden oynayarak denge sistemini uyarır. Kişinin baş hareketlerinde kristaller yer değiştirecek baş dönmesi atakları ortaya çıkarır. Bu sebeple baş dönmeleri, iç kulak kristallerinin hareket etmesi sonucu ortaya çıkabilmektedir.
  • İşitme sinirlerinde tümör oluşumu: İç kulaktaki işitme sinirlerinde nadir de olsa kötü huylu tümörler görülebilmektedir. Genellikle dış kulakta görülen tümörler, iç kulakta da ortaya çıkabilmektedir. Kulakta dolgunluk hissi, işitme kayıpları, ağrı, kanama, baş dönmesi, dengesizlik ve kulak akıntısı en önemli belirtileridir. İç kulak tümörleri cerrahi işlemle alınmaktadır. Bu durumda sağırlık veya kalıcı işitme kayıpları ortaya çıkmaktadır. Tümörün boyutuna göre radyoterapi ve gama ışınları gibi ışınlı tedavi yöntemleri de uygulanabilmektedir. Kulak tümörlerinde kimyasal tedavi (kemoterapi) uygulanmamaktadır.

Kulak ve İç Kulak Hakkında Kısa Bilgiler

  • Kulakların en önemli işlevi duyma duyusunu sağlamaktır. Bunun dışında vücudun dengesini sağlarlar.
  • İnsan kulağı üç bölümden oluşur; dış kulak, orta kulak ve iç kulak…
  • Kulağa ulaşan dış kulaktan sırayla orta ve iç kulağa iletilir. İç kulak; salyangoz kabuğu (cochlea) ve vestibüler sistemden meydana gelir.
  • İç kulaktaki salyangoz kabuğu duyma işlevini kontrol eder; vestibüler sistem ise vücut dengesini sağlar.
  • Ses titreşimleri, iç kulaktan beyne sinyaller halinde iletilir.
  • İç kulak, ulaşılması zor bir organdır. İşitme ve vücut dengesi işlevlerinden dolayı da önemli bir organ olan iç kulaktaki hastalıklar, ayrı bir alanda incelenmektedir.
  • Bir iç kulak hastalığı olan Meniere hastalığının sebebi bilinmiyor ve tam olarak tedavi edilemiyor. Genetik olabileceği düşünülüyor. Alkol ve sigara tüketenlerde daha sık görüldüğü belirtiliyor.
  • İç kulak sorunları, çocuklarda konuşma ve öğrenme zorluğuna (disleksi) yol açabilmektedir.
  • İç kulak hastalıkları, doğuştan veya erken çocukluk dönemlerindeki kulak enfeksiyonlarına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.
  • İç kulak hastalıkları odiometri, tomografi ve MR gibi bazı test ve cihazlarla teşhis edilir.

Источник: //www.onikibilgi.com/ic-kulak-hastaligi-belirtileri/

Baş dönmesinin 10 nedeni

Baş Dönmesinin En Büyük Kaynağı “İç Kulak Kristalleri”

Baş dönmesi denildiğinde genellikle Vertigo anlaşılmaktadır ancak vertigo bir baş dönmesi nedenidir. Vertigo tek başına baş dönmesi anlamına gelmemekte denge problemlerini de ifade etmektedir. Baş dönmesinin pek çok nedeni vardır. En yaygın olanları şöyle sıralanabilir:

Gün içinde oluşan ani baş dönmesine dikkat! Nedeni vertigo olabilir

1 Periferik vertigo ( Beyin dışı nedenlerden kaynaklanan vertigo): İç kulağın denge problemlerinden kaynaklanan baş dönmeleri sık görülmektedir. Beyin kaynaklı olanların dışındaki baş dönmeleri ani baş hareketlerine izin vermeyen çok akut tablolardır. Bulantı, kusma bu duruma eşlik edebilir.

Hastalar gözlerin dahi açamayabilirler. Bu tür vertigoların en çok rastlanan türü, iç kulaktaki denge sinyalini alan kristalin yerinden oynaması ile oluşmaktadır.  Hava değişimleri, küçük travmalar bu kristallerin yerinden oynamasına neden olabilmektedir.

O kristaller yerine oturtulduğunda hemen düzelebilmektedir ya da ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir.

2- Damarsal nedenler: Beyinde ateroskleroz yani damar sertliği görülmesi de baş dönmesine neden olabilir. Kolesterol plakları beyin damarlarında bozulmaya neden olur ve baş dönmesi ile dengesizlik ortaya çıkabilir.

Vertebral baziler adı verilen damarın yetmezlik tablosu VBY yani enseden geçen kan akışının debisinin azalması da baş dönmesi yapabilir. Bu durumda mutlaka nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.

İlaç tedavisi ile baş dönmesi kısa sürede kontrol altına alınabilir.

3- Beyin tümörleri: Beyinde iyi ya da kötü huylu tümörler baş dönmesine yol açabilmektedir. Özellikle beyincik bölgesindeki oluşumlar bunu daha çok tetiklemektedir.

Beyin tümörleri her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Baş dönmesi konusunda gerekli tetkikler yapılırken bu seçeneğin atlanmaması önemlidir.

Doğru bir tedavi planlaması ve tümörün alınması ile baş dönmesi de geçmektedir.

4- MS ve Myelin hastalıkları: Multipl skelroz. MS, beyin ve omurilikteki sinirlerin myelinli kılıflarını etkileyen tekrarlayıcı özelliği olan bir hastalıktır. Genç yaşta ve kadınlarda sık görülür.

MS’te aniden baş dönmesi ortaya çıkabilir. Hastalar otururken baş dönmelerini daha rahat kontrol ederken, ayağa kalktıklarında bir tarafa doğru dengesizlik yaşayabilir.

MS takibi bu konuda deneyimli bir uzman tarafından yürütülmeli, tedavi aksatılmamalıdır.

5- Enfeksiyonlar- Basit bir gribal enfeksiyondan tüberküloz gibi kronik enfeksiyonlara kadar pek çok enfeksiyon baş dönmesi olarak kendini gösterebilir. Mutlaka uzman yardımı alınmalı, vücutta enfeksiyon düzeyi ve niteliği belirlenmeli tedavi buna göre yürütülmelidir.

6- Travmalar: Kişinin kaza geçirmesi, başını bir yere çarpmış olması gibi durumlar baş dönmesine enden olabilir. Bu travmaların yakın zamanda olması şart değildir. Kişi son 1 yıl içinde başını sertçe bir yere çarptıysa bu durum görülebilir ve 1 yıl sonra da ortaya çıkabilir. Travma sonrası vertigolar son derece dirençlidir ve tedavi süreci sabır gerektirir.

7- Diyabet: Diyabet yani şeker hastalığında beyin hücrelerinin şeker kullanımı bozulur ve enerji alamamaktadır. Bu durumda baş dönmesi ve denge problemleri ortaya çıkabilmektedir.

8- Hipertansiyon: Beyin damarları kan basıncı yükselince kendini kanamaya karşı korumak için birden spazma geçerek çaplarını daraltmaktadır. Bu sırada kan debisi düşmekte ve ilk başta en çok kana ihtiyacı olan bölgeler bu duruma bir çeşit itiraz etmektedir. Baş dönmesi de bu şekilde ortaya çıkmaktadır.

9 Metabolik hastalıklar: Karaciğer hastalıkları, kronik karaciğer hastalıkları, tiroit problemleri ve bazı ilaçların kullanılması durumunda baş dönmesi görülebilmektedir.

Sıvı elektrolit dengesi, kan şekeri düzeyi ve kan basıncındaki dengesizlikler baş dönmesine neden olur. Öncelikle bunların kontrol altına alınmalıdır. Hamilelikte de metabolik değişimlerden dolayı baş dönmesi görülebilir.

Bu durumda metabolik takip çok önemlidir.

10- Psikolojik etkenler ve stres: Kişide duygu durum bozuklukları, baş dönmesi korkusu, stres gibi faktörler de baş dönmesi ve denge problemlerine neden olabilmektedir. Pek çok insanda hiçbir fiziksel neden olmadığı halde baş dönmesi görülebilmektedir. Bu durumda mutlaka psikolojik destek alınmalıdır.

Geçmeyen baş dönmesi ve denge kaybını dikkate alın

Kendi kendinize manevra denemeyin

Baş dönmesi ortaya çıktığında kişi kendisi bu durumu anlamlandırmaya çalışmalıdır. Kişi ne yaptığında ya da yapmadığında baş dönmesi ortaya çıktığını düşünmelidir.

Başını sağa sola çevirdiğinde baş dönmesi oluşuyorsa bu tablo genellikle daha iyimserdir. Sakin bir şekilde birkaç saat bekleyip doktora başvurmalıdır.

İç kulak kristalleri oynadığında yapılan manevrayı kendi kendine yapmamalıdır. Bu durum daha ciddi sorunlara neden olabilir.

Multidisipliner yaklaşımlar öne çıkıyor

Dengesizlik ve baş dönmesi şikayetlerinde multidisipliner yaklaşımlar doğru tanı ve tedavide önemlidir. Kişi doktora gittiğinde kan tetkikleri, tansiyon, karaciğer böbrek fonksiyonları ve hormonlarına bakılır.

Bunlar normalse nörolojik muayene önemlidir. Nöroloji uzmanı beyin MR görüntüleme sonucuna göre tanı koyabilir. Kulak kaynaklı bir durum olup olmadığına da bakılmalıdır. Tüm problemler ekarte edildiğinde psikolojik etkenler olabilir.

Bu durumda psikolojik destek alınabilir.

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/bas-donmesinin-10-nedeni/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть